ÇALIŞMA HAYATI
BİLGİ NOTLARI
(1-15 OCAK 2014)
İŞÇİ VE MEMUR SENDİKALARI,
EMEKLİLER VE EMEK BÜROLARINDAN
SORUMLU GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI
1-15 OCAK 2014, NO:36
İÇİNDEKİLER
 Çalışma Hayatı Mevzuatı
 Sendikalar-Meslek Örgütleri, Hak İhlalleri ve Örgütlenme
 İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği / İş Kazaları / Meslek
Hastalıkları
 Toplu İş Sözleşmeleri
 Taşeron
İşçilere
Kadro
Verilmesi
/
Kiralık
İşçi
Düzenlemesi / Asgari Geçim Haddi/Asgari Ücret /Kıdem
Tazminatı
 Çalışma ve Yaşam Koşulları
 İstihdam / İşsizlik / İşten Çıkarmalar
 Açıklamalar, Toplantılar, Eylemler
 Araştırmalar
 Uluslararası Sendikal Hareket
2
ÇALIŞMA HAYATI BİLGİ NOTLARI /
1-15 OCAK
DÖNEMİ
Çalışma Hayatı Mevzuatındaki Değişiklikler
 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından Madencilik Faaliyetleri Uygulama
Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik
07.01.2014 tarih ve 28875 sayılı Resmi Gazete ’de Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığından Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması
Hakkında Yönetmelik yayınlanmıştır. Buna göre; “(3) Bakanlığın, il tarım müdürlüğüne
mera tahsis amacının değiştirilmesi talebinde bulunabilmesi için maden ruhsat sahibinin
Bakanlığa müracaatı gereklidir. Bakanlık söz konusu müracaatı, müracaat tarihinden
itibaren en geç bir ay içinde sonuçlandırır.” No’lu fıkra eklenmiştir.
 Engelli Ve Eski Hükümlü Çalıştırmayan İşverenlerden Tahsil Edilen İdari Para
Cezalarını Kullanmaya Yetkili Komisyona Dair Yönetmelik
09.01.2014 tarih ve 28877 sayılı Resmi Gazete ’de Engelli Ve Eski Hükümlü
Çalıştırmayan İşverenlerden Tahsil Edilen İdari Para Cezalarını Kullanmaya Yetkili
Komisyona Dair Yönetmelik yayımlanmıştır. Bu Yönetmelik 26.09.2003 tarihli
Yönetmeliği değiştirmiş, yeni yapılan değişikliklerle engellilere ve eski hükümlülere
yönelik hizmetlere harcanması gereken idari para cezalarının proje bazında özel
girişimciler tarafından yerine getirilmesine yönelik düzenlemeler yapılmış, ayrıca
projelerin sadece il bazlı hazırlanması düzenlenmiştir. Eski hükümlülere ve engellilere
yönelik ayrı ayrı bütçeleme ortadan kaldırılmış, havuzda biriken meblağın bir bütün olarak
değerlendirilmesi düzenlenmiştir.
Sendikalar-Meslek Örgütleri, Hak İhlalleri ve Örgütlenme
 Öz İplik-İş’te yolsuzluk iddiası! Öz İplik-İş Sendikası, 2011’den beri sendika adına
çekilen 98 bin TL kredinin buhar olduğu iddialarıyla çalkalanıyor. Hak-İş’e bağlı Öz İplikİş Sendikası, 2011 yılından bu yana bu yolsuzluk iddialarıyla çalkalansa da halen dava
açılmış değil. Sendika adına Vakıflar Bankası’ndan çekilen 100 bin TL kredinin 98 bin
TL’sinin istifa eden Eski Genel Başkan Yusuf Engin’e verildiği, bu haksız ödemenin üç
şube hesabından çeşitli faturalarla buhar edildiği iddia ediliyor. Çalışmayan insanlara hak
etmedikleri halde ödeme yapıldığı, bireysel harcamaların sendikaya yüklendiği de yine
iddialar arasındadır. (06.01.2014)
3
 Sendikaya üye olan 36 işçi atıldı. Denizli’de Zorlu Tekstil Fabrikası’nda Teksif
Sendikası’na üye olan 36 işçi işten atıldı. Fabrika patronunun ‘işler azaldı’ gerekçesiyle iş
akitlerini feshettiği işçiler fabrika önünde eylem yaptı. Fabrika önünde yapılan eylemde
konuşan Türk-İş İl Temsilcisi Recep Oktay, patronun ‘işler azaldı’ gerekçesini kabul
etmediklerini belirterek; işten atmaların işçilerin sendikaya üye olmasıyla ilgili olduğunu;
işten atılan 36 işçinin de sendikalarının üyesi olduğunu belirtti. (09.01.2014)
 Hobim işçileri işe iade davasını kazandı. Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde bulunan, Türkcell
telefon kartlarının üretildiği ve hesap kesimlerinin yapıldığı Hobim firmasında, Türk İş’e
bağlı Basın-İş’e üye olduktan sonra işten atılan işçiler açtıkları davayı kazandı. Yargıtay
tarafından da onaylanan mahkeme kararı, işçilerin sendikal nedenlerle işten atıldığını
kanıtlarken, işçiler, işbaşı yapmak için başvurulara başladı ve işçilerin bir kısmı ise işe
başladı. Bir Hobim işçisinin ifadesine göre; işçilerin sendikalaşmaya çalıştığı bir dönemde,
patronun işçileri dağıtmak için hazır kart bölümünü İstanbul’a taşımak istediği; orada bu
işi
yapamayınca,
bu
bölümü
tekrar
Çorlu’ya
getirdiğini
belirtti.
Bütün işçiler işe başladığında, yarım bıraktıkları örgütlenme çalışmasını
tamamlayacaklarını belirten Hobim işçileri, şimdiden atılan işçilerle toplantılara
başladıklarını ve bir yol haritası çizmeye çalıştıklarını ifade ettiler.(09.01.2014)
 Turizm işçileri örgütlenme için kolları sıvadı. DİSK’e bağlı Dev Turizm-İş İstanbul
Bölge Temsilciliği yeni üyeleriyle tanışma toplantısını düzenleyerek; toplantıda sendikal
örgütlenmede görev alacak genç çalışanların belirlenmesi amaçlıyor. (13.01.2014)

GMİS: 2014 örgütlenme yılı olacak. Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS)
Genişletilmiş Başkanlar Kurulu, 11 Ocak tarihinde Ankara-Kızılcahamam’da toplandı.
GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş başkanlığında toplanan Genişletilmiş Başkanlar
Kuruluna merkez yöneticileri, şube başkanları ve şube yöneticileri katıldı. Toplantıda
konuşma yapan Eyüp Alabaş, 2013 yılını ayrıntılı bir şekilde değerlendirmek, 2014 yılının
çalışma programını çıkartmak ve önümüzdeki dönemde daha iyi işlere imza atabilmek için
burada olduklarını; 2014 yılındaki temel hedeflerinin ‘örgütlenme’ olduğunu ifade etti.
Zonguldak bölgesinde ve Türkiye’nin dört bir yanında çalışma alanlarının belirleneceğini;
Sendikanın uzun yıllardır uzak kaldığı bu örgütlenme çalışması için, başta MTA Şubesi ve
temsilcilikleri olmak üzere kendi imkânlarını en iyi şekilde seferber edeceklerini söyledi.
GMİS Genel Merkez yöneticilerinin Sendikanın faaliyetleri hakkında bilgi vermelerinin
ardından şube başkanları ve yöneticileri görüşlerini sundu. GMİS Genişletilmiş Başkanlar
Kurulunda
örgütlenme
konusunda
görüş
birliğine
varıldı.
(13.01.2014)
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği / İş Kazaları / Meslek Hastalıkları
1-15 Ocak 2014 tarihlerinde meydana gelen iş kazalarında 17 işçi hayatını
kaybetti; toplam 10 işçi de yaralandı
 Bursa'nın İnegöl ilçesinde bir fabrikada çalışan 16 yaşındaki İbrahim Beşirov'un
parmakları koptu ve uzun müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
4
 Afyonkarahisar'da çöp boşaltımı sırasında çöp kamyonundaki konteynıra sıkışan işçi
yaşamını yitirdi
 Kastamonu'nun Tosya ilçesine bağlı Suluca köyünde 32 yaşındaki Mustafa Ilgaz, çalıştığı
tuğla fabrikasının çatısından düşerek öldü
 Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgesi'nde baskı makinesine sıkışan işçi hayatını kaybetti
 Çankırı'da bir binanın 4. katından düşen işçi hayatını kaybetti
 Muğla Datça'ya gösteriye giden Tiyatro Grubu'nun 10 oyuncusunu taşıyan minibüs,
Seyirtepe Mevkii'nde, karşıdan gelen hafriyat kamyonuyla çarpıştı. Kazada 8 tiyatrocu
yaralandı 1 tiyatro emekçisi hayatını kaybetti.
 Adana'nın Kozan ilçesinde HES inşaatında çalışan işçi hayatını kaybetti
 Malatya’da çalıştığı sırada yüksekten düşen Feridun Güneş (43),
hayatını kaybetti
kurtarılamayarak
 Denizli'nin Güney İlçesi yakınında bulunan Adıgüzeller Barajı'nın ikinci kısımda yapımı
süren hidroelektrik santrali inşaatının kalıp duvarı çöktü. Beton kalıp altında kalan 2 işçi
öldü, 1 işçi de yaralandı.
 Manisa Kırkağaç'ta traktör devrildi: 1 çiftçi öldü
 Muğla'nın Bodrum ilçesine bağlı Gümüşlük beldesinde bulunan Burunköy tepesine rüzgâr
ölçüm direği dikmek için çıkan 2 işçiden biri direğin devrilmesi sonucu hayatını
kaybederken, diğer işçi ise ağır yaralandı.
 Kayseri'de çatı ustası 36 yaşındaki Bülent Özsoy, yaklaşık 8 metre yükseklikten düşerek
öldü.
 Balıkesir'in Erdek İlçesi'nde, Kapıdağ Ormanları'nın temizlik ve bakım işini yapan taşeron
şirkette görevli 26 yaşındaki Ramazan Çimen yönetimindeki traktörün devrilmesi sonucu
öldü.
 Hatay Defne ilçesine bağlı Tavla Beldesi’nde bir hızar atölyesinde çalışan işçi, öğle
yemeğini yemeye giderken geçirdiği trafik kazası sonucunda hayatını kaybetti.
 Hatay'ın Samandağ ilçesinde 5 mahkûmun gardiyanı darp etmesi sonucu; gardiyan
hayatını kaybetti
 Bursa-Osmangazi'de bulunan bir inşaatta çalışan, 24 yaşındaki genç işçi Kemal T. elektrik
akımına kapılarak iş cinayetine kurban gitti.
5
Toplu İş Sözleşmeleri

Kardemir işçisine yüzde 20 zam! Karabük Demir Çelik Fabrikaları (Kardemir) ile Çelik-İş
Sendikası arasındaki; 3 bin 200 işçiyi ilgilendiren 2013-2014 yılı; 11'inci dönem toplu iş
sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlandı. Anlaşmaya göre işçilerin ücretlerine 2 yıl için
yüzde 20 zam yapılacak. Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Cengiz Gül, imza töreninin
ardından fabrika önünde gündüz vardiyasından çıkan yaklaşık bin 500 işçiye yüzde 20'lik
zammı açıkladı. İşçiler, 2013 zammının da 2014'e yansıtılacağını belirten Ali Cengiz Gül; 2
yıl için alınan yüzde 20'lik zammın, Türkiye gerçeğinde çok önemli bir rakam olduğunu;
Kardemir’in emin ellerde olduğu için, yönetimin işçiye inandığı için bu sözleşmenin
imzalandığını belirtmiştir. (07.01.2014)
Taşeron İşçiler / Kiralık İşçi Düzenlemesi / Asgari Geçim
Haddi/Asgari Ücret /Kıdem Tazminatı
Taşeron İşçilere Kadro Verilmiyor

Taşerona kadro yok! Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, "Son günlerde
bazı basın yayın organlarında yer alan 600 bin taşeron işçisine kadro verileceğine dair
haberler gerçeği yansıtmamakta" değerlendirmesine bulundu. Çelik, yaptığı yazılı
açıklamada, alt işverenlik ilişkisinde işçilerin özellikle kıdem tazminatına hak kazanmaları,
yıllık ücretli izinlerini kullanmaları, sendikal haklardan faydalanabilmeleri, ücretlerinin
tam ve zamanında ödenmesi sorunlarının çözümüne yoğunlaşarak çalışmalarını
sürdürdüklerini belirtti. Buna karşın, taşeron işçilere kadro verilmesi ile ilgili çalışmalar
yapıldığı, hatta bu çalışmaların tamamlandığı yönünde kamuoyunu yanlış yönlendiren
haber ve yorumların yapıldığına ifade eden Çelik, Bakanlığın alt işveren işçilerinin
kadroya alınması gibi bir çalışması bulunmamakla birlikte, çalışanların sorunlarının, sosyal
tarafların katılımıyla çözülmesine yönelik çalışmalar devam ettiğini belirtmiştir.
(15.01.2014)

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 4C’lilere ve taşeron işçilere kesinlikle kadro
verilmeyeceğini açıkladı. Mehmet Şimşek, 2013 yılı Merkezi Yönetim Bütçe
Gerçekleşmeleriyle ilgili Bakanlık binasında basın toplantısı düzenledi. Basın
açıklamasında Şimşek, 4C’lilerin kadroya alınmasıyla ilgili herhangi bir çalışma
olmadığını; 4C’lilerin mali imkânlarını ciddi oranda iyileştirdiklerini belirtti. Önceden 10
aya kadar çalışan 4c’lilerin şimdi 12 aya kadar çalıştıklarını, onlara kıdem tazminatı hakkı
getirdiklerini ifade eden Şimşek; yıllık izin, aile yardımı, maaşları çok ciddi bir şekilde en
son yüzde 30-40 civarında bir artış getirdiklerini; mali durumlarını da özlük haklarında da
çok ciddi iyileştirme yaptıklarını açıkladı. Son olarak Taşeron işçilerinde kesinlikle
kadroya alınması söz konusu olmadığını ama taşeron işçilerin bazı haklarının korunması
6
konusunda
bazı
çalışmalar
olduğunu
belirtmiştir.(15.01.2014)
Kiralık İşçi Düzenlemesi
Kiralık İşçi Düzenlemesi Yeniden Meclis’e Geliyor! Sendikaların itiraz ettiği ve

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından daha önce veto edilen kiralık işçi düzenlemesi,
yeniden Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne geliyor. Düzenleme ile 348 özel istihdam
bürosuna işçi kiralama olarak ifade edilen ‘geçici iş ilişkisi kurma’ yetkisi verilecek.
Firmalar kadrolu eleman çalıştırmak yerine istihdam bürosundan işçi kiralayacak.
Uzmanlar, geçici işleri istihdam bürolarından kiraladıkları işçiler eliyle yaptıran şirketlerin
bu pozisyonlar için artık daimi eleman istihdam etmeyeceğine dikkat çekiyorlar. Çalışanlar
açısından iş güvencesi de ayrıca ortadan kalkacak. Kiralık işçi düzenlemesinde çalışanın
maaş, kıdem tazminatı, iş güvenliği, sigorta pirimi gibi yükümlülüklerini işveren yerine
özel istihdam büroları üstleniyor. İşveren ise istihdam bürosuna ödeme yapacak.
Sendikalar düzenlemeyi ‘kölelik düzeni meşrulaşıyor’ gerekçesiyle sert şekilde eleştiriyor.
Hükümet ise yeni istihdam sağlayacağı, işverenin yükünü hafifleteceği ve kayıt dışını
azaltacağı gerekçesiyle özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisini veren düzenlemeyi
yasalaştırmak istiyor.
Çalışma hayatında uzun yıllardır tartışılan ve sendikaların şiddetle karşı çıktığı düzenleme
pek çok soru işaretini de barındırıyor. Çalışma Bakanlığı, Meclis gündemine getireceği
düzenlemede itirazların önünü kesmek için iyileştirici adımlar attı. Buna göre izne ayrılan
bir çalışanın yerine alınacak geçici işçinin ücreti de önceki ile aynı olacak. İstihdam
büroları aracılığıyla işe alınma süresi 1 yıl yerine 3+3 ay olmak üzere en fazla altı ay
olacak. İşveren 6 aydan uzun süren işler için işçi kiralama yöntemine başvuramayacak.
Ancak evde görülen temizlik işleri, hasta, yaşlı ve çocuk bakım hizmetlerinde süre
sınırlaması olmayacak. Kiralık işçi sayısı, işyerinde çalıştırılan toplam işçi sayısının yüzde
20’sini geçemeyecek. Bu sistemde özel istihdam büroları, verilen hizmet karşılığında
aldıkları ücretin bir kısmı ile işçinin maaş ve sigortasını karşılarken bir bölümü kendilerine
kalacak. Bu nedenle sendikalar düzenlemeye sert tepki gösterip istihdam bürolarının işçi
üzerinden kâr sağlayacağını iddia ediyor. (04.01.2014)
 Geçici işçi, daimi köle! Özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisini öngören ve
taşeronlaştırmayı yaygınlaştırmaya dönük iki düzenlemenin bir paket altında birleştirildiği
ve yakın zamanda Meclis’e getirileceği belirtilirken; Sendika ve emek örgütü temsilcileri
düzenlemelere karşı tüm güçleriyle mücadele edeceklerini duyurdu. Sendika ve emek
örgütlerinin
yaptıkları
açıklamalar
aşağıdaki
gibidir:
.
DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu; DİSK olarak başından beri, Bu üç konunun
DİSK’in kırmızıçizgisi olduğunu; Kıdem tazminatının fona devredilmesini de,
taşeronlaştırmayı da, kölelik büroları anlamına gelen istihdam bürolarını da kesinlikle
7
kabul etmediklerini ifade etti. Çerkezoğlu, bu kölelik düzenlemelerine karşı da sokaklarda
olacaklarını, yasalaşmasına izin vermeyeceklerini de önemle vurguladı.
KESK Genel Başkanı Lami Özgen; Hükümetin 2007’den beri uyguladığı Ulusal
İstihdam Stratejisinin, hem özel sektörde hem kamu alanında esnek ve güvencesiz
çalıştırmayı yaygınlaştırmayı hedeflediğini; özellikle Özel İstihdam Bürolarının esnek ve
güvencesiz çalışma sisteminin en önemli ayaklarından biri olduğunu belirtti. KESK’in
işçiler, emekçiler çalışma yaşamında iş güvencesinin mücadelesini verirken, hükümetin
ısrarla güvencesizliği dayatan bir tutum içerisinde olduğunu ve çalışma yaşamında kölelik
sisteminin bütünlüklü olarak hayata geçirilmesi; güvencesiz ve örgütsüz çalışmanın,
kölelik sisteminin kurumsallaşması, işçi pazarlarının yasal hale gelmesi istendiğini
vurguladı. Çalışma yaşamında çalışanların aleyhine olan uygulamalara izin
vermeyeceklerini; bu saldırılara karşı mücadele edeceklerini ifade etti.
Plaza Eylem Platformu açıklamasında ise Özel istihdam büroları ile organizasyon, bilgiişlem gibi emeğin güvencesiz olduğu yerlerde güvencesizliğin kurumsal bir yapı kazanmış
olacağını; esnekliğin sanki çalışan için iyi bir şeymiş gibi gösterildiği, ama esnekliğin
aslında işverenlerin istedikleri zaman işe alması, istedikleri zaman işten çıkarması
anlamına geldiği belirtildi. Bu durumun çalışana herhangi bir faydası olmayacağı; Özel
istihdam bürolarının aslında tam bir hedef şaşırtma, güvencesiz çalışmayı perdeleyen bir
uygulama olduğu ifade edildi. En ucuza, en esnek çalışanı bulmayı vaat eden ikinci
patronlar ortaya çıkarılmak istendiği belirtilen açıklamada; Asıl işverenin de birçok
yükümlülükten kurtulmuş olacağı anlatıldı.
Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel; “Hükümetin ‘Kıdem tazminatı düzenlemesi
rafa kalktı’ derken asıl büyük tuzağı gözlerden kaçırmayı hedeflediği ve Emek cephesinin,
emek ticareti ve köleleştirme anlamına gelen “kiralık işçilik ve taşeronlaşma” projesine de
şiddetle karşı çıktığını vurguladı. (09.01.2014)
Asgari Ücret

En büyük yolsuzluk asgari ücret! Eskişehir Sendikalar Platformu, 2014 yılında geçerli
olacak asgari ücretle ilgili açıklama yaptı. Yeni asgari ücreti protesto etmek için
yapacakları yürüyüşe işçileri davet eden Eskişehir Sendikalar Platformu Dönem Sözcüsü
Bülent Lampir, “AKP Hükümeti yine her yıl olduğu gibi emekçileri görmezden gelmiş,
sermaye temsilcileriyle mutabakata vararak emekçilere açlığı dayatmıştır” dedi.
(02.01.2014)
Kıdem Tazminatı
 Kıdem tazminatının gaspı hayalleri 'başka bahara kaldı'. Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanı Faruk Çelik, emekçilerin karşı çıktığı kıdem tazminatı düzenlemesine ilişkin
olarak, kıdem tazminatı konusunun taraflar cesur bir adım atamadığı için başka bahara
8
kaldığını belirtti. Öte yandan kamuya alınacak yeni çalışanlarla ilgili olarak da konuşan
Çelik, kamuyu büyütmek gibi bir planları olmadığını söyledi. Çelik, Kamuda çalışan işçi
sayısının 350 binden, şimdi 170 bin civarına indirildiğini; Kamuda toplam çalışan sayısının
ise yaklaşık 3 milyon civarında olduğunu söyledi.
Bakan Çelik’in açıklamalarını
değerlendirdi. Buna göre;
DİSK,
TÜRK-İŞ
ve
HAK-İŞ
temsilcileri
DİSK Genel Başkanı Kani Beko, kıdem tazminatının kırmızı çizgileri olduğunu
belirterek 30’a yakın ilde kıdem tazminatlarıyla ilgili toplantılar yaptıklarını; toplantılarda
işçilerden genel grev genel direniş yankıları ortaya çıktığını ifade etti. Beko; verdikleri
mücadeleyi Çalışma Bakanı’nın iyi okuduğunu belirtirken; “başka bir bahara ertelendi”
sözlerine de; bu konuyla ilgili kesin kararlı olduklarını, gerekirse genel grev yapmaktan da
çekinmeyeceklerini ifade etti. DİSK Genel Başkanı; 1987 yılında kurulan tasarruf teşvik
fonlarının, Konut edindirme fonlarının sonradan akıbetinin ne olduğunu hatırlatarak bu
fonların amacı dışında kullanıldıklarını söylemiştir. Son olarak amacı dışında kullanılan bu
fonlara işçilerin güveni olmadığı önemle vurgulamıştır.
Türk-İş Genel Sekreteri Pevrul Kavlak da baştan beri kıdem tazminatı konusunda
tavırlarının net olduğunu, kıdem tazminatının mevcut haliyle korunmasından yana
olduklarını belirtti.
Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan ise Türkiye’de çalışanların sadece yüzde 10’unun
kıdem tazminatını alabildiğini, dolayısıyla bu sistemin sürdürülemeyeceğini savundu.
Kıdem tazminatı konusunun masaya yatırılması gerektiğini vurgulayan Arslan, 1999
yılında üzerinde uzlaştıkları bilim heyetinin hazırladığı, kıdem tazminatı fon tasarısının
devreye sokulmasını istediklerini ifade etti. Kıdem tazminatı fonunun devlet garantisi bir
fon olarak devam etmesini ve şuana kadar çalışanların kıdem tazminatı haklarının
korunmak kaydıyla kıdem tazminatını alamayanların alabileceği bir sistem kurmak
istediklerini belirten Arslan; Türk-iş, DİSK ve TİSK kıdem tazminatındaki mevcut
sistemle devam etmelerini isterken kendilerinin buna karşı olduklarını beyan
etti. (02.01.2014)
Çalışma ve Yaşam Koşulları

Yurtiçi Kargo'da işe iadeler devam ediyor. Nakliyat-İş'e üye oldukları için işten atılan
Yurtiçi Kargo işçileri, işe iade davalarını kazanmaya devam ediyor. Sendika tarafından
yapılan yazılı açıklamada, Sendikaya üye oldukları için İstanbul, Ankara, Konya,
Çayırova’dan işten atılan işçilerin davasını Ankara 12. İş Mahkemesi sonuçlandırdı. Buna
göre Nakliyat İş Sendikası’na üye olduğu için işten çıkartılan işçilerden Ankara’da 13,
İstanbul’da 2 ve Konya’da 1 işçi olmak üzere şu ana kadar toplam 16 işçinin davası
kazanılmıştır. (02.01.2014)
 Tam gün yasası Mecliste kabul edildi. Sağlık örgütleri ve sendikaların karşı çıktığı 'Tam
gün yasası' olarak adlandırılan Sağlık Torba Yasası Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi
9
ve kanunlaştı. Meclis Genel Kurulu’nda, “Tam Gün Yasası” olarak adlandırılan Sağlık
Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın
görüşmelerine 2013 Aralık ayında başlanmıştı. (02.01.2014)
İstihdam / İşsizlik / İşten Çıkarmalar /Güvencesizlik

Renault'ta 55 işçi işten çıkarıldı. Renault’ta 2014, işçi kıyımıyla başladı. 55 işçi, iş
daralması gerekçe gösterilerek işten çıkarıldı. Yıllardır üretim rekorları kırdıklarını, bu
yolda sağlıklarını bile kaybettiklerini anlatan işçiler işten atıldıklarını yılbaşı arifesinde
evlerine gönderilen noter tasdikli çıkış belgelerinden öğrendi. Bir önceki sözleşme
döneminde fabrikada yaşanan iş bırakma eylemini hatırlatan işçiler, bazı işçilerin fabrikada
örgütlü Türk Metal yönetimine muhalefet ettiği için işten atıldığına işaret etti. Hatta bazı
bölümlerde yaşanan işten atmalara şeflerin itiraz ettiği, ancak itirazların “Sendika da bunu
istiyor” denilerek geri çevrildiği işçilerin iddiaları arasındadır. Çalışma koşullarının işçileri
canından bezdirir hale geldiğine dikkat çeken işçiler, bu koşullar nedeniyle pek çok işçinin
hastalıklarla sakat kaldığına da dikkat çekildi. (02.01.2014)
 Toros Devlet Hastanesi'nde 12 işçi işten atıldı. Toros Devlet Hastanesinde yemekhane
bölümünü alan taşeron firma (Harput yemekçilik) Dev Sağlık-İş üyesi 12 çalışanın işine
son verdi. Yılbaşı akşamı firma yetkilileri yaptıkları toplantıda işçilere ismini okudukları
listeden işçilerin kalabileceğini ismi okunmayan işçilerin işlerine son verildiğini bildirdi.
Bu karar karşısında şaşkına dönen işçiler, hastane sekreterliği ve başhekimle görüştü.
Görüşmeye SES Mersin Şube Başkanı Selman Günbat ve şube yöneticilerin yanı sıra Dev
Sağlık-İş İşyeri Temsilcisi, Mersin Tabip Odası Başkanı Galip Kırıcı da katıldı.
Başhekimle görüşmelerini işçilere aktaran Galip Kırıcı, başhekimin konunu üzerinde
durduğunu ilgili mercilere firma yetkililerine dilekçe yolladığını konun en kısa zamanda
çözüleceğinin sözünü verdiğini söyledi. İşten atılan işçilerin çoğu 13 ile 19 yıl arası
kıdemleri olmasına rağmen hiçbir hakları ödenmeden atıldı.(02.01.2014)
 Takvim‘de tenkisat başladı. Geçtiğimiz günlerde ATV, Sabah ve Takvim Gazetesini
satın alan Kalyon Grubu beklenen işten çıkarmalar için düğmeye bastı. Büyük Rüşvet
Operasyonu' sonrasında aralarında Kalyon Grubu'nun da bulunduğu birçok şirketin mal
varlığına tedbir kararı konulmuş ve grup satın aldığı medya kuruluşlarına yapılacak
müdahaleleri ertelemişti. Tedbir kararının kaldırılmasıyla birlikte Kalyon Grubu işe
Takvim Gazetesi ile başladı ve gazetenin Ankara bürosu kapatıldı 3 kişi işten çıkarıldı.
(03.01.2014)

Hava-İş’ten 8 kişi atıldı. Geçtiğimiz ay yapılan genel kurul ile Hava-İş Genel
Başkanlığını Atilay Ayçin’den devralan Ali Kemal Tatlıbal, “THY de iş barışı getireceğiz”
iddiasıyla yönetime gelmişti. Hava-İş Sendikasının THY’de sürdürdüğü grevi sonlandıran
Tatlıbal, sendikada çalışan 8 kişiyi de işten attı. Hava-İş Sendikası Genel Merkezi'nde 6,
Adana Temsilciliği'nde 2 işçiyi işten çıkartan sendika yöneticileri gerekçe olarak ise
“Sendika harcamalarında tasarrufu” gösterdi.(04.01.2014)
10
 Medyada işten atmalar hız kesmiyor. Son bir hafta içerisinde Radikal, Hürriyet Daily
News ve Takvim ‘de yaşanan işten atmaların ardından, Yeni Asır gazetesinde de 13
gazeteci ‘Tasarruf’ adı altında işten çıkarıldı. Aralarında Yeni Asır gazetesi yazı işleri
müdürü, görsel yönetmeni, yazı işleri editörleri, muhabirler ve yazarların da bulunduğu 13
kişinin iş akdi feshedilirken; gazetenin politika muhabiri de yılbaşından bir gün önce
“yayın politikasından” dolayı istifa ettiğini açıkladı. Türkiye Gazeteciler Sendikası İzmir
Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Halil Hüner yaptığı yazılı açıklama ile işten atmalara
tepki gösterirken, tüm gazetecileri bu tür haksızlıklara, baskı ve işten çıkarmalara karşı
birlikte mücadeleye çağırdı. Yapılan açıklamada medya patronları eliyle basın
emekçilerinin haklarının gasp etmeye yönelik tüm uygulamalara son verilmesi talep
edildi.2013 yılının medya emekçileri için her bakımdan “kara bir dönem” olarak tarihe
geçtiğini belirten Hüner, sendikal örgütlülüğün ve mesleki dayanışmanın önemine bir kez
daha dikkat çekti. Hüner, tüm medya emekçilerini Türkiye Gazeteciler Sendikası çatısı
altında örgütlenmeye çağırdı. Son 1 ay içerisinde işten çıkarılan Hürriyet Daily News ve
Radikal gazetesi 35 Basın emekçisi için de açık mektup yazılarak kınanmıştı. Mektupta;
basın emekçilerinin yeni bir iş bakma fırsatı bırakmadan, son anda yazının tebliğ
edilmesini kabul etmedikleri; en basit nezaket kurallarını da çiğneyen bu vahşi
yöntemlerden vazgeçilmesi gerektiği belirtilmiştir. (05.01.2014)
 Punto Deri'den 39 işçi daha atıldı. Türk-İş'e bağlı DERİTEKS Sendikası üyesi oldukları
gerekçesiyle Punto Deri Fabrikası'ndan çıkarılan 40 işçinin direnişi sürerken, 39 işçi daha
işten çıkarıldı. 39 işçinin "Şirketin küçülmesi" gerekçisiyle işten atıldığı belirtilirken,
fabrikadan atılan işçilerin sayısı 79'a çıktı. Fabrikadan çıkarılan 79 işçi, işten
çıkarılmalarına ilişkin ise 11 Ocak Cumartesi Günü Zeytinburnu İstasyon Meydanı'nda
basın açıklaması yaparak; işten çıkarmaları protesto etti. (07.01.2014)

Başkent Doğalgaz ’da işçi kıyımına tepki! Özelleştirilmesinden hemen bir gün sonra 50
kişiyi işten atan Başkent Doğalgaz AŞ’de işten çıkarmalar sürüyor. 31 Mayıs’ta
özelleştirilen Başkent Doğalgaz ‘da, yeni patron Torunlar Holding aylarca işten atmalara
devam ederken; atılan işçilerin alacaklarını geç ödeyip, kasım ayında attığı işçilerin ise
hiçbir hakkını ödemedi ve işçileri tehdit etti. İşçiler ise Başkent Doğalgaz önünde işten
atmalar ve tehditlere karşı eylem yaptı. İlk günden bu yana işyerinde kendilerine baskılar
yapıldığını belirten işçiler, bu davranışlarla işten atma sinyallerinin verildiğini aktardılar.
Şirketin işçilere, ihbar tazminatından vazgeçtiklerine dair dilekçeleri baskıyla imzalattığını
iddia eden bir işçi, tehdit edildiklerini; haklarının ödenmemesi durumunda konunun
takipçisi olacaklarını söyledi.(09.01.2014)
 Bursa'da Leroy Merlın "Veda" Kararı Aldı! Dünyaca ünlü yapı marketi 2010'da 5 yılda
40 mağaza hedefi ile Bursa'da başlayan Türkiye macerası; beklediği ilgiyi bulamayınca "
veda" kararı aldı.(15.01.2014)
 Yatağan İşçileri 24 Ocak’ta Ankara’da: Muğla'daki termik santral ve kömür ocaklarının
özelleştirilmesine karşı çıkan enerji ve maden işçileri, Ankara yürüyüşünün takvimini
açıkladı. Özelleştirme ihalesine son teklif verme tarihi olan 24 Ocak'ta Özelleştirme İdaresi
11
Başkanlığı'nın önünde toplanacak
sürdüreceklerini bildirdi.(15.01.2014)
işçiler,
sonuç
alıncaya
kadar
eylemlerini
Açıklamalar, Toplantılar, Eylemler

Samsun Gazi Devlet Hastanesi Taşeron işçilerden uyarı: ‘Sağlığımız tehlikededir’.
Samsun Gazi Devlet Hastanesi’nde “İşçi fazlalığı var” denilerek yapılan işten çıkarmalar
ve yeni ihale dönemlerinde azaltılan işçi alımları nedeniyle Dev-Sağlık İş Samsun
Temsilciliği basın açıklaması yaptı. Hastanenin yemek hizmetlerini yapan taşeron işçiler,
hastane yönetiminin yeni dönemde iş gücünden daha fazla yararlanmak için ve 3 işçinin
yapacağı işi 1 işçiye yaptırdığını açıkladı. Ayrıca bazı hastanelerde eleman fazlalığı
denilerek işçilerin başka hastanelere gönderildiğini ve bir kata 2 işçi yemek dağıtırken bu
yeni yapılan düzenlemeyle 3 kata 1 işçiyle yemek hizmeti verildiğini vurguladı. 1 işçinin 3
kattaki hastalara ve yakınlarına 3 öğün yemek vermesinin ve kalan zamanında da bulaşık
yıkamasının gerektiğini, bu hizmetin bu koşullar altında sağlıklı olamayacağını söyleyen
sendika temsilciliği, hastanede yaşanan bu duruma karşı hastaları ve yakınlarını uyardı.
Hastane yönetiminin bu kar amacı güden uygulamaları sonucunda verilen hizmetin sağlıklı
olamayacağını açıklayan sendika, “Sağlığımız tehlikededir” dedi (02.01.2014)
 TGS baret dağıttı. Türkiye Gazeteciler Sendikası, polis müdahalesine maruz kalan ve
şiddete uğrayan gazetecilerin durumuna dikkat çekmek amacıyla gazetecilere baret dağıttı.
Taksim Tramvay Durağında bir araya gelen TGS üyeleri adına konuşan TGS Genel
Başkanı Uğur Güç, “Arkadaşlarımızın bu saldırılardan korunması için baret dağıtıyoruz.
Yeni yıla girerken de yeni yıl hediyemizi de vermiş olduk” dedi. (02.01.2014)
 Taşeron işçilerin eylemi sürüyor. Ayvalık Belediyesinde taşeron olarak çalışan ve iki
aylık ücretlerini alamayan işçilerin başlattıkları iş bırakma eylemi devam ediyor. 90 işçinin
katılımı ile yapılan iş bırakma eyleminde işçiler, alacaklarının ödenmesi konusunda
kararlılıkla eylemi sürdüreceklerini ifade ettiler. Belediye yöneticileri işçilerle pazarlık
yapmaya çalışırken; İşçilere 1,5 aylık ücretlerini ödemeyi teklif ettiklerini ancak; işçilerin
Alacakların tamamını istediklerini belirtti. Taşeron işçilerin iş bırakmasının ardından
belediye yöneticileri bir taraftan da kadrolu işçileri taşeronların işine verirken; Bu durum
hakkında taşeron işçiler savcılığa suç duyurusunda bulundular. (02.01.2014)
 Dokuz Eylül’de sürgün! Bakanlar Kurulunun aldığı karar doğrultusunda üniversitelerde
fazla mesaiye kalan emekçilerin fazla mesailerinin maksimum 50 saatle sınırlandırılması
üzerine Dokuz Eylül Üniversitesinde örgütlü olan Eğitim Sen İzmir 3 No’lu şube üyeleri,
angarya çalışmaya kalmayacaklarını duyurmuşlardı. Yönetim tarafından diretilen angarya
çalışmayı kabul etmeyen 5 üniversite emekçisi Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü
tarafından sürgün edildi. Konu ile ilgili olarak Eğitim Sen İzmir 3 No’lu şube yönetim
kurulu üyeleri üniversite yönetimi ile görüşerek sorunun çözülmesini talep etti. Çalışanlara
zorla vardiya dayatmanın kanunlara aykırı olduğunu ifade eden şube yönetimi, çıkış yolu
bulamayan üniversite yönetiminin, “Mutfakları özelleştiririm, taşeronları işten çıkarırım,
12
kadrolulara da süpürge verir, fakültelerde temizlik yaptırırım” diyerek aba altından sopa
gösterdiğini ifade etti. Eğitim Sen 3 No’lu Şube, hukuksuz uygulamalara karşı
çıkacaklarını ve üyelerinin haklarının takipçisi olacaklarını vurguladı (04.01.2014)
 Feniş işçileri patronun sitesinin önündeydi. Fabrikada üretimin durması üzerine
alamadıkları maaş ve kıdem tazminatları için direnişte olan Çelik-İş Sendikası’na bağlı
Feniş Alüminyum işçileri, Feniş Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Aloğlu’nun kaldığı
Ulus’taki lüks sitenin önüne geldi. Site önünde işçiler adına basın açıklaması yapan Çelikİş Gebze Şube Başkanı Şerafettin Koç, kendilerinin; üç aylık maaşlarını ve tazminatları
verilmeden çalışan; Feniş fabrikasından atılan işçiler olduklarını; 6 Eylül tarihinde Sedat
Aloğlu’nun üretimi durdurduğunu açıkladığını ve 9 Eylül tarihinde 418 işçinin işine son
verdiğini belirtti. O tarihten bugüne fabrikayı terk etmediklerini, haklarını alana kadar da
fabrikadan ayrılmayacaklarını ifade etti. (05.01.2014)
 Çizmeci ’de e-devlet şifresi oyunu! Tek Gıda-İş Sendikası, Gebze’de kurulu bulunan
Çizmeci Gıda fabrikası önünde yaptığı açıklamayla patronun; işçilerin e-devlet şifrelerini
alarak Öz Gıda İş Sendikasına üye yapmak istemesine tepki gösterdi. Tek Gıda-İş
yöneticileri işçilere sendikalarına sahip çıkma çağrısı yaptı. Tek Gıda-İş Sendikası
Anadolu Şube Başkanı Zeynel Öztaş, Tek Gıda-İş olarak Çizmeci Gıda’da üç buçuk yıl
sonra yetki almayı başardıklarını ancak bunu duyan patronun, işçileri PTT şubelerine
götürerek işçilerin e-devlet şifrelerini aldığını ve işçileri Öz Gıda-İş Sendikasına üye
yapmaya çalıştığını belirtti. Çizmeci Gıda patronunu ve Öz Gıda-İş yetkililerini
uyardıklarını belirten Öztaş, yapılan işin hukuka aykırı olduğunu; bu devam ederse fabrika
önünde çadır kuracaklarını belirtti. 300 işçinin çalıştığı fabrikada işçilerin yarısını üye
yaparak yetkiyi aldıkları ve bu süreçte sendikalarına üye olduğu için 33 işçinin işten
atıldığı belirtilirken; patronun amacının fabrikada iki sendikayı birbirine düşürerek işçilerin
sendikalı olmasını engellemek dendi. (07.01.2014)
 Hacettepe'de sürgüne yumurtalı cevap! Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri
Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümünde görev yapan tek Uzman Hekim, SES
üyesi, Erkan Sümer’in sendikal faaliyetlere katıldığı gerekçesiyle sürgüne gönderilmesi
Rektörlük önünde protesto edildi. Sağlık emekçileri adına Rektörlük önünde konuşan
Ankara Tabip Odası (ATO) Başkanı Prof. Dr. Özden Şener, sürgünlerin haklıymış gibi
gösterilmesini eleştirdi. Eylemin ardından Rektörlük kapısına yumurta bırakıldı, bazı
camlara da yumurta atıldı. (08.01.2014)
 Sağlıkçılar eylemde! Hacettepe Üniversitesi’nde çalışanların onayı ve talebi alınmadan
yerlerinin değiştirilmesi, sendika üyelerine uygulanan baskı ve sürgünler protesto edildi.
Ayrıca Üniversitede, Sağlık Emekçileri Sendikası’nda üye, temsilci ve yöneticilik görevi
yapan Hacettepe çalışanları hakkında soruşturma başlatıldı. Sağlık Emekçileri Sendikası
üyeleri, Hacettepe Üniversitesi yönetiminin bu uygulamalarını protesto etmek için;
Hacettepe Üniversitesi rektörlüğüne yürüdü. Sağlık emekçilerine Ankara Tabip Odası da
destek verirken; Sağlık Emekçileri Sendikası Ankara Şube Başkanı İbrahim Kara,
rektörlük önünde yaptığı açıklamada, sendika üyelerine açılan soruşturmaların derhal
sonlandırılmasını istedi.(08.01.2014)
13
 Vicdanınızı ayakkabı kutusuna mı sakladınız? Kamu-Sen’e bağlı Türk Büro-Sen,
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çalışanların ödediği yemek ücretlerine yüzde 300 zam
yapılmasını protesto etti. Basın açıklaması yapan Türk Büro-Sen Genel Başkan
Yardımcısı Hüseyin Aslan, SGK Yönetim Kurulunun çalışanlarının yemek ücretlerine
yapılan zammın oy birliği ile kabul edildiğini belirterek yapılan zamma tepki gösterdi.
2014 yılında kamu çalışanlarına sadece 123 TL zam yapıldığını söyleyen Aslan, yüzde 300
oranında artırılan yemek zamlarının mantığının olmadığını belirterek; yetkililere
“Vicdanınızı ayakkabı kutusuna mı sakladınız?” diye sorarak yemek ücretlerine yapılan
zammın geri alınmasını istedi. Aslan, ekonomik, sosyal ve özlük haklarındaki kayıpların
da giderilmesini isteyerek 666 sayılı KHK ile kaldırılan ikramiyelerin yeniden ödenmeye
başlamasını istedi. Kaldırılan fazla mesai ücretlerinin ödenmesini talep eden Aslan, “Fazla
mesai yaptırılması durumunda da karşılığının ödenmesini istiyoruz” dedi. Kurum
içerisinde liyakatsiz yöneticiler tarafından çalışanlara sürekli mobbing uygulandığını
anlatan Aslan, liyakatsiz kadrolaşmanın devam ettiğini vurguladı. (08.01.2014)
 Giresun Üniversitesi'nde atılan işçilere destek eylemi! Giresun Kamu Şirket İşçileri
Derneği Başkanı Hamza Türkmen, Giresun Üniversitesi'nde çalışan 6 işçinin gerekçe
gösterilmeden işten çıkarılmasına tepki gösterdi. Giresun Üniversitesi Rektörlüğü önünde;
Sağlık Emekçileri Sendikası ve Sağlık-Sen temsilcileri ve işçilerle birlikte açıklama yapan
Türkmen, 6 taşeron işçinin gerekçe gösterilmeden işten çıkarılmasının haksızlık olduğunu;
Üniversite tarafından kısıtlamaya gidiliyor denirken çıkarılan işçilerin yerine yenisinin
alınmasının sebebini merak ettiklerini ifade etti. Taşeron şirketlerin hiçbir hükmü
olmadığını belirten Türkmen; İşe kimlerin alınacağının ve kimlerin işten çıkarılacağının
listesini şirketlere verenin üniversite olduğunu ancak topu taşeron firmalara atarak
sorumluluktan kaçtıklarını belirtmiştir.(09.01.2014)
 ODTÜ’de asistan kıyımına tepki! Eğitim Sen ODTÜ İşyeri Temsilciliği, Araştırma
Görevlisi Furkan Devran Sarıbaş’ın işten çıkarılmasına karşı Rektörlük binası önünde
eylem yaptı. Furkan'ın işe iadesi ve araştırma görevlilerinin güvencesiz çalıştırılmasına son
verilmesi çağrısıyla yapılan eylemde öğrenciler, akademisyenler ve çalışanlar da
asistanların yanında oldu. Burada yapılan basın açıklamasında; Furkan Devran Sarıbaş’ın
işten çıkarılmasının hukuki bir dayanağının olmadığı, ODTÜ yönetiminin üniversiteye
emek verenleri görmezden geldiği ifade edildi. Ortadoğu Öğretim Elemanları Derneği’nin
yaptığı açıklamada ise, ODTÜ yönetimine personelinin hak ve güvencelerini öncelikli
olarak gözetme çağrısı yapıldı.(09.01.2014)
 Stadyum işçileri işi bıraktı. Eskişehir'de Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı
(TOKİ) tarafından yapımına başlanan 33 bin kişilik stadyum inşaatında çalışan 200 işçi, 3
aydır paralarını alamadıkları için işi durdurdu. İşçiler adına konuşan Bülent Curu taşeron
firma yetkilisinin de kayıp olduğunu söyleyerek paralarını alana kadar çalışmayı
durduracaklarını ifade etti.(10.01.2014)
 Bu utançtan kurtulun! Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti;
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde; gazeteciler üzerinde giderek yoğunlaşan baskıların
son bulması için hazırladığı raporu, TBMM’de siyasi partilerin grup başkan vekillerine
14
sundu. Basın özgürlüğünün Türkiye’de işlemediğine dikkat
parlamentoya “Bu utançtan kurtulmak için adım atın” çağrısı yaptı.
çeken
gazeteciler;
TGS ve TGC’nin raporunda, 212 sayılı Basın İş Kanunu’nun 1961 yılında çıkmasından bu
yana gazetecileri koruyan herhangi bir yasal düzenleme yapılmadığına dikkat çekildi.
Gazetecilerin sendikasız ve düşük ücretle çalıştırılmasına göz yuman hükümetlerin gazete
sahiplerine arka çıkmaktan geri durmadıkları belirtilen raporda, “Dileğimiz bu 10 Ocak’ın
çalışan gazetecilerin sorunlarının parlamentoda ele alınacağı, özgür, bağımsız gazeteciliğin
koşullarının oluşturulması için milat olmasıdır” denildi. Raporda, Gazetecileri Koruma
Komitesinin (CPJ) 18 Aralık 2013 raporunda cezaevlerinde en çok gazeteci bulunduran
ülkeler arasında Türkiye’nin İran ve Çin’i geçerek birinci sırada yer aldığı hatırlatılarak,
gazetecilerin yargılanmasına neden olan TMK, CMUK ve TCK’nin ilgili maddelerinin
basın özgürlüğü lehine değiştirilmesi talep edildi. Raporda, Türkiye’de haber akışının
engellendiği, ana medyada haberlerin gizlendiği, istenmeyen haberlerin üzerinin örtüldüğü,
görmezden gelindiği bir ortamda halkın gerçekleri öğrenemeyeceği, bilgilenemeyeceği
belirtildi. Ayrıca gazetecilerin aldığı ücret ortalamasının Türkiye’de yoksulluk sınırının
altında olduğu da vurgulandı. (10.01.2014)
 Kapatılan Altın Madeni İşçilerinden Eylem! İzmir İl Özel İdaresi tarafından geçen 31
Aralık itibariyle 'Çevre İzni veya Çevre İzin ve Lisans Belgesi' bulunmadığı gerekçesiyle
faaliyeti durdurulan Dikili İlçesi'ndeki Koza Altın Şirketi Çukuralan İşletmesi'nde ücretsiz
izne çıkartılan 450 işçi eylem yaptı. Ege Bölgesi Maden- İş Sendikası Başkanı Tamer
Küçükgencay; Çukuralan Altın Madeni 31.12.2013 tarihinde İzmir İl Özel İdaresi
tarafından mühürlenmesi sonucu 450'ye yakın işçinin mağdur olduğunu; Sendika olarak bu
mağduriyete sessiz kalamayacaklarını ifade etti. İşçilerin ve ailelerinin, İşveren Koza Altın
İşletmeleri A.Ş.'nin daha fazla zarar görmemesi için Çevre İzni ile ilgili şirket tarafından
tamamlanmış sürecin sonuçlandırılmasını ve Çukuralan Altın Madeninin kapatılma
kararının bir an önce kaldırılmasını da talep etti. Koza Altın İşletmeleri İşletme Müdürü
Cemalettin Çetin ise ücretsiz izne ayrılan işçilerin daha fazla mağdur olmaması için
yönetim kurulu kararı ile maaşlarının yarısını ödeme kararı aldıklarını belirtti. (10.01.2014)

Taşeron işçiler AKP önünde eylem yaptı. Antalya'da Karayolları Genel Müdürlüğü'nde
taşeron olarak çalışan işçiler, Yol-İş Sendikası öncülüğünde; AKP il Başkanlığı önünde
eylem yaptı. Yapılan açıklamada, Karayolları Genel Müdürlüğü'nde taşeron işçi statüsünde
çalışanların haklarını korumak amacıyla, Türkiye Yol-İş Sendikası tarafından açılan
davaların 2011 yılı içinde sonuçlandığı belirtildi. Açıklamada, sonuçlanan bu davalara göre
taşeron işçilerin Karayolları Genel Müdürlüğü işçisi olduğu ve toplu iş sözleşmesinden
yararlanması gerektiğinin Yargıtay 9'uncu Hukuk Dairesi'nce onandığı vurgulandı.
Yargıtay kararına istinaden her bir işçinin kadroya geçirilmesi gerekirken bu yargı
kararının uygulanmadığı ifade edilen açıklamada, Yargı kararıyla Karayolları Genel
Müdürlüğü işçisi olduklarına karar verilen işçilerin devletten alacağı 2 milyar TL iken
İşçilerin kadroya atanmaları karşılığında bu alacaktan mahkemede sulh yoluyla
vazgeçmeye hazır oldukları ifade edildi. Bu kapsamda 8 bin 761 işçi çalışmakta olup,
15
yaşanan sorun işçilerin aileleriyle
vurgulanmıştır. (11.01.2014)
birlikte
40
bin
kişiyi
ilgilendirdiği
de
 Punto Deri'de sınıf dayanışması! İstanbul Punto Deri işçilerinin direnişi devam ediyor.
Zeytinburnu’nda Kurulu bulunan Punto Deri fabrikasının işvereni, DERİTEKS
Sendikasında örgütlendikleri için toplam 78 işçiyi işten atmıştı. İşçilerin işverenin
sendikayı tanıması ve işe geri dönmek için Zeytinburnu’nda bir araya geldi. Deri işçilerine
TÜMTİS, TEKSİF, Cam Keramik-İş Sendikası ve siyasi partiler de destek
verdi.(11.01.2014)
 Sendikalı oldular, işten atıldılar. Denizli’de üretim yapan; 2 aydır TEKSİF’ in
örgütlenme faaliyeti yürüttüğü; Zorlu Tekstil patronu sendikaya üye olan 36 işçiyi işten
attı. İşten çıkarılan işçiler, işe iade ve sendika talebiyle direnişe başladı. Direniş sırasında 6
işçi daha yine işin azlığı bahane edilerek işten çıkarıldı. Çalışma koşullarının çok ağır
olduğu belirtilen fabrikada; işçiler zorunlu mesaiye bırakıldıklarını, yönetimin yıllık
izinleri istedikleri zaman kullanmalarına izin vermediğini söylüyor. Konuyla ilgili
konuşan Türk-İş İl Temsilcisi Recep Oktay, işçilerin iş olmadığı gerekçesiyle işten
çıkarıldığını ancak Zorlu Tekstil’in 2017 yılına kadar sipariş aldığına dikkat çekti. Yeni
işçi alımlarının olduğunu da vurgulayan Oktay, “Zorlu Tekstil işçisinin Anayasal hakkı
gasp ediliyor, toplu sözleşme hakkımızı kazanana kadar örgütlenme faaliyetlerine devam
edeceğiz” dedi.(11.01.2014)
 Madenci huzursuz! TTK yılın ilk günü yine bir işçi eylemiyle gündeme geldi. İşçiler
ödenmeyen ikramiyeleri için TTK Genel Müdürlüğünü bastı. İşçiler, bu eyleme neden olan
sorunun buz dağının görünen yüzü olduğunu söylüyor. İşveren baskısı, ücretlerin özel
sektördeki işçilerin ücretleri seviyesine düşürülmesi, işçi açığının kapatılmaması, iş
kazaları, taşeronlaştırma gibi sorunlar nedeniyle madenciliğin bölge insanının tercihinde en
son sırada kaldığına dikkat çekiliyor.(11.01.2014)
 Emeklilikte yaşa takılanlar Kadıköy'de eylemdeydi. Çeşitli sendikalara mensup
çalışanlar tarafından oluşturulan "Emeklilikte Yaşa Takılanlar Türkiye Platformu" üyeleri,
prim gününü tamamladıktan sonra emekli olmak için yaş bekleyenlerin emekli
olabilmesini sağlayacak düzenlemenin yapılması için basın açıklaması düzenlediler.
İskele Meydanında düzenlenen basın açıklamasına CHP İstanbul Milletvekilleri Süleyman
Çelebi, Kadir Gökmen Öğüt ile Mevlüt Aslanoğlu da katılarak destek verdiler. İlk olarak
Platform adına basın açıklaması yapan Mehdi Bıkmaz; ellerinden alınan emeklilik hakları
için burada olduklarını, mağduriyetlerini giderecek düzenlemenin torba yasaya girene
kadar mücadelelerine devam edeceklerini ifade etti. (12.01.2014)
 Hak gaspları ayakkabı kutusunda! Ülkenin dört bir yanından Ankara’ya gelen
emekçiler, bakan ve bakan çocuklarının da adlarının karıştığı yolsuzluk ve rüşvet
skandalına karşı yürüdü. İşçi, öğretmen, mimar, mühendis, hekim, öğrenci gibi birçok
kesimin katıldığı mitingde, emekçiler, yoksulluğun giderek arttığı bir dönemde hükümetin
milyon dolarlar vurmasına tepki gösterdi ve bütçede kendilerine ayrılmayan payların,
maaşlara yapılmayan zamların ayakkabı kutularından çıktığını söyledi.(12.01.2014)
16
 Taşeron işçinin çilesi bitmiyor. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
yemekhane bölümünde çalışan 11 işçi, mahkeme kararlarının aksine taşeron olarak
çalıştırılmaya devam ediyor. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi yemekhane
bölümünde çalışan taşeron işçiler, 29 Eylül ve 20 Aralık günlerinde yemekhanedeki
taşeron şirket Beyaz Saray ve Hastane yönetiminin imzasıyla İstanbul Üniversitesinin
Beyazıt Kampüsü’ne gönderildi. 1 Ocak tarihinde işçilerin çalıştığı Beyazıt
Kampüsü’ndeki taşeron şirket el değiştirince işçiler Cerrahpaşa Tıp Fakültesi yemekhane
bölümüne geri dönmek için yemekhanenin taşeron şirketine başvuruda bulundu. Taşeron
şirket ise işçileri hiçbir neden göstermeden işe geri almayı reddediyor. Üniversite
yönetiminin ‘Rotasyon’ olarak adlandırdığı ve işçilere geri döneceklerine dair teminat
verdiği uygulamanın sonunda 11 taşeron işçisi işsiz kaldı Üniversite yönetimi bu durum
karşısında ‘hatalıyız’ dese de işçilerin işe dönmesi için hiçbir adım atmıyor. Dev Sağlık-İş
Sendikasında örgütlü olan işçilerin hastane yönetimi ile yaptıkları görüşmeden de bir sonuç
çıkmadı. İşçiler hastane yönetiminin ve taşeron şirketin hiçbir adım atmaması üzerine işe
geri dönene kadar hastane bahçesinde direniş çadırı kurdular. Direniş çadırı kurulmadan
önce bir basın açıklaması gerçekleştiren işçiler, direnmekten başka yollarının kalmadığını
ve işlerine geri dönene kadar geri adım atmayacaklarını belirttiler. Dev Sağlık-İş
Örgütlenme Sekreteri hastane yönetiminin de en az taşeron şirket kadar işten atmalardan
sorumlu olduğunu dile getirdi(13.01.2014)
 Sendikalı oldukları için işten atılan Migros işçileri eylem yaptı. Eylem sırasında
işçilerin örgütlü olduğu Depo Güvenlik Sendikası (DGD) Başkanı Murat Bostancı yaptığı
açıklamada, 33 işçinin sendikalarına üye olduğu için 24 Aralık’ta işten çıkarıldığını
belirterek, eylemlerinin işçiler sendikal haklarıyla işe dönene kadar süreceğini kaydetti.
(13.01.2014)
 1000 kamyoncu kontak kapattı. Son dönemlerde artan motorin fiyatları ve hükümetin
nakliye konusunda yaptığı düzenlemeler kamyoncuların tepkisine yol açtı. Gebze'de
bulunan ve bölgenin en büyük nakliyatçılar garajı olan Marmara Nakliyatçılar Garajında
toplanan yaklaşık 1000 kamyon sahibi ve şoför kontak kapatırken, artan mazot fiyatları
nedeniyle iş yapamaz duruma geldiklerini söyledi. Birçok nakliyat firmasının iş
yapamadığı için kapısına kilit vurduğunu ifade eden kamyoncu esnafı, protesto sırasında
sık sık hükümet aleyhine sloganlar attı. Kamyoncular, lojistik sektöründe çalışan firmalara
2,5 TL'den motorin verildiğini, kendilerine de bu fiyatın uygulanmasını talep etti. C2
belgesiyle yurt dışına çalışan kamyoncuların yurtiçinde de taşımacılık yapmalarına sitem
eden kamyoncular, K1 belgesiyle de yurt dışında taşımacılık yapmak istediklerini ifade
ettiler. Kamyoncuların tepki gösterdiği bir diğer konu ise Marmara Kamyoncular Garajına
girişte ödedikleri 10 TL'lik giriş bedeli oldu. Kamyoncular ödedikleri gecelik 10 lirayı
yüksek bularak bu rakamın 5 TL'ye inmesini talep etti.( 13.01.2014)
 Taşeron işçiler kadro istedi. Şanlıurfa’da, belediyede taşeron olarak çalışan bir grup işçi,
kamuda çalışan 600 bin taşeron işçiye kadro verilmesi için eylem yaptı. Bir işçinin çöp
torbası içine girdiği eylemde, işçiler bir an önce kadro taleplerinin karşılık bulmasını istedi.
Torba Yasa ile işçilere kadro yolunun açılacağını ifade eden taşeron işçiler, hayallerinin
17
gerçekleşmesi için siyasilerin duyarlılığını beklediklerini dile getirdi. Torbaya taşeron
olarak giren işçinin kadrolu çıkmasını arzuladıklarını anlatan işçiler, "Tek isteğimiz Torba
Yasa ile yıllardır taşeron olarak çalışan biz işçilerin kadroya alınmasıdır"
dedi. (13.01.2014)
Araştırmalar
 DİSK’e bağlı Dev Maden-Sen’in raporuna göre 2013 yılında madenlerde yaşanan 98
iş kazasında 95 işçi öldü, 191 işçi yaralandı. 2012 yılında ölümlü kazalarda 78 madenci
yaşamını yitirirken, 2013 yılında bu sayının 95’e yükseldiği görülüyor. DİSK; bu durumun
kaygı verici olduğuna dikkat çekmekle birlikte; istisnasız her ay madenlerde ölümlü iş
kazaları yaşandığı ifade ediliyor. Madenlerde neredeyse 4 günde bir iş kazalarının
gerçekleştiği ve 4 günde bir 1 madenci yaşamını yitirdiği belirtilen raporda; Kazaların
Urfa’dan Bodrum’a Türkiye’nin her yerinde madencilerin canını aldığı
belirtiliyor. Raporda geçtiğimiz aralık ayına ilişkin veriler de endişe verici olarak
değerlendiriliyor. Rapora göre, aralık ayında madenlerde 12 iş kazası yaşandı. Bu
kazalarda 10 işçi can verdi. Yılın son günlerinden 30 Aralık 2013 tarihinde Zonguldak
Kilimli ve Rize Çayeli’nde iş kazaları yaşandı. Kilimli ’de daha önce mühürlenen bir
madende yaşanan göçükte toprak altında kalan 42 yaşındaki Yüksel Yüksel adlı işçi
yaşamını yitirdi. Dev Maden-Sen raporunda devlet ve işverenlerin sendikaları “zararlı”
gören anlayışının ölümlere davetiye çıkardığına dikkat çekildi. Sendikaları dışlayan bir
anlayışla çıkarılan yasa, tüzük ve yönetmeliklerin ihtiyaca yanıt vermediğinin maden
ocaklarında artan iş cinayetleriyle görüldüğüne dikkat çekilen raporda, “AKP hükümetinin
başta özelleştirme ve taşeronlaştırma politikaları olmak üzere, 12 Eylül yasaları sürdükçe
çalışma yaşamında sorunların azalmayacağı; iş cinayetlerinin devam ederek toplumsal
adaletsizliğin daha da artacağı belirtildi. (04.01.2014)
 Üç yüz bin çocuk işçi! Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın rakamlarına göre 6-14 yaş
arasındaki 292 bin çocuk ‘ekmek peşinde’ olduğu için okula gidemiyor. Yasalara aykırı
olmasına rağmen çalıştırılan yüzbinlerce çocuk, çeşitli kaza ve şiddet faktörüne karşı da
korumasız. Bakanlığın geçen yılın sonunda hazırladığı “Ulusal Çocuk Hakları Strateji
Belgesi ve Eylem Planında, 6-17 yaş arasındaki 15 milyon 247 bin çocuktan 893 bini
çalışıyor ancak; 6-14 yaş arasındaki çocukların çalıştırılması yasalara aykırıdır. Buna
rağmen 292 bin çocuk hale hazırda çalışmaktadır. Söz konusu 292 bin çocuğun yüzde
20’si zorunlu eğitime devam etmiyor. Bakanlığın raporunda 15-17 yaş grubundaki
çocukların yüzde 66’sı çalışıyor ve onlar da liseye gitmiyor. Raporda çocuk işçilik üzerine
dikkat çekici ayrıntılar da var. Buna göre Çalışan çocukların yarısı tarım sektöründe; ancak
kalan yarısı aile işçisidir. Dolayısıyla anne-babalarına yardım ederken hem ücret
almıyorlar hem de kayıtlara geçmiyorlar. Raporda kayıt dışı çalışan çocuklar için bir de
itiraf var: “Bu istatistikler doğrultusunda çalışan çocukların büyük bir kısmının kayıt dışı
ya da yasal yaş sınırının altında olması dolayısıyla bu çocukların çalışma koşullarının ve
gelişimlerinin izlenmesi oldukça zordur.”
Çocuk işçiliğinin önlenmesi konusunda bir programın olmadığının belirtildiği rapora göre,
çocuk işçiliğini önleme çalışmalarında en önemli engellerden birinin, etkili bir izleme
18
sisteminin olmayışı olarak tanımlanıyor. “Çalışan çocukların haklarını korumaya yönelik
mevzuatın etkin bir şekilde uygulanabilmesi için bir takip sistemine ihtiyaç duyulmakta”
denilen raporda, entegre bir “Çocuk İşçiliği İzleme Sistemi” kurularak, yerel izleme
birimlerinin oluşturulması gerektiğine dikkat çekiliyor. Çocuk işçiliğinin çocukların sosyal
hayata katılımlarını da zorlaştırdığı kaydedilen raporda, çalışan çocukların sosyal ve sportif
açıdan kendilerini geliştirmelerine fırsat vererek, bu eşitsizliği giderecek düzenlemelere
ihtiyaç duyulmaktadır” ifadeleri yer alıyor. (06.01.2014)
 Tarım Sektöründe Kadınların% 97'si Kayıt Dışı! TUİK verilerinden derlenen bilgilere
göre; Tarım sektöründe bu yılın eylül ayı itibariyle 6 milyon 370 bin kişi istihdam
edilirken; bunun 1 milyon 31bini kayıtlıdır. Aynı dönemde istihdam edilen kadınların
%97'si ise kayıt dışıdır. (07.01.2014)
 Türkiye Kamu-Sen, 2013 Aralık ayında dört kişilik ailenin asgari geçim haddinin, 3
bin 702 lira 33 kuruş olduğunu ve son bir yılda 178 lira 71 kuruş artığını bildirdi.
Sendikanın Araştırma Geliştirme Merkezi'nin yaptığı 2013 Aralık ayına ait asgari geçim
endeksi araştırma sonuçları açıklandı. Araştırma sonuçlarına göre, dört kişilik ailenin insan
onuruna yaraşır bir biçimde yaşayabilmesi için gerekli olan en düşük miktarı ifade eden
asgari geçim haddinin, 3 bin 702 lira 33 kuruşa yükseldiği, asgari geçim haddinin son bir
yılda 178 lira 71 kuruş arttığı belirtildi. Yapılan araştırmada bir memurun 657 sayılı
Kanun'a uygun şekilde görevini sürdürmesi ve sosyal hayattaki yerini alabilmesi için
gerekli olan en düşük tutar olan yoksulluk sınırının ise bin 853 lira 16 kuruş olarak
belirlendiği kaydedildi. Bir kişinin sosyal yaşam içerisinde hayatını sürdürebilmesi için
gerekli en düşük miktar olan açlık sınırının ise kasım ayına göre yüzde 0,81 artarak bin
426 lira 65 kuruş oldu. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk Ocak ayı
itibarıyla memurların, alacakları maaşın yalnızca 123 lira zamlandığı gerçeğiyle yüz yüze
kalacağını, kamu çalışanlarının ve emeklilerin üzerinde düşünmeden 2 günde yangından
mal kaçırırcasına atılan imzayla ekonomik çıkmaza sürüklendiğini savundu. Türkiye'de
yaşanan olayların adım adım yaklaşan bir ekonomik krizin göstergesi olduğunu ileri süren
Koncuk, olumsuz ekonomik gelişmeler karşısında memurların, bütün bir yılı 123 liralık
zam ile geçirmek zorunda bırakıldığını ifade etmiştir. Benzine, yakıta, gıdaya gelen
zamlar, dövizin yükselişi karşısında memur maaşlarının kuşa döndüğü belirtilen
açıklamada; kamu çalışanlarının kendi hak ve menfaatleri için çok ciddi mücadele vermesi
gerektiği ifade edilmiştir.(09.01.2014)
 Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), bugün
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde parti başkan vekillerine, “10 Ocak Çalışan
Gazeteciler Günü Raporu” başlıklı gazetecilerin sorunlarıyla ilgili hazırlanan özet
raporu sundu. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın
(TGS) hazırladığı “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” başlıklı rapor, Türkiye’de
gazetecilerin yaşadığı zorluklara mercek tutuyor. Yıllardır yasalarda gazetecilerin yasal
haklarını koruyan düzenlemenin yapılmadığına vurgu yapılan raporda, 10 Ocak 1961’den
bu yana gazetecileri koruyan herhangi bir yasal düzenlemenin; gelip geçen onca hükümete
karşın; parlamentoya hiç gelmediği belirtilmiştir. Türkiye’de sadece çalışan gazetecilerin
19
yüzde 1 oranında sendikalı olduğuna dikkat çekilen raporda, özgür bir medya ortamının
yolunun gazetecilerin örgütlülüğüyle mümkün olduğu ifade edilmiştir. Türkiye’de son 10
yılda gazeteciler üzerindeki baskının giderek yoğunlaştığı; sermaye, siyaset, medya
sarmalında emeğin göz ardı edilerek, sansür ve oto sansürün gazetecilerin mesleklerini
yapamaz hale getirdiği belirtilmiştir. Raporda ayrıca Gezi olaylarında yaralanan 100’e
yakın gazeteciyle ilgili Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın
yaptığı suç duyurularına rağmen hiçbir polis hakkında işlem yapılmadığı da belirtilmiştir.
Gazetecilerin çoğunluğunun Basın Meslek Yasası dışında kaçak çalıştırıldığı ifade edilen
raporda; cezaevlerinde en çok gazeteci bulunduran ülkeler arasında Türkiye’nin birinci
olduğu önemle vurgulanmıştır. Son olarak; parlamento göreve çağırılarak özgür, bağımsız
gazeteciliğin koşullarının oluşturulması için gerekenlerin yapılması talep edilmiştir.
(10.01.2014)
 2013'te en az 1235 işçi iş cinayetlerinde öldü. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi 2013
yılına dair yayınladığı raporda, 2013 yılında en az 1235 işçinin yaşamını yitirdiğini ve
bunların en az 59’unun çocuk işçi olduğunu belirtti. Aylara göre iş kazalarının dağılımına
bakıldığında, ocak ayında 81 işçi, şubat ayında 60 işçi, mart ayında 74 işçi, nisan ayında 74
işçi, mayıs ayında 114 işçi, haziran ayında 104 işçi, temmuz ayında 120 işçi, ağustos
ayında 130 işçi, eylül ayında 124 işçi, ekim ayında 113 işçi, kasım ayında 129 işçi ve aralık
ayında 112 işçinin hayatını kaybettiği belirtildi. Raporda, iş cinayetlerinin mayıs ayı ile
birlikte özellikle mevsimlik işçiliğe ihtiyaç bulunan dönemle birlikte arttığı belirtiliyor.
Raporda, iş kollarına göre iş kazalarının dağılımında; inşaat, yol iş kolunda 294; tarım,
orman iş kolunda 198; taşımacılık iş kolunda 131 işçi hayatını kaybetti.
Raporda, nedenlerine göre iş kazalarının dağılımına bakıldığında, trafik, servis kazası
nedeniyle 433; ezilme, göçük nedeniyle 222; düşme nedeniyle 189; patlama, yanma
nedeniyle 79; elektrik çarpması nedeniyle 79; zehirlenme, boğulma nedeniyle 60; nesne
düşmesi, çarpması nedeniyle 33 işçi hayatını kaybetti. Raporda, 2013 yılında yaşamını
yitiren 1235 işçinin sadece 3’ünün meslek hastalığı nedeniyle yaşamını yitirdiği
vurgulandı. Aynı raporda, iş kazalarının toplumsal cinsiyetlerine göre dağılımında,
103’ünün kadın işçi ve 1132’sinin ise erkek işçi olduğu belirtildi.
Raporda belirtildiğine göre, yaşamını yitiren çocuk işçilerin 25’i tarım, 8’i metal, 8’i
ticaret, 6’sı inşaat, 4’ü tekstil, 2’si gıda, 1’i kimya, 1’i maden, 1’i çimento, 1’i iletişim ve
1’i genel işler iş kollarında çalışıyordu. Bir çocuğun çalıştığı iş kolu ise belirlenemedi.
Raporda, şehirlere göre iş kazaları dağılımına da yer verildi. Buna göre Türkiye’de en fazla
iş kazaları, sanayinin merkezi olan İstanbul’da meydana geldi. (13.01.2014)
 Ekim ayı işsizlik oranları açıklandı; 202 bin daha işsiz kaldı. TUİK rakamlarına göre Türkiye
genelinde işsiz sayısı 2013 yılı Ekim’de bir önceki yılın aynı dönemine göre 202 bin kişi
artışla 2 milyon 743 bin kişiye yükselirken, işsizlik oranı yüzde 0,6 puan artış ile yüzde 9,7
seviyesinde gerçekleşti. İşsiz sayısı Eylül dönemine göre 88 bin kişi azalırken, işsizlik
oranı 0,2 puan geriledi. Tarım dışı işsizlik oranı Ekim’de bir önceki yılın aynı dönemine
oranla 0,5 puanlık artış ile yüzde 11,9, 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı ise 1,2
puanlık artış ile yüzde 19,3 oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 2013 yılı Ekim döneminde, bir
önceki yılın aynı dönemine göre 139 bin kişi artarak 25 milyon 648 bin kişiye yükseldi. Bu
20
dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 294 bin kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde
çalışan sayısı 433 bin kişi arttı.(15.01.2014)
 DİSK-AR’a göre, gerçek işsizlik oranı yüzde 15,5, işsiz sayısı da 4 milyon 698 bin kişi.
Türkiye ekonomisinin istihdam yaratma kapasitesi azalırken, istihdamın kalitesinin
bozulmaya devam ettiği ve işsizlik oranlarındaki artışın sürdüğünü belirten DİSK-AR,
TUİK işsizlik verileri ile ilgili değerlendirmede bulundu. DİSK-AR’a göre, istihdam
edilenlerin sayısı 1 yılda sadece 139 bin artış gösterdi. İstihdam artışı 2008 Eylül ayından
bu yana bu dönem için en düşük seviyesinde gerçekleşti. Ekim 2013 döneminde umudu
olmadığı için ya da diğer nedenlerle son 3 aydır iş arama kanallarını kullanmayan ve işe
başlamaya hazır olduğu halde bu nedenle işsiz sayılmayanlar (umutsuzlar) da dâhil
edildiğinde işsizlik oranının yüzde 9,7 değil, yüzde 15,5, işsiz sayısının da 2 milyon 743
bin değil, 4 milyon 698 bin kişi olarak gerçekleştiği belirtildi. Ayrıca İşgücüne katılım
oranı düşmeseydi işsiz sayısındaki artış 202 bin değil 301 bin olacağı belirtildi. Gizli
işsizler olarak değerlendirilen çaresizler de(zamana bağlı eksik ve yetersiz istihdam
edilenler) ilave edildiğinde, çaresiz, umutsuz ve resmi işsizlerin sayısındaki toplam artış
249 bini bulmaktadır. Sadece işinden memnun olmadığı için iş arayanlarla, yeterli sürede
çalışacak iş bulamayanlardan oluşan çaresizlerin sayısındaki artış 56 bin kişi oldu. DİSKAR “1 yılda yaratılan toplam istihdam artışının 139 bin kişi olduğu düşünüldüğünde, bu
artışın yüzde 40’ını çaresizlerin oluşturduğu görülüyor. Çaresizler, umutsuzlar ve resmi
işsizlerin toplam sayısının 5 milyon 644 bin olduğuna dikkat çekilerek, Geniş istihdam
içindeki payının ise yüzde 18,6 olduğu belirtildi. Kadınlar için geniş tanımlı işsizlik oranı
ise yüzde 23’tür. Türkiye yolsuzluk gerçeği ile yüzleşirken ekonominin istihdam yaratma
kapasitesi hızla daralmaktadır. Türkiye’yi düşük kur yüksek faiz politikaları ile yönetmeye
çalışan AKP hükümeti bir kez daha güvendiği faize dayalı sıcak para sisteminin
duvarlarına çarpmıştır” ifadelerini kullandı. Haftalık çalışma sürelerinin emsallerine göre
çok daha yüksek olduğu Türkiye’de 5 kişinin yapacağı işi 4 kişinin yaptığı ifade edilmiştir.
Hükümetin ucuz işgücü için, taşeron çalışmayı yaygınlaştırmayı, kıdem tazminatını fona
devrederek ortadan kaldırmayı, kölelik bürolarını hayata geçirmeyi hedefleyen tavrı
eleştirilirken; işsizlikle mücadeleyi, çalışma koşullarını kötüleştirerek, ücretleri düşürerek
çözmeye çalışan bu anlayışa karşı durulması gerektiği vurgulanmıştır. (16.01.2014)
Uluslararası Sendikal Hareket ve Halk Direnişleri
 ARJANTİN: Cankurtaranlar pes etti. Fanta Fe eyaletindeki Parana nehrinin batı
sahillinde yer alan ve 1 milyon 200 binlik nüfusuyla ülkenin 3. kalabalık kenti olan
Rosario’da cankurtaranlar iş yoğunluğundan dolayı pes etti ve 24-26 tarihlerinde 2 günlük
grev yaptı. Rosario Cankurtaranlar Sendikası Genel Sekreteri Nanis, cankurtaranların
geçen 8 yıl boyunca yalnız başlarına çalıştıklarını, sayılarının arttırılmadığını ve çok kötü
koşullarda çalıştıklarını, istekleri yerine getirilmezse, 2014’ün ilk günlerinde yeniden greve
çıkacaklarını belirtti. (04.01.2014)
21
 SRİ LANKA: Kadrolu olmak istiyorlar. Jaffna Eğitim Hastanesi’nde çalışan 240 geçici
sağlık emekçisi, kadro taleplerini dile getirmek için grev yaptı. 2006’dan beri maaşları
ödenmeyen 23 devlet hastanesindeki 20 bin sağlık emekçisi ise 19 Aralık’ta 4 saatliğine iş
bıraktı. Seylan Tüm Sağlık Hizmetleri Sendikası (ACHSU) hükümetin yapılan
görüşmelerden sonra ödemeleri yapma niyeti olmadığını açıkladı. (05.01.2014)
 PAKİSTAN: Yüzlerce sağlık emekçisi eylem yaptı. Penjab Yardımcı Sağlık Emekçileri
Birliği (PPSA)’nde örgütlü paramedik, teknisyen, koğuş bakıcısı, ilaç reçetesi
düzenleyicisi ve temizlikçiden oluşan yüzlerce yardımcı sağlık emekçisi teşvik ve
promosyonlarının ödenmemesi üzerine 19 Aralık’ta Lahor devlet hastanelerinde
eylemdeydi. (05.01.214)
 VENEZUELLA: 72 saatlik grevle başardılar. Guayana bölgesinde devlete ait CVG
Venalum fabrikasındaki Alüminyum İşçileri Sendikası üyesi işçiler 23-26 Aralık
tarihlerinde 72 saatlik grev yaptı. CVG, işçilerin geçmişe ait maaşlarını ödemeyi ve
misilleme yapmamayı kabul etti. Üretim başladı.(05.01.2014)
 KANADA: Grev hakem kararıyla sona erdi. Ontario eyaletinde Kızılhaç tarafından
yürütülen evde Kişisel Bakım Hizmetleri’ni yürüten emekçiler, 11 Aralık’tan bu yana
grevdeydi. Çoğunluğu kadın olan Uluslararası Bakım Hizmetleri Emekçileri Sendikası
(SEIU) üyesi 4500 emekçi, geçen 5 yıl boyunca hiç zamlı maaş almamış, genellikle evde
bakım için kullandıkları kendi araçları için de hiçbir ücret ödenmemişti. Grev hakem
kararıyla sona erdi. Süreç 3 Ocak’ta yürürlüğe girdi. (06.01.2014)
 FRANSA: Petrol devi Total yenildi. Fransız petrol devi Total’in La Mede, Gonfreville ve
Feyzin rafinerilerinde 18 Aralık’tan bu yana üretim durmuştu. Fransız Demokratik İşçi
Konfederasyonu (CFDT) üyesi işçiler işverene zam isteklerini kabul ettirdi ve 27 Aralık’ta
işbaşı yaptı. (06.01.2014)
 İşçiler işten çıkarmalara tepkili! 26 Aralık’ta Paris Charles De Gaulle Havaalanı’nda
işçiler, sendikanın onayı olmadan 1 günlük grev yaptı. İşçiler, “genel halsizlik” raporu
alarak çalışmadılar. 200 civarındaki işçi işten çıkartılmak isteniyor. (06.01.2014)
 Toplantı odasının kapısını lastiklerle kapatarak yetkilileri rehin aldılar. Fransa’nın
kuzeyindeki bir araç lastiği fabrikasında çalışan işçiler, patronlarını kuşatma altına aldı.
İşçilerin fabrika müdürü ve insan kaynakları şefiyle yürüttüğü toplantıda iplerin
gerilmesinin ardından bir grup çalışanın toplantı odasının kapısını dev lastiklerle bloke
ettiği belirtildi. 2013′ün mart ayında aynı fabrikada işlerinden olmak istemeyen çalışanlar
tesisin önüne gelerek protesto eylemi yapmış ve araba lastikleri yakmıştı . Ekonomik krizin
etkilerinin en ağır hissedildiği 2009 yılında Fransa’da patron rehin alma eylemleri yaygın
hale gelmiş, ancak ekonominin yavaş yavaş düzelmesiyle bu olayların sıklığı azalmıştı.
(07.01.2014)
22
 PORTEKİZ: İşçiler özelleştirmeye karşı! Portekiz İşçileri Genel Konfederasyonu
(CGTP)’ndan yapılan açıklamaya göre; Başkent Lizbon’da temizlik işçileri kent için
gerekli hizmetlerin özelleştirilmesi ve taşeron kullanılmasına karşı çıkarak 23 Aralık-5
Ocak tarihlerinde iki hafta iş bıraktı. (06.01.2014)
 İNGİLTERE: İtfaiyeciler emeklilik haklarını savunuyor. İngiltere ve Galler’deki
İtfaiyeciler Sendikası (FBU) üyeleri 13 ve 14 Aralık’ta 4’er saatlik iş bırakmıştı.
İtfaiyeciler, emeklilik haklarına yapılan saldırının sona erdirilmesini istiyor. Eylül ayından
beri kısa aralıklarla aynı talepler için grev yapılmıştı. Yılbaşında çalışmadılar.
(06.01.2014)
 Postacılar işten çıkarılan arkadaşlarına sahip çıktı. Lancashire kontluğunun Burnley
kentinde postacılar, haksız ve adaletsiz biçimde işten çıkartılan arkadaşlarına sahip çıktı.
31 Aralıkta doğaçlama olarak bir yürüyüş düzenlediler. (06.01.2014)
 7500 kamu emekçisi iş bıraktı. Londra polisine destek hizmeti veren Kamusal ve Ticari
Hizmetler Sendikası (PCS) üyesi 7500 kamu emekçisi ücretlerine enflasyonun 1 puan
altında bir zam yapılmasını protesto etmek için 31 Aralık’ta 24 saatlik bir grev
gerçekleştirdi. (06.01.2014)
 İSRAİL: Belediyede grev sürüyor. Sderot kenti belediyesinde çalışan işçiler, çalışma
koşullarının düzeltilmesi için 27 Aralık’tan bu yana grevdeler. Ayrıca haberleşme
yardımının kesilmesine karşılar. Sendika kaynakları belediyenin 50 işçiyi erken emekli
olmaya zorlayıp işten çıkartacağını belirtti. (06.01.2014)
 MISIR: Doktorlar sağlıkta reform istiyor. Sağlıkta reform yapılmasını isteyen doktorlar
Doktorlar Sendikası Medya Komitesi’nin çağrısı üzerine 1 Ocak’ta iş bıraktı. Ülke çapında
doktorların yüzde 80’i eyleme katıldı.(06.01.2014)
 YEMEN: Uçaklar yarım gün havalanmadı. Maliye Bakanlığı’nın bir ay önce sendika
fonunu dondurması üzerine Sivil Havacılık Sendikası Sana Havaalanı’nda yarım gün iş
bıraktı. Tüm uluslararası ve yurtiçi uçuşlar iptal oldu.(06.01.2014)
 ARJANTİN: Hemşireler yılı grevle kapattı. Neuquén Hemşireler Sendikası (SEN)
üyeleri 26-31 Aralık tarihleri arasında grevdeydi. Teknik ve yardımcı sağlık personeli için
yüzde 31, yüksek hemşireler içinse yüzde 40 zam istiyorlar. (11.01.2014)
 MEKSİKA: Kargo işçileri güvenli işyeri istiyor. San Luis Potosi’de havaalanında paket
taşımacılığı yapan yaklaşık 200 gece vardiyası işçisi 31 Aralık’ta iş bıraktı. Bir gün önce
erken saatlerde 70 metrekarelik çatının çökmesi sonucunda bir işçi ölmüş, on işçi de
yaralanmıştı. İşçiler güvenli bir ortam sağlanıncaya kadar iş başı yapmayı
reddetti.(11.01.2014)
 ANTİGUA VE BARBUDA: Fazla mesai için grev! Antigua ve Barbuda Adaları’nın
başkenti St. John’daki sağlık emekçileri hâlâ ödenmeyen maaşları ve fazla mesai ücretleri
23
için 3 Ocak’ta çalışmadı. Antigua Ticaret ve Çalışma Sektörü Sendikası’na üye yaklaşık
700 emekçi iş bıraktı.(11.01.2014)
 ABD: 100 işçi işten atıldı. ABD’deki kamyon şoförleri ve havayolu ulaşımı gibi
sektörlerde çalışan işçilerin örgütlü olduğu en büyük özel sektör işçi sendikası olan
Taşımacılar Sendikası (Teamsters Sendikası)’na üye 100 işçi, Silgan Holding’in
Kaliforniya eyaletinin Modesto kentindeki paketleme fabrikasında çalışırken, yılbaşından
önce uygulanan lokavt nedeniyle işlerinden oldu. İşveren, iki yıllığına ücretleri dondurmak
istiyor. Silgan, Kuzey Amerika’da faaliyet gösteren en büyük metal kutu paketleme
tesislerine sahip ve 2013’ü rekor kârla kapattı. (11.01.2014)
 GÜNEY KORE: Demiryolcular özelleştirmeyi durdurdu. Güney Kore Devlet
Demiryolları (KORAIL) özelleştirilmek isteniyordu. Bunun üzerine Demiryolu İşçileri
Sendikası’na üye 7.300’ü aşkın işçi, 9 Aralık’ta greve başladılar ve özelleştirmeye karşı
çıktılar.
Çünkü
özelleştirme
işten
çıkarmalara
neden
olacaktı.
30 Aralık’ta hükümet kararından vazgeçtiğini duyurdu ve 22 gündür süren grev sona
erdi.(11.01.2014)
 HİNDİSTAN: Balıkçılar süresiz grevde! Tamil Nadu eyaletinin Pamban kasabasındaki 3
bin balıkçı, 31 Aralık’ta süresiz greve başladı. Balıkçılar önceki gün Sri Lanka
Donanmasınca tutuklanan 18 arkadaşının derhal serbest bırakılmasını istiyor. (11.01.2014)
 BİRLEŞİK KRALLIK: Avukatlar duruşmaya girmedi. Hükümetin yasal ücretlerinde
yüzde 30 kesinti yapmasını protesto etmek için Ceza Baroları Birliği (CBA)’ne üye
avukatlar, 6 Ocak’ta yarım gün duruşmalara girmedi. CBA Başkanı Lithman, 15.
yüzyıldan bu yana avukatların ilk kez iş bıraktıklarını belirtti. Adliyenin dışında toplanan
yüzlerce avukat adalet sistemini tehlikeye sokan durumu protesto etti. (13.01.2014)
 BULGARİSTAN: Liman işçileri yol kapattı. Burgaz limanında çalışan 60’dan fazla işçi,
5 Ocak’ta 15 dakikalığına yol kapattı ve ödenmeyen ücretleri ile tazminatlarını istedi.
İşçiler avukat tutup dava açacaklar. (13.01.2014)
 Tütün üreticileri tüccara tepkili! Ulusal Tütün Üreticileri Birliği (NAT) üyeleri,
Kapıkula Sınır Kapısı’na giden otoyolu 6 Ocak’ta trafiğe kapattı ve tütün balyalarını yaktı.
NAT Başkanı Filev, tüccarın kasıtlı olarak tütün alımını erteleyip fiyatı düşürmek
istediğini belirtti. Bu yılki fiyatlar geçen yılın altında. (13.01.2014)
 GÜNEY AFRİKA: Madenci grevi 11. Haftasında! Northam Platinyum şirketindeki
Ulusal Maden İşçileri Sendikası (NUM) üyesi 7 bin madencinin Kasım ayı ortalarında
başlattıkları grevi on birinci haftasına girdi. NUM, ücretlere yüzde 40 zam istiyor. İşveren,
yüzde 8-9 zam öneriyor. (13.01.2014)
 MOZAMBİK: 13. maaş için grev sürüyor. Operatör, duvarcı ustası, tamirci ve
şoförlerden oluşan iki yüzden fazla çalışan, Maputo Ring Yolu yapımını durdurdu.
Çalışanlar; 13. maaş olarak bilinen Yeni yıl ikramiyesinin ödenmesini, nedensiz olarak işçi
24
çıkartılmamasını, yereli araç-gereç sağlanmasını, fazla mesai ücretlerinin ödenmesini ve
düzenli sağlık hizmeti verilmesini istiyor. (13.01.2014)
 ZİMBABVE: Başkentte işçiler ücretlerini istiyor. Harare Belediye İşçileri Sendikası,
maaşların ödenmemesini protesto etmek için 6 Ocak’ta iş bıraktı. Sendika avukatları yasal
süreci başlattı. (13.01.2014)
 KENYA: Süpermarket zincirinde grev! Ülkenin en büyük süpermarketlerinden biri olan
Tuskys Süpermarketlerinde çalışan Kenya Ticari Gıda ve Güç birliği İşçileri Sendikası
üyesi binlerce işçi, imzalanan toplu sözleşmenin uygulanması için 19 Aralık’tan bu yana
grevde. Tuskys’in tüm şubeleri grev nedeniyle kapalı. (13.01.2014)
 Çiçek çiftliği işçileri perişan halde! Naivasha’daki Karuturi çiçek çiftliğinde çalışan
Kenya Plantasyon ve Tarım İşçileri Sendikası’na üye işçiler, iki aydır maaşlarını alamıyor.
Kamplarda su yok. İşçi çocukları aç ve perişan halde. Durumu protesto etmek için işçiler 9
Ocak’ta iş bıraktı. (13.01.2014)
 NİJERYA: Kamu emekçilerinden süresiz grev! Nijerya’nın Nasarawa Eyaleti
emekçileri, 6 Ocak’ta maaşlarının ödenmesi ve diğer özlük haklarının verilmesi isteğiyle
süresiz greve başladı. (13.01.2014)
 300 sağlık emekçisi 3 gün çalışmadı. Calabar Üniversitesi Eğitim Hastanesi’ndeki 300
sağlık emekçisi maaşlarının ödenmemesi üzerine 7-8-9 Ocak tarihlerinde 3 günlük uyarı
grevi yaptı. Eyleme hemşire ve başhemşireler de katıldı. (13.01.2014)
25
Download

ÇALIŞMA HAYATI BİLGİ NOTLARI (1-15 OCAK 2014)