Yazı işlerini
DiCLE-FI·RAT
fiilen idare eden
EDİP KARAMAN
Idarehane : Fatih-Kıztaşı
Binaemini sok. No. 18-İst.
P. K. 43-Fatih
ABONE OLUNUZ
ekonomik ve külyoluna dikilen her engeli qarak azimle yayınına devam
eden Dicle-Fırat'a abone
olunuz.
DoğUnun
ttırel kalkınması ~da
-~
AYIB FbUR GAZETESİ
YIL: 1 - SAYI: 6
Platıı:
Dicle· Fırat
.
Toplatt1r1ld1
006ULU MiLLETVEKiLLERi
Edip Olm&Dotlu
BugtlnkQ dünyamızda, memleketlerm Qç kategori içinde toplandıkları bilinmektedir: I - Sanayileşmiş kapitalist
memleketler. :ı - sanayileşmiş sosyalist
memıeıteUer. 3 - Sanayileşme yolunda
oıaıı pri kalmıt memlekeUer. Ayni kateıoıide yeralan Qlk.eler arasında da iktiladl gelitme ve kalkınma hızı bakı­
Memleketimından farklar mevcuttur
miz geri lt~ Qlk.eler arasında ileri ve
önemli bir yer kaplamaktadır
Ankara - bütçe muzakerelerinde, dOve do~uya yatırılacak
yatırımlara sıra geldiği vakit dotulu mUletvekılleri parti farkı gözetmeksizin doburaya
ğunun süratla kalkınmasını ve
fazla yatırım yapılmasını istem~dlı:.
Bu suretle uzun maziye sahip ve bilhassa demokrat parti zamanında tasıasıyle
gelenetiDe de
kullanılan bir demagoji
;on verılıniş oldu. Hatırlardadır ti;
demokrat parti zamanında yatırımlar
ğUnun kalkınması
''
hinin en nazik ve en çetin bir safhasın­
da bulundUlU iııkır edüemez. Böyle kritik bir dönemdl, kaderlerini demokra. tik rejimin kaderine batlamaları gereken fert ve zQmrelerin birleşerek demokratik rejimin yerı.e.tp yqamasına azami
gayret göstermeleri lAzım gelir
ııQyle
bir sual gel-
iv
a
Akla Ilk pllft4e
meU•!'-l'latS:ııde ~tik
zümre-
ler hanJileridir? Bu sual V1L1Uhla cevaptakdirde mesele, yarı
yarıya halledilm~ demektir. Esefie söylenmelldlr ki; bugQnkQ manzara kötQmserlik telkin etmektedir
landırılabildlli
TÜRKİYE işçi PARTISI
ANAYASA MAHKEMESiNE BAŞV1JRDU
Türkiye işçi Partisine Ankara Senatörü Niyazi Ağırnaslı:nın ~~si ~rine
i§çi Partisinin antidemokratik kanunları anayasa mahk~'!'esınde ı~tali !çın müracaat hakkı doğmaktadır. Öğrendilimize gö_re işçi p~tısı etratlı bır ç~~~
sonra anayasa mahkemesine ba~vurmuştur. Işçi Partısınin mtıracaı;ı.tı _bQtun antı
demokratik kanunlara ~amil olmakla beraber bilhassa Ttlrkiyede fikir ve basın
hürriyetini temelinden çökerten mahut ve meşhur 141. ve 142 maddelere yönel:
mektedir. Netice bilhassa anayasa mahkemesi azalarının tutumunu göstermesı
bakunından merakla beklenmektedir.
.a
gelenlerin politikaya atılmış olanları §Uraya buraya serpilmiş vaziyettedirl~r
Dicle Köprüsü
rs
Her çeşit imkAndan Istifade eden
ırkçı azınlık ~ında milletin ve aydın­
ların bQyQk çotunluğUnda bir d$ruklık. mQşahede edilmektedir. Demokratik bir cephenin elemanları olarak tahmin edilmeye elverişli orta tabakanın
aylık.lı ve serbest meslek kanaatlarından
bir miras yedi tütursuz!utuyla ece ve
emsali bölgelere akıtılırken dOtuya da
devlet elinin uzatılması dilek ve arzuları izhar edilince, memleketin dotusu babunu,
tısı yoktur satsataaı tekrarlanır
Atattlrkçü basın da sonuna kadar liesteklerdi... Bundan böyle de milletvekillerinin, bağrından kopup geldikleri dotu
bölgesine ve per~an insanlarına, parti
farkı gözetmeksizin birle,ip hizmet etmelerini temenni ederiz.
. •'f'%~:
Bununla beraber Ttlrkiyenin, tari-
Cemiyetin iki temel unsurunu teş­
eden işçi ve sermayedar zümreler henüz kendilerine mahsus, demokratik
rejimi yürütebilecek herhangi bir ısti­
kametten mahrum görünmektedırler.
w
kıl
ekseriMemurların üst halkasının
ıstikametsiz
kaderlerıni
yetı şimdilik
sermayedar zümreye bağlamış durumda-
*
TÜRKEŞ VE SOSYALİZM
Antidemokratik
göre
Türkeş istanbul'a gelirken bir gazetecinın kulağına, .Gbkhan'ın kafasını kıracağım Bız ona böyle mi
yap demıştik? Biz sosyalizm yolu
ıle iktidara geleceğiz. dıye fısılda­
dırlar. ·Memurların alt halkasının ekse-
w
riyeti ise sefil bir maddi hayat vasatı
içerisinde oldukları halde halil bir küçQk
burjuva psikolojisi içinde orta tabaka
eriyor endişesini izhar ederek emekçi
kitlelere tepeden bakmaktadırlar.
Türkıyede,
talebe kitlelerinin aktif
w
rollerı azımsanmamakla beraber onlar
da henüz kristalıze olmuş bir hattı ha-
'
Cizre - Cizre IINiı.l&ı/IPW ...
ııızetmıız
mevsuk mal6mata
Cizre savcısı taratından toplattırılıııqtır.
Hadise •öyledir: Gazetemiz! Ikinci sayı­
dan Itibaren Cizre'ye göndermeye bqladık. İkinci sayı bayimizin eline yetltince piyasaya satı1a arzedilir edilmez savcı toplattırır. Bununla da yetlnmez bir
zabıt varakası tanzim edilerek baylmlıe
ve bundan sonra geleeellt
imzalattırır
gazetelerin açılmadan savcıbğa teıılim
edilmesini ister. Anlqıldığına göre baylmiz de bu kanunsuz muameleye lııki­
yatıa, gelen gazeteleri savcıbta tealim
etmiştir. Bayimizin hadise ceryan eder
etmez bize haber vermemesi sebebi &Dıa,ııamamı,tır. Ancak neden sonra cizre
muhabirimiz meseleye muttali olarak
bizi haberdar etmiştir. Kanuni merciiere
bqvurmak Için baylmize, tesHm edilen
gazeteler mukabilinde, aavcılıktan makbuz alması hususu mektupla bildlrllmlttir.
tıınız
•
HALKIRAHA'I'SIZ
Eden Hoparlörler
Derik - Derik'ten alınan haberlere
gore Derlk Kayınakaını, kazada bir tedestirmektedlr. vatandqla.r
hiş havası
huzursuzluk içindedirler. En ufak bir
hata en şiddetli cezalarla muk.abele görmektedir. Halk devlet dairelerine bllyülr;
bir kuşku içinde gitmektedirler. Kaymakarola karşılqmaınak için yollara g&lcQ
dikilmektedir ... Kaymakamın bir bqka
mariteti de şu: Belediyeye bir radyo koydurmuş başına bqbekçi. Her dükkAnın,
kahvenin, evin önüne bir hoparlör yerleştirerek gece gündüz radyo durup dinlenmeden yQksek sesle yayın yaparak
halk rahatsız edilmektedir. Yapılan §1kAyetler sert tepkilerle karşılqmakta­
dır ...
ÇİZGİLER
Hamlt
Davranişlar
Bir
arkadaşıının anlattığına
mıştır
çeşitli
yerlerdeki muhabirlerimizden
reketten mahrum g6zukmektedırler
alıyoruz Gelen haberlerin özü
haberler
ık­
partısi
Maalesef. 27 senelik halk
amirleri D P.
şu: Bazı yerlerde, ıdare
tıdarı, bütün gayretlerine rağmen TürDevrınde olduğu gibı kanunsuz hareketkıyede hürriyet sever bır burjuva sınıfı
yaratamadı.
lere gırışmektedırler Ezcümle gazetemiToprak sahıplerinin ve ıthaliltçıla­ zın satışına milnı olmaya çalışmakta­
rın demokrat partı devrınde memlekette
sebebi- dırlar Gazetemız dığer bütıin gazeteler
nasıl bır ahiilki dejeneresansa
yet verdıklerı miltumdur Türkıyede bıl­ gıbı kanuni usullere uygun olarak çıkhassa bu ıkı zümre demokratık rejımi ' maktadır. Bınaenaleyh dığer gazeteler
bır demagoıik reıım halıne sakınağa çagıbı kanun hımayesındedır İdare ilmirlışmaktadırlar.
lerının, zıhnıyetlerını açık rej ım kaideYukarıda kaba taslak bır şekılde çı­
hareketlerine
lerıne uydurup kanunsuz
zılen tablo vaziyetin vahametıni g6sterson vermeleri lilzım gelir.
(Devamı 6. sayfada)
41
'
rd
.o
r
Konusunda Birleştiler
DeiDIIkratlk BeJimin Kaderi
ku
r"üMüMi"öiiiiuM"'1
ı
Doğunun .K~I.kınmas
.--.-
108
g
Sahibi ve
dbğüş
Tabiı bu, danışıklı bir
Zaten Türkeş'in propagandacıları
dort bir yana dağılımşlardır Herkesin nabzına göre şerbet vermektedırler Iş, iktıdara gelmektır, otesi kolay.
Türkeş ve adamları için ıktidara
gotüren her yol meşrudur ummetçiyle ıimmetçıdir Sosyalistle sosyaKapitalistle kapitalisttir
listtır.
Azınlıklara mensup olanlarla ınsa­
ararsan bunıyetçıdir. Hasılı ne
lunur derde devadan gayrı ... Hem
ınanmıyalım.
sosyalizmine
nıye
Mazıdağlı
Irakta da iktidara geBaksanıza
lenler baasçı yani sosyalist
Neyse Tiirkeş'in iktiadra geldiği­
ni farz edelım ve ıcraatından bır­
kaç madde sayalım: 550 doğulu,
sürgüne. 4000 doğulu, sıvas kampına 1000 mayın tarlasının doğu
hudutlarına doşenmesine Bu rakkamlar Tiirkeş'in millı birlik ık.ti­
darı zamanında yaptığı ıcraatın on
mislım göstermektedır Belki daha
fazlasını yapacak ama biz iyimser
olalım Kurşuna dızıneler de olacak mı dersınız? Olabılır. Ama biz
iyimser olalım.
Mıllı Bırlık ıktıdan
zamanında
ve onun lı­
den olmasaydı yukarıda verilen
rakkamlar aynıyle vakı olurdu ...
(Devamı 6. sayfada)
karşısında
halk
partısı
--·---·· -. --...---
,
Sayfa: Z
_ _ _ _6'--/MART/1963
DICLE-FlRAT
----
DIŞ DURU~
DO(;UNUN EGITIM PROBLEMI
VE
AYlN
ZIYA GOKALP UNİVERSITESI
aydın ve
düşünürlerı
enaz tartışma konusu
olan problemlerden birı de Dogu'dur. Dogu ıle ılgılenenlerın de büyük çogunluğu meseleye
daıma
yanlış parmak basmaktadırlar: Kı­
mılerı Türkıye'nin genel problemlerinden bahsederken, bölgeler arasında doğmuş ve güngüne uçurum-
laşan
farklılaşmayı
versıtenın
bence
açılması
ıstenen
ünı­
teknık bır hüvıyete
hıp olması şarttır
Zira
Zıya
Gokalp
sa-
Unı­
ol-
versıtesı, teknık bır hüvıyete
sahıp
duğu tnktırde.
branşlar­
hem bolgede bu
w
la
ılgılı tesıslerde
he•n de
laşır.
ıhtısas ımkanı
kolaybu
gerı kalın~>; bolgemızın
dınam:k unıversıtesı yenı yetı~ecek nesıl­
lerı ıçın bır 18boraı.uar vazıiesı
gorecekyapmak mumkün
olur zıra Türkıyenın en buylik Devlet
Uretım Çıftlıgı, Batman Petrol Rafıne­
Jerı, Erganı Bakır Işletmelerı ve teknığe
:-:onu olacak daha sayısız
tesısler bu
havalıde mevcuttur.
Bol bol
ınceleme
w
tır
A tlınıln
1
alaınadıgı şey, şu kı: ıstan­
bul 'e Ankara unıversıtelerının
lrrnr:: durumunda olan Edırne ve
hır'de
Unıversıte
görmezlıkten
açılması
hınter­
Eskışe­
keyfıyetıne
Zıra bu
Istanbul ve Ankabınnde tahsıle de-
gelırler. Yanı bır Doğu meselesının
lık
varlığını
maktır
kabul etmezler. Toplumcu
ve ılencı bilınenlerın bu konuda
yazan veya konuşanları ıse; meseleyi sathi, kıyısından köşesınden
ele alır, toplumcu görüşün ışığın­
da nedenlere eğıleceklerıne, yıllar­
dır bilinen ve söylenen sonuçlara
değinmekle yetıniyorlar. ırkçı faşıst bir diktatoryanın hayali ile
"Bozkurt ve Ergenekon" edebıyatı
yapanlar, Doğu'ya
yumrUklarını
sıkıp;
düşmanlıktan,
vurup kır­
maktan ve kitle sürgünlerınden
dem vuruyorlar.
Bunların yanısıra eski osmanlı
stıli bazı yazarlar varki; onlar da
ayrı bır telden
çalıyorlar: 1963
Ocak ayı içinde Burhan Felek'in
bır fıkrası yayınlandı
Cumhuriyette. Fıkra M. B K zamanında
kabul edilen bir Kanunla "bılhassa
DoğU'nun ~ uçmaz, kervan geçmez köyterine da~anı. Yedek subay öğretmenlerden bahsetmeıı:ie
ve şöyle devam etmektedir:
"Şimdi bu çocuk orada ne yer,
ne içer? Bu ayrı.. Kiminle konuşur. Ruhi gıdasını nereden alır ve
Allahtan 'başka kime güvenir .. çünkü bunları arı yan, soran yoktur.
Aileleri dahi bunlarla zor mektuplaıpr. E bu çocukları böyle leylek
yavrusunu atar gibı atmak reva
değildır"
Yazı Doğu'da buluann yedek subay 6ğretmenlerin acıklı
halıne
bir son vermek üzere birtakım ge!Jişigüze!
tavsiyelerden sonra şu
cümlelerle son bulmaktadır.
"Düşünün!
Yımıi
yaşında
bır
tecrübesiz delikanlı . tam manasiyle dağ başında bır köyde .. ne telefon, ne jandarma, ne yol, ne otobüs, ne radyo. ne ılAç, ne hekım
ve Turkçe bilmıyen koylü yavru~
ları ne yapar bu çocuk? Ilgıli ve
yetkilıler bir an buralarda
kendı
çocukları olduğunu
düşünsünler .
ve bu satıriara ondan sonra kıy­
met versinler."
Fıkranın dayandığı temel muhtevayı belırtebilmek ıçın
konuyu
bıraz genişletelim. Bahsı geçen yedek subay öğretmen bolgelerımiz­
de!l bınnde mecburi gorevle b ulunuyor Orada kendılerınden başka
yüzbınlerce ınsan yaşar
Oğretme­
nin muvalckB.t bır zaman ıcın katlanmak zorunda kaldığı sıkıntılar,
bu ylizbinlerın yuzyıl!ardır değış­
meden sliregelen hayatıarıdır Oğ­
retmcn Tlirkıye toplur.mnun orta
tabaka!::ıına mensup l:;ıı·ı
Içlerınde
muvaldcaten bulun w ak
zorunda
kaldıgı Doğu'lu kıdeler ıse· somUrüleıı emel'lerının gerıye k~Jan artı~ı
ıle
geçınıneye
çalışan
kendı
dah::ı oncelık verılmq olmasıdır
hallerıne
bolgelerdekı gençlerın
Burhan Felek ıçin Doğu'lu kıtJele­
rm ıçınde çırpındığı bütün o acık­
lı tablolar asla onemlı
değıldır
ro Unı,ersıtelerınden
' am etmelerı. guney-doğu
(Devamı
bolgesınde
Hatta Doğu'luların bu çılekeş hayatı ona gore son derece normaldır Anormal olan, düzeltılmesı gereken yedek subay oğretmenı veya
onun durumunda olanları bu bolgede görevlendırrnek yanı öğret­
ımeni ya hıç göndermernek veya
ıllii gondereceksek helıkopterle, askeri bırlıklerle ne vasıtayla olursa
olsun mutlaka öğretmenın !kı yıl­
medenı
ihtıyaçlarını
karşıla­
Burhan Felek; toplumu bır detabakalar sıstemı ıçınde
mütaliia eden ve toplumsal geliş­
melerden ürken bir yazardır Bu
yüzden de yıllardanberi kendını
orta sınıfın hararetlı bır savunucusu rolünde gosterır. D.P. nın doludızgın enflasyon yıllarında, FeJek büyük bir telaş ıçerisinde:
"aman ne yapıyorsunuz? Orta tabaka gıttıkçe fakirleşiyor. Bu gidişle cemiyetımızin temel
direği
olan orta sınıf ortadan silinecektir" diyordu Bu telAkkinin açık
anlamı şudur: Sonsuz şekilde zenginleşmek veya fakirleşrnek önemlı değildir. Her mahallede bir milyoner doğmuş veya her büyük şe­
hırde yüzbinlerce ınsan gecekondularda sürünüyormuş . bu korkunç tezat kılını bile kıpırdatmı­
yor Felek'in. Onca önemlı olan,
orta tabakanın erirnemesi yani
küçük burjuvazinin durumunu koruyabilmesidir.
Oysa ki, sosyal kanunlar kişile­
rin temennilerine uymaz. Milli gelirin ve yatırımların devesa kısım­
ları belirli bölgelerin küçük azın­
lıkları cebine indlkçe; zaten fakir
olan tabakalar büsbütün fakirleşe­
cek, öbür yandan orta sınıflar da
bu sosyal gelişmenin zaruri seyrine
tabi olarak azar azar eriyeceklerdir Bu şu demektir: Orta sınıftan
milli piyango örneği tek tük yeni
sımalar mahalle milyonerleri arasına karışırken büyük
çoğunlUk,
fakırler ucuna itılecektır
Şımdı bu gorüşün ışığında; noğu Anadolu'da muvakkaten bulunmak zorunda bırakılan bır orta
tabaka aydınına Felek'ın neden acı
ğışmez
bırakılmış
ınsanlardır
acı
yakındığını
Yedek subay
değerlendırebılırız
oğretmenın
bulunduğu Doğu'da hayatın
handikaplı
gorevlı
çetin,
olduğu doğrudur. Oğ­
retmen sayısız mahrumıyetler ve
gliçlüklerle karşı karşıyadır Ama
ınsaf ıle düşlinelım Bukadar yakınma, bu derece acı tasvır tabloları, bu kalplerı paralıyan dramatık manzarasının külfetı bırkaç kisı ıçin mı olmalıdır? Ya yüzyıllar­
dır bu çıleyı, bu yol:! uğu, bu yoksulluğu çeken Doğu
koylüsiınün
günahı ne., ligılı ve yetkılıler bır
an ıçın kendı çocUklarının, buralarda muvakkaten bulunan yedek
suba) oğretmen degılde, edebıyyen
yaşe.mak wrunda
bırakılan
bır
Dogu lwylusu olduklarını dlişune­
bılırler
mı?
Fele!nn yedek subay ogretmen
ıçın acı acı burkulan. yakınan kalemı :ıeden Do:?,u Anadolu'yu ve
ınsanlarını
gormezlıkten gelir Bu
rasgel~. duyusal bır yakınma degı!dır
Yukarıdakı satırların altın-
(Devamı
7 nci sayfada)
42
Bır
1
yandan Sovyetler
Bır!eşık
ka
dünyamızda
Bırlığı ıle Amerı-
Devletlerı
arasında bır
kınla,'lla hıssedılırken dı ger
rupa'da
bazı
gorulmektedir.
kaydedıldıgı
yayandan Av-
bazı bloklaşmalar mu~ahede edıl­
Aynı zamanda Sovyetler Bır­
Çin Halk cumhuriyetı arasında
mektedır
lığı ıle
da ıdeolojık bır ihtıla'f başg6stermı~tir.
Avrupa'daki bloklaşma şoyle huliisa edilebilır: Dogol-Adenaver mıhverı. AngioSakson mıhrevı Dogol ıngıltere'nın Avrupa muvazenesındeki rolüne ağır bır
darbe vurmakla meşguldür. Ingiltere ile
Fransa arasındaki ihtılafın esası, müş­
terek pazar hakkındakı deği§ik görüş­
lerde toplanmış bulunmaktadır. Fransız devlet reisının görüşüne göre Ingiltere hiçbır zaman tam olarak bır Avrupa devleti olamamış ve Avrupa siyaseti
daima Avrupa bırliğini bozmaya yönelmiştır Dögol'e g6re İngiltere Avrupa ile
müstemlekelerı arasında bir
mütevasıt
rol takınmakta ve bu durumu sürdürmek ıstemektedir. Bu vaziyet ise Avrupada tam bır vahdet kurulmasına engel
olmaktadır Ya Avrupa'yı birinci plAnda tutacak ya da müstemlekelerini Ingiltere buna yanaşmamakta ve Dögolü
infiratçılıkla itharn etmektedır . Adenaver İngılit siyasetıne güvenemediği için
Fransaya kur yapmakta fakat Fransa'nın ne derecede kendi emellerini tahakkuka yardım edebileceği hususunda tereddüde dü,mektedir. Bilineceği veçhile batı Almanya ile doğU Almanya, bati
Almanya ile Polanya arasında ihti!Af
vardır. Adenaver bu ihtillfları kendi lehine halletmek için Dögol'e azçok teveccüh etmektedir. Fakat Amerika Birle•lk
Devletleri Ingiltere yanında yer alınca
Adenaver'in durumu güçletmekte ve sonuna kadar Fransa'yı destekliyememektedir
g
Türkiye
arasında
w
Dıyarbakırda
Son zamanlarda,
gelışmeler
.a
Bir de yıllardan beri doğUnun kültürel ve iktisadi kalkınmasına ışık tutacak ve dolayısiyle son yıllarda açıkta
kalan binlerce lıseliye ilim mabedi olacak olan ZİYA GOKALP ÜNİVERSİTE­
Sİ problemi vardır Bu Universıte politık amaçlar yüzimden on yıldan berı
bir türlü kuveden fiıle çıkamamaktadır.
Sabık ıktidar zamanında da bu politık
salk yüzünden Diyarbakır'da açılması
ilim heyeti tarafından uygun görülen
ünıversite, Erzurumda açıldı Erzurum'da bölge merkezi olması bakımından
bir üniversiteye ihtıyacı vardı. Bu kaçınılmaz bır gerçektir Fakat burada da
açılan ünıversıte çok ılgisız, oğretım üyesı kadrosu az ve linıversitenın ınceleme­
leri ıçın şartlar ve imkAnlar müsaıt olmadığı ıçin, üniversitenin faaliyetı kı­
sır kalmaktadır. Bunların tez elden düzeltılmesı ve gıderilmesi ile mevcut fakültelere yenılerının ılavesı şarttır
Mahmut Bayraktar
Dr. Sait Kırmızıtoprak
rd
.o
r
Bence hükümetın yapacağı ilk şey
Köyleri bırleştırmeli ve meydana
gelecek büyük koylere su, elektrik, yol
ve hepsinden 6nce oğretmen gondermeli HattA burası mahrumıyet bölgesi
telakki edildiğinden, buralara giden memurlara bir takım avantajlar sağlanma­
lı Bak o zaman memnr ve
teknısyen
nasıl doğuya koşuyor. Ayrıca bölge yatı­
lı orta okulları, zıraat ve san'at okulları­
nı fazla açınakla her yandan
kültürel
problemimiz gerçekleşecek, dığer yandan
Iktisadi hayata faydalı teknik elemanlar
yetiştirilmiş olacaktır. Bu sistem bütün
Türkiyeye uygulanmalı fakat bu çok ihınala uğray'an bölgemize bir öııcelik veriı'mesi kanısındayım.
şudur.
Ne?
Doğuluların Günahı
Ya
ku
ıçın
YENİ GELIŞMELER
iv
a
Dogu her sahada gerı kalmış Iktı­
sosyal. kültürel hasılı "A'dan Z'ye
kadar" her sahada gen kalmıstır Fakat
asırmız bu uçurumları ızale etmeye yonetıcılerı zorlamaktadır Zıra bu
büyiık
farklar devam ettığı taktırde, kutıeler
arasındaki hoşnutsuzluk ıstenmeyen sonuçlar doğurabilır onun ıçın yılların ıl­
gısız!ığine uğrayan ve her gelen ıdarecı
zümre tarafından küçümsenen bu bolgemize de eğılmek artık şarttır. Bu aç
ve işsiz güçsüz bölgemize, ıktisadi
tesıslerın
yanında onlardan da önce
kultürel tesıslerın kurulmasının elzem
olduğu kanısındayım Zira halkı uyandır­
malı ve medenı ınsan olduğu
şuurunu
aşılamalı ve yıllarca hasret kaldığı okullara kavuşturmalıdır Okul doğu ıçin ekmekten ve sudan 6nce gelir. Hatta enaz
camı kadar mukaddes bır yuvadır onlar
sadı,
rs
Ekrem TUNÇ
YAZISI
7 nci sayfada)
Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler birliği münasebetlerine gelince:
Küba buhranı iki büyük devlet arasın­
da yakınla§maya sebep oldu Iki devlet
harbın eşiğinde, uçurumun
kenarında
el sıkışmak hasiretini gösterdıler Anladılar kı; herhangi bir tehlikeli durumda ikısinin arasına girebilecek bir kuvvet yoktur Birbırlerıne etrafiarındaki
kliçük devletlerle gosteri yapacaklarına,
doğrudan doğruya birbirlerını
muhatap
tutmanın daha doğru olacağı kanaatın e
vardılar Böylece kısmen de olsun küı;uk devletlerın
oldu. Bu
şantaj
sıyaset
kendılerınden
kapanmış
buyük devlet
kısmen
ıngıltere'den
ve
ba.~ka h:ımsenın
devrı
ıcabı ıkı
nükleer
sılahiara sahıp
olmasını
arzu etmemektedırler
Bırçok
nükleer sılahiara sahıp olduğu
bır dlinyada barışı korumanın zor olacagı kanaatındedırler Bu elimleden olarak sahıp oldukları nukleer sılahiarın
kullanılmasını da muttefıklerıne vermek
ıstememektedırler Boylece bır
savaşın
onüne geçılebılecegını
sanmak.tadırlar
Oyle anla~ılıyor kı, Arnenka'nın bırçok
muttefıkmın topraklarından fuze uslerı­
dev!etın
nı sokturmesı Le3adl.ifı bır hadıse değıl­
dır
:vıaı:,mdur kı;
fuze
dekı
ı:slerını
SoYyetler
sovyet-Çın ıhtılafı
Jik
ıhtıliif mahıyetınde
yalıst sıyasetının
bır
tamamen ıdeolo­
olup Dunya sos-
en ıyı nasıl ıstıkamet­
konusudur Ama geıhtılaftır ve oneıniıdır
Jendırılınesı bahıs
ne de
de Kliba.
kaldırınışiardı
D tC L E - F I R A T
6/MART/1_96_3_ _ __
Sayfa: 3
BÖPOBTAJ
ŞiiRLER
May1n Tarlalannin ötesi
KORKUSUZ
Yani eskiyi yeniyi ne varsa
ğiz.
Y~l
Uç kuruşa yaptıklarını 15 kuruşa
!kı giın iş
bulamamış
Dicle.den ~
satarlarmış ve bızı kazıklarlarmış kum çeken bır arabaya üç
günlüğüne
yiırelder!mizle
bu
tutulmuş
yakacağız
yalaz-yalaz
bu d işlerimlzle
cağız
Yani ölmek Için yaşayacağız
Yani yaşamak Için cileeeğiz.
,
Büseyin ARUK
1
ASALAK
uykusuz, aç kalmış
Benım yüzbaşım çok temızdı, çok
Hasan Paşa hanının onünde bir sidürüstü, çok namuslu adamdı. Şimdi dü- lindır şapkalı bey.
şünüyorum onun aklı da benimki gibi : _ Gelsene buraya demiş. Al bu sankıtmış...
ı dıkları ve beni takip et.
Tezkerem koynumda, sülüsüm elde,
Bey gidiyormuş 0 takip ediyormuş.
muzaffer olmanın sevincıyle Lıcının yo- Fakat bey hızlı gidıyormuş. Açmış, uyıunu tuttum. Tam bir ayda eve vardım · kusuzmuş zor beyi görebiliyormuş. Bu
Anam da Allahın rahmetıne ermıştı. 1sırada bı:~si kendıne .çarpmış. o pardon
Bir ay ha bura senin, ha bura be- demış Dıgerı:
nım aşındırmadığım kapı kalmadı AlAllahın Kürdı gözün kör mü, diye
!Qh tilhar ağadan razı olsun, bem yanı- 1çıkmış
na aldı. Bir seneye yakın Erzurum - Di-!
yarbekır, Diyarbekır - Erzurum katırın
Ah ekmek parası olmasaydı, karnı
arkasında gıdıp geldik Hey gıdi genç- 'tok olaydı, omuzundaki sandıklar olmı­
lık hey! On katın Apo yalnız
başına yaydı, ona gosterecekmiş. Perişan, gözü
yıiklerdı Apo bu günlldeını görecektı onüne gelmiş, allahtan belasını bulsun
_
.
j diye sesim etmemiş. Bütün kuvvetiyle
Ilk çocugumun adını Kem.a~ koy~uş- beye yetışmek ıçın koşmuş. Bey kendisini
tum. o oldu Ikıncısı, ucüncusu de oldü. bekliyormuş. Ters ters ytlzüne bakmış
Çerkomu Allah bağışladı. fakat mayın
parçaladı Dığerlerının mezarı pışta şi-'
- Dızınin bağı mı çözüldü, nerde kalrodadır Fakat ya çerkomun! çerkomum dm diye çıkışmış. Utanmış, küfr etmiş
mezarı nerde. Çerkomu gomecek toprak-: ıçınden kendi kendine. iyıki bey bir şey
ta yokmuş bu elde...
ldaha dememiş. Yoksa sandıkları bırakıp
Memo
Biıyüttü
Olmadı.
_
Yakardı
Memo
Olmadı.
Ama ben
yetiştirdim
benim
hakkım.
Diyeeek oldu.
Kıyametler koptu
Gizli maksatlı dedUer
Asalaklar birleşip snsturdular
Bir saban boyu düşündü
Bunu Iki saban
Uç saban boyuna çıkardı
Memo baktı çaresiz
Memo'7ıı.
Tattı meyvayı
Ve bitti
yaşantı.
meyva.
TÜm didlnme semeresi
Bir çııkura atılmakınış.
Bu noktada
Evren otanmadan
Tarih tekerrürden ibarettir.
Senfonisini çalıyordu.
Mahmut Toprak
Zehirlenıniştl
WELAT
Dicle-Fırat Dicle-Fırat
bibln xurten welilt
H'eso memo Qey ne weye
Dicle-Fırat jı bo meye
Çehvan veken jı xewa şerin
derınan biken biwi birin
tahsil biken roj o şeve
dewi jı bu me her eve
ku
Hişyar
İsmet KILIÇ
TATVAN ·
Tercümesi
iv
a
•.
denge te hat Roj me lıılAt
Xılis bibin lıber laıııilt
Welite me xaribeye
Şerine wek Pend o nebat
Dlcle-Fırate xwer büxünin
Farza lıme eehd o xabit
ıli ciliili nav me bıreve
Farza weke sawın u salit
MEMLEKET
Dicle-Fırat. Dicle-Fırat. uyanın memleket gençleri. Böyle detu
mi? Heso memo. Dicle-Fırat bizim içindir. Tatlı uykudan uyanın.
Memleket yaralarını tedavi ediniz. Gece gündtlz ilim tahsil edin.
Yolumuz yalnız ilim yoludur. Sesimiz bizim için do~an gündtlr. Memleketimiz çok bakımsız kalm14tır Bu ihmale uğramış memleket şirin
bir memlekettir. Dicle-Fırat'ı okuyunuz ÇalJ4mak lAzım cahlllitf
aramızdan kovmaliyiz, ÇalJ4mak vatanı Imar etmek bizim için Dini
bır veeibe gibi olmalıdır.
rs
dıye elının tersıyle ağzını sıler, bıyıkla- dı
rını burardı Hıc sofrada doyunca kalk-'
madı ona yana~ım Oğul
i
dikti
Derken çiçek
Sonra meyva
Tatmak Istedi.
Bırakırmıydı asalak
Sen yemesini bilmezsin
Benden başkası yerse
Deviririm ağacı kökünden
Bem de üstüne.
Yalvardı Memo
1
Çerkomun askerde gozü açıldı, As- 1 gerı dönecekmiş.
kerde sertldı serpildı. Askere giderken ı
Apartınana götürmüş . .Almı4 elli.kllo.
ince zayıftı terhis olupta eve geldiği 'ruşu, doğru tırının önünde kendini görzaman ri..ıYı. ~ııw.ı:ı.ıı.a.ıÇP.;'i.,gip;ı:ıiyordu. ;rıü.§•. .Hemen oraoııaa, t
>liil 1 &ıii\ia Ç@koma yaramıştı. diz çökmüş, sıcak sıcak .Yemiş somunuTencereyle meyir onüne koyardık çer- nu ve karar kılmış Lleeye gelmeği. Gurkom doymazdı
bet bıze göre yer değUmiş Perişanla o
1 bir tek gölge olmuşlardı, bir vucut ol-Boba karavanaya fena alıştık, bun-~ muşlardı ve ben uyuyup kaldım sonradan sonra nasıl doyarız Dıyerdı.
sını oğrenemedim.
Fakat çerkom .hecti Mdi hewısya
bırçı biıne. her roj naniı. bıvaz biın kıs- ,
çerkom azını çekti. Yoksa ne ışi
metı " Bır tas suda ıçınce alhamduli!Hih 'vardı kaçakta Ah evlilt ah! baban öley-
ağaeı
g
dışarda
rd
.o
r
çınecegız.. .
yıks­
t~Q~akları,mızla
Yani bu
15 kAğıt almış.
Yüzbaşı dedı kı: ~emill Paşa buninşaat, kiremıthanelerine baş vurmuş,
ların hepsını temızledı, bundan sonra :elı boş çıkmış J;lindekı parayı da e~-~1
rahata kavuşacağız Karnımız tok,_ sırtı- 1 rneğe, hana vermiş. Artık handa yata-,
mız ya~asız. Hep beraber kardeş gıbı ge-ı cak 50 kuruşu da yokmuş. Bir iki gece ,
1
edeee-
Liceli-Ha.litNa.zmi
ll
.
el!erlı!üzle vur-kır
Yani bu
d d'k Od
Şafak!~ dah1a ağana gı er ı .
unumuzu yuklenırdık, oyle Lıceye va-
Hani keklik avında her kes bir ta_ Ne yaparn Babo! önümüz kıştır,
Bır ıkı ay Lırede bos gezdı. ev ya- nrdık Hacı Alının fırınında alırdık 150, neyle dönerdi. sen torbayla getirirdin. nasıl bahara atarız kendimizi. Bu sefer
lmru•umuzu Bır gün dedıler ormancı' Hassoyla sımiko kadar da olamıyorsun. gideyim bir daha gitmem
Simiko ile
''''' Yasak odun Var mahkeme. odun. 'rnanmazsan kahveye git Artık kimse Hasso da bir sefer gitmiş. Ben de bir
- Babo ben gıderım Dıyarhekıre ora- clı Yasak odun. var mahkeme. odun Hasso demıyor. Simiko demiyor. Hassan sefer gideyim.
da muhakkak ıs bulurum Bes !ıra Has- P,etırene
ağa. ısmaıl ağa dıyorlar.
sodan. be~ !ıra bızım cırpının parasını.
- Gbnlüm razı değildi oğul. Fakat
ıkı bucuk ta sımoKo-cerkom ~afakla kalk-,
Oğul ne yapaydık Çerkom oduna
.se roj çıye omeryan, du roj bine ne yaparsın kış aklıma gelince, kar gellntı Oğul makıne ıle gıt
ı gıtmedı
hat. bu penç roj. rozekji eva bu ~eş.• o ce, un gelince, tuz gelince karın tızerln- Babo nasıl vereyım ıkıbucuk ma- Baba hükiımetle aramız acılmasın. Kadar donüş ettı .bu hafta ondan son- de kızarmJ4 ayaklarıyla perişanım gözükıneye. ak~qnıa kadar nasıl olsa varı- ,'ker!ıkte onb~sıvln oavusa: terhıs o- ra gel keyfım gel Ağa da sensin paşa mün önüne gelince. Var git oğul var git.
rım
: 1 ,ınca kanune ıta~t ed~ceksıııız Onbaşı, 'da sen. Sen benım arkadaşımsın, ki~- Kazas~ belilsız git diye karar verdik.
:.w,t 3 .,anundu,· Askerken onba&ıyla seye söylemedim Licede kime 300 lira
Ddılim _tutulaydı, .. aklım duraydı, deli
Çundunate xer bubo.
.tran acı!ırsa hem karavana vok, hem ,versem o gıder. Fakat sana acıyorum, o1ay ım oğul nasıl soyledim.
Vagerandınate zer öubo
:ıoon,e.' Jıeııı dayaktasın Am~n oduna babayiğitli~en açıyorum. ~ı>:halle~yiz biz,
Ah çerkom Ah• çerkom kanun bigıLnııyelım babo
JLıcelıyız bız, ısterız hepımız evınde un !irdi nizarn b'lird·
·n·0 b t ö ü tü F
1
1
,ola Eve yolla sizin teşti doldursunlar. kat •
.Gidışın hayırla. doniı~un
aıtınıa.
•
e g rm ş
a0
Ongiın gıtmectık ac kaldık Bir ak-· Arkadaşlık oldü mü. Biz hangi güne durQğul.
ike b' .
dıye anası dedi ve arkasından bır tas
<am
Husno
geldı
bıze
.·
Benım
atım
var
imu~uz.
•
urqura
z
ırçı
su dokmekle uğurladı çerkosunu
, erl<o• Benım param var Çerko Ben ki-,
Serdeste tırsa mirine .•
Çerkom Diyarbekırın yolunu tutiu .. 1 cıınden tutturnsa o sımdı dagdır 1
.Ketun iı, ji b oj e minare, ane (dü.Aç midenin sesi," bastırır ölüm koraradan yirını gıin gertı bır de baktık Odıınla !<arın doyulmaz a'Tat gıbı otur- şüp kalkmak erkekleredir.) yarın ben de lkusunu)
· '
gece yarısı çeıkom karşımıza çıktı
malda kımse ınsana bakmaz Kendine blebılirim. Benim çoluk çocuğa bakmak dedi Apo.
Bır zayıf!anııştı. bır süzu!müştiı, yü- ıcıınıyorsan. babana. coiuk
çocuğuna- sızce düşer. Cuma ~şamı gid_iyoruz Eğer
_ S 0 N _
züme bakmaktan utanıyordu dışarı çık- ıcı onlar nı ye aç kalsın. sen erkek de- ıstersen 300 lira verırım. Benım _kıratı da ı
m kt
ut
d
·
, gı! mısın Hasso. Sımıko daha geçen ı alırsın, r.evandır. Iyı dü~ün, ıyı taşın,
a an
anıyor u
·
·
Im
K'fl 15 k' · ı
_eter benden 300 !ıra aldılar Bır sene-, sonra pı~ma? o ıyasın
ı e
ışıDicle-Fırat Gazetesi yazı İşleri
- Oguı canın sağ olsun Ne bulduksa lık geoır.1ını teının ettıler
Evlerıne dır. Yarın ugrarım sona dedı Apo Ha-M .d .. . _ .
1
lı - t
·ıt·
ur1ugune olduğunu bilonu yerız dedığımde çerkom ikı büklüm bu,ıdav da aldılar arpa da aldılar. darı-: ıre e ve gı ı.
Büyük emeku mahsulü
oluyordu. kulakları kızarıyordu. Bıze Dı- da aldıla.r gaz aldılar tuz aldılar Ev~ i
sabaha
kadar.
Anası
peridığımız
DicleFırat
gazetenizı büyük
gece
0
yarbekırde ne yaptığını ne ettiğini an- lerını anoar ettıler Ben. bırının elını 'şan ve çerkomla konuştuk. Vazgeç oğul 1 bir alilka ile okuyorum. Bu mucibi minlatmadı.
tuttuınsa 0 aga olur. Be~ olur çok çok vazgeç bu işten dedikse de fayda etmedı.lnet hizmetmizden dolayı tebrik ve ~ükbu ış ıkı haftada olur
ı
s
!"ml
Bır gece bız yatağa girdikten sonra.
Delivan, kQli van, Mornun Ağa, şaar, (an arıını sunarım aygı ve se a arımderdıni ocağın başında perışana anlaBilırım seni çerko, sen benim sokak c arnı ve koluçek mahallelerinden ölen-ı la.
Selihattin Gıimgüm
tıyordu Babasına anlatıyordu avradına kardaşımsın kırata atiadın mı bir haf- leri tek, tek saydık. Bu iş kan kokuyor l
anlatıyordu, gonlüne anlatıyordu
· talık yolu dor~ günde alırsın
oğul vazgeç.
Varto
w
w
w
.a
panda yoktukı gıde arnelelık yapa...
*
43
-------------------=D~l~C~L~E~~F~I~R~A~T~------------------------------6,/MART/196!
Sayfa: 4
IIKTIBASLARI
1
39
iKi AGlR MESELEMiZ
mNamık
Prof.
• de
emd•ın ("ı ı·ı çesın
(Karabiber) isimli simsiyah bir Eşek Hasta
d kul( ( d 1
Arabası gÖrevin e
anı ıyor U ••·
1
ve bu oluyordu Yılnı fılıln yerdekı
ıralan teğmen Şemdınlıye gelıyor, bır ıkı
Ş
gece askeri gazmoda kalıyor, moralı düzelıni§ olarak eski görevine dönüyordu! .
!~~~~nk.
karakolu Irak
uçaklar~
Biliyorsunuz İki
devlet nüfuzunun ve sultasının
jandarma erımiz öldü. Birı de yaralandı.
siz kaldığı bu havalide dağa çıkan şakı
Rubaruk ile Şemdinli arasında bir yol
tek ba§ına bütün cevelanghıni tehdidi
Doğu'da Bir Gezi
askerler hariç) 69 kı§i ... Bina sayısı 271 l açılmak gerekecek. istanbuldan izmıte
1
altına alabılınekte ve o kıtayetsizliği isBirkaç gün önceki MiLLiYET'de
Kı§ın 6 ayında dılnya ıle ilgisi ke- l kadar Ama yapılınamı§ Bu mesafeyi
tısmar yolundan (ihbar) ları dahi önle- görmü§Siiniızdür. Şerndinil karlı dıiığların 1 sik ... ilçe sılkinlerı .Ankara. radyosunu ' 2,5-3 günde ancak katır yolculuğu , ile
yerek kuvvette ve kudrette kendini ~ü- ardında mahsur kaldı haberini. Gerçek-I bıle dinlemekten mahrum! Ilçede, !okan- ~almak kabil. Bu sebeple yaralı er, .Rnkümetıe hemen hemen aynı sevıyede gos- tır hn. zo. asırda Hakkari
lllne bağlı ta, kasap, fırın, otel, manav, ayakkabıcı, barnk. karakolundan 6 gün sonra ancak
1
termektedir. sırf bu hale bakarak denile- Şemdinll Ilçesinde Insanlar yıllar yılı terzi, tenekeci, marangoz, hamam, dak- Şemdınlıye getirıldi ve van hastahanebilırdı kı yarın di§arıdan sıçrayarak bir kaderlerini Tanrının liitfnna hağlamı§! tor, eczane, berber, banka, araba YOK!. sıne sevkedıldi!. 6 gün sonra!. Bir vatakıvılcım ıle - Allah esırgesın - burada ya§amaktadırlar. Köylüleri tuz bulamaz.'
.Olanlar nedir?. diye sorarsanız, nı hudutta beklemesini istediğimiz inbir yangın zuhur ederse mes'ülünü hava- Kentllleri etkar dağıtmak Için Tekel'In 1 notlarıının arasında buna vereceğım bil- saniara kar§ı i!gimız ne kadar köklü deli halkı arasında aramaktan zıyade mın- rakı ta§ıyan arahasını yolda gözlerler. gi de yok. Bır kahvesi var. Bütün ilçeli ği! mi?
tıkayı evvel ve ahır ihmal etmi§ olma- ücra köşelerde ya§ayanlar Ise evlerinin ve köylerden gelenler bu kahvededir
mızda bulmak !!Izım geldiğini düşünme- dı§ında hlr ha§ka dünya olup olmadığın- Adlıyesi var. Hılkımi .selahlyetli. KayKATIRLAR MI YOKSA?..
ye ve harekete . geçmeye zaman var_k~n dan haberdar değillerdir.
makarnlık binası var Kaymakan .seıa§ımdiden hep bırlikte teslım etmeliyız. Dikkat, Dikkat! Burası Hakkan lllnin . hiyetıı.• Askerlik §Ubesi var Reisi .seıaBu insan konusunda enteresan bır
Buralarda De~let sultıı:ıının ne derece- Şemdinll llçesldlr...
1hlyetıı....
not daha almı§ım. .Rnharnk. karakolerde zaaf halinde ol~ugu ve ınıntakanın
Necmi ONUR ·Elektrik?. diyeceksınız. Var. Tabur, o Junda ölen askerler içın Ankaradaki ilsdadecel arsdaeyı_şhmvealeemmn?! b:ıakımı ~:,Ub~e
<Milliyet Gazetesinden)
Udü medeniyeti Şendinliye lldeta hibe etmi§. : gilılerden Şemdinli taburuna telsiz çeı
"
•
şemdinli taburunun Jevazım m
d
ask .
·
n ..
· ·
·
erece e
lunduğu hakkında bir fikir edinmek içın rü te-men Zekiii Ökte, tozlu yolun orta- Hava karar ı mı,
erı garnızonu 'kıUp durum h~nda bılgı ıstenmış.
Dahiliye vekilimizin ahiren mecUste keng .
.
. . d
lı
alı santralı teletona sarılıp, taburu buluyor ı Dogrusu ılgı tebrike §ayan ı Tabur kusında bır geUn edası ıçın e sa na s · il ı·
d
b t izi
kU
ı
1
di partı gurubuna verdiği izllhatı gazete na bi~e doğru gelen simsiyah bir .E§ek. ve emrı e ıy0 r:
1 man anı . u . e s_ ere ~er~ .. cevap arı
sütunlarında okumak kllfıdır VekiUmiz i i aret etti ve·
.Memet... Kumandan elektrikler vermış. Ikı _erın_ olümü ıle ilgıU olarak
1 çekılen telsizlerın sayısı ya 5, ya 6 tane
ezcümle diyorki (Milli hudutlarımız içinş .şu hayvanı· goruyor
.. ..
d
yansın diyor·•
9
musunuz..
e,
. .
R
de ya,ayan her Türk vatanda§ı korku- d" B
di 11 11 • d
anknrtaran
Bu emrin arkasından bırkaç dakika
Bu olaydan ikı gün sonra, gene • nsuz ve endişesiz bir hayat sürmeUdir. ı. • n, ..Şem n ....çesın e c
1 geçiyor
Mezar Gedlği tarafından ta- harnk. karakolunun hayvan bağlama ye' tl rt
ık
t H
arahası odevinl gornr!...
' •
•
. d
ıkmı Ask 1 k t lar
~eseleler Sür a e o a!a ç mı, ır. ep.canknrtaran arabası. ve .Eşek •... i bur binalarının bulunduğu yerden .Pat rm e. y~gın ç
ş.
er er a ır sı çözüm bekl~ektedır. D?~ _halkı bu Bu kelimeler arasında bir ilgı, bir ba-: pat pat pat.. .• seslerı geUyor Bundan ı dan ıkısını kurtaramamışlar. zavallılar
güne kadar lAyik olduğu ı!giyı görmeb _ 1 sonra da minicik ampullerin yer yer ışı- yanarak ölmüş. Ankaradakıler bu ikı femiştir. Bu bölgelerde vazife görecek me- ğıntı kuramarnıştım: Yedek teğmen u 1dıg-ını görüyoruz Medeniyetin ülkesi lılketzade ka tır konusu ile de ilgilenmişh
li
d
nu
anlamış
olmalı
kı:
. Gene Şemdınlideki
· ·
· tabura t eı·•-•
la
bir
takı
mur rm
m eş asın e n e oyun..
yok şemdinUnin···meşelik dağlarına ba- tır
.,...er
cak olması önlenmedikçe gerçek hu•Evet. dedi .•Yanlış soyleme~m. Bu ' kar~ evvelA tabura dua ediyoruz. son- çekilıp olay hakkında bilgi istenmiş, ~ezur mümkün olamaz. Memuru lrtikap . Ilçenın hastahanesinde hastalar çin a- 1
'
, ne gerekli bilgi Ankaradakilere telsizler'
ı le duyurulmU§. Yalnız ne var. ki, iki §Cve irtişa zllletine sürükleyen zemiııi is- raha yoktur. Yürüyemlyecek yaralı ve ra da .Edison. a...
lAh edemezsek zor tedbirleriyle durumu hasta olanlan, hast~.aneye (Karahlher) 1
IPLE BAGLANMIŞ TELLER..
. 1 hit jandarma için ancak 6 telsiz çekend~ltmek bir hayal olur jan~arma te,-1 adını taktığımız hn dort ayaklı araba lle
Ta_bur kum~~anı çok hoşsohbet bır · ler; iki katır için 22 telsiz çekmek !üzukilAtının sll~h, m_uhabere, m yet, yiye- ta§ınz!...
.
zat. B~nbaşı Fikrı Çıtak. Hlltıralar yı-ı munu hissetmişlerı Gözleri dumanlanan
cek, giyecek ikmaH noksandır jandarmaFotoğraf makınasına davranıp re- 11 ğın yıgın ... Anlattıkça katılıyoruz gül-, bir yetkin bana Irak'tan döndüğüm gün·
yı köyün 11rtından geçinir bir te§ki!At sim çekecek oldum. uzun yıllarını doğu mekten. Hele hudut boyunda vazifeli ol- 1
iste en bekle Görecebin katır me~
olmaktan kurtulmalıyız. Yiyecelı;ini va- bölgelerinin mahrumiyeti içinde. yi tir-ı duğu sıralardaki bir hAtırası var ki, din- seles~ ıçı:." tahkik heyeti gelecek..
zlfe e~nasında konakla~ğı k~yde? ~emin miş kaymakarn vekiU jandarma bınbqı- !erken gülrnekten boynurnun tutulduğu- demişti. Belki de heyet gitmiştir katırlar
eden ınsanlar veya te§ki!At ltıbarını kay- sı Atalay kolumu tuttu.
nu hissettim.
. . ,
.Ne olur. Böyle olduğunu hillniz
Telefonlar bozukmU§ hudutta Ka- ıçın ....
bederler. · Mayinlamanın yarattığı facialar ve vatanda§ hukukunun ihlalı mut- ama, reslmle te§hlr etmeylnlz..
rakollarla irtibatıarı zaman zaman kesi-ı
.
laka düzeltilmelidir. Bu gün mayinlan- dedi. vatansever kaymakamın 39 yıllık UyormU§. Ekipler çıkıp tamir ediyorlarET DERDI
mış arazinin harit~ d~hi çıkarı~ı?arnak- mazi idaresinde hiç de utanmayı akıl mış, böylece konU§abiUyorlarmış... NişemdinUnin askeri gazinosunda kaltactıı;. Yerleri belli. değil~ir. Mayınlanan etmemiş idarecilere verdiği bu dersin hayet bir heyet gelmi§. Telefonları tet- dığım süre içinde, emirerlerden çoğu­
arazınin yanındakı mayınsız arazi de hürmetine .Karahlher. in resmini çek- kik edeceklermiş ... Birlikte gezmi§ler ka- nun, yüzb&§ıları kar§lSIDa dikilip:
kullanıl~aınaktadır.. H':ldut kar~olla- rnekten vazgeçtim.
• rakolları. Yol boyunca adamların ağzı
.Efendim hanım ahla et bulsun di~da vazıfe görenlerın hizmetten Ziyade
Resim çekmekle birşey değişmiyor- açık kalmış. Zira karakollar arasındaki yor ....
nımete kaymalarını yaratan zemıı: ordu ki ... Çeltseın de çekınesem de," 39 yıl kopuk telefon telleri çok yerınden iple
Dediklerini işittim. Et... DU§ünün
1 1
tad~ kaldırmak) .lAzımdır. . (U
~ önce kurulan Türkiye Cumhuriyetinin bağlı imiş. Teknisyenler merkeze dönün-/ siz, dağlar boyu ot Tepeler yaygınlığı
E:rluld/l96k2~ bşaralarkvi!Ad
yetler~izdl~ . vazı-ı HakkAri mne bağlı
Şemdinli. ilçesinde,
ce Binba§ıya, .Bu işin Ilmini siz yapmış-~ meşe dalı... sürQlerle keçi ve koyup ...
yet o ur ı ur
a amme ış erının yo. .
.
..
.
ıunda yürümediğini gördükçe kababati ·K~ahlher. isimU sımsiyah _bır eşek, il- sınız. Eğer hlldiklerlnlzl bize oğretlr, 1~- sonra şemdinUde et hasretı çeken su(ağa) !ara onlara (KJzınak) dan, aklıımza çenın doktorsuz hastahanesıne, yürüye- le bağlanmış telefon. teli lle nasıl mn- bay aileleri! Bir koyun, olsun olsun 6~
geldikçe bunları yerlerinden yurtların-I meyecek kadar rahatsız ve ~aralı olan- kıUem~. yaptığınızı siıylersenlz, hiz size ura. Ama kesen kim? subaylar da, .YAnı
dan mallarından mülklerinden etmeııe ları tqımaya devam edecektı!... ;
teııekkiir eder ve memleketlmlze gelme- etsiz!ık çekenler de, buna hak venyorkaıkmaıttan ziyade yapmamız lAzım ge-ı
Şimdi aranızda iyimser olanl~ .De- niz ı.çın tahsls~t yollarız!. demi,~er. .
lar. Diyorlar ki:
!en it hükümetin bu havaHye hiç değilse mek araba çalışaeak yol--hile YO\ şemIyi mi? Bınbqının yıllar. oncesıne
.Biz de olsak belki satınayız. çindiğer memleket aksarnı için olduğU ka-ı dlnllde. diye düşllnecekler. Notlarıının ait bu hAtırasını dinlerken, hududa git- kü burada 60 lira alacağı koyundan 18
dar alAkasını fiilen temin eylemektir. arasında bu ihtimaH de nazarı ltibara tilı;im sırada yerlerde sürünen telefon kilometre öteye (yllni iran'a) gitti ml,
Bu kadarı yapıldığı taktirde dahi şark,- almışım. Şemdinllnin içinde araba işle- tellerini gördüğümü hatırladım Yerler 200 Ura alıyor! ..•
ta derebeylik devri baltayasi denilen hal-ı1yecek yol var. Kaymakamın, tabur ku- boyu tel yatıyordu. Rubaruk karakoluBir iktisadi düzensizlik hikAyesi bu .
!erin ortadan kalkacağına şüphe edi!- mandanının arabaları, cipleri i§liyorı.
nun sevimU kumandanı Cemi! Yüzbaşı: ,
memelidir. Dah!Uye Vekilimiz de isabet.YoK. LAR DİYAIU
.Kürtlere tel dayanmıyor. Gerlll ~...,...,...,...,...,,...--------le: Hükümet olarak doğU ve güneydoğUDikkat ... Dikkat ... Burası ŞemdinU gördüler ml kopanverlyorlar!..
1
nun kalkındırılmasını birinci plAna al- Türkiye Cumhuriyetinin Hakkiiri mne
Demişti...
·ı
ABONE ŞARTLARI
mış bulunuyoruz, demektedir. Kalkın- bağlı bir ilçe. Merkez nüfusu (memur ve
MORAL TAKVİYESİ!.
1
ma bakımından mıntaka halen iki türBahsettiğim Şemdinli bu haH ııe
Yıllık, 12 altı aylık 6 liradır.
lü muhatara karşısındadır. Birı bugün.Rnharnk. ve .Mezargediğindekl. birlik- ,
kü haliyle mıntaka için h us üst teşebbüs lkınmamıza §U ve bu safhasında akaa- lerde vaziten olan teğmenler için bir ·
lLAN TARİFEMİZ
ve husüsi sermaye sAhasından yatırım mete uğratmaya yeter derecede büyük .Moral takviye!.• merkezi ... inanmazsı- ,
ummak hayal beslemekle müsavi düşe- olacaktır Muhtaraların tahakkuk etmecektir Zıra hüsıışi sAha bu havaUye tah- mesı veyahut izalesi için vaktın henüz nız ama böyle Tabur kumandanı Fikri
25 LİRA
BAŞLIK
sıs edılecek yatırımları kAfi
derecede geçmediği kanlistini besleyenler arasın- Çıtak, gazinoda oturduğu her akşam yeemniyetıe muhat görmiyecektir. Diğeri: da bulunuyoruz Hülılsa harici cephesiy- meğinde aynı şeyi söylüyordu yanındakı
2. 3. 4. Sayfalar santimi 5 Lira
harıçten hududumuzu a§ıp gelebilir bir lle dahili cephesiyle şark vılayetlerimizde yüzbaşılara
kıvı!cımın yaratacağı yangın ıle memle- tedbırlerımızı şümullü sürette almak ıçın
.Filan yerdeki falancayı, iki gün
5. 6. 7. 8 Sayfalar 4 Liradır.
ketın sadece malı bakımından yüklene- acele etmek lazım ge!mektedır...
için buraya çağırın da biraz moral takceeı butı.in külfet memleket çapında kal-'
Son viyesi yapsın... Sonra gene gonderirlz ...
taraftan
kifayet-
tarafından bombalandı
rd
.o
r
g
Dığer
önce kurulan Türkiye Cumhuriyetinin
Hakkarı• ı·ı·ıne bag"( ı
Zeki ARAL
Iktisat Gazetesinden
ŞARKTA ASAYIŞ:
yıl
ku
1
rs
w
w
w
.a
i
iv
a
!
1
44
DİCLE-FIRAT
6/MART/1963
Sayfa: 5
JtWl7:.tr=·~...:r= s:o:="l..="l..TAI.o_i_I_·_T_a_r_i_h_·_E_d_e.~~b.ı;..·i.Y 'al ilıe ı eıi E':.~ıe ·~Fiel s• i E•oıe '; ıe ieıEkı e.iıe ·~ le l~· i Erl 6·~ ~"l. -:ı:- "l..~ .,.:.c:ı:a·ı:o:ac=-.c:o·
..
. .-...
11•
D
i L
•
llllllllilllililliiSialil31il61il61ôlôliliiSISISiôiG
Xece u Si ya med
-Tercüme-
REŞO
Il
sen), "men" (mon~benım), "Du" (deux·iki), "nah"
(neuf-yeni),
"dah''
maktadır.
w
w
.a
rs
iv
Şerefname'ye göre, Kurtler, dillerı ve töreleri farklı .dört ırktan ortaya çıkmışlardır. Bunlar, "Kürmanç", "lur", "kalhur.' ve "güran" lehçeleri diye tanınmaktadır. Bu lehçeler de çeşitli bölge dillerine ayrılır.
"Kurmanç" bu lehçeler arasında en yaygını ve en gelişmiş olamdır.
Bu lehçeye, Kürtlerin edebi lehçesi bile denebilir.
Ama Papaz Paul Baidar, gramerine temel olarak, en zengin ve saf
bölge dilı olduğunu söylediği "zakho-cezire" lehçesini almıştı. Bahdinan
ve Amadia ağızlarının de en incelmiş lehçeler arasmda yer aldığı söylenir. Ama bunlar "Kürmanç" lehçesi içine girerler.
Kürmanç, Dicle ve Fırat'ın aşağı bölgelerinden Urumiye gölüne ve
Ağrı dağına kadar uzanan yerlerde konuşulur.
"Lur" lehçesi ayni addaki bölgenin dilidir. Bu lehçenin de Kurmaneçtan farklı, çeşitli bölge ağızları ihtiva ettiği görülür. Bununla Kalhur" arasmda "güran" lehçesi konuşulur.
Süleymaniye dolaylarında ise, eski Baban ailesinin yönetimi etkisinde
kalanlarm konuştuğu "Baban" lehçesi yaygındır.
Kalhur ise, Zaza lehçesinin de konuşulduğu Kirmanşah bölgesinde
yaygındır. Aslında İrandan gelmiş olan Zaza'ların bir kısmı Diyarbakır'a kadar uzanmışlardır. Ayni bölgede, Dimili aşiretinin konuştuğu ve
aynı adı taşıyan lehçe de yaygındır Güneyde ise, Havraman ve Bahtiyari
aşiretlerinin konuştuğu lehçelerin yaygın olduğu görülür.
Bu bölge dilleri gereğince incelenmiş değildir. Bununla birlikte, günıimüzün Kürt dili, Kürtlerin kendisi gibi çeşitli etnik karakterler gibi ·
çeşitli unsurlardan teşekkül etmiş bir karışırndır.
Kürt
w
g
1
ak
(Dix-on), "no" (non-hayır), "grand" (grand-bıiyıik), "meren" (mourirölmek), "av" (eau-su), "çad" (cent-yüz), "mair" (mari-koca), "inderv"
(inhirieur - içerisi) v.b .
Kıirt bilgini Şerefeddıni - Bıtlısi onaJtırıcı yüzyılda kaleme aldığı tarihini farsça yazmıştı. Bu olay da Kurt'çenın, bu ulus aydınları tarafından
ihmal edildiğinı ve bir göçebe dili olarak kaldığını gösteriyor. Bu dil, sayısız lehçelerden teşekkul etmiştir.
Ünlü seyyah Evliya Çelebi bu lehçeler arasında onbeş tanesmi say-
Mardin'in Mazıdağı-eskı adıy- metine bu işten vazgeç. Eğer
le Şemırx - kazasının Melebi vazgeçmezsen sana beyaz südüköyünde fakir bir aile varidi, 1mü bela! etmem. Kıyamet günü
Ailenin büyük çocuğunun ismi 1senden davacı olurum.)
Remo'idi. Ortanca çocuğun is-I Remo günlerce tekrarlanan bu
mi zelixa'idı. Küçiık çocuk Sa- 'tıratların sonuncusunda biraz
lıh ısmiyle anılırdı. Remo yeni lgevşer gibi olur ve boğuk boğuk
askerden terhis edilmişti. Re- 1sesler çıkararak annesine malı­
mo'nun bıiyiığü olan Dawudo iki' zun malızun bakıp ulumaya bensene evvel bir kan davası yüzün-I zer sesler le ortalıktan uzakladen öldürülmiıştü. Hemonu'nun ,şırdı. Annesi böyle zamanlarda
ıçi intikam hisleriyle coşuyordu.l biraz teselli olmuş gibi rahatlaBu halini bilen anne sı Şemse im akla beraber gene de içinden
durmadan oğluna bir macera ya kaygı bütün bıitün silinmezdi...
atılmamak için yalvarır yakaBirgün Mazıdağı • eski ismiyrırdı. Annesi Şemse şöyle duy- le Şemırx-kazası adiiye binasmgularını dile getirirdi: •Lavo jı- da öğle ikindi arası belli bellibo rewza ınıbed te dev jı düj- riz üç el ateş edildi. Alkanlar
miniye berdı. Em feqirin em re-ı içinde serilmiş yatan Ferho oğlu
ben ın, bıra heyfa Dawudo xwe- ,isa'idi. Isa bir başka köy olan
de jıwana ra nehelı. Tü bin xor- ı Dirin köyün dendi. Kara haber
tı bejn zıravı,
tıştek bı te be, çarçabuk etrafa yayıldı. Elbeteze xwe bıküjım. Jıbo xatıre,teki haberi Hemo'nun zavallı
diya xweyi yeksugw yextiyar annesi Semse de duyacaktı nite dest ji wana berdi, lavkeminiıtekim duydu. Bu kara haberi
xweşik u segman• ( eviadım pey- duyduğu zaman Hemo'nun angamber aşkına düşmanlıktan nesi Semse'nin saçlarını yolavazgeç. Biz fakir ve öksüz kim-Jrak şöyle haykırdığı hala dilden
seleriz. Dawudo'nun intikamını dile dolaşmaktadır: •Ez porkı­
yeri göğü yaratan allahuteala lrım, ez rebenım. ez yeksugum,
onlardan alsın. Sen daha genç- ez bekesım. Remo law çıma te
sm sana birşey olsa kendimi öl- lı mı wakır? Eze ica çerbıkım.
düreceğim. İhtiyar annenin ha- Jı iro pevı eze lı riya hefsa şe­
tırı için bu sevdadan vazgeç ey mırx her u verım. Ax
Remo,
ince boylu endamlı yavrucuğum Vax Remo Ahmeko Remo.• (Ök- süzüm ben, perişanım ben, kimbenim.)
Bu sefer Remo içini dökmeye sesizim ben. Ey Remo oğ~um
.
bu zavallı ar. 'lene niye · boyle
başlardı. •Ez dev Jıwana berna? B
d
b"
..
-.
.
ı yaptın.
un an oy1e ışım gudım. Ger ez tıştekı bı w ana ral ..
• k aıası h apı'sh ane.
, .
cum Mazıd agı
nekım xelke gıştık we Jımırın . .
d
k'k d k · k
bıvejın be heya u be namus. sının yo1un a ~e ,
o .~a
E · h f b
·
. d e· olacaktır. Ah Rem<., veh uemo
ze ey a ıraye xweyı
ır J Ah ak R
• )
u sekınan bı hekki jıwan bıstim
emocıgırn.
nim. Ger tü kaH nabı eze van- Remo hapistedir artık. Mazı­
dara terk bıkım u eze herırn we- dağı hapishanesi Hemo'nun yiIate xeribye. Ew çaxa tü ji hew ğitliği sözleriyle çalkalanmakmı dıbini. Söz yek xweda yek.• taydı. Fakir bir ailenin çocuıu­
(Ben bunlardan vazgeçmem.. nun nufuzlu bir ailenin çocuıu­
Eğer kardeşimin intikamını al- nu öldürmesi hemen Remo'yu
mazsam herkesler bana ne kor: bir efsane kahramanı ha).i~ ,gl!ı'
kalı: ne pısırık insan diyecekler- tirdi. Dört bir yandan
köylü
dir. Kardeşimin intikamını on- kızlarından, kendisi için yakılan
lardan alacağım. Ej!er buna razı türküler gelirdi. Remo kardeşi­
olmazsan buraları terk edip gö- nin katili lsa'yı öldürmenin guçeceğim. Ozamanlar da sen beni ~uruyle yarınları düşünmek·
bir daha göremiyeceksin. Söz sizin büyük bir ruh huzuru için·
bir Allah bir. Annecik bir daha de hücresinde tesbihini şıkırdat­
bir daha yalvarıp yakarmaya lmakta, namazını kılmakta, Allabaşlar kendisini oğulcağızının lhına dualar etmekteidi. Remo
dizlerine atardı. İnler gibi şun- nihayet hücre müddetini dolduları söylerdi: cLawo lawo jıbo Irarak ihtilata geçti. Fakat hala
bexte mıhemed te dev jıwana muhakemesi bir neticeye bağ­
berdi. Ger tü dev jı wana berne- lanmamıştı.
Remo'nun kapı
di ez şike xweyi sıpi lı te he-ı komşusu bir arzuhalcıidi. Bu
lalnakım. Roja
kıyamete eze arzuhalcı, haksız iktisaptan ötü1
dawaçiye tebım.• (Evlat evlat rü mahkum olmuştu. Hapishamuhammed'ın yuzu suyu hiır- i
(Devamı sayfa 7 de)
or
çekimi yoktur. Sıfat isimden sonra gelir.
.
Örnek: "Dost men be zeravo" (Dostum cessurdur).
Oysa. İran'da başka Kurt kabılelerınin, çoğunlukla istemediklerihalde yer
yış eki olan "be"nin getirilmesiyle yapılır.
Örnek: "Bekemal" (nankör), "be akel" (akılsız).
Karşılaştırma derecelerı ekler yardımıyla dıle getirilir. Komperatif
yapmak için kelımenin sonuna "ter" eki getırılir. Süperlatif için ıse "çok,
fazla" anlamına gelen "zor" eki başa getirilır.
Örnek: "Rach" (kara), "rachter" (daha kara), "zor rachter" (en kara), "Khob" (gtizel), "Khobter" (daha güzel), "zor khobter" (en gıizel).
"Zor" kelimesi kimi zaman "kuvvet, guç" anlamına da gelir
Papaz Paul Baıdar, bazı Kıirtçe kelimeler ile Fransızca kelimeler arasmda yakınlık bulmaktadır. Bu konuda hazırladığı bir tablo, kitabında yer
almıştır. Örnek vermiş olmak için bu tablodan bazı kelimeleri alıyoruz.
"Po! (epaule-omuz), "kang" (quand-ne zaman), "sar" (sur-üzerinde), "live" (livre-kitap), "dödan" (dent-diş), "ki" (qui-kim), "tu" (tu-
d.
Sıfat
ur
Harfı tarif. ısıınierin sonuna gelır ve tek bir kelıme meydana getirır.
-SON-
Aşiretleri
-TercümeI
Batı Asya'nın geniş bölgelerinde, Kıirtlerin, yıizlerce aşiret ve binlerce klana (Oynamak, Taife, Kabile) ayrılmış olarak dağınık biçimde yaşa­
şadığı görülüyor.
Her aşiret, değışık hayatı ve töreleri ile a~ çok değişik bir lehçe konuştuğu için, otekilerden bir hayli ayrılır. Ama Kürt aşiretleri, genel olarak yabancılarla çatışırlar Kendi aralarında anlaşmazlık ve savaş çıktığı
az g<irulen bır olaydır.
Bel lı başlı Kürt aşıretleri şunlardır:
Afganıstandan başlar~ak, once, HERAT kurtlerinı görıiruz.
(Devam edecek)
45
Sayfa: 6
KONUL.\R~
EKONOMIK
DOGUNUN ÇiLESi
Bölge PlAnlamaat
ve
Beş
Ahm~t
plAnlı devreye p!Ansız gıril­
miş durumdayız. Bunun da Qzerin
ce bu
Ve halen 3 OECD ve 2. Birleş­
Milletler uzmanı bu proje üzerinde çalışmaktadır ve bu mevzu
da ı962 yılının talebı şudur: (3)
uzmanlar
ı
ur
zaman süresi çalışma ko
Bölge plönlaması
kuruluş yeri seçımi
şe h ırcılik
ı2
Sosyal ekonomik analiz uzmanı
yeri seçiminde Iktisat uz
Kuruluş
ı
Nüfus analiz uzmanı
ve mesken
Şehireilik
araştırma
uzmanı
devreye
Plönlı
geçiş içın ı962
yılı proğram tasarısının
bütçe ya-
tırımları kısmında:
bölgesine
Doğu
yapılan
yatı­
Kesinleşen
3.000 000450.000,-
1.5ı2.000
ı500
6,973 000
4 500 000,-
4.440 000
1.000 000,ıo.450.000,­
.a
25,533.000 Toplam.
Jandarma <..enel
Talep olanan
000,-
Basın Yayın Genel Md.
Erzurum radyosu
Gaziantep - Kars (Antalya Adana il Radyoları)
iskan planıamaları ve tapu kadostro ya
Doğu kalkınması ile ilgılı etüd ve
proje
Doğu ve güneydoğu sondal çalışmaları için vasıta
rs
Talep olunan
ı2 604.000
iv
runlar:
ak
uzmanı
5
Komutanlığı
Keslnle~en
Doğu
bölgesi
ı7
il kazalarma Jip
pıkap alınması
7.000 000
Alınacak Jıp pikaplar ıçın telsız ve
telsiz telefon
Güney Hududundakı birlikler içfn
merkez karakolu. Bırlik binaları
inşaatı için
Kesinleşen (000 TL.)
nan
ı 000,3.478,2554,2940,552,-
w
3.000.000
w
Milli Eğıtim Bakanlığı
Proje
Talep ola
Yüksek Oğretım
Orta
Oğretmen Okulu
Erkek Teknik Öğretim
Kız Teknik
Ticaret Teknık Okulu
w
Dıni Eğitim
Eskı Eserler ve Müzeler
Kütüphaneler
Hasılı
bu
ıkı
ınısalden
sonra
Bayındırlık Bakanlığı
Hava meydanları ve terminal binası
Demir yolları
Karayolları
Genel
Il ve Koy
yolları
Devlet Su
Işlen
Müdürlüğü
Sağlık Bakanlığı
(3) 3 _
Planlı
devreye
gırış
Doğuda okul, su, ışık ve yol gıbi şey­
lerin bulunmadığı herkesin malümüdür
Bunun yanıbaşında Doğunun ildil bir
idareden mahrum oluşu da acıltlı bır
gerçektir. Bu idaresızlik Doğuda vatandaşın ırz, haysiyet, mal ve can emniyetini yoketmektedir Idaresızlik ve haksız jandarma baskısından
mahf olan
dojiulu vatandaş, vatansever geçinen bazı aydınlarımızın ileri sürdüğü kötü fikirleri, aklının köşesınden bile geçirmemekte, bılakıs devletine karşı son derece
ıyi ve temız niyet
besiernektedır Hiç
unutmam: Bir gün doiiulu bir vatandaş
sudan bir bahane ıle jandarma tarafın­
dan karakala götürülüp falakaya yatırı­
larak eşşek sudan gelinceye kadar dövülmüştü. Karakoldan
donüşünde yüzüGozU şışmiş bir vaziyette bana rastladı
Ayaklarının
acısından
yürüyemiyecek
bir haldeydi .pızmam çıma tu kutan? ..
(Seni niçin dövdüler hemşehrım) diye
sorduğumda; .Bavo ez çızanım? Hükmate, jına merıvajı Jı merva bıstine dıstı­
ne. Şuğulı haya dıbın, tışteki nake ... (Babam ben ne bilim? Hükümettir, insanın
~!esini de elinden alsa alabilir. Birşey
olmaz böyle şeyler olur) diye cevap verdi. Işte sayın vatanperverler, görüyorsunuz ya; doiiulu hiçte dediğiniz gibi düşünmemekte, en ığrenç hakaretler karşı­
DEMOKRATiK REJİMİN KADERi
sında bile vatanına ve hükümetine karşı olan teınız ve necip duyguları bu şe­
(Baştarafı sayfa 1 de)
kilde tezahür etmektedir Fakat bazı vamektedır. enti püften şeylerle uğraşa­
tanperver geçinenlerin şahsi menfaatle- rak meydana getirilen başıbozUk ve darine zerre kadar hale! geldığı an gözleri
dağınık bır vasatın nasıl bir rejım getiMoskofistanın yolunu arar.
receğini de bu elverışli vasatı yaratanlaYine bır gün mütevazi bir koy odasın­ ra sormalı
da otururken arda mısafır bulunan bır
Kendi hasıs menfaatlerıne orduyu
doğu vilayetmin j andarına Alay komutaölet etmek ıstıyenler bızzat ordu tarasıle çavuşu arasında bizlere duyurulmak
fından ezıleceklerdır fakat
ozaman da
iş ışten geçmış olacaktır
maksadiyle şöyle bir konuşma oldu; Çavuş kamutanım kürtler getırıp adamın
İsmet Paşa bir flinidir Istesek te iscebine zorla para sokuyorlar. Aslan olmu- temesek te günün birinde ebedıyete ın­
yor, almasan yine olmuyor; bilmenıkı ne tikal edeceği tabıi kaide ıktizasıdır
yapmak lAzım" dedi. Komutan da haBıze byle gelıyor kı; çıkmazdan kurfifçe gülümseyerek "Cebine sokulan pa- tulmanın çaresı, bır .demokratık cephe ..
kurmaktır
raları sen de geri çevirme çavuşum" dı­
ye mUkabelede bulundu Peki soruyorum.
ço!Uk çocuğuna ıkı metre basma almakTÜRKEŞ VE SOSYALizM'
tan aciz ve cebınde bir tütün parası daMaalesef Türkiye vasatı Türkeş
hı bularnıyan Kürdün aklından zoru neve Turkeş gıbılerın kol · gezmelerı
dir ki getırip çavuşun cebıne zorla para
içın çok elverı&lidir Herkeste bır
sok sun? Pek tabııkı bu meşveretıi talikayıtsızlık Türkıyenın <lurumu kı­
mattan sonra çavuşun cebıne zorla çook
saca şoyle hulasa edılebılır.
paralar sokuldu ve vatandaşın da ferImam - Memlel<e\ımızı her türlü
yadı Arş-ı Alaya yılkseıdi. Ama kimse
afetten hale' eyle ya rabbııı
bu yetım feryatlarını duymadı bıle
Cemaat - Amııın.
Bundan bir buçUk ay evvel Tutak
Belkı bu kayıtsızlık Türkeş ıktı­
kazasına doğru güya iki firarıyı takibe
dc.rının bıze nazaran. bazı guruplaçıkan bır jandarma başçavuşu onüne gera nısbeten az zararlı. bazı guruplen beş-altı k6yü Hülagıl Han ınısalı altlara zararsız. hatta bazı guruplara
üst ettikten sonra Elhıs denılen bır kofaydalı
olaca~ından
Ne bıleyım
ye geliyor. Elhıslı erkeklerı bır derede,
ben' Bu kayıtsızlıi\ln, bu gafletın
kadınları başka bır derede falakaya yabır sebebı vardır herhalde
tıran bu vazıfeşınas o gece vaktı aklaAına bız. kaderımızı ımaının dumantığa sığınıyan çeşitli rezaletler işiı­
asına ve cemaatın tevekkül
ıfade
yar Kadınların doktordan aldıkları raeden mükabelesıne bag!ıyamayız
porla Tutak Hilkımı'nın başçavuşu muonun ıçın de dogunun tok ve erhakeme etmek istemesi üzerıne kaza J.
kek sesını Turkeş'e duyurmakta gekomutanı ve dığer başçavuşun da teşvı­
cıkmıyeceğız· Bay Turkeş, cesetlekiyle bilkime karşı süngü-tak emrı verımızi çığnemeden an ay asa
nıza­
riliyor, ote yandan da bu vahşı başçavuş
mını ıhHi! ederek ıktıdara ~elemı­
kendı mıntıkasına
savuşturuluyor Ve
yeceksınız
şımdi de bu adam Karayazıda keyfince
d.
miş
48
Daha bunlar gıbı Doğuda cereyan
eden binlerce hadıse. Bütün bunları anlatmağa ne kağıt-kalem kifayet eder, ne
de Dıcle- Fırat'ın sütdnları
Yukarıda kısaca izaha çalıştığım ış­
kencelerın vahşetı
meydanda. Bız herşeyden evvel Doğulu
vatandaşlarımızın
boyle hayvani ışkencelere maruz kalmamasını istıyoruz Bu durum karşısında,
devlet otoritesının şarkta daha da şid­
detlendırilmesıni
ıstiyen ve vatansever
geçinen bir gazeteci, değil boyle işken­
celere, bunların binde bıri kadar haksızlığa maruz kalsa eski ideoloji ve mesaı arkadaşının yanına kaçmaz mı acaba? Bız devlet otoritesinin, vatandaşları
ezen otorite değıl, vatandaş haklarını
koruyan ve vatandaşıara huzur temin
eden bır otorite alınası ıcabettiği söylüyoruz. vatandaşın huzura, vatanın refaha kavuşmasını istediğimizde de vatan haini bazı kimseler, Doğunun avukatlığı size kalmamış diyor. Kulakları
çınlasın. Eski Erzurum ve şimdiki Bursa
valısı sayın Fahrettin Akkutıu•ya binlerce vatandaşın canını ve cebini yakan
vesıkalı ve azılı bir eşkiyanın durumunu
izah etmek istediğim vakit, o da avUkatlık sana kalmamış deyip ayni şeyi soyleınıştı bana Doğuda astiarına eşkiya­
lık vesikası veren jandarma birlik kornutanıarına ve bu vesıkalı eşkiyaları müdaf aa eden valilere neden kımse birşey
demiyor da, bız çektiğimiz ızdırapları
söylemek isterken bu kadar haksız ateş
püskürtenlere hedef oluyoruz. son olarak bir Alınan Atasözünü hatırlatmak
istiyorum: "Milletler adaletle ebedileşir,
adaletsizlıkle yıkılır". Işte biz vatan ye
milletimizin yıkılınasını istemediğimiZ
için adalet ve hilk istiyoruz
or
sına yardım etmişlerdir.
60
4
larını ızaleye çalışmaktır.
de durmadan 1962 ye ait plAn tasarısında yer alan Doğu kalkın­
ması ile ilgıli bAzı rakamları konuşturacağız Bu tasarıda OECD
EPA tarafından sağlanan uzmanlar imar ve İskan Bakanlığında
bolge plAnlamasının · hazırlanma­
itibarıyle
insan; ay
Sayı
bıyıklarını burmaktadır
Sizler Dogunun dertlerını duyurmaya çalışırken, ote yandan bu vatanperverane hareketinizi başka manalara yorumlayan ve hükümeti şiddet tedbırlerı
alınaya zorliyan gozüdônmüşlerin şayet
varsa vicdaniarına seslenerek onları da
ınıllet ve vatan yolunda çalışmaya dAvet
ediyorum Asıl vatanperverlik, vatandaş
hakkı için çalışanlara damga vurmak değı!, ızdırap içinde kıvranan vatan evlAtlarının derdine ortak olınak ve ızdırap­
Yaşar KAYA
ll
•BÖLGE PLANLAMASI BVTÜN MEMLEKET SATUINDA
DENGELI KALKlNMA SACLAR•
Bursiyer
Aras
Erzurum
Y1ll1k Plan
Bu tasarının temel gayelerinden biri de Türkiyenin teknik yar
dım ile ilgili politıkasını çizmekti,
gayretierin teksit edildiği konular
bilhassa, ,unlardı idari ıslahat.
Devletin istihdam bünyesi, iktisadi Devlet te,ekküllerinin reogganizasyonu ve Devlet plönlama teş­
kilAtı çalışmaları ile ilgili pojeler,
bu teksiri gösteren örnekierdi kı­
sacası ileride bir, "Sosyal ve Iktisadi araştırmalar ve geliştirmeler
enstitüsü" kurulacak vs vs, idi
Fakat bunlardan hiç birisı tahakkUk ettirilınediği içın yine biz-
6/MART/1963
g
l
DlCLE-FIJ:ıAT
8,-
24,200,79,82 853,dığerlerını toplam olarak yazalım
52.ı90 000 TL.
2 300.000 TL
38.000 000 TL Muş ve Elözığ
van hattı
58.000 000 TL
ı4 000.000 TL
71.000.000 TL
Muş Klavuz bolı o 000 000 TL
ge masrafı
(Devam edecek)
içın 1962 yılı program tasarısı sayfa 84
46
ı
6/MAkT/1963
DICLE -FlRAT
Sayfa: 7
Ya Doğulularin Günahi Ne?
somuı
bır
ge
Oysa. Turkı­
gereken tezat bu
a~ıkar ıfadesıdır
ye'de \ akınmak
ıstanbul'un
Bızzat
degıldır
ı
zorıındadırlar
Jehıne
nıflar
da
yatırımla­
düzenler
ge!ışen
tabakanın
yiırlir.
zararına
bulunan subay, memur,
oğretmen gıbı orta tabaka aydın­
ları bu bolgede bulunmayı bir angarya, bır ışkence gıbi kabul edeDoğu'da
olayların
cek!erıne halkın dertlerıne eği!ıne­
li, hayat ıçınde tecrübe!erinı arttırmalı yani ruhi gıdalarını içinbulundukları sosyal ortamdan
almalıdırlar. Nıtekirn yedek subay
oğretmenlık sonunda ıstanbul'a dö-
de
rıl iş aramaktadır.
O halde tutulacak yol nedır? Once sosyal gerçekleri olduğu gibi
görelım Doğu yoksuldur, Dogu'lu
boğuş­
hayatın: çetın şartları ile
maktadır, Doğu'lu en ilkel medeniyet araçlarından habersiZdir. Kamu hızmetlerinin yeri yok Doğu'da
Evet ne yol. ne hekim. ne radyo
ne telefon ne şu,. ne bu.. (yalnız
bu yoklar serornonısıne Burhan Fejandarma
lek'in zannettiğı gıbı
dahil değildır Çünkü onlar her
zaman fazlasıyla bulunur Doğu'nun
her yerinde) Fakat bütün bu yok-
yazdıkları
aydınlar
ve
sanatçılar
toplurncu
bazı
nen
makalelerınde
ve konuşmalarında meselenın bu
yonüne değınmış!er, mahrurniyet,
bo1ge!erınde kendi çektikleri zorlukları değil, halkın · yüzyıllardır
ıçınde çırpındığı yoksulluğu, çaresızlıği anıatmışlardır Hatta Doğu'­
luların dertlerıne, 6zellıklerine, dillerine eğılmek. bu aydınları içinde
bulundukları bütün zorluklara rağ­
men, mutlu kılan tek meşgale olmuştur
İ KtDE
ne idüğü belirsız, !!iık olrnıllet
madıkları halde talıhın lütfüyle
rneclısıne ve senatoya seçılrnış bazı kirnselerın bu mukaddes çatıların kürsülerınden aziz Türk Mılletının bır parçası
olan doğulu vatandaşiara düşrnanlıkla­
Çünkü
kadar orta
emekçıler
küçük ış­
letme sahibı, küçük tüccar, esnaf
yüzlerce lıse
işıni kaybetmekte ,
veya imiversite dıplomalı insan
kahvelerde pınek!emekte, harıl ha-
BIR
Vahdettin toplu
Kaba
türkçe olarak kabul
etmıyoruz
zannettığı doğu lısanının asıl ecdadımız­
dan kalan ve asaJetını muhafaza eden
esas türk Jısanı olduğunu hatırlatmak
türkliı­
isterız Bunu bı!mıyecek kadar
ğunü !<ayb edenler, barı ozünü muhafaza eden ve dünyaca· tanınan Türk tarı­
hıne, eskı türk edebıyatına Nabi•ye, Nesımı'ye, Fuzu!ı'ye Yunus'a Türk lısanın
ne olduğunu sorsunlar.
.a
Ikıde bır
ı
bırleştırrnek
varlıklı sı­
kıtle!erıyle
çı-lwylü
gıbı bınlerce
gösterdığı
kalrne-
rm be!ıı·Jı ceplere gırmesını onlemede, kısaca dengelı bır toplum
duzenının kurulmas~ çabasında, kader lerını ve giıçlerını genış ernek-
Yıllardanben
yavaş ıtıleceklerdır
somiırulmesıne,
eıneğın
hepsını
gazetelere kadar akseden
şıkayet
bır
haklı
de
Buradan varılacak sonuç şudur:
Gerek orta sınıf mensupları, gerekse bu sınıfın fıkrıyatını yapanlar
uzıHelım,
dagıtılanların
yakınmalarımız bılim­
cemel,
yaşamak hakkını bulabılır kendın­
hatta Doğu'ya
daha başka
Acaba bu
ıyı yerlere gonderelım
genış
çıkar yol mudur? Yurdun
ımkanları, milli servetın ezıcı <,oyarağunluğu bır küçük azınlığın
rına ış!edıkçe, enflasyonlar belır!ı
mahalle mılyonerlerı ıma! ettık çe;
bundan en çok orta sınıf zarar
gorecek ve mukadder akıbet; Felek'ın ınsan saymadığı yoksul, ış­
sız, mülksüz kıtleler arasına yavaş
bırlıkte
bır
da teşmı! edı!ebılınırse; Doğu'lu­
larla bırlıkte, oralara gıden memuru da, subayı da, gazetecısı de ıyı
durumuna hep
ıçın oğretmenın
zaman.
sel
denıyet duzeyının asgarısıne erı§­
tırebılır, kamu hızmetlerı Doğu'ya
ıcınde
Dogu·nun hucra bır koyundekı yedek subay oğretmenden bın defa
kotu şartlar ıçınde yaşayan ınsan­
lar vardır Oğretmenın Dogu koyIüsiınden, Dogu ınsanlarından faroluşudur. Bı­
kı sadece oğretmen
ran
ınız
baktığı­
vasfını kazanır Ancak Dogu
kınır, Dogu ınsanlarını çağdaş
edı­
telakkı
gozuyle
ıi'tıyacları
rını, kınlerını, hakaretlerını ılan ettık!e­
Bu
etrnekteyız
rını esefle müşahede
haddım bı!mez kırnse!er pervasızca mıl­
Doğu halkı
lı bırlığı bozmaktadırlar.
rıları muz:::ı.~<ere edılırken
'~'"nrm
le
~LI
r•p
.\t''1~]uJu
l,:,:ar"ı
'c
mt'7aKerelrıı
'1Ek<1"1
hall~
ı_::rı~ıl 111~
E·. \elü bu
n.:'
bır
munaka!?alarıy­
<;·.~::tiffiU
i? I~
i Pl'1
'f'
manevradır
ndanı.ı
t. ırlw~unıın
yadıgarı
olan vf'
ıı1alC'dıh:ek
ıs ten en pıl8.J,
l~uluplerı
k1
Impara-
tu:-kçeye
pa;~ on ve ge-
yosmalarının
lısanını
dınımıze
gıbı
dedığı
aslına
rucu ederek
doğulu­
hakkında hayır­
dılesın kı;
Doıl;unun Eıl;itim
Problemi
ve Ziva Gökalu Üniversites i
(Baştarafı 2 sayfada)
~enclerın
oturrın
lerden
adı
bırı:-ıde tahsıle
geçen
unıversıte­
devamiarına kı­
ya<;la d:lha az ~ue]uk ar7eder Aynı zaUnıversıtesı hem
nı.::ı.nt~~l Zıyrı. Gokr.1:)
clınnıı~1!':: ~e11r ku~:ıklar yrtı~tırecelc hemrlr bülf'"CP-1'"'..
Dı:,
l·n
hatırlataLın
Osm::ınlı
cr
ge nP do-
ve
lo.rdan ozur
lı ola
muneYverlerınE'
clo[luluLu k:Jhne
·.:.ız
vazgeçsın
reform tasaEthem Kılıçoğ­
lu ne dı yer) Kılıcoglu dıyor kı, Ferıt
:vtelen D:H"Jlu oldu,.>.u ıçın ıyı turkce ko:ı.u~amıym 'c gu~·:)_ bu suretle sayın Feoldugunu ıspat
' ıt :\1ele:-ıın ehlı).etsız
~"dccel.:.: ~orarırn f Z<' bu he ı zclerw vergı
Atalarımızın
kufr edenler "barı müsltiman olsalar"
Bu adama ne dıyelırn bılemiyorurn
Iyısı m! eger oz Türk ıse doğu Anadoluda kullanılan ceddımızın lisanına
Jısanından
dı! uzatmasın gece kulubil
vergı
meclısınCe
w
de '11Illet
w
w
Türk rnılletının bır parçası olarak daima en asıl duygularla vazıfesıni ıfa etmıştır Durup dınlenrneden mıllı birlığı
bozan bu kırnseıerın Türklüğünden §Uphe etmek haksızlık olmasa gerek
Bu gıbı kımselere katı ıhtar zamanı
gelmı~tır artık. Bunlar mıllet reylerıyle
mıllete hakaret etmektedırler Bu bozdaha şahıt
guncuların bır hareketıne
oluyoruz Bakınız 6 şubat !963 tarıhın­
k'1P:ınmasa:ı omuzlıyacaktır
arba!: ır' da kuruhn.
•·zıya
Gokalp
~·eı sı tesını cercekleştırme Dernegı"nı
Yi:Pclıslerde~ı
l:ıll~~: ır. ı,
c,;.;:lı
butun Dos-.ulu Mıllet veolan sagdugu sa-
b:ı~ında
butun aı dınları. bıı probleme egıl­
meye ve bu elzem tesısı gerçekleştırrnek
hıbı
! olunda
nede gene sanatına devarn etmekteidi. Rerno. seneler gec;tığı ederler kı Sıyarned ıle Xece
halde hala davası bır netıceye dağda orrnanda yaşayarak ve
bağlanınarnıştı Bunun uzerıne
geyik avlıyarak geçınırler. Sibir gun hırsla arzuhaleının ya- yarned •hezaz• denılen huyLik
nına gelerek soze başladı: •Kabir uçurumdan geyık keserken
ğetek bıkşını rnakıne u bınıvı­
yuvarlanır. Fakat Siyarned ölsim : •Lı huzura reise curnurı­ ' m ez. Yalnız yureğı bir çalıya
yete.
takılır. Xece uçurumun başın­
Ez feqirirn ez bekesım. Hew ' da Siyamed ise uçurumun dicarnı u du tıfale xweh u bıra­
binde. Siyamed Xece'ye seslenir.
yernı heyı. Çırna heya iro rnahXece te herı yeki jımı çetır jıxwer bivinı
kernii mı n arı seri.» (Cumhur
başkanlığı yuksek katına.
Şirndıye kadar niçin rnuhake- ı Ger xwede kureki ner date nave çelengsuwa re xwe le dinı
mern bır neticeye bağlanrnıyor.
dare derguşe runı bıkı u
Lıber
Ya!insanım.
bir
kımsesiz
Fakır
bılorinı
nız iki sabı kardeşırn vardır.)
ıyısini
benden
gıt
Xece,
(Ey
deArzuhalcı Rerno'ya bakarak
di ki: ·Ma ez dıbejırn qey bul ve evlen. Allah sana bir erTu lı çiya rnezınbuyı. Erzuhal kek evlat verirse ona ismimi
koy. Beşiğini saHarken ben esJı reise curnhuriye te naye niviki sevgilini hatırla.) Riyavet
rnezın te
>andın jı rnahkerna
ederler ki Xece bu lafları dinlenıvisandın.» (Zannediyo rum ki
sen hayatını dağlarda geçirmiş- rnez ve hiçbir yere ayrılmaz.
sın. İstıda cürnhurbaşkanlığına Sıyarned bu sefer başka tekiifte
bulunur:
değil daha yılksek adlı mercii eXece te bıxweki bı xwedeki
re yazılır ... )
Remo akşamlar ağır ağır ka- Te kelerne beniştoke dılem.ıdı ne
bejint
ranrken hazin hazin türkülere
mala
Adılcevaze
welate
heııı
Te
karşı
sabahlara
Ancak
başiardı
usılıe yahudi
kendinden geçerek uyuya kalırdoste mey kevnı te binı topek
dı. Remonun ençok sevdiği uzun
şirit topek qınap
havalardı. Bunlardan da Xece u
Te suwarexwe pe bı sere sipaSiyamed başta gelirdi.
axlate xine.
Xece u Siyameel
(Ey Xece, Allah billah aşkına,
Xece werı iro erne bevdu bıreyüreğımdeki çalıyı sarsına "kovinın
Erne xwe bavin welate jorinı nuşurken çalı sarsılıyor". Git
Adilcevaz'a orada baba dostu
Erne seyda pezkuviya bıkın
yahudi yasef var ondan bir top
Erne xwe xwedibikın
(Xece gel bugLin kaçalım. Ser- şerille bir top kınap al gel. sevhad boylarına gidelırn. Geçimi gilini bunlar yardııniyle suphan
dağına çıkar.) Rivayet ederler ki
düşunrne yabanı geyik avlıyaXece bu sözleri de dinlemez ve
rak geçiniriz.)
kendisini de Siyarned'in üstüne
"Şimdi soz sırası Xecede"
Lo Siyamedo heft bırayiimını atar. Bunun üzerine Siyamed
ve Xece bırer güle inkilap ederbeyşt pısmamemını
ler. Bu gıiller senenin oniki ayı
Tıfınge wan urusini barude wan
ingilizim bırbırine yaklaşır yakla~ır tam
Deste wan lı ser çakmake jorinı kavuşacakları zaman bir yabani
We mı büküjün te bı sermıdı geyık gelır ıki giılu de yer. Giıl­
wergerini ler yeniden meydana gelir fakat
(Ey Sıyarned, Yedı kardeirn. geyik gene de yer. Belkı yıllar
Se1.:iz arncazadern var. Tiıfeklerı belki asırlar geçti fakat Xece u
sıyarned'i temsil eden giıller haı us malı. Kurşunları ingıliz ma-
g
Dogu yu
saymaınanın.
ınsan
nın. kıtlelerı
gereken en
gıderılmesı
hakldrı
makul
guve-
Nıhayet Sıyamed Xeceyı kanmekan
dıraı ak kaçırır Ter ki
Rıvayet
ederek uzakla~ırlar
5. sayfada
rd
.o
r
nereden
kıme
Bu huküm, halktan kopma-
nır
~ın
gıda~ını
ve Allahtan ba&ka
Baştarafı:
ku
alır
«Kımın­
Siyame d
u
iv
a
ruhı
konuı::ur,
le
taraf
yatıyor
rs
anlamı
tutıııanın
bır
ınancın
~uurlu bır
da
Xece
luklara-muv akkaten ve mecburen
Do•u'ya gıttıgımız ıçın degıl-Do­
en tabıı
verılernıyen
eu'luların
2 de)
(Ba~tarafı
ışbırlıgıne
davet
edıyorum.
ı
1:
1
l
ı
ı
ne
lı, lk!rnızi
de
iıldururler
la
)
kavu~arnadılar
......... ......... ......... ......... ......... ......... .....
ŞİRİ
N
BELDE
Necmettin Denkdemir
Gmu•yrloğunun aynası diy<'
anılan
1
!{<'rl<'nrlirm<'kff'n kendilerini alamazlar.
Su~ un akısını takip eders<'niz kendi<'t<'ı.rin<'
sir in beld<', Turceli tep<'sinin
niz i bir anlık yeşil b<'ldt"nin dahlf'sindr
yaslanmıs ufacık bir kasabadır.
bulursunu7. Hafif bir ruzgii.rın rsintisiuzak bir
Burası guzr-I Ttirkiyemin
1<-n d.ılları sallanan soğut vr kavak ağaç­
kos<'si, bC'nim rnPmlt"kt"tim ana vr ba1
Jarı gult' gnl katmak misalil<'n D<'rik'in
lbaır.ın vatanı. Brldrnin hrr yanı nıme;az<'lliginf" Ps olmaktadır. Dahb•nin ne~'­
rut gibi. Doğu k<'simi bir boğaz manP~i kanibirk (ku;\·uıu pınar) Vf' golhalz(tra~ı; Manzara 7rytin Yt"~illiğiyl("n suı;,~ının tatlı akıs st•sh•rirlir. Ilkbahardan
'ın ortasında gorPnlerin m<'şhur rlNUkh'ri
ilibar('ll bn Df'zih y••rlf'rt• akın başlar.
:Gahi SU;\U grçer. Brldenin batı kanadı
pur ne~'r
Oylf'~in•• kalabalık ki lwrkt•'
ıha~ vr bahçr halısı; onundr, akıs!na d1•1
vaı:ı N~<'n kulebt" kaynağı iki kohlan ı irin11t•
Dahlf'nin nwht:.ıph gt•ct•Irri unutulakar. Suyun yan kl'narları çic('kl<'rlf'n
l·mslt"nmi~ bir tii.biat sahnP'ii, h('r taraf maz hatıralar irindf' cazibP~inP kapılan­
1
lar tatlı gunlerin o sakin hayatını bir
mis kokar. Belde sakinleri yazın o bunal!tıeı gunlerini bu cennet gibi yerd<' d('- daha yasamak i~tt·r.
1
1
47
6/MART/1963
DlCLE-FIRAT
Sayfa: 8
OKUYUCULARDAN DICLE - FIRAT'a
Dicle ·
Ormanları
topladıklarını m~ahede etmiştim.
Esasen böyle bir müşahede için on
sene evvel ŞeınıkAn köyüne gitmeye ne lQzum vardır? Ben bir köylü çocu&u değilmiydırn? Benim köyüm (Derik'm Rebet köyü) Derik'ın batı kesiminde dağlılt arazinin eteğinde ve orman1ıltlar arasında olan Mezra g~ri, Mezra Süravelk~. Mezra Newale Fitni ve
köyleriyle komşu değilmiydi?
Haraıni
Bütün bu köyler arasında kalan orman!ıklar, hele M'etina aşireti'nin ikamet ettiği, dolayısiyle mühitte ÇAYE METİNA
(Metina dağı) olarak anılan ve yine kesit bir arınaİllık merkezi sayılan Kevır­
öerabreşık,
şin, Bırç, Taw ik, Bankır,
Buğur vs. gibi birçok köylerin de ormanlıkları yine köylüler tarafından muhafaza edilmek suretıyle şahane değiller
miydi? .Te mırye xue bir cem mırye Metina, (O!ülerini Metina ölülerinin yanı­
na götürdüm) sözünün Derik'te hala ravaçta blmasının ve bu sözün Yaz mevsı­
mi'nin kavurucu sıcaklarında gölgelik bir
yer bulup sığınabilen!ere sarf edilmesinin bıle, yakın zamanlara kadar Metina
Aşiret!. ölülerinin (mezarlıklannın) gö!gede olduklannı belirtmeye kAfi değil­
miydi? Bu gün Metina Aşireti'nin ölüleri değil, sağ olanları bile Yaz'ın yakıcı
sıcaklannda sığınacak bir gölgelik bulabiliyorlar mıydi? Şimdi, adı geçen mıntı­
yerlerinde yelkalardakı ormanlıkların
ler esmıyor muydu? Bütün bunları gözlerimle görmemiş miydim'
ağaç!ariymişler.
Pikabımızdaki arızanın giderilmesinden sonra tekrar yolumuza devam ederek bu minhal üzere Şemika'ya kadar
gittik.
Derik Ormaniarına orman demek
için bin şahıt isterdi. Dağdaki köylerinde içme suları yoktu. Onlar da (geçen
yazımda tasvir ettiğim) ova köylerindeiçme suları yoktu. Onlar da (geçen yazırnda tasvir ettiğım) ova köylerindeki
suni göllerden birer taneye sahiptiler ve
davarlariyle birlikte ayni bulanık sudan
ıçmek mecburiyetınde ıdıler Mevsim kış
olduğu halde gölleri dolmamıştı. Demek
Yalnız Ovada değil, artık buralarda da
yağmur yetecek kadar yağmıyordu.
Kürtçede bir tabır vardır: (xüedi\
Çiya dıbinı, berfe le dıbarını ı Alli\h dağa, dağı görerek kar yağdırıyor.
Çıya tabırı çıplak dağlar için değil,
yalınız ormanlar için kullanıldığına ve
Derikte de Orman kalmamış olduğuna
gôre elbette Cenabi Hak bize kar değı!. yağmuru bile vermekten imtina eder
Hele bu Ormanları kendi ellerimizle yok
etmiş isek her gün ayni elleri göğe dağ­
ru kaldırırız.
Çoğumuz farkında bile değiliz. Mebir kaç
ğer dağ eteğındeki çeşmelerın
senedir kurumuş olmaları, Derık, Kızıl­
tepe, Mazıdağı ve köylerinde altı yedi senedir verımsiz olan ve bizleri kıtlık tehlikesiyle gırtlak gırtlağa getıren ekinierin verimsizlık sebebi, hep bu ormanların yok oluşu ve dolayısiyle yağmur'un
içme suyunu bile karşıhyamiyacak kadar az yagı~ı ımi~ Oyle olmasa bızim köyümüzıln bır değırmenlik suyu üç seneden bcrı nereye gıderdi? Sozde sulu olan
tamamen
bahcelerdekı meyve ağaçları
kururlar mıydı• Derik ıle Fitnı köyü
arasındakı Kanıyafate çeşmesi üç seneden berı akmaz bir kuru çeşme hüviye-
w
w
.a
beş
w
Bunlar olmuştu ve netıcesını de gözlerimle gôrmüştüm Hatta o ormanlık­
ları muhafaza eden kôylülerimiz arasın­
da, bir kaç (daha kara olasıca) kara keçisını doyurmak ıçın hususı surette YllPtırmış olduklan ufacık baltalarıyle bllyük işler beceren ve onüne gelen her
kırmak ve
ağacın dallarını ınsafsızca
kesrnek suretiyle yerlere seren ve kara
keçılerının yerde yatan dalların üzerın­
de büyük bir gürıiltü ıle toplanarak yapraklarını hışırtı ıle yemesmi (kendisi nefis bir yemek yiyormuş gıbı ı ıştahla seyir eden ve bır keçisinın dayması içın
bütün ormanı feda edebılen çobanların
da bulundugunu, ayrıca ormanlıklar arasındaki koylerde ıki\met eden vatandaş-
Bedlrhan Çınar
Çiftçi - Derlk
(Devamı
var)
48
rırat
Yazı ı,ıeri Btidiirliiğiine
hernedense intihar etmişti
evin bnünde çul gibı birşey vardı kaynı yorgan yerine bu çula sarınır­
miŞ Evin ıçine girdik kadın tavana ası­
lı bir iple kendısini boğdurmuş. Ustünde eski, yırtık bir elbise. Ayakları çıp­
lak giyecek ayakkabısı yokmuş. Neyse
uzatmıyalım tahkikat başladı: Görümceden soruldu gorümce sabah kalktım bu
vaziyetı gordüm dedi. Kayından soruldu kayını türkçe bılmediği için tercüman vasıtasiyle soruldu o da sabahleyin
kalktığında vaz!yeti gördüğünü anlattı
Beraberimizde bir jandarma çavuşu
da vardı. Bu adam ne derse beğenirsi­
niz? Bunlar vatandaş değil, bunların kökünü kazımak l.i\zım insan nasıl türkçe
bilmez diy,e zavallı çocuğun nzerine yürüyordu. Bir zafer kazanmış gibı de etrafına haşmetle bakıyordu. ve buna benzer daha neler neler söyledi.
M, AU Ozturan
özenpınar köyünden
diler.
Kadın
Gittık
g
Gazeteniz! okudum dağlar kadar
memnun oldum Hakikaten vatansever
ve namuslu insanlarınız. vatandaşların
dertleriyle alakalanmıyan vatandaşları
türlü yalan yazı, haber ve baldır bacak
resımleriyle uyuşturan gazeteler yanın­
da sizın gazeteniz bir ışıktır. Acaba bunlar bu yaptıklarından sıkı!mıyorlar mı?
Evet efendim, kendilerini vatansever
olarak gôsteren fakat hiç te ôyle olmayan insanlar var muhitimizde. Şahit olisterdim
duğum bir vakayı arz etmek
ama kime? Nihayet sizin gazetenizle
efendim: Bir
karşılaştım arz edeyım
gün bir yere gitmiştik. Burası bir
türk köyü idi ve sakinleri türk vatanYukudaş!ariydi, Bir intihar hadisesi
bulmuş bunun tahkikatı yapılıyordu. Kocası askere gitmiş bir kadın 3-4 yaşla­
rında bir çocuğu 7-8 yaşlarında görümeesi ve 12-13 yaşlarında bir kayını ile
oturuyorlar. Yirmi aydanberi kocası askerde olan kadın ve yukarıda adları geçen insanların oturdukları evde hayvanlar barmamazdı perişan bir haldey-
rd
.o
r
o zamanlar gerek yol boyunca ve
gerekse ŞemıkAn'ın civarında adeta husus! surette bağ bahçe gibi yetiştirtlmiş
intibaını veren yemyeşil, yol vermez orman1ıltlar görmüş ve bu ormanlılt!arın
wnumiyetle o mıntıkalarda ikAmet eden
köylülerin Iş birliği ve iş bölümü (her
ailenin belli bir kısmı koruması suretiyle) yapmış olmaları sayesinde, hem k endilerinin hemde ammenin menfaatı için
mükemmelen denilemezsede iyi bir şe­
kilde koruduklarını, buna karşılılt hası­
lat zamanlarında kara keçileri için bOl
bol palamut, kendi yiyecek ve (ihtiyacmdan fazlasını satmak suretıyle) harçlıkları için de keza bol miktarda Gezo,
(kudret helvası) Mazı, Yabani armut,
kızvan dağdağan, nenenguş mahsulünü
bırer ıkışer
Tutak-Ağrı
(Devamı
geleeek
sayıda)
Dicle . rırat'tan
Oku.yu .cu.lar a
.ı
ku
görmüştüm:
yakmak için merkeplerle evlerine
yük taşıdıklarını, fakat hem
ormanları korumak hem de odun'un kurusunun daha elverişli olması hasebiyle
daha zıyade ıhtıyar ve kuru ağaçları tercıh ettıklerıni, kadınlarında (çoğu zaman sırtlarında taşımak suretiyle) çobanların daha evvel kestıği ve bilahare
kuruyan dalların, çalı çırpısını toplayıp
evlerine gôtürdüklerini de görmem!•
olanlardan ve bilmeyenlerden değildım.
Fakat bu gün Şemıka yolunda gördüklerım büsbütün feciydı:
Daha Derik'ten çıkar çıkmaz eskisi
gibi, muhteşem bir ormanlılt gbrmek
bakınıyordum.
ümidıyle hep sağa sola
Nafile, görünürlerde Orman denilecek
bir nesne yoktu. Civarlarda irili ufaklı
tepeler vardı. zmarasüor
çırıl çıplak
yokuşunu tırmanırken pikabımız aniden
durdu, Yokuşu çıkamıyordu. şofôrümü­
zün takma ismi amaci idi, Duraklama
sebebini sorunca, bi!giç bir tavırla birazda bize teselli vermek çabasiyle, ufak
bir arıza sebebiyle motörün ateşleme
yapamadığını arızayı derhal gidereceitini sbyledi ve az sonra sözünü de yerine
getirdi.
Bu on onbeş dakikalık duraklamadan bılıstifade ben de dışarı fırlamış,
elvarıarı daha iyi tetkik etmek fırsatını
bulabilmiştim. Bu arada yilksek bir tepede bır ağaçlılt görmüş ve adetta sevinçle arkadaşlara görünen ağaçların
mevkiini ·sormuştum. Meğer Giar~bany~
tepesiymiş. Görünen ağaçlar da katliamdan kurtulan bir ormanlılt parçası değil, eşhasa ait Bağlar arasındaki Badem
ların
MUBTEREM OKUYUCULAR
aiAka ve teveccühünüze Hiik kılmak için elimizden gelen bütün mahdut imkAnlarımızı
kullanmaktayız. Bütün gazete personeli elinize daha mükemmel bir
nüsha ulaştırmak için çırpmmak­
tadırlar. şu hususu ittiharla belirttelim ki; Türkiyede ilk defa bütün
imkAnsıziıkiara
baskılara, maddi
almadan
rağmen illl.n ve reklAm
kendisini ilAn ve reklAm etmeye
ihtiyaç duymayan bir gazete, sırf
mQzaheretine daokuyucularının
yanarak çıkmakta ve yoluna şaş­
madan devam etmektedir. Bu gazete sizlere altıncı sayısını sunduDicle-Fırat•ı
iv
a
Bundan evvelki yazımda Derik ovasusuzluk derdinden bahs etmiş­
tim Bu günkü yazımda da Derik'in
(sözüm ona) orman!arından, dağlılt arazisindeki köylerinden bahs etmek niyetindeyim.
Çok değıl, bir ıki ay evveldi. Bir iş
ıçin Derık ve Mazıdağı Ilçeleri'nin dağ­
lılt arazisinin merkezi sayılan ve Mazı­
daitı'na baıtlı şemıkAn köyüne bir pikabla
sekiz on kişi gitmiştik.
Gidiş ve dönüşte gördüğümüz manzaralar yürekler acısiydı, Bahis mevzuu
köyü en son, takriben on beş sene evvel
sı'nın
rs
Der lk
bir
rıcamız
var: Bize dağuyu ve doğuluları ilgilendiren her çeşit fotoğraf, reDiğer
sim, karikatar genderiniz
husus ta şudur: Bize bulunduğunuz
maarif,
nafıa,
viiAyetin kasabanın,
ziraat, belediye, sağlık, vatandaş­
ların devlet dairelerin de ış takipleri vesaıre hususlar hakkında ayın
yirmisine doğru yazılar, haberler
gönderin. MeselA tohum, kredi dayerde yeni
l , ğıtımı MeseHl falan
bir okulun açılması veya falan
okulun öğretmensiz oluşu Sizler
mahallinde olduğunuz için hızden
daha ıyı takdir edersiniz
i
okuyucular güzel yazı ve
gondermektedirler Fakat sarıh
adreslerini yazmadıkları ıçın bu
şiır ve yazıları yayın!amıyoruz. Bazı okuyucular gene sarıh adres bı!­
dırmeden yazı yahut şiırlerının altına bır takma ısım atarak gbndermektedirler. Bu okuyucularımız sarıh adreslerıni gonderdiklerı takdirde bırer takma isım seçıp gbndermek haklarıdır Ama evvela saYayınladıgımız
lazım
rıh adres
takdırde kanun mercilerının bu yazı kimindır? sorusunu cevaplandı­
ramayız Bu yüzden yayınlamıyo­
ruz. MeselA, Tatvan'dan Dılbırın
8/MART/1963
Bazı
şıır
lır
-
Gım.e
şiiri yayınlanacaktır
bir okuyucumuz Serhenk
adiyle bize bir şiir gönderm~tir.
Adres gönderirse-eminiz ki bu adres göndermeme tamamen bir
Urfa'lı
unutkanlılt eseridir-şiiri
ğumuz Dicle-Fırat'tır.
Okuyucularımızdan
takma ismiyle adresiz bir şiir aldık Bu arkadaş adresini gönderdı­
ğı ve başka bir takma isim seçtiği takdirde şiiri yayınlanacaktır.
Diyarbekir'li
Dılbirln takma adı
bir okuyucumuza aittir. Bunun iibi van'dan bir okuyucumuz Bextreş takma adiyle ve adressiz bir
şiir göndermiştir. Bu okuyucumuz
adresini gönderdiği takdirde-tabii
ki adresi isterse yayınlar istemezse yayınlamayız bizde mahfuz ka-
nacaktır.
Mızrak
bir
yayırıla­
Mehmet Ali
Ağrı'dan
şiir gôndermiştir.
Şiiri
için yayınlıyamıyaca­
ğız Okuyucumuzdan daha titiz olZaten anlaşıl­
masını bekleriz
gore okuyucumuz daha
dığına
küçüktür Onun için maneviyatını
bozmasın daha iyi şiirler yazabilir.
Hüseyyin
Kıymetli arkadaşımız
Sağniç'ten a!Aka bahş bir yazı aldık Yazıyı geç aldığımız için gelecek sayıda yayınlanacaktır.
Şimdi sıra şair okuyucumuz isa
bay!
Şansa geldı Gazeteyi resmi
Omer Altaş'a gondermemızı tavsı­
ye edıyor gazete gönderdığinız şah­
sı çoğu kerre bulamıyoruz Bundan
dolayı da bizım olan Dicle-Fırat'ı
yani kendı malımızı çalmak durumunda kalıyoruz diyor Sılvan'da
takdir
almadığımız ıçın vazıyeti
edemeyiz Ancak Isa Şans neşren
cevap istıyor. Maalesef cevap yuibaret
soyledıklerımızden
karıda
kalacaktır Bayramımızı kutlamak
okuyucuları­
zahmetıne katianan
zayıf olduğu
mıza teşekkür ederız.
Huzurunuzdan ayrılmak ıstemı­
yoruz ancak sutunlarımız mahduttur, sozıl kesme!{ mecburıyetinde­
yız En ıyı dılcklerımızı sunarız
Saygılarımızla
Hüsnütabıat Matbaası
Dlrlr- Fırat
- Istanbul
Download

006ULU MiLLETVEKiLLERi