Avrupa Komisyonu Tarafından Hazırlanan 2012 Yılı Türkiye İlerleme Raporu ve Avrupa Birliği Bakanlığı
Tarafından Hazırlanan 2012 Yılı İlerleme Raporlarının Fasıl Bazında Özet Karşılaştırması
Fasıl 1: Malların Serbest Dolaşımı
Avrupa Komisyonu- 2012
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
AB’de serbest dolaşımda olan üçüncü ülke menşeli tekstil ve hazır Avrupa Komisyonu ve Türkiye, AB’nin ticarette teknik engellerin
giyim ürünleri, Türk piyasasına girişlerinde ek vergilere maruz kaldırılması konusundaki teknik mevzuatının listesi ile bu mevzuatın
kalmaktadır.
Türkiye tarafından uygulanma koşul ve kurallarını belirleyen 2/97
sayılı Ortaklık Konseyi Kararının (OKK) 2 No’lu ekinin
Türkiye, 1 Haziran 2012’de, serbest ticaret anlaşması imzaladığı ülkeler güncellenmesine yönelik bir mekanizma yaratmak için ortak bir
menşeli olup, çapraz kümülasyon sistemine dahil olan ürünlere, çalışma yapmıştır. Çalışma neticesinde, taslak bir OKK üzerinde
ürünlerin tercihli menşe statüsünü gösteren bir belgenin sunulması mutabakata varılmıştır. Taslak hakkındaki Türkiye’nin resmi oluru ve
şartıyla ek vergi uygulamama kararı almıştır. Diğer üçüncü ülke menşeli OKK’nın kabul işlemlerinin başlatılması yönündeki talebi 2011 Eylül
ürünler için ise tedbir uygulanmaya devam edilmektedir.
ayında Komisyona iletilmiş olmasına rağmen AB’deki süreç henüz
tamamlanmamıştır.
Türkiye, Türkiye-AB Ortaklık Konseyinin 2/97 sayılı Kararının II No’lu
ekinde belirtilen gümrük birliği alanında ticaretin önündeki teknik
engellerin kaldırılmasına ilişkin diğer AB araçlarını, hâlâ iç hukukuna
tam olarak aktarmamıştır.
Piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri sistematik olarak
değerlendirilmemektedir. Paydaşların piyasa gözetimine katılımı hâlâ
zayıftır.
Kültürel mallar ve ateşli silahlar konusunda ilerleme kaydedilmemiştir.
Ticaretin önündeki teknik engeller, Türkiye’nin Gümrük Birliği
kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ederek malların serbest dolaşımına
engel olmaya devam etmektedir. İyi imalat uygulamaları belgelerinin
1
verilmesinde yaşanan gecikmelerin ve ilaçlarda veri korumaya ilişkin
sorunların çözülmesi gerekmektedir. Süregelen ithalat ve ihracat
lisansları ile kullanılmış ürünlerin ithalatındaki kısıtlamaların
kaldırılması gerekmektedir.
Fasıl 2: İşçilerin Serbest Dolaşımı
Avrupa Komisyonu - 2012
İşgücü piyasasına erişim ve Avrupa Sağlık Sigortası Kartı konularında
gelişme kaydedilmemiştir.
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Fasıl 3: İş Kurma Hakkı ve Hizmet Sunma Serbestisi
Avrupa Komisyonu - 2012
Sınır ötesi hizmet sunma serbestisi konusunda ilerleme
kaydedilmemiştir. Üye ülkelerden birinde yerleşik durumda olan ve
Türkiye’de çalışma ve oturma izni verilmesi için başvuran hizmet
sağlayıcıları için kayıt, lisans ve izin koşulları hâlâ mevcudiyetini
sürdürmekte olup, ek koşul getirilmesini engelleyecek herhangi bir
mekanizma bulunmamaktadır. Hizmetler direktifine henüz uyum
sağlanmamıştır; herhangi bir Tek Başvuru Noktası bulunmamaktadır.
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Posta hizmetleri konusunda ilerleme kaydedilmemiştir. Posta Kanunu
Tasarısı hâlâ yasalaşmamıştır. Yasal tekel mevcudiyetini
sürdürmektedir. Yasal reformlar kapsamında pazarın aşamalı olarak
açılması öngörülmektedir. İdari kapasiteye ilişkin olarak, düzenleyici
ve (posta hizmetlerine ilişkin) operasyonel fonksiyonlar arasında net
bir ayrım yapılmasını temin edecek bağımsız bir düzenleyici
otoritenin hâlâ kurulması gerekmektedir.
Posta sektörünü bütünüyle düzenlemesi ve 5584 sayılı Posta
Kanununun yerini alması öngörülen “Posta Hizmetleri Kanun Tasarısı
Taslağı” ile sektörün serbestleştirilmesi, düzenleme ve denetlemeye
ilişkin özerk yapının tesis edilmesi, evrensel posta hizmeti ilke ve
kurallarının ulusal mevzuatımıza aktarılması mümkün olacak ve
Tasarının yasalaşması ile AB müktesebatına uyum yönünde çok
önemli bir adım atılacaktır.
2
Mesleki yeterliliklerin karşılıklı tanınması konusunda sınırlı ilerleme
kaydedilmiştir. Yabancı uyruklu doktorların ve hemşirelerin kamu
sektöründe istihdam edilmesi vatandaşlık şartına bağlanmıştır. Türkçe
dil yeterliliği, oturma izni ve diploma ve/veya uzmanlık belgelerinin
denkliğinin tanınması, gerekli koşullar arasında bulunmaktadır.
Mesleki yeterliliklerin tanınması hâlâ akademik yeterliliklerin
tanınmasından ayrılmamıştır. Ayrıca, bazı düzenlenmiş meslekler hâlâ
karşılıklı tanımaya tabidir.
Not: Posta Hizmetleri Kanunu Tasarısı, 09/05/2013 tarihinde
kanunlaşmıştır.
2011 yılında yürürlüğe giren 663 Sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı
Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname’ hükümleri doğrultusunda 22 Şubat 2012 tarihli ve 28212
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Yabancı Sağlık Meslek
Mensuplarının Türkiye’de Özel Sağlık Kuruluşlarında Çalışma Usul
ve Esaslarına Dair Yönetmelik” aracılığıyla, Türkiye’deki özel sağlık
kurumlarında yabancı uyruklu doktorların ve hemşirelerin istihdam
edilmesinin önündeki yasal engeller ortadan kaldırılmıştır.
Fasıl 4: Sermayenin Serbest Dolaşımı
Avrupa Komisyonu - 2012
Türkiye’nin, hâlâ, yabancıların taşınmaz edinmesinde AB
müktesebatına uygun kademeli bir serbestleştirmeye yönelik bir eylem
planı kabul etmesi ve kademeli serbestleştirmenin uygulanması
konusunda ilerleme sağlaması gerekmektedir.
Radyo ve televizyon yayıncılığı, taşımacılık, eğitim, elektrik dağıtım
ve üretim varlıklarının özelleştirilmesi konularında yabancı sermaye
payı üzerindeki kısıtlamalar devam etmektedir
Türkiye, Suç Gelirlerinin Aklanması, Araştırılması, El Konması ve
Müsaderesi ile Terörizmin Finansmanı Hakkındaki Avrupa Konseyi
Sözleşmesi’ni (CETS 198) 2007’de imzalamış olmasına rağmen henüz
onaylamamıştır.
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin hususlarda değişiklik içeren
“Tapu Kanunu ve Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin
Kanun” 18 Mayıs 2012 tarihli ve 28296 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu değişiklik ile ülkemizde
taşınmaz edinmek isteyenler için geçerli olan mütekabiliyet
(karşılıklılık) şartı kaldırılarak, taşınmaz edinimi uygun görülen ülke
sayısı 183’e çıkarılmıştır.
Suç gelirlerinin takibi ve tespit işlemleri ile sınıraşan suçlarla
uluslararası mücadeleyi kolaylaştırmak üzere Adalet Bakanlığı
bünyesinde merkezi "Suç Gelirleri Geri Alım Merkezi" kurulması
yönünde çalışmalara başlanmış olup, idari ve adli yapılanmanın bu yıl
3
içerisinde tamamlanması beklenmektedir.
Kara paranın aklanması ve terörizmin finansmanı ile mücadele Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), karaparanın aklanması ile
konusunda uygulama kapasitesinin geliştirilmesi gerekmektedir.
mücadele ve terörizmin finansmanının önlenmesi konularında
çalışmalarına devam etmekte olup, bu doğrultuda “Karaparanın
Aklanması ve Terörizmin Finansmanıyla Mücadelede Verimlilik”
konulu bir proje IPA 2012 programlamasına dâhil edilmiştir. MASAK
ayrıca bilgi değişimi konusunda 2012 yılında altı ülkeyle daha
mutabakat zaptı imzalamış, denetim elemanları, hâkimler, savcılar ve
yükümlü gruplarına eğitim vermeyi sürdürmüştür.
Not: Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı
07/02/2013 tarihinde kanunlaşmıştır.
Fasıl 5: Kamu Alımları
Avrupa Komisyonu - 2012
Türk kamu ihale mevzuatı birçok açıdan AB müktesebatı ile uyumlu
değildir. Hem klasik sektörlere ilişkin alımlar, hem de su, enerji,
ulaştırma ve posta sektörlerinde faaliyet gösteren kuruluşların alımları,
aynı kanun ve usullere tabidir; bu durum sektörlerle ilgili mevzuatı,
AB’nin sektörler direktifinde öngörülenden daha kısıtlayıcı hale
getirmektedir. Türkiye’nin, şeffaflığı ve etkinliği artırmak amacıyla
imtiyazlar ve kamu-özel işbirliğine ilişkin daha tutarlı bir yasal
çerçeve oluşturması gerekmektedir.
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
İdari kapasitenin geliştirilmesini teminen yürütülen çalışmalar devam
etmektedir. Bazı ikincil mevzuatlarda, düzenlemelerin daha iyi
anlaşılması ve uygulamanın etkinliğinin arttırılması amacıyla
değişiklikler yapılmıştır.
Kamu ihalelerinin sonuçlandırılması alanında, Elektronik Kamu
Alımları Platformu (EKAP) 01 Eylül 2010 tarihinden bu yana
işlemektedir. EKAP’ı düzenleyen “Elektronik İhale Uygulama
Yönetmeliği” ise 25 Şubat 2011 tarihinden bu yana yürürlüktedir.
Türkiye’nin şikâyet inceleme mekanizmalarına ilişkin mevzuatını, AB Kamu İhale Kurumu, ihale prosedürlerine ilişkin alınan kararlara
müktesebatıyla daha fazla uyumlu hale getirmesi gerekmektedir.
yönelik şikâyetlerin sınıflandırılması çalışmasına devam etmiştir.
İlaveten şikâyetlerin de elektronik ortamda yapılmasını sağlayacak
4
hukuki çerçeve üzerindeki çalışmalar sürdürülmüştür.
Fasıl 6: Şirketler Hukuku
Avrupa Komisyonu - 2012
Yeni Türk Ticaret Kanunu, yeni şirketler hukuku kurallarının
uygulanması bağlamında ticaret mahkemelerine bazı yeni görevler
verirken, bu mahkemelerin kapasitesi hâlâ yetersizdir. Ticaret odaları da
dâhil olmak üzere, ticari meslek örgütlerinin de güçlendirilmesi
gerekmektedir.
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Fasıl “Pozitif Gündem” kapsamında ele alınan fasıllardan birisidir. Bu
kapsamda oluşturulan Şirketler Hukuku Faslı Çalışma Grubu toplantısı
19 Haziran 2012 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirilmiştir. Söz konusu
toplantıda fasıla ilişkin 5 adet teknik kapanış kriteri değerlendirilmek
suretiyle sonuç odaklı bir toplantı gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede
Avrupa Komisyonu, Türk Ticaret Kanunu’nun kabulünün önemli bir
adım olduğunu bir kez daha teyit etmiştir.
Fasıl 7: Fikri Mülkiyet Hukuku
Avrupa Komisyonu - 2012
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Türkiye’de, markalar hariç, sınai mülkiyet haklarına ilişkin cezai yaptırımlar Sınai mülkiyet mevzuatının suç ve cezalara ilişkin
bulunmamaktadır. Fikri mülkiyet hakları uygulama usullerine ilişkin olarak, AB’nin hükümlerinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile
uygulama direktifi ile uyumlu bir kanun çıkarılmasına ihtiyaç bulunmaktadır.
uyumlu olmasını, Anayasa Mahkemesi tarafından
iptal edilen hükümler neticesinde ortaya çıkan yasal
Taklit malların suç işleyenlere iadesi, el konulan taklit malların hak sahipleri tarafından boşluğun giderilmesini ve AB müktesebatına uyum
depolanması ve ihtiyati tedbir kararlarının alınmasındaki zorluklar hâlâ çözülmemiştir. düzeyinin artırılmasını teminen Türk Patent Enstitüsü
tarafından “551, 554, 555 ve 556 Sayılı Kanun
Türkiye, fikri mülkiyet hakları ihlali şüphesi bulunan malların, AB’ye giriş yaptığı Hükmünde Kararnameler ile 5000 ve 5147 Sayılı
başlıca ülkelerden biri olmaya devam etmektedir. Gümrüklerdeki fikri mülkiyet hakları Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
uygulama kapasitesinin özellikle ihracat kontrollerine ilişkin olarak güçlendirilmesi Tasarısı Taslağı” hazırlanmıştır.
gerekmektedir.
Not: Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun
5
Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Tasarısı, Genel Kurul gündeminde yer
almaktadır
Fasıl 8: Rekabet Politikası
Avrupa Komisyonu - 2012
Devlet Destekleri Genel Müdürlüğünün hâlen, resmi bir devlet
destekleri envanteri oluşturması ve tüm devlet desteği programlarının
AB müktesebatı ile uyumlu hale getirilmesi için bir eylem planı
hazırlaması gerekmektedir.
Mevcut birçok devlet desteği uygulaması gümrük birliği kuralları ile
çelişmektedir.
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Devlet destekleri ilgili olarak, AB’nin devlet desteklerine ilişkin
mevzuatı Türkçeye çevrilmiştir. Devlet Desteklerini İzleme ve
Denetleme Kurulu tarafından AB mevzuatına uyumu gözeten
yönetmelik taslakları hazırlanmıştır.
Fasıl 9: Mali Hizmetler
Avrupa Komisyonu - 2012
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Sigortacılık ve bireysel emeklilik sektörüne yönelik bağımsız bir Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri
düzenleyici otorite kurulması konusunda ilerleme kaydedilmemiştir.
ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun Tasarısının
önümüzdeki dönemde neticelenmesiyle, ilgili AB direktifleri ile ulusal
Motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası asgari tazmin tutarları mevzuatımız uyumlaştırılmış olacaktır.
AB ile kıyaslandığında hâlâ düşük düzeydedir.
NOT: Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme
Menkul kıymet piyasaları ve yatırım hizmetleri konularında sınırlı Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun Tasarısı,
ilerleme kaydedilmiştir. Devredilebilir menkul kıymetlere yatırım yapan 20/06/2013 tarihinde kanunlaşmıştır.
6
kolektif yatırım kuruluşları, piyasanın kötüye kullanımı ve yatırımcı
tazmin sistemleri konularında daha fazla çaba sarf edilmesi
gerekmektedir.
Fasıl 10: Bilgi Toplumu ve Medya
Avrupa Komisyonu - 2012
Türkiye, şartlı erişime dayanan hizmetlerin yasal olarak korunması ile
ilgili Avrupa Konseyi Sözleşmesini imzalamamıştır. “Elektronik İmza
Kanunu” ve AB direktifi arasındaki farklılıklar uyumlaştırılmayı
beklemektedir
Verilerin korunması ve e-ticaret ile ilgili kanun tasarıları hâlâ
beklemektedir.
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
23 Ocak 2004 tarihli ve 5070 sayılı “Elektronik İmza Kanunu”
yürürlüktedir.
“Elektronik Haberleşme Sektöründe Kişisel Verilerin İşlenmesi ve
Gizliliğinin Korunması Hakkında Yönetmelik”, 24 Temmuz 2012
tarihli ve 28363 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe
girmiştir.
“Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı”
TBMM Genel Kurul gündemindedir ve kısa sürede çıkarılması
beklenmektedir.
İnternet içeriği ve hizmet sunucuları ile ilgili kanun, ifade 10 Kasım 2008 tarihli ve 5809 sayılı “Elektronik Haberleşme
özgürlüğünü koruyacak şekilde uluslararası standartlar ile Kanunu” yürürlüktedir.
uyumlaştırılmalıdır.
7
Fasıl 11: Tarım ve Kırsal Kalkınma
Avrupa Komisyonu - 2012
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Bazı uygulama mevzuatının kabul edildiği organik tarım konusunda “Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına ilişkin Yönetmelik”, 6
çok sınırlı ilerleme kaydedilmiştir.
Ekim 2011 tarihli ve 28076 sayılı Resmi Gazete ile 14 Ağustos 2012
tarihli ve 28384 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmeliklerle
tadil edilmiştir.
Canlı sığır, sığır eti ve türev ürünler üzerindeki fiili ithalat yasağı tam 2010 yılından bu yana AB üyesi 12 ülkeden Türkiye’ye canlı sığır ve
olarak kaldırılmamıştır ve tarımsal desteklerin OTP ile 15 ülkeden sığır eti ithalatı yapılmıştır. Et ithalatına yönelik herhangi
uyumlaştırılması ve tarımsal istatistikler için bir strateji bir kota uygulanmamıştır. OIE tarafından BSE hastalığı için belirsiz
bulunmamaktadır.
risk kategorisinde listelenmesi nedeniyle Bulgaristan ve Romanya’dan
canlı sığır ve sığır eti ithalatı yapılmamıştır.
Mevzuatın Ortak Tarım (OTP) ile uyumlaştırılması sınırlı kalmıştır.
Fasıl 12: Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı Politikası
Avrupa Komisyonu - 2012
Üç kara ve iki deniz limanı sınır kontrol noktasının (SKN) ve ayrıca
İstanbul’daki Sabiha Gökçen Havalimanında bulunan SKN’nin tam
olarak faaliyete geçmesi konusunda ilerleme kaydedilmemiştir.
SKN’lerdeki veterinerlik ve bitki sağlığı kontrollerinin yapılması
sürecinin hızlandırılması gerekmektedir.
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Faslın açılış kriterleri kapsamında, “Veteriner Hizmetleri, Bitki
Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu” yürürlüğe konmuş ve bu fasıl altında
yer alan AB müktesebatına uyum ve uygulama takvimini de içeren bir
Strateji Belgesi hazırlanmıştır.
Strateji Belgesinde yer alan takvime paralel olarak, Eylül 2011-Aralık
Uygulamada, hayvansal ürünler için kontroller de dâhil olmak üzere 2012 tarihleri arasında toplamda 140’ı aşkın ikincil düzenleme
daha etkili resmi kontroller yürütülmesi için güçlendirilmiş idari yürürlüğe girmiştir. Bu düzenlemelerin 73 adedi, alanındaki AB
kapasiteye ihtiyaç duyulmaktadır.
mevzuatına paralel olarak hazırlanmıştır. Diğerleri ise, AB
müktesebatının uygulanabilmesi için gerekli olan idari yapılar ile
Tohum ithalatının uygulanmasına ilişkin bir genelge, ticareti bozucu kontrol ve denetim mekanizmalarının oluşturulmasına yöneliktir.
etki yaratmıştır. Genetiği değiştirilmiş organizmalar konusunda sınırlı
8
ilerleme kaydedilmiştir.
Fasıl 13: Balıkçılık
Avrupa Komisyonu - 2012
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Yapısal eylemler, piyasa politikası ve devlet destekleri konularında Yirmi dokuzu Türkiye-AB Mali İşbirliği kapsamında sağlanan hibe
ilerleme kaydedilmemiştir.
nitelikli AB fonları ile inşa edilen balıkçılık liman ofislerinin (balıkçı
idari binaları) toplam sayısı 2012 yılında 41’e ulaşmıştır.
Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) hükümleri, AB balıkçılık müktesebatına uyum çerçevesinde Gıda, Tarım ve
Ortak Balıkçılık Politikası da dâhil birçok Birlik politikasında Hayvancılık Bakanlığı, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü
uygulanmakta olduğundan, Türkiye’nin UNCLOS’u onaylaması, tarafından Su Ürünleri Kanunu’nun revizyonuna yönelik çalışmalar
balıkçılık ve denizcilik politikası alanlarında AB ile işbirliğini yapılmıştır.
geliştirecektir.
Fasıl 14: Taşımacılık Politikası
Avrupa Komisyonu - 2012
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Karayolu taşımacılığı işletmecileri için izin kriterleri ile karayolu
nakliye piyasasına erişime ilişkin olarak, Türkiye’nin AB
müktesebatına uyum sağlaması gerekmektedir.
Demiryolu taşımacılığı reformu hâlâ daha kapsamlı bir demiryolu
Demiryolu taşımacılığı alanında, her ne kadar ulusal demiryolu yolcu
taşımacılığı kanununun kabulünü gerektirmektedir.
taşımacılığı pazarları Avrupa Birliği uygulamalarında da henüz tam
olarak serbestleşmemiş olsa da, Türkiye demiryolu taşımacılığı
sistemini yeniden yapılandırarak yük ve yolcu taşımacılığının
ayrılması ve pazarın serbestleştirilmesi konusunda çalışmalarını
sürdürmektedir. Bu kapsamda, Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının
Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun Taslağı hazırlanmış olup
kanunlaşması yönündeki çalışmalar devam etmektedir.
9
Not: Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında
Kanun Tasarısı 24/04/2013 tarihinde kanunlaşmıştır.
Türkiye ile AB arasında yatay havacılık anlaşmasının imzalanması Sivil havacılık alanında, “Topluluk Tahsisi”nin tanınması hususunda
hâlâ beklemededir.
önemli bir adım olan ve 2010 yılında parafe edilen Yatay Havacılık
Anlaşması’nın 2013 yılının ilk çeyreği içerisinde imzalanması
planlanmaktadır.
Türkiye, Van Gölü ile Atatürk Barajında ticari faaliyetler yürütmesine
rağmen, iç suyolu taşımacılığına ilişkin ilerleme kaydedilmemiştir.
Deniz taşımacılığındaki tehlikeli maddeler ve acil durum müdahale Türkiye, 25 Ekim 2011 tarihinde “Deniz Yoluyla Taşınan Tehlikeli ve
hazırlığı alanlarında olmak üzere AB müktesebatını uygulamak için Zararlı Maddelerden Kaynaklanan Zararın Tazmini ve Sorumluluğu
insan kaynakları ve teknik kapasite konularında ilave çabalara ihtiyaç Hakkındaki Uluslararası Sözleşmeye İlişkin 2010 Tarihli Protokolü”
bulunmaktadır.
(HNS 2010 Protokolü) imzalamıştır.
Denizyoluyla Taşınan Tehlikeli Yüklere İlişkin Uluslararası Kod
Kapsamında Eğitim ve Yetkilendirme Yönetmeliği (IMDG Code) de
revize edilerek 11 Şubat 2012 tarihli ve 28201 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanmıştır.
Fasıl 15: Enerji
Avrupa Komisyonu - 2012
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Gaz iletiminde adil ve ayrımcı olmayan kurallar konusunda gelişme Türkiye, “Kullanılmış Yakıt Yönetimi ve Radyoaktif Atık Yönetimi
kaydedilmemiştir.
Güvenliği Birleşik Sözleşmesi”ne taraf olma sürecini başlatmıştır.
Sözleşmeye katılımın uygun bulunduğuna dair Kanun Tasarısı Meclis
BOTAŞ’ın tekelci piyasa payının azaltılması konusunda ilerleme gündemindedir.
kaydedilmemiştir.
Türkiye’deki enerji piyasalarının serbestleştirilmesine ilişkin olarak,
Türkiye, “Kullanılmış Yakıt İdaresinin ve Radyoaktif Atık İdaresinin TBMM’ye sevk edilen “Elektrik Piyasası Kanunu Tasarısı”
Güvenliği Üzerine Birleşik Sözleşme”ye henüz taraf olmamıştır. AB lisanslamaya, ön lisans esaslarına, elektrik piyasası faaliyetlerine,
10
standartları ile tam uyumlu bir nükleer güvenlik düzeyi sağlayacak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna, tarifelere, tüketicilerin
çerçeve nükleer kanunun kabulü konusunda ilerleme kaydedilmemiştir. desteklenmesine, özelleştirme çalışmalarına, arz güvenliğine ve Türk
Ayrıca, Türkiye hâlâ Avrupa Topluluğu Acil Radyolojik Bilgilerin Enerji Borsasının oluşturulmasına yönelik düzenlemeler içermektedir.
Değişimi Anlaşmasına (ECURIE) taraf olmamıştır.
Kullanılmış yakıt ve radyoaktif atıkların sorumlu ve güvenli bir şekilde NOT: Elektrik Piyasası Kanunu Tasarısı 14/03/2013 tarihinde
yönetimi de dâhil olmak üzere doğal gaz konusunun yanı sıra nükleer kanunlaşmıştır.
güvenlik ve radyasyondan korunma konusunda daha fazla çaba sarf
edilmelidir. Doğal gaz sektöründe rekabet sınırlı olmaya devam
etmektedir. Elektrik piyasasındaki maliyet esaslı fiyatlandırma
mekanizması işleyişinin iyileştirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, söz
konusu mekanizmanın doğal gaz piyasalarında da oluşturulmasına
ihtiyaç duyulmaktadır. Düzenleyici kurumun bağımsızlığı ve kurumsal
kapasitesinin güçlendirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır.
Fasıl 16: Vergilendirme
Avrupa Komisyonu - 2012
Dolaylı vergilendirme konusunda ilerleme kaydedilmemiştir. Türkiye,
katma değer vergisi konusunda oldukça indirimli bir oran olan %1’i bir
dizi mal ve hizmet için yeniden getirmiştir. Üçüncü KDV oranının
getirilmesi, vergi yapısının AB müktesebatı ile uyumu bakımından
geriletici bir harekettir.
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Dolaylı vergilendirme alanında, Özel Tüketim Vergisi kapsamında 7
Mayıs 2012 tarihinde yapılan değişiklik ile ithal içkilere uygulanan
vergi tutarı azaltılmış, yerli içkiye uygulanan vergi tutarı ise artırılmış
olup, böylece Faslın açılış kriterini karşılamak amacıyla hazırlanan
2009 tarihli Eylem Planına uygun olarak rakı ve viski arasındaki vergi
paritesinde düşüş sağlanmıştır.
İthal ürünlere uygulanan özel tüketim vergisi, benzer yerli ürünlere
uygulanan özel tüketim vergisine kıyasla yüksek olmaya devam Yeni bir Gelir Vergisi Kanunun oluşturulması yönünde çalışmalara
etmiştir. Türkiye’de uygulanan özel tüketim vergisi mevzuatı ve AB devam edilmektedir. Mali disiplinden taviz verilmeyecek şekilde
müktesebatı arasında hâlâ yapısal farklılıklar bulunmaktadır.
hazırlanmaya çalışılan Tasarı ile beyanname veren mükellef sayısında
artışın sağlanması ile vergi tabanının genişletilmesi hedeflenmektedir.
Türkiye’nin üyelik öncesinde, iç piyasa hareketleri ve mali antrepolar Muafiyet ve istisnaların da azaltılmasıyla beraber kanunundaki madde
için gümrük vergilerinin askıya alınması rejimini uygulamaya koyması sayısı da düşürülerek daha basit, anlaşılabilir bir metin hazırlanması
11
gerekmektedir.
hedeflenmektedir.
Bu Fasılda, AB müktesebatı ile uyumsuzluklar mevcudiyetini
sürdürmektedir. İthal ve yerli ürünler arasındaki farkların azaltılması
yönünde alkollü içeceklere uygulanan özel tüketim vergisi konusunda
daha fazla çaba sarf edilmesi gerekmektedir. Ayrımcı uygulamaların
aşamalı olarak kaldırılması, daha fazla ilerleme kaydedilmesi
bakımından kilit unsurdur.
Fasıl 17: Ekonomik ve Parasal Politika
Avrupa Komisyonu 2012
Merkez Bankası ve Hükümet, enflasyon
hedefini birlikte belirlemektedir. Merkez
Bankası Kanunu, Bankanın bağımsızlığını
tam olarak sağlamamaktadır.
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
25 Şubat 2011 tarihli ve 27857 Mükerrer sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanan 6111 sayılı
Kanun ile 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Kanunu’nda, kamu
sektörünün TCMB tarafından finansmanının engellenmesi amacıyla değişiklik yapılarak
Merkez Bankasının mali bağımsızlığının güçlendirilmesi yönünde gelişme kaydedilmiştir.
Fasıl 18: İstatistik
Avrupa Komisyonu 2012
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Özellikle ulusal hesaplar, iş istatistikleri ve Tarım istatistiklerinin AB standartları ile uyumlu bir şekilde üretilmesine büyük katkı
tarım istatistikleri konularında daha fazla sağlayacak nitelikte bir idari kayıt olması öngörülen Tarımsal İşletme Kayıt Sisteminin
ilerleme sağlanması gerekmektedir.
kurulmasına yönelik Eylem Planı, Temmuz ayında gerçekleştirilen Pozitif Gündem çalışma
grubu toplantısında Komisyon yetkilileri ile paylaşılmıştır. Sınıflandırmalar ve kayıtlar
alanındaki genel uyum düzeyi ileri seviyededir.
6 Nisan 2012 tarihli ve 28256 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Genel Yönetim Mali
İstatistikleri Genel Tebliği aracılığı ile genel yönetim sektörü kapsamı yeniden
belirlenmiştir. Bu çerçevede, 2006-2010 dönemine ait bazı ulusal hesap tabloları (ESA
Tablo 2 ve ESA Tablo 9) genel yönetim sektörünün yeni kapsamına uygun olarak Avrupa
Birliği İstatistik Ofisine (Eurostat) iletilmiştir. Aşırı bütçe açığı prosedürüne ilişkin tablolar
12
gözden geçirilip güncellenmiştir
Fasıl 19: Sosyal Politika ve İstihdam
Avrupa Komisyonu 2012
Özel sektörü düzenlemeye yönelik Toplu İş
İlişkileri Kanun Tasarısı, hâlâ TBMM
onayını beklemektedir.
Ölümcül iş kazası ve hastalıklarına ilişki veri
toplama sisteminin tamamen işler hale
getirilmesi gerekmektedir.
Sosyal diyalog konusunda sınırlı ilerleme
kaydedilmiştir.
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, 7 Kasım 2012 tarihli ve 28460
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu ile 2822 sayılı
Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun yerine geçmiştir.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ve Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun hazırlık sürecinde özellikle Üçlü Danışma Kurulu
olmak üzere sosyal diyalog mekanizmaları etkili bir şekilde kullanılmış, defalarca sosyal
taraflarla teknik komite çalışmaları yapılarak sosyal diyalog mekanizması işletilmiştir.
Sosyal içerme konusunda az ilerleme
657 sayılı Devlet Memurları Kanununda 13 Şubat 2011 tarihinde yapılan değişiklik ile
kaydedilmiştir.
özürlü memur alımı uygulamasında değişikliğe gidilmiştir.
İŞKUR tarafından işe yerleştirilen özürlü sayısı bu yılın Kasım ayında geçen yılın aynı
ayına göre %48 oranında artış göstermiştir.
Sosyal yardım ve yoksulluğun azaltılması 29/5/1986 Tarihli ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik
için net bir politika çerçevesi henüz Kanununun 2. maddesinde yapılan değişiklikle kanunun kapsamı genişletilmiştir. Kanunda
oluşturulmamıştır.
yapılan değişiklikle çalışan yoksullulara sosyal yardım verilmesine imkân sağlanmıştır.
2022 sayılı Kanuna göre verilen yaşlılık ve özürlülük yardımlarının haczedilmesi ile
başkasına devir ve temlik edilmesinin önlenmesi amaçlanmıştır.
Sosyal harcamaların GSYİH’ye oranı 3 katına çıkmıştır.
Fasıl 20: İşletmeler ve Sanayi Politikası
13
Türkiye, işletme ve sanayi politikası ilkeleri ve araçları ile sektörel stratejilerin kabul edilmesi konularında ilerleme kaydetmiştir. Türkiye bu
alanda yeterli düzeyde uyum sağlamaktadır.
Fasıl 21: Trans-Avrupa Ağları
Bu konudaki uyum ileri düzeydedir.
Fasıl 22: Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu
Avrupa Komisyonu 2012
Program uygulama sürecini hızlandırmak, kalitesini artırmak ve fon
kaybını önlemek için IPA (AB Projeleri için sağlanan fonlar)
kurumlarının idari kapasitelerinin daha fazla güçlendirilmesine hâlâ
ihtiyaç duyulmaktadır.
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Kalkınma ajanslarının AB ile mali işbirliği kapsamında sağlanacak
fonların kullanımındaki etkinliği artırılması amacıyla, ajansların
kurumsal
kapasiteleri
geliştirilmesine
yönelik
faaliyetler
yürütülmektedir.
Fasıl 23: Yargı ve Temel Haklar
Not (1): Türkiye tarafından hazırlanan 2012 Yılı İlerleme Raporunda bu fasıla ilişkin olarak öncelikle aşağıda belirtilen açıklama yapılmaktadır:
Müzakere sürecinin ilk aşaması olan tarama toplantılarının tamamlandığı 2006 yılından bu yana altı yıl geçmesine rağmen, 23. Fasıl tarama sonu
raporu AB Konseyi tarafından halen onaylanmamış ve Türkiye’ye açılış kriterleri bildirilmemiştir. Hâlihazırda Güney Kıbrıs Rum Yönetimi 23.
Faslın açılışını tek taraflı bir kararla engellemektedir. Çeşitli AB raporlarında ve platformlarda 23. Fasıl kapsamında Türkiye’ye yönelik
eleştirilerde bulunulması müzakere sürecinin gidişatı açısından değerlendirildiğinde dayanaktan yoksundur.
Not (2): Pozitif Gündemin açılış toplantısı ve 23. Faslın ilk çalışma grubu toplantısı 17 Mayıs 2012 tarihinde yapılmıştır. Söz konusu çalışma
grubu toplantısının ikincisi ise 23 Kasım 2012 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirilmiştir. 23. Fasıl kapsamında kaydedilen gelişmeler özellikle
Pozitif Gündem süreci çerçevesinde Komisyon tarafından kaydedilmiştir.
Avrupa Komisyonu 2012
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu’na yönelik eleştiriler
karşılanmamıştır.
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
14
Adliyelerde savcıların, hâkimlerden ayrı bölümlerde çalışma odaları
bulunmamaktadır, savcılar mahkeme salonlarına giriş ve çıkışlarda
hâkimlerin kullandıkları kapıdan farklı bir kapı kullanmak zorunda
değillerdir ve mahkeme salonlarında avukatlarla aynı seviyede
oturmamaktadırlar. Bu durum, hâkimlerin tarafsızlığına ilişkin algıyı
gölgelemeye devam etmektedir.
Bakanlık ve HSYK tarafından, mahkemelerin performanslarının, dava
sürelerinin ve yargı sisteminin verimliliği ve etkililiğinin izlenmesi ve
değerlendirilmesine yönelik gerekli kriterler henüz oluşturulmamıştır.
Ceza Muhakemesi Kanununun 167. maddesi çerçevesinde 2005
yılında kabul edilen Adli Kolluk Yönetmeliği, Avrupa standartlarına
uygun olarak henüz uygulanmamış olup, savcılıklara bağlı adli kolluk
birimleri kurulmamıştır.
Üçüncü Yargı Reformu Paketinde, adalet yönetimi ve temel hakların
korunması ile ilgili sorunlu alanlar yeterince gözden geçirilmemekte ve
ilgili mevzuatta ceza gerektiren suçların tanımlarına ilişkin hususlar ele
alınmamaktadır.
Ceza adalet sistemine ve özellikle ağır ceza mahkemelerine dair:
- Savunma makamının savcılık dosyasına sınırlı erişimi
- Şüphelilere ilişkin tutuklama veya tutukluluk halinin devam
etmesi kararları ve yargılama öncesi tutukluluk süreleri
- Yargılama öncesi tutukluluk yerine alternatifler yeterince
uygulanmamaktadır
- Tutukluluğuna karşı itiraz edenlerin taleplerini değerlendirecek
ve makul bir başarı beklentisi ile yargılama öncesi
tutukluluklarının hukuka uygunluğuna ilişkin itiraz imkânı
sunacak etkili bir iç hukuk yolu yoktur
- Hâkim ve savcılara çapraz sorgulama ile ilgili eğitim
verilmemiştir
Haziran 2007 itibarıyla faaliyete geçmiş olması gereken bölge adliye
mahkemeleri hâlâ kurulmamıştır.
Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi amacıyla Yargı Reformu Stratejisi
2009 yılında hazırlanmış, Aralık 2011’de güncelleme çalışmalarına
başlanmıştır.
Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi amacıyla Yargı Reformu Stratejisi
2009 yılında hazırlanmış, Aralık 2011’de güncelleme çalışmalarına
başlanmıştır.
Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi amacıyla Yargı Reformu Stratejisi
2009 yılında hazırlanmış, Aralık 2011’de güncelleme çalışmalarına
başlanmıştır.
Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi amacıyla Yargı Reformu Stratejisi
2009 yılında hazırlanmış, Aralık 2011’de güncelleme çalışmalarına
başlanmıştır.
Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi amacıyla Yargı Reformu Stratejisi
2009 yılında hazırlanmış, Aralık 2011’de güncelleme çalışmalarına
başlanmıştır.
Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi amacıyla Yargı Reformu Stratejisi
2009 yılında hazırlanmış, Aralık 2011’de güncelleme çalışmalarına
başlanmıştır.
15
Cumhurbaşkanlığı seçimleri dışındaki, seçim kampanyalarının ve
adayların finansmanının mali denetimine ilişkin yasal bir çerçeve
bulunmamaktadır.
Türkiye İnsan Hakları Kurumu Kanunu özellikle kurumun
bağımsızlığı bakımından, insan hakları kurumlarına ilişkin BM Paris
ilkeleriyle tam uyumlu değildir.
Güneydoğuda rastlanan toplu mezarlar yeterince soruşturulmamıştır.
Adli soruşturmalarda, aşırı güç kullanımına veya usule ilişkin yapılan
hatalar ile ilgili iddialara ilişkin kayda değer ölçüde birikmiş iş yükü
bulunmakta olup, güvenlik güçleri tarafından başlatılan karşıt iddialara
öncelik verildiği anlaşılmaktadır.
Cezaevlerindeki şikâyet sisteminin tümüyle gözden geçirilmesi için
geç kalınmıştır.
Adli yardım, kapsam ve kalite bakımından yetersizdir. Uzun süredir
devam eden sorunların çözülmesini sağlayacak etkili bir izleme
mekanizması bulunmamaktadır.
İfade özgürlüğü ihlallerindeki artış, ciddi endişe kaynağı olmuş ve
basın özgürlüğü, uygulamada daha fazla kısıtlanmaya devam etmiştir.
Özellikle, örgütlü suçlar ve terörizmle ilgili yasal çerçeve ve bunun
mahkemelerce yorumu istismara neden olmaktadır.
İnsan Hakları alanında kurumsallaşmaya ilişkin yakın dönemde önemli
ilerlemeler sağlanmış, Türkiye İnsan Hakları Kurumu Kanunu ve
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu yürürlüğe girmiştir.
İnsan Hakları İhlallerinin Önlenmesine İlişkin Eylem Planı çalışmaları
Adalet Bakanlığı koordinasyonunda ve ilgili kurumların da katılımıyla
sürmektedir.
Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi amacıyla Yargı Reformu Stratejisi
2009 yılında hazırlanmış, Aralık 2011’de güncelleme çalışmalarına
başlanmıştır.
İfade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanında da önemli bir mesafe
kaydedilmesine vesile olan 3. Yargı Reformu Paketinin yürürlüğe
girmesini takiben bu alandaki özgürlükleri daha da genişletecek olan 4.
Yargı Reformu Paketinin çalışmalarına devam edilmiştir.
Not: “4. Yargı Reformu Paketi” olarak bilinen İnsan Hakları ve İfade
Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Tasarısı 11/04/2013 tarihinde kanunlaşmıştır.
İnternet sitelerinin sık sık yasaklanması ciddi endişe kaynağı
olmaktadır ve İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve
Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında
Kanunun revize edilmesi gerekmektedir.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun revize edilmesine ihtiyaç
vardır.
16
Sivil toplumun güçlendirilmesine yardımcı olmak bakımından sivil
toplum kuruluşları için yardım toplanmasına ilişkin mevzuatın revize
edilmesi gerekmektedir.
Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu özellikle kamu görevlilerinin
toplu sözleşme, uyuşmazlıkların çözümü ve grev hakları bakımından
AB standartlarıyla ve Uluslararası Çalışma Örgütü sözleşmeleriyle tam
uyumlu değildir.
Siyasi partilere ilişkin mevzuata ilişkin hiçbir gelişme
kaydedilmemiştir.
Tüm gayrimüslim cemaatlerin ve Alevilerin, yersiz kısıtlamalar 2008 yılında 5737 sayılı yeni Vakıflar Kanununun yürürlüğe
olmaksızın faaliyet gösterebilmelerine yönelik olarak, AİHS ile girmesiyle, cemaat vakıfları ile ilgili mevzuat güncellenmiş ve bu
uyumlu bir hukuki çerçeve henüz oluşturulmamıştır.
alanda mevcut sorunların giderilmesine yönelik bir yaklaşım hâkim
kılınmıştır.
Tutuklu çocuklar uygun koşullarda barındırılmamaktadır ve
yürürlükteki mevzuata uygun olarak daha fazla çocuk mahkemesi
kurulmalıdır.
BM Engelli Hakları Sözleşmesi ve İhtiyari Protokolüne ilişkin ulusal
bir izleme mekanizması henüz oluşturulmamıştır.
Akıl hastanelerinin izlenmesinden ve teftiş edilmesinden sorumlu
bağımsız bir birim hâlâ bulunmamaktadır.
Ayrımcılıkla mücadeleye ilişkin kapsamlı bir mevzuat henüz kabul
edilmemiştir.
2008 tarihli Vakıflar Kanunu hâlâ mazbut vakıfları veya Alevi 2008 yılında 5737 sayılı yeni Vakıflar Kanununun yürürlüğe
vakıflarına ait el konulmuş taşınmazları kapsamamaktadır.
girmesiyle, cemaat vakıfları ile ilgili mevzuat güncellenmiş ve bu
alanda mevcut sorunların giderilmesine yönelik bir yaklaşım hâkim
kılınmıştır.
Avrupa Konseyi’nin Gökçeada ve Bozcaada’ya ilişkin olarak aldığı
1625 (2008) sayılı kararın uygulanması gerekmektedir.
Kültürel haklara ilişkin olarak, Türkçe dışındaki dillerin, siyasi
hayatta, kamu hizmetlerine erişimde ve cezaevlerinde kullanılması
konusunda kısıtlamalar devam etmektedir.
Yürürlükteki mevzuatın kapsamlı bir şekilde revize edilmesi ve İnsan Hakları İhlallerinin Önlenmesine İlişkin Eylem Planı çalışmaları
17
ırkçılık, yabancı düşmanlığı, anti-Semitizm ve hoşgörüsüzlük ile
mücadele edecek koruyucu mekanizmaların veya spesifik kurumların
oluşturulması gerekmektedir. Nefret söylemleri ve nefret suçlarıyla
mücadeleye ilişkin spesifik bir mevzuata ihtiyaç vardır.
Özel hayata ve aile hayatına saygıya ve özellikle kişisel verilerin
korunmasına ilişkin olarak, Türkiye, ulusal mevzuatını, verilerin
korunmasına ilişkin AB müktesebatı ile uyumlu hale getirmeli ve bu
bağlamda tam bağımsız bir veri koruma ve denetleme birimi
kurmalıdır. Kişisel Verilerin Otomatik İşlemden Geçirilme Sürecinde
Bireylerin Korunması Hakkında Avrupa Konseyi Sözleşmesini (CETS
108) ve bu Sözleşmenin Denetleyici Makamlar ve Sınır Aşan Veri
Akışına İlişkin Ek Protokolünü (CETS 181) onaylaması
gerekmektedir.
Suçun mahiyeti ve siyasi parti finansmanının şeffaflığının artması
hususlarında bazı gelişmeler olmakla birlikte yolsuzlukla mücadele
politikası konusunda sınırlı ilerleme kaydedilmiştir.
İşkence ve kötü muamelenin önlenmesine ilişkin olarak, gözaltı
merkezlerindeki işkence ve kötü muameleye ilişkin raporlarda olumlu
yöndeki azalma eğilimine rağmen kolluk görevlilerinin, özellikle resmi
olmayan gözaltı merkezlerinde güç kullanımına başvurmaya devam
etmeleri bir endişe kaynağıdır.
Adalet Bakanlığı koordinasyonunda ve ilgili kurumların da katılımıyla
sürmektedir.
Kişisel verilerin korunması 2010 yılı Anayasa değişikliği ile Anayasal
güvenceye kavuşmuştur. Bu kapsamda, Adalet Bakanlığı tarafından
hazırlanmakta olan Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı 2012
yılı Haziran ayında Başbakanlığa iletilmiş olup, ilgili tüm kurumların
katkısıyla çalışmalar sürdürülmektedir.
Saydamlığın Artırılması ve Yolsuzlukla Mücadelenin Güçlendirilmesi
Stratejisi ve Eylem Planı 2010 yılından itibaren uygulanmaktadır.
İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele
veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek İhtiyari
Protokolü’ne (OPCAT) 27 Eylül 2011 tarihi itibarıyla taraf
olunmuştur. OPCAT kapsamında öngörülen bağımsız ulusal izleme
mekanizması işlevinin Türkiye İnsan Hakları Kurumu tarafından
üstlenilmesi öngörülmektedir.
Fasıl 24: Adalet, Özgürlük ve Güvenlik
18
Not: Türkiye tarafından hazırlanan 2012 Yılı İlerleme Raporunda bu fasıla ilişkin olarak öncelikle aşağıda belirtilen açıklama yapılmaktadır:
Müzakere sürecinin ilk aşaması olan tarama toplantılarının tamamlandığı 2006 yılından bu yana altı yıl geçmesine rağmen, 24. Fasıl tarama sonu
raporu AB Konseyi tarafından halen onaylanmamış ve Türkiye’ye açılış kriterleri bildirilmemiştir. Hâlihazırda Güney Kıbrıs Rum Yönetimi 24.
Faslın açılışını tek taraflı bir kararla engellemektedir. Bu faslın müzakerelerinin siyasi mülahazalarla AB tarafından engellenmesine rağmen bu
alanda Türkiye kapsamlı reformlar gerçekleştirmeye devam etmektedir.
Çeşitli AB raporlarında ve platformlarda 24. Fasıl kapsamında Türkiye’ye yönelik eleştirilerde bulunulması müzakere sürecinin gidişatı
açısından değerlendirildiğinde dayanaktan yoksundur.
Avrupa Komisyonu - 2012
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu Tasarısı Mayıs 2012’de
TBMM’ye sunulmuştur, ancak söz konusu kanun henüz kabul
edilmemiştir.
Türkiye sınırları 2012’nin ilk yarısında da geçirgen olmaya devam Entegre Sınır Yönetimi Yol Haritasına ilişkin çalışmalar AB ile
etmiştir.
işbirliği içinde sürdürülmektedir.
Entegre Sınır Yönetimi alanında, sınır yönetiminin yeniden
yapılandırılmasına yönelik düzenlemelerin temelini oluşturacak Sınır
Muhafaza Teşkilatı Kanun Tasarısı Taslağına ilişkin çalışmalar
sürdürülmektedir.
28 Mayıs 2012 tarihinde Dışişleri Bakanlığı ile AB Üyesi Ülkelerin
Dış Sınırlarında Operasyonel İşbirliği’nin Yönetiminden Sorumlu
Avrupa Ajansı (Frontex) arasında işbirliğine yönelik Mutabakat Zaptı
imzalanmıştır.
Geri gönderme merkezlerindeki (göçmenler için) asgari yaşam İltica ve Göç Ulusal Eylem Planı 2005 yılında uygulamaya
standartları ve bu merkezlerin denetimi, hâlâ düzenlenmemiştir. konulmuştur.
Göçmenlerin adli yardıma erişimleri hâlâ sınırlıdır.
Geri gönderme prosedürleri ve geri gönderme merkezlerindeki asgari
yaşam standartları, bu merkezlerin denetimi, insan kaynakları ve mali
kaynaklar, düzensiz göçmenlere sağlanacak sağlık, psiko-sosyal ve
19
adli hizmetler ile fiziki koşullar, Yabancılar ve Uluslararası Koruma
Kanun Tasarısında detaylı olarak düzenlenmektedir.
Göç yönetimine daha bütüncül bir yaklaşımı sağlamak hedefiyle 2008
yılında İçişleri Bakanlığı bünyesinde Sınır Yönetimi Bürosu ve İltica
ve Göç Bürosu kurulmuş, göç ve sınır yönetimi Türkiye için önemli
politika alanları haline gelmiştir.
Ülkelerin bireysel çabalarıyla çözüm bulunmasının mümkün
olmadığının herkes tarafından kabul edildiği düzensiz göçle mücadele
alanında işbirliğinin artırılması ve külfet paylaşımı önemli bir
gerekliliktir.
Not: Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu Tasarısı 04/04/2013
tarihinde kanunlaşmıştır.
Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması 21 Haziran 2012’de paraflanmış Türkiye ile AB arasında Geri Kabul Anlaşması müzakereleri
olmakla birlikte henüz imzalanmamıştır.
tamamlanmış ve Geri Kabul Anlaşması 21 Haziran 2012 tarihinde
paraflanmıştır.
Türkiye’nin tutumunun, Türk vatandaşlarına Schengen vizesi
muafiyeti ile Geri Kabul Anlaşması’nın eş zamanlı olarak yürürlüğe
girmesi şeklinde olduğu açıklıkla ortaya konulmuştur.
Türkiye düzensiz göçün engellenebilmesi amacıyla, kaynak ülkelerle
Geri Kabul Anlaşmaları yapılmasına da önem atfetmektedir. Bugüne
kadar, Suriye, Kırgızistan, Romanya, Ukrayna, Pakistan, Yemen,
Nijerya, Rusya, Yunanistan, Bosna Hersek ve Moldova ile Geri Kabul
Anlaşması imzalanmıştır. Sırbistan, Karadağ ve Belarus ile
müzakereler tamamlanmıştır.
Türkiye, Mültecilerin Hukuki Statüsüne ilişkin Cenevre Sözleşmesini, Göç yönetimi alanında, Türkiye uluslararası sözleşmeler ve ulusal
Sözleşme’nin getirdiği haklardan sadece Avrupa ülkelerinden gelen mevzuat kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmekte ve düzensiz
sığınmacıların yararlanmasıyla sınırlandıran çekince temelinde göçle mücadele çabalarını kararlılıkla sürdürmektedir.
20
uygulamaya devam etmektedir.
Türkiye, dış sınırlardan geçişte vizesi olması gereken ve vatandaşları Vize konusunda, AB’ye aday tüm ülkeler arasında Schengen vizesi
vizeden muaf tutulan ülkeleri sıralayan AB listelerine uyum uygulanan tek ülke Türkiye’dir. Türk vatandaşlarına yönelik vize
sağlamamıştır.
muafiyeti talebi AB yetkililerine her platformda ifade edilmeye devam
edilmektedir.
Sınır yönetimine ilişkin görevlerin ve koordinasyonun, uzman ve Entegre Sınır Yönetimi Yol Haritasına ilişkin çalışmalar AB ile
profesyonel bir sınır muhafaza teşkilatına devredilmesine ilişkin işbirliği içinde sürdürülmektedir.
mevzuat, henüz Meclisin onayına sunulmamıştır. Vali yardımcılarının
görevlerini genişleterek, sınır birimlerinde idare amiri olarak görev Özellikle Schengen alanı ülkelerinin sadece kendi sınırlarını korumak
yapmalarını öngören mevzuat değişikliği, Meclis’te henüz kabul yerine AB ile katılım müzakereleri yürüten Türkiye ile sınırların
edilmemiştir.
korunması alanında işbirliğine istekli olmaları önem taşımaktadır.
Türkiye, 1996 tarihli Velayet Sorumluluğu ve Çocukların Korunması Çocukların korunması ile ilgili olarak, 2003 tarihli Çocuklarla Kişisel
Tedbirleri Hakkında Yetkiye, Uygulanacak Hukuka, Yetki, Tanıma ve İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi kabul edilmiş ve
Tenfize ve İşbirliğine Dair Sözleşmeyi henüz onaylamamıştır.
2012 yılında yürürlüğe girmiştir.
Kişisel verilerin korunmasına ilişkin bir yasanın olmaması, uluslararası Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hazırlıkları tamamlanma
düzeyde polis işbirliğini sınırlamaya devam etmekte ve Europol ile aşamasına gelmiştir.
Operasyonel İşbirliği Anlaşmasının akdedilmesine engel olmaktadır.
Türkiye, 2010 yılında imzalanmış olan Avrupa Konseyi Bilişim Avrupa Konseyi Siber Suçlar Sözleşmesi onaylanmak üzere 3 Eylül
Suçları Sözleşmesini henüz onaylamamıştır.
2012 tarihi itibariyle TBMM’ye sevk edilmiştir.
Türkiye’nin Terörizmin Finansmanı ve Suçtan Elde Edilen Gelirlerin Suç Gelirlerinin Aklanması, Araştırılması, El Konulması, Müsaderesi,
Aklanması, Aranması, Elkonması ve Müsaderesi Hakkındaki Avrupa Terörizmin Finansmanına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin
Konseyi Sözleşmesini onaylaması gerekmektedir. Mali Eylem Görev onaylanması sürecine başlanmıştır.
Gücü (FATF) gerekliliklerinin karşılanması açısından Terörizm
Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun Tasarısının kabul edilmesi Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı
gerekmektedir.
TBMM Adalet Komisyonunda ele alınmaktadır.
23 Şubat 2011 tarihinde onaylanması uygun bulunan Avrupa Konseyi
Terörizmin Önlenmesi Sözleşmesi 13 Ocak 2012 tarihinde yürürlüğe
girmiştir.
Nükleer Terörizmin Önlenmesine İlişkin Uluslararası Sözleşmenin
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun 2 Nisan 2012
21
tarihinde yürürlüğe girmiştir.
2010-2015 yıllarını kapsayan Organize Suçlarla Mücadele Ulusal
Strateji Belgesi ile 2010-2012 yıllarını kapsayan Organize Suçlarla
Mücadele Eylem Planı Temmuz 2010 tarihi itibariyle yürürlüğe
girmiştir.
Not: -Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı
07/02/2013 tarihinde kanunlaşmıştır.
Fasıl 25: Bilim ve Araştırma
Bilim ve araştırma alanında iyi düzeyde ilerleme kaydedilmiştir.
Fasıl 26: Eğitim ve Kültür
Avrupa Komisyonu - 2012
Yeterliliklerin tanınması, kalite güvencesi ve Avrupa Yeterlilik
Çerçevesine (AYÇ) dayanan ulusal yeterlilik çerçevesinin
oluşturulması zorluklar arasındadır. Mesleki Yeterlilik Kurumu, Kasım
2011’den itibaren yeterlilik sürecinin tamamından sorumlu tek
organdır. Ancak, bağımsız ve tam olarak işleyen, Avrupa standartları
ve kılavuzları ile uyumlu bir Kalite Güvencesi ve Akreditasyon Ajansı
hâlâ kurulmamıştır. Yükseköğretim için oluşturulmasına karar verilen
kalite güvence ajansı için hazırlıklar ise henüz başlamamıştır.
Türkiye, Kültürel İfadelerin Çeşitliliğinin Korunması ve
Desteklenmesine
ilişkin
UNESCO
Sözleşmesi’ni
henüz
onaylamamıştır.
Türkiye’de, hayat boyu öğrenmedeki gelişme oldukça erken
aşamadadır ve özellikle ülkenin en dezavantajlı bölgelerinde çabaların
artırılması ve koordine edilmesi gerekmektedir.
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi ile uyumlu Yükseköğretim Ulusal
Yeterlilikler çerçevesine yönelik çalışmalar büyük ölçüde
tamamlanmış, Çerçevenin uygulanmasına yönelik tüm aktörlerin
rollerini tanımlayan yönetmelik taslağı hazırlanmış ve onay aşamasına
gelmiştir. Kasım 2012 itibariyle YÖK’ün yeniden yapılandırılmasına
yönelik kanun taslağı hazırlanmış ve kamuoyunun görüşüne
sunulmuştur.
Kültürel Çeşitliliğin Korunması ve Teşvik Edilmesine İlişkin
UNESCO Sözleşmesinin Türkiye tarafından onaylanması için resmi
prosedür başlatılmıştır. Sözleşme, TBMM gündeminde yer almaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığınca bütçesi 15 milyon avro olan TR07H2.01
referans numaralı “Türkiye’de Hayatboyu Öğrenmenin Geliştirilmesi
Operasyonu”na ilişkin faaliyetler sürdürülmektedir. Bu operasyon ile
hayat boyu öğrenme perspektifinde politikalar geliştirilmesi,
22
Hayatboyu Öğrenme Koordinasyon Kanun Taslağı hazırlanması
çalışmaları devam etmektedir.
Kültürel Temas Noktası tarafından gösterilen çabalara rağmen, Türkiye kültür alanındaki Birlik programlarından olan 2007-2013
Türkiye’nin, AB’nin Kültür Programına katılımı görece düşük Avrupa Kültür Programına katılım sağlamaya devam etmektedir.
kalmaktadır.
Kültür Bakanlığına bağlı Kültürel İrtibat Noktası, söz konusu
programın tanıtılması ve yaygınlaştırılması yönünde ülke genelinde
çalışmalarını sürdürmektedir. Bu kapsamda operasyonel bütçeden ayrı
olarak -ulusal imkânların kullanılması suretiyle- İstanbul’da yaklaşık 1
milyon TL değerinde bir tanıtım kampanyası düzenlemiştir.
Fasıl 27: Çevre ve İklim Değişikliği
Avrupa Komisyonu - 2012
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Çevre alanında yatay mevzuatta hemen hemen hiç ilerleme Yatay mevzuat konusunda Çevresel Sorumluluk ve INSPIRE
kaydedilmemiştir.
direktiflerinin iç hukuka aktarılması çalışmaları IPA 2011
programlamasında yer alan “Yatay Sektörde Kapasite Artırımı Projesi”
kapsamında devam etmektedir.
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Direktifi konusunda, sınır ötesi Dışişleri Bakanlığı, Çevre Faslı Müzakere Pozisyon Belgesinde yer
istişareler yapılmasına yönelik usuller uyumlu hale getirilmemiştir ve alan sınır aşan işbirliği konusunda hazırlanan “ÇED İkili Anlaşması”
Türkiye, ÇED konusunda sınır ötesi işbirliğine yönelik genel ikili Taslağını değerlendirmektedir.
anlaşmalar taslağını henüz ilgili üye devletlere göndermemiştir.
Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) Direktifi’nin iç hukuka Stratejik Çevresel Değerlendirme Direktifinin ulusal mevzuata
aktarılması henüz tamamlanmamıştır.
aktarılması çalışmaları sürmektedir.
REACH dâhil kimyasallar konusunda ilerleme kaydedilmemiştir.
Kimyasallar konusunda “Biyosidal Ürünler Yönetmeliğinde Değişiklik
Yapılmasına Dair Yönetmelik” 21 Aralık 2011 tarihli ve 28149 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. IPA 2008 Programlamasında yer
alan, REACH Tüzüğünün uygulanması ve Türkiye’deki kimyasalların
yönetim kapasitesinin güçlendirilmesi projesi kapsamında REACH ve
CLP Tüzüklerinin Türk mevzuatına aktarılması çalışmaları devam
etmektedir.
Türkiye, en büyük sera gazı emisyonu gerçekleştiren ülkelerden biri “Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmelik” 25 Nisan
23
olmakla birlikte, 2020 yılı için henüz bir sera gazı emisyon azaltım 2012 tarih ve 28274 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
hedefi belirlememiştir.
Türkiye iklim değişikliği alanındaki uluslararası müzakerelere “ortak
fakat farklılaştırılmış sorumluluklar” ilkesi çerçevesinde ve kendi
imkan ve kabiliyetleri doğrultusunda katılım sağlamaya devam
etmektedir.
Su yönetimine ilişkin kurumsal çerçeve henüz nehir havzası düzeyinde Orman ve Su İşleri Bakanlığı Çevre Faslı kapanış kriterinden biri olan
örgütlenmemiştir ve su sektörünün Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çerçeve Su Kanununa ilişkin önemli bir gelişme olarak Su Kanunu
bünyesinden ayrılmasının ardından, kurumsal koordinasyon konusunda Taslağını hazırlamış ve geniş katılımlı danışma sürecini
sorunlar yaşanmıştır.
tamamlamıştır.
“Su Havzalarının Korunması ve Yönetim Planlarının Hazırlanması
Hakkında Yönetmelik” 17 Ekim 2012 tarihli ve 28444 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanmıştır.
“Yüzeysel Su Kalitesi Yönetimi Yönetmeliği” 30 Kasım 2012 tarihli
ve 28483 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Fasıl 28: Tüketicinin ve Sağlığın Korunması
Avrupa Komisyonu - 2012
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
İstişari nitelikteki yıllık Tüketici Konseyi rapor döneminde
toplanmadığından alınan önceki kararlara ilişkin bir takip olmamıştır
Genel ürün güvenliği mevzuatının revizyonu konusunda ilerleme Ürün güvenliğine ilişkin olarak, 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik
kaydedilmemiştir.
Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Çerçeve Kanunun
değiştirilmesine ve güncellenmesine yönelik çalışmalar, AB’nin Genel
Ürün Güvenliği mevzuatı ile ilgili hâlihazırda yürüttüğü değişiklik
çalışmaları da takip edilerek sürdürülmektedir.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanan “Tüketici Ürünlerinin
Güvenlik Risklerinin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ” 20 Nisan 2012
24
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun henüz kabul edilmemiştir.
tarihli ve 282270 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
AB müktesebatıyla da uyum gözetilerek hazırlanan “Tüketicinin
Korunması Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı” ilgili kesimlerin
görüşlerine açılmıştır.
Not: Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Tasarısı komisyon
gündeminde yer almaktadır.
Tüketici mahkemesi kararlarına erişilememektedir. Tüketici Tüketicinin korunması alanında 2012 yılı IPA I. Bileşen altında ESEI
şikâyetlerine ilişkin herhangi bir istatistiki veri mevcut değildir.
programı kapsamında “Tüketicinin Korunmasında İleri Düzeyde
Uyum” başlıklı bir proje hazırlanmıştır. Proje, AB mevzuatına uyum
düzeyini arttırmayı ve Hakem Heyetleri ile Tüketici Mahkemeleri
dahil olmak üzere uygulayıcı kurumların idari kapasitesinin
geliştirilmesini hedeflemektedir.
Gerçek anlamda bir HIV/AIDS politikasının bulunmamasından dolayı, HIV/AIDS bildirimlerinin arttırılmasına yönelik sektör içi kapasite
görülme sıklığının arttığı bu hastalık hakkında kamuoyu değerlendirme çalışmaları başlamıştır.
farkındalığının arttırılması gerekmektedir.
Fasıl 29: Gümrük Birliği
Avrupa Komisyonu - 2012
Başta giriş noktalarında gümrüksüz satış mağazalarına izin veren
mevzuat olmak üzere, serbest bölgeye ilişkin kurallar ve vergi
muafiyeti mevzuatı AB müktesebatı ile tam uyumlu değildir.
Rapor döneminde Türkiye, malların AB’de serbest dolaşımda
bulunmasına rağmen, belirli dokuma kumaşlar ve hazır giyim
ürünlerinde bir grup üçüncü ülkelere değişen oranlarda ilave gümrük
vergisi uygulamış, dolayısıyla AB ve Türkiye’nin serbest ticaret
ortakları menşeli ürünleri kapsam dışı bırakmıştır.
Gözetim ve tarife kotalarının yönetimine ilişkin kurallar AB
müktesebatı ile tam uyumlu değildir. Özellikle işlenmiş tarım
ürünlerine yönelik tarife kotalarına ilişkin ilerleme kaydedilmemiştir.
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
25
Ulusal transit bilgi teknolojileri (BT) sisteminin yeni bilgisayarlı
transit sistemi (NCTS) ile bağlantıya geçilebilirliği ve birlikte
çalışabilirliği mümkün kılınmış olsa da (Ortak İletişim Ağı (CCN), ve
Ortak Sistem Ara Yüzü (CSI) bağlantısı, CCN/CSI bağlantısı),
Türkiye’nin Ortak Transit Sözleşmesine taraf olma durumu hâlâ
beklemededir.
Gümrük tarifeleri sistemi (TARIC, Kota ve Gözetim) alanında, BT
sistemleri henüz mevcut değildir. Kâğıtsız gümrük ortamına ilişkin
gelişmeler ihracat usulleri ile sınırlı kalmıştır. Tek pencere sistemine
yönelik faaliyetler henüz erken aşamadadır.
Basitleştirilmiş usuller AB müktesebatı ile tam uyum içinde
uygulanmamaktadır.
2 Ocak 2012 tarihi itibarıyla, NTCS, transit işlemler için tüm gümrük
ofislerinde uygulamaya girmiştir. Ortak İletişim Ağı (CCN)/Ortak
Sistem Ara Yüzü (CSI) bağlantısı da uygulamanın AB düzeyinde etkin
olarak kullanımına yönelik uygunluk testlerini gerçekleştirecek şekilde
sağlanmıştır. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Türk Gümrük İdaresi
tarafından geliştirilen BT Stratejisini onaylamıştır.
Kağıtsız gümrük ortamına geçiş ile ilgili olarak “tek pencere” sistemi
için mevzuat çalışmaları tamamlanmıştır.
Bakanlar Kurulu, 10 Eylül 2012 tarihinde Türkiye’nin Ortak Transit
Rejimine İlişkin Sözleşme’ye ve Eşya Ticaretindeki İşlemlerin
Basitleştirilmesine İlişkin Sözleşme’ye beyanda bulunmak suretiyle
katılmasını kararlaştırmış ve söz konusu sözleşmelere katılıma ilişkin
resmi katılım beyanları, AB Konseyi Genel Sekreterliğine 25 Ekim
2012 tarihinde tevdi edilmiştir.
Fasıl 30: Dış İlişkiler
Avrupa Komisyonu - 2012
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Genelleştirilmiş Tercihler Sistemine (GTS) uyum konusunda sınırlı AB’nin az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere tek taraflı olarak
ilerleme kaydedilmiştir.
kullandırdığı ve bu ülkelerden yapılan ithalatın daha düşük vergilerle
ithal edilmesi yoluyla ülkelerin ihracatının teşvik edilmesini
amaçlayan Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi (GTS) sonuçları
itibarıyla üstlenilmiştir.
Fasıl 31: Dış, Güvenlik ve Savunma Politikası
26
Avrupa Komisyonu - 2012
Türkiye, İran ile temas kurmaya devam etmiştir. Nükleer dosyası
hakkında, Türkiye, Nisan ve Temmuz aylarında düzenlenen AB3+3 ve
İran görüşmelerine ev sahipliği yapmıştır. Türkiye, AB’nin İran’a
uyguladığı kısıtlayıcı tedbirlere katılmamıştır.
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Türkiye, BM Güvenlik Konseyinin nükleer, kimyasal ve biyolojik
silahlar ile bunların fırlatma vasıtalarının yayılmasının önlenmesine
ilişkin 1540 sayılı Kararı çerçevesinde BM bünyesinde oluşturulan
Grubun çalışmalarına katılım sağlamaktadır. Ayrıca, BM Yaptırımlar
Komitesi ile ortak çalışmalar çerçevesinde İran’a yönelik BM
yaptırımlarını başarılı bir şekilde uygulamaktadır.
Türkiye, kitle imha silahlarının ve bunların fırlatma vasıtalarının
yayılmasını gittikçe büyüyen bir tehdit olarak değerlendirmektedir.
Türkiye, kitle imha silahlarını ve bunları ulaştırma araçlarını
geliştirme, tedarik etme, üretme, sahip olma, transfer veya kullanma
çabası içinde bulunan devlet-dışı aktörlere hiçbir şekilde destek veya
yardım sağlamamakta ve kitle imha silahlarının yayılmasının
önlenmesine yönelik tüm uluslararası çabaları desteklemektedir.
Fasıl 32: Mali Kontrol
Avrupa Komisyonu - 2012
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Merkez ve taşra teşkilatlarında iç denetçi atamaları henüz Kamu İç Mali Kontrol (KİMK) alanında, “Kamu İç Denetçi
tamamlanmamıştır. İç denetim işlevi kamu kurumlarının kuruluş Sertifikasının Derecelendirilmesine İlişkin Esas ve Usuller ile İlgili
mevzuatında açıkça ifade edilmemektedir.
Maliye Bakanlığı İç Denetim Koordinasyon Kurulu Kararı” 17 Şubat
2012 tarihli ve 28207 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Mali yönetim ve kontrole ilişkin olarak, Mali Yönetim ve Kontrol
Merkezi Uyumlaştırma Birimi tarafından hazırlanan Boşluk Analizi ve
Eylem Planı henüz kabul edilmemiştir.
Temmuz ayında Sayıştay Kanununda yapılan değişiklik, Sayıştay’ın Dış denetim alanında, 2010 yılında yürürlüğe giren 6085 sayılı
yetkilerini oldukça kısıtlamaktadır.
Sayıştay Kanunu’nun ardından Sayıştay’ın denetim kapasitesini
güçlendirmeyi amaçlayan ikincil düzenlemeler hemen hemen
tamamlanmıştır.
27
Fasıl 33: Mali ve Bütçesel Hükümler
Avrupa Komisyonu - 2012
Öz kaynaklar sisteminin uygulanmasına yönelik hazırlıklar konusunda
gelişme kaydedilmemiştir. Tarım, gümrük, vergilendirme, istatistik ve
mali kontrol gibi bu sistemin uygulaması ile bağlantılı olan politika
alanlarında temel ilke ve kurumlar hâlihazırda mevcuttur. Geleneksel
öz kaynaklar konusunda, Türkiye’nin gümrük mevzuatı AB
müktesebatı ile büyük ölçüde uyumludur. Ancak, tam uyum ve
uygulama için ilave çaba sarf edilmesi gerekmektedir.
Avrupa Birliği Bakanlığı - 2012
Mali ve Bütçesel Hükümler konusundaki hazırlıklar henüz erken
aşamada olmakla birlikte, tarım, gümrük, vergilendirme, istatistik ve
mali kontrol gibi bu sistemin uygulaması ile bağlantılı olan politika
alanlarında temel ilke ve kurumlar Türkiye’de hâlihazırda mevcut
bulunmaktadır. Geleneksel öz kaynaklar konusunda ise, Türkiye’nin
gümrük mevzuatı AB müktesebatı ile büyük ölçüde uyumludur. Üyelik
tarihinin belirginlik kazanmasıyla gerekli düzenlemelerin hızla yapılıp
müktesebata uyum sağlanması mümkündür.
28
Download

AB Komisyonu ve AB Bakanlığı 2012 İlerleme Raporlarının Fasıl