TARIM TARİHİ VE DEONTOLOJİSİ
ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ
ZİRAAT FAKÜLTESİ
TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİ BÖLÜMÜ
Hüseyin UYSAL
(Yrd. Doç. Dr.)
1. DERS
Giriş: İnsanoğlu üzerinde yaşadığı dünyanın ve evrende bulunan ahenk ve düzenin bir parçasıdır. İlk insandan bu yana insanoğlu çeşitli kurallar çerçevesinde yaşamını sürdürmüş ve bu kural zamanın gereğine göre ve çeşitli kültürlerle beraber farklılaşmış, değişmiş, gelişmiş ve hala bu değişim ve gelişim devam etmektedir.
2
Tarım, insanlık var olduğundan bu yana hep var olmuş insanoğlu beslenmesini sağlayabilmek amacıyla ya direk olarak yada dolaylı olarak mutlaka topraktan yararlanmıştır.
Tarım, insanın temel ihtiyaçlarından olan biyolojik gereksinimlerini karşılayan ve olmazsa olmaz bir faaliyet dizinidir.
İnsanlar önce beslenmek sonra da diğer ihtiyaçlarını gidermek zorundadırlar.
3
İnsanlık tarihinde TARIM DEVRİMİ olarak adlandırılan dönemde insanlar göçebe hayatı bırakıp yerleşik hayata geçmişler ve bu durum tarım ürünlerinin üretiminde bir artışa neden olmuş, tarımsal üretim çeşitli kollara ayrılmış ve insanlar seleksiyon yöntemiyle genetik bakımdan güçlü tohumları yetiştirmeye başlamıştır.
4
Göçebe olarak yaşayan toplumlar temel besin ihtiyaçlarını yüzyıllar boyunca çeşitli av hayvanları ve yabani meyvelerden hatta çeşitli bitki parçalarından karşılamışlardır. Bu yaşam biçimi günümüzde hala Afrika ve Avustralya’da bazı yerlilerde ve kabilelerde görülebilmektedir.
İnsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra ise doğada kendiliğinden yetişen bitkileri kültüre almaya başlamışlar ve çeşitli ıslahlar yapmışlardır.
5
Bütün bu faaliyetleri yaparken ilk önceleri sadece kendi güçlerini kullanmışlar daha sonralarda hayvan güçlerinden yararlanmışlardır.
Zaman içerisinde tarımsal faaliyetler çok büyük ivme kazanmış sanayi devrimi ile birlikte bu günkü konumuna gelmiştir.
Ancak bu gün gelinen bu nokta geçmişle kıyaslandığında devrim niteliğinde olsa da günümüzde bazı toplumların hala açlıktan öldüğü düşünüldüğünde hala yetersiz olduğu sonucunu ortaya çıkarmaktadır.
6
Bu günkü gelinen noktada insanlık hem hırslı bir üretim yapar hem de hırslı bir tüketim yapar konumdadır. Bir tarafta fazla yiyecekten dolayı obez insanlar meydana gelmiş ve israf büyük boyutlara ulaşmıştır. Diğer tarafta ise yiyecek bulamadığı için hayatını kaybeden insanlar varlığı inkar edilemez bir gerçektir.
Bu konu gelecekte insanların üzerinde duracağı en önemli sorun olacaktır.
Tarihte olduğu gibi bugün bolluk içinde yaşayan toplumların gelecekte açlık ve kıtlıkla karşı karşıya kalmaları ihtimali önemli bir gerçektir. 7
İHTİYAÇLAR
İhtiyaç; karşılandığında insana mutluluk veren karşılanmadığında ise acı ve ıstırap veren duygulardır. İhtiyaçları karşılayan mallar 3 grupta sınıflandırılmıştır. 1. Bayağı mallar: İnsanların gelirine göre zorunlu olarak tükettiği mallar
2. Normal mallar: Gelir arttıkça tüketimi değişmeyen mallar
3. Lüks mallar: Gelir artışında tüketimi daha fazla artan mallar 8
Bir ADB vatandaşı olan Abraham Maslow insan ihtiyaçlarını bir merdivene benzetmiştir.
9
Temel ve Fizyolojik İhtiyaçlar, insanın yaşamını devam ettirebilmesi için gerekli olan nefes almak, su içmek, yemek yemek, uyumak gibi ihtiyaçlarıdır. Bu ihtiyaçları karşılanmayan insan merdivenin bir üst basamağına çıkamayacaktır.
İnsan temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra ikinci basamakta yer alan hem fiziki anlamda hem de sosyal anlamda güvenlik ihtiyacına gereksinim duyar. Bunun için yeni bir işe başlayan bir insan kendini sosyal olarak güvence altına almak ister. Sendika ve diğer örgütlenmeler altında da bu neden yatmaktadır.
10
Temel ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan birey bir gruba veya çevreye ait olma ihtiyacı hisseder. İnsan sosyal bir varlıktır ve bir topluluk içinde bir yere ait olduğunu bilmek ister. Mesela aile, sosyal bir kuruluş yada arkadaş çevresi. Bu duygu toplumlar arası mücadelenin de ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
Bu sosyal yapı içerisindeki hiyerarşinin bir sonucu olarak da statü ve saygınlık ortaya çıkmıştır. Bütün toplumlarda bir statüko ihtiyacı vardır ve iktidar mücadelesi ve statüko bunun bir sonucudur. İşte insan diğer 3 basamak bakımından doyum noktasına ulaştı ise dördüncü basmağa yani statüko ve saygınlığa ihtiyaç duyar.
11
Son olarak da insanın sadece bulunduğu dönemde değil sonraki çağlarda da anılma arzusunun altında insanın kendini gerçekleştirme ihtiyacı yatmaktadır. Bu amaç bazen öylesine aşırı bir duruma ulaşır ki insan bazı temel fizyolojik ihtiyaçlarını unutabilir. İşte böyle durumlarda beslenememe şeklinde bazı hastalıklar da ortaya çıkabilir. Bu durum bazı manken ve sanatçılarda daha çok gözlenmektedir. Bu duruma gelen kişiler öylesine yoğun bir çalışma temposu içinde faaliyette bulunurlar ki, beslenmeyi unutmakta ve aşırı derecede kilo vererek zayıf düşmekte veya ölümle sonuçlanan bir hastalığa yakalanmaktadırlar.
İnsan ihtiyaçları bu şekilde sınıflandırılarak mal arzı oluşmuş ve bunun sonucu olarak da ekonomi bilimi doğmuştur.
12
Tarımla İlgili Bazı Kavramlar
Tarımın Tanımı
Bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi, bunların kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, bu ürünlerin uygun koşullarda muhafazası, işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanmasına tarım denir. Yasal açıdan bakıldığında ormancılık ve balıkçılık ürünlerinin üretilmesi de tarım sektörünün faaliyetleri arasında yer almaktadır.
Tarım iki ana üretim dalından oluşur. 1.Bitkisel Üretim, insanların temel uğraşlarından olan, gıda, giyim, yapı malzemesi, yakacak ve estetik gereksinimlerini karşıladıkları canlı materyallerdir. 2.Hayvansal Üretim, insanların yeterli beslenmesi bir yandan da refah artışının sağlanması için yapılan her türlü hayvansal ürünlerin üretimi ve işlenmesidir.
13
Üreticilerin Pazar koşullarını dikkate alarak üretim yapmalarına ticari tarım denilmektedir. Üreticilerin üretmiş olduğu pek çok ürün direk olarak tüketicinin sofrasına gelmemekte bazı işlemlerden geçtikten sonra tüketiciye ulaşmaktadır. Üreticiler de tarımdan elde etmiş olduğu geliri yine tarıma yatırarak işletmelerini büyütme yoluna gitmekte ve böylece endüstriyel tarım faaliyetleri oraya çıkmaktadır.
Ancak tarım sektörünün gelir seviyesi düşüktür. Bu yüzden tarımla uğraşan kesim daha çok geliri kıt olan ailelerdir ve bu aileler tarımı bir yaşam biçimi olarak benimsemektedirler. Tarımsal faaliyetlerdeki en önemli hedeflerden biri de üreticinin kıt olan gelir seviyesini yükseltmektir.
14
Deontoloji: Bir mesleği uygularken uyulması gereken ahlaki değer ve etik kuralları inceleyen bilim dalıdır. Aslında deontoloji terimi Yunancadan gelen bir terimdir ve Yunanca’da
kelime anlamı yapılması gereken şeyin bilimi veya ödev bilimidir. Günümüzdeki kelime anlamı olarak tam karşılığı ise görev bilimidir.
Tarım deontolojisi ise tarımsal ahlak anlayışını ve etik kuralları ifade etmektedir.
Burada bazı terimlerin açıklanmasında yarar vardır.
İyi: İnsanın yapması gereken davranışlardır. Ahlakça değerli olandır.
Kötü: İnsanın yapmaması gereken davranışlar.
Özgürlük: İrade ile iyi ve kötü davranışlardan birini seçme gücüdür.
15
Erdem: İyi olana yönelmedir.
Sorumluluk: İnsanın kendi eylemlerini veya yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenmesi.
Vicdan: Tutum ve eylemlerin ahlakça değerli olup olmadığını yargılama bilinci.
Ahlak Yasası: Uyulması ahlak açısından gereken, genelde geçerli kurallar.
Ahlaki Karar: Ahlak kurallarına özgürce uymaktır.
Ahlaki Eylem: Ahlaka uygun davranışı gerçekleştirmektir.
16
Ekosistem: Bir bölgede farklı bitki veya hayvan populasyonlarının meydana getirdiği topluluk ve etrafındaki cansız çevreye ekosistem denir.
Bitki Islahı: Ekonomik önemi olan bitkilerde genetik ve sitogenetik esaslardan yararlanılarak cins, tür ve çeşitlerin genetik yapısının yetiştirici ve tüketicilerin istekleri doğrultusunda planlı bir şekilde değiştirilmesine ve geliştirilmesine bitki ıslahı denir.
Adaptasyon: Bir organizma veya organizma grubunun değişen çevre şartlarına yapısal ve işlevsel olarak uyum sağlaması.
Bakteri: Hücre çekirdeği olmayan basit yapılı, çürükçül veya asalak olarak beslenen, bölünerek çoğalan ve pek çok türü olan mikroskobik canlı.
17
Biyoteknoloji: Canlılarda bilimsel müdahale sonucu genetik ve yapısal değişiklikler meydana getirerek yararlı hale getirme ve kullanma sanatı.
Cins: Taksonomik olarak birbirine benzeyen ve diğerlerinden farklılık arz eden bitkilerin oluşturduğu topluluk.
Tür: Taksonomik olarak cinsten sonra gelen alt kademe olup çoğu kez birbiri ile melezlendiğinde döl verebilen canlı grubu
Çeşit: Belirli bir oranda homojeniteye sahip, yetkili mercilerce tescil edilmiş bitki populasyonu.
Embriyo: Yeni bir bitki oluşturacak olan tohumun generatif
kısmı.
Fenotip: Dış görünüş. Genlerin bireylerde gözle görülür duruma gelen belirtileri.
Genotip: Bir organizmanın çevre faktörleriyle birlikte fenotipini tayin eden genetik yapısı.
18
Gen: Özel bir protein veya birbiriyle ilintili proteinleri kodlayan, kromozom üzerindeki bir bölge.
Genetik: Organizmaların benzerlik ve farklılıklarını, kalıtım ve mutasyon özellikleriyle inceleyen bilim dalı
Hasat: Tarım ürününün yetiştiği ortamdan koparılarak, sökülerek veya biçilerek alınması olayına hasat denir.
Harman: Hasat edilmiş tarım ürününün yarayışlı kısımlarının sap‐
saman, çöp gibi diğer kısımlarından ayrılması olayına harman denir.
Melezleme: Bir çiçeğin dişi organı ile erkek organının yeni bir döl oluşturacak şekilde bir araya getirilmesi.
Mutasyon: Kalıtım materyalinde meydana gelen ani ve kalıcı değişiklik.
Populasyon: Bir gen havuzunda bulunan bitkilerin oluşturduğu topluluk.
19
Tohum: Endosperm, embriyo ve tohum taslağından oluşan yeni bir bireyin oluşumunu sağlayan eşeysel üreme materyali
Tohumluk: Bitki üretiminde kullanılabilecek ve belirli standart özellikleri olan bitki materyali.
20
Download

tarım tarihi ve deontolojisi - Adnan Menderes Üniversitesi