İÇİNDEKİLER
YANICI VE TOKSİT SIVILAR
• Parlama, Yanma ve Patlama
• Kolay Alev Alabilen Maddeler
• Yanıcı ve Parlayıcı Sıvılar
• Korosif (Aşındırıcı) Sıvılar, Çözeltiler
• Çözücülerin Zehirli Etkileri
• Çözücülerin Sağlık Üzerine Zararlı
Etkileri
• Yaygın Kullanılan Çözücülerin
Zararlı Etkileri
• Çözücü Risklerinin Önlenmesi
KİMYASAL
MADDELER VE
TEHLİKELERİ
Prof. Dr. Arif
HEDEFLER
DAŞTAN
• Bu üniteyi çalıştıktan sonra;
• Parlama, patlama, yanma olayı
hakkında bilgi sahibi olabilecek,
• Kolay tutuşan, yanıcı, parlayıcı, korosif
ve zehirli sıvılar hakkında bilgi sahibi
olunabilecek,
• Sıvıların sağlık üzerine etkilerini
öğrenebilecek,
• Sıvıların zararlı etkilerinden korunma
yollarını öğrenebileceksiniz.
ÜNİTE
5
Yanıcı ve Toksit Sıvılar
GİRİŞ
Yanıcı, parlayıcı ve
patlayıcı kimyasallar
küçük ambalajlarda
ve ihtiyaçlar
nispetinde satın
alınmalıdır.
Parlama (Flashover): Bir yüzeyin ısınınca çıkardığı yanıcı gazların, tutuşacak
dereceye kadar ısınıp, birden alevlenerek tüm alanı aniden sarması olayıdır. Katı
malzemelerin buhar hâline dönüşmesi genellikle çok yüksek sıcaklık gerektirdiği
için, katı malzemelerde parlama genellikle 500 C° ve üzerinde gerçekleşir. Sıvılarda
ve özellikle gazlarda parlama noktası çok daha düşüktür.
Parlamanın en yaygın örneği, bir evin odasındaki mobilyaların yanması
sonucu gözlemlenir. Yanan mobilyaların çıkardığı sıcak duman odanın tavanı
boyunca yayılır. Buradan yayılan ısı, odadaki öteki yüzeyleri de ısıtarak, onların
yanıcı gazlar çıkarmalarına yol açar. Yüzeylerin ısısı belli bir yüksekliğe ulaştığında
bu yanıcı gazlar aniden patlar ve birdenbire odadaki bütün yüzeyler alevlerle
kaplanır.
Yanma: Alevlenme noktası sıcaklığında bulunan sıvı veya sıvı buharları ve gazların
hava ile meydana getirdikleri karışım dışarıdan açık bir alev ya da kıvılcımla temas
ettiğinde alev alır ve bu bir an devam eder, yanıcı malzeme kaynağı tükenince
söner. Bu olay yanma olarak nitelenir.
Yanma ya da tutuşma noktası ise, parlayıcı ya da yanıcı sıvı buharları ve
gazların hava ile meydana getirdikleri karışımların alev ya da kıvılcım gibi bir
tutuşturucuya dokunulmaksızın kendi kendine yandığı sıcaklıktır. Böyle bir
durumda, yanmaya dışarıdan müdahale edilmediği müddetçe yanma yanıcı
madde ya da yakıt bitinceye kadar devam eder.
Eter ve tiner gibi
sıvılar kolay
buharlaşmaları ve
tutuşma
noktalarının düşük
olması sebebiyle çok
kolay parlarlar. Bu
tür sıvılar kapalı
kaplarda muhafaza
edilmeli ve alev
kaynaklarından uzak
tutulmalıdır.
Yanma olayında aşağıda belirtilen üç temel etkenin bir arada bulunmaları
Gereklidir:
•
•
•
Yanıcı madde (Yakıt)
Yakıcı madde (Yükseltgen, örneğin oksijen)
Tutuşturucu kaynak (Alev, kıvılcım, kızgın yüzey vb.)
Patlama: Belirli oranlardaki yanıcı gaz, toz veya buharın oksijen ve ateşleme
kaynağı ile temas etmesi sonucunda yanma (oksidasyon) olayının çok hızlı ve kısa
sürede meydana gelmesini sağlayan ve çok yüksek sıcaklık ve basınçta gaz açığa
çıkaran fizikokimyasal tepkimeler patlama olarak adlandırılır.
Her parlayıcı sıvı buharı ve yanıcı gaz patlamaya neden olabilir. Bu olay,
parlayıcı sıvı buharları veya yanıcı gazlar ile havanın yeterli oranlarda karışımlar
meydana getirmesine bağlı bulunmaktadır. Örneğin, benzin-hava karışımının
patlama sınırları, hacim olarak % 1-6 oranındaki benzin buharının hava ile
meydana getirdiği karışımdır. Yine, etil alkolün % 3.5-19 oranlarında, asetilenin %
2.5-81 oranlarında ve bütilenin de % 1.7-90 oranlarında hava ile meydana getirdiği
karışımlar da patlayıcı ortamı meydana getirirler.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
2
Yanıcı ve Toksit Sıvılar
Kolay Alev Alabilen Maddeler
Kolay alev alabilen maddeler, hava ile temasında alevlenebilen, ateş kaynağı
ile kısa süreli temasta hemen yanabilen, çok düşük parlama noktasına sahip
maddelerdir. Bunlara;
Ağzı açık kaplardaki
sıvılar, kaynama
noktalarının altında
dahi bir miktar
buharlaşır. Yanıcı ve
zehirli sıvıların
bulunduğu kaplar,
çeker ocaklarda ve
kapalı tutulmalıdır.
• Dietileter
• Aseton
• Etil Alkol
gibi sıvıları
• Asetilen
• H2
• Metan
gibi gazları örnek verebiliriz.
Aşağıda örnekleri verilen bazı katılar ise su veya protik çözücüler ile
tepkimeye girerek yanıcı hidrojen gazı oluşmasına sebep olurlar. Bu tepkimeler
ekzotermik gerçekleştiği için açığa çıkan ısı, hidrojen gazını tutuşturmaya yeter ve
bu yüzden dışardan bir tutuşturucu kaynağına ihtiyaç duyulmaksızın yanma olayı
gerçekleşir. Özellikle büyük miktarlarda kimyasallar ile bu olay patlama ile
sonuçlanır.
•
•
•
•
Potasyum
Sodyum
Lityum
LiAlH4 (Lityum alüminyum hidrür)
Yanıcı ve Parlayıcı Sıvılar
Kimya laboratuvarlarının ve endüstriyel işletmelerin birçoğunda değişik
miktarda yanıcı ve parlayıcı sıvı bulunmaktadır.
Bir miktar potasyum
n-oktan sıvısı içinde
saklanıyor. Bu
numuneye kazara bir
damla su sızınca
yanmaya başlıyor. Bu
durumda ne tür bir
tepkime olmuştur?
Bu olay sırasında
yanıcı ve tutuşturucu
kaynaklar nelerdir?
Parlama noktası 37°C'nin altında ve buhar basıncı 3 kg/cm²'den az olan
sıvılar parlayıcı sıvı olarak adlandırılır. Parlama derecesi 37°C veya daha yukarı olan
sıvılar ise yanıcı sıvı olarak nitelendirilmektedir. Parlayıcı sıvılar, yapıları gereği
buharlaşır niteliktedir ve birçoğunun buharı çıplak gözle görülemez. Yanıcı sıvılar
ise, parlama derecelerinin üzerine kadar ısıtıldığında, parlayıcı sıvıların birçok
özelliğini paylaşır hâle gelir ve çok parlayıcı maddelerle aynı ölçüde tehlikeli olur.
Bu iki sıvı çeşidinin arasındaki önemli bir fark, ortaya çıkardıkları buharın hareket
kabiliyeti ile ilgilidir. Parlayıcı sıvılardan çıkan buhar, kaynağından oldukça uzak
mesafelere gidebilir. Yanıcı sıvı buharları ise, çevre sıcaklığı sıvının parlama
derecesinin üzerinde olmadığı sürece çok uzağa gidemez.
Oldukça yüksek seviyede risk barındırması ve geniş kullanım alanına sahip
olması nedeniyle bu sıvılar, kimya laboratuvarlarında ve endüstride çıkan
yangınların birçoğunda pay sahibidir. Çoğu durumda tehlikesiz olarak
nitelenebilecek bir kıvılcım, ortamda uygun konsantrasyonda yanıcı buhar
bulunduğunda ciddi yangın ya da patlamalara neden olabilir. İstatistiklere göre bu
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
3
Yanıcı ve Toksit Sıvılar
sıvıların neden olduğu kazalar, genel toplamda %15'lik bir oranı kapsamaktadır.
Dikkat!!! Kapalı bir
sistemin ısıtılmasının
patlama ile
sonuçlanabileceği göz
ardı edilmemelidir.
Yanıcı ve parlayıcı sıvıların yanma hızları, çevre koşullarına, yanma
sıcaklığına, buhar ısısına ve basınç koşullarına bağlıdır. Örneğin benzin vb. düşük
parlama dereceli sıvılar, büyük bir hızla yanar. Kapalı ortamda görülen yanıcı sıvı
kaynaklı yangınlarda ortalama ısı çıkışı yanma yüzeyine göre dakikada 28000
kkal/m² kadardır. Tank ya da diğer bir muhafaza içinde bulunan, dökülme, sızıntı,
taşma gibi nedenlerle etrafa yayılan sıvılar da yangın sırasında bu miktarda ısı
meydana getirir. Yere dökülen her bir litre sıvı yaklaşık olarak 0,5 m² bir alana
yayılır. Bu tür sıvıların buharları ise çok daha büyük bir alanı tehlike sınırları
içerisine sokar.
Hidrolik yağ hortumları gibi basınç altında sıvı transferi gerçekleştirilen
borularda oluşan sızıntı şeklinde görülen püskürmelerden kaynaklı yangın
meydana gelmesi mümkündür. Bu tür püskürmeler sıvının parlama derecesinin
altındaki sıcaklıklarda bile kolaylıkla alev alabilir niteliktedir. Püsküren sıvılardan
kaynaklanan yangınlarda yaklaşık 8000 kkal/lt'lik bir ısı çıkışı muhtemeldir.
Tablo 5.1. Yaygın kullanılan organik çözücülerin tutuşma noktaları ve bazı fiziksel özellikleri
Çözücü
Asetik Asit
Aseton
Asetonitril
Benzen
1-Bütanol
2-Bütanol
2-Bütanon
t-Butil Alkol
Karbon Tetraklorür
Klorobenzen
Kloroform
Siklohekzan
1,2-Dikloretan
Dietil Eter
Dietilenglikol
Diglyme
1,2-Dimetoksietan
Dimetilether
Dimetilformamit (DMF)
Dimetil Sulfoksit (DMSO)
Dioksan
Etanol
Etil Asetat
Etilen Glikol
Formül
C2H4O2
C3H6O
C2H3N
C6H6
C4H10O
C4H10O
C4H8O
C4H10O
CCl4
C6H5Cl
CHCl3
C6H12
C2H4Cl2
C4H10O
C4H10O3
C6H14O3
C4H10O2
C2H6O
C3H7NO
C2H6OS
C4H8O2
C2H6O
C4H8O2
C2H6O2
K.N
(°C)
E.N
(°C)
d
(gr/ml)
118
56.2
81.6
80.1
117.6
98
79.6
82.2
76.7
131.7
61.7
80.7
83.5
34.6
245
162
85
-22
153
189
101.1
78.5
77
195
16.6
-94.3
-46
5.5
-89.5
-115
-86.3
25.5
-22.4
-45.6
-63.7
6.6
-35.3
-116.3
-10
-68
-58
-138.5
-61
18.4
11.8
-114.1
-83.6
-13
1.049
0.786
0.786
0.879
0.81
0.808
0.805
0.786
1.594
1.1066
1.498
0.779
1.245
0.713
1.118
0.943
0.868
NA
0.944
1.092
1.033
0.789
0.895
1.115
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
Sudaki
Çözünürl
ük
(g/100 g
su)
Sınırsız
Sınırsız
Sınırsız
0.18
6.3
15
25.6
Sınırsız
0.08
0.05
0.795
<0.1
0.861
7.5
10
Sınırsız
Sınırsız
NA
Sınırsız
25.3
Sınırsız
Sınırsız
8.7
Sınırsız
Tutuşma
noktası
(oC)
39
-18
6
-11
35
26
-7
11
-29
--20
13
-45
143
67
-6
-41
58
95
12
13
-4
111
4
Yanıcı ve Toksit Sıvılar
Gliserin
Heptan
Hekzametilfosforamit (HMPA)
Hekzametilfosfor triamit
(HMPT)
Hekzan
Methanol
Metil t-Bütilrter (Mtbe)
Metilene Klorür
N-Metil-2-Pirolidinon (NMP)
Nitrometan
Pentan
Petrol Eteri (Ligroine)
1-Propanol
2-Propanol
Piridin
Tetrahidrofuran (THF)
Toluen
Triethyl Amine
Su
Ağır Su
o-Ksilen
o- Ksilen
p- Ksilen
C3H8O3
C7H16
C6H18N3OP
290
98
232.5
17.8
-90.6
7.2
1.261
0.684
1.03
Sınırsız
0.01
Sınırsız
160
-4
105
C6H18N3P
150
-44
0.898
Sınırsız
26
C6H14
CH4O
C5H12O
CH2Cl2
CH5H9NO
CH3NO2
C5H12
-C3H8O
C3H8O
C5H5N
C4H8O
C7H8
C6H15N
H2O
D2O
C8H10
C8H10
C8H10
69
64.6
55.2
39.8
202
101.2
36.1
30-60
97
82.4
115.2
66
110.6
88.9
100.0
101.3
144
139.1
138.4
-95
-98
-109
-96.7
-24
-29
-129.7
-40
-126
-88.5
-41.6
-108.4
-93
-114.7
0.00
4
-25.2
-47.8
13.3
0.659
0.791
0.741
1.326
1.033
1.382
0.626
0.656
0.803
0.785
0.982
0.886
0.867
0.728
0.998
1.107
0.897
0.868
0.861
0.014
Sınırsız
5.1
1.32
10
9.50
0.04
-Sınırsız
Sınırsız
Sınırsız
30
0.05
0.02
-Sınırsız
Çözünmez
Çözünmez
Çözünmez
-22
12
-28
1.6
91
35
-49
-30
15
12
17
-21
4
-11
--32
27
27
Yanıcı sıvılarla çalışmaya yönelik dikkat edilmesi gereken temel noktalar
aşağıda özetlenmektedir:
•
•
•
•
•
•
•
Yanıcı sıvıların kullanımından sonra laboratuvar mutlaka
havalandırılmalıdır.
Yanıcı sıvılar tüm alevlenmeye yol açacak güçlü yükselgenlerden O2,
KMnO4 vb. gibi) ve indirgenlerden (H2 vb) uzak tutulmalıdır.
Depolardaki yanıcı sıvılar, ateşe dayanıklı malzemeden yapılmış
dolaplarda (veya ambarlarda) ve kilit altında tutulmalıdır.
Eğitim amaçlı kimya laboratuvarlarının ön hazırlık odalarında, en fazla
500 mL yanıcı sıvı madde bulunmasına müsaade edilmelidir.
İki litrelik (veya daha büyük) şişelerdeki yanıcı sıvıların katlar arası veya
binadan binaya taşınmalarında özel taşıyıcı üniteleri kullanılmalıdır.
Laboratuvara yanıcı sıvı dökülmesi hâlinde, derhal bir süngere (veya
uygun bir absorban maddeye) emdirilip, çeker ocak içinde
buharlaşmaya bırakılmalıdır.
Yanıcı sıvıların yakınında asla tutuşturucu kaynağın bulunmamasına
özen gösterilmelidir.
Yanıcı sıvıların stokları çok küçük tutulmalıdır.
Eterleri az miktarlarda
satın alınız ve hemen
kullanınız.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
5
Yanıcı ve Toksit Sıvılar
•
•
•
•
•
•
Örnek
•
Alev alabilen maddeleri tüm ateşleme kaynaklarından (açık alevler,
sıcak yüzeyler, direkt güneş ışığı, kıvılcım) uzak tutulmalıdır.
Malzemenin alt alev alma limitini aşan buharlarının oluşumu ya da
buharlarla havanın karışarak kendi kendine yanma olasılığını düşürmek
üzere depolama alanlarını serin tutulmalıdır. Normal depolama
koşullarında buhar birikimini önlemek üzere yeterli havalandırma
sağlanmalıdır.
Kimyasal maddenin tehlikesine uygun olacak şekilde bir yangın
söndürücü hazır durumda bekletilmeli ve bunu kullanacak olan her
kimse gerekli eğitimi almış olmalıdır.
Soğuk depolama gerektiren alev alabilen sıvıları kıvılcım veya statik
elektrikten korumak için güvenli yanıcı malzeme buzdolabı veya derin
dondurucuda muhafaza edilmelidir.
‘Sigara İçilmez’ işaretleri alev alabilen maddelerin depolandığı alanlarda
gözle fark edilir bir yere asılmalıdır.
Alev alabilen sıvı aktarıldığında veya kullanıldığında tüm alev kaynakları
alandan yok edilmelidir. Açık alevler veya sıcak levhalar alev alabilen
sıvıları doğrudan ısıtmak için kullanılmamalıdır.
Alev alabilen sıvı döküntülerini temizlemede su kullanılmamalıdır. Alev
alabilen ve yanıcı sıvılar lavabolara dökülmemelidir.
•Boyacılık ve vernik sanayiinde tiner yaygın olarak kullanılmakta ve
tiner patlaması kazalarına çok sıklıkla rastlanmaktadır.
•Bu tür tiner patlamalarını önlemek için ne tür tedbirler alınabilir?
•Tüten bir odun sobasının, tinerle tutuşturulmak istenmesi büyük
risk taşır.
Korosif (Aşındırıcı) Sıvılar, Çözeltiler
Aşındırıcı maddeler, canlı doku ile temasında, dokunun tahribatına neden
olabilen maddelerdir. Gazlar, sıvılar ve katılar tehlikeli aşındırıcılık özelliği
gösterebilirler. Korosif maddeler deriyi yakar, kaşınmaya yol açar. Solunum veya
ağız yoluyla alındığında akciğer ve mide dokusu etkilenir. Korosif gazlar deri teması
ve solunum yoluyla hemen vücuda absorbandır. Laboratuvarda sık kullanılan
korosif sıvıların vücutta dış hasara neden olma riskleri bulunur. Korosif katılar çoğu
kez zamana bağlı zararlara yol açar. Korosif katılar, nemden dolayı deri üzerinde ve
solunum sisteminde hemen çözündükleri için etkileri geniş ölçüde temas süresine
bağlı olmaktadır. Korosif maddeler asidik veya bazik olabilir. Korosif madde
örnekleri aşağıda sıralanmıştır:
•
•
•
•
Sülfürik Asit
Hidroklorik Asit
Nitrik Asit
Amonyum Hidroksit
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
6
Yanıcı ve Toksit Sıvılar
•
•
Sodyum Hidroksit
Krom Trioksit
Korosif maddelerin Depolanması
Uyumlu ve uyumsuz kimyasal maddelerin tespit edilmesi, laboratuvarlarda
ya da işletmelerde bulunan kimyasalların hangilerinin birlikte depolanabileceği
konusundaki tasnifin iyi yapılması gerekir. Asitler bazlardan ve korosif maddeler
hem organik, hem de alev alabilen maddelerden ayrı tutulmalıdır. Aşağıda
kimyasal maddelerin özelliklerine göre tasnifi örneklendirilmiştir. Bu şekilde hangi
kimyasalların uyumlu bir şekilde birlikte depolanabileceği ortaya çıkacaktır.
Tablo 5.2. Örnek kimyasal madde depolama tablosu
Kimyasal
Tehlike Sınıfı
pH
İnorg. / Org.
Katı/Sıvı
Amonyum
Hidroksit
Aşındırıcı
Bazik
İnorganik
Sıvı
Sülfirik Asit
Aşındırıcı
Asidik
İnorganik
Sıvı
Isopropanol
Yanıcı
Nötral
Organik
Sıvı
Asetik Asit
Aşındırıcı
Asidik
Organik
Sıvı
Nitrik Asit
Aşındırıcı,
Oksitleyici
Asidik
İnorganik
Sıvı
Etil Alkol
Yanıcı
Nötral
Organik
Sıvı
Formalin
Toksik
Nötral
Organik
Sıvı
Yukarıdaki örnekte, sadece isopropanol ve etil alkolün aynı depo dolabı
içinde depolanabileceği görülmektedir.
Korosif maddelerin depolanmasında, aşağıdaki hususların dikkate alınması
gerektiği bilgisinin yeniden hatırlanmasında fayda bulunmaktadır.
•
•
•
•
•
•
•
•
Korosif maddeler kırılmaz kaplarda aktarılmalıdır.
Raflardan düşme tehlikesini en aza indirmek için korosif maddeler
tabana yakın yerlerde depolanmalıdır.
Güneş ışığından uzak, serin, kuru ve iyi havalandırılan alanlarda
depolanmalıdır.
Depolama alanı sıcaklık değişimlerine karşı korunmalıdır.
Asitler temas hâlinde zehirli gazlar oluşturabilecek kimyasallardan uzak
tutulmalıdır (sodyum siyanür, demir sülfür vb.)
Asitler sodyum, potasyum ve magnezyum gibi su reaktif metallerden
ayrı tutulmalıdır.
İnorganik hidroksit çözeltiler polietilen kaplarda muhafaza edilmelidir.
Korosif maddeleri metal raflarda kesinlikle saklamayınız. Havalandırma
yardımcı olsa da, kimyasallar rafları aşındıracaktır.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
7
Yanıcı ve Toksit Sıvılar
•
Gerekli koruyucu ekipmanlar (laboratuvar önlüğü, uygun eldivenler ve
sıçramaya karşı emniyet gözlükleri) kullanılmalıdır.
• Sıçrama öngörülen bir tehlikeyse yüz koruyucu maske takılmalıdır.
• Korosif madde, tehlikeli ve zehirli gazları meydana getirebileceğinden,
kullanıcıyı korumak üzere bir çeker ocak altında kullanılmalıdır.
• Aktif kimyasallar birbiriyle yavaşça karıştırılmalıdır. Daima suyun üzerine
asidi (suyu aside değil) eklemek gerekir. İlave etme sırasında asidi kabın
kenarından yavaşça eklenmeli ve yavaşça karıştırılmalıdır.
Çok güvenilir olduğu düşünülen iki kimyasal birbiriyle karıştırılırken bile, ilk
önce az bir miktar ilave edilmeli, tepki gözlendikten sonra tamamı karıştırılmalıdır.
Bu iki açıdan önemlidir. Etiketleme yanlış yapılmış olabilir ya da orijinal boş şişeye
içeriği farklı bir sıvı ya da çözelti konulmuş ama üzeri yazılmamış olabilir. Ya da saf
hâlde güvenilir gözüken bir kimyasal zamanla bozularak patlayıcı madde üretmiş
olabilir.
Çözücülerin Zehirli Etkileri
Kimya laboratuvarlarında, endüstri tesislerinde ve hayatımızın hemen
hemen her gününde sıvıları kullanırız. Sadece kimya laboratuvarlarında değil,
endüstride boyalar, astarlar, daldırma tankları, tiner, yağ alma, temizleyiciler,
yapıştırıcılar veya macunlarla çalışırken ya doğrudan ya da dolaylı olarak
çözücülere temas ederiz. Bu yaygın kullanımın bir sonucu olarak, "çözücüler"
olarak adlandırılan bu kimyasallar grubu ile ilişkili olan bazı tehlikeleri bilmek
önemlidir.
Pratik amaçlar için bir çözücü, sadece belirli katı maddeleri veya sıvıları
çözme yeteneğine sahip bir sıvı olarak tanımlanır. Bildiğiniz gibi, günlük
kullandığımız çözücülerin içinde tehlikeli olanları vardır. Endüstride kullanılan en
yaygın türleri petrol kökenli çözücülerdir. Bu nedenle, risklerini bilerek,
çözücülerle veya çevresinde çalışırken alınacak tedbirleri bilmek ve uygulamak
önemlidir.
Çözücüler içerdikleri maddelere göre insan sağlığını farklı şekilde
etkileyebilir. Sürekli olarak bazı çözücülere maruz kalındığında, kişilerin sağlığı
üzerinde uzun süreli veya kalıcı etkiler oluşabilir. Çalıştığımız ortamda çözücülerin
buhar ve gazlarını soluyorsanız, çözücüler cilt ile temas ediyorsa, sıvı çözücüler
yutuluyorsa bunlara bağlı olarak çeşitli etkiler görülebilir.
Ayrıca, çözücülerin birçoğu yanıcı, uçucu, kolay buharlaşıp ortama zehirli
veya patlayıcı gaz karışımları verebilen özelliğe sahiptir. Bazı çözücülerin
uyuşturucu ve bağımlılık yapıcı etkileri olabilir. Bu özellikleriyle iş kazaları
oluşumuna doğrudan ya da dolaylı katkı sağlayabilirler.
Çözücüler vücuda şu yollarla girer:
•
Cilde doğrudan temas yoluyla emilmesi. Çözücü ile cildiniz arasında
"engeller" yoksa, çözücü, deri yoluyla absorbe edilebilir.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
8
Yanıcı ve Toksit Sıvılar
•
•
•
Çözücü buharlarının solunması. Çözücü buharlarının solunumu,
kimyasalın akciğerler yoluyla süratle vücuda ve kan dolaşımına
girmesine yol açabilir.
Çözücü kullanımından sonra, hijyen kurallarına iyi uyulmaması
nedeniyle, gerçek anlamda "yenilmeleri". Çözücülerin ellerinize ve
ağzınıza doğrudan temasından sonra, yemek yenerek ya da sigara
içilerek yutulmasıyla beklenmedik bir maruziyet oluşur.
Çözücüye bulaşmış bir araç ya da nesnenin derinizi delmesi veya
yırtması. Ciltteki delikler, zehirli kimyasal maddelerin vücuda doğrudan
girişine neden olabilir.
Çözücülerin Sağlık Üzerine Zararlı Etkileri
Çözücüler aşırı temas hâlinde çeşitli hastalıklara ve rahatsızlıklara neden
olabilir. Maruz kalınan çözücü tipine bağlı olarak, vücut farklı şekillerde tepki
verecektir. Cilde teması, hafif kızarıklıklara, deri döküntülerine veya alerjik bir
reaksiyon olarak "chloracne" ye sebep olabilir. Bu rahatsızlık, çözücünün cildin
doğal yağlarını erittiğinde olur. Bazı kişilerde, belirli bir ürün veya kimyasala karşı
bir hassasiyet gelişebilir. Bu tür bir hassasiyet oluşması ile vücudun tamamı belirli
bir kimyasala ya da ürüne "aşırı" hassaslaşır. Bu hassasiyetle, hatta çok az bir
maruziyet bile, vücudun olumsuz ya da ciddi reaksiyonlarına neden olabilir. Aşırı
ve uzun süreli bir maruziyet ciddi organ veya doku tahribatı ile sonuçlanan
hastalıklara yol açabilir.
Çözücüler içerdikleri maddelere göre insan sağlığını farklı şekilde
etkileyebilir. Sürekli olarak bazı çözücülere maruz kalındığında ise, kişilerin sağlığı
üzerinde uzun süreli etkiler oluşabilir.
Çalışma ortamında çözücülerle yapılan çalışmalarda yukarıda belirtilen üç
etkilenme yolundan biri veya bir kaçı mevcut ise bunlara bağlı olarak çeşitli etkiler
görülebilir.
Ayrıca, çözücülerin birçoğu yanıcı, uçucu, kolay buharlaşabilir ve ortamda
zehirli veya patlayıcı gaz karışımları oluşturabilir. Bazı çözücülerin narkotik etkileri
olabilir. Bu özellikleriyle iş kazaları oluşumuna doğrudan ya da dolaylı katkı
sağlayabilirler.
Çözücülerin sağlık bozucu etkileri birbirlerinden oldukça farklıdır. Etkilenme
yolu sağlık bozukluğunun tipini, gelişimini ve ağırlığını değiştiren önemli bir
faktördür. Etkilenme ağırlığına bağlı olarak sağlık bozukluğunun tipi ve gelişim hızı
değişmektedir. Etkilenme süresinin fazlalığı ve/veya çözücü buharlarının
ortamdaki konsantrasyonunun fazlalığı etkilenme ağırlığını arttırır. Aynı ortamda
çözücüler dışında kimyasalların varlığı sağlık sorunlarını arttırmaktadır. Bireysel
hassasiyet sağlık bozukluğu oluşumunda etkilidir. Bireysel hassasiyet genetik
yapıdan, daha önce geçirilmiş hastalıklardan, çeşitli metabolizma farklılıklarından
etkilenir. Bireysel alışkanlıklar da etkilenme ve sağlık bozukluğu oluşumunda
önemli faktörlerdir. Sigara içme alışkanlığı, alkol kullanımı, hijyen kurallarına
uymama etkilenmeyi kolaylaştırır.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
9
Yanıcı ve Toksit Sıvılar
Çözücülerden kaynaklanan sağlık sorunları temel olarak çözücüye ne kadar
süre maruz kalındığı ve ne düzeyde maruz kalındığı ile orantılı olarak değişir.
Kısa süreli etkilenmelerle ortaya çıkan sağlık sorunları
Çoğunlukla geçicidir ve yoğun çözücü maruziyeti gerektirir. Etkiler hızlı
başlar ve genellikle hızlı sonlanır. Etkilerin sonlanması maruziyetin kesilmesinden
bazen sadece dakikalar sonra gerçekleşir. Ancak, yoğun etkilenmenin baygınlık ve
hatta ölümle de sonuçlanabileceği unutulmamalıdır.
Kısa süreli etkilenme;
Deri sorunlarına (Deride kuruma, çatlama, kızarma ve sıvı dolu
kabarcıklar oluşması),
•
Baş ağrısına,
•
Uyuklamaya,
•
Dikkat dağınıklığına,
•
Mide bulantısı ve rahatsızlık hissine yol açabilir.
•
Solunum yollarında basit ırgalanma kısa süreli etkilenme ile oluşur. Burun,
gırtlak ve akciğerde yanma hissi ve öksürüğe yol açar. Çok yoğun bir etkilenme
akciğer ödemine yol açabilir. Bu durum hayati tehlike yaratır.
Gözlerde ırgalanma: Yüksek yoğunlukta çözücü buharı olan ortamlarda gelişebilir.
Gözlerde yanma, sulanma ve ağrı oluşur.
Deride ırgalanma: Çözücülerin deri yüzeyindeki koruyucu yağ tabakasını ve deri
yağlarını çözüp uzaklaştırması ile ilgilidir. Etkilenen deri kızarık, kuru ve kaşıntılıdır.
Derinin koruyucu tabakasının çözücüler tarafından uzaklaştırılmış olması,
çözücünün ve ortamda bulunun diğer toksin kimyasalların deri yoluyla vücuda
girişini kolaylaştırması açısından da önemlidir.
Merkezî Sinir Sistemi (Beyin ve omurilikten oluşur) baskılanması: Çözücü
etkilenmesi alkol kullanımını taklit eden bir sarhoşluk hissi oluşturur. Neşelilik hâli,
uyuşukluk, koordinasyon kaybı, baş ağrısı, yorgunluk ve bulantı yakınmaları
görülebilir.
Kalp ritim bozuklukları: Bazı çözücüler kalp kasının duyarlılığını arttırırlar. Düzensiz
kalp atımları görülebilir.
Uzun süreli etkilenmelerle ortaya çıkan sağlık sorunları:
Yoğun çözücü maruziyeti ve tekrarlayan maruziyet söz konusudur. Sağlık
sorunları yavaş ilerler ancak ortaya çıktıklarında tedavileri ya zor ya da
olanaksızdır. İnsan yaşam kalitesini ileri düzeyde ve uzun süreli ya da hayat boyu
bozan ve bazen yaşam süresini kısaltan sağlık bozukluklarıdır.
Tekrarlayan, uzun süreli çözücü etkilenmesi;
•
•
•
Beyin ve sinir sisteminde,
Deride (Süregelen deri iltihaplanması),
Karaciğerde (Karaciğer hasarı),
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
10
Yanıcı ve Toksit Sıvılar
•
•
•
•
Kan üretim sisteminde,
Böbreklerde,
Erkek ve kadın üreme sisteminde,
Hamile kadınlarda fetüste sağlık sorunlarına yol açar.
Solunum yollarında tekrarlayan ırgalanma bronş iltihabı oluşturarak
süregelen öksürük ve balgam yakınmalarına yol açar.
Derinin tekrarlayan ırgalanmaları süregelen deri iltihaplanması oluşturur.
Deri kuru, sert, kalın, çatlamış ve pullanmış görünümde olur.
Sinir sistemi: Birçok çözücü merkezî sinir sistemini özellikle beyini etkiler.
Etkilenme ağırlığı ile paralel biçimde, görülen belirtiler de ağırlaşır: “ayakların
yerden kesilmesi” hissi, alınganlık, sinirlilik, güçsüzlük, yorgunluk, sersemlik,
uykululuk hâli, disoryantasyon, çırpınma ve baygınlık sırasıyla gelişir. Uzun süreli
etkilenmeler düşüncelere yoğunlaşma güçlüğü ve kişilik değişiklikleri oluşturabilir.
n-hekzan, karbon disülfid ve metil n-butil keton gibi bazıları duyu organları ve
kasların sinirleri olan “uç sinirleri” etkilerler. Bu etkilenme önce parmaklarda sonra
ilerleyerek bacaklar ve kollarda yorgunluk, his kaybı, ağrı, hareket kaybına yol
açar.
Karaciğer: Bazı çözücüler özellikle klorinli tiptekiler, karaciğer hasarına yol
açabilirler. Çoğunlukla problem baştan anlaşılmaz ve ilerlemiş hâlde ortaya çıkar.
Kan: Etilen glikolün de içinde bulunduğu birkaç çözücü, dolaşımdaki kan
hücrelerine zarar vererek ya da kan hücresi üretimini bozarak kan hücre sayısı ve
işlevini olumsuz etkiler. Kan hücresi sayısının ileri düzeyde düşüşüyle bulgular
izlenir. yorgunluk ve enfeksiyonlara karşı direncin azalması görülür. Benzenin
özellikle ileri düzeyde riskli olduğu, kan hücreleri sayısında azalma ve lösemiye yol
açabileceği de hatırlanmalıdır.
Kanser: Benzenin etkilenen çalışanlarda kansere yol açabildiği bilinmektedir. Vinil
kloridinin insanda karaciğer kanserine yol açabildiği de bilinmektedir. Karbon
tetraklorid, kloroform, 1,4-dioksan, trikloretilen gibi bazı çözücülerin hayvan
deneyleriyle pankreas, akciğer, böbrek, idrar torbasında kanser oluşturabildiği
kanıtlanmıştır.
Gebelik: Gebelikte çözücü etkilenmesinin düşük doğum ağırlığı ve anne karnında
ölüme yol açabildiği düşünülmektedir. Tetrakloretilen, toluen ve alifatik
hidrokarbonların düşüklere yol açabildiği yönünde güçlü kanıtlar söz konusudur.
Benzer güçte kanıtlar gebelik öncesi çözücülere maruz kalan “baba” durumunda
gebeliğin etkilenebildiği yönünde mevcuttur. Toluen, ksilen ve boya incelticiler gibi
karışım hâlinde bulunan çözücülere maruz kalan kimya çalışanları, boyacılar ve
ağaç çalışanlarının eşlerinin hamileliğinde kendiliğinden düşük, düşük ağırlıklı
bebek doğumu, doğumsal anomali riski yüksek bulunmuştur.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
11
Yanıcı ve Toksit Sıvılar
Yaygın Olarak Kullanılan Çözücülerin Sebep Olduğu Sağlık
Bozuklukları
Bazı çözücü kimyasalların beraber anıldıkları sağlık sorunları vardır. Aşağıda
yer alan liste söz konusu sağlık bozukluklarına yer vermektedir. Kimyasalların etki
düzeyleri ile ilgili fikir sahibi olunabilmesi amacıyla Amerika Birleşik Devletleri
OSHA (Mesleki Sağlık Güvenlik İdaresi)‘nin belirlediği izin verilebilir değerler
tabloda verilmiştir.
Tablo 5.3. Yaygın olarak kullanılan çözücülerin sağlığa etkileri
Kimyasal
PEL
(ppm)
Etkilenen
organ
Sağlık Bozukluğu
Metanol
200
D,G,MSS
Görme siniri hasarı, puslu görme
Etanol
1000
G,ÜSY,D
Irgalanma, başağrısı, uyuklama,
deri iltihaplanması
N propil alkol
200
G,ÜSY,MSS,D
Irgalanma, uyuklama, deri
iltihaplanması
İsopropil alkol
400
G,ÜSY,MSS,D
Irgalanma, uyuklama, baş
dönmesi
ALKOLLER
ALİFATİK HİDROKARBONLAR
Pentanlar
1000
D,G,ÜSY,A
Irgalanma, deri iltihaplanması,
kimyasal pnömoni
Hekzanlar
500
D,ÜSY,
USS,MSS,A
Irgalanma, narkoz etkisi, kas gücü
kaybı, kimyasal pnömoni
Heptanlar
500
D,ÜSY,A
Irgalanma, deri iltihaplanması,
akciğer ödemi, kimyasal pnömoni
Petrol Nafta
500
D,G,ÜSY,MSS
Irgalanma, narkoz etkisi, deri
iltihaplanması
Gazolin
-
D,ÜSY,MSS
Irgalanma, narkoz etkisi, deri
iltihaplanması, kimyasal pnömoni,
akciğer ödemi
Kerozen
-
D,A,ÜSY,MSS
Irgalanma, kimyasal pnömoni,
narkoz etkisi
AROMATİK HİDROKARBONLAR
Benzen
1
D,MSS,K,
Kr,Kc,B
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
Deri iltihaplanması, narkoz etkisi,
lösemi, aplastik anemi
12
Yanıcı ve Toksit Sıvılar
Toluen
200
MSS,Kc,
ÜSY,B,D
Kuruma, narkoz etkisi, koma, kas
yorgunluğu, karaciğer, böbrek ve
deri hasarı
Ksilen
100
ÜSY,D,
MSS,Kc
Irgalanma, narkoz etkisi, akciğer
ödemi, mide ağrısı, bulantı,
karaciğer ve böbrek hasarı
Kömür Nafta
100
B,A,D,ÜSY,
MSS
Irgalanma, narkoz etkisi, yanıklar
Nitrobenzen
1
G,MSS,K
Irgalanma, narkoz etkisi,
morarma, dalak ve karaciğer
hasarı
KLORİNLİ HİDROKARBONLAR
Karbon
tetraklorid
10
D,MSS,Kc,B,
M
Irgalanma, narkoz etkisi, karaciğer
iltihaplanması, sarılık, böbrek
hasarı, mide ağrısı
Metilen klorid
500
D,ÜSY,MSS,
KDS
Irgalanma, narkoz etkisi,
uyuşukluk, akciğer ödemi, kalp
ritmi bozukluğu, baş dönmesi
Metil kloroform
350
D,MSS,Kl
Kuruma, narkoz etkisi, kalp ritmi
bozukluğu, baş dönmesi
5
D,MSS,K,
Titremeler, kol ve bacaklarda
yorgunluk hissi, narkoz etkisi,
sayıklama, çırpınma
Tetrakloretan
Kc,B,USS
Etilen diklorit
50
D,MSS,Kc
Irgalanma, narkoz etkisi, akciğer
ödemi, karaciğer ve böbrek hasarı
(Kansere yol açtığı şüphesi vardır.)
Trikloretilen
100
D,B,MSS,Kl
Irgalanma, narkoz etkisi, kalp ritmi
bozukluğu (Kansere yol açtığı
şüphesi vardır.)
Perkloretilen
100
D,MSS,Kc,
ÜSY,Kl
Irgalanma, narkoz etkisi, kalp ritmi
bozukluğu, karaciğer hasarı, alkol
kullanımı sonrasında kızarma,
uykusuzluk (Kansere yol açtığı
şüphesi vardır.)
1000
D,ÜSY,MSS
Irgalanma, narkoz etkisi, deri
iltihaplanması
KETONLAR
Aseton
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
13
Yanıcı ve Toksit Sıvılar
Metil etil keton
200
D,ÜSY,MSS
Irgalanma, narkoz etkisi, deri
iltihaplanması
Metil butil keton
100
D,ÜSY,MSS,
USS
Irgalanma, narkoz etkisi, uç
nöropatisi
Metil isobutil
keton
100
D,ÜSY,MSS
Irgalanma, narkoz etkisi, deri
iltihaplanması
Etil eter
400
MSS,D,ÜSY,G
Irgalanma, narkoz etkisi, bulantı,
deri iltihaplanması
İsopropil eter
500
D,MSS,ÜSY
Irgalanma, narkoz etkisi, deri
iltihaplanması
Etil format
100
G,ÜSY,MSS
Irgalanma, narkoz etkisi
Metil asetat
200
ÜSY,D,G,MSS
Irgalanma, narkoz etkisi
Etil asetat
400
ÜSY,D,G,MSS
Irgalanma, narkoz etkisi
İsopropil asetat
250
ÜSY,D,G,MSS
Irgalanma, narkoz etkisi
Amil asetat
100
ÜSY,D,G,MSS
Irgalanma, narkoz etkisi
-
D,MSS,K,B,Kc
Irgalanma, ilgi azalması, kan
hücreleri işlev bozukluğu, narkoz
etkisi, böbrek hasarı
D,G,MSS,
Irgalanma, akciğer ödemi, narkoz
etkisi, ilgi azalması, böbrek hasarı
ETERLER
GLİKOLLER
Etilen glikol
Sellosolv
200
ÜSY,B,Kc
DİĞERLERİ
Turpentin
100
D,G,ÜSY,A,
MSS,B,İ
Irgalanma, akciğer ödemi, deri
iltihaplanması, narkoz etkisi,
çırpınma, böbrek ve idrar torbası
hasarı
Karbon disülfid
20
MSS,USS,
Irgalanma, psikolojik, sinirsel ve
kalp-damarsal hastalıklar,
psikozlar, damar sertleşmesi
KDS,G,B,Kc
Dioksan
100
Kc,B,D,G
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
Irgalanma, uyku hali, uyuşukluk,
mide ağrısı, karaciğer ve böbrek
hasarı
14
Yanıcı ve Toksit Sıvılar
D: Deri, G: Göz, MSS: Merkezi Sinir Sistemi, USS: Uç Sinir Sistemi, ÜSY: Üst
Solunum Yolları, A: Akciğerler, K: Kan, Kc: Karaciğer, Kr: Kromozom, B:
Böbrekler, M: Mide, KDS: Kalp Damar Sistemi, Kl: Kalp, İ: İdrar torbası
Çözücü Risklerinin Önlenmesi
Ortam Ölçümleri
Riskin derecesinin bilinmesi kontrolün başlangıcıdır. İş ortamında çözücü
ölçümlerinin yapılması gereklidir. Ölçümler statik toplayıcı pompalar ya da
çalışanın solunum bölgesinden sürekli alınan örneklerde yapılır. Ortam ölçümü,
biyolojik izleme, yani çalışanın kan ve idrarında çözücü ya da yıkım ürününün
aranması yerine geçmez. Her iki analiz birbirini tamamlar yapıdadır.
Ortam ölçümleri uluslararası kabul edilebilir sınırların altında olmalıdır.
Kimyasallar açısından kabul edilebilir sınırlar, o güne kadar yapılmış bilimsel
çalışmalarla insanda sağlık etkisi yaratmadığı düşünülen havada maksimum
kimyasal yoğunluğudur. Çözücüler açısından bakılacak olursa bu tanım narkoz
etkisi oluşturmayan değerler olarak basitleştirilebilir.
İşyeri ortamında söz konusu değerler aşılmamalıdır. Ancak sadece kabul
edilebilir değerlerin aşılmaması tek başına sağlığın korunması için yeterli değildir.
Çünkü işyerlerinde çoğunlukla bir tek çözücü bulunmadığı gibi, çok çeşitli çözücü
dışı kimyasal maddeler de bir arada çalışanı etkiler. Bu kimyasallardan bazıları,
diğerinin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini arttırırlar. Bazıları da reaksiyona
girerek her birinden çok daha zararlı kimyasallar oluşturabilirler. Özetle her biri
kabul edilebilir sınırların altında yoğunlukta çözücüler bir arada basitçe narkoz
etkisine ve diğer sağlık bozukluklarına yol açabilirler. Bu durumda biyolojik izlem
de tek başına bize yeterli bilgiyi vermeyecektir. Çünkü yüksek olasılıkla her bir
çözücü ya da yıkım ürünü kan veya idrarda normal sınırlarda görülecektir. Ancak
ayrıntılı ve dikkatli yapılacak periyodik muayenelerle yararlı bilgiler sağlanabilir.
Riskin kontrolü ve önlenmesi
Çözücüyle çalışılan işyerlerinde, öncelik, çalışanların sağlığının çözücü
nedeniyle bozulmasının engellenmesidir.
Çözücüyü kaynağından, işyeri atmosferine yayılmadan uzaklaştırmak için
lokal havalandırma sağlanmalıdır. Lokal havalandırma planlanırken davlumbazların
tipi, yüksekliği, kaynağa ve riske göre konumu, taşıyıcı kanalların hava akımını
sağlayabilecek boyut ve şekilde planlanması, fanların konumu, gücü, gürültüsü,
kirlenmiş havanın genel atmosfere atılma koşulları üzerinde düşünülmelidir.
Çözücü kullanılan işlemlerin, iş akışlarının çözücü kullanılmayan işlemlerde
çalışan çalışanların etkilenmesini engellemek amacıyla sınırlanması etkilenen
mağdur sayısını azaltacaktır.
Kimyasal maddelerin “Malzeme Güvenlik Bilgi Formları” hazırlanmalı ya da
edinilmelidir.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
15
Yanıcı ve Toksit Sıvılar
Çözücü buharının yoğunlaşabileceği sınırlanmış alanlara giriş
yasaklanmalıdır.
Çözücü ve çözücü içeren karışımlar kapalı kaplarda tutulmalıdır.
Çözücü içeren kaplar çalışanın anlayabileceği dil, simgeler kullanılarak
etiketlenmelidir.
İşyerinde kirli alanlarda yemek yenmesi, içecek içilmesi, sigara içilmesi
yasaklanmalıdır.
Yemek öncesi, içecek içilmeden önce, tuvalet öncesi ellerin yıkanması
sağlanmalıdır.
Çözücüyle etkilenme riski yüksek iş alanlarında uyarıcı levhalar
bulundurulmalıdır. İşçiler kullanılan kimyasal maddeler, riskleri, korunma
önlemleri konularında eğitilmelidirler.
Çözücü depo alanları yanıcılıkları ve buharlaşabilirlikleri dikkate alınarak
dikkatle seçilmelidir. Depo alanı iyi havalandırılmalı, diğer iş alanları ile izolasyonu
sağlanmalı ve serin olmalıdır. Depolama miktarı iyi izlenerek minimum düzeyde
tutulmalıdır.
Yukarıda sayılan önlemlerin uygulanmasına rağmen işyeri ortamında çözücü
buharı yoğunluğu istenilen düzeye düşürülemiyorsa solunum koruyucular
kullanılabilir. Solunum koruyucu maskeler ya “kimyasal tutucu filtresi bulunan” ya
da “dışarıdan hava sağlayan” tipte olmalıdır. Ortam çözücü yoğunluğu, etkilenme
ağırlığı, etkilenmenin devamlılığı gibi değişkenler dikkate alınarak maske seçimi
yapılmalıdır.
Çözücü Etkilenme Riski Olan İşyerleri Çalışanlarına ve Sağlık Elemanlarına
Etkilenme Değerlendirmesi için Basit Bir Cetvel:
Aşağıda sorulan sorular periyodik muayenelerde, riskle karşılaşan
çalışanların her tür sağlık muayenesinde tekrarlanabilir. Sorulardan altısına olumlu
yanıt verilmesi durumunda etkilenme olasılığı dikkatle araştırılmalıdır.
1.
Kendinizi normal olmayan bir biçimde yorgun hissediyor
musunuz?
2. Güç harcamadığınız hâlde kalp çarpıntısı hissediyor musunuz?
3. Sık sık kol veya bacaklarınızda ağrılı ürpermeler (diken diken olma
hissi) hissediyor musunuz?
4. Sık sık olağan kabul edilebilecek durumlarda bile sinirlendiğiniz
olur mu?
5. Sık sık olağanüstü durumlar haricinde keyifsiz hisseder misiniz?
6. Sık sık herhangi bir konuya dikkatinizi odaklamakta zorlanır
mısınız?
7. Zayıf bir hafızanız mı var?
8. Sık sık olağanüstü durumlar haricinde terler misiniz?
9. Giysi düğmelerinizi açıp kapatırken zorlanıyor musunuz?
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
16
Yanıcı ve Toksit Sıvılar
10. Genel olarak okuduğunuz bir yazıyı (gazete, kitap) anlama
Tartışma
güçlüğünüz var mıdır?
11. Yakınlarınız hafızanızın zayıflığından şikâyetçi mi?
12. Zaman zaman göğsünüzde sıkışma hisseder misiniz?
13. Sık sık hatırlamanız gereken şeyleri not almak zorunda kalır
mısınız?
14. Sık sık sobayı kapatmak, kapıyı kilitlemek gibi yapmanız gereken
şeyleri “geri dönüp kontrol etmek” zorunda kalır mısınız?
15. Haftada bir kereden fazla baş ağrınız olur mu?
•Sıvılar kaynama noktasının altında buharlaşabilir mi?
•Dietil eter kaynama noktası düşük bir sıvıdır. Eğer tedbir alınmazsa
ya da uygun şartlar oluşturulmaz ise, dietil eter, şişesinin ağzı
açıkken de kapalı iken de risk oluşturur, neden?
•Düşüncelerinizi sistemde ilgili ünite başlığı altında yer alan
“tartışma forumu” bölümünde paylaşabilirsiniz.
Her ikisi de güvenli deney yapıyor mu? Her birinin güvenlik zaafiyetlerini
tartışınız.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
17
Özet
Yanıcı ve Toksit Sıvılar
•Yanıcı madde, oksijen ve tutuşturucu kaynak biraraya gelince,
tutuşma noktasına erişilmişse yanma olayı gerçekleşir. Yanmanın
hızına, şiddetine ve seyrine göre olay parlama ve patlama olarak da
nitelendirilir.
•Dietil eter, aseton, pentan gibi kolay buharlaşan sıvılar ateş
kaynağına belli bir mesafede yaklaştırılınca kolaylıkla alev alabilirler.
•Her sıvının kendine özgü bir tutuşma noktası mevcuttur. Bu
noktaya ulaşıldığında alev veya kıvılcım kaynağı yokken bile sıvılar
tutuşabilir.
•Sülfürik asit, hidroklorik asit gibi kuvvetli asit ve çözeltiler,
potasyum hidroksit, sodyum hidroksit gibi kuvvetli baz ve çözeltiler,
krom trioksit gibi kuvvetli oksitleyici içeren çözeltiler korosif
(aşındırıcı) madde sınıfına girer.
•Su hariç, hemen hemen bütün çözeltilerin aynı zamanda toksik
etkileri vardır ve bunlar canlı organizmada cilt ve iç organlar
üzerinde ciddi ve tedavisi zor ya da mümkün olmayan tahribatlar
yaparlar.
•Gerekli tedbirler alınmak şartıyla kimyasalların zararlı etkilerinden
korunmak ya da zararlı etkileri en aza indirmek mümkündür.
•Birbiriyle temasında patlamalara yol açan kimyasallar birbirinden
ayrı yerlerde depo edilmelidir.
•Yanıcı sıvılar alev kaynaklarından uzak tutulmalıdır.
•Toksin ve yanıcı gazların bulunduğu depolar sürekli
havalandırılmalıdır.
•Riskli kimyasal maddeler küçük ambalajlarda ve ihtiyaç nispetinde
satın alınmalıdır.
•Kimyanın olduğu her yerde, kimyasalların tehlikeli yönlerinden
kaynaklanan olumsuzlukların yaşanacağı kesindir. Bu tehlikeleri en
aza indirmek için gerekli tedbirler alınmalı, çalışan personel
eğitilmeli ve karşılaşılacak kazalarda yapılacak ilk müdahalelere
hazırlıklı olunmalıdır.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
18
Ödev
Yanıcı ve Toksit Sıvılar
•Halojenli çözücüleri, bunların toksin etkilerini, tutuşma noktalarını
araştırınız. Geçmişte gerek kuru temizleme sanayiinde ve gerekse
kimya deneylerinde çok yaygın olarak kullanılan halojenli organik bir
solventin, günümüzde kullanılması ve pazarlanması yasaklanmıştır.
Bu çözücünün bazı kuş türlerinin neslinin tükenmesi üzerine de
olumsuz etki yarattığı ispat edilmiştir. İlgili çözücünün, zehirli
etkisinin dışında, başka bir biyolojik olayla kuş türlerinin neslini
tehdit ettiği ispatlanmıştır. Konuyu detaylı araştırınız.
•Hazırladığınız ödevi sistemde ilgili ünite başlığı altında yer alan
“ödev” bölümüne yükleyebilirsiniz.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
19
Yanıcı ve Toksit Sıvılar
DEĞERLENDİRME SORULARI
Değerlendirme
sorularını sistemde ilgili
ünite başlığı altında yer
alan “bölüm sonu testi”
bölümünde etkileşimli
olarak
cevaplayabilirsiniz.
1. Aşağıdakilerden hangisi sıvıların tehlikeli özelliklerinden biri değildir?
a)
b)
c)
d)
e)
Yanıcılık özelliği
Patlayıcılık özelliği
Korosif Özelliği
Toksin özelliği
Radyoaktif özelliği
2. Bir yüzeyin ısınınca çıkardığı yanıcı gazların, birden hızlı bir şekilde
alevlenmesi hangi olguyu ifade eder?
a)
b)
c)
d)
e)
Yanma
Parlama
Patlama
Köpürme
Sıçrama
3. Yanıcı kaynağın belli bir hızda oksitlenerek tükenmesi olayı
aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılır?
a)
b)
c)
d)
e)
Yanma
Parlama
Patlama
Alevlenme
Sönme
4. Aşağıdaki sıvıların hangisi çok kolay alev alır?
a)
b)
c)
d)
e)
Dietileter
Karbontetraklorür
Sulu amonyak çözeltisi
Formik asit
Oksalik asit
5. Aşağıdakilerden hangisi yanıcı değildir?
a)
b)
c)
d)
e)
Dietileter
Karbontetraklorür
Etanol
Aseton
Pentan
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
20
Yanıcı ve Toksit Sıvılar
6. Aşağıda verilen katılardan hangisi su gibi protik çözücülerle yanıcı gaz
üretmez?
a)
b)
c)
d)
e)
Potasyum
Sodyum
Lityum
LiAlH4 (Lityum alüminyum hidrür)
Demir
7. Aşağıdakilerden hangisi korosif madde değildir?
a)
b)
c)
d)
e)
Sulu asetik asit çözeltisi
Sülfürik asit
Nitrik asit
Sodyum hidroksit
Krom trioksit
8. Aşağıdakilerden hangisi sıvıların depolanmasında öncelikli gereklilik
değildir?
a)
b)
c)
d)
e)
Etiketleme
Tasnif yapma
Birbiriyle tepkime verecek kimyasalların izolasyonu
Havalandırma
Sürekli aydınlatma
9. Aşağıdakilerden hangisi hangisi parlayıcı sıvıların tutuşması için gerekli
birinci öncelikli koşul değildir?
a)
b)
c)
d)
e)
Oksijen
Tutuşturucu
Buharlaşma
Tutuşma ısısı
Yanıcı malzeme
10. Aşağıdakilerden hangisi hangi iki kimyasalın yan yana depolanması doğru
değildir?
a)
b)
c)
d)
e)
Etanol-Asetik asit
Etanol-Potasyum
Etanol-Metanol
Etanol-Su
Etanol-Benzen
Cevap Anahtarı
1.E, 2.B, 3.A, 4.A 5.B, 6.E, 7.A, 8.E, 9.C, 10.C.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
21
Yanıcı ve Toksit Sıvılar
YARARLANILAN VE BAŞVURULABİLECEK DİĞER
KAYNAKLAR
Özlem Kağan Karadağ, TBB Mesleki Sağlık ve Güvenlik Dergisi, 2005, Ekim-KasımAralık Sayısı, 21-27.
Prof. Dr. Lale Zor, “Laboratuvarda Yangın ve Patlama Olayları ve Önlemleri”
Anadolu Üniversitesi Yayınları
Prof. Dr. Lale Zor, “Kimyasalların Etiketlenmeleri, Taşınmaları ve Depolanmaları”
Anadolu Üniversitesi Yayınları
Nihat Eğri “Patlayici Ortamlarda İş Güvenliği İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü
Müdürlüğü. http://www.isgum.gov.tr/rsm/file/isgdoc/IG4patlayici_ortamlarda_is_guvenligi.pdf
Esin Aytaç. Kürkçü, Erdem Babaarslan, Özlem İlik, Funda Şentürk, Bahar Tiryaki,
Cemal Burak Yaşaroğlu “Kimyasalların Güvenle Depolanması”, İş Sağlığı ve
Güvenliği Enstitüsü Müdürlüğü. 2011, Ankara
Potentially Explosive Lab Chemicals
www.chemistry.ucla.edu/sites/default/files/.../Explosive_Chemicals.pdf
http://www.csgb.gov.tr/csgbPortal/ShowProperty/WLP%20Repository/itkb/dosya
lar/yayinlar/yayinlar2013/2006_11
http://www.anadolurisk.com/tr/analiz-konularimiz/depolama/urun-siniflandirmave-depolama-sekilleri/ozel-emtia-siniflandirmasi/yanici-ve-parlayici-sivilar
http://tr.wikipedia.org/wiki/Genel_parlama
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
22
Download

5.Ünite - Turaniler.com