Gıda Teknolojileri Elektronik Dergisi
Cilt: 9, No: 1, 2014 (40-55)
Electronic Journal of Food Technologies
Vol: 9, No: 1, 2014 (40-55)
TEKNOLOJİK
ARAŞTIRMALAR
www.teknolojikarastirmalar.com
e-ISSN:1306-7648
Makale
(Paper)
Gıdalarda Hidroksimetilfurfural (HMF) Oluşumu ve İnsan Sağlığı
Üzerine Etkisi
Ali BATU1, Fatma Ebru AYDOYMUŞ2, Heysem Suat BATU3
1
Mevlana Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü 42003 Konya
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Denizli İl Gıda,Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Denizli
3
Tunceli Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Gıda Mühendisliği ABD 62100 Tunceli
2
[email protected]
Özet
Bu derlemede şekerli gıdaların uygun olmayan sıcaklıklarda saklanması ve üretimleri esnasında uygulanan ısıl
işleme tabi tutulması sonucu kimyasal tepkimelerle sonucu oluşan hidroksimetilfurfural (HMF) dır. HMF
aromatik alkol, aromatik aldehit ve furan halkasından oluşur. HMF asitli ortamda hegsozun parçalanması ile veya
maillard reaksiyonu esnasında bir ara ürün olarak ortaya çıkmaktadır. HMF oluşumu; meyve suları, süt, bal, tahıl
ürünleri, reçel gibi birçok ürünün uygun koşullarda depolanıp depolanmadığını, uygun ısıl işlemin yapılıp
yapılmadığını anlamak için kimyasal bir indeks olarak kullanılmaktadır. Ayrıca sağlık üzerine olumsuz etki
yapmaktadır. HMF’nin yüksek konsantrasyonunun, toksik etkisinin yanı sıra, üst solunuma, göz, deri ve mukoza
membranlarına karşı tahriş edici özelliğinin bulunduğu bildirilmiştir. Kobay farelerde vücut ağırlığı göz önüne
alındığında, ağız yoluyla alınan HMF’nin öldürücü dozunun kilogram başına 3.1 g olduğu belirtilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Gıda, HMF, insan sağlığı
Formation of Hydroxymethylfurfural In Foods and Its Effects On
Human Health
Abstract
In this review, hydroxymethylfurfural (HMF) is formed when foods that contains sugar stored at improper
temperatures or heat treatment applied in high temperature during production. HMF is fomed with an aromatic
alcohol, an aromatic aldehyde and the furan rings. HMF occurs during the Maillard reaction in acidic
environments, with the disintegration of hegsoz or as an intermediate product. HMF formation is a chemical index
is used to understand wheather the food product has been stored under appropriate conditions or an appropriate
heat treatment has been applied or not. It is operated a negative impact on health. Beside the toxic effect in high
concentration, HMF has been reported that it has irritants effects on upper respiratory, eyes, skin and mucous
membranes. It was reported that the oral lethal dose of HMF is reported to be 3.1 g per kilogram in body weight
in rats.
Keywords : Food, HMF, human health
Bu makaleye atıf yapmak için
Batu, A., Aydoğmuş, F.E., Batu, H.S., “Gıdalarda Hidroksimetilfurfural Oluşumu ve İnsan Sağlığı Üzerine Etkisi” Gıda Teknolojileri Elektronik Dergisi 2014,
9(1) 40-55
How to cite this article
Batu, A., Aydoğmuş, F.E., Batu, H.S., “Formation of Hydroxymethylfurfural In Foods and Its Effects On Human Health” Electronic Journal of
Technologies, 2014, 9(1) 40-55
Food
Batu, A., Aydoğmuş, F.E., Batu, H.S.
Teknolojik Araştırmalar: GTED 2014 (9) 40-55
1.GİRİŞ
Gıda maddeleri çiftlikten soframıza gelene kadar birçok işlem aşamasından geçmektedir. Bu işlem
basamakların da ve sonrasında gıdalarda fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik değişiklikler oluşur.
Özellikle şekerli gıdaların uygun olmayan sıcaklıklarda saklanması ve üretimleri esnasında uygulanan ısıl
işlemden dolayı meydana gelen kimyasal tepkimelerle kalite kriteri olarak görülen hidroksimetilfurfural
(HMF) oluşmaktadır. HMF aromatik alkol, aromatik aldehit ve furan halkasından oluşur. Molekül ağırlığı
126,11gr/mol, yoğunluğu 1,29 gr/cm3, kimyasal formülü C6O6H3 şeklindedir [1]. HMF asitli ortamda
hegsozun parçalanması ile veya maillard reaksiyonu esnasında bir ara ürün olarak ortaya çıkmaktadır [2;
3]. HMF oluşumu meyve suları, süt, bal, tahıl ürünleri, reçel gibi birçok üründe depolama süresinin tayini,
uygun ısıl işlemin yapılıp yapılmadığını anlamak için kimyasal bir indeks olarak kullanılmaktadır [3; 4].
Şekil 1: Heksozların asidik ortamda ısıtılması sonucu 5-HMF oluşumu [5].
HMF nin şekerlerden oluşumu zaman, sıcaklık, su aktivitesi, katalizör miktarı ve kullanılan
şekerin yapısına bağlı olarak değişir [6]. Ketozlar aldozlara göre sıcaklıktaki artış ve asit katalizör
maddelerin artışına bağlı olarak daha fazla HMF üretirler. Bunun yanı sıra katalizör yokluğunda yavaş ve
daha az HMF oluşur [7].
Şekil 2: Sükroz, glukoz, fruktoz, 3-deoksiglukozinden HMF oluşumu [9].
Fruktoz asidik ortamda HMF oluşumunda glukoz ve sükroza nazaran daha duyarlıdır. Lee ve Nagy [8]’e
göre sükrozun glukoza göre HMF oluşumunda 18,5 kat defa daha hızlı olmasının yanı sıra fruktoz 50oC
ve pH 3,5 te glukoza göre 31,2 kat defa daha hızlıdır. Aminoasit varlığında sükroz ve glukozdan HMF
41
Teknolojik Araştırmalar: GTED 2014 (9) 40-55
Gıdalarda Hidroksimetilfurfural Oluşumu ve İnsan Sağlığı Üzerine Etkisi
oluşum hızında hafif bir iyileşme görülmüş olmasına rağmen, fruktoz kullanıldığında bu iyileşme
görülmemiştir. Asit katalizörlüğü olmadan 250oC’de glukozun HMF ye dönüşümü %24 iken fruktozda bu
oran %36’dır. Bununla birlikte artan asit konsantrasyonu glukoza göre fruktozdan HMF oluşum hızını
dikkate değer ölçüde arttırır. Sükroz ısıtılıp asit katalizörü olmadan her mol fruktoz için HMF oluşum hızı
%36’dan %47’ye, asit katalizörlüğünde ise %42’den %53’e çıkmıştır [7]. HMF oluşumunda sükrozdan
gelen fruktozun payının artması yüksek sıcaklıkta sükrozun glukozitik bağlarının hafif asit ortamda
kolayca fruktofuranosil katyonu oluşturmak için bölünebilmesi olarak açıklanabilir. Bununla beraber
serbest fruktozun aynı katyonu oluşturması zordur [8]. Glukoz HMF’ye dehidratasyon yolu ile
dönüşemez. Öncelikle 3-deoksiglukozana (3-DG) dönüşmesi gereklidir (Şekil 2).
Ayrıca HMF oluşumunda bir başka tartışılan yöntem ise sükrozun sıcaklık uygulaması altında asit
katalizörlüğü olsun veya olmasın glukozidik bağların kolayca ayrılması ile serbest glukoz ve reaksiyon
ara ürünü olan furuktofuronosil katyonu oluşumu ve yüksek sıcaklıkta kuru sistemlerde bu katyonun hızlı
bir şekilde HMF ye dönüşebilmesidir (Şekil 3). Bunun yanı sıra methanolde düşük sıcaklık
uygulamasında metil furuktofuronosil oluşur ve sükrozun sadece serbest glukoz kısmı 3-deoksiglukozan
oluşturarak HMF ye dönüşebilmektedir. Sükrozdan termal yolla veya asit katalizörlüğünde kolayca
oluşan bu katyon Yüksek sıcaklık ve kuru koşullarda HMF ye dönüşürken, aminoasitlerin varlığında
fruktofuranosil amine dönüşebilmektedir [9].
Şekil 3: Glukozun, levoglukozanın, fruktofuronosil katyonunun termal oluşum mekanizması ve 350-65oC
de glukoz ve fruktozun HMF oluşumundaki payları [9].
2. MAİLLARD REAKSİYONU
HMF oluşumunda önemli yeri olan Maillard tepkimesi, aldehit keton ve indirgen şekerlerle, aminler,
aminoasitler, peptitler ve proteinler arasında oluşan bir dizi tepkimedir [10]. Tepkimenin başlaması için
sistemde karbonil grubu ve amino grubu bulunması zorunludur. Tepkime sıcaklık, pH ve su aktivitesi gibi
değerlerden etkilenir.
42
Batu, A., Aydoğmuş, F.E., Batu, H.S.
Teknolojik Araştırmalar: GTED 2014 (9) 40-55
Amino asitlerin kaynağı proteinler ve peptitlerdir. Bunlar birçok gıdada serbest olarak bulunabildiği gibi
gıdaların işlenmesi ve depolanması sırasında proteinlerin hidrolizi ile oluşabilmektedir. Maillard
reaksiyonunda amino asitlerin reaksiyona katılma öncelikleri farklıdır. Yapılan araştırmalar amino
asitlerin karboksil grubunun amino grubunun aktivitesini engelleyebildiğini göstermektedir. Bu etkinin,
karboksil grubu ile amino grubu arasındaki uzaklığa bağlı olduğu belirtilmektedir [11]. Serbest
aminoasitler özellikle lisin ve arginin hızlı reaksiyona girerler. Aspartik ve glutamik asit daha yavaş
reaksiyona girer [12].
Şekil 4: Maillard Reaksiyonu [13].
Karbonil grubu kaynakları indirgen şekerlerdir. Tepkimeye sadece monosakkaritler değil laktoz ve maltoz
gibi indirgen disakkaritlerde katılır. Heksozlar, laktoz ve maltoz gibi indirgen özellikteki disakkaritlere
oranla bu reaksiyonlara daha önce girmektedir. İndirgen olmayan sakaroz bu tepkimeye doğrudan
katılmamaktadır. Şekerlerin bu tepkimeye katılma öncelikleri pentoz, hegsoz ve disakkaritlerdir (Çizelge
4). Genel olarak esmerleşme reaksiyonuna katılma önceliklerine göre sekerler; riboz, ksiloz, arabinoz,
mannoz, fruktoz, glukoz olarak sıralanabilir [13].
Maillard tepkimesi hem asidik hem de bazik ortamda başlayabilmektedir. Optimum çalışabildiği su
aktivitesi değeri 0,6-0,7 aralığındadır. Sıcaklık artışı ile tepkime hızı artar [14]. Şekerlerin indirgen
43
Teknolojik Araştırmalar: GTED 2014 (9) 40-55
Gıdalarda Hidroksimetilfurfural Oluşumu ve İnsan Sağlığı Üzerine Etkisi
özellikte olması yani serbest aldehit ya da keton içermesi azotla kolayca reaksiyona girmesini
sağlamaktadır. Maillard reaksiyonunun geri dönüşlü olan ilk basamağında indirgen şekerdeki karbonil
grubu proteinlerin amino grubundaki azot ile reaksiyona girerek su kaybıyla birlikte kapalı halka
formundaki glikozamini oluşturur [15].
Şekil 5: Amadori dönüsümü ürününün hidroksimetilfurfurale dönüsümü [14].
Bu reaksiyonun 2. Basamağında glikoz amin, 1-amino-1deoksi-2-ketoza dönüşür (Çizelge 5). Zayıf asidik
koşulların katalize ettiği bu dönüşüm amadori dönüşümü olarak adlandırılır [15]. Bu reaksiyonda
şekerlerin dehidrasyonu yani zincir kopması ile furfural bileşikleri (5-Hidroksimetilfurfural, furfural)
oluşmaktadır [16; 17]. Yukarda açıklanan tepkimelerle HMF oluşumunda en önemli nokta sıcaklık
faktörüdür. Yüksek sıcaklık reaksiyonları hızlandırarak HMF oluşumunu artırır. Özellikle normal nem
içeriğinde, 50ºC üzerindeki sıcaklıklarda ve pH 4-7 arasında HMF oluşumu söz konusudur [17].
HMF oluşumunda katalizör olarak rol alan başlıca 5 farklı grup olduğu ve bunlar içerisinde; oksalik,
levulinik, maleik, fosforik, sülfürik, hidroklorik asit ile iyot, fosfatlar, alüminyum tuzları, Cr, Al, Ti, Ca
iyonları, ZnCI2, AlCI3 ve zeolitlerin önemli olduğu bildirilmektedir. HMF oluşum mekanizmasında
sodyum klorür, kalsiyum asetat, sodyum ve kalsiyum hidroksit gibi bileşiklerin HMF oluşumunu
hızlandırdığı vurgulanmaktadır [19].
3. ÇEŞİTLİ GIDALARDAKİ HMF OLUŞUMLARI
3.1. Meyve Sularında HMF Oluşumu
Isıl işlem görmüş şekerli gıdalarda HMF oluşumu önümüze önemli bir kalite kriteri olarak ortaya
çıkmaktadır. Meyve suyunda belirli derecede ısıl işlem uygulaması, konsantre edip hacimden kazanma,
bunun yanı sıra mikrobiyal gelişmeyi engelleme ve enzimleri inaktive ederek enzimatik bozulmaların
önüne geçme gibi amaçlarla yapılır. Her ne sebeple olursa olsun ısıtma meyve suyunda enzimatik
olmayan esmerleşme reaksiyonlarına neden olmaktadır [20].
44
Batu, A., Aydoğmuş, F.E., Batu, H.S.
Teknolojik Araştırmalar: GTED 2014 (9) 40-55
Meyve suyunda HMF oluşumunda hem maillard tepkimesi hem de asidik ortamda hegsozların ısı etkisi
ile dönüşümü etkili olmaktadır [21]. Meyve sularının bileşimleri incelendiğinde maillard reaksiyonu ve
karemelizasyon açısından şekerlerin önemli olduğunu görmekteyiz. Şekerlerinde yukarıda açıklandığı
gibi reaksiyona girme eğilimleri farklıdır. Mesela fruktoz, glukoza göre daha çabuk tepkimeye katılır.
Şekerlerin tepkimeye katılma öncelikleri pentoz, hegsoz ve disakkaritlerdir [14].
Maillard tepkimesinde şekerin yanında aminoasitlerde önem kazanmaktadır. Miktarlarının artması ile
birlikte tepkimenin şiddetinde de artış görülmektedir. Tepkimeye katılan aminoasitlerin türleri de tepkime
hızını değiştirebilir. Örneğin L-arginin ve 4-amino-butirik-asit esmer renk oluşumunda daha etkilidir [22].
Maillard reaksiyonunda HMF oluşumundaki en önemli etkiyi meyve sularının bileşiminde bulunan ve
reaksiyonda katalizör olarak görev alan organik asitlerdir [10].
Ekşi ve Artık [21] çeşitli meyve sularının pastörizasyon sonrasında kendiliğinden soğumaya bırakılması
ve soğutulması sonucunda oluşan HMF oranlarını karşılaştırmışlardır. Kendiliğinden soğuyan meyve
sularındaki HMF oranı soğutma işlemi uygulananlara göre fazla çıkmıştır. Ayrıca bu çalışmada oransal
artışa bakıldığında meyve suyu çeşidine göre de artış değişmektedir (Tablo1).
Tablo1: Kendiliğinden soğuyan meyve suyunda soğutulan örneklere göre HMF artışı [21].
Meyve Suyu HMF Farkı mg/L HMF Artışı %
pH Değeri
Vişne
1,6
4,2
2,8
Şeftali
1,0
13,0
3,2
Portakal
0,8
18,6
3,1
Elma
0,3
21,4
4,1
Telatar [23] tarafından yapılan bir çalışmada; farklı elma çeşitlerinden elde edilen meyve sularının HMF
içerikleri ölçülmüş, asitliği en yüksek olan hüryemez çeşidinde saptanan HMF miktarı en yüksek, asitliği
en düşük olan Amasya çeşidinde ise en düşük bulunmuştur. Bu durum organik asitlerin HMF oluşum
tepkimesini katalizlediğini düşündürmektedir. Yine Telatar [24] tarafından yapılan başka bir çalışmada
hüryemez, golden ve amasya elma suyu konsantreleri -18, +4, +16oC lerde depolanmış ve HMF
miktarındaki artış gözlenmiştir. HMF miktarı depolama sıcaklığına paralel olarak artmıştır. -18oC de
depolanan örnekte ise hiçbir artış gözlenmemiştir. Araştırmanın sonucunda HMF miktarındaki artış
asitliği en yüksek olan Hüryemez elma suyu konsantresinde en çok (başlangıç değerine göre 19 kat),
asitliği en düşük olan Amasya elma suyu konsantresinde ise en az (başlangıçtaki değere göre 9 kat)
olmuştur. İndirgen şeker miktarı Amasya elma suyunda en yüksek, Hüryemez çeşidinde ise en düşük
değeri göstermiştir. Formol sayıları her iki çeşitte de aynı bulunmuştur. Bu sebepten HMF oluşumunda
asitliğin önemli olduğu sonucuna varılmıştır. Meyve ve sebze sularında HMF düzeyinin Avrupa Birliği
standartlarında 20 mg/kg’dan daha yüksek olmaması öngörülürken, Dünya Sağlık Örgütünce (WHO)
meyve sularındaki HMF içeriğinin 5-10 mg/L arasında olması tavsiye edilmektedir [25]. Maillard
tepkimesinde su aktivitesinin önem taşıdığı bilinmektedir. Özellikle kurutulmuş ve konsantre edilmiş
gıdalar açısından su aktivitesine bağlı oluşan enzimatik olmayan esmerleşme reaksiyonları depolamada
önemlidirler [23].
3.2. Ekmekte HMF Oluşumu
Ekmek yaşantımızda yer alan en önemli besin maddelerinden birisidir. Ekmeğin yapımı üç aşamada
incelenebilir: İlk olarak un, su, maya ve tuzun karışımı ile hamur oluşturma, ikincisi hamurun
fermantasyonu ve son olarakta pişirme. Pişirme sırasında proteinler denatüre olur, nişasta jelatinleşir, iç
sıcaklık 60-80oC ye ulaşır ve sonra çiğ olan hamur hafif delikli ve sindirime hazır bir ürüne dönüşür [26].
45
Teknolojik Araştırmalar: GTED 2014 (9) 40-55
Gıdalarda Hidroksimetilfurfural Oluşumu ve İnsan Sağlığı Üzerine Etkisi
Bu üretim basamaklarında oluşan kimyasal reaksiyonlardan en önemlileri maillard reaksiyonu ve
karamelizasyondur. Maillard reksiyonu yüksek karbonhidrat ve protein içeren, orta düzeyde su içeriği
olan, pH 4-7 [18] arasındaki, sıcaklığında 50oC nin üzerinde ki gıdalarda renk (melanoidler), tat (aldehit
ve ketonlar), fonksiyonel özellikler ve besin değeri oluşumu ile tercih edilir. [27]. Ekmeğin duyusal
karakteristik özelliklerinin oluşumunda pişirme sırasındaki sıcaklık uygulaması ve su içeriğindeki dağılım
önemlidir. Pişme sırasında su içeriği yüzeyde orta noktaya göre sıcaklığa da bağlı olarak daha çabuk
azalır ve kabuk oluşumu gerçekleşir [28].
Tablo 2: Farklı Ekmeklerde Esmerleşme Göstergeleri [26].
Örnekler
HMF (mg/Kg Kuru mad.)
Beyaz Ekmek
A (nem düşük)
B (500 gr.)
C (çift fermente)
D (1000 gr.)
E (nem yüksek)
F (dilimli)
100-L (mg/100gr protein)
15,7
21,8
68,8
40,1
3,4
11,8
17,9
17,0
22,8
18,4
18,1
15,9
HMF nin daha önce maillard reaksiyonlarında bir ara ürün olarak ortaya çıktığı belirtilmişti. Ayrıca
şekerlerin yüksek sıcaklıkta indirgenerek (parçalanarak) HMF oluştuğu da belirtilmiştir. HMF tahıl
ürünleri, bebek besinleri ve kahvaltılık tahıllarda ısının etkisini belirlemek için bir gösterge olarak
kullanılır [29].
Ekmek yapımında kahverengi pigment oluşumu istenmektedir. Ramirez et al., [26] tarafından ekmeklerde
renk oluşumu ile ilgili yapılan bir çalışmada HMF ve renk artışının pişirme süresi ve sıcaklığa bağlı
olarak değiştiği görülmüştür (Tablo 2). A’dan F’ye kadar olan bütün ekmeklerin yapımında aynı un
kullanılmıştır. C ekmeği HMF içeriği yönünden diğerlerine göre yüksek bulunmuştur. Bunun sebebi
hamurun çift fermantasyona tabi tutulması ve uzun pişirme süresi olduğu belirtilmiştir. A ve E
örneklerinin tüm yapım aşamaları aynıdır. Her ikisi de 200 gr çubuk şeklinde 30-35oC de 50 dakika
fermantasyona tabi tutulup 210oC de 30 dakikada pişirilmişlerdir. Aralarındaki tek fark A ekmeğinin nem
oranının %28,6, E nin ise %30,8 olmasıdır. A daki su oranının düşüklüğü şeker içeriği üzerine etki ederek
HMF oluşumunda artışa neden olmuş olabileceği düşünülmüştür. F örneği dilimlenmiş ekmek olup kırıntı
miktarı kabuğa göre daha fazladır. D ekmeği ise gramaj olarak ağır olduğu için daha uzun sürede
pişmiştir. Dolayısıyla uzun süren ısıl işleme bağlı olarak ve kabuk oluşumundan dolayı HMF yüksek
bulunmuştur [26].
Tablo 3: Ekmek kabuğunda ve kırıntısında HMF ve Furasin Değerleri [26].
Örnekler
Beyaz Ekmek A
Kırıntı
Kabuk
Beyaz Ekmek D
Kırıntı
Kabuk
Bütün Beyaz Ekmek A
Kırıntı
Kabuk
Bütün Beyaz Ekmek B
kırıntı
Kabuk
HMF (mg/Kg Kuru mad.)
0,9
21,4
1,7
176,1
0,6
18,3
2,2
73,3
46
Batu, A., Aydoğmuş, F.E., Batu, H.S.
Teknolojik Araştırmalar: GTED 2014 (9) 40-55
Yine aynı çalışmada ekmek kırıntısı ile kabuğunda oluşan HMF oranları ölçülmüş (Tablo3) ve kabukta
oluşan HMF nin kabuğa göre çok düşük olduğu görülmüştür. Kalın kabuklu olan D örneğinde ve bütün
beyaz ekmek B de Kabuktaki HMF oranının çok yüksek olduğu görülmüştür. D örneği 1000 gr
ağırlığında bir ekmek olup, 200oC de 1 saat pişirilerek hazırlanmıştır. B örneği ise 500gr olup, 210oC de
50 dakika pişirilerek hazırlanmıştır. Ağırlığı fazla olan ekmeklerde pişme süreleri uzamakla birlikte
kabuk oluşumu esnasında HMF oluşumu da artmaktadır.
3.3. Süt ve Süt Ürünlerinde HMF Oluşumu
Sütlerde dehidratasyon yolu ile ısıl işlem sonucunda glukozdan 5-hidroksimetil-2-furfural oluşumu
gerçekleşebilir. Süt şekeri olan laktoz sadece çözelti halinde iken değil kristal haldeyken de ısıtma
sonucunda kahverengi renk oluşumları meydana gelir, renk ve tatta değişimler oluşur. Asidik ve hafif
alkali laktoz çözeltisi ısıtıldığında kahverengi rengin oluşmasına neden olan madde 5-hidroksimetil-2furfuraldır [30].
Sterilize süt ürünlerinde ve vals yöntemi ile elde edilen süt tozunda karşılaşılan kahverengi renk oluşumu
karbon-protein komplekslerinde oluşan maillard reaksiyonunun sonucudur. Aynı şekilde klasik
sterilizasyon yöntemleri ile üretilen sütlerde ve uzun süre depolanan UHT sütlerde hafif esmer renk
gözlenir. Esmerleşmenin sebebi enzimatik olmayıp, ısıl işlemin şiddetine, süresine, pH değerine ve
depolama sıcaklığına bağlı olarak sütün bileşimindeki lisinin є-amino grupları ile laktozun karbonil
grupları arasında oluşan maillard reaksiyonudur. Başlangıçta renksiz olan ara maddeler sonrasında
melanoidler ve koyu renkli bileşikler oluşur. Reaksiyonun başlangıç ürünlerinden en önemlisi HMF dir.
Isıl işlemin şiddetinin belirlenmesinde HMF seviyesinden yararlanılır [30].
HMF içeriği, ısıl işlem görmemiş manda sütü, koyun sütü, inek sütü ve keçi sütlerinde sırasıyla 7.66,
7.13, 5.21 ve 4.83 μmol/l miktarlarında tespit edilmiştir. Bu değişimde özellikle laktozun etkili olduğu ve
yüksek HMF içeriğine sahip bulunan süt örneğinin manda sütü olduğu, en düşük HMF seviyesi ise laktoz
içeriği en düşük olan keçi sütünde bulunduğu saptanmıştır [31; 32]. Pastörize ve UHT market sütlerinde
HMF değerlerinin 10.52-16.0 μmol/l arasında değiştiği vurgulanmaktadır. Bunlara ilaveten yağlı ve
yağsız süttozu örneklerinde tespit edilen HMF miktarı sırasıyla 34.21 ve 56.71 μmol/l seviyesinde
saptanmıştır [32].
Süt tozunun yapısal özellikleri üzerine ısıl işlemin etkisinin araştırılmasında, kuru havada kurutma ile
mikrodalga ile kurutma işlemi uygulanmış ve bu işlemlerin HMF içeriğine etkisi karşılaştırılmıştır.
Sonuçta mikrodalga ile kurutma işlemi, HMF miktarını doğrudan etkilemiş ve HMF miktarının 12,5167,6 mg/kg seviyelerine kadar çıktığı tespit edilmiştir. Kuru hava ile kurutma işlemi sonucunda ise HMF
düzeyi 0,3-0,9 mg/kg arasında kalmıştır [33].
Bir başka araştırmada Baldwin et al., [34] süttozu HMF içeriği üzerine depolama süresinin etkisini
incelemişler ve 12 aylık depolama süresi sonunda HMF içeriğinin 5,6 mg/kg’dan 21,35 mg/kg’ a çıktığını
saptamışlardır. Yağsız süttozu ile yapılan çalışmalarda, örneklerin HMF miktarlarının depolama süresine
bağlı olarak arttığı belirlenmiştir [35].
Oral [36] tarafından bir tez çalışması kapsamında incelenen gıda örneklerinin ortalama HMF seviyeleri
şöyledir; Toz salep 131.33 mg/L, sıvı salep 129.54 mg/L, geleneksel salep 164.77 mg/L, kahve
beyazlatıcısı 12.17 mg/kg, kapiçino 572.49 mg/kg, sıcak çikolata 660.29 mg/kg, hazır kahve 1804.91
mg/kg, hazır toz karışım 871.56 mg/kg ve kakaolu içecek tozu 980.94 mg/kg. Ayrıca peyniraltı suyu
tozunda depolama ile HMF miktarının arttığı tespit edilmiştir. Bu örneklerin başlangıç HMF miktarları
22.63 mg/kg olarak ölçülürken 24 ay sonunda bu oran 87.15 mg/kg olarak bulunmuştur. Bugüne kadar
yapılan araştırmalar sonucunda HMF seviyelerinin, bebek mamalarında 3.4-36.8 mg/L [37; 38] meyve
47
Teknolojik Araştırmalar: GTED 2014 (9) 40-55
Gıdalarda Hidroksimetilfurfural Oluşumu ve İnsan Sağlığı Üzerine Etkisi
tabanlı bebek gıdalarında 5.5-37.7 mg/kg, yağsız süt tozunda 2.4 – 16.7 mg/kg [39]; evapore sütte 9.9314.5 mg/L [37].
3.4. Balda HMF Oluşumu
Bal arılarının çiçeklerin nektarlarını, bitkilerin yaşayan kısımlarının salgılarını toplayıp, bunları
vücutlarındaki özel maddelerle kombine edip, işleyerek petek gözlerine depoladıktan sonra bir süre
olgunlaşarak hasat edilen tatlı sıvı bal adını alır. Kaynağına göre çiçek balı, salgı balı olarak ayrılabilir
[40]. Bal tüm dünyada tüketilen doğal bir üründür. Yapısında glukoz, fruktoz, su, az miktarda protein,
mineral, organik asitleri bulundurur [4]. Balın işlenmesinde en önemli aşamalar filtrasyon ve ısıl işlemdir.
Isıl işlem uygulanma nedenleri:
·
·
·
Bozulmaya neden olan mikroorganizmaların özelliklede şekere dirençli ozmofilik mayaların
gelişimini önleme ve sayısını azaltma.
Baldaki su oranını fermantasyon oluşumunu engelleyecek düzeye kadar azaltma,
Balın ısı ile akışkanlığına etki ederek dolumunu kolaylaştırmaktır.
Balda uygulanan ısıl işlem sıcaklığı ve süresi kontrol altında tutulmalıdır.
Ayrıca HMF oluşumuna engel olmak için depolama koşullarının sıcaklığına dikkat edilmelidir. Fazla
miktarda HMF aşırı ısıtmanın sonucunda oluşabilir. Bunun dışında baldaki şeker oranı arttıkça (özellikle
fruktoz) HMF oluşumu artmaktadır [1]. Balda HMF, Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliğinde 40 mg/kg a kadar
izin verilmektedir [41].
3.5. Pekmezde HMF Oluşumu
Geleneksel yolla pekmez üretimi: şıranın elde edilmesi, şıradaki serbest asitliğin düşürülmesi amacıyla
kestirme işlemi ve şıranın filtre edilmesi, durultulması, berraklaştırılması ve koyulaştırılması işlem
basamaklarınından oluşturur. Bu aşamalardan kestirme ve koyulaştırma sırasında ısıl işlem
uygulanmaktadır.
Pekmez üretiminde esmerleşme reaksiyonları renk ve tat oluşumunda önemli bir rol oynadıklarından
dolayı istenen reaksiyonlar olmakla birlikte, reaksiyonun belli aşamalarında oluşan 5-Hidroksimetil
furfural (5-HMF) oluşumu nedeniyle kontrol altında tutulmalıdır. 5-HMF; düşük pH değerinde Amadori
ürünlerinin parçalanması sonucu meydana gelmektedir. TS 12001 Dut Pekmezi Standardı’nda [42] ve
sıvı üzüm pekmezi Tebliğlerinde [43] HMF miktarının en çok 75 mg/l olabileceği belirtilmektedir. HMF
miktarı ile ısıl işlemin şiddeti (süre ve sıcaklık) arasında doğrusal bir ilişki bulunmaktadır [44].
Dut pekmezi üzerine yapılan bir araştırmada genel olarak, 6 ay süreyle 20± 2°C’de 6 ay depolanan dut
pekmezlerinin besin değerlerinde özellikle toplam fenolik madde miktarında ve antioksidan aktivitesinde
azalma, HMF miktarında ise artma olduğu belirlenmiştir. Bu yüzden pekmezin daha düşük sıcaklıklarda
depolanması gerektiği sonucu çıkarılabilir. Bu nedenle pekmezin toplam fenolik madde miktarının ve
antioksidan aktivitesinin korunması ya da azalmanın en az seviyede tutulması ve HMF miktarının
artışının önlenmesi için gerekli olan depolama şartlarının belirlenmesi için çalışmalar yapılması
gerekmektedir. Türk Gıda Kodeksi Üzüm Pekmezi Tebliğinde sıvı pekmezde en fazla 75 mg/kg, katı
pekmezde ise 100 mg/kg a kadar izin verilmektedir [41].
HMF’nin geleneksel yöntemlerle evlerde yüksek sıcaklıkta üretilen pekmezlerde oldukça yüksek, ticari
olarak vakum altında üretilen pekmezlerde ise, daha düşük bulunduğu saptanmıştır [45]. Ortalama olarak
en düşük HMF değeri Zile, en yüksek HMF değeri ise elma pekmezinde belirlenmiştir. Türk Gıda
Kodeksi Üzüm Pekmezi Tebliğine göre [43], HMF sıvı pekmezde en çok 75 mg/kg, katı pekmezde 100
mg/kg olmalıdır. Görüldüğü gibi, üzüm pekmezlerinden 2 örneğin HMF miktarı, tebliğde yer alan
48
Batu, A., Aydoğmuş, F.E., Batu, H.S.
Teknolojik Araştırmalar: GTED 2014 (9) 40-55
sınırların üzerindedir. Kus ve ark. [9], HMF’yi dut pekmezlerinde 12.8-152 mg/kg, üzüm pekmezinde
18.4-200 mg/kg arasında belirlemişlerdir. Görüldüğü gibi, analizi yapılan dut örneklerinden 2 tanesi,
üzüm pekmezlerinin ise 1tanesi dışında diğerlerinin HMF içeriği Kus ve ark. [46] bildirdikleri ile
benzerlik göstermiştir. Batu [45]’nun yapmış olduğu bir araştırmada açık kazan ve vakum altında üretilen
pekmezlerin HMF içerikleri bakımından önemli farklılıklar taşıdığı saptanmıştır. Vakumda üretilen %76
suda çözünür kuru madde içeren pekmez, 35.3 mg/kg HMF içerirken açık kazan yöntemine göre üretilen
pekmezin ise 681.4 mg/kg HMF içerdiği saptanmıştır. HMF’nin bu kadar yüksek oluşu açık kazan
pekmezlerine yüksek sıcaklık uygulanmasının bir sonucudur. Buradan da anlaşılacağı üzere geleneksel
yöntemlere göre üretilmiş olan pekmezler açık kazanda ve yüksek sıcaklıkta üretildiklerinden HMF
değerleri de oldukça yüksektir.
3.6. Kahvede HMF Oluşumu
Schultheiss et al., [47] çözülebilir kahvenin HMF içeriğini 959-6181 mg/kg çekirdek kahvenin HMF
içeriğinin ise 209-605 mg/kg arasında değiştiğini rapor etmişlerdir. Murkovic and Pichler [48] kahvenin
tipini belirtmemiştir fakat HMF miktarının 300-1900 mg/kg arasında değiştiğini rapor etmişlerdir.
Çözülebilir kahve ısıl işleme tabi tutulduğu için HMF içeriği artmaktadır. Ayrıca çekirdek kahvede
kavrulma esnasında ısıl işleme maruz kalmaktadır.
4. HMF OLUŞUMUNUN İNHİBE EDİLMESİ
L-sistein (Cys) ve N-asetil-L-sistein (AcCys) gibi sülfür içeren amino asitlerin antioksidatif ve antitoksik
etkileri vardır ve mutajen, karsinojen ve diğer toksik bileşiklerle direk olarak reaksiyona girerek inhibe
edebilirler [49]. Doğal thiol bileşikleri sülfitle yer değiştirip enzimatik veya enzimatik olmayan
esmerleşmeyi inhibe edebilirler. Bu thioller esmerleşme ile ilişkili olan HMF, metilfurfural (MF) gibi
çeşitli bileşiklerin oluşumunu inhibe edebilir [50]. HMF ve MF hegsozların ve 6-deoksihegsozların amino
asitlerin varlığında veya yokluğunda indirgenmesi sonucu oluşutuğundan bahsedilmişti [8; 51]. HalevaToledo et al., [52] tarafından yapılan bir çalışmada Glikozdan HMF oluşumunu gözlemleyebilmek için
arginin proteini içeren ve içermeyen Cys ve AcCys ile kuvvetlendirilmiş pH değeri 3 ve 5 e ayarlanmış
tampon çözeltiler kullanılmıştır. Hazırlanan çözeltiler 20 ml lik kahverengi şişelerde 70 oC de 48 saat
saklanmıştır (Tablo 4). Bu Tablo dan da anlaşılacağı gibi asit varlığında HMF oluşumunun arttığı
gözlemlenmiştir. Cys ve AcCys her 2 pH değerinde de HMF yi düşürmüştür. pH’ı 5 olan glukoz
çözeltisinde 5-10 mM Cys ve AcCys varlığında HMF oluşumu tamamen engellenmiştir. Şeker amin
reaksiyonlarında ara ürünlerin oluşumu esnasında ara ürünlerle tiyollerin SH grupları reaksiyona girerek
HMF oluşumunu engellemiş olabileceği düşünülmektedir [49].
Tablo 4: Glukoz içeren argininli veya argininsiz tampon çözeltilerin inkübasyonunda tiyollerin
kuvvetinin HMF oluşumu üzerine etkisi [52].
Cys
AcCys
Tiyol
1mM
5mM
10mM
1mM
5mM
10mM
pH
içermeyen
HMF
3
Glc
5±1
1,4±0,1 0,7±0,2 0,2±0,1 2,7±0,4 2±0,5 0,6±0,2
Glc+Arg 92±4
90±5
25±6
6±1
118±5
77±7
13±1
5
Glc
0,2±0,1 0,1±0,1
ND
ND
0,1±0,04
ND
ND
Glc+Arg
6±1
7±1
3,4±0,6
ND
6±1
3±1
2,5±0,3
Arg: Arginin, Glc: Glukoz, Cys: L-sistein, AcCys: N-asetil-L-sistein, ND: Bulunamadı
Öteyandan levulinik asit dekompozisyonu ve bunun huminik asitlere polimerizasyonu, HMF oluşumunu
azaltan en önemli faktör olduğu bildirilmektedir [7]. N-Butanol, dioxin, polietilen glikol gibi bazı
maddelerle yapılan çalışmalarda HMF nin levulinik aside parçalanarak HMF miktarının azaldığı tespit
49
Teknolojik Araştırmalar: GTED 2014 (9) 40-55
Gıdalarda Hidroksimetilfurfural Oluşumu ve İnsan Sağlığı Üzerine Etkisi
edilmiştir. Değişik disakkaritler ve monosakkaritler ile fenilalaninin 98oC’de 10 saat süren reaksiyonları
çalışılmış ve HMF oluşumunda düşüş olduğu gözlemlenmiştir [19]. Hidrolitik enzim gruplarının furan
bileşikleri üzerine etkili olduğu ve özellikle mikroorganizmalar yardımıyla HMF’nin azaltılabileceği
konusu ortaya atılmış ve bunun için Saccharomyces cerevisia mayasının HMF üzerine etkili olabileceği
ileri sürülmüştür [53].
5. HMF’NIN İNSAN SAĞLIĞI ÜZERINE ETKİLERİ
Gıda kaynaklı 5-HMF nin insanlarda potansiyel sağlık riski oluşturup oluşturmadığı açık değildir [54].
HMF’nin yüksek derişimlerinin, toksik etkisinin yanı sıra, üst solunuma, göz, deri ve mukoza
membranlarına karşı tahriş edici özelliğinin bulunduğu bildirilmektedir. Kobay farelerde vücut ağırlığı
göz önüne alındığında, ağız yoluyla alınan HMF’nin LD50 (letal Doz) değerinin 3.1 g/kg olduğu ortaya
konmuştur [55]. Bunların yanı sıra 5-HMF nin sıçanlarda ve farelerde tümörejenik aktivitelerinin
bulunduğuna dair kesin indikatörlerden bahsedilmektedir; 5-HMF kolondaki anormalliklerin (ACF:
aberrant crypt foci) başlamasında öncü ve teşvik edici olarak gösterilir [56; 57]. Farelerde tek doz
uygulamalarında oral yoldan (0-300 mg/kg vücut ağırlığı) alınan HMF nin dozuna bağlı olarak ACF
oluşumunda artış bulunmuştur [57]. Surh ve Tannenbaum [58] tarafından 10-25 µmol 5-HMF nin
farelerin derilerinin yüzeyine uygulanmasının deride papillomaların başlamasına neden olduğu
belirtilmiştir. Başka bir çalışmada farelere deri altından HMF verildiğinde (200mg/kg vücut ağırlığı)
lipomatous tümörlerine neden olduğu rapor edilmiştir [59]. HMF nin tahmin edilen günlük alım dozu
kişibaşına 30-150 mg’a kadardır, buda kişi başına tahmini 2.5 mg/kg vücut ağırlığına eşittir [55; 60].
5.1. DNA Üzerine Hasar Oluşumu
Serbest radikaller, vücutta oluşan metabolik olaylar sonucunda açığa çıkan kimyasal ürünlerdir. Biyolojik
sistemdeki en önemli serbest radikaller oksijenden oluşan radikallerdir. Bunlara reaktif oksijen türleri
(Reactive Oxygen Species, ROS) denir [61]. Vücutta doğal metabolik yollarla oluşan serbest radikaller
normalde radikal parçalayan antioksidan sistemlerle ortadan kaldırılmaktadır. Ancak çeşitli nedenlerle
reaktif oksijen türlerinin artması ve antioksidan mekanizmaların yetersiz kalması sonucu oksidatif stres
adı verilen bir dizi patolojik olay oluşmaktadır [62]. Oksidatif stresin, farklı mekanizmalar ile DNA
(deoksiribonükleikasit) üzerinde baz ve şeker modifikasyonları, tek ve çift zincir kırıkları, abazik
bölgeler, DNA-protein çapraz bağlanması gibi bir takım lezyonlara neden olarak hasara yol açtığı
bilinmektedir [63; 64].
Nükleik asitler genetik bilginin depolanması ve ifade edilmesi için gereklidirler. DNA bir organizmanın
gelişimini yönlendirecek bilgiyi içerir ve bunu kodlar [65]. DNA nın bütünlüğü çevresel faktörlerin etkisi
ile sürekli tehdit altındadır. DNA replikasyonu ve DNA rekombinasyonu gibi hücresel olaylar esnasında
endogen olarak hücrenin yapısında değişiklikler olabilir [66]. DNA nın molekül bütünlüğünde iç ve dış
faktörlerin etkisi ile oluşan değişiklikler DNA hasarı olarak adlandırılır. DNA hasarı hücrenin yaşamı
boyunca yaygın olarak görülen, mutasyon, kanser, yaşlanma ve hücre ölümüne yol açabilen bir olaydır.
DNA ömür boyu hücresel metabolitler (ROS) ve ekzogen ajanlarca sürekli olarak değişime maruz kalır.
DNA hasarına neden olan ekzogen kaynaklı etmenler stres, virüsler, enfeksiyon, pestisitler, karbon
tetraklorür, parasetamol gibi ilaç toksikasyonları, iyonize ve ultraviole radyasyon, hava kirliliği yapan
fitokimyasal maddeler, sigara dumanı, solventler, demir, bakır, kadminyum, nikel, krom, cıva gibi metal
iyonları, asbest lifleri, aflatoksin B1 sayılabilir [62].
Hücreler, reaktif oksijen türlerinin zararlı etkilerine karşı antioksidan savunma sistemleri ile korunurlar.
Savunma sistemleri enzimatik (Methemoglobin redüktaz, Süperoksit dismutaz, Katalaz, Glutatyon
peroksidaz, Glutatyon redüktaz, Glutatyon S-transferaz) ve nonenzimatik (Glutatyon, vitamin E, vitamin
C, redükte nikotinamid adenin dinükleotit-NADH-, redükte nikotinamid adenin dinükleotit fosfatNADPH-) olmak üzere iki grupta toplanabilir. Glutatyonun (GSH) hücre, doku ve organ sistemlerinin
bütünlüğünün yapısal ve fonksiyonel olarak korunmasında antioksidan bir molekül olarak önemi
50
Batu, A., Aydoğmuş, F.E., Batu, H.S.
Teknolojik Araştırmalar: GTED 2014 (9) 40-55
büyüktür. GSH, kanser, yaşlanma, ateroskleroz, nörodejeneratif hastalıklar gibi birçok hastalığın
patofizyolojisinde yer alması açısından önem taşımaktadır [67].
5.2. HMF’nin Vücuttan Atılması
İnsanlarda ve kemirgenlerde HMF oksidasyon ile 5-hidroksimetil-2-furonik aside (HMFA) metabolize
olur ve vücuttan atılır [57; 68]. HMF içeren sterilize edilmiş fruktoz solüsyonu damar yoluyla insana
verildiğinde idrarla HMFA ve 2.5-furandikarboksilik asite dönüşerek vücuttan atılmaktadır [69]. Bunun
yanı sıra HMF’nin SULT enzim aktivitesi ile SMF’ye dönüştüğü belirtilmektedir.
6. SONUÇ
Dünya da giderek artan kanser vakaları ve tedavisi konusunda yaşanan güçlükler ve yapılan harcamalar
çok büyük boyutlardadır. Kanser oluşumunda gıda maddeleri içerisinde riskli olan bazı bileşenler
bulunduğu göz önüne alındığında, konunun önemi daha da iyi anlaşılmaktadır. Bu nedenle gıda
güvenliğini ve insan sağlığını tehdit edebileceği anlaşılan HMF’nin değişik gıdalardaki miktarlarının
belirlenmesi ve depolama sırasındaki artış düzeylerininde belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca HMF
oluşumunun engellenmesi veya miktarının azaltılması konusunda bilimsel çalışmaların yapılması
gerekmektedir [69].
7. KAYNAKLAR
1. Alpözen, E., 2009, Balda Hidroksimetilfurfural Oluşumu, Arıcılık Araştırma Dergisi Sayı:1 24-25.
2. Berg, H.E.; Van Boekel, M.A.J.S., 1994, Degradation of lactose during heating of milk. I. Reaction
pathways. Neth Milk Dairy J., 48, 157-175.
3. Morales, F.J., Romero, C., Jimenez-Perez, S.,1997, Chromatographic determination of bound
hydroxymethylfurfural as an index of milk protein glycosylation. J. Agric. Food Chem. 45, 1570–1573.
4. Cortes, C., Esteve, M. J., Frigola, A., 2007, Color of orange juice treated by high intensity pulsed
electric fields during refrigerated storage and comparison with pasteurized juice. Food Control 19, 151–
158.
5. Lee, F.A., 1983. Basic Food Chemistry, second edition, The Avi Publishing Company, Inc., 564 p.,
U.S.A.
6. Kuster, B.F.M., 1990. Manufacture of 5-hydroxymethylfurfural. Starch/Staerke 42, 314–321.
7. Antal, M. J., Mok, W.S.L., Richards, G.N., 1990, Mechanism of formation of 5-hydroxymethy)-2furaldehyde from D-fructose and sucrose. Carbohydr. Res. 199, 91–109.
8. Lee, H.S., Nagy, S., 1990, Relative reactivities of sugars in the formation of 5-hydroxymethylfurfural
in sugar-catalyst model systems. J. Food Process. Preserv. 14, 171-178.
9. Locas P. C., Yaylayan V.A., 2008, Isotope Labeling Studies on the formation of 5-(Hydroxymethyl)-2furaldehyde (HMF) from Sucrose by Pyrolysis-GC/MS J. Agric. Food Chem 56, 6717–6723.
10. Resnik, S., Chirife, J., 1979, Effect of Moisture Content and Temperature on Some Aspects of NonEnzimatic Browning in Dehydrated Apple, Journal of Food Science, 44,(2), 601-605.
11. Ekici, L., 2005, Farklı Polimer Filmlerde Ambalajlanan Üzüm Suyu Konsantresinde HMF Oluşumu,
Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi, Ankara.
51
Teknolojik Araştırmalar: GTED 2014 (9) 40-55
Gıdalarda Hidroksimetilfurfural Oluşumu ve İnsan Sağlığı Üzerine Etkisi
12. Steele R., 2004, Understanding and measuring the shelf-life of food Published by Woodhead
Publishing Limited Abington Hall, Abington Cambridge CB1 6AH England 111-124.
13. Alais, C. and Linden, G., 1991, Non-enzymatic browning-the Maillard reaction, In “Food
Biochemistry”, 222 p., I. D. Morton (Ed.), Ellis Horwood Limited, England.
14. Saldamlı İ., 2007 Gıda Kimyası Hacettepe Üniversitesi Yayınları 70-75.
15. Burdurlu H.S., Karadeniz, F., 2002, Gıdalarda maillard reaksiyonu Gıda 27 (2): 77-83.
16. Daniel J.R., Whistler R.L., 1985. Carbonhydrates in food chemitry. O.R. Fennema (Ed.), second
edition, Marcel Dekker, p. 70-137, New York.
17. Yaylayan, V., 1990, In search of alternative mechanisms fort he maillard reaction. Trends in Food
Science and Technology. 1(7): 20-22,23.
18. Kroh, L.W., Caramelisation in food and beverages. Food Chem., 1994, 51, 373-379.
19. Lewkowski, J., Synthesis, 2001, Chemistry and application of 5-Hydroxymethyl-furfural and its
derivates. University of Lodz, Department of Organic Chemistry. SSN 1424-6376, 17-54.
20. Muratore, G., Lıccıardello, F., Restuccıa, C., Puglısı, M.L., Gıudıcı, P., 2006, Role of Different
Factors Affecting the Formation of 5-Hydroxymethyl-2-furancarboxaldehyde in Heated Grape Must, J.
Agric. Food Chem. 54, 860-863,22.
21. Ekşi A., Artık N., 1986, Meyve Suyunda Hidroksimetilfurfural Miktarı Üzerine Pastörizasyon Sonrası
Soğutma İşleminin Etkisi, Gıda Yıl:11, Sayı:3, 139-143.
22. Wolfrom, M.L., Kashimuva, N., Horton, D., 1974, Factors Affecting the maillard browning reaction
between sugars and amino acids, studies on the enzimatic browning of dehyda-ated orange juice , Journal
of Agricultur and Food Chemistry, Vol, 22 No:5, 796-800.
23. Telatar Y.K., 1985a, Elma Suyu ve Konsantrelerinde Hidroksimetilfurfural (HMF), I. Farklı Elma
Çeşitlerinin Elma Suyu ve Konsantresine İşlenmesi Süresinde HMF Oluşumu, Gıda Yıl:10 Sayı:4 195201,22.
24. Telatar Y.K., 1985b, Elma Suyu ve Konsantreleride Hidroksimetilfurfural (HMF), II. Farklı Elma
Çeşitlerinin Elma Suyu ve Konsantrelerinin Depolanması Sürecinde Hidroksimetilfurfural Oluşumu ve
Buna Bağlı Olarak Bazı Bileşim Öğelerinde Meydana Gelen Değişmeler. Gıda Yıl:10 Sayı:5 271-280.
25. Gökmen, V., Acar, J., 1999, Simultaneous determination of 5-hydroxymethylfurfural and patulin in
apple juice by reversed-phase liquid chromatography. Journal of Chromatography A, 847, 1-2, 69-74.
26. Ramirez-Jimenez, A., Guerra-Hernandez, E.* and Garcı´a-Villanova B., 2000 Browning Indicators in
Bread J. Agric. Food Chem,. 48, 4176-4181.
27. O’Brien, J., Morrisey, P.A., 1989, Nutritional and toxicological aspects of the Maillard browning
reaction in foods. CRC Crit. Rev. Food Sci. Nutr. 28, 211-248.
28. Thorvaldsson, K., Kjjo¨ledbrand, C., 1998, Water diffusion in bread during baking. Lebensm.-Wiss.
Technol., 31, 658-663.
52
Batu, A., Aydoğmuş, F.E., Batu, H.S.
Teknolojik Araştırmalar: GTED 2014 (9) 40-55
29. Garcia-Villanova, B., Guerra-Hernandez, E., Martinez Gomez,E., Montilla, J., 1993, Liquid
chromatography for the determination of 5-(hydroxymethyl)-2-furaldehyde in breakfast cereals. J. Agric.
Food Chem. 41, 1254-1255.
30. Metin M., 1996, 5. Sütün Karbonhidratları, 13. Süte Uygulanan Isıl İşlemler Süt teknolojisi 129-130,
526-527.
31. Yetismeyen, A., Uraz, T., 2000, Determination of Properties of Milk Powder Produced from Cow,
Sheep and Goat Milk, Milchwissenchaft, 55, 270-272.
32. Rehman, Z.U., Saeed, A., Zafar, S.I. 2000, Hydroxymethylfurfural as an indicator for the detection of
dried powder in liquid milk, Milchwissenchaft, 55, 256-257.
33. Marquez, F. M., Gomez, M., Hernandez, E.G., Villanova, B.G., 1992, New spectrophotometric
methods for measuring hydroxymethylfurfural in powdered milk. Journal of Dairy Research, 59, 225-228.
34. Baldwin, A.J., Ackland, J.D., 1991, Effect of preheat treatment and storage on the properties of whole
milk powder. Changes in physical and chemical properties. Netherland Milk Dairy Journal, 45, 169-181.
35. Block, J.D., Merchiers, M., Mortier, L., Braekman, A., Ooghe, W.& Renterghem, R.V., 2003,
Monitoring nutritional quality of milk powders: capillary electrophoresis of the whey protein fraction
compared with other methods. International Dairy Journal, 13, 87-94.
36. Oral, R.A., 2006, Bazı Gıdalarda Hidroksimetilfurfural (HMF) İçeriğinin Saptanması, Depolanması
Esnasındaki Değişimi ve Biyolojik Yöntemle Azaltılması Erciyed Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
Yüksek lisans tezi 1-59.
37. Ferrer, E., Alegria, A., Farre, R., Abellan, P., Romero, F., 2002, High-performance liquid
chromatographic determination of furfural compounds in infant formulas. Change during heat treatment
and storage. Journal of Chromatography A, 947, 1, 85-95.
38. Morales, F.J. and Jimenez-Perez, S., 2001, 5-Hydroxymethylfurfural determination in infant milk
based formulas by micellar electrokinetic capillary chromatography. Food Chemistry, 72, 4, 525-531,
39. Dogan, M., Yilmaz, H., Kayacier, A., 2004, Content of HMF (hydroxymethylfurfural) in commercial
non fat dry milk. International Dairy Symposium. May 24-28, Isparta, Turkey. pp 285-287.
40. Güler, Z., 2005, Doğukaradeniz bölgesinde üretilen balların kimyasal ve duyusal nitelikleri, Gıda
Yıl:30 Sayı 6 379-384.
41. TÜRK GIDA KODEKSİ BAL TEBLİĞİ. (TEBLİĞ
http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/07/20120727-12.htm.
NO:
2012/58).
Sayı:28366.
42. Aksu, M.İ. ve Nas, S., 1996, Dut Pekmezi Üretim Tekniği ve Çeşitli Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri.
Gıda, 21 (2):83-88.
43. TSE, 2007, Türk Gıda Kodeksi Üzüm Pekmezi Tebliği (Tebliğ No: 2007/27, Resmi Gazete Tarihi:
15.06.2007, Resmi Gazete Sayısı: 26553).
44. Batu, A., 2006, Klasik Ve Modern Yönteme Göre Sıvı Ve Beyaz Katı Üzüm Pekmezi (Zile Pekmezi)
Üretimi. Gıda Teknolojileri Elektronik Dergisi, 2006 (2) 9-26.
53
Teknolojik Araştırmalar: GTED 2014 (9) 40-55
Gıdalarda Hidroksimetilfurfural Oluşumu ve İnsan Sağlığı Üzerine Etkisi
45. Batu, A., 1991, Farklı Iki Yönteme Göre Üretilen Kuru Üzüm Pekmezinde Olusan Kimyasal
Değismeler Üzerine Bir Arastırma. Tokat Ziraat Fakültesi Dergisi. 7(1):179-189.
46. Kus, S., Gogus, F., Eren, S., 2005, Hydroxymethyl Furfural Content of Concentrated Food
Products. International Journal of Food Properties, 8, 367–375.
47. Schultheiss, J., Jensen, D., Galensa, R., 1999. Hydroxymethylfurfural and furfural in kaffeeeproben:
HPLC–Biosensor–Kopplung mit supressionstechnik.Lebensmittelchemie 53, 159.
48. Murkovic, M., Pichler, N., 2006ü Analysis of 5-hydroxymethylfurfual in coffee, dried fruits and
urine. Mol. Nutr. Food Res. 50 (9), 842–846.
49. Friedman, M.; Molnar-Perl, 1990, I. Inhibition of browning by sulfur amino acids. I. Heated amino
acid-glucose systems. J. Agric.Food Chem. 38, 1642-1647.
50. Naim, M., Wainish, S., Zehavi, U., Peleg, H., Rouseff, R. L., Nagy, S., 1993, Inhibition by thiol
compounds of off-flavor formationin stored orange juice. I. Effect of L-cysteine and N-acetyl-L-cysteine
on 2,5-dimethyl-4-hydroxy-3(2H)-furanone formation. J. Agric. Food Chem., 41, 1355-1358.
51. Doornbos, T., Van Den Ouweland, G.A.M., Tjan, S.B., 1981, Amadori compounds, derived from 6deoxy sugars, as flavour precursors. Prog. Food Nutr. Sci. 5, 57-63.
52. Haleva-Toledo, E., Naim, M., Zehavi, U., Rouseff, R.L., 1999, Effects of L-Cysteine and N-Acetyl-Lcysteine on 4-Hydroxy-2,5-dimethyl-3(2H)-furanone (Furaneol), 5-(Hydroxymethyl) furfural, and 5methylfurfural Formation and Browning in Buffer Solutions Containing either Rhamnose or Glucose and
Arginine J. Agric. Food Chem. 47, 4140-4145.
53. Wahlborn, C.F., Hagerdal, B., 2002, Furfural, 5-Hydroxymethyl Furfural, and acetion act as external
electron acceptors during anaerobic fermentation of xylose in recombinant Saccharomyces cerevisiae.
Biotechnology and Bioengineering, 78, 2, 172-178.
54. Severin, I., Dumont, C Jondeau-Cabaton, A., Graillot, V., Chagnon. M. C., 2009, Genotoxic activities
of the food contaminant 5-hydroxymethylfurfural using different in vitro bioassays, Toxicology Letters
Toxlet-7076, P: 1-6.
55. Ulbricht, R. J., Northup S. J. and Thomas J. A., 1984, A review of 5-hydroxymethyl-furfural (HMF)
in parenteral solutions. Fundamental and Applied Toxicology 4, 843-853.
56. Archer M. C., Bruce W. R., Chan C.C., Corpet D.E., Medline A., Roncucci L., Stamp D., Zhang X.
M., 1992, Aberrant crypt foci and microadenoma as markers for colon cancer. Environmental Health
Perspectives 98, 195-197.
57. Zhang, X.M., Chan, C.C., Stamp, D., Minkin, S., Archer, M.C., Bruce, W.R., 1993, Initiation and
promotion of colonic aberrant crypt foci in rats by 5-hydroxymethyl-2-furaldehyde in thermolyzed
sucrose. Carcinogenesis 14,773–775.
58. Surh, Y.J., Tannenbaum, S.R., 1994, Activation of the maillard reaction product 5-(Hydroxymethyl)
furfural to strong mutagens via allylic sulfonation and chlorination. Chem. Res. Toxicol. 7, 313–318.
54
Batu, A., Aydoğmuş, F.E., Batu, H.S.
Teknolojik Araştırmalar: GTED 2014 (9) 40-55
59. Schoental R., Hard G. C., Gibbarrd S., 1971, Histopathology of renal lipomatous tumors in rats
treated with the ‘natural’ products , pyrrolizidine alkaloids and α,β-unsaturated aldehydes. Journal of the
National Cancer İnstitute 47, 1037-1044.
60. Hulsoy, T., Haugen, M., Murkovic, M., Jobstl, D., Stolen, L.H., Bjellaas, T., Ronningborg, C., Glatt,
H. and Alexander, J., 2008, Dietary exposure to 5-hydroxymethylfurfural from Norwegian food and
correlations with urine metabolites of short-term exposure. Food Chem Toxicol 46: 3697-3702.
61. Gülbahar. Ö., 2007, Protein oksidasyonunun mekanizması önemi ve yaşlılıkla ilişkisi. Turkish Journal
of Geriatrics, 10 (1): 43-48.
62. Atmaca, E., Aksoy, A., 2009, Oksidatif DNA ve Kromatografik Yöntemlerle Tespit Edilmesi YYU
Veteriner Fakültesi Dergisi 20(2), 79-83.
63. Williams, G.M., Jeffrey, A.M., 2000, Oxidative DNA damage: Endogenous and chemically induced.
Regul Toxicol Pharmacol, 32 (3): 283-92.
64. Cooke, M.S., Evans, M.D., Dizdaroğlu, M., Lunec, J., 2003, Oxidative DNA damage; Mechanizm,
mutation and disease FASEB J, 17(10):1195-214.
65. Champe, P.C., Harvey, R.A., 1994, Biyokimya Nobel Tıp Kitapevleri Ltd. Şti. 357.
66. Kulaksız, G., Sancar, A., 2007, Nükleotid eksizyon onarımı ve kanser. Türk Ј Biochem, (3): 104-111.
67. Aksoy Y., 2002, Antioksidan Mekanizmada Glutatyonun Rolü T Klin Tıp Bilimleri 2002, 22 442448.
68. Janzowski, C., Glaab, V., Samimi, E., Schlatter, J., Eisenbrand, G., 2000, 5-hydroxymethylfurfural:
assessment of mutagenicity, DNA-damaging potential and reactivity towards cellular glutathione. Food
Chem. Toxicol. 38, 801–809.
69. Doğan, M., Sienkiewicz, T., Oral, R.A., 2005, Hydroxymethylfurfural content of some commercial
whey protein concentrates. Milchwissenchaft, 60, 3, 309-311.
55
Download

BAsıN-iş sENoiKAsı ANKARA şUBEsi - Basın