TÜRKÇE DİL ETKİNLİĞİ
TEKERLEMELER
YAĞMUR
EBE
SAAT
Yağmur Yağacak
Oyunun başı
Tik tak tik tak
Toprak Islanacak
Şu çeşmeden su taştı
Okul saati geldi
Yağmur Yağacak
Çeşmenin suyu açık
Bitkiler Sulanacak
Kovanın dibi delik
Yağmur Yağacak
Bana geldi ebelik.
Saatine bak
Akrep yelkovan oynar
Sabah öğlen akşamı tamamlar.
Herkes Mutlu Olacak
HİKAYE
SAKSAĞAN
ALIŞVERİŞ
Elmayı soydum
Saksağan sek sek
Benim bir kuşum var.
Yanıma koydum
Kuyruğu tümsek
Uçtu bir dala kondu
Ben bir hikaye buldum
Kuyruğuna binelim
Dal bana yemiş verdi
Onu dinleyen çocukların
Bizim köye gidelim
Yemişi çobana verdim
Yanağına öpücük kondurdum.
Bizim köyün kuşları
Çoban bana kuzu verdi
Öter durur sabahları
Kuzuyu kasaba verdim,
Ne yamandır duruşları.
Kasap bana para verdi,
Parayı kıza verdim
Kız bana boncuk verdi
PARMAK OYUNLARI
ÇIÇEKLER
Bir sırada beş küçük çiçek varmış.
Birincisi benim büyüdüğümü görün, demiş
.
İkincisi biraz güneşe ihtiyacım var, demiş.
Üçüncüsü büyümek güzel demiş,
Dördüncüsü yağmuru hissetmek güzel, demiş.
Beşinci parmak da aynı fikirdeyim demiş,
Bir sırada beş güzel çiçek varmış.
Rüzgâr estiği zaman başlarını sallarlarmış.
(Beş parmak gösterilir)
(Baş parmak gösterilir)
(İşaret parmak)
(Orta parmak)
(Yüzük parmak)
(Serçe parmak)
(Beş parmak aynı anda gösterilir)
(Parmaklar hareket ettirilir)
BENIM BIR KÜÇÜK BAHÇEM VAR
Benim bir küçük bahçem var,
Onu çok dikkatli kazarım.
Buraya çiçek tohumlarını ekerim.
Yağmur yağacak,
Güneş açacak,
Benim tohumlarım gittikçe büyüyecek,
doğru kaldırılır.)
Çiçek açacak,
Kış gelecek, çiçeklerim tohumlarını saklayıp,
Kış uykusuna yatacaklar.
dizlerin üzerine konur.)
(Parmaklar tırmık gibi yapılır.)
(Ellerle tohum ekme öykünmesi yapılır.)
(Eller yukarıya kaldırılır, parmaklar aşağıya sallanır.)
(Eller başın üzerinde birleştirilir.)
(Eller dizlerin üzerinde tutulur, sonra yavaş avaş yukarıya
(İki elin parmakları birleştirilir, kollar yavaş yavaş indirilir ve
BİLMECELER
Ey bulutlar bulutlar,
Yusuf’u yedi kurtlar.
Ben acayip bir şekil gördüm,
Tepesinden yumurtlar. (Buğday)
Buluttan süzülür.
İnci gibi düzülür,
Çamur olup ezilir,
Bilin bakalım bu nedir? (Yağmur)
Sonbaharda soyunur,
İlkbaharda giyinir. (Ağaç)
Boynu fidan gibi;
eğilir sultan gibi. (Ayçiçeği)
Dal üstünde al
yanaklı oğlan (Elma)
Dalda sallanır,
düşer ballanır. (Armut)
Kabuğu pütürlü;
içi sulu sulu; salataların tadı. (Limon)
Dal üstünde
Tüylü badem. (Şeftali)
Şekere benzer tadı yok
Gökte uçar kanadı yok. (Kar)
Ne canı var ne kanı
On tanedir parmağı. (Eldiven)
Küçük kuşlar
damları taşlar. (Dolu)
Uzun uzun dervişler,
Bizim bağa gelmişler.
Ağlamışlar gülmüşler
(Yağmur)
Kat kattır katmer değil
Kırmızıdır, biber değil.
(Gül)
ÇOCUĞUN YAŞAMINDA OYUNUN ÖNEMİ
Çocuk için vazgeçilmez bir yaşama biçimi olan oyun , çocuğun en doğal öğrenme
aracıdır. Oyun çocuklar için keşfetme , öğrenme ve kendini ifade etmek demektir.
Çocuğun duyduklarını gördüklerini sınayıp , deneyip ve pekiştirdiği bir deney alanı
olarak da tanımlanabilecek oyun çocukların çevresiyle ilişki kurmasına , duygu ve
düşüncelerini yansıtmasına yarayan bir araçtır. Çocuk gerçek hayata
hazırlayıcı deneyimleri oyun aracılığı ile öğrenir. Oyun sırasında çeşitli roller
üstlenerek dünyayı kendi duyularıyla algılamaya çalışır. Büyüdüğünde sürdüreceği
uğraşlara ,üstleneceği rollere oyun sayesinde hazırlanır.
Herkesin içinde kendini mükemmel bir şekilde gerçekleştirmeye yönelik kuvvetli bir
güç vardır. Bu güç olgunlaşmaya bağımsızlığa ve kendini yönetmeye yönelik bir dürtü
şeklinde nitelendirilir. Oyun hayatın şartlarına uyumda güçlük çeken çocukların
tedavisinde en uygun yöntemdir.
Oyun çocuğun dış dünya ile kendi iç dünya arasında yolculuk yaparken ona kendini
ifade alanı yaratan bir süreçtir. Hatta Freud a göre yetişkinlikte de oyunlar devem
eder ama daha farklı bir görüntüde günlük hayallerde ve yaratıcılıkta.
‘Sanat ve Sanatçılar Üzerine’ adlı kitabında Freud çalışmasının temel çıkış noktası
olarak sanatsal yaratıyla çocuk oyunları arasında bir akrabalık olduğu üzerinde
durmuştur. Freud sanatsal etkinliğin ilk dışa vurmalarını çocukluk dönemine
benzetir. Çocukluk döneminde en ciddiye alınan etkinliktir oyun. Oyun sırasında
çocuk gerçek dünyanın nesnelerini alır ve onları oyunun içinde istediği gibi yerleştirir.
Oyun aracılığı ile kendine başka bir dünya yani gerçekliğin yer değiştirmelerinden
oluşmuş hayali bir dünya kurar.
Çocuk dış dünya ile ilgili merak gidermeye çalışırken ebeveynlerinden aldığı cevaplar
onu tatmin etmez. İşte çocuk anlamlandıramadığı ve tatmin olmadığı cevaplar
sonrasında oyuna kaçar. Gerçeğin ne olduğunu anlamak bu kadar zorsa o zaman
çözüm yeni bir dünya kurmaktır. Bu hayali dünya gerçek dünyanın motiflerini taşır.
Kurduğu oyunda bireyleri taklit eder ve henüz elde edemediklerini, tatmin olmayan
isteklerini oyunda kendince gerçekleştirir.
Hayatının herhangi bir döneminde oyun oynamamış kimse yok gibidir. Her insanın
hayatında geçmişte oynadığı oyunların önemli bir yeri vardır. Oyunun çocuğun
karakter ve kişilik gelişiminde etkileri nelerdir? Anne ve babaların çocuklarıyla oyun
oynamalarının önemi nedir?
Çocuklar yaşadıkları önemli olayları ve özelliklede aile içi ilişkilerini oyunlarında,
konuşmalarında ve davranışlarında dış dünyaya yansıtırlar. Oyun çocuğun iç
dünyasını anlatabildiği en etkin yoldur. Anne-babasından şiddet gören , kardeş
kıskançlığı yaşayan, anne ve babaya duyulan kızgınlık oyun içerisinde kendini açığa
çıkarır. Çocuklar çevrelerinden aldıkları negatif mesajları, oyunda arkadaşlarına ve
oyuncaklarına yansıtabilirler. Bu açıdan çocuğu ve içinde bulunduğu atmosferi
tanımada oyun önemli bir unsurdur.
Çocuğun stresi, iç dünyasındaki çatışmaları, korkuları ve kaygıları çeşitli oyunlarla
tedavi edilebilir. Çocuğun yaşadığı sıkıntılı olayların etkisinden kurtulması için
oyun bir rahatlama sahası olabilir. Psikolojik travma geçiren çocuklarda bu konuda
yetişmiş uzmanlar tarafından uygulanan oyun terapisi yararlı olabilir.
Oyun, çocuğun kendi kişiliğini ortaya koymasında ve bazı olumlu özellikleri
kazanmasında da yararlıdır. Özellikle doğru davranışların pekişmesi oyun
vasıtasıyla daha kolay sağlanabilir. Olumlu karakter özellikleri, uygun oyun
ortamında artar ve pekişir.. Birçok çocuk oyun aracılığı ile empati yapmayı,
başkalarına saygı göstermeyi, karşılıklı diyaloglarda kendi sorumluluğunu fark
etmeyi, sabırlı olmayı, kurallara uymayı, stresle baş etmeyi, problem çözmeyi ve
liderlik özelliklerini pekiştirmeyi öğrenerek karakter ve kişilik gelişimini olumlu
yönde pekiştirir.
İNGİLİZCE
4 YAŞ
- toys( dolly, teddy, traın, car)
5 YAŞ
- toys ( car, doll, traın, ball, teddy, yo-yo)
6 YAŞ
– clothes (hat, trousers, socks, shoes,
tshirt,dress)
MÜZİK
Vurmalı çalgılar
Çalgılar isimli şarkı
Yaylı ve telli çalgılar
Üflemeli çalgılar
BEDEN EĞİTİMİ
Denge çalışmaları
Nesne kontrolü
Koordinasyon çalışmaları
SATRANÇ
Şah çekmenin ne olduğunu açıklar.
Bir örnek durumda şah çekme
konumunu fark eder.
Şah çekme konumunu satranç tahtası
üzerinde gösterir.
MENTAL ARİTMATİK
Tek basamaklı sayılarla
Karışık işlemler, toplama ve çıkarma bir
arada
GÖRSEL SANATLAR
Vatanım.
Çanakkale
Dünya tiyatro günü.
Çocuk ve yaşam(Ayın Ressamını Tanıyoruz.)
DEĞERLER EĞİTİMİ KONU BAŞLIKLARI
Efendimizin şefkat ve merhamet timsali olması ile
ilgili hikayelerin dramalaştırılması
Halifelerin nasıl müslüman oldularının anlatılması.
Efendimizin akraba ziyaretine verdiği önem
ADAB-I MUAŞERET
Yatma adabı
GEZİ- GÖZLEM
Tiyatro
Huzurevi
KAVRAMLAR
4YAŞ
RENKLER:Yeşil,kahverengi,mavi ,sarı,turuncu
GEOMETRİK ŞEKİLLER:Daire,kare,üçgen,yıldız
BOYUT:İnce-Kalın
MİKTAR:Ağır-Hafif,Az-Çok,Boş-Dolu
SAYI SAYMA:1-10Arası sayı sayma,4sayısı,5sayısı
DUYU:Sıcak-Soğuk,Islak –Kuru,Sert-Yumuşak
ZIT KAVRAMLAR:Güzel-Çirkin,Genç-Y aşlı,Benzer-Farklı
ZAMAN:Erken-Geç
DUYGU:Mutlu-üzgün,Kızgın-Şaşkın
YÖN-MEKANDA KONUM:Alçak-yüksek,Ön –Arka
5 YAŞ
RENK:Yeşil
GEOMETRİK ŞEKİLLER:Küp
BOYUT:İnce-Kalın
MİKTAR:Boş-Dolu,Ağır-Hafif,Yarım-Bütün
SAYI SAYMA:1-10 Arası sayı sayma
DUYU:İlkbahar mevsimi,Sert-Yumuşak,Tüylü-Tüysüz
ZIT KAVRAMLAR:Hızlı-Yavaş,Canlı-Cansız,Düzenli-Dağınık
ZAMAN:Erken-Geç
DUYGU:Kızgın-Şaşkın
YÖN-MEKANDA KONUM:Ön-Arka,İçinde-Dışında,Üstünde-Altında
6YAŞ
RENK:Gri
GEOMETRİK ŞEKİLLER:Yıldız,Altıgen,Beşgen
BOYUT:İnce-Kalın
MİKTAR:Az-Çok,Orta-Az,Ağır-Hafif
SAYI SAYMA:8,9,10 Ritmik Sayma 6lı,7li,8li,9lu çalışmalar
DUYU:Sert-Yumuşak,Sıcak-Soğuk
ZIT KAVRAMLAR:Yakın-Uzak,Açık-Kapalı
ZAMAN:Erken-Geç
DUYGU:Mutlu-Üzgün,Kızgın-Şaşkın
YÖN MEKANDA KONUM:Ön-Arka,İçinde –Dışında,Üstünde-Altında
FIKRA KÖŞEMİZ
Gönlüm Razı Gelmedi
Nasreddin Hoca, kasabadan Kur'an-ı Kerim, tefsir ve ilmihâl gibi bazı kitaplar alarak bir çuvala yerleştirmiş
ve çuvalı da sırtına alarak eşeğine binmiş köyüne doğru gidiyor.
Yolda Hoca'yı görenler:
- Bre Hoca, çuvalı niye kendi sırtına aldın?
diye sormuşlar.
- "Ne yaparsın" demiş Hoca, "zavallı hayvan zaten benim bütün kahrımı çekiyor. Kendi bindiğim yetmiyormuş
gibi çuvalı da ona taşıtmaya gönlüm razı gelmedi.«
El Yazısı
Nasrettin Hoca iyi bir eğitim görmüştü. Bölgenin en iyi okullarına gitmişti. Bunu bilen ve okuma yazma
bilmeyen bir komşusu bir gün Hoca’ya gelmiş:
-“Hoca” demiş. “Oğlum Konya’da. Ona bir mektup yazar mısın?”
Hoca da:
-“Ben Konya’ya gidemem” demiş.
-“Sana, Konya’ya git demedim mektup yazmanı istedim.”
Hoca:
-“Benim el yazımı benden başka kimse okuyamayacağından mektubu okumak için kendim gitmeliyim.”
BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR
Yeşilay Haftası (Mart ayının ilk haftası)
Bilim ve teknoloji Haftası (8-14 Mart)
Orman Haftası (21-26Mart)
Dünya Tiyatrolar Günü (27 Mart)
Kütüphaneler Haftası (Mart ayının son pazartesi günü)
Download

anasınıfı mart ayı aylık bülten