Ekonomi
2
Muhasebe
hracatçılar iç piyasadan KDV’li aldıkları ürünü yurtdışına satarken KDV
tahsil edemiyorlar. Mevzuat, bu KDV’yi devletin 3 ay içinde ödemesini
öngörüyor. Bunun yanında iç piyasada yatırım teşvik belgesi alan bir
firma da aldığı ürün ya da ekipmanların KDV'sini devletten talep
edebiliyor. Son dönemde KDV iade süresinin 1 yılı geçtiğini ve toplam
meblağın 30 milyar lirayı bulabildiğini belirten işadamları, 2001 yılındaki
kriz ortamında IMF’den gelecek 500 milyon dolar ya da 1 milyar dolarlık
paranın ülkeyi düze çıkarabileceğinin tartışıldığını dile getirerek, “Bu
ortamda 30 milyar lira işleri yoluna koyar” diyor.İstanbul Demir ve
Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Tahsin Öztiryaki,
KDV’lerin geri ödenmesindeki sorunların çözümüne yönelik önerilerini
zaman zaman yetkililere aktardıklarını belirtiyor.
İ
Reel sektörün
3 0 m i lya r l i r a s ı
M a l i y e' n i n
kas asında
5
Gündem
HP lideri Devlet Bahçeli grup toplantısında konuştu.
Bahçeli, yolsuzluk ve rüşvet iddiaları üzerinden
Erdoğan'a yüklenerek, "bu gidişle tası tarağı toplayıp
okyanus ötesine kaçacak" dedi. Türk milletinin alınterini çalıp
da ardında dönüp ağza alınmayacak küfürler yağdıranları asla
unutmayacağız. Kursaklarından geçen haramı burunlarından
getireceğiz.Başbakan bu iğrenç diyaloglara ne diyecektir? Zekat
hırsızlarının bahanesi nedir? Rüşvet lehinde AKP için fetva veren
sözde din alimleri ve ilahiyatçılar niye sessizdir? Havaalanı
inşaatını rüşvet ve hırsızlık pistine çeviren gafiller ne diyecektir?
Bu havaalanının hayrı ne olacaktır? Bidon kafalılar diyen
küstahlar bile bu kadar alçalmamış ve insanlıktan çıkmamıştı.
M
M a r ke t l e r d e fiya t ı e n
fazla artan ürün
8
ürkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi
Bayraktar, ocak ayında marketlerde en fazla fiyat artışının yüzde
50,23 ile patateste, en fazla fiyat düşüşünün ise yüzde 35,1 ile
karnabaharda görüldüğünü bildirdi.Bayraktar, yazılı açıklamasında,
üreticiden tüketiciye, halkın tamamını yakından ilgilendiren gıda
fiyatlarındaki değişimleri, takip etmeye ve kamuoyunu bu konuda
bilgilendirmeye devam ettiklerini belirtti. TZOB olarak yaptıkları
araştırmaya göre, ocakta market fiyatlarında 3 üründe fiyat değişimi
görülmediğini, 11 ürünün fiyatının düştüğünü, 26 üründe ise fiyat
artışı olduğunu kaydeden Bayraktar, üretici fiyatlarında ise 14
üründe fiyatların bir ay önceki aya göre aynı kaldığını, 5 ürünün
fiyatında azalış, 17 ürünün fiyatında artış gerçekleştiğini ifade etti.
T
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
05 ŞUBAT 2014 Çarşamba
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
Artık
Ekonomi
Gazetesini twitter
& facebook’dan
okuyabilirsiniz
&
Umre
enflasyon
FAİZ ARTIRIMI
işe yarayacak!
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek CNBC'ye
Türkiye ekonomisini ve Merkez Bankası'nın
faiz artırım kararını değerlendirdi.
hesabına girdi
Umre enflasyon sepetinde
Enflasyon sepetini
güncelleyen TÜİK, TÜFE’ye DVD, tablet bilgisayar ve umreye gidiş ücretini ekledi.
CD, pirinç unu, elektrikli el süpürgesi ve Mp3 çaları ise sepetten çıkaran TÜİK, işsizlik hesaplamasını da AB’ye uyduracak.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) enflasyon sepetini güncelleyerek haccın yanı sına umreyi de kapsama aldı. 2014
endeks sepetine DVD, tablet bilgisayar ve umreye gidiş ücreti de eklendi.
ÜFE hesaplamalarında yapılan
değişiklikler hakkında bilgi veren TÜİK
Başkanı Birol Aydemir, hiçbir fiyat artışını
kaçırmadıkları ve günlük takip yaptıklarını
belirterek, umreye gidişlerin hane halkının
harcamalarında yer aldığını söyledi.
T
erkez bankasının
bağımsızlığı ve kredibilitesi
çok önemli. Faiz artırımı da
bu konularda etkili oldu. Faiz
artırımı işe yarayacak çünkü
dövizdeki aşağı yönlü baskılar
öncelikle iç piyasadaki portföy
değişikliğinden ve kurumsal döviz
talebinden kaynaklandı” şeklinde
konuşan Şimşek, “Bu dönemde
ciddi bir sermaye çıkışı görmedik”
dedi.
M
'SERMAYE KONTROLÜ SÖZ
KONUSU DEĞİL'
Şimşek, “Finansal enstrümanların
vergilendirilmesi ya da sermaye
kontrolü kesinlikle söz konusu
değil” diye ekledi.
'REFORM ÖNGÖRÜLEBİLİRLİĞİ
ARTIRACAK'
"Vergi reformu öngörülebilirliği
artıracak. Burada önceliğimiz gelir
vergisi reformu” diyen Şimşek, şöyle
devam etti:
“Ayrıca, brüt borç/milli gelir
oranımız yüzde 35 düzeyinde. Halen
AB ortalamasının üçte biri kadar.
Türkiye, yatırım yapılabilir notunu
korumak için ihtiyatlı mali
politikaya devam edecek. Ayrıca
enflasyonun tek hanelerde kalması
lazım, bunun için de merkezin
adımı yerinde. Gerekirse fazlasını
da yapacaktır.
BORSA
Ayrıca yeni dönemde TÜİK’in anket
çalışmalarına katılan iş yerlerine yönelik
analiz ödülü verecek. Başkan Aydemir,
zorunluluktan gönüllülüğe doğru geçmek için
uygulama başlatacaklarını belirtti.
OCAKTA GIDAYLA YÜKSELDİ
Ocakta TÜFE yüzde 1.7, ÜFE yerine açıklanan
Yİ-ÜFE ise yüzde 3.32 oranında arttı. Artışta
gıdadaki fiyat artışı etkili oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), yeni yılın ilk
enflasyon rakamlarını açıkladı. Ocak ayında
enflasyon gıda, alkollü içecekler ve tütünden
gelen artışla beklentilerin üzerine çıktı. Ocakta
tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) yüzde 1.72
oldu. ÜFE yerine açıklanmaya
başlanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi
(Yİ-ÜFE) ise yüzde 3.32 olarak
gerçekleşti.
Çarliston zirvesi
1
"Türkiye küresel konjonktür ve iç
dinamikler nedeniyle ılımlı büyüme
0 yılın en yüksek gıda ve
ulaştırma enflasyonu gerçekoranlarına alışmalı” ifadelerini
leşti.ENFLASYON ocakta aylık
kullanan Maliye Bakanı, “Biz de
politika yapıcılar olarak gerçekçiyiz. yüzde 1.72, yıllık yüzde 7.48 arttı.
Çarliston biber zam şampiyonu olarak
Hatırlayacak olursanız 2012'de de iç enflasyonu en çok arttıran gıdaların
talepte, politika değişikliğine bağlı öncülüğünü yaparken, kur ve vergi
olarak ciddi bir azalma olmuştu. Bu ayarlamaları nedeniyle ulaştırma
grubu da enflasyonu zirveye taşıdı.
yıl da benzer bir sonuç görebiliriz.
ENFLASYON yılın ilk ayına hızlı
Daha ılımlı bir büyümeyle yaşamak başladı. Türkiye İstatistik Kurumu
zorunda kalabiliriz” dedi.
(TÜİK) verilerine göre aylık enflasyon
yüzde 1.72 arttı. Yıllık enflasyon ise
'ANKETLER İSTİKRARSIZLIK
yüzde 7.48’e çıktı.
RİSKİ YANSITMIYOR'
Yaklaşan yerel seçimlerle ilgili
olarak anketlerin siyasi istikrarsızlık
riski yansıtmadığını ifade eden
Şimşek, “İktidar partisi hala yüzde
47-48 gibi ciddi bir desteğe sahip.
Bu yüzden kısa vadede büyümedeki
sınırlı bir azalmanın siyasi istikrara
etkisi olacağını sanmıyorum"
şeklinde konuştu.
İŞSİZLİK ORANI DÜŞECEK
Birol Aydemir, enflasyon sepetindeki
güncellemeye ilişkin olarak umreye gidişlerin
hacdan daha fazla olduğunu kaydetti.
Aydemir’in verdiği bilgiye göre ana grup
ağırlıkları bazında ise; ağırlığı yüzde 24.09’dan
yüzde 24.45’e yükselen gıda ve alkolsüz
içecekler grubu bu yıl da ilk sırada yer alacak.
2014 yılı enflasyon hesaplamasında ikinci
el otomobil satışları da yeniden
düzenlendi.
Bu yıldan itibaren hane halkının birbirlerine
olan araç satışları yerine galericilerin kar
marjları dikkate alınacak. Küresel krize
rağmen işsizlik oranlarında gelişmiş ülkeleri
geride bırakan Türkiye, bu alanda da yeni bir
hesaplamaya geçiyor. 2014 Hanehalkı İşgücü
Araştırması, Eurostat standartları ile tam
uyumlu olacak. Hanehalkı İşgücü Anketi her
hafta yapılırken, Büyükşehir Yasası’ndan
sonraki kent-kır nüfusundaki değişim de
hesaplamada olacak. Sonucu nisan ayında
belli olacak AB’ye uyumun esas alındığı
hesaplamada işsizlik oranının düşebileceği
belirtiliyor. TÜİK Türkiye için 2012 işsizlik
oranını yüzde 9.2 olarak açıklarken aynı oran
Eurostat verilerine göre yüzde 8.2. TÜİK, kentkır ayrımı istatistiklerini de
belirli bir süre
vermeyecek.
Yellen göreve başladı
ABD Merkez Bankası'nın (FED) yeni
başkanı Janet Yellen, yemin ederek
yeni görevine başladı.
örev süresi 31 Ocak'ta dolan Ben
Bernanke'nin yerine geçen Janet Yellen,
yemin ederek FED'in ilk kadın başkanı
oldu.Yellen, Başkan Obama tarafından 9 Ekim
2013 tarihinde FED başkanlığına aday gösterilmişti.14 Kasım tarihinde Amerikan Kongresi'ndeki Senato Bankacılık Komitesi önünde
ekonomiyle ilgili çeşitli konulardaki görüşlerini
açıklayıp komiteden gelen soruları cevaplayan
G
uro Bölgesi'nde deflasyon
riskinin iyice artması üzerine,
piyasayı canlandırmak için
Avrupa MB'nin daha gevşek para
politikasına geçmesi bekleniyor. Bu
durumdan ise en olumlu Türkiye
etkilenecek.Euro Bölgesinde enflasyonun düşüş eğilimini sürdürerek
sıfıra yaklaşması, deflasyon korkularını yeniden alevlendirdi.
E
Gözler, perşembe günü yapılacak
Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB)
Yellen, işsizliğe büyük önem verdiğini ve sorunun faiz toplantısına çevrildi. Geçen
çözülmesi amacıyla büyüme öncelikli politikalar hafta açıklanan Euro Bölgesi ocak
izleyeceğini açıklamıştı.Federal Açık Piyasa
ayı enflasyonu yüzde 0.9 bekKomitesi'nin (FOMC) 30 Ocak tarihinde Yellen'i oy lenirken, 0.7 olarak gerçekleşmişti.
birliğiyle FED başkanı seçmesiyle son birkaç aya Aralık ayında ise 0.8 düzeyinde buyayılan seçim süreci de tamamlanmış oldu.
lunuyordu.
2
5 ŞUBAT 2014
Ekonomi
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
evzuat, bu KDV’yi devletin 3 ay
içinde ödemesini öngörüyor.
Bunun yanında iç piyasada yatırım
teşvik belgesi alan bir firma da aldığı
ürün ya da ekipmanların KDV'sini
devletten talep edebiliyor. Son
dönemde KDV iade süresinin 1 yılı
geçtiğini ve toplam meblağın 30 milyar
lirayı bulabildiğini belirten işadamları,
2001 yılındaki kriz ortamında IMF’den
gelecek 500 milyon dolar ya da 1 milyar
dolarlık paranın ülkeyi düze
çıkarabileceğinin tartışıldığını dile
getirerek, “Bu ortamda 30 milyar lira
işleri yoluna koyar” diyor.İstanbul
Demir ve Demirdışı Metaller
İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı
Tahsin Öztiryaki, KDV’lerin geri
ödenmesindeki sorunların çözümüne
yönelik önerilerini zaman zaman
yetkililere aktardıklarını belirtiyor.
Normal şartlarda vergi dairelerinin 3
aylık dönem içinde KDV’leri ödemesi
gerektiğine dikkat çeken Makine
İmalatçıları Birliği (MİB) Başkan Vekili
ve EAE Makine Genel Müdürü Selçuk
Baydar ise pratikte bunun en az 9 aylık
sürece yayıldığını aktarıyor.
M
DV ödemeleriyle ilgili Avrupa’daki
durumu anlatan Müstakil
Sanayici ve İşadamları Derneği
(MÜSİAD) Yönetim Kurulu Üyesi Hakan
Altınay, “Türkiye’de firmalar yüzde
18’lik KDV yükünü üzerinde taşınmaya
devam ediyor. Avrupa’da en geç 3 ay
olmak üzere alınmamış KDV’ler devlet
tarafından düzenli olarak yapılan
incelemelerle firmalara ödeniyor.
Türkiye’de firmalar KDV ile bir
finansman yüküyle karşı karşıya
kalıyorlar.
K
REEL SEKTÖRÜN
30 milyar
lirası
M a l i y e' n i n k a s a s ı n d a
ürkiye’de
zaten
finansman
pahalı, bulmakta
zorlanıyoruz, bir de
KDV yükü binince
içinden çıkılmıyor.
Firmaları
büyütemiyorsunuz”
açıklamasını yapıyor.
T
Boşa bekleyen tüm
paralar bu dönemde
çok önemli
Hammadde ve
ekipmanların ithal
edilmesi nedeniyle
dolardaki yükseliş iş
dünyasına yeni bir
yük getirmiş oldu. Bu
yükün altından
kalkılması için KDV
ödemelerinin
geciktirilmemesi
gerektiğini belirten iş
dünyası temsilcileri
sanayicinin alacağı
paranın çabuk
ödenmesinin
sanayiciyi
rahatlatacağının
altını çiziyorlar.
Merkez Bankası’nın
faiz oranlarını
artırması nedeniyle
sanayicinin
finansmana daha zor
ulaşacağına işaret
eden İDDMİB Başkanı
Tahsin Öztiryaki,
şunları
anlatıyor:“Faizlerin
yüzde 12’ye gelmesi
büyük dezavantaj. Bu
durumda boşu
boşuna parasının bir
yerlerde kalmaması
gerekir. Boşuna
bekleyen tüm paralar
bugünlerde çok
önemli. Bazı
ülkelerde mal
satılınca ve tahsilat
yapılınca KDV ödenir.
Böylece bir finans
maliyeti yüklenmemiş
olur.”
MÜSİAD Yönetim
Kurulu Üyesi Hakan
Altınay da devletin,
yatırım teşvik
belgesiyle mal alacak
firmaya, KDV bedelini
nakit olarak ödemesi
durumunda sorunun
bir kısmının
çözüleceği yorumunu
yapıyor.
Tebliğler
birleştirilirse
karışıklık son
bulabilir
Maliye
Bakanlığı’nın
KDV’lerin geri
ödenmesine ilişkin
çalışmaları olduğu
belirtiliyor. KDV Genel
Tebliği'nde
değişiklikle KDV
iadelerinin tek çatı
altında toplanarak
ödemelerin
hızlandırılması ve
sayısı 15'i bulan KDV
"bu faiz artırımlarının kime hizmet ettiğini de anlarsınız"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Merkez
Bankası'nın faiz artırımı yapmadan önceki 10 günlük iç ve
dış gazetelere bakıldığında bu faiz artırımlarının kime
hizmet ettiğinin görüldüğünü söyledi.
Ku r t u l m u ş :
Fa i z k a r a r ı ö n c e s i
o gazetelere
bakın
iadesine yönelik farklı
tebliğlerin
birleştirilerek kafa
karışıklıklarına son
verilmesi
hedefleniyor. Konuyu
yorumlayan
PricewaterhouseCoop
ers (PwC) Vergi Bölüm
Başkanı Zeki Gündüz,
“Her zaman
iyileştirme çabaları
vardır ama her zaman
sorun da vardır”
diyor.
KDV iade takip
sistemi yazılımı martnisan aylarında
denenecek
Gelir İdaresi
Başkanlığı yetkilileri,
ihracatta KDV
iadesine ilişkin olarak
sektörün sürelerin
kısaltılmasına yönelik
taleplerinin sürekli
iletildiğini ancak
dönemsel olarak
urtulmuş, AK Parti Ekonomi İşleri
Başkanlığı'nın Kırşehir'deki bir
K
otelde düzenlediği Türkiye Kent
Ekonomileri Forumu Değerlendirme
Toplantısı'nın açılışında, İstanbul
dışındaki 80 ilde yapılan forumların
değerlendirmesi için bir araya
geldiklerini söyledi.
Bu toplantıdan çıkacak raporun
kendilerine adeta yol haritası ve el
feneri olacağını ifade eden
Kurtulmuş, şimdiye kadar Türkiye
genelinde 663 masada yapılan
toplantılara 5 bin 339 girişimci
katıldığını, bunlardan bin 417'sinin
sivil toplum kuruluşlarının
temsilcileri ya da başkanları
olduğunu dile getirdi.
alışılageldik
durumdan farklı bir
uygulamanın söz
konusu olmadığını
belirttiler. DÜNYA’ya
bilgi veren yetkililer,
bekleyen ödemelerin
toplam tutarına
ilişkin olarak verilerin
tamamının İdarede
olduğunu
hatırlatarak, normal
dönemlerden daha
farklı bir durumun
ortada olmadığı
görüşünü
vurguladılar.
KDV iadeleri
konusunda atılan
adımların tamamının
sürelerin kısaltılması
ve mükellefler
açısından
kolaylaştırıcı işlemler
olduğunu hatırlatan
yetkililer, sistem
takibini
kolaylaştıracak “İade
Takip Sistemi”nin
derin siyasi gelişmeler vardır. Son
zamanlarda karşı karşıya kaldığımız
durum da budur."
- Olayların Türkiye'ye maliyeti
Geçen yıl mayıs ayından itibaren
Türkiye'nin gidişatını etkileyen 3
önemli konunun ortaya çıktığını
belirten Kurtulmuş, FED kararlarının
bir miktar etkilediğini, ancak esas
önemli faktörlerin Gezi Parkı olayları,
17 Aralık operasyonu ve faiz artırımı
olduğunu vurguladı.Kurtulmuş, şöyle
devam etti:"Bütün bu gelişmeler
sonucunda Türkiye ekonomisi ne
yazılımının bitme
aşamasında
olduğunu, mart ayı
içinde pilot
uygulamanın
başlamasının
planlandığını
kaydettiler.Pilot
uygulamada bir
aksaklık çıkmaması
halinde nisan ayı
sonuna kadar takip
sisteminin devreye
gireceğini ve bunun
işlemleri
kolaylaştırmasını
planladıklarını
kaydeden yetkililer,
şu anda mevcut
işleyişte önceki
dönemlerden farklılık
bulunmadığını,
kendilerine bu
döneme münhasır
olmak üzere kurumsal
bir şikayetin de
gelmediğini
belirttiler.
HABER MERKEZİ
olmayacaktır. O kalıcı bir faiz
meselesine dönecektir. Türkiye'de
Merkez Bankası'nın aldığı karardan
evvel 7,75 piyasa faizi, 10,08 reel
faizdi. Şimdi yüzde 11'ler
seviyesindeki gösterge faizinin nereye
çıkacağını varın siz hesap edin. Faiz
arttığı zaman Türkiye'nin üreticisi
kazanmıyor. Bütün bu operasyonlarla
Türkiye yaklaşık 167,9 milyar lira bir
maliyetle karşı karşıya kalmış
bulunuyor."
- Faiz artırımı
Bunlardan kurtulmanın yolunun,
Faiz artırımı ve gündemdeki konulara
da değinen Kurtulmuş, Türkiye'nin
artık çok daha katılımcı şekilde
yönetilme mecburiyeti olduğunu
belirtti.Türkiye'nin bir Hong Kong,
Dubai ya da Singapur olmadığına
işaret eden Kurtulmuş, şöyle konuştu:
"Son dönemdeki gelişmeler de
gösterdi ki Türkiye ne zaman ileriye
gitse, eski Türkiye'nin alışkanlıkları
ya da dünya sisteminin
egemenlerinin hareketleri ile Türkiye,
ayaklarından aşağı doğru çekilmeye
gayret ediliyor. 1960'da bunu yaşadık.
1970'lerde, 1980'lerde, 1997'de bunu
yaşadık. Bu son derece normal bir
şeydir. 'Eyvah, niye bunlar oluyor'
diye de üzülmememiz gerekir. Çünkü
iddiası olan bir ülkenin sağdan,
soldan çekiştirilmesi kadar doğal bir
şey olamaz. Ancak üzerimize düşen
sorumluluk, saf olmamaktır. Karşı
karşıya kaldığımız ekonomik sorunlar
sadece piyasanın kendi şartları
içerisinde oluşan meseleler değildir.
Türkiye'nin maalesef ileri gittiği
dönemde karşılaştığı sorunların
arkasında ekonomik olarak görünse
de aslında derin siyasi olaylar vardır,
kadar bir maliyetle karşı karşıya
kaldı? Dünyada savaş olmadı, Türkiye
zor bir dönemin içerisine girmedi.
Ekonomisini yerinden oynatacak,
rakamlarını oynatacak olağanüstü bir
gelişme olmadı. Niçin durduk yerde
Türkiye ekonomisi böyle bir sonuçla
karşı karşıya kaldı? Bu üç gelişmenin
Türkiye ekonomisine toplam maliyeti
167,9 milyar liradır. Nedir bunlardan
bir tanesi... Faiz oranlarındaki
değişmedir. Mayısın ortalarında
Türkiye 4,61 faiz oranına sahipti.
Tarihimizin en düşük oranıydı. Ne
oldu da bugün Türkiye yüzde 11'lerin
üzerinde bir faizle karşı karşıya kaldı?
'Faizinizi artırın' diyenler şunu çok iyi
biliyordu, siz geçici faiz artırımı
yaptığınız zaman o geçici
vesayet düzeneklerini iyi bilmek ve
gücü milletten almayan hiç bir
mekanizmanın Türkiye'de halkın
adına kararlar vermesini önlemekten
geçtiğini dile getiren Kurtulmuş,
şunları ifade etti:"Dünyadaki
ekonomik krizler ve kaoslar bize
gösteriyor ki sadece parası olanlar,
sadece sermaye piyasalarını
yönetenler dünyadaki krizlerden
rahatlıkla çıkarlar diye bir şey yok.
Dünyadaki bütün kriz dönemlerinde
üretim gücünü kaybetmeyen ülkeler
ayakta kalmıştır. Bizim de
yapacağımız şey, üretim gücümüzü
artırmaktır, bütün imkanlarımızla
ortaya koymaktır. Gazeteler ortada.
Merkez Bankası faiz artırımı
yapmadan önceki 10 günlük iç ve dış
gazetelere bakın.”AA
5 ŞUBAT
2014
Ekonomi
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
'Hepimiz Başbakanımızın arkasındayız arkadaş'
açık yüreklilikle dile
getirdiklerine işaret
eden Çelebi,
"Başbakanımızın dik
duruşunun, sağlam
iradesinin kendilerine
güven verdiğini ve
bunun devamı için
ellerinden ne gelirse
yapacaklarını ifade
ettiler. 50 yıl sonra ilk
defa burada yaşayan
vatandaşlarımız
burada oy
kullanacaklar,
Cumhurbaşkanlığı ve
daha sonra
parlamento
seçimlerinde.
Bu seçimlere yüksek
katılımı Başbakan
dile getirdi. 'Bunun
üzerinde çalışın' dedi.
aşbakan Recep
Tayyip Erdoğan,
B
Almanya ve
Hollanda'da
faaliyetlerini
sürdüren bazı Türk
sivil toplum
kuruluşlarının (STK)
temsilcileri ve halk
arasında yaşlılık
hastalığı olarak
bilinen progerie
hastası Gamze Yağar'ı
(14) kabul etti.
Başbakan Erdoğan'ın,
Berlin Ritz Carton
Otel'deki kabulleri
yaklaşık 2,5 saat
sürdü.
Tüm Sanayici ve
İşadamları Derneği
(TÜMSİAD) Avrupa
Genel Başkanı Cahit
Kerenciler, kabulün
ardından yaptığı
açıklamada,
Avrupa'da faaliyet
yürüten Türk sivil
toplum
kuruluşlarının
temsilcileri olarak
Başbakan Erdoğan ile
görüşmekten
mutluluk
duyduklarını belirtti.
Kabulde, Başbakan
Erdoğan'a özellikle
Almanya'da yaşayan
Türkler'in
problemlerini
aktarma fırsatı
bulduklarını ifade
eden Kerenciler,
"Başbakanımız da
Türkiye Cumhuriyeti
devletinin
vatandaşlarına sahip
çıkarak sorunlarının
çözülmesi bazında
üzerine düşeni
yapacağını ifade etti"
dedi.
Başbakan Erdoğan'ın
yurt dışındaki
Türkler'in
ZEYBEKÇİ
problemlerini birinci
elden dinlemesinin
kendilerini mutlu
ettiğini ifade eden
Kerenciler, Avrupa
TÜMSİAD olarak
Başbakan Erdoğan'ı
sevdiklerini söyledi.
"BAŞBAKANIMIZIN
ARKASINDAYIZ
ARKADAŞ"
Kerenciler, ''Biz
hepimiz
başbakanımızın
arkasındayız arkadaş.
Onu sevdiğimiz için.
Allah yar ve
yardımcısı olsun''
ifadesini kullandı.
Avrupa Türk İslam
Birliği Kurucu Genel
Başkanı Musa Serdar
Çelebi, Başbakan
Erdoğan'ın
kendilerine burada
yalnız olmadıkları,
arkalarında
Türkiye'nin
bulunduğu mesajı
verdiğini ve yarın
Almanya Başkanı
Merkel ile yapacağı
görüşmede buradaki
meselelerin çözümü
konusunu gündeme
getireceğini ifade
ettiğini kaydetti.
"BAŞBAKAN,
İNSANLARIMIZI
RAHATLATMIŞ
OLDU"
Başbakan Erdoğan'ın
ayrıca, son dönemde
Türkiye'de yaşanan
olaylara da
değindiğini anlatan
Çelebi, "Türkiye'deki
kaosla alakalı
üzerinde çok
durmamakla birlikte,
Türkiye'nin bunları
aşacağına dair çok
güzel şeyler söyledi
ve vatandaşlarımız,
buradaki insanımız
rahatlamış oldu.
Çünkü buradaki
insanımız buraya
yerleşmiş olsa da
ruhu itibariyle
Türkiye'dedir ve güçlü
bir Türkiye'nin
onların problemlerine
ne kadar büyük
ölçüde çözüm
sağlayacağının
bilincinde olarak bu
güzel sözleri
duymaktan mutlu
oldular" ifadesini
kullandı.
"BAŞBAKAN'IN DİK
DURUŞU BİZE GÜVEN
VERİYOR"
Vatandaşların ve STK
temsilcilerinin
Türkiye'nin ve
Başbakan Erdoğan''ın
arkasında yer aldığını
Vatandaşlarımız da
bu konuda elinden
geleni
yapacaklar,Güzel bir
toplantı oldu"
şeklinde konuştu.
Avrupa Türk
Demokratlar Birliği
(UETD) Başkanı
Süleyman Çelik de
kabulde, Türkiye'deki
istikrarın
devamından yana
olduklarını dile
getirdiklerini ve
Başbakan Erdoğan'a
teşekkürlerini
sunduklarını söyledi.
Başbakan Erdoğan'ın,
buradaki sivil toplum
örgütlerine verdiği
önemi gördüklerini
ifade eden Çelik,
geniş katılımlı ve
kapsamlı bir toplantı
yapılmasından dolayı
memnuniyet
duyduklarını
vurguladı.AA
konomi Bakanı Nihat Zeybekci, ekonomi ve
enflasyonla ilgili beklentilerinin hala aynı
E
olduğunu belirterek, "Hedefleri tutturacağız"
dedi.Zeybekci, Ocak ayı enflasyon rakamlarını
değerlendirdi. Anadolu Kaplanları Ödül Töreni'nin
ardından soruları yanıtlayan Zeybekci,
"Enflasyon rakamlarının bileşenlerine
bakacak olursak, genelde çekirdek
enflasyona etki edecek şeyler değil. Sadece
ve sadece Ocak ayı ile ilgili beklentileri biraz
yukarı çeken bir sonuç alındı. Önümüzdeki
Şubat ve Mart aylarında bunun aşağı doğru
yönleneceğine ve 2014 yılının hedeflerine
doğru 5 buçuk, 6'lar seviyesine doğru ineceğini
tahmin ediyoruz. Enflasyonla ilgili ve ekonomi ile ilgili
beklentilerimiz hala aynıdır. Hedefleri tutturacağız"
dedi.Münir ARIKAN-EKONOMİ
RAKAMLARI
AÇIKLADI
zmanlar,
"Petrol
yok" diye
40 yıl önce kapatılan petrol
kuyusunun 500
metre yakınında
kaliteli petrolün
çıkmasının haritada 10, 11 ve 13
numaralarıyla gösterilen Batman,
Botan Vadisi ve
Şırnak'ın
Güçlükonak ilçesine kadar olan
bölgede petrol bulunabileceğinin
işareti olduğunu
belirtiyor.
U
3
Dr. Mehmet Cavlı
Ekonomist
Tatlı Gerilimler
Birileri benzetme yapmış, demiş
ki; “Dost dediğin deniz
kenarındaki taşlara benzer. Önce
toplarsın sonra onları denize tek
tek atarsın. Ama içinden bir
ikisine kıyamazsın saklarsın.”
Dünya hayatı beş konu
çerçevesinde dönüyor. Beş kalın
sütun üzerine bina edilmiş.
Peygamberimiz Muhammed
Mustafa, diğer peygamberler İsa
ve Musa peygamberler, Budizm
ve insanoğlunun bastığı para.
İyi dostluklar temiz ve berraktır.
Unutulmaz bir gerçek var. Bal
olan yerde sinekte bol olur.
Sineklerin farkında olmak için
maharet gerekmez. Sinekler
havayı bulandırırlar. Yani
bellidirler.Albert Camus diyor ki;
“Önümden gitme, seni
izlemeyebilirim. Arkamdan da
gelme, yol gösteremeyebilirim.
Yanımda yürü ve yalnızca
dostum kal.”
Üç peygamberin öğrettikleri bir
yana, mukaddes mirasları başka
yana, maalesef görülüyor ki, her
bir peygamberin izinden
gidenler bir taraf. İlahi ve
mukaddes dinler ayrışmış. Para
da ayrı bir güç, kuvvet. Yani
parayla taht kuranlar ayrı bir
cephe. Yani dünya hayatı bu beş
boyutlu fotoğrafı açıkça çekiyor.
Beş taraf bazen havayı geriyor.
Gerginlik bazı ülkelerde yüksek.
Transformatör yok. Kim haklı,
kim haksız noktasında çoğu
insan olaylara karşı duyarsız.
Her bir insan diğerinden farklı
ya. İpin ucu açık. Çektikçe
uzuyor.
Makalelerimi sırasıyla takip
edenler bilirler ki, her makale
sanki meteorolojik tahminlerle
zamanında yazılmış, sizlere
sunulmuş, öncelikler sanki
önceden öne çıkartılmış.
Bugünler uyanma zamanı.
Şüphecilik, kişilik bulanıklığı,
karşıdakine güvenmemek,
etrafına güvensizlik Ortadoğu
ülkeleri ve Kuzey Afrika
ülkelerinde fazlaca egemen, aşırı
baskın durum ve yaygınlaşan bir
gerçek. Niçin bu ülkeler bu
mereti yaşıyor?
Şüphecilik, kıskançlık,
güvensizlik. Tıbben bu hali izah
edenleri şimdilik kale almak
istemem. Ama bu hakikatler
günlük hayatta yaşanıyor.
Güzelim insani duyguları alt üst
eden negatif aşı vurulmuş.
İnsani duyguları yok etmek,
insan olmayı bırakmak demek.
Güzel gören güzel düşünür
misali düşüncelerin güzelliği
gitmiş, müflisleşmiş düşünceler
sanki.Koltuklarını kabartmak,
kafa tutmak, kitabına
uydurmak, kokusu çıkmak, kirli
çamaşırları ortaya dökmek,
fırsat bu fırsat gibi olaylar. Bu
olumsuzluklar insanların
dilinde.Esas olan bunları hiç
kimseye söyletmemek. Vicdani
rızayı kaybetmemek adına adım
atmak.Kendini dev aynasında
görmemek. Doğru ve dürüst
olmaya kayıtsız kalmamak.
Yaratana hakiki kul olmak.
Dimdik durmak. İnsanlığa
faydalı insan vasfını taşımak.
İnsanlığa dost olmak.
Abdülhamit'in petrol haritası yine yanıltmadı
Dostlukları yıkmamak gerek.
Ortaklıklar doğruluk ve
dürüstlük üzerine bina edildiği
sürece bozulamaz. Karıncalar
dosluğa ibretliktirler.Meseleler
Cibali Baba’lara bırakılmamalı.
Şuurlu büyükler meselelere el
attığında bir tek mesele
kalmayacaktır. Ehil ve ehliyetli
insanlar bugün lazım.Şeyhe
Edebali çok güzel bir şahsiyetti.
Osman Gazi'de. Şeyh Edebali'nin
Osman bey'e tavsiyesi de.
Ortadoğu ülkelerinin, Kuzey
Afrika Ülkelerinin her kişisine
ulaştırılması gereken güzel bir
vasiyet. İşte vasiyet:
"Ey Oğul!
Beysin! Bundan sonra öfke bize;
uysallık sana... Güceniklik bize;
gönül almak sana… Suçlamak
bize; katlanmak sana... Acizlik
bize, yanılgı bize; hoş görmek
sana… Geçimsizlikler,
çatışmalar, uyumsuzluklar,
anlaşmazlıklar bize; adalet
sana… Kötü göz, şom ağız,
haksız yorum bize; bağışlama
sana... Bundan sonra bölmek
bize; bütünlemek sana...
Üşengeçlik bize; uyarmak,
gayretlendirmek, şekillendirmek
sana…
Ey Oğul!
Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla
bağlı, Allah Tealâ yardımcın
olsun. Beyliğini mübarek kılsın.
Hak yoluna yararlı etsin. Işığını
parıldatsın. Uzaklara iletsin.
Sana yükünü taşıyacak güç,
ayağını sürçtürmeyecek akıl ve
kalp versin. Sen ve
arkadaşlarınız kılıçla, bizim gibi
dervişler de düşünce, fikir ve
dualarla bize va’dedilenin
önünü açmalıyız. Tıkanıklığı
temizlemeliyiz.
22 Aralık 2013
Siirt'in Eruh ilçesinde bulu-
nan 42,3 gravitede petrolün Sultan
2. Abdulhamit Han'ın 1901 yılında
Alman ve Türk mühendislere yaptırdığı haritada belirtilen 12'nci bölgede çıktığı tespit edildi.
iirt'in Eruh ilçesinde
S
bulunan 42,3 gravitede
petrolün Sultan 2. Abdulhamit Han'ın 1901 yılında
Alman ve Türk
mühendislere yaptırdığı
haritada belirtilen 12'nci
bölgede çıktığı tespit
edildi.Uzmanlar, "Petrol
yok" diye 40 yıl önce kapatılan petrol kuyusunun
500 metre yakınındaki
Doğu Sadak-1 Petrol
Arama Kuyusunda yaklaşık 4 aydan bu yana
süren çalışmalar sonucunda 2 bin 371 ile 2 bin
384 metreleri arasında
42,3 gravitede kaliteli
petrolünün çıkması haritada 10, 11 ve 13 numaralarıyla gösterilen
Batman, Botan vadisi ve
Şırnak'ın Güçlükonak
ilçesine kadar olan
bölgede petrol bulunabileceğini belirtiyor.
Siirt Valisi Ahmet Aydın,
Eruh ilçesine bağlı
Bayıryüzü köyünde 42,3
gravitede petrol bulunan
Doğu Sadak-1 Petrol
Arama Kuyusunda sondaj
çalışmalarının tamamlanarak, petrol üretimine
başlandığını hatırlattı.
Sultan II. Abdulhamit
Han'ın 1901 yılında
Alman maden mühendisi
Paul Groskoph ve Habip
Necip Efendi'nin yer
aldığı bir heyet oluşturduğunu ifade eden Vali
Aydın, şöyle dedi:
"Yaklaşık 113 yıl önce Sultan Abdülhamit Han bu
heyete kendi parasıyla
Doğu ve Güneydoğu'da
Kerkük ve Musul bölgelerini de kapsayan bir
alanda petrole ilişkin
harita hazırlanması talimatı veriyor. Baktığımızda bugün Kerkük
ve Musul civarında petrol
haritada gösterildiği gibi
hızlı bir şekilde
çıkarılıyor. Harita, bölgemizde de 10, 11, 12 ve
13'üncü bölgeler Batman,
Botan Vadisi, Siirt ve Şırnak'ın Güçlükonak ilçesine kadar olan bölgede
petrol olduğunu gösteriyor. Eruh'ta bulunan
petrol Sultan Abdülhamit
Han'ın yaptırdığı petrol
haritasında belirtilen
bölgede çıktı. Böylece
Sultan Abdülhamit
Han'ın petrol haritasının
gerçek olduğu bir kez
daha kesinleşti."
"Petrol arama çalışmaları
çok büyük can kayıplarına neden oldu
"Bölgede 100 yılı aşkın
süredir yürütülen petrol
arama çalışmaları çok
büyük can kayıplarına
neden oldu. Daha önce
bölgede araştırma yapan
birçok mühendis ölü bulundu. Petrol yataklarının
en yoğun olduğu Herekol,
Gabar ve Cudi dağında
terör olayları yaşanıyordu. Türkiye'de ve özelikle bölgede yabancı
güçler petrolün çıkarılmaması için aktif rol oynuyordu" diyen Vali Aydın,
bölgede yaşayan vatandaşların bölgedeki
petrolün varlığından haberdar olduğunu vurguladı.Vali Aydın, işin
tekniği konusunda
çalışma yürütenlerin haritanın doğruluğunu teyit
ederek petrolün çıkarıl-
ması için bir an evvel
çalışmalara başlanması
gerektiğini ifade ettiğini
dile getirerek, haritanın
kaynak olarak kullanılarak bölgede ciddi
bir araştırma yapılmasını
istedi.
"Petrol şirketlerini bölgeye davet ediyoruz"
Sultan Abdülhamit
Han'ın yaşadığı dönemde
petrolün önemine ilişkin
öngörüsünün olduğunu,
petrolün değerini
bildiğine işaret eden
Aydın, şunları kaydetti:
"Yaklaşık 40 yıl önce İngiliz ve Amerikan firmaları bölgede petrol
çıkardıktan sonra kuyuları kapatıp gittiler.
Geçmişte Herekol
Dağı'nda da petrol
kuyusu açılmış ve olaylar
ile rezerv miktarının tam
tespit edilememesi
gerekçe gösterilerek kapatılmış. 20-30 yıl önce çok
ekonomik olmayabilir
ama petrol fiyatındaki
artışla petrol çıkarılması
günümüzde son derece
önemli”dedi.AA
4
Borsa - Finans
5 ŞUBAT
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
EKONABIZ
Gündemde Neler Var?
10:00_TCMB, "Aylık Fiyat
Gelişmeleri" ile ilgili
değerlendirmesini
yayınlayacak
Faruk BAKAÇ
12:00_Euro Bölgesi ÜFE
(aylık, Aralık) Beklenti: % 0.2
Önceki: - % 0.1
Şirket Haberleri
Batısöke Söke ve Batıçim Batı
Anadolu iştiraklerinin bedelli
sermaye artırımına katılma kararı
adlı. Şirketler iştirakleri olan Tezli
Dere A.Ş.'nin sermayesinin
4.248.000 TL nakit artırılmak
suretiyle 60 Bin TL'den 4.308.000
TL'ye yükseltilmesinde sermayeleri
oranında katılmaya karar
verdiklerini açıkladılar
Erbosan Erciyas Boru TANAP boru
hattı projesi kapsamında yeterlilik
belgesi alan şirketler arasında adı
geçen Erciyas Çelik Boru Sanayi
A.Ş ile herhangi bir bağlantısı
bulunmadığını açıkladı.
Orge Enerji 977 bin TL’lik yeni bir
sözleşme imzaladı. Şirket
Perspektif Yapı ile Afyon Üniyurt
Özel Öğrenci Yurdu Projesinin 3.
Fazına ait elektrik taahhüt
işlerinin yapımı için 977.566 TL
tutarında sözleşme imzaladığını
açıkladı.
Serve Kırtasiye Çağla Grup Elektrik
İnşaat Sanayi’nin satın alınması
için tahsisli bedelli sermaye
artırımı kararı aldı.
Altını bitirip kapattılar. Geçtiğimiz
günlerde KAP’a açıklama yapan
Koza Altın, Gümüşhane'deki
Mastra Altın Madeni'nin şubat
sonunda kapatılacağını duyurdu.
İşadamı Akın İpek'e ait madenin
kapatılma gerekçesi olarak da
maden arama faaliyetleri
bütçesinin yüzde 70 azaltılması
ayrıca bu sektördeki kısıtlamalar
ve uygulamalar gösterildi. İsmail
Akçay ise gerçeğin böyle
olmadığını söyledi. "Yaptığımız
araştırma ve incelemelerde tablo
biraz farklı oldu. Şirket bu miktara
ulaşacağını zaten başından beri
biliyordu" diyen İsmail Akçay şöyle
konuştu:
"Ayrıca bakanlıklarda yaptığımız
istihbaratla da bunu doğrulattık.
Şimdi kapatma kararı almışlar.
Bazı gerekçeler öne sürmüşler. Bu
olayı kamuoyuna 'siyasi baskıyla
kapatıldık' şeklinde yansıtmaya
çalışıyorlar. Şirket zaten hedefine
koyduğu altın miktarının üzerine
çıkmış. Burada 17 ton altın
hedefleniyordu, 18 tona ulaştılar.
Başladıkları gün hedefe
ulaşacaklarını da zaten
biliyorlardı. Yani açık saha olarak
hedefine ulaşmış." Gümüşhane'de
siyasilerle yaptığı görüşmeleri de
aktaran Akçay, "Bu olayın son
günlerde kamuoyunda yaşanan
tartışmalarla bağlantısı var"
şeklinde konuştu.
Moody’s’ten bankalara not uyarısı
geldi. Moody’s, TCMB’nin faiz
artırımının ardından TL fonlama
maliyetinde artış ve ekonomik
büyümede beklenen yavaşlama
nedeniyle bankaların kârlılığı ve
aktif kalitesinde baskı oluşacağını
belirterek, bu durumun bankaların
kredi notu açısından olumsuz
olduğuna dikkat çekti.
Petkim’in limanının halka arzı
Türkiye’ye güvenin sürdüğünü
gösterecek. Petkim Limancılık’ta
halka arza yönelik hisse satışı
düşündüklerini söyleyen Socar
Turkey Başkanı Yavuz, inşaatı
devam eden Petlim Limanı’nın
kapasitesinin 1.5 milyon TEU
olması hedeflendiğini belirterek,
“Limanımızda hisse devri veya
stratejik finansal bir ortaklık için
görüşme yürütüyoruz” dedi. Socar
Türkiye, sahibi olduğu Petkim’in
iştiraki Petlim Limancılık’ta azınlık
hisse satışı da dahil stratejik
finansal opsiyonların
değerlendirilmesi için Goldman
Sachs ile görüşmelere başladığını
açıklamıştı.
Yaşar Holding’in Pınar’ı, Kuzey
Irak ile Azerbaycan atağında.
Yaşar Holding İcra Başkanı
Mehmet Aktaş, Pınar‘ın yeni
yatırımlarla dünya markası olma
yolunda ilerlediğini açıkladı. Yaşar
Holding İcra Başkanı Mehmet
Aktaş, Pınar’ın bir dünya markası
olma yolundaki kararlılığın altını
çizerek, “Bir yandan Türkiye’de
öncü ve yenilikçi duruşumuzla
büyümeye devam ederken, diğer
yandan rotamızı yurtdışına
çeviriyoruz. Hedefimiz, her yıl bu
bölgeye yaptığımız ihracat
ciromuzu en az yüzde 20
büyütmek.
Apple pazar payında güç kaybediyor
eknoloji devi Apple’ın
akıllı telefon pazarındaki payı giderek azalıyor. Cupertino merkezli
şirketten boşalan alanları ise düşük fiyatlı
akıllı telefon
üreticileri
doldurmaya
başladı.
T
Apple akıllı
telefon
pazarında
Samsung’dan
sonra en
büyük orana
sahip şirket.
Ancak
teknoloji
devinin akıllı
telefon pastasındaki payı
giderek azalıyor. Şirketin
2013’ün son
çeyreğindeki
pazar payı, bir yıl önceki
aynı döneme göre tam
yüzde 4 azaldı.
2012’nin son çeyreğinde
yüzde 20,9’luk bir oran
yakalayan şirket,
2013’ün son çeyreğinde
ise yeni modeli iPhone
5S’in satışlarındaki
başarıya rağmen,
pastanın ancak yüzde
liğinin artması gösteriliyor.
Huawei, Lenovo ve LG
gibi Uzakdoğu menşeli
şirketlerin, akıllı
telefon pazarına uygun
payını yüzde 5,8’e yükseltirken, bir başka Çin
şirketi Lenovo ise aynı
dönemlerdeki satış
oranını, yüzde 4,1’den
4,9’a yükseltti. Güney
12:00_Euro Bölgesi ÜFE
(yıllık, Aralık) Beklenti: - % 0.8
Önceki: - % 1.2
14:30_TCMB-Reel Efektif KurTÜFE Bazlı (Ocak) Önceki:
106.85
17:00_ABD Fabrika Siparişleri
(Aralık) Beklenti: - % 1.8
Önceki: % 1.8
TTKOM'un 4Ç13 mâli
tablolarını açıklaması
bekleniyor…
DÜNYA
IMF Başkanı, merkez
bankalarını daha fazla
işbirliğine çağırdı… IMF
Başkanı Christine Lagarde,
gelişmekte olan piyasalarda
yaşanan kargaşanın global
finansal sisteme yayılması
tehdidi bulunduğuna işaret
ederek merkez bankalarını
daha yakın işbirliği içinde
olmaya çağırdı. Lagarde,
merkez bankalarının aşırı iç içe
geçmiş dünya ekonomisinin
karmaşık kanallarının
yönetiminde kollektif
sorumluluk almaları
gerektiğini vurguladı. Lagarde,
"Tüm parasal otoriteler,
politikalarının diğerlerinin
politikalarına etkilerini
düşünmeli" diye konuştu.
TÜRKİYE
Zeybekci: Enflasyon rakamları
ile ilgili hedefleri
tutturacağız… Ekonomi Bakanı
Nihat Zeybekçi, enflasyon
rakamları ve ekonomi ile ilgili
beklentilerinin aynı olduğunu
belirterek, 'Hedefleri
tutturacağız' dedi.
Rus gazına Avrupa’dan daha
fazla ödüyoruz… Rusya’nın
Almanya’dan sonra en büyük
doğalgaz müşterisi olan
Türkiye, bin metreküp için
Almanya’dan 20-25 dolar daha
fazla para ödüyor. Zaman
Gazetesinden İsmail
Altunsoy'un haberine göre,
Türkiye’nin kamu şirketi
BOTAŞ, en pahalı doğalgazı
İran’dan alıyor.
Ancak Zaman’ın enerji
yönetimi kaynaklarından
aldığı bilgiye göre, Rusya’nın
kamu şirketi Gazprom’dan
alınan gazın fiyatı da
Avrupa’ya göre pahalı.
Almanya’dan 20-25 dolar daha
fazla para ödeyen Türkiye, gaz
fiyatlarında indirim yapması
için Rusya’dan talepte
bulundu. Almanya, bin
metreküp doğalgaz için
Rusya’ya 375-380 dolar
öderken, Türkiye (kamu-özel
ortalaması) aynı miktar için
390- 400 dolar ödeme yapıyor.
AVRUPA
ECB, stres testlerini
zorlaştırıyor… Avrupa Merkez
Bankası Başkan Yardımcısı
Vitor Constancio, bu yılın
ilerleyen zamanlarında
ekonomide düşüş olma
ihtimaline karşı yapılacak stres
testlerinin öncesinde yapılacak
bilanço incelemelerinin,
testleri daha zorlaştıracağını
söyledi. bloomberght.com'un
haberine göre, ECB'nin
finansal sistemin sağlığına
Şükrü KIZILOT
Milyonlarca işyerine her
an ceza gelebilir
ÇOK kişi farkında değil.Arka arkaya çeşitli yasalar,
yönetmelikler ve tebliğler çıktı.Bunlarla, işyerlerine bazı
yükümlülükler ve uymayana da cezalar geldi.
Cezalardan bir kısmı, her ay itibariyle işliyor. Öyle ki 2014
Şubat ayında kesilecek ceza, bir çok işletmenin
sermayesinden de fazla.İşletme sahipleri, haklı olarak
“Ben bu kadar mevzuatı nereden bileyim” diyebilir. Ancak
“kanunları bilmemenin mazeret olmadığı da” ayrı bir
gerçek.En iyisi, cezalar kesilmeden kısa kısa hatırlatalım.
Yapmadığınız varsa, bir an önce tamamlayın.
17,9’luk dilimini alabildi.
Apple’ın bu düşüşünün
en büyük nedeni
olarak ise düşük fiyatlı
akıllı telefon üreticilerinin pazardaki etkin-
‘10 numara yağın ithalatına
lisans mecburiyeti
amyon ve otobüslerde kullanımı yaygınlaşan ‘10 numara yağ’ ile ilgili bir tedbir
K
daha alındı. Yağ yapımında kullanılan maddeleri yurtdışından ithal eden şirketlere,
lisans alma zorunluluğu getirildi. Daha önce
alınan önlemlerle aylık ithalat 130 bin tondan
15 bin tona düşmüştü.
fiyatlı ürünler sürmesi,
teknoloji devi için büyük
bir tehdit oluşturuyor.
Çin merkezli Huawei
2012’nin son çeyreğinde
yüzde 4,6 olan pazar
Koreli LG ise 2012’nin
son çeyreğinde yüzde 3,8
olan pazar payını,
2013’ün son çeyreğinde
yüzde 4,6’ya taşımayı
başardı.CİHAN
Türk şirket İngiliz
devine satıldı
ürk mobil şirketi Pozitron 100 Milyon ABD
Dolarına İngiliz Mobil Para Şirketi Monitise'a
T
satıldı.Türkiye, Ortadoğu ve uluslararası pazarlardaki kurumlara mobil bankacılık, mobil ödemeler ve
mobil ticaret çözümleri sunan, Türkiye merkezli
teknoloji şirketi Pozitron, Mobil Para alanında
dünya liderleri arasında yer alan ve Londra borsasında işlem gören MonitisePlc tarafından,
toplamda 100 milyon Amerikan
Doları bedel
karşılığında satın
alındı.
Hızla artan petrol fiyatları, araç sahiplerini
motorine göre daha ucuz olan 10 numara yağ
kullanımına yöneltiyordu. Gümrük ve
Muhafaza yetkililerinden edinilen bilgiye
göre, 10 numaralı yağ olarak bilinen kaçak
akaryakıt, piyasada bilinenin aksine kaçak
yollardan yurda girmiyor. Tamamen yasalara
uygun olarak ithal edilen ürünün amacına
uygun olarak sanayide kullanılması yerine,
amaç dışında yakıt olarak kullanıldığı için
Petrol Piyasası Kanunu’na göre kaçak
sayılıyor. Daha önce az sayıda tedarikçi olarak
bilinen firmalar tarafından yüksek tonajlarda
baz yağı ve solvent, yurtdışından getirilerek
gümrüklü saha olarak bilinen antrepolarda
depolanıyor ve irili ufaklı yüzlerce firmaya devrediliyordu. Devri alan bu firmalar tarafından
indirimli ÖTV ile ithal ediliyordu. İrili ufaklı
yüzlerce firma tarafından ithalat yapıldığından bunların takibinde ciddi zorluklar
yaşanıyordu.
"LİDERLİĞİMİZİ
PEKİŞTİRİYOR"
MonitiseGroup
CEO'su AlastairLukies satın alma
ile ilgili şu açıklamayı yapıyor:
"Pozitron'un bünyemize katılması küresel bir
teknoloji sağlayıcısı olarak mobil teknolojilerdeki
liderliğimizi daha da pekiştiriyor. Anlaşma,
ödemelerin her geçen gün daha dijital hale geldikçe,
birlikte çalıştırılabilen mobil ödeme servislerine
olan talebin yalnızca Türkiye'de değil, Avrupa, Ortadoğu ve dünya genelinde hızla arttığını gözlemlediğimiz bir dönemde gerçekleşti."
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, bunun önüne
geçebilmek, 10 numara yağı engelleyebilmek
için yaptığı çalışmayı önceki yıl tamamlamıştı.
Resmî Gazete’de 12 Haziran 2013’te yayımlanan düzenlemeye, “Gümrük antrepolarında
depolanan solvent ve baz yağın satış suretiyle
devrine, devralan tarafından serbest dolaşıma
sokulacak olması durumunda izin verilmez.”
ifadeleri eklenmişti.HABER MERKEZİ
POZİTRON
Türkiye'nin mobil teknoloji alanındaki önde gelen
şirketi, İstanbul merkezli Pozitron; bankacılık,
telekomünikasyon, perakende ve ilaç sektörlerindeki 30'dan fazla önde gelen şirkete yeni nesil
mobil çözümlerini sunuyor. Bu şirketler arasında
Türk Hava Yolları, eBay, ING, BNP Paribas
bünyesinde faaliyet gösteren TEB, GlaxoSmithKline
ve Hepsiburada yer alıyor.HABER MERKEZİ
RİSK DEĞERLENDİRMESİ
İşçi çalıştıran (çırak ve apartman kapıcısı dahil) tüm
işyerleri “Ocak 2013” itibariyle “risk değerlendirmesi”
yaptırmak zorundaydı.Risk değerlendirmesi yaptıracak
olan işyeri sayısı (apartmanlar dahil) üç milyon
civarında.Risk değerlendirmesinin nasıl yapılacağı,
Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) internet sitesinde,
işkolları itibariyle var.Risk değerlendirmesi yaptırmayan
(örneğin bir apartmana, çiçekçi, bakkal veya berbere) ilk
ay için 3.361 TL (2013’de 3.234 TL idi), aykırılığın devam
ettiği her ay için 5.042 TL (2013’de 4.851 TL idi). “idari para
cezası” kesilecek.Bunlar, Şubat dahil 14 aylık ceza ile
karşı karşıyalar. Bu da 50 bin lirayı aşan bir ceza demektir
ki bir apartmanı, çiçekçiyi, bakkalı, berberi perişan
eder.Risk değerlendirmesini, Ocak 2013 tarihini yazarak,
bir an önce yaptırmanızda yarar var.
DOKTOR, UZMAN VE HEMŞİRE
Bu köşede defalarca uyardık ama yine de hatırlatalım.
50 ve üzerinde işçi çalıştıran işyerlerinde 1 Ocak 2013’de,
50’nin altında işçi çalıştıran(berber, kuaför, cilt bakımı,
hamam, matbaa, kavun karpuz yetiştirme, leblebi
çekirdek imalatı, gıda ürünler imalatı gibi) tehlikeli ve çok
tehlikeli işyerlerinde 1 Ocak
2014’den itibaren,50’nin altında işçi çalıştıran az tehlikeli
işyerlerinde (apartmanlarda, kırtasiyeci, bakkal,
kuyumcu, konfeksiyoncu, vb işyerlerinde) 1 Temmuz 2016
tarihinden itibaren,
- İşyeri hekimi,
- İş güvenliği uzmanı,
- Diğer sağlık personeli (hemşire vb), istihdam edilmesi ya
da ortak sağlık ve güvenlik biriminden hizmet alınması
gerekiyor.
Dokuz kişi ve altında işçi çalıştıranlara, devlet desteği var.
Bunun tutarı da;
- Çok tehlikeli işyerlerinde işçi başına 17 TL
- Tehlikeli işyerlerinde işçi başına 15 TL olacak. Bu destek
“üçer aylık dönemler halinde” SGK tarafından ödenecek.
Kuşkusuz bu para yeterli değil, aşan kısmı işveren
ödeyecek.Doktor, uzman ve hemşire istihdam edilmemesi
veya istihdam edenlerden hizmet alınmaması
durumunda, üçü için. Her ay itibariyle 14 bin TL idari para
cezası kesilecek.
NE KADAR SÜRE ÇALIŞACAK?
İşyeri Hekimi:
- 10’dan az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan
işyerlerinde, çalışan başına “yılda en az” 25 dakika,
a) Az tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına “ayda
en az” 4 dakika,
b) Tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına “ayda en
az” 6 dakika,
c) Çok tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına “ayda
en az” 8 dakika, işyeri hekiminin zaman ayırması
gerekiyor.
İş Güvenliği Uzmanı:
10’dan az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan
işyerlerinde, çalışan başına “yılda en az” 60 dakika olmak
üzere, yukarıdaki (a),(b) ve (c) bentlerindeki işyerlerinde,
sırasıyla 6,8 ve 12 dakika, iş güvenliği uzmanının zaman
ayırması gerekiyor.
Diğer Sağlık Personeli:
10’dan az çalışanı olan ve az tehlikeli veya tehlikeli sınıfta
yer alan işyerlerinde, çalışan başına “yılda en az” 35
dakika olmak üzere, yukarıdaki sıralamaya göre 6,9 ve 12
dakika diğer sağlık personelinin (hemşirenin) zaman
ayırması gerekiyor.HÜRRİYET 3 Şubat 2014
ilişkin değerlendirmelerde
bulunmasının ardından, "Bir
eklememiz daha olacak varlık
kalitesi incelemelerinin
sonuçlarını da stres testlerine
entegre edeceğiz, böylece stres
testleri zorlaşacak" dedi. ECB,
bölgenin en büyük
bankalarının, kriz anında
sermayelerinin, risk ağırlıklı
varlıklarının yüzde 5.5'inin
altına gerilemeyeceğini
göstermek zorunda kalacağını
söyledi.
AB’nin yolsuzluk raporu
açıklandı… Avrupa Birliği
Komisyonu tarihinde ilk kez bir
yolsuzluk raporu yayınladı.
Rapora göre, AB ülkelerinde
yolsuzluğun ekonomiye verdiği
toplam zarar yılda 120 milyar
euro. Raporu Brüksel'de
kamuoyuna sunan AB
Komisyonu'nun İçişlerinden
Sorumlu Üyesi Cecilia
Malmström "Yolsuzluk
vatandaşların demokratik
kurumlara ve hukuk devletine
olan güveninin altını oyuyor,
Avrupa ekonomisine zarar
veriyor ve devletlerin acil
ihtiyaç duyduğu vergi
gelirlerini elinden alıyor" diye
konuştu.
ABD
Fed/Fisher, "Tahvil alımlarında
azaltımı yavaşlatmak için
neden yok" Dallas Fed Başkanı
Richard Fisher, ABD hisse
senedi fiyatlarındaki düşüşe ve
denizaşırı ekonomilerdeki kur
dalgalanmalarına rağmen
Fed'in tahvil alımlarını
azaltmaya devam etmesi
gerektiğini söyledi. Fox
Business'a konuşan Fisher,
"Fed hisse senedi fiyatlarına
değil, reel ekonominin nasıl
gittiğine odaklanmalı.
5 ŞUBAT
2014
Muhasebe
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
15 b i n T L' l i k y ı k ı m i ş i n i
b i n T L' ye y ap ı yo r l a r
ürkiye'deki konut
satışları geçen yıl
"altın" dönemini
yaşadı. Geçen yıl konut satış
rakamı yaklaşık 1 milyon 145
bini buldu.Konut sektöründeki
bu gelişmeler satışlara olumlu
yansıdı. Böylece Türkiye
genelinde satılan konut sayısı
1 milyon 144 bin 989'u buldu.
T
Kentsel Dönüşüm
seferberliği sonrası ortaya çıkan
yıkım piyasasına
amatörler el
atınca facia haberleri kaçınılmaz
oldu.Son zamanlarda üst üste
gelen göçük
haberlerine bugün
bir yenisi daha eklendi. Eskişehir,
Zonguldak, İstanbul Fatih, Beyoğlu
ve Zeytinburnu'ndan sonra bugün
de Ankara'dan bir
göçük haberi
geldi.
nkara'nın Altındağ
A
ilçesinde Kentsel
Dönüşüm kapsamında bir
binanın yıkımı sırasında
meydana gelen göçükte bir
kişi hayatını kaybederken 5
kişi ise enkaz altın kalarak
çeşitli yerlerinden yaralandı.
Çöken binaların kentsel
dönüşüm kapsamında yapılan
yıkım faaliyetleri esnasında
çökmesi kafaları karıştırdı.
Ankara'da meydana gelen son
olay sonrası görüşüne
başvurduğumuz Yıkım
Müteahhitleri Derneği Başkanı
Mehmet Ali Bulut göçüklerin
geri planına inerek çok çarpıcı
bilgiler paylaştı.
Türkiye'de yıkım
faaliyetlerinin kentsel
dönüşüm seferberliği
sonrasında oldukça
fazlalaştığını ancak söz
konusu 1 milyon binanın
yıkılması hedefinin karşısında
Türkiye'de bu işi profesyonel
anlamda yapacak 100 kadar
firmanın ve her firmaya
yaklaşık 10 bin bina gibi bir
yıkım işinin düştüğünü
söyleyen Bulut, bu alandaki
sertifikalı profesyonel firma
sayısının az oluşundan
kaynaklı yıkım işini sadece bir
kepçe ile yapan amatör
firmaların her geçen gün
sayılarının arttığına dikkat
çekti.
ACİLEN YIKIM YÖNETMELİĞİ
ÇIKARTILMALI
Bugün gelinen noktada oluşan
tehlikeyi çok önceden
sezdiklerini ve organize
ettikleri bir sempozyumda,
çok sayıda yıkım işinde
tecrübesi yetersiz olan
firmanın yıkım faaliyetlerine
katılacağını ve bu tarz
yıkımlarının çok ciddi iş
kazalarına davetiye
çıkartacağı öngörüsünü
masaya yatırdıklarını söyleyen
Bulut, söz konusu tehlike
üzerine bir yıkım yönetmeliği
hazırlığı içerisine girdiklerini
belirterek, ''Hazırlanan Yıkım
Yönetmeliği'nde özellikle
binalarda çökertme sonucu
yıkım yapılması faaliyeti
tamamen yasaklanıyor ve
özellikle yıkım faaliyetinde
kullanacak makinenin
binanın en üst seviyesine
kadar erişim sağlaması
zorunlu hale getiriliyor. Çünkü
eğer kullandığınız makina
binanın en üst seviyesine
erişim sağlayamıyorsa
çökertilme yapılması
faaliyetine gidiliyor. Tabi bu
da çökertmede binanın hangi
yöne devrileceğini yüzde yüz
tespit edemediğiniz için çok
tehlikeli kazalara sebebiyet
verebiliyor. Dolayısıyla iş
makinalarının erişim
yapamadığı tüm katları
binanın statik yapısına uygun
bir şekilde bir iş makinasını
binanın üstüne çıkartarak
kontrollü bir şekilde kat
Sektördeki arzın özellikle
büyükşehirlerde yoğunlaştığını
dile getiren Taylan, buna
karşılık talebinde yüksek
olduğunu ifade etti.
Ekonomide son dönemde
yaşanan gelişmelerin konut
sektörüne yansımalarını da
değerlendiren Taylan, şunları
kaydetti:
"Döviz yükseliyor, borsa
düşüyor, ancak gayrimenkul
piyasası bu koşullarda bile iyi
gidiyor. Gayrimenkulde
herhangi bir sıkıntı yok,
olacağını da düşünmüyorum.
2014'de de gayrimenkul
satışlarının olumlu geçeceğini
düşünüyorum. Yükselen döviz
kuru sektörde herhangi bir
rahatsızlık yaratmadı.
Taleplerde bir azalma olmadı.
Gayrimenkul fiyatlarında artış
yok.
Emeklilik için yıl ve yaş şartlarını
tamamlayıp prim günü şartına
takılanlar için heyecanlı bekleyiş
başladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanı Faruk Çelik'in bu konuda gelen
talebi değerlendirmek üzere ilgili birime
talimat vermesiyle sevince boğulan
yaklaşık 100 bin kişi, gelişmelere
kilitlendi.
FORMÜLLER MASADA
apu işlemleri dikkate
T
alındığında saatte yaklaşık
572 konut el değiştirdi.Türkiye
İstatistik Kurumu verilerine
göre, geçen yıl konut satışları
açısından oldukça hareketli
geçti.
Mevcut konut stoğuna
yenilerinin eklenmesi ve konut
kredilerindeki gerileme ev
sahibi olmak isteyenler ile
yatırımcılara yeni fırsatlar
sundu.
ISSN 1308 7606
Konut sektöründeki bu
gelişmeler satışlara olumlu
Yıl:70 Sayı:24700 Tarih:5 Şubat 2014 Çarşamba
Yayın Sahibi İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
İcra Kurulu Başkanı
Emin ERENER
Genel Yayın Yönetmeni
Reyhan AYTEKİN
Sorumlu Müdür
Yavuz AYDIN
Sayfa Editörü
Gülşan KURT
İstihbarat Şefi
Caner ERDOĞAN
Sayfa Editörü
Yasemin ERENER
İdari Merkez
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu
Cad. No:2 Sefaköy/
Küçükçekmece/İST
Tel :0212 540 40 45 Fax 0212 540 39 99
www.ekonomigazetesi.net .
[email protected]
Ankara Temsilciliği
Macun Mah.3. Cadde No:2
Yenimahalle /ANK.
Tel :0312 397 91 40 41
Fax 0312 397 41 5254
İstanbul Dağıtım
REKDAĞ Ltd.Şti.
Yazıişleri Müdürü
Şüheda YILDIRIM
Haber Müdürü
Kenan KURTOĞLU
Bir binanın yıkım maliyetinin
enkaz kaldırma maliyeti ile
birlikte 40 bin TL'yi
bulduğunu bu rakamın 20-25
bin TL kadarının enkaz
kaldırma maliyeti olduğu geri
kalan 15 bin TL'lik kısmının ise
kontrollü profesyonel yıkım
maliyeti olduğunu ifade eden
Bulut, fakat şuan hali hazırda
gerçekleştirilen binlerce
yıkımda yapıldığı gibi bir iş
makinesini getirerek binayı alt
kolonlarından taşıyıcılarını
kırarak çökertme yapılması
halinde bu maliyetin 15 bin
TL'den bin TL'lere kadar
gerileyebildiğini vurguladı.
içerisinde olduğunu ve sektörde
çok ciddi bir arz bulunduğunu
söyledi.
Yaklaşık 100 bin kişi emeklilik umudu...
Bu durumda yıl ve yaş şartlarını
tamamlayıp bin 800 ve üzerinde prim
günü olanlar, geriye kalan eksik süreyi
borçlanma yoluyla ödeyerek emekli
olabilir.HABER MERKEZİ
eksiltilme yöntemi ile yıkmak
gerekiyor. Doğrudan iş
makinası ile yıkım seviyesine
getirdikten sonra binayı üstten
aşağıya doğru yıkmanız
gerekiyor. Yoksa binayı
kolonlarından çökertme gibi
bir işlem asla kabul
edilemez.'' dedi.
"Peynir-ekmek"
gibi
konut
satıldı
100 bin kişiye emeklilik
umudu doğuyor
rim eksiği nedeniyle emekli
olamayanlar için borçlanma yoluyla
P
emekliliğe yönelik çalışma başlatılacak.
Bürokratlar prim günü eksiği olanlara
emeklilik yolunu açacak düzenleme için
çalışmalara başladı. Çalışma ile eksik
primi olanlara borçlanma imkanı
getirilmesi öngörülüyor. Borçlanma
yoluyla emeklilik için çeşitli formüller
masaya yatırılıyor. Bu alternatifler
arasında, belli bir süre hizmet şartı
aranması da var. Örneğin; prim eksiği
olanlara emeklilik imkanı sağlanması
için en az bin 800 gün prim gününe
sahip olunması şartı getirilebilir.
5
İnternet Site Editörü
Kübra ERENER
Reklam Pazarlama ve Dağıtım
Dolmabahçe Caddesi
Eti İş Merkezi No:23 Kat:3
Beşiktaş/İST.
Tel: 0212 259 12 20
Fax: 0212 259 12 10
ANKARA
Atatürk Bulvarı Palas İş
Merkezi B Blok Kat:6 D:114
Kızılay/ANKARA
Tel: 0312 425 99 63
Fax: 0312 425 99 76
Ankara Dağıtım
GENÇLER DAĞITIM
Yayın Türü:Yerel Süreli
Basıldığı Yer İstanbul
Alkım Basım Yayın Dağıtım Tic.A.Ş.
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad. No:2 Sefaköy/ İSTANBUL
Tel : 0212 540 40 45 Resmi ilanlarınızı internet sitemizden de
görebilirsiniz (www.ekonomigazetesi.net)
EKONOMİ Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
yansıdı. Böylece Türkiye
genelinde satılan konut sayısı 1
milyon 144 bin 989'u buldu.
Tapu işlemlerinin yapıldığı
mesai günleri ve çalışma saatleri
dikkate alındığında, Türkiye'de
günde ortalama 4 bin 580 konut
el değiştirdi. Satılan konut sayısı
saatte 572'ye, dakikada ise 9'a
karşılık geldi.
- Konut sektörünün kalbi
İstanbul'da attı
Türkiye'deki konut satışları
ağırlıklı olarak 3 büyük ilde
gerçekleşti. İstanbul, Ankara ve
İzmir'de geçen yıl 442 bin 245
konut satıldı. Türkiye'de konut
satışlarının yaklaşık yüzde 38'i 3
büyük ilde gerçekleşti.
İstanbul konut satışları
açısından en hareketli il oldu.
Geçen yıl İstanbul'da satılan
konut sayısı 233 bin 153 oldu.
Türkiye'de geçen yıl satılan her 6
konuttan 1'i İstanbul'da el
değiştirdi. Sadece İstanbul'da
satılan konut miktarı 58 ilin
toplamında satılan konut
sayısını geride bıraktı.
Konut satışlarında İstanbul'u
137 bin 57 ile Ankara izledi.
İzmir, 72 bin 35 konut satışı bu
alanda 3. sırada yer aldı.
Geçen yıl en az konut satışı ise
Hakkari'de gerçekleşti. Bu
kentteki konut satışı 138'le sınırlı
kaldı. Konut satışının en düşük
olduğu diğer iller ve satış
sayıları sırasıyla 183 konut ile
Ardahan ve 364 konut ile
Bayburt oldu.
- "Gayrimenkul
piyasası durmaz"
Türkiye Tüm Emlak Müşavirleri
Federasyonu (TEMFED) Başkanı
Ali Taylan, yaptığı açıklamada,
son 10 yılda gayrimenkul
sektörünün yükselen bir trend
Ocak ayı itibariyle satışlarda da
bir gerileme, sıkıntı yaşanmadı.
Hangi şartlar altında olursa
olsun gayrimenkul piyasası
durmaz. Türkiye'de halen ciddi
oranda konut ve özellikle
nitelikli konut açığı var. Sosyal
donatıların bulunduğu, güvenlik
sistemleri olan nitelikli konut
açığı daha yüksek."
Taylan, vatandaşların
gayrimenkulu en büyük ve en
önemli yatırım aracı olarak
gördüğünü vurgulayarak, "Bu
çerçevede uzun vadede, 5-10
yıllık dönemde gayrimenkulde
kazanma şansınız çok yüksek.
Gayrimenkul çok ciddi getiri
sağlar özellikle, arsalarda
kazanç çok ciddidir" dedi.AA
Marketlerde fiyatı en fazla artan ürün
ürkiye Ziraat Odaları
T
Birliği (TZOB) Genel
Başkanı Şemsi
Bayraktar, ocak ayında
marketlerde en fazla
fiyat artışının yüzde
50,23 ile patateste, en
fazla fiyat düşüşünün
ise yüzde 35,1 ile
karnabaharda
görüldüğünü bildirdi.
Bayraktar, yazılı
açıklamasında,
üreticiden tüketiciye,
halkın tamamını
yakından ilgilendiren
gıda fiyatlarındaki
değişimleri, takip
etmeye ve kamuoyunu
bu konuda
bilgilendirmeye devam
ettiklerini belirtti. TZOB
olarak yaptıkları
araştırmaya göre,
ocakta market
fiyatlarında 3 üründe
fiyat değişimi
görülmediğini, 11
ürünün fiyatının
düştüğünü, 26 üründe
ise fiyat artışı olduğunu
kaydeden Bayraktar,
üretici fiyatlarında ise
14 üründe fiyatların bir
ay önceki aya göre aynı
kaldığını, 5 ürünün
fiyatında azalış, 17
ürünün fiyatında artış
gerçekleştiğini ifade
etti.
Bayraktar, market
fiyatlarında en fazla
fiyat artışının yüzde
50,23 ile patateste, en
fazla fiyat düşüşünün
ise yüzde 35,1 ile
karnabaharda
görüldüğünü kaydetti.
-Market fiyatlarındaki
değişimlerMarketlerde,
karnabahardaki fiyat
düşüşünü yüzde 12,77
ile patlıcan, yüzde 12,49
ile lahana ve yüzde 5,98
ile kabakın izlediğini
belirten Bayraktar, en
fazla fiyat artışı
gözlenen patatesi ise
yüzde 42,55 ile limon,
yüzde 37,80 ile yeşil
fasulye ve yüzde 26,22
ile mandalinanın takip
ettiğini ifade etti.
-Üretici fiyatlarındaki
değişimlerBayraktar, üretici
fiyatları açısından ocak
ayında, pırasa, yeşil
soğan, portakal, armut,
kuru fasulye, nohut,
kırmızı mercimek, yeşil
mercimek, pirinç, kuru
kayısı, kuru üzüm, kuru
incir, süt ve zeytinyağı
fiyatlarında değişim
olmadığını belirtti. Bu
dönemde yüzde 32,44
oran ile fiyatı en fazla
düşen karnabaharı,
yüzde 21,43 ile kabak,
yüzde 10,24 ile
domates, yüzde 9,99 ile
patlıcanın takip ettiğini
belirten Bayraktar
üretici fiyatlarında
ocakta en fazla fiyat
artışının yüzde 60,64
ile yeşil fasulyede
görüldüğünü kaydetti.
-Üretici-market
fiyat farkıBayraktar, ocak ayında
üretici ve market
arasındaki fiyat
farkının yüzde 477,78
ile en fazla
maydanozda
gerçekleştiğini, bu
oranın pırasada yüzde
363,17, mandalinada
yüzde 330,62 olduğunu
bildirdi.
-Fiyat değişimlerinin
nedenleriBayraktar, üreticide
fiyatı artan ürünlere
bakıldığında yeşil
fasulye, sivri biber ve
salatalık gibi ürünlerde
hasat edilen ürün
miktarındaki azalmaya
bağlı olarak fiyatlarda
artış meydana geldiğini
belirtti.Hava
sıcaklıklarında
meydana gelen artışa
bağlı olgunlaşmanın
hızlanmasıyla birlikte
hasat edilen
karnabahar
miktarındaki bolluğun
fiyatlarda düşüşe yol
açtığını ifade eden
Bayraktar, kabak,
domates ve patlıcanda
da benzer bir durumun
söz konusu olduğunu
ve fiyatlarda gerileme
yaşandığını
kaydetti.CİHAN
6
5 UBAT 2014
Dış Haberler
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
JAPONYA
Japonya'nın önde gelen 8
üniversitesi, ülkelerindeki
eğitim ve burs imkânlarını
anlatmak üzere "Japon
Eğitim Fuarı"nda Türk
öğrencilerle buluştu.
Doshisha Üniversitesi'nin
organize ettiği fuara,
Japonya Milli Eğitim Bakanlığı, Japonya Başkonsolosluğu, Japonya -Türkiye
Eğitim Derneği (JATEF) ve
PASİAD da destek verdi. İstanbul Taksim'deki eski
Japonya Başkonsolosluğu
binasında düzenlenen
fuara Türk öğrenciler
büyük ilgi gösterdi.
Fuarın açılışında konuşan
Japonya’nın İstanbul Konsolosluğu Konsolos
Muavini Shiho Ishikawa,
fuarın iki ülke ilişkilerinin
gelişmesine büyük katkı
sağladığını belirtti.
Amaçlarının Avrupa ve
Amerika'dan ziyade
Türkiye’ye açılmak
olduğunu söyleyen
Doshisha Üniversitesi Küresel Çalışmalar Enstitüsü
Dekanı Prof. Dr. Masanori
Naito ise "Şimdi hedef
Türkiye" diyerek
Türkiye'deki genç nüfus ve
potansiyelden yararlanmak
istediklerini ifade etti.
Doshisha Üniversitesi
olarak Türkiye ile Japonya
arasında bir köprü olmak
istediklerini ve Türk gençlerinin Japonya'ya
gelmesini dilediklerini belirten Naito, "PASİAD ile
akademik işbirliği anlaşması yaptık. Geçen yıl
düzenlediğimiz fuardan
çok memnun kaldık. Bu yıl
tekrar fuar düzenleyerek
akademik kariyer yapmak
isteyen öğrencilerle buluştuk. Gösterilen ilgiden son
derece mutluyuz." dedi.
Japonya Milli Eğitim Bakanlığı'nın fuara finansal
olarak destek veren Yüksek
Öğretim Planlama Dairesi
uzmanlarından Shoji
Yusuke, dünya standartlarında eğitim ve teknolojiye sahip oldukları halde
bunu dünya ile paylaşma
noktasında çok iyi olmadıklarını dile getirdi. Yusuke,
"Ülkemizin daha da
gelişmesi için Türkiye gibi
gelecek vadeden üniversitelerden öğrenci almak
için Global30 isimli bir
proje başlattık." ifadelerini
kullandı.
Shoji Yusuke üniversitelerin yabancı özellikle
de Müslüman öğrencilerin
karşılaşabilecekleri zorluklara karşı hazırlık yaptığını
da sözlerine ekledi.
Fuara destek veren JATEF
Danışmanı Mustafa Arslan,
fuarın benzerlerinden çok
farklı olduğunu, fuara
katılan üniversiteler
arasında Nobel ödülü
kazanan üniversitelerin bile
bulunduğunu söyledi.
Bulgaristan
cumhurbaşkanı, her
seçimde
referandum
da yapılmasını
önerdi
Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rosen
Plevneliev, ülkede düzenlenecek
her bir seçimle birlikte bundna
sonra referandum da yapılmasını
teklif etti.
Mayıs ayında düzenlenecek
Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekili seçimleriyle birlikte Seçim
Yasası için halka danışma
prosedürünün de uygulanmasını
daha önce teklif eden Plevneliev,
bundan sonra her bir seçimde
halka soru sorulmasını da istedi.
Doğrudan demokrasiye inandığını
dile getiren cumhurbaşkanı, "Bundan sonra ülke her yıl düzenlenecek bir seçim periyoduna
giriyor. Şimdi AP seçimleri, gelecek yıl yerel seçimler, daha sonra
cumhurbaşkanı seçimleri, ardından genel seçimler geliyor. Tüm bu
seçimleri referandumla birleştirmekte hiçbir kötülük olmaz.
Maliyeti yok, sadece artısı var." sözlerine yer verdi.
Plevneliev, 24 yıllık demokratik
dönem boyunca halkın sözcüsü
olarak konuşan siyasetçilerin yerine, bazen halka doğrudan danışmanın faydası olduğunu dile
getirdi. CİHAN
Merkel'in partisi,
Türkiye'nin AB
üyeliğine yine
karşı çıktı
aşbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dün gece başlayan
Almanya ziyareti öncesi iktidardaki Hıristiyan Demokratik
Birlik Partisi'nden (CDU)
Türkiye’nin Avrupa Birliği
konusunda bir kez daha karşıt
açıklama geldi.
B
Yaklaşan Avrupa Parlamentosu
seçimlerinde CDU’nun parti programı bu hafta sonu masaya
yatırılacak. Ancak ortaya çıkan
taslak metinde Türkiye’nin AB
üyeliğine karşı çıkan ifadeler yer
aldı.
Başbakan Angela Merkel’in partisi, daha önce dile getirdiği
“imtiyazlı ortaklık” ibaresine de
metinde yer vermedi. Bunun yerine; Türkiye ile “dış ve güvenlik
politikalarında yakın işbirliği” ve
“stratejik ve ekonomik ortaklık”
ifadeleri yer aldı.
Bununla birlikte Türkiye’nin AB
ile müzakerelerinde açılması beklenen yeni fasılların 23 ve 24’üncü
fasıllar olacağı konuşuluyor.
Muhalefetteki Yeşiller Partisi
Meclis Grup Başkanı Manuel Sarrazin de Şansölye Merkel’e
seslenerek, bu konuda Almanya’nın tavrının “net bir şekilde ortaya konulması
gerektiğini” söyledi. CİHAN
İspanya
Nokia Lumia 1520 Türkiye’de polisi:
Rüşvetten
3
en büyük
payı bakan
alıyordu
0 fps'de Full HD video
çekebilen 20 MP PureView
kamera ile donatılan
Lumia 1520, Microsoft'a
satılan Nokia'nın ilk tabletfonu
olma unvanına sahip. Genel
olarak diğer Lumia'ların tasarım
çizgilerini taşıyan cihaz; sarı,
beyaz, siyah ve parlak kırmızı
renk seçeneklerine sahip.
UYGULAMALAR YÜKLÜ
GELİYOR
Lumia 1520, tıpkı serinin geri
kalanı gibi Windows Phone 8
işletim sistemi ile çalışıyor.
Bunun yanı sıra, Microsoft Office, Microsoft Exchange, Office 365 ve Lync uygulamaları da tabletfonda önyüklü olarak geliyor.
6 inç ekranından Full HD (1080p) çözünürlük sunan Lumia 1520'nin teknik özellikleri ise şu şekilde:
Dört çekirdekli Qualcomm Snapdragon 800 işlemci, 2 GB bellek ve 32 GB dahili depolama alanı (microSD kart ile 64 GB'a kadar artırılabiliyor).
Nokia Lumia 1520, 2199 TL fiyat etiketiyle raflardaki yerini aldı. Tabletfonu alan herkese, cihazın
rengine uygun akıllı kılıf da hediye ediliyor. HABER MERKEZİ
iWatch güneş enerjisiyle şarj
olabilir
he New York Times
(NYT), Apple'ın üç sıra
dışı metoda odaklandığını ve her birinin pil
ömrü sorununu çözebileceğini belirtiyor.
T
Cupertino'nun denediği ilk
metot, Nokia telefonların
hali hazırda yapabildiği gibi
manyetik alan ile kablosuz
olarak şarj.
Bir diğer deneme ise, güneş
enerjisi ile alakalı. Apple'ın
iWatch'un kavisli ekranına
güneş enerjisi ile şarj olan
katmanlar ekleyeceği ve cihazın gün ışığında sürekli
olarak şarj olabileceği belirtiliyor. Apple'un bunu yapması mümkün zira
geçtiğimiz temmuz ayında,
kavisli güneş enerjisi panelleriyle şarj olabilen kavisli
pillerin patentini almıştı.
Fuarda Doshisha Üniversitesi'nin yanı sıra Rikkyo,
Kyoto, Kyushu, Keio,
Wasedo, Hokkoido ve
Tsukuba Üniversiteleri yer
aldı.
Katılımın yoğun olduğu bir
günlük fuarda yüzlerce
öğrenci online katılım
başvurusu yaptı.
CİHAN
Öte yandan Almanya’da
hükümetin küçük ortağı SPD’nin
Meclis Grup Başkan Yardımcısı
Rolf Mützenich, Handelsblatt
Oline’a yaptığı açıklamada
Türkiye’de son günlerde yaşanan
yolsuzluk ve rüşvet skandallarına
değindi.
Mützenich, Erdoğan’ın yolsuzluk
soruşturmasını yürüten savcı ve
hakimlere karşı tutumunu "kabul
edilemez ve hukuk devleti standartlarıyla bağdaşmaz” olarak
değerlendirdi.
YENİ BULUŞLAR-TEKNOLOJİ
PASİAD Öğrenci Komisyonu Başkanı Faruk Özdemir
ise üniversite eğitiminde
Japonya'nın uygulama
konusunda Türkiye'den çok
önde olduğunu ifade etti.
Japonya'yı tanımak ve
eğitim fırsatları hakkında
birinci elden bilgi almak
isteyen öğrenciler ve
aileleri, fuarda üniversitelerle birebir iletişim imkânı
buldu. Öğrenciler üniversitelerin kurduğu stantlar
ve yapılan özel oturumlarda Japonya'da eğitim,
burs olanakları gibi konuların yanı sıra Japonya'da
öğrencilik hayatı ve mezuniyet sonrası iş imkânları
hakkında da ayrıntılı şekilde bilgi aldı.
Alman Dışişleri Bakanı FrankWalter Steinmeier de “hukuk devleti, adalet ve insan hakları”
fasıllarıyla ilgili Türk mevkidaşlarıyla “ciddi görüşmeler”
yapmayı planladığını açıkladı.
SALLANDIKÇA ŞARJ OLACAK
Son olarak, Apple'ın hareket
ile şarj olan bir pil üzerinde
çalıştığı söyleniyor. Bu
metoda göre, iWatch kullanıcının kolunda sallandıkça, bu enerjiyi elektrik
enerjisine dönüştürecek ve
kendini şarj edecek. Apple,
2009 yılında bu metodun da patentini almıştı.
Apple geçtiğimiz yılın başlarında, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu birçok ülkede iWatch'un isim
haklarını almıştı. Ayrıca, Apple'ın iWatch üretimine başladığı fakat pil ve üretim süreci konusunda
sorunlar yaşadığı iddia ediliyor. HABER MERKEZİ
İspanya'da iktidardaki Halk Partisi'yle (PP) ilgili yürütülen yolsuzluk
soruşturmasında eski Bakan Francisco Alvarez-Cascos’un kamu
ihaleleri karşılığında rüşvetten en
büyük payı aldığı belirtildi.
Polis Finans ve Ekonomik Suçlar Birimi (Udef), sorgu hakimi Pablo Ruz’a
gönderdiği raporda, Gürtel davası
çerçevesinde ele geçirilen belgelerde
‘P.A.C.’ olarak geçen şahsın Bakan
Cascos olduğuna işaret etti.
Halk Partisi’nin eski mali işler sorumlusu Luis Barcenas’ın tuttuğu ve
partinin ‘B hesabı’ olduğu iddia
edilen notlarda da Francisco AlvarezCascos’un, ‘P.A.C., PAC, Paco A.C.,
Paco Alv-Casco, Paco A. Cascos,
Paco, Cascos y Paco Álvarez.’ şeklinde geçtiğine dikkat çekildi.
PP’nin eski Genel Sekreteri ve şu
anda Foro Asturias adlı bir bölgesel
partiye başkanlık yapan Cascos,
Udef raporunu yalanladı ve suçlamaları kesin bir dille reddetti.
İşadamı Francisco Correa’nın liderlik
ettiği öne sürülen ‘Gürtel yolsuzluk
şebekesi’nin, 1996’dan 2009’a kadar
25 milyon Euro kara parayı PP’nin
üst düzey yöneticilerine ihale
karşılığı dağıttığı ifade ediliyor.
Polis raporunda ayrıca Gürtel sanıklarının, FAES gibi iktidara yakın
vakıflar adına sahte faturalar düzenlediği kaydediliyor.
2009'da ünlü yargıç Baltasar Garzon’un başlattığı Gürtel soruşturmasında, muhafazakar Halk
Partisi’nin Valencia bölgesindeki yöneticileri imar izinleri ve kamu
ihaleleri karşılığında rüşvet almakla
suçlanıyordu. Gürtel davasında 74’ü
politikacı ve 61’i işadamı olmak üzere
187 kişi sanık olarak yargılanıyor.
CİHAN
5 UBAT 2014
Erdoğan:
‘Siyaseti
dizayn
etmek
istediler’
aşbakan Erdoğan Alman Dış
Politika Enstitüsü'nde önemli
açıklamalarda bulundu.
B
İşte Erdoğan'ın konuşmalarından
satır başları:
2014 yılı türkiye AB ilişkileri
bakımından tarihi bir yıl olacak.
Esasen dünyamızın son yıllarda
şahit olduğu önemli hadiseler,
Türkiye AB önemini, AB üyesi olmasının hayatiyetini net bir şekilde
ortaya koydu. Küresel arap krizi,
Suriye ve Mısır meseleleri gibi çok
daha gelişme, AB’nin Türkiye’ye
olan ihtiyacını hepimizin görmesini
sağladı.
NÜFUS ARTMASINA RAĞMEN İŞSİZLİK AZALDI
Artan nüfusa rağmen işsizlik
azaldı. Türkiye ekonomisinin en
önemli sorunlarından olan yüksek
enflasyon artık geride kaldı.
Borçlanma faizleri düştü. Borçluluk
oranı ciddi şekilde azaldı. Bütçemiz
sarsılmaz bir disipline kavuştu.
Bankacılık mali alanda yapısal reformlar gerçekleştirdik.
Türkiye’deki demokratikleşmenin
önündeki en büyük engellerden
biri terör meselesiydi. Sosyal
maliyeti kadar bir de ekonomik
maliyeti vardı. Ayrıca terör sağlıklı
bir ortamda reform yapılmasını da
engelliyordu. Yoğun gayretlerimiz
neticesinde terör meselesi bir
çözüm yoluna girdi diyebilirim. Son
bir yıl içerisinde Türkiye terör nedeniyle kayıplar yaşanmıyor.
TÜRKİYE SİYASETİ YENİDEN
DİZAYN EDİLMEK İSTENDİ
Bir başka engel de vesayet sistemi,
umhuriyet Halk
Partisi (CHP) Grup
Başkanvekili
Muharrem İnce, 30
Mart belediye seçimleri
öncesinde 1989 Mart seçimleri
öncesindeki ruhun bir benzerinin olduğunu savundu. 30
Mart sonrasında erken bir seçim
yapılacağını iddia eden İnce, tutukluluk sürelerinin 5 yıla indirilmesi ile ilgili olarak da
Başbakan’a göndermede bulundu. İnce, “Kendisine yarayacak, kendisine yarayacak.
Tutukluluk sürelerini ne kadar
azaltırsa gelecekte kendi
çıkarına olacak.” dedi.
C
Politika
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Bahçeli: ‘Bidon
kafalı, göbeğini
kaşıyan’ diyenler
bile, bu kadar
alçalmadı
devlet içine sirayet eden çete ve
örgütlerdi. 11 yıl verdiğimiz yoğun
mücadelede sorunların çözümü
için önemli adımlar kaydettik. 17
Aralık’ta ekonomiye demokrasiye
yeni bir saldırı yapılmak istendi.
Devlet kurumlarına sirayet etmiş
bir örgütlü yapı kullanılarak
Türkiye siyaseti yeniden dizayn
edilmek istendi. İstikameti değiştirilmek istendi. Kararlı ve dik duruşumuz sayesinde, halkımızın
desteğiyle bu saldırıyı da etkisiz
hale getirdik.
YENİ TÜRKİYE ÇAĞI
Açıkçası 30 Mart’ta demokrasinin
istikrarın özellikle de siyasetin çok
büyük bir zafer elde edeceğine, eski
Türkiye’yi artık kapatıp yeni
Türkiye çağını başlatacağına
inanıyorum.
2023 için çok büyük hedefler belirledik. Önümüzdeki 9 yıl içinde
büyüyen ekonomiyle, barışçıl dış
politikamızla AB katılım sürecimizle 2023 hedeflerimize ulaşacağımızdan hiç şüphem yok.
Türkiye AB ilişkilerinin, yada
Türkiye Almanya ilişkilerinin dar
bir çerçevede ele alınmasına biz her
zaman itiraz ettik. AB ile Almanya’nın Türkiye ile ilgili ilişkileri
varolan olaylarla değerlendirilemez. Bunun öncesinde tarihi bir
boyutu vardır. Meseleyi sadece göç
inanç ekonomi boyutuyla ele
almak, bunu da popülizmin
malzemesi yapmak tarihe ve geleceğe haksızlık olur.
"21. YY TARİHİNİ TÜRKİYE'SİZ
ŞEKİLLENDİRMEK İMKANSIZ"
Bakınız şu anda 77 milyona yaklaşan nüfusuyla, dev ekonomisi ve
potansiyeliyle, coğrafi konumuyla
Türkiye 21’nci yüzyılın şekillendirilmesinde varlığını mutlaka
hissettirecek bir ülkedir. 21’nci
yüzyıl maalesef bir savaşlar yılı
oldu. ilk 14 yılında, lokal kalmakla
yerini değiştirecek,
oğlunu mahkemeye
bindirecek makam
aracında poz verip tehdit edecek. Ben Türkiye’nin her tarafını
geziyorum; tıpkı 89 ruhu.
1989’un Mart öncesini hatırlayınız. O günlerde bütün
gazeteler şöyle yazıyordu;
‘Ankara’da Dalan rüzgarı’ haberler hep böyleydi. 89’da ne oldu?
İzmir’de Yüksel Çakmur
kazandı, İstanbul’da Nurettin
Sözen, Ankara’da Karayalçın
kazandı. Benim gördüğüm bu,
89’da olduğu gibi olacak, hiç
merak etmeyin.”
ERKEN SEÇİM İDDİASI
CHP’li İnce Çankaya Belediye’si
tarafından yenilenen Cemal
Süreyya Parkı’nın açılışına
katıldı. Burada bir konuşma
30 Mart yerel seçimlerin ardından en kısa zamanda erken
seçimlerin yapılacağını iddia
CHP'li İnce: Tutukluluk süresini ne
kadar azaltırsa kendi çıkarına olacak
yapan İnce, “30 Mart’ta
yeşili, kültürel etkinlikleri
oyalayacağız elbette
başka şeyi daha oylayacağız. Yani Türkiye’yi Kürt-Türk,
Alevi-Sünni diye bölemediler
bunun için çok uğraştı
Başbakan. Biz şöyle bölelim
Türkiye’yi; ‘ağacın yeşili savunanlar ve doların yeşili savunanlar.’” diye konuştu.
eden İnce, bu erken
seçimden sonra meclisin
kapısının önüne otobüsleri çekeceklerini ve AK
Partilileri Yüce Divan’a göndereceklerini söyledi. Villa iddialarına atıfta bulunan İnce,
“Seçimlerden sonra bırakın
oturmayı kaçmasınlar da bunun
hesabını verecekler.” diye tepki
gösterdi.
"30 MART ÖNCESİ 1989
RUHUNU GÖRÜYORUM"
Gezi olaylarında hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz’ın
devam eden davasına değinen
İnce, “Bu ülkede parklarına,
derelerine, yeşiline, çocuklarına
herkes sahip çıkmalıdır. Herkes
şunu düşünmelidir; eğer 76 milyon Ali Osman Korkmaz’ın
davasını takip etmelidir. O
davaya sahip çıkmalıyız.” sözlerini dile getirdi. CİHAN
Başbakan’ın herkesi susturduğunu ve herkesi suçladığını,
sadece kendisinin konuştuğunu
savunan İnce, şu ifadeleri kullandı: “Polis soruşturmayacak,
hakim kovuşturmayacak, para
sayma makinelerine el süremeyecekler, 6 bin 500 polisin
7
birlikte çatışma savaş ve terörün
dünyayı rahatsız ediyoruz. Ancak
21’nci yüzyılın, küreselleşmenin de
etkisiyle, işbirliği ve dayanışma
arayışlarının öne çıktığı yeni bir
döneme işaret ettiğini görmemiz
lazım. Savaşların, çatışmaların,
terörün belli ülkelere ağır kayıplar
verdirdiği, belli ülkelere de önemli
kazançlar sağladığı çağ artık kapandı.
Yerel sorunlar da şu anda tüm
dünyaya tehdit teşkil edebiliyor. Ortadoğu’da herhangi bir ülkenin
yaşadığı sorunlar, artık sadece o
ülkenin sınırları içinde kalmayıp
tüm dünyanın başını ağrıtabiliyor.
Örneğin Filistin meselesi, Ortadoğu’dan başlayarak tüm dünyayı
etkileme potansiyelini içinde
barındırıyor. Böyle bir çağda, iş birlikleri, dayanışma platformları,
daha fazla hayatiyet arz ediyor. Bu
anlamda özellikle de Türkiye,
bölgesel ve küresel meselelerde
tecrübesinden istifade edilebilecek
bir ülke özelliğiyle öne çıkıyor.
YETKİ ŞEHİR MECLİSİNDE
Erdoğan'a açıklamasının ardından
"Burada tabi protestoların ilginç
yönü, gösteri yapanlar, seçmenleriniz arasında da vardı. Tabi ki
katılım konusunda da bütün medyalarda tartışılan konular var.
Mesela halkın, sadece hükümetin
hediyelerini kabul etmek değil de,
şehrin politikalarına katılım sağlamalarını hakkında ne düşünüyorsunuz?" şeklinde de bir soru
yöneltildi. Erdoğan bu soruya da şu
yanıtı verdi:
Bize bu tür politikalara katılmak
için gelenlerin teklifleri gördük. Onların tekliflerinin dışında, adeta
kanun yapıcı noktada kendilerini
görme, yani yasama organının yapması gerekenleri, kendilerini yükselttiğini görüyoruz. Bir şehrin
vatandaşın öyle taleplerde bulunur
ki, bunun bir kabul edilebilirliği
olur. Ama bu yoksa, bu konuda
yetki kimdedir? O şehrin
meclisindedir. O şehrin meclisi
bununla ilgili kararı alır. Fakat çok
daha farklı şekilde, eğer merkezi
yönetimi bu ilgilendiriyorsa, federal meclisi ilgilendiriyorsa, burada
da yasama organı bununla ilgili
adımı atar.
Eğer halkın iradesine saygı duyacaksak, halk ne dersek o olacaksa,
o zaman biz yasama organının
çıkaracağı bu yasalara uymak
zorundayız. Burada halkın
iradesini kazanamayanların, halkın
iradesi üzerinde şiddetle egemenlik
kurmayı gerektiriyor ki bu
demokrasilerde kabul edilemez.
GÜLEN HAREKETİ
Belli yapılardan bahsettiniz. Gülen
hareketinden sanırım bahsediyoruz. Paralel yapı oluşturulmuş. Bir
nevi onları desteklediğinizi anladım ben. Gülen hareketi yardımcı
oldu. askeri hareket için yardımcı
olduğunu düşünüyorum. Eğitim reformunu hükümetiniz gündeme
getirdi. Acaba şu anda müzdarip
olduğunuz ve karşı durduğunuz,
hem yargı hem emniyette olan bu
sistemi hükümet olarak siz ortaya
koymadınız mı?
Şu anda mevcut sistem belli bir
hareketin grubun oluşturduğu bir
sistem değildir. Bu tüm Türkiye'de
çeşitli STK'ların ortaya koymuş
olduğu düşünceler neticesinde
oluşturulan bir yapıdır. En son
mesela referandum yüzde 58'le çıkmış bir referandumdur. Bunun
içerisinde her grup var. burada belli
bir grup söz konusu değil.
DÖNÜM NOKTASI 30 MART
Yargıdaki paralel yapılanma, diğer
kurumlardaki yapılanma, özellikle
şu anda farklı bir sürecin içerisinde
girecektir. İşin en çirkin boyutu
şudur. Şantajlarla, ortam dinlemeleriyle, bütün bunlarınyanında görüntülemeyle, bir
çok güvenlik mensupları yargı
mensupları tehdit altına alınmıştır.
İş adamına hareket etme,
etmediğin takdirde elimizde belgeler var. onları ifşa eder. Bunu
bakan arkadaşlarımıza da yaptılar.
Dolayısıyla biz de diyoruz ki, böyle
bir şeye bizim asla müsaade etmemiz mümkün değil. Bedeli ne
olursa olsun bu iş çözüm kavuşturulacaktır. 30 Mart bunun dönüm
noktası olacaktır.
HABER MERKEZİ
MHP Genel Başkanı Devlet
Bahçeli, internete düşen bazı ses
kayıtlarında sarf edilen küfürlere
tepki gösterdi. Bahçeli, “ ‘Bidon
kafalılar, göbeğini kaşıyanlar’
diyerek milli tercihleri küçümseyen küstahlar bile, bu kadar
alçalmamış, bu kadar insanlıktan çıkmamıştır.” dedi.
TBMM’de partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli,
“AKP’nin kuytusuna yatarak
banka hesaplarını dolduran,
usulsüz yollarla devletten ihale
alan işadamlarının tansiyonu
çıksa da, yüzleri simsiyah olsa
da, geceleri uyumakta zorluk
çekseler de kendilerinden istenen yüz milyonlarca doları
Başbakan’a tıpış tıpış vermişlerdir.” diye konuştu.
“İşte bu suçüstü hali asrın rüşvet
ve yolsuzluğudur” diye sözlerine
devam eden Bahçeli, şunları
ifade etti:
“Başında da Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan vardır. Türk milleti bizatihi Başbakan tarafından
soyulmaktadır. Devlet hazinesi
hırsızların sevk ve idaresindedir.
Başbakan’ın yargıya savaş açmasının, HSYK ile ilgili aceleciliğinin sebebi hikmeti bu kirli
çamaşırlarının soruşturma
dosyasında yer almasındandır.
Ses kayıtları internette dolaşan
işadamları öyle bir yolsuzluk
çarkının içine düşmüşlerdir ki,
duyan ve dinleyen herkesin şok
geçirmemesi içten bile değildir.
Bunlardan bazıları ilk kez haraç
verenleri teselli ederken ‘Biz
alıştık, bir hafta sonra gayet normal karşılarsın’ sözleriyle pişkinlikte, yüzsüzlükte zirveye
çıkmışlardır. Hatta bazıları bu
aziz millete, sevdasından deliye
döndüğümüz büyük Türk milletine alenen küfür etmiştir.
Başbakan’ın dostları, devlet
parasını peşkeş çekip sonra da
pay aldığı hemşerileri; ‘bu milletin’ diye başlayan ve hiçbir vicdan sahibinin kabullenmeyeceği
sinkaflı ifadelerle rezilliklerini
iyice göstermişlerdir. Öncelikle
şunu söylemeliyim ki, Türk milletinin alın terini çalıp da ardından dönüp ağza alınmayacak
küfürler yağdıranları asla unutmayacağımızı, yeri ve zamanı
geldiğinde kursaklarından geçen
haramı burunlarından getireceğimizi herkes iyi bilmelidir.
Başbakan Erdoğan bu çirkinliklere, bu iğrenç ve hayasız
diyaloglara ne diyecektir? Medyaya kadar sirayet eden edepsizliklerin, şerefsizliklerin
altından nasıl kalkacak, neyle
telafi edecektir? Yoksa bu olanlar da paralel yapının tezgâhı,
dış güçlerin komplosu, darbecilerin iftirası mıdır? Duymak istiyoruz ki, zekat hırsızlarının
bahanesi nedir? Rüşvetle ilgili
AKP lehinde fetva veren, yolsuzluğu yüce dinimizi istismar ederek aklamaya yeltenen sözde
din alimleri ve ilahiyatçılar niye
suskun, niye sessizdir?
Havaalanı inşaatını rüşvet ve
hırsızlık pistine dönüştüren
gafiller gelişmeler hakkında ne
diyecektir? Bereketsizlerin, millete söven kansızların yaptığı
havaalanlarının hayrı olacak
mıdır? ‘Bidon kafalılar, göbeğini
kaşıyanlar’ diyerek milli tercihleri küçümseyen küstahlar bile
bu kadar alçalmamış, bu kadar
insanlıktan çıkmamıştır. Türkiye
yolsuzluğun ve rüşvetin adeta
cirit attığı, devletin üstüne çöktüğü bir yer haline gelmiştir.
Başbakan ananas ve tespih
şifresi üzerine kafa yoracağına,
yargı yakasından tuttuğunda,
yandaş işadamları kendisini ele
verdiğinde ne yapacağını şimdiden planlamalıdır. Böyle giderse
yakın vadede kendisinin önünde
sadece iki yol kalacaktır: Ya
mahkemede hesap verecek, ya
da tası tarağı toplayıp okyanus
ötesinde soluğu alacaktır.”
CİHAN
8
5 ŞUBAT 2014
Gündem
Derin operasyonun planlayıcılarının hedefleri tek tek
ortaya çıkıyor. Paralel yapı elemanları ülkede Gezi benzeri olaylar çıkarıp 'Teknokratlar Hükümeti' kurmak
istedi. Darbe fark edilince plan suya düştü.
aşbakan Recep Tayyip
Erdoğan'ın "Bazı şeyler
yeni dökülmeye başladı" diye
işaret ettiği "kumpas"
harekatında, yeni ayrıntılar
ortaya çıktı. Alınan bilgilere
göre, AK Parti üzerinden
rüşvetiyle partilerinden istifa
etmeleri istenecekti.
hareketle ülkeyi ve milleti
hedef alan yapının ihanet
planının, bilinenden çok
daha derin olduğunu su
yüzüne çıkardı.
Kamuoyuna "rüşvet" ve
"yolsuzluk" kılıfıyla sunulan
operasyonun kısa ve orta
vadeli hedefinin, genellikle
demokrasilerin kesintiye
uğradığı ve ekonomik
krizlerin yaşandığı süreçlerde
örneklerine rastlanan
"Teknokratlar Hükümeti
oluşturmak" olduğu
öğrenildi. Teknokratlar
hükümetinin başbakanının
bile hazır olduğu belirtiliyor.
BAKANLIK RÜŞVETİ
Bu noktada medya yeniden
devreye girerek, "krizden
çıkış reçetesi" olarak "partiler
üstü milli mutabakat
hükümeti" formülü
sunulacaktı.
Muhalefet partilerine, "Ülke
elden gidiyor" çağrıları
yapılarak, olası hükümet
senaryolarında yer almaları
istenecekti.
Böylece kamuoyunda,
"Teknokratlar Hükümeti"
tartışması başlatılacaktı. Yeni
hükümetin güvenoyu
almasının sağlanması için AK
Partili bazı vekillere yakın
markaj uygulanıp, "bakanlık"
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Abdullah Gül'ü şaşırtan CHP'li
'KURTARICI BAKAN'
FORMÜLÜ
Şubat kıyamet planıyla yerle
bir olan ekonomi ise tıpkı 12
Mart 1971 muhtrasından
sonra Nihat Erim'in
Başbakanlığı'nda kurulan
hükümette ve DSP-ANAPMHP koalisyon hükümetinde
olduğu gibi, ABD'den gelerek
kabineye dışarıdan katılacak
"kurtarıcı bakan" formülüyle
dizayn edilecekti.
Teknokratlar Hükümeti'nin
güvenoyu almasından sonra,
2014 sonbaharı için erken
seçim kararı alınacaktı.
Böylece Türkiye, 30 Mart
yerel seçimleri ve ağustostaki
Cumhurbaşkanlığı
seçimlerine, son derece
gergin bir atmosferde
girecekti. Paralel yapının
hesaplarına göre bu
gelişmelerin ardından
Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkışı
zora girecek ve AK Parti
dağılarak küçülecekti.
DEFAKTO GİRİŞİMİ
Paralel yapının planları
tutsaydı, başta Halkbank
olmak üzere Türkiye'nin
elinde kalan devlet bankaları
özelleştirme ya da halka arz
yöntemiyle, sessiz sedasız
yabancı fonların kontrolüne
geçecekti. Kuzey Irak
yönetimiyle petrol ve
doğalgaz konularında
sürdürülen çalışmalar askıya
alınacak, İran ile köprüler
VEKİLLERE İSTİFA BASKISI
Çok ayaklı planlama ile
harekete geçen paralel yapı,
25 Aralık tarihinde kalkıştığı
ikinci dalga operasyonda
başarıya ulaşsaydı, çapı
giderek büyüyen bir dizi
operasyon da peşinden
gelecekti. "İtibarsızlaştırma"
algısı üzerinden devreye
sokulan plan uyarınca,
paralel yapının elemanları
tarafından üretilen bazı ses
kayıtları ile belgeler de aynı
süreçte, internet üzerinden
servise konularak, tahribat
artırılacaktı.
Ekonomik dengeleri altüst
edecek girişimler sürerken,
paralel medyada "yolsuzluk"
ve "rüşvet" haberleri
körüklenerek hükümet
üzerindeki baskılar
yoğunlaştırılacaktı. Bu
süreçte, 12 Haziran
seçimlerinde AK Parti'ye
sızmayı başarmış az sayıda
vekilin toplu istifası
sağlanarak, "Hükümet
dağılıyor" görüntüsü
verilecekti.
'ÜLKE KAOSA
SÜRÜKLENİYOR' ALGISI
YERLEŞECEKTİ
Provokotörlerin sahneye
çıkmasıyla birlikte 'GEzi'
benzeri olayların fitili
atetşlenecek ve
metropollerden başlayarak
ülke geneline yayılması
sağlanacaktı.
umhurbaşkanı
Abdullah
Gül'ün Köşk'e
davet ettiği CHP
İzmir milletvekili
Erdal Aksünger'in
verdiği bilgiler Gül'ü
şaşırttı. Aksünger,
Gül'e yasa dışı dinlemeleri anlatırken
kayıp olan 11 mobil
dinleme aracını da
gündeme getirdi.
EGO'DAKİ YAZILIM:
TURKTRUST
TURKTRUST adlı şirketin
ürettiği, tüm kişisel hesap
hareketlerine, banka
bilgilerine, elektronik
postalara müdahale
imkanına sahip 2 adet
hatalı sertifikadan biri 6 ay
EGO Genel Müdürlüğünde
kaldı. Bu sertifika ile hangi
işlemlerin yapıldığı, alt
sertifikaların üretilip
üretilmediği tespit
edilmelidir.
C
umhurbaşkanı
C
Abdullah Gül
tarafından Çankaya
Köşküne davet edilen CHP
İzmir Milletvekili, bilişim
uzmanı ve TBMM
Telekulak Komisyonu
üyesi Erdal Aksünger,
Gül’e yasa dışı dinlemeleri
anlattı. Başbakan
Erdoğan'ın
"Cumhurbaşkanını da
dinlemişler"
açıklamasının ardından
Çankaya köşküne çıkan
Aksünger "Kayıp olan 11
mobil dinleme aracını"
gündeme getirdi ve verdiği
bilgilerle Gül'ü şaşırttı.
Aksünger, TBMM'de
kurulan ve MİT, Emniyet
İstihbarat ve TİB'de de
incelemeler yapan
Telekulak Komisyonunda
görev almıştı.
yasası ile TİB'e verilen
yetkiler sonucu yeni bir
MİT yaratılıyor" dedi ve bu
yasanın veto edilmesini
istedi ve şu bilgileri de
verdi:
Aksünger, Cumhurbaşkanı
Gül'e, MİT, Emniyet
İstihbarat, Jandarma
İstihbarat, TİB ve Bilgi
Teknolojileri ve İletişim
Kurumunda büyük bilgi
güvenliği sorunları
olduğunu aktardı. 10 yıllık
verilerle TİB'e gelen yargı
kararlarının tekrar gözden
geçirilmesini istedi.
Aksünger Gül'e "İnternet
BELEDİYE
BAŞKANINDAKİ ARAÇ
Türkiye'de 11 adet mobil
dinleme aracı kayıp...
İsrail, Kanada, ABD ve
Alman Rohde& Schwarz
firmasından temin edilen
bu araçlar nasıl ithal
edildi, paraları nasıl
ödendi? Bir Büyükşehir
Belediye Başkanında da
bu araçlardan olduğu
Ülkede temaslarda bulunan
Başbakan Yardımcısı Emrullah
İşler, Almanya Göç, Mülteciler
ve Uyumdan Sorumlu Devlet
Bakanı Aydan Özoğuz ile
Başbakanlık binasındaki
makamında bir araya
geldi.Görüşme sonrası
düzenlenen ortak basın
toplantısında Başbakan
Yardımcısı İşler, göreve
geldikten sonra ilk Almanya
ziyaretini gerçekleştirdiğini
belirterek, "İlk defa bir Alman
yetkilisiyle Türkçe konuşarak,
verimli bir görüşme
gerçekleştirdik. Bakanımızın
yeni görevini tebrik ediyor,
başarılar diliyorum. Türkçesi
çok akıcı" diye konuştu.
Özoğuz ile Almanya'da yaşayan
Türk vatandaşlarının sorunları
ile ilgili görüş alışverişinde
bulunduklarını söyleyen İşler,
"Kurumlarımız arasında yakın
bir işbirliği sağlanması
konusunda mutabık kaldık.
Sorunların diyalog yoluyla
çözüleceğine inanıyoruz.
Diyalog kapılarının açık
kalmasının yerinde olacağını
düşünüyoruz" ifadesini
kullandı.
illi Eğitim Bakanlığı,
M
Ankara Bölge İdare
Mahkemesi'ne yaptığı SBS
itirazı reddedildi.Milli Eğitim
Bakanlığı, Seviye Belirleme
Sınavı'nın (SBS) yürütmesinin
durdurulmasına karşı dava
açmıştı. Mahkeme, bakanlığın
yaptığı itirazı reddetti.Ankara
18. İdare Mahkemesi, geçen yıl
Haziran ayında yapılan SBS
sonuçlarıyla yapılan sıralama
Ülke kaosa sürükleniyor
algısı yaratılacaktı. Derin
yapılanmanın planına göre
hükümet baskılara
dayanamayıp istifa edecekti.
TEknokratlar Hükümeti 2014
sonbaharına kadar
yönetecekti. CİHAN
Emrullah İşler, şöyle devam
etti: "Burada kurulan yeni
hükümetin çifte vatandaşlıkla
ilgili 'opsiyon seçeneğini'
kaldırılacağına dair bir
taahhüdü var. Bunu olumlu
bulduğumuzu kendisine ifade
ettim ama bunu yeterli
bulmuyoruz. Burada
doğmadığı halde uzun
yıllardan beri Almanya'da
yaşayan vatandaşlarımızın da
çifte vatandaşlıktan
yararlanmasının isabetli ve
demokratik bir hak olacağını
ifade ettim. Bu konuda da
önümüzdeki yıllarda olumlu
gelişmeler olacaktır.
Ailelerinden alınan çocuklar ve
gençlik daireleri meselesi gibi
konuları da teker teker ele
aldık.
Bu sorunların yakinen takip
edilmesinin yerinde olacağını
konuştuk ve mutabık kaldık.
Kendisini Türkiye'de ağırlamak
isteriz."Türk vatandaşlarının
seçimlerde oy kullanmasına
yönelik süreçle alakalı bir soru
üzerine İşler, "Türk
vatandaşlarının bulundukları
ülkelerde oy kullanmaları
konusunda bir yasa çıkarttık.
Bu yasa gereğince
vatandaşlarımız artık
Cumhurbaşkanlığı seçiminde
ve genel seçimler ile
referandumlarda oy
kullanabilecekler" dedi.
Almanya'nın Türk
vatandaşlarının Almanya'da oy
kullanmalarıyla alakalı
olumsuz bir tavrı olmadığını
dile getiren Özoğuz ise
"Sandıkların ve oy kullanılacak
mekanların güvenli ve
hazırlığının tamamlanmış
olması gerekiyor. Bu konu ile
ilgili çalışmalar da devam
ediyor" diye
konuştu.Almanya'da
çocukların Gençlik Daireleri
tarafından ailelerinden
alınarak koruyucu ailelere
verilmesi konusunu
görüştüklerini ancak basında
yer alan rakamların çok
abartılı olduğunu ifade eden
Özoğuz, Türk çocuklarının
Türk veya Müslaman koruyucu
aileye verilmesinin daha
olumlu olacağını vurguladı.
Özoğuz, "Siyasetçi olarak
çocukları korumamız lazım.
Türk, Alman ne olursa olsun
önemli değil, çocukları
şiddetten korumamız
gerekiyor. Türk aileler
çocukları alabiliriz diye ortaya
çıkmıyorlar. Çocuğun emin bir
yerde, eziyetsiz bir şekilde
büyümesini ülke olarak
sağlamamız gerekiyor. Bu
bizim önceliğimiz" şeklinde
konuştu.CİHAN
TAKLİT BAZ İSTASYONU
Taklit baz istasyonlarına
ilişkin, A15 ve A25
araçlarının envanterleri ve
nerelerde kimler
tarafından hangi
amaçlarla kullanıldıkları,
hangi verilerin elde
edilerek kimlere servis
edildiği konusu ortaya
çıkarılmalıdır.
İthalatının hangi kurumlar
tarafından hangi
ülkelerden yapıldığı,
örtülü ödenek kullanılıp
kullanılmadığının
araştırılması gereklidir.
MEB'in SBS itirazına Mahkeme'den red
ve yerleştirmelerin hukuka
uygun olmadığına karar
vermişti.Sınav sonuçlarıyla
ilgili yapılan tüm işlemlerin
dava sonuçlanıncaya kadar
durdurulmasına karar veren
mahkeme, sınava giren 1
milyon 112 bin adayın sınav
sonuçları ve cevap
anahtarlarının yeniden
hesaplanması gerektiğine
hükmetmişti.
AB ve ABD’ye
tavsiyeler
* TOKİ ve
Özelleştirme İdaresi
Başkanlığı’nı
başbakanlığa
bağlayan, başbakanı
Savunma Sanayii İcra
Komitesi’nin başkanı
yapan düzenlemeler
gözden geçirilmeli.
merikan düşünce
A
kuruluşu Freedom
House Kasım ayında
Türkiye ile ilgili
hazırladığı raporda
Obama'nın Gül ve
Erdoğan'ı uyarmasını
istedi.
Tüm dünyada
özgürlükler ve demokrasi
alanındaki çalışmalarıyla
tanınan Amerikan
düşünce kuruluşu
Freedom House, yeni bir
raporla Türkiye’yi mercek
altına aldı.
Freedom House, Kasım
ayında Türkiye’de
gazeteciler, sivil toplum
kuruluşları, iş insanları
ve üst düzey hükümet
yetkilileriyle görüşerek
hazırladığı “Demokrasi
Krizi Türkiye’de
Yolsuzluk, Medya ve
Güç” başlıklı raporda
Türkiye’de medyaya
uygulanan baskıyı
örneklerle masaya
yatırdı.Türkiye’de askeri
vesayetin güçlü olduğu
yarım yüzyıl boyunca
basına birçok
kısıtlamanın getirildiğini
hatırlatan Freedom
House, “Medyaya ve
gazetecilere baskı
uygulamak ve medya
organlarını kontrol
etmek için kullanılan
araçlar AK Parti iktidara
gelmeden önce de vardı.
Ancak parti olağanüstü
politik hâkimiyetini
kullanarak bunları
çekinmeden ve giderek
artan sıklıkta ve sertlikte
kullandı” yorumunu
yaptı.
cezaları bu yöntemler
arasında sayıldı.
Türkiye’nin diktatörlük
olmadığı ancak hükümeti
eleştirmenin gelirini,
saygınlığını ve bazen
özgürlüğünü riske atmak
anlamına geldiği ifade
edildi.
Freedom House’un
raporda Türkiye, ABD ve
Avrupa Birliği’ne verdiği
tavsiyeler ise şöyle oldu:
* Hükümet özgür
tartışma ortamını kontrol
etme çabalarının ülkenin
istikrarını tehdit
edebileceğini; Avrupa ve
ABD ile ilişkileri riske
atabileceğini fark etmeli.
‘301. madde kaldırılmalı’
Gazetecileri bizzat hedef
alan açıklamalar, toplu
işten çıkarmalar, medya
patronlarına verilen
cezalar, gazetecilerin
dinlenmesi ve hapis
* Gazetecileri yargılamak
için sık sık kullanılan
Terörle Mücadele
Kanunu (TMK)
kaldırılmalı. TCK’nin suç
örgütleriyle ilgili 220’nci
maddesi değiştirilmeli.
* AB, basın
özgürlüğünün Türkiye
demokrasisinin
barometresi olduğunu
vurgulamaya devam
etmeli.
* Türkiye’nin AB ve
reformlara bağlılığını
teşvik etmek için vize
muafiyet protokolünü
tamamlamalı.
* Başbakan Erdoğan ve
Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül,
demokratik
reformlardaki geri
adımların ilişkileri
zedelediğini Başkan
Barack Obama’dan kesin
bir dille duymalı.
* ABD, Türk hükümetinin
hesap verilebilirliğini ve
şeffaflığını teşvik etmek
için ekonomik
müzakereleri
kullanabilir.
Kıyı’da buluşma
şadamlarının komisyonla
İBakanla
ihale alması kayıtlara girdi.
görüşen bir işadamı,
telefonda konuştuğu
arkadaşına, yüzde 10’la ihale
kopardığını söylüyor.
İhalelerin de hep 3 işadamı
arasında paylaştırıldığı göze
çarpıyor.
25 Aralık’taki ikinci rüşvet ve
yolsuzluk operasyonu kapsamında, mahkeme kararıyla
yapılan dinlemelerin kayıtları internete sızdı… Buna göre;
devletten ihale almanın yolu,
bazı üst düzey isimlere ihalenin yüzde 10’u kadar para dağıtmaktan geçiyor…
SÖZCÜ'NÜN MANŞETTEN
VERDİĞİ, İNTERNETE DÜŞEN
SES KAYDIYLA İLGİLİ HABERİ
ŞÖYLE
Örneğin o kayıtların biri,
3’üncü yolsuzluk soruşturmasında adı geçen dönemin bakanı Binali Yıldırım’la ilgili.
İşadamı Mehmet Cengiz, diğer işadamı Celal Koloğlu’yla
telefonda görüşüyor. Dönemin bakanı Binali Yıldırım’la
yaptığı görüşmeyi anlatıyor.
Cengiz, telefondaki arkadaşına, “Sabiha Gökçen işini hallettim. Ama yüzde 10’la…”
diyor. Ardından, “Sırada
4’lük (4 milyar dolarlık) bir iş
var. Bunlara çalışın talimatı
verildi” diye ekliyor. Koloğlu
da, sevincini dile getiriyor.
Hepsi dosyada var…
‘Sabiha Gökçen işini yüzde
10’a hallettik’
Sabah-atv’nin satışıyla ilgili
sızdırılan belgeler dudak
uçuklattı. İşadamı Mehmet
Cengiz, dönemin bakanı
Yıldırım’la yaptığı görüşmeyi
böyle anlattı
Görevden alınan Savcı Muammer Akkaş’ın yürüttüğü 25
Aralık’ta patlayan yolsuzluk
skandalının boyutu şekillenmeye başladı. İstanbul 3 No’lu Hakimliği tarafından
verilen izinle yürütülen teknik takip kayıtları olduğu ileri sürülen metinler internete
sızdırıldı. Kayıtlarda, Başbakan Tayyip Erdoğan’a yakın
işadamlarının Sabah-atv’yi
satın almak için “para havuzunu nasıl oluşturduklarına
ilişkin” iddialar ve bilgiler
yer aldı. Kayıtların en çarpıcı
bölümünü, işadamı Mehmet
Cengiz’in, “Havuz için gereken milyon dolarlar toplandıktan sonra” Ulaştırma eski
Bakanı Binali Yıldırım ile
yaptığı görüşmeden sonra yakın çevresine yaptığı açıkla-
Kayıtlarla ilgili internete sızdırılan iddialara göre, Binali
Yıldırım ile 14 Kasım 2013 günü İstanbul’da Kıyı Emniyeti
Sosyal Tesisleri’nde görüşen
Cengiz, “eski bakan ile gece
saat 23.00’e kadar ele aldıkları” konuyu ertesi gün saat
13.25’te, birçok projede ortaklık yaptığı işadamı Celal Koloğlu’na anlatıyor. Mehmet
Cengiz, Koloğlu’na, “beyefendi” dediği Bakan Yıldırım ile
gece saat 23.00’e kadar oturduğunu ve “Sabiha Gökçen
işini hallettiğini” kaydediyor
ve cümlesini, “Ama yüzde 10”
diye tamamlıyor. “Halledilen” konunun, Sabiha Gökçen
Havalimanı’ na ikinci pist inşaatı ihalesi olduğu öne sürülüyor. Kayıtlardaki iddiaya
göre, Mehmet Cengiz, bu görüşmede Koloğlu’ na, “sırada
4’lük bir iş” olduğunu ve kendisine “Bunlara bir çalışın”
talimatı verildiğini belirtiyor.
Akşam çok güzel geçti…
Mehmet Cengiz, Bakan Yıldırım ile yaptığı görüşmeyi aynı gün (15 Kasım 2013) saat
14.48’de işadamı Nihat Özdemir’e de anlatıyor. İnternete
sızan iddialara göre Cengiz,
Özdemir’e, “Valla akşam çok
güzel geçti. 23.00’e kadar
oturduk, konuştuk her şeyi”
diyor. Özdemir, “Başbakanla
mı” diye sorunca, Cengiz,
“Yok yok bakanla” cevabını
veriyor. Mehmet Cengiz, görüşmenin devamında ise Özdemir’e, “aralarında
konuştukları işi, bağladığını”
söylüyor. Sıradaki iş için,
“Şimdi 4 civarında bir işleri
var. Onları bir beraber çalışa-
cağız. Kim ne olur, ne gider”
bilgisini aktarıyor. Özdemir,
işin boyutun öğrenmek için
“4 trilyon mu” diye soruyor.
Cengiz,
“Yok yok dolar” karşılığını
verince, Özdemir, “4 milyar
dolar evet” diye onaylıyor.
Hakim izniyle yapılan kayıtların bundan sonraki bölümü
ise şöyle gelişiyor. Önce Mehmet Cengiz, “Akşam işi bitirdim ama on, on”
açıklamasını yapıyor. Özdemir, “Yüzde mi, toplam mı”
diye sorunca, “O yüzde…” cevabını alıyor ve “Tamam abi
peki” diyerek onaylıyor.
Ağzı kulaklarına varıyor
İnternetteki iddiaya göre,
Mehmet Cengiz, aynı gün saat 17.48’de işadamı Celal Koloğlu ile bir kez daha
görüşüyor. Cengiz, görüşmede söze, “Bak kardeşin nasıl
çalışıyor, yer altından” diye
başlıyor. Koloğlu,
“Biliyorum abi, ayıp ediyorsun. Nihat (Özdemir) Bey’in
ağzı kulaklarına varıyor yani”
karşılığını veriyor. Mehmet
Cengiz de, “Biz uğraştık mı,
kardeşlerimiz için uğraşırız.
Yalnız kendimize, hep bana
değil. Sen daha göreceksin”
diye övünüyor. Koloğlu, “Abi
hiç onda merak etmiyorum,
ben eminim” diyerek güvenini ifade ediyor. Cengiz, görüşmenin devamında, “Ben
akşam gelirim. Biz üçümüz
artık, hani kiliseye ne nikahı
yapmıştık Katolik” diye soruyor, Koloğlu da, “Katolik, Katolik aynen öyle” karşılığını
veriyor. Mehmet Cengiz’in,
sevincini, “Bu milletin a.. koyacağız, sen merak etme”
cümlesiyle gösterdiği öne sürülüyor.SÖZCÜ
Babuşcu: 30 Mart final seçimi
AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz
Babuşcu, 30 Mart'ta gerçekleştirilecek
yerel seçimler için önemli açıklamalarda
bulundu.
K Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu, 30
Mart'ta gerçekleştirilecek yerel seçimler için,
A
"AK Parti'nin Türkiye'de iktidar olduğu tarihten
bugüne kadar girdiği en önemli seçim" değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu, Moral
FM'de yayınlanan Sabah Gündemi programına
konuk oldu. 30 Mart'ta gerçekleştirilecek yerel
seçimler için "AK Parti'nin Türkiye'de iktidar
olduğu tarihten
bugüne kadar
girdiği en
önemli seçim"
diyen Babuşçu,
yaklaşan seçim
sürecinde
yaşananları da
değerlendirdi.
"BÜTÜN
SEÇİMLERİN
FİNALİ"
AK Parti'nin girdiği bütün seçimlerde koşullar
gereği Türkiye'nin en önemli seçimleri yaşadığını
ifade eden Babuşçu, yaşanacak olan seçimin bir
yerel seçim olmasına rağmen Türkiye
koşullarının bu seçimi de olağanüstü bir öneme
sahip hale getirdiğini' ifade etti.
30 Mart'taki yerel seçimlerin AK Parti'nin iktidar
olduğu günden bugüne kadar girmiş olduğu en
önemli seçim olacağı vurgusunu yapan Babuşçu,
"Bu seçime bütün seçimlerin finali diyebiliriz"
ifadesini kullandı. AK Parti'nin kuruluşundan bu
yana partiyi bertaraf etmek isteyenlerin olduğunu
belirten Babuşçu, "Her defasında farklı bir
senaryo ile AK Parti alaşağı edilmek istendi ama
AK Parti her defasında daha güçlü bir millet
desteği ile yoluna devam etti" diye
konuştu.CİHAN
zmir'de Manisalılar Derneği'ni ziyaret eden
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, vatandaşları
İadeta
espri tufanına tuttu. Konuşmasında sık sık
vatandaşlarla esprili diyaloglar yaşayan Arınç,
"Millet coştu mu böyle kükrer" dedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İzmir
Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali
Yıldırım'la gerçekleştirdikleri İzmir temasları
kapsamında İzmir'de bulunan Manisalılar
Derneği'ni ziyaret etti.
İdare mahkemesi, söz konusu
kararı CHP İstanbul Milletvekili
Aydın Ayaydın'ın başvurusu
üzerine almış.CİHAN
VER YÜZDE 10 RÜŞVETi, AL iHALEYi
9
Arınç
vatandaşları
kahkahaya boğdu
Başvuruda, yabancı dil
sınavına giren 718 adayın sınav
sonuçlarının hesaplanmasında
hata yapıldığı belirtilmişti.
malar oluşturdu.
A
“Türk milletini
aşağılamakla” ilgili
301’inci madde
tamamen
kaldırılmalı, 125’inci
madde iptal edilerek
hakaret suç olmaktan
çıkarılmalı.
iddiası araştırılmalı.
atılacak ve Türkiye içe
döneceği için Suriye ile ilgili
tüm tezlerinden vazgeçecekti.
Bu arada, Kıbrıs çevresindeki
doğalgaz parselleri
üzerindeki Türkiye iddiası da
Defakto girişimlerle ortadan
kalkacaktı.
Almanya'nın ilk Türk bakanıyla tarihi buluşma
lmanya'ya giden Başbakan
Yardımcısı Emrullah İşler,
bu ülkenin ilk Türk bakanı
olan Aydan Özoğuz ile bir
araya geldi.
Gündem
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Hükümeti
yıkacak plan işte
böyle suya düştü
B
5 ŞUBAT 2014
MHP lideri Devlet Bahçeli grup toplantısında konuştu. Bahçeli, yolsuzluk ve rüşvet iddiaları üzerinden
Erdoğan'a yüklenerek, "bu gidişle tası tarağı toplayıp okyanus ötesine kaçacak" dedi.
ahçeli'nin
konuşmasında
B
satırbaşları:
Türk milletinin alınterini
çalıp da ardında dönüp
ağza alınmayacak küfürler
yağdıranları asla
unutmayacağız.
Kursaklarından geçen
haramı burunlarından
getireceğiz.
Başbakan bu iğrenç
diyaloglara ne diyecektir?
Zekat hırsızlarının
bahanesi nedir? Rüşvet
lehinde AKP için fetva
veren sözde din alimleri ve
ilahiyatçılar niye
sessizdir? Havaalanı
inşaatını rüşvet ve
hırsızlık pistine çeviren
gafiller ne diyecektir? Bu
havaalanının hayrı ne
olacaktır? Bidon kafalılar
diyen küstahlar bile bu
kadar alçalmamış ve
insanlıktan çıkmamıştı.
TASI TARAĞI TOPLAYIP
OKYANUS ÖTESİNE
KAÇACAK
Başbakan ananas ile
uğraşacağına mahkeme
karşısına çıkınca ne
yapacağını düşünsün.
Kendisinin önünde bu
gidişle sadece iki yol
kalacaktır: Başbakan ya
mahkemede hesap verecek
ya da tası tarağı toplayıp
okyanus ötesinde soluğu
alacaktır.Erdoğan gizli
dinlemelerden şikayet
etmiştir. Dinlenmedik
kimsenin bırakılmadığına
vurgu yapmıştır. Sayın Gül
başbakanı pek ciddiye
almasa da konu önemlidir.
Türkiye'yi telekulak
çetesinin eline bırakan
Erdoğan şimdi
sızlanmaktadır. Kendini
masum göstermeye
çalışmaktadır. AKP iktidar,
Erdoğan başbakan olasıya
kadar hiç kimse hukuku
aşarak dinleme
yapmamıştır. Ortam
dinleme ve teknik takip
bugünkü kadar hiç
kuralsız olmamıştır.
Başkalarını dinlerken hiç
sesi çıkmayan Başbakan'ın
şimdi sesinin çıkması
acizliğin göstergesidir. Ses
kayıtlarının internetlere
düşmesi özel hayat
açısından bir kayıptır.
Şayet Başbakan'ın şahsı ve
ailesi ve efradıyla ilgili
haberler yapılmasaydı,
herşey eski tas eski
hamam devam edecekti.
BAŞBAKAN ÜÇ MAYMUNU
OYNAMAKTAN
GOCUNMAMIŞTIR
Bir zamanlar yüksek yargı
üyelerinin konuşmaları
çarşaf çarşaf sızınca
başbakan tepki
vermemişti. Ordu
komutanlarının telefon
görüşmeleri afişe
edildiğinde başbakanın
çıtı çıkmamıştır.
Milletvekillerinin,
gazetecilerin, yazarların
hülasa herkesin dinlendiği
anlaşıldığınıda başbakan
oralı bile olmamıştır.
Sözde darbe davalarında
kullanılmak üzere önüne
gelen izlenmiş ama
başbakan üç maymunu
oynamaktan
gocunmamıştır.
TELEFONLA KONUŞMAK
İŞKENCEYE DÖNDÜ
Telefonla konuşmak
işkenceye dönmüştür.
Erdoğan tüm bunlar
olduktan sonra ilk defa
2012 Aralık ayında ofisine
böcek konulduğunu
duyurmuştur. Böcek
sürüsü şaşırmış ve
Başbakan'ın ofisine kadar
gelmiştir. Dinlemelerle
ilgili teftiş kurulu raporu
savcılığa gelmiştir.
Başbakan yasadışı
dinlemelerin önüne
geçmek için yeni bir
düzenleme yapacaklarını
söyledi. Bunun için
oybirliği aranacağını
söyledi. Dinlemenin
sınırsız olmayacağını,
önce 3 aylık süre tayin
edileceğini ve birer ay
olmak üzere uzatılıp
toplamda 6 ayı
geçemeyeceğini
söylemiştir. Zaten
yürürlükteki kanunda da
yaklaşık aynı hükümler
vardır. Sadece örgüt
kapsamında birer ay
uzatarak sınırız dinlemek
vardır.
BAŞBAKAN SIKIŞTI,
GÜNDEMİ DEĞİŞTİRİYOR
Başbakan sıkışmış
kendince gündemi
değiştirmek zorunda
kalmıştır. Düğmeye basmış
PKK'nın ve İmralı'nın
rüşvet ve yolsuzluğa
verdiği destekle yol
almaya başlamıştır.
PKK'ya verilen tavizlerde
yeni halkalar gelmektedir.
Rüşvetçiler, yandaş
işadamları, yolsuzluk
çeteleri başbakanın
paketiyle umutlanmıştır.
Böylesi bir pakete
demokratik demek
demokrasiye ihanettir.
Adalete kelepçe demektir.
Kanun kaçakarı,
soyguncular, mazlum ahı
alanlar, yetim hakkını
gaspedenler, kutucular,
kasacılar, devlete sırtını
dayayan haramzadeler ne
beşeri ne de mahkeme-i
kübranın hükmünden
kurtalamayacaktır. Darı
unundan baklava, incir
ağacından oklava olmamış
olamayacaktır.
YOLSUZLUK VE
BÖLÜCÜLÜK DEVAM
EDİYOR
Yolsuzluk ve rüşvetin
yanında bölücülük ve
terör de devam ediyor.
Cizre'den sonra , Kobani
ve Afrin'de de özerklik ilan
edilmiştir. Bu bölgede Batı
Kürdistan'ın çatısı
örülmüştür. Başbakan bir
ara tampon bölge fikrini
ortaya koymuş ama çok
geçmeden kanton
yönetimler ortaya
çıkmıştır. Selahaddin
Eyyubi kabrinde fatiha
okuyacak ve Emevi
camiinde namaz kılacağım
diyen Erdoğan yanılmıştır.
Bırakın şama gitmeyi,
burnunun dibini
göremeyecek kadar
öngörüsü yanlış çıkmıştır.
IŞİD terör örgütü Esad
hesabına tetik çekmekte
Türkmen kanı
dökmektedir. En son dört
türkmen komutan vefaet
etmiştir. Türkmen
kardeşlerimizin can ve mal
güvenliği tehlike
altındadır. El Kaide türevi
olan IŞİD'in ÖSO ile
çatışmaları Türkiye'ye
sıçramaktadır. Cenevre
konferansında da
müzakere edilecek bir
mevkiye ulaşan Esad
yönetimi ülkemize yönelik
tecavüzlere destek
verecektir. Başbakan ve
hükümeti Türkmenleri
yüzüstü bırakmasın.
CİHAN
Açık havada kurulan platformda vatandaşlara
seslenen Arınç, vatandaşlarla sık sık esprili
diyaloglar içerisine girdi. Programda Arınç ve
Yıldırım'ın konuşmaları sırasında havaya beyaz
güvercinler bırakıldı. Platforma kurulan "Manisa
sevdalısı büyük usta hoş geldiniz" yazılı pankart
ise dikkat çekti.Kendisini dinleyen vatandaşları
ayakta tutmak istemediğini belirten Arınç, protokol bölümünde Binali Yıldırım'ın yanında bulunan koltuğa bir kadının oturmasını istedi.
Vatandaşlar arasından bir kadını işaret ederek
koltuğa oturmasını rica eden Arınç, "Sarışın,
güzel, endamlı" diyerek kadını tanıtırken,
koltuğuna oturan vatandaşa, "Manisa'nın
neresinden?" diye sordu.
"MİLLET COŞTU MU BÖYLE KÜKRER"
Arınç, konuşması sırasında sürekli slogan atan ve
kendileriyle gurur duyduklarını söyleyen bir
vatandaşa da esprili bir dille cevap verdi. Arınç,
"Tamam gurur duyuyorsun da ikide bir sözümü
kesme. Allah razı olsun ben de bu milletten gurur
duyuyorum, sen de içindesin haydi bakalım. İşte
millet coştu mu böyle ikide bir kükrer. Ben gittikten sonra da kükremeye devam et" diyerek espri
yaptı.
Konuşmasında Manisa'da geçirdiği zamanları,
doğduğu evi, okuduğu okulları anlatan Arınç,
yine Manisa'da yaşadığı mahalle ile ilgili de espri
yaptı. Okuduğu okulun meşhur sarı binanın
yakınında olduğunu söyleyen Arınç, "Saz mahallede sarı bina vardı, Binali Bey bilmeyebilir.
Türkiye'deki 2-3 akıl hastanesinden biri Manisa'daydı. Bizim mahallemizdeydi" diye konuştu.
AK Parti'nin 76 milyonu kucakladığı, bütün
ülkeyi dost ve kardeş bildiği ve ayrımcılık yapmadığı için çok güzel bir iş yaptığını söyleyen
Arınç şöyle konuştu:
"Millet bundan o kadar memnun ki sandığa giden
iki seçmenden biri AK Parti'ye oy veriyor. Bölgecilik yapmıyoruz, kimlik siyaseti yapmıyoruz.
Hizmet siyaseti yapıyoruz. Bizim işimiz hizmet
etmek. AK Parti'nin başarılı olmasının sırlarından birisi bu bütünlüğü sağlamasıdır. İkincisi de
biz dedikodu üretmiyoruz.Çıkarcılık üzerine
siyaset yapmıyoruz. Bölgecilik üzerine mikro milliyetçilik üzerine siyaset yapmıyoruz. Biz yüzde
65 belediyesini kazandık, Türkiye'nin bunun da
bir hikmeti var. İki referandum oldu, ikisinde de
‘evet' kazandı Türkiye'de. İzmir ‘hayır' demiş olabilir, önemli olan Türkiye'de AK Parti'sinin ‘evet'
dediğine milletimizin de ‘evet' demiş
olmasıdır."CİHAN
10
5 ŞUBAT 2014
Basın-Kritik
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Etyen MAHÇUPYAN
Tarhan ERDEM
Kürtlerin aklı herkese lazım
Yargı değişime uyabilecek mi?
S
ilahların susması ile birlikte Kürt
cenahında da aktörlerin göreceli
ağırlıklarında ve siyaset stratejisinde
bir değişim yaşandı.
Öcalan’ın Kürt hareketinin ufuk
çizgisini çizme meşruiyeti ve söylemi
belirleme gücü, Kandil ve BDP’nin
hareket alanını genişletti.
Bugün Kandil’in tutumunu ve
iradesini dışarıda bırakan bir siyasi
analizin pek fazla anlamı yok. BDP
ise barış döneminin doğal taşıyıcısı
olarak ‘Türkiyelileşme‘ yolunda
hızla ilerliyor.
Bu açılım kullanılan dilin serinkanlılığına, siyasetçilerin olgunlaşan
tavrına yansıyor. Ama asıl kritik
gelişme Kürt siyasetinin bütün unsurlarının barış sürecinin ve daha da
genelde demokrasinin sorumluluğunu taşıma, bunun gereğini
yapma iradelerinin giderek
görünür olması.
Kürtler açısından barış ve çözüm
kavramları ile demokratik sivil
siyaset arasında bire bir bağ bulunuyor.
Bu meselenin askerle veya
bürokrasiyle çözülemeyeceği, böyle
arayışların Kürtlerin gelecekteki ve
halen kendi coğrafyalarındaki
potansiyel imkânların heba edilmesi
anlamına geleceği görünür bir
gerçeklik haline gelmiş durumda.
Öte yandan Türkiye’nin siyasi yelpazesine baktıklarında, temel güç
odakları içinde ulusalcılar ve Hizmet
Hareketi ile yan yana gelemeyeceklerini, siyasi partiler konu
edildiğinde ise CHP ve MHP ile
hiçbir şekilde yol kat edilemeyeceğini biliyorlar.
İster sosyolojik zemin, ister siyasi
parti olarak alın, Kürtlerin hak ve
özgürlüklerini konuşabilecekleri,
ortak bir noktada anlaşabilecekleri
ve siyasi fırsatçılıktan
arındırıldığında samimiyetine
güvenebilecekleri tek siyasi güç AKP.
Bu nedenle Gezi olayları Kürt
hareketi için gerçek bir sınav oldu.
Çünkü hükümetin söylemini ve
polisin davranışını onaylamak ya da
görmezden gelmek mümkün değildi.
derece basit ve akıllı bir strateji
uyguladı. Söylem olarak Gezi’nin
yanında durduğunu, talepleri
desteklediğini, hükümetin tavrını kınadığını söyledi.
Kürt hareketinin ideolojik dilinin
katılımcı talepleri içselleştirmeye
çok daha yatkın olması bir yana,
Gezi esas olarak ‘sol’ bir cephenin
oluşması yönünde gelişti.
Hatta hükümetin bu tutumuyla
çözüm sürecine de karşı olduğunu
gösterdiğini iddia etti.
Kendisini ‘sosyalist’ olarak tanımlayan bir hareketin bu kalkışmaya
çekingen durması pek kabul
edilebilir, hatta anlaşılabilir bir
tutum olamazdı.
Diğer taraftan söz konusu kalkışmanın karşı tarafında AKP hükümeti
vardı ve çözüm yolunda Kürt hareketinin sahip olduğu ve muhtemelen
önümüzdeki yıllarda da sahip ola-
bileceği tek muhataptı. Ancak bu
denklem madalyonun sadece bir
yönünü ifade ediyordu. Öteki
yüzünde ise ‘sokaktaki’ Kürtler,
olaya geniş açıdan bakılarak yapılan
tahliller yer almaktaydı.
Bunlara göre Gezi olayları yurtdışı
destekliydi ve çözüm sürecini baltalamak üzere üretilmemiş olsa bile,
bu sürece zarar vereceği kesin olan
bir gelişmeydi.
Bu değerlendirmenin Diyarbakır’ın
bir kahvesinden ta Kandil’in bir yöneticisine kadar uzandığını
gördüğünüzde, toplumsallaşmış bir
siyasi sağduyu ile karşı karşıya
olduğunuzu anlıyorsunuz.
Avrupa’da yaşamakta olan örgüte
yakın kişilerin oradaki basının
davranışını hiç de ‘doğal’ bulmadıklarını, sanki bilgiyi önceden almış
gibi ve fazla hevesli bir yayın politikası izledikleri tespitini de buna
ekleyebilirsiniz… Kürt hareketi bu
karmaşık tablo karşısında son
Ancak sembolik ve zayıf bir destek
dışında fiziksel olarak meydanlara
inmedi ve AKP karşıtı cephenin
parçası olmadı.
Kürt hareketi bugün de aynı basit,
sağduyulu ve akıllı stratejisini
sürdürüyor.
Yolsuzluk operasyonunun ‘yolsuzluk’ tarafına baktığında yargının bu
konunun üzerine gidebilmesini
savunuyor ve engelleme çabası içindeki hükümeti kınıyor.
Buna karşılık ‘operasyon’ tarafına
baktığında ise, sivil demokratik
siyasetin tehdit altına sokulma ihtimaline dikkat çekiyor ve AKP
karşıtı koalisyonun parçası olmayacağını açıkça söylüyor.
Hak ve özgürlük mücadelesi ve talepleri açısından Kürtler çok da nev-i
şahsına münhasır bir durumu ifade
etmiyor.
Türkiye’de halkın birçok kesiminin
talepleri var ve genel bir özgürleşme
açılımına ihtiyaç duyuyoruz. Tarihsel moment bunun ancak demokrasi
içinde ve dolayısıyla çoğunluk yaratacak bir sosyolojik zemin sayesinde
olabileceğini söylüyor.
O sosyolojik zemini ise bugün AKP
taşıyor… Yolsuzlukların sineye çekilmesi kabul edilemez. Ama
hükümetin düşürülmesine yönelik
zorlamaların bir siyasete dönüştüğü
noktada, hak ve özgürlüklere sahip
çıkmanın yolu seçilmiş siyasetin
yanında ve de bürokratik yetki
alanının siyasallaşmasının
karşısında durmayı gerektiriyor.
Zaman 14 Kasım 2013
D
eğişmeyen yasalar o
kadar uzakta ki; bugün
kullananlara, çok az kimse
yasayı hatırlayıp hak verir.
KCK davası 2009 yılından beri
sürüyor. Çarpıcı fotoğrafı
hatırlayacaksınız: Sıralanmış
elleri kelepçeli birçok insan,
sıranın sonu fotoğrafın
dışında; önünde durdukları
bina duruşma salonunun
yanı; birçoğunun belediye
başkanı olduğu açıklanan
bazılarının koluna bir polis
girmiş; sıradakiler tutuklanan
ilk KCK’lılar.
Açılımı ‘Koma Ciwaken Kurdistan’ (Kürdistan Topluluklar
Birliği) olan KCK, Mayıs
2005’te Abdullah Öcalan
tarafından kuruldu. Türkiye
dışında İran, Irak ve Suriye’de
PJAK (Kürdistan Özgür Yaşam
Partisi), PÇDK (Kürt
Demokratik Çözüm Partisi) ve
PYD (Demokratik Birlik Partisi) adlarıyla çalışıyor. HPG
(Halk Savunma Güçleri)
adında silahlı eylem yapan
kolu da var.
KCK’nın devlete benzer yapısı,
yayımlanmış sözleşmesinde
(tüzüğünde) ayrıntılı biçimde
anlatılmıştır. İlk tutuklamalar,
Diyarbakır ve İstanbul’da, 14
Nisan 2009’da başladı; kısa
zamanda Van, Erzurum,
Malatya gibi birçok ile yayıldı.
Tutuklamaların, KCK adlı bir
örgüte bağlı olarak, devletin
birliğini ve bütünlüğünü
bozan fiiller içine girmek,
çalışma hürriyetini, öğrencilerin okullara gitmesini engellemek ve yurttaşları bu
suçlara azmettirmek, belediye
başkanlarına politika telkin
etmek, devlet inşaatlarını engellemek, makine yakmak,
işadamlarından para toplamak gibi benzeri suçlamalarla
yapıldığı bildirildi. İddialara
göre, tutuklanan kişi sayısı 3
ile 5 bin arasındaydı. İlk duruşmalar, ‘anadilde savunma’
isteğinin reddedilmesi nedeniyle 2013 başına kadar
düzenli yapılamadı.
masından ilerde, görevleridir.
Böyle yaklaştığımızda KCK
nedir? Siyasal bir dava mıdır,
yoksa siyaset adamlarının
politika anlayışlarının hayata
yansıması mıdır?
Bu yılın nisan ayı sonunda
4’üncü yargı paketinin yürürlüğe girmesiyle, mayıs ayından sonraki duruşmalarda
tutuklamalar kaldırılmaya
başlandı, henüz davalarda
nihai kararını açıklayan
mahkeme haberi okumadım.
İddianamelerde yazılan olayları, 2009 yılındaki yasaların
eleğinden, o günlerin özgürlük ve demokrasi anlayışıyla
geçirmeli miyiz?
Baştan beri KCK davasının
‘siyasal’ olduğu söylenmektedir. Siyasal dava deyiminin
çeşitli anlamları var, tanımlayalım: Siyaset, ülke yönetimiyle
ilgili düşünce ve eylemlerdir.
KCK da Kürt halkının yönetimiyle ilgilidir; siyaset yap-
maktadır ancak iktidar
partisinin politikalarına karşı
görüşlerin söylenmesi ve
yaygınlaştırılması, şiddet
davet etmedikçe, aşağılama
içermedikçe suç değildir.
Eğer, iktidarı eleştiren,
görüşünün ve politikalarının
yanlışlığını söyleyen ve yazan,
bunu toplantı ve yürüyüşlerde
değişik araçlarla açıklayan
yurttaşlar hakkında soruşturma başlatılıyor ve
şüpheliler tutuklanıyorsa,
soruşturma, tutuklama ve
diğer işlemler siyasal sayılır;
yani iktidarın karşısındakileri
cezalandırmak amacıyla
yargılama demektir siyasal
dava.
Yargı organlarının böyle bir
soruşturmanın parçası,
öncüsü veya aleti olması, devlet ve demokrasi ayıbıdır;
buna karşı bütün yurttaşların
ayağa kalkmaları, hakları ol-
O günler çok geride kaldı; aynı
yasalar yok, aynı anlayış hiç
yok. Yasaların bir kısmı
değişti, değişmeyenler o kadar
uzakta kaldılar ki; bugün kullananlara, çok az kimse o
yasayı hatırlayıp hak verir.
İsim yazarak, olay zikrederek
bir sanığın yargılanmasına
veya tutuklanmasına değil;
beş yıl önceki bir olayı, o
gün söylendiği anlamda,
“terör suçudur” ya da
“anayasa düzenine karşıdır”
diye nitelendirmenin yanlışlığına işaret etmek istiyorum.
Beş yıl önceki bir olayın faili
de faili yargılayan da o günlerin değerlendirmesini tekrarlayarak bugün ortama uyum
sağlayamazlar. Yasalar yürürlüktedir, doğru; ancak bazı
yasaların bazı maddelerinin
eski güçlerini kaybettikleri de
doğrudur.
KCK Sözleşmesi de
Türkiye’deki Kürtler için bir
hayli geride kalmıştır. Kürtlere
‘statü’ sağlanması, devletle
‘görüşme’ yapmasından
bahsedilen Öcalan’ın
masasındadır.
HDP ve BDP’nin siyasal mücadelesi, beş yıl öncekinden
çok farklı bir düzeye çıkmıştır.
Yargı bu değişime ayak uydurabilecek midir?
Radikal 14 Kasım 2013
Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı
Hamidiye köyünde, bir çiftçiye ait
inek bir batında dördüz doğurdu.
Fil hastalığına yakalandıktan sonra
250 kilo olan adam yardım bekliyor
İnek tek batında
dördüz doğurdu
ersin'in Silifke ilçesine bağlı Sökün köyünde yaşayan 53 yaşınM
daki Ömer Tok, yakalandığı 'fil hastalığının ardından 250 kilo
oldu. Hayatı kabusa dönen Tok’ın sadece bir bacağının ağırlığı 150
kilo ağırlığında. 2005 yılından bu yana fil hastalığı ile mücadele eden
ve bu süreçte sürekli kilo alarak 250 kiloya ulaşan Tok, yerinden
kalkamadığı için ihtiyaçlarını eşinin yardımıyla karşılayabiliyor. Aşırı
kiloların yanı sıra bacağında oluşan kütleden rahatsız olan Tok, üç
yıl önce 85 kilo olan bacağının şuanda 150 kiloya yaklaştığını söyledi.
Ayağında yaralar oluştuğunu kaydeden Tok, 5 yıldır yatağa mahkum
olarak yaşamını sürdürdüğünü belirtti. Yürüyemeyen Ömer Tok, olası
bir hastalıkta ise vinç yardımıyla hastaneye kaldırıldığını anlattı.
Vücudun ürettiği bu kilolardan kurtulmak istediğini kaydeden Tok,
“Rahatsızlığımın fil hastalığı olduğunu söyleyen doktorlar çaresinin
bulunmadığını belirtti.
Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne gittim. Burada bana
'beyaz kan damarların ölmüş' teşhisi kondu. Daha sonra Adana
Başkent Hastanesi'ne gittim. Burada da fil hastalığı denildi. Tedavinin mümkün olmadığını, ameliyat olursam öleceğimi söylediler.
Yetkililerden bu konuda yardım istiyorum. Her geçen gün tıp ilerliyor.
Bana çaresi yok dediler ama ben önce Allahtan sonra hekimlerimizden bir çare bekliyorum." diye konuştu.
Ömer Tok'un eşi Emine Tok ise çok zor günler yaşadıklarını belirterek, hayır severlerin ve yetkililerin yardımını beklediğini söyledi.
Yıllardır eşinin ihtiyaçlarını kendisinin karşıladığını vurgulayan
Emine Tok, “Kendi annem babamın yanına bile gidemiyorum.
Köyümüzde bir cenaze olsa bırakıp gidemiyorum. Bizim sesimizi duysunlar. Allah rızası için yardımcı olsunlar.” dedi.
CİHAN
28 bin liralık otomobile 18 bin liraya binmek mümkün!
Adana’da trafik kazalarına karışıp sürücülerin bir daha
kullanmak istemedikleri hasarlı araçlar rağbet görüyor.
dana Oto Galericiler Odası İkinci
Başkanı Zülfükar Güneş, modeli
A
yüksek araca binmek isteyen ancak
elinde yeterli para olmayanların
genellikle hasarlı araçları tercih ettiğini söyledi. Güneş, bu sayede 28
bin liralık bir otomobile 18 bin lirayla
binmenin mümkün olduğunu
bildirdi.zTürkiye’de araç sayısı 18 milyona ulaştı. Yılda 1 milyon 200 binin
üzerinde trafik kazası oluyor. Geçen
yıl kaskolu olup kazaya karışan 800
bine yaklaşan araca sigorta şirketleri
işlem yaptı. Eksperlerin durum raporundan sonra kazalı araçlardan
hurdaya ayrılanları da sigorta şirketleri ihale ile satıyor.
20 yıldan bu yana hasarlı araç alım
satımı yapan Adana Otomobilciler
Odası İkinci Başkanı Zülfükar Güneş,
hasarlı araç almak isteyenlere
uyarılarda bulundu. Güneş, aracın
çalışması ve hava yastıklarının
sağlam olmasının en önemli unsur
olduğunu belirterek, “Aracı görerek
alın.” dedi. Kendilerinin bu araçları
alırken bu özellikleri kontrol etmenin
yanında vites kutularının kırık, aracın
beyni olarak kabul edilen otomatik
kontrol sisteminin olup olmadığını
kontrol ettiklerine dikkat çekti. Modeli yüksek ancak elinde yeterli para
olmayanların hasarlı araç almayı tercih ettiklerini anlatan Güneş, şunları
söyledi: “2008 model piyasası 28 bin
lira olan hasarlı bir otomobil için 12
bin 500 TL istiyoruz. Pazarlıkla 12 bin
liraya bırakırız. Alan kişi 5 bin lira
harcadığı zaman 17 bin lira civarında
maliyet yapar. Piyasası 27-28 olduğu
için otomatikman karı oluyor.
Normalde bu rakama 2001 model aynı
aracı alamazsınız. Ne oluyor, boyalı
oluyor, çok da umursamıyor. Bütçeniz
15 bin lira ama 30 bin liralık araca
binebiliyorsunuz.” Ağır hasarlı
araçlardan ise parça çıkarıp bunları
sattıklarını dile getiren Güneş,
piyasada 2 bin 500 liralık bir klima
kompresörünü çıkma parça satan
birinden 500 ile 750 lira arasında almanın mümkün olduğuna dikkat
çekti.
Hasarlı araç almaya gelenlerin genellikle korktuklarını anlatan Güneş,
“Nasıl bundan sağ çıkmışlar. Acaba
nasıl kaza yapmışlar.” diye sorduklarını söyledi. Kazalı araçlara bakarak
takla attığında nerelerinde hasar
oluştuğunu görmenin mümkün
olduğunu söyleyen Güneş şöyle
devam etti: “Kazadan sonra burada
bir nevi teşhir yapıyoruz, bunun da
faydası çok büyük. İnsanlar kazada
emniyet kemerinin, lastiklerin, kullanmanın ne kadar önemli olduğunu
görüyor. Bize gelen araçların yüzde
90’ı buzda, yağmurlu havalarda,
karda kayan araçlardan oluşuyor.”
CİHAN
H
olstein cinsi ineğin
dünyaya getirdiği
dördüzler, ilgi odağı oldu.
Karacabey’e bağlı
Hamidiye köyünde çiftçilik
ve hayvancılıkla uğraşan
aynı zamanda Karacabey
Gölecik Grubu İçme Suyu
Birliği Başkanı Cemal
Erdem’in, holstein cinsi
ineği, bir batında 4 yavru
dünyaya getirdi. Dördü de
dişi olan buzağılar, ilgi
odağı oldu.
Doğumun ardından bir
yavru öldü. Dördüzlerin
doğumunu kendi imkanlarıyla gerçekleştirdiklerini
anlatan Cemal Erdem, bir
ineğin dördüz doğurmasının ender karşılaşılan
bir durum olduğunu
söyledi.
İneğin suni tohumlama
yöntemiyle hamile
kaldığını dile getiren
Erdem, bunun çok ender
karşılaşılan bir olay
olduğunu kaydetti. Daha
önce bir ineğin üçüz
doğurduğunu duyduğunu
belirten Erdem, bu
doğumla birlikte bir ineğin
ilk kez dördüz doğurduğunu gördüğünü belirtti.
Bunun gayet sevindirici
olduğunu dile getiren
Erdem, dördüzlerden
birinin küçük doğması
sonrasında öldüğünü ve
annelerinin sağlık durumunun gayet iyi olduğunu
ifade etti.
Dördüzlerin sağlık durumunun iyi olduğunu ancak
biraz süt sıkıntısı yaşayacaklarını belirten Cemal
Erdem, “Annesinden
besliyoruz ancak yeterli
gelmiyor.
Diğer ineklerden süt sağıp
biberonla besliyoruz.
Çünkü annesinin sütü hepsine yeterli gelmiyor.” diye
konuştu.
CİHAN
5 ŞUBAT 2014
Eğitim
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
11
YDS
başvuruları
başladı
Erasmus öğrencilerine
sertifika töreni
amu personelinin yabancı
K
dil bilgisi seviyesini belirlemek için 6 Nisan'da yapılacak
2005 yılından itibaren düzenli olarak yurtdışından gelen Erasmus öğrencilerine yönelik Yoğun Türkçe Dil Kursu düzenleyen Akdeniz Üniversitesi, dil kursuna katılan öğrencilere sertifika töreni düzenledi.
S
ertifika törenine Almanya, Çek
Cumhuriyeti, Finlandiya,
Polonya, İtalya’dan gelen Erasmus
öğrencileri ile Rektör Danışmanı ve
Uluslararası İlişkiler Koordinatörü
Prof. Dr. Burhan Özkan, Eğitim
Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Mimar
Türkkahraman, Kurs Koordinatörü
Yrd. Doç.Dr. Ümit Yıldız ve programda görev yapan Eğitim Fakültesi öğretim elemanları katıldı.
Törende konuşan Prof. Dr. Mimar
Türkkahraman, "Avrupa’nın çeşitli
ülkelerinden gelen öğrenciler 1 ay
gibi kısa sürede Türkçeyi ve Türk
kültürünü öğrendi. Türk kültürüne
ve diline gösterilen ilginin artması
en büyük temennimiz" dedi. Prof.
Dr. Burhan Özkan ise Akdeniz
Üniversitesi olarak 2005 yılından
bu yana Erasmus öğrencilerine
yönelik yoğun dil kursunu
D
Ü
N
K
Ü
Ç
Ö
Z
Ü
M
Ç
E
N
G
E
L
B
U
L
M
A
C
A
başarıyla sürdürdüklerini belirti.
Prof. Dr. Özkan, "4 haftalık bir program olan ve hem yaz hem de kış
dönemi olmak üzere yılda iki kez
düzenlenen Erasmus Yoğun Dil
Kursu, bu yıl Ocak ayında yapıldı.
Kurs eğitiminin 60 saati Türkçe dili
ile ilgili dersler iken 40 saati
kültürel etkinlikleri içermekte.
Her yıl gelen öğrencilerin kurs sonunda Türkçe öğrendiklerini
görmek bizlere mutluluk veriyor"
diye konuştu. Öğrencileri
başarılarından dolayı tebrik eden
Prof. Dr. Özkan, Akdeniz Üniversitesi olarak her alanda olduğu gibi
eğitim-öğretim kalitesine büyük
önem verdiklerini ifade ederek,
öğrencilere eğitim hayatlarında
başarılar diledi. Tören, öğrencilere
başarı sertifikalarının verilmesi ile
sona erdi.
AA
AHEP 2014 yılında öğrenci alımına başlıyor
Alanya Hamdullah Emin Paşa (AHEP) Üniversitesi, 2014-2015 eğitim
öğretim yılında faaliyete geçirilerek öğrenci alımına başlayacak.
A
HEP Üniversitesi Mütevelli Heyeti Toplantısı'nda
okul hakkında bilgi verildi.
2011 yılının Kasım ayında
temeli atılan AHEP Üniversitesi, Eylül 2014'te 2 fakülte 3
bölüm şeklinde öğrenci
alımına başlayacak.
AHEP Üniversitesi Mütevelli
Başkanı Prof. Dr. Güneş Gür,
Alanya'nın ilk üniversitesi
HEP Vakıf Üniversitesi'nin ilk
mütevelli heyeti toplantısını
kendi mekânlarındaki salonlarında yaptıklarını kaydetti.
İlerleyen yıllarda bütün
Türkiye'de ses getirecek çok
başarılı, Alanya ve çevresine
de hizmetlerde bulunacak bir
kuruluşun bugün bir anlamda
ilk adımlarını attıklarını
söyledi. AHEP Rektörü Prof.
Dr. Erol Sayın da şuanda üzerinde çalıştıkları ölçü üzerindeki sözleşmeleri
hazırladıklarını belirtti.
Araştırma görevlisi ve öğretim
görevlisi alımı ilan süresinin
pazartesi günü dolduğunu
kaydeden Prof. Dr. Sayın, "En
kısa sürede akademik
görevlilerimizi belirleyip sözleşmelerini yapacağız.
Daha sonraki önemli dönüm
noktamız kılavuza girmek
ÖSYS kılavuzunda yer almak
ve talep ettiğimiz kontenjanlar
bozulmadan almak. Daha sonraki hedefimizde inşallah
eylül ayında ilk öğrencilerim-
izi ağırlamak. Onlara hoş
geldin demek.
Üniversitemiz ilk olarak 2
fakültede 3 bölüme öğrenci
alınması ile 2014-2015 eğitimöğretim yılında faaliyete
geçmesi planlanıyoruz. Bu
yönde çalışmalarımız sürüyor.
Sanat ve Tasarım Fakültesi'nde Mimarlık, Gastronomi
ve Mutfak Sanatları Bölümleri,
Turizm Fakültesi'nde Turizm
İşletme Bölümü yer alacaktır.
Ayrıca Temel İngilizce (Hazırlık Sınıfı) ve Modern Diller
Bölümü'nden oluşan Yabancı
Diller Yüksek Okulu da
faaliyete geçecektir." dedi.
CİHAN
Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit
Sınavı(YDS) başvuruları başladı.
Yabancı dil tazminatı almak
isteyen kamu personelinin yabancı dil bilgisi seviyesini belirlemek için 6 Nisan'da yapılacak
Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit
Sınavı (2014-YDS İlkbahar
Dönemi) başvuruları başladı.
ÖSYM'NİN İNTERNET SİTESİNDEN BAŞVURU YAPILACABİLECEK
Adaylar, 2014-YDS İlkbahar
Dönemi Kılavuzu ile Aday
Başvuru Formuna, başvuru
süresi içinde ÖSYM'nin
http://www.osym.gov.tr internet
adresinden ulaşabilecek.
Kılavuz dağıtımı ve satışı yapılmayacak.
12 ŞUBAT'A KADAR SÜRECEK
Kılavuzda, başvuru, sınav,
değerlendirme, sınav
sonuçlarının kurumlarca kullanımı ile ilgili ayrıntılı bilgiler
yer alıyor. YDS başvuruları, 12
Şubat'a kadar sürecek.
AA
Açık Öğretim Lisesi öğrencilerinin dikkatine
esleki Eğitim
M
Merkezi Müdürlüğünden yapılan
açıklamada Açık
Öğretim Lisesi dönem
sınavlarıyla ilgili
öğrencilerin tarih
konusunda dikkatli
olması istendi.
Mesleki Eğitim
Merkezi Müdürlüğünden konuyla ilgili
yapılan duyuruda
"Açık Öğretim Lisesi
2013-2014 Eğitim ve
Öğretim yılı 2. Dönem
sınavları 31 Mayıs – 01
Haziran 2014 tarihlerinde yapılacaktır.
03 Şubat 2014 – 14
Batman
Mesleki Eğitim
Merkezi
Müdürlüğünden Açık Öğretim Lisesi
dönem sınavlarıyla ilgili
duyuru yapıldı.
Şubat 2014 tarihleri
arasında yapılacak
olan 2. Dönem yeni
kayıt ve 17 – 28
Şubat 2014 tarihleri
arasında 2. Dönem
kayıt yenileme
yapılacaktır. Yeni
kayıt yapan ve
kayıt yenileyen
öğrencilerimiz 23
Mayıs 2014 tarihinden itibaren www.
aol.meb.gov.tr İnternet adresinde
yayınlanacak olan
sınav giriş belgelerini kendi
öğrenci numara ve
şifreleri ile,
Öğrenci menüsün-
den sisteme giriş yaparak temin edeceklerdir. Öğrenciler
Sınava girerken Mutlaka Sınav giriş belgelerini, öğrenci kimlik
kartlarını ve Nüfus
Cüzdanını yanında bulundurmaları önemle
duyurulur" Sınava
girecek tüm öğrencilerimize üstün başarılar
dileriz" denildi. AA
12
5 ŞUBAT 2014
Sağlık
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Herkesin sorunu saç
dökülmesi
aç dökülmesi; günümüzde
hem kadınların hem erkeklerin ciddi anlamda büyük
sorunu haline gelmiştir. Eskiden
ortalama 40 yaşını geçtikten sonra
görülen bir problemken şimdi saç
dökülmesi 20 yaşından sonra
görülmeye başlamaktadır. Eğer saç
dökülmesi sorununuz varsa mutlaka bir doktora başvurun. Çünkü
saç çıkarttığını vaat eden kişiler ve
ürünler kişilerin bu beklentisini
suistimal etmektedir.
S
Artık erkekler gibi kadınlarda saç
dökülmesi ve saç incelmesine
maruz kalırlar. Bunun sebepleri,
genetik kalıtım, yetersiz beslenme,
stres, ve kullanılan ilaçların veya
doğum kontrol ilaçların yan etkileri olabilir. Araştırmalara göre
dünyada 30 milyon kadın menopoz
dönemine yaklaştıkları dönemlerde saç dökülmesi sorunu yaşamaya başlıyor. Fakat saç
dökülmesinin tedavisinin; ertelenmemesi gereken bir durum
olduğunu da belirtmek gerekir.
Çünkü geç kalındığında saç ekimi
bile yeterli bir çözüm olmuyor.
Saç dökülmesinin sebebi stres veya
yanlış beslenmeyle ilintili olduğu
takdirde bu sorunun çözümü
genetik sebeplerle saç dökülmesine karşı daha kolaydır. Genetik
saç dökülmesinde şampuan ve
bitkisel yöntemlerle saç
dökülmesini önleme yöntemleri
maalesef fazla etkili olamamaktadır.
Saç dökülmesi, saçların cansızlaşması ve incelmesi gibi birçok nedenden dolayı ortaya çıkabilen bir
tür hastalıktır. Biz hekimler gün
içinde 100 tele kadar saç
dökülmesini normal olarak kabul
ederken, 100 telin üzerine çıkan
dökülmelerde mutlaka bir doktora
başvurmak gerektiğini düşünmekteyiz .
lidir.
Saç mezoterapisi bölgesel olarak
uygulanır, doğrudan hedef dokuya
verilir. Dökülmenin durmasının
yanısıra saçların daha canlı, kalın
ve parlak görünmesini sağlar. İlaç
bizzat doktor tarafından uygulanır.
Mezoterapi saç dökülmelerinde en
etkili ve önemli tedavi seçeneklerinden biridir. Mezoterapi çok
ince uçlu bir iğne ile saçlı köklerinin olduğu tabakaya yapılan
mikroenjeksiyon yöntemidir. Buraya yapılan enjeksiyonla, saç
kökünün beslenmek için
gereksinim duyduğu vitamin, mineral, oligoelement ve dolaşım
düzenleyiciler saç köküne doğrudan verilmiş olur. Mezoterapi, yaş,
cins ayrılığı gözetmeksizin yapılabilir.
Saç Mezoterapisinin Etkileri:
Mezoterapinin ilk etkisi saç
dökülmesini durdurmaktır. Erkek
veya kadın, hangi nedenle olursa
olsun, meydana gelen bozukluk
saç kökünün beslenme ve dolaşım
bozukluğudur.
Saç mezoterapisinin ikinci etkisi,
saç kalitesini artırmaktır. Kafa derisinde ölmeyen ve dökülmeyen
tüye benzer saçların kalınlaşması
mümkündür Canlılıklarını korumalarına rağmen saç üretemeyen
saç hücrelerini uyarır. Sonuçta
mezoterapi saçların daha canlı ve
parlak gözükmesini sağlar.
SAÇ EKİMİ
-Medikal ilaçlar
-Losyon ve Şampuanlar
-Saç Mezoterapisi
-Saç Ekimi FUE
Saç ekiminin başarılı ve doğal
sonuç vermesi için cerrahi yöntem
ve tekniğin ustaca uygulanması
gerekir. Tecrübeli, çok uygulama
yapmış ve estetik anlayışı olan bir
plastik cerrah ve saç ekimi ekibinin varlığı önemlidir. Saç ekiminde en popüler yöntem
günümüzde mikromotor FUE yöntemidir. Ortalama bir seansta
3000-4000 greft ( 6000-8000 saç
teli) ekimi yapılmaktadır. FUE ile
tüm saç ekimi işlemlerinde olduğu
gibi saçlı bölgeden alınan canlı saç
köklerinin tek tek başın saçsız bölgesine transferinin gerçekleştirilmesi işlemidir. Saç ekimi lokal
anestezi altında hastane ortamında yapılan bir işlemdir. Kişilerin en büyük beklentisi ekilen
saçların doğal gözükmesidir. Doğal
gözükmesi için en önemli faktör
kanalların diğer saç köklerine
uygun açılması ve ince slitlerle
açılmasıdır.
SAÇ MEZOTERAPİSİ
KAŞ TASARIMI
Saçların inceldiği ve seyrekleştiği
alanlara çok ince uçlu enjektörler
ile özel ilaçlar verilmesidir.
İlaçların içinde bitki özleri, hormonlar, bazı proteinler karışım
olarak bulunur.
Kaş ile ilgili problemler;
-Herhangi bir ilaca veya tedaviye
bağlı kaş dökülmeleri
-Yanık veya kazalara bağlı kaş şekil
bozuklukları
-Zamanında çok ince kaş kullanılması ve tekrar kaşların çıkmaması
-Kaşların düşük olması
Kaş ile ilgili işlemler; lazer epilasyon ile şekillendirme, kaş kalıcı
makyajı (digital dolum tekniği),
kaş ekimi, iple kaş askılama ve kaş
ekimidir. HABER MERKEZİ
Saç kaybı, kişiyi psikolojik olarak
olumsuz etkileyebilir. Kadın ya da
erkek fark etmeksizin bedende en
önemli aksesuarlardan biri de
saçlardır. Canlı, bakımlı ve parlak
saçlar her daim dikkat çekmektedir. Eğer saç dökülmesi artış gösteriyor ise kişinin psikolojisi
olumsuz yönde etkilenir.
SAÇ İÇİN SAÇ DÖKÜLMESİNE
YÖNELİK TEDAVİLER;
Başlangıçta haftada 1 kez olmak
üzere 4 hafta, sonra da iki haftada
1 kez olmak üzere 4 hafta daha tedaviye devam edilir. Sonuçların
alınması için tüm seansların
düzenli olarak yapılması önem-
Ritim
b oz u k luğu n d a n
a b l a s yo n l a
ku r t u l du
alp ritim bozukluğu
teşhisi konulan 11 yaşındaki Alperen Bayraktar,
kasıktan girilip kalbindeki
ritim bozukluğuna neden
olan alanın yakılarak yok
edilmesi (ablasyon) yöntemiyle sağlığına kavuştu.
K
Çocuk Kardiyoloğu Prof. Dr.
Volkan Tuzcu, yaptığı yazılı
açıklamada, kalp ritim
bozukluğu bulunan Alperen
Bayraktar'a ablasyon yöntemi uyguladıklarını ve
sorunlu bölgenin tedavi
edildiğini ve ömür boyu ilaç
almaktan kurtulduğunu
söyledi. Ritim bozukluğunun
sadece erişkinlerde görülen
bir hastalık olmadığını anımsatan Tuzcu, Bayraktar'ın
kalbinin sağ karıncık kısmından kaynaklanan çok sık ekstra vurumları ve ona bağlı
kısa ventriküler atakları
olduğunu belirtti.
ABD'de çalışırken, kasıktan
girerek hiç radyasyon kullanmadan uygulanabilen yöntemin, kendisinin geliştirdiği
bir yöntem olduğunu işaret
eden Tuzcu, şunları kaydetti:
"O yöntemi de kullanarak,
Alperen'deki ritim bozukluğunu yok etmek mümkün
oldu. Şu anda ilaçsız bir şekilde izliyoruz. Tabi bu yöntem
varken ilaç kullanmak hiç
doğru değil. Ayrıca ilaçlar tedavi etmiyor. Atağı tam
olarak baskılamıyor. Ayrıca
ilaçların ciddi yan etkileri de
olabiliyor. Kalbin dakikada
normalin altında ya da
üstünde atım yapması olarak
tanımlayabileceğimiz kalp
ritim bozukluğu ani ölümlere
neden olabiliyor. Çocuklardaki şikayetler erişkinlerdeki
gibi bariz olmayabiliyor, yanlış anlaşılabiliyor. Tabi bir
bebek 'Çarpıntım var' diye
ifade edemiyor."
YÖNTEMİN BAŞARI ORANI
YÜKSEK
Bu yöntemle yüzde 80-90
oranındaki hastanın ilaç kullanmadan sağlığına kavuştuğunu vurgulayan Tuzcu,
şöyle devam etti: "Bu tür
problemlerde yüzde 95
başarılı bir yöntem varken,
hastayı sürekli ilaç almaya
yönlendirmek çok doğru bir
yaklaşım değil. Bu yöntem
için çocuğun yeterli büyüklükte olması lazım. Genellikle 6 yaş yeterli kabul
ediliyor. 6 yaşın üzerinde bir
hastada hızlı çarpıntıya yol
açan tedavi gerektiren bir
durum varsa ablasyon uygulanabiliyor. Başarı noktasında da kalbin riskli
olabilecek yerlerinde dondurma yöntemini tercih ediyoruz. Ritim bozukluğuna
neden olan alanı -80 derecede dondurup ortadan
kaldırıyoruz."
Türkiye'de, çocuklardaki
kalp ritim bozukluğunun
teşhis ve tedavisini yapabilecek hekim sayısının henüz
yeterli olmadığını kaydeden
Tuzcu, bu durumun tıp fakültelerinde veya yapılan ihtisaslardaki eğitim
eksikliğinden kaynaklandığını, sonuç olarak
da geç teşhis nedeniyle hayatını kaybedenlerin
olduğunu aktardı.
"ZAMAN ZAMAN
ÇOCUĞUNUZUN NABZINI
KONTROL EDİN"
Prof. Dr. Tuzcu, çocuğun 5-6
yaşına gelince şikayetlerinin
artmaya başladığına dikkati
çekerek, şu görüşleri bildirdi:
"Kalpte ani sebepsiz hızlanmalar veya bayılmalar olması
gibi bazı bulgular olabiliyor.
3-5 yaşında kendini ifade
edemeyen çocuklar,
'kalbimde kuş çırpınıyor' ya
da 'göğüs kafesim içinde bir
şey' var diyebiliyor. Bir şey
tarif etmeye çalışıyor, bazen
ağrı diyor. Bu durumla
karşılaştığımız zaman
ailelerin yapacağı en iyi şey,
nabız tutmaya çalışmak, kalp
nasıl atıyor mümkünse saymak, mümkün değilse en
azından hızlı mı atıyor, yavaş
mı atıyor yaklaşık olarak bir
fikir sahibi olmaya çalışmaktır."
Tuzcu, çocuklarında ritim
bozukluğu olan aileleri,
"Elektrofizyoloji uzmanlığı"
olan hekimleri tercih etmeleri yönünde uyararak,
Türkiye'de bu alanda eğitim
alan az da olsa hekim
olduğunu ifade etti.
AA
Yeni nesil tedaviler ömrü uzatıyor
Kanserin, modern dönemin, yaşamı kolaylaştırma adına
yarattığı kötü bir armağan olduğunu söyleyen Genel Cerrahi
Uzmanı Prof. Dr. Oktar Asoğlu “Radyasyon yayan telefonlardan baz istasyonlarına, rafineleştirilen (işlenen) yiyecek, içeceklerden giyeceklerimize kadar hepsinin taşıdığı
karsinojenler, kanseri 20 ve 21. yüzyılın en ciddi hastalığı haline getirmiştir” dedi.
Kanser vakalarının hızla arttığını belirten ve bu artışta modern yaşam alışkanlıklarının etkisine dikkat çeken Liv Hospital
Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Oktar Asoğlu, “Keşke gerek
beslenme gerekse yaşam tarzımızla dedelerimizin, babaannelerimizin dönemine geri gidebilseydik. Bugün için zamanda geriye yolculuk mümkün olmadığına göre yapılacak
şey tarama programlarıyla kanseri erken saptamak ve kanseri
erken evrede yakalamaktır. Kanseri erken tanıyarak çok
başarılı sonuçlar elde etmek, yüksek düzeyde teknolojiyi kullanarak hücresel seviyede kanserle mücadele edebilir hale
gelmek mümkün” diye konuştu.
4 Şubat Dünya Kanser Günü sonrası hastalığa dikket çeken
Prof. Asoğlu, karsinojenler yani kanser oluşumunu harekete
geçiren maddeler ve genetik faktörler olduğuna vurgu yaptı:
"Yaşamı kolaylaştırmak için doğallıktan uzaklaşıyoruz,
yaşam şeklimiz giderek çağın getirdiği hastalıklara doğru ilerliyor, yani kanserlere doğru dönüşüm gösteriyor.
Soluduğunuz havadan, yeme içme şeklinize, rafine gıda tüketiminize, giydiğiniz giysilere, televizyona, telefona kadar her
yere kadar uzanan bir yapı. Kanser zaten teknolojiyle, yaşam
şeklinizle artış gösterir. Yaşadığınız çevreyle gelir."
"BÜYÜK ÜZÜNTÜ VE STRES KANSERE DAVETİYE
ÇIKARIYOR"
Kanserde bir hücrenin birden bire bağımsızlık kazanmaya
başladığını ve neden kazandığının tam olarak bilinmediğini
belirten Asoğlu, "Üzüntü ve stresin birtakım şeylere yol açtığı
biliniyor ama bunu kanıtlayamayız. Tabii ki mutlu yaşamak
pek çok hastalığa iyi geliyor. Ama yaşadığımız dünyada
stresten uzak kalmak ve stresle başa çıkma yollarını bulmak
çok zor görünüyor. Yine de mutlu olmaya, düzgün beslenmeye, hareket etmeye ve yürümeye çalışın" dedi ve hastalıktan
korunmada etkili olan diğer önerileri şöyle sıraladı:
KANSERDEN UZAK DURMAK İÇİN BUNLARA DİKKAT
• Sigara içmeyin.
• Radyasyondan uzak durun.
• Kilonuza dikkat edin.
• Kanser taraması yaptırmayı ihmal etmeyin.
• Enfeksiyonlardan uzak durun.
• Taze sebze meyve tüketin.
• Hareketli bir yaşam sürün.
• Stresten kaçının.
• Ekolojik olarak temiz yaşayın.
• Tatil yapın. HABER MERKEZİ
Türkiye'nin kuzeyi Şubat ayını da kurak geçiriyor. Hafta genelinde yağış olmaması özellikle Anadolu'da kuvvetli ayaza nedene oluyor. Kars'ta gece sıcaklığı sıfırın altında 30
dereceye iniyor.
İstanbul'da bu hafta yine yağışsız geçecek, sıcaklık 8-9 derecelerde. Çarşamba'dan itibaren rüzgar daha zayıf esecek. Ankara'da hafta boyu ayaz etkili, sıcaklık gündüz 5, gece ise -4 derece. İzmir'de hava biraz bulutlu ama yağış
yok. Rüzgar zayıf olsa bile soğuk esiyor, sıcaklık 13 derece. Bursa 8, Adana 13 derece.
Marmara güneşin zaman zaman görüleceği, bulutların da olacağı bir hafta geçirecek, sıcaklık 7-8 derece
hissediliyor. Çarşamba rüzgar zayıflıyor, sıcaklık hafta sonuna doğru 2-3 derece yükselecek.
İç Anadolu'da bulut az ama sis oluşabilir, özellikle geceleri kuvvetli ayaz oluşuyor, sıcaklık gündüz 3-5 derece, gece
ise Nevşehir, Sivas tarafında -9'lara iniyor.
Bu kış her hafta yağmur görülen Ege'de bu hafta yağış yok. Çarşamba günü sadece Ortaca-Fethiye arasındaki küçük
bir bölümde yağabilir. Rüzgar soğuk esiyor, sıcaklık 13-14 derece.
Akdeniz soğuk, akşam olduğunda ayaz başlıyor, sahiller 14-15 derece. Perşembe günü ise biraz ısınma olacak.
Güneydoğu'daki güneşe aldanılmamalı, hava soğuk, Diyarbakır'da sıcaklık gündüz 5, gece -5 derece.
Doğu Anadolulular dikkat! Donma tehlikesi var, bu kışın şimdiye kadarki en soğuk havası etkili. Hava açık olduğundan şiddetli don ve buzlanma görülüyor, Erzurum gece - 25 dereceye inecek.
Karadeniz yine yağışsız bir hafta geçirecek. Sıcaklıkların 6-7 derecelerde olduğu Doğu Karadeniz'de Cuma'ya doğru
sıcaklık biraz yükselecek. Batı Karadeniz'de günlerdir kuvvetli esen rüzgar ise Çarşamba günü hafifliyor, Bolu 5,
Zonguldak 7 derece.
ANKARA
İS TAN BUL
Bugün
5 Şubat Çarşamba
8
4
Bugün
5 Şubat Çarşamba
Rüzgar
Nem
14
%63
7
-3
AN TAL YA
İZ MİR
Bugün
5 Şubat Çarşamba
Rüzgar
Nem
13
%76
14
5
Bugün
5 Şubat Çarşamba
Rüzgar
Nem
22
%96
16
4
Rüzgar
20
Nem
%72
5 ŞUBAT 2014
Turizm
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
2014 yılında
Türkiye Almanların
ilk tercihi olacak
A
lmanya'daki turizm yetkililerine
göre 2014'ün ocak ayında rezervasyonlar rekor seviyeye ulaştı.
Talebin bu kadar yoğun olmasının nedenlerinden birinin, bu yaz 16 Alman
eyaletinde okul tatilinin toplam 71
gün gibi kısa bir dönem olması şeklinde tahmin ediliyor. Luftansa City
Center Başkanı Hasso von Düring,
acentelerin dolu olduğunu söylerken,
RTK Genel Müdürü Thomas Bösl,
satışlarda çift haneli artışlar kaydettiklerini belirtti. 2013'ün ocak ayında şirketlerinin tarihi boyunca en yüksek
orana ulaştıklarını belirten DER
Touristik Genel Müdürü Michael Frese
2014 yılında bu rakamlarında da
üstüne çıktıklarını söyledi.Alman verilerine göre tatil ve seyahat seçeneklerinin hepsi rezerve edildi.
Özellikle gemi seyahatleri ve orta
büyüklükteki tur operatörlerine olan
taleplerin arttığı belirtildi. Türkiye, İspanya ve Yunanistan ise en çok talep
gören destinasyonlar olarak açıklandı.
Thomas Cook'a göre Türkiye
satışlarda patlama yaşarken, Majorca
en çok tercih edilen destinasyon olmayı sürdürüyor, Yunanistan ise
başarı yolunda ilerliyor. FTI ve Altours' göre ise Türkiye yüksek seviyede ılımlı bir büyüme kaydediyor.
Bunlarla birlikte Kanarya Adaları'ndaki kapasite aşımı ve Mısır ile Tayland'daki siyasi istikrarsızlıklar
sektörü olumsuz yönde etkiliyor. 20132014 kış sezonu için Schauinsland,
Alltours ve FTI gibi tur operatörleri
Kanarya Adaları'nda otel kapasitelerinin yetersiz olmasına rağmen
uçuş kapasitesini genişletti.
AA
13
Baharın müjdecisi
badem ağaçları çiçek açtı
3 5 0 m e t re l i k
m a ğ a ra , t u r i z m e
kazandırılmayı
b e k l i yo r
B
A
ntalya Side'ye bahar erken geldi. Çetin kış
şartlarına bağlı bazı illerde kar yolları kapatırken Manavgat'ın Side beldesinde ilkbahar
yüzünü gösterdi. Side'de baharın müjdecisi badem
ağaçları çiçeğe durdu. Side Antik Kent'te bu sene
badem ve erik ağaçlarının geçen yıllara göre 25
gün erken açtığı belirtiliyor. Side Antik Kent'i
gezmeye gelen yerli ve yabancı turistler otobüs terminalinin yakınındaki badem ağacının beyaza
büründüğünü görünce şaşırıyor. Side terminali
işletme sorumlusu Mustafa Yuva, antik kente bu
sene badem ağaçlarının erken açtığını söyledi.
üyükorhan ilçesindeki
mağaranın turizme kazandırılması için çalışma başlatıldı Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürü
Kurmuş: "Bin rakımlı doğa harikası
ormanların içinde böylesine bir
güzelliğin gün yüzüne çıkarılması
gerekiyor" "Turizme açıldığı zaman
yöremizin tanıtımına da büyük
ölçüde destek. Bursa'nın "Dağ
Yöresi" ilçelerinden Büyükorhan'daki 350 metrelik "Bayındır
Mağarası"nın turizme kazandırılması için girişimlere başlandı.
mağara, yeni ziyaretçilerini bekliyor.
Büyükorhan Kaymakamlığı Yazı İşleri Müdürü Aydın Kurmuş, AA
muhabirine yaptığı açıklamada,
mağaranın, güzellikleriyle dikkati
çektiğini söyledi. Bu mağaranın
mutlaka turizme kazandırılması
gerektiğini belirten Kurmuş, şöyle
konuştu: "Mağaranın köylüler
tarafından bilinen adı 'İnkırı'dır.
Tarihi yüzyıllar öncesine dayanan
mağaramız, ilçe merkezimize 17 kilometre uzaklığındaki Bayındır köyü
civarında bulunuyor.
kullanılıyormuş. Bin rakımlı doğa
harikası ormanların içinde böylesine bir güzelliğin gün yüzüne
çıkarılması gerekiyor. Turizme
açıldığı zaman yöremizin tanıtımına
da büyük ölçüde destek
sağlanacak."
Deniz seviyesinden bin metre yüksekliğinde bulunan Bayındır köyü
yakınındaki mağaraya, ormanlık
alanda 20 dakikalık yürüyüşle
ulaşılabiliyor. Tarihi mağara, sarkıt
ve dikitleriyle görenlerin ilgisini
çekiyor. Ana yolda araçlarını bıraktıktan sonra muhteşem bir manzara
eşliğinde bir süre yürüyen ziyaretçiler, mağaranın giriş kısmına
ulaşabiliyor. Hava sirkülasyonu
bakımından da çok beğenilen
Burasının turizme kazandırılması
için Kaymakamlık olarak girişimlerde bulunduk. Yaklaşık bir ay önce
Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel
Müdürlüğünden bir ekip geldi ve
bölgede araştırmalar yaptı. İnceleme
sonucu mağaranın uzunluğunun
350 metre olduğu belirlendi.
Mağara, görülmesi gereken bir
güzelliğe sahip. İç bölümünde sarkıt
ve dikitler var. Yıllar önce burası
küçükbaş hayvan barınağı olarak da
Yüz ölçümü 672 kilometrekare olan
bu ilçe, bir merkez ve 40 köyden
oluşuyor. Bizans döneminde Adranos Tekfurluğunun sınırları içinde
yer alan bölge, Orhan Gazi döneminde Osmanlı Devleti hakimiyetine
girdi ve buraya Orhan-ı Kebir adı
verildi. Cumhuriyet ilan edildikten
sonra Büyükorhan adını alan
bölgede 1967 yılında belediye kuruldu, 1987'de ilçe statüsüne kavuşturuldu.
AA
Büyükorhan
Balıkesir ile Orhaneli, Dursunbey ve
Mustafakemalpaşa ilçelerine komşu
Büyükorhan, denizden yaklaşık 830840 metre yüksekliğinde, engebeli
ve dağlık bir yapıya sahip.
Turizm beldesinde badem ağaçlarının geçen yıl 25
Şubat'ta açtığını belirten Yuva, "Doğu'da kar yolları kapatırken Side'de ilkbahar sevinci yaşıyoruz.
Badem ağacının beyaza büründüğünü görünce
çok şaşırdım. Şırnak'ta oğlum vatani görevini
yapıyor. Telefonla konuştuk baba burada her taraf
kardan beyaza büründü diyor. Bende oğlum
Side'de badem ağaçları çiçek açtı deyince şaşırdı.
Side'de yaşadığım için Allah'ıma şükrediyorum."
diye konuştu.
Sivas'tan Side'ye ailecek tatile geldiklerini belirten
Caner Parlak, Side'de badem ağaçları ve papatyaların açtığını görünce şaşırdığını söyledi.
Sivas'ta soğuk hava ve karın hüküm sürdüğünü
belirten Parlak, "Side'de badem ağaçlarının çiçek
açtığını görünce çok şaşırdım. Ailecek şaşkınlık
içindeyiz. " dedi. Side'ye tatile geldiğini belirten
Abdullah Olgun, kış ortasında badem ağaçlarının
çiçek açtığını görünce şaşırdığını, inanamadığı için
eliyle çiçeklere dokunduğunu kaydetti. Öteyandan
Side Antik Kent'te Piskoposluk Sarayı ve Devlet
Agorası önünde baharın müjdecisi papatyalar ve
kırmızı dağ laleleri(anemonlar) boy gösterdi. Kırmızı dağ lalelerinin açmaya başlamasıyla birlikte
Piskoposluk Sarayı'nın avlusu renkli görüntülere
sahne oldu.
CİHAN
Bin 700 yıllık kilise
eski görkemine kavuşacak
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN
BELEDİYE MECLİSİNİN SAYIN ÜYELERİNE
V
an'ın Başkale ilçesindeki
3. Hudut Tabur Komutanlığının çözüm süreci kapsamında köy dışına
taşınmasıyla ziyarete açılan
St. Bartholomeus Kilisesi, İl
Kültür ve Turizm Müdürlüğünce restore edilerek eski
görkemine kavuşacak.
İlçeye 23 kilometre uzaklıktaki
Albayrak köyünde Büyük Zap
Vadisi'ne hakim bir tepeye
inşa edilen ve Hz. İsa'nın
havarilerinden Bartalmay'ın
mezarının bulunduğuna
inanılan bin 700 yıllık St.
Bartholomeus Kilisesi, Hristiyan için önemli bir ibadet
yeri olma özelliğine sahip.
Bölgede bir dönem yaşanan
terör ve kaçakçılık olaylarını
önlemek amacıyla İran
sınırındaki Albayrak köyünde
31 yıl önce kurulan 3. Hudut
Tabur Komutanlığına ait arazi
içinde bulunması nedeniyle
uzun yıllar ziyarete kapalı tutulan kilise, tabur komutan-
lığının çözüm süreci kapsamında geçen yıl köy dışına
taşınmasıyla yeniden ziyarete
açıldı.
Kendi dönemini yazıt ve
kabartmalarla yansıtan kilisenin yeniden eski görkemine
kavuşması için de İl Kültür ve
Turizm Müdürlüğünce
restorasyon çalışması
başlatıldı.
İl Kültür ve Turizm Müdürü
Muzaffer Aktuğ, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, kilisenin inanç turizmine kazandırılması için
hazırladıkları restorasyon ve
konservasyon projesini Kültür
ve Turizm Bakanlığına sunduklarını söyledi.
Projenin bakanlıkça onaylanmasının ardından çalışmalara
başlayacaklarını belirten
Aktuğ, bu yıl restorasyon
çalışmasını tamamlayarak
kiliseyi turizme kazandırmayı
amaçladıklarını ifade etti.
Aktuğ, Van'da tarihi yapıların
turizme kazandırılması ve korunması konusunda büyük bir
gayret sarf ettiklerini
bildirerek, "Kilisenin
restorasyonunun yanı sıra,
Urartuların en önemli eserlerinden biri olan Van Kalesi'nin çevre düzenlemesi,
Ayanis Kalesi Urartu tapınağının koruma çatısı, Hoşap
Kalesi harem mekanları
restorasyonu, Van Urartu
Müzesi teşhir tanzim uygulaması gibi çok sayıda projemiz
var. Projelerimizi bakanlığa
sunduk. Onaylanmasıyla
çalışmalarımız başlayacak"
dedi.
Askeri birliğin köyden taşınması ve kilisenin turizme
kazandırılmasıyla geçen yıl
çok sayıda turistin köylerini ziyaret ettiğini anlatan köylüler
de restorasyonla daha güzel
bir görünüme kavuşacak kilisenin bölgenin gelişmesine de
önemli katkı sunacağını dile
getirdi.
AA
23.07.2004 tarih ve 25531 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 13. maddesi gereğince "her ayın 2'nci haftası, 5 (Beş) gün süreyle" toplanacak olan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin 6'ncı Seçim Dönemi,
5'inci toplantı yılı, Şubat Ayı Toplantıları, 10 Şubat 2014 Pazartesi-14 Şubat 2014 Cuma tarihleri arasında yapılacaktır.
Şubat Ayı Toplantılarının ilk birleşimi 10 Şubat 2014 Pazartesi günü saat 14.00'de yapılacağından, Büyükşehir Belediye Meclis Üyelerinin
belirtilen gün ve saatte Saraçhane'de bulunan Başkanlık Binası A Blok içindeki Meclis Toplantı Salonuna teşrifleri rica olunur.
TEKLİFLER:
1- Ümraniye İlçesi Çakmak Mahallesi 33 pafta 124 ada 8-9-10-11-12-13 parsellere ilişkin 1/5000 ölçekli N.İ.Plan tadilatı hk. Planlama
Müdürlüğü teklifi. (2014/227)
2- Adalar İlçesi Büyükada-Yalı Mahallesi 27 ada 16 parsele ilişkin 1/1000-1/5000 ölçekli N.İ.P-U.İ.Plan tadilatı hk. (2014/228)
3- Bakırköy İlçesi Zuhuratbaba Mahallesi 778 ada 72 sayılı parsele ilişkin 1/1000 ölçekli U.İ.Plan tadilatı hk. Planlama Müdürlüğü teklifi.
(2014/229)
4- Küçükçekmece İlçesi İkitelli 214 ada 24 parsele ilişkin 1/1000 ölçekli U.İ.Plan tadilatı hk. Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/230)
5- Pendik İlçesi Batı Mahallesi 1274 ada 41-42-77-87-88 parsellere ilişkin 1/1000 ölçekli U.İ.Plan tadilatı hk. Planlama Müdürlüğü teklifi.
(2014/231)
6- Başakşehir İlçesi Oyakkent'e ilişkin 1/1000 ölçekli U.İ.Plan notu tadilatı hk. Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/232)
7- Maltepe İlçesi Küçükyalı Mahallesi 22-1 pafta 42 ada 25 parsele ilişkin 1/1000 ölçekli U.İ.Plan tadilatı hk. Planlama Müdürlüğü teklifi.
(2014/233)
8- Maltepe İlçesi Büyükbakkalköy Mahallesi 4 pafta 216 parsele ilişkin 1/5000 ölçekli N.İ.Plan tadilatı hk. Planlama Müdürlüğü teklifi.
(2014/234)
9- Tuzla İlçesi Evliya Çelebi, Yayla, İstasyon ve Cami Mahalleleri 1, 2, 3 ve 4. Etaplara ilişkin 1/1000 ölçekli U.İ.Plan notu tadilatı hk. Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/235)
10- Bahçelievler İlçesi Yenibosna 1542 ada 37 parsele ilişkin 1/1000 ölçekli U.İ.Planı hk. Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/236)
11- Arnavutköy İlçesi İmrahor 785, 788, 789, 792 parseller yanı tescil dışı alana ilişkin 1/1000 ölçekli U.İ.Plan tadilatı hk. Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/237)
12- Beylikdüzü İlçesi Marmara Mahallesi 302 ada 4 parsele ilişkin 1/1000 ölçekli U.İ.Plan tadilatı hk. Planlama Müdürlüğü teklifi.
(2014/238)
13- Beylikdüzü İlçesi Adnan Kahveci Mahallesi 985 adanın doğusundaki park terkli alan ve kadastral boşluk alanına ilişkin 1/1000 ölçekli
U.İ.Plan tadilatı hk. Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/239)
14- Tuzla İlçesi Ömerli Havzası Fırat Mahallesi'ne ilişkin 1/1000 ölçekli U.İ.Plan tespitleri hk. Şehir Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/240)
15- Tuzla İlçesi Ömerli Havzası Fırat Mahallesi'ne ilişkin 1/1000 ölçekli U.İ.Plan itirazları hk. Şehir Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/241)
16- Çekmeköy İlçesi Alemdağ Merkez ve Çevresine ilişkin 1/5000 ölçekli N.İ.Plan itirazı hk. Şehir Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/243)
17- Avcılar İlçesi TEM ve D-100 Karayolları arası 1/5000 ölçekli N.İ.Plan itirazları hk. Şehir Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/244)
18- Büyükçekmece İlçesi Türkoba Mahallesi Güneyi'ne ilişkin 1/5000 ölçekli N.İ.Plan itirazları hk. Şehir Planlama Müdürlüğü teklifi.
(2014/245)
19- Esenyurt İlçesi TEM Güneyi 2. Etap'a ilişkin 1/1000 ölçekli U.İ.Plan itirazı hk. Şehir Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/246)
20- Büyükçekmece İlçesi Türkoba Mahallesi Güneyi'ne ilişkin 1/5000 ölçekli N.İ.Plan itirazları hk. Şehir Planlama Müdürlüğü teklifi.
(2014/247)
21- Tuzla İlçesi Orhanlı Sanayi Bölgesi'ne ilişkin 1/1000 ölçekli U.İ.Plan itirazları hk. Şehir Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/248)
22- Tuzla İlçesi Evliya Çelebi Yayla, İstasyon ve Cami Mahalleleri 2278-2279-2286-2288-2187 parsellere ilişkin 1/5000 ölçekli N.İ.Plan
tadilatına itiraz hk. Şehir Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/249)
23- Küçükçekmece İlçesi Sefaköy Halkalı Caddesi Çevresi'ne ilişkin 1/1000 ölçekli RU.İ.Plan itirazı hk. Şehir Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/250)
-İhtisas Komisyonlarında bulunan dosyaların görüşülmesiBASIN:6922/www.bik.gov.tr
14
5 UBAT 2014
Magazin-Tv
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
O r h a n G e n c eb ay
M a d o n n a d iye t i y ap ı yo r
Demet Akalın‘ın
Instagram fotoğrafı
mahkemelik etti
aşadığı sağlık sorunlarının ardından beslenme programını
değiştiren Orhan Gencebay,
önceki akşam eşi Sevim Emre ile
birlikte Arnavutköy'de balık yedi.
Çıkışta, nasıl zayıfladığı sorulan Gencebay, "Her şeyi abartmadan yiyor, egzersizle formda kalıyorum" dedi.
Y
oğum yapmak üzere olan Demet Akalın, bir Instagram fotoğrafı yüzünden mahkemelik oluyor.
D
"ORHAN'I MADONNA DİYETİ İLE FORMA
SOKUYORUM"
Bebeğine gelen hediyeleri sayfasından paylaşınca İzmir’de çağrı
merkezinde çalışan Tuğba Taşdemir isimli takipçisinden eleştiri
alan Akalın çılgına döndü. Akalın Twitter hesabına, “İzmir’den
avukat arıyorum. Tuttuğunu koparacak kadın avukat var mı? Kadın
avukat daha hırs yapar” yazdı. Taşdemir’in Instagram sayfasını kilitlemesi üzerineyse “Korkunun ecele faydası yok” dedi.
Sabah'ta yer alan habere göre, Araya
giren Sevim Emre ise "Onu Madonna
diyeti ile forma sokuyorum" dedi. Emre,
Gencebay'ın az yiyerek üç ay içinde altı
kilo verdiğini ve sıkı bir şekilde diyete
devam ettiğini söyledi.
Twitter sayfasında Akalın’ı eleştiren Taşdemir ise, “Allah aşkına ver
mahkemeye... Yerim yurdum belli, istersen kendin gel. Çok istersen
açık adres vereyim. Gerçekler zoruna gitti. Kendileri millete laf atmasını laf sokuşturmasını bilir. Mahkemeye verecekmiş, ver ben de
seni vereceğim” diyerek tepki gösterdi. HABER MERKEZİ
MADONNA DİYETİ NASIL YAPILIR?
Aç kalmaktan korkanlar için ideal bir
diyet olan 'Madonna diyeti'nde meyve
suyu ağırlıklı besleniliyor. Şeker, un, kırmızı et, yağ ve baklagillerin kesinlikle
tüketilmediği bu diyette; günde sekiz bardak su içiliyor, haftada en az beş gün tempolu yürüyüş yapılıyor. HABER MERKEZİ
Can için sete özel karyola
anal D’de önümüzdeki haftalarda başlayacak başrollerini
Ahmet Saraçoğlu, Sedef Avcı, Bora Akkaş, Gün Koper ve
Bensu Soral’ın paylaştığı dizinin çekimleri devam ediyor.
K
Yapım şirketi Barakuda Film’in sahibi Ahmet Kayımtu başrol oyuncusu Sedef Avcı için dizinin çekildiği okulda özel olarak çocuk
odası yaptırdı. Avcı, sette çalıştığı sırada 4 aylık bebeği Can’ın rahat
edebilmesi için yapılan odaya karyola koyuldu. Avcı, karyolanın fotoğrafını instagram sayfasından, “Can’ımın ikinci odası” yazarak
paylaştı. HABER MERKEZİ
Pala
bıyıklı,
takım
elbiseli
Tuğçe
Başrollerini Hasan Kaçan, Tuğçe Kazaz ve Cem Kılıç’ın
paylaştığı TRT1’in sevilen komedi dizisi ‘Gönül Hırsızı’
dizisinde sürpriz...
Yapımın bu cuma günü yayınlanacak yeni bölümünde Hülya karakterini canlandıran Tuğçe Kazaz, rol gereği erkek kılığına girecek. Güzel oyuncunun
maskülen hali için, ‘Gayet yakışıklı’ yorumu yapıldı. Eğlenceli anların yaşandığı
sette Kazaz, pala bıyığı ve takım elbisesiyle ilgi odağı oldu. HABER MERKEZİ
Beckham‘ların
60 milyon
dolarlık yeni
sarayları!
Şov
dünyasının
en popüler
çiftlerinden
biri olan
David ve
Victoria
Beckham,
İngiltere'deki
yeni hayatlarına 60
milyon dolarlık bir malikanede başlayacak. Eve dair detaylar, In Touch dergisinde yer aldı.
Dünyanın en ünlü çiftlerinden biri olan
David- Victoria Beckham'ın her adımları, her yaptıkları gazetelerde geniş
yer alıyor. David Beckham'ın profesyonel spor hayatını sonlandırmasının
ardından yeniden anavatanları İngiltere'ye dönmeye karar veren çift,
yeni bir hayata başlamak için yeni bir
ev satın aldı. Yurt dışı maceralarından
önce 'Beckingham Palace' isimli dev
malikanelerinde yaşayan çift, bu sefer
Londra'nın merkezinde ve daha tarihi
bir yapıda yaşama kararı aldı.
150 YILLIK MALİKANE
Londra'nın en
lüks semtlerinden
biri olan
Kensington'da 150
yıllık bir
malikaneyi
beğenen
çift, bu ev
için tam 60 milyon dolar ödedi. Yedi
odalı üç katlı malikanenin yenilenmesi
için 8.5 milyon doları gözden çıkartan
çift, evde kendi hobileri ve merakları
için özel alanlar da yaratmış.
Örneğin Victoria Beckham, moda imparatorluğunu yöneteceği ofisi, evin
giriş katına konumlandırmış. Ayrıca
evde deneme odası, bir podyum ve
küçük bir dikimhane için de alan
yaratılmış.
Victoria Beckham, evden her zaman
şık bir şekilde çıkabilmek için yine
evin alt katına bir kuaför ve güzellik
solunu da dahil etmeyi unutmamış.
HABER MERKEZİ
KANAL AKIŞLARI
08:05Sarayın Doktoru
09:15Beni Böyle Sev
11:20İyi Fikir
12:40İyi Şeyler
13:00Haber
13:15Spor
13:20Hava Durumu
13:30Eline Sağlık
14:45Küçük Hanımefendi
16:30İyi Şeyler
16:45Aileler Yarışıyor
18:30Habere Doğru
19:00Ana Haber Bülteni
19:35Spor
19:40Hava Durumu
07:00Bilg Yurtgülen’le llk
Sayfa
08:40Aramızda Kalsın
09:45Yaşam Sağlıkla Güzel
11:45Seda Sultan
13:45Evrim Akın İle Uzman
Avı
14:45Gülhan'ın Galaksi
Rehberi
16:0Geri Dön
17:30KobraTakibi
18:30Ana Haber
19:30Savaş Sanatı
21:45Her Şey Parayla Güzel
23:50Para Konuşur?
01:00Ana Haber
05:00Yaşam Sağlıkla Güzel
06:45Günaydın
08:45Doktorum
10:00Bırakın Konuşalım
12:30Gün Arası
13:00Bana Her Şey Yakışır
14:40Evim Şahane
16:30Arka Sokaklar
18:50Koca Kafalar
19:00Kanal D Ana Haber
Bülteni
19:50Spor
20:00Aşk
22:00Merhamet
01:00Yerli Dizi
01:00Yerli Dizi
07:00Her Sabah
09:00Gagguk
10:40Dünyayı Geziyorum
12:30Öğle Haberleri
12:50Burada Ne yenir
13:50Elimin Lezzeti
15:30Çemberimde Gül Oya
16:50Emret Komutanım
18:00Sıcak Gündem
18:15Ana Haber
19:00İstihbarat
19:50İyi Kötü ve Tuhaf
22:45Baskın
01:15Yabancı Sinema
03:30Yabancı Sinema
04:50Dolu Dolu Anadolu
05:40Çemberimde Gül Oya
07:00Kahvaltı Haberleri
10:00Müge Anlı ile Tatlı
Sert
13:00 Kızlar ve Anneleri
15:00 Dizi TV
15:15 Doksanlar
17:05Alemin Kıralı
19:00Atv Ana Haber
20:00Doksanlar
23:40Kim Milyoner Olmak
İster
00:30Yerli Dizi
02:00Yabancı Sinema
03:50Aşk Bir Hayal
05:25 Tövbeler Tövbesi
06:30Çizgi Film Kuşağı
07:20Bir Bulut Olsam
09:00Öyle Bir Geçer Zaman
Ki
11:00Kuzey Güney
13:20Kavak Yelleri
15:20Kayıp Şehir
17:20Ejder Avcıları
17:50Çirkin Ördek Yavrusu ile
Farecik
19:1BKM Mutfak Çok Güzel
Hareketler Bunlar
05:50Aşkın Bedeli
07:00Sevgili Dünürüm
08:00Pulsar
09:30Benim Hala Umudum
Var11:30En Güzel Bölüm
12:00Soframız
13:00Aşkın Bedeli
14:30Dila Hanım
16:00Starlife
17:30Beni Affet
19:00Star Haber
20:00Muhteşem Yüzyıl
23:20Yerli Dizi
01:30Aşkın Bedeli
02:30Star Life
10:00Haber Merkezi
11:00Haber Merkezi
12:00Haber Merkezi
12:30Spor Aktüel
13:00Öğle Bülteni
13:50Ekonomi Grafik
14:00Günün İçinden
14:20Transfer Günlüğü
15:00Günün İçinden
16:00Günün İçinden
16:10Ekonomi Piyasalar
16:20NTV'ye Sorun
16:502 Dakikada Bilim
17:00Akşam Haberleri
18:00Akşam Haberleri
19:00 Akşam Haberleri
20:00 Ana Haber Bülteni
21:00Yakın Plan
07:00Simge Fıstıkoğlu ile Yeni
1 Gün
09:15Cennet Mahallesi
10:00Herşey Dahil
13:00Gülben
15:30Türk Sineması
17:00Kelime Oyunu
19:00Show TV Ana Haber
20:00Benim İçin Üzülme
23:30Kelime Oyunu
00:30Herşey Dahil
01:15Hayata Gülümse
02:30Gülben
03:30Türk Sineması
08:49Güne Merhaba
09:00Parametre
10:00Haber
10:42Spor
11:00Haber
11:35Spor
11:50Hava Durumu
12:00Bugün
13:47Spor
13:55Hava Durumu
14:00Haber
14:40Ekonomi
14:50Hava Durumu
15:00Haber
16:00Haber
16:15Paranın İzi
16:33Spor
16:44Afiş
05:00Law and Order
05:45Revolution
06:30The Simpsons
07:00Geri Sayım
09:00Piyasa Ekranı
12:00Finans Cafe
14:00Piyasa Ekranı -2
17:00Son Baskı
17:45Doğru Tercih
18:00Penguins of Madagascar
19:00Law and Order
20:00Hot in Cleveland
21:00Revolution
22:00Olağan Şüpheliler
00:00Dexter
06:00 A1 Sabah
09:00 A2 Bugün
09:15 Eko Yorum
10:35 Spor Bülteni
11:00 A2 Bugün
11:35 Satır Arası
12:00 A2 Bugün
12:35 İş'in Sırrı
13:00 Ajans
15:00 A3 Bugün
15:10 Başarıya Doğru
16:00 A3 Bugün
16:35 Spor Bülteni
17:00 A3 Bugün
17:30 Z Raporu
18:00 A4 Akşam
18:10 Başarıya Doğru
19:00 A4 Akşam
06.45İsmail Küçükkaya ile
Çalar Saat
10.00Umutsuz Ev Kadınları
11.15Doktorlar
12.45Yemekteyiz
14.30Unutma Beni
16.30Esra Erol
19.15Deniz Yıldızı
20.15Çocuklar Duymasın
21.30Fatih Portakal ile FOX
Ana Haber
22.15Umutsuz Ev Kadınları
00.30Magazin 90
02.00Babam Sınıfta Kaldı
03.45Esra Erol
06:00Dünden Sonra
07:00Gün Başlıyor
09:15Spor Bülteni
09:35Ekonomide Görünüm
10:00Haber Masası
10:35Ekonomide Görünüm
10:40Spor Bülteni
11:00Haber Masası
11:35Ekonomide Görünüm
11:45Spor Bülteni
12:00Haber Masası
12:35 Ekonomide Görünüm
12:40Spor Bülteni
13:00Gün Ortası
13:35Ekonomide Görünüm
13:40Spor Bülteni
14:00Gün Ortası
14:15Eğitim ve Yaşam
5 ŞUBAT 2014
Spor
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Körüstan: G.Saray yenilgisi
bizi üzüntüye boğmuştur
Fikret Orman:
Şampiyonluk
neden olmasın
Bursaspor Başkanı Erkan Körüstan, Galatasaray karşısında aldıkları 6-0’lık
mağlubiyetin Bursaspor camiasını ve
kendilerini derinden üzdüğünü söyledi.
Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, şampiyonluk için umutlu konuştu.
arı-kırmızılı takımın Bursaspor'u 6-0 gibi farklı bir skorla mağlup
ett360'ta Yıldız Yakar'ın sunduğu "Spor Özel" programına konuk
S
olan Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, gündeme dair açıklamalar yaptı.
Y
azılı açıklama yapan Körüstan, şunları dile getirdi:
“Galatasaray karşısında aldığımız ağır yenilgi büyük
Bursaspor camiasının her ferdini derinden yaralamıştır.
Hiçbir şekilde mazereti olamayacak bu sonuç doğal olarak
hayal kırıklığına yol açmış ve verdikleri görkemli destekle
takımlarının yanında yer alan taraftarlarımızla beraber bizi
de üzüntüye boğmuştur.
Başkan Fikret Orman, gerçekleşmeyen Ronaldinho transferinden,
Galatasaray'dan Dany'nin kiralanmasına; Fernandes ve Almeida'nın
transferine dair son durumdan, İbrahim Toraman'ın affına; stat projesinden, Yıldırım Demirören'e olan borca kadar bir çok konuya açıklık
getirdi. Ligin ikinci yarısı için transferi kapattıklarını dile getiren
Başkan Fikret Orman, Galatasaray'dan kiraladıkları Dany'nin faydalı
olacağını söyledi. Fikret Orman, şöyle konuştu: "Jermaine Jones transferini Önder Özen ve ekibi takip etti. Taraftarın tepkisi Dany’nin
Galatasaray’dan bize gelmesinden dolayı. Devre arasında transfer yapmak çok zor bir süreç. Geçen sezon ara transferlerde pek başarılı olamadık.
Dany transferi için ben negatif durumdaydım fakat arkadaşlarım bu
transferi gerçekleştirdi. Bence Dany transferi faydalı olur." Fikret
Orman, sezon başından beri adı Beşiktaş'la anılan dünyaca ünlü futbolcu Ronaldinho transferinin bir proje olduğunu dile getirdi. "Bir kaç
defa kamuoyunda anlattım, yapılan her hareket ve stratejiler doğruydu
fakat medya her olayın içinde olduğu için transfer olmadı." diyen
Orman, şöyle devam etti: "Medyanın işi kamuoyuna bilgi vermek ama
Ronaldinho’nun menajeri medyaya çok yanlış bilgiler aktardı. Medyanın işi haber atlamamak onları asla suçlamıyorum." Şampiyonluk
yarışıyla ilgili de konuşan Fikret Orman, şu ifadeleri kullandı: "Beşiktaş için önümüzdeki 4 maç çok önemli. Beşiktaş, "Beşiktaş" gibi oynarsa şampiyonluk neden olmasın. Beşiktaş elinden geldiğince ligi üst
sıralarda bitirmeye çalışacaktır."
Yapılacak yeni statla ilgili de açıklamalarda bulunan Fikret Orman,
"Biz stadı en kısa sürede bitirmeye çalışıyoruz ve çalışmalar çok hızlı
bir şekilde ilerliyor." dedi. Bu sezon oynadıkları statların belli
olduğunu belirten Başkan Orman, "Anadolu’da oynamak aklımızdan
geçmedi değil ama 8 bin kombine alan taraftarımız var ve Anadolu’da
oynamak onlara haksızlık olurdu. Atatürk Olimpiyat Stadı’nda emniyet
tedbirleri çok fazla. Doğu Tribünü’nde taraftarlarımızın alınması engellendi. Kasımpaşa Kulübü ile de imzaladığımız bir protokol var, orada
oynamamız engellenemez. Ancak anlaşmalar iptal edilebilir. Bursaspor maçının Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynanması için İstanbul Valisi’ne başvurduk ama açıkcası olumlu bir sonuç beklemiyoruz.
Bursaspor maçı ya Recep Tayyip Erdoğan Stadı’nda ya da şehir dışında
bir statta oynanacak." diye konuştu. Kulübün borcuyla ilgili konuşmanın Beşiktaş'a zarar verdiğini kaydeden Orman, şu ifadeleri kullandı:
"Yıldırım Demirören’in Beşiktaş’tan 102 milyon TL alacağı var. Sponsorluk bedellerinin hepsi 110 yıllık gelirlerin toplamını aştı. Şu ana kadar
sponsorluklardan gelen gelirimiz 204 milyon dolara ulaştı. Hedefimiz
sezon sonunda 250 milyon dolara çıkmak." Beşiktaş Futbol Direktörü
Önder Özen'den memnun olduklarını anlatan Fikret Orman, "Önder
Özen ile ben bir defa ima etme şeklinde bile istafa değil bırakma gibi
bir konuyu ne konuştum ne de aramızda böyle bir konu geçti. Onun insanlığına ve şerefine güveniyoruz." ifadelerini kullandı. Orman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sezon başında genç bir kadro kurmaya çalıştık,
yabancı bir hocayla anlaştık. Galatasaray da bizim gibi olmaya
çalışıyor. Beşiktaş planladığı gibi çalışmaya devam ediyor. Kimse bana
Önder Özen’i şikayet etmedi, herkes ondan çok memnun. İnsanlar
kendi aralarında tartışabilir fakat medyanın bunu fazla büyütmemesi
lazım. Beşiktaş zor bir süreçten geçiyor. Yönetici mazeret uydurmamalı,
çözüm bulmalı."
Beşiktaş'ın eski kaptanı İbrahim Toraman'la ilgili de açıklamalarda bulunan Orman, "İbrahim Toroman bizim kaptanlığımızı yapmış çok da
düzgün bir futbolcu. Hatta teknik heyet ile İbrahim'in takımda kalması
adına görüşmelerimiz oldu ancak bu duruma sıcak bakmadılar. Şu
anda İbrahim Toraman'ın takıma dönmesi söz konusu değil. Ayrıca
İbrahim Toraman ve Sezer Öztürk "geri dönecek" dersem otoriteyi
sarsmış olurum." ifadelerini kullandı. Portekizli futbolcuları Almeida
ve Fernandes'le ilgili soruları da cevaplayan Orman, "Beşiktaş çok
büyük bir kulüp. Biz Hugo Almeida ve Manuel Fernandes için net
fikrimizi söyledik ve sezon sonunda bu konuyu yeniden gözden geçireceğiz. Fernandes sezon sonuna kadar Beşiktaş’ın kontratlı oyuncusudur. Beşiktaş'a çok oyuncular gelmiş, çok oyuncular da gitmiştir."
şeklinde konuştu. Kayseri Erciyesspor'la bir grup taraftarın kendisine
tepki göstermesiyle ilgili de Başkan Orman, "Bana olumsuz tepki olabilecek bir durum söz konusu değil. O tepkiler için çoluk çocuğu organize etmişler. Ben halkın içinde olan bir insanım eğer bir derdi olan
varsa gelip yüzüme yapsınlar." diyerek sözlerini tamamladı.
CİHAN
15
Sadece bir özür ile geçiştirilemeyecek bu yenilgiden çıkartılması gereken derslerin net bir şekilde ortaya koyulacağından ve bu yenilginin telafisinin yapılacağından kimsenin
şüphesi olmasın.
Büyük Bursaspor camiası kimsenin tek başına suçlu gösterilemeyeceği bu yenilginin analizini yapıp en kısa sürede
hedeflerimize doğru ilerlemek için gereken kenetlenmeyi
sağlayacak kültürdedir.”
“BİZ BÜYÜK BİR AİLEYİZ”
Mahmut Uslu'dan
iddialı açıklamalar
“Biz büyük bir aileyiz” diyen Körüstan, şöyle devam etti:
“Yaşanan olumsuzlukları, sorunları ne denli büyük ve can
acıtan nitelikte olursa olsun aile içinde çözebilecek durumdayız.
Mayıs ayında bütün sezonun üzüntülerini unutturacak
Avrupa hedefi için Bursaspor ailesinin her ferdinin desteğine
ihtiyaç duyulurken, konsantrasyonumuzu kısa süre içinde
oynayacağımız Ziraat Türkiye Kupası müsabakası ve diğer lig
karşılaşmalara çevirmemiz gerekmektedir.
Yönetim Kurulu üyelerimize, teknik heyetimize, futbolcularımıza ve büyük taraftarımıza sonuna kadar inanıyoruz.
Bu inancın takımımızı yeni başarılara taşıyacağından kimsenin şüphesi olmasın.”
CİHAN
Uslu, FBTV'ye yaptığı açıklamada, Eskişehirspor'a 2-1 yenildikleri maçla
ilgili, Konyaspor deplasmanında 2-0 öndeyken maçı kaybetmiştik.
E
skişehirspor maçında da şöyle
enteresan şeyler var. Kuyt'ın el
gerekçesiyle iptal edilen golü, gol
olsaydı maç zaten çok değişik
olurdu. Atamadık, 83. dakikalarda
golü yedik. Bunlar olacak ama
mühim olan 1 puanla da olsa, 7
puanla da olsa, 15 puanla da olsa;
inşallah bu sene şampiyon olacağız.
Onu herkes iyi bilsin" diye konuştu.
"Son 13 yılda 4-5 kere ligi ikincilik
ile bitirdik. Son maçlarda kaybettik.
Fenerbahçe camiası, bu filmleri çok
iyi biliyor. Bizim hiçbir şekilde
tereddüdümüz yok. Bu sene, bu
çocuklar iyi oynayacaklar, kötü oynayacaklar ama sonunda puan kaybetmezsek, bizim elimizdeki puan
farkını kimse alabilir mi? Alamaz.
maçının önemine değinen Uslu,
"İnşallah Sivas'a hep beraber gideceğiz. Başkanımız da gelecek. İnşallah oradan galibiyetle döneceğiz.
Zor deplasman, Sivasspor çok iyi
takım. İyi oynayan kazansın"
ifadelerini kullandı. Mahmut Uslu,
Torku Konyaspor maçı sonrası verilen 1 maç seyircisiz oynama cezasının kaldırılmasını beklediklerini
söyledi. Profesyonel Futbol Disiplin
Kurulu'nun seyircisiz oynama cezasıyla ilgili "Çok yanlış, çağ dışı bir
karar" değerlendirmesinde bulunan
Uslu, şunları kaydetti: "50 bin kişi
de 100-150 kişi tezahürat yapmış.
Maç bittikten sonra merdivenlerde
bağırdılar. Neymiş, rakip takım
aleyhine bağırdılar.
Medya yazacak, televizyonlar
konuşacak. Futbolun güzelliği bu.
Yendiğinde şampiyon olduğunu,
kaybettiğinde 'puan farkı kapandı,
geliyorlar' Kim geliyor? Aslında
Galatasaray yalnız değil Beşiktaş da
var. Kendi aralarında maçları var.
Bizim onlarla maçlarımız var. Biz
inanıyoruz ki derbi maçların herhangi bir deplasmandan farkı olmayacak. Beşiktaş ve Trabzonspor
sahamızda bizimle berabere kaldı.
Biz Galatasaray'ı 2-0 yendik. Biz
inanıyoruz ki, o deplasman
maçlarından da galip geleceğiz.
Önemli olan birlikteliğimizi devam
ettirebilmek." Mahmut Uslu, Sivasspor ile deplasmanda oynayacakları
maça kulüp başkanı Aziz Yıldırım'ın
da gideceğini anlattı. Sivasspor
Oynanılan maçla ilgili de değil.
Diğer rakibimizle ilgili, 150 -200
kişinin bağırmasını rapor yazmışlar.
Kamu vicdanını yaralayan bu tür
şeylerin yapılmaması lazım. Bunları
yapmasınlar. Çünkü Fenerbahçe
taraftarının bunlara tahammülü
kalmadı. Fenerbahçe taraftarı ile
çok oynuyorlar. Son 3 yıl Fenerbahçe üyeleri ve camiayla çok oynanıyor, artık yapmasınlar. Tutup
da 150 kişi, 2-4-6 saniye bağırmışlar.
Bu olmaz yani. O zaman talebesiz
mekteplere döneriz. Şanlıurfaspor
için verilen karar, hukuki şekilde
inşallah bizim içinde geçerli olacak.
Seyircisiz maç oynamayacağız. O
kararları bekliyoruz. Aksi takdirde
çok yanlış işler olduğunu, biz çıkar
söyleriz."
AA
Kahramanlı: Hedefimiz Süper Lig
Olağanüstü kongreye giderek güven tazeleyen
PTT 1. Lig takımlarından Mersin İdmanyurdu'nun Başkanı Ali Kahramanlı öncelikli hedeflerinin Süper Lig'e çıkmak olduğunu belirtti.
K
ahramanlı yaptığı açıklamada kente
defalarca şampiyonluk yaşatan bir
kulüp olarak başarıya bir yenisini daha eklemeye hazırlandıklarını söyledi.
Bunun için sezon başından bu yana ciddi
çalışmalar yaptıklarını ancak maddi sıkıntılar başta olmak üzere bu süreçte çeşitli
sorunlar da yaşadıklarını ifade eden Kahramanlı, bunlara çözüm üretebilmek için
olağanüstü kongre kararı alarak yönetimi
güçlendirdiklerini vurguladı.
Yeni oluşan yönetimin maddi ve manevi
takımın arkasında olmak isteyen kent sevdalılarından oluştuğunu dile getiren Kahramanlı, şöyle konuştu:
"Bu yeni yönetimin öncelikli hedefi Spor
Toto Süper Lig’e yeniden adım atmak.
Bunun için plan ve projeler hazır. Gerekli
adımlar hızla atılacak.
Kongre öncesinde Vali başka olmak üzere
kent dinamikleri ve kente hizmet etmek için
göreve talip olan adaylarla parti ayrımı yapmaksızın bir araya geldik.
Nitekim hepsi de koşulsuz şartsız takımın
arkasında olacaklarını taahhüt ettiler.
Ümit ediyorum ki bundan sonraki süreç,
dünden çok daha iyi olacak." Geçmişi
başarılarla dolu olan Mersin İdmanyurdu’nun gerek kenti gerekse takımı
ve taraftarıyla Süper Lig’e yakışan bir kulüp
olduğunun altını çizen Kahramanlı,
şimdiye kadar kulüpten desteklerini esirgemeyerek 12. adam olan taraftarın bugünden
sonra da kulübe sahip çıkmalarını istedi.
Başkan Kahramanlı, yeni yönetimin alt yapı
ve tesisleşme konularında da bazı projeler
hazırladıklarını, bunları en kısa sürede
hayata geçirmek için kolları sıvayacaklarını
sözlerine ekledi.
Kahramanlı, geride kalan haftasonunda
Manisaspor karşısında çok önemli bir galibiyet aldıklarını belirterek, galibiyette
emeği geçen herkese teşekkür etti.
Şampiyonluk yolunda emin adımlarla ilerlerken son galibiyetin takımdaki motivasyonu üst düzeylere çıkardığını anlatan
Kahramanlı, şöyle konuştu:
"Manisaspor bizim gibi zirve mücadelesi
veren bir takımdı. Bu yüzden maçın önemi
daha da artıyordu. Galip gelen taraf, zirveye bir adım daha yaklaşırken, mağlup
taraf yarışı geriden takip etmeye başlayacaktı.
Bu bilinçle çıktığımız sahadan haklı bir galibiyet alarak gücümüzü tüm lige gösterdik.
Galibiyet serisini bundan sonra da sürdürerek Mersin’e bir şampiyonluk daha yaşatmak istiyoruz."
CİHAN
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
05 ŞUBAT 2014 Çarşamba
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
M o o d y 's ' t e n
T ü r k i y e' y l e
i lg i l i fl a ş
açıklama
Uluslararası kredi
derecelendirme kuruluşu
Moody's, gelişmekte olan
ekonomilerde, benzerlikler
olmasına rağmen tek,
birleşik bir krize tanıklık
etmediklerini, her bir
ülkenin kendine has
zorluklarla karşı karşıya
olduğunu açıkladı.
oody's'ten gelişmekte olan ekonomilerin
politikalarına ilişkin yapılan yazılı
açıklamada, "Benzerlikler olmasına
rağmen gelişmekte olan ekonomilerde tek,
birleşik bir krize tanıklık etmiyoruz. Her bir ülke
kendine has zorluklarla karşı karşıya.
Yatırımcıların gelişmekte olan ülkeleri homojen
bir grup olarak algılama riski var" ifadelerine yer
verildi.
M
DÜNYANIN EN BÜYÜK 40 EKONOMİSİ
Raporda, gelişmekte olan ülkelerin politika
tercihlerinin itibarlarını belirleyebileceğine
dikkati çekilirken, bu ülkelerde politika
yapıcılarının ileride piyasa şoklarını
geçiştirebilecek geniş kapsamlı uygun araçları
olduğu vurgulandı.
Gelişmekte olan ülkelerin sermaye akışlarına
olan ihtiyaçları doğrultusunda kırılganlıklarının
da farklı olabileceği belirtilirken, şu
değerlendirme yapıldı:
"Çin Merkez Bankası'nın bankalararası likidite
sıkılaştırması ekonomik büyüme üzerindeki
endişeleri artırarak son zamanlardaki
istikrarsızlığa katkıda bulundu. Çin'de daha
düşük büyüme küresel ticareti ve büyümeyi
azaltabilir. Fakat bu durum ülkelere göre
değişmektedir."
Raporda, "Arjantin Merkez Bankası enflasyonu
artıran, para biriminin değer kaybını
önleyebilmek için geçen yıl döviz piyasasına
müdahale etti. Bir takım özel tahminlere göre,
resmi enflasyon oranı olan yüzde 11 ikiye
katlandı. Fakat son bir yıl içerisindeki
müdahaleler Merkez Bankası'nın döviz
rezervlerini bir sene içerisinde üçte bir oranında
azalttı. Bu müdahalelerin artık sürdürülebilir
olmadığı anlamına gelmektedir. Merkez
Bankası'nın müdahalesi durunca, Peso sert bir
şekilde değer kaybetti" ifadeleri kullanıldı.
STANBUL
SINIRA GELDİ,
Anadolu zamanı
İ
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, İstanbul'un bugün 15 milyonluk nüfusa
ulaştığını ve artık sınır noktasına gelindiğini ifade ederek, "Onun için artık
Anadolu'nun zamanı" dediEkonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Ekonomist
dergisi ve Türk Ekonomi Bankası'nın (TEB) işbirliği, Turkcell'in desteği ile
gerçekleştirilen "Anadolu'nun En Büyük 500 Şirketi" araştırması ödül
töreninde yaptığı konuşmada, 2002 yılında 15 milyar dolar olan İstanbul
dışındaki illerin ihracatının 2013 yılında 80 milyar doları bulduğunu
söyledi. 2002 yılında İstanbul dışındaki 80 ilde toplam 14 bin 200
ihracatçının olduğunu aktaran Zeybekci, bugün bu rakamın 30 bin
seviyesine çıktığını kaydetti. "Anadolu kaplanları" ifadesinin Turgut
Özal'ın sözü olduğunu aktaran Zeybekci, o dönemlerde ilk defa bir
başbakanın o güne kadar yurt dışına hiç çıkmamış olanları, dış dünyayı,
dış ekonomiyi görsün, ihracat yapsın ve oradaki şirketlerle biraraya gelsin
Raporda Türkiye'ye ilişkin olarak da "Türkiye'de
politik gerilimler, sermaye akımları ile büyük bir
cari açığı finanse ederek sağlanan büyüme
modeline dair endişelere eklendi. 2013 yılında
GSYH'nın yaklaşık yüzde 7,5'ine denk gelen cari
açık sürdürülebilir değil" ifadeleri kaydedildi.
Raporda Hindistan'a ilişkin olarak ise 2013'ün
üçüncü çeyreğinde cari açığın GSYH'nın bir sene
öncesine kıyasla yüzde 5'ten yüzde 1,2'ye
gerilediğine dikkat çekilerek, ülkede halen
enflasyona ilişkin endişelerin devam ettiğini,
yapısal reformların gerçekleştirilmesi gerektiği
belirtildi.Raporda Güney Afrika'ya ilişkin olarak
da 2013'te GSYH'nın yüzde 6'sı seviyesinde olan
cari açığın ve sermaye akışına olan bağımlılığa
ilişkin endişelerin devam ettiği ifade edildi.
ürkiye'nin dünyanın en büyük 17'nci,
Avrupa'nın 6'ncı büyük ekonomisi haline
geldiğini belirten Zeybekci, "Türkiye,
bütün bu süreci, bu devrimi, kendinin pek
farkına varamadığı ama dünyanın hakikaten
imrenerek izlediği bu devrimi tek başına,
İstanbul'la tek başına, Bursa'yla veya
Ankara'nın o bürokratik yapısı içinde
sürdürmeye devam etseydi bunları başarması
hemen hemen imkansızdı" değerlendirmesini
yaptı.
T
Ku r e n fl a s yo n a
e t k i s i n i gö s te rd i
Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankası (TCMB) Ocak Ayı Fiyat
Gelişmeleri Raporu'nda
enflasyonun yükselmesini gıda
fiyatları, vergi ayarlamaları ve
döviz kuru hareketlerinin etkili
olduğunu belirtti.
ürkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Ocak Ayı
Fiyat Gelişmeleri Raporu'nda, ocak ayında
tüketici fiyatlarının yüzde 1,72 oranında arttığı ve
yıllık enflasyonun yüzde 7,48'e yükseldiği belirtilerek,
aylık enflasyondaki yüksek gerçekleşmede gıda
fiyatları, vergi ayarlamaları ve döviz kuru hareketleri
etkili olurken çekirdek enflasyon göstergelerinin temel
mal kaynaklı olarak yükseldiği ifade edildi.
T
TCMB Ocak Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu'na göre, ocak
ayında tüketici fiyatları yüzde 1,72 oranında arttı ve
yıllık enflasyon yüzde 7,48'e yükseldi. Politikası
Kurulu Toplantı Özetinde belirtildiği gibi, aylık
enflasyondaki yüksek gerçekleşmede gıda fiyatları,
vergi ayarlamaları ve döviz kuru hareketleri etkili
olurken çekirdek enflasyon göstergeleri temel mal
kaynaklı olarak yükseldi.
Bu dönemde Özel Kapsamlı TÜFE Göstergesi-H (ÖKTG)
ve ÖKTG-I endekslerinin yıllık artış oranı önceki aya
kıyasla sırasıyla 0,59 ve 0,51 puan artarak yüzde 7,70
ve yüzde 7,59 olarak gerçekleşti. Hizmet enflasyonu ise
göreli olarak ılımlı seyrini korudu.Alt grupların yıllık
tüketici enflasyonuna katkıları incelendiğinde, gıda ve
temel mal gruplarının katkısı sırasıyla 0,35 ve 0,2 puan
artarken enerji ile hizmet gruplarının katkısında
belirgin bir değişiklik gözlenmedi. Öte yandan, alkollü
içecekler ve tütün grubunun katkısı azaldı.
Zincirleme endeks çerçevesinde her yıl başında
endekse dahil edilen ürünlerin ve bu ürünlerin göreli
paylarının güncellendiği belirtilen raporda, bu
çerçevede, 2014 yılında hizmet, gıda ve alkolsüz
içecekler ile alkollü içecekler ve tütün gruplarının
endeks içindeki payı artarken temel mal ve enerji
gruplarının payı azaldığı ifade edildi.Söz konusu
değişimler özellikle hizmet grubu ile otomobil
kaynaklı olarak temel mal grubunda daha belirgin
oldu. Ocak ayında hizmet fiyatları yüzde 0,93 oranında
artarken grup yıllık enflasyonu yüzde 8 seviyesindeki
seyrini korudu. Alt gruplar bazında incelendiğinde, bu
dönemde fiyatların lokanta-otel hizmetleri ile özellikle
sağlık hizmetleri kaynaklı olarak diğer hizmetlerde
belirgin oranda (sırasıyla yüzde 1,73 ve 1,64)
yükseldiği, haberleşme hizmetlerinde ise gerilediği
gözlendi.Raporda, mevsimsellikten arındırılmış
verilerin hizmet grubu enflasyonunun ana eğiliminde
sınırlı bir artışa işaret ettiği kaydedildi.
Temel mal grubu yıllık enflasyonu ocak ayında 0,92
puanlık artışla yüzde 7,12'ye yükseldi. Bu gelişmede,
Türk Lirası'ndaki değer kaybının yansımaları ve ÖTV
artışı ile yükselen giyim dışı temel mal fiyatları
belirleyici oldu. Ocak ayında otomobil fiyatları yüzde
5,93, beyaz eşya fiyatları ise yüzde 2,66 oranında arttı.
Öte yandan, giyim fiyatları mevsimsel ortalamalarının
üzerinde azalmış, grup yıllık enflasyonu yüzde 4,06'ya
geriledi. Mevsimsellikten arındırılmış veriler bu
dönemde temel mal grubu fiyatlarının ivmelendiğine
işaret etti.
Ocak ayında enerji fiyatları yüzde 0,75 oranında arttı.
Bu artışta büyük oranda, uluslararası petrol
fiyatlarındaki düşüşe karşın Türk Lirası'nda gözlenen
değer kaybı paralelinde yükselen yurt içi akaryakıt
fiyatları etkili oldu. Sonuç olarak, enerji grubu yıllık
enflasyonunda son dönemde gözlenen artış eğilimi
korunmuş ve grup yıllık enflasyonu ocak ayında 0,26
puan artarak yüzde 5,41 seviyesine ulaştı.
Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yıllık enflasyon
1,22 puanlık artışla yüzde 10,89'a yükseldi. İşlenmemiş
gıda fiyatları bu dönemde yüzde 9,35 oranında arttı.
Bu gelişmede ocak ayında yüzde 11,80 oranında artan
taze meyve sebze fiyatları ve alt gruplar genelindeki
artışlarla yüzde 7,87 oranında yükselen diğer
işlenmemiş gıda fiyatları etkili oldu. Sonuç olarak,
işlenmemiş gıda grubu yıllık enflasyonu bu dönemde
yüzde 13,98'e yükseldi. Ocak ayında hem ekmek-tahıl
hem de ekmek-tahıl dışı işlenmiş gıda fiyatlarında
görülen yüksek oranlı artışlara bağlı olarak işlenmiş
gıda fiyatları yüzde 1,42 oranında arttı ve grup yıllık
enflasyonu yüzde 8,01'e çıktı.
Türkiye'nin doğru planlama ve kararlı bir
stratejiyle 2023 hedeflerini yakalayabileceğini
ifade eden Zeybekci, günübirlik tartışmalarla
fazla vakit kaybedilmemesi gerektiğine işaret
etti. Zeybekçi, şunları kaydetti:
"Türkiye 2 trilyon dolar milli gelir seviyesini,
500 milyar dolar ihracatı, 150 milyar dolar
hizmet gelirini, 650 milyar dolar ithalatı,
dünyanın 10 büyük ekonomisinden biri olma
hedefini ve Avrupa'nın 3. büyük ekonomisi
olma gibi bir hedefi gözüne kestirdi.
Türkiye eminim ki bu hedefini mutlaka ve
mutlaka gerçekleştirecektir.
Gerçekleştiremese bile çok yakınına kadar
varacaktır. Ben şuna inanıyorum; Türkiye
doğru adımları atarsa, hedefine varmak için
planlamasını çok iyi yaparsa ve kendi ayağına
çelme atmaktan kurtulup da başını kaldırıp
ufka şöyle bir bakarsa, bunu kesinlikle
gerçekleştirir."
"TÜRKİYE EKONOMİDE EDİLGEN
OLMAYAN, ETKEN BİR KONUMA DOĞRU
YOL ALDI"
Artık bence İstanbul sınırlarına geldi. Onun
için artık Anadolu'nun zamanı" ifadelerini
kullandı.
Anadolu şirketlerinin dünyayla tam entegre
düzene geçmelerinin zamanının geldiğini
anlatan Zeybekci, "Eminim Anadolu
kaplanları bunun en güzelini yapacak" dedi.
Hükümetin, Anadolu sermayesinin bir araya
gelerek kararlar almasını, inovasyona
yönelmesini sağlamak adına farklı teşvik ve
tedbirleri almaya devam edeceğini belirten
Zeybekci, "Ar-Ge'ye, inovasyona, eğitime,
pazarlama faaliyetlerine, fuarlara, tanıtıma
destek vererek bu işin içinde olacağız. Biz
bunu yapabileceğimize inanıyoruz ve inşallah
da yapacağız" diye konuştu.
Zeybekci, konuşmasından sonra Anadolu'nun
En Büyük 5 Şirketinin temsilcilerine ödüllerini
takdim etti.
Daha sonra basın mensuplarının enflasyon
rakamlarına ilişkin sorularını yanıtlayan
Zeybekci, "Sadece ve sadece ocak ayı ile ilgili
beklentileri biraz yukarı çeken bir sonuç
alındı. Şubat ve mart aylarında bunun aşağıya
doğru yöneleceğini ve 2014 rakamının
hedeflere doğru, yani 5,5-6'lara doğru
ineceğini tahmin ediyoruz" ifadelerini
kullandı.
"GİRİŞİMCİLİK RUHU BİZİ ÇOK DAHA İYİ
YERLERE TAŞIYACAK"
Bakan Zeybekci, Türkiye'nin 2023 hedeflerine
ulaşabilmesi için başardığı her türlü üretimi
ve sahip olunan sermaye yapısını 3'e, Ar-Ge ve
inovasyonunu ise 4'e katlaması gerektiğini
söyledi.
Törende söz alan Türk Ekonomi Bankası (TEB)
Genel Müdürü Ümit Leblebici ise son 10 yıllık
dönemde Anadolu'nun inanılmaz bir şekilde
büyüyüp geliştiğini söyledi.
Zeybekci, Türkiye'nin 140 milyar dolarlık
ihracat ve kişi başına düşen 10 bin dolarlık
milli gelir seviyesinde fazla oyalandığını,
bunu daha ileri noktalara getirmek için süratli
davranması gerektiğini kaydetti.
Çok zorlu şartlarda çalışmaya alışkın Türk
KOBİ'ler olduğunu anlatan Leblebici, bunların
içinde yatan en önemli şeyin girişimcilik ruhu
olduğunu kaydetti.
Türkiye'nin ekonomide edilgen olmayan,
etken bir konuma doğru yol aldığını anlatan
Zeybekci, Anadolu sermayesine büyük
görevler düştüğünü belirtti.
"Eminim yine zor şartlar yaşasak da,
önümüzdeki dönemde dünyadaki diğer
ülkelere baktığımızda bu girişimcilik ruhu bizi
çok daha iyi yerlere taşıyacak" diyen Leblebici,
kendilerinin de banka olarak girişimcilik
ruhunu her alanda desteklemek istediklerini
dile getirdi.
Türkiye'nin coğrafi konumunun getirdiği
avantajları kullanırken yeni başarılara ihtiyaç
duyduğunu aktaran Zeybekci, "Türkiye bunu
asla İstanbul'la yapamayacaktır. Çünkü
İstanbul, Bursa, İzmir gibi bölgelerimiz artık o
kadar doldu ki… İstanbul bugün 15 milyon
nüfusa geldi. Nereye kadar gidecek İstanbul?
25 milyona mı? Boğazın üzerine kaç tane daha
köprü yapacağız? İstanbul'a kaç tane daha
havaalanı yapacağız? Hiçbirisini yapamayız.
Turkcell Kurumsal Pazarlama ve Satıştan
Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Selen
Kocabaş da Türkiye'nin büyümesi demenin
Anadolu şirketlerinin büyümesi, istihdam
oluşturması ve ihracat yapması demek
olduğunu ifade etti.
Download

5 şubat 2014 - Ekonomi Gazetesi