MARMARA ÜNİVERSİTESİ
SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ
İLETİŞİM ANABİLİM DALI
BİLİŞİM DOKTORA PROGRAMI
2005-2006 BAHAR YARIYILI
BİLGİ YÖNETİMİ
BAHAR YARIYILI PROJESİ
DANIŞMAN:
YRD. DOÇ. DR. CEM. S. SÜTÇÜ
HAZIRLAYANLAR:
ALPER ÖZÜN
BURAK REİS
ŞAHİN İPEK
YUSUF BUDAK
KASIM 2005
BİLGİ YÖNETİMİ
GİRİŞ
İnsanlık, ilkel çağ, tarım ve sanayi çağından geçerek içinde bulunduğumuz bilgi
çağına gelmiştir. Bu çağ, günümüzün toplumsal ve ekonomik koşullarının, hızla gelişen
enformasyon ve iletişim teknolojilerinin etkisiyle kendine özgü nitelikler taşıyan bir dönemi
temsil etmektedir. Bilginin stratejik ve vazgeçilmez bir kaynak durumuna gelmesi bu
niteliklerin en önemlisidir. Bilginin bireysel, kurumsal ve toplumsal düzeyde önem
kazanmasıyla, öğrenme bir yaşam biçimi olarak algılanır olmuştur1
Temelde hızlı teknolojik gelişimin yol açtığı küreselleşme, yeni ekonomi, yeni
yönetim yaklaşımları, e-ticaret, e-iş, sanal kurumlar, yeni müşteri tipi, ağ ilişkilerine dayalı
anlaşmalar vb. birçok etken ve çok yönlü karmaşık durum, şirketleri kendi özgün yeterlilik ve
yeteneklerini ciddi olarak eleştirel gözle değerlendirmeye zorlamıştır. Sonuçta tek başına
teknoloji kullanımının artan rekabet ortamında avantaj elde etmeye yetmediği fark edilmiş,
daha çok enformasyonun kendisinin kullanımının, özellikle enformasyonun bilgiye
dönüştürülmesinin şirketin özgün yeterliliğini, performans ve verimliliğini artırmayı olanaklı
kılacağı kabul edilmiştir.2 Şirketlerin uzun vadede değer yaratmak, verimliliği artırmak, kâr
etmek üzere destek alacakları tek yolun bilgiden geçtiğini anlamaları, onun temel rekabet
silahı olduğunu fark etmeleri ve stratejilerini geliştirmede kilit etken olarak kullanımının
öneminin bilincine varmaları, şirket bilgisinin yönetilmesi gerektiği kavramını da gündeme
getirmiştir. İşte "bilgi yönetimi" günümüzün, değinilen karmaşık toplumsal, ekonomik ve
teknolojik koşullarının ürünü olarak böyle ortaya çıkmıştır. Şirketlerde 1990’ların ortalarında
başlatılan
bilgi
yönetimi
uygulamaları,
önemini
sürdürerek
bütün
kuruluşlarda
yaygınlaşmaktadır.
Bilgi yönetimi, yalnızca iş dünyasında değil, kamu kuruluşlarında, mal ve/veya hizmet
üreten, kâr amacı güden veya gütmeyen bütün kuruluşlarda performansı geliştirmek için
uygulanan bir süreçtir. Akademik tıp ve sağlık bilimleri kuruluşları, hastaneler, sağlığa ilişkin
1
2
Öğüt, 2001, s.271
Mac Morrow, 2001, s.391
1
çeşitli dernek ve kuruluşlar da bilgi yönetiminin uygulandığı alanlar arasında yerlerini
almışlardır.
BİLGİ FELSEFESİ
Epistemoloji olarak da adlandırılan bilgi felsefesi, bilginin olanaklı olmasına,
doğruluğuna, geçerliliğine, kaynağına, doğasına ilişkin araştırmayı kendine konu edinen bir
felsefe disiplinidir. "Bilgi nedir?", "Nasıl biliyoruz?", "Nereye kadar biliyoruz.", "Bilgimizin
kaynağı nedir?", "Bilgiyi doğru yapan koşul nedir?", "Kuşkucu argümanlara karşı bildiğimizi
nasıl savunabiliriz?" ilk defa bu sorular açıkça Platon'un Theaetetus'unda ortaya konulsa da en
az felsefe kadar eski olduğu oldukça açıktır. Fakat bilgi felsefesinin, yani epistemolojinin
felsefî bir araştırma alanı olması, modern dönemin başlatıcısı olan Descartes'ın felsefesine
dayanır.
Descartes'la başlayan ve İngiliz deneyci filozoflarla devam eden bilgi felsefesi, felsefe
tarihinde önemli bir yeri işgal etmiştir. Descartes'tan günümüze kadar modern felsefe
döneminin çoğu düşünürü için, epistemoloji temel felsefî disiplin olmuştur. Bilginin sınırları,
kapsamı, kaynağı, ölçütleri, temellendirilmesi, bilgi ve haklılandırılmış inanca ilişkin soruları
konu edinir.3
Felsefenin ve dolayısıyla modern düşüncenin temellerinin atıldığı Eski Yunan’da
bilginin kaynağı konusunda yürütülen tartışma ve yaklaşımlar, günümüz düşünce
sistemlerinin de orijinini oluşturmaktadır. Eski Yunan düşünürlerinden Socrates, yaklaşım
olarak bilginin kişi tarafından deneyim yoluyla edinilen, önceden ortaya çıkmış olan edim ve
söylemleri ret eden bir düşünce sisteminin kaynağını oluşturmaktadır. Sokrates, her türlü
edinilmiş bilgiyi yadsıyan bir düşünceden yola çıkan yöntemiyle, yani diyalog sanatı ya da
diyalektikle, insanlara, bilgiye sahip olduklarını sandıklarını, oysa sahip olmadıklarını
kanıtlıyordu. Ardından, bir karara varmak gerektiğinde ve çaresiz kalan muhatapları ondan
sorunla ilgili düşüncesini sorduklarında, filozofça geri çekiliyor, bu da genellikle
muhataplarının öfkelenmesine yol açıyordu4. Socrates’in bu yaklaşımı, günümüz düşünce
sistemlerinde diyalektik materyalizm olarak da tanımlanan yaklaşımın temellerini ortaya
koymaktadır.
Kadir Çüçen, Bilgi Felsefesi, Asa Kitabevi, Bursa, 2001,
http://www20.uludag.edu.tr/~kadir/cucen_tur_blgfls.htm
4
http://tr.wikipedia.org/wiki/Socrates
3
2
Bir diğer Eski Yunan düşünür Platon ise, bilmenin; dolayısıyla düşüncenin temelinde
idealar olduğunu öne sürer. Platon’a göre idealar, algıladığımız gerçekliğin mutlak kudret
tarafından düşünülmüş halidir. Bizim duyu organlarımız ile algıladığımız evren, bu ideanın
bizim boyutumuzda algılanır hale gelmesi ile; göstergeler biçimindedir. Platon, gerçekliği
duyularımızla algılayabileceğimize güvenmez5.
VERİ, ENFORMASYON ve BİLGİ İLİŞKİSİ
Bilgi, bir bütünün bir bölümü olarak ele alınmaktadır. Veriden enformasyona,
enformasyondan bilgiye, bilgiden bilgeliğe doğru seyir gösteren bilme (knowing) bütünü, bir
piramit olarak düşünüldüğünde, piramidin tabanında veri, tepesinde ise bilgelik yer alır.6
Veriler, bilgi işleme sürecinin “temel hammaddesi olarak ve çeşitli sembol, harf, rakam ve
işaretlerle temsil edilen, ham, işlenmemiş gerçekler ya da izlenimlerdir.”7 Verinin
yapılandırılmamış, düzenlenmemiş, ilişkilendirilmemiş ve hemen anlam verilemeyen bir bilgi
olduğu belirtilebilir. Veri, enformasyon yaratmak için vazgeçilmez bir hammaddedir.
Piramitte verinin üstünde yer alan enformasyon ise, işlenmiş, düzenlenmiş,
ilişkilendirilmiş ve anlam katılmış veridir. Davenport ve Prusak’ın enformasyona ilişkin
görüşleri şöyledir: “Enformasyonun amacı alıcının bir konudaki düşüncelerini değiştirmek,
değerlendirmesi veya davranışı üzerinde bir etki yaratmaktır. Enformasyon, alıcısını
biçimlendirmek zorundadır; bakış açısında ya da anlayışında bir fark yaratmalıdır; o, yani
enformasyon, fark yaratan veridir…8 Aldığı mesajın… kendisini yeniden biçimlendirip
biçimlendirmeyeceğine karar verecek olan alıcıdır, gönderici değil”. Enformasyonda
potansiyel bir bilgi gizlidir.9
Piramidin bir üst bölümünde yer alan bilgi ise kişinin beynindedir, özümsenmiştir;
onun çalışma, “öğrenme ve deneyim yoluyla kazandıklarının toplamıdır… eğer, alınan
enformasyon bir değer taşıyorsa onu alan kişinin varolan bilgi birikimi bütünleştirilir ve bilgi
deposuna eklenir.”10 Davenport ve Prusak’a göre “bilgi belli bir düzen içindeki deneyimlerin,
değerlerin, amaca yönelik enformasyonun ve uzmanlık görüşünün, yeni deneyimlerin ve
enformasyonun bir araya getirilip değerlendirilmesi için bir çerçeve oluşturan esnek bir
Akerson, F. E., Göstergebilime Giriş, Multilingual Yayınevi, İstanbul, 2005, s. 51-54.
Mac Morrow, 2001, s.385; Townley, 2001, s.46
7
Öğüt, 2001, s.11
8
Davenport, Prusak, 2001, s.24
9
Streng, 1999, s.3
10
Barutçugil, 2002, s.58
5
6
3
bileşimdir. Bilgi, bilenlerin beyinlerinde ortaya çıkar ve orada uygulamaya geçilir.
Kuruluşlarda genellikle yalnız belgelerde ya da dolaplarda değil, rutin çalışmalarda,
süreçlerde, uygulamalarda ve normlarda kendisini gösterir.”11 Bilgi ile enformasyon
arasındaki fark, bilgi yönetimi kavramı ve felsefesinin özünü vurgular. “Enformasyondan
farklı
olarak
kişilerin
beyinlerinde
yerleşmiş
olan
bilgi,
onların
enformasyonu
yorumlamalarının sonucu olarak ortaya çıkar. Enformasyonun yorumlanmasına bağlı olarak
kişinin bilgi üretmesi ya da üretmemesi söz konusudur. Enformasyonun bilgiye dönüşmesi
kendiliğinden olmaz; kişilerin aktif bir rol üstlenip algılama ve anlama yeteneklerini,
yaratıcılıklarını, uzmanlıklarını, deneyimlerini uygulamaya geçirmelerini gerektirir.”12
Kısacası, ancak enformasyona anlam kazandırıldığında, ondan sonuç çıkarıldığında
enformasyon bilgiye dönüştürülebilmektedir. Buna göre, birbirini izleyen enformasyon
girdilerinin oluşturduğu zincir, kişinin bilgi yapısını değiştirir. Farklı zamanlarda, farklı
yaklaşımlarla yararlanılan enformasyonun miktarında artış olur. Birbirine eklenen bu çok
sayıda artış zihinde bütünleştirilir ve sonuçta bilgi, yapılandırılmış, dinamik, sürekli değişen
bir varlık olarak ortaya çıkar.13
Piramidin en tepesinde yer alan bilgelik (wisdom) ise, bilginin sentez yoluyla tam
anlamıyla bütünleştirilmesi ve sindirilmesi durumudur. Kişisel bir kimya olduğu belirtilir.14
BİLGİ YÖNETİMİNİN GEÇMİŞİ
Bilgi, bilmeyi ve bilme nedenlerini de içerecek şekilde, daha öncesinden çok az bir
farkla, milenyum için Batılı filozoflar tarafından belgelenmiştir. Doğulu filozoflar bilginin
önemi, ruhani ve dünyevi iletiminin anlaşılması üzerinde durdukları geleneksel eşit uzunlukta
belgeye sahiptirler. Bütün bunlar,
doğrudan bilginin teorik ve kuramsal, ne olduğunun
anlaşılmasını bulmaya yönelmiş çabalardır.
İlk insandan da önce ilk hayatta kalma savaşı başladığı zamandan itibaren bilme
ihtiyacının odak noktasını pratik ihtiyaçlar oluşturmuştur. Pratik bilgiyi yönetmek (Practical
Knowledge) ilk başta kesin ve sistematik değildi ve çoğu kez hala da öyledir! Ne var ki,
13.yy’ın meslek odaları ve çırak-usta-üstat sistemi sistematik ve pragmatik BY düşüncelerine
11
Davenport ve Prusak 2002, s.27
Mac Morrow, 2001, s.385
13
Todd 1999, s.858-859
14
Barutçugil, 2002, s.60
12
4
dayanmaktaydı. Halen, bilgi için pratik, teorik, kuramsal epistemolojik düşünceler ve dini
yaklaşımlar o zamandan beri bütünleşmemiştir ve genel olarak ayrı tutulmaktadır.15
Günümüzde bilgi üzerine, kısmen BY’ye odaklanıyor olmamız tamamen ticari etkinlik
üzerine yöneliktir. Ancak, rekabetçi mükemmellik için gerekli olan etkili davranış seviyesini
başaracak gibi görünen idraktır, kişi bütün özellikleriyle göz önünde bulundurulmalıdır. İdrak,
motivasyon, kişisel tatmin, güvenlik hissi ve diğer pek çok faktörü bütünleştirmeliyiz.
Günümüzdeki BY odağı sadece ticari baskılar ile sürdürülmemektedir. Pratik, çoğu
kez kesin BY kuramında başarı için ihtiyaç duyulan etkili insan davranışı, entelektüel
görevlerin atanmasına ve bilgilendirilmiş ve güçlendirilmiş fertlere dayanmaktadır. BY aynı
zamanda aydınlanma çağı ile 200 yıl önce başlayan kişi ve entelektüel özgürlüğün devrimini
gösterir. Diğer sosyal hareketler gibi, bütünüyle yönetim uygulamalarının ve muhafazakar
düşüncelerin tesiri uzun zaman almıştır.
Kesin bilgi odağının aciliyeti ve “bilgi yönetimi” teriminin 1980lerde ortaya çıkışı bir
tesadüf değildir. Bir çok faktörün bir araya gelmesiyle meydana gelen doğal bir evrimdir.
Günümüzdeki BY perspektiflerini oluşturan gelişmeler pek çok alandan ileri gelmektedir.
Bazıları pragmatik ve gerçek yaşam performansını emniyete alma ihtiyacı köklerine
dayanırken, bazıları entelektüel tabanlıdır.
Bilgi Yönetiminin Ortaya Çıkışı
Bilgi ekonomisi kavramının kendi yönünü çizmesine ilişkin ilk çalışma, Fritz
Machlup’un “Amerika’da Bilginin Üretimi ve Dağıtımı” konulu çalışmasıdır. Bu yaklaşımdan
yola çıkarak Peter Ducker, bilginin “ekonominin ana sermayesi, maliyet merkezi ve temel
kaynağı” olduğunu yazar (Ducker, 1969: ix). Daniel Bell gibi akademisyenler, Machlup’un
çalışmasından yola çıkarak, 19. yüzyılın tarım ekonomisinden endüstriyel ekonomiye, 20.
yüzyılda da hizmet – ve bilgi – tabanlı post-endüstriyel ekonomileri gelişmiş ekonomiler
olarak tanımladılar. Bell’e göre bilgi, post-endüstriyel toplumun ‘temel ekseni’dir.
Bilgi toplumu’na yönelik çalışmalar 1990’larda ortaya çıkan yayınlar, konferanslar ve
danışmanlık aktiviteleri ile ortaya kendini gösterdi; ve buna bağlı olarak bazı organizasyonlar
bilgi yönetiminin önemini kavradı. Bilgi yönetimi ile ilgili ilk uluslararası konferans “Bilgi:
15
Karl M. Wiig, Knowledge Management: An Emerging Disciplin Rooted in a Long History, Knowledge
Horizons, s.1-3
5
Stratejik Gereklilik” başlığıyla Eylül 1995’te gerçekleştirildi. Ardından bilgi yönetimi
olgusunu barındıran süreli yayınlar “Knowledge Management, Knowledge Inc., Knowledge
Management Review ve Journal of Knowledge Management” 1997’ye doğru yayın hayatına
başladılar. 1997 yılına gelindiğinde ABD ve Avrupa’da bilgi yönetimi konulu 30’dan fazla
konferans gerçekleştirildi. Yüzlerce kitap yazıldı ve 1.5 milyon dolar “danışmanlık geliri”
elde edildi.16
Günümüzde entelektüel olarak BY’nin pek çok orijini bulunur. Bir tanesi kuramsal
filozofik düşünmeden gelir. Bir diğeri çalışma alanındaki deneyim ihtiyaçları için somut
düşünmeden gelir. Diğerleri eğiticilerin ve ticari liderlerin bakış açılarından ileri gelir. Mevcut
perspektifler “bilgi çağı”ndaki ekonomik itici güçlerin açıklanması çabalarından ve 20.yy
etkinliği arttırma gereksinimlerinden ileri gelmektedir.
Tarihi çabalar
 Bilginin doğasını ve rolünü anlamaya yönelik dini ve felsefi ve fertlerin
“kendileri için düşünmeleri” için izin
 İnsan davranışında bilginin rolünü anlamaya çalışan psikoloji
 Toplumda bilginin rolünü anlamaya çalışan ekonomi ve sosyal bilimler
 İşi ve organizasyonel yapısını anlamaya çalışan iş teorisi (business theory)
Etkinliği arttırmaya yönelik 20.yy çabaları
 İşin rasyonelleşmesi (Taylorism) toplam kalite yönetimi ve etkinliği geliştirmek
için yönetim bilimleri
 Rekabetten hızlı öğrenmek ve kişileri daha etkin kılmaya yönelik destek
sağlamak için psikoloji, kavramsal bilimler, yapay zeka (AI) ve öğrenen
organizasyonlar
Bilgi yönetimi olgusunun tüm coğrafyalarda ve kültürlerde aynı biçimde algılandığı
düşünülemez. Ülkelerin gelişmişlikleri, bilgi yönetimi’ne yaklaşımlarını da belirleyen
unsurlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır.
16
Stehen Little, Paul Quintas and Tim Ray, Managing Knowledge: An Essential Reader, The Open University
Pres – Sage Publications, 2002, ss. 15-42
6
Daha önceki ifadelerden de yola çıkarak bilgi yönetiminin gündemin üst sıralarına
çıkışı, Marshall’dan 100 yıl sonra, 1990’larda gerçekleşmiştir. Bunun temel nedenleri:

Varlıkların açıkça ve artan bir biçimde bilgi ve fiziksel olmayan kaynaklara doğru
kayması,

İnsanların organizasyonel bilginin temel kaynağı haline gelmesi,

Pazarlarlarda, rekabette ve teknolojide sürekli hızlanarak artan değişimin, sürekli
öğrenmeyi gerekli hale getirmesi,

Yeniliğin rekabetçi yapının temel bileşeni olduğunun anlaşılması; ve bunun bilgi
üretme ve üretilen bilginin uygulamaya dönüştürülmesiyle doğrudan ilişkili
olduğunun anlaşılması,

Sınır-ötesi bilgi aktarımlarının artan önemi,

Teknolojik limitler ve potansiyeller: Bilgi sistemlerinin sınırlılıkları; iletişim ve
bilgi sistemlerinin kapasiteleri.
Modern ekonomilerde ticari işletmelerinin pek çoğu, sahip oldukları taşınmazlar ve
demirbaşlarla değil, ürettikleri bilgi ve bu bilginin günlük hayata uygulanabilirliği değer
kazanmaktadırlar. Pek çok sektörde ürün, süreç veya servis alanında ortaya çıkan yenilikler
rekabet avantajları sağlayan en önemli unsurlar haline gelmiştir. 1990’larda 14.000’den az
çalışanıyla Microsoft, 300.000 çalışana sahip IBM den daha büyük bir işletme değerine sahip
olmuştur. Bunun en önemli nedenlerinden biri, kendi üretimleri olan MS-DOS (ve Windows)
işletim sisteminin sahibi olmalarıdır. Benzer şekilde bilgi üreten ve paylaştıran sisteler
biçiminde tasarlanan ticari işletmeler, dünya çapında büyük değerler kazanmışlardır (Oracle,
Google, Yahoo!, Symantec gibi).17
1980’ler ile 1990’ların başlarında insan kaynakları yönetimi stratejileri ile bilgi
yönetimi stratejilerinin zıt yaklaşımlara sahip olması ironiktir. Bu zaman diliminde Avrupa ve
Kuzey Amerika’daki pek çok işletme işten çıkarmalar yoluyla küçülme (downsizing),
katmansızlaştırma (de-layering – ara eleman işlerinin diğer katmanlara kaydırılması) ve
dışkaynak kullanımı (outsourcing – bazı fonksiyonlar için eleman istihdamı yerine dış kaynak
kiralaması) stratejileri uyguladıkları görülmektedir. Bu stratejilerin sonunda işletmelerin
pazarı tümüyle anlama ve buna göre düzenleme reflekslerinin zayıfladığı görülmüştür.
17
Little, 2002, s.15-42
7
1990’ların ortalarından itibaren işletmeler tekrar insan faktörünün önemini
kavramıştır. Önceleri işten çıkarılan elemanların, uzman statüsüyle tekrar istihdam edilmeleri
sözkonusu olmuştur.
Değişen pazar ve endüstriler, yeni rekabet biçimleri ve pazara katılan yeni rakipler,
pazarlardaki küreselleşme ve dağıtım zincirleri, yeni ürün ev üretim proseslerini ortaya
çıkaran teknolojik gelişmeler maliyet yapılarını değiştirmiştir. Bu durum yöneticiler ve
işletmeler bakımından kaynakların verimli kullanımını bir gereklilik haline getirmiştir.
Gelişmelerin doğal sonucu olarak organizasyonel bilginin önemi artmıştır. Elde edilen
bilginin gelişmelere bağlı olarak yetersiz kalması, aynı zamanda ortaya çıkan sürekli yenilik
durumu sürekli öğrenmeyi temel işlevlerden biri haline getirmiştir. İşletmeler birbirine bağlı
iki önemli hedefi gerçekleştirmek zorundadır: birincisi, geçmiş deneyimlerinden kazandıkları
bilgiyi biriktirmek ve bilgi altyapılarını oluşturup güçlendirmek; ikincisi uzmanlık alanlarının
gerektirdiği düzeyde bilgiye sahip olmak ve değişimlere ayak uydurabilmek için dış kaynaklar
tarafından üretilen yeni bilgiyi içselleştirebilmek.
BİLGİ YÖNETİMİ TANIM VE AÇIKLAMALARI
Bilgi yönetimi kavramı, birbiriyle ilişkili faktörlerin etkisi altındadır. Elbette bu
yönlendirici faktörler farklı işletmeler tarafından farklı biçimlerde deneyimlenmektedir.
Dolayısıyla kavram, farklı biçimlerde ifade edilebilir. Bilgi yönetimine ilişkin farklı
tanımlamalar mevcuttur.
* Organizasyonel bilginin ve uzmanlığın elde edilmesi, geliştirilmesi ve kullanılması
yoluyla değer yaratma sürecidir.
* Görünmeyen varlıkları kullanarak değer yaratma sanatıdır (Sveiby, 1999).
* Bilgiyi, organizasyonel performansı artırmak amacıyla yaratma, ele geçirme,
paylaşma ve kullanma sürecidir. 18
Diğer yandan süreç temelli tanımlara bir örnek olarak Xerox’un tanımı verilebilir:
18
http://www.rcbadoor.com/makalevekitaplar/bilgiyonetimi.htm
8
“Bilgi yönetimi, sürekli yaratıcılık, bütünleştirme, organizaslyonel ve kişisel
bilginin yeni faaliyet değerlerine göre kullanımı yönünde iyileştirme ve çevreyi tanıma
disiplinidir”.19
Çok kapsamlı ve karmaşık bir süreç olan bilgi yönetimini, yukarıda verilen bilgiler
ışığında, genel çerçevede ele almakta yarar vardır. Duhon’a göre bilgi yönetimi, “bir
kuruluşun bütün enformasyon varlıklarını belirlemek, elde etmek, değerlendirmek, onlara
erişim sağlamak ve onları paylaşmak üzere bütünleşik bir yaklaşımı benimseyen bir
disiplindir. Bu enformasyon varlıkları arasında veri tabanları, belgeler, politikalar, tutulan yol
ve yöntemler (prosedürler) ve kuruluşta çalışan bireylerin daha önceden ele geçirilememiş
uzmanlıklarına yönelik bilgi, beceri ve deneyimleri de vardır”.20 Barutçugil’e göre bilgi
yönetimi, “bilgiyi, organizasyonel performansı artırmak amacıyla yaratma, ele geçirme,
paylaşma ve kullanma sürecidir”. Bir başka deyişle “organizasyonel amaçların daha iyi bir
şekilde elde edilebilmesi için bireylere, takımlara ve bütün organizasyona bilginin kolektif ve
sistematik olarak yaratılması, paylaşılması ve uygulanması için olanak sağlayan yeni bir
disiplindir”.21
Broadbent, kuruluşun bilgi tabanının kilit unsurlarını oluşturan enformasyon
akışlarının ve öğrenme uygulamalarının bilgi yönetiminin ayrılmaz kısımları olduğunu
vurgular. Ona göre bilgi yönetimi bu süreçlerle bütünleşemezse gerçekleştirilemez. Bilgi
yönetimi, enformasyon yönetiminin doğru uygulamaları ve kurumsal öğrenme kanalıyla
kuruluşta bilgi kullanımının artırılmasıyla ilgilidir. Amaç, işe değer katmaktır.22
Broadbent'e göre, bilgi yönetimi iki temele dayanır. Bunlardan ilki, kuruluştaki
enformasyonun tam anlamıyla kullanılmasıdır ki, bunun gerçekleştirilmesi enformasyonun
güçlü bir şekilde yönetilmesini gerektirir. Parker'a göre enformasyon suya benzer; tıpkı onun
gibi birçok kaynaktan gelir. Onu ele geçirmek zor veya kolay olabilir. Farklı amaçlarla
kullanılabilir duruma getirilmeden önce toplanmalı, işlemden geçirilmeli, depolanmalı ve
dağıtımı sağlanmalıdır. Enformasyon, su gibi, kirletilmiş, sızıntı veya süzülme esnasında
19
Little, 2002, s.15-42
Duhon, 1998, s.10
21
Barutçugil, 2002, s.224
22
Broadbent ,1998
20
9
kaybedilmiş olabilir ve onun gibi sürekli akar. Enformasyon, ona gereksinme duyanlara,
doğru zamanda, doğru içerik veya kapsamda ulaştırılacaksa, akışı kesinlikle yönetilmelidir.23
Broadbent’e göre, bilgi yönetiminin dayandığı ikinci temel nokta ise, kuruluş
çalışanlarının yeterlilik, beceri, yetenek, düşünce, fikir, sezgi, bağlantı, motivasyon ve
hayallerinin işe uygulanmasıdır. Sıralananlar, bireylerin beyinlerinde barındırılan örtük
bilgilerdir (tacit knowledge). Örtük bilginin aktarılabilmesi ve yönetilebilmesi için açık
bilgiye (explicit knowledge) dönüştürülmesi gerekir. Örtük bilginin açığa çıkarılıp
kullanılmaması durumunda, bu bilgi türü bireylerin beyninde kalır ve kuruluşun verimliliğinin
yükseltilmesine katkısı olabilecek iken kullanılamaz, özellikle karar verme süreci üzerinde
önemli olabilecek etkisini kaybeder.24
Bilgi yönetimi, enformasyonu en geniş kapsamıyla ele alır; kuruluşu bilgilendirme
potansiyeli taşıyan enformasyonun her türlüsü bilgi yönetiminin konusu içine girer. Öyle ki,
bilgi yönetimi somut enformasyon kaynak ve hizmetlerinin ötesine geçerek bireylerin soyut
bilgisi üzerinde çalışmayla da ilgilenir. Bilgi yönetiminin özü, enformasyon yönetimi ve
kişilerin örtük bilgisine yönelik uygulamaların bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasına dayanır.
Enformasyon yönetimi ile bilgi yönetimi arasındaki fark açıktır; ilki, açık bilgiye, nesnel ve
somut olana, enformasyon altyapısı, ürünleri ve kaynaklarına, tekniklere vb. odaklanırken;
ikincisi, bunlara odaklanmanın yanı sıra, örtük bilgi, öznel ve soyut olan, bireyler ve
bireylerdeki bilme eğilimi, kurumsal etkinlik ve rekabette avantaj, enformasyon ve bilginin
paylaşıldığı ve kullanıldığı kurumsal kültür vb. üzerinde yoğunlaşır.
Bilgi yönetimi, kuruluş çalışanlarının zihinlerindeki örtük bilginin açık bilgiye
dönüştürülüp kuruluş içinde dolaşımının sağlanmasını ve kullanılmasını olanaklı kılan bir
süreçtir. Aynı zamanda, belgelerde, veritabanlarında, kuruluşla ilgili yol, usul ve yöntemlerde,
kurallar, ilişkiler ve politikalarda bulunan açık bilgiyle, kuruluş içi ve dışı bilgiyle ilgilenir.
Bilgi yönetimi bütün bu bilgi türlerinin elde edilmesi, düzenlenmesi, erişilmesi, yayımı,
paylaşılması, kullanılması ve değerlendirilmesini konu alan bir etkinliktir.
Diğer taraftan bilgi yönetimi, bir kuruluşun insan sermayesi (çalışanlar, özellikle “yeri
zor doldurulanlar” tarafından bilinen bilgilerin toplamı ya da "kollektif beyin gücü”); yapısal
sermayesi (kuruluşun özgün olarak ürettiği ve kuruluş içinde barındırdığı bilgi) ve müşteri
23
24
Parker , 2000, s.233
Broadbent,1998
10
sermayesinin (mal veya hizmetlerin alıcılarından, işbirliği ve geribildirim kanalıyla sağladığı
bilgi) bileşimi olan entelektüel sermayenin kuruluş çapında kullanımını sağlar. 25
Bilginin değer taşıması, büyük ölçüde amaca yönelik olması ile mümkündür. O halde
bilgi yönetiminin amacı, kuruluşun misyonu, stratejik öncelikleri ve çekirdek değerleri
doğrultusunda, onun performansını, verimliliğini, üretimini sürekli olarak yükseltmektir. Bilgi
yönetiminin yeni bilgi üretimini ve yenilikleri destekleme gibi bir amacı da vardır. Bu temel
amaçlara, kuruluş içinde işbirliğinin veya katılımcılığın artırılmasıyla ve ekip çalışmalarına
olanak sağlanmasıyla ulaşılır.26 Amaçlara ulaşmada, kuruluştaki ilgili bireylere güvenilir ve
anlamlı bilginin zamanında aktarılmasını sağlamak çok önemlidir.
Genel anlamda anonim bilgi, toplumdaki sosyal örgüler aracılığıyla üretilir ve
yaygınlaşır. Paylaşılan deneyimler, benzer altyapıya sahip toplumsal gruplar tarafından
anlamlandırılarak enformasyondan bilgiye dönüştürülür. Bu toplumsal grupları bir arada tutan
bağlayıcıdır ve deneyimleyenler arasındaki etkileşimler aracılığıyla yaygınlaşır. Özel gruplar,
özel türden bilgi üretir. Bu tip bilginin korunması kolay olduğu gibi kolaylıkla grup dışına da
çıkmaz.
Deneyimlere dayalı bilginin korunması kolay olduğu kadar dağıtılması, düzenlenmesi
veya değiştirilmesi de zordur. İşletme içi deneyimler aracılığıyla edinilen bilgi, benzer
deneyim alanına sahip kişiler arasında – bu kişiler başka firmaların çalışanları da olabilir –
kendi işletmelerindeki çalışanlar arasındaki yayılmadan daha hızlı yayılır. Örneğin disipliner
yapı bakımından benzer alanlarında çalışan akademisyenler, dünyanın farklı coğrafyalarında
olsalar da, aynı kurum içindeki farklı alanlarda çalışan akademisyenlere göre daha kolay bilgi
oluşturabilir ve paylaşabilirler.
Batılı işletmeler, organizasyonel hedeflerin çalışanların ilgi alanlarıyla paralel
olmasına önem vermektedirler. Wenger, bireysel ilgi alanlarının bireyi tanımlamada önemli
olduğuna değinir: ‘kimliklerimiz kolaylıkla kapatıp açtığımız şeyler değildir. İşe gittiğinizde
ebeveyn olmayı kesmezsiniz. Hastaneden çıkınca hemşire olduğunuzu unutmazsınız’
(Wenger, 2000, 239). Brown ve Duguid’in bu çoklu aidiyetlere yaklaşımı, sınırötesi süreçler çeviri, bilgi simsarlığı ve sınır nesnelerinin (anlaşmalar, planlar vs.) oluşturulması – işletme
25
26
Çelme ve İşevi, 2002, s.7-11
Srikantaiah, 2000b, s.15
11
içinde dolaşan ve dolayısıyla işletmeyi bir arada tutan anlamlı bilginin oluşturulması üzerine
odaklanmaktadır.
Sınırötesi
işlemler
için
teknolojinin
kullanılması,
iletişim
ihtiyaçlarını
karşılayabilmesine bağlıdır. Geleneksel kullanımlar ve alışkanlıklarla birlikte teknolojinin
sağladığı
avantajlarla
birleşir.
Daktilo,
işletmelerde
kalem
kullanılmasını
ortadan
kaldırmamıştır. Dönüşüm ya/yada biçiminde değil ve/veya biçimindedir.
Her kuruluşa uygulanabilecek standart bir bilgi yönetimi modeli yoktur; bilgi yönetimi
“kuruluşa özeldir. Bilgi Yönetimi Sistemi her kuruluşun ve kuruluşta çalışan kişilerin özel
gereksinmeleri
doğrultusunda oluşturulur…”27
O halde, bir kuruluşun
amaçlarına
ulaşmasında, seçeceği bilgi yönetimi stratejisi ayrı bir önem taşır. Barutçugil tarafından
“…bilginin sistematik ve kollektif olarak toplanması, yaratılması, geliştirilmesi, paylaşılması
ve kullanılması yoluyla organizasyonun kârlı ve sürdürülebilir bir şekilde büyümesini
sağlayacak yollar ve yönetim kuralları dizisi…” olarak tanımlanan bilgi yönetimi stratejisi,
kuruluşun ana stratejisine ters düşmeyecek biçimde belirlenmelidir. Bu stratejinin ilk aşaması
bilginin elde edilmesine, ikinci aşaması ise bilginin nerede ve nasıl tutulacağına yöneliktir.28
Bilgi yönetimini gerçekleştiren kuruluşlardan bazıları, uygulamada enformasyon
teknolojisine, bilgisayarlara, bilginin kodlanarak düzenlenmesine, onun dikkatle kaydedildiği
veri tabanlarının yaratılmasına ve elektronik belge yönetimine odaklanan strateji tipini, yani
bilginin kuruma kazandırılmasına yönelik olan kurumsallaştırma stratejisini seçer. Bu tip
stratejide, çalışanların depolanmış bilgiyi farklı amaçlarla tekrar tekrar kullanmasına olanak
yaratılır. Stratejide, “bireyden belgeye” yaklaşımı geçerlidir. Bilgi, ona sahip olan bireyden
bağımsız duruma getirilir; böylece bilgiye erişmek isteyenlerin, bilgi sahibiyle doğrudan
bağlantı kurması gerekmez. 29
Seçilebilecek ikinci strateji tipinde ise, bireylerin ağlar aracılığı ile birbirine
bağlanması, yani bilginin bireyselleştirilmesi söz konusudur. Bireyselleştirme stratejisi olarak
adlandırılan bu tipte, bilgisayarlar, temelde bilginin kaydedilip depolanması için değil,
bireyler arasında iletişim için kullanılır. Bilgiye erişmek isteyenlerin, ona sahip olanla
doğrudan bağlantı kurması yoluyla, özellikle örtük bilgi paylaşılabilir. Bu stratejide “bireyden
bireye” yaklaşımı geçerlidir. Bilgiye gereksinme duyulduğu anda, bilgi sahibiyle bağlantı
Çapar, 2003, s.425
Barutçugil, 2002, s.102
29
Barutçugil, 2002, s.104-105
27
28
12
kurulur. Kaydedilmemiş örtük bilgi, yüz yüze görüşmeler, beyin fırtınası oturumları vb.
sırasında elde edilebilir. Bireylerin, çözmek zorunda oldukları sorunlar üzerinde enine boyuna
konuşarak ortak bir görüşe varmaları sağlanır. Telefon, e-posta, video konferans vb.
yöntemlerle bilgi paylaşılır. Bu tip stratejinin seçilmesi durumunda, bireyler sürekli öğrenme,
akıl danışma-akıl alma-akıl verme eylemi içinde olurlar. İş arkadaşlarından telefon ya da epostayla gelen sorulara hemen yanıt vermeyi özendiren bir kurumsal kültür benimsenir. Konu
uzmanlarına kolay ulaşımı sağlayacak rehberlerin hazırlanması sağlanır.30
Kuruluşların bu iki stratejiden sadece birini seçip izlemeleri gerektiği, ikisini birlikte
kullanmalarının kuruluşa zarar verebileceği belirtilse de araştırmalar, kuruluşların bu
stratejilerden birini esas olarak tercih edip, diğerini onu destekleyecek şekilde izlemelerinin
yanlış olmayacağını ortaya koymuştur.31
Hangi tip strateji seçilmiş olursa olsun, teknoloji ağırlıklı biçimde işin içindedir.
Teknoloji, ancak doğru kullanıldığında, bilgi yönetimi uygulamalarının her aşamasının
başarıyla gerçekleşmesini sağlayan temel güçlerden biri olmaktadır. Bilgi yönetimi
teknolojileri arasında uzak iletişim teknolojileri ve ağlar, e-posta, video konferanslar, yönetim
bilişim sistemleri, karar destek sistemleri, İnternet vb. vardır. Özellikle İntranet, bilgi
yönetimi uygulamalarının tipik teknolojik aracıdır.
Bilgi yönetimini gerçekleştiren kuruluşlarda bilginin çıktıları, yeni ürünler ve
uygulamalar, yeni teknolojiler, sistemler, yapılar, işlemler, süreçler, ilişkiler, bağlantılar,
hizmetler, pazarlar ve yeni bilgidir. Başka bir ifadeyle bilgi bilgiyi doğurmaktadır. Bilgi
üretkendir. Elde edilen çıktılar, kurumun varlığını ve geleceğini destekler.32
Sonuç olarak, başarılı bilgi yönetimi uygulamaları ancak, sürekli öğrenmeyi,
katılımcılığı, fikirlerin paylaşımını olanaklı kılan kurumsal bir kültürün benimsenmesiyle;
bilgi kullanımının artırılmasıyla; enformasyon yönetiminin güçlü desteğiyle; entelektüel
sermayenin etkin kullanımının sağlanmasıyla; kuruluşun misyon, amaç, strateji ve politikası
doğrultusunda doğru bir enformasyon politikası ve doğru stratejinin belirlenip harekete
geçirilmesiyle ve teknolojiden akılcı bir biçimde yararlanılmasıyla gerçekleştirilebilir.
Barutçugil, 2002, s.104, 106
Hansen ve diğerleri, 1999
32
Harari, 1994
30
31
13
ENTELEKTUEL SERMAYE KAVRAMI
Üretimden bilgi ekonomisine geçiş sürecindeki anlayış değişimi, işletmelerin ister
istermez entelektüel sermaye kavramını ve bu kavramı oluşturan bileşenlerini belirlemelerine,
geliştirmelerine neden olmuştur. Rekabet avantajı kazanmak ve piyasa değerini arttırmak,
sektörel açıdan firmanın entelektüel sermayesini tanımlamasını ve bileşenlerini ortaya
koymasını gerektirmektedir33.
Entelektüel Sermayenin Tanımı
Entelektüel sermaye üzerine literatürde pekçok tanım yapılmıştır. Bu tanımların
bazıları aşağıda sıralanmıştır. Bunlar;

Stewart’ın “Brainpower”(Beyin Gücü) makalesine göre, “işletmeye piyasada
rekabet avantajı kazandıran, işletme çalışanlarının bildiği her şeyin toplamı”dır.

Brooking’e (1996) göre, “işletmenin faaliyetlerini sürdürebilmesini sağlayan
maddi olmayan varlıkların tümü”dür.

İşletmenin şimdiki ve gelecekteki karlılığını yaratmak için örgütün kapasitesini
arttıran görünmeyen varlıklar toplamıdır.

Edvisson’a göre ise “değere dönüşebilen bilgi”dir.

Muhasebe anlayışına göre ise, defter değeri ile piyasa değeri arasındaki farktır34.
Entelektüel Sermayenin Bileşenleri
Entelektüel sermayenin, genel kabul görmüş üç ana bileşenden oluştuğuna dair görüş
birliği vardır. Bunlar; insan sermayesi, yapısal sermaye ve ilişkisel sermayedir. Entelektüel
sermaye, bir ilişkiler bütünüdür. Bu üç öğenin uyum içinde işleyişi, kurum içinde yaratıcılığı,
yeniliğe açık olmayı, işbirliğini ve geribildirimi geliştirecektir.
İnsan Sermayesi
İnsan sermayesi, yenilik ve buluşun kaynağı olması bakımından önem taşımaktadır.
Bu nedenle, bilginin üreticisi konumundaki çalışanların yetkinlikleri; analitik ve kavramsal
33
Çakı , S. ve İ. Savaşçı, Entelektüel Sermaye Bileşenlerinin Değerlendirilmesi:
Hipermarketler Üzerine Bir Bakış,
http://www.bilgiyonetimi.org/cm/pages/mkl_gos.php?nt=217#_ftnref1#_ftnref1,
34
Çakı , S. ve İ. Savaşçı, a.g.e.
14
düşünebilme becerisi, takım çalışmasına uyumu, yaratıcılığı, sorun çözebilme yetisi, değişime
uyum sağlayabilmesi, inisiyatif kullanabilmesi, özgüveni, eğitim düzeyleri, mesleki
yeterlilikleri ve sahip oldukları bilgiyi paylaşmalarıyla yarattığı katma değeri ile doğru orantılı
olarak insan sermayesinin değeri artacaktır35.
“İnsan sermayesi, işletme bünyesinde bulunan insanların bilgi, beceri,
yetenek, tecrübe, sezgi ve tutumları gibi beşeri unsurların toplamını ifade eder.
İşletmelerin amacı, karlı kullanabilecekleri ölçüde insan sermayesine sahip
olmaktır. İnsan sermayesinin özünü buluşçuluk oluşturmaktadır. Bu nedenle bir
işletmede çalışan insanlar zamanlarını ve yeteneklerini büyük ölçüde yenilik
getirici faaliyetlere yönelttiğinde, insan sermayesi yaratılmış ve kullanılmış olur.
Bu sermayeyi geliştirmek, çalışanların fikirlerine önem vermeye ve iş geliştirmeye
yönelik önerilerini dinlemeye bağlıdır.
İçinde bulunduğumuz bilgi çağında işletmelerin temel hedefi insan
sermayesini verimli bir şekilde kullanmaktır. İşletmelerin içinde bulunduğu kızgın
rekabet ortamı onların sahip oldukları insan sermayesini verimsiz kullanma
lüksünü ortadan kaldırmaktadır. Bu nedenle işletmeler, bünyelerinde bulunan
insanların tümünü işin içine katmakta ve onların sahip oldukları fikirlerden
maksimum düzeyde yararlanma yoluna gitmektedirler. Bünyesinde bulunan
insanların sahip oldukları bilgilerden en iyi biçimde yararlanmada işletmenin
kollektif yeteneği olarak da belirtilen insan sermayesinin bileşenlerini aşağıdaki
gibi sıralamak mümkündür;
-
Teknik bilgi (know –how),
-
Eğitim,
-
Mesleki yeterlilik,
-
Bilgi üretimine yönelik çalışmalar,
-
Yetenek/beceri oluşturmaya yönelik çalışmalar,
-
Girişimcilik
coşkusu,
mucitlik,
kabullenici
ve
reddedici
yetenekler,
değişimcilik”36.
İnsan sermayesi fonksiyon olarak işletme içi teknik bilgi ve deneyim gerektiren ve
durum ve faaliyetlerin açık ve anlaşılır kodlarla tüm bireylerin anlayabileceği, yani açık hale
getirileceği bir süreci de kendi içinde barındırır. Aynı zamanda benzer deneyim alanlarındaki
Çakı , S. ve İ. Savaşçı, a.g.e.
Çıkrıkçı, M., ve A. Daşdan, “Entelektüel Sermayenin Temel Finansal Tablolar Aracılığıyla Sunulması”,
Bankacılar Dergisi, 2002, Sayı 43, s.21.
35
36
15
diğer işletmelerden ve pazarlardan bilgi transferi için yeterli algılama ve yordama yetisinin
işletmeye kazandırılması da çalışanların üstlendikleri bir çabadır.
Yapısal Sermaye
İşletmenin faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli olan ve insan sermayesini
destekleyen nitelikteki örgütsel değerleri ifade etmektedir. Bunun içerisinde, işletme kültürü,
dokümantasyonlar, müşterilere ve pazara ait bilgilerin depolandığı veri tabanları, üretim
süreçleri, kalite kontrol ve yönetim sistemleri, patentler ve telif hakları, bilgisayar ağları ve
enformasyon sistemleri, işletmecinin verimliliğini ve karlılığını iyileştirmek için uygulanmış
ya da uygulanacak yönetim araçları, iyileştirme teknikleri, bilgi teknolojisi sistemleri, Ar-Ge
çabaları, amblemler tüm örgütsel alt yapı değerlerini kapsamaktadır37.
Yapısal sermaye alt bileşenleri entelektüel mülkiyet ve onun dışında kalan üst yapı
bileşenlerinden oluşmaktadır. Bunlar; Entelektüel Mülkiyet (Tangible elements); patentler,
telif hakları, dizayn hakları, ticari sırlar, ticari markalar, hizmet markalarıdır. Üst Yapı
Bileşenleri (Intangible elements) ise; yönetim felsefesi, işletme kültürü, yönetim süreci, bilgi
sistemleri, finansal ilişkilerdir.
İlişkisel Sermaye
İlişkisel sermaye, bir kuruluşun iş yaptığı insanlarla olan uzun dönemli ilişkilerinin
değeridir. İlişkisel sermayenin dört unsurdan oluşmaktadır. Bunlar; tedarikçiler, ortaklar,
yatırımcılar ve müşteriler ile olan ilişkilerin oluşturduğu değerlerdir.
Müşteri sermayesi; tedarikçilerde dahil olmak üzere işletmenin ilişkide
bulunduğu insanlarla arasında bulunan örgütsel ilişkisel değerdir. Müşteri
sermayesinin ölçülebilir unsurları, müşteri ve tedarikçi bağlılığı, hedef pazar,
ilişkilerin sürekliliği ve müşteriden elde edilen tatmindir.
İlişkisel sermayeyi oluşturan bileşenler; markalar, müşteriler, müşteri
sadakati, firma ismi, dağıtım kanalları, franchising anlaşmaları, lisans anlaşmaları,
şirket birleşmeleri şeklinde sıralanmaktadır.
İnsan sermayesi ve ilişkisel sermaye geçici olup, yapısal sermaye gibi
kalıcılıkları
37
bulunmamaktadır.
Bu
nedenle,
Çakı , S. ve İ. Savaşçı, a.g.e.
16
entelektüel
sermaye
yönetiminde
karşılaşılan en zorlayıcı konu, insan ve ilişkisel sermayenin daha kalıcı olan yapısal
sermayeye dönüştürülmesi sorunudur. Böylece yaratılan yapısal sermaye, zaman
içinde kullanılabilir, yenilenebilir ve geliştirilebilir hale gelecektir.
BİLGİ YÖNETİMİNİN TÜRLERİ38
Bazıları fertler arasında bilgi paylaşımına veya detaylı eğitim oluşturulmasına ve bilgi
dağıtım kabiliyetlerine odaklanır. Bazıları teşebbüsün operasyonel ve toplam etkinliğini
geliştirmek için bilgi kullanımı üzerine odaklanır.
Bizim BY tanımımız yaygın ve baştanbaşa organizasyonel aktiviteleri ve yaklaşımları
benimser. Bu bakış açısından, BY kısmen deneyimsel, temel ve doğrudan organizasyonun
nihai amaçlarını desteklemeye yöneliktir. BY’nin diğer kısımları tamamen karışık ve
organizasyonun ihtiyaçları ve yetenekleri üzerine odaklanan işlemleri tanımlayan anlayışlara
dayanır. Teşebbüslerin finansal kapasitesi, bilgi varlığının göreceli kalitesine ve bütün iş
aktivitelerinde bu varlıkların başarılı uygulamalarına dayanmaktadır.
Bilgi yönetimindeki bazı mitleri gidermek üzere;
uzun soluklu bir yapıda BY
inisiyatifleri normal olarak daha çok çalışmaya yol açmaz. Aksine hızlı analiz, hızlı karar
verme ve uygulama, daha az tekrarlı iş gibi faydalar sağlar. BY aktiviteleri ve inisiyatifleri
ilave fonksiyonlar oluşturmaktan ziyade – çoğu zaman bunlar zorlaştırmayan, zaman
tüketmeyen veya gerektirmeyen; önceden var olan ve devam eden çabalarda mümkün olan en
geniş açılıma sahip olmalıdır. Kişiler çoğu zaman bilgilerini paylaşmaya korkar. Çoğu zaman
en iyi koşullarda bile ferdin uygulanabilir tecrübesinin çok ufak bir kısmı kullanılır ve
paylaşılır. Kişisel bilgi doğrudan paylaşılmamalıdır. Bilgi hakkındaki enformasyon ve bakış
açısı iletilebilmektedir. Alıcılar aldıkları enformasyonu ve iletişi ile ilgili kendi yorumlarını
katarak bunu yeni bir bilgi olarak alırlar.
Bilgi Yönetimi Arkasındaki İtici Güçler
Bilgi yönetimi kavramı, günümüz yeni ekonomi yaklaşımında önemli bir rol
üstlenmektedir. Rekabet şartlarının zorlaşması ve küresel yapı ile birlikte bilinçlenen müşteri
ve rakiplerin zorlamaları, bilgi yönetiminin fonksiyonları aracılığıyla en aza indirgenebilir. Bu
bakımdan bilgi yönetiminin ardında işletme dışı ve içi kaynaklı itici güçler bulunmaktadır.
38
Robert M. Grant, Shifts in the World Economy: The Drivers of Knowledge Management, Knowledge
Horizons, s.6-8
17
Dışsal Güçler
Birçok organizasyon kontrol edemedikleri çevrelerde iş görmektedirler. Finansal
kapasiteleri ve başarıları, var olmak için en iyi şekilde birlikte yaşamak ve karşılık vermek
zorunda oldukları, dış kuvvetlerin hükmü altındadır. Son birkaç on yıl içerisinde muhtelif itici
kuvvetler ortaya çıkmıştır. Bunlar; uluslar arası rekabet ve ticaretin küreselleşmesi, aydın
müşteriler, aydın rakipler, aydın tedarikçilerdir.
İçsel Güçler
İşletmelerin bilgi yönetimine yönelmelerinin içsel nedenleri arasında daha çok
karşılaşılan yapısal sorunların aşılması yaklaşımı hakimdir. Bu bakımdan girişim
etkinliğindeki darboğazlar, işletmelerin teknolojik kabiliyetlerinin artışı, insan kavrama
fonksiyonları anlayışı işletme içi itici güçlerin kaynağını oluşturur.
Bilgi Yönetiminin Geleceğinde Ne Olabilir?
BY söylenmeden anlayan, belirgin ve dahili ES uygulamalarının gelişimine olanak
sağlar. Bu bakış açısı BY’de gelecekte muhtelif gelişmelerin olacağına işaret eder. Bunlar;

Entelektüel iş içerisinde rol alan zihinsel modellerin rolünün anlaşılması alanı
üzerine yeni bakış açıları getirilebilir.

BY kişi odaklı hale gelecektir çünkü BY organizasyonları başarılı, yetenekli ve
birlikte iş yapan kişilerin ağıdır. Bu bakımdan gelecek uygulamalar ve metotlar bir
amaca yönelik, sistematik, apaçık, bilgi yakalamak için ileri teknolojiye bağımlı,
ulusal dilleri kavratır olacaktır.

Bir çok organizasyondan BY’nin nasıl organize olduğu, desteklendiği ve
kurulduğu konusunda etkili deneyimler yayılacaktır.

Yönetim uygulamaları BY kurulması üzerine değişecektir.

BY perspektifleri ve düşünceleri düzenli teşebbüs aktivitelerine gömülü hale
gelecektir. Örneğin; ARGE, insan kaynakları, bilişim yönetimi ve teknolojileri,
gibi.

Yeni uygulamalar takımların iş yürütmesi veya iş yürütmek için gereksinimlerin
analiz edilmesi esnasında anlama, bilgi, yetenekler ve davranışların birleştirilmesi
üzerine odaklanacaktır.
18

Bir çok organizasyon kişisel bilginin yapısal ES’ye transfer edilmesinde efektif
yaklaşımlar oluşturacaktır.

Yaygın BY uygulamalarını oluşturmak ve ilişkilendirmek adına çok yönlü
yaklaşımlar standartlaşacaktır. Örneğin tasarım yapan, uygulayan, işleten çok
yönlü bilgi aktaran programlar yaygınlaşacaktır.

Uzman ağlar veya performans destek sistemleri gibi yetenekleri destekleyen eğitim
ve
bilginin
baskın
olduğu
zekalar,
öğrenme
şekillerine
ve
bilmeye
ilişkilendirilecektir.

BY bir çok yapay zeka geliştirilmesi ile desteklenecektir.

Değişik BY görünüşleri ile çalışmak için teşebbüslerdeki artan özelleşmeler
şunları içerecektir;

Firma seviyesinde: ES yönetimi üzerine önemli derecede uzmanlık,

Orta yönetim seviyesinde: yerel yatırımların yönetilmesinin anlaşılmasındaki
önem ve işlemsel hedeflerin gerçekleştirilmesindeki bilgi koordinasyonunun
sağlanması ve uygulanması,

Bilgi yönetimi seviyesinde: Teşebbüs genelinde koordinasyon ve BY ilişkili
fonksiyonların, yeteneklerin, aktivitelerin kolaylaştırılması,

Operasyonel-bilgi seviyesinde: bilgiyi organize etmede, otomatize etmede, bilgi
tabanlı destek ve eğitim sistemlerinin oluşturulmasında ve bilginin son
kullanıcılara iletiminde yerel kabiliyetlerin sağlanması.
Bilgi organizasyonlarının stratejileri şunları sağlayacaktır;
 İşbirliği gibi yeni çalışma yöntemleri,
 İnsan yönetiminde yeni roller,
 Firma bünyesinde eğitim ve talim için yeni roller,
 İş organizasyonu üzerine yönetim bilimi için yeni merkezler,
 Bilgi oluşturmada ve ES ilişkili fırsatlar üzerine strateji oluşturmada
yeni merkezler
Etkili BY için genel ilkeler
 Genel iş yürütücülerinin (enterprise business drivers) etkinliğini arttırmak için
sistematik ve kati BY.
19
 Yaygın bir BY için uzun süreli bir temel sağlamak için bilgi-temelli vizyon,
 Hangi bilginin uygun olacağını belirlemede feri fonksiyonlar için bilgi
gereksinimlerinin tanımlanması,
 Önceliklerin atanması ve ihtiyaç duyulan BY görevlerinin oluşturulması için bilgi
TFZD’nin (tehditler, fırsatlar, zayıflıklar, dirençler) kararlaştırılması,
 BY uygulamalarının en iyi değerini uygulamak için teşebbüs ve bilgi çabalarının
yönünün ayarlanması,
 BY uygulamalarını etkin kılmak için sistematikleştirilmiş bilgi ilişkili çabalar,
 BY değerini arttırmak, israfı azaltmak amacı ve önceliklendirme ile BY
gerçekleştirilmesi.
Sosyal bilimler karar vermenin anlaşılmasını, iş için ihtiyaç duyulan sosyal desteği,
etkili öğrenmeyi, işlem transferindeki yetenekleri arttıracaktır. Entelektüel iş doğası üzerine
araştırmalar ne kadar faklı bilgi türünün kullanıldığını, ne kadarının sahip olunması gerektiği
ile, ne kadarına ulaşıldığını açıklayacaktır. Yönetim bilimi önceliklendirmeye, yatırımlara ve
ES yenilenmesinin yönetilmesi için metotlar sağlayacaktır. Yapay zeka ve gelişmiş bilişim
teknolojileri yerine geçme kabiliyetlerini arttıracak ve karışık iş görevlerini destekleyecektir.
“Fikirler ekonomisi”, “fırsat ekonomisi” ve kaos teorisi gibi yeni yönelimler bilgi toplumu
içinde etkili yönetim için yeni bakış açıları ve yeni kılavuzlar sağlayacaktır.
Öğrenilmesi gereken ders, daha çok insanı bilgi merkezli bakış açısına adapte
etmemizdir.
Dünya Ekonomisindeki Değişim: Bilgi Yönetimi Sürücüleri
Her ne kadar ilk stratejiler BT ve yeni ürün geliştirme üzerine olsa da bilgi yönetimi
operasyon yönetimi, pazarlama, insan kaynaklar (İK), muhasebe ve finans alanlarına doğru
genişlemiştir.
Bu bölümde yönetim konusunda mevcut bilgi devrimi ile alakalı iki soru dikkatle
incelenecektir. İlki, neden günümüzde bilgi yönetimine ilgi son derece artmıştır? İkincisi,
bilgi perspektifinin yönetim teorisine ve uygulamalarına sunduğu kritik önemli koşullar
nelerdir?
20
Kesin
olarak,
20.yy
sonunda
dünya
ekonomisi
enformasyon
ve
iletişim
teknolojilerinin kritik rolü ve küreselleşme gidişatı gibi kendine has karakteristik özellikler
göstermektedir.
Mevcut İş Ortamı - Yeni Bilgi Ekonomisi
Yeni ekonomi nedir? Yazılmış olan yorumlardan bazı karakteristikler;
 Ekonomik gelişmenin evvelki periyotları ile karşılaştırıldığında, endüstriyel
ekonomideki sermayeye veya tarımsal ekonomideki araziye karşın, yeni
ekonomideki en temel faktör bilgidir (Quinn, 1992; Drucker, 1993; Burton-Jones,
2000).
 Maddi varlıklardan ziyade maddi olmayan varlıklar üzerine yoğunlaşır (Stewart,
1997; Edvinsson and Malone, 1997).
 Ağ yapıdır-yeni iletişim medyası ile emsalsiz birbiri ile bağlılığı mümkün
kılmıştır: cep telefonları, doğrudan uydu iletişimi, internet, interaktif TV.
Neredeyse bütün iletişim medyasının bütün vaziyeti için sayısallaşma sadece
organizasyonlar içinde değil organizasyonlar arasında da işbirliği için potansiyeli
son derece arttırmıştır (Castelles, 1999).
 Sayısaldır. Don Tapscott (1995), sayısal teknolojinin merkezi bileşenlerinin silikon çipler ve fiber optik kablo - kum üzerine kurulu olması dahilinde çağımızı
“kum çağı” olarak nitelendirmiştir. Enformasyonun dijitalleşmesi (sayısallaşması)
enformasyonun iletilmesi, depolanması ve işlenmesi kapasiteleri üzerinde çok
büyük etkiye sahiptir.
 Sanaldır. Sanal organizasyon dijitalleşme ve ağ tarafından sanal işi mümkün kılan,
gerçeğe dönüştüren sadece bir örnektir (Hagel ve Singer, 1999). Sanal paranın,
sanal işlemlerin, sanal toplulukların, sanal yolculukların ve sanal seksin giderek
büyüyen rolü gerçek ve hayali dünyaların arasındaki sınırları, gelecekçi Watts
Wacker’ın (Wacker, Taylor, Means, 2000) ileri sürdüğü hayal ettiğimiz her şeyi
gerçekleştirebildiğimiz bir çağa girmiş olduğumuz bir noktaya getirmektedir.
 Hızlı hareket etmektedir. Yeni ekonominin çok hızlı bir değişime uğraması söz
konusudur. Kısmen ardı arkası kesilmeyen buluşlar, çok hızlı yayılmaya olanak
tanıyan son derece verimli iletişim, teknolojik değişim ekonomiyi çok keskin bir
21
şekilde hızlandırmıştır. Hız, tutulmazlık, ve bağlanabilirlik; Stan Davis ve Chris
Meyer (1998)’in modern ekonominin çehresi olarak belirttikleri “blur”u yaratır.
 Daha iyi icra edilir.
Üretkenlik ve Yazılım Tabanlı Ekonomideki Artan Geri Dönüş
Günümüzün
bilgi-tabanlı
ekonomisinin
tanımlayıcı
niteliği
enformasyonun
dijitalleşmesidir. Yarı iletkenlerde, bilgisayarlarda, bilgisayar yazılımlarında ve iletişim
sistemlerinde vücut bulan dijital teknolojiler nihai bilginin depolama, işleme ve aktarılmasına
çok fazla maliyet azalmasını sağlamaktadır. “Yumuşak devrim” iki temel elemana sahiptir.
Birincisi, bilgi artık yalnız insanlarda ve sermaye elemanlarında cisimlenmemektedir;
yazılımlarda cisimlenmektedir. İkincisi, bu tip yazılımların ekonomisi geleneksel üretim
faktörleri ile ilişkili olan ekonomik temellerden kökten farklıdır. Yazılımlarda cisimlenen
nihai bilginin yaratılması maliyetlidir fakat bir kere yaratıldı mı, son birim olarak sıfır
maliyete yeniden yaratılabilir ve dağıtılabilir.
Bilgi Yönetimi için Yeni Ekonominin Etkileri
Bilgi üzerine dayalı ekonomide temel olarak yeni bir şey bulunmamaktadır. Bilgi
perspektifinden yeni ekonominin fikri farklılığı, tolum tarafından bilgi yığınının yön
değiştirmesi, buluşlardaki süratın çok hızlı artması ve en önemlisi modern ekonomideki değer
kaynakları için en son erişilen dijital teknolojilerin olmasıdır. Yeni ekonominin bu
karakteristik özellikleri son altı yıldır bilgi yönetimindeki ilgi patlamasının başlıca nedenidir.
Genel olarak bilgi yönetiminin göze çarpan dört anahtar safhası şunlardır;
 Bilgideki mülkiyet hakları
 Bilgi oluşturma ve uygulamada hızlanma
 Örtük bilgiyi açık bilgiye dönüştürme
 Standartlar için rekabetçilik
İş yönetimindeki dışsal etkilerden çok, bilginin üretilebilen bir kaynak olmasının
tanınması ile ilişkili olarak entelektüel aktivitedeki patlamanın etkisi büyüktür. Hayek (1945),
Polanyi (1962), Arrow (1962), March ve Simon (1958) tarafından bilgi tartışmasının yeniden
keşfi bilgi karakteristikleri ve firma çerçevesinde rolü üzerine yeni düşünce dalgasını
meydana getirmiştir.
22
20yy da yönetim düşüncesi üzerine iki önemli gelişme yaşanıştır, bunlar; bilimsel
yönetim ve toplam kalite yönetimidir.
Bilgi ve Bilimsel Yönetim
“Bilimsel Yönetim” hareketi ilk olarak 20.yy başlarında çalışanların işçi ve yöneticiler
olarak ayrılması fikrinden oluşmuştur: işçiler işi yaparken yöneticiler yönetimde özellikle
karar vermede uzmanlaşır. Ne var ki bütün üretim görevlerinde olduğu gibi uzmanlaşmak
bütünleşmeyi gerektirir; yöneticilerin organizasyon bilgisi işçilerin yeteneklerini ve onların iş
ortamı koşullarına alışkın olması ile bir araya getirilmelidir. Bu yaklaşımda yöneticilerin
işçiler tarafından kullanılan bütün bilgiye erişebildikleri kabulü yapılır. Bu kati kabul bilimsel
yönetim açısından olmasa da genel olarak karar oluşturma mekanizmasının hiyerarşisinde
zayıflığı meydana getirir.Hiyerarşide rutin konularda karar oluşturma aşağıya doğru kurallar
ve prosedürler dahilinde yetki atanarak dağıtılmıştır. Bundan dolayı üst-seviye karar verici
yöneticiler alt-seviyedeki karar vericilerin bilgisine erişemezler.
Bilgi ve Toplam Kalite Yönetimi (TKY)
TKY de bilimsel yönetimde olduğu gibi kara verme ve iş organizasyonunda bilimsel
metotların temel uygulamalarına dayanır. Problem çözümlemede TKY neden – sonuç karar
ağacını hata analizinde istatistiksel analizleri uygular. Böylece tüzel kişiliği olan şirket
üyelerine, bilimsel yönetimde olduğundan oldukça farklı yönetim metotları ve karar verme
hakları sağlar.
Bilimsel yönetim ve TKY arasındaki kritik fark bilgi karakteristikleri ve dağılımı
hakkındaki kabullerde yatar. Bilimsel yönetim yöneticilerin bütün işçiler tarafından
oluşturulan bilgiye sahip olduğu kabulünü yaparken, TKY bilginin kolay nakledilebilir
olmadığı kabulünü yapar. TKY her çalışanın üretim görevlerindeki ilgili karar verme
bilgisinin transferi tarafını tutar. Her ne kadar TKY kalite odaklı gibi görünse de aslında
benzer prensip verimlilik içinde uygulanabilir. TKY deki bir diğer örtülü kabulde bütün
insanların zeki ve öğrenme kapasitesine sahip olduğudur.
23
Bilgi Yönetimindeki Anahtar Alanlar
Şekil 1, değişik bilgi yönetimi aktivitelerinin sınıflandırılmalarını sunar.
BİLGİ
ÜRETİMİ
Bilgiyi Yaratma
Araştırma, Tasarım
Yaparak öğrenme
İş Üzerinde Eğitim, Deneyler,
Simülasyon
Dış Bilgiye Ulaşma ve Elde
Etme
Lisans Verme, Eğitim,
Dışkaynak, Ortaklıklar
Bilgi Belirleme
Yeterlilik değerlendirmesi:
Keşke HP, HP’nin ne bildiğinin
bilseydi
Bilgiyi Ölçme
Entelektüel Sermayeyi
oluşturma, Karşılaştırmalı
değerlendirme
Bilgiyi Arşivleme
Veritabanları, Durum
Çalışmaları, Durum Raporları,
Hikayeler
Bilgi Transferi ve Kopyalama
Bil.Sistemleri, Grup Çalışması
Yazılımları,Pratik Topluluklar,
Personel Transferi
Bilgi Birleştirme
Kurallar, Alışkanlıklar,
Planlama Sistemleri, Modüler
Yapılar
BİLGİYİ
UYGULAMA
BİLGİ YÖNETİMİ NELERİ KAPSAR
Bilgi Üretimi
Bilgi Üretme
Bilgiyi Edinme
örnk: Araştırma
örnk: Toplama, Mübadele, Veri Satınalma
Bilgiyi
Bilgi
Birleştirme
Şekil
1. Uygulama
Bilgi Yönetiminin
Derinliği
örnk: Ürün Geliştirme
örnk: Stratejik Planlama
Anahtar Yeslim Projeler
En iyi pratiklerin transferi
Bilgi Havuzu
Bilgi Kopyalama
Bilgi Depolama,
Bilgiyi Belirleme
24
Kişisel Kayıtlar
Yeterlilik Değerlendirmesi
Bilgi Transfer Mekanizmaları
Sonuç: Bilgi Mekanizması Sistemi Tasarımı




Değer Yaratmak ve rekabet avantajı için bilgi yöntemleri nelerdir?
Örnek: Dow patent üretip kullanmakta, yarı iletkenler için yüksek
fonksiyonlu Ics tasarımı yapmakta ve yöntem yenilemeyi
hızlandırmaktadır.)
İlişkili bilginin özellikleri nelerdir?
İlişkili bilginin üretimi ve kullanımı için ne tür mekanişzmalara ihtiyaç
vardır?
Bilgi Yönetimi mekanizmasının iyi çalışabilmesi için Organizasyon
Şartları neler olmalıdır?
- Organizasyon Yapısı
- Katılanlar ve kullanıcılar için teşvikler
- Davranış kuralları ve değerler
Şekil 1. Bilgi Yönetiminin Derinliği (Devamı)
25
BİLGİ YÖNETİMİNDEN İŞ AVANTAJLARI39
Rekabetçi Pazarda Bilgi Yönetimi Kavramı
Organizasyonu üstün kılan bilgisidir. Çünkü diğer bütün kaynakları tekrar üretebilir.
Küreselleşen, liberalleşen ve düzensizleşen günümüz pazarlarında rekabetçi olmak isteyen
firmalar yenilikçi olmalıdır.
Sadece üretimde mükemmel olmak yetmez, müşteri tercihlerini de bilmek gerekir.
Firmanın yararı için bilişim teknolojileri kullanarak firma bilgisini oluşturmak, toplamak,
depolamak, yaymak ve kullanmak gerekir.
Dikar Modeli: Sonuca Ulaştıracak Bilgi Yönetimi = İş Dünyasında Paketlenmiş Bilgi
Veri
Enformasyon
Bilgi
Aksiyon
Normal Yaklaşım
Sonuçlar
Kar Amaçlı Yaklaşım
Bilgi Yöneticisi, bilgiyi yukarıdan aşağıya izleyebilir.
Şekil 2. Dikar Modeli
İş nasıl dönüyor bunu anlamamıza yardımcı olur. Kaynakları kullanarak başarılı sonuçlara
nasıl ulaşırız? (Bilgi Yönetiminin en etkili şekli.) Burada iki çeşit bilgi türünden
bahsedebiliriz:

Temel-Enformasyon Tipi Bilgi : Standart uzmanlık

Bütünleşik Bilgi : Firmayı pazarda öne çıkaran bilgi
Dikar Modeline göre Bilgi Yöneticisi iki yönden de yönetim konularını izleyebilir:

Yukarıdan aşağıya, (Veri tarafına)

Aşağıdan yukarıya (Sonuçlar tarafına)
39
Peter Murray, Designing for Business Benefits from Knowledge Management, Knowledge Horizons, s. 169171
26
Bilgi Yönetiminde 8 Kurumsal Perpektif

Entelektüel Sermaye (değerli bilgi)

Bireysel Yetenek Bilgisi (Tecrübe)

Felsefesini Bilmek (Derinlemesine Sorular: Rakiplerimiz hakkında ne
biliyoruz? Rekabet hakkında ne biliyoruz? Ne bildiğimizi bilmiyoruz?)

Teknolojik (Bilgi tamamen kodlanabilir.)

Bilgi Ajanı Takımları (Fiziki olmayan yapılanma ile bilgi elde etme.)

Stratejik (İşi bilgi bazında tekrar değerlendirmek; Stratejik yönetime bilgi
yönetimi kavramlarını dahil etmek; Bilgi yönetimi stratejisi yeniliği
destekleyecek bilgiyi içerir)

Yöntem (Bilgi yönetiminin kendisi bir iş yöntemidir)

Kombinezonlar (Diğer 7 perspektifi kapsar)
Organizasyonlarda Bilgi Yönetimi
Rekabetçi üstünlüğün yanında insanlar BY’den başka faydalar da beklerler. Ancak bu
kısa süreli olmayacaktır. BY üst düzey yöneticilerin yaptığı bir iş olduğu için pahalıdır. Ancak
firmalar BY yapmamayı daha pahalı sayarlar.
BY enformasyon yönetimine göre daha organiktir. Çünkü insanların kendilerinde veya
insanlar arasında oluşur. Başlangıçta teknolojinin rolü olabilir ancak BY insan ve yönetim
işidir. Diğer yandan bu yolda da engeller olabilir ve bunlar da insanların içindedir. Çünkü bazı
insanlar bilgiyi paylaşmak istemezler. Ayrıca insanların ortak kültürü vardır ve değişmek
istemezler yada kısa zamanda değiştirilemezler. Ortak kültüre “Biz bunu böyle yapmayız.”
dan “Bu işi kim daha iyi yapabilir?” şeklinde yeni bir anlayışı sokmaya çalışmak gerekir.
Organizasyon içinde iş avantajı oluşturacak BY programı için öncelikle firma BY’den
ne bekliyor belirlenmelidir. Aslında BY’yi pazar belirler ve BY firma girdisine yöntemine ve
çıktısına uygulanabilir. Ancak amaç unutulmamalıdır: Üretimin artırılması. Firma konusunda
derinlemesine bilgi sahibi olan ve firmayı özellikle zor durmlardan kurtarabilecek olanlar,
orta seviyeli ve orta yaşlı yöneticilerdir. Bilgi ya deneyimlerin birikimidir yada gelişmelerin
takip edilip insanlara anlatılmasıdır. Son olarak; BY yatırımının geri dönüşü olmalıdır ve BY
her alana uygulanmamalıdır.
27
CKO HAKKINDA NE BİLİYORUZ?40
Organizasyonda Bilgi Yönetiminden sorumlu olabilecek üç ayrı yöneticiden
bahsetmekte fayda vardır:
 CEO: Chief Executive Officer (Organizasyonun en üst yöneticisidir.
Stratejik kararlar alır.)
 CIO: Chief Information Officer (Operasyonel Faaliyetlerin takibi,
teknolojik alt yapılarla ilgilenen executive grubunun bir üyesidir.)
 CKO: Chief Knowledge Officer (Üst düzey Bilgi Yönetimi uzmanıdır.
Başlatıcıdır ve bilgilidir; felsefe ile pratiğin bir arada uygulanmasına
bakar.)
CKO Hakkında Diğer Özellikler:
1. CKO atanır.
2. CKO özelliklerini taşımayanlar zaman içinde kenara kayar.
3. CKO rolünü birisi üstlenmeden BY programlarını başlatmak ve sürdürmek
zordur.
4. CKO’yu değişim uzmanı olarak görmek gerekir. Farkı ise bunların fulltime çalışmasıdır.
5. Bu uzun süreli bir pozisyon değildir.
6. CEO tarafından atanmıştır ve CEO’ya rapor verir.
7. Küçük bir ekibi ve bütçesi vardır.
8. Devamlı olarak fikirler ve bunları destekleyecek bütçeler ararlar.
9. Dengeli ve meraklıdırlar.
10. Başarının ve işi bitirmenin adamlarıdır ama ödül almaya gelince
fedakardırlar, başkasına bırakırlar.
11. Geniş bir bakış açıları vardır ve genellikle Katoliktirler.
12. Örtük ve açık bilgiyi ve teknolojiyi kullanmak isterler.
13. CEO’nun kafasındaki büyük resmi görebilen ve bunu faaliyete dökebilen
insanlardır.
14. Yapılan araştırmalar CKO’ların teorik bilgiden çok, IT Projelerinde görev
alan kişilerden seçildiğinde daha başarılı olduklarını ortaya koymuştur.
40
Michael J. Earl andI an A. Scott, What Do We Know About CKOs?, Knowledge Horizons, s. 195-205
28
15. CKO’lar tek başlarına çalışmazlar. En azından insanların intranet ile
bağlanmaları gerekir.
16. CKO aynı zamanda environmentalist’dir. Çünkü bilginin üretimi ve
paylaşımı için gerekli ortamı oluşturur.
17. İnsanları risk almaya ve tecrübelerden ders çıkarmaya özendirirler.
18. Yöneticiyi bilgilendirir ve uyarırlar.
19. Sadece bilmek yetmez, aynı zamanda projeler başlatırlar. (Actions speak
louder than words.)
20. Her zaman çözümler üretirler, içeride çaresini bulamayınca dışarıda da
gidilecek yerleri bilirler.
21. Ne tür işleri kimler yapar? Çok iyi bilirler.
22. “Yapılacak İşler Listesi” olmayanlardır. Ne yapılacağını onlar kendileri
keşfederler.
23. 1993’te dünya üzerinde sayıları: (14 Kuzey Amerika’da 6 Avrupa’da)
TKY
İş
SürecininYeniden
Yapılanması
Evangeli
st
Akıl ve
davranışları
etkileme işi
CKO
Değişim Elemanı
Tasarımcı
Destekleyici,
kolaylaştırıcı
(Bilişim
Analisti)
Çevreci,
Teknoloji
uzmanı, Vizyon
sahibi
Yöntem
Danışmanlığı
Şekil 3. Değişim Uzmanı Olarak CKO
29
ÖĞRENEN ORGANİZASYON
Araştırmalar bize bilgi tabanlı şirketlerle, öğrenen organizasyonlar arasında bir ilişki
olduğunu gösteriyor. Öğrenen organizasyon bilgiyi üretmede, almada ve göndermede ve
davranışlarını bu yeni bilgiler ışığında değiştirmede başarılı organizasyondur. David Garvin
(Harvard Business School) öğrenen organizasyonun 5 temel yapıtaşını şöyle sıralar:
1.
Sistematik problem çözme.
2.
Yeni yaklaşımları deneme.
3.
Kendi tecrübelerinden ders çıkarma.
4.
Başkalarını tecrübelerinden bir şeyler öğrenme.
5.
Bilgiyi hızlı ve verimli bir şekilde göndermek.
Öğrenen organizasyon değişikliği hisseden ve uyan organizasyondur. (Sensing)
İkinci önemli faktör çeşitliliktir. Öğrenen organizasyon değişikliğe farklı yaklaşımlar
getirendir. (Variety)
The Fifth Discipline Fieldbook kitabının yazarları şu 4 soruyu sorarlar:
1.
Tecrübelerinizi sürekli olarak test ediyor musunuz?
2.
Bili üretiyor musunuz?
3.
Bilgi paylaşılıyor mu?
4.
Öğrenme ilişkili mi?
Çıkarılan Dersler: Çıkarılan dersler kurum bilgisine eklenmeli ancak tam bilgiyi
nasıl elde edeceğiz? Amerikan Ordusunda 1985 ‘den sonra ‘learning after doing’ felsefesi
yerleşmiştir. Ders Çıkarılırken:
Aciliyet: Gün sonunda olmalı.
Katılım: Bütün kilit isimler katılmalı.
Açıklık: Bütün düşüncelere yer verilmeli.
Yöntem dahilinde:Hatırlaması kolay olacaktır.
Kayıt tutma:Karşılaştırma yapmak için önemli.
30
Intel: 10 Kritik Başarı Faktörü
1993 yılında 26.000 çalışanı ile $ 5,8 milyar kar eden INTEL başarısını sürdürmek
için bilgi paylaşımına karar verir. Ancak bu süreçte bilgisayar kullanmayacaktır. Çünkü
herkes farklı bir yazılım kullanmaktadır.
İlk olarak yaptığı “Size döneceğim (I’ll get back to you)” yerine “Tam zamanında
(Just in time)” yöntemini benimsemektir.
Daha sonra LOTUS NOTES adlı tartışma veritabanları oluşturuldu. Bunlar hem
müşteriler için hem de müşteri hizmetlerinde çalışanlar için çok faydalı oldu. Problem çözmek
için müşterilerden soru ve öneriler talep edildi. Çok güzel bir bilgi ve dosya paylaşımı olunca
uygulamanın başladığı yılın sonunda 5000 kişi Lotus Notes kullanmaya başladı, 2 yıl içinde
ise INTEL karını 11,5 milyar dolara çıkardı.
10 Başarı Faktörü
1. İş Yoğunluğu (Business Pressure): Ne kadar rekabet tehdidi var?
2. Uzun Süreli Plan (Long-term thinking): 0-2 yıl?
3. Kıdem (Seniority): Organizasyonda ne kadar yukarıdasınız?
4. İş Şampiyonu (Business champion): Şampiyon bir grup var mı?
5. İş Süreci Değişikliği (Business process change): Firma değişikliğe ne kadar açık?
6. Etkileme (Influence): Ne kadar etkiniz var?
7. Teknik Yeterlilik (Technical capability): Firmanın desteklediği herhangi bir altyapı
var mı?
8. İş Mübadelesi (Business trade-off): En iyi teknolojiyi değil, ihtiyacı olanı almak
9. İş Politikası (Office politics): İnsanlar kendileri için en iyi olanı yapıyorlarsa firma
için en iyi olanını yapmayabilirler.
10. NOTES tecrübesi (expertise): Ne kadar NOTES deneyiminiz var?
31
BİLİŞİM ÇAĞINDA ORGANİZASYON: HÜCRESEL SİSTEM (CELLULAR FORM)
Organizasyon Evrimi
1900
1950
Tarihsel Dönem
(Historical Era)
Organizasyon Yapısı
Anahtar Mallar
Hiyerarşi
Paraya Dönüşebilen Mallar
Etkili Yönetici
Chief Operating Officer
Yeterlilik
Uzmanlık ve Segmentasyon
(Specialization and
segmentation)
Fonksiyonel Yapı
Standardizasyon
Bölümlenmiş Yapı
2000
2050
Kişiselleştirme
(Customization)
Network
Enformasyon
Chief Information
Officer
Yenilik
(Innovation)
Hücre
Bilgi
Chief Knowledge
Officer
Esneklik ve
Yanıtlayıcılık
Tasarım Yaratıcılığı
(Design creativity)
Matrix Yapı
Network
Yapısı
Hücresel
Yapı
Organizmanın hücreleri gibi her firma bağımsız hareket ediyor ve kendi hedefini
gerçekleştirmeye çalışıyor. Ancak ortak özellikleri paylaşıyorlar ve ortak amaçları var.
Paralel oluşturulan üretim hatlarında her firma, planlamadan üretime, tedarikçi ve
müşterilerle olan ilişkilerinden, beklenmeyen durumlara karşı çözüm geliştirmeden
sorumludur. Hücresel sistemde önceki sistemlerin yapısına yeni özellikler eklenmiştir.
Divisional formun dağınık girişimciliğini, Matrix formun müşteri yaklaşımını, Nework
formun bireysel bilgi organizasyonunu ve mal paylaşımını kapsar.
Hücresel sistem bir yönetim felsefesinin sonucudur. Görme yeteneği, girişimcilik,
bireysel organizasyon yeteneği, insan yeteneklerine yatırım yapmayı vurgulayan ve risk
almayı isteyen bir felsefeyle birleşir.
Know-how’ı geliştirmek için personele yapılan yatırım yeni bir şey değildir.
1950’lerden günümüze denenmiştir. Bugün ise farklı olan durum personele olan yatırımın
sadece bir opsiyon değil, ekonomik bir zorunluluk olduğudur. Bütün firmaların hücresel
sisteme geçmesi şart değildir. Standart üretim ve hizmet sağlayan firmalar geleneksel
yöntemlerle çalışmaya devam etmelidirler. Gelecekte etkinlik ve verimliliği artırmak için
know-how bilgilerini kaynak kullanımına yansıtan ve risk alan firmalar ekonomik liderler
olacaklardır.
32
SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
21. Yüzyılın teknoloji ile aracılanmış iletişim çağında bilgi, hem ekonomik
sistematiğin, hem de siyasal konjonktürün vazgeçilmez unsuru haline gelmiştir. İnsanın her
dönemde gerçeği arama dürtüsünün doğal sonucu olarak Eski Yunan düşünürlerinden modern
felsefenin temellerini atan felsefecilere kadar tüm aydınlar bilginin kaynağı, ortaya çıkışı,
geniş kitlelere yaygınlaşması üzerine temel sorulardan yola çıkarak farklı yaklaşımlar
geliştirmişlerdir. 20. Yüzyılda yaşanan teknolojik gelişmelere bağlı olarak sadece üretim
sistemlerinde değil, aynı zamanda iletişim / bilişim sistemlerinde de büyük değişimler
yaşanmış, farklı dönemlerde farklı sistem yaklaşımları ön plana çıkmıştır.
Günümüzün “yeni ekonomi” olarak adlandırılan mekan-bağımsız ekonomik sistemi,
küreselleşme olarak adlandırılan kitlesiz, mekan bağımsız ve bireyleştirilmiş bilgi ve davranış
modellerini de desteklemektedir. Bu bağlamda günümüzün küresel ekonomi aktörleri, pazarda
kendilerine avantaj sağlayacak yöntem ve uygulamalara büyük kaynaklar aktarmaktadırlar.
Bu yöntem ve uygulamaların ortaya çıkarılması ise gün geçtikçe daha yoğunluklu çalışma
zamanı, daha çok enformasyon ve daha atılımcı karar alma sürecini gerektirmektedir. Bir
bakıma artık işletmelerin pazarda tek rakipleri sadece aynı ürün veya hizmeti üretenler
değildir. Aynı zamanda gün geçtikçe bilinçlenen tüketici/alıcının da ikna edilmesi, kendisine
sunulan ürün ve hizmeti kabul etmesi gerekmektedir.
Bilgi yönetimi yaklaşımı, işletmelerin kurumsal bazda ürettikleri bilginin tecimsel
olarak değerlenmesi; dolayısıyla işletmelerin fiziksel olamayan varlıkları ile de değerlenmesi
anlamına gelmektedir. Yani bir işletme, sadece ürettiği fiziksel ürün veya hizmetle değil, aynı
zamanda yine ürün veya hizmet olarak ortaya çıkan bilgi ya da bu ürün ve hizmetlerin
üretiminde elde edilen ve pazardaki diğer rakiplere göre avantaj sağlayan fiziksel olmayan
varlık olarak bilgi ile değer kazanmaktadır. Bu durumun en önemli örneği günümüzün yazılım
veya hizmet üreten firmaların defter değerlerinin görece fiziki varlıklara dayalı büyük firmalar
ile karşılaştırılabilir oranda büyük olması ile açıklanabilir. Diğer yandan küresel bazda
ekonomik aktör durumundaki işletmelerin de farklılaşmak için bilgiyi bir araç olarak
kullanmaları durumu sözkonusudur. Artık istisnasız tüm faaliyet alanlarında yeni yöntemler,
yeni teknikler bulunmalıdır. Bunun da kaynağı, işletme içinde örtük durumda bulunan bilginin
açık hale getirilerek tanımlanabilmesi, ürün veya hizmet olarak sunulması ve buna bağlı
olarak işletmenin faaliyet alanında markalaşması; ürettiği ürün ve hizmetin tescilini elinde
33
bulundurarak patent haklarına sahip olması ile mümkündür. Bilgi ekonomisi olarak da
adlandırılan bu durum, işletmelerin ürün ve hizmeti pazarlama biçimlerini de ihraç ederek
doğrudan frenchizing ile kazanç sağlamalarına olanak tanır.
Bilgi
yönetimi
yaklaşımı
ile
işletmelerin
gerekli
durumlarda
dış
kaynak
kullanmalarının da yolu açılmış, gereksiz istihdam ve mekan ayırma sorununun ortadan
kalkması sağlanmıştır. Bir işletmenin özel uzmanlık gerektiren bir iş için özel formasyona
sahip personel istihdamı gerekmemektedir. Bu yaklaşım, bilgi ekonomisinde yeni iş
alanlarının ortaya çıkmasına da olanak vermektedir.
34
KAYNAKLAR
Akerson, F. E (2005)., Göstergebilime Giriş, Multilingual Yayınevi, İstanbul.
Aksoy,
M.
Firma
Düzeyinde
Yenilikçilik
(Yenilik)
ve
Bilgi
Yönetimi,
http://sistem.ie.metu.edu.tr/know_info4.htm
Barutçugil, İ. (2002). Bilgi yönetimi. İstanbul: Kariyer Yayıncılık.
Broadbent, M. (1998). The phenomenon of knowledge management: What does it mean to the
information profession? Information Outlook, 2(5): 23-36. [Çevrim içi], Elektronik
adres: http://www.sla.org/pubs/serial /io/1998/may98/broadben.html
Çakı, S. ve İ. Savaşçı, Entelektüel Sermaye Bileşenlerinin Değerlendirilmesi: Hipermarketler
Üzerine Bir Bakış, http://www.bilgiyonetimi.org/cm/pages/mkl_gos.php?nt=217#
_ftnref1#_ftnref1
Çapar, B. (2003). Bilgi yönetimi: Nasıl bir insangücü? T. Büyükakın ve F. Büyükakın
(yay.hazl.). II.Ulusal Bilgi, Ekonomi ve Yönetim Kongresi: Bildiriler kitabı. 17-18
Mayıs 2003, Derbent, İzmit içinde (s.421-432). İstanbul: Kocaeli Üniversitesi.
Çelme, B. ve İşevi, A.S. (2002). Bilgi çağında yeni hazine: Entelektüel sermaye ile rekabeti
yakalamak. 11 Ekim 2002’de I. Geleneksel ÜNAK konferansında sunulan bildirinin
yayımlanmamış metni.
Çıkrıkçı, M., ve A. Daşdan, “Entelektüel Sermayenin Temel Finansal Tablolar Aracılığıyla
Sunulması”, Bankacılar Dergisi, 2002, Sayı 43, s.21.
Çüçen,
Kadir,
Bilgi
Felsefesi,
Asa
Kitabevi,
Bursa,
2001,
http://www20.uludag.edu.tr/~kadir/cucen_tur_blgfls.htm
Davenport, T.H. ve Prusak, L. (2001). İş dünyasında bilgi yönetimi: Kuruluşlar ellerindeki
bilgiyi nasıl yönetirler? G. Günay (çev.). İstanbul: Rota Yayın Yapım.
Duhon, B. (1998). It’s all in our heads. Inform, 12(8): 10.
35
Earl, Michael J. and Scott Ian A., What Do We Know About CKOs?, Knowledge Horizons, s.
195-205
Grant, Robert M., Shifts in the World Economy: The Drivers of Knowledge Management,
Knowledge Horizons, s.6-8
Hansen, M.T., Nohria, N. ve Tierney, T. (1999). What’s your strategy for managing
knowledge? Harvard Business Review, 77(2): 106-116, 187.
Harari, O. (1994). The brain-based organization. Management Review, 83(6):57-60. [Çevrim
içi], Elektronik adres: http://search.epnet.com/direct.asp?jid=MGR&db=buh
Little, S., Quintas P., and Ray T., (2002) Managing Knowledge: An Essential Reader, The
Open University Pres – Sage Publications. s.395.
Morrow, Mac, N. (2001). Knowledge management: An introduction. Annual Review of
Information Science and Technology, 35: 381-421.
Murray, Peter, Designing for Business Benefits from Knowledge Management, Knowledge
Horizons, s. 169-171
Öğüt, A. (2001). Bilgi çağında yönetim. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.
Parker, S. (2000). Knowledge is like light-information is like water. Information
Development, 16(4): 233-236.
Srikantaiah, T.K. (2000b). Knowledge management: A faceted overview. T.K. Srikantaiah ve
M.E.D. Koenig (yay.hazl.). Knowledge management for the information professional.
içinde (s.7-17). Medford: Information Today, Inc. (ASIS Monograph Series).
Todd, R.J. (1999). Back to our beginnings: Information utilization, Bertram Brookes and the
fundamental equation of information science.
Information Processing and
Management, 35: 851-870.
Townley, C.T. (2001). Knowledge management and academic libraries. College and Research
Libraries, 62: 44-56.
36
Wiig, Karl M., Knowledge Management: An Emerging Disciplin Rooted in a Long History,
Knowledge Horizons, s.1-3
http://www.rcbadoor.com/makalevekitaplar/bilgiyonetimi.htm
http://tr.wikipedia.org/wiki/Socrates
37
Download

BİLGİ YÖNETİMİ - Cem S. Sütcü