iSTANBUL
TicARET ODASı
SEMiNERLER Dizisi No.: 9
iHRACAT SEMiNERi
"',.::..
,
.YI
. i
\
,
•
.- -.
İSTANBUL TİCARET
ODASI
SEMİNERİ
20 •'24 Nisan 1981
"İstanbul Ticaret Odası
Meclis Salony
HÜSNUTABİAT MATBi\ASI
iSTANBUL-1981
İ Ç İ N D E K İ L E R
İstanbul Ticaret Odası Genel Kâtip Yardımcısı Renan Baykan'ın
Semineri Açış Konuşması
Türkiye Ekonomisinde İhracatın Yeri ve Türkiye İhracatının MQ\
Grupları Yönünden Değerlendirilmesi
Prof. Dr. Erol Zeytinoğlu
İhracat Mevzuatı ve Uygulaması
Erkut Onursal
İhracatta Gümrük
Muameleleri
Aydın Özen
- İhracatta Ödeme Şekilleri ve İhracat Kredileri
A h m e t Ayaydın
• İhracatı Teşvik Tedbirleri ve Uygulama Esas ve Usulleri
O. Orhan Bali
' Merkez Bankası İhracat Reeskont Kredisi Hakkında
Not
Suat Acar
- İhracatta Vergi İadesi İşlemleri
Aydın Özen
- İstanbul Ticaret Odasınca İhracatla İlgili Olarak Yapılan İşlemler
Cengiz Ersun
- İhracatta Standardizasyon Çalışmalarına Genel Bir Bakış
A n ç t a n Tönük
Ek: Türk Standardiarmın Uygulanması Hakkında Tüzük.
- İhracatta Ziraî Karantina
'
M. Mete Yücer
- İ h r a c a t t a Ambalajlama
Dilek
Ülgüray
- Havayolu Taşımacılığı ve Taşıyıcı — Taşıtan İlişkileri
Aydın Uzunçarşılı
- Havayolu Taşımacılığında İhracatçılar için Temel Bilgiler
A t a Özgür
- Karayolu Taşıyıcılığı ve İhracatçı Taşıyıcı İlişkileri
C ü n e y t Solakoğlu
ISTANBUL TfCARET ODASı
GENEL KATI? YARDIMCISi
RENAN BAYKAN'IN
SEMINERI Acış KONUŞMASı
Sayın Konuklarımız;
Hepinize
hoşgeldiniz
dolayısıyle teşekkür
derken, seminerimize
ederim.
gösterdiğiniz
bu ilgi
Özellikle, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde, ihracatın bü·
yük önem taşıdığı bilinmektedir. Bu konu üzerinde durmak istemiyorum. Ancak. icinde bulunduğumuz şu dönemde ihracatımızin g~
fiştirilmesınin, her zamankinden daha fazla önem taşıdığını vurgulamak isterim. Gerçekten. enflasyonun önlenmesini birinci aşamada
ana amaç olarak ele afan 24 Ocak istikrar tedbirleri bu amaca ula~
şabilmek iCin önceUkle Iç talebin sınırlandırılmasına ağırlık ve...
rilmiştir. Tedbirler olumlu etkisini göstermeye başlamış, enflasyo~
nun kontrol altına o.lırul1osında önemli başarılar elde edilmiştir. An ..
cak, bu defa da, ic tüketimin azalması sınai işletmelC;\rin esasen dü..
şük olan kapasite kullanım oranlarını artırmalarını zorlaştırmış ve
ie piyasalarda bir durgunluk ortaya çıkarmıştır.
işte, üretimin artırılabilmesi ve bu durgunluğun aşılabilmesinin
başlıca yolu ihracattan gecmektedir. ihracata yönelebildiğlmiz öl-
çüde, ekonomik
bunalım
hafifleyecektir.
Ekonomimizdeki bu bünyesel değişikliğin etkisi ife tüccar ve
[email protected] başlangıcta bir tereddüt dönemi gecirmişler ve dahili piyasaya dönük üyelerimiz ihracatçı olma açısından bu adaptasyon ve oryontosyon dönemi içine girmişlerdIr.
Gerek bu seminerlerimize gösterilen ilgiden ve gerekse eski
yıllara kıyasla yabancı heyetlerin Odamızı ziyaretleri vesilesiyle iş
temasları için bizlere boşvuran üye sayısındaki olağanüstü artıştan.
artık üyelerimizin ihracata yönelmelerinin başlıca kurtuluş yolu olduğunun bilincine vardıklannı anlıyoruz.
Daha birkaç yıl öncesine kadar 3000-3500 dolaylarında bulunan ihracat belgesine veya ruhsatına sahip üyelerimizin sayısının
bugün 8000'e ulaştığını memnuniyetle izlemekteyiZ. Şüphesiz toplam
üye sayımızın 1/10'u olan bu rakamın da yeterli olduğu ifade edilemez. Ancak, gözlemlerimiz bu alanda süratl! bir genişleme oldu.
ğunu ve bunun devam edeceğini göstermektedir.
işte, genellikle il1racata yeni başlqmış veya ihracata yönelmeyi
öngörmOş üyelerimizi veya firmalarında calıştırdıkları personeli, ilı-:
racat uygulamaları açısından aydınlatabilmek amacıyla bu seminerleri düzenlemeyi pıônlodık.
Bu türdeki ilk seminerimiz, 16.3.1981 ila 20·31.1981 tarihleri arasında düzenlenmişti. Müracaatcı sayısının fazlalığı nedeniyle hemen bu ikinci semineri düzenledik. Ümit ediyorum ki, bu devam edecektir. Bu defaki, seminerimizde, geçen tecrübeler ve iştirakçilerin
istekleri nazore alınarak, formalite ve işlemlerle ilgili izahıara ağır­
lık verdik.
Hürmetle huzurlarınızdan ayrılırken. tüm iştirakellere başarılar
diler, konuşmacılara şükranlarımı sunarım.
-
6'--
TÜRKIYE EKONOMisiNDE iHRACATıN VERI
VE
TÜRKiYE iHRACATıNıN MAL GRUPLARı VÖNÜNDEN
DEGERLENOiRilMESi
Prof Dr. Erol zEvriNOGlU
LT.i.A. Ekonomi Fakültesi Öğretim Üyesi
i -
TÜRKivE EKONOMisiNDE iHRACATıN VERi:
stratejik bir roloynayan ve geniş kapsamlı
bir tanımlama ile, «yurt içinde üretilen malların ulusal sınırfar dışı­
na satılması» anlamına gelen ihracat, az gelişmiş veya başka bir
deyimle, gelişmekte olan ülkelerin tüm ekonomik ve sosyal sorunlarına sahip olon Türkiye icin pek büyük ve hatta «hayati» dene.
bilecek bir önem taşımaktadır.
Ekonomik
gelişmede
Cünkü, yarım yüzyılı aşan kalkınma çabalarına karşın Türkiye,
bir türlü gelişmişlik düzeyine ulaşamamış ve ekonomik yönden gelişmiş olan ülkeler arasında yer olamamıştır. Zira, ülkeler arasındaki
gelişmişlik farkını belirleyen ekonomik ve sosya! göstergeler incelendiğinde Türkiye'nin az gelişmiş veya
gelişmekte olan ülkelere
özgü ekonomik ve sosyal özelliklerin pek büyük bir çoğunluğuna
sahip olduğu görülmektedir.
Oysa. Türkiye, özellikle Planh dönemde sanayileşmeyi daima
amaç olarak almış ve samJyi sektörünü ekonomik kalkınmanın bir
öncü sektörü olarak kabul etmiştir, Ancak bu çok olumlu düşünce­
ye karşın. sanayi sektörü gerekli nitelik ve nicelikteki bir gelişme­
yekonu olamamış tersine ekonomiyi dar boğazlara sürükleyerek
Türkiye'yi çoğunlukla güç ve cözümlenmesi zaman isteyen çok çeşitli ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya bırakmıştır.
-7-·
Türkıye'nin istikrar ıçınde dengeli ve tutarlı bir gelişme gös-
terebilmesi ve özellikle giderek kronik bir hal alan çok çeşitli ve
eok yönlü ekonomik. sosyal ve siyasal sorunlarının olumlu ve sağ­
lıklı bir eözüme ulaşabilmesi. ancak kalkınmanın zorunlu kıldığı yatırımların gerekli düzeyde yapılabilmesi, sanayileşme faaliyetlerinin
hızlanması, ekonominin dışa olan bağımlılığının azaltılması. sanayi
işletmelerinin ham madde, ara ve yatırım malı ile enerji gereksinmelerinin karşılanması ve tarım kesiminde üretim ve verim arttırıcı
girdilerin kusursuz bir biçimde sağlanabilmesiyle mümkündür.
Sözkonusu hususların sağlEklı ve sürekli bir bicimde gereekleş­
tirilebilmesİ ise. her şeyden önce. ekonominin zorunlu kıldığı ve
yurt içinde üretiiemeyen ham madde, makine ve teçhizat gibi yarı.
mamul ve mamul mallarla kapital mallarının oluşturduğu geniş boyUtlu ve büyük değerli bir ithalatın yeterli nitelik ve nicelikte yapı­
labimesine ve böylelikle, Plan ve Programlarda öngörülen yatırım­
ların dolayısıyla sanayileşmenin ve sanayi üretiminin gereklı düzeylere cıkartılabilmesine bağlıdır.
Oysa, Türkiye'nin kronik nitelikteki en büyük sorunu, böyle bir
ithalatın zorunlu kıldığı dış finansman kaynağını sağlıklı ve sürekli
bir biçimde sağlayamamaktır. Çünkü, Türkiye'nin ithaıatını finanse edebilecek en önemli ve en güvenilir kaynaklar, başta «ihracaİ»
olmak üzere «işçi dövizleri» He «turizm gelirlerbdir. Ancak bu kalemler Incelendiğinde görÜlmektedir ki, bunların ôdemeler dengeSine olan katkıları Türkiye'nin büyük ölçüde gereksinmesin; duyduğu
malları Ithal edebilecek bir boyutta değildir. Esasen. mevcut alt ve
üst yapı yetersizliği nedeniyle turizm gelirleri. uluslararası ekonomik krizler ve Türkiye'ninkronik enflasyonu gibi nedenlerle de işeı
dövızleri hiç bir zaman sağlam bir temele oturtulmuş ihracat kadar
güvenilir bır kaynak durmunde değildir.
Bu
oluş, kaçınılmaz
bir zorunluluk olarak Turkiye'yi
aramağa
dış
krediler
yöneltmektedir. Kuşkusuz, gerçekleştirmek zorunluluğun­
da olduğu ithalatını ihracat, işçi ve turizm gibi sağlıklı ve sürekli
döviz gelirleriyle finanse edemeyen Türkiye'nin dış bore kaynaklarına başvurması kaçınılmazdır. Ancak, ithaıatın giderek küeümsenmeyecek boyutlara ulaşan çeşitli nitelik ve nicelikteki dış borçfarla karşılanması Türk ekonomisini her geçen gün ağır bir yük af-
-8-
tma sokmektedır. Özellikle alınan dış borçların ana para ve faiz
olarak geri ödenmelerinde yeniden borçlanma yoluna başvurulması
hem Türkiye'nin dış borç ve faız yükünü giderek arttırmakta hem
de iç tasarruflardan yatırımlara ayrılocak payın azalmasına ve Türkiye'nin ekonomik gelişmesinin yavaşlamasına neden olmaktdır.
Bu nedenledir ki ihracat, gerek kalkınmanın zorunlu kıldığı ya~
fırımların yapılabilmesi için gerekse Türkiye'nin gündeminden hemen hemen hiç eksik olmayan çok çeşitli ekonomik ve sosyal sorunların çözümlenebUmesi için gerçekten pek büyük ve hayati bir
önem taşımaktadır.
Bu gerçeğe karşın. iyi bilinmektedir ki, Türkiye'nin ihracat faaliyeti yıllardan beri güclükle yürütülmekte ve geleneksel ürünlerden oluşan ihracatı çeşitlendirme ve özellikle mamul mal ihraeını
arttırmak ve böy1elikle Türkiye'nin ihraç gelirlerini ithalatı karşı­
tayabilir brr cJOzeye çıkarmak belirli bir ölçünün dışında olomamaktadır.
Türkiye'nin kalkınma girişimlerini büyük ölçüde sınırlayan ve
döviz darboğazına neden olarak Türkive'yi sürekli bir bicimde ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlarla karşı karşıya getiren ihracatın,
Türkiye'nin bu konuda sahip bUlunduğu büyük potanslyefe karşın
gerek yapısal gerekse büyüklük yönünden istenen düzeye ulaşarna ...
mış olduğunu bazı göstergelerle kanıtlayabilmek mümkündür. Şöy*
la ki:
ithalatın
- Türkiye'nin dış ticaretinin seyri incelendiğinde,
.toplam değerinin hemen her zaman ihracatın toplam değerinin üze~
rinde ve daha hızlı bir gelişmeye konu olduğu, bu nedenle de ihracatın toplam dış ticaret icindeki payının ithalata göre daha düşük
düzeyde bulunduğu görülmektedir. Özellikle son yıllarda bu durum
giderek daha da olumsuz bir gelişme izlemiş ve ihracatın toplam
dış ticaret içindeki payı sürekli olarak azalmıştır.
Aşağıdaki
kiye'nin dış
tabloda (Tablo 1), 1965-1980 yıllorı arasında Türticareti ile toplam dış ticaret icindeithalat ve ihracatın
payları görülmektedır.
-9-
Yıllar
(Tablo 1)
TÜRKiVE'NiN DIS, TicARETI
(Milyon $)
Toplan Dış i thalat
ihracat
ithalatın
Ticaret
% Payı
•
1965
1970
1975
1976
1977
1978
1979
1980
1036
1536
6140
7089
7549
6887
7371
10577
- 572
948
4.738
5.128
5.796
4.599
5.069
7.667
464
588
1.401
1.960.
1.753
2.288
2.261
2.910
55.22
61.69
77.2
72.4
76.8
66.8
69·2
72.4
ihracatın
% Payı
44.78
38.31
22,8
27.6
23·2
33·2
30.8
27.6
Görüldüğü
gibi 1978 ve 1979 yıııarı dışında, ihracatın toplam
dış ticaret içindeki payı sürekli olarak azalmış, 1965 yılında % 44.78
olan bu oran, 1980 yıinda ise % 27,6 olarak gerçekleşmiştir. 1977
yılında ihracatın toplam dış ticaret icindeki payı % .23.22 iken bu
oranın 1978 yılında % 33.22'ye, 1979 yılında ise % 30.85'e yüksel~
mesinin nedeni bu yıllarda ithalatın önceki yıllara göre azalma göstermesidir. Zira, 1977 yılında 5.796 milyon dolar olan ithalat 1978
yılında 4.599 milyon dolara. 1979 yılında ise 5.069 milyon dolara düş­
müştür.
Aşağıdaki
tabloda ise (Tablo 2), 1965-1980 yılları arasında Türkiye'nin dış ticaretinin· izlediği gelişme ile ihracatın ithalatı kQrşlla~
ma oranları görülmektedir.
(Tab!o 2)
TÜRKiVENiN DIŞ TiCARETiNiN GELişiMi
ihracat/ithalat
İthalat
ihracat
Dış Ticaret
Yıllar
Oranı
1965
1970
1975
1976
1977
1978
1979
1980
100
166
828
897
1013
100
127
302
422
100
148
378
804
886
493
487
1340
627
729
665
708
1021
593
684
-10-
81.8
62.1
29.6
38.2
30·2
48.8
44.6
37.9
Görüldüğü
gibi. Türkiye'nin dış ticaretindeki gelişmelerde ithalat, ihracat oranla daha hızlı bir gelişme göstermiş ve 1965 yı_
lında 100 olan ihracat 1980 yılında 627'ye yükselirken, 1965 yılında
100 olan ithalat çok daha hızlı bir gelişme He 1980 yılında 1340 olmuştur. Böylelikle, ihracatın ithalata olan o(Qnl da kaçınılmaz bir
sonuç olarak olumsuz bir seyir izlemiş ve 1965 yılında 81.8 olan bu
oran 1980 yılmda 37.9'0 inmiştir. Bu oluşlar daha önce de belirtildiği gibi ithalat değerinin ihracat değerinden sürekli olarak daha
hızlı bir artışla gelişme göstermiş olmasından kaynaklanmaktadır.
Tabloya göre, ihracatın ithalatı karşılanıa oranının son 15 yıl içinde
en düşük oiduğu yıi 1975'dir. Zira. 1974 yılmda 3.777 milyon dolar
olan Türkiye'nin ithalatı 1975 yılında 4.738 ıni/yon dolara yükselirken. 1974 yılında 1.532 milyon dolar olan ihracat, it!ıoiatın tersine,
1975 yılında 1.401 milyon dolara düşmüştür.
Bu oluş 1975 yılında ihracatın ithalatı karşılama oranının %
22.82 gibi çok düşük bir düzeye inmesinin başlıca nedenidir.
- Türkiye'nin ihracatı mal gruplarına göre incelendiğinde ihracatın haıapek büyük ölcüde tarımsal mallara dayalı olduğu görülmektedir. Kuşkusuz sanayi ürünlerinin ihracatı sürekli bir biçimde artmakta ve bu ürünlerin toplam ihracat içindeki payı küçümsenmeyecek bir ölçüde yükselmektedir. Ancak bu
oluş tanmsal
ürünler için de söz konusu olmakta bu nedenle de tarımsal maiların toplam ihracattaki payı genellikle aynı kalmaktadır.
Aşağıdaki tabloda (Tablo 3). 1965-1980 Yillarına ait Türkiye
ihracatının mal gruplarına göre dağılımı görülmektedir.
(Tablo 3)
TÜRKiYE'NiN MAL GRUPLARıNA GÖRE iHRACATı
(Milyon $)
Yıllar
Tarım
%
Madenler
%
Sanayi
20.999
42.679
105.565
110.016
125,851
124,100
132.500
4.5
80.928
103.243
(%
,..-.--..
1965
1970
1975
1976
1977
1978
1979
1980
361.811
442.554
792.630
1254.408
1041.401
1542.800
1343.632
1671.742
78.0
75.2
56·5
63.6
59.5
67.4
59.4
57.4
-
190,994
11-
7.2
7.5
502.879
595.790
5.7
585.774
7.2
5.4
621.300
5.9
785.100
6.6 1.047,386
17.4
17.5
36·0
30·4
33.4
27.2
34 /7
36.0
Görüldüğü
gibi son 15 yıı içinde tarımsal mal ihracatının payı
% 78.0 dan % 57.4'e inerken, sanayi ürünlerinin toplam ihracat Icin.
deki payı yaklaşık iki katına yükselmiş ve 1965 yılında % 17.4 olan
oran 1980 yılında % 36.0 olmuştur. Ancak Türkiye'nin ihracatında
sanayi ürünü adını alan 'ürünlerin büyük bir coğunluğu önemsiz
sınai işlem görmüş tarımsal mallar olup. bunlar nedense dış ticaret istatistiklerinde sanayi nıafı tanımına sokulmakta ve sınıflandır­
mada sanayi ürünü olarak kabul edilmektedirler. Örneğin, 1979 yı­
lında yapılan toplam 785 milyon dolarlık sanayi ürünü ihracatının
217 milyon dolarlık bölümü pamuk ipliği, 134 mifyon dolarlık bölümünü gıda sanayii ürünleri. 65 milyon dolarlık bölümünü giyim eş­
yası oluşturmakta. dördüncü sırada ise 44 milyon dolar ile cimento yer almaktadır.
Diğer
taraftan. Türkiye'nin toplam ihracatında
tarımsal kökenli ürünlerın payı % 60 dolaylarındaki yerini korurken, dünya ihracatında tarım ürünlerinin ihracatının payı son 10 yılortalamasına
göre % 18 dolaylarındadır. Yine Türkiye'nIn toplam ihracatında sanayi ürünleri ihracatının payı son 10 yılortalamasına göre. % 30
dolaylarında iken dünya ihracatında sanayi' ürünleri ihracatının payı
% 55
dolaylarındadır.
Görülüyor ki, dünya ihracatının yarısından fazlasını sanayi ürünleri oluşturduğu halde Türkiye bu ihracata oldukça yüksek düzeyde
bir tarım ürünleri ihracatçısı olarak katılmaktadır. Oysa tarım ürünlerinin hem talep ve gelir elastikiyetleri cok düşük hem de bu ürünlerin ihracatında tüm az gelişmiş ülkeleri kapsayan büyük boyutlu
bir rekabet sözkonusudur. Keza, tarımsal ürünler;n üretimi genellikle iklim koşullarına bağlı olduğu gibI, teknoloiik alanda elde edilen sürekli ve hızlı gelişmeler de, bir yandan sınar ürün birimi başına
kuııanılan hammadde miktarını azaltmakta diğer yandan da tarım­
sal hammaddeler yerine sentetik ham maddeleri ikame etmektedir.
- Türkiye'nin ihracatı, Türkiye'nın gayri safi yurtici hasıla yönünden değerlendirildiğinde ihracatın G.S.v.i.H. ye olan oranının
hem cok kücük olduğu hem de bu oranın 1980 yılı dışında giderek
sürekli bir düşme gösterdiği görüfnıektedir. ihracatın G.S.VJH. ye
olan oranın önceki yıllara kıyasla 1980 yılında ihracattaki artışın
G.S.V.i.H. artışındcın çOk doha yüksek olmasından ileri gelmiştir.
--12-
Ancak bu oluşa rağmen ihracatın Türkiye ekonomisindaki önemini
belirleyen bu oran diğer ülkelerde ve özellikle sanayilaşmiş ve do~
layısıyle ekonomik yönden gelişmiş bulunan ülkelerde. Türkiye Ile
karşılaştırılamayacak kadar daha yüksektir.
Aşağıdaki tabloda (Tablo 4), 1965-1980 yılları arasında Tür_
kiye'nin gayrisafi yurtiçi hasılası ile aynı dönemde yapılan ihracat
Ve ihracatın, gayri safi yurtiçi hasılaya olan oranındaki gelişmeler
görülmektedir.
(Tablo 4)
iHRACATıN GSYiH'YA ORANI
;YJllar
Gayr; Safi Yurtiçi
Hasıla
,
1965
1970
1975
1976
1977
1978
1979
1980
ihracat
(Mil. TLl
(Milyon TL)
GSViH icinde
ihracat (%)
4.173.6
6.407·7
20.075.1
30.775·5
31.338·5
55.357.9
75.743.7
221.498.1
76·440.1
140·490.8
519.173.3
658.989.0
860·313.4
1.274.045.4
2.055.361.3
3.761.146.7
5.46
4.40
3.87
4.67
3.64
4·35
3.69
5.88
GörÜldüğü
gibi. ihracatın gayri safi yurtiçi hasılaya oranı 1965
yılında % 5,46 iken bu oran 1975 yıiında % 3.8J'ye düşmüş, 1980
yılında ise l% 5,88 olmuştur, Oysa diğer ülkelerde ihracatın gayri
safi yurtici hasılaya olan oranları Türkiye ile karşılaştırılamayacak
kadar yüksektir.
,
Aşağıdaki tabloda (Tablo 5) ekonomik yönden gelişmiş bazt
ülkelerde ihracatın G.S.M.H. ya olan oranları görülmektedir.
(Tablo 5)
GELIşMIŞ BAZI ÜLKELERDE iHRACATıN GSMH'YA ORANI
ÜLKELER
GSMH
iCiNDE iHRACAT
iNGiLTERE
28
ALMANYA
FRANSA
ıTALYA
JAPONYA,
27
19
23
25
-13-
%
Görüldüğü
ülkelerde ihracatın GSMH'YQ olan oranları
Türkiye ile kıyaslanamayacak kadar yüksektir. Esasında bu ülkele~
rin GSiVIH düzeyleri çok yüksektir. Gayri Safi Milli Hasılalarının yüksek olmasına karşın ihracat oranınm yüksek olması bu ülkeler tarafından yapılan ihracatin da değer olarak cok yüksek olmasından
.Ieri gelmektedir.
gibi
gelişmiş
Türkiye'nin ihracatı, dünya ihracatına göre değerlendirildi~
ğinde ihracatın hem diğer ülkelerin dünya ihracatı içinde uiaştıklan
!düzeye göre çok düşük, hem de dünya ihracatı içinde sürekli bir
(jOşmeye konu olduğu görülmektedir.
-
Aşağıdaki
tabloda (Tablo 6). 1965-1979 yılları arasında toplam
dünya ihracatı, Türkiye'nin ihracatı ve Türkiye ihracatının toplam
dünya ihracatı icindeki payının gelişimi ,görülmektedir.
(Tablo 6)
DÜNYA iHRACATı iCiNDE TÜRKiYE iHRACATı
(Milyon $)
ıyıllar
Türkiye
464
.1965
,1970
1975
,1976
.1977
1978
1979
588
1.401
1.960
1.753
2.288
2·261
Dünya
165.400
280·300
796.500
906·700
1.030.500
1.190.500
(1.500.000)
GörÜldüğü
Dünya ihracatı içinde
0.28
0.21
0.18
0.22
0.17
0.19
0.15
gibi Türkiye ihracatının dünya ihracatındaki payı
.1965 yılında Wo 0,28 iken bu oran 1970 yılında % 0,21, 1975 yilında
% 0,18, 1979 yılında ise % 0.15 olmuştur. Kuşkusuz bu olumsuz gelişmenin tek ve en önemli nedeni dünya ihracatında yer alan diğer
ülkelerin inracat değerleri artarken Türkiye'nin ihracatının aynı ölcüde artış göstermemesi ve böylelikle Türkiye ihracatının dünya ihracatı içindeki payının düşmesidir.
-14-
Oysa diğer ülkelerin ihracatlannın dünya ihracatı içindeki pay~
ları Türkiye ile karşılaştırılmayacak kodOl' yüksektir.
- Türkiye'nin ihracatı kişi başına düşen ihracat değerleri yönünden de incelendiğinde, Türkiye'de kişi başına ihracat değerinin
artan bir eğilim izlemekte olduğu ancak ulaşılan sonucun diğer üLkelerle karşılaştırılmayacak kadar yetersiz bir düzeyde bulunduğu
görülmektedir. Türkiye'de kişi başına ihracat değerinin çok düşük
bir düzeyde bulunması kuşkusuz yeteri ölcüde ihracat yapılama­
maSi ile nüfusunun çOkluğundan ve özellikle nüfus artış hızının yüksekliğinden kaynaklanmaktadır.
Aşağıdaki
tabloda (Tablo 7l. 1970-1979 Yilları arasında Türki~
yenin ihracatı, nüfusu ve kişi başına ihracat değerleri görülmektedir.
(Tablo 7L
TÜRKiYE'NiN Kişi
Yınar
1970
1971
1972
1973
1974
1975
1976
1971
1978
1979
1980
ihracat Değeri
(Milyon $)
BAŞıNA
iHRACATı
YılOrtası
Nüfus
{OOO}
35.321
36.215
37.132
38.073
39.037
40·026
41.039
42.078
43.144
44.236
45.213
588.5
676.6
885·0
1.317.0
1.532.2
1.401.1
1.959·8
1.753.0
2.288.2
2.261.2
2.910.0
Görüldüğü
...
Kişi Başına
ihracat ($)
16.6
18.6
23.8
34.6
39.3
35.0
47.8
41.7
53.0
51.1
64·3
gibi Türkiye'de kişi başına ihracat değeri 1970 yı~
IInda 16.6 dolar iken bu değer her yıl ihracat artışına paralel bir ölcüde fakat nüfus artışından olumsuz yönde etkilenerek yavaş bir
artış göstermiş ve 1978 ve 1979 yıllarında 59 doların üstüne cıkarak
-15 -
1980 yılında 64,3 dolar olmuştur. Kuşl<usuz kişi başına ihracat değe­
rinin son 10 yılda sürekli bir artış göstermesi Türkiye yönünden
olumlu ve sevindirici bir gelişme niteliğindedir. Ancak bu gelişme
ve 1980 yılında ulaşılan düzey diğer ülkelere oranla cak yetersizdir.
Örneğin. Yunanistan Türkiye'nin 1979 yılında ulaştığı 51 dolarlık düzeye daha 1968 yılında ulaşmış ve o yıl Yunanistan'da kişi başına
ihracat değeri 56.8 dolar olmuştur. Keza 1968 yılında Belçika ve
Lüksemburg'un kiŞi başına ihraç değerleri 709,2 dolar, Hollanda'nın
578.6 dolar, jsveç'in 575.4 dolar, Kanada'nın 516.4 dolar DanimarI<o'nın ise 511·3 dolar olarak gerçekleşmiştir.
Aşağıdaki
tabloda {Tablo B} bazı gelişmekte olan ülkelerde son
yıllardakişi başına düşen ihracat değerleri görülmektedir.
(Tablo aı
BAZt GElişMEKTE OLAN ÜlKELERDE Kişi BAŞıNA
DÜŞEN iHRACAT DEGERi ($ CiNSiNDEN)
Ülkeler
Yunanistan
Brezilya
Portekiz
Peru
Arjantin
1970
1973
1976
73
163
30
67
110
78
218
71
132
277
93
187
83
75
152
Görüldüğü
gibi Türkiye'den sonra ekonomik gelişme yönünden
Avrupa'nın en geri ülkeleri olarak bilinen Yunanistan'da 1976 yılında
kişi başına düşen ihracat 277 dolar, Portekiz'de ise 187 dolardır. Oysa aynı yıl Türkiye'de kişi başına düşen ihracat 47 dolardır. Keza,
Türkiye gibi gelişme halindeki ülkeler grubu içinde yer alan Arjantin. Brezilya ve Peru'da da kişi başına düşen ihracat değeri Türki"
ye' ye kıyasla hem daha yüksek, hem de yıllora göre artış hızı daha
fazladır.
-
Türkiye'nin ihracatıı {dhracot fiyat endeksi» nin «ithalat fi~
yet endeksi» ne bölünmesiyle elde edilen {{dış ticaret hadleri»
-1e~
vö-
nünden değeriendirı!diğinde, bazı ylHar cl:şmda, diŞ ticaret hadlerinin Türkiye'nin aleyhine bir geHşrne içersınde oıduğu görülmek~
tedir. Özelilkle son yıllarda bu gelişme sürekli bir oiumsuz~uk I<a~
zClnmış ve dış'ticaret hadleri Cumhuriyet döneminin en düşü/< bir
düzeyine kadar azalmıştır.
tabloda {TGblo gL 1973-1979 yıllarında
ticaret hadlerinin izlecnği seyir gönJtrnektedir.
Aşağıdaki
diŞ
Türkiye'nin
(Tablo 9)'
TÜRKiYE'NiN Dış TicARET HADLERi
('1973= 100)
l
Yıllar
TL.
Esasına
göre
',,>
1973
1974
1975
1976
1977
1978
1979
100.0
94.8
80.0
81.0
82.2
75.0
72.8
$ Esasma göre
--_._-100.0
92.0
'77.7
79.8
79.4
73.8
73.7
Görüldüğü
gibi '1973 yılından bu yana Türkiye'nin diŞ ticaret
hadleri sürekli ve önemli bir öiçüde Türkiye'nin aleyhine bir gelişim
içindedir. Oysa ABD, Japonya ve Almanva gibi sanayileşmiş ülke~
lerin dış ticCirEr~ hadleri. bu ülkelerin ekonomik ve teknik üsi:ünlüi,leri nedeniyle dünya pazarlanndaki rekabet güçlerini arttırmaıorına
paraie! olarak sözü edilen ülkelfarin lehine bir seyir izleme!,tedirler.
Dış
Ticaret hadlerinin gerek TL.. gerekse dolar olarak Türkiye'·
nin aleyhine bir gelişim göstermesi Türkiyenin geleneksel ihraç ürünlerinin fiyatlarında meydana ge:en artışlann ithal maiivet:~rindeki
artışlardan daha düşük olmasından kaynakicınmıştır. Örneğin, 1973
1979 yılları arasında Türkiye'nin ihraç ettiği ürünlerin fiyaticm % 82.4
artarken, ithal ettiği ürünlerin fiyatları % 147.5 yükselmiştir.
-17-
F.: 2
Aşağıdaki
tabloda (Tablo 10), Türkıye'nin 1974-1979 dönemin··
de ithal ve ihraç ettiği ürünlerin dolar ve Türk lirası esasına göre
fiyatları görülmektedir,
(Tablo 10)
iHRAC VE iTHAL FivATLARı
(197 =100)
ihrac Fiyatlan
$
Esasına
Vıliar
TL
Göre
'J974
Göre
136·0
128·3
133.3
146·2
154.9
182.4
1975
1976
1977
1978
1979
Esasına
137.6
135.4
153.0
191.5
274·1
437·5
$
Esasına
Göre
147.9
165.1
167.0
148.1
209.8
247.5
ithal Fiyatları
TL. Esasına
Göre
145.2
168.0
188.9
233.1
361.0
605.3
Görüldüğü
gibi Türkiye'nin ithal ettiği ürünlerin fiyatları son
yıllarda ihraç fiyatlarının yaklaşık iki katı bir artışa konu
olmuş­
tur· Bu durum, dış ticaret hadlerinin sürekli olarak aleyhte seyret·
mesi ve özellikle 1978 yılından sonra dış ticaret hadleri endeksinin
önemli ölçüde düşmesi sonucunu doğurmuştur.
Bilindiği
pek büyük bir bölümünü tarım­
sai ürünler oluşturmaktadır. Oysa bu ürünlerin ihracatında Türkiye
bir tekel durumunda olmadığı gibi bu ürünlerin talep ve gelir elastikiyetleri de cok düşüktür. Bu oluş ieteki fiyat artışlarının ihracat
yoluyla diğer ülkelere yansımasına olanak vermemektedir. Buna
karşılık Türkiye ekonomik yapısının gereği olarak sınaı hammadde,
enerji ürünü, makine ve techizat gibi yatırım ve donatım ürünleri
ithal etmektedir. Bu ürünleri ithal etme zorunluluğu Türkiye'nin aynı
zamanda bu ülkelerdeki fiyat artışlarını da ithal etmesine neden olmaktadır. Böylelikle dış ticaret hadlerinin alyhte bir seyir izlemesi
Türkiye için adeta kacınılmaz bir sonuc durumunu almıştır.
gibi Türkiye
ihracatının
-18
~
Aşağıdaki
tabloda (Tablo 11), 1975 yılından bu yana
fiyatlarının Türkiye ile sanayileşmiş bazı ülkeierde izlediği
karşılaştırılmalı olarak görülmektedir.
ihracat
gelişme
(Tablo 11)
TÜRKiYE VE BAZI ÜLKELERDE iHRACAT FiYATLARı
(1975= 100. $ Esasına göre)
Ülkeler
Fransa
Kanada
italya
ingiltere
ABD
Japonya
Almanya
1976
1977
1978
1979
100 ... " .98
100 ... 106
100 ...... 94
100 ...... 98
100 ... 104
100 ...... 99
100... 102
105
120
106
119
134
119
134
129
139
1975
--
104
107
112
108
109
112
124
143
166
135
141
145
Yapılan
bu açıklamalardan da koıaylıkla anlaşılabileceği gibi
Türkiye'nin ihracatı, sahip bulunduğu büyük pc1tansiyeie karşın yapısal ve büyüklük yönünden henüz daha olması gereken
düzeye
ulaşamamıştır.
Oysa ekonominin ihtiyacı olan üretim ve tüketim mallarını ithal edebilmek. kronikleşan ekonomik ve sosyal sorunlan çözümleyebilmek ve giderek büyük boyutlara ulaşan dış borçların yükünü
hafiflatebilmek icin Türkiye'nin dış pazarlara açılması ihracatını gerek çeşitlendirme gerekse değer yönünden genişletmesi kaçınılmaz
bir zorunluluktur.
Zira iyi bilindiği gibi ekonomik gelişme ile ihracat ve ithalat
arasında çok yakın bir iiişki vardır. Çünkü, ihracat yoluyla ithalatı
finanse edebilmek ve ka!kınmanın zorunlu kıldığı kapital mallarını.
yurda ithal edebilmek mümkündür. Mal ithalatı ise, aynı zamanda,
kalkınma süreçlerinin ağıriık merkezini oluşturan
teknik KnowHow akımının başlamasına neden oıur. Nitekim 18. ve 19. yüzYiliar~
da ihracat ve ithalat hareketleri sanayileşen Avrupa ülkeleri için
gelişmenin büyük ve önemli bir itici gücü olmuştur.
-19-
Aslında
Türkiye'nin
ithaiatı başlıca
maddelere göre incelendiğinde, bu ithalatın sınırlandinımadan ve giderek artan ölçülerde sürdüruııyıesjnırl gerekli olduğu görülmekteelir. Çünkü ithalatı oluştu­
ran maddelenn Türkiye'nin mim gelıri, isWıdCln düzeyi, 'Yatırım hacmi, kalkınma hızı, üretim l;ıaemi, maliyet Vt;3 -fiyatlar genel düzeyi ile
çok yakın ve önemli bır ilişkisi vardır. Zira Türkıye ithalatırım pek
büyük bir bölümünü hammadde:er iie vo.tırmı maddeleri oluştur­
moktadl(.Örneğin, 1978 yııındcı yapıtcın toplam ithalatın % 61.8'ini
% 2-8'ini tüketim
ham maddeler, % 35.3'OnO yatırım
maddeleri, 1979 yılında YCipıiol1 ithaıcıtın ise ~~ 66.4'ünü hain maddeler, % 3'1,5 'ini yatırlin maddeleri, % 1.8'[ni de tü!-zetim maddeleri oluşturmaktadır.
Görülüyor ki Türkiye'nin yapmakta olduğu ithalat iie gerçekleştirmek zorunluiuğunda bulunduğu ekonomik genşınasi
arasında
cok yakın ve vazgeçilmez bir ilişki verdir. Ancaı<, Türkiye'nin kronik
nitelikteki en büyük sorunu, .böyle bir ithalatı finanse edebiiecek
kaynakları sağlıklı ve sürekli bir biçimde bulamarnaktı\'. Zira
Türkiye'nin ödemeler dengesi bir yandem yetersiz Hırocat ve yetersiz
işçi dövizleri diğer yandan ise ödenmesi gereken dış borçlar
nedeniyle olumsuz ve duyurı, bir düzeydedir.
Bu nedenledir ki Türkiye icin her türlü güçıüğü yenerek ihracatı tutarlı bir düzeye çıkarmak ve böyleliide dış ödeme gücünü
ve
ithalat olanakleırını arttırmak en güvenilirve sürekli olaraı< izlenecek bir yoldur.
geleneksel ihraç mallarının 0&şitrendirilmesi, geleneksel ihraç mallarının daha mamul halde ihraç
edilebiimesi, ihracat yapısının değiştirilmesi, ihracatı
geliştirmek
icin iç ve dış fiyatlar arasında yatırırn yapılrrıası, sanayi ürünleri
ihracatının arttırılması ve ihracatın serbest döviz bölgelerinde yoğuniaştınlması gibi hususlar Kalkmı'na pıanlannda ihracat
politikasının temelini oluştunnuştur- Ayrıca Kalkınma Plônlarında
yeni
pazarların aranması, pazarlama calışmalarının geliştirilmesi, kalite
kontrolu ile standardizosyona önem verHrnesi, ihracatçı kredilerinin arttırılması, ihracatçılar arasındaki gerekSiz rekabetin önlenmesi, uluslararası ilişkiierin çoğaltilması, ihracatçı birliklerinin özendirilmesi. vergi iade usuıünün lhdas edilmesi ve ihraç malları fiyatNitekim,
ihracatın arttırılması,
-
20--
lann:n diŞ pazor!cırda clalgolarırnasınm önlenmesi gibi ihracatla Iigm çok onemli önlemıer Yer aimış ve bunlar zaman icinde kisım,
kısım uygu:ClnnııştlL
bu çok önemli nke ve önlemlere karşın Türkive ihracatı
ne Vcıpısol yönden ne de değer yönünden istenen düzeye ulaşamamıştı!'. Kcı!kınmo Pianıonndcı ver olon çok. olumlu ilkelere ve hatta
kamu ve
kuruluşların ciddi ve iyi niyetli çabalarıncı karşın, ih·
racatın henüz istenen düzeye ulaşamaması kuşkusuz bir çok nederı!erden iieri
Bu neden!erin en önemlilerini şöyle
acıl·dayobHrnek l1'lümkCındür:
yetersizdir. Tutarlı
r ihracat düzeyinın sağ'·
ncıbilmesi
koşuL, ü
dü.zeyinin dış ta!ebe cevap verebilecek ölçüde o!mGsid!f. Zira ihracat, iç talep ve diŞ talep dengesınde. dıs ta'ebin veterı; bir üretim dC1zevi !le karsılarıması
halinde
rrıümkün ülrnaKıeıdır. BUQün Türkive'de nüfusun artmcısı,
kentlesme hareketlerinın voğunlQşmcısl evekonomisinden pazar ekonomisine geçiş ve rdbCiyet haycıt standarc!mı1cıki nisbi yükselişler iç pazor tc;,!ebini cırtt!rmcıktadır. Bu nedenledir
tutarlı ve sürekli
bir
rı uluscıl üretimi lç pozor tcılebinln üstüne Clk koc'nı
olmaktodıL
-
Ulusc!ı üretım
, . f
J
~_.
~
il
~
ihracntm vopısı vetersizdir. Türkive ihracatının yaklaşık %
62
tanmsal ürün
% 3Tsi
soneıvi ürünlerinden oiuşmaktadıl'. Oysa lhmr,;
!en semavi ürün
çoğunlukla bir kez sanayi
konu olmuş tonrnsal kÖ!~E.m!: ürünler olduğu gıbi, lhrac
edilen tcınmsa! ürünlerin de dış pivasalardeı hem talep elastiklY8ü
hem de gelır eloı::!lkiyeti çok düşüktür. Bu nedenle ihracatın yapı­
sının değiştirilmesi ve 2hraç kalemlerinin tanmdem sanayiye kavdı:"
nlnıQsı ve sanaVi ürünlerinin de gerçek niteHkte birer sancıyi Orünü
o!rnasmın sağlcmması bir zoruniuiuk olarak be!irmektedir.
- Üret1m iç pazcırlama vönelmektedir. Türk ekonomisinde kronik bir halalan fiyat artışları veya enflasyon ulusal üretim içln, iC
pazarları çekici hale getirmekte buna karşılık dış talebi zayıflatmak­
todır.
Bu nedenle aşırı
dırmak ve iç fiyatların
alım
gücünü
kısmak
aşırı artışını
yani enflasyonu
sınırlan­
durdurmak gerekmektedir.
- Üretim manveti ihracat için yüksektir. Gerek Kamu iktisadi
Taşabbüsleri gerekse özel kuruluşlar tan~rfmdan üretılen ve ihracata
_. 21-
konu olması gereken ürünlerin maliyeti genellikle dış f1yatlann üstündedir. Öze~likıe üretime katılan ham madde ve ara mClI! ile enerji
ve ulaştırma faaliyetlerj ihraç mailanna dünya "fıyatlan ölçüsünde
yansımamaktadlf. Bu oluş dış pazarıara acılabilmeyi önlemektedir·
- ihracat sanayii politikası tam olarak uygulanarnamaktadır.
Döviz yetersizliğinin c'dçH biçimde iık kez belirdiği 1954 yılından bu
yana uyguıana geınıekte olan ithal-ikame pontikosı günümüzde de
önemini fazıaea yitirmemiştir. Her ne kadar Kalkınma PUjnlarında ve
özellikle ikinci pıandan sonra ihracata yöneilk sanayiin özendiriimes! mm ciarak benlmsenmişse. de uygulanıada ithal-ikame politikası daima geçerli olmuş ve bu amaçla kurulan sanayi koliarı ithal
yasaklan, miktar kısıtlamaıarı ve yüksek gümrük resimleri ile korunmağa devanı etmiştir. Bu nedenledir ki ihracata yönelik yatırım­
(ara öncelik vermek ve özellikie uy~ıulamada bu konuya 'büyük bir
titizllk göstermek kacınılmaz bir zorunluluktur.
- Pazar!ama faaliyetleri yetersizdir. ihracat faaliyetlerinde ve
özellikle TCırk ihraç ürünlerinin dışa açılabilmesinde pazarlamanın
yeri ve önemi giderek artmaktadır. Bu konuda en önemli sorun önce depolama, saklama ve ulaştırma faaliyetlerini geliştirmek, liman
tesislerin! modern yöntemlere uydurmak ve serbest liman veya serbest bölgeler oluşturmak sonra da rekıam, standardizasyon, kaHte
ve ambcılaj konularını u!us!ararası düzeye göre düzenlemektir.
''''ı''l''::;''~i!!r'1~~
-
ihracat formaliteferi çokt.ur. Türkiye'de ihracat formalitelerı,
bu konudaki iyi niyetli cabalara ve kClcümsenmeyecek ayıklamalara
karşın, gene de en yüksek düzeydedir. ihracat formalitelerinin bu
derece cok ve aşırı bürokratik olması kamu otoritelerinin ihracatcılcra yeteri kadar güvenememelerinden ileri gelmektedir. Bu durum
olabi'diÇii ölçüde düzeltilmeli ve ihracatla ilgili tüm formaliteler basitleştirllmelidir.
- ihracat ile vergiler ve krediler arasındaki ilişkiler olumsuzdur, Türkive'de ihracatın gelişmesini engelleven önemli nedenlerden
'birisi de ihracatta uygulanan verqi konusunun giderek etkinliğini yL
tirmesi ile orta ve uzun vadeli kredilerin yetersiz oluşudur. Ayrıca
ihracat siqortası bütün ticari rizikoları. u!aştırma ve teslim sırasın­
daki ri~ikolan ve politik rizikolan kapsamına alobilecel{ bir nitelikte
olmalıdır.
-22 -
Bu nedenledir I<i Türkiye'de ihracatı geliştirebilmek amacıyla
ihracat kredisi verebilecek, ihracat risklerini garanti altına alabilecek ve döviz kurlarındaki değişikliklerden doğabilecek riskleri karşılayacak özel ihtisas banka!arının kurulması büyük bir zorunluluktur.
ihracatcı eğitimi yetersizdir. ihracatta temel unsur ihracatçı
olup ihracatçıların, dış pazarları izleyebiiecek, bu pazarlarda yaşa­
yan halkın sotlO oima gücünü, hangi tür malları ve ne ölçüde istediğini veya ısteyebileceğini, ihracat kurallarını ve formalitelerini iyi
bilebilecek ve piyasa hareketleri ile istatistikleri iyi değerlendirebi­
lecek bir formasyona sahip olmaları gerekir. Özellikle dışa büyük
ölcüde acılmamış olan ve uzun bir ihracat tecrübesine sahip bu!un~
mayan Türkiye'nin bu konuya büyük önem vermesi ve ihracatı g8_
!iştirabilecek nitelikte ihracatcı yetiştirmesi bir zorunluluk olarak
beHrmektedie
-
TÜRKiYE h1R,\CATfNar~ MAL GRUPLARı VÖNÜNDEN
is -
[)E G~RLE~~D iRilMESi
Türkiye için havati denebilecek kadar önem arzeden ihracotm, Türk ekonomisi iCin bır darboğaz haline ge!rnesini önlemek ve
ekonomik gelişmenin zoruniu kıldığı ithalatı sürekli va sağlıklı
,bir biçimde finanse edebilmesini sağlamak için, her şeyden önce;
- Geleneksel ihrac maHarının çeşitlendirilmesini,
-. Geleneksel ihrae mallarının daha rnamul bir hale getirilerek
ıhrac edilmesini,
-- Gercek anlamdaki soncıyi ürünleri Ihracatmın arttırı!masmı.
- Yeni pazarların bulunmasını,
-, Yüksek döviz getiren malların ihraç edilmesini. konu alan
ve bu hususların tutarlı bir bich'nde gerçekleştirilmesine olanak sağ­
layan bir «ihracat polltHcasmnın saptanması ve uygulanması gerekir.
Böyle bir politikanın esasını ise Türkiye'nin kısa ve uzun sürelerde
ihrac şansı olan malların saptanması oluşturmalıdır.
Kuşkusuz
Türkiye'nin gerekli boyutlarda bir ihracat yapısına
kcıvuşabilmesi iCin zorunlu olan böyle bir politikanın saptanması oldukça güC ve uzun süreli bir çalışmayı gerektirir. Ancak ihracata ve
ihracatcıya gercekci ve istikrarlı bir yön verebilmek ve ihracatı güç,
~,.
~
" .•
..
'"".;j:. -:"
-" 23-
lükle ve bü'y'üı< riskıeri
alarak vapı!cın
focıliyet olmoktcn Çi~
konp, gerek yapona, gerekse ü:ke ekonorntslne yarar sağlayan bir
çal">i'"i:' ,1'1 ,
f ur'ai;'ryr.;:,·t~ CJ'·~il' al'l~ı:ı'''''e g~;-ıı·~hqr.~:ı'.':\
j v
ve h!C oımazsa
Türkiye için ihrcıcat şansı yüKsek
rnaHan belirıeınek ve bunlann ihracıyla ilgili teşvik tedbir!erini alnıeık küçını!mck bir Zoruıı-­
IU!lIktur.
i
'Vf'.
t~Si
ı;UJ
i i.
~ ... lIı Vr_'~.j
J ... l-W .... ~
Esasında,
ihraç edilebilma olonağına sohip ürünlerin sayısı
Türkiye'de oldukça çoktur. Zira bir malm ihrClC edilebiime olanağı
her şeVden önce onun ihracatını gerçekleştirebilmek icin harcanan
çabanın niteEk ve nice!iğine bağlıdır. Bc!şka bir deyiş ile, bır malın
ihraç
imek olanağı o malın ihracatı lçln harcanan çaba ile
doğru orantılı olarak ort:noktadıL
TCırkiye'nin
içinde bu'ncuğu ekonomik ve sosyal düzey
ve koşuUar nedeniyle hem ihraç edebileceği malların türleri. hem
H
'!
f' •
i"
··t !'k ve nıce,!gı
. i·
ınrocod ıçın yapoanecegi çCh)Onın nı'e i
d:9 ıDU rna~,{)jrın
olcfukço sınırlıdır. Kuşkusuz burada söz konusu olan smırl!l~k ~ereı(
zamana, nerekse I<oşullara bağlı olup zcm,cmın ve koşulların de{'jlş­
mesine göre azalıp ço~la!abi!mekted1r. Bu neC:en!edir ki Pk aşamada
.. d.6 mevcu t.,.oşUdare
k
ı'
d i'h,raç e_,!.e1J~ime
rrı .. ,
i
i
ı
o.cmag!
YUr<:S6K
mo i•.
k ma sure
ların tOrferinisootomak ve yapılcıbilecek tOm çabaları bu türler üzerinde yoğunlaştırmak kaçınılmazdır.
J\ncak,
v.
v
i,..
v
•
..
Diqer yondem mevcut veva o!rıblk:~r,ek koşuHam göre ister kısa
I,'
"
..,ır d"
,onernı, f«':ıfısrıs ın T"Ufl\!Ve
nın"
mme ("> i Clb ·ir d".'Jn18m!..iS t eme LP'!.ln h'
nağı yüksek mo! Wr!er!n! saptarken ihr0ccıt~n '''öneldiğ! ülke!eri veya
ülke topfuıuk'annı da göz önüne a!rnak gr::m9'dr,
Zira Tür!dve'nln herhanqi bir d!~ pazar lıoin ihme eıdnebi'n1e olab'ır ma" uır h,~,aR,<Cl
lA
"ICHl ÇO,{
i rl"
., k
~AS (':o.lor
.... LfSU,
x. COK
i VtHSe,{
.. ,
, 0,(1.11
,.
naı..ı!
'h'
ve hoHa vok deneh1!ecek blr ö!dk'e ihrar) f'lrHlebilrne olrmağına sa· t' n
..... ço:(" C0S!.!
'tl' VB 07.EU,,<:e
.. wr ı 'h
'T' çıeLe.
."
"jrneqm.
Lr0Ccı tL
.10 'qıı!
sorun ia~
I!lıp,lr.
rın çr17.Üm 1enmflsi halinde Türkiye'nlnArao ü!kelerine Detro! ve hurma dns!nrkJ he'1'1en hemAn her şev! inmç edehııAceaini düsünmek
h'Id
Tnu!"!\!ve
,,' ,1\
Ek
·1
T OlJ.U,U0U
i i ... , na
mum<un OICkursea.
nın j"-·,vru!1I'J
_ onomIK
"Ik e~me
.
LA
-lA
..J h'l
U., ..J" ",
vevo.u
ner mcılf Inme
e(~e.vlıeceaını uUŞ!r
h t on l),uC!un h,er LL,
ı..,.,
J.
.,
k"un u6o!!.
-' JG"r/'ıe Z·
(,' irm1
'
h er ma,ma
i
b"t"
neuı,me'<:
mum.
_.mı, T"
urr..ıve
. u un d._ 1.,s
ülke'er1n aynı öleiilerne ihtivaç duvmo1arı hemen hemen mün1kün
değHdir. Dış ülkelerin Türkiye'nin mallarına ihtayac duymalan veya
-I
.'
,..
i
'i
v
-
24-
duymamalan halinde az veya çok fakat birbirlerinden farklı oranlarda ihtiyac duymaları malın cinsi, ülkelerin Türkiye'ye oıan uzaklığı veya ülkelerin Türkive olan siyası ve ekonomik ilişkileri gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır. Örneğin, kara yoluyla ırak veya iran'a
Cimento ihraç edebilmek rnümkün iken uzaklık nedenıyle B. Almanya'ya veya Avusturya'ya aynı yolla cimento ihraç edebilnıek mümkün değildir. Keza B. Almanya'ya sofralık taze üzüm ihraç eclebil··
rnek mümkün iken aynı ürünü, aynı ürünün üreticileri olmaları nedeniyle italya'ya veya Fransa'ya ihraç edeb:!mek sözkonusu değil­
dir. Türkiye'nin Japonya'ya, Kanada'ya veyC1 AvustralVa'ya ihraç
edebileceği ürünler bu ülkelerin bu ürünlere okm ihtiYClclan hangi
ölçülerde olursa olsun her şeyden önce nakliyata elverişli olmalı
ve uzun süre bozulmadan dayanabilme özelliğine sahip bulunmalı­
dır. Kısaca, ülkelerin Türkiye'ye olan uzaklıkları veya diŞ ülkelerin
Türkiye'nin mallarına olan ihtiyaç dereceleri Türkive'nin ihraç olanakiannı genişleten veya daraltan en önemli etkenlerdir.
Bu gerçek ise ya her malın ihraç olanağının ayrı ayrı ülkelere
göre saptanmasını ya da her ülkeve hangi malların ihraç olanağmm
olabileceğinin araştırılmasını zorunlu kılmaktadır. Ancak böyle bir
girişim uzun sCıreda ve geniş kadro 1u bir çalışma ile sağlıklı bir biçimde sonuçlanabilir.
Bu nedenledir ki, aşaenda ele clmon maliar veyo rnal grupları
halen Türkiye'nin ihraeeıtında önemli bir
tutan ve bundan böyle
de Türkiye icin önemli birer pazar DlmCllcm n1ümkürı olen Arap ül~
ke:eri ile Avrupa Ekonomik Toplu!uğu ülkelerine göre değerlendlri!­
mistir. Bilindiği gibI, Türkiye'n;n top1am ihracatının vak1aşık % 50'si
(1979 yılında % 48,5) I-\vrupa Ekonomik Top1uluqu'na 0Ic') 17.2'si ise
Arap ülkelerine yapılmaktadır. Keza Türkıye, Ankara Anlaşması ile
Avrupa Ekonomik Topluluquna tam üye olabilme çabası içinde bu[lInduqu gibi Türkiye ile Arap ülkeleri arasındoki ekonomik ve siyasi ilişkilerde giderek yoğunlaşma göstermektedir. Kısa fakat gerçek bir biçimde belirtmek gerekirse, TOrkiye ihracatla ilgili tüm genel ve öze! nitelikteki sorunlarını tutarlı bir çözüme kavl1şturması
halinde, Arap ülkelerine petrol ve hurma dışında ürettiği ve ihracotlna konu olabilecek tüm mal ve hizmetlerin pek büyük bir çoğun~
IUğunu ihraç edebilme şansına saniDtır. Burada sözkonusu olan ihracat şemsı mallardan cok bu ülkelerle olan lIişki!ere ve Türkiye'nin
-~
25-
ihracatla ilgili sorunlarının çözümüne bağlıdır. Başka bir deyişle
Arap ülkelerine olan veya o!abilecek ihracatta sorun neyin ihraç
edilebileceği değil «nasıl» ihraç ediiebileceğidir. Bu sorunun tutarlı
bir biçimde çözümlenebilmesi halinde Türkiye'nın bu ülkelere çok
eeşitli ve cok büyük hacimii bir ihraç yapcıbııeceği kesindir. Aynı
düşünceyi iran ve Pakistan gibi ülkeler iCin de düşünmek ve özellikle iran ekonomisi ile Türkiye ekonomisinin sınıriı bir entegrasyona
gidebileceğini bile söyleyebifmek mümkündür. Çünkü iran, başta
Suudi Arabistan olmak üzere diğer körfez ülkeleri gibi petrol gelirleri yönünden zengin bir ülke olmasına karşın, bu ülkeler gibi iC
pazarlarını sanayileşmiş Avrupa ülkelerine veya Amerika Birleşik
Devlet/erine tamamen aemamış ve bu konuda oldukca tutucu bir davranış İçıne girmiş bulunmaktadır. iran', andıran diğer bir ülke ise
Irak olmakla birlikte bu ülkenin uyguladığı elw!1om* sistem ve öze!Wde ithalat ve ihracat yöntemleri Türkiye'nın benimsediği ve uygu ..
looığı biçimden oldukça farklidiL Kuşkusuı. bu farklılığı giderebilmek
ve özellikle Türkiye'nin bu ülkelere olabilecek ihracatını bu ülkenin
yöntemlerine uydurabiirnek mümkündür.
Ancak böyle bir işlem, devlet düzeyinde ciddi, sağlıklı ve oldukca uzun süreli bir eahşmayı gerektirmektedir.
Bu nedenledir ki Türkiye'nin Ihraç olannklorına sahip olmamaları
üzerinde dururken. ülke esasından hareket etmemek ancak Avrupa
ülkelerini de gözden uzak tutmamal< gerekrnfJktedir. Çünkü TürkL
ye'nin Avrupa ü!kelerine olan ihracatı hem büyük güeWklerle yapı­
lobilmekte hem de Türkiye Avrupa ek0l10n1ıSi ile büyük bir ekonomik entegrasyona hazırlanmaktadır. Türkive'nin bu antekmsyondan
zarar görmemesi ise ancak ortaklık yapQcağl ülkelere olan ihracatını şimdiden belirli bir yapıya ve tutarlı bir düzeye kavuşturabiime­
sine bağlıdır. Bu nedenledir ki Türkiyenin Avrupa'ya yönelebilecek
ihracat mallarını sağlıf{1ı ve gerçekçi bir bicimde saptamak ve tüm
eabaları öncelikle bunlar üzerinde yoğunlaştırarak bu ürünler ıçin
Avrupa pazarlarında sürekli ve kalıcı yerler elde etmek ve zamanla
ihracata konu olacak ürünlerin sayısını aynı ölcüde arttırmak bir
zorunluluk olarak görülmektedir.
Türkiyenin ihrac olanaklarına sahip mallarını. benimsenen bir
sınıflandırmaya göre;
-26-
- Tarım ve Hayvancılık ürünleri,
- Moden ve TaşocakCllığı ürünleri,
- Sanayi ürünleri
biçiminde üç ana gruba ayırarak incelemek mümkündür.
A) TARIM VE HAYVANCılıK ÜRÜNLERi
Türkiye'nin tarım ve hayvancılık ürünlerinin ihraç olanaklarını
incelemeye başlamadan önce, toplam ihracatının yak!aşık % 60'ını tarım ve hayvancılık ürünleri oluşturduğu halde, Türkiye'nın gerçek anlamda bir tarım ülkesi olmadığı hususunu belirtmek gerekir.
Zira Türkiye'nin gerçek anlamda bir tarım ülkesi olabilmesi için tarım sektörünün gerektirdiği tüm doğa koşuııarına ve tarımsal üretimin zorunlu kıldığı tüm girditera yeterince sahip olabilmesı ve
böylelikle tarım sektörünün öncü bir sektör olarak tek başına ülke
ekonomısini ka!l<ındırabilecek bir nitelik taşıması gerekir.
Oysa Türkiye. ne tanm sektörünün gerektirdiği coğrafi ve topografik özellikler ile toprak ve iklim koşulları yönünden yeteri kadar elverişli bir ülke ne de tarımsal amç ve gereç, ticari gübre, hastalıklara ve zararlılara karşı ilaç, sulama ve sertifikalı tohumluk gibi
tarımsal üretimin zorunlu kıldığı girdileri, olması gereken ölçüde kullanabilmeolanağına sahip bir ülkedir.
Bu gerçeği belirtmekten amaç Türkiye'nln tanm sektörü He Türkiye'nin tarımsal ürün ihracatı arasındaki çok yakın ilişkiyi ortaya koyabilmek, Türkiye'nin tarımsal ürünlerinin ihraç: olanaklannın Tür~iye'nin
tarımsal yapısına bağlı bir değişiklik içinde olduğunu açıklamaktır.
Bununla beraber gerek bugünkü fiili durum nedeniyle gerekse tr:evcut potansiyelin daha iyi değerlendirilebilmesi iCin tarım sektörünü
ve tarımsal ürünleri ihmal etmemek ve tarım ürünleri ihracatını orttırarak ekonominin gelişme sürecini hızlandırmak kaçınılmaz l)ir zorunluluktur. Zira, Türkiye gibi gerek toprak. gerekse iklim koşunan
yönünden cok sınırlı olanaklara sahip diğer Akdeniz ülkeleri, tarım­
sal üretimlerinde yaptıkları hızlı gelişmeler sonunda bir yandan dış
pazar taleplerine rahatlıkla cevap verebilecek bir üretim düzeyine
ulaşmışlar, diğer yandan da tarımsal ürünlerini işleyerek satma yolu ile ithal pazarlarında ve özellikle AET ülkelerinde büyük yerler
elde etmişlerdir.
-
27-
Bu nedenle, tarımdaki büyük ycıpısal ıozukluklar ile altyapı noksanııklarını ve özellikle üretinıde sözkonusu olan girdilerin yetersiz!ts/yelini en yükliklerini gidermek ve böy~elikie mevcut üretim
sek bir düzeyde değerlendirerek tarımsai ürOn ihrCicatml hem çeşitlendirmek hem de genişletmek Türkiye icin kaçınıımaz bir zorurı­
hıluktur.
8Hlndiğı
gibi Türkiye'de çok çeşitli ildirıılerin hüküm sürmesi
cok çeşitli hububat, sanayi bitkileri . meyve ve sebze;erin elele edilebilmesine olanak vermektedir. Anccık sorun çok scıyıda ve Wrde
ürün yetiştirmek değ!! iç ve diş tnıebc cevap verebilecek ve böv!elikle ulusa! ekonomiye katkıda bulunabiiecek nitelik ve niceııı,te ürün
elde etmektir.
gerceğe k;arşm
bugün Türkiye'de hongi ürünün nicin ve ne
amacıa üreWdiği ve bu ürünün i.Hke ekonom;cirı'3 ne kazandırdığı,
bu ürünün üretilmamesi ve'/o bu ürünün yetıne başka bir ürünün ikame edllması hcılinde ekonominin ne kozonacağı veya ne kaybedeceği tam ve
!ı.klı bir biçimde bilinemernF::ktecEr. Çünkü Türkiye'de bugüne koeiar bu konuya yeterince
oianaklarmı kGpsadanle de özemkle üretim pjon
yan bir tO:im poIltfkasl sapta!ilp uyguların!!] \]
mG konuh:ırnmmşt!r.
Bugün Türkiye'de üretHen ve geneımde
birer n~telik kazanmış bulunan tcınm ürünlerinin büyük bir bôiCırnü tameımıyle ie
pazarlar için üretilmekte ve anceık Clrtcm
tn kızıcısı ihmç edilyalnıZGO d:ş pCFCl
düşünülerek üremekte, kücük bir bölümü
tilmekte ve Hı
yo!u)ilcı değerlfmdlrlimekted:r.
yanctwı dış
pazarlarda
tanmsaı ürün
n büvük bir böHimü de,
yüksel< ihraç okmak'arına sahıp bulundu!, rı için değil, Türkiye'deki
satın alma gücünün yetersiz OlnıO:3l
iç pazarlarda değer­
lendirHemec1ik!eri icin ihrncata konu olmaktCldıriar.
Bu
Bu nedenledir ki. artık Türkiye'nin ycıpmosı gereken tek şey,
geleneksel tarım ürünlerini geleneksel pazorleıra ihrac etme çabaIcın yanında gerek geleneksel tarım ürün!erıni gerekse geleneksel
pazarları çeşitlendirrnek ve yeni pazarlara yeni ürünler ihraç etmektir. ÖzeHHde AET ile ortaklık and!esmeısı imzalamıs, ve belirli bir
süre sonra tam üye!!k niteliğini kazanacak olcın Türkiye için bu
konu cok büyük bir önem taşımaktcıdır. Zira unutulmamalıdır ki AET'
yalnızca sanayileşmiş ülkelerden değil avn ı zamanda tarım sektö-
.
-
28-
ründe iie düzeye ulaşmış ülkeden ve ayrıca ltalva, Fransa, ve Yunanistan ile bir süre sonra ortaklığa dahil olacak Portekiz ve ıspanya
gibi Akdeniz ülkeierinden de oiuşmaktadır. Bu nedenıedir ki Türkiye'nin böyle bir rekabet düzeninde yerini alabilmesi ve bu lOPiUluğa olan ihracatını arttırabiimesı iCin neyi ve nasıl ihraç edecegini
bilmesi ve tüm faaliyetierini öncelikle bu ürünler üzerinde yoğunleş­
tırması kacınılmazdır.
Türkiye'nin tarım ürünleri ihraemın arttırılabiırnesi hem üretim
potansiyeli hem de dış pazarların taıebi ile büyük ölçüde ilgilidir.
Tarım ürünü ihraç edebilmek icin öncelikle tüketim düzenin üstünde bir üretim yapılmalıdır. Anccıı< bu üretim aynı zmnonda gerek
fiyat gerekse kaHte yönünden de ihraç ediiebilecek bir niteUkte olmalıdır. Zira ihraç edilemeyen yüksek fiyatlı ve kalitesiı maııar ülke içinde büyük stokiarın ofuşmasına neden olmaktadır.
Kuşkusuz
fiyat ve kalite yönünden elverişli bir biçimde üretilen
tarımsal ürünlerin hepsinin ihraç edileceğini de düşünmek doğru
değiidir. Cünkü tarım ürünlerinin ihracı, sanayi ürünlerinden farklı
olarak kalite ve fiyat üstünlüğü kadar dış pazarların talebine de
bağlıdır. Tarımsal ürünleri kendi ülkelerinde yeterince üreten Wkeler genellik!e fiyat ve kalite farkı düşünmeksizin diğer ülkelerin aynı
türdeki tarım ürünlerine talepte bulunmazlar. Yeterince tarımsal ürün
üretemeyen ülkeler ele genellikle ithal edecekleri tarımsal ürünleri ihtiyaçlan ölcüsünde smıriandırnmyı ekonomileri yönünden daha uygun bulurlar. Kısacası, tanm ürünlerinin talep eiastikiyeti çok dü·
şük olup bu ürünlerin ihracı kaHte veya fiyatta fazla iigili olmayıp ithaıatçı ülkelerin üretim aç!kıan ile sınırlıdır. Bu gerçek de Türkiyenin tarımsal ürün türlerini ve üretim miktarlarını AET pazarlannın
durumuna göre saptamayı zorunlu kılmaktadır.
Böyle bir amacı
tonmsal ürünlerini :
-
gerçekleştirebilmek
Hububat,
Sanayi ürünleri,
Bakliyat
Yağlı Tohumlar,
Yaş Meyve ve Sebzeler,
Kuru Meyveler,
-
29-·
için Türkiye/nin
başirca
- Hayvansal ürünler,
- Zeytin
- Cay
biciminde bir gruplcındltmaya tabi tutularak incelemek mümkündür.
1} HUBUBAT
Buğday~
arpa. cavdar. yulaf. kaplıca, mısır, dan ve kuş yemi
gibi ürünierio oluşturduğu hububat, Türkiye'de en fazla ekim alQnma sahip olup, hububat ekilen alan toplam tarla alanının yaklaşık
yarısı yani % 50'si kadardır. Türkiye'de hubUbat ekilen alanın diğer
tarla bitkilerine göre cok daha fazla olmasının en önemli nedeni hU
bubat tarımının Türkiye ekonomisinin temel bir öğesi olması ve halkın başlıca besinini hububat ürünlerinin oiuşturmasıdır. Zira, Tür_
kiye'de kişi başına düşen hububat tüketimi 250 kg. dolaylarında
olup bunun yaklaşık 200 kg.'ını buğday, 4.3 kg. nı pirine geri kalan
kısmını ise diğer hububat türleri oluşturmaktadır. Oysa Avrupa Ekonomik Topluluğunda hububat tüketimi kişi başına 83 kg.dır. Bunun
74 kg.ını buğday, geri kalan kısmını ise diğer hububat türleri oluş­
4
turmaktadır.
Türkiye'de hububat ekilen alan büyüklüğünün toplam tarım
arazisinin yarısı ölçüsünde olmasının bir diğer önemli nedeni de
Türkiye'de doğa ve iklim koşullarının hububat dışındaki ürünler iCin
fazla elverişli olmamasıdır.
Türkiye'de hububat ekilen alanlar içinde ise ilk sırayı % 66.5
oranı ile buğdayalmakta, bunu % 19 oranı ile arpa, % 4.5 oran ile
miSir ve aynı oranla çavdar izlemektedir.
Buğdayekim olanlarının büyüklüğü yıllara
göre izıendiğinde
1960 yılından bu yana Türkiye'de buğday üretim alanında önemli
bir genişlemenin olmadığı görülmektedir. Buna karşılık girdilerin
giderek daha fazla kullanılması buğday üretim miktarının artmasına
neden olmuştur. Ancak nüfus artış hızının yüksek olması buğday
üretimindeki artışı oldukca etkilemekte ve genellikle iklim koşulla­
rının cak elverişli gittiği yıllar dışında buğday üretim ve tüketim düzeyleri arasında bir eşitlik meydana gelmektedir.
Buğday üretiminin iklim koşullarına bağlı olmaktan kurtarılması
ve özellikle üretimin zorunlu kıldığı mekanizasyon, suiama, gt.Jbre-
leme, ilaçlama ve sertifikalı tohum gibi gin:filerin yeterliDir düzeye
yükseltilmesi halinde buğday üretim miktarının bugünku miktarın
cok üzerine çıkacağı kuşkusuzdur. Cunku nugün Turkiye'de hak·
tara verim. 1500 kg. dolaylan,nda iken, bu n'ıiktar Danimarka'da 4200
kg. Hollanda'da 4040 kg. ingiltere'de 3840 kg. Fransa'da 3580 kg.
B. Almanya'da ise 3300 kg. dır. Bu nedenledir ki Türkiye'nin önemli
bir buğday ihracatçısıolabilmesi icin çözümlemesi gereken tek sorunu, üretimin zorunlu kıldığı girdileri yeterli düzeyde ve sürekli bir
biçimde sağlayabilmesi ve hektar başına verim miktarını Avrupa
düzeyine yÜkseltebllmesidir.
Avrupa Ekonomik Topluluğu ise güçlü bir koruma ve özendir·
me önlemleri sonunda buğday gereksinmesinin tamamını hatta da.
ha fazlasını kendi toprakicınndan sağlamaktadır. Örneğin, Toplulu·
ğun 1976 yılınoa ürettiği buğday miktarı 39.196.000 ton, buna karşılık tükettiği buğday miktarı aynı yıl 19·115.000 tondur. Böylelikle
toplulukta buğdayın kendi kendine yeterlik oranı % 106 olmuş. ciftliklerin dışında buğday stok miktarı, 6.3 milyon tona yükselmiş ve
1977 yılında Topluiuk 4,6 miiyon ton ihraç etmiştir. Ancak toplulu·
ğun gereksinmesinin üstünde bir üretim düzeyine sahip olması Top·
luluk icin yararlı olmadığından, Toplulukta bugün bir yandan her
yıl artan stokların eritilmesine. bir yandan da alınan bazı önlemlerle üretimin tüketimin düzeyine indirilmesine çalışılmaktadır.
Türkiye ile Avrupa Ekonomik ToplUluğunun buğday konusunda
jçinde bulundukları bu duruma göre Türkiye'nin gerek kendi gereksinmesi yönünden gerekse AET yönünden izlenmesi gereken politikasını şöyle saptamak mümkündür:
- Türkiye buğday üretimini ülke gereksinmesini istikrarlı bir
biCimde karşılayacak ve ihracat yapabilecek bir düzeye ulaştırmah
ve bunun icin mekanizasyon, sulama, gübreleme. ilaçlama tohum
seçme ve üretim yöntemlerine büyük önem vermeyi sürdürmelidir.
- Türkiye gelecekteki talep artışını da gözönüne alarak an'cak kendi gereksinmesi kadar yumuşak buğday üretmeı!. bunun
\dışında üretim pOlitikasının ağırlığını sert buğdaya yöneiterek bu
tür bUğdayın üretimini özendirmeli ve üretimdeki gerekli önlemleri
bu amacıa olmalıdır.
-. Türkiye yumuşak buğdayını ancak AET dışındaki ülkelere
thraç edebiJeceğinE~ göre yumuşak buğday üretimini bu pazarların
~
31
talebine ve koşullarına göre düzenlemeH ve üretirndaki önlemleri
rbu amaçla almalıdır.
- Türkiye, AET'nin sert buğday talebini karşılayabiimek için
şimdiden bu tür buğday üretimine başlamalı ve gerekli koruyucu
ve özendirici önlermarta Topluiuk pazarıarında gecikmeden bir yer
tutmalıdır.
Türkiye, AET pazarları için sert buğday türü ile birlikte baş­
ta mısır olmak üzere diğer hayvan yemlerinin üretimine de önem
'vermeli ve buğdaya göre daha avantaiii olan bu ürün türlerinin
üretimini arttırınaiı ve bu amaçla üretimi özendirici önlemler alma·
-
lıdır.
Kuşkusuz buğday
bu politika tarım sektörünün içinde bulunduğu sorunların devam ettiği yani tarımsal üretimin doğa ve iklim koşullanna bağlı kaidiğı bir süre için sözkonusudur. Uretimdeki girdi yetersizlikieri ile altyapı noksanlıkları gidetildikce Türkive'nin de topraklarını ihtiyacına cevap veren bir üretim dışında başka ürünlere ayırması ve böylelikle yeni ve cok daha
!değerli ihraç ürünleri elde etmesi kcıcımlmaz bir ekonomik zorunüretimi için
düşünülen
ıuluktur.
2) SANAYi BiTKiLERi
Gerek ic gereksinme gerel<se ihracat yönünden büyük önem
taşıya'n ve başlıca tütün, pamuk ve şeker pancarı gibi ürünlerden
oluşan
sanayi bitkHerinin Türkiye'deki ekiliş alanı toplam tarla alanının % 5'j dolaylarında olup bu alan iklim. toprak ve sulama gibi
zorunlu üretim koşullarının yetersizliği nedeniyle artık genişleme
Olanağını da yitirmiş bulunmaktadır. Bu nedenledir ki sanayi bitkiierinde üretim artışı bundan böyle sulanan alanların genişlemesine,
toprakların gübrelenebilmesine, iyi tohumluklarm kullanılmasına ve
zararlılarla ve hastalıklarla yeterli mücadelenin yapılabilmesine ve
nihayet üretimin gerektirdiği altyapı yatırımlarının gerçekleştirilme­
sine bağlı bulunmaktadır.
Sanayi bitkileri, üretimleri sırasında cok sayıda insan emeğine
gerekSinme göstermeleri, sanayi kesimine ham maddesağlamararı
ve ihrac edilerek yüksek bir döviz gelirinin elde edilmesine olanak
verdikleri iCin Türkiye ekonomisinde büyük ve önemli bir yere sahiptirler. Esasen bu ürünlerin büyük bir çoğunluğunun üretimleri
-
32-
kamu kuruluşlarının iznine ve teknik denetimine tabi oldukıarı için
diğer tarımsaı ürünıere göre üretınıleri doğa koşuııarına dClha az
ba~jIı ve verirrıiillkleri do[ıo yukseKtır. Bu niteıiği i<azannılş sanayi
bitkiiennin en önemlıieri ise tütün, pamuk ve şeker pancarıdır.
CI} Tütün
Türkiye'de üretiien tütünün yaklaşık olarak % 30' u ülke gereksinmesi olarak yurt içinde tüketiimekte geri kalan kısmı ise ihraç
edilerek her yıl Türkiye'ye önemli ölçüde ('1977 yılında 175.819 miLyon doları 1978 yılında 225.256 milyon dolar, 1979 yılında ise 1'16.971
milyon dolar) döviz geiiri sağlamaktadır.
Türk tütünlerinin en büyük alıcılan Amerika Birleşik Devletieri
ile Avrupa Ekonomik Topluluğu ülkeleri iken son yıllarda bunların
yerinİ Doğu Bloku üikeleri almıştır.
Tütün ihracatının serbest dövizli ülkelerden anlaşmalı ülkelere
doğru kaymasının başlıca nedeni, üretilen tütünlerde kaliteye gereken özenin gösterilmemesi ile Yunanistan'ın AB.D. ve AET pazar..
larında, Bulgaristan'ın. AET ülkeleri ile yaptığı H<ili anlaşmalarla bu
ülkelerin pazarlarında, Türkiye ile önemli ölçüde rekabete ginnela.
ridir. Bu ülkelere aynca Yugoslavya'yı da dahil etmek gerekir. Zira
gerek Yunanistan ve Buigaristan gerekse Yugoslavya hem Türk
tipi tütün üretimi yapmakta, hem de verim ve kalite yönünden giderek daha tutarlı bir üretim düzeyine ulaşmış bulunmaktadırlar.
Özellikle Yunanistan, Atina anlaşması ile gümrük muafiyetinden
yararlandığı icin Türk tütünlerinin
Topluluk pazarlarına ihraemı
önemli ölçüde sınırlandırmaktadır.
Diğer
yandan Avrupa Ekonomik Topluluğu yalnızca tütün değil,
aynı zamanda mamul yani sigara da ithal etmektedir. Sigara ithal
piyasası ise hemen hemen tamama yakın bir ölcüde Amerikalı si~
gara imalatçılarının elinde bulunmaktadır. Bu nedenle AET'de tütün ortak piyasa düzeni yürürWğe girdikten sonra Topluluğun sigara ithalatı coğalmış buna karşılık tütün ithalatı slnırh kalmıştır.
Bu durum da Türkiye'nin AET'ye olan tütün ihracatının beklenilen
gelişmeyi göstermemesinin bir başka nedeni olmaktadır.
Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun tütün üretimi son yıllarda
180.000 ton düzeylerinde değişmeyen bir geUşme göstermiş olup
bu miktar dünya tütün üretiminin yaklaşık % 3'ü ölçüsündedir. Buna
:.-·33 ........
F..: 3
karşılık Topluluğun
tütün tüketimi başta vergi artışları ve sigaranın
oıeyhindeki kampanya olmak üzere çeşitli nedenlerle artmadığı gibi
tersıne azalan bir eğilim göstermektedir. Fakat gene de Topluluğun
tüketim gereksinmesini karşılamakian çok uzaktır. Bu nedenle Top~
luluk 1976 yılında yaptığı 36·000 ton tütün ihracatına karşılık % 57.si
Virginia türü olmak üzere 467·000 ton tütün ithal etmiştir.
Görüldüğü gibi bugünkü olumsuz duruma karşın nikatini az ve
katranı düşük Türk tütünleri için Avrupa Ekonomik Topluluğu iyi
!:pir pazar olabilme olanağını korumaktadır. Esasen AET piyasası
Türk tütününe sıfır gümrük uygulamaktadır.
Bu nedenle diğer ülkelere olan ihracatın yanısıra Avrupa Ekonomik Topluluğuna olan ihracatı geliştirmek hem mümkün hem de
kaçınılmaz bir zorunluluktur. Türkiye'nin bunu sağlayabilmesi iCin:
ve etkin bir pClzarlama düzeni kurması ve işletmesi,
Kaliteli tütün üretmesi,
Fiyatları düşürücü önlemleri alması.
ithalatçı pazarların iyi incelenmesi,
Tütün üretiminin taban arazilere kaydın/maması, ürünlerin
hastalıklardan korunması, yorulmuş ve erozyonlu topraklarda tütün ekiminin yapılmaması.
gibi birçok çeşitli önlemleri alması gerekir. Bu önlemler sağlanabi~
Hrse .Türkiye. Yunanistan, Bulgaristan ve Yugoslavya'ya karşı rekabet gücü kazanmış Olacağından yalnız AET pazarlarına değil. git·
tikçe uzaklaşan A.B.D. ile diğer pazarlara da daha kolay ihracat
yapabilecektir.
-
Yaygın
b} Pamuk
ile Orta Anadolutnun yüksek yaylararı bir yana bırakılırsa pamuk hemen hemen Türkiye'nin her yerinde yetişe­
bilmektedir. Türkiye'de pamuk ekimine ayrılan alan toplam tarla
'alanının % 5'j dolaylarında olup bu büyüklük ile pamuk, ekim alanı
yönünden diğer endüstriyel ürünlere oranla ilk sırayı almaktadır.
Türkiye'nin en önemli ihraç ürünlerinden biri olan paml,Jk 1977
vılında 210 milyon dolar, 1978 yılında 348 milyon dolar, 1979 yılında
ise 228 milyon dolarlık döviz sağlamıştır. Bu oluşta pamuk veriminin
artması ve randımanm dünya ortalamasının üstüne çıkmasının büyük bir rolü vardır.
Karadeniz
kıyı/arı
-34-
Türkiye, dünya pamuk piyasalarında gerel< fiyat gerekse kalite
yönünaan en ıazıa AmerıKan pamUKıarın reKooeııyıe Karşı Karşıya "
oıup en tazıa pamuk ıhraç eÜlgı UlKeıer omino A.vrupa t:KOı1omIK
Topluluğu ülkeıennejen ıtaıya, Ingıııere, (j, Aımanya. ı-ransa ve bel
cika olmak üzere t;)ovyetier Bınıgı dahil tüm Dogu BlOku uikeıen ııe
Portekiz ve Lübnan gibi ülkelerdir.
Bu ihracaı ıçınde AET'nin özel bir yeri ve Türkiye'nin Toplulukla olan ortaklık ilişkisinden sagıadığı ayrı bir yarar sozkonusu deM
ğildir. Çünkü AET'nin pamuk ithaıatında ortak dış tanıe gunın:ık
resmi % O'dır, Bu nedenle AET pazarıarı diğer üıkeıerin bzainkle
A· B. Devletleri. Hindistan, Paktstan, Iran, Mısır, $udan ve Brezilya
gibi üıkelerin ürünleriyie sürekli bir rekabet halindedır. Hatta son
yıılarda bu ülkeler arasına Yunanistan. Suriye .ve Ispanya da katilM
mış ve bu ülkeler önceıeri ToplUiuga hiç pamuk ihraç etmezıerken
giderek rakip ülkeler arasında ônemli birer yer almaya baŞıOil1lŞ­
M
lardır.
Pamuk. dünya borsalarında kotasyonlora göre alınıp satılan
standart bir yığın meta olduğu için Türkiye ile aynı tür ve kalitede pamuk üreten tüm ülkeıer Türkiye'nin rakibi olabilmektedirler.
Bu nedenledir ki Türkiye'nin hem AET ülkeierine hem de diğer pazarlara daha fazla pamuk ihraç edebilmesi ve bu ihracatından daM
ha fazla bir dövİz geliri sağiayabiimesi için kaliteli pamuk üretmesi
kalite standardı koruması ve üretim maliyetini dünya düzeyinde
gerçekleştİrmesi zorunludur.
Zira. AET Pazarları Türkiye icin diğer ithaıatcı ülkelerden farklı
değildir. Cünkü AET Topluluğu hem Türkiye'ye hem de diğer ihracatçı ülkelere eşit bir biçimde ve sıfır gümrük vergisi ile açıktır.
Bununla beraber AET önemli bir pamuk ithalatcısı olduğundan Türkiye eğer pamuk üretimindeki sorunları cözebilir ve pamuk ürününü
gerek kalite gerekse fiyat yönünden diğer ihracatçı ülkelerin düzeyine yÜı<seltebilirse hem AET pazariarında daha avantajlı bir duruma gecer ve bu Topluluğa olan pdmuk ihracatı miktar ve değer
olarak artar, hem de AET dışı ülkeler Türkiye için önemli bir pazar
haline dönüşür.
Bununla beraber, pamuk yerine tekstil endüstrisini geliştirmek
suretiyle pamuğun işlenerek ipHk, ham bez ve konfeksiyon gibi mamul madde olarak ihraç edilmesini de düşünmek kaçınılmaz bir zorunluluktur.
-35-
3) BAKlİYAT
Türkiye'de üretimi yapılan başlıca bakliyat türleri bakla, bezelye, nohut, fasulye, mercimek, börülce, fiğ ve burçak olup bunların bir kısmı insan gıdası, bir kısmı ise hayvan besin maddesi ola·
rak tüketiimektedirler.
Türkiye'de bakiiyat başta Ege bÖlgesi olmak üzere genellikle
bütün bölgelerde üretilmaktadir. liJı.ncak bakliyat üretimi Türkiye'de
daha çok aile gerel<sinmesini karşilamak amacıyla küçük boyutlu
tarım işletmeleri tarafından yapıldığı için ne ic ticarete ne de ihracata büyük ölçüde ko~u olamanıaktadır. Bundan dolayı da BakUyat
ihracatının toplam ihracat içindeki payı yaklaşık % 1 dolayianndadır. Türkiye/den önemli bakliyat ithal eden ülkeler ise Fransa ve
italya'dır.
Esas itibariyle Türkiye'nin bakliyat ihracatı konusunda ne Avrupa Ekonomik Topluiuğu ne de diğer ülkeler yönünden önemli bir
sorunu yoktur. Zira Türkiye tüketim diŞi bakliyotma her zaman kolayiıkla pazar bulabilmektedir. Ancak, Türkiye'nin
bakliyat ihraç
edebilmesi icin tüketiminden daha fazla üretim yapması gerekmektedir. Fakat bakliyat üretim alanı uzun yıllardan beri yetişmediği
için daha fazla üretim sağlayabilmek yalnızca verim artışının sağ­
lanmasıyla mümkün olabilecektir. Bu husus ise tarım sektöründeki
genel sorunların çözümlenmesi ile üretimdeki girdilerin artmasına
ve altyapı noksanlıklarının giderilmesine bağlıdır.
Ayrıca bakliyat ihracatında, üretimin arttırılması kadar önemli
bir diğer nokta da kalitenin düzeltilmesi ve standardizasyonun uygulanmasıdır. Zira Türkiye'nin bakliyat ürünlerinin pek çoğu ıtalya
ve Lübnan gibi aracı ülkeler tarafından satın alınmakta ve ürünler
buralarda temizlemerek Batılı ülkelerin talep ettikleri koşullara uyduru;duktan sonra tekrar ihraç edilmektedir. Bu oluş ise Türkiye'nin
bu sektörden sağlamosı gereken döviz gelirlerinin azalmasına ne~
den olmaktadır.
Avrupa Ekonomik Topluluğu bakUvet ürünlerınin pek çOğunda
Türkiye ile diğer ülkelere aynı gümrük vergilerini uygulamadığı için
Topluluk pazarlarında Türkiye bÜYÜk bir rekabetle karşı karşıya değildir. Ancak Türkiye'nin bu pazarda büyük ve önemli bir yer aiabilmasi ve dolayısıyla ihracat gelirini arttırabilrnesi için yukarıda da
-36-
oçıklcındığı
gibi, üretim miktarını arttırmas!, kaliteli ve standart
ürDnler elde etmesi ve nihayet, pazarıama organizasyonunu gereksinmeye cevap verebHecek bir biçimde iyileştirmesi zorunludur.
4} YAGLI TOHUMLAR
Bitkisel yağ gereksinmesini gidermek amacıyla Türkiye'de üretilen başlıca yağlı tohum türleri çiğit (pamuk tohumu) ay çiçeği,
susam, haşhaş, keten tohumu, kendir tohumu, yer fıstığı, soya as'
pir ve kolzadır.
Türkiye nüfusunun sürekli olarak artması ve halkın satın alma
gücünün yükselmesi yağlı tohumlara olan talebi arttırmakta bu artıl? ise vağlı tohumların ekiliş ve üretim miktarının coğalmasına neden olmaktadır. Özellikle bu gruba giren ürünlerden çiğit ve ay çiçeği toplam yağlı tohumlar üretiminin % 87.3'ünü oluşturmakta ve
bunların ekiliş aJanları ile üretim miktarlan daha hızlı bir artışa konu olmaktadır. Ancak elde edilen ürünler gene de Türkiye'nin toplam gereksinmesini sınırlı bir ölçüde kOfşılavabilmekte ve Türkiye
her yıl bunların bir kısmmı ithal etmek zorunda kalmaktadır.
Yağ!! tohumlar ihracatı ise genellikle tüketimden
arta ka!an
miktar!er için sözkonusu olmakta, bL! nedenle de yağlı tohumların
ihracatı her yıl hem ürün türü olarak h0m de miktar olamk dalgalı
bir seyir izlemektedir. Oysa yağlı tohumlarda ne Avrupa Ekonomik
Topluluğu pazarlarındo ne de diğer ülke pazarlarında Türkiye iCin
önemli bir rekabet söz konusu değildir. Fakat Türkiyenin sürekli
ve dohC! büyük ölçülerde ihracat yapabilmesi için üretimini arttır~
ması, kaliteye önem vermesi ve özellikle dış pazarların aradığı nitelikte ürünler üretmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur.
Türkive'nin yağlı tohumlar üretmesini miktar yönünden etkileyen en önemli faktör, Iç pivasalarda oluşan bu ürünlerin fiyatlarıyla
bu ürünlerin rakibi niteliğindaki ürünlerin serbest piyasada oluşan
veya devlet tarafındem saptanan asgari satiş fıyatlandır. Zira yağlı
tohumlarda, bakliyat gibL çoğunlukla hububat ekiminin yapıldığı
bÖlgelerde ve topraklarda üretilmekte, bu nedenle de, ürünler icin
saptanan fiycıtlar. aynı toprakta yağlı tohumlardan, bakliyettan ve
hububattan hangi türün üretileceğini belli etmektedir.
Bundan dolayıdır ki Türkiye'nin gerek kendi gereksinmesini ithalôt gereği duvmadan karşılayabilmesl için gerekse cok daha bü-
-
37-
yük ölçülerde ve genellikle üretim miktarına bağlı kalmaksızın sü·
rak!! bir biçimde yağlı tohumlar ihraç edebilmesi için destekleme
alım fiyatlarının çok tutarlı olarak saptanması gerekir. Ne yazık ki
Türkiye'de bu konu gereği kadeır ciddi ve cok yönlü olarak ele alın­
mamaktc bu alınmayıştan da üretim, tüketim, ihracat, tarım ve sanayi sektörleri ve nihayet ulusal ekonomi değişik ölçülerde olumsuz olarak etkilenmekte ve zarar görmektedirler. Türkiye'de uygulanan taban fiyatları ve bunun bir sonucu olan destekleme alım
sistemi çoğunlukla «üreticiye yüksek gelin> ilkesine göre düşünül­
mekte ve bu müdahlede, ürünlerin hangi ölçüde birbirlerinin rakibi
oldukları, ürünlerin iç ve diŞ sürüm olanakları, arz ve talep dengesi üretim maliyetlerinin ne olduğu ve nihayet ürünlerin mevcut stok
durumları gibi hususlar hiç gözönüne almmamaktadır.
Yağlı
tohumlar üretiminde hem zaman zaman iç tüketim nedeniyle dar boğazlarla karşılaşmamak ve özellikle acıklan ithalat yoluyla karşılama al!şkanlığmdan kurtulmak için hem de gerek Avrupa
Ekonomik Topluluğunun gerekse diğer ülke pazarlarının geniş ta-·
tep potansiyellerine büyük ölçüde cevap verebilmek, dolayısıyla bu
kanaldan gelen ihraç gelirini daha da arttırabilmel< için:
....:- Yağlı .tohumlar özellikle çiğit, ayçiçeği ve soya fasulyesi
üretimini çoğaltmak.
- Üretimde girdi yetersizliklerini ve altyapı noksanlıklarını gldererek verimliliği arttırmak.
- Ürünlerin taban fiyatlarını ulusal ekon9miye yarar sağla­
yacak bir tutarlılıkta sağlamak,
- Kaliteli ve dış pazar standartlarına uyan ürünler elde etmek,
- Hububat olan'arının sulanan topraklarında hububat yerine
yağlı tohumlar üretimini teşvik etmek,
gibi önlemler olmak kaçınılmaz bir zorunluluktur.
5 -
YAŞ
MEYVE VE SEBZELER
Tropik iklim bitkilerinin bazıları dışında Türkiye'de genellikle
her çeşit meyve yetiştirilmektedir. Ancak üretilen meyve ve sebzelerin önemli bir kısmı aileler tarafından bahçe tarımı halinde ve
küçük ölçülerde eıde edilmekte ve coğunlukla üretici aileler tarafından tüketilmekte önemsiz bir kısmı ise, ticari amaçla üretilmekte
ve yurt içi ticaret ile ihracata konu olmaktadırlar.
-38-
Türkiye'de yaş meyve ve sebze üretimi gerek üretim mU<tarları
yönünden gerekse kalite ve standart yönünden giderek olum:u bir
gelişme göstermektedir. Ancak gene de Türkiye'de meyve ve seb~
ze üretimi iklim koşullarına bağlı olmaktan kurtarılamomış veçzei'likle verimlilik, kalite ve standardizasyon gibi sorunlar yeterli ölçüde
çözümlenernemiştir. Bu durum karşısında üretilen meyve ve sebzelerin pek bÜ',lükbir çoğunluğu kaçınılmaz bir sonuç olarak iç pazarlarda değerlendirilmekte ve ancak, nakliyattan az zarar gören,
kaliteli ve standardizasyona elverişli az bir kısım başta J.\ET ülkelerine olmak üzere dış pazarlara ihraç edilmektedir.
Avrupa Ekonomik Topluluğu, Türkiye'nin pek cok yaş meyve
ve sebze ürününe ihraç kolaylığı ile değişen ölçülerde gümrük ver~
gisi veya prelevman indirimleri sağladığı halde indirim listesine dahil edilmiş ürünlerin pek çoğunun ihracatlan beklenilen ölçüde gelişme göstermemiştir. Buna karşılık tanınan tavizler gerek oran
gerekse kapsam yönünden yeterli olmadığı halde bazi ürünlerin ihmeatları belirgin bir artış göstermiştir.
Taze meyve olarak Türkiye'nin AET ülkelerine yaptığı en büyük
ihraç kalemini narenciye oluşturmaktadır. Narenciye grubunda Türkiye, Topluluğa en fazla limon ihraç etmekte ve bu ürünün Topluluk ithalatındaki payı % 10'un üstünde olmaktadır. Bu gruptan olan
portakalın payı ile mandalinanın payları daha az olup sırasıyla % 3
ve % 4'Wr. Ancak sağlanan yenı gümrük indirimieriyle bu ürünlerin ihracatının giderek artması mümkündür.
Türkiye'nin Avrupa Ekonomik Topluluğuna olan sofralık üzüm
ihracatı ise taze meyve ihracatında narenciyeden sonra gelmektedir. Topluluğa özellikle Tarsus, izmir ve Bursa bölgelerinden yapı!an
ihracat giderek gelişme göstermektedir. Ancak Türkiye narenciyede olduğu gibi sofralık üzüm ihracatında da Topluluk dışı pek çok:
Akdeniz ülkesi ile büyük bir rekabet halindedir.
Avrupa Ekonomik Topluluğunun başlıca yaş meyve ve sebze
üretici ülkeleri Fransa ile italya'dır. Topluluk tarafından üretilen ve
ortak piyasa düzenine dahil meyvelerin Topluluğun gereksinmesine
cevap verme oranı % 79, n'arenejyenin % 43, sebzelerin oranı ise
10/0 95'dir. Üretilen bu meyveler içinde en yüksek payelmaya ait olup
bunu sırasıyla armut ve seftali izlemektedir. Üretilen sebzeler iCinde
.
-
39-
~se
ilk sırayı domates almakta bunu karnabahar izlemektedir. BöyleHkle Avrupa Ekonomik Topluluğunda kişi başına düşen yıllık meyve tüketim miktarı 60 kg .• sebze tüketim miktarı ise 99 kg. diL Bu
ürünlerden elmanın kişi başına düşen tüketim miktarı 18 kg. dır,
armudun 7 kg .• şenelinin 5 kg., narenciyenin 23 kg., portakalin 14
kg., karnabaharın 5 kg., domatesin kişi başına düşen tüketimi ise
20 kg. dır.
Bu açıkiamalardan an!aş!lacağl gibi Avrupa Ekonomik Topluluğunda yaş meyve ve sebze tüketimi ,üretiminden çok daha fazla olup
ara yerdeki fark ithalat yoluyla karşı!amnaktadır. Topluluğun ürettiğinden daha fazla tüketimde bulunması hem üretimin yeterslzliği­
n~n hem de halkm satın alma gücünün yüksekliği~den ileri gelmektedir.
Bu gerceğe karşın, Türkiye'nin Topiuluğa yönelik meyve ve
sebze ihracatı çoğunlukla ncırenciye türleri ile sofralık üzümde yoğunlaşmakto, diğer meyve ve sebze türlerinde ise gerek miktar gerekse değer yönünden önemli bir gelişilıe olamamoktadır. Çünkü
Türkıye'nin meyve ve sebze ihracatmm gelişebPmesl yalmz vergi
indirimlerine bağlı olmayıp aym zanıanda daha cok üretim ve pazarlama organizasyonlarının varlığına bağ!ı bulunmaktadır.
Bundan
dolayıdır ki sözkonusu bu iki sorun çözümlenmediği sürece Türkiye'nin Avrupa Ekonmik Topluluğuna olan meyve ve sebze ihracatı,
bu amaç!a elde edilen tavizler ne ölçüde elveriş!i olursa olsun bazı
türler dışmda önemli bir gelişme göstermeyecek ve dolavıs1yla Türkiye bu ürünierin ihracatrndan büyük blr kazanç sağlayamayacaktır.
6) KURU MEYVELER
Kuru meyveler içinde ihracat' yönünden en önemli olanlar kuru
üzüm ve kuru incirdir.
a) Kuru Üzüm
Dünya kuru üzüm üretiminin yaklaşık ücte birini sağlamakta
olan Türkiye dünya mkeleri içinde i~!< sırayı almakta ve Türkiye'yi
Yunanistan izlemektedir. Kuru üzüm Türkiye'de iç tüketimden çok
ihracata konu olduğu halde Türkiye'nin bu geleneksel ihracat ürünü uzun yıllardan beri önemli bir gelişmeye konu' olmam!ştır. Çünkü
dış ülkelerde kuru üzüme çerez olarak rağbet edilmemekte. bu ne-
-40-·
denle de ürünün ihraç olanağı, kullanıldığı kek sanayii ile sınırlı kalmaktadır.
Türkiye'nin kuru üzüm ihracatında en önemli rakipleri başta
Yunanistan olmak üze~e A.B.D., Avustra!vC! ve iran'dır. Türkiye'nin
en fazla kuru üzüm ihrac ettiği ülkeler ise l\viupa EkEonomik Topluluğu ile Doğu Blokudur.
Bilindiği gibi, Avrupa Ekonomik Topru!uğu Ankara Andıaşması
He tütün, kuru üzüm, kuru incir ve fındık
Türkiye'nin geleneksel
dört torun ürününe miktar kontenjcm!an tanınmıştır. Bu kontenjonlar arasında kuru üzüme ayrılan miktar ise 30·000 ton olarak sap<
tanmıştır.
Katma Protokolun vCırürlüğe girmesiyle de kuru üzüme gümrük
muafiyeti tanınmış ve miktar kontenjanlan ka:
ıştır. 1!4,ncak Tür~{iye
elde ettlğ! gümrük indirimleri Clvcmtcıjıno karşın Topluluğa ycıpmakta
olduğu kuru üzüm ihracatında önemli bir
8oğiayomcımıştır.
Benzer durum Türkiye'nin kuru üzüm ihraç ettiği dığer Doğu Bloku
ülkeleri için de gecerlidir. Kuşkusuz bu oluşlarda Türkiye'nin rakip~
leri olan ülkelerin bu pazarlarda yaptıkları önemli girişimler sonunda
elde ettikleri ihraç üstünlüklerinin büyük rolü vardır. Uzunca bir süredir ihracat trend! durgunluk arzeden kuru üzümü Türkiye'nin bugünkü oranla dohc fazla ihraç edebilmesi ıcın :
- Kuru üzüm üretlm~ne önem verilerek pGzar talepier1rıe uyan
ka! itede ve fiyatta ürün elde etmek,
- Amba!ajlama, standardızasyon, ulaştırma faaliyetlerini kusursuz bir hale getirmek.
- Pazarlorna arac!arından yararlancırak kuru üzümün çerez
olarak tüleetimini geliştırmek,
- Geienekse! kuru üzüm ithaıatcısı üike!erln yanında yeni pazcırlar aramak ve huralara ihracat yapmağa çalışmak ve nihayet,
- Tutarlı bir pazarlama yönte'mi ve orgnizsyol1u ile diğer ülkelerie rekabet etmek ve dolayısıyla dış pazarlardaki Türkiye'nin payı­
nı genişletmek,
gibi önlemlerin yeterli ve tutar!! bir düzeyde olmrnaeı gerekir. Ancak
kuru üzüm ihracatının özellikle yakın bir gefecekde hızlı bir artışa
konu oiabHeceğine ele fazlaca ümit bağlamamak gerekir.
b) Kuru incir
incir, Türkiye'de üretilen
sı:1yıdcıki
-41-
meyvelerden birisi
oldu~
ğu halde kuru üzüm gibi deıha cok kurutulduktan sonra ihracata
konu olmakta, yurt iCin tüketimi ise önemli bir özellik göstermemektedir.
incir, cabuk bozulan ve nakliyata fazlaca elverişli bir ürün 01Illadığı icin Türkiye'de ya bizzat üreticiler tarafından pazara konu
olmadan tüketilmekte ya da yakın pazarlara ve özellikle büyük kentlere gönderilerek buralardaki tüketicilere arzedilmektedir. Ancak iç
tüketim yüksek bir düzeyde olmadığı için incir/er daha çOk kurutuIma işlemine konu edilerek dış pazarlar için hazırlanmaktadır. Türkiye'de üretilen ürünlerin yaklaşık % 50'si kurutulmakta bunların
da yaklaşık % 70'j kuru incir olarak ihraç edilmektedir.
Türkiye'de kurutu!maya en elverişli olan «Sarı lop» inciri daha
çoı< Menderes Nehri dolaylarında üretiimektedir. Kuru incir, incir
üreticileri tarafından kurutulduktan sonra işleyiciye intikal etmekte, işleyiciler ise tosnH edip amba!ajiadıktcm sonra işlenmiş kuru
incirleri piyasaya sürmektedirler. Dünyada incir üretiminde ilk iki
sırayı Portekiz ile italya paylaşmakra beraber kuru incir üretiminde ilk
sırayı Türkiye almaktadır. Bu durumun en önemli nedeni Portekiz ve
italya'nın incirlerini yaş olarak ihraç edebilmelerine karşılık Türkiyenin coğrafi yerinin elverişsizliği He ulaştırma araçıarının yetersizllği
nedeniyle böyle bir , olanaktan yoksun olusudur.
.
Yurt içinde önemli bir tüketime konu olmayan kuru incir daha
çok ihracat yoluyla Türkiye ekonomisine katkıda bulunmaktadır. Ancak kuru incirin bu katkısı, kuru üzümde olduğu gibi. sınırlı olup
ihracatı uzun yıilardan beri önemli bir gelişme göstermemiştir. Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun Türkiye'ye tanıd!ğı gümrük ındirimi
avantajına karşın, incir ihracatının artnwmas! kuru incirin çerez
olarak tüketilmesinden başka önemli bir kullanım yerinin olmaması
ve çerez olarak tüketilmesinin de önemli bir biçimde yaygın!aşma­
masıdır. Kuşkusuz bu konuda bazı önlemler almak ve özellikle pazorlama araçlarından yararlanarak tüketimini coğaltmak ve böylelikle ihracatını daha da arttırabiirnek mümkündür. Ancak böyle bir caba
oldukça güc ve uzun zaman gerektirmektedir. Bu nedenledir ki kuru
incir, ihracatı ve gelişme olanağı kıt ve geleceği fazla ümit verici olmayan bir ürün türüdür.
Kuru incir ihracatından Türkiye ekonomisine daha fazla bir
katkı bekleyebilmek için:
-
42-
incJr ve kuru incir tekniğini geliştirmek, kaliteli ve ucuz ürün
elde etmek,
- iyi ambalajlı, standart ve pazar taleplerine cevap verebiien
nitelikte ürünler hazırlamak,
- Kuru incir tüketiminin dış ülke toplumlarında artış göstermesi icin pazarlama araçlarından yararlanarak çaba göstermek,
- Geleneksel kuru incir ithalôtçısı ülkelerin yanında yeni üLkeler aramak ve alıcı pazarları çoğaltmak,
- ihracatın gerektirdiği biçimde piyasayı örgütlernek ve pozorlama organizasyonlarını kusursuz yapmak,
gibi hususları yeterli ve tutarlı bir düzeyde gerçekleştirmek gerekir. Bu
nunla beraber inciri taze olarak ihraç etmeğe çaba göstermek kuş­
kusuz cok daha yararlıdır. Çünkü taze incirin tüketimi sınırlı olmayıp piyasa değeri de daha yüksektir. Bu nedenle oldukca zengin bir
incir üreticisi olan Türkiye'nin kuru incir ihracatını arttırma konusunda yapacağı çabalann yanında, taze incirin ihracatını arttırıcı
çabaları göstermesi de kaçınılmaz bir zorunluluktur.
-
c) Sert kabuldu meyveler
Sert kabuklu meyvelerin başlıcaları Antep fıstığı, badem, ceviz.
fındık ve kestanedir. Ancak bu grubun en önemli temsilcisi fındık
olup bu ürünün gerek üretim gerekse ihracat yönünden Türkiye eko_
nomisinde büyük bir önemli bir yeri vardır. lira Türkiye, dünya fın­
dık üretıminin % 70'ini sağlamakta ve dünya piyasalarının % 80'ini
elinde bulundurmaktadır.
Fındık hemen hemen Türkiye'nin her tarafında
yetişebildiği
halde üretiminin en çOk yapıldığı yer çok yağışlı ve bol güneşli ılı­
man bir iklime sahip bulunan Doğu Karadeniz'de 20-30 km. geniş­
liğinde ve bir şerit halinde uzanan alandır. Ancak fındık üretim miktarı, iklim koşullarına ve üretim sırasında karşılaştığı zararlar ve
hastalıklardan Uğradığı hasara göre her yıl farklı olmaktadır. Diğer
yandan fındık üretiminde cok büyük bir verim ve kalite farkı da sözkonusudur. Örneğin, geleneksel fındık üreticisi olan Giresun'da verim hektar başına 435 kg. dolaylarında oluşurken üretime yakın bir
geçmişi olan Samsun'da verim hektar başına 1782 kg. dolayfonndadır. Oysa fındık ihracatında Türkiye'nin en büyük rakibi olan İtalya'­
da hektar başına 1118 kg. dır.
~43-
Türkıye yılda ycıkldşık 300-350 milyon dolarlık (1978 yılında
331 milyon dolar, 1979 yılında ise 353 milyon doiar) fındık ihraç ederek toplam ihracat değerinin % 15.ini ıek başına bu üründen sağ­
~ama,ktadır. Türkiye'nin en fQ-zlcı fındık ihITıc ettiği alan OECD ülkeaerl o!makla beraber bu ülkelere yapılan ihracatın % 80-90'1 Avnipa Ekonomik. töpluluğuna yönelmektedir. Top!uluk içinde ise Türk
fındıklerının ~rı büyük alıcısı B. Almanya'dır.
ülkenin ithalatı hemen hem9~1 Topluluk ithalatmm vans! kadardır.
lürkiye'nin geleneksel diğer ihrfJC ürünleri olan tütün, kuru
lüzüm ve kuru incir, Hazırlık Döneminde, Avrupa Ekonomik Topluluğunun sağladığı kolaylıklara karşilik öngörülen konterılanlarını dolduramadıklan halde fındık italya ve ispCliıyci'nın rekabetine karşın
daima kendisine tanınan kontenjanı doldurmuş ve hatta kontenjan
dışı ihraç edilerek Türkiye'ye önemli ölçüde döviz scığ!mmştır. Fın­
dığın dış ülkelerde en çok tüketiidiği akm cıkalota endüstrisi He az
miktarda pasta ve dondurma imcı!ôtıdır. Ayrıca az miktarda olmakla beraber doğrulian çerez olarak do tüketil'Yle konu olmaktadır.
""-'-~.
Fmdık tüketimi ile fiyatlar arcısmdo yakın bir ilişki vardır. Fın­
(ıjJk fiyatlarının yükselmesi halinde çiko!ata endüstrisinin
bu ürüne
~o}an talebi azalmakta ve cikcıiata ima!
fındığın yerini bClşka
maddeler almaktadır. Fmdık fiyatlarının dl'ışmesi ha!ir.de ise tıl! ürüne olan talep fiyatların dCışmesi ölçüsünde artmmnaktadır. Bu durum ihracot yönünden Türkiye içjn
o!ur:ısuz bir ge~işmedir.
Ancak fındığın Türkiye ekonomisin2 sa:~lad!ğ! bugünl<ü katkıyı
da yeterli kabul edebilmek mümkün değndir. Çünkü 'i'mdık, üretiminin ve pazarlc!I1msınm iCinde bulunduğu sorun1an tutarlı bir biçimde cözümlenebiidiği takdirde
hCl yü!{sek bir döviz kaynqğı sağlamış olacaktır.
,
..... ~ -,-_f
Fındığın çeşiti!
'çüde
-
katkıda
vönlerden Türkiye ekonomisine dahcı büyük ölbulunabilmesi için;
Üretimde modem tekniğin kurıanılması,
AET'nin öngördüğü standartlara göre üretim,
Zararlılarla ve hastalıktarla savaş,
Koruma ve depolama tesisleri,
Üreticilerin örgütlenmesi,
Taban fiyatların tutarlı bir biCimde saptanması,
-
44~,
gibi sorunların çözümlenmesi gerekir. Gerekli olanların yapılması
halinde fındığın Türkiye ekonomisine olan katkısının daha da çoğa­
lacağı l<Uşkusuzdur. Zira hem dünyada fındık üretici ülkeler çok sınır­
lıdır, hem de başta Avrupa El<onomik Topluluğu olmak üzere hemen hemen tüm pazarlar Türkiye'ye açık bulunmamoktadır. Ancak
bu olanaklardan ve özellikle AETnin sağladığı tercihli giriş avantajından yararlanabilmek ve bu pazarlara daha çok fındık ihraç
edebiirnek icin sözkonusu sorunıarı çözümlemekle beraber fındık
ithal eden ülkelerde doğrudan doğruya tüketiciiere yönelerek reklam araçlarıyla ve modem pazarlama yöntemleriyle bu ürünün tüketirnini geliştirmek, geleneksel kullanım alanlarını genişletmek ve çeşitlendirmekve nihayet A.B.D. ve Japonva gibi büyük ve zengin pazarlan geleneksel ithalatçı ülkeler arasında dahil etmek kaçınılmaz
bir zorunluluktur.
Bu konuda ileri sürülebilecek en önemli öneri ise fındığın kobuğündan ayrılarak çeşitli biçimlerde işlenmesi ve işlenmiş olarak
ihraç ed,ilrnesidir. Çünkü dünya, fındığı daha çOk çikalata kullanı­
mından tanımakta bunun dışında fındik tüketimi konusunda ve özeL
likle fınd:ğın çerez olarak yenHmesi hakkında yeterli birbHglye sahip bulunmamaktadır. Oysa flncltğın kavrulmuş, dövülmüş, puı, draje
ve nuga gibi ceşitli mamuller haline getirebilmek ve bunların ihracatını yapabilmek mümkündür. Ancak bunun icin alışıkigelmiş pazorlama yöntemlerinin, dışına çıkarak yeni bir çalışma düzeni kurmak ve .fmdıl< mamullerini üretecek modern tesisleri zaman geçirmeden gerçekleştirmek gerekir.
Fındık
için ileri sürülen bütün bu hususları aynı zamanda ceviz,
badem. antep fıstığı ve kestane gibi diğer sert kabuklu meyveler için
de düşünmek mümkündür. Zira bu ürünler ve bu ürünlerden sağla­
nacak çok çeşitli mamuller hem üretim yönünden hem de ihracat
yönünden yeterli olanaklara sahip olup üretimlerinin tutarlı bir düzeye ulaştırılmolan halinde, sağleman tercinli giriş avantajlarından
da yararlanarak AET pazarlarında çok daha geniş bir' yer alabilir
ve Türkiye'ye daha çOk döviz. kazemdırabilirler.
6) CAY
Türkiye'de,
masına
karşılık
diğer
hızlı
bitki türlerine göre daha kısa bir geçmişi oLbir gelişme gösteren çay en fazla Trabzon,
-
45--
Rize ve Artvin illeri ile dolayıarında üretilmekte ve Türkiye'nin toplam cay uretiminin yakıaşık % bO'j bu boıgeden sağlemmaktadır.
Ancak çay üretimi giderek artış gösterdıği hoide hem verim dekar
başına 300 kg. gibi cok düşük hem de kaıite ne iç tüketim için ne
de ihracat yönünden tutarlı bir düzeyde değildir. çay üretiminde
sorunların çözümlenmesi halinde ise hem üreticinin geliri artacak
hem de daha kaliteli çay tüketimi ile daha çok çay ihracatı mümkün olacak ve Türkiye'nin bu üründen sağladığı döviz geliri yük-.
seiecektir.
Çünkü Türkiye bugün tüketim düzeyinin çok üstünde çay ürettiği halde bunları ya hiç ihraç edememekte, yahutta maliyetinin altındaki cok düşük bir fiyatla ihraç edebilmektedir.
Kuşkusuz
caylarda 'başta AET ülkeleri olmak üzere diğer dış pazarların aradığı kaliteyi sağlayabilmek mümkün değildir. Çünkü çayın kalitesi, üretimindeki sorunlarının durumu
kadar ve hatta daha büyük ölçüde toprak ve iklim koşullarına bağ­
lıdır. Türkiye'nin toprak ve iklim koşulları ise, dünyada çay üreten
ve üretimlerini büyük ölçüde ihraç eden Hindistan ve Seylan kadar
elverişli değildir. Bu nedenle Türkiye'nin AET'nin ithal ettiği çayların kalitesinde çay üretebileceğini düşünmek oldukça güçtür. An_
cak, Türkiye'nin çay üretimindeki sorunları cözmesi çayın bugünküne göre daha kaliteli olmasına neden olur ve bu yarı kaliteli çay
bugünküne oranla çok daha kolaylıkla ve çOk daha yüksek bir fiyotla ihrac edilebilir. Cünkü gerek AET ülkeleri gerekse topluluk
dışı ülkeler düşük kalitede de cay ithal etmekte ve bunları ucuz bir
fiyatla ya doğrudan ya da iyi kalitedeki çaylarla harman yaparak
pazarlamaktadırlar. Esasen bugünkü kalitenin ve verimin yetersizliği­
ne karşın Türkiye'nin Topluluğa ihraç ettiği ürünlerin içinde en hızlı
gelişmeyi gösteren ürün çayolmuştur. Bu oluşta kuşkusuz Topluluğun ortak tarifeyi % 100 indirmesinin büyük rolü vardır. Ancak Topluluğun Türk çaylanna uyguladığı ve ambalajının ağırlığına göre
% 11 ve% 77 oranındaki himaye mariı genel preferanslar sistemiyle önemini yitirmiş ve Tü'ri<iye bir zamanlar Topluluğun başlıca
üreticisi olduğu halde Seylan, Hindistan ve benzeri ülkeler karşı­
sında bu düzeyden uzaklaşmıştır. Bu nedenle Avrupa Ekonomik
Topluluğundan Türk çaylan için yeni koruyucu önlemler talep etmek gerekir. Bu husus sağlandığı takdirde ve özellikle çay üretimi
Türkiye'nin
üreteceği
....... 46-
He ilgili
sorunların
çözümlenmesi halinde Türkiye'nin hem Topluluk
pazarlarına hem de Toplu!uk diŞi pazarlara yönelik ihracatı daha da
artabilir. Bu nedenle çaym üretimi ve pazarlanması konuları üze_
rinde titizlikle durmak çaym Türkiye ekonomisine olan katkısını orttırabilmek için kaçınılmaz bir zorunluluktur.
7) HAYVANSAL ÜRÜNLER
geniş
bir hayvan populasyonu mevcut olup
kanatlı hayvanların dışında kolon koyun, keçi, sığır, manda, at ve
domuz gibi büyül< ve küçük baş hayvanlarının toplam sayısı 70-75
milyon arasındadır. Bu miktar, A.B.D., Cin, Rusya. Avustralya, Kanada ve Yeni Zelanda gibi hayvancılık yönünden gelişmiş 8-'10
ülke dışında dünyadaki bütün ülkelerin hayvan varlığından daha yüksektir.
Türkiye'de oldukça
Ancak hayvan populasyonunun bu fazlalığıno karşın Türkiye'de hayvancılık ve ilkel bir biçimde ve daha çok mera hayvancılığı
olarak yapılmaktadır. Diğer yandan hayvanlar genetik yapııar itibariyle yetersiz olup düşük, kondüsyonda, zayıf ve çeiimsizdirler.
Zira hayvanların beslenebitmesi icin yeterli kalite ve konUtede yem
olmadığı gibi hayvancılık faaliyetleriyle uğraşanların yemlerne tek·
niği ve bilgisi de azdır. Bütün bunların sonucunda da Türkiye'de hayvan başına düşen verim çok düşüktür.
Örneğin Türkiye'de yerli koyun ırklennın yapağı verimi ortalama 1,5 kg. iken bu miktar hayvancılığın! geliştirmiş ülkelerde or_
talama 3-3,5 kg. kadar. Türkiye'de yerli bir ırk inekten ortalama
581 kg. süt alınırken bu miktar Hollanda'da inek başına ortalama
verim 4200 kg., Danimarka'da 3·900 kg., Belçika'da 3.545 kg., B. AI·
manya'da ise 3.200 kg., Türkiye'de bir sığırın karkas ağırlığı 91 kg.
iken bu miktar Fransa'da 300 kg., B. Almanya'da 269 kg., ingilterede Ise 254 kg., Türkiye'de tavuk başına yumurta üretimi 66 adet iken
bu miktar B. Almanya'da 155 adet, Fransa'da 142 adet, ingiltere'de
ise 140 adettir.
Türkiye, sahip bulunduğu büyük hayvan populasyonuna karşın,
hayvancılık faaliyetleri yönünden gelişmemiş, bir ülke niteliği taşı~
maktadır. Oysa hayvancılık sektörünün Türkiye Ekonomisi yönün~
den pek büyük bir önemi vardır. Zira bugün Türkiye'de hem et, süt
-
47-
ve yumurro gibi önemli hayvansal gida maddelerinin tüketimi çok
az hem de hayvansal ürünlerin ihracatı ülkenin sahip olduğu hayvan varlığı ölçüsünde Türkiye'ye önemli bir döviz geliri sağlama·
Illaktadır· Bu faaliyet dalında sağlanan gelir ise daha çok hayvanların canlı olarak ihrac edilmesinden eids edilmekte (1978 yılında
269 milyon dolar, 1979 yılında 38,0 milyon dolar, 1980 yılında ise 68,3
milyon dolar) ancak bu tür ihracat hayvansal ürünlerin ihracatı kadar üU<eye döviz kazcındırmamaktadtr.
Oysa bugün başta Avrupa Ekonmik Topluluğu olmak üzere
Türkiye'nin bütün komşu ülkelerinde et üretim açığı olup bu açık
gerek toplulukta gerekse Türkiye'nin komşu ülkeıerinde ithalat yo.
luyla giderilmektedir. Ancak Türkiye bu ülkelere et ve etten yapıl­
mış ürünler ihraç edememel<te yalnız komşu ülkelere canlı hayvan
ihracatı zaman zaman resmi ve resmi olmayan yollardan yapıl­
maktadır.
Esasında,
Avrupa Ekonomik Topluluğunun Türkiye'nin en önemli·
bir et ihraç pazarı olması gerekir. Çünkü Toplulukta, önemli ölçüde
et açığı olup Topluluğun diğer ülkelerden yaptığı en yüksek ikinci
ithal mal grubunu çeşitli etler oluşturmaktadır.
1977 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğunda elde edilen sığır
eti miktan 6·5 milyon tondur. Buna karşılık tüketim miktarı da aynı
yıi 6.5 milyon tondur. Böylelikle 1977 yılında Topluluğun sığır ve dana etinde kendi kendine yeterlik oranı % 100 olarak gercekleşmiş­
tir. Bununia beraber Top!uluk 1977 yılında 171.000 ton sığır ve dana
eti ithal etmiş ve sığır eti stoku 440.000 tona yükselmiştir. Topluluk.
toplam sığır, ve dana eti ithalatının % 45'ini, donmuş et ithalatının
ise % 6Q'im Arjantin ve Uruguay'dan 0/o 30'unu Doğu Avrupa ülkelerinden geri kalan kısmı ise diğer ülkelerden yapmaktadır.
Avrupa Ekonomik Topluluğunun, 1976 yılında sahip olduğu koyun sayısı 43,5 milyon olup bu koyunların % 90'1 et, % 10'u ise süt
üretimi için beslenmektedlr. 1976 yılında Toplulukta elde edilen
koyun eti miktarı ise 501.000 tondur. Buna karşılık Topluluğun koyun eti tüketimi aynı yıi 800.000 ton olmuş ve Topluluk ara yerdeki
acığı karşılamak amacıyla '1976 yılında 261.000 ton koyun eti ithal
etmiştir. Bu duruma göre Topluluğun koyun etinde kendi kendine
yeterlik oranı % 64'dür.
-48-
Avrupa Ekonomik Topluluğunda süt ve yumurta ile tereyağı,
peynır ve sut tozu 9101 sunan sıoe aalıen urunıerın ureLlm mıKtar..
ları her yil tUKeLUn aUZf;fyının ÇOK USLUnaSoıf. bunıarın k.anaı kendı ...
neyeıeniliK oramarı % 'ıuU'oen % ~,jua kaOOf anış gusıermeKte
ve na su oıan StoKıarın erıtıımesı 'IOpıuluk. lf.1n onerılil Oir sorun ol·
maktaolf.
Avrupa Ekonomik Topluluğunun başta et olmak üzere süt ve
yumurta gıbi hayvansaı ürunıerınırı üretım durumıarı lurkıye yönünaen aegenandırilecek olursa gorulür ki TOPIUiuk, öı.eWKıe koyun ve keçı eLlnae ve az oıçude de sıgır ve aana etmae Turkıye
için ıyi ve elverişıi bir pazar nlteııgındedır. Ancak Türkıye'nın bu pazara et dışında sLit, SULtan elde edııen urünler ve yumurta ıhraç edebilmesi mumkün degildır. ~akat bugLin Türkıye, ne AI::T pazanarına
et ihraç eoebılmekte ne de ToplUluk. Türkıye'den et ithal etmeyi ar·
zuiamaktadır.
Avrupa Ekonomik ToplUluğunun önemli bir et ithaiôtçısı olmasına karşın, Türkiye'nin topluıuk pazarları dışında kaiışı Türkiye'deki hayvanların hastalıkiı olarak kabuı edilmesi iie üretilen etin kali.
tesinm iyi olmadığı ve mezbaholarda gerekli sağıık koşuııanna riayet
edilmediği kuşkusunun Topıuıuk tarafından benimsenmesinden kaynaklanmaktadır. Kuşkusuz Türkiye'nin Topluluğa et ve canlı hayvan ihracatını önli-yen bu iddia ne yazık ki bir ölçüde geçerlidir, Zira büyük cabaiara karşın Türkiye henüz hayvanlarda sık sık görülen Şap (Aphta epidemica - Febris aphtosa). sığır vebası ve at vebası gibi hastalıkları tam anlamıyia önliyemediği gibi yeterli sağlık
koşullarına havi modern mezbahalara da gereğince sahip olama·
mıştır.
Bununla beraber sözkonusu durumun Türkiye'nin et veya canlı hayvan ihracatını bütünüyle yasaklayabilecek bir nitelikte olmadı­
ğını da söylemek gerekir. Çünkü hayvan hastalıklarıyla yapılan mü.
cadele sonunda sığır vabası ve at vebası gibi hastalıklar pek büyük ölcüde yok Olduğu gibi Şap hastalığı da çok sınırlı bir düzeye
indirilmiş, başta Et ve Balık Kurumu'nun Et Kombinaları olmak üzere modern ve yeterli sağlık koşullarına sahip pek cok mezbaha kurulmuş ve kurulmağa da devam etmektedir.
Ancak Türkiye'nin gerek bu iddiasını kanıtlayabilmek gerekse
Topluluğu Türkiye'den yeteri kadar et ve canlı hayvan almağa ikna
-49-
edebilmek için Türkiye'nin zaman kaybetmeden hayvoncılıkla Ügîtl
uyumlu, tutarlı ve. entegre bîr politika saptaması v e uygulaması ge­
rekir. Böyie bir.politikanın temelini İse şu hususlar oiuşturmaktödır:
— Her türlü porozîter hastalıklar ve salgın hastalıklarla olon
savaşın hızlandırılması, aşılama ve ilaçlamaya daha çok önem ve­
rilmesi,
— Hayvancılıkla ilgiii modern ve lieri tekniklerin uygulanması,
— Hayvan besiciliğinde bakım ve yemleme tekniklerinin y ö n ­
tem ve bilgi yönünden geliştirilmesi,
— Beslenme sorununun çözümü için yeteri kadar s u n 1 yem
üretilmesi ve üreticilerin ucuz o l o r a k temin etmelerinin sağîanmosı,
•— Hayvan ırkîonnsn iyileştirilmesi ve ilkel ve dejenere ırkların
kaldırılarok verimli ırkların geliştirilmesi,
— Cayır ve meraların ot zenginliği İle büyüklüklerinin k o r u n ­
ması,
— Hayvan kaçakçılığının ve kaçak hayvan kesiminin önlenmesin
— Gerekli sağlık koşullarına sahip modern et kombinaları ile
et mamulleri imal eden kuruluşların çoğaltılması,
— Hayvancılıkla ilgili kuruluşlar,
faaliyetlerin organize edilmesi,
üretim, pazarlama
ve
diğer
~ Hayvan ürünlerinin tutarii ve istikroriı bir fiyat düzeyine k a ­
vuşturulması.
Yukarıda açıklanan hususların her biri ayrı a y n büyük bir öneme
sahiptir. A n c a k bunlann içinde üzerinde daha büyük b i r titizlikle
durulması gerekeni, Türkiye'nin hayvan ve hayvansal ürün ihracat!,
nm Avrupa Ekonomik Topluluğuna yönelebilmesi için gayretli ve
becerikli bir çaba harcaması ve pazariıklardaki aksaklıktan giderek
hayvan potansiyelini gereği biçimde değerlendirebilecek bir pazar­
lama organizasyonunu oluşturmasıdır.
B) MADENCİLİK VE TAŞOCAKÇILIĞI
Ham petrol ile diğer madenlerin aranma, işletme ve her türiü
cevher zenginleştirme işlemlerini kapsayan madencilik sektörünün
özellikle Türkiye gibi sanayileşmeye yönelmek isteyen ülkelerin eko­
nomilerinde büyük ve önemli bir yere sahip olması gerekirken yer­
altı servetleri yönünden oldukça zengin soyılabilen Türkiye için ma-
- •
•
, '
m
den ihracından elde edilen döviz gelirini yeterü görebilmek m ü m ­
kün değildir. Her ne kadar son yıllarda Türkiye'nin maden ihracatı
gerek miktar gerekse değer yönünden (197ö yılında 112,9 milyon
dolar, 1979 yılında 124,9 milyon dolar, 1980 yılında ise 165,3 milyon
dolar) önemi! gelişmeler göstermiş ise de ulaşılan s o n u c u n T ü r k i ­
ye'nin toplam ihracat gelirine oian katkısı ne tarımsal ürünîer ihrocati ne de sanayi ürünleri ihracatı ile kıyaslanamayacak kadar az­
dır- Zira 1979 yılında tarım ürünlerinin toplam ihracat içindeki payı
% 59.4, sanayi ürünlerinin % 34.7 o l d u ğ u halde madencilik - taş­
ocakçılığı ürünlerinin payı % 5.9 düzeyindedir.
Türkiye'de maden üretiminin büyük bir bölümü k a m u kuruluş­
ları tarafından gerçekleştirilmektedir. Özel sektör işletmelerinin g e ­
nellikle az sermaye, dağınık ve küçük işletmeler halinde çalışma­
ları hem üretimin az hem de verimin düşmesine ve maliyetlerin yük­
selmesine neden olmaktadır.
Türkiye'nin yeteri ölçüde madencilik - taşocakçılığı
ürünlerini
ihraç edememesi hem madencilik sektörünün genel sorunlarından
hem de her maden türünün kendisinden kaynaklanan sorunlarından
ileri gelmektedir. Bu nedenledir ki, Türkiye'nin yeteri m i k t a r ve de­
ğerde maden ihraç edebilmesi için hem sektörün içinde bulunduğu
gene! nitelikteki sorunları çözmesi hem de her maden türünün ayrı
ayrı istihraç, işleme ve pazarlama gibi özel sorunlarını çözmek g e ­
rekir.
A n c a k , Türkiye'nin madencilik sektöründen yeteri kadar döviz
elde edememesinin nedenleri arasında özellikle ham cevher yerine
konsantre veya daha ileri aşamada zenginleştirilmiş maden ihra­
cının sağlanamamış olmasının büyük ve önemli bir yeri vardır.
İhracata k o n u olan belli başlı madenler şunlardır:
Antimuan,
Blister Bakır, Barit, Boraksit, Civa, Çinko, Demir, Kükürt, Krom, Lü­
letaşı, Manganez, Manyezit, Prit, Kurşun, Zımpara, Dolomit, Mermer.
Sozkonusu bu madenler içerisinde krom, Türkiye'ye en yüksek
dövizi (1978 yılında 22,5 milyon dolar, 1979 yılında 25,3 milyon dolar,
1980 yılında ise 25,4 milyon dolar) sağlamaktadır. Ç ü n k ü Türkiye,
dünyada en fazla krom üreten ülkelerden biri olup Türkiye'nin h e .
men hemen her bölgesinde krom cevheri yataklarına rastlanabilmektedlr.
— 51 ~
•
• •
Türkiye kromiarmıo m büyük aücıian A B D , Çekoslovakya, F r a n ­
sa, Avusturya, italya, Yugoslavya, B. Almanya, İngiltere, İsveç ve
Bulgaristan'dır. Fakat bu ülkelerin Türkiye'den itiıa! ettikleri krom
miktarı çeşitli nedenlerden dolayı her yıl büyük değişiklikler gös­
termektedir.
Krom ihracatı konusunda Türkiye'nin en önemli
rakipleri ise
Sovyet Rusya, Güney A f r i k a , Rodezya, İran ve Filipinler'dir. Özellikie yabancı sermaye yatırırnlçrına dayanan İran'ın k r o m üretimi
son yııa kadar Türkiye'yi dış piyasalarda büyük ölçüde ve olumsuz
oıarak etkilemiştir.
Krom ihracatının hem istikrarlı hem de daha yüksek d ü z e y l e r ­
de bir döviz geliri sağlayabilmesi için üretim maliyetinin düşürül­
mesi bunun için de, patlayıcı madde fiyatlarının düşürülmesi, ithal
yoluyla sağlanan üretim malzemesindeki güçlüklerin giderilmesi ve
bunların düşük fiyatla ithal edilmesi ve işlenmelerinin uzun vadeli
ve düşük faizli kredi ihtiyaçlarının sağlanması, taşıma ve liman hiz­
metlerinin ucuzlatılması gibi sorunların çözümlenmesi g e r e k i r
Türkiye'nin madencilik ve taşocakçılığı
ürünleri içinde ihraç
olabilme gücü yüksek olan bir diğer ürün türü ise mermerdir. Zira
Türkiye zengin tür ve renkte mermer, onix ve travetin rezervlerine
sahiptir. Özellikle, dünyanın en zengin mermer yataklarına sahip
olan Marmara Adası ve Bolu'nun Yağlıca kozasındaki deve tüyü
rengi ile Selçuk'taki Belevi mermer rezervleri bütün mermer istih­
raç eden ülkelerle kolaylıkla rekabet edebilecek bir kalite ve üstün­
lüktedir
Türkiye'nin dünya mermer piyasasında önemli bir yere sahip
olması gerektiği halde istihraç edilen mermer, onix ve travertinin
a n c a k % 10'u k a d a n ihraç edilebilmekte ve bu ihracattan çok az
bir döviz geliri elde e d i l m e k t e d i r Oysa tutarlı bir ihraç politikasının
uygulanması sonunda bu oranı % 60'e kadar yükseltebilmek m ü m ­
k ü n d ü r Bu amaçla da Türkiye'nin özellikle blok mermer ihracına
b ü y ü k önem vermesi g e r e k l i d i r Çünkü işlenmiş ve cilalanmış levha
olarak mermer ihracı hem büyük yatırımları gerektirmekte hem de
bu sorunun çözümlenebilmesi için uzun sürelerin geçmesi gerek­
mektedir
Türkiye'nin yeterli düzeyde mermer ihraç edebilmesi için ö n ­
celikle mermer istihracı ile ilgili sorunları çözmek sonra da ihracat­
la ilgili pazarlama sorunlarını çözümlemek g e r e k i r Türkiye'de mer— Ş2 —
mer istihraç edan işletmeler genellikle küçük ve az sermayeli olup
yüksek maliyetle ve ilkel yöntemlerle çalışmakta, teknik araç ve ge-^
reçlere sahip olmadıkları için standart ve kaliteli üretim y a p a m a maktadırlar. Bu nedenle bu işletmelerin finansman sorunlarının çö­
zümlenmesi ve bunların modern işletme yöntemlerine k a v u ş t u r u l ­
ması Türkiye'nin mermer ihraç edebilmesi için kaçınılmaz bir zo­
runluluktur
C) SANAYİ
ÜRÜNLERİ
Türkiye'nin ihraç işlemlerinden sağladığı döviz gelirlerini art­
tırabilmek için, geleneksel ihraç mallarını çeşitlendirmek, gelenek­
sel ihraç mallarını d a h a mamul bir hale getirerek ihraç etmek ve
özellikle tarım ürünlerindeki üstünlüğü sanayi kesimine kaydırmak
kaçınılmaz bir z o r u n l u l u k t u r
Kuşkusuz,' b u hususu gerçekleştirebilmek,
her şeyden önce,
Türkiye'nin gerçek anlamında sanayileşmiş olmasına v e gerekli n i ­
telik ve nicelikte ve özellikle iç talep düzeyinin üstünde sınaî üretim
yapabilmesine b a ğ l ı d ı r Esasen Türkiye'nin bu k o n u d a gösterdiği
çabalar ve sanayileşme yolunda yaptığı küçümsenmeyecek atılım­
lar etkisini, fhrocatto da göstermekte ve sanayi ürünleri ihracatı
sanayileşmeye paralel olarak giderek s e v i n d i n d bir artış göster­
m e k t e d i r Nitekim 1978 yılında 504,8 milyon dolar olan sanayi ürün­
leri ihracı 1979 yılında 708,1 milyon dolar 1980 yılında ise 822,2 m i l ­
yon dolar o l m u ş t u r
Bu olumlu gelişmeye rağmen ulaşılan düzeyi ne sanayi ürün­
lerinin Türkiye'nin t o p l a m ihracat
içindeki payı y ö n ü n d e n ne de
Türkiye'nin gereksinmesini duyduğu sürekli ve büyük ölçüdeki döviz
geliri yönünden yeterli görebilmek mümkün d e ğ i l d i r Ç ü n k ü , Türkiye
gerçek anlamda sanayileşmiş bir ülke olmamasına r a ğ m e n Türkiye
sanayiinin b u g ü n k ü yapısı dahî daha yüksek ölçüde bir ihracat ya­
pabilecek bir n i t e l i k t e d i r Bu nedenledir k i , Türkiyenin sanayi ürün­
leri ihracatını geliştirmek ve özellikle mevcut potansiyelden yarar­
lanmak suretiyle Türkiye'nin ihracatını yapısal bir değişikliğe tabi
t u t m a k ve böylelikle sürekli ve güvenilir bir döviz gelirine sahip o l ­
mak Türkiye e k o n o m i s i için kaçınılmaz bîr z o r u n l u l u k t u r
Türkiye'de üretilen sanayi ürünlerinin ihraç güçlerini saptaya­
bilmek tarımsal ürünlere kıyasla çok daha g ü ç t ü r Ç ü n k ü Türkiye
henüz daha yeteri kador sanayileşemedîğl için elde edilen üretim
geneüîkle tüketim düzeyinin çok oltındadît Ancak kişilerdeki satın,
alma gücünün
genellikle yetersiz olması ve bu yetersiz
satın
alma gücünün de zaman zaman önemli ölçüde düşmesi bazı sanayi
ürünlerinin üretim miktarlarının toplam talebi aşmasına ve ihracat
zorunluluğu ile karşı karşıya gelmesine neden olmaktadır. Enflasyo­
nun aşın hızlandığı yıllarda ise böyle bir fazlalık sözkonusu olma­
makta ve üretilenler iç talebe dahi güçlükle cevap verebilecek bir
hale gelmektedir. Yani Türkiye'nin sanayi ürün ihracatı tamomîyîe
ekonomik konjonktüre bağlı bulunmakta ve
enflasyona, tarımsal
ürünlerin elde edilme düzeyine, genel fiyat politikasına, destekleme
alımlarına, mali politikaya ve hatta siyasi ve sosyal o r t a m a göre bu
ürünlerin ihracat değeri azalıp çoğalmaktadır.
Türkiye'nin sanayi ürünlerinin ihraç imkânlarını benimseyen s ı ­
nıflandırma esasına göre;
— Tarıma Dayalı İşlenmiş Ürünler,
— İmalat Sanayi Ürünleri,
biçiminde başlıca M gruba ayırarak incelemek kaçınılmaz bir z o r u n ­
luluktur. Çünkü bonîdfdan tarıma dayalı işlenmiş örün niteliğindeki
sanayi ürünleri dokumacılık sanayii dışındaki diğer imalat sanayi
ürünlerine kıyasla daha büyük ölçüde ihracat potansiyeline s a h i p t i r
Dokumacılık dışında kalan diğer imalat sanayii ürünlerinin ise Tür­
kiye'nin ekonomik yapısı nedeniyle genellikle sürekli ve istikrariî
bir ihracata konu olabilmeleri oldukça g ü ç t ü r Bunların ekonomik
konjonktüre baâfı olarak dolgafonmalan ve hatta zaman zaman hiç
ihroç edüemiyerek tomomiyle iç piyasaya yönelmeleri tarıma dayalı
ürünîere kıyasla çok daha o l a ğ a n d ı r
1) TARIMA DAYALI İŞLENMİŞ
ÜRÜNLER
Türkiye'nin ihraç göstergelerinde genellikle tarıma dayalı iş­
lenmiş ürünler adı altında yer alan gıda ve içki sanayii ile ilgili sayı­
sal ifadeler izlendiği zaman görülmektedir ki, gıda ve içki sanayii
ürünlerinin ihracatı yıllara göre değişmekle beraber giderek a r t a n
bir eğilim k a y d e t m e k t e d i r Ancak, 1968 yıllarında 40 milyon dolar
düzeylerinde iken 1979 yıllarında yaklaşık 150 milyon dolara y ü k s e ­
len bir gelişmeyi Türkiye'nin bu dalda sahip bulunduğu büyük p o -
tansiyei yönünden yeterli görebilmek mümkün d e ğ i l d i r / G ü n k ü Tür­
kiye hem bu sonayi dalında oldukça ileri düzeyde bir gelişme kay­
detmiş hem de bu sanayi dalı tarıma dayalı olduğu için Türkiye yönün­
den diğer sanayileşmiş ülkelere kıyosla daha avantaiîıdır. Bu -ger­
çeğe rağmen bu sanayi dalında yeterii bîr gelişmenin elde edilemamesî hem Türkiye'nin îçınde bulunduğu gene! ihrocat sorunlarmdon
hem
de
bu dala konu olan ürünlerin kendi sorunlarından
ileri g e l m e k t e d i r Bu nedenledir ki gıda ve içki sanayi ürünlerini de
kendi'arasında bazı ayırımlara t a b i tutarak incelemek kaçınılmazdır
Türkiye, şekerin hammaddesini oluşturan p ö o c a r üretimi yö­
nünden A v r u p a ülkelerine göre gerek doğal koşullar gerekse üre­
timde kullanılan emek itibariyle ç o k daha elverişlidir A n c a k Türki­
ye'de pancar verimi Avrupa ülkelerine oranla daha düşük olup, 1
hektardan olınan p a n c a r verim miktarı Belçika ve Lüksemburg'ta
50.0 ton (son on yıl ortalaması), Hollanda'da 47,8 t o n , Fransa'da
46.0 ton ve B. Almanya'da 42.9 ton- iken, b u miktar Türkiye'de 35-0
t o n d u r Türkiye'deki pancariorın hektar-verim mîktannın düşük o l ­
masının başlıca nedenleri, ürünün gereksinme d u y d u ğ u gübre, s u ­
lama, zorariiloria sovaş ve teknik işlemlerinin yeteri ölçüde yapılam a m a s ı d ı r Özellikle pancarın Türkiye'de hastalıklar yüzünden ver, diğî kayıplar ç o k b ü y ü k t ü r
Türkiye'nin pancar yönünden oldukça büyük bir üretici olması
Türkiye'nin aynı zamanda bir şeker üreticisi ülke olmasına da ne­
den o l m a k t a d ı r Zira Türkiye şeker sanayiini büyük ölçüde kendi
olanakları ile kurabilecek bir düzeye ulaştığı gibi pancar üretim
miktarını da • arttırabilecek olanaklara sahip b u l u n m a k t a d ı r Halen
Türkiye'de üretilen şeker miktarı hatalı fiyat politikasının neden o l ­
d u ğ u yetersiz ekim yıllan hariç ülkenin gereksinmesini kolaylıkla
karşılayabilecek bîr durumdadır
AmaU hemen belIrtmeR gerekir ki üreîîlen şekerin ûlke gereksinmesini karşılayabilmesi Türkiye'de kişî başına düşen yıllık şe­
ker tüketiminin az olmasından kaynaklanmaktadır. Örneğin, T ü r k i ­
ye'de kişi başına düşen yıllık şeker tüketimi 150 k g . dolaylannda
iken bu m i k t a r ingiltere'de 52.3 kg., ABD'nde 50.3 k g . , İsviçre'de 50,0
kg. Avrupa Ekonomik Topluluğunda ise orto!am_a olarak 43.5 k g . d ı r
~ m —•
Türkiye hem ham maddeyi oluşturan pancar yönünden hem de
fabrikasyon yönünden şeker üretiminde büyük
oîanakloro sahip
olup dilerse tüketim düzeyinin çok üstünde
şeker üretebilen ve
önemli ölçüde şeker ihracat edebilen ülke haline gelebilir
Fakat, Türkiye'nin ortak üyesi olduğu Avrupa Ekonomik T o p ­
luluğu hem şekeri bir tarım ürünü olarak kabul etmekte ve bu ü r ü ­
nü tarımsal ürünler kapsamına alarak Türkiye ile olan sanayi iliş­
kilerinde şekeri ilişki dışında t u t m a k t a hem de kendi gereksinmesi
için gerekli olan şekeri kendisi fazlasıyla üretebilmektedir Bu d u ­
rum ise Türkiye'nin Topluluğa şeker ihraç edememesine neden o l ­
maktadır
Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun .1976 yılı şeker üretim m i k t a n
10 milyon ton olup 1977 yılı için öngördüğü şeker üretim miktarı ise
8.6 milyon t o n d u r Böylelikle Topluluğun şeker üretiminde kendi ken­
dine yeterlilik oranı 1975 yılındaki % 101 den 1976/77 yılında % 110'a
y ü k s e l m i ş t i r Aynı yıl topluluk 1-578.000 ton şeker ithal etmiş, buna
karşılık 1.779000 ton şeker ihraç e t m i ş t i r Topluluğun kendi gerek­
sinmesinin üstünde bir üretim yapmasına karşılık şeker ithal etmesi
«Lome Convention)) Anlaşmasının bir gereği olarak bu anlaşmaya
konu olan ülkelerden şeker satm alma zorunluluğundan doğmak-,
tadır
Bu açıklamalardan da onfoşıîacağ! gibi Türkiye'nin önemli öl­
çüde bir pancar ve şeker üreticisi olduğu holde üretim düzeyini t ü ­
ketim düzeyine uydurabilmek İçin üretim kotaları uygulayan ve böy­
lelikle şeker üretimini sınırlandıran Avrupo Ekonomik Topluluğuna
şeker ihraç edebilmesi hemen hemen olanak dışıdır Ancak T ü r k i ­
ye'nin Topluluğa hiçbir zaman ve hiç bir biçimde şeker ihraç edemiyeceğini de düşünmek doğru d e ğ i l d i r Özellikle Türkiye, T o p l u ­
luğa t a m ûye olduktan sonra şeker, bir tarım ürünü işlemi g ö r m e k ­
ten çıkarak taraflar arasında serbest dolaşıma konu o l a c a k t ı r Bu
oluş, bugün kapalı olan Topluluk pazarlarının Türkiye'ye açılması
demek olacağından eğer Türkiye, büyük ölçüde el emeğine dayanan
pancar üretimi ile nisbeten kolay oîan şeker üretimindeki sorunla­
rını şimdiden tutarlı bir biçimde çözümlevebilirse küçümsenmeyecek
bir ölçüde şeker ihraç potansiyeline sahip o l a b i l i r Bu konuda en
önemli sorun pancar üretimindeki verim düzeyini Topluluğun v e ­
rim düzeyine yükseltmek, buna karşılık şeker üretiminde maliyet
düşürücü önlemleri olabilmektedir
ö); Ş a r o p
•
.
Şarabın ham maddesini oluşturan üzüm Türkiye'nin hemen he­
men her yanında üretilmektedir. Bununla beraber, üretimin en f a z lo olduğu bölgeler Batı ve Güney Anadolu bölgeleridir.
Türkiye, b a ğ l o n n kapladığı olan bakımsindon dünyamda d ö r d ü n ­
c ü büyük ülkedir. A n c a k hektar başına verim 3750 kg. dolaylarında
olup bu miktar İtalya, Fransa ve ispanya'ya göre 4—6 k a t daha
azdır.
Türkiye'de üretilen üzümlerin pek büyük ç o ğ u n l u ğ u taze ve k u ­
ru üzüm olarak tüketilmekte, buna karşılık yalnızca % 3'ü şarap
imalâtında kullanılmaktadır. Oysa Fransa'da t o p l a m üzüm üretimi­
nin yalnızca % 2.5'u taze olarak tüketilmekte buna karşılık % 97'sinden şarap imal edilmekte, İtalya'da % 8'i taze olarak tüketilmek­
te % 92'sinden şarap imal edilmekte, İspanya'da îse . % 1 0 ' u t a z e
olarak t ü k e t i l m e k t e ve % 90'mdan şarap ima!. edilmektedir. T ü r k i ­
ye'de iklim ve t o p r a k koşulları yönünden kalite şarabı veren üzüm
türlerinin yetiştirilmesi son derece elverişli iken şarap üretiminin
çok az olması başlıca dinsel inançlardan kaynaklanmaktadır. Ör­
neğin Türkiye'de kişi başına düşen şarap tüketimi 1 litre dolayla­
rında iken bu m i k t a r İtalya'da 118 litre, Fransa'da 123 litre, Porte­
kiz'de 89 litre, İspanya'da 70 litre, Yunanistan'da ise 40 litre dolay­
larındadır. Bu d u r u m , kaliteli şarap üretimine uygun türlerin üretim
miktarlarını a z a l t m a k t a ve hatta şaraplık üzüm bağlarının bozula­
rak yerine daha başka ürünlerin yetiştirilmesine neden olmaktadır.
Türkiye'de ş a r o p imalatı genellikle küçük b o y u t l u . işletmelerde
yapılmakta olup bunlar daha çok üzüm üretim bölgelerindeki kent­
lerde y o ğ u n l a ş m a göstermiştir. Sayıları 206 olan bu imalathanelerin
24 kadarı modern diğerleri ilke! tesislerden oluşmaktadır. Büyük k a ­
pasiteli olan T e k i r d a ğ , İzmir, Ürgüp, Ankara, Tokat, Kilis, Elazığ,
Kırıkkale, Kalecik, Kırşehir, Gaziantep, Çanakkale, Uçmakdere, Şar­
köy, Urfa, Hasköy ve İsparta şarap imalathaneleri Tekel'e diğerieri
ise özel teşebbüse a i t t i r
Ş a r a p imalatı giderek artış göstermesine karşılık şarap ihra­
catı henüz olması gereken düzeye ulaşamamıştır Türkiye'nin büyük
bir şarap ihracat potansiyeline sahip olduğu holde bu potansiyeli
yeterince değerlendirememesi;
— Şaraplık üzüm bağlannın çeşitli üretim, .sorunu içinde bu— Şarap imalatının çoğunlukla küçük kapasiteli işletmeler t a ­
rafından yapıîması;
— İstikrarlı, kolitelî, s t a n d a r t s ü r e k ü v e ucuz şarap üretiminin
soğlonamamasL
-
~
Şarap üretiminde modern yöntem ve araçların
ması,
— Şarap nakliyesi içîn özel taşıma
olunmamosı,
~
kullanılma­
kap ve araçlarına sohip
İhracat limanlanrida büyük kaposıtelî şarop stok -sıiolarmin
bulunmaması.
— Dış pazarlamaya önem verilmemesi ve bu amaçla bir organizasyonun yapılmamış olmamosı,
gibi nedenlerden ileri gelmektedir.
Yukarıda açıklanan ve Türkiye'nin iyî bir ş a r a p ihracatçısı o l ­
masını önliyen s o r u n i a n n çözümlenmesi Türkiye'nin özellikle A v r u ­
pa pozorianna olan uzaklığı nedeniyle daha büyük bîr ö n e m t a ş ı ­
m a k t a d ı r Çünkü coğrafi durumu nedeniyle Türkiye'nin rakip ü l k e Tere göre daho fazîa novîuû ödeme zorunluluğunda kalması T ü r k L
y e V î - A v r u p a Ekonomik Topluluğu korşısında pahalı bir ülke haline
g e t i r m e k t e d i r Bu olumsuzluğu bîr de dış pozar tofeplerine cevap
verebilecek biçimde, yüksek kofiteli, standart ve sürekli bîr şarap
ûretîmindekî çeşitli sorunlar eklenince Türkiye'nin Avrupo Ekono­
mik topluluğuna tutarsız bîr ölçüde ş a r a p ihraç edebilmekte ve bu
ihracattan sağladığı döviz yok denecek kadar az o l m a k t a d ı r Bu
olumsuz soûuçto Avrupo Ekonomik Topluluğunun t o p l a m gereksînmesînîû tamamına yoktn bir kısmını başta İtalya Fransa v e Yunanis­
t a n olmak üzere kendî içinden sağlamasmın ve oyrıca İspanya,
C e z a y i r Tunus ve Fas gibi diğer Akdeniz ülkelerine Türkiye'ye tanı­
n a n tavize benzer çeşitli tercih, ve rndirimlerin sağlanmış olmasının
da büyük rolü v o r d ı r
Avrupa Ekonomik Topluluğunda şarap Topluluk içindeki güçlük­
lerden dolayı şeker ve konserve gibi t o n m ürünü olarak kabul edil­
mekte ve Topluluğun ortak piyasa düzenine dahil b u l u n m a k t a d ı r
Görüldüğü gibi şorap, Türkiye içîn büyük bir ihracat potansiye!Ine sahip olduğu halde Avrupa Ekonomik Topluluğuna ihracatı o l -
dukça g ü ç oian bir ü r ü n d ü r Başka bir deyişle Topluluk,. Türk şarap­
ları İçin açık veyo girilip yerleşilmesi kolay bir pazar d e ğ i l d i r Bu p a ­
zara, Topluluğun gereksinmesi.-Olmadığı halde ve diğer Akdeniz ü!kelerinin büyük bir rekabetine karşın Türkiye'nin girebilmesi ancok
Toplulukta üretilmeyen beürii
üzümlerden yüksek kalitede şarap­
lar üretmesi ve bunları ucuz ve pazar taleplerine cevap verebilecek
bîr biçimde ihraç edebilmesiyîe m ü m k ü n d ü r
Bunun için de daha
ö n c e oçıklandığı gibi,
üzümü ve şarap üretim sorunlarını
çöz­
mek, uloştırma olanaklorıno sahip olmok ve tutarlı bir pozariama
organizasyonu oluşturmak g e r e k i r
cî Zeytîiiyaği
'
, Zeytinyağının ham maddesi olon zeytin Türkiye'nin bütün kıyı
bölgelerinde kolaylıkla üretilmekle beraber Türkiye'deki zeytin a ğ a ç ­
larının % 74'ü Muğla'dan Çanakkale'ye kadar uzanan Ege bölgesin­
de b u l u n u r Bu bölgeyi % 16 ile Akdeniz bölgesi, % lO ile de M a r ­
mara bölgesi
izlemektedir
Türkiye'deki zeytin ağaçlarının sayısı her yıl artış gösterdiği
halde üretim miktarı bir yıl çok, bir yı! ise az o l m a k t a bundan d o ­
layı da hem zeytin üretimi hem de zeytinyağı üretimi dalgalı bir se­
yir i z l e m e k t e d i r A n c a k Türkiye'deki zeytin a ğ a ç l a n n ı n verimi • ç o k
düşük olup bir ağaçtan alınan verim ortalama 8.7 kg. d ı r Oysa d ü n ­
y a ortalaması 10 kg. dolaylarındadır A ğ a ç başına düşen verim mik­
tarının düşük olması başlıca şu nedenlerden ileri gelmektedir :
— Düşük verimli ağaç sayısı ç o ğ u n l u k t a d ı r
— Zeytin üretimi • gerekli teknik bilgiye göre
yapılmamaktadır
— Zeytinliklerde gübreleme, hastalık ve zaroriıloria savaş g e ­
reği biçimde o l m a m a k t a d ı r
— Zeytinlikler genellikle eğimli arazide olduğu için yağmur s u ­
y u n d a n yeteri kadar
yorarianamamaktadıriar
Sözkonusu bu sorunlar zeytin üretimi kadar zeytinyağı üretimini
de etkiemekte ve kalite bozukluklarına neden o l m a k t a d ı r l a r Bu ne­
denle Türkiye'nin hem daha çok hem de yüksek verimli ve kaliteli
zeytinyağı üretebilmesi için bu sorunların çözümü kaçınılmaz bir
zorunluluktur
^
Dünya zeytinyağı üretiminin % 99'unun yapıldığı Akdeniz böl­
gesinde Türkiye'nin payı % 9 o!up bu oranla Türkiye, İtalya (%32),
İspanya (%30) ve Yunanistan'dan (% 16) sonra dördüncü durum­
dadır. Türkiye'yi ise sırasıyla Tunus. Fas ve Portekiz izlemektedir,
Türkiye'de üretilen zeytinyağının bir kısmı ülke içinde t ü k e t l L
mekte (zeytinyağının t o p l a m y a ğ tüketimi içindeki payı % 25 olup
kişi başına düşen miktar yılda 3 k g . dır) bir kısmı ise her yıl değişen
ölçülerde (2 bin t o n ile 45 bin t o n arasında) ihraç edilmektedir. Fa­
k a t bu miktarlar gerek miktar yönünden gerekse sağladığı döviz
geliri yönünden diğer zeytinyağı üretici ülkelere kıyasla çok azdırZira Türkiye'den ihraç edilen zeytinyağlar, Zeytinyağı endüstrisinin
yetersizliği nedeniyle «ham yağ» denilen rafine edilmemiş t ü r olup
b u tür yağın en büyük alıcısı ise %75'e yokiaşan bir o r a n ile İtalya'­
dır. B u d u r u m , hem Türk zeytinyağlannın Avrupa T o p l u l u ğ u pazar­
larında tanıtılmasını önlemekte hem de Türkiye'nin bu yoldan önem­
li ölçüde döviz kaybetmesine neden olmaktadır.
Türkiye mevcut sorunlarına karşın dünyanın en büyük zeytin­
yağı üretici ve ihracatçısı olabilme potansiyeline sahip olup üreti­
m i n i ve ihracatını yaklaşık &—8 kat arttırabilmesi mümkündür.
Avrupa Ekonomik Topluluğunda ise zeytinyağı yalnızca İtalya
(1976 yılında 684000 ton) ve Fransa'da (1976 yılında 2.245 ton) üre­
tilmektedir. A n c a k bu üretim topluluğun gereksinmesini % 80 do­
laylarında karşılayabildiği için her yıl dışarıdan önemli ölçüde (1975
yılında 121758 o n , 1976 yılında 93.357 t o n , 1977 yılmda 132.000 ton)
zeytinyağı ithal etmektedir. Toplulukta zeytinyağı o r t a k piyaso d ü ­
zenine dahildir. A n c a k zeytinyağı için, öteki bitki ve hayvansal yağ' l o r d a n daha fazla bir düzenleme getirilmiştir. Bunun nedeni de, zey­
tinyağı üretiminin toplulukta en fazla İtalya'da üretilmesi ve toplam
üretimin Topluluğun gereksinmesini karşılayamaması ile diğer sıvı
yağların rekabetine karşı zeytinyağı üreticilerini f i y a t sübvansiyonu
îîe korumaktır.
Diğer taraftan zeytinyağı konusunda Topluluğun Türkiye'ye t a ­
nıdığı tavizleri diğer zeytinyağı üreticisi ülkelerine de tanıması Tür­
kiye'ye tanınan tavizin değerini yitirmekte ve Türkiye'nin topluluğa
o l a n ihracatını etkilemektedir. A n c a k Topluluk, Türkiye'nin zeytin­
y a ğ ı öretimîndekî geniş potansiyeli nedeniyle her zaman Türkiye
için önemli bir ithalatçı pazar nitellğinî k o r u m a k t a d ı r Çünkü Top­
luluk her yıl 100 bin t o n u n üzerinde zeytinyağı ithal ederken Tür­
kiye yılda en çok 5—40 bin ton arasında zeytinyağı ihraç etmekte­
dir. Fakat bu pazarda hem yeterli ve sürekli bir yer alabilmek hem
de başta Yunanistan olmak üzere diğer zeytinyağı üreticisi ülkele­
rin rekabetinden fiyat yönünden zarar görmemek için Türkiye'nin
hem zeytin hem de zeytinyağı üretimindeki sorunlarını çözmesi, ve­
rimli, kaliteli ve düşük maliyetli ürün elde etmesi ambalaj, nakliyat
ve depolama konularını tamamlaması, zeytinyağı imal tesislerinin
modernize etmesi ve nihayet iyi kaliteli zeytinyağlarını küçük a m b a ­
lajlı kutularda doğrudan dış tüketicilere satabilecek bir pazarlama
organizasyonunu tutarlı bir biçimde oluşturması kaçınılmaz bir zo­
runluluktur.
2) İ M A L A T SANAYİİ ÜRÜNLERİ
a) Dokuma Sanayii
Dokuma sanayii, özellikle plânlı döneme geçildikten sonra çok
hızlı bir gelişme kaydetmiş ve sanayi g r u b u içinde e n fazla ihracat
yapan bir sanayi dalı haline gelmiştir. Nitekim, Türkiye'nin i h r a c a t
göstergeleri incelendiği zaman görülmektedir ki 1969 yılında 1 5 9
milyon dolar olan d o k u m a sanayii ürünleri
ihracatı 1979 yılında
377.6 milyon dolara yükselmiştir. Böylelikle
dokumacılık
sanayii
ürünlerinin t o p l a m sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı % 48.1 t o p ­
lam ihracat içndeki payı ise 1 6 7 olmuştur.
Kuşkusuz dokumacılık sanayiinin özellikle ihracat
yönünden
gösterdiği bu çok olumiu gelişme gerek Türkiye'nin ihracatı gerekse
Türkiye'nin ekonomisi yönünden çok sevindiricidir. Ancak ulaşılan
düzeyi Türkiye'nin bu konuda sahip bulunduğu potansiyel y ö n ü n ­
den yeteri i bulabilmek m ü m k ü n değildir.
Çünkü hem d o k u m a sanayii ürünlerinin ham maddesini tarımsal
nitelikteki ürünler oluşturmakta hem de Türkiye bu sanayi dalında
diğer sektörlere kıyasla oldukça uzun bir tecrübeye sahip b u l u n ­
maktadır. Diğer yandan bu sanayi dalı özellikle Avrupa ülkelerinde
giderek önemini yitirmekte ve bu ürünler bu ülkelerde üretilmek
yerine ithal edilmek suretiyle temin edilmeğ çalışılmaktadır Ö r n e ­
ğ i n , dünya giyim sanayiinin yarattığı k a t m a değer içinde sanayileş-
msş ülkelerin payı 1970 yılında % 62 iken 1975 yılında bu o r a n ' , % 54
olmuş, AET ülkelerinin dünya toplamı içindeki p a y ı ' i s e 1970 yılında
% 24 iken bu oran 1975 yılında % 2 r e düşmüştür. Gerek sanoyiieş.
miş ülkelerdeki gerekse AET'deki bu gerilemenin nedeni b u sanayi
dalında Doğu Bloku ülkeleri Jle gelişmekte oion ülkelerin koydettikleri gelişmedir.
_•
— Pamuk ipliği
T ü m sanayi ürünleri ihracatının yansından f a z l a s m r gerçekleş­
tiren dokumacılık sektöründe ihracata en fazla konu olan ürün p a ­
muk ipliğidir. Bu ürünün 1978 yılındaki ihracat değeri 179.6 milyon do­
lar, 1979 yılındaki ihracat değeri 2 1 7 8 miiyon dolar, 1980 yılındaki
ihracat değeri ise 181.1 miiyon dolardır. Pamuk ipliği ihracatının 1978
ve 1979 yıllarında t o p l a m .dokumacılık ürünlerinin yarısından fazla­
sını 1980 yılında ise % 42.7 sini oluşturması pamuk ipliği s e k t ö r ü ­
nün özellikle 1971 yılından bu yana oldukça önemli bir gelişmeye
konu olmasıdır. Zira 1971 yılında 1,3 milyon civarında bulunan iğ
sayısı teşvik tedbirierinin uygulaması sonunda 3 milyonu
geçmiş,
üretim kapasitesi 500 bin tona yaklaşmıştır
Türkiye'nin pamuk ipliği ihracatı 1968 yılında yalnızca 461 t o n
iken bu miktar kapasite artışına paralel olarak hızii bir gelişme g ö s ­
termiş ve 1969 yılında 7.6 bin t o n , 1970 yılında 16.7 bin t o n , 1972
yılında 23.6 bin t o n , 1975 yılında 35.7 bin ton ve nihayet 1976 yılında 78.6 bin t o n o l m u ş t u r Türkiye'nin p a m u k ipliği ihracatında en
büyük pazarı Avrupa Ekonomik Topluluğu ülkeleri oîup bu ülkelerin
topluluk dışında yapmış oldukları 210 bin tonluk ithalat içerisinde
Türkiye yaklaşık 75 bin tonla ilk sırayı a l m a k t a d ı r
Bununla beraber hemen belirlemek gerekir ki bu konuda A v ­
rupa Ekonomik Topluluğu giderek Türkiye'ye büyük güçlükler ç ı ­
k a r m a k t a ve adeta Türkiye'nin bu kanaldan sağladığı dövizi siniri!
bir düzeyde tutabilmek için çaba g ö s t e r m e k t e d i r l e r Çünkü T ü r k i y e nin t o p l a m pamuk ihracatının hemen hemen tamamına yakın bîr
kısmı Avrupa Ekonomik Topluluğuna o l m a k t a , bu oluş da iç pazar­
ların tamamıyle Türkiye'nin eüne geçeceği kaygusunu uyandırdığı
için Topluluğu telaşlandırmaktadır Oysa Avrupa Ekonomik Toplulu­
ğ u n u n Türkiye'nin pamuk ipliği ihracatına karşı duyduğu b u telaş
her yersiz hem de Katma Protokla aykırı olup Topluluğun davranışı
t ö m a m e n ihrocota dönük olarak kurulmuş îşletrneîerı ve dolayısıyla
Türkiye Ekonomisini olumsuz etkileyebilecek bir niteliktedir. Bu ne­
denledir ki Türkiye'nin hem pamuk ipliği ihracatında Avrupa Eko­
nomik Topluluğu Pazoriarmda kolaylıkla rekabet edebilecek tüm
imkânlara sahip olması hem de doğrudan doğruya pamuk İpliği ihracmı giderek ve daha hızlı bîr biçimde momul ürün haline dönüş­
türmesi ve ihracattaki üstünlüğün p a m u k ipliğinden m a m u l ü r ü n ­
lere kaldırılması kaçınılmaz bir zorunluluktur.
Türkiye'nin p a m u k ipliği konusunda AET pazarlarında kolaylık­
la rekabet edebilmesi için öncelikle bu sanayi dalındaki t ü m g i r d i ­
lerin dışardoki pamuk ipliği üreticileri ile aynı olması ve verimli bir
üretim düzeyinin sağlanmış olması g e r e k i r Diğer t a r a f t a n , enflas­
yonun ihracat üzerindeki olumsuz etkisini
gidermek, işletmelerin
finansman sorununu düşük faizli krediler s a ğ l a m a k suretiyle gider­
mek, vergi iadesi konusunu tutarlı ve olumlu katkıda bulunabilecek
bir düzeyde yeniden düzenlemek pamuk ipliği ihracatını geliştirebil­
mek için kaçınılmaz olan ö n l e m l e r d i r
— Giyim Eşyası
.
Dokuma sanayii ürünleri içerisinde pamuk ipliği ihracatından
sonra ikinci sırada yer alan ürün türü giyim eşyosıdır Toplam do­
kumacılık sektörü ürünleri içinde yaklaşık % 20 oranında bir paya
sahip bulunan giyim eşyasının ihracat değerleri 1978 yılında 50-8
milyon dolar, 1979 yılında 65.0 milyon dolar, 1980 yılında ise 89.8
milyon dekardır
Görüldüğü gibi son üç yıl içinde Türkiye'nin giyim eşyası ihra­
catı küçümsenmeyecek bir gelişmeye konu o l m u ş t u r Özellikle AET
ülkelerinin pamuk ipliği ihracatında Türkiye'ye karşı takındıkları o l u m ­
suz tavır düşünülecek olursa giyim eşyası ihracatında elde edilen bu
ç o k olumlu gelişmeyi büyük bir memnuniyetle karşılamamak m ü m ­
k ü n d e ğ i l d i r A n c a k gerek Türkiye'nin d o k u m a sanayii üretiminde
ulaştığı düzey ve beceri yönünden gerekse Avrupa Ekonomik T o p ­
luluğunun d o k u m a ürünlerine olan gereksinmesi yönünden elde edi­
len s o n u c u ve s a ğ l a n a n gelişmeyi yeterii sayabilmek m ü m k ü n d e ­
ğ i l d i r Zira AET'nin yaptığı toplam dokuma ürünleri ithalatı içinde
Türkiye'nin payı yaklaşık % 1 d o l a y l o r m d a d ı r
Oysa, başta Avrupa Ekonomik Topluluğu olmak üzere g i y i m
eşyası ihracatının daha yüksek düzeylere çıkartılması Türkiye için
hem mümkün hem de ekonomik ve sosyal s o r u m a n için kaçınılmaz
bir zorunluluktur. Çünkü giyim eşyası ihracatının arttırılması le hem
Türkiye'de üretilen pamuk ve pamuk ipliğinin işlenmesiyle katma
değer ve döviz girdisi artmış olacak hem de giderek büyük boyut­
lara ulaşan işsiz emek g ü c ü n e çok geniş bir istihdam olanağı s a ğ ­
lanmış olacaktır.
Türkiye'nin giyim eşyası ihracatı konusunda çok ileri bir düzeye
ulaşabilmesi de, esasında, oldukça kolaydır. Zira, giyim eşyasının
ham maddesini oluşturan pamuk ve pamuk ipliği üretimi ile bu G Ü nayi dalının gereksinme duyduğu bol ve yetenekli emek yönünden
Türkiye diğer ülkelere kıyasla çok daha şanslıdır. Keza Türkiye'nin
çok büyük bir ölçüde giyim eşyası ithal eden Avrupa Ekonomik Top­
luluğu ile de yakın bir ilgisi vardır. A n c a k Türkiye'nin olması gereken
bir düzeyde giyim eşyası ihracatçısı olabilmesi için öncelikle bu k o ­
nudaki sorunlannı tutarlı ve yeterli bir biçimde ve hızla çözümle­
mesi gerekir. Aksi halde bu tür ürünlerin üretimini giderek gelişme­
miş ülkeler ile Doğu Bloku ülkelerine bırakan AET ülkelerindeki pa­
zarda hem şimdiden yeteri kadar bir yer
işgal edilmemiş olunur
hem de ihraç güçlüğü çeken pamuk ipliği sanayiinin daha büyük
ve çözümlenmesi g ü ç sorunlarla karşı karşıya
kalmasına neden
olunur.
Giyim eşyası sanayiinin sürekli ve yeterli düzeyde bir ihracata
kavuşabilmesi için ileri sürülebilecek çok çeşitli önerilerin en ö n e m 5ilerini şu biçimde özetleyebilmek mümkündür:
— Geçici olarak ithal edilen aksesuar ve ambalaj malzemesi
fason imalât dışında mütalaa edilmeli ve bu tür ithalata g ü m ­
rük resmi ödenmemelidir.
— Aksesuar ve ambalaj malzemesi dünya kalite
standarttan
ile dünya f i y a t l a n n d a n sağlanmalı ve mamullerin s t a n d a r t
kalitede olmasını temin eden kontrol sistemi geliştirilmelidir.
— Teşvik tedbirleri konfeksiyon üreticilerine sürekli licarî iliş­
kiler kurabilecek biçimde yeniden düzenlenmelidir.
— Pamuklu giyim sanayii ürünleri yanında sentetik, sentetikpamuk, yünlü, yün-sentetik kanşımı d o k u m a ve hazır giyim
ürünlerinin ihracı da teşvik edilmelidir.
— Gîyım eşyası ihracatçılarının AET ve Alternatif pazarlarda
örgütleşmeieri sağlanmalı, dış pazarlama
yapabilecek bir
organizasyon oluşturulmalıdır.
~— AET lie'dialog sürekli olarak sürdürülmeli ve gelişmeleri iz­
lemek için Toplulukta bir ^irtibat bürosu», k u r y l m a l ı d ı r
— İhrocat ve vergi iade formaliteleri azaltıimalıdır.
— "Sermaye ve kredi yetersizliği sorunu çözümlenmeli, maliyet­
leri düşürücü önlemler alınmalı ve emek verimini arttırıcı
çolışmaiar yapılmolıdır..
— Halı, Kilim
Dokuma sanayii ürünleri içerisinde pamuk ipliği ve giyim eşya­
sından sonra en fazla ihracatı yapılan ürün türü "hali ve .kilim oiup
(1978 yılında 35-5 milyon dolar, 1979 yılında 43.8 milyon dolar, 1980
yılında ise 83.8 milyon dolar) toplam dokumacılık sektörü ürünleri
ihracatı içindeyi poyı % 20 doiayianndödır.
Halı ve kilimlerin ihracatı konusu «e! haiısı» ve .«makine haîısı»
biçiminde başlıca iki başlık altında incelenmelidir. Çünkü el halıion ile makine haiılannm gerek üretimlerindeki gerekse ihrocotiarındaki sorunlar birbîrierinden oldukça farklıdır.
Sağlıklı olmayan verilere göre Türkiye'nin yıllık el halısı üreti­
mi 5 milyon metre kare doiayianndödır. Ancak Türkiye bu k ü ç ü m ­
senmeyecek üretime rağmen ihracat konusunda önemli bîr gelişme
kaydedememiş olup dünya ticareti içindeki yeri anıiraayacok kadar
geridir. Örneğin 1970 yılında îran'm dünya el halısı ticareti içindeki
payı % 59 iken Türkiye'nin poyı % 1 kadardı. 1978 yılındo İran'ın
payı 1% 33'e kadar gerilediği halde Türkiye İran'ın bıraktığı b u boş­
luğu dolduramamış ve Türkiye'nin payı yalnızca % 0-5 artışla % 1.5'e
yükselmiştir. Keza Almanya'nın tek başına yaptığı yıllık .1.5 milyar
marklık ithalât içinde T ü r k i y e ' n i n ' payı % 3'tür.' •
Türkiye'nin hem Almanya'ya hem de diğer ülkelere o l m a s ı . g e ­
reken düzeyde el halısı ihraç edememesinin nedenlerini şöyle özet.
teyeblimek m ü m k ü n d ü r :
— Halıîardaki geleneksel motifler, «ooturoîieşme^ adı altında
yabancıloştınîmış ve böylelikle Türk halılannı A n a d o l u mo­
tiflerinden -uzakioştıran saray etkisi dış pozorlarda t e r s .tep­
ki yarotmıştır.
,
„
65 —
•
-F
:5
— El haliciliği finansman sıkmtîsı içinde olup malzeme ve tez­
gâh alım kredileri elverişli bir düzeyde değildir.
— Yapağı ve kendir ipliğinde dış piyasalar ile Türkiye arasında
Türkiye'nin aleyhine önemli bir fiyat farkı v a r d ı r
— Üretimin omurgasını oluşturan bireysel halıcılık giderek öne­
mini gitirmekte, bu nedenle de maliyetler giderek artmak­
tadır
~ İhracat kredisi ve formaliteleri ihracatı gerçekleştirebilecek
bir biçime dönüştürülmeli, ihracat kredisinden yararlanabil­
mek için asgari sermaye yükümlülüğü kaldırılmalıdır
~ İşletme vergisi ile ipliklerdeki gider vergisi oranı, halı ihra­
catını olumsuz yönde etkileyebilecek bir yüksekliktedir.
— Halı ihracatında söz konusu olan vergi iadesi ise çok dü»
şüktür
— Halı üretiminin yaklaşık beşte bir kadarını gerçekleştiren 1-2
tezgâhtı küçük işletmeler gereği biçimde kooperatifleşîirilememiştir.
Özellikle son yıllarda hızlı bir gelişmeye k o n u olan makine ha­
lısının üretim miktarları ise 1979 yılında 12.3 m i l y o n , metre kare,
1980 yılında da 1 1 6 milyon metre kare olarak g e r ç e k l e ş m i ş t i r 1980
yılında 1979 yılına kıyasla meydana gelen % 5 dolayındaki üretim
azalması yılın ilk aylarında görülen enerji yetersizliği ile ham mad­
de ve yedek parça ithalatındaki güçlüklerden ileri g e l m i ş t i r
Ancak
yıl sonunda bu sorunlar çözümlenebilmiş f a k a t bu kez de talep ye­
tersizliği ile karşılaşılmış ve bu durum kaçınılmaz bir sonuç olarak
üretimin azalmasına neden o l m u ş t u r
Türkiye'nin yıllık makine halısı üretim kapasitesinin 30 milyon
metre kareyi geçmesine rağmen Türkiye'nin bu ölçüde bir üretim­
de bulunmaması yalnız iç talebin yetersizliğinden değil aynı z a m a n ­
da do ihracatın olması gereken bir düzeyde yapılamamasından kay
n a k l a n m a k t a d ı r Türkiye'nin geniş bir üretim potansiyeline sahip o l ­
masına rağmen yeteri kadar makine halısı ihraç edememesinin en
belirgin nedenlerini şöyle sıralayabilmek mümkündür:
— Telekominikasyon olanakları sınırlı olup Türkiye ihracatçı­
larının dış ülkelerle ilişki kurmaları oldukça z o r d u r
— Ulaştırma hizmetleri güçlükler arzetmekte, ulaştırma araç­
larının sağlanmasında güçlükle karşılaşılmaktadır
'— ihracat formaliteleri, bir tek holmm ihracatında 36 imzanın
bulunmasını gerektirecek kodor güçlükler orzetmektedir.
— Makine halısı ihracatında Türk ihracatçıları henüz daha g e ­
rekli bilgi ve tecrübeye sahip olamamışlardır.
— İplik ihracında gider vergisi ödenmediği ve vergi iadesi söz
konusu olduğu holde makine halısı ihracatında gider ver­
gisi ile vergi iadesinden birinin tercih edilmesi zorunluluğu
vardır.
— İşletmeler yükselen maliyetler nedeniyle büyük ölçüde iş­
letme sermayesi ihtiyacı içinde bulunmaktadırlar.
— Kaçak makine halısının girişi ile işçilerin beraberinde ge­
tirdikleri makine halısının girişi yalnız ülke ekonomisine de­
ğil makine halısı üretim ve ihracını do olumsuz olarak etkile­
mektedir.
^
;
j
b) Çimento
Türkiye'nin çimento ihracatından elde ettiği döviz geliri d o k u .
mocılık ürünleri ölçüsünde olmamakla beraber imalat sanayii ürün­
leri içinde dokumacılık ürünlerinden sonra ikinci sırada yer o l m a k t a ­
dır. Her yıl değişik ölçülerde yapılan çimento ihracatından elde edi­
len döviz geliri 1978 yılında 40.5 milyon dolar, 1979 yılında ise 44.9
milyon dolardır.
]
;
Türkiye son yıllara kadar çimento ithal eden bir ülke iken her
yıl giderek artan ölçülerde çimento ve klinker ihraç eden bir ülke
haline gelmesi Türkiye'de çimento üretiminin hızlı bir biçimde art­
ması ve ülke ihtiyacına cevap verebilir bir hole gelmesi ile Türkiye'­
nin çimento ihracat hinterlandı olarak belirlenen ülkelerin çimento'ya olan ihtiyaçlarının hızlı bir biçimde büyümesinden ileri gelmek­
tedir. Ancak hemen ifade etmek gerekir ki Türkiye'nin çimento ih­
racatında artış kaydetmesinin bir diğer önemli nedeni de sanayi­
leşmiş ülkelerin çevre kirliliğini azaltabilmek için ç i m e n t o üretimi
verine klinker ithal etmeği tercih etmeleridir.
Türkiye'nin en fazla çimento ihraç ettiği ülkeler Suriye, İsrail,
iran, Irak, Libya, Nijerya ve T u n u s ' t u r Fakat, Türkiye'nin yaklaşık 15
milyon t o n dolaylarında bir üretim kapasitesine sahip olduğu düşü­
nülecek olunursa yapılan ihracatı yeterli görebilmek m ü m k ü n d e ğ i l ­
d i r A n c a k Türkiye'nin daha fazla çimento ihraç edebilmesi ve özel-
İlkle yapılan îhracoîtan daha yüksek bir döviz geliri sağlayabilmesi
için önce üretim aşamasındaki sorunların sonra da ihracot konu­
sundaki sorunların çözülmesi gerekir. Bu hususta iteri sürülecek çe­
şitli önlemlerin en önemîîierini şöyle sıralamak m ü m k ü n d ü r ' :
— Çimento fabrikalarının büyük üniteler halinde kurulması sağ­
lanmalı, düşük kapasiteli tesislerin koposîteleri en az 500 bin
tona yükseltilmelidir;
— Çimento maliyetinin düşürülmesi için pahalı olan fuel-oil ye­
rine ucuz olan linyit kömürü kullanılmalıdır.
— Çimento fabrikalarında verim arttırıcı
önlemler • alınmoîı,
ton/yıl'/işçiye ve t o n / y ı l / ç a l ı ş a n personele düşen
çimento
üretimi Avrupa ülkelerinin düzeyine çıkarılmalıdır.
~ Çimento fabrikalarının enerji sorunu çözümienmell, fabrika­
ların fiili ü r e t i m ' d u r u m l a r ı fabrikaların üretim gücü düzeyi­
ne yükseltilmelidir.
— Maliyetleri ucuzlatabilmek İçin dökme çimento ve kullanımı
teşvik edilmeli, kamu yaptırımlarında bu husus zorunlu k ı ­
lınmalıdır.
'
c) Derî m
Kösele
İmalat sanayii içinde ihracat yönünden deri ve kösele ü r ü n ­
leri üçüncü sırada yer almoktadır. Türkiye'nin deri v e kösele ürün­
leri îhracotındon sağladığı döviz geliri 1978 yılında 40,1 milyon d o ­
lor, 1979 yılında soğîadığı döviz geliri ise 43-6 milyon d o l a r d ı r Her
ne kadar Türkiye'nin deri ve kösele ürünleri ihracatından elde ettiği
döviz gelirieri 1979 yılındo 1978 yılına kıyasla bir ortış kaydetmişse
de esas itiboriyie Türkiye'nin bu daîda sağladığı döviz geliri 1974
yılından beri sürekli bir biçimde o z a l m a k t o d ı r Zira, 1974 yılında
deri ve kösele ürünleri ihracatı 72.3 milyon d o l a r 1975 yılında 64.9
milyon d o l a r 1976 yılında 59-9 milyon d o l o r 1977 yılında ise 52.0 mil­
yon dolar o l m u ş t u r Görüldüğü gibi Türkiye'nin öncelikle deri ve kö­
sele ürünleri ihracatında 1974 yılı düzeyine ulaşması sonra da i h r a c a t yönünden küçümsenmeyecek bir oianoğa sahip bulunduğu bu
dalda çok daha yüksek ölçüde döviz geliri sağlamayo çalışması ka^
çınıîmaz bir z o r u n l u l u k t u r
Deri ve kösele ürünleri sanayii Türkiyelrıin en eski ve en tecrübelî olduğu bîr sanayi dalıdır Ayrıca Türkiye'de bu sanayi dalının
zorunlu kıldığı nitelik ve nicelikte emek mevcut olduğu gibi T ü r k i ­
ye bu sanoyi. dalında üretimin hom moddesine de yeterli nitelik ve
nicelikte sahiptir. Bu oluşlar Türkiye'yi önemli bir deri ve kösele
ürünleri ihracatçısı yapması gerekirken ne yazık ki Türkiye en fazla
ihrocat şansına sahip bulunduğu bu dalda ihracat artışı ile değil ihra­
c a t gerilemesi ile karşılaşmaktadır. Kuşkusuz bu olumsuz gelişme
gerek üretim îîe ilgili sorynlarm gerekse ihracat ile ilgili sorunların
tam ve tutarii bîr biçimde çözümlenememiş olmasından ileri gel­
mektedir. •
Türkiye'nin deri ve kösele, ürünleri ihracatını .olumsuz
etkileyen sorunlarm en önemlilerini şöyle sıraîıyabilmek
yönde
mümkün- .
dür:
— Deri konfeksiyon sanayii daha ziyade münferit küçük işlet­
~
~
•
—
—
—
~
—
melerden oluşmaktadır.
Dünya deri konfeksiyon sanayiinde uygulanan seri imalat
sistemi henüz daha yaygınlaşmamıştır
Ham deri üretiminin yaklaşık yarısının kalitesi düşük olup
mamul mal üretimine elverişli olmadığı gibi özellikle k o n feksiyon dalında büyük oranda fire verilmesine neden o l ­
maktadır
Deri imalâtında kullanılan yardımcı madde fiyatlarının yük­
sek olması ile mamul mal üretimindeki girdi fiyatlarının y ü k ­
sek olması, mamul malîorm fiyatlarını dünya fiyatlarının üs­
tüne ç ı k a r m a k t a d ı r
Vergi iade nisbetleri ile vergi yükleri dış piyasalardaki rakip­
lerin durumları gözönünde bulundurularak sürekli bir ayarla­
ma düzeni içinde d e ğ i l d i r
Konfeksiyon ihraç fiyatlarındaki artışlar daima moliyet artış
trendinin altında seyretmektedir.
Momui üretimi için gerekli olan ham maddeyi yeteri! nitelik
ve nicelikte soğfıyabilecek hayvan kesim yerleri modern sis­
teme göre kurulmamıştır.
Canlı hayvan kaçakçılığının önüne geçilememektedir
Görüldüğü gibi Türkiye'nin deri ve kösele ürünleri ihracatını ge­
liştirebilmesi ve özellikle uzak doğu ülkelerine kaptırmaya başla­
dığı Avrupa Ekonomik Topluluğu pazarlarını yeniden ele geçirebil-
mesi m ü m k ü n olduğu gibi yalnız bugünkü İhracat düzeyini değil d a ­
ha 1974 lerde ulaştığı düzeyi çok daha yükseklere çıkarabilmesi
mümkündür. Kuşkusuz bu hususun gerçekleşebilmesi için her şey­
den önce üretim ile ilgili sorunların sonra da ihracat ile ilgili soru­
ların tam ve tutarlı bir biçimde çözümlenebilmesine boğiıdır.
İmalat sanayii ürünleri olarak yukarıda açıklanan dokuma s a ­
nayii ürünleri, çimento ve deri-kösele ürünlerinin toplam ihracat de­
ğerleri yaklaşık yılda 450 milyon dolar dolaylarında olup 634 milyon
dolar dolaylarındaki toplam imalat sanayii ürünleri ihracatının % 75
ini oluşturmaktadır. Geri kalan yani % 25 dolaylarındaki oran içe­
risinde yer alan diğer imalât sanayii ürünleri ise ulaşım araçları,
makina, elektrikli makineler, kimyasal ürünler, lâstik ve plâstik ü r ü n ­
ler, orman ürünleri, cam ve seramik gibi faaliyet dallarında yer alan
ürünlerden oluşmaktadır. Açıklandığı gibi bu ürünlerin yıllık ihraç
değerieri gerek tarıma dayalı işlenmiş ürünlere göre, gerekse ima­
lat sanayii içinde yer alan dokumacılık sanayii ürünlerine göre çok
düşük bir düzeyde olup Türkiye'nin bu ürünlerden sağladığı t o p l a m
döviz miktarı tütün veya fındık ihracından dahi daha azdır.
Ancak, şu hususu önemle belirtmek gerekirki sayısal yönden
değersiz gibi görünen bu ürünlerin ihracatı hem her geçen yıl k ü ­
çümsenmeyecek bir hızla artış kaydetmekte hem de b u ürünler dış
pazariann isteği olmaksızın Türk ihracatçıları tarafından ihracata
konu edilmekte ve pek güçlü rakipler yanında pazarianabilmek ola­
nağı bulmaktadıriar. Bunedenledir ki ihraçlarının sağladığı döviz
geliri yetersiz de olsa bunlann ihracata konu olabilmelerini büyük
bir memnuniyetle karşılamak gerekir. Şurasını da unutmamak gere­
kir ki, bu ürünlerin ihracatı ve bu ihracatın giderek artış göstermesi
yalnız Türkiye'nin toplam ihraç gelirlerinin yükselmesine neden o l ­
mayacak aynı zamanda Türkiye'nin hızla sanayileşmesine ve içe
dönük sanayiin dışa açılabilmesine olanak hazıriayacaktır.
İmalât sanayii ürünleri içerisinde ihracat yönünden büyük bir
gelecek vaadeden sanayi daliannm başında otomotiv sanayii ile c a m
v e seramik sanayii, elektrikli makineler sanayii ürünleri bulunmak­
t a d ı r Özellikle otomotiv sanayiinin b u dallar içerisinde özel ve önemli bir yeri vardır. Zira bu sanayi dalının 1978 yılında 6.1 milyon
dolar olan ihracatı 1979 yılında 34.3 milyon dolara, 1980 yılında ise
% 97 artışla 6 7 9 milyon dolara y ü k s e l m i ş t i r Esasında otomotiv sa­
nayii rünlerinin daha fazla ihracata konu olması g e r e k i r
Ancak, bu sanayi dalındaki kuruluşlarm düşük kapasite ile ç a ­
lışmaları, finansman sıkıntısı çekmeleri, yeterli dövizi, yeterli h a m ­
maddeyi sağiayamamaları ve yan sanayiinin sorunları üretimi, m a ­
liyeti ve hatta kaliteyi etkilemekte dolayısıyla ihracat da olması ge­
reken düzeyde gerçekleşememektedir.
Bununla beraber şu hususu vurgulamak zorunluluğu vardır ki
boşta otomotiv sanayii ürünleri olmak üzere tüm imalat sanayii
ürünlerini Türkiye'nin yeteri ölçüde ihraç edebilmesi için öncelikle
yeteri kadar sanayileşmesi ve iç tüketiminin üstünde bir üretim ka­
pasitesine sahip olması gerekir. B u g ü n bu dalda yapılabilen ihracat
çeşitli nedenlerle iç talebin yeteri kadar olmamasından kaynaklan­
maktadır. Zira bugün ihracata konu olan imalat sanayii ürünlerinin
üretim düzeyi esasında çok yetersiz olup Türk toplumunun gerek­
sinmelerine cevap verebilmekten çok uzaktır. Bu nedenledir ki iç
talebin yetersizliğinden kaynaklanan ve sürekli bir nitelik taşımayan
imalat sanayii ürünleri ihrocaatmı güvenilir ve sağlıklı bir döviz ge­
liri olarak düşünebilmek çok zordur. İmalât sanayii ürünleri ihra­
catının Türkiye'nin yapısal bir ihracat türü
haline dönüşebilmesi
için öncelikle bu ihracat bir süreklilik kazandırmak bunun için de
üretim kapasitesini böyle bir ihracatı yapabilecek bir düzeye çıkar­
mak gerekir
Fakat yapılabilen imalat sanayii
ürünleri ihracatı hangi n e ­
denden kaynaklanırsa kaynaklansın Türkiye için yorariı ve olması
gereken bir ihracat türüdür. Bu nedenle de bu t ü r ihracatın geliştiril­
mesi ve bunun sağlanabilmesi için t ü m önlemlerin alınması kaçınıl­
maz bir zorunluluktur. Daha önce de ifade edildiği gibi bu t ü r i h ­
r a c a t hem Türkiye'ye döviz geliri sağlamakta hem de Türkiye sana­
yiinin gelişmesine, rekabet gücü kazanmasına ve dış pazoriara açı­
labilmesine neden olmaktadır. A n c a k , imalat sanayii ürünleri ihra­
catını arttırobilmek ve sürekli ve istikroriı bir yapıya kavuşturabilmek
için:
•
— Sınai y a t ı n m l a n n kuruluş veya tevsi kapdsiteleriyfe ihracata
da yönelebilecek biçimde projelendirilmen,
— Teknoloji seçimini, ihracatı ve dış pozariarı düşünerek yap\
malı,
— Girdilerde, miktar ve kalite yönünden istikrar ve standardı
teminat altına almalı,
— Mamullerde sîandort koiiteyi•devomN koruycıbîlen ve kont»,
rol altmda bulundurobileo önlemler olmmolı ve nihayet,
~ Dış pazorlarlo ilgili organizasyonu etkin bir biçimde oluştur­
malıdır. '
' S O N U
Ç
Türkiye'nin az gelişmişlikten kurtulabilmesi ve Türk toplumunun
ileri bir yaşam düzeyine uloşabilmesi her şeyden önce önce Ka!kfnm.a-Plânlarında öngörülen yatınmlonn, yopılabîfmesîyle mümkün­
dür. Ancak sözkonusu yotırımların n o k s o n s j z ' v e ' e k o n o m i n i n gerek­
t i r d i ğ i ölçülerde yapılabilmesi' döviz darboğozıylo smırlıdır Bu ne­
denledir ki Türkiye'nin ekonomik gelişmesi île dış ödeme gücü veya
^ bir başka deyiş ile bu gücü temsil eden, sağlayan .«döviz» orosındo
çok- yakın bir ilişki vardır. Çünkü 'döviz, ekonominin zorunlu kıldığı
yotınmlorm' ve üretimin yopilöbîfmesi için gerekli olan ve y u r t , İçin­
de, üretilemeyen ham modde ve mokine-teçhizaî ile zorunlu tüke­
t i m : maddelerinin ithalatını m ü m k ü n kıian bir ödeme oracıdır T ü r k i ­
ye'nin bir türiü çözümleyemediği e n ö n e m i î ve e n hayatî sorunu ivSe
bu dövizi yeteri! nitelik ve nicelikte- soğlıyamamosı, dolayısıyla, eko­
nominin g e r e k t i r d i ğ i ' ö l ç ü d e ithalat yapamaması ve bu konuda, dış
b o r ç ve kredilere koçınılmoz bir sonuç olarok ihtiyoç duymosıdır. .
Kuşkusuz dış ödeme g ü c ü n ü arttırabilmek ve böylelikle i t h ö l a t ı
ekonominin zorynlu kıldığı bîr düzeye çıkarabilmek i ç i n her türlü
dış kaynağa ba.şvurmak sağlıklı olmamaklo berober zorunlu bîr dovronıştır. A n c a k cesitli dış kaynaklar içinde ülkeyi ağır borçyükü oftın a sokmayan ve geri ödenmesi sözkonusu olmadığı için tasorrufiard a n yatırımlaro aynlocok poym ozafmasına^ neden olmayan ihracat,
t u r i z m ve işçi dövizlerinden yororianmak çok doha akıica bîr yoldur.
Çünkü, dışarıya borçlanmak suretiyle îtholotı büyütmeğe çöîışm a k hem sürekli ve sağlıklı bîr çözüm yolu değildir hem de b u tür
girişimlerin yoğunlaşmosı,^ ülkelerin yalnız ekonomik yönden değil
a y n ı zamanda politik yönden de borç veren ülkelere bağlı kalmasına
n e d e n olmaktadır. Keza, b ü y ü k : bir bölümünü tarımsal
ürünlerin
o l u ş t u r d u ğ u Türkiye'nin ihracot yopısı, Türkiye'nin gereksinmesini
d u y d u ğ u bir ithalot hacmini finonse edebilecek oîanoğa sahip 'de-
ğildir. Çünkü, uluslararası pazoriarda sanayi ürünlerine oranla ta­
rımsal ürünlerin özellikle dinomik ham madde niteliğinde olmoyan!ann hern talep elastikiyetleri düşük hem de fiyatları istikrorsizdır
Bu gerçek
yaratıiabilmesî
ürünlerin yerini
\er\n almmasını
de, kalkmmanm zorunlu kıldığı itholat kapasitesinin
için îhracatm yopısınm değiştirilmesini ve tarımsal
sanayi ürünlerinin alabilmesini sağlayacak ö n l e m ,
zorunlu kılmaktadır.
Bu gerçeklere karşm, Türkiye'nin ihracat faaliyetleri yıllardan
beri büyük bir değişikliğe konu olmadon adeta düzenli ve rutin bir
biçimde yürütülmüş ve .geleneksel ürünlerden oluşan ihrocatı çeşit­
lendirmek ve mamul madde ihracatinı arttırmak belirii. bir ölçünün d ı ­
şında mümkün olamamıştır.
Gerek Kolkmma Plonlarmdo gerekse çeşitli Hükümet Program­
larında ihracata ve ihracoîçıya küçümsenmeyecek
kolaylıklor ve
teşvik tedbirierı getîrümiş ve b u n l a n n büyük bir ç o ğ u n l u ğ u uygulamo alanı bulobîimiş olmosına karşın, bu konuda ekonominin zorun­
lu kıldığı bir düzeye ulaşıiamamîş olunmosmın başlıco nedenleri ül- '
kede yeterii bir üretim düzeyinin olmamosı, üretimin öncelikle iç pozariara yönelmesi, i h r o ç - m a l l a n n m dış rekabet gücünden yoksun
bulunması,, îhrocoto dönük sonayilerin yetersizliği, ihraç ürünlerinin
pazorianmosının gerekli ölçülerde yapılamaması, ihracatla ilgili- formoifteferin güçlüğü ve ihracat risklerini azaltan ve ihracata kredi
veren özel ihtisos kuruluşlarının yokluğudur. Kuşkusuz ihracoîı ofum^
suz yönde etkileyen ve olması gereken düzeye ulaşmasmı engelle­
yen bu faktörieri daha do arttıröbilmek mümkündür. Ancok sayıion. far, ihracatı olumsuz yönde etkileyen faktörierin en önemlileri olup
bunlonn tutariı bir çözüme kavuştürulobilmesi holinde Türkiye ihra­
catının çok daha yüksek düzeylere çıkacoğından hiç kuşku duyma­
mak gerekir.
•
^
. Çünkü Türkiye'nin ihracot potansiyeli bugünkü ihracot düzeyınin çok ü s t ü n d e d i r Başka bir deyiş ile Türkiye'nin ihracatında yer
olması gerektiği halde çeşitli nedenîerie ihrocota k o n u olmayan da­
ha pek çok mal çeşidi v p r d ı r Keza halen ihraç edildiği halde alına. cok bazı önîemferie, ihracat düzeyi gerek hacim gerekse değer yö­
nünden hızla yüks iebilecek. molfann sayısı da pek ç o k t u r Bu ne­
denle denebilir kî, Türkiye'nin ihrocat potonsiyeH çok y ü k s e k , f a k a t
o ölçüde de sorunlarla doludur. Kuşkusuz en büyük amaç bu sorun­
ları hızla ve tutarlı bir biçimde çözümlemeğe çalışmak ve Türkiyenin ihracatını ekonominin zorunlu kıldığı düzeylere çıkarmak ve böy­
lelikle güçlü bir devlet olarak bazı devletlerin kredi veya yardımları­
na muhtaç olmaktan kurtulmaktır.
İHRACAT MEVZUATI VE UYGULAMAS!
HAZIRLAYAN
:
ERKUT ONURSAL
TİCARET BAKANLIĞI
İHRACAT GENEL MÜDÜF
YARDIMCISI
I Ç I
A
B
0
D
D E K I L E R
—
~
~
~
İHRACATIMİZI DÜZENLEYEN MEVZUAT
İHRACATÇI OLMAK İÇİN GEREKLİ İŞLEMLER
MESLEK KURULUŞLARI
MALLARIN ŞEVKİNDEN ÖNCEKİ İŞLERLER
I —- İhracöt serbestliği
H ~ Tescile bağlı ihracat
fil — Lisansa bağii ihracat
IV — Müsaadeye boğiı ihracot
V — Serbest ihracat
VI — Özelliği oion ihracat
E — İHRACAT İLE İLGİLİ MUAMELELER
F ~ İHRACATTA KALİTE KONTROLÜ ~ STANDARTLAR VE
KONTROL BELGELERİ
G ™ DIŞ TEMSİLCİLİKLER VE GÖREVLERİ
YAIARm BİYOGRAFİSİ
ERKUT ONURSAL — Siyasal Bilgiler Fakültesi 1962) mezunU"dur, A.B.D. New-York, Syrocuse Üniversitesi
Moxwell Graduate
S c h o i r d a iktisat yüksek lisans öğrenimi yaparak (1966, Master of
Arts (MA.) okademik derecesini almıştır. Maliye Bakanlığında b i ­
lâhare Ticaret Bokanlığı Müfettişliğinde, ayrıca Beyrut ve Bağdat
Ticaret müvaşirliği görevlerinde bulunmuştur. Halen, T i c a r e t B a k a n ­
lığı İhracat Genel Müdür Yardımcısıdır. Adı geçenin ithalât ve i h ­
racat konusunda yayınlanmış muhtelif kitapları mevcuttur.
, Â — JHRACATIMiZi. DUZEWLEYEN MEVZUAT :
İhracatımızı düzenleyen mevzuat birçok hükümler manzume­
sinden teşekkül etmektedir. İhracat muamelelerinin başlangıcından
mal bedelleri korşılığı dövizlerin yurda getirilmesine kadar olan saf­
haları aşağıdaki mevzuat düzenlemektedir.
a — Ticaret Bakanlığı mevzuatı :
(İhracat Rejimi K o r a n ve Yönetmeliği, Sirkülerler ve talimatior)
b — Gümrük ve Tekel Bakanlığının mevzuatı :
(Gümrük Kanunu ve Yönetmeliği, Genelgeler)
c — Maliye Bakanlığının mevzuatı :
(Türk Parası Kıymetini Koruma Kanunu, Kararian ve Tek­
lifler)
d ~
Devlet Plânlama Teşkilâtı Teşvik ve
(TUD) mevzuatı :
(Teşvik Karorları ve tebliğler)
Uygulama
Dairesi
İhrocat Rejimi K a r o n ve buna istinaden yayımlanan İhracat Yö­
netmeliği ve Sirkülerier manzumesi ise ihracat mevzuatımızı düzen­
leyen hükümlerin en önemli kısmını ihtiva etmektedir.
İhracat işlemlerinin yürütülmesinde Ticaret Bakanlığına ve Ih-rocatçılonmıza yardımcı olmak amacıyla devreye meslek kuruluşlon do girmektedir. Bu kuruluşlar 3018 sayılı Konun uyannco tesis
olunmuş İhracatçı Birlikleri ile 5590 sayılı Kanun uyarınca kurulan
Odalardır.
B — İHRACATÇI' OLMAK İÇİM GEREKLİ İŞLEMLER :
İhracat Yönetmeliğinde, ihracatçı, İhracat Belgesini haiz olan
ve ilgili diğer Kanunlara göre ihracat yapmasına bir engel bulunma­
yan özel ve tüzel kişi olarak tarif olunmaktadır.
Buna göre ihracat yapabilmek için:
o — Gerçek kişi tacir veyo tüzel kişi tacir olmak,
b — İhracat Belgesine sahip olmak,
c — İhracatı ruhsata bağlı mallonn ihracı için ihracat ruhsat­
namesine sahip olmak.
Tacir : Bir ticari işletmenin başmda bulunan işletme sahibi t a ­
cirdir. İşletme sahibi gerçek veya tüzel kişi olabilir.
Gerçek kişi tacir : Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi
adma işleten kimseye tacir denir.
Tüzel kişi tacir : Ticari işletme işleten tüzel kişilere tacir de­
nir. Yüzel kişi tacirler ticaret şirketleridir. Ti­
caret şirketleri, adi, kollektif, komandit, limi­
ted, anonim, donatma iştiraki ve kooperatif­
lerdir. Ticari bir işletme işleten dernekler ile
kamu tüzel kişileri tarafından özel hukuk h ü ­
kümleri dairesinde idare edilmek veya ticari
şekilde işletilmek üzere kurulan müesseseler
de tacir sayılırlar.
Ticari İşletme : Devamlı bir gelir sağlamak amacıyla bağımsız
surette yapılan bütün iktisadi faaliyetlere iş­
letme denir. Ticarethaneler, fabrikalar ve t i c a ­
ri şekilde işletilen müesseseler ticari işletme­
lerdir.
1
Nasıî Tacir Olunur (Gerçek Kişi) :
Tacir olmak isteyen gerçek bir kişi Ticaret Siciline kaydolmak
zorundadır Ticaret davalarına bakan her Asliye Hukuk mahkemesi
yanında bir «Ticaret Sicili Dairesi vardır. Sicile tescil için işletmenin
kuruluşundan itibaren (15) gün içinde bir dilekçe ile bu Daireye m ü ­
racaat edilir. Bu dilekçede Ticaret unvanının, ticaret merkezinin ve
ticaret konusunun tescili istenir (İhracat yapmak isteyenlerin ihra­
catla iştigal etmek istediklerini de bu dilekçede belirtmeleri gerek­
mektedir.) Ticaret siciline kayıt ile İlgili dilekçedeki imzanın Noter­
den tasdikli olması da şarttır.
Sicil memuru, dilekçede tescili İstenen hususları incelemeyi
müteakip sicile geçirir. Sicil tescil işleminin tamamlanması için keyfyetin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde lanı gerekmektedir. Bu
gazetede yayımlanacak ilanın müsveddesi sicil memuru tarafından
hazırlanır. İlânın yayımını müteakip gazetenin bir nüshasının (30)
gün içinde sicil memuruna verilmesi mecburidir. Bu işlemlerin t a ­
mamlanmasını müteakip gerçek kişi t a c i r vasfını kazanmış olur
Tacir vasfını kazanan bir gerçek kişi ticari faaliyette buluna­
bilmek için:
a — Şayet işyerinde işçi çalıştıracak ise 30 gün içinde Çalış­
ma Bakanlığı Çalışma Bölge Müdürlüğüne bilgi vermek, ayrıca Sos­
yal Sigortalar Kurumu ilgili şubesinden sigorta işyeri sicil numarası
almak,
b — İşyerinin bağlı olduğu Vergi Dairesine müracaatla (15)
gün içinde mükellef olarak kaydını yaptırmak,
c — Ticari defterler t u t m a k ,
d — İşletmenin bulunduğu mahaldeki Ticaret ve Sanayi Oda­
sına kaydolmak,
e — İşletme, fabrika( sinal müesese) ise ve bulunduğu m a ­
halde ayrı bir Sanayi Odası varsa bu Odaya kaydolmak. (Bu durum­
da ve başka bir ticari işte de uğraşmıyorsa ayrıca T i c a r e t Odasına
kaydolmak ihtiyaridir).
f — İşletme, fabrika (sınai müesese) ise Sanayi ve Teknoloji
Bakanlığına müracaatla Sanayi Siciline kayıt ve ilân olunmak
(iki
ay içinde),
g — Sigortaya (BAĞ-KUR) kaydolmak (iki ay içinde), mecbu­
ridir
Tüzel kişi tacirler ile ilgili işlemlerde bazı değişiklikler olması­
na r a ğ m e n yukarıda belirtilen hususlar tüzel kişiler içinde hemen
hemen aynıdır.
2 — İhracat Belgesi veya İhracat Belge ve Ruhsatnamesi
Nasıl Alınır :
-
.
T a c i r vasfını kazandıktan sonra, ihracatçı olabilmenin bir diğer
şartı İhracatçı Belgesine sahip o l m a k t ı r
26.5.1979 gün ve 16648 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İh­
racat Belgesi ve Ruhsatnamesi Yönetmeliğinde
belirtilen esaslar
dairesinde tamamlanacak belgelerle Ticaret Bakanlığı Değerlendir­
me Genel Müdürlüğüne m ü r a c a a t sonucunda ihracatçı belgesi t e ­
min e d i l e b i l m e k t e d i r
Her türlü ihracat işlemleri için İhracat Belgesi g e r e k l i d i r İhra­
c a t Belge ve Ruhsatnamesinin tek belge durumuna getirilmesi nede­
niyle ihracı ruhsata bağlı mallar için 3018 sayılı Kanunun öngördü-
ğü formaiitelerin tomomlanması şartıyla ihracat Belgesi, «İhrocat
Belgesi ve Ruhsotnarnesi» niteliğini kazanır. Bu durumda. Belge ve
Ruhsatname verildiği tarihi izleyen (3) yıl için geçerli olur.
Belge ve Ruhsotnomelerdeki üsteye madde eklenmesi veya
çikonlması ve sürelerinin hitamında ilgilinin müracootı üzerine bu
belgelerin yenilenmeleri de mümkündür.
İhracı ruhsota tabi mallar için Ruhsatname alan ihrocotçı, bu
malların ihracatını yapabilmek için Türkiye'de kurulu bulunon bu
mollario ilgiü ihracotçt biriiklerinden birine kaydolmak mecburiye­
tindedir. Bu 3018 sayılı Konunun uygulomosından doğon yasol birzorunluluktur
İhracat Belgesi veya İhracat Beige ve Ruhsotnarnesi müracaatmda kuilanılocok gerekü formların Odalar'dan temini mümkündür.
C — MESLEK KURULUŞLARI :
Türkiye'den ihroç edilecek ticari nitelikteki malların fiyat kon­
trolü, tescil ve lisans işlemleriyle ilgiîi olarak yürürlükteki ihracat
Rejimi hükümleri muvacehesinde aşağıda belirtilen meslek kuruluşlan Ticaret Bakonhğınca görevlendirilmiş bulunmaktadır. Aşağıdo
bu kuruluşların tanım ve görevleri üzerinde durulacaktır1 — ihracaitçi Birlikleri ı
Bu Biriikler 3018 sayılı Kanunun 17. ci moddesine dayanarak
İhracat Ruhsatnamesi almış özel ve tüze! kişilerden meydona gel­
mek üzere Bakanlar Kurulu Koran ile k u r u l u r i a r Biriikîerin kurulu­
şunu öngören bu Karann Ticaret Bokanlığına bildirilmesi ve^ Bir­
lik genel katibinin atanmasından sonro Bîriiğe üye olmak isteğine
sahip en az iki kişinin Biriik statüsünü imza etmesiyle Birlik kurul­
muş olur. Biriikler ancak Kararnameyle ortadan kafdınlabilirler.
Bölgede yalnızca bir tek ürün ihracat için elverişli ise b u mad­
denin ihrocıyio ilgili o l a r a k k u r u l a c a k Biriîğin bir Genel Katibi bu­
lunur. Bölgede birden fazla ihraç maddesi bulunuyorsa, her bir mad­
de grubu içîn birer ihracatçı Biriiğî kurulması gerekmekle beraber,
masraflann azaltılması ve yönetimin tek elde toplanması amacıyio
bu Birliklerin hepsi için bir tek genel katiplik kurulması yoluna g i ­
dilmiştir. Bu durumda genel katibe yardımcı atanması gereği vardır.
Biriiklere girmeyen ihracatçılar ile Birliklerden çıkan veya çı' k a m a n uyeıer Du Bınıkıenn çanşma konularına giren maddeıen i h ­
raç edemezler.
Birliklerin çalışma konularına giren maddelerin cins, çeşit ve
miktar itiboriyle üretilme bakımından gerek
görülecek îedDırıerin
alınmasına çalışmak, bu modeierden gerekli stokların yapılmasını
sağlamak ihracat usul ve teamüiennl saptamak, ithiatçı. ülkelerin
•istek ve alışkanlıklarına göre mal hazırlanması hususunda ihracat­
çılarımızı uyarmak, ithalâtçı ülkelerin ticari, mali ve geneî ekonomikdurumları fiyatlarını günlük olarak takip ve iiân etmek, ihracatçılar
ile üreticiler arasmda işbiriiğini temin etmek, ihracatçı Biriiklerinin
görevleri arasındadır.
Biriikiere üye olabilmek için 3018 sayılı Konunun aradığı nite­
likleri taşımak, Biriik çalışma konusuna giren madde veya madde­
ler için ruhsatname almak, Birilğe giriş aidatı ile yıllık aidatı öde­
mek gerekmektedir. Birliklerin üye sayısı sınırlı değildir, üyeler Bir­
liklere girişlerinde Biriik S t a t ü s ü ' h ü k ü m l e r i n i kabul ve bunlara uyoc a k i a n konusunda noterden onaylı bir taahhüt
mektubu venrıen
Üyeler, Birlik statüsünde yer alan hususlara uymak, giriş ve yıllık
aidatları düzenli olarak ödemek, Bıriiğin amaçlarına yakın faaliyet­
te bulunmamak, Biriikçe istenen bilgileri zamanında vermek, eide
edilecek ve öğrenilecek ticari bilgileri de Biriiğe, bildirmekle y ü k ü m iüdürier. Üyeler, diledikleri anda yazı ile başvurarak Biriikten çıkabilirier
Halihazırda ülkemizde kurulu İhracatçı Biriikleri aşağıda belir­
tilmiş bulunmaktadır.
1
2
3
4
5
—
—
—
—
—
İhracatçı Biriikleri
İhracatçı Biriikleri
İhracatçı Biriikleri
İhracatçı Biriikleri
Karadeniz Bölgesi
Umumî
Umumî
Umumî
Umumî
Fındık
Kâtipliğine,
Kâtipliğine,
Kâtipliğine,
Kâtipliğine,
İhracatçıları
İstanbul
İzmir
Mersin
Antalya
Biriiği Umumî Kâ­
tipliğine, Giresun
6 — Doğu Vilayetleri Canlı Hayvan, M a d d e ve Mahsulleri İhr a h o t ç ı l a n Biriiği, Kars
7 — Van İli ve Çevresi Canlı Hayvan ve Mahsulleri İhracatçı­
ları Biriiği, Van
— 81 ~
F. : 6
8 —' Ege Böigesi Tütün İhracatçıian Birliği, İzmir
9 — İğdır Canlı Hayvan, pomuk, y ü n , yapağı, yaş sebze ve yaş
meyve ihracatçıları Birliği, İğdır
IÜ — c r z u r u m Conlı Hayvan, Madde ve Mamulleri İhracatçıları
Brriıği, Erzurum
1 ı — Ağrı Canii Hayvan Madde ve Mahsulleri İhracatçıları Birüğl, Ağrı
2 — Ticaret Odoları, S a n o f i Odaiorı lie Ticaret weVSanayi
Odalar, meslek hizmetlerini görmek, mesleki ahlâk ve daya­
nışmayı korumak, ticaret ve sanayiin genel yararlarına uygun bir
şekilde gelişmesine çalışmak amacıyla 5590 sayılı kanun ile kurul­
muş, mesleki nitelikte kamu kurumlandır
Ticaret ve Sanayi Odası. Oda kurulması istenen bölgedeki t ü c c a r l a n n % 60'ının yazılı isteği üzerine Ticaret Bakanlığının izniyle
k u r u l u r Bu O d a l a r o bölgede kurulmuş ayrı bir Sanayi Odası mev­
cut ise Ticaret Odası adını a l ı r l a r
Ticaret ve Sanayi Odalan ile Ticaret Odalannın kuruluş ve ça­
lışma alanı belediye sınırlandır Sanayi Odalannın kuruluş ve çaiişma alanı ise il sınırlarıdır Bu s ı n ı r l a r Ticaret Bakanlığınca geniş­
letilip daraltılabilir
Odalann başlıca görevleri : Mesleki dayanışmayı k o r u m a k , t i ­
caret ve sanayiinin genel yararlara uygun şekilde gelişmesine ça­
lışmak, bölgeleri içinde faaliyetleri ile ilgili incelemeleri, endeks ve
istatistikleri yapmak, başlıca maddelerin piyasa fiyatlannın g ö z l e n ­
mesi ve üyelere duyurulmasını soğîamak, resmi makamlarca ve üye­
lerce istenen bilgilerin ulaştırılmasını sağlamak, ticaret ve sanayie
ait belgeleri düzenlemek ve onaylamak, bölgenin örf, adet ve t e a ­
müllerini saptamak şeklinde özetlenebilir
Bir yerde mevcut tüccar ve sanayicilerin sayısı başlı başına
bir odayı yaşatmaya yeterii olmadığı hallerde bu kişilerin % 60'ının
yazılı isteği ve bağlanmak istedikleri Oda MecÜsi'nin kabulü üze­
rine en yakın Odaya bağlanmalarına Ticaret Bakanlığı izin verebib i l i r Buna ajanlık olarak katılma denir ve bu ajanlık, mahalli tüc­
car (veya sanayici) olan bir kişi tarafından temsil o l u n u r
Tüccarior ve sanayiciler, bulundukları yerin Odalarına
veya
ajanlıklarına katılmak mecburiyetmdedirier.
Sanayi Odaları olan bölgelerde bulunan sanayiciler Sanayi O d a l a ­
rına kaydoimakla Ticaret Odasına kaydolma yükümlülüğünü de ye­
rine getirmiş olurlar. Ancak, sanayiciler, kendi sanayi ürünlerini sat­
mak üzere birden fazla satış yeri açtıkları takdirde bu yeni iş yer­
leri için satış yerlerinin bulunduğu Ticaret Odalarına veya Ticaret
ve Sanayi Odalarına kaydolmak zarundadıriar Sanayici, kendi saniyi ürünlerinin satışı dışında başka ticari işlemlerle de uğraşıyor
ise. Ticaret Odasına da üye olması gerekmektedir.
3 — Meslek Kuruluşlarının Sorumlulukları :
Meslek kuruluşları, fiyat uygunluğu ve tescil işlemlerinde Ti­
c a r e t Bakanlığı tarafından görevlendiriiebilirier Bu kuruluşlar ay­
rıca uğraşı konularına giren maddelerin iç ve dış piyasa fiyatlarını
önceden ve düzenli bir şekilde Ticaret Bakanlığına bildirirler. Ay­
rıca, bu kuruluşlar kendilerince onaylanan tescil beyannameleri, ser­
best ihracat beyannamelerinin istatistik kayıtlarını tutariar ve b u n ­
ları devrevi olarak Ticaret Bakanlığına bildirirler.
Meslek kuruluşları ihraç lisansları ve tescil belgeleri
üzerinde
aşağıda belirtilen değişiklikleri fiili ihracattan önce yapmaya yetkili
kılınmışlardır.
— Lehte fiyat farkları
— Kalite v e / v e y a ambalaj değişikliği
— Çıkış gümrükleri
— Ülke değişikliği
— Alıcı v e / v e y a komisyoncu değişikliği
— Ödeme şekillerinin kısmen veya t a m a m e n akreditif veyahut
peşin ödemeye çevrilmesi
— FOB değer değişmemek kaydıyla teslim şekli değişikliği
— Maddi hataların düzeltilmesi
Meslek kuruluşları Bakanlıkça verilen ihraç lisansları île tescil
beyannameleri üzerinde yaptıkları değişiklikleri Ticaret Bakanlığına
derhal bildirmeleri gerekmektedir.
D
M A L L A R İ N SEVİCİNDEN Ö N C E K İ
I ~
İŞLEMLER
;
İHRACAT SERBESTLİĞİ
Kanun, Kararname ve Yönetmelikler ile i h r a c ı
yasaklanmış
olanlar dışında kalan bütün malların ihracı, İhracat Rejimi Kararı ve
buna ilişkin Yönetmelik hükümleri çerçevesinde serbesttir. Bir ma­
lın ihracında ülke yararının gerektirdiği veya döviz kaybına s e b e ­
biyet verecek durumlarda, Ticaret Bakanlığı, o malın ihracını yeni
esaslara bağlamaya ve gerekirse geçici olarak durdurmaya yetkili
bulunmaktadır.
Türkiye'den ihracı yasak edilen veya ihracı bir merciin iznine
bağlı bulunan maddeler ile bûniaro ilişkin mevzuatlar aşağıda b e ­
lirtilmiştir.
1 — İhracı Kanunla yasak • edilen maddeler :
— Eski eserler (6.51973 gün ve 1710 sayılı Kanun)
— Tiftik keçisi (damızlık dahil) (17-3.1931 g ü n ve 1761 sayılı
Kanun)
— Hind keneviri (24.6.1933 g ü n ve 2313 sayılı Kanun)
— Av hayvanları (13.51973 g ü n ve 3167 sayılı Kanun)
— Tütün tohumu ve fidesi (9.5.1969 g ü n ve 1177 sayılı kanun)
2 — İhracı kararnameyle ya$ak edilen maddeler ;
—
—
—
—
—
—
—
—
—
—
—
—
Kuş gübreleri (1921 tarih. 2/1771 sayılı BK)
İncir çeliği (1926 tarih, 2/5006 sayılı BK)
Boğ çubukları (1927 tarih, 2/5444 sayılı BK)
Fındık fidanı (1928 tarih, 2/6207 sayılı BK)
Çekirdeksiz kuru üzüm (7/12 arası
menipüle edilmemiş)
(1936 tarih 2/44958 sayılı BK)
Katır (1939 tarih, 2/11058 sayılı BK)
Odun ve odun kömürü (1963 tarih, 6/1951 sayılı BK)
Sazan balığı (641 gr. küçük) 1964 tarih ve
Kılıç balığı (15 k g . küçük) 734 sayılı
Tatlı su İstakozu (11 c m . den küçük) Genelge ile
Orijinal bağırsak (1969 tarih, 6/12306 sayılı BK)
Canlı, cansız veya konserve halde av hayvanları (1969 tarih
6/7431 sayılı BK)
— Ham îüietaşı (1972 tarihli müşterek Protokol ile)
— Kimyevi ve k o m p o z e gübre (1965 t a r i h / 4 / 4 0 9 0 sayılı BK)
~
Tereyağı (1973 tarih, 7/7020 sayılı BK)
3 ™ îhracî Kanuûlo. beiîi bîr merciin îznîn© bağlı maddeler ı
—
—
—
—
—
—
—
—
~
—
—
Uyuşturucu maddeler (SSYB)
Tuz (GTB)
Şeker (Bokonlar Kurulu)
Orman oğaçîarı fidan t o h u m l a n (TOB)
Hayvan t o h u m u (TOB)
Kıymetli tozlar ve madenler (MB)
Silah ve m ü h i m m a t (MSB)
Mücadele alet ve t a n m ilaçlan (TOB)
Petrol ürünleri ihracı (ETKB)
Tütün mamulleri (GTB)
Hayvansal yemler (TOB)
4 — Ihnmı Komrmmm
îîe bir merciin iznine boğîı mu^^er
:
— Yarış a t l a n (Genel Kurmay)
— Film kiralanması (MB)
— Film kesin satışı (TB)
— Tohumluk ihracı (TOB)
— Hurda gemi ihracı (UB)
— Her nevi g e m i ihracı (UB)
— Hububat (TMO)
, — Barit
(DPT/TUD)
— A f y o n , haşhaş kellesi (TMO)
Çiçek soğanı (TOB)
NOT : 1 — Y ü r ü r l ü k t e k i İhracat Rejimi
Kararına ek listede y e r
alan m a l l a r ise herhangi bir merciin ö n müsoadesîne
bağlı olmaksızın ihroç izinleri doğrudan doğruya T i c a ­
ret Bakanlığınca verilir
2 — Yukarıda (1), (2), (3) ve (4) bölümlerde belirtilen mad-delerin ihracatı için parantez içinde belirtilen merciin
ön müsaadesinin, müracaat anında, Ticaret Bokanîığıno ibrazı ş a r t t ı r
1 — TESCİLE BAĞLI MALLAR :
Tescil, İhracat Rejimi Kararı'na ilişkin İhracat Yönetmeliğinde
belirtilen kriterlere göre fiyat uygunluğunun tesbiti suretiyle Tica­
ret Bakanlığı veya meslek kuruluşları tarafından verilen ihraç m ü saadesidir. Aşağıda belirtilen durumlarda mal ihracı tescile bağ­
lıdır
1 — Konsinyasyon veya mijşterek hesap yoluyla yapılacak ih­
racat
2 — Yurt dışında serbest bölge veya gümrüksüz antrepolardan
yapılacak ihracat.
3 — Kredili ihracat.
4 — Yürüriükteki İhracat
Yöneîmeliği'ne ek listede belirtilen
ülkelere ihracat
Tescile bağlı ihraç türieri ile ügili kısa bir izahata aşağıda yer
verilmiş b u l u n m a k t a d ı r
1 — KONSİNYASYON VEYA MÜŞTEREK HESAP YOLUYLA
İHRACAT :
Konsiye satış gerçekte bir satış değil, satış imkânı arama yo­
l u d u r Zira malın şevki anında fiili bir satış bulunmadığı gibi malın
satış fiyatı ve alıcısı da belli d e ğ i l d i r Bu dış piyasalarda bir çeşit
perakende satış şekline benzetilebilir
Mal, kesin satışta bulunmadan yurt dışında bir alıcıya, komis­
yoncuya veya ihracatçının yabancı bir ülkede tesis ettiği şubesine
bir diğer deyimle, konsinyetör denilen aracıya s e v k e d i l i r Fiyat, ke­
sin olmayıp, piyasa şartlarına göre değiştiği gibi malın t a m a m e n ve­
ya kısmen satılması da m ü m k ü n d ü r K o n s i n y e t ö r günün piyasa şart­
larına g ö r e malını hangi fiyattan satarsa bedelini o fiyattan satıcıya
ö d e r Konsinye satış normal yollaria satışı zor olan ve alıcının gö­
rüp beğenmesini gerektiren mallar için s ö z k o n u s u d u r
Konsinye satışın oldukça rizikolu bir satış şekli olması nede­
niyle serbest döviz karşılığı normal satışı m ü m k ü n olan malların
dış piyasalarda değerinin düşmesini önlemek amacıyla konsinyas­
yon yoluyla ihracının önlenmesi için. hangi malların bu yoHo ihra­
cına izin verileceği İhracat Yönetmeliğinde belirtilmiş bulunmakta­
dır
Konsinye ihracatın ihracatçı yönünden taşıdığı riziko dolayı­
sıyla t a t b i k a t bu çeşit satışları kısmen garanti altına a l a n yeni bir
satış şeklini ortaya çıkarmıştır. Müşterek hesap yoluyla satış
denilen bu satış şeklinde ihracat yine konsiye olarak yapıl­
maktadır. Ancak, malın sevkedildiği ülkede konsinyatör tarafından
ihracatçıya asgari bir fiyatın garanti edilmesi ve bu fiyatla satış f i ­
yatı arasındaki farkın giderler düşüldükten sonra kalan kısmının
konsinyatör ve ihracatçı arasında paylaşılması esasına dayanan bu
şekil ihracatta :
— Her bir parti için ayrı bir mukavele yapılması,
— Bu mukavelede asgari bir fiyatın komisyoncu tarafından ga­
ranti edilmesi,
— Garanti edilen fiyatla satış fiyatı arasındaki f a r k t a n elde edi­
lecek tutarın, giderler düşüldükten s o n r a , satıcının payının
en az % 50 olması kaydıyla satıcı ve komisyoncu arasında
paylaşılacağının bu mukavelede belirtilmesi, zorunlu bulun­
maktadır.
Konsiye veya müşterek hesap yoluyla ihraç edilebilecek
lar genellikle aşağıda belirtilen özellikleri taşımaktadır.
— Bir piyasaya ilk defa sürümü
mal­
yapılan ve tanıtılmak üzere
gönderilen mallar,
— Değeri ve diğer özellikleri yönünden satışı uzun sûre teşhir
edilmeyi gerektiren mallar. Örneğin: halı, hediyelik eşya,
— Çürüyebilir ve bozulabilir nitelikte olup,
piyasası mevsim
içinde genellikle arz ve talep yönünden büyük değişiklik gösteren
mallar, ö r n e ğ i n : yaş meyva ve sebze.
Kambiyo mevzuatımız konsinye ihracatta ihracat
?s^em?epn?
kesin satışa oranla daha kolay bir hale getirmiştir. Z i r a , konsinve
satışta mal, yurt dışına sevkedilmekle beraber ihracatçının m ü l k i ­
yetindedir. Mal bedelinin kesin olmayışı ve malın genellikle çabuk
bozulup, çürüyebilme özelliğini taşıması nedeniyle taşıma belgeleri
ve aracı bankalarda ilgili genel esaslar bu tip ihracatta tatbik o»unmoyıp, ihracatçıdan sadece bir taahhütname alınmakla yetinilır
a) M ü r a c a a t Şeklî :
Konsinyasyon veya müşterek hesap yoluyla yapılacak ihracata ait
müracaatlar İhrocat Yönetmeliğinde belirtilen esaslar çerçevesinde
ilgili meslek kuruîuşlanna yapılır. Konsinye listesinde bulunmayan
bir malın konsinye ihracı için müracaatlar yine meslek kuruluşları­
na yapılır, bu müracaatlar Ticaret Bakanlığınca incelenip sonuçlan­
dırılır. Bu konuda verilen tescil belgelerinin müteberlik süresi 30
gün oiup bu süre uzatılamaz. Çürüyebilir veya bozulabilir malların
fiili ihraç talebinden itibaren 60 g ü n , diğer malların ise 180 gün için­
de satılması gereklidir. Süre uzatımı verilmesi de mümkündür.
b) Meslek Kürulöşlorınm ve Ihracotçınıo YükümSöîüğö :
Tescili müteakip meslek kuruluşları tescil beyannamesinin bir
nüshasını Ticaret Bakanlığına, bir nüshasını ise malın sevkedüeceği
ülkedeki Ticaret Müşavirliğine gönderirler.
Kesin satışı müteakip ihracatçı kesin fatura örneğinin bir sure­
tini tescil merciine vermekle y ü k ü m l ü d ü r
c) Kambiyo Taahhüt Hesabı :
• . '
Konsinye veya müşterek hesap yoluyla satılan malın kambiyo
t a a h h ü t hesabının kapatılması Türk Parası Kıymetini Koruma Mev­
zuatı hükümlerine göre yapılır Kambiyo mercii de durumu (5) gün
içinde Ticaret Bakanlığına bildirmekle yükümlü kılınmıştır
\
2 — YURTDIŞI SERBEST BÖLGELERDEN M A L İHRAÇ! :
ihraç mallarımızın, yurtdışında tesis olunmuş gümrüksüz antre­
polara ve serbest bölgelere sevkedilmesi, buralardan ithalâtçılara
ihraç edilebilmesine dair son iki senedir bir uygulamaya gidilmişti.
A n c a k , o tarihlerde mer'i mevzuatlar bu işlemi tek ve anlaşılmaz
bir madde içinde düzenlemekle yetindiği için, bu tür ihracattan bek­
lenen döviz girdileri yeterli o l a m a m ı ş t ı r Geçmiş seneler u y g u l a m a ­
sındaki aksak durumun giderilmesi amacıyla yeni İhracat Rejimi­
mizde bu tür anlaşılır ve basit bir esasa dayandırılarak çözümlen­
m i ş t i r Bu t ü r ihracatta birinci etabı malların şevki ile diğer etabı
ise malların satışı (ihracat) teşkil e t m e k t e d i r Bir sene zarfında sa­
tılamayan malların İse, geri getirilmesi e s a s t ı r
<'
3 — KREDİLİ İHRACAT :
27.6.1963 g ü n v e 261 sayılı «İhracatı Geliştirmek amacıyla vergilerle
ilgili, olorok hükümetçe oiinacdk tedbirlere, dair Kanun» u y a n n c a
vergi iadesinden yararlanan sanayi ürünlerinin, mal bedeli döviz­
lerin fiili ihraç tarihinden engeç 3 yıl içinde Ödenebilmesine i m k â n
veren ihracat türüne «Kredili İhracat» den-iîmektedir^
Sözkonusu kanunun kapsamına girmeyen veya m a ! bedeli d ö ­
vizlerin daha uzun vadede getirilmesi gereken malların kredili ihra­
cına önceden Maliye Bakanlığının görüşü alınmak kaydıyio T i c a r e t
Bakanlığınca müsaade olunabifmektedir.
Kredili ihracatta bir yıla kadar vadeli satışlarda peşinat z o r u n ­
lu değildir. M a l bedeli veya bakiyesi kredi süresi içinde ve her yıl
en az bir taksit o l m o k üzere toksitler halinde ödenir. İki yıla kodar
vadeli satışlarda FOB bedelin % 10'unun üç yıla kodar vadeli satış­
larda ise FOB bedelin % 20'sinin fiili ihracatı müîeokip engeç iki oy
içinde yurda getirilmesi gerekmektedir
a) M ü r a c a a t Şeklî :
Kredili i h r a c a t ile iigılî müracaatlar İhracat Yönetmeliğinin t e s ­
cil hükümlerine t a b i d i r Tescil taleplerine kredili satış sözleşmesinin
oslı ve iki örneğinin eklenmesi ve sözleşmede kredi şartlarının' ay-"
rmtıiı olarak belirtilmesi gereklidir Kredili ihracat için alıci-satıcı
arasında yapılmış bir mukavelenin mevcudiyeti g e r e k m e k t e d i r Kre­
dili ihracatta t e l g r a f ve teleks ile bağlantı yapılamöz.
Bir yıl vadeli kredüı ihrocat talepleri îlglîi meslek kuruluşlarınca ^
vadesi daha, uzun olan kredili ihracat talepleri-ise T i c a r e t Bokonf'ı• ğınca tetkik v e İntaç o l u n m ö k t a d ı r
'b) B a n k o l a r d a Yupûmak-MmmeMer
ı
'
Kredili i h r a c a t ıılusjararsı _ bankacılık team.öl!errne göre y a p ı l ı r
M a ! bedeli dövizlerin taksitleri için yurt dışfndaki muteber bir ban­
kanın vereceği teminat, garanti veya kontgarontî y a h u t aval kar­
şılığında k o n v e r t b ! döviz cinsinden bir borç senedi 'düzenlenmesi
zorunludur.
Kredifî i h r a c a t bedellerini erken almak isteyen ihracatçının se­
netlerini aracı b a n k a vasıtasıyla yurt dışıncia bîr m u h o b i r bankaya
iskontd ettirmesi m ü m k ü n d ü r Uluslararası bonkacıfık teamüllerine
uygun ıskonto faizi b u tür ^muamefeterdeki gfderierin Indirilmesinden
sonra yurda getirilecek mo! bedeli dövizlerin alışı yapılıp karşılığı
ihracatçıya ödenebilmektedir. Senetlerin y u r t dışında Merkez Ban­
kası aracılığıyla Iskonto ettirilmeleri de mümkündürMal bedeli dövizlerin gelişinde senet tutarı üzerinden döviz alım
bordrosu. Iskonto faizi ve sair giderler için döviz bordrosu d ü z e n ­
lenir
4
DOĞU BLOKU ÜLKELERİME YAPİLAN İHRACAT :
Aramızda serbest döviz anlaşması ve de Banker Anlaşması bu­
lunan Doğu Bloku ülkelerine yapılan ihracat 241.1980 Kararlarına
kodor tescile bağlı idi. 22,2.1980 tarihinden itibaren tescil listelerinin
kaldırılmasıyla bu ülkelere müteveccih ihracatımız do libere hale
gelmiş, ancak bu ülkelerin ihroç mallarımızı
reeksport ve s w i t c h
yaptıklarının müşahedesi üzerine ihraç mallarımızın miktar ve de­
ğer bakımından izlenebilmesi ve bilhassa reeksportun önlenebilmesini teminen bu ülkelere yönelik ihracatımız (libere) olmaktan çıka­
rılmış ve 29.4.1980 günlü 8/2 sayılı Sirküler ile tescile tabi tutulmuş­
t u . Yeni Rejim Uygulamasında da bu uygulamaya devam kararlaş­
tırılmıştır.
Ill — LİSANSA BAĞLI İHRACAT :
Lisans, ülke ekonomisinin ihtiyaçları ile fç piyasa ve dış piyasa
ş a r t l a n ve satışın yapılacağı ülkenin durumu ve Türkiye ile olan t i ­
cari ve ekonomik münasebetleri gözönünde tutularak Ticaret B a k a n ­
lığınca verilen ihraç müsaodesidir.
İhraç mallonmızdon ihracı lisansa bağlı bulunanlar Dış Ticaret
Mevzuatı çerçevesinde üç ana gurupta toplanabilir.
1 — İhracat Refîmi Kararma ekli listedeki mallar :
Her yıl Resmî Gazetede yayımını müteakip yürürlüğe giren İ h ­
racat Rejimi Kararma ekli liste kapsamına giren m a l l a n n ihracı li­
sansa bağlıdır. Bu mallarla ilgili ihraç lisanslannm verilmesi sırasın­
da îç piyasayı arz ve talebe göre ayarlamak amacıyla ülke ihtiyacı,
piyasa şartları ve malın fiyatı gözönünde tutulmaktadır. İhracı lisansa
bağlı mallar listesi kapsamına yıl içinde bazı mallann alınması ve
bazılonnm çıkaniması olanağı bulunmaktadır.
Lisansa bağlı mallar listesinde gerekli değişiklikleri yapmaya
Ticaret Bakanlığı yetkili kılınmıştır. Diğer t a r a f t a n , ihracı kararname-
lerle yasaklanmış mallar lisansa bağlı mallar listesine a n c a k B a k a n ­
lar Kurulu Kararı ile dahil edilebilmektedir.
Lisans temini müracaatları meslek kuruluşlarına yapılır, bu k u ­
ruluşlar ise durumu Bakanlığımıza intikal ettirip, gerekli izni aldık­
t a n sonra ihracatçıya (lisans) adı verilen belgeyi t a n z i m ve onaylar­
lar.
Lisans işlemlerindeki merkeziyetçilikten uzaklaşmak amacıyla
yeni İhracat Rejimi uygulamasında bazı maddeler ile (12 madde) il­
gili lisans işlemlerinin meslek kuruluşlarınca doğrudan tetkik ve
intaç edilebilmesi için meslek kuruluşları bir talimat ile yetkili kılın­
mış bulunmaktadırlar.
2 — Kliring Anlaşmalı Ülkelere ihraç edilecek maddeler :
Ülkemiz ile aralarında serbest döviz esasına d a y a n m a y a n Tica­
ret ve Ödeme Anlaşması bulunan ülkelere (Sovyet Rusya ve A r n a ­
vutluk) müteveccih ihracatımız da lisansa bağlıdır Bu iki ülkeye
yönelik ihracatımıza dair işlemlerin esasları meri İ h r a c a t Yönetmeli­
ğinde açıklanmış b u l u n m a k t a d ı r
3 — Ali¥re Satışa konu t e ş k i eden mallar :
Tarım ürünlerinden bazılarının henüz idrak edilip hazırlanma­
dan ihracına imkân veren satış şekline «alivre satış» d e n i l m e k t e d i r
Alivre satışlar yalnız serbest döviz karşılığında yapılır Bu tip
satışa konu teşkil eden tarım ürünlerinin cinsleri, miktarları ve fiyat­
ları, rekolte d u r u m u , dış piyasa fiyatları ve ihraç miktarı belli olduk­
t a n sonra Ticaret Bokanlığmca tespit e d i l i r
IV — MÜSAADEYE BAĞLI İHRACAT ı
Aşağıda belirtilen ihracat türleri Ticaret Bakanlığının müsaade­
sine bağlıdır
1 — Y ü r ü r l ü k t e k i İthalât Rejimi
K a r a n île b u Karara istina­
den yayımlanan İthalât Yönetmeliği ve Sirkülerleri hükümlerine g ö ­
re ithale gerçekleştirilen mailann ihracı,
2 — T ü r k Parası Kıymetini Koruma Mevzuatı u y a n n c a bedel­
siz olarak ithali gerçekleştirilen veya hibe, yardım ve benzeri dü­
zenlemelerle ithali yapılan m a i l a n n ihracı,
^ m™
3 — İhraç edilen ancak muhtelif sebeplerle teslimi gerçekleş­
tirilemeyen ve geri getirilen veya geri getirileceği taahhüde bağla­
nan yahut başka şortiorm satışına İzin verilen maüann yerine yapı­
lacak ihracat.
4
İhraç ediîıp alıcısı t a r o f m d o n tesüm alınan ancak doha
sonra Uluslararası Gözetme Şirketleri torafından kalite değişikliği
veya düşuklüğij tesbit edilen malların geri getirilmesi veya geri ge­
tirileceğinin taahhüde bağlanması yahut başka şortloria satışma
müsaade edilmesi halinde bu m a l l o n n karşılığında ihracat,
5 ~ Geçici ihracat ve yurt dışındo işleme,
6 — Uzun süreli bağlantılora konu oion malların ihracı,
7 — Transit ticaret işlemleri,
8 — Reeksport işlemleri,
9 — Yurt dışında, inşaat, tesisat, montaj işleri ite teknik hiz­
metler yapacak müteşebbislere uygulanacak kurullar.
¥• —
SEKBEST
İHRACAT
:
•
Müsaadeyle, lisonso veya tescile bağh olmayan ihracata ser-• best ihracat denilmektedir. B u tur ihrocatto, ihracatçı herhangi bir
merciiden müsaade almaksızın yürürlükteki- ihracat Yönetmeliğinde
^ekli belirtilen serbest ihracat beyannomesinden beş nüsha tanzim
ederek çıkış g ü m r ü k müdüriüğüne boşvurarok ihraç edeceği molla
ügili çıkış işlemlerine derhal başfoyobiimektedir Eski uygulamada
İhracot Yönetmeliğine ek «İhracı tescile bağlı mallar listesi 18.2.1980
gün ve 8/369 sayılı karar ile yürüriükten koldınlmış, böylece ihra­
c a t t a t e s c i l uygulomosındaû geniş copta vazgeçilmiştir. Bu uygula­
maya, 25.11.1980 g ü n ve 8/1788 sayılı İhracat Rejimi Kararıylo, de­
vam edilmesi bir kere daha kararloştînlmış bulunmaktadır
VI
ÖZELLİĞİ OLAM
,1 — Geçici İhracat m
İHRACAT
:
Yurt D ı ş ı n a İşleme V
Az veya çok bir işçilik görmek üzere yobdncı ülkelere ham ve­
ya yarı işlenmiş maddelerin geçici olarak İşlenmek amacıyla sevkedümesî ve elde edilen mamûiîerin yurda ithaline imkân veren bu
t u r ihracat uygüfamasına yeni İhracat Rejiminde de aynen devam
olunmaktadır. Mer'i, Yönetmeliğe ekli listede belirtilen (genellikle
madenler) maddelerin ihraqi ve mamullerin ithaline dair tescil iş­
lemleri Bakanlık tarafından doğrudan doğruyo yürütülmektedir.• Mezkûr liste kapsamında bulunmayan maddelerin ^de • (çeşitli
Bakanlık temsilcilerinden oluşon bir Komite'de k a r a r veriimek kay­
dıyla) bu yoila yurt djşında işlenmesi mümkündür. •
• 2 ^
TRANSİT TİCARET ; '
Transit ticaret, ülkemize net döviz kozancı sağlanması kaydıy­
la yabancı menşeli m a l l o n n , Türk uyruklu bir kişi t a r a f ı n d a n , bir d i ­
ğer ülkeye transit olarak veya doğrudan doğruya (switch) satılma­
sıdır.
T r a n s i t ticareti yapacaklardon
«İhracat Belgesi, İhracat
Ruh­
satnamesi» ve «İthalatçı Belgesi» aranmamaktadır. Diğer bir ifadey­
le, transit ticaretini herkes yapobilir.
Transit ticaret aşağıda
belirtilen esaslar dahilinde yapılabil­
mektedir1 ~
Önceden dö¥îz tohsisî y o i y f l a : T r a n s i t ticareti yapacok
kişi T i c a r e t Bakanlığınca onaylanan tescil beyannamesi ile gereken
döviz tahsisi için Merkez Bankasına müracaat ederek, gerekli t a h ­
sisi temin e d e n
2 — M a h s o p syreîiyîs : Yurt dışından
getirilen bir akreditif
tahtındo Merkez Bankasından döviz istenmeksizin yopilan bir mua­
meledir.
3 — N e t ûömz k o z a n a suretiyle : Transit t i c a r e t i yapacak kişi­
nin kendi imkânlarıyla temin ettiği dövizlerle t r a n s i t t i c a r e t yapma­
sına do i m k â n b u l u n m a k t a d ı r
a) M ü r a c a a t Şeklî ı
•
'
,
İ l g i l i ; 10.8.1980 gün ve 17074 sayılı Resmî Gazetemde yayımla­
nan «Transit T i c a r e t Yönetmeliği» hükümleri muvacehesinde d ü ­
zenleyeceği tescil beyannameleriyle gerekli onay i ç i n Ticaret Ba­
kanlığına m ü r a c a a t e d e r Bu bokanlıkça onaylanan tescil beyanna­
meleri (6) ay süreyle muteber olup, aynca bu beyannamelerin (2)
oy süreyle temdidi de m ü m k ü n d ü r
T r a n s i t t i c a r e t sadece konvertîbi serbest dövîzîerie yapılabilir
b] Öze! HükümJer :
^ •
Transit ticaret yoluyla sağlanan döviz
kozonçlannın, kendi
kaynakiorınruzdon dovız tahsisi suretiyle bu ür ticaretin yûpnması
haımoe % ö ü u , iigaının kendi Irnkaniarıyia veya manbup sureuyıe
bu îur ticareti yapması holinde ise % 5u sini ıthaı tajeoıennae oızzat
kuıianabıimesıne de I r a n s ı t Ticoreıi Yönetmeliği» ııe ırnKon tanın3 — REEKSPORT UYGULAMASI x
s
Reeksport, yabancı menşeli malların ihraç edilmek kaydıyla Türkiyeye getırıiip miüileştirümeyi müteakip yeniden ihraç edilmesi iş­
lemine denilmektedir.
Reeksport işlemi için önceden ülkeye yurt dışından rambersmanlı bir akreditif şarttır.
Ülkemizde reeksport uygulamasına ilk defa 206.1980 gün ve
8/1151 sayılı kararname ile başlanılmış bulunulmaktadır.
4 — SINIR TİCARETİ :
Sınır ticareti. Bölge ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla k o m ­
şu ülkelerin sınır yörelerinde yaşayanlar ile yapılan ve esasları Sı­
nır Ticareti Yönetmeliğinde (20.9.1980 g ü n ve 16260 sayılı Resmî G a zete'de yayımlanmıştır) tesbit edilen t i c a r e t t i r Bu nevi ticaret, yü­
rürlükteki İhracat ve İthalat Rejimleri Kararlarına istisna teşkil et­
mektedir
j^l
Halihazırdaki durum muvacehesinde sınır ticareti Gürbuiak sı­
nır kapımızdan sadece İran İslâm Cumhuriyetine y a p ı l m a k t a d ı r
Sınır ticareti yörede yaşayan gerçek ve tüzel kişiler tarafından
yapılabilir Bu ticaret yoluyla Türkiye'ye yalnız «motorin, fuii-oil, gaz­
yağı ve benzin» getirilebilir Sınır ticareti esasları 20.91979 t a r i h
ve 16760 sayılı Resmî Gozete'de yayımlanan 80/7 sayılı Anlaşmalar
Sirkülerinde tespit edilmiştir
İhracı konun ve kararnamelerle yasaklanmış maddeler dışında
kalan her maddenin bu t i c a r e t yoluyla ülkemizden çıkarılması, ser­
b e s t t i r Mal ihraç edeceklerin getirecekleri petrol ürünlerini yöre­
deki Petrol Ofis bayilerine satmaları ve bu hususta bir t a a h h ü t n a m e
vermeleri zorunlu olup, bu muameleler özel takas veya bağlı mua­
mele niteliğini a r z e t m e k t e d i r Bununla beraber ithal ve ihraç işlem­
lerinin aynı veya ayrı kişiler tarafından yapılması da m ü m k ü n d ü r
5 —
BEDELSİZ TİCARİ
İHRACAT
ı
Özel ve kamu sektörü ihracotçılonnin malionnı yurt djşmda
tanıtabılmeleri, reklâm eşyası ve numune göndermeleri, garantili
satışlarda garanti süresi içinde bedelsiz yedek parça gönderebilmeleri, bu sektörlere a i t ihracatçıların yurt dışında açılan tuarıara mal
gönderebiimeıerıni teminen gerekli formalitelere cevap verilebilme­
si amacıyla bu tür ihracat Rejimimiz içinde yer almaktadır.
Yeni İhracat Rejimi muvacehesinde bu tür ihracata dair uygu­
lama yeniden düzenlenmiş, böylece ihracatçılarımızın yurt dışına
bedelsiz mal göndermeleri kolaylaştırılmıştır.
t
6 — BEDELİ PEŞİN DÖVİZLE ÖDENMİŞ MALLARIN İHRACI :
Yabancı uyruklu kişilerin veya yurt dışında yerleşik firma t e m ­
silciliklerinin y u r t dışından getirip Türk Lirasına çevirdikleri dövizler
karşılığı ticari mal alıp götürmelerine dair dar kapsamlı uygulamaya
geçen dönemdeki (1979—80) İhracat Rejimi île başlanmıştı.
Yeni İhracat Rejimi uygulamasında ise peşin dövizle (havale,
efektif, çek)'de dahi! edilerek «peşin döviz» ibaresinin kapsamı g e ­
nişletilmiş, ayrıca bu konuda yapılan işlemlere açıklık kazandırılmış
bulunmaktadır
E
İHRACAT İLE İLGİLİ MUAMELELER :
1 — T i c a r e t Bakanlığının Lisansına veya müsaadesine bağlı
malların ihracına ait muameleler :
İhracatçıların lisans talebinde bulunabilmeleri için İhracat Y ö ­
netmeliğine ekli l i s a n s / t e s c i l beyannamesinden on nüsha d o l d u r u ­
larak ilgili meslek kuruluşuna müracaat etmesi g e r e k m e k t e d i r ^
Meslek kuruluşları talebi süratle inceleyip görüşmelerini de be­
lirterek bu beyannamelerin altı nüshasını iki işgünü içinde Ticaret
Bakanlığına i l e t i r l e r
Bakanlık, meslek kuruluşlarınca gönderilen lisans/tescil b e y a n ­
namelerinden onayladığı d ö r t nüshayı alıkoyar, iki nüshayı ise ilgili
meslek kuruluşuna iade e d e r Meslek kuruluşları iade olunan nüsha­
lara dayanarak kendilerinde kalan nüshalara gerekli kaydı işleyerek
lisans/tescîi beyannamelerinin, diğer j ı ü s h a l o n n m .muamelelerini t a momlar ve dört nüsfıosını gerekli çıkış,işlemlerinde kullanılmak üze­
re ihracatçıya verirler»
Zorunlu hallerde' İîsans/tescil beyannamelerinde yer alan bilgi­
ler teleksle biidiriimek suretiyle Bakanlık onayının da teleksle b i l ­
dirilmesi istenebilir Onaylanmosı teleksle olunan' l i s a n s / t e s c i l be­
yannameleri- de, aynı gün Bakanlığa gönderilir.
Lisansa boğlı işlemlere oit beyannameler Bakanlıkça onaylan­
maları halinde İhraç Lisansı sayılır
Müsaadeye bağlı ihracatta istenilen müsaodenin niteliğine g ö ­
re m ü r a c a a t şekillerine dair esaslar tescil mercilerince müştereken
tesbit e d i l i r
^ 2 — Meşiek k y r u i y s i o r i m n
muameleler
tesciline
bağîı malların ihracına ait
İhracatçılar, İhrocat Yönetmeliğinde şekli belirtilen l i s a n s / t e s ­
cil beyannamesinden altı nüsha d o l d u r a r a k tescil için ilgili meslek
kuruluşuna yaptıkları m ü r a c a a t l a r bu kuruluşlar tarafından incele­
nerek uygun görülenler onaylanır ve beyannamenin dört nüshası ç ı ­
kış işlemlerinde kullanılmak üzere ihracatçıya, bir nüshası da bilgi
için aynı işgünü içinde Ticaret Bakanlığına g ö n d e r i l i r
3 ™ Alivre satışlar ve lisans muamelesi i
Alivre satışlar yalnız serbest döviz karşılığında yapılır Alivre
olarak satılacak m a l l a r alivre satışın zamanı ve diğer şartları Tica­
ret Bakanlığınca tesbit o l u n u r
Alivre satışlarına ait lisans beyannamelerinde, satışın alivre o l ­
duğunun belirtilmesi şarttır. Bu satışlara ait lisans muameleleri Ba­
kanlıkça belirlenen esaslar çerçevesinde tescil mercilerince sonuç­
landırılır
4 — Resmî Sektör İhracatı :
Resm' S e k t ö r müsaade, lisans ve tescil muameleleri için d o ğ ­
rudan doğruya Ticaret Bakanlığına m ü r a c a a t e d e b i l i r
5 — Serbest i h r a c a t ;
Müsaade ve lisans veya tescile bağlı olmayan ihracatta ihra­
catçılar «serbest ihracat beyannamesinden» beş nüsha d o l d u r a r a k
ilgili-çîktş gümrüğüne müracaat ederler. Bu beyannamelerden birU
smin. aitma güm.ruk ıdaresmce gereken şern verıyp mracaıçiya iade
oîunur. Ihrocatçı bü nüshayı, aynı gun Dagıı oıaugu r n e s ı u K Kuruıuşuna göndermekle y ü k u m ı u d u r
6 — i h r q c Süreleri
ı
İhraç süresi müsadeye bağlı ihracatta müsaade, lisansa bağlı
ihracatta lisans, tescile bağiı ihracatta ise tescil tarihinde b a ş l a r .
İhraç süresi, ihracatçının alıcısı ile yaptığı anlaşmaya göre be­
yan edeceği süre olup en çok 90 g ü n d ü r A n c a k , sanayi ürünleri
ve madenlerde bir yıla kadar ihraç süresi verilebilir
Bakanlığın müsaadesine bağlı ihracatta ihraç süreleri yukarıda
belirtilen sürelere bağlı kalmaksızın talebin niteliğine göre B a k a n ­
lıkça tesbit o l u n u r
İhracatı Teşvik Belgesi ile taahhüt edilen ihracatın süresi ihra­
catı Teşvik K a r a n hükümlerine bağlıdır
Alivre satışlarda ihraç süresi ürünün idrakim takip eden ayın
başından itibaren en çok doksan g ü n d ü r
İhraç süresi içinde malların yüklenmesine başlanılmış olması
ihraç sürelerini yalnızca gümrük çıkış beyannamesinde kayıtlı miktar
için normal yükleme süresi kadar kesmiş s a y ı l ı r
7 — İhroç Sürelerinin Uzatımı :
İhraç sürelerine, haklı ve zorunlu sebeplerie. Bakanlığın lisan­
sına bağlı ihracatta Bankacılıkça, meslek kuruluşlarının tesciline bağlı
ihracatta bu kuruluşlarca doksan güne kadar ek süre verilebilir Bu
süre sanayi mamulleri için bir yıldır Ek süre bir defada kullanılabi­
leceği gibi 90 gün veya bir yıl içinde kalınmak şartıyla bir k a ç de­
fa d o kullanılabilir
Bakanlığın müsaadesine bağlı ihracatta ek süre talepleri, t a l e ­
bin niteliğine göre Bakanlıkça incelenip sonuçlandırılır
Süre uzatma talepleri îçin engeç ihraç süresinin bitiminden baş­
layarak 15 g ü n içinde ilgili meslek kuruluşlarına müracaat edilme­
si g e r e k i r Meslek kuruluşları Bakanlığın lisansına
bağlı mallara
ait ek süre taleplerini Bakanlığa intikal e t t i r i r l e r
Süreleri uzatılmış olanlar do dahil ihraç lisansları ve tescil be­
yannamelerinin süreleri, bu sürenin bitimini izleyen onbeş gün i ç i n ­
de yüklemeye başlanması halinde herhangi bir meralden ayrıca izin
— 97 —•
E
: 7
olınmasmo gerek olunmaksızın yükleme süresi kadar uzatılmış sa­
yılır.
8 — lîıracötın Yapılması Şartı ;
İhraç süresi içinde fiili ihracatın gerçekleştirilmesi şarttır. Lisans
veya tescil muamelesi tamamlanmış olan satışlara ait malların fiilen
ihraç edilmemesi halinde, ihrocatçılonn meslek kuruluşlarına ö n c e ­
den ödedikleri nisbî aidat geri^veriimez, ya da nisbî aidat ödeme yü­
kümlülüğü ortadan kalkmaz.
Lisans veya tescil muamelesi tamamlanmış olan satışlara ait
malların % 40'ı veya daha fazlasının ihraç
edilememesi halinde
İhracatçılar iptal taleplerini ve sebeplerini ihraç süresinin b i t i m i n ­
den başlayarak 15 gün içinde tescil mercilerine belgeleyerek bildir­
mek zorundadırlar.
Tescil
mesi ya da
tal iie ilgili
da İhracat
mercilerince Incelencek bu bildirimlerin haklı görülme­
ihracatçının sözkonusu süre içinde fiili ihracat veya ip­
hiçbir bildirimde bulnmaması halinde, ihracatçı hakkın­
Rejiminde belirtilen müeyyideler uygulanır.
9 — Gümrük İdarelerince Yapılacak Muameleler ı
Gümrük idareleri, müsaade belgeleri ile lisans veya tescil be­
yannameleri veya serbest ihracat beyannamelerinin ihracatçılar t a ­
rafından kendilerine verilmesi, ayrıca Bakanlık ve tescil mercilerin­
c e müsaade, lisans veya tescil beyannamelerinde yer alan gerekli
bilgilerin telgraf veya teleksle kendilerine intikal ettirilmesi üzerine
ihracata müsade ederler. İhracatın telgraf veya teleksle bildirilmesi
halinde gümrük idarelerince b u telgraf veya telekslerden yeteri k a ­
dar örnek çıkarılarak muamele tamamlanır.
Gümrük idareleri, gümrük çıkış beyannamesinin kapatılışını iz­
leyen ilk işgünü içinde kendilerine verilen 4 nüsha( müsaade veya
lisans veya tescil beyannamesi veyahut serbest ihracat beyanname­
sinin) bir nüshasını gümrük çıkış beyannamesinin g ü m r ü k t e kalacak
nüshasına eklerler. İkinci nüshasını g ü m r ü k çıkış beyannamesinin
bir nüshası iie birlikte ihracatçının yetkili bankasına gönderirler, k a ­
lan iki nüshayı gümrük çıkış beyannamelerinin iki nüsha eklenerek
ihracatçıya verirler.
,
F ~
İHRACATTA KALİTE KONTROLÜ. - STANDARTLAR VE
KONTROL BELGELERİ x
Ticarette Tağşişin Men'i ve İlıracatın IVlurakabesi ve Korunma­
sına ilişkin 1705 ve 3018 sayılı Kanunlar, ihraç mallarımızın bir kıs­
mının «ihzar, imâl, tefrik, ambalaj, alım, satım, nakil ve saklanma­
larına, mal için alâmet ve açıklama kullanılmasına» dair sorumlu
tedbirlerin alınmasına Bakanlar Kurulunu yetkili kılmış b u l u n m a k t a ,
dır.
1705 sayılı Konunla ihraç mallarımızın standart tüzüklerinin ha­
zırlanmasına ve uygulamanın Ticaret Odalarında yapılmasına baş­
lanmış, ancak uygulamada görülen noksanlıklar dolayısıyla bu
görev 3018 sayılı Kanunla hükümete verilmiştir. Ticaret Bakanlığı
Teşkilât ve Vazifelerine dair 3614 sayılı Konunla bu Bakanlığın bün­
yesinde Stondordızosyon Müdürlüğü kurulmuş ve ihracatın, bu M ü ­
dürlükçe tesbit edilen, standartlara uygun oidarak yapılması esası
getirilmiştir.
İhracatımızın gelişmesi, mallarımızın belirli standartlara uyması
gereğini ortaya çıkarması nedeniyle 1960 yılında 132 sayılı kanunla
Türk Standartları Enstitüsü'nün (TSE) kurulması üzerine Standardizasyon Müdürlüğü, standartların yopıımosmı bu Enstitüye bırakmış
olup, faaliyetini standartların uygulamasına yöneltmiştir. T ü r k S t a n ­
dartları Enstitüsünce hazırlanan standartların bir kısmı, uygulaması
zorunlu olarak yürürlüğe konulmuş bulunmaktadır. Bu zorunluluk
malın üretim, satış, ihraç veya ithal safhalarında birisi, birkaçı veya
t ü m ü için olabilmektedir.
Stondordizasyon Müdürlüğü, kendisine bağlı
kontrol teşkilâtı
yardımıyla stondordizasyon kontrollerini ihracat sırasında yapmak­
tadır.
Türk Standartlarının uygulanması hakkındaki 7.2.1967 gün ve
6/7677 sayılı Tüzük hükümlerine göre Gümrük İdareleri, standardı
olon malların ihracı anında kontrol belgesi ararlar. Bu belge ihracat­
çı veyo temsilcisinin Tüzük hükümlerine uyularak beyanname veril­
mesinden başlayarak (24) saat içinde ihraç konusu malın işleme
yerinde, depoda veya gümrük sundurmasında
denetlenmesinden
sonra düzenlenir. Kontrolden hemen sonra malın ambalajı üzerine
standarda uygunluk işareti konur ve durum beige üzerinde de be­
lirtilir. Kontrolden sonra ambalaj üzerine kurşun mühür ve etiket to-
eg _ •
kılarak standardizosyon işlemi tamamlanan ve beyannameye bağ*
lonan eşya kaplan kuvvetli bir şüphe olmodıkoa aotlamaz.
İhracatçmın, yurt dışma göndereceği malın zorunlu standardı­
nın hazırlanıp yürürlüğe konup konmadığını
önceden öğrenmesi
zorunlu bulunmaktadır.
1934 yılındo 2450 sayılı Kanunla Standardizasyon İşleri Müdür­
lüğü olarak kurulan ve 3614 sayılı Kanunla Standardizasyon Müdür­
lüğü olarak çalışmalarım yürüten bu Müdürlüğün Bakanlar Kurulu
kararı ile zorunlu uygulamaya koyduğu kontrol tüzükleri ile TSE
tarafından düzenlenen ve bu müdürlükçe yine Bakanlar Kurulu ko­
ron ile zorunlu uygulamaya konulan standartlar aşağıda belirtilmiştir.
A — Tüzükler i
•1 —
zamname
2 —
3 —
4 —
5 —
6 —
7 —
8 —
9 —
Çekirdeksiz kuru üzüm ihracatının murakobesine dair n i ­
Fındık İhrocotmın Murakabesine Doir Nizamname
Palamut İhracatının Murakabesine Dair Nizamname
Yumurta İhracatının Murakabesine Dair Nizamname
Tiftik İhracatının Munrakabesine Dair Nizamname
Antep fıstığı İhracatının Murakabesine Dair Nizamname
Pamuklann Kontrolüne dair tüzük
Türk Standartlannın uygulaması hakkında Tüzük
Pamuklann cıcırlanma, preseleme ve depolamasının dene­
timine dair Tüzük
10 — İhraç M a l l a n n m numunesine ve satış anlaşmasına uygun­
luğunun denetlenmesine dair Tüzük
B — Standartlar ;
1
2
3
4
5
6
7
—
—
—
—
—
—
_
TS/34
TS/42
TS/89
TS/100
TS/101
TS/141
TS/142
Turunçgil meyveleri
Şeftali
Salyangoz
Elma
Sofralık üzüm
Kuru fasulye
Nohut
8 ^ TS/143 M e r c i m ş k
S — TS/151 Ceviz kütükleri
10
TŞ/15Ş B ü y ü k / k ü ç y k baş hayvan ham f e r i l e r i ortak hü-^
kümleri
11
TS/157 Toze mezbaha sığır derileri
12 — TS/158 Taze mezbaha dana derileri
13 — TS/159 Taze mezbaha manda ve malak derileri
14 — TS/16Q Salamura sığır derileri
15 — TS/161 Salamura dana derileri
16 — TS/162 Salamura manda, malak derileri
17 — TS/153 Tuzlu v© kuru sığır derileri
18 ~ TS/164 Tuzlu ve kuru dona derileri
19 — TS/165 Tuzlu ve kuru manda ve malak derileri
20 — T S / 1 6 6 Hava kurusu sığır derileri
21 — TS/167 Taze mezbaha koyun derileri
22 — T S / 1 6 8 Taze mezbaha kuzu derileri
23 — T S / 1 6 9 Taze mezbaha keçi derileri
24 ~ T S / 1 7 0 T a z e mezbaha oğlak derileri
25 — T S / 1 7 1 Salamura koyun derileri
26 — T S / 1 7 2 Salamura kuzu derileri
27 — T S / 1 7 3 T u z l u - k u r u kıjkeçi ve tiftik keçisî
28 — TS/174 Tuzlu-kuru koyun derileri
29 — TS/175 T u z l u - k u r u ve hava kurusu oğlak ve t i f t i k oğlağı
derileri
30 — T S / 1 7 6 Hava kurusu koyun derileri
31 — T S / 1 7 7 Hava kurusu ve tuzîu kuru kuzu derileri
32 — T S / Pikle deri
33 — T S / 1 8 4 A r m u t
.34 — T S / 1 8 5 Cüek
m — T S / 2 0 8 Bağırsaklar
36 — T S / 3 4 1 Yemeklik zeytinyağı
37 — T S / 3 4 2 Yemeklik zeytinyağı muayene metodları
38 — T S / 8 8 6 Yemeklik ayçiçek yağı
39 — T S / 8 8 7 Yemeklik pamuk yağı
40 — T S / 8 8 8 Yemeklik mısırözü yağı
41 — T S / 8 8 9 Yemeklik susam yağı
42 — T S / 8 9 0 Yemeklik soya yağı
43 ~ T S / 8 9 1 Yemeklik yerfıstığı yağı
44
45
46
47
48
49
—
—
—
—
—
~
T S / 8 9 2 Yemeklik rapisko yağı
T S / 8 9 3 Bitkisel yemeklik yağlar
T S / 8 9 4 Yemeklik bitkisel y a ğ l a n n muayene
TS/1049 Mahlep
T S / 3 1 0 Yerfıstığı
TS/1014 Türk yapağı ve yünleri
metodları
Standardizasyon Dairesi çalışmaların merkez ve iller
teşkilâtı
ofark sürdürmektedir. İller teşkilâtı ihracat kontrol merkezleri ile
pamuk kontrol merkezleri ve laboratuvarlar olarak çalışmaktadır.
A — İhracat Kontrol Merkezleri :
B u merkezlerde pamuk dışındaki, denetim tüzükleri ve stan­
dartları zorunlu uygulamaya konulmuş maddelerin ihracat kontrol­
leri, tüzük veya standartlarında öngörülmüş ise iç satım denetim­
leri tüzük ve standartlarına göre yapılmakta, ihraç denetimleri s o n u ­
cunda gümrüklere gösterilmek üzere denetim belgesi verilmektedir.
İstanbul, İzmir, Trabzon, Giresun, Ordu ve Mersin'de ihracat
başkontrolörlükleri, Tirebolu, Görele, Bulancak, Ünya, Fatsa, S a m ­
sun, Gaziantep, İskenderun ve A k ç a k o c a ' d a ise ihracat kontrolörlük­
leri b u l u n m a k t a d ı r
B — Pomuk Kontrol Merkezleri
Bu merkezlerde pamukların kontrolüne dair tüzük ile pamuk­
ların cırcırlanma, preselenme ve depolanmasının denetimine dair
tüzük'ün uygulamaları y a p ı l m a k t a d ı r
Ege Bölgesinde (Antalya dahil) 20 pamuk eksperliği, Çukurova
Bölgesinde ise 10 pamuk eksperliği m e v c u t t u r Bu merkezler yerine
göre diğer maddelerin ihraç ve dahili kontrolleri ile de görevlendi­
rilmektedirler
C — Laboratuvarlar :
İstanbul ve İzmir'de iki adet faboratuvar mevcut olup, bunlar
ticarete k o n u olan tüzüğü ve standardı bulunan ve kontrotlormın
gerektirdiği veya standardı yapılması gereken maddelerin, zorunlu
tahlil ve laboratuvar araştırmalarını y a p m a k t a d ı r l a r
H — DIŞ TEMSİLCİLİKLERİMİZİN GÖREVLERİ :
Ticaret Bakanlığı, dışticaret ilişkilerimizin fazla ve gelişmekte
olduğu ülkelerde dış temsilcUikler tesis etmiş olup aşağıda belirti­
len ilişkileri, b u temsilciliklerde t i c a r e t müşovirliklerimıîzin aracılığıylo yürütmektedir. Bu temsilclliklenmîzin ihracata ilişkin faaliyet­
leri oşağıda tanımlanmıştır.
— İhrocatçılarımıza ülkemiz malları ile ilgilenen firma isim ve
adreslerini ndüzenli olorak duyurulmasını, ihracatçılarımızın isim ve
adresleri ile teklif ettikleri mallar ile ilgili bilgilerin manaîli ticaret
odaları kanalıyla ithalatçıloro ulaşmasını sağlamak,
• — Belli başlı ihraç mallarımızın'dış piyasa olanaklarını araştı­
rarak mallarımızın tanıtılmasını, dolayısıyla sürümün artışını sağla­
mak,
— Bulundukları ülkedeki ticari f u a r , . s e r g i ve panayırlara k a ­
tılmamızın gerekliliğini oraştırmak ve katılma şartiarmı inceleyerek
d u r u m u Ticaret Bakanlığı ile ilgili kuruluşlara duyurmak, o y n c a ra­
kip ülkelerin bu teşhir yerlerine katılmaları nedeniyle elde ettikleri
basanlar üzerine rapor düzenlemek,
— İştirak edilen fuar, sergi ve panayıriarda açılacak pavyonlonmızın faaliyetine yardımcı olmak,
— Dış piyasalarda sûrürnü olmayan
ihraç
mailonmızo
pazar
o l a n a k l a n araştırmak,
— Bulunduktan öfkenin ithalât refimînde yapılan degişikffkîerî
izlemek, ihraç maîfanmıza karşı alınan kısıtlayıcı tedbirieri s a p t a - .
yarak durumu ilgili kuruluşlara bildirmek,
— İhraç mallonmıza bu ülkelerde rakip satıcılar tarafından y ü ­
rütülecek haksıtz rekabeti önleyici tedbirlerin alınmasını sağlamak
üzere çalışmalar yapmak,
— Yabancı .firmalar iie, ihracatçılanmız arasında ortoya çıka­
bilecek uyuşmazlıklon çözümlemek ve taahhüdünü yerine getirme­
yen ihracaüçıîanmızıh bağlı bulnduklan meslek kuruluşlannı uyar­
mak.
— Dîğer t a r a f t a n , ihracotçılanmızo ve meslek kuruluşfonnın,
dîş piyasoya sunulacak malîor için, bulunduktan ülkedeki ithal fıyotı
aranılan kalite ve ombafaj şekli ile malın ithalinde alman vergi, resim
gibi giderieri, malın satış olanağı ve mala karşı talebi, r a k i p ülkele­
rin bu ülkeye yıllık ihracatına ilişkin dış temsilciliklerimizden bügî
temin etmek olanağı vardır. A y n c a bu temsilciliklerimiz olanakları
dahilinde dış ülkelerde ticarî omoçlo seyahat eden ihracatçılanmızo
piyasa temoslonndo da yardımcı olmaya çalışmaktadırlar.
Y u k o n d o açıklandığı üzere sadece ihracata ilişkin görevleri da­
hi geniş bir sânayi kapsayan dış temsilciliklerimizin genellikle mah­
dut bir kadroyla çalıştıkları hususu da göz önünde tutularak, geliş­
miş ve iyi bir şekilde teşkilâtlanmış bir dış piyasaya mal teklifinde
bulunan ihracatçılarımızın aşağıda belirtilen hususlan gözönünde
bulundurmolan yerinde o l a c a k t ı n
— îhracatçılanmız ticaret yazışmalarını, uluslararası teamüle
uygun olarak, isim-ünvon ve adreslerini belirten antetli kâğıtlarla ve
uluslararası geçerli bir lisan ile yapmalıdırlar
— Bu yazışmalarda yabancı firma üzerinde ciddi bir izlenim
yaratacak şekilde, gayenin kısaca ve nazik bir yolla açıklanmasına
azami dikkat gösterilmelidir
— İthalâtçılara teklif edilen mala ilişkin birim fiyat, m i k t a n ka­
lite, stok d u r u m u , ambaloj ödeme şekli ve gümrük tarife ve istatistik
numarasına ilişkin açık ve kesin bilgi v e r i l m e l i d i r
— Teklif alınan mala ilişkin dış temsilciliklerimize verilen bil­
gilerin güvenilir olmasına dikkat edilerek, bu temsilciliklerimiz itha­
latçı firma nezdinde müşkül durumda bırakılmamalıdır
— Dış ülkelerde, ticaret, seyahat yapan îhracatçılanmız, itha­
latçılar ile iş görüşmelerinde, daha önceden kararloştınlan g ü n ve
saatte hazır bulunmalannı da iş ilişkilerini olumlu yönde geliştire­
ceği hususunu daima hatırlamalıdırlar
İHRACATTA GÜMRÜK MUAMELELERİ
(GÜMRÜK
ÖZEM
KOMİSYONCUSU)
YÜRÜRLÜKTEKİ İHRACAT MlEVZmJim
GÖRE BİR İHRACATÇÎMÎM
İHRACATINI FİİLEN GERÇEKLEŞTİREBİLMESİ ¥ E TÜRK GÜMRÜK
Sir^lRLARüVlDAl^l İTHAL MEMLEKETİME MAPMİCMA KADAR GEÇEI^
SÜRE ZARFIMDA YAPİLMASİ GEREKEW FORMALİTELER ¥ E
?EĞİ İHRACATÇir^i^l GÖREVLERİ :
i ™ İHRACATTA GÖyRÖİC MUAMELELERİ ı
Türkiye'den kesin, oîarak yurt dış! edilecek ihraç inallarının ç ı - ,
kış işlemi Gümrük İdarelerine yazılı olarak bildirimle başlan
Bu yazılı bildirimler; ihraç konusu maüann:
— Cinsi,
: '
~ İhracattaki satış şekillerine göre ılgiü Gümrük
sunulması icobeden belgeler değişik muhteviyattadır.
.
İdorelerine
Bu gene! özetlemeyi yaptıktan sonra konoyo d a h a detariı ola­
r a k girmek ve işlemlerin totbîki yönüyle İzohı daha yararii olacağı
görüşünden hareket ederek açıkSamado buinmak daha yerinde o l a ­
caktır.
— Öncelikle ihraç konusu malların Ruhsoî veya fhrocatçı Bel-'
.gesine tabî oîup olmadığı bilinmesi gerekmektedir, Rohsato tobi m a . Iın ihracatçı belgesi ile îhrocotı mevzuat gereği m ü m k ü n olamamak­
t a d ı r Ancak Ruhsat sahibi i h r o c a t ç ı ; ihröcotçı belgesi iie ihracı yopılabüen m a l l a n ihraç edebilmektedir. Kısaca dış piyasaya satışı ya­
pılan malların ihracını yapabilmek için İhracatçı Ruhsat ve belgesine
sahip bulurîmosf g e r e k m e k t e d i r
• İLGİLİ ©ÖMRÛK İDARELERİNE S y ^ ö L A G A K BELGELER :
1 — Gümrük Çıkış Beyonnamesî,
2 — Satış f a t u r a s ı ,
3 — Çeki listesi,
,
•
4 — Mamullerin cinsine göre muhtelif kontrol belgeleri,
5 — U s a n s veya Tescil beyannamesi,
6 — Dış Ticaret Rejimi ve Tijrk Parasını Koruma Kanununa
göre k a r a r ' v e tebliğlerin belirttiği muhtelif kambiyo taahhüt ve m ü ­
saade belgeleri.
7 — İthol memleketlerine göre Gümrük indiriminden faydalan­
mayı temin eden muhtelif dolaşım belgeleri,
8 — Eşyanın sevkedileceği naki! aracının bağlı bulunduğu a c e n ta veya kumpanyasının vereceği belgeler,
9 - ~ İmza Sirküleri, sicil gazetesi, Ruhsatname, İhracatçı Bel­
gesi, Faaliyet belgesi, var ise muhtelif v e k a l e t n a m e l e r
1 ~
GÜMRÜK CIKÎŞ BEYANNAMESİ ı
M a t b u olarak muhtelif kurumlarca bastıniorok her zoman t e ­
darik edilebilecek şekilde ilgili mercilerde bulunmaktadır. (Bir adet
örneği ilişkin olarak sunulmuştur.)
Yürüriüktekl mevzuata göre şu anda kullanım yapılan G ü m r ü k
Çıkış Beyannamelerinin 9 nüsha olarak tanzim edilmesi gereklidir.
M a t b u olarak bulunan bu belgenin muhteviyatında bulunan soruların
cevaplandırılması ile tanzim işlemi tamamlanmış olur. Bu belgenin
tanzim işlemi tatbiki olarak anlatılacaktır.)
Gümrük çıkış beyannamesi her türlü ihraç, resim ve diğer ver­
gilerden muoftıf.
B u ' belgelerin tanzim işleminde , yopilan hatlar silinmez, hata
görünecek şekilde tek çizgi ile iptal edilir. İptal olunan her ihracat­
çı tarafından imzalanır. Gümrük İdaresince anında İdare amiri t a ­
rafından imza ve mühür aftına alınırîş bu belgelerin tanzimi sabit kalem veya daktilo île doldurul­
ması mecburi olup başkaca bir kalemle tanzim olunan beyanname­
ler geçerii olmayıp hiçbir şekilde işleme konulmaz.
Tatbiki uygulamada da görüleceği üzere b i r k a ç bölümden olu­
şan G ü m r ü k Çıkış Beyannamesinin Gümrük İdaresince doldurula­
cak kısım hiçbir şekilde ihracatçı tarafından doldurulamaz.
Gümrük çıkış beyannamesi kısa ve öz olarak altına eklenen v e
yukarıda sayılmış bulunan belgelerin bir özeti mahiyetinde olup iş
bu ekle belgeler bulunmadıkça hiçbir hüküm ifade etmez.
Gümrük çıkış beyannameleri Türkçe tanzim olunur.
2.--^ S A T I Ş FATURASI t
ihracı sozkonusu malm miktarmi ( A d e t m^ kgr. vs.). cinsini bî­
rim fiyatmı, toplam satış tutarını (Yabancı pora ve T L olarak, satış
şeklini (FOB, CİF, CF, Cİ, FOT) gösteren. Tanzim tarihli, Fatura No.,
lu, İthalatçının unvanına hitaben tanzim edilmiş bulunan ve ihra­
catçı tarafından m a t b u olarak bastırılmış belgeler olup ilgili Güm­
rük İdarelerine ibraz olunmak üzere 6 nüsha olarak tanzim olunur.
(Örneklenmesi tatbiki olark anlatılacaktır). Her türiü v e r g i , resim,
harçtan muaf olup ihracatçının imza ve kaşesini taşır.
•3 — ÇEKİ L İ S T E S İ . :
İhraç malının 1'den fazla ambalajı kapsaması halinde Gümrüğe
ibrazı sozkonusu o l a n belge olup beher ambalajın içinde bulunan
ve fatura muhteviyatı döküme haiz belgeler olup G ü m r ü k İdaresinin
kontrol mekanizmasına yardımcı bir belgedir. Ambalajın nevi, adeti,
her ambalajın sıra nosu, bürüt, net kgr. nı, içinde bulunan malın
adedini ve cinsini belirten bir belgedir. (Tatbiki açıklamada örneklendirilecektir)
• 4 — MAMULLERİN CİNSİNE GÖRE MUHTELİF
BELGELERİ VE NAKLİYE TESKERELERİ :
KONTROL
a) O r m a n ürünleri ve Tekel'e tabi eşyada ilgili kuruluşlarca ve­
rilecek
Nakliye teskereleri,
b) Canlı hayvan, bitkisel, gıda ve insan sağlıkları ile ilgili mu­
amelelerde sağlık ve kontrol belgeleri,
c) Mevzuata g ö r e fiyat kontrolü gereken ve y u r t dışına çık­
ması sakıncalı olan mamuller için fiyat kontrol mekanizmasını temin
eden v e y u r t dışına çıkışı sakıncalı olmadığını tevsik eden v e ilgili
resmi kuruluşlarca tanzim edilerek ihracatçıya veya g ü m r ü k idare­
lerine direkt olarak verilen belgeler.
Bu belgeler yukarıda belirtilen ve ilgili Bakanlıklarca görevlen­
dirilen k u r u m l a r c a verildiği gibi bu belgelerin geçerliliği çoğunlukla
matbu k o n t r o l belgesi haricinde malların kontrol edildiğini ve kont­
rol edilen mallar olduğunun bilinmesi için mühürlenmesi ile geçer­
lilik a r z e d e r
5 — LİSANS « TESCİL ¥EYA SERBEST TESCİL
İş bu belgeler ihraç sirosiodo yürürlükte bulunan İhrocat Rejimine göre tanzimi gereken belgeler, olup, ihracat rejimi değiştikçe
bu belgelerin'muhteviyatı ve şeklî de değişebilir.
Bu belgeler ihraç konusu mallara veya Ülkelere göre tanzim
edilmesi icobeden Şöy^eki: ihracı serbest rnamuiierae serbest tescil
beyannamesi, lisonso tabi mallarda lisans tescil .beyannamesi, tes­
cile tabi mamullerde tescil beyannamesi tanzim edilir. Lisans veya
t e s c i l . b e y a n n a m e s i yeni Ticaret Bakonlığının tayin ettiği mesleki
kuruluşlarca onaylanması i c o b e d e r Onaysız bu belgeler geçerlilik
orzetmez. Serbest tescil beyonnomesînln şu ondaki mevzuata' göre
onoys • gerekrnektedin
(Bu belgelerin muhteviyatı ve tanzimi hakkında geniş bilgi tat­
biki oçiklomoda verilecektir).
6 — DIŞTiCARET REJİMİ VE TÜRK PARASİ KORUMA K A M U •^ÖNA' GÖRE KARAR ¥ E TEBLİĞLERİMİ BELİRTTİĞİ
MUHTELİF KAMBİYO TAAHHÜT BELGELER! ı
• d ) , Preîinarısınan y o i u f la (peşin iiawale dowiz) yapılan satışlarda:
İlgili mutavossıt bankaca tanzim olunan ve ihraç malının m u h ­
teviyatı, kıymetini kopsayan döviz alım bordrosu ve bu bordroya
istinaden yine ilgiü mutavassıt bankoca ilgili . Gümrük İdarelerine
sunulmak üzere «K» başlıklı mektup o l a r a k isimlendirilen belgeler
olup tanzim işlemi iigiy bankaca yapılır, ancak ihracatçının t a l i m a ­
tına göre tanzim edilmesi gereklidir.
b) Vesaik Mukabili - Kredili - Akreditifli satışlarda :
İhracatçı tarafından tatbikatta da görüleceği üzere yine İhra­
cat Rejiminde belirtilen şekilde 4 nüsha olarak tanzim edilin K a m ­
biyo işlemine yetkili ve ihracatçının çalıştığı bankaya ibraz edilerek
tasdik işlemi talep edilin İlgiîi banka bu belge üzerinde gerekli iş­
lemleri yaptıktan sonra Nakliyatçıya, ilgiü gümrüğe ibrazı edilmek
üzere yükleme taiimaîı olarak 2 nüsha verilin Bunun bir nüshası
nakliyatçıya bir nüshası da Gümrük İdaresine sunulun Bu talimat
mektuplarında tesellüm makbuzu mahiyetini kapsayan konşimen-
tonun tanzim edileceği İlhalatçı ülkedeki bankanm isim, unvan ve
adresi mevcuttur. Nakliyatçı yürürlükteki mevzuatlara göre bu t a ­
limatın dışına taşamaz, aykırı horeket edemez.
İş bu belge ihracatçının malın bedeli olan dövizleri İhracat Re­
jimi kararma göre süresi içinde yurda sokacağını t a a h h ü t eden
bir kambiyo taahhüdü belgesidir.
c) Konsinye > Müşterek Hesap - Mal Mukobiii Satışlarda :
İhracatçı firma tarafından ihracat rejimine uygun olarak t a n ­
zim edilen bir belge olup bağlı bulunduğu Kambiyo Müdürlüklerine
hitaben tanzim edilir ve tasdiki söz konusu değildir. (Tanzim şekli
tatbikatta detaylı olarak anlatılacaktır.
7 — İTHAL ÜLKELERİNE GÖRE GÜMRÜK İNDİRİMİNDEN İT­
HALATÇIYI FAYDALANDIRMAK ÜZERE T A N Z İ M EDİLEN
VE GÜMRÜKÇE TASDİKİ GEREKLİ İHRAÇ A N İ N D A S U ­
N U L M A S I İCABEDEN DOLAŞIM
BELGELERİ VE İHRA­
CATTAN SONRA T A N Z İ M ¥ E TASDİK O L U N M A S I GEREK
BELGELER ;
a) A. TR. 1 Dolaşım Belgesi ı
Ortak Pazara dahil ülkeler için tanzim olunur. T ü r k ç e ve Or­
tak Pazar Ülkelerinin kabul ettiği herhangi bir yabancı dille d o l d u ­
rulması icabetmektedir. Bu belge m a t b u olarak ilgili resmî kuruluş­
larca matbu olarak bastırılmış olup, ücret karşılığı mesleki kuruluş­
lardan temin edilmesi mümkündür. (Tanzim işlemi ayrıca tatbiki
olarak anlatılacaktır.) İhraç sırasında Gümrük İdarelerifıe sunulur ve
tasdik işlemi yaptırılır.
Gümrük İdarelerince tasdik olunmamış bu belgelerin hiçbir g e .
çerliliği yoktur. Kullanım süreleri sınırlı olup ithalâtçı bu belgeyi s ü ­
resi içinde kendi g ü m r ü ğ ü n e sunması icabeder. Kaybolması halinde
kaybolduğunu tevsik edici belgeler ibraz edilmek üzere yeniden t a s ­
dik edilmesi mümkündür.
b) A« TR. 3 Belgesi •
Bu belge ortokpazora dahil olmayan bir ülkeye mallar ihraç e d i ­
lir ve bilahare bu mallar ortak paeara dahil bir ülKeye satışı yapı-
• _ rn ™
îırsa kullanimi mümkün, olan bîr belge olup I t h o i a t ç r t a r a f ı n d a n ' t a n ­
zim ^edilmesi istenirse yapılma zorunluluğu mevcuttur. Bilohare v e ­
rilmesi mümkün değildir, ihraç sırasında tosdıki -gerekli olup yine
A. TR. 1 belgesi gibi matbu olarak basılı olup ücret karşılığında ilgili
mesleki kuruluşlardan temin edilebıijr. (Tanzim işlemi tatbikatta
ayrıca açıklanacaktır),
e) Forma ¥© Normal (ABC) Henş© Şehadeîrıameîerî :
Özel anlaşmalı İthalâtçı Ülkeler için tanzim olunması icabeden
belgeler oiup İhracat Rejiminde bu ülkeler yayımlanmıştır. Gümrük
İdarelerine ibrazı ve tasdiki söz konusu olmayıp, i h r a ç t a n sonra da
tonzimi mümkündür.
Mesleki Kuruluş veya Bakanlığın tayin ettiği merciilerin onayı
gereklidir. (Tanzim işlemi tatbikatta açıklanacaktır).
Bu belgeler de yine matbu olarak basılı bulunmakta olup üc­
ret karşılığı meslek kuruluşlardan temin edjlebilir.
8 ~
MALLARIN SEVKEDÎLECEĞİ VASITANIN BAĞLI BULUN­
DUĞU ŞİRKETLERCE VERİLECEK BELGELER :
a) Acenta Mektubu ı
.
,
.
İlgili nakliyatçı şirketler veya kuruluşlarda matbu olarak mev­
zuata uygun olarak tanzim edilmiş şekilde bulunmaktadır. Tanzimi
ile bu kuruluşlar sorumludur. İlgili bankaların talimatına istinaden
ilgili gümrüklere ibraz edilmek üzere ihracatçıya verilir. Talimata
uyulacağını tevsik eden ve nakliyatçıyı bağlayıcı nitelik taşır.
Konşimentonun alıcı adına tanzimi hallerinde bu belge aranmayıp yalnız yine gümrüğe ibraz edilmek üzere nakil vasıtasının yük
almaya hazır bulunduğunu tevsik eden ayrı bir belge verilir. (Tatbi­
katta ayrıca anlatılacaktır.)
Yukarıda mümkün olduğu kadar izahına çalıştığımız hu beîge^
lerin tümü bir araya getirildikten sonra gerekil kontroller bir kez
daha yapılır. İhracatçının imza ve tasdikieyeceğo belgeler de imza­
lanıp tasdikiendikten sonra gümrükleme işSemine başlamak üzere
işlemler ihracatçı firma tarafından yürütülecek ise firma yetkilisi
-—Gümrük komisyoncusu yürütecek ise firma adına gümrük komis­
yoncusu ihraç konusu malları da gümrük sahasına götürmek sure-
tiyle g ü m r ü k i e m e işlemine _ başlamak üzere ilgili g ü m r ü k
idaresine
m ü r o c a a t i a işleme başlanır.
BİR M A L I N FİİLEN Y ö R T DiŞi EDİLEBİLMESİ IÇIN
GÜMRÜK
I D A R E L E R I N D E YAPİLACAK I Ş L E M L E R ı
•
'
Yukarıda izah edilen belgelerin bir araya getirilmesini müteakip
öncelikle g ü m r ü k idarelerinde mevcut tescil merciine sunulur. Güm­
rük idaresinde hazır bulunan gümrük tescil mercii memurları bu bel­
geleri nezdine aldıktan sonra öncelikle ihracatçı firmanın ruhsatı,
belgesi, imzası ve diğer hususları kontrol edilir. İhracatçı hakkında
herhangi bir merciiden ihracatçı sıfatını kaybedip etmediğini tevsik
eden bir belgenin var olup olmadığını araştırdıktan sonra sunulan
evrakların kontrolü yapılır. Mevzuat ve kaideler uygunluğu anlaşıl­
dıktan sonra kayıt ve tescil işlemi yapılır.
Kayıt ve tescil merciinden geçen bu belpeler İdare amirine s u ­
nularak malların beyana
uygunluğunu tesbit etmek
üzere
memur
tayini talep olunur.
Tayin olunan gümrük memurunun gerekli k o n t r o l ü n ü yapması
sonucu malların yurt dışına çıkmasında sakınca olmadığı ilgili me­
murlarca kabul ve beyan edildikten sonra mallar yine ilgili gümrük
idarelerinin muhafaza ve kolcu tabir edilen teşkilâtı nezaretinde
beyan edilen nakil vasıtalarına mühür altında yüklenmesi sonucu
fiilen gerçekleştirilmiş o l u r
G ü m r ü k işlemlerinin tamamlanmasından sonrü sevk vasıtasının
bağlı bulunduğu kuruluşlarca kambiyo mevzuatına göre tesellüm mak­
buzunu tanzim ederek ilgili mercilere teslim eder. Satış şekline g ö ­
re ihracatçı firma aracı bankoya verilmesi sonucunda yükümlülük­
lerin büyük bir kısmı ortadan kalkmış o l a c a k t ı r (Bu konu ayrı o l a ­
rak i ş l e n e c e k t i r )
İhracatı müteakiben Gümrük İdaresine sunulan bu belgeler il­
gili idarelerce aracı bankoya. Bakanlıklara ve diğer resmi kuruluş­
lara gönderilir bir sureti de ihracatçıya verilir
• İHRACATÇININ İHRACATI FİİLEN GERÇEKLEŞTİRDİKTEN
SONRA Y A P M A S I ZORUNLU OLAN İŞLEMLER :
o) İhracatın fiilen gerçekleştirilmesinden sonra bu gerçekleş­
meyi tevsik eden belgeleri (Tescil, çıkış beyannamesi, satış akdi)
,
_
113 _
R' : 8
ihracat rejimi kararma göre süresi ioinde gösterilen merciilere sü­
resi içinde ihracatını yaptığını bildirmesi zorunludur.
b) Satış şekline göre aracı bankoiaro itholotçılara gönderil­
mek üzere sunulması icabeden belge ve yapılması gereken işlemler:
— Prefinansman yoluyla yapılan ihracatlarda,
— Konsinye olarak yapılan ihracatlarda,
— Müşterek hesap yoluyla yapılan ihracatlarda,
Alıcıya : Ticari fatura
Vorsa dolaşım belgesi
M a l m teslimini tevsik eden konşimento
Ölçü ve ambalaj listesi
İthalatçı tarafından istenen sair belgeler direkt olarak
alıcıya gönderilir.
Prefinansman satışlarda döviz alım bordrosu, r adet konşimen­
to sureti, varsa sigorta poliçesi, foturo sureti orocı bankayö sunu­
larak kambiyo kapatma işlemleri yapılır
—VESAİK M U K A B İ L İ — AKREDİTİFLİ fOpilan îhracatlorda :
Akreditif şartlarına göre ve ithalatçının İsteğine göre istenen
v e kıymetli evraklar adı olarak nitelendirilen ayrıca yukarıda yazılı
bulunan belgeler aracı bankayo ithalatçı ülkedeki başka bir muha­
bir bankaya gönderilmek ve maî bedelinin tahsilini gerçekleştirmek
üzere tevdi olunur.
İhracat muadili dövizler yurda geldikten sonra ilgili bankalar
kambiyo hesabını kapattıktan sonra ihraç konusu mal vergi iade­
sine tabi ise Gümrük İdarelerinde bankalara tevdi edilen v e r g i iade
nüshalarının bazı belgeierie birieştirerek bağlı bulunduğunuz Mer­
kez Bankası vergi iadeleri servisine intikal e t t i r i l i r
Bu safhaya kadar getirilen işlemlerden s c r r a yapılacak işlem­
ler ayrı bir konu olarak izah e d i l e c e k t i r
İHRACATTA ÖDEME ŞEKİLLERİ VE
İHRACAT KREDİLERİ
AHMET AYAYDIN
TÜRKİYE İŞ BANKASI GRUP MÜDÜRÜ
Değerli üyeler, SayiH Konuklar, Ticaret Odasının Saym Y ö n e t L
elleri,
^
Bana ayrılan sürede sizlere;
1 — İhracatta ödeme şekilleri
2 — Beyanname - Taahhütnameye ¥e «K» başlıklı m e k t u b o da­
yalı i h r a c a t
3 — İhracatta k u r uygulaması
4 — İhracat kredileri
hakkında özet bilgi sunmaya çalışacağım,
1 — İhracatta Ödeme Şekilleri :
İhracatta ödeme şekilleri, ihracatçılarımıza sağladıkları g ü v e n ­
ceye göre aşağıda belirtilmiştir
a) Teyitli gayrikabili r ü c u akreditifler ı
Bu t ü r a k r e d i t i f l e r akreditifi nezdimizde a ç a n b a n k a n ı n , uygun
vesaikin ibrazı koşuluyla, ödeme taahhüdüne e k olarak, akreditifi
teyit eden Türk Bankasının satıcıya ödeme t a a h h ü d ü n ü i ç e r i r
b) Teyitsiz gayrikabili r ü c u akreditifler :
Bu t ü r akreditifler yalnızca gayrikabili rücu akreditifi a ç a n ya­
bancı bankanın ö d e m e taahhüdünü i ç e r i r Bu akreditifi satıcıya i h ­
bar eden Türk bankasının ödeme taahhüdünü bulunmadığından, d ö ­
vizlerin Türk bankasının muhabiri nezdindeki veya Merkez Banka­
sının muhabiri nezdindeki hesaplarına olacak kaydedilmesine bağ­
lıdır
Bu arada ister teyitsiz gayrikabili rücu akreditiflerin i h r a c a t ç ı ­
lar yönünden taşıdıkları güvenceye işaret edelim:
Bu t ü r akreditiflere satıcının onayı okmaksızın herhangi bir de­
ğişiklik getirilemiyeceği gibi, gayrikabili rücu kareditifler satıcının
onayı olmaksızın iptal de edilemezler Keza satıcı, alıcının mal be­
delini ödeyip ödemediğine ödeme gücüne sahip bulunup bulunma-
dığına bakmaksızın, uygun vesaik ibraz etmek koşuluyla ve rambursman koşuliarmı da göz önünde bulundurarqj< akreditiften mal
bedelini tahsil hakkma sahip bulunmaktadır.
c) Kobifi r ü c u okreditifler :
Bu t ü r akreditifler, akreditifin yürürlük süresi içinde vesaikin
ibraz tarihinden önce her a n yalnızca alıcının talimatına dayalı ola­
rak muhabir bankaca iptal edilebilir.
Bu itibarla, alıcı y ö n ü n d e n daha ucuz maliyetli olmakla birlik­
te, satıcı yönünden rizikoludur. Zira, satıcı yüklemeyi yaptığı halde,
yükleme vesaikinin satıcının bankasına ibrasından önce kabili rücu
akreditif iptal edilirse, satıcı mal bedelini akreditiften tahsil ede­
mez.
Ancak, vesaikin ibraz edildiği tarihten sonra verilen akreditif
iptal talimatları geçersizdir.
«Kredili İhracat»a geçmeden önce, akreditiflerin r a m b u r s m a n
koşullarına dikkati çekmek isteriz. Bir kısım akreditiflerde, a k r e d i .
tifi a ç a n muhabir bankalar, uygun vesaikin taraflarına ulaştığı t a ­
rihte akreditifi satıcıya ihbar eden Türk bankasının uygun gördüğü
bir muhabir nezdinde alacaklandıracaklarını belirtmektedirler. Bu
tür akreditiflerde, sevk vesaiki muhabir bankaya ulaşıncaya kadar
satıcıya akreditiften ödeme yapılamıyabileceği gözden uzak t u t u l ­
mamalıdır. B u sakıncanın ortadan kaldırılması için akreditifi a ç a n
yabancı bankanın akreditif k u ş a t mektubunda bir ranbursman b a n ­
kası göstermesi, akreditifin, ihbar eden Türk bankası gişelerinde ödemeli olduğunu belirtmesi yararlı olacaktır.
D ) KREDILI İ h r a c o t ı
M a l l a n temsil eden sevk evrakının, satıcı tarafından keşide edi­
len poliçenin alıcıya kabul ettirilmesi ve güvenilir bir yabancı b a n ­
kaca ava! verilmesi veya doğrudan muhabir bankaca kabul edilme­
si karşılığında teslimini öngören bir ödeme t ü r ü d ü r
Kredili ihracatta başlangıçta mal bedelinin ödenmesi garanti
altına alınmış d e ğ i l d i r Yalnızca alıcının imzasını taşıyan bir poli­
çenin ödenrnesî, alıcının ödeme gücüne bağlı olduğu halde, m u h a ­
bir banka avali veya d o ğ r u d a n kabulü ile mal bedelinin ödenmesi
güvence altına a l ı n m a k t a d ı r Ancak bu halde de muhabir bankanın
taahhütlerine bağlılığı göz önüne alınmalıdır
Kredili ihracat, 25 Ekim 1980 tarihli 17142 sayılı Resmi Gazate'de yayınlonan İhracat Yönetmeliğinin, 34—44. maddelerinde açık­
lanmıştır. Bu arada yalnızco FOB bedelin kredili ihracata konu ola­
bileceği, CÎF ve CF satışlarda CİF, CF, FOB farkının y a n i navlun
ve sigortanın, ihracat bedeli dövizlerin yurda getirilme süreleri için­
de Türkiye'ye getirilmesi zorunluğu gözden uzak t u t u l m a m a l ı d ı r
e) Vesaikin tahsile gönderilmesi :
Bu tür ödeme şeklinde, gerek muhabir bankanın gerekse Türk
Bankasının ödeme taahhüdü yoktur.
İhracatçı, bizzat seçeceği veya bankasının uygun göreceği m u ­
habire gönderilecek sevk evrakının, bedelinin döviz o l a r a k ö d e n ­
mesi koşuluyla alıcıya teslim edilmesi yönünde talimat v e r e c e k t i r
Diğer bir ifade ile, alıcı vesaik bedelini döviz olarak ödemediği
takdirde, muhabirin ve Türk Bankasının ihracatçıya mal bedeli Türk
Lirası karşılıklarını ödemesi ve malların alıcıya teslimi
sozkonusu
olamaz.
f) Vesaikin kısmen yapılacak ödemeler karşılığında
bedelsiz
teslimi :
Vesaikini kısmen yapılacak ödemeler karşılığında veya bedel­
siz teslimi kambiyo mercilerinin iznine bağlıdır
A n c a k zorunluğun belgelenmesi koşuluyla % 10'a kadar nok­
san ödeme karşılığında vesaikin teslim ettirilmesi hususunda yet­
kili bankalar muhabirlerine talimat verebilirler .
% 10 — % 20 arasında noksan ödeme karşılığında vesaik tes­
lim), zorunluğun ilgili meslek kuruluşunca belgelenmesine bağlıdır.
% 20'yi aşan noksan ödeme karşılığında vesaik teslimi, zorun­
luğun ilgili meslek kuruluşunca belgelenmesine bağlıdır
% 20'yi aşan noksan ödeme karşılığında vesaik teslimi K a m ­
biyo mercilerinin iznine bağlanmıştır
A n c a k bedeli kesin olarak yurda getirilen ve Türk Lirasına çev­
rilen ihracatta, sevk evrakının alıcıya bedelsiz teslimi huşunda yet­
kili bankaların muhabirlerine talimat vermeleri m ü m k ü n d ü r
2 — Beyanname - taahhütnameye veyo «K» başhkis mektuba
dayalı ihracat :
0 ) Beyanname - toahhüînomeye dayalı ihracat :
Bir ihracat işleminin beyanname, taahhütnameye dayalı oîarak
yürütülebilmesi için :
— Sevkıyatın ocentolaro bağlı nakil vasıtaları ile yapılması,
— Bu acenîalann malların teslimine yarayan deniz veya hava
konşimentosu, hamule senedi (DDY tarafından düzenlenir),
— Nakliyeci makbuzu vb. sevk evroki düzenlemeleri,
— Bu sevk evrakının akreditifi teyit veya ihbar eden Türk Ban­
kası veya yabancı banko adına düzenlenmesi gerekir.
İhracatçı, bir Türk Bankası nezdinde açılmış bulunan bir akre­
ditife dayalı olarak veya vesaik mukabili ihracatta (kredili ihracat
dahil) yetkili bankoya tebliğe ek 1 numaralı örnekte gösterilen 3
nüsha Kambiyo Müdürlüğüne muhatap beyanname - taahhütname
ile başvurarak, 2 nüshasının onaylı olarak kendisine verilmesini iste­
yecektir
Burada, yetkili banko nezdinde bir akreditif açılmadan veya
vesaik mukabili ihracat yapılacağı beyan edilmeyen yetkili banka­
dan beyanname - taahhütname onayı istenemiyeceği hususuna dik­
kat e d i l m e l i d i r
Beyanname - taahhütnamenin «hangi tarihte ihraç edileceği»
hanesine, sanayi ürünleri ve madenlerde ençok 1 yıl, diğer ürün­
lerde en çok 90 gün yazılmalıdır
Beyanname - taahhütnameyi imza eden ihracatçı,
— Fatura, sigorta mukavelesi ve poliçeleri ((gerekiyorsa) men­
şe şahadetnamesi ve diğer t a m ihracat belgelerinin asıllarını ve bir
suretini ihracatın yapıldığı tarihten itibaren en geç on iş günü için­
de yetkili bankoya vereceğini,
— Nakliyat ocentosıno gerekli talimatı vereceğini,
— Dövizleri süresi içinde yurda getireceğini,
yüklenir
Beyanname - taahhütnamenin onaylanmasından sonra yapıla­
c a k işlemler, taşımacılığını deniz yoluyla veya k a r o / h a v a yoluyla
yapılmasına göre farklılık gösterecektir.
Deniz Yoluyla Nakliyatta :
İhracatçı, nakliyat acentasma başvurarak İlgili Ctkış Gümrük
Müdürlüğüne muhatap 3 nüsha «Acente Mektubu»nun düzenlenme­
sini isteyecektir. Acente Mektubu metninde konu edilen banka, be­
yanname - taahhütnamede belirtilen aracı banka olacaktır.
İhracat Tebliğine ek örnek 2'de belirtilen Acento Mektubunun
3 nüsha olarak Gümrük İradelerine ibrası zorunludur. Deniz yolu ile
taşımacılıkta deniz konşimentosu yetkili Türk bankası e m r i n e düzen­
lenmelidir.
Hava ve karayolu ile yapılacak nakliyatta
Deniz yolu ile yapılacak taşımacılıktan farklı olarak hava ve ka­
rayolu ile yapılacak taşımacılıkta, yetkili bankoların, ocenta mektu­
bunun düzenlenmesine esas olmak üzere, acentoyo hitaben 2 nüs­
ha «talimat mektubu» yazmaları gerekir. 2. nüshaya, yetkili b a n ­
kaca «Gümrük İdarelerine ibraz edilmek üzere
aslına uygunluğu
onaylanır» şeklinde şerh verilmesi gerekir.
Hava ve karo yolu ile nakliyatta, denizyolu ile yapılan taşıma­
cılıktan farklı olarak, sevk evrakı muhabir banka adına düzenlenir,
Diğer h u s u s l a r
deniz yoluyla yapılan ] taşımacılıkta
belirtildiği
gibidir
b) «K» başlıkîlı mektuba dayah ihracat :
«K» başlıklı mektuba dayalı ihracat yapılabilmesi için,
— Taşımacılığın acentoyo bağlı olmayan sevk vasıtaları veya
acentoyo bağlı olmakla birlikte malm tesellümüne yarayan belge
düzenlemeyen nakil vasıtaları İle yapılması, (örneğin t a k a ve ocen
taya bağlı olmayan gemi veya kamyon)
veya
— Taşımacılık, acentoyo bağlı olan sevk belgesi düzenleyen
nakil vasıtaları iie yapılmakla birlikte, sevk belgesinin alıcı odma
düzenlenmesinin istenmesi, gerekir.
İhracat Tebliğine göre «K» başlıklı mektup, başlıca iki
verilebilir :
— Dövizi p e ş i n gelmiş ihracatta
Bu şekilde «K» başlıklı mektup
çıların, yetkili bankoya, «işbu bordro
kaydı taşımayan döviz alım bordrosu
halde
«K» başlıklı m e k t u p :
düzenlenebilmesi için ihracat­
tutarı ihracatta kullanılmıştır»
ile başvurmaları gerekir.
Yetkili banko dövizi peşin ihracatta, Tebliğe ek 5 No. lu örneğe
uygun «K^ başlıklı mektubu 5 nüsha olarak düzenleyerek, 2 nüsha­
sını Gümrük İdarelerine İbraz edilmek üzere ihracatçıya verecektir.
— Banka garantisine dayalı ihracatta «K» başlıklı, mektup :
Uygulamada, şartları arasında ihracattan sonra Türk Porosma
çevrilmesine engel hal taşımayan gayrikabili rücu bir akreditife da
yaiı olarak «K» başlıklı mektup verilmekte, yabancı bir bankanın
kayıtsız şartsız kontgarontisine dayalı «K» başlıklı mektup düzen­
lenmesi şeklindeki uygulamaya pek rastlanmamaktadır.
Burada, şartlan orasında ihracattan sonra, Türk Parasına çev­
rilmesine engel hal taşımayan gayrikabili rücu akreditiften ne anla­
şılması gerektiğini açıklamaya çalışalım.
Akreditifin gayrikabili rücu olması şartı bulunduğundan, kabili
rücu bir akreditife dayalı olarak «K» başlıklı mektup verilemez.
Gayrikabili rücu bir akreditifin Türk parasına çevrilmesine e n ­
gel hailen yürürlükteki mevzuatta yer o l m a m a k t a d ı r
Bununla birlikte, örnek vermek gerekirse,
— Mallann yurt dışındaki uluslararası gözetme şirketlerine veyo
kontrol şirketlerine muayene ettirilip uygun bulunduktan sonra be­
delinin ödeneceğini öngören,
— M a l l a n n alıcı tarafından görülüp uygun bulunduktan sonra
bedelinin ödeneceğini, diğer bir ifade ile beğenme koşulunu içeren,
— Belli bir nakil aracına yüklenme koşulu taşıyan,
— Mal bedelinin bir bölümünün mallann çekilmesinden sonra
ödeneceğine ilişkin koşul taşıyan, gayrikabili rücu
akreditiflerin,
Türk parasına çevrilmesine engel hal taşıdığı kabul e d i l i r
Y u k a n d a k i haller orasında sayılan ve bedelinin ödenmesi ulus­
lararası gözetim ve kontrol şirketlerinin raporuna bağlı olan akre­
ditif konusu mallar için, anılan r a p o r «K» başlıklı mektup düzenlen­
meden önce verilebildiği takdirde, «K» başlıklı
mektup düzenlen­
mesine engel hal ortadan k a l k a c a k t ı r
«K» başlıklı mektuplar 30 g ü n süre ile g e ç e r l i d i r Kullanılmayan
«K» başlıklı m e k t u p l o n n süresi dolmadan yeni «K» başlıklı m e k t u p
düzenlenemez.
3 ~
İhraoottü kur uygulamosı ;
( İ r a k / Ü r d ü n , Libya - IVlusui - Cezayir)
Bazr üikeierde yapılan dışsatım bedellerinin yurdo getirilmesi
için tanman süre 4 ay olduğu halde, genel kural olarak dışsatım be­
dellerinin 3 oy içinde yurda getirilmesi g e r e k i r
3 aylık dövizlerin yurda getirilmesi süresi, fiili dışsatım t a r i h i n ­
den başlamaktadır
Kambiyo işlemlerine ilişkin sürelerin hesabında İki durum sözkonusudur.
— Riayetsizliği Türk Parası Kıymetini Koruma Kanununa mu­
halefet teşkil eden s ü r e l e r
— Riayetsizliği bir hakkın, d o ğ u m u ya da sükutuna neden olan
süreler
Dövizlerin süresi içinde getirilmemesi aslında Türk Parası Kıyme­
tini Koruma mevzuatına muhalefet teşkil e t m e k t e d i r Bu bakımdan
11.9.1980 de fiili ihracat yapılması halinde, dövizler 1T121980 akşa­
mına kadar getirilmek
zorundadır
Getirilmez ise,
Kambiyoya
1212.1980 de bildirimde b u l u n u l a c a k t ı r
Ancak, üç aylık süre, ödeme kurunun tespiti açısından ele alın­
dığında, üç oy içinde dövizlerin getirilmemesi bir hakkın
sükutuna
neden o l m a k t a d ı r Bu hak, cari kurdan döviz karşılığını olabilmek
hakkıdır Bu nedenle ödemenin hangi kurdan yapılacağı tespit açı­
sından üç a y hesaplanırken, üç ayın bitimi 11.12.1980 değil, bir gün
eksiği ile 10 12.1980 o l a c a k t ı r
Bununla beraber ödeme kuruna esas olan
t a r i h resmi tatile
rastladığı takdirde, ödeme kuruna esas tarih resmi tatili izleyen ilk
iş günü t a r i h i o l a c a k t ı r
Döviz alım b o r d r o s u , dövizlerin hesaplarımıza alacak kaydından
önce düzenlendiği takdirde dövizler b o r d r o tarihinde yurda getirilmiş
sayılır
Akreditifi a ç a n muhabirimzce dışsatım
bedelinin
ödendiğinin
bildirilmesinden sonra alış bordrosu düzenlendiği takdirde, muhabi­
rin t e l e k s / t e l g r a f
edilmelidir
tarihi dövizlerin yurda geliş tarihi olarak
kabul
Drşsûtrm bedeli dövizlerin üç aylık süre içinde yurda getirilerek
aiışrnın yapıirnosr :
Bu halde alış bordrosunun düzenlendiği tarihte cari olan afiş
kurundan dışsatımcıya ödeme yapılacaktır.
Herhalde,
dövizlerin
yurda getirilmesinden sonra alış bordrosu düzenlenerek dışsatımcıya ödeme yapılacaksa, dövizlerin yurda getirilişinden itibaren en
geç 10 gün içinde alış bordrosu kesilmelidir.
•
Dîşsotım bedeli dövizlerin süresi İçinde, yurda
getirilmesine
karşılık, alış bordrosunun süre dışındo kesilmesi :
— Alış tarihinde
kur, 3 aylık süre sonuna
göre düşmüşse,
bordronun gecikmeden kesildiğinin Merkez Bankasına belgelenme­
si koşuluyla ilgiliye alış tarihindeki kur ile alış tarihindeki kur ara­
sındaki fark Merkez Bankasından istenerek ilgiliye sonradan ayrı­
ca ödenir.
— Alış tarihinde kur, 3 ayhk süre sonuna göre yükselmişse il­
giliye sonradan ö d e n i r
— - Alış tarihinde kur, 3 oylık süre sonuna göre yükselmişse i l gıiiye 3 aylık süre sonundaki kurdan ödeme yapılorak, kur farkı Mer­
kez Bankasına devredilir
Dışsatım bedeli dövizlerin süre dışında yurda getirilmesi :
— Alış tarihinde kur düşmüşse, alış tarihindeki kurdan ilgiliye
ödeme yapılır
— Alış tarihinde kur yükselmişse, 3 aylık süre sonundaki kur­
dan ilgiliye ödeme yapılarak, kur farkı Merkez Bankasına devredilir
4 — İhracat Kredileri :
a
b
a
aa
ab
—
—
—
—
—
Kısa vadeli ihracat kredileri
Orto vadeli ihracat kredileri
Kısa vadeli İhracat kredileri
İhracat hazıriık kredileri
Kati satışlı ihracat kredileri
ac — İhracat bedellerinin tahsili ile ilgili krediler (vesaik iştirası)
ad —- Tütün finansmanı
ae — Red, clause'lu akreditifler ve prefinansman dövizleri
oa — İhracat Hazırhk Kredileri :
Bu krediler belgesiz ve belgeli olarak ikiye a y r ı l m a k t a d ı r
— Belgesiz İhracat Kredisi :
30.5.1980 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 8/887
kararla
yürüriüğe g i r m i ş t i r
A r a n a c a k ^ Belgeler
— İhracatçı belgesi
— Firmanın hesap vaziyeti, ticaret sicil kaydı
— Beyanname
Bu belgelere dayalı olarak firmanın kredi değerliliği araştırılır
(Bu iki husus aşağıda belirtilecek tüm kredilerde a r a n a c a k t ı r Yal­
nızca belgesiz ihracat kredisinde aşağıda belirtildiği üzere taahhüt­
name alındığından, ayrıca beyannameye gerek y o k t u r ) .
Kredi tahsisi uygun görülürse, yetkili bankaca
— İpotek veya başka teminat alınır sözleşme imzalanır.
— Kredi borçlu hesap şeklinde kullandırılacaksa borçlu hesap
kartonu açılır.
— Kredi türüne göre, firmanın alacaklı bulunduğu senetler ve
emtea rehin alınır
— Kredi şahsi itibare dayandırılarak
kullandırılabilir (Kefalet
mukabili veya açık kredi)
—- Reeskonta başvurulocaksa ayrıca banko alacaklı firma borç­
lu senet a l ı n ı r
— Merkez Bankasına muhatap taahhütname a l ı n ı r
— Akreditif
mektup, telgraf veya teleks
s u r e t i ; veya
sipariş
mektubu e k l e n i r
— İhracat kredisi tutarının FOB % 151 oranında nakit veya
nakit dışı teminat tahsis e d i l i r
Özellikler ı
— İhracı t a a h h ü t edilen malın FOB % 20'sinin firma kaynakla­
rından, kolanın % 20'sinin yetkili banka kaynaklarından, % 801nin
de Merkez Bankası kaynağından karşılanması sözkonusudur.
— Kredi vadesi, sözleşme akit tarihinden itibaren,
— Sanayi ürünleri ile madenlerden 8 ay
,
— 125 ~
.,
r
— Yaş meyva, sebze ve destekleme formuna
tabi olmayan
mallarda 6 oy
— Diğer t o n m ürünlerinde 4 aydır.
— İhracatçı sanayici değilse 120 günlük, sanayici ise mal gru­
buna uygun vadeli senetler alınır
— Bu kredi serbest döviz karşılığında yapılacak ihracatta kul­
lanılabilir Bu nedenle, tescile tabi ülkelere, RCD anlaşmalı ülkelere
kliring anlaşmalı ülkelere yapılan ihracat bu krediden yararlanamaz.
— Toohhüdün % 30'u gerçekleşmeden yeni kredi kullanılamaz,
gayri kabili rücu ohreditif varsa, % 30'unun gerçekleşip gerçekleş­
mediğine bakılmaz.
— Mal gruplarına tekabül eden vadenin yarısı kadar ödemesiz
süresi vardır.
% 80 ihracat t u t o r m m u % 50 gerçekleştiği hallerde kredi vadesi
3 ay daha uzatılabilir ve alman teminotm gerçekleşmeyen ihracata
tekabül eden bölümü irod kaydedilir.
ab — Kati Satış Kredisi :
Belgesiz ihracat kredisi gibi bir hazırlık ve imalât k r e d i s i d i r
Aranacak Belgeler ı
— Gerekti görülürse ipotek veya başka teminat alınır, sözleşme
imzalanır
— Kredinin türüne göre, firmanın alacaklı bulunduğu senetler
veya emteo rehin o l u n u r Kredi şahsi itibara dayandırılarak da kul­
landırılabilir (Açık kredi veyo kefalet mukabili gibi)
— Reeskonta başvurulacokso ayrıca banka alacaklı firma baş­
ka senet a l ı r
— Akreditif mektup, telgraf veya teleks sureti veya sipariş mek­
tubu e k l e n i r
— Tescil/lisansa
raz edilmelidir
tabî mallarda t e s c i l / l i s a n s
beyannamesi
Özellikleri ;
—
—
—
—
—
Serbest döviz koşulu yoktur.
Senetler 120 g ü n l ü k t ü r
Tescil/lisansa tabi mallarda bu krediden yararlanır.
% 100'ü reeskontabldır
% ö nakit veya nakit dışı teminat alınır.
ib­
m
— Vesaik iştirası i
İhracat mailarmın yüklenişinden, ihraç bedellerinin dış ülkeler­
den gelişine kadar geçen süre için yurt dışına gönderilen malları
temsil eden vesikalar (faturalar, konşimento gibi) karşılığında açılan
ve bu süre boyunca ihracatçının ihtiyacını karşılayan bir kredidir.
A r a n a c a k ' Belgeler i
—
Gerekil halde ipotek veya başka teminat alıcısı sözleşme
imzalanır.
— Kredi borçlu
hesap
şeklinde
kartonu açılır.
— Teminata senet veya emtea
kullanılacaksa
borçlu
hesap
alınabilir.
— Reeskonta başvurulocaksa ayrıca banko alacaklı firma borç­
lu senet alınır.
— Vesaikin muhabire gönderildiğine ilişkin römiz mektubu s u ­
reti Merkez Bankasına gönderilir.
Özellikleri :
•
— Reeskonta verilecek senetlerin vadeleri ençok 45 gün o l ­
malıdır.
— Tümü reeskontobldır.
— Nakdi veya gayri nakdi teminata tabi değildir,
a d — T ü t ü n İhraç Kredisi :
Tütün ihracatçılarının ürünü üreticiden satın alma, işletme, i h ­
racata hazır hale getirme safhalarındaki finansman ihtiyacını kar­
şılar.
Aranacak Belgeler :
— İpotek veya başka teminat alınır, sözleşme imzalanır.
— Borçlu hesap k a r t o n u açılır.
I
— İhracatçıların Tekel Genel Müdürlüğünden aldıkları belgenin
bir suretinin ibrazı gerekir.
— Tütünlerin bankaya rehinli olduğuna İlişkin rehin
bordrosu
ibraz edilir.
— Reeskonta
başvurulocaksa
ayrıca banka
alacaklı
firma
b o r ç l u senet alır.
— Akreditif
mektup, telgraf, teleks sureti veya sipariş
mek­
tubu ibraz edilir.
.f
„
127-
:
. .
:
özellikleri :
Sanayici niteliğine sahip olmayan ihracatçılardan bankanın ala­
caklı, firmanın borçlu olduğu 120 günlük sanayici niteliğine sahip
ihracatçılardan 9 aylık senetler alınır.
— Tümü reeskontobldır
— Nakdi veya goyrinakdi teminata tabi değildir.
Beîgelîi İhracat Hazırlık Kredileri :
İkiye
ayrılır
İhracatı Teşvîk Belgesi Kredileri :
TUD tarafından verilecek belgede belirtilen koşullarda kullan­
dırılan ve ihracı öngörülen moim hazırlık ve imalat safhosmm f i n o n s monıno yönelik bir k r e d i d i r
A r a n a c a k Belgeler :
— Gerekli görüldüğünde ipotek veya başka teminat almtr, söz­
leşme imzalanır
— Kredinin
emteo).
türüne
göre
gerekli
teminat
alınır
(senet
veya
— Reeskonta başvurulocoksa ayrıca banka alacaklı, firma borç­
lu senet alınır.
— Tescil lisansa tabi mallarda tescil/lisans
raz e d i l m e l i d i r
beyannamesi
ib­
Özellikleri :
—
—
—
—
9 aylık senetler karşılığında kullandırılır.
8 aylık ödemesiz süresi vardır.
Kredinin vadesi genellikle 1 yıldır
% 15 nakdi veya nakit dışı teminata tabidir.
İhracata Teşvik Fonu Kredisi ı
TUD tarafından verilen belgeye dayalı o l a r a k ve belli mal veya
niteliklere sahip ihracatçı şirketlere kullandırılan bu kredi belgeli ih­
racat kredisi ile aynı niteliktedir
Aranacak Belgeler :
Belgeli ihracat kredisinin de belirtilen belgelerin bu kredide de
aranması g e r e k i r
A n c a k f o n kredisinde firmadan senet alınmaz-
Firmaya % 8 maliyetli bir kredidir.'
~
' !
Merkez Bankasmdan alınan kredi, aynen firmaya a k t a r i l ı r Bdîıkay<3 kayhöklahnâan kullandırılan^ b i r m e b l â ğ ^ s ö ^ k ^ n u s u değNdir.
_
ae — Red c i a u s e l u akreditifler ¥e^ prefi'nansman^ dövizSerı j _
— Red Kiozlu Akreditifler :
'
•
c,^.:.,,^^.
;y-4.>..
Red Kloz içeren akreditifler, akfedWiP^ kuverfü^
münün mallar sevkedilmeden, akreditif açılışında
peşin ödemeyi
m ü m k ü n kılan akreditiflerdir.
Bu tür akreditiflerde peşin ödenecek
meblâğın (Red Klozun)
hangi koşullaria ihracatçıya tediye edileceği, k u ş a t mektubunda be­
lirtilmelidir. ,
,
.
.
.
.
ı: .
Yürürlükteki mevzuat
çerçevestoder ; redrÇtauae^ ? cıkieditifier
8/507 sayılı 25 sayılı karara ek karara ve seri V l i M o . T30/4 tebliğ
.bükümleri:çerçeyaş|pde;işi^^^^^
,
Bu hükümlere görö,
>
/
a — Döviz alışı yapıldıktan "itibaren öngörülen sureler içinde
( e k süreler hariç) dışsatım gerçekleştirifiırse dövizin alışının yapıldığı
tqrihe göre fiili dışsatımın yapıldığı tarihte o|umlu kur farkı olduğu
takdirde, bu kur farkı ö z e l hesaptqn7.kqrşjıJanmak:S
ilgiliye
ödenir.
: M , . .
.
r - i b - ^ M a m u l leinsi^ritr^^^
fetf-clauâe^dövi^lerîne LİBOR"üysutanabiH^^ 6jü füfe brüt^ ö i ü p r y ü ­
r ü r l ü k t e k i - m e v z u a t a göre ^ kesinti yapılarak,
bakiyesi y ü r t dTşmâ
transfer edilir.
^ . . . .
......
^ut
: ;;c! - ^ S a n a y i ürünlerinin 6 ay J i ç i n d e , t a r i m örünlerinin^ 9 a y için­
de dışsatımr^gerçekteştirileniediğ} takdirde tou ^üreteı^l imleyen î o V
içinde ygrt dışına transferin i s î e n n r r e s i gerekir. cBu. transfer; dpvizler
bankalorm p p ^ i s y a n u n a i n t i k a l
Red-clause akredftif ,tutarmdan peşin ödenmesi sözkonusu olan m e t D İ ö ğ lehdarq bir mektup" ka/şılığmda ödenebileceği glbii yet­
kili bankanın bir dövize riatık teminat m e k t u b u ' düzenlemedi karşilığırida da ödenebilir.
— '12Ö ~
R :Q
Meblağ ne olursa olsun döviz natık teminat mektubunun düzen­
lenebilmesi için Merkez Bankasının veya Maliye Bakanlığının iznine
gerek y o k t u r
Akreditif vadesi içinde ihracatçı firma tarafından uygun vesaik
tevdi edildiğinde, vesaik bedelinden peşin ödenen meblağ düşül­
dükten sonra katan bakiye döviz rambursman talimatı dahilinde
tahsil ve tediye e d i l i r
— Prefinansmanlı İhracat :
Bilindiği gibi peşin ödeme, satış konusu mal bedelinin alıcı t a ­
rafından satıcıya önceden gönderilmesidir Prefinansmanlı ihracat,
peşin ödeme esasına dayanan ihracat işlemidir
17 sayılı karara ilişkin seri : V-No: 3 Sermaye Hareketleri Teb­
liğinin 27'ci maddesi ve Seri: Vlll-No: 130/4 Tebliğ, ihracatın f i n a n ­
se edilmesi amacıyla yurt dışından,
— Kısa vadeli,
— Dövizlerin tarımsal ürün dışsatımına ilişkin olması halinde
9 aya sınai ürünü olması halinde de 6 aya. tekabül eden LİBOR
faiz oranı üzerinden brüt faiz ödenmesi olanak i ç i n d e d i r
Ek dışsatım süresine faiz ödenmez.
— Anlaşmalı memleketler dışındaki memleketlerden,
— Konvertibl dövizlerden (T.C Merkez Bankası tarafından alım
satımı yapılan dövizler üzerinden)
— Havale şeklinde gelmiş.
— Hangi firma tarafından hangi cins ve miktarlardaki mal için
ve ne kadar süre ile gönderildiği belirtilmiş olmak kaydıyla kredi s a ğ ­
lanmasına izin v e r m e k t e d i r Bu ihracat kredisine prefinonsman, bu
tür dövize prefinonsman dövizi denilmektedir.
Konvertibl döviz üzerinden düzenlenmiş olmak kaydıyla banko
çekleri de prefinonsman dövizi olarak kabul e d i l m e k t e d i r
Ayrıca, yurt dışında yerleşik alıcıların pasaportlarına kaydettirmek veya Gümrük İdarelerince düzenlenecek bir yazıyla deklerasyon hususunu belgelemek kaydıyla efektif dövizlere dayanarak ih­
r a c a t a , prefinonsman dövizi esasları içinde izin verilmektedir
Dışsatım konusu malın türüne göre 6 veya 9 ay içinde dışsa­
tım gerçekleşmediği takdirde, izleyen 1 ay içinde cari satış k u r u n ­
dan karşılığı ödenmek suretiyle ve aynı döviz cinsi üzerinden m a h -
recine iade ediiir, İlıracatın zorunlu nedenlerle yopıimadığı belgelen­
dirilmek kaydıyia bu süreyi uzatmaya iViaüye
Bakanlığı yeiKuidir
Süresi içinde iade edilmeyen preîmonsman dövizlerinin iadesi için
Maliye Bakanlığından talimat alınması gerekin
Prefınansman dövizi esas itibariyle yurt dışındaki biı; bankanın
ihracatçı ienme yetkili bir bankaya gönderileceği bir havale emri
şeklinde alınır Havale, «
süre zarîında
miktarda
mal için yapılacak ihracatın peşin olarak
gönderilen bedelidir^)
Tanzim edilecek döviz bordrosuna,
<i
süre zarfında yapılacak
miktar
cins malın ihracatında kullanılacaktır» ibaresi iie
havale amirinin adı Ve adresi yazılır Bu kayitiorı içermeyen döviz
alım bordrosuna dayanarak ihracat yapılamaz.
İhracatın, prefinansman dövizini göndermiş olan alıcı firmaya
adına döviz gelmiş olan satıcı (ihracatçı) veya satıcı adına hareket
eden kimse tarafından yapılması ş a r t t ı r
Prefinansman maksadıyla gelen dövizlerin gerek döviz olarak
bulunduğu devrede, gerekse Türk Lirasına çevrilmesini
müteakip
muhatap bankanın, dövizi gönderen firmanın ve lehtorm müştereken
verecekleri m u v a f a k a t ile Türkiye'deki başka firmalara cirosu m ü m ­
kün b u l u n m a k t a d ı r
Bir yetkili banko tarafından düzenlenen döviz alım bordrosuna
dayanarak ihracatın diğer bir bankanın aracılığı ile gerçekleştirilmesi
m ü m k ü n d ü r Şu kadar ki, bu banko, ihracatın gerçekleştirilmesi ha­
linde, döviz alım bordrosu düzenlemiş olan bankoya d u r u m u bildir­
mekle y ü k ü m l ü d ü r
Red-clouse akreditifler ve prefinansman dövizleri yürüriükteki
mevzuat yönünden aynı hükümlere t a b i d i r
b — Orta Vadeli İhracat Kredileri ı
— İhracat Garantili Yatırım Kredileri :
Aranan Belgeler ı
— TUD'dan belge alınmalıdır
— TUD'dan «orta ve uzun vadeli ihracat garantili yatırım kre­
dilerinde vergi, resim harç istinası belgesi» alınacaktır
— Kredi talep formu d o l d u r u l a c a k t ı r
_ i3j _
' i.
Aranan bankanın- mcıli; teknik ve ekonomik- ineeieme raporlormı düzenleyebHmesi için gerekli bilgiler verilecektir.
Kredi tahsisi için gerekli teminatlar tesis edilir, (ipotek vb.)
— Borçlu hesap açılın
.
— FlrmOi b o r ç k i , ; banka* alacaklı- reeskont senedi a l ı r
Özellikleri
^
\
'
' \
\
^ ^ ^
. . , . Merke? .Bankasmca w i - t e c e k . r e ^ s k o n l m u t a b a k o l ı , . ihtjypç. d u ­
yulan t u t o n n % 70'idir Geri kalan kısım a r a c i - b a n t o parafından ye­
rilir
^
\ . .
,
,
....
Kredi vadesi 5 yıldır 2 yıl ödemesi;?^ dpnenrıi y a r d ı r Borç 6'şar
aylık taksitlerle, Qd.enir
^
,
— Ihi-öcat Giöırantîlî yatırımlarla Hğâli İşletnie KYe^ÖÜerl r
'
Bu kredi yatınmmm gör^ekleşmesindeh ve işletnrienîn üretinie
geçmesinden, sonrq, firmalara. tahsis e d i l i r
Aranacak Belgeler :
— İşletme kredileri ile ilgili özel kredi talep formu doldurula­
caktır
— Mali inceleme ve işletme kredisi ihtiyacını belirten rapor­
ların düzenlenmesine esas bilgiler verilecektir.
— Diğer husustor yatırım kredisinde olduğu g i b i d i r Ancak Mer­
kez Bankası genellikle teşvik belgesinde öngörülen «İşletme Kre­
disi» tutarının % 50'sini reeskont kredisi olarak verir, geri kalan
aracı bankaca karşılanır. Teşvik belgesinin veriliş tarihi ile kredinin
veriliş tarihî arasında f a r k ' v a r s a , her bir yıllık f a r k rçin kredi mik­
tan,^ fiyat artıştan gözönüne dlmârok % 5a oranında a r t t ı n l â b î f î r "
Üç yıldan fazla fark gözönünde tutulmaz.
— Bu kredinin vergi harç istisnası y o k t u r
Özellikleri :
:i
Y a t ı n m kredilerinde olduğu gibidir.
Teşekkür eder, saygılar sunanm-
TÜRKİYE İŞ BANKASI A. Ş. '
Grup Müdürü
Ahmet Aydın
C
>
I ! c
® îO
-0)
£
COCO
o
O
Ü
ö
c
T.
CO 'E
Ö
D
CO-JA:
-o.
O ^ CO-
u
O)
£ I 8 i LU
f
o
<
0
"2
cco
o
.s i
E
co­
CO -a =s
5a X5
O
UJ
o
3
O
CO
E
^
l
w ^
o
b:
ö
^ :E
^"^
îs: 0
2 N
0
CO XI
^ 0
G •= E S
0
O :B £
c
0 (D o Ö
CO
3 Ç>
İS ^ 1 £ Ö
O
C
O
P
CO : 0
n=
:E
-o (D
UJ
o
z
.'O
z
<
i
0
u
°
O
ü
<
CO-
D
3
©
0
X
ö
c
D CO g
E
0
D
O
0
•}-»
ö
03
a
-<
ü
3 >
V-
i
I ^
CD -
E ^
~
I CO*
o ^
CO
0
a '7^g i
CO
£
0 ^
CO p
E
1
aE
c O,
1
w''CO
E O c
"
1
0
Eö
1 1
î
£ > UJ
CO
s:J
CO !Z5 C
\ 13 CO . 3
I B i - 3 M '2
§ P
0
CO E 5
0
JQ
3
I
N
"E
m
O
°
CO
CO JZ
1
i
İHRACATÇINÎM GÜMRÜK İDARELERİME BAŞVURUSUNA
EKLENECEK BfeLGELER
1 — 4 nüsha Gümrük Qıkış Beyannamesi
2 — 4 nüsha müsaade beîgesi veya Lisans/Tescil beyanname­
si, veya serbest ihracat beyannamesi
3 — Çeki listesi (gerekli ise)
4 — Kontrolü tabi maddelerde kontrol belgesi
5 — Hava, koro yolu ile nakliyatta «gümrüklere ibraz edilecek
nüshadır» kaydını taşıyan 1 nüsha talimat mektubu
6 — Deniz, hava, koro yolu ile nakliyatta 3 nüsha o c e n t a mek­
t u b u (beyanname - taahhütnameye dayalı ihracatta)
7 — 2 nüsha beyanname - taahhütname veya «K» başlıklı mek­
t u p yoluyla yapılacak ihracatta 2 nüsha «K» başlıklı mek­
tup,
8 — Fatura
9 — Gümrük İdarelerinin gerekli gördüğü diğer belgeler.
İHRACATÇININ İHRACATTAN SONRA YETKİLİ
BANKAYA İBRAZ EDECEĞİ BELGELER
Akreditifli ödeme şeklinde ak­
reditif mektubunda gerekli sa­
yıda istenen belgeler; örneğin
—
—
—
—
—
Orijinal fatura
Menşe şahadetnamesi
Çeki listesi
Kontrol belgesi
ATR 1 veya ATR 3 ((gere­
kiyorsa)
— Diğer belgeler.
Diğer ödeme şekillerinde alıcı
ile varılan mutabakat
sonu­
cunda istenen ve
genellikle
akreditifte
isteneceği belirti­
len belgeler ^
İHRACATÇILARIN İHRACATTAN SONRA YERİNE GETİRECEĞİ
YÜKÜMLÜLÜKLER (Yön. M d 19)
a — 1 nüsha Gümrük Çıkış Beyannamesi ile birlikte müsaade
belgesi veya lisans/tescil beyannamesinin 1 nüshasını 10
iş günü içinde ilgili meslek kuruluşuna gönderir.
b — Serbest ihracatta 1 nüsha serbest ihracat beyannamesini
Gümrükçe onaylandığı g ü n , satış sözleşmelerinin 1 nüs­
hasını 10 iş günü içinde ilgili meslek kuruluşuna g ö n d e r i r
c — Bankolara vermekle yükümlü oldukları belgeleri 10 iş g ü ­
nü içinde bankalara ibraz e d e r l e r
KISA VADELİ İHRACAT KREDİLERİNİN FİRMALARA MALİYETİ
Gıda, içki, tütün
dışında sınai mamul
Diğerleri
1 — Belgesiz İhracat Kredisi
22.25
24.95
2 — Kati Satış
22.25
24.95
3 — İhracat Teşvik Belgeli
Kredi
'
22,25
24,95
4 — Vesaik Mukabili Kredi
22.25
24.95
5 — İhracatı Teşvik Fonu
Kredisi
Sınai mamul olup
olmadığına
bakıl­
maksızın % 11'dir
24.95
ORTA VADELİ İHRACAT KREDİLERİ
1 — İhracat Garantili Yatırım Kredileri
2 — Gerice Yörelerdeki Yatırımların İşletme Kredileri
3 — Gerice Yöre Dışındaki Yatırımların İşletme Kredileri
28.60
34.30
45.70
İHRACAT TEŞVİK TEDBİRLERİ
VE
UYGULAMA ESAS VE USULLERİ
O. ORHAN BALİ
DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLİĞİ
TEŞVİK VE UYGULAMA DAİRESİ MÜŞAVİRİ
I. B Ö L Ü M
İHRACAT! T E Ş V I K
TEDBİRLERİ
İhracatı Teşvik Tedbirleri, çeşitli vergi iade, istisna ve muafi­
yetler ile kredi ve döviz imkânlarından ibarettir.
İhracatın teşviki konusunda, bugüne kadar görülmemiş derece­
de ileri ve etkili araçlar yürürlüğe konulmuştur 25 Ocak 1980 tari­
hinde yürürlüğe giren ekonomik kararlar serisi içinde ihracatın teş­
viki kararlan önemli bir yer t u t m a k t a d ı r Bu tarihten sonra alınan
kararlar ve tebliğlerle de ihracatın teşviki mevzuatı arzu edilen se­
viyeye varmıştır
I İHRACATTA VERGİ İADESİ :
1) İhracatta Vergi îadesînlrı Mahiyeti
İhracatta Vergi İadesi, T ü r k sınai mamullerine ihraç g ü c ü kazandıniması, dış pazarlarda fiyat bakımından rekabet edebilmek
için bu mamulerin bünyesine giren vergi, resim, harç ve benzeri mü­
kellefiyetlerin kısmen veya t a m a m e n koîdınlması s i s t e m i d i r Buna
göre, İhracatta Vergi İadesi, bir sübvansiyon rejimi d e ğ i l d i r
Bir ihraç malına vergi iadesi verilebilmesi için, bu mamulün
bünyesinde vergi, resim veya harcın bulunması gerekir. Mamulün
dış pazarlarda rekabet imkânı kazanacağı oranda vergi iadesi ya­
p ı l ı r Vergi yükünün tamamından fazla vergi iadesi yapılmaz.
2) İhracatta Vergi İadesinin Mevzuatı ı
İhracatta Vergi İadesinin kanuni dayanağı 261 sayılı Konun'dur. Bu kanunun 1. inci madesi gereğince kabul edilen 9.9.1975 ta­
rih ve 7/10624 sayılı Bakanlar Kurulu Karon ( R G . 16.91975) ile bu
koronn bazı modelerini değiştiren 11-6.1979 tarih ve 7/17596 sayılı
Koro no me (R.G. 11.6.1979) hükümlerine göre y ü r ü t ü l m e k t e d i r
3) İhrocaîlo Vergi İadesinden Nasıl Fûfdoianılır?
İhraç edilecek mamul ihracatta vergi iadesi listelerinde (kati
veya geçici) yer alıyorsa, bulunduğu listenin vergi iadesi oronmdan
faydalanır. Halen yürürlükteki iade oranion en fazio % 15 en az %
5'dir. Ancak bir yılda en az 3,5 milyon dolor ihrocatı gerçekleşti­
renlere bu oranlar % 5 artırılarak uygulanmoktadır.
İhracatta vergi iadesini alabilmek içio,, ihracatın t a m a m e n ger­
çekleşmesini müteakip oşoğıdaki belgelerle herhangi bir aracı ban­
ka şubesine müracaat edilmelidir :
1) Gümrük çıkış beyannamesi,
2) Döviz alım bordrosu,
^
3) T e s c i l / ü s a n s beyannamesi aranan ihracat İçin bu beyanname
4) İhraç malının satış faturası.
'
5) İhraç mailannın
lardan istenir).
ahş faturası
6) Vergi iadesi uygulanması
catta ekspertiz raporu,
(imalatçı olmayan
yönünden
ekspertize
ihracatçı­
tâbi
ihra­
7) Taşıma ve sigorta faturaları ile yapılan diğer masraflara ait
belgeler. Bu belgeleri, aracı b a n k o / T.C- Merkez Bankası­
na gönderir ve vergi iade miktarını talep eder. Merkez Ban­
kası, İhracat karşılığı sağlanan döviz girdisini net olarak
hesap edip Türk parasına çevirici ve vergi iade nisbetiyle
çarparak iade edilecek miktarı hesaplanmış olur. Bulunan
meblağ, ihracatçıya ödenmek üzere aracı bankaya gönde­
rilir.
4) Bîr M a m y l ü ' V e r g i l o d e
üstelerine^'tosıf'Âldırabsllrlz?
Vergi İade Listelerinde bulunmayan bir mamulün, bu listelere ;
aldırılması arzu edildiği takdirde,^ Teşvik- ve Uygulama Oairesjrii^en'.
alınacak f o r m k ı r a göre gereken bazırhklar yapılarak m ü r a c a a t e d i - ^
lir. İncelemeler sonunda, uygun görülürse yayınlanacak bir tebliğle
Geçici Vergi İade Üstesine alınır.
:Geçici Vergi İade l i s t e s i n d e b u l u n ö n mamullerin tada nisbeti
azami % 5'dir. Daha yüksek vergi iadesi yapılması uygun görulü-'"^
y o r s a bu tdkdirda kati vergi iadesi îistelerine alınmasV gerekecek-^ ı
tir. Bunu sağrömak îçin tekfif, 'karar istihsali Içiıi B a k a n l a f Kuru-^ '
luna s e v k ^ d i l i r :
~
-_
,
5) îhrocûtîa Vergi İadesi ve İhracota Bağig Muafiyetlerin Tercihî
^ ^
261 s a y ı l ı . konun .ve , buna
istinaden çıkartılan
7/10624 ije
7/17596 sqyiii kararnamelerle yapılan vergi iadesi dışında, aşağıda
belirtilen mevzuat hükümlerine göre de İhracatta muafiyet, istis­
na veya iade uygulaması m ü m k ü n olmaktadır- Bu mevzuat: 6802
sayılı Gider Vergileri Kanununun 6, 7, 8 ve 9'uncu maddeleri, 6747
sayılı Şeker Kanununun 16 ncı maddesi 4250 sayılı İspirto ve İspir­
tolu İçkiler Kanunu'nun 7'ci maddesi, 3078 sayılı Tuz Kanununun
34'üncü maddesi, 1615 sayılı Günnrük:^Kanununun..118, I I Ş , 120,
121 v e 122'nci maddeleri, 93 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 7'ci
'maddesi ile 54^2 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 12'ci madde­
sinden ibarettir. ,
Bu J<anunlarda sözü edilen ihracata bağlı muaflık, istisna ve­
ya iade hükümleri] :261;;'S0^^^
kararname•îere g ö r e ihraç edilecekı mamullere uygulanmaz; Ancak, ihracatta
Vergi i a d e s i Kararı .yerine bu me
yer. aJan ihraca bağlı m u ­
aflık, İstisna veya iade hükümlerinin uygulanmasımıtistiyem ihra­
catçılar, bu tercihlerini, ihraç edecekleri maliarm gümrük çıkış be­
yannamelerine yazmaları ve imzbİaıHalarr gerekir.
Bu beyandan
/gpnradar;! vazgeçilemez-ve^^^^d^
Böyle bir tercih beyanın­
d a bujunmayan veya her iki imkândan da faydalanmayı isteyerek
beyohdp b u l u n a n ihraçatçıiar sadece 261 sayılı Kanuna göre ihra­
c a t t a yergi iadesinden faydalanırlar.
. - l l i . K i S A VADELtî İHRACAT -KREDİLERİ :
' ' 1) İhracat Kredüerlhln Mâhiyeti ı
' r
;M
Bankası v e a r a c r bankoların; ö^^^ kaynaklarından (mev­
duat dahil) karşılanan: veya :ihrpcatı geliştirmek moksodıyla kurul­
muş olan özel fonlardan ihracotk finanse etmek üzere kullandırılan
krediler ihracat kredileridir. İhracat kredileri kısa vadeli olup aza­
mi bir yıl vadelidir. Faiz iodesi yapıldığından düşük faizliclif. Ayrıca
yştğk resini;ye, borç, i s j ş n o ş ı yygulgndığı için kredi maliyetleri; iyice
.azalmaktadır.-.---.'••^b
. '
'vr"''
,, . İhrocat kredileri; ihracatıhazıriik krediîeri Jie diğer i h r a c a t kre­
dileri şeklînde iki grupta m ü j ş l a a edilmektedir. İ h r a c a t , hazırlık HtiOr
dilerinin vadesi üç yıla kadoirıj^îkabiimektedir.:
.^ '
_
_
2) İhracat Kredisi Muameleleri :
İhracat kredisi muomeleieri, ihracat kredisi açıiması maksa­
dıyla müstahs;i ve banka arosında aktedilecek mukaveleden baş­
layıp oiınan kredinin bankaya ödenmesi suretiyle hesabın kapatılrnasma kadar geçen süre içinde yapılacak bu kredi ile ilgili bütün
muameleleri (banka, tapu, noter ve benzeri m.ercilerde) içine a l ­
maktadır
3) îhracota A i t Muameieîer s
İhracatçıların mal ihraç edebilmek için
yaptığı muamelelerin
tamamı, bizatihi ihracata müteallik muameleler olup ihracat ruh­
satnamesinin alınmasından başlayarak, ihraç edilen mal bedelinin
tahsili ve ihracat hesabının kapatılmasına kadar geçen s ü r e İçinde
ihraçla ilgili bütün muameleleri içine a l m a k t a d ı r
Mal veya ham ve yardımcı madde temini veya ihraç maksa­
dıyla yapılan imalat bizatihi ihracata müteallik muamelelerden sa­
yılmamaktadır
4) İhracat Kredilerinin Faizi ;
Son olarak kabul edilen ve 1.7.1980 tarihinde yürürlüğe giren
8/909 sayılı Bakanlar Kurulu Karan iie Türkiye'de bankaların mev­
duata verdikleri ve açacakları kredilere uygulayacakları faizler ser­
best bırakılmıştır Buna g ö r e ihracat kredilerinin faizi de banka
ile müstahsil ihracatçı orasında pazarlıkla tayin edilmesi g e r e k i r
Ancak b a n k a l a r aralarında imzaladıkln bir centilmenlik anlaşma­
sıyla hükümetin serbest bıraktığı faiz oranlarını, belli seviyelerde
tesbit ederek sabitleştirilmişlerdir Bahsi geçen centilmenlik anlaş­
masına göre İhracat hazırlık kredilerinin faizi yıllık % 2 7 ' d i r Diğer
ihracat kredilerinde ise bu oran % 36 olarak tesbit e d i l m i ş t i r Bu­
nunla beraber bu oran her an İçin değişebilir
5) İhracat Kredilerinin Teminatı ;
İhracat kredilerinde, kredinin % 15 kadar teminat alınmakta­
d ı r Belgeli kredi uygulamalarında bu oran % 18 o l m a k t a d ı r Nakitten başka kıymetlerle (tahvil, ipotek, banka, teminat mektubu) kar­
şılanan bu teminat ihracatın gerçekleştirilmemesi haünde irat kay­
d o l u n u r İhracat taahüdü yerine getirilirse iade e d i l m e k t e d i r
6) İhracat Muameleleri ve İhracot Kredîsi^ Teşvikleri ı
Bizatihi ihracatla ilgili muameleler sebebiyle birçok vergi, re­
sim ve harçlar doğrnoktadır İlgili mevzuat gereğince bu vergi-resim ve harçlara istisna tanınmaktadır Diğer taraftan kısa vadeli
ihracat kredilerine faiz farkı iadesi ve vergi-resim-horç istisnası uy­
g u l a n m a k t a d ı r Bunlar bizatihi ihracat muameleleri ile ihracat kredi­
lerine sağlanmış bulunan t e ş v i k l e r d i r
7) İhracat Kredisi Teşviklerinin Mevzuatı
İhracatın teşvikiyle ilgili olarak Bakanlar Kurulunca 24.1.1980
tarihinde kabul edilen 8/182 sayılı «İhracatı Teşvik Koron» (R.G.
25.1980) ihracat kredisi teşviklerini de ihdas etmiş ve düzenlemiştir.
Aynca 8/887 sayılı «İhracatı Teşvik Kararına Ek Karar» (R. G. 30.5.
1980) ihracat kredilerini ve faydalanmış şartlarını kısmen değiştir­
m i ş t i r 8/182 sayılı kararın uygulama esas ve usullerini gösteren
8 0 / 2 sayılı «İhracatı Teşvik Tebliği» ( R G . 3.41980) ile buna ek
olarak yayınlanan 8 0 / 3 sayılı tebliğ (R.G. 13.6.1980) bu konudaki
başlıca mevzuatı teşkil e t m e k t e d i r
B u mevzuat, ihracat kredisi ile ilgili teşvikler
(Vergi, resim,
harç istisnası, faiz farkı iadesi, özel ihracat fonu) yanında diğer
ihracatı teşvik tedbirlerini de düzenlemiştir
III. VERGİ, RESİM VE HARÇ İSTİSNASI
Açılacak ihracat kredileri ve bizatihi i h r a c a t muameleleriyle il­
gili olarak bankolann (T.C. Merkez Bankası dohii) ve sigorta şir­
ketlerinin yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyle,
kendi
lehlerine her on nam ile olursa olsun nakden veya hesoben oldıklon paralar Banko ve Sigorta Muameleleri Vergisinden; ihracat
kredisi işlemleri ve bizatihi ihracata müteallik muameleler 488 sa­
yılı konunla ihdas edilen Damga Vergisinden, 1324 sayılı kanunda
belirtilen Damga Resmi ile diğer kanunlarda yer olon vergi, resim
ve harçlardan istisna e d i l i r
A y n c a , müstekrize «Faiz Farkı İadesi Fonu»ndan
yapılacak
faiz farkı ödemeleri ve T C . Mbrkez Bankasının ihracat kredilerinin
reeskont muameleleri ile ihracatın geliştirilmesi maksadıyla k u r u ­
lan veyo kurulacak olan özel kredi fonlonndon bankoların a ç a c a k ­
ları ihracat kredileri ve sigorta şirketlerinin bu nevi kredilerle ilgili
m.uamelelerm'döîi ddğ'ört V e f ğ i , resim ve lıorçlaro dd i s t î s n d ' u y g u y u k a r ı d a . beiKtifen istişnpta herhangi bir nrvercıden izin veya
beige almayı gerektirme:dent,^dogrudQn d o ğ r u y a muameleyi yapan
kuruluşlarca dşrhgi :uygu(anır,
j
Yukarıda belirt iten ve^ği, fesfm ve harç İstisnası, i hraböt kre­
disi ve bizatihi ihracot muatfielelerine uygulandığı gioi, möilaVin
serbest dövizle ihracifig, öiüîe^
ve itmalat ^şgfhaşındaki kredi muamelelerine de uygulanmaktadır.
Burada belirtilen istisnalar, herhangi bir mercjden izin veya
belge cjimoyı (gerektirmeden, doğrudan d o ğ r u y a muameleyi yapan
kuruluşiarcaderhakuygulanır.
^
.
^ v ..inv-.-/'^^'
MamuİSerih serbest dövizle ihrocmû müteveccih
ha:zıriık ve
imalat safhasındaki kredi muömeieietine vergi, resim ve höfç^ is­
tisnası uygulanması için bazı hallerde DPT Teşvik ve UygUldma
Dairesinden belge alınması gerekmektedir.
Bu haller, ygni belge alı;Tiafi-gereken durumlar,.,yapıla^
sonunda ihracat, y u r t jçinde serbest; dövizle mal satışı yapmak, t ş s ciie tâbi ürünlerin ihracı, kliring anlaşmalı ve serbest döviz anjpşmalı ülkelere yapılan İhracat, imalat ve ihracat devresi sekiz ay­
dan fazla devam eden ve özellik taşıyarı ihracattın
Teşvik ve Uygulama Dairesinden belge alabilmek için taahhüt
edilecek ihraç malının, ihracatta yergi iadesi kati ve geçici igdp
üstelerinde yalnız y a ş meyve,, sel?ze ye, ş u ürünleri listelşrindş yer
alması şarttın Böylece belge ajan ihracatçının, alacağı ihracat h a .
zırlık ve imalat safhası kredisine vergi,, resim ve harç istisnası lUygulama imkânı^ d o ğ m u ş olun
.
.
. .?
, I V / F A İ Z FARKI İADESİ '
^ ]
[
Faiz farkı iadesi de belgeli veya böfgesi2t olarak kullöri/lan thrdöbt kredilerine uygulanın T e k bir istisna ile vergi, resim, hdrç is­
tisnası uygulanan ihracat kredilerinde fdiz farkı da uyguldhmaktadırv feu ıstisho ise tescile tâbi ülkeleı'e yopilan ihracat İçin verîleh
# e ^ î l e r d î r Bu kredilere;^ serbest^döviz gelmediği için vergi, resim
v e harç istisnası da uygu İd nd ı g r halde fa iz farkı ödenmemektedir:
Türkiye'de kredi ve mevduat faizierinîn serbest bıraküdıgı bankalor arasında yapılan centiirnenük anlaşmasına göre diğer kredi
faizleri yanında ihracat kredüerinde de faizin, bizatihi ihrocat kre­
dileri îçin % 36,. sınaî mamul İhracıno müteveccih imalat ve hazır­
lık kredileri için ise % 27 oıarak tesbit ediidiğini görüyoruz.,
8/909 soyılı Faiz Kararnamesinde (R.G- 4.6/1ööQ) sınaî mamul
ihracına müteveccih (gıda-içki-tütün sektörü mamuHerinın ihracı lie
ilgili krediler hariç) imalat ve hozırük kredilerinin % 27 olon faizi­
nin % 351 iade edileceği belirtilmiştir. Bu tür kredilerin dışında ko­
lan her türlü ihracat kredilerinde ise faiz % 36 oiup iade edilecek
olan faizin % 251dir. Buna göre % 2 7 X % 3 5 = % 9 , 4 5 hesobiyie İh­
rocat kredilerinde faiz %27—%9,45=17,55 olmaktadır.
Diğer ihracat kredilerinde ise bu nihai faiz % 3 6 X % 2 5 = %9'dur.
% 3 6 — % 9 = % 2 7 mertebesinde teşekkül etmektedir. Fo^zserîn serbest
teşekkül ettiği gözönüne alınırsa,- değişecek oranlara .göre b u hesabı yapmak g e r e k m e k t e d i r
¥ . İHRACATI TEŞFİK FONÖ ı
T C . Merkez Bankası nezdinde kurulan «İhracatı Teşvik Fonu^
ndan, ihracatçılara düşük faizli ihracat kredisi veriimekteölr. Fon­
dan açılacak kredilerin faizi % 11 oiup ayrıca faiz farkı iadesi ya­
pılmamaktadır. Bu fondan, başta yaş meyve, sebze ve su ürünlerine
kredi verilmekle beraber Teşvik ve Uygulama Dairesince tesbit edi­
lecek her türlü sınaî mamul ihracına da verilmektedir. Bir yıl olan
kredinin vadesi, komple fabrika, tesis ve yatırım malı ihracında üç
yıla kadar çıkmaktadır, İhracatçı sermaye şirketlerinin bazı yatırım­
larına yedi yıl, bunların işletmelerine üç yıl vadeli kredi de Fon'dan
verilebilmektedir.
V!. İHRACATÇILARA DÖVİZ TAHSİSİ :
1) Döviz Tahsîsinîn Mevzuatı ı
İhracatçılara döviz tahsisi de, ihracat kredisi
teşvikleri gibi
8/182 sayılı Kararname (R.G. 25.1.19S0) ile yeniden düzenlenmiştir.
Bu kararnamenin, 80/2 ve 80/3 sayılı İhracatı Teşvik Tebliğlerinde
(R.G. 3.41980 ve 136.1980) uygulamanın esas usulleri tesbit edil­
miş b u l u n m a k t a d ı r
Döviz tahsisinin ikinci bir mevzuatı, Türk Parası Kıymetini Ko­
ruma Hakkında 17 sayılı Karara İlişkin Seri: II, No. 5/A Tebliğ'dir.
(ae.
6.5.1980)
Yukarıdaki Karar ve Tebliğler, İhracattan önce ve sonra ya­
pılan döviz tahsis ve transfer usul ve önceliklerin düzenlediği hal­
de, son olarak belirtilen 5/4 numaralı tebliğ sadece ihracattan son­
ra yapılacak döviz tahsis esaslarını düzenlemekte ve transfer ö n ­
celiğini ihdas etmektedir. Bu son tebliğ, belgesiz olarak uygulan­
maktadır.
2) Döviz Tohsîslnîn Mahiyeti :
İhracatçılara, ihracını taahhüt ettikleri malların imali maksadıy­
la gerekli olan ithal girdisi ham ve yardımcı maddelerle, ambalaj
malzemelerinin ve işletmelerinin ihtiyacı bulunan mallarla tesisle­
rine gerekli olan yatırım mallarının ithali için «(İhracatı Teşvik Ko­
tası» ndan döviz tahsis edilmektedir. Bu tahsis bizzat imalatçı-ihracatçıya yapıldığı gibi Imalatçı-ihracatçının ve ihracatçının yan sana­
yicisine de aynı şartlarla yapılmaktadır
Tahsis edilen dövizin transfer önceliği b u l u n m a k t a d ı r
Tahsis edilen döviz karşılığında taahhüt edilen ihracatın ser­
best dövizle yapılması şarttır.
İhraç edilecek mamullerin bünyesine giren ham ve yardımcı
madelerle, ambalaj malzemelerine
döviz
tahsisinde, bu mal ve
malzemelerin ithal listelerinde olup olmadığına bakılmaz.
Ayrıca,
bunların ithalinde gümrük muafiyeti u y g u l a n ı r
Ancak, işletmelerin İhtiyaç duyduğu işletme malzemesi, yedek
parça gibi mallarla yeni yatırım veya mevcut tesisleri tevsi, darbo­
ğaz giderme, modernizasyon, kalite düzeltme ve yenileme yatırımı
yapmak için gerekli olan yatırım mallarım veya dahili piyasada satı­
lacak mamullerin ham ve yardımcı maddeleri ile ambalaj malzeme­
lerinin ithalinde bütün bu mal ve malzemelerin ithal rejimine ek lis­
telerde yer alması şartı aranmaktadır. Bu mal ve malzemelerin it­
halinde g ü m r ü k muafiyeti sözkonusu d e ğ i l d i r
Hiç bir halde, rthaîi yasaklanmış olan mallar için dövîz tahsis
edilmemektedir
3) İhracattan Önce Döviz Tahsisi ı
İhracattan evvel, yani taahhüt edilen ihracat karşılığındg pe­
şin verilen dövizlerle, ihraç edilecek mamulün bünyesine giren mik­
tarla sınırlı olmak üzere, ham madde, yardımcı madde ve a m b g i a j
malzemesi ithal edilmektedir. İhracattan evvel ayrıca, işletmenin
ihtiyaç duyduğu mallarla (yedek parça, işletme malzemesi gibi) te­
sislere ilavesi düşünülen yatırım moliorı için de döviz verilir. Yatı­
rım malları İçin verilecek dövizle, sadece taahhüt edilen ihracat
partisi için gerekli görülen ve acil olduğu anlaşılan makina ve teç­
hizat ithal edilebilir.
Yukarıda belirtilen, ihracattan evvel döviz tahsisi toplamı, t a .
ohhüt edilen ihracatın % 60'ını geçememektedir.
4 ) İhracattan Sonra Döviz Tahsisi ı
İhracattan sonra da döviz tahsisi yapılmaktadır. İhracattan ö n ­
c e alınan dövizler toplamı, taahhüt edilen ihracattan çıkarıldıktan
(tenzil) sonra kolon kısmın azami % 50'si ihracatçılara, imalatçı i h ­
racatçılara ve bunların yan sanayicilerine tahsis edilebilmektedir
İhracattan evvel tahsis edilen miktar kadar dövizin ihracat kar­
şılığı Türkiye'ye gelmesinden sonra, taahhütle ilgili olarak getiri­
lecek mütebaki dövizlerden, yukarıda bahsedilen % 50 sınırları
içinde kalınmak kaydıyla (ihracattan sonra) tahsis y a p ı l m a k t a d ı r
Bu dövizlerle, yeni tevsi ve diğer tür yatırımlar için yatırım molj,
işletmenin her t ü r l ü ihtiyacı malzemeler dahili piyasada satılacak
mamullerin bünyesine giren ham ve yardımcı madde ve ambalaj
malzemeleri ithal e d i l e b i l i r
İhracattan sonra döviz tahsis edebilmek için, taahhüt edilen
dövizlerin ilgili mevzuatta belirtilen süreler içinde Türkiye'ye geti­
rilmesi ve geliş tarihinden itibaren 6 ay içinde kullanılmak üzere
müracaat edilmesi g e r e k m e k t e d i r
5) Döviz Tahsisinde Diğer Sınırlar :
:
'
Serbest döviz korşılığmdp sanayi ürünü ve maden ihraç eden
imolotçı-ihrocatçı veya ihracatçılara, getirdikleri dövizin, ihracattan
evvel aldıkları döviz mahsup edildikten sonra, kolon kısmın % 50'si
tahsis e d i l i r
Yaş meyve, sebze ve su ürünleri ihrocaatında bu oran en çok
% 10'dur. Ayrıca, Türkiye dışında taahhüt işleri yapanların m e m ­
lekete getirdikleri kâriarın azami % 10'u tahsis edilmektedir.
Türkiye ile aralarında serbest döviz esasına dayalı ticaret v e /
veya ödeme anlaşması veya öze! anlaşma bulunan ve ihracatın
tescil işlemine bağlı tutulduğu ülkelere yapılan ihracat serbest dö­
vizle olmadığı için, ihracatçılarına, ihracat taahhütleri karşılığı d ö ­
viz tahsisi kaideten yapılmamaktadır. Ancak, istisnai olarak, ihra­
c a t t a n evvel veya sonra, ambalaj maddesi, yatırım malı ve işletme
malzemesi ithali için taahhüt ettikleri ihracatın % 10'u tahsis edil­
mektedir.
' Yukarıdan beri izah edilen döviz tahsisleri, mevcut ithalat rejimi
çerçevesinde serbestçe ve yetkili bankalar oracılığıyle kullanılabilir.
İhracattan sonra kullanılacak dövizler, İhracatçıların kendileri
ile yan sanayicileri ve diğer sanayicilerin ihtiyaçları için tahsis ve
transfer edilebilir.
Bütün bu mevzuat çerçevesinde tahsis edilen dövizlerin trans­
fer önceliği vardır.
6) Döviz Tahsisinde Teminat ı
•
Döviz tahsislerinde, değişen oranlarda teminat alınmaktadır.
Teminat oranı genel olarak, tahsis edilen dövizin % 10'udur. A n ­
cak, ithal konusu malın iç piyasada göstereceği özelliği, ihracat­
çının geçmiş yıllardaki ihracat gerçekleştirmelerine göre bu o r a n
Teşvik ve Uygulama Dairesince yükseltilip indirilebilir. Teminatın
şeklini değiştirebilir. Ödeme taahhütnamesine bağlayabilir. İhraca­
tın gerçekleştirilmesi halinde, bu teminat ilgiliye iade edilir, aksi
halde irad kaydedilir.
7) Döviz Transferlerinde Öncelik
ı
Aşağıda gösterilen ihtiyaçlar ve faaliyetler için tahsis edilen
dövizlerin transfer önceliği vardır.
(1) İhracatı Teşvik Belgesine istinaden yapılan ve yapılacak
olan tahsisler,
(2) İhracatçıların ambalaj ihtiyaçları için ithalat rejimi h ü k ü m ­
leri çerçevesinde yapılan tahsisler,
(3) Geçici İthalat ve Rejimine göre, fason imalatları için y a ­
pılacak tahsisler,
(4) Transit Ticaret için yapılacak tahsisler,
Böylece ihracata dönük her türlü ithalat için döviz tahsislerin­
de ve bunlann transferlerinde öncelik b u l u n m a k t a d m
8) İiırocat Karşıîiğı Dövizlerden Mahsup îşiemler ^
Taahhüt edilmiş bulunan ihracattan sağlanan dövizlerin, bazı
döviz borçlanna mahsup edilme imkânı vardır. Teşvik ve Uygulama
Dairesinden İhracatı Teşvik Belgesi çerçevesinde kalmak kaydı ile
ihracatçıların kendilerinin ve/veya yon sanayicilerinin:
(1) İthal ihtiyaçlarının karşılanması
için
(2) İthal ihtiyaçları için aldıkları dış kredilerin ana p a r a , faiz,
gider ve komisyonları için,
(3) İthal ihtiyaçları bedelleri dış ülkelerden sağlanan ve par­
ça parça kullanılacak dış kredilerden karşılanması halinde, bu gir­
dilerle imal edilecek mamullerin ihracı karşılığı olan dövizlen yapı­
lan ithalat bedelinin ödendiği dış kredilerin ana para, faiz, gider ve
komisyonları için mahsup işlemi yapılmaktadır.
mı
GÜMRÜK MUAFİYETİ :
İhracatçıların kendilerinin v e / v e y a yan sanayicilerinin, ihracını
taahhüt ettikleri malların yapımında kullanocakîan ham ve yardımcı
maddelerle bu malların ihracında kullanacakları ambalaj malzeme­
lerine gümrük muafiyeti uygulanmaktadın Gümrük vergi ve resim­
lerinin toplamına ithal sırasında, gümrük idarelerince teminat alın­
makta, ihracat gerçekleştirildikten sonra teminat iade edilmektedin
Aksi halde teminat irad keydedilmektedir.
Gümrük muafiyetinde esas kaide, ihraç edilecek mamulün bün­
yesine girmesi, bu mamulün bünyesine giren miktario sınıriı o l m a ­
sıdır. Ham ve yardımcı maddelere b u kaide çerçevesinde gümrük
muafiyeti uygulanmakta ambalaj malzemelerine gümrük muafiyeti
uygulanırken, ihraç edilecek mamulün ambalajlanması için lüzumlu
miktar göz önüne alınarak hesaplanmaktodm Bunun dışında g ü m ­
rük muafiyeti uygulaması, sadece yatırım proieleri bazında olmaktadın
İhracatçıların ithal edeceği ham ve yardımcı moddelerie ombolo malzemelerine gümrük muafiyeti uygulaması 8/175 ve 8/182 sa­
yılı korarloria (R.G 25.1.1980) ihdas ediimiştin
VÜL. GEÇİCİ KABUL REJİMİ ı
İ615 sayilı Gümrük Kanunu'nun 118. ci maddesine göre, ham
veya y a n mamul maddeleri ithal edildikten sohra y a n mamul veya
mamul hale getirilen eşyanm tekrar ihracı halinde, ithal edilen bu
maddelerin gümrük vergi ve resimleri teminata bağlanmaktadm İh­
racat gerçekleştirilmediği takdirde teminat irad kaydedilin
Geçici kabul yoluyla melekete giren eşydhm kalış süresi 12 ay­
dın Mücbir ve haklı sebeplerle bu süre 12 oy daha uzotılobilin
Geçici kabul rejiminden faydalanabilmek için tek yetkili merci
olan Teşvik ve Uygulama Dairesine müracaat edip (R.G. 3.4.1980)
İhracatı Teşvik Belgesi olmmalıdm
Geçici kabul rejiminden faydalanarak yapılan ihracattan gelen
dövizlerin % 50'si ihracatçılarına tahsis edîSebiîdiği gibi, diğer yol­
lardan yapılon ihracattan ge!en dövizler de geçici ithalat için tah­
sis ve öncelikle transfer edilebilin
İX. GARAOTİSİZ TİCARİ BORÇLARîiM FASON İMALATIN
İHRACI YOLUYLA ÖDENMESİ :
Garantisiz Ticari Borçların Tasfiyesi ile ilgili Türk Parası Kıy­
metini Koruma Hakkmda 17 sayılı karara Ek 8/911 sayılı Koror'a
(R.G. 3Q.5.1980) İlişkin Maliye Bakanlığının (Sıra No. 2) Tebliği (R.
G. 26.6.1980) ile DPT Teşvik ve Uygulama Dairesinin 80/10 sayılı
Tebliği (R.G. 1.8-19B0) garantisiz ticari borçların tasfiyesi için geti­
rilmiş bir imkân ve bir ihracat t ü r ü d ü r
Alacaklı yabancı firma, olacağını, Türkiye'de fason imalat y a p ­
tırarak tahsil edebilir. Bunun için:
(1) İhraç edilecek mamulün bünyesine giren ham ve yardımcı
m a d d e l e r alacaklı yabancı firma tarafından geçici ithal yoluyla
bedelsiz- olarak g ö n d e r i l i r
(2) Alacaklı yabancı firma, bu maddeler yerine döviz
olarak
bedelini gönderdiği takdirde, imalatçıya geçici ithal karşılığı döviz
tahsisi yapılır
(3) İhraç edilecek mamulün bünyesine giren ithal girdilerinden
yerli temin edilmeyen kısmının ithali için 8/182 sayılı ihracatı teşvik
k o r o n n a göre döviz tahsis edilebilir
Yukarıda sayılan hallerin hepsinde garantisiz ticari borca sa­
yılacak miktar, fason imalâta (kısaca işçilik ve kâr toplamı olarak
kabul edilebilir) tekabül eden değerdir. (1) ve (2) numaralı madde­
ler dahilindeki imalat için fason bedel, (3) numaralı maddedeki ima­
lat için FOB ihraç bedeli esas alınarak, imalatçılara, 8/182 sayılı
karara göre vergi, resim ve harç istisnası, faiz farkı iadesi uygu­
lanan ihracat kredisi de verilebilmektedir. Bu tür i h r a c a t t a , ihra­
cattan sonra döviz tahsisi yapılmamaktadır.
Fason imalat yoluyla garantisiz ticari b o r c u n ödenmesi gaye­
siyle yukarıda belirtilen işlemlerin yapılabilmesi ve döviz ile kredi
teşviklerinden istifade edilebilmesi için DPT Teşvik Uygulama Da­
iresine müracaatla (80/2 sayılı tebliğ . R.G. 3-4.1980) - çerçevesin­
de) İhracatı Teşvik Belgesi alınması gerekmektedir.
X. ORMAM ÜRÜNLERİ İHRACBiSlIN TEŞVİKİ :
Orman ürünlerine ihraç gücü kazandırmak, ihracat miktarını ve
değerini arttırmak için öteden beri bu konuya özel ve tercihli teşvik­
ler uygulanmaktadır Son defo yürürlüğe konulan 8/1042 sayılı «Or­
man Sanayii Ürünlerine İhraç Gücü Kazandırılmasına Dair Karar»
(R.G. 26.61980) ile bunun uygulamasını gerektiren Tebliğde (R.G.
26.6.1980) ihracatçıların ihraç ettiği Orman sanayii ürünleri karşılı­
ğında ve ihraç edilen bu mola tekabül eden miktarda h o m ve yarı
mamulün, kamu kuruluşlarınca dış piyasalardaki cari fiyatlar üze­
rinden, ihracatçıya teslimi ö n g ö r ü l m ü ş t ü r Bu fiyatlar her sene ocak
ayında, dünya piyasa fiyatları esas alınarak tesbit edilmekte ve yıl
sonuna kadar sabit t u t u l m a k t a d ı r Ayrıca, kamu kuruluşlarınca, i h ­
racat süresine göre fiyat garantisi de verilmektedir Bu k a m u k u r u .
luşlari: Orman Bakanlığı, Sümerbonk, Makina Kimya Endüstrisi K u ­
r u m u ve S E K A ' d ı r Dünya cari fiyatlarından ham ve y a n mamul olan
İhracatçılara, bu mallar için ayrıca 8/182 sayılı İhracatı Teşvik Ka­
rarına göre döviz tahsisi yapılmamaktadır. Ancak, bu ihracatçılara,
aynı karara dayanılarak ihracat kredisi ve diğer teşviklerle ihracatta
vergi iadesi v e r i l m e k t e d i r
XL İHRACATÇI ŞİRKETLERİN TEŞVİKİ :
8/1173 sayılı «İhracat Şirketlerini Teşvik Kararıyla (R.G. 18.7.
1980) belli şortları taşıyan ve imalatçı olmayan ihracatçı şirketler
daha fazîa teşviklerle desteklenmektedir. İhracatçı Sermaye Şirket­
lerinde arandan vasıflar şunlardır:
(1) A n o n i m , Limited ve Sermayesi paylara bölünmüş
dit şirket olması,
koman­
(2) Ödenmiş sermayesinin en az 50 milyon Türk Lirası olması
veya 12 ay içinde bu miktar sermayeye (ödenmiş kısmı) çıkartıla­
cağının- taahhüt edilmesi,
(3| İhracatı teşvik tedbirlerinden - faydalanmak üzere yaptığı
müroeaot îorihî esas olınarak geçen bir yıllık ihracatmm toplamı
asgarî 15 mîîyon ABD d o l a n olması,
(4) Sözü edilen 15 milyon doîonn asgari % 50'sinin.S!naî ma­
mul ve maden olması,
" (5) Her yıl yapılacak ihracatın,, bir önceki yıl ihracatından %
10 daha fazla olması,
(6) İhrocatını bizzat yapması, aracı ihracatçı kullanmaması.
Yukarıdaki şortlara haiz bulunan imalatçı olmayan ihracatçı şirZ I D M DJDjlJDS n g " J D I J I U D I O P Â D I U8pj8|>î!AS91. UaniJIjOq OpiÜOSO 'J8flG>|
buîunmayon ihracatçı şirketler
gene! hükümler
dahilinde, yani
8/887 soyılf İhracatı Teşvik • Kararlarına göre teşviklerden faydalonaeağı şüphesizdir
(1) Diğer ihracatçı ve imalatçı ihracatçılara verildiği. gibi, daha
yüksek oranda vergi, resim ve harç istisnalı ihracat kredisi,
(2) İmalatçı ile ilişkisine bakılmaksızın, ihracı t a a h h ü t edile­
cek malların bünyesine giren hom ve yardımcı maddelerle ambalaj
malzemeSeri için, döviz tahsisi ve öncelikle transferi,
(3) 2 nci madde gereğince tahsis edilecek miktar kadar d ö ­
vizin, kendilerinin veya imalatçılarının dahili piyasada
satacakları
mamullerin bünyesine giren ithal girdileri için tahsisi ve
öncelikle
transfer
(4) İhraç edilecek malı imal eden imalatçıya vermek
üzere,
yatınm malı, yedek parça, işletme malzemesi ithali için döviz t a h ­
sisi ve transfer önceliği.
(5) Y u k o n d a k i maddelerde belirtilen döviz
tahsisleri toplamı,
ihracı taahhüt edilen mal karşılığı dövizin % 60'mı g e ç e m e m e k t e d i r
(6) îtha! edecek'eri ham ve yardımcı maddelerie ambalaj mal­
zemelerinden, ihraç edilecek malın bünyesine girecek m i k t a n için
gümrük muafiyeti.
(7) Geçici ithal hükümlerinden, yan sanayicisi ile ilişkisine bakılmaksızm faydalanma,
(8) İhracatı geliştirmek moksadıyla ambalajlama,
paketleme,
doldurma, tasnifleme, depolama, muhafaza ve nakliye ile ilgili ko­
nularda yapılacak yatırımlar için, bütün
teşviklerin uygulanması,
İhracatı Teşvik Fonundan düşük faizli ve yedi yıl vadeli yatırım, üç
yıl vadeli işletme kredisi verilmesi.
Taahhüt edilen ihracatın gerçekleştirilmemesi halinde sağlanan
teşviklerden kredi ve gümrük muafiyeti geri alınır. Kredinin olınmıyon vergi, resim ve harç istisnası ile faiz farkı ve gümrük muafi­
yeti toplamının % 25'i tazminat olarak tahsil edilir. Kredi ve döviz
için olman çeşitli oranlardaki teminatlar irad kaydedilir.
XII. İHRACAT SAYiLAM YÖRT !çl
SATIŞ' VE TESLİMLER :
80/4 Sayılı «İhracat Sayılan Satış ve Teslimler Tebliği» (R.G.
266.1980) 7/10624 sayılı «İhracatta Vergi ladesi K a r a n ı n ı n 13. cü
ve 8/182 sayılı «İhracatı Teşvik K a r a n ı n ı n 17. ci maddelerine göre
hazırlanmıştın
İhracat sayılan satış ve teslimlerde, malın serbest dövizle yurt
içinde satışı ve İhracatta Vergi İadesi (kati ve geçici) listesinde bu­
lunması ş a r t t ı r
İhracat sayılan satış ve teslimler şunlardır :
(1) Yabancı kuruluşlarca tamamı veya bir bölümü finanse edi­
len yurt-içi yotınmlordan milletlerarası ihaleye ç ı k o n l a n l a n n gerçek­
leştirilmesini taahhüt eden yerli v e / v e y a yabancı
müteahhitlerin
anılan finansmanla yaptıklan yurt-içi imalatını bu yatırımlarda kul­
lanmaları,
(2) Yerli imalotçılann kendi mamullerinî, (1). fıkrada belirtilen
müteahhitlere, söz konusu yatınmlardo kullanılmak üzere teslimi,
(3) Y u r t içinde ikili veya çok taraflı anlaşma hükümlerine göre
bulunan yabancı veya miletlerarosı kuruluş ve tesislerin,, yurt dı­
şından getirme imkânına sahip bulunduklon m a l l a n n ve malzeme­
leri, bunları imal eden yerli imalatçılar tarafından b u kuruluşlara
döviz karşılığı satışı,
(4) Yukarıda (3). fıkrada belirtilen kurutuş ve tesisler ile yaban-
CI memleketlerin Türkiye'deki temsilciliklerinde görevli bulunan ya­
bancılara, döviz karşılığı yapılan satışlar.
(5) Diğer yabancı uyruklarla (turistlere) yapılan ve alıcı başına
1000 ABD dolarını aşan satışlar.
(6) Yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarına, memlekete getir­
mek zorunda olmadıkları dövizler karşılığında yapılan satışlar
(7) Gümrük hattı dışı veya satış mağazaları tarafından döviz
karşılığında yapılan satışlar
(8) Satış tarihinden itibaren azami altı ay içinde ambalailana00k ihraç ürünleriyle birlikte ihraç edilmek şartıyla imalâtçıların,
ihracatçılara teslim ettiği ambalaj mal ve malzemeleri ile ilgili s a ­
tışlar
Bu tür s a t ı ş l a r ihracat teşvik tedbirlerinden faydolonabilmekt e d i r Teşvik ve uygulama Dairesinden İhracatı Teşvik Belgesi o l ­
mak kaydıyla, ihracat kredisi ve döviz imkânlarından, ham ve yar­
dımcı madde ve ambalaj malzemesi ithalinde gümrük muafiyetin­
den, 8/182 sayılı İhracatı Teşvik Koroı ve 8 0 / 2 İhracatı Teşvik Teb­
liği esaslarına göre, faydalanabilirler Gene sözü edilen bu belge v e
satılan malın faturası ile döviz alım bordrosunun ibrazı suretiyle i h ­
racatta vergi iadesinden faydalanmak m ü m k ü n d ü r
îi.
l
BÖLÜM
İHRACATI TEŞVİK TEDBÎRLERİMİN UYGULAMA ESAS VE
USULLERİ :
1) Teşvâk Belgesi :
İhracat teşviklerinden
faydalanabilmek için,
İhracatta Vergi
İadesi hariç. Devlet Planlama Teşkilâtı Teşvik ve Uygulama Daire­
sinden «İhracatı Teşvik Belgesi» almak g e r e k m e k t e d i r
Bütün teşvikleri ihtiva eden bir teşvik belgesi alınabileceği gibi
her teşvik tedbiri için ayrı belge de alınmaktadır ve yaygın olanı
da bu son ş e k i l d i r
İhracatı Teşvik Belgesi, üzerinde yazılı
teşviklerin, beiirtilen
şartlarla, ilgili Bakanlık ve kuruluşlar tarafından do hol uygulan­
ması, gereken kuvvetli bir d o k ü m a n d ı r Uygulayicı mercifer. Belge
ve şartlarını yeniden inceleme ve değerlendirme yetkisine sahip bu­
lunmamaktadırlar.
(2) Teşvik Belgesi içio müracaat :
İhracatı Teşvik Belgesi almak için, gerekli dış pazar
maları yapılıp siparişler alındıktan sonra
«İhracatı Teşvik
hazırlanacak
Projesi» ile DPT Teşvik ve Uygulama
iki
araştır­
nüsha
Dairesine
başvurulur.
İhracatı Teşvik Projesi örneği ve açıklaması, 8 0 / 2 ve 8 0 / 3 s a ­
yılı tebliğlerde (R.G. 3.4.1980 ve 13.6.1980) verilmiştir,
(3) Teşvik Belgesi Alınması ve Uygulama
Müracaatın değerlendirilmesinden sonra, ihracatçıya, ihracat t a ­
ahhüdü karşılığında belgesi verilir.
Belge üzerinde yazılı teşviklerden faydalanılmak üzere ilgili Ba­
kanlık ve kuruluşlara boşvurulr. Bu teşviklerden kısmen de olsa fay­
dalanılması halinde, taahhüt edilen ihracatın tamamının gerçekleş­
tirilmesi zorunludur. Gümrük muafiyeti teşviki uygulanan hallerde
taahhüt edilen dövizin sağlanması yanında, mal miktarı yönünden
de hesabın kapatılması esastır.
İhracat t a a h h ü t süresi 4 oydan 48 aya kadar değişmektedir.
Belgede belirtilen süre içinde, taahhüdün % 50'si gerçekleştirildiği
takdirde bu süre 3 oy daha uzatılmaktadır.
Geçici kabul rejiminde azami süre iki yıl; gemi, komple fabri­
ka ve tesis ihracında ise d ö r t yıldır.
Deprem, su baskını, yangın, grev, lokavt, harp hali ve sair
hastalık halleri mücbir sebep olarak kabul edilmiştir. T a a h h ü t s ü ­
resi içinde % 50 gerçekleşme olmasa do bu mücbir sebeplerin v u ­
kuu halinde belge süresi uzatılmaktadır.
İhracat süresinin başlangıcı belge tarihi olmakla beraber, t a ­
lep edildiği takdirde müracaat tarihi de olabilir.
T a a h h ü t edilen ihracatın % 95 oranında gerçekleşmesi halin­
de, bakiye % 5 aranmamaktadır.
Önceden Teşvik ve Uygulama Dairesinden izin olmak kaydıyla
belgede yazılı maddeler yerine kısmen veya t a m a m e n , başka mal­
ların ihracı m ü m k ü n olmaktadır.
ihracat bizzat îahahhüt veren tarafından yapıîacağı gibi, Teş­
vik ve Uygulama Dairesinden önceden izin almak suretiyle aracı bir
ihracatçı eliyle de gerçekleştirilebilir.
4) itırocaî Ta-aiılıüdüoüii Kapaîıimosı : ' '
İhracotçılar, .taahhüt -ettikleri ihracatın gerçekleşme d u r u m u ­
nu, ilgili teşvik belgesi . ile gümrük çıkış beyannamesinin tarih ve
numaralarını Ihtivo eden «Döviz Alım Bodrosu»nun bir suretini üç
ayda bir dövizin geldiği örocı bankadan alarak Teşvik ve Uyguloma
Dairesine ibraz ederier ve taohhöt hesaplarını kopotıriar.,
5) İlırcıcotio Gerçekleşmemesi ICörşısisıcio
oygyioiiao
Taöhhüt edilen ihracatın verilen sürefer içinde gerçekîeştirilememesi, soğlanan teşviklerin veripme amacına uygun kullanılmamasi, ithöî edilen mömyıün ihraç edılrnesı gerektiği haide iç pîyasodo satılması hallerinde Ihrocotı Teşvik Belgesi iptal edilerek o ş o ğıdo izöh edildiği şekilde, beigede belirtilen teşvikler geri almmqkîo ve m,üeyyîde!er uygulonmalmĞır.
Töohhüt edilen ihrocotın % 50'
nin oltırıdo gerçekleştîrifmesi holinde ":
,
(1) Verifen her türiü ihracot kredisî, vadesi beklenmeden 'der­
hal tahsil edilir.
(2} Bu i h r a c a t kredisi dofoyısıyıVj. olmmayon
resim ve horçfaria, foiz farkı iodesj geri ohnır.
(3|Kredinin
kaydedilir.
% 15 veya
her türlü
% 18"îne tekabül eden temlnad
vergi,
irod
(4) Döviz tahsisi sırasında % 1 î!â % 10 arasında alınan teminat irad kaydedilir.
(5) Geçici kabul yoluyla ithal edilen eşyanın gümrük vergi ve
resimleri faizi ile biriikte tahsil edilir ^ e ayrıca gümrük mevzuatına^
göre müeyyide uygulanır.
(6) Gümrük muafiyeti uygulanan eşyanın gümrük vergi ve re­
simleri faizi ile biriikte tohsi! edilir. .
(7) İhracatçı bir yıldan az olmqmok üzere süreli veya süresiz
olarak her türiü teşviklerden foydalonmakton mahsup edilebilir. Ta­
ahhüt edilen îhracgt % . 50'den, fozlo gerçekleştiridiği takdirde, y u ­
karıdaki müeyyideler gerçekleşmeyen. îhracoto oranlanarak uygu­
lama yapılır.
s
.0
NU
Ç :
•Ekonomik şartlorm değişmesi, teşviklerle ilgili
tedbirlerin de
zoman içinde değişmesini gerektirmektedir. Bu sebeple, gerek yotırımlarm ve gerekse ihracatın teşviki ile ilgili mevzuatı meydana
getiren uygulama esas ve usullerini tesbit eden Bakanlar Kurulu
Kararları ile başta Devlet Plânlama Teşkilâtı Teşvik ve Uygulama
Dairesinin Tebliğleri olmok üzere, ilgili Bakanlıkların, Maliye, T i c a ­
ret, Sanayi ve Teknoloji, Gümrük ve Tekel Bakanlıkları gibi) ve T.C.
Merkez Bankasının "Tebliğ ve Sirküleri Resmî Gazetemden dikkatle
takip edürneüdir. Konu ile yeni îlgüenmeye başioyonlarla, mevzuat
ve uygulama hakkında tereddüdü bulunan ihracotçılonn, gerekli
bilgi ve beigeleri ahnak üzere her zaman Devlet Planlama Teşki­
latının yukarıda adı geçen Dairesine bizzat müracaat edebilecek,
leri gibi telgraf, telefon ve teleksle de başvurabilirler. Bu müraca­
atlar derhal cevapiandırılmoktadır.
Telefonlar : 29 99 30 (Santral) TUD ve YSD
29 65 26 TUD Başkanı ve
29 62 79 TUD Muavinleri
Telex
: 42110 DPT . T L
Telgraf Adresi -.Devlet Planlama Teşkilâtı - ANKARA
O. Orhan BALİ
SUAT ACAR
MERKEZ BANKASI BANKACİLİK VE
KREDİLER GENEL MÜDÜR MUAVİNİ
MERKEZ
BANKASİ
İHRACAT REESKONT KREDİSİ
HAKKİNDA
NOT
Bilindiği gibi, Merkez Bankasınca bankalara, kısa bir süre ö n ­
cesine kadar; ihracat, k a f i satışlı ihracat, vesikalı senetler ve İ h ­
racatı Teşvik Belgesi Kredisi adı altında çeşitli reeskont kredileri
ile yalnız imolâtçı-ihracatçılaro ayrıca özel İhracatçı sanayici rees­
kont kredisi adı altında bir kredi kullandırılmakta idi.
İhracat kredilerinin bu kadar çeşitli oluşu, mahiyetlerinin ihracatçılorco tam olarak bilinmesini engellediğinden çeşitli sakıncalar
doğuruyordu.
Bu nedenle, bu çeşitli ihracat kredilerinin kaldırılarak bunla­
rın yerine tek bir ihracat kredisi sistemi geliştirilmesi düşünülmüş
ve geliştirilen bu sistem 1 Nisan 1981 tarihinden itibaren yürürlüğe
konulmuştur.
I — SİSTEMLE İLGİLİ BAZI DEYİMLER ı
1 — İhroç Kredileri ı
İhraç edilecek malın satın alınmasından, imâl edilecek ise ham
ve yardımcı maddelerinin yurt içinden ve yurt dışından satın alınma­
sından, ihraç bedeli dövizlerin gelişine kadar geçen sürede ban­
kolar ve Merkez Bankası tarafından ihracatı finanse etmek için kul­
landırılan krediler ile döviz olarak navlun getirmeyi t a a h h ü t eden
nakliyecilere verilen kredilere ihracat kredileri denir. (İhracat sayı­
lan satış ve teslimler, garantisiz ticari borçların fason imalât sure­
tiyle ödenmesi ve geçici kabul rejimine göre verilen ihracat kredi­
leri ile transit t i c a r e t i ve reeksport dahil)
— 161 —
F. : 11
2 — İhracat Kredisi İşlemleri ı
İhracat kredisi açılması maksadıyle müstakriz ve banka ara­
sında akdedilen mukaveleden başlayıp alınan
kredinin bankaya
ödenmesi suretiyle hesabın kapatılmasına kadar geçen süre i ç i n ­
de yapılan bu kredi ile ilgili bütün işiemler (Banka, Noter, Tapu ve
benzeri mercilerde) ihracat kredisi işlemleridir.
3 — Bizatihi İhracata İlişkin İşlemler ı
İhracat ruhsatnamesinin alınmasından ihraç edilen malın be­
delinin tahsili ve ihracat hesabının kapatılmasına kodor geçen süre
içinde ihracatçının mal ihraç edebilmıok için yaptığı bütün işlemler
(ihraç malının bünyesine giren ithal ham ve yardımcı madde itha­
lât işlemleri dahil) bizatihi ihracata ilişkin işlemlerdir.
4 — S m a i Mamul İhracı :
K a t X geçici ve sıfır vergi iade listelerinde yer olan mamuller
ile maden ve taşocağı ürünlerinin serbest dövizle ihracı veya yurt
içinde serbest dövizle satışı, sınai mamul ihracıdır.
5 ~ Serbest Dövizle Yapılan İhracat ı
A . B D . Doları, diğer konvertibî paralar ve konvertib! APA dö­
vizleri mukabilinde yapılan ihracat ile tescil lisans ve izne tabi olsa
da bu dövizlerle yapılan ihracat serbest dövizle yapılan ihracat sa­
yılır
6 — Mücbir Sebepler 4
Deprem, su baskını, yangın, grev, lokavt, harp hali, sari has­
t a l ı k l a r fabrika veya imalâthanenin hasara uğraması, taahhüt edi­
len maddenin ihracatının yasaklanması, ihracatı t a a h h ü t edilen m a d ­
denin bünyesine giren ithal maddelerinin ithalâtının yasaklanması,
durdurulması veyo tahsis edilen miktarın ihraç için gerekli
olan
miktarın altında olması, fabrikanın geçici bir süre için bilfiil durması,
şahıs firmalarında ölüm hali, ithal veya ihraç edilecek olan malın
nakliye sırasında zayi olması veya önemli derecede hasara uğra­
ması veya benzeri haller müsbir sebeplerdir
II — SİSTEMİN GENEL ESASLARI :
t - — B e l g e y e Gerek Olmadığı :
Bu krediden yararlanmak için hiç bir m a k a m ve merciden belge
almaya gerek b u l u n m a m a k t a d ı r
Ancak kredi dışında diğer teşvik tedbirlerinden yararlanabilmek
veya özellik arzeden bazı ihracatlarda belge a l ı n a b i l e c e k t i r
2 — Rotatif l^ullanma ı
İmalâtçı - İhracatçı firmalar için bu kredi rotatif olarak kuİİanılobüecektir
3 — R e e s k o n t Kredisi i
Bu yeni kredi sisteminde bankalar için önceden tesbit edilmiş
bir reeskont limiti olmayacak, ihracatçı veya taşımacıya verilecek
kredi kadar aracı bankoya da kredi tahsis olunacaktır.
4 „
Niteliğe Göre İhracat Kredisi :
İhracat kredilerinden yararlanma konusunda i h r a c a t ç ı l a r «Da­
ha önce İhracat Yapmış Olanlar» ile «İlk Defo İhracat Yapacak Olanlar» şeklinde iki kategoriye ayrılmış, ayrıca her iki kategori d e ,
«İmalâtçı - İhracatçılar», «İhracatçılar» ve «Taşımacılar» şeklinde
üçe bölünmüştür.
5 — Akreditifin Gelmiş Olması ı
Kredi talebine gelindiği sırada, akreditifin gelmiş o l d u ğ u belgelendirildiği takdirde, ihracat taahhüdüne göre ihracatçının özkaynakton katkısı talep üzerine % 10 eksiltilebilecek. Merkez Ban­
kası katkısı % 10 arttırılobilecektir.
6 — Anlaşmalı Ülkelere Yapılan İhracat :
Tescil, lisans veya izne tabi t u t u l a n , ancak serbest yapılan ih­
r a c a t da, bu yeni İhracat sisteminden y a r a r l a n a c a k t ı r
7 — Türk Lirası Değerinin Değişmesi :
Devalüasyon veya kur ayarlamaları nedeniyle Türk lirasının de­
ğer yitirmesi s o n u c u oluşacak kur farkları için ilâve kredi t a l e b i n ­
de
bulunulomıyocaktır
8 — Taşımacıların Durumu ı
Bu sistemle, döviz olarak navlun getirmeyi t a a h h ü t eden t a ş ı macılora do, ihracat kredisi verilebilecektir.
9 — Süre Uzatımı :
Süre uzatımı halinde, belgeli ve belgesiz kredilerde olduğu gibi
m e v c u t bakiyenin % 50'sinin aracı bankaca üstlenilmesi hususu,
bu sistemde kaldırılmıştır
1Ö —• Teminat
Önceki kredilerde teminat olarak kabul e d i l e n ; teminat mektu­
bu, devlet tahvili, mevduat sertifikası veya mevduat biokajs, bu ye­
ni sistemde de kabul edilmekle birlikte, aynco beşinci bir teminat
n e v i olarak pulsuz bir senet de kabul edilebilecektir.
Ancak teminatm nev'i ne olursa olsun, aracı banko, ihracatın
gerçekleşmemesi halinde, o miktar meblağın herhangi bir hesa­
bından mahsup edilmesine yetki veren bir taahhütnameyi Merkez
Bankası Şubesine tevdi edecektir.
Teminat oranı, aylık % 2 olmak üzere kredi süresine göre he­
sap ve tesis edilecektir. Ancak, mücbir sebeplerin olması veya ih­
racatın % 50 sinin gerçekleştirilmesi halinde verilecek ek süreler
için ayrıca munzam teminat aranmayacaktır.
11 — Teş¥ik Önlemleri :
İhracat kredisi işlemleri ile bizatihi ihracata ilişkin işlemler her
t ü r l ü vergi, resim ve harçtan muaftır.
12 — İhracatın Gerçekleştirilmesi i
Taahhüt edilen ihracatın meblağ olarak % 5 eksiği ile gerçek­
leştirilmesi halinde ihracat t a m gerçekleşmiş sayılır
İhracat % 40'm altında (% 40 hariç) gerçekleşmiş ise hiç gerçek­
leşmemiş, % 40 - % 95 oranları orasında gerçekleşmiş ise kısmen
gerçekleşmiş sayılır
İhracatın gerçekleşmesi gümrük çıkış beyannamesi iie, taah­
hüdün kapatılması ise döviz alım bordrosu ile belgelendirilir
13
Müeyyideler :
Müeyyideler taahhüt edilen ihracatın gerçekleşmemesi halinde
açılan kredilerin tümüne, İhracatın kısmen gerçekleşmesi halinde
gerçekleşmeyen orandaki taahhütle ilgili kredi miktarına uygulanır.
Teminat, ihracatın gerçekleşme durumuna göre kısmen veya
tamamen irad k a y d e d i l i r
14 — Senetlerdeki İmzalar :
'
Reeskonta tevdi edilecek senetler, (İmalâtçı - İhracatçı veya
ihracatçı veya taşımacı + aracı banka) şeklinde iki imzalı olacaktır.
15 ~
Finoiisinao Şekil : ^ •
Finansman, senet üzerine ovons şekiinde işieyecektir.
16 ™ Kredi Süresinin Başlangıcı :
Kredi süresinin başlongıcı ihracatçı iie bönkası arasında imza­
lanan ikraz anlaşmasının yapıldığı tarihtir17 ~
Senetlerin Vâdeleri ı
Kredi sürelerinin, ihracatçmm niteliğine göre alınacak senet v a ­
delerinden uzun olması halinde senetlerin vâdelerinde tahsil edi­
lerek ertesi gün yenilerinin verilmesi suretiyle yenilenmesi mümkün
bulunmaktadır.
18 — Bilgi Verme ı '
Bu kredi dolayısıyla aracı bankalar, 2 ayda bir gümrük çıkış,
beyannamelerinden tesbit edilmek suretiyle, ihracatçı firmanın ih­
racat taahhüdünün gerçekleşme durumunu Merkez Bankası Şube­
sine bildirecektir.
19 — Şube Yetkisi :
Bu yeni kredi uygulaması dolayısıyla reeskont t u t a n 100 mil­
yon liraya kadar olan kredi talepleri Merkez Bankası Şubelerince
re'sen kullandırılacak, bu miktan aşan talepler (İlk defa ihracat ya­
pacak olan ihracatçılar ve taşımacılar hariç) İdare Merkezine gönde­
rilmekle birlikte, Şubelerce 100 milyon liralık kısmı derhal kullandınlacaktır
20 — M ü r a c a a t :
Kredi talebinde bulnan bankalar, örneği ilişik bir mektup ve
kredi talep eden f i r m a d a n alacakları taahhütname ve teminatın te­
sis edildiğine ilişkin belgeler ve ihracatçının niteliğine göre aracı
banka katkısını belirten taahhütname ile (ikişer nüsha) İlgili Merkez
Bankası Şubelerine müracaat edeceklerdir.
•
i l i — İHRACAT KREDİLERİ K U L L A N M A ŞARTLARI :
İhracatçının evvelce ihracat yapıp yapmadığına
kredileri aşağıdaki kategorilere ayrılır.
göre
ihracat
1
A
B
C
—
—
—
—
Daha önce ihracat yapmış olanlar için kredi,
İmalâtçı - İhracatçılar için kredi,
İhracatçılar için kredi,
Taşımacılar için kredi,
2
A
B
C
—
—
—
—
İlk defa ihracat yapacak ihracatçılar için kredi,
İmalâtçı - ihracatçılar için kredi,
İhracatçılar için kredi,
Taşımacılar için kredi,
1 — Daha Önce İhracat Yapmış Olanlar İçin Kredi :
A — İmalâtçı - İhracatçılar İçin Kredi ı
1) İhracat Taahhüdü : Krediye esas olmak üzere, taahhüt edi­
lecek ihracatın miktarı, kredi talep edildiği tarihten geriye doğru
Gümrük Çıkış Beyannamelerinden tesbit edilen son üç yıl içinde
yapılan ihracatın en yüksek yıllık miktarını geçemez.
2) Taahhüt edilen ihracatın T L karşılığının
% 20 si firmanın özkoynağı,
% 15 i aracı banko,
% 65 I Merkez Bankası,
tarafından karşılanacaktır.
3) Teminat : Aracı banko ve Bankamızca verilecek toplam kre­
dinin % 24'ü oranında olacaktır.
4) İhraç Süresi : 12 aydır.
5) Süre Uzatımı : Mücbir sebeplerin olması halinde veya t a a h ­
hüt edilen ihracatın % 50 sinin. Gümrük Çıkış Beyannameleriyle
gerçekleştirildiğinin tevsiki koydıyle 3 aya kadar ek süre verilebi­
lecektir.
6) Yeni Kredi Talebi : İhraç süresinin bitiminden evvel ve t a a h ­
hüt edilen ihracatın % 60'ı gerçekleşmeden, ihracatçı y e n i kredi t a ­
lebinde bulunamaz. Asgari % 60'ın {% 60 dahil) gerçekleşmesi h a .
linde, ancak tevsik edilen ihracat bağlantısı
gözönüne alınarak
yeni kredi verilebilecektir
7) Aracılı İhracat : İhracat aracı ile yapıldığı takdirde, Gümrük
Çıkış Beyannamelerinin üzerine aracı ihracatçının adı ve unvanının
şerh verilmiş olması, ayrıca mudi bankanın aracılı ihracata m ü s a ­
ade ettiğini belirten Şubenize muhatap bir yazı
vermesi halinde
aracılı ihracat kabul edilebilecektir
8) Senetler ; En çok 9 ay vadeli olacaktır9) Borcun Tasfiyesi : Taahhüt edilen ihracatın gerçekleştirildiği
ibraz edilen Gümrük Çıkış Beyannameleri ve Döviz Alım Bordroları
ile tevsik edildiği takdirde, borcun, geri ödenmesi söz konusu de­
ğildir. Kredi, gerçekleştirilen ihracat boz alınarak talep halinde tes­
bit edilecek yeni kredi, evvelce verilen krediden az olduğu t a k d i r d e
aradaki fark bir ay içinde ihracatçı tarafından aracı b a n k a y a ve
aracı bankoca Şubenize geri ödenecektirB — İhracatçılar İçîn Kredi ;
1) İhracat Taahhüdü : Taahhüt edilecek ihracatın m i k t a r ı , kre­
di talebine gelindiği tarihten geriye doğru Gümrük Çıkış Beyanna­
melerinden tesbit edilen son üç yıl içinde gerçekleştirilen ihracatın
en yüksek yıllık miktarının kredi vadesine göre 4 aylık kredilerde
% 35 ini, 6 aylık kredilerde % 50 sini, 8 aylık kredilerde % 65 ini
geçmeyecektir.
2) İhraç Süresi : 6 aydır. (Fiat Destekleme Fonu'no tabi tarım
ürünleri ihracatında 4 ay; yaş meyve, sebze ve su ürünleri ihracoatmda 8 ay).
3) Teminat : A r a c ı banko ve Bankamızca verilecek t o p l a m kre­
dinin vadelerine g ö r e , % 8 i, % 12 si ve % 16 sı oranında olacaktır.
4) Ödemesiz Dönem : İhroç sürelerinin ilk yarısı kadardır.
5) Kredi Tutarı : Taahhüt edilen ihracatın T L karşılığının,
% 10 u firmanın özkoynoğı,
% 20 si aracı banko,
% 70 i Merkez Bankası
tarafından karşılanacaktır.
6) B o r c u n Tasfiyesi : Borcun tasfiyesi, ödemesiz
dönemden
sonra gelen dövizlerin T L karşılıklarının % 70 inin hesaptan m a h ­
subu suretiyle yapılacaktır.
7) Süre Uzatımı : Mücbir sebeplerin olması halinde veya t a a h .
hüt edilen ihracatın % 50 sinin gerçekleştirilmesi kaydıyla 2 aya
kadar ek süre verilebilecektir.
8) Yeni Kredi Talebi : Taahhüt edilen ihracatın % 60'ı gerçek­
leşmeden i h r a c a t ç ı yeni kredi talebinde bulunamaz. Asgari % 60
m (% 60 dahil) gerçekleşmesi halinde, ancak tevsik edilen ihracat
bağlantısı g ö z ö n ü n e alınarak yeni kredi verilebilecektir.
9) Aracı İhracatçı : Kabul edilmez.
10) Senetler : En çok 4 ay vadeli olacaktır.
C — Taşımacıtor İçin Kredi :
1) Döviz T a a h h ü d ü : Krediye esas olmak üzere, taahhüt edile­
cek dövizin miktarı, kredi talep edildiği tarihten geriye doğru döviz
alım b o r d r o i o n n d o n tesbit edilecek son üç yı! içinde getirdiği dö­
vizin en yüksek yıllık tutarını geçmeyecektir.
2) Kredi T u t a n : Taahhüt edilen dövizin T L korşılığmıh,
% 20 si firmanın özkaynoğı,
% 15 i aracı banka,
% 65 i Merkez Bankası,
tarafından karşılanacaktır.
3) Teminat: Aracı banko, ve Bankamızca verilen toplam kredi­
nin % 24 ü oranında olacaktır.
4) Kredi Süresi : 12 aydır.
5) Senetler : En çok 9 ay süreli olacaktır.
6) Ödemesiz Dönem : İlk 6 aydın
7) Borcun Tasfiyesi: Borcun tasfiyesi,
ödemesiz
dönemden
sonra gelen dövizlerin TL. karşılıklonnm % 65 inin hesaptan m a h ­
subu suretiyle yapılacaktır.
8) Süre Uzatımı : Mücbir sebeplerin olması halinde veyo ge­
tirilmesi taahhüt edilen dövizin % 50 sinin yurda gelmesi kaydıyle
2 aya kadar ek süre verilebilecektir
9) Yeni Kredi Talebi : Getirilmesi taahhüt edilen dövizin % 60'ı
gelmeden taşımacı yeni kredi talebinde bulnomoz. Asgari % 60 m
(% 60 dahil) gelmesi halinde, ancak tevsik edilen navlun anlaş­
ması gözönünde tutularak yeni kredi verilebilecektir.
2 — İlk Defa İhracat Yapacak
A
İhracatçılar
için Kredi :
İmalâtçı - İhracatçılar İçin Kredi :
1) Taahhüt edilecek İhracatın M i k t a n : Firmanın fiili üretiminin
% 25 inin ihraç değerini geçmeyecektin (İhracat bağlantılarının mek­
tup, telgraf ve teleks gibi vesikalarla tevsiki a r a n a c a k t ı r Fiili ü r e ­
t i m Aylık İstihsal vergisi beyannameleri ile tevsik e d i l e c e k t i r )
Sınaî ürün istihsal vergisine tabi olmadığı takdirde, işletmenin
kapasite raporu ile en son bilanço veya hesap vaziyeti temin edi­
lerek, İdare Merkezine gönderilir.
2) Kredi T u t a n : Taahhüt edilen ihracatın T L karşılığının,
% 25 i ihracatçı firma,
% 25 i aracı banka,
% 50 si Merkez Bankası,
tarafından karşılanacaktır.
3) Süre Uzatımı : Mücbir sebeplerin olması halinde veya ta­
ahhüt edilen ihracatın % 50 oranında gerçekleşmesi kaydıyle 4 aya
kadar ek süre verilebilecektir.
4) Teminat : Aracı banka ve bankamızca verilen toplam kre­
dinin % 24 üdür.
5) İhraç Süresi : 12 aydır.
6) Yeni Kredi Talebi : İhraç süresinin bitiminden evvel ve ta­
ahhüt edilen ihracatın % 60 ı gerçekleşmeden, ihracatçı yeni kredi
talebinde bulunamaz. Asgari % 60 m (% 60 dahil) gerçekleşmesi
halinde, a n c a k tevsik edilen ihracat bağlantısı gözönüne alınarak
yeni kredi verilebilecektir.
7) Aracılı İhracat : İhracat aracı ile yapıldığı takdirde, Gümrük
Çıkış Beyannamelerinin üzerine aracı ihracatçının adı ve unvanının
şerh verilmiş olması, ayrıca mudi bankanın aracılı ihracata müsa­
ade ettiğini belirten ve Şubenize muhatap bir yazı vermesi halinde
aracılı ihracat kabul edilebilecektir.
8) Senetler : En çok 9 ay vadeli olacaktır.
9} Borcun Tasfiyesi : Taahhüt edilen İhracatın gerçekleştirildi­
ği ibraz edilen Gümrük Cıkış Beyannameleri ve Döviz alım bordro­
ları ile tevsik edildiği takdirde, borcun geri ödenmesi söz konusu
değildir. Kredi, gerçekleştirilen ihracat baz olarak alınarak talep
halinde tesbit edilecek yeni kredi çerçevesinde devam edecektir.
Ancak, tesbit edilecek yeni kredi evvelce verilen krediden az olduğu
takdirde, aradaki fark 1 ay içinde ihracatçı tarafından aracı bankaya
ve aracı bankaca Merkez Bnkasma geri ödenecektir.
B — İhracatçılar İçin Kredi ;
1) İhracat Taahhüdü : T a a h h ü t edilecek ihracat karşılığı veri­
lecek kredinin miktarı bağlantılara ve firmanın durumuna göre İda-
re Merkezimi2ce tesbit edileceğinden, kredi talebi, Şubenizin re'sen
kredi tesbit yetkisi dahilinde olsa b i l e / t a l e p l e r ne miktarda olursa
olsun İdare Merkezimize intikal ettirilecek, verilecek talimata göre
Şubenizce hareket edilecektir. (İhracat boğlontılannm mektup, tel­
graf ve teleks gibi vesikalarla tevsiki aranacaktır,)
2) Kredi T u t a n : Taahhüt edilen ihracatın T L karşılığının,
% 15 i firmanın özkaynoğı,
% 20 si aracı banka,
% 65 i Merkez Bankası
tarafından karşılanacaktın
3) Borcun Tasfiyesi : Ödemesiz dönemden sonra gelen döviz­
lerin % 65 inin hesaptan mahsubu suretiyle yapılacaktın
4) İhraç Süresi: 6 aydın (Fiat Destekleme Fonu'no tabi t a n m
ürünleri ihracatında 4 ay; yaş meyve, sebze ve su ürünleri ihraca­
tında 8 ay)
5) Teminat : Aracı banka ve Bankamızca verilen toplam kre­
dinin vadelerine göre % 8 i, % 12 s i , ve % 16 sı olacaktır.
6) Ödemesiz Dönem : İhraç sürelerinin ilk yansı kadardın
7) Süre Uzatımı : Mücbir sebeplerin olması halinde veya taah­
hüt edilen ihracatın % 50 sinin gerçekleştirilmesi kaydıyla 2 oya
kadar ek süre verilebilecektin
8) Yeni Kredi Talebi : Taahhüt edilen ihracatın % 60 ı gerçek­
leşmeden ihracatçı yeni kredi talebinde bulunamaz. Asgari % 60 m
{ % 60 dahil) gerçekleşmesi halinde, ancak tevsik
edilen ihracat
bağlantısı gözönüne alınarak yeni kredi verilebilecektin
9) Aracı İhracatçı : Kabul edilmez
10) Senetler : En çok
4ay vadeli olacaktır.
C — Taşımacılar İçin Kredi ;
1) Döviz Taahhüdü : İlk defo döviz olarak getirilmesi t a a h h ü t
edilen navlun karşılığı tahsis olunacak kredinin m i k t a n , İdare Merkezimizce tesbit edileceğinden; toleplen Şubenizin re'sen kredi yet­
kisi dahilinde olsa bile İdare Merkezimize gönderilecek ve alınacak
t a l i m a t a göre hareket e d i l e c e k t i r
2) Kredi tutarı : Taahhüt edilen dövizin T L karşılığının,
% 20 si firmanın özkaynoğı,
% 15'i aracı banka,
% 65 i Merkez Bankası,
tarafından karşılanacaktır.
3) Teminat : A r a c ı banka ve Bankamızca verilen t o p l a m kredi­
nin %
4)
5)
6)
7)
24 ü oranında olacaktır,
Kredi Süresi : 12 aydır.
Senetler : En çok 9 oy süreli olacaktır.
Ödemesiz Dönem: İlk 6 aydır
Borcun Tasfiyesi : Borcun tasfiyesi, ödemesiz
dönemden
sonra gelen dövizlerin T L karşılıklarının % 65 inin hesaptan mah­
subu suretiyle yepilacaktır,
8) Süre Uzatımı : Mücbir sebeplerin olması veya t a a h h ü t edilen
dövizin % 50 sinin yurda gelmesi kaydıyla, 2 aya kadar ek süre
verilebilecektir.
9) Yeni Kredi Talebi . Getirilmesi t a a h h ü t edilen dövizin %
60'{ gelmeden, taşımacı yeni kredi talebinde bulunamaz. Asgari %
60'ın (% 60 dahil) gelmesi halinde, ancak tevsik edilen navlun a n ­
laşması gözönünde tutulmak suretiyle yeni kredi verilebilecektir.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ MERKEZ B A N K A S I
Şubesi
Şubenizden
reeskont
mutabakatı
talebinde
Firmasının
bulunduğumuz
$. İlk ihraç taahhüdüyle ilgili olarak, %
oranındaki Banka­
mız katkısını kendi kaynaklarımızdan karşıloyocağımızı ve ihracatın
gerçekleşmemesi halinde, teminat tutarı miktarını Bankamız nezdin­
deki herhangi bir hesabımızdan mahsubuna yetkiniz olduğunu be­
yan ve t a a h h ü t ederiz.
Bankası
Şubesi
Yetkili İmzalar
TÜRKİYE CUMHURİYET! MERKEZ BANKASI
:
Şubesi Müdürlüğü
İhracot Reeskont Krediniz çerçevesinde müşterimizin ihracat
kredisi talebi ile ilgiü olarak hozırlonan bilgileri aşağıda sunuyoruzKredi Tolep Eden f i r m a n m
Ticaret Unvanı ( + )
Adresi ve Teî. N o . su ( + ]
İştigal Konusu ( + )
Bağh Olduğu Oda ( + }
Ticaret Sicil No. su
Kuruluş Tarihi
Norminal Sermayesi
Ödenmiş Sermayesi
Ortaklar ve Py Oranları
Senet Kabulüne Mani Hafi
Ticari Ahlâkı
Olup Olmadığı
(Protesto, haciz v.s.)
İhracatçı mı, İmalatçı İhracatçı mı. Taşımacı mı olduğu :
İhracatçı Belge No. su
:
Kredi talebine gelindiği tarih19..
ten itibaren
geriye
doğru
19..
son üç yıl İçinde yaptığı ıhro.
19. .
cat veya getirdiği döviz
îmaıötçı Belge No. su
:
.
Yıllık Üretim Kapasitesi
(Adet, ton, metre v-s.)
FiıH Üretimin % 25 inin
İhraç Değeri (-f - f )
Taşımacının, Karayolu mu
Denizyolu mu taşımacısı
Olduğu ( + + + )
Nakil Vasıtalarının Sayısı
ve Taşıma Kapasitesi ( - f - - f + ) :
(+ )
İ h r a c a t aracı vasıtasıyla yapılacaksa,
bu bilgiler aracı ihracatçı için de verilecektir.
(++)
i!k defa ihracat yapacak olan İmalâtçı - îhracatçılör
doldurulacaktır.
( + + + ) Taşımacılar için doldurulacaktır.
İçin
f — ihracı Taahhüt Edilen Malın veya
Getirilmesi Taahhüt Edilen Dövizin
Cinsi ( + )
Miktarı ( + )
Birim Fiatı ( + )
Tutarı (Döviz)
Tutan (TL)
İhraç Süresi/Döviz Getirme
Süresi (Ay olark)
Teslim Tarihi ( + )
İthalâtçısı ( + )
U ~ Talep Edilen Kredinin
Miktan
Aracı Bankodan (:
)
Merkez Bankasından (%...)
Vâde Tarihi ( + + )
Teminatın Nev'i
(Kredinin %
'i)
Yukarıdaki bilgilerin doğruluğunu ve Bankanızın tetkikine a m a ­
de bulunduğunu, aksinin sabit olması halinde kabul edilmiş olan
senetlerin vâdeleri beklenilmeksizin iadesine hakkınız olduğunu ka­
bul ve beyan eder,
liralık reeskont kredisi
için mutabakatınızın iş'onnı rica ederiz.
Tarih
Saygılarımızla,
Bankası
. . . . . . . . . . . . Şubesi
(Yetkili İmzalar)
Ek: 2 Taahhütname (örneği ekli)
1 Akreditif veya Satış Akdi
(3atış akdi yoksa, yerine kaim
olabilecek mektup, telgraf, telex)
( + ) İlk defa ihracat yapacak veya ek kredi talebinde bulunanacak olan imalâtçı - ihracatçılar ile ihracatçılar t a r a f ı n ­
dan doldurulacaktır.
( + + ) Vâde tarihi, ikraz sözleşmesinin başlangıcından itibaren
12, 8, 6 veya 4 oy sonraki tarih olacaktır.
T A A H H Ü T N A M İ
Bonk0sı
Şubesi
Müdürlüğüne
Talep ettiğimiz
liralık kredi karşılığında,
$. İlk ihracatı aşağıda belirtilen şartlarla yerine
getireceğimizi taahhüt;; ihracatı kısmen veya tamamen gerçekleş­
tiremediğimiz veya diğer şartlara riayet etmediğimiz takdirde yine
aşağıda yazılı müeyyidelerin uygulanmasını kabul ederiz.
1 — Aldığımız bu krediyi ihracata ilişkin işlerde ve tahsis ga­
yelerine uygun olarak kullanacağımızı.
2 — İhraç ettiğimiz m a l / n a v l u n karşılığı dövizi, Türk Parası
Kıymetini Koruma Mevzuatı usul ve esaslarına göre memlekete ge­
tireceğimizi,
3 — A k s i halde; alman ihracat kredisini, vadesini bekleme­
den derhal ve defaten ödeyeceğimizi,
4 — Normal ticari kredilere uygulanan faiz, komisyon vesair
masraflar tutarı ile düşük faiz, komisyon vesair masraflar arasında­
ki farkı. Faiz Farkı İadesi Fonundan yapılacak faiz farkı ödemelerini
ve tahsil edilmeyen her türlü vergi, resim ve harcı; ayrıca normal
ticari faiz, komisyon vesair masraflar toplamı üzerinden hesapla­
nacak Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi ile kredi muamelele­
rinden doğan tahsil edilmemiş diğer vergi, resim ve harçları hiç­
bir kovuşturmaya hacet kalmaksızın Bankanıza derhal ödeyeceği­
mizi,
5 — T a a h h ü t ettiğimiz ihracat karşılığı dövizlerin memlekete
getirilmemesi halinde Türk Parası Kıymetini Koruma Mevzuatı usûl
ve esaslarına göre gerekli
müeyyidelerin
uygulanmasını, a l m a n
% ......... teminatın İhracatı Teşvik Fonuna irad kaydedilmek üzere
T C. Merkez Bankasına a k t a n l m a s m ı kabui ve t a h h ü t ederiz.
(Yetkili İmzalar)
r .
™ 174 ™
İHRACATTA VERGİ İADESİ İŞLEMLERİ
AYDIN ÖZEN
(GÜMRÜK KOMİSYONCUSU)
İHRACATTA VERGİ İADESİ İŞLEMLERİ
i
Türkiye'den ihraç edilen, ya da ihraç edilmiş sayılan m a d d e ­
lerin maliyetine girmiş bulunan (Resim, vergi, harç ve benzeri yük­
ler doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak ödenmiş bulunsun bu
mamullerin İhracatçısının İhracattan veya ihraç
sayılan devirden
sonra yapılan ödeme olarak adlandırılan vergi iadesi;
İadeden faydalanacak malların listesi ve yarananma oranları Ti­
caret Bakanlığı tarafından düzenlenir.
Bu işlemler T C . Merkez Bankalarınca yapılır ve yürütülür.
Vergi iadesinin tahakkuk işlemleri için İlgili merciiere aşağıdaki
şekilde müracaat edilir. Talep edilmeyen müracaatlar işleme konul­
maz.
Fiilen ihracatı yapılmış olan mallar gümrüğe sunulan ihraç ve­
saiklerinden aracı bankaya i n t i k a P e d e n 2 nüsüha çıkış beyanna­
mesi ve ekleri, ihraç edilen malın fiilen dövizleri yurda getirildikten
sonra kambiyosu kapatıldıktan sonra ilgili bankaca aşağıda belirtilen
bankaca aşağıdaki belgeler T.C. Merkez Bankası vergi iadeleri ser­
visine gönderilir.:
1 — Gümrük Çıkış Beyannamesi (Gümrükçe vergi iade nüs­
hası olarak tasdik olunan)
2 — Döviz alım bordrosu,
3 — Tescil - Lisans beyannamesi,
4 —• Satış faturası
5 — Vergi iadesinden yararlanması yönünden
kontrole tabi
mallarda kontrol belgesi,
Merkez Bankasına; aracı bankaca intikal ettirilen bu belgelere
istinaden ihracatçı kuruluşun vergi iadesi müracaatını aşağıda be­
lirtilen belgeleri sunmasıyla işlem b a ş l a r :
1 — Sözü edilen vergi iadesinin talep olunduğunu belirten 2
nüsha dilekçe,
2 — Merkez Bankasınca matbu olarak ihracatçıya verilen form
lor.
~
177 ~
F. : 12
3 — İmalâtçı olmoyan ihracatçılar için ihraç mailannın alış
faturaları, (Ası! ve fotokopisi)
4 — İmalâtçı sıfatını taşıyan ihracatçılar için kapasite raporu,
eklendikten sonra Merkez Bankasıno müracaat edilir. Kobul olunan
bu m ü r a c a a t gerekli incelemelerden sonra uygunluğu tesbit olun­
duktan sonra ihracatçıya ödeme emri çıkartılır.
İHRACATTA SATIŞ ŞEKİLLERİNE GÖRE VERGİ İADESİNE TABİ
•• M A T R A H I N HESAPLANMASI '
1 — CİF, CF, veya diğer şekillerde ihracat yapılması halinde:
o) Taşımanın kara yolu ve Türk nakil vasıtaları ile yapılması
halinde taşıma b e d e i l e r i n i n T r a n s v e r a b i olmayan TL. olarok öden­
mesi halinde nakliyecilerden alınacak taşıma ücretini gösteren fa­
turaların aslı veya bu faturolûrın düzenleyenin yo da noterce tas­
dikli fotokopi veya suretlerinin ibrazı ve faturalarda taşımacıların
bağlı bulunduğu vergi dairelerinin gelir veya kurumlar vergisi he­
saplarının ile taşıma vasıtalarının plakası bulunması gereklidir.
İhracat bedelinden sigorta tutarı düşüldükten sonra OF bedel
bulunur. CF bedelden nakliye faturası bedeli düşülür FOB ihraç
t u t a n bulunur. FOB ihraç bedelinden komisyon, p r i m , rüsturn gibi
her türlü doğrudan veya dolaylı ödemeler düşüldükten sonra net
döviz girdisi muadili T L t u t a r hesaplanır Döviz girdisinin T L kar­
şılığı tutarına Nakliye faturasının % 60'ı ilâve olunarak vergi iade­
sine esas meblâğ tesbit edilmiş o l u n u r
Konsinye olarak yapılan ihracatlarda ise kati satış işleminden
sonra, ibraz edilecek satış, taşıma, sigorta, komisyon ve diğer mas­
raf belgelerine göre FOB ihraç bedeli Net döviz girdisi tesbit o l u ­
n u r Tesbit olunan bu net döviz girdisi T L tutarına nakliye fatura­
sının % 60'i ilave olunarak vergi iadesine esas m a t r a h tesbit e d i l i r
b) Taşımanın demir yolu ile yapılması halinde ödemenin taşı­
ma bedellerinin yurt içi parkura tekabül eden kısmı FOB bedelden
hareketle tesbit edilen Net döviz girdisi T L tutarına tamamı ilâve
olunarak vergi iadesine esas o l a n matrah tesbit edilmiş o l u r
c) Taşımanın hava yolu ile yapılmasında ise taşıma bedelini
gösteren belgelerin ibrazı ile taşıma bedeli FOB net döviz girdisinin
T L t u t a r ı n a ilave cîunorok vergi iadesine esas m a t r a h tesbit edil­
miş Olur
fSTANBUL TICARET ODASı'NCA
IHRACATLA ILGILI OLARAK
YAPıLAN İŞLEMLER
CENGIZ E R S U N
fSTANBUL TİCARET ODASI
GRUP MÜDÜRÜ
istanbul Ticaret Odasının ihracatçı üyelerine, ihracatın
safhalarında
verdiği
hizmetleri
dört ana
başlık
altında
çeşitli
toplanmak
mümkündür.
I. İhracatçı olunması sırasında yapılan işlemler,
II. İhracat öncesi işlemler,
III. İhracat sırasında yapılan işlemler,
IV. İhracat sonrası yapılan işlemler
I. İhracatçı olunması sırasında yapılan işlemler :
Bu gruba giren ve Odamızca yapılan işlemler şunlardır :
A. İhracatçı belgesi o l m a k için yapılan i ş l e m l e r
Odamız üyesi fert veya firmalar ihracatçı belgesi olmak
için
Odamız veznesinde satılan ihracatçı belgesi ve ruhsatnamesi istek
formundan bir takım olması ve bunu firma ile ilgili bilgiler kısmını
doldurması g e r e k i r Doldurulan f o r m Oda Tescil Şubesince tasdik
edilir ve bu forma noterden tasdikli imza sirküleri ile Sicil Ticaret
Gazetesi eklenerek Ticaret Bakanlığı Değerlendirme Genel Müdür­
lüğüne g ö n d e r i l i r İhracat belgeleri 3 yıl için g e ç e r l i d i r
B. İhracat Belgeleri ve Ruhsatnamesi almak için yapılan işlemler
Yukarıda «A» şıkkında belirtilen talepnamenin firma ile ilgili
bilgiler kısmının yanısıra ihracına izin istenen maddeler kısmının
da «EK : I» deki listeye göre doldurulması g e r e k i r
İhracına izin istenen maddelerle ilgili
olarak Odamızın ilgili
meslek komitelerinden görüş alınır Bu arada İstihbarat Şubemizce
firmanın istihbaratı yapılır
Alman bilgiler müspetse firmanın talepnamesinin yeterlilik bel­
gesi bölümü tasdik e d i l i r Tescil Şubesince yapılan sicil tasdikin­
den sonra, Firma; bu talepnamesine,
— İmza
Sirküleri
— Sicil Ticaret Memurluğundan alınan hileli iflas ve konkardato olmadığına dair belge,
— Cumhuriyet Savcılığından olman sabıka kaydı olmadığına
dair belge ve
— Sicil Ticaret Gazetesi eklenerek Ticaret Bakanlığı Değer­
lendirme Genel Müdürlüğüne gönderir.
Bu arada 28 Kosım'do çıkan Harçlar Kanunu gereği ihracat
ruhsatnamesi için 2500 T L ve ihracına izin istenen maddeler için
Ek 1'deki maddenin karşısındaki ifadeye göre grup ise 500 T L m a d ­
de ise 250 T L harem bağlı olunan vergi dairesine yatırılması ve
makbuzların da yukarıdaki belgelerle birlikte gönderilmesi gerekir.
II. İhracat Öncesi İşlemler :
A. Ihracatçılorca yapılacak Bedelsiz ihracat, ihracatçılarımızın,
— İhraç mallarımızı yurt dışında tonıtobilmeleri,
— Reklâm eşyası ve numune gönderebilmeleri,
— Garantili satışlarda garanti süresi içinde bedelsiz yedek
parça gönderebilmelerinî
teminen ihracat yönetmeliğinin ilgili maddesi gereği 15.000 T L ya
kadar olan numuneler için Odomızca numune belgesi verilmektedir.
Numune belgesi almak isteyen ihracatçılar aşağıda belirtilen
hususları kapsayan bir dilekçe ile Ticaret Odasına başvururlar.
Dilekçede;
— Malın ihraç edileceği adres ve ülke,
— İhraç edilecek malın adedi ve değeri ile numunenin çıkış ya­
pacağı gümrük belirtilir.
Ticaret Odası bu dilekçeye istinaden numune belgesini tanzim
eder ve ilgiliye verir.
B. A . T A . Karnesi - Ticari numunelerin geçici kabulüne
sus karne.
mah­
Bu karne, ihracatçıların muhtemel dış alıcılara göstermek ve
teşhir etmek maksadıyla dış alımcıların ülkelerine götürmek istediği
numune mallar için kullanılır.
Bu karne himayesinde giden mallar aynen dışarı çıkarılmak
kaydıyla herhangi bir vergi ödemeksizin sözleşmeye dahil ülkelere
belli bir süre için girebilir.
Bü karneyi olmak isteyen firmolarm bir dilekçe ile Ticaret Oda­
sına başvurmaları
gerekin
Bu dilekçede;
— Firmanın unvanı, numunelerin hangi ülkeye gideceği, kim
tarafından götürüleceği, yurt dışında ne kadar süre kalınacağı be­
lirtilir.
— Buna ek olarak birlikte götürülecek numunelerin listesi (İn­
gilizce ve Türkçe olarak) düzenlenin Liste gidilecek ilk ülke için 6
adet ve ilave her ülke için 2'şer adet fazla olarak düzenlenin
— Götürülecek numunelerin toplam değerinin % 150'si tutanndo Banko teminat mektubu (süresiz) veya nokdi t e m i n a t verilin
Bu neminot A.T.A. karnesi doğru olarak kullanılıp Odaya iade
edildiğinde geri verilin
ili. İhracat Sırasında Yapılan İşlemler :
İhracat sırasında yapılan işlemleri üç grupta
toplayabiliriz.
A. İhracat Mevzuatı gereği yapılan işlemlen
Ülkemizden yapılan ihracat 22 Şubat 1980 tarihinden
itibaren
bir kaç istisna dışında fiyat kontroluna tabi olmadığı gibi bir kısıt­
lamaya veya yasağa tabi olan mallar dışındaki m o l l o n n ihracı ser­
besttir.
Mal ihracı tescile tabi olan durumlan
1.
2.
3.
4.
Konsinye ihracat,
Kredili ihracat,
Gümrüksüz antrepolara yapılacak ihracat,
Sosyalist bloko dahil ülkelere yapılacak ihracat-
B. İ h r a c a t yapılan ülkeyle aramızdaki anlaşmalar
veya
ülke­
lerin kendi mevzuatları gereği ülkelere göre verilen belgeler ve ve­
rildiği ülke grupları.
1- ATR 1 ve ATR 3 Belgesi Tedavül Belgesi.
Türkiye'den Ortak Pazar ülkelerine ihraç edilen sanayi ürünleri
ile Katma Protokol hükümleri çerçevesindeki
t o n m ürünlerimizin
ihracatında ithalatçı üye ülkenin tercihli rejiminden faydalanılması
amacıyla topluluk üyesi ülkelere yapılacak ihracat için tedavül bel­
gesi d ü z e n l e n m e k t e d i r
T e d a v ü l belgeleri ATR 1 ve ATR 3 olarak ikiye a y r ı l ı r
— ATR - 1
Bu beîge maîm ülkemizden ithalâtçı ülkeye doğrudan doğru­
ya toşmması halinde düzenlenir. Doğrudan doğruya taşımanın a n ­
lamı,
—- Malın Türkiye ve AET dışındaki ülkelerden geçmeksizin ta­
şınması veya,
— Geçiş veya aktarmaların Türkiye'de düzenlenmiş tek bir t a ­
şıma belgesiyle yapılması şartıyla topluluk dışındaki ülkelerden g e ­
çerek veya aktarma edilmek suretiyle yapılması.
Bu arada bir noktayı belirtmekte fayda vardır. Deniz nakliyatın­
da veya diğer zorlayıcı sebepler nedeniyle Topluluk dışı ülkelerin
limanlarında yapılan aktarmalar taşınmanın
bölünmesi sayılmaz.
Ancak bu tür ihracatta Türkiye'de düzenlenen taşıma belgesinde
belirtilen nakil ücretinden başka bir ücret ödenmemiş veya öde­
meyi gerektiren bir masraf yapılmamış olmalıdır.
ATR - 1 Tedavül belgesi vize tarihinden boşloyark 3 oy içinde
ithalâtçı ülkenin gümrük idaresine verilmelidir.
ATR - 1 belgesi aşağıda belirtilen kategorilere giren ihroç mal­
larımız için vize edilir.
— Gümrük vergisi veya eş etkili vergi ve resimleri tahsil edil­
miş ve bu vergi veya resimlerle ilgili tam veya kısmi iadeden ya­
rarlanmamış maddelerden tamamen veya kısmen elde edilenler de
dahil olmak üzere ihracatçı ülkede üretilen mallar.
— İthalâtçı ülkede serbest dolaşım durumunda bulunan m a l ­
lar (ithal işlemleri tamamlanmış, gümrük vergisi ve es etkili vergi
ve resimleri tahsil edilmiş ve bu vergi veya resimleri t a m veya kıs­
mı iadeden yararlanmamış üçüncü ülke çıkışlı mallar,
— Öngörülm/jş fark giderici verginin gerektiğinde tahsili kay­
dıyla ihracatçı ülkede elde edilen ve imale'lerinde bunlara uvgulanabüecek gümrük vergisi ve az etkili vergi veya resimleri dahil edil­
memiş veyo bu vergi ve resimlerin tam veya kısmi bir iadeden y o rarianmıs maddelerin ver aldıöı mallar.
— Anlosmavo taraf bir ülkeden daha önce ithal edilmiş ve bu
ülkeden ihracı sırasında yukarıdaki kategorilerden birinin kapsa­
mına girmiş mallar.
ATR — 3 Tedavül belgesi.
Bu belge Türkiye'den (ihracatçı ülke) ithalâtçı ülkeye malın d o ğ ­
rudan doğruya taşınmaması holinde düzenlenir.
ATR - 3 Belgesi verildiği tarihten itibaren 6 ay içinde ithalâtçı
ülkenin gümrük idarelerine verilmesi g e r e k i r
ATR . 1 ATR - 3 Tedavül belgeleri ihracatçılar tarafından
meslek kuruluşlarından temin e d i l i r İhracatçılar bu formları u s u l ü ­
ne uygun olarak (Türkçe ve bir yabancı dilde silintisiz ve kazıntısız)
doldururlar ve sağ alt köşedeki beyanname taahhütname bölümünü
imzalarlar Onaylanması için Ticaret Odasına getirilen belgelere 1
nüsha kot'i satış faturası e k l e n i r Odaca onaylanan belgelerin bir
nüshası ve faturası alınır diğer nüshalar ihracatçıya geri v e r i l i r
İhracatçı firma tarafından unutulma, yanlışlık veya ihmal gibi
nedenierleATR-1 tedavül belgesi düzenlenmemiş bulunması halin­
de ihracattan sonra da bu belge verilebilir
İhracatçı firma;
— Malın cinsi, çeşidi ve niteliği ile miktarını, ombalai şeklini,
marka ve numaralarını, çıkış işleminin yapıldığı gümrük idaresinin
adını ve çıkış beyannamesinin tarih ve sayısını belirtmek,
— İhracatın
gerçekleşmesi
anında
ATR-1
tedavül
belgesinin
neden düzenlenmediğini bildirmek ve
— Kurallara uygun olarak doldurulmuş bir ATR-1 Tedavül b e l ­
gesini imzalayıp dilekçesine eklemek suretiyle Oda'yo b a ş v u r u r
Odaca yapılan incelemede talep uygun görülürse belge onay­
lanır
İhracatçının böyle bir talepte bulunabilmesi ihraç malının i t h a ­
latçı topluluk üyesi ülkenin topraklarına girmiş olması g e r e k i r
İhraç işleminden sonra düzenlenen ATR-1 belgesine «sonradan
verilmiştir» kaşesi basılır
ATR-3 Tedavül belgesi hiçbir şekilde ihracattan sonra verilmez.
ATR-1 veya ATR-3 tedavül belgelerinin çalınması veya k a y b e ­
dilmesi halinde ihracatçı firma bu belgeyi vermiş olan Oda'yo baş­
vurarak ikinci bir nüshanın düzenlenmesini isteyebilir
Bu şekilde alınan yeni belge ilk belgenin vize tarihinden baş­
layarak g e ç e r l i d i r İkinci nüsha tedavül belgesine «ikinci nüshadır»
ibaresi basılır
2. Menşe Şahadetnamesi ve Özel Menşe Şahadetnamesi.
Ülkemizden diğer ülkelere gönderilen ihraç mallorımız için ve­
rilen ve malın Türk Menşeli olduğunu belirten belgedir. Menşe Şa­
hadetnameleri iki a y n grupta mütalaa edilir.
— Özel Menşe Şahadetnameleri
Aramızda anlaşma bulunan ve OrtakPazar dışında kalan ge­
lişmiş ülkelerin, ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelere tonıdıklan
preferonslarla ilgili m a l l a f için verilmektedir.
Bu ülkeler;
Avusturya, İsveç, Norveç, Finlandiya, Çekoslovakya, İsviçre, Ja­
ponya, A.B.D., Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada ve Yugoslavya'dır.
Bu ülkeler için düzenlenecek özel menşe şahadetnameleri 4
nüsha olarak düzenlenir. Mevcut anlaşmalar gereği bu belgeler ö n ­
ce Ticaret Odası'nca sonra da Ticaret Bakanlığı Bölge Müdürlüğün­
ce müştereken imzalanır. Tek imzalı belgeler geçerli değildir.
— Menşe Şahadetnameleri :
Yukanda sayılan ülkeler dışındaki ülkelere yapılan ihracatlar
îçin Menşe Şahadetnameleri verilir. Bu belgeler 3 nüsha olarak dol­
durulur. Sayfalann üstünde A, B, ve C harfleri bulunur. Belgeyi t a n ­
zim eden ihracatçı firma bu sayfalardan sadece C nüshasını imza­
lar, diğer sayfalara imza atmaz- Ticaret odalan onayladıklan bel­
gelerin «C» nüshasını alıkoyar, diğer iki nüshayı ihracatçıya verir.
Ancak özellikle Ortadoğu ülkelerine yapılan ihracatlarda m e n ­
şe şahadetnamelerinin T d e n fazla takım olarok tanzim edilmesi is­
tenmektedir. Bu durumda diğer takımlara «suret» kaşesi basılarak
ihracatçının isteği yerine getirilmektedir.
3- Fatura tasdikleri :
Bazı ithalâtçı ülkeler özellikle ortadoğu ülkeleri ülkemizden ih­
racı yapılan mailann f a t u r a i a n n m Ticaret Odasınca tasdikini talep
etmektedirler.
Bu durumda Odamızca istenilen ülke konsolosluğuna hitaben
«fatura muhteviyatı malın piyasa fiyatianno uygun olduğuna» dair
bir tasdik yapılmaktadır.
Bu tür bir tasdik işlemine gerek olan hallerde ihracatçının t a s ­
dik ettirmek istediği fatura miktannın bir fazlasını, hangi ülke kon­
solosluğuna hitaben tasdik talep ettiğini belirten dilekçe ile Oda­
mıza başvurması gerekmektedir.
Bu faturalar istenildiği takdirde fatura tasdiki yanısıra, malın
T ü r k menşeli olduğuna dair bir tasdik de yopılobilir.
4, Arap Boykot listesinde bulunulmadığına dair belge :
Bilindiği gibi A r a p ülkeleri İsrail ile ilişkisi olan veya İsrail men­
şeli mal kullanan veya sahipleri Musevi olan firmalarla iş yapma­
makta ve bu tür firmaları Arap Ülkeleri tarafından boykot
edilen
firmalar listesine olmaktadır.
Bu nedenle Arap ülkelerine yapılacak ihracatlarda, A r a p ülke­
lerinin ithalâtçıları firmalarımızın «Arap Boykot Listesinde» olmadığı­
na dair yazı getirmelerini istemektedir.
Bu durumdaki firmaların Odamıza başvurmaları ve Odamızdan
«Arap Boykot Listesinde» değildir diye bir yazı olmaları gerekir.
Alınan bu şerhin İstanbul Valiliğine tasdik ettirilmesi ve bila­
hare de o ülkenin konsolosluğuna tasdik ettirilmesi g e r e k i r Bu tür
belge, genellikle akreditif şartı olduğu için alıcı ülkeye gönderile­
cek evraklarla birlikte gönderilmesi için bankaya verilmesi g e r e k i r
0 . İhraç edilen mal grubu ile ilgili olarak verilen b e l g e l e r
1. Hol! ihracatında ekspertiz raporu :
Ülkemizden yapılacak hah ihracatı Eski Eserleri Koruma Kanu­
nu gereği ekspertize t a b i d i r
İhraç edilecek halılar yeni ise yalnız Ticaret Odası ekşperlerince kontrol edilir ve değer tespiti yapılarak mühürü ile mühürle­
nir ve ihracı için Odaca gümrük idarelerimize hitaben bir rapor tan­
zim edilir
Odamızco kontrolü yapılan mallar eski bulunursa, y u r t dışına
çıkmasında bir sakınca olup olmadığının
tespiti için T ü r k İslam
Eserleri Müzesince de ekspertiz yapılır Eğer çıkmasında sakınca
y o k s a Oda mühürü yanına bir mühür de müzece yapılır ve rapor
b u duruma göre t a n z i m edilir
Halı ihracatı yapacak firmaların ekspertiz muamelesi için ön­
celikle Odamıza başvurması g e r e k i r
2. Hediyelik eşya ihracatında ekspertiz raporu.
Ülkemizden ihraç edilen bakırdan ve pirinçten mamul hediye­
lik eşyaların ihracı Eski Eserler Kanunu gereğince Topkopı Sarayı
Müzesi eksperlerince ekspertize tabi tutulmakta ve neticesine göre
çıkiş gümrüklerine hitaben bir rapor düzenlenir.
Bu tür bir ekspertiz yaptıracak olon ihrocatçılorın Odamıza baş­
vurmaları gerekir.
3- Lületaşı pipo ihracatında ekspertiz raporu :
Ülkemizden ham lületaşı ihracını yasaklayan 1972 tarihli müş­
terek protokol sonucu lületaşı mamulleri ihracatında ekspertiz ya­
pılması gerekmektedir.
' Ekspertiz işlemi Sanayi ve Teknolop Bakanlığı İstanbul Bölge
Müdürlüğü eksperleri ve Odamız eksperlerince müştereken yapılır.
Ekspertiz neticesinde, çıkış gümrüklerine hitaben bir rapor tanzim
edilir.
Lületaşı pipo ekspertizi yaptırmak isteyen ihracatçıların Oda­
mıza başvurarak ekspertiz talebinde bulunmaları gerekir.
Ancak mamullerin ihraç edilecek ambalajı içinde olması gere­
kir. Çünkü ekspertiz işlemi sonunda ambalaj eksperierce mühürlenmektedir.
IV. İhracat Sonrası Verilen Belgeler :
1. İhracat sonrası dövizin süresi içinde ülkemize getirilememe­
si halinde ihracatçılara mücbir sebep belgesi verilmektedir.
Bilindiği gibi T.P.K.K. hakkında 17 sayılı karara i'işkin Seri 11
No. 3 ihracat tebliğinin 6. maddesi gereğince yabancı ülkelere mal ih­
raç edenler bu malların bedeli dövizleri malların Türkiye gümrük­
lerinden fiili ihraç tarihinden itibaren en geç 90 gün içersinde yur­
da getirilmeye (24 Ocak 1980 kararian ile getirilen istisnalar hariç)
ve yetkili bankaya satmak zorundadırian
İhracatçı mücbir bir sebebe istinoden bu süre içinde dövizi ü l ­
keye getirmemişse 3 aylık ek bir süre olmak zorundadın Bu sürenin
alınması için Ticaret Odasınca kendisine bu mücbir sebep belgesi
verilin
İhracatçının mücbir sebep belgesi alabilmesi için,
— Bankasından dövizin gelmediğine dair bir yazı,
— Gümrük Çıkış Beyannamesi fotokopisi,
— Serbest dış satım veya tescil beyannamesi fotokopisi,
— Dövizin getirilememesinin nedenini belirten mücbir sebebi
belgeleyen yazı,
ile T i c a r e t Odasına başvururiar ve yapılan inceleme sonunda mücbir
sebep mevcut ise mücbir sebeb belgesi tanzim edilerek ihracatçıya
verilir
2
d
m z
Ol 00 ^ iD' CO r**
^
O O S 2 2 5
2
3
CD
o
1
2.
c
o
O
C
O
O
o
CO-
C
3
0
0
0
^
3
4-»
3
3
H =
0
0
^
C
,
ö
B
c
<
5
Ö CO
O
o
C C
o
"E
5 •a (ö 0,
CO .£ >
O >• =s
u
>
CO^B
Ö
0
O
C
3
N
I
^?
0 .I.
> CM
.
> 0 ^
1
0 Ö O)
ÇO
N
0
O 4-, o
E
1
O
O
O
O O
O
O
Ö
N
& 6
Ö
-U
1 4
O O O O C D O P P C D
O
N
3
p
O
3
X
> o
q
O
3
.O
>
0
İ l
C
O O 0 O
N IJ»
E
O ^ (O 03 H .S O
<
o w
O
0 2
^
N
» CO*
0 Ö CO
N
I
§ 1
01
a
C
N
O
CO
E
(O
CO
0
=
<D = CD
CO Ö) O
(D O C
N
Ö O 3
D ™
S
0
0
>
>•
0
E
COo
0
>
>Ö
i . i
^
(D
O
05 ^
o o P
cö 00 O
o o ^
CM CO ^
o o o
o ö ö
IQ
p
o
Ş e
Oî
00
5
2
:. m
•
CD
• , CO
o
3
2
6
o
o
S
2
O
2
3
İD
s..
^5
N
13
< 00
ü
ö
C
D
CO
Û.
a
0
S
E
m
E
^
I
û
>
0
4-»
0
İD
E
D
0
>05 g-
< m
ö
a
0
O
•u
5Ö)
O
m
:3
N m
İ l
c
^
e:
E
o
>
ö
"co
5
ö
E
o
2 ö
a* So
ö
Q 0
0 O
Ef
o
5
>
m (D
0
E
^ ==
o
00 ^
o
o
OÖ LO
o
(M CD CO
r- ^ çyj
p p o p o o q o Q 5 g
in LO LO ^ ^ LO* o ç5 00
^^r-OJ^^LOLO
to
o
CO
to
.»
İ2
:D
<D
C
"E w : 3
^ E 10
E D S
2,s2
<D Z3
= "2 e
o
o o
> ^ Q.
~
0
T3
0
> D
O' ^
o f £
>
E
i
M
®s
0
:3
••3
>D) C
:3
0 O
E
,3
o 'ö) O
ö Ü ^
>. ö
=Q -O
>
0 0 .5
0
M
-isi
O
c
CM ^
8
o
10
10
10
o
LO
10 1 0
i
6
CO ^ lO
oj oa Ol
m ^
3
o o
^
o
2
s
1
E
ö
s m
c
o
E
D
O <
û
X
ö
CO-
s
0
o
0
o
3
ıd
LO
X
0
0
E " ö
0 ö F
N
5
E §
c I E
I
İ S
o
o
D
O
D
£
ö
E
E
— o
ö
X3
0
"E
o
-is:
Tl
O
ö
X
o
a5
m
û ^P .9
ı I Q^
o
X
o
<
^
CJ LO
O O q
CO
O) 5
5
—
ısı
İHRACATTA STÂMDARDİZASYON
ÇALİŞMALARİNA
GENEL BİR BAKIŞ
ARIÇTAN TÖNÜK
ZİRAAT YÜKSEK MÜHENDİSİ
VE
TSE STANDARD HAZİRLAMA DAİRESİ B A Ş K A N I
-
193 -
F. • 13
I ~
GİRİŞ 1
Türk ekonomisi yıllardır verdiği kalkınma savaşı içinde birçok
hayati engeller orasında, bilindiği üzere devamlı bir döviz d a r b o ğ a ­
zı ve engeli ile karşı karşıya bulunmaktadır. Bugün de ülkemizin
en önemli ekoonomik sorunlarından biri belki de birincisi, döviz
darboğazını oşobilmesidir. Bunun giderilmesinin güvenilir ve s a ğ ­
lıklı tek yolunun, daha çok üretim ve daha büyük ölçülerde ihracat
olduğunda artık herkes birleşmektedir. Bir başka İfade ile Türk
Ekonomisi vorgücü ile dışa açılmak zorundadır Ulusal kalkınmamı­
zın gerektirdiği dış ödemeler gücümüzün arttırılması için girişilen
çabalar arasında en sağlam kaynağı ihracat gelirleri oluşturduğu
ve yrliar yılı bu kaynağın geliştirilmesi amacıyla çok çeşitli girişim­
lerde bulunulmuş olmasına r a ğ m e n , özlenilen ve arzulanan sonu­
ca maalesef ulaşılamamıştır Öte yondon konunun bir başka yönü
de gereği kodor açıklıkla ve ciddiyetle ele aimobilmiş d e ğ i l d i r Eko­
nomimizin dışa açılmada gösterdiği zaaf, üç teme! eksik vepo ku­
surdan k a y n a k l a n m a k t a d ı r Bunlardan biri üretimde verim düşük­
lüğü, ikincisi kalitede ileri ülkeler seviyesine uloşamayışımıız, üçün­
cüsü ise uluslararası ticarette yeter derecede tecrübe ve bilgiye sa­
hip olamoyışımızdır Bunlardan ilk iki unsurun stondordizosyonla çok
yakından ilişkisi bulunduğundan kısaca üzerlerinde durulması yararlı
görülmüştür
Doha çok üretim elbette g e r e k l i d i r ancak daha değerli olan
üretimde daha yüksek v e r i m l i l i k t i r Verimlilik bir bakıma her mille­
tin ekonomik potansiyel ve kabiliyetinin göstergesi olup fiyatların
teşekkülünde de en önemli rolü, kalite ile birlikte unsur oynamak­
tadır
Aynı kalitede bir malı, ülke olarak rakiplerimize göre iki kat
d a h a pahalıya mâl etmişsek, yo verimliliğimizi iki kot arttırarak bu
farkı telafi etmemiz, veya paramızın değerini iki k a t düşürerek re-
kabet etme şarısmı arömcımız gerekfidir. Bîrıııci yo! zor, fakat doğru
ve sağlikis; ikinci yoî ise koloy f o k a t bedeli oğır bir yoldur. Türkiye
yıllardan beri, nisbî bir başarı sağlamakla beraber, doima ikinci yo­
la başvurmaktan kendini kurtaramamıştır. Öte yandan, üretilen moı
ve momullerde, kalite yüksekliği; rekabeti tayîn edici şartiardön bir
diğeridir. Elde etmeyi amaçladığımız bir ürünün, îmoîöt veya istih­
sal öncesi tesbit ettiğimiz amaç, proje ve, vasıflora, kısaca tesbit
dilen standordiara erişebilme derecesi, kalite yönünden bcışonmızın ilk ve önemli aşamasıdır. Ekonomimizin bu oşamöda da yeterli
başarıyı sağladığını söylemek odokça g ü ç t ü n Bu itibodo, daha çok
üretim ve daha çok ihracat şeklindeki parolamızın en GZ bunlar ka­
dar gerekli iki parola ile tomamianmosı zarureti v ö i d ı r
Bu daha verimli üretim, daha kaliteli üretimdir. Bir malın satışınc... kalitenin ne kadar önemli olduğunu açıklamak gereksizdir. Stan­
dardizasyonun Türk Ekonomisindeki önemi , rolü ve ağırlığı bu nok­
tada ortaya çıkmaktadır. Ülkemizin kalkınması ve refoha erişmesi
için, daha çok ihracat yapılması yönünden, gelişmiş ülkelerde ge­
çeri! olan standordiara paralel standordiara, aynı ciddiyet ve ehli­
yetle sarılmamız şarttır. Bu standardlardan mecburî oloniora ne
ölçüde uyuiduğu, ihtiyarî durumdakilere ne miktarda itibar edildiği
ise, konunun bir başka yönüdür. Ekonomik bir yarış İçinde bulunan
dünya ülkeleri, mamullerinin kalite, kalite garantisi, fiyat ve teslim
süreleri açısından piyasa isteklerini karşılama çabasında birbirieriyle rekabet halindedirler.
I! ™ STÂMDARDİM A N L A M İ ¥ E ÖPMEMİ ı
"" "
'
^
Teknolojinin hızla gelişip büyük bir süratle dünyaya yayıldığı bir
çağda yaşamaktayız. Bu hızlı gelişme, dünyo ülkelerinin üygariık
düzeylerinde etkin bir şekilde göze çarpmaktadır. Bir t a r a f t a n tek­
nolojide ileri ülkeler bu gelişmenin semerelerini t o p l a r k e n ,
diğer
t a r a f t a n bu gelişmeye ayak uyduramayan ülkeler geri kalmışlığa
d o ğ r u itilmektedir. İşte böyle bir dünyada teknolojiden en fazla yar a r i a n a b i l m e k ve en az girdi ile en çok çıktıyı sağlayabilmek ama­
cıyla bir takım yeni teknikler ve yeni kavramlar ortaya otsîmaktadır.
Bu kavramlardan birisi olan standardizasyon, ekonomik ve sosyal
kalkınmanın başlıca itici güçlerinden birisi olarak nitelendirilmekte­
dir. Üretimi arttırmak ve en kısa sürede en fazla ü r ü n ü , belli bîr ko-
lîîeyi tutîuîarak başarmak, oûcok
bir takım s t o n d a r d i a n
üyguîa-
mokla sagianobümektedîr.
Her sanayi işletmesinde bir yandan k*oîitenin korunmösmo ya
da gefiştinlmesine dikkat edilirken, bir yandan da daha ekonomik
bir tasarım ve mof üretimi iîe moliyetin düşürülmesi | ç i n sürekli ça­
ba harcanmaktadır. Maliyetin düşürülmesi, üretim araçlarına yatı­
rım yapılmadan yada benzeri tedbirlere gerek kalmadan geniş ö l ­
çüde standardîardon yararlanılarak s a ğ l a n a b i l m e k t e d i r
Standardizasyon, işletme ve ulusa! ekonomi açısından, piya­
saya düzen getiren, seçme koîoyhğı soğlayon, bir takım kurallar ko­
yan ve maliyeti, basitleştirme sonucu düşürmeyi amaçlayan sistem­
li bir f a a l i y e t t i r Gelişmiş ülkelerin bugün ulaştıkları düzeyin geri­
sinde son iki yüzyıldan beri her kesimde sürdürdükleri, bilinçli ve
yoğun stondordlaştırma çabaları y a t m a k t a d ı r Başlangıçta günlük
. yaşamı kaostan kurtarıp belirli bir düzen kurma yönünde ve İçgüdü
olarak ortaya çıkan stondordlaştırma eğilimi, giderek tüm kesim'-'^rde, özellikle ma! ve hizmetlerin üretiminde, akılcı ve ekonomik d""^ramsın bir gereği olarak benimsenmiş ve gelişme g ö s t e r m i ş t i r
İnsanlığın her olanda baş döndürücü bir hızla ilerlediği g ü n ü ­
müzde, t o p l u m yaşamı do gittikçe daha karmaşık bir görünüm o l ­
m a k t a d ı r Bu karışıklığı gidermede veya enazmdon azaltmağa et­
kili bir unsur olarak karşımıza yine standardizasyon ç ı k m a k t a d ı r
Ekonomi bilimine başlarken öğretilen ilk husus, insan ihtiyaçla­
rının sınırsız; bu ihtiyaçları karşılayacak imkânların ise son derece
kıt o l d u ğ u d u r
Çok geniş bir kapsam içinde, standardlaştırmo sınırsız ihtiyaç­
ları kıt kaynaklarla en rasyonel biçimde karşılayabilmek üzere ilgi­
lilerin işbirliğiyle kendi yararları için ve özellikle fonksiyonel şartlorlo, güvenlik k o ş u l l a n d i k k a t e alınarak, genel ekonominin optimum
düzeye uloştınîması amacıyla, belirli bir faaliyetin düzenli olarak
yapılması için gerekli kuralları koymak ve b u kuralları
uygulamak
• işlemi, biçiminde tanımlanabilmektedir
Ingllizcede
«Standard»,
Fronsızcado «IMorme» kelimeleri ile ifade edilen çalışma, bizde de
i n g i l i z c e aslına g ö r e «Standard, Standardizasyon veya Stondorlaştırma» olarak adlandırılmaktadır
Bu çalışma ile bilimsel, teknik ve Seneysel araştırmafonn k e , sınleşmiş sonuçları esas alınarak, yalnız günümüz ş a r t l a n değil,
aynı zamanda geieceğin gelişme i m k â n i a n da gözönünde bulundu­
rularak, kurallar konulmaktadır.
Başiıoo uygulama olonlan şu şekilde sıralanabilir
a)
b)
c)
d}
Ölçü birimleri,
Terimler, tanımlar, semboller,
Cal ve ma! güvenliğine dayolı kuraiiar,
Ürünler ve işlemler.
il! ~
.yLÖSLARARASl STANDARDİZASYON ÇALIŞMALARI :
Standardlor, uluslararası düzeyde uygulandığında bir «dünya
dili» niteliğini kazanmaktadır. Böylece ulusîorarası ilişkileri geliştir­
mede önde gelen ve eti<in araçlar arasında yer olmaktadır. Günü­
müzde ülkelerarası ticaret giderek hızla geliştiğinden uluslararası
stondordlor da büyük değer KQzanmoktadir,
Dünya t i c a r e t i , günümüzde bir takım engeller yüzünden aksa­
malar göstermektedir. Bu engellerin başlıcoları, ülkelerin gümrük
uygulamaları, mevzuat hükümlerindeki farklılıklar ve bu arada ül­
kelerin stondordiorı arosmdaki aykırılıklardır. Sanayiin ve uluslar*
arası ticaretin gelişmesine parole! olarak, standordizoşyonun ge­
rekliliği ve önemi de günden güne a r t m a k t a , ülkeler kendi ulusai
stondardlarmı hozıriamanın yanısıra kendi
s t o n d a r d l o n arasında
uyum sağlamak ve stondordlor yönünden ortaya çıkan engelleri ve
dar boğazlan gidermek üzere ulusiarorosı
stondardloro gitmeğe
başlamışlar, böylece ülkelerarosı ma! ve hizmet akışını koloylaştır.
mo ç a b o i a n n a girişmişlerdir.
Teknoloiinin ülkelerarası transferi de, ortak s t a n d a r d geliştir­
me gereğini doğuran önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bugün dünya ticaretine çok uluslu dev firmolor yön vermekte­
dir. Herhangi bir ma!s, çok çeşitli ülkelerde pazoriamok d u r u m u n d a
olan bu firmalar, uîulslararası s t o n d a r d l a n n geliştirilmesi için önemli
girişimlerde b u l u n m a k t a d ı r
Gelişmekte olan ülkeler, özeüikis siyasoî bağımsız^ıklannı k o r u ­
yabilmek için, yatmm. ve dayanıklı tüketim mollannı sürekli olarak
belirii ülkelerden değil, günün ş o r t l a n n o göre değişik
ülkelerden
satın olmak zorunda o l d u k l a n n d o n , uluslararası s t o n d a r d l a n n hazır­
lanması ve onlara uyulması gerekülîği burada da ortaya çıkmaktadır.
A y n c a tüketiciler çeşitli ülkelerin mailanni karşilaştırabilme v e
seçimini bundan sonra yapabilme durumuna sahip bulundukların­
d a n , çeşitli ülkelerin üretici ve imalâtçıları İster istemez uluslararası
stondardloro yönelmektedirler.
Tüm bunların yomsıro, konteynerler, bilgisayarlar, o t o m eneriisi,
uzay araştırmaları gibi günümüzde çok önem kazanan çalışma dal­
larında uluslararası işbirliği ihtiyacı d o , uluslararası standardizasyon
çabalarına gerek duyurmaktadır.
Uluslararası standartlaştırma alanında çalışma y a p a n örgütler
«hükümetler orası» ve «hükümetler dışı» olmak üzere iki grupta
toplanmaktadır. Hükümetler dışı kuruluşlar, yalnız uluslararası stondardîon hazırlamak amacıyla oluşturulmalarına karşılık, hükümetlerorosı, örgütler değişik amaçlara yönelik çalışmalarının yanı sıra
uluslararası standardizasyon ile de ilgilenmektedirler.
Hükümetler dışı örgütlere örnek olarak 14 Ekim 1946 yılından
beri faaliyette bulunan 15'i gözlemci olmak üzere 87 ülkenin s t o n .
dord enstitülerinin üye olarak katıldığı Uluslararası Stondosdizasyon Teşkilâtı (ISO) ile 1906 yılından beri faaliyette bulunan ve elek­
trik - elektronik olanlarında çalışma yapan Uluslararası Elektrotek­
nik Komisyonu, (lEC) gösterilebilir. Her iki kuruluşun da resmi dil­
leri İngilizce, Fransızca ve Rusça olup, merkezleri Cenevre'de aynı
bina içindedir.
Hükümetlerarasî örgütler, çoğunlukla Birleşmiş Milletlere bağ­
lı oiup boşlıcolorı Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Ö r g ü t ü (GECD),
Avrupa Ekonomik Komisyonu (ECE), Gıda ve Tarım Ö r g ü t ü ile Dün­
ya Sağlık Teşkilâtının birlikte kurdukları Kodeks A l i m e n t o n u s Ko^
misyonu (FAO/WHO) d u r
Bu kuruluşlar daha ziyade t o n m ürünleri İle m o m u ! gıda m a d .
melerinin özelliklen, hijyenik kuroilan, ombaloi, etiketleme ve d e ­
ney metodları iîe ilgili uluslararası stondardlon hazırlamaktadır B u n ­
lara ilave olarak, Birleşmiş milletler Ticaret ve Kalkınma Konferan­
sı (UNCTAD), Gümrük Tarifeleri ve Ticaret
Genel
Andloşmcsı
(GATT), Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Uluslararası Zeytin v e
Zeytinyağı Konseyi (İOOC), gibi pekçok hükümetlerarasî kuruluş
sınırlı d a olsa standardizasyon çalışmalarında b u l u n m o k t a d ı n
Bu kuruluşlardan GECD, Ekonomik İşbirliği v e Kalkınma T e ş kilötı, ulusiaraross nitelikte taze meyve ve sebze s t o n d a r d l o n üzerin-
de çalışmakta v e bunlarm büyük bir bölümünün de standardiarms
hazırlayarak y ü r ü r l ü ğ e koymuş durumdadır. Üye ülkeler bu stondordlardon kabul ettiklerini,
ihracatlarında
uygulamakta ve bu
stondordlordan kabul ettiklerini, ihracatlarında uygulamakta ve bu
stondordlor yönünden OECD rejimine tabi olmaktadırlar. Ülkemiz­
de, taze meyve ve sebze standardlormı OECD stondordlarma uy­
gun olarak hazırlamış ve bunlardan bir bölümünü ihracatta m e c b u .
ri uygulamaya koymak suretiyle bu rejime kısmen de olsa dahil o l ­
muş, taze meyve ve sebze ihracatında OECD memleketleriyle stan­
dardizasyon bakımından aynı seviyede bulunmuş durumuna gel­
miştir. Bu durumun icaplarına, zorluklarına, fedakârlıklarına katlan­
mak ve çalışmalarımızı bu zaruret ve gereklere göre ayarlamak
mecburiyeti artık kaçınılmaz ve inkâr edilmez bir realite olarak or­
tadadır
" i
•"•^'^•"^'StİflS
Büyük ve kırıcı bir rekabetin hüküm sürdüğü OECD ve Ortak
Pazar topluluğuna dahi! ülkelerin pazarlarında, bizim de bir paya
sahip olabilmemiz için mutlaka stondardloro uygun nitelikte mal
şevkinin gerekliliğini kabul etmemiz ve bunun üzerinde titizlikle dur­
mamız icap e t m e k t e d i r
Üretici, t ü c c a r ve ihracatçılarımızın söz konusu
standardlorı
benimseyerek, uyguladıkları takdirde arzulanan hedeflere ulaşılması
daha kısa sürede imkân dahiline girecek n i t e l i k t e d i r
IV — ÜLKEMİZDE İHRACATTA STANDARD DENETİMLERİ ı
Ülkemizde Cumhuriyet döneminde ilk kez, ulusal düzeyde stan­
dardizasyon çalışmalarına, ihracatımızı disiplin altına olarak ihracotımızdoki bazı boşlukları doldurmak, ihraç mallarında zaman z a ­
man yapılan ve alıcı memleketlerde
geniş
menfi
akisler bı­
rakan hile ve tağşişi önlemek, ihracatçıların ihracat faaliyetlerinin
orzettiği önemle mütenasip bir düzen içine alınmaları ve dış pazar
lar iyi nitelikte mal satmalarını sağlamak amacıyla, 1930 yılında
yürürlüğe konulan 1705 sayılı «Ticarette Tağşişin M e n i ve İhracatta
Murakabe ve Korunması Hakmdaki Konun'un 1 . maddesi ile tanı­
nan yetkiye dayanılarak Hükümet tarafından b a ş l a n m ı ş t ı r Bugün,
T ü r k Standardlormı hazırlama görevi, 22. Kasım. 1960 gün ve 132
sayılı yasa ile kurulmuş bulunan T ü r k Standardlorı Enstitüsüne a i t
olup, kuruluşundan bu yon geçen 20 yıllık süre içerisinde Enstitü
3570 Türk Standardını hazırlayarak ilgililerin ve ekonomimizin
İsti­
fadesine sunmuştur.
Bu standardlardan 600 kadarı Bakanlar Kurulunca, Resmi Ga­
zetede yayınlanan korornaiTieler ile mecburî uygulamaya
konulmuş
olup, Hükümet denetleme yetkisini Bakanlıklar, aracılığı ile kullan­
maktadır.
Mecburi s t a n d a r d l a n n bir bölümü ihracatta uygulanmakta oiup
ihrocatto, standardlaştırılan malların standordiara uygunluk y ö n ü n - den denetimleri Ticaret Bakanlığı Stondordizosyon Boiresî Boşkoniığmın merkez^ ve iller teşkilâtı tarofmdorı yerine getirilmektedir- T i ­
caret Bakonlığî,Standardizasyon Dairesi Boşkanlığına bağlı iller teş»
kilâtı, İhracat Kontrolöriükleri, Pamuk eksperiikleri ve Laboratuvar1ar şeklinde organize.edilmiştir. Stondardı mecburi uygulamada b u ­
lunan maddelerin ihrocotta tüzük ve standordlanoa göre kontrolle­
ri yapılarak, mevzuata uygun olanlarına gümrüklere ibraz edilmek
üzere gerekli kontrollerin yapıldığını gösteren kontrol belgesi veril­
mektedir. Halen 42 yerde kontrolöriük veya eksperiik olarak kont­
rol merkezleri faaliyet göstermekte olup gerekirse bu yöreler dışın-da m u v a k k a t merkezler de açılmaktadır. Ayrıca kontrol merkezi o l ­
mayan yerierden v u k u b u l a n , kontrol talepleri de en yakın merkez­
lerden gönderilen kontrolörier tarafından karşılanmaktadır.
KOP^TROL MERKEZLERİ :
1 — İstanbul
2 — İzmir
3 — Mersin
4 ~ Adana
5 — Trabzon
6 — Giresun
7 — Ordu
8 — Samsun
9 — Gaziantep
10 — Aydın
11 — Balıkesir
12 — Denizli
13 — Manisa
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
— 201 —
— Kahramanmaraş
— Çanakkale
— Nazilli
— Antalya
— Antakya
— Ceyhan
— İskenderun
—.. Tirebolu
— Görele
— Bulancak
— Ünye
— Fatsa
— Akçakoca
27
28
29
30
31
32
33
34
— Alaşehir
— Bandırma
— Akhisar
— Bergama
— Koçarlı
— Köyceğiz
— Menemen
—
35
36
37
38
39
40
41
42
—
—
—
—
—
—
—
~
Salihli
Söl<e
Torbait
Tire
Turgutlu
Tarsus
Osmaniye
İğdır
İhracatta mecburî uygulamada
bulunan Türk Standardlormın
sayısı bugün için 46 Norm Murakabe Tüzüklerinin soyıs! ise 7 olup
a d l a n aşağıda belirtilmiştir
TÜRK
STAMDARDLARI .:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
—
_
—
—
—
—
—
_
—
—
TS/34
TS/42
TS/89
TS/100
TS/101
TS/141
TS/143
TS/142
TS/151
TS/156
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
—
—
~
—
—
—
—
—
—
—
—
—
—
TS/157
TS/158
TS/159
TS/160
TS/161
TS/162
TS/163
TS/164
TS/165
TS/166
TS/168
TS/169
TS/170
Turunçgil Meyveleri
Şeftali
Salyangoz
Elma
Sofralık üzüm
Kuru fasulye
Mercimek
Nohut
Ceviz kütükleri
Büyükbaş - Küçükbaş hayvan ham derileri ortak h ü ­
kümleri
Taze m.ezboha sığır derileri
Taze mezbaha dana derileri
Taze mezbaha manda ve malak derileri
Salamura (tuzlu yoş) sığır derileri
Salamura (tuzlu yaş) dona derileri
Salamura (tuzlu yaş) manda v e malak derileri
Tuzlu kuru sığır derileri
Tuzlu kuru dona derileri
Tuzlu kuru manda ve molok derileri
Hava kurusu sığır derileri
Taze mezbaha kuzu derileri
Taze mezbaha keçi derileri
Taze mezbaha oğlak derileri
24 —
25 - T 26 —
27 —
28 —
29 —
30 —
31 —
32 ~
33 ~
34 ~
35 —
36 ~
37 ~
38 —
39 _
40 —
41 —
42 —
43 —
44 —
45 —
46 —
TS/171 Salamura (Tuzlu yaş) koyun derileri
TS/172 Salamura (Tuzlu yaş) kuzu deriler!
TS/173 Tuzlu kuru keçi derileri
TS/174 Tuzlu kuru koyun derileri
TS/175 Tuzlu kuru oğlak derileri
TS/176 Hava kurusu koyun derileri
TS/177 Hava kurusu kuzu derileri
TS/178 Pikle deri
TS/184 Armut
TS/185 Çilek
TS/208 Bağırsaklar
TS/341 Yemeklik Zeytinyağı
TS/S86 Yemeklik Ayçiçeği yağı
TS/8S7 Yemeklik Pamuk yağı
TS/888 Yemeklik Mısırözü yağı
TS/889 Yemeklik Susam yağı
TS/890 Yemeklik Soya yağı
TS/891 Yemeklik Yerfıstığı yağı
TS/892 Yemeklik Rapiska yağı
TS/893Bitkisel yemeklik yağlar
TS/1049 Mahlep
TS/310 Yerfıstığı
TS/1068 Y u m u r t a
TÜZÜKLER :
1
2
3
4
5
6
7
—
—
—
—
—
—
—
Çekirdeksiz kuru üzüm
Fındık
Palamut
Tiftik
Yapağı
Antep fıstığı
Pamuk
Mecburi uygulamada bulunan Türk Stondardlorınm denetimine
yetki veren yasaların başında, daha önce de sözü edilen 1705 sa­
yılı yasa gelmektedir. On bir maddelik bu yasada herhangi bir deği­
şiklik yapılmadan, bugün de uygulanmasına
devam edilmektedir.
Yasanın gerekçesinde özet olarak şu görüşlere yer verilmiştir: «İh-
rocatımızm en önemli mallarını teşkil eden, tütün, üzüm, incir, fın­
dık, pamuk, afyon, yün, tiftik, y u m u r t o , hububat ve diğer maddele­
rin dünya piyasalarında şiddetli bir rekabete maruz bulnduklon, üre­
tim şartlarımızın yeteri kodor gelişmemesinden doloyı, büyük muomeleier için esas olan yeknesaklık, birçok ihroç maiımızda temin
edilmemekte ve yapılan denetimlerde mollanmızm iyi şöhretinin a k sodığı görülmektedir. Türk mallarının üretiminde gelişme ve intiza­
ma, satışında itimadı, tüketiminde rekabet ve emniyeti temin etmek
maksadıyla bu hususlara ilişkin muamelelerin bazı esaslı usul ve
kaidelere istinat ettirilmesi gerekil görüldüğünden bu yasa hazır­
lanmıştır. «Bu yasanın kabulü ile memleketimizde, ekonomik o l a n do doğrudan doğruya stondardizosyonu sağlayacak ilk ve geniş
kapsamlı bir yasa, mevzuatımız arasına katılmıştır- Altı yıllık bir uyguiamıodan sonra zamanın gelişen ve değişen şart ve ihtiyaçlarını
gidermek amacıyla bu yasaya ek olorok 1936 yılında 3018 sayılı
yasa hozırionork kabul edilmiş v e . y ü r ü r i ü ğ e konulmuştur. Bu ek
yasa 18 asıl, 1 geçici maddeden ibaret olup bugün de yürürlükte bu­
lunmaktadır. Bu iki yasaya dayalı olarak 25 kadar norm murokobe
tüzüğü hozirianarok uygulanmağa başlanmış ve bu dururn 25 yıl
kodor devam etmişse de müeyyideler ve ilgili Bakonlıklarm sınıriı
imkânları ve mahdut sayıdaki kontrolleri, ekonomik aîonda kalkın­
maya başlayan ülkemiz ihtiyaçlarını korşılayamodığındon standardizosyon konusunun yeni bîr düzene sokulması gereği ortaya çık­
mıştır. Bunun üzerine 1954 yılında Türkiye Ticoret- Odoları, Sonayi
Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği bünyesinde «Türk Standardîan
Enstiüsü» kurulmuş: Enstitü daho sonro 2211.1960 gün ve 132 sa-'
yılı kuruluş yasasının kabulü ile bugünkü durumuna ve statüsüne
kavuşmuştur.
Bu yasa stondordizasyon uygulamalarına esas teşkil eden y a ­
saların üçüncüsüdür. Bu yasaların dışında, ihracatta s t a n d a r d uy­
g u l a m a ve denetimine yetki veren Tüzükler bulunmaktadır. Bu t ü ­
zükleri iki grupta .topjamok m ü m k ü n d ü r •
. 1 — Norm Murakabe Tüzükleri
2 — Türk Standordlarmın Uygulanması Hakkındaki Tüzük
22 Şubat 1967 gün ve 12534 sayılı Resmî Gazetede yayınlonmış bulunan «Türk Standordlarmın Uygulanması Hakkındaki Tüzük»
birinci maddesinde ifade edildiği gibi, 1705 ve 3018 sayılı yasalar
gereğince iç ve dış ticaret menfaatlerini korumak ve ticaret maî-
lan üzerîrıde tağşiş ve hilelere moni oimak üzere, bîtki, hayvan ve
rnoden asıllı maddelerin tümü ile bunların y a n veya t a m rnamuilermm ya da bunlono bîieşimindeo meydano gelen maddelerin h a ­
zırlanmasına, irnoHne, temizlenmesine, belirli sınıf ve nev ilere aynlmasiiıa ilişkin oîup 2 2 J 1 J 9 6 0 gün ve 132 soyıiı yosaya d a y a n ı İarok kabul olunan Türk Sîöndardlanndan Bakonlar Kurulu k a r a ­
rıylo mecburi kıSmanîann uygulanmasına dairdir. Bu t ü z ü ğ ü n i h r a ­
catta denetleme ile ilgili hükümleri Üçüncü Bölümde 14-22. nci m a d ­
delerde yer olmıştır.
İhraç ürünlerimiz arasında hergeçen gün daha da büyüyen bir
paya sahip bulunan toze meyve ve sebzelerin birinci muayeneleri, •
üretim utanlarında amboiaifanmadon önce. T a n m ve O r m a n B a k a n ­
lığınca görevlendirilen elemanlar tarafından, 6968 soyiiı yasaya d a ­
yolı olarak y ü r ü d ü ğ e konulan Zirai Karantina Tüzüğü uyarınca ya­
pılmakta ve muayene sonucuna göre ihracatçılara ((Geçici Sağlık
Sertifikası» verilmektedir. Bu sertifika, son muayeneden ö n c e , i h rocotçılor tarafından görevli memura verilmesinden sonra «Menşe
ve Sağlık Sertifikası»no çevrilmektedir. Bu işlem ö r n e ğ i n , üretim
yeri Bursa, ihraç yeri ise İstanbul olan ürünler için u y g u l o n m o k t a dır. Karantina ve s t a n d a r d kontrolü Bursa'do yapılarak f r i g o r i f i k
komyonlara y ü k l e n e n ve doğrudan doğruya ihraç edilen ürünler için
«Geçici Sağlık Sertifikası» düzenienrnemekte, doğrudan dış üikelere
hitap eden «Menşe ve Sağlık Sertifikası»
ihracatçılanmızo v e r i l ­
mektedir.
Ihmç edilen J:az,e meyve ve sebzeler için, alıcı ülkenin karantina
mevzuatı gerektirdiği ve ihracatçılar tarafından istenildiği t a k d i r d e
verilen Sağlık Sertifikası üç nüsha olarak d ü z e n l e n m e k t e d i r S e r t i ­
fikanın aslı, alıcı ülkeye gönderilmek üzere ihracatçılara verilmek­
te, bir sureti G ü m r ü ğ e verilmekte, üçüncü nüsha ise Karantina D a ­
iresinde muhafaza e d i l m e k t e d i r
Sağlık Sertifikası verilmesi gerekmeyen hallerde ise muayene­
nin yapıldığı ve karantina bakımından ihracında bir sakınca -olma­
dığında «İhraç İzin Beîgesi» iki nüsha olarak düzenlenmekte, aslı
Gümrük idaresine verilmekte, diğer nüsha ise Karantina Dairesin­
de s a k l a n m a k t a d ı r
Hayvan ve hoyvonsal ürünler için aynı şekilde. Hayvan Sağlığı
Tüzüğüne göre iki nüsha halinde Veteriner Sağlık Raporu düzen­
lenmektedir
Sîandardizasyondon beklenilen
faydaların elde
edilebilmesi
icîn sadece s t a n d a r d l a n n mecburi olarak uygulanmasını beklemek
amaca yeterli değildir. Standardlar mecburi olsun veya
olmasın,
üretici ve imalâtçılar, standardizasyonun sağlayacağı yararları gözönünde tutarak ve üretimlerinin kalitesini yükseltmek amacında ise­
ler, tüketici ve alıcılar ise mal ve hizmetlerin standordiara uygun
olmasını arama bilincinde iseler, standordiara uygun çalışmaların
bir yetkili organ tarafından «tescil» ve kamuoyuna «ilan» edilmesi
gereği ortaya çıkmaktadır. Son günlerde dış satımlarda da a r a n ­
mağa başlayan bu hizmet, Türk Standardlan Enstitüsü tarafından.
Marka ve Belgelendirme çalışmaları olarak sürdürülmektedir/
V — SONUÇ :
İhracatın devamlı ve kârlı bir iş haline gelebilmesi için, üreti­
min bolluğu yanında dikate alınması gerekli başka faktörler de b u ­
lunmaktadır. Bunların başında ticaretin en önemli kaidesi o l a n , mal
teslimlerinin alıcının istek ve arzularına uygun olması, yani malın
boy, şekil, özellik yönlerinden standordiara uygun bulunmasıdır. Di­
ğer memleketlerin rekabeti çok önemli bir unsur olarak karşımızda
durmaktadır. Bunların bir kısmı eskidenberi piyasaya mal vermek
tedir ve pazarlama sistemlerini, piyasaların değişen ihtiyaçlarına
göre ayarlama imkanını bulmuşlardır- Bunun için, ihracatçılarımız
dış pazarlara, kalite yönünden, hiç değilse rakiplerimiz seviyesinde
hatta mümkünse onlardan bir miktar daha iyi şartlarda girmelidir­
ler. Rakiplerimize g ö r e üstünlük sağlayabilmemiz için dikkate alın­
ması gereken pekçok husus arasında kalite ve standardizasyona
da gereken önem verilmelidir.
İstanbul Ticaret Odası, düzenlediği bu seminer ile, ülkenin k o n u
üzerine eğilen siz değerli ihracatçılarını biraraya getirerek, nerede b u ­
lunduğumuzu ve bundan sonra nereye gitmemiz gerektiğini ortaya
koyarak, hfep beraber düşünmek, tartışmak, bilgi alışverişitıde b u ­
lunmak ve ileriye d o ğ r u atılacak adımların programını tesbit etmek
imkânını sağlamıştır. Seminer süresince, J e b l i ğ l e r i n verilmesi, tar­
tışılması ve bunlardan ileriye dönük programların çıkarılması m u ­
hakkak ki ülkemiz ekonomisi ve ihracatı açısından çok faydalı ola­
caktır. Bu vesile ile Türk Standartları Enstitüsü'ne de standardizas­
y o n konusunda sesini duyurma imkânının verilmesinden dolayı, İs­
tanbul Ticaret Odası ile semineri düzenleyen yetkililerine t e ş e k k ü r
eder, hepinizi saygı ile selamlarımMB/10.3.1981
_
„
m^
RESMÎ GAZETE
Tarih : 22 Şubat 1967
Sayı : 12534
TÜRK STANDARDLARiNiN U Y G U L A N M A S I ' HAKKINDA TÖZÜK
BİRİNCİ KISIM
Genel Hükümler
Made 1 — 1705 ve 3018 sayılı kanunlar gereğince iç ve dış t i ­
caret menfaatlerini korumak ve t i c a r e t mollan üzerinde tağşiş ve
hilelere mani olmak üzere bitki, hayvan ve maden asıllı maddelerin
t ü m ü ile bunlann y a n veya t a m mamullerinin yahut b u n l a n n bile­
şiminden meydana gelen maddelerin hazırlanmasına, imaline, t e mizlenm.esine,
belirii sınıf ve nev'ilere
oynlmosma
ilişkin olup
18.11.1960 tarihli ve 132 sayılı konuna dayanılarak k a b u l olunan
Türk Stondordlanndon Bakanlar Kurulu kararıyla m e c b u r i kılınani o n n uygulanması bu tüzük hükümlerine tabidir.
Bu standardlor, yukondo yazılı maddelerin ambalajlarına, ko­
ruyucu kılıflonna, alım, satım, nakil ve muhofazolanna ve bu husus­
larda uygulanacak usul ve şortlara, özel veya ulusal İşaretlere ve
gerekli açıklamalara ilişkin esaslan da içine alabilir.
Madde 2 — Bu tüzükte geçen mal deyimi; 1 inci maddede ya­
zılı maddeler ile yarı ve t a m mamullerini ve bunlann bileşimlerin­
den meydana gelen maddeleri ve varsa ambalojlannı ve k o r u y u c u
kılıflarını da kapsar.
Madde 3 — Türk Standardlannı mecburi kılan B a k a n l a r Kuru­
lu k o r a r l o n n d a , b u n l a n n uygulanmasına geçileceği tarihler, yoyımlanndon en az o n beş gün sonra boşlamak üzere, belirtilir.
Madde 4 — T ü r k S t o n d a r d l o n ; malın üretimi, satışı, ihracı veya
Hhaü s a f h a l a r ı n d a n biri veya bîr k a ç ı veya hepsi için mecburi kılın o b i l i r Buna g ö r e , mecburi kılınan standarda aykın olarak, malın
üretimi, satışı, ihracı veya ıthaii y a s a k t ı r Ancok, Bakonîar Kurulu,
memleket ekonomisinin zorunlu kıldığı hallerde standardına uygun
olmayan malîorm ithaline veya belgelerine veyo ambolailonna veya
belge ve ambalojlarıno {MQI ve omboloi
standard değildir) veya
(Mal Standard değildir) veya (Ambalai Standard değildir) gibi d e ­
yimler yazılmak suretiyle standardına uygun olmoyon malların üre­
tilerek ihracına izin verebilir. Bu işiemierin şekil ve şortları Bokonîor Kurulu kararında belirtilir.
Madde 5 — Mecburi kılman Türk Standordlannın yürürlüğe gir­
dikleri tarihlerde, ellerinde bu stondardloro aykırı mal ve ambalaj
malzemesi bulunan gerçek veya tüzel kişilerin, bunların nev'i ve mik­
tarların!, ilgili bokanlıkfarca belirtilecek süre İçinde ve gösterilen
makam ve kurumlara bildirmeleri mecburiyeti, ilgili Bakanlar Kurulu
kararlarına konulabilir
Bu malların, ne kadar süre içinde ve ne suretle tasfiye edile­
cekleri, ilgili bakanlıklarca, bildirme süresinin bitiminden itibaren
en geç iki ay içinde, tesbit ve ilân o l u n u r
İKİİMC! KİSİM
- Denetleme
BİRİMCİ B Ö L Ü M
Gene! Esaslar
Madde 6 — Mecbur kıîınon Türk Stondardlarının kapsamına
giren m a l l a r ilgili bakanlıkça görevlendirilenler tarafından bu t ü ­
zük hükümlerine ve stondardlarındaki esaslara göre d e n e t l e n i r
Denetleme ile görevlendirlenler denetleyecekleri mollan 'sa­
hiplerine veya bunlann temsilcilerine, istek üzerine, görev ve yet­
kilerini bildiren belge veya kimlik kâğıtlarını göstermekle y ü k ü m l ü ­
dürler
Madde 7 — Denetleme ile görevlendirilenler denetleyecekleri
mallardan numune olobilirlen Bu numunelerin m i k t o r l a n ile alınma
şekil ve usulleri, mollonn yopılanno ve özelliklerine göre, muayene
ve deneylerinin gerektirdiği ölçüyü aşmamak üzere, s t a n d o r d l o n n do gösterilin Alınacak bu numuneler dört takımı geçemez.
Mödde 8 — Denetleme, gereğine göre, m a l î a n n , üretildikleri,
işlendikleri, depo edildikleri, satıldıkları yerlerde veya ihraç sırasın­
da veyo gümrüklerde veya nakilleri esnosmda, bu yerlerin çalışma
saatleri içinde ve normal çalışmalarını a k s a t m a y a c a k şekilde, ya­
pılır.
Denetlenmiş mallar gerekirse yeniden denetlenebilir.
Madde 9 — Denetleme görevi, denetlenen malların duysal i n ­
celenmesi yapılmak, t a r t m a veya ölçme yoluyla muayene edilmek
ve gerektiğinde fiziksel ve kimyasal deneyler yapılmak veya yaptı­
rılmak suretiyle yerine getirilir.
İKİNCİ B Ö L Ü M
••
İç Piyasada Deoetleme
:
:
Madde 10 — iç piyasada denetleme; aşağıda gösterildiği şekil­
de yapılır:
A — Duysal inceleme veya
t a r t m a veya ö l ç m e ile yapılan
muayeneler s o n u n d a ; malın standardına aykırılığı anlaşıldığı t a k ­
dirde, durum, bir t u t a n a k l a tesbit olunur ve maldan II nci madde­
ye göre numune alınır Bu numunenin bir takımı ile tutanaklarının
birer nüshası denetlemeyi yapan veya bağlı bulunduğu daire t a r a ­
fından, ilgilileri hakkında adli kovuşturma yapılmak üzere kırk se­
kiz saat içinde o yerin Cumhuriyet Savcılığına bir yazı ile v e r i l i r
B ~ Denetleme sırasında malın loborotuvorda muayene
ve
deneyleri gerekli görüldüğü takdirde, alman numunenin bir takımı
ile tutanağının bir nüshası, denetlemeyi yapan veya bağlı bulun­
d u ğ u daire t a r a f ı n d a n , muayene ve deneyleri içi^n, ilgili bakanlıkça
bakanlıkça gösterilen loborotuvaro g ö n d e r i l i r
L a b o r a t u v a r muayene ve deneyleri en kısa zamanda yaparak
s o n u c u n u bir raporla tesbit eder ve bu rapordan iki nüshasını ilgili
daireye g ö n d e r i r
Laboratuvar raporu ile malın standardına aykırılığı anlaşıldığı
t a k d i r d e , d u r u m , bir tutanakla tesbit olunur ve bu tutanağın bir nüshasıyla l a b o r a t u v a r raporunun bir nüshası, mühürlü numunenin bir
~
209 ~
F, : 14
t a k ı m ı ve ^ tutanağının 'bir nüshası denetlemeyi yapan veya bağlı
bUiunûugu do^^e e t o r a i m d a n , ngüâieri hokkındo adil kovuşturma y a ­
pılmak üzere, kırk sekiz soat içmde o yerin Cumhuriyet Savcılığına
bir yazı iie veriiifo
C — Denetleme sonundo nıaim standardına oykınlığı görüime• diği takdirde, d u r u m , : m a i .sahibine veya temsilcisine duyurulur. Ivıal
' sambı veya temsilcisi duyurma tarihinden itibaren onbeş .gün için­
de, numuneleri g e r i " a l a b i l i r veya aidırabilir.'
iViodde 11 — Denetleme-sırasında maldan numune alındığı t a k •dirde, d u r u m , ' b i r tutanakla belirtilir.. Numuneler özelliklerine göre
• m ü n u n e n bozulmadan oçıiomayöcak. şekilde denetlemeyi yapan iie
ma'i sahibi veya temsiicisi tarafından birlikte mühürlenir ve ü z e r l e .
; r i n e tutanakio bağlantılarını ,.açık^ olarak gösteren ve tarafların îmzaaarinı toşıyan etiketler konulur.
Madde 12 — i l inci maddede belirtilen tutonak d ö r t nüsha ola­
rak düzenlenir. Bu t u t a n o ğ o ; numunesi alınm.ış olan malın buland u ğ u yer ve miktarı ile cinsi, malı üreten veya s a t a n firmanın adı
ve adresi, vorsa ürerim seri numarası, faturalarının t a r i h ve numar a i o n yözılır ve. numune olmo sebepleri de belirtilir.
Aîinan numunelerirı bir tokirnı, t u t a n a ğ ı n bir nüshası ile- birlik­
te, m a l sahibine veya temsilcisine verilir; tutanağın bir nüshası i l ­
gili bakanlığa gönderilir; tutanağın diğer nüshalanyla numuneler,
denetlemeyi yopan tarafından veya bağlı bulunduğu dairede alıko• n u l u r . ' .,- •
•„ Alman numunelerin başka yere taşınması veya korunması g ü ç
y a h u t sakıncalı ise; durum t u t a n a ğ a yazılarak bunlar, mal sahibine
v e y a temsilcisine saklanmak üzere bırakılabilir.
Madde 13 — Yukarıdaki maddelerde sözü geçen t u t a n a k l a r d e ­
netlemeyi yapan ile m a l sahibi veya temsilcisi tarafından birlikte
imzalanır.
Mal sahibi veya temsilcisinin numuneleri mühürlemıokten yahut
etiketleri veya tutanakları imzalamaktan çekinmesi halinde, bir z a ­
bıta memuru çağırılarak onun önünde, denetlemeyi yapan tarafın­
d a n numuneler mühürienir, etiketleri ve t u t a n a k l a r imzalanır ve ay­
rıca durum tutanağı düzenlenerek her ikisi tarafından imzalanır.
Mal sahibi veya temsilcisinin itirazı bulunduğu takdirde, bunu
İlgili tutanağın altma yazarak imzalaması gerektir.
ÜÇÜNCÜ B Ö L Ü M
İhracatta
Denetleme
Madde 14 — İhracatta denetleme, i h r a c a t ç m m veya temsiicinin malm denetlenmesini isteyen bir beyanname vermesi üzerine,
en geç yirmi dört saot içinde, depo, ontrepo veya işieme yerlerin­
den denetlemeye en'elverişli olanında, ihracatçı veya temsilcisi de
hazır bulunmak suretiyle 9 uncu madde gereğince yapılır.
Bu denetleme sonunda :
A — Malın, standardına aykırı olmadığı
anlaşıldığı takdirde,
ambalajları üzerine denetlendiğini gösteren bir işaret konulur
ve
ambalajların sonradan açılmaiannı önlemek için gerekli tedbir alı­
n ı r Denetlenmiş mal için ihracatçıya malın standardına uygunlu­
ğunu belirten bir denetleme belgesi (Kontrol Belgesi) ve gerekli di­
ğer belgeler v e r i l i r Denetleme belgesi ile mal arasındaki bağlantıyı
sağlamak için, ambalajlar üzerindeki parti numarası ve diğer resmî
işaretler belgelere de. yazılır
Belgeye konu olan partinin bölünmesi halinde, her bölüm için
ayrı belgeler düzenlenir ve malın t ü m ü için verilmiş olon belge geri
alınır
Denetleme belgesinin geçerlik süresi, malın standardında gös­
terilir
Denetleme belgesinin şekli ve muhtevası ilgili bakanlıkça tesbit
olunur
Denetlenerek
kapatılmış ambalajların sonradan açılmaları ve­
ya üzerlerindeki resmi işaretlerin değiştirilmesi, ancak
denetleye­
nin önünde y a p ı l ı r
İhracattan vazgeçilmesi
halinde denetleme
belgesiyle
diğer
belgeler geri a l ı n ı r
B — Malın, stondardındoki toleransları b i r katına kadar ((bir
katı dahil) aştığı ve fakat diğer hükümleri bakımından standaniına
aykırı olmadığı anlaşıldığı takdirde mal, geri çevrilir ve d u r u m , de­
netleme isteği beyannamesine yazılır
C — Malın, standardına aykırı olduğu veya stondardındoki to­
leransları bir katından fazla aştığı anlaşıldığı t a k d i r d e mal redde­
dilir ve d u r u m , d ö r t nüsha tutanakla tesbit o l u n u r
D — MQ\ sahibi veya t e m s i l c i s i / ( B ) ve (C) bendlerindeki sonuç­
lara İtiraz ederse, bunu, sebepleriyle birlikte beyannameye veya t u ­
tanağa yazar ve imzalar.
Madde 15 — 14 üncü madde gereğince yapılan denetlemede,
malın îaboratuvarlarda muayene ve denetleri gerekli görüldüğü tak­
dirde, maldan alınan numunenin bir takımı iie tutanağının bir n ü s ­
hası, denetlemeyi yapan veya bağlı bulunduğu daire tarafından mu­
ayene ve deneyler için, ilgili bakanlıkça gösterilen
iaboratuvara
gönderilir.
Laboratuvar, muayene ve deneylen en kısa zamanda yaparak
sonucunu bir raporla tesbit eder ve bu rapordan iki nüshasını ilgili
daireye gönderir.
Madde 16 — İhracatta denetleme sırasında veya denetleme so­
nunda maldan alınan numunelerle t u t a n a k l a n hakkında, 11, 12 ve
13 üncü maddeler hükümlerine göre işlem yapılır.
Madde 17 — 14 üncü maddenin (D) bendinde sözü geçen iti­
razı ı beyanname veya tutanak, maldan alınan numunenin bir takı­
mı ve varsa laboratuvar raporuyla birlikte, en g e ç yirmi dört s a a t
içinde, denetleyen tarafından Bilirkişi Kuruluna v e r i l i r
Madde 18 — İhracatçı veya temsilcisinin denetleme sonucuna
yapacakları itirozlan incelemek ve düşüncesini bildirmek üzere, il­
gili bakanlığın gerekli gördüğü yerlerde, üç kişilik «Bilirkişi Kurulu»
teşkil edilir. Bu kurulun başkanı ilgili bakanlıkça, üyelerinden biri
mahalli ticaret odasınca, ticaret odası bulunmayan yerlerde ticaret
ve sanayi odasınca, diğeri mahalli ticaret borsasmca seçilir.
Kurulda görev a l a c a k l a n n , denetlemeye t a b i maddenin ihracatçılanndan olması, bulunmadığı takdirde, maddeden anlayan kişi­
lerden bulunması şarttır.
Ticaret borsası bulunmayan yerlerde, borsa temsilcisi yerine
ilgiii bakanlığın seçtiği kişi kurula katılır.
İhraç olunacak madde sanayi mamullerinden ise, t i c a r e t o d a ­
sı temsilcisi yerine, sanayi odası bulunan yerlerde bu oda t a r a f ı n ­
dan, bulunmayan yerlerde ticaret ve sanayi odasınca, o maddenin
sanayicileri arasından bir üye seçilmesi gereklidir. T i c a r e t borsası
temsilcisi yerine de Sanayi Bakanlığınca seçilecek bir temsilci ku­
rula katılır.
Başkan ve üyelerin aynı suretle, birer yedeği seçilir.
Başkan veya üyelerden biri, denetleme sonucuna itiraz eden
ihracatçının usul ve füruundon veya k o n veya kocasından veya
dördüncü dereceye kador civar veya sihri hısımlarından o l d u ğ u ve­
ya ortağı veya beraber iş gördüğü kişi veya memur ve hizmetlisi bu­
lunduğu takdirde. Kurula yedeği katılın
Bilirkişi Kurulu, denetleyenin çağrısı üzerine derhal toplanır
ve anlaşmazlık konusunu standardı hükümlerine göre inceleyerek,
yirmi dört saat içinde, gerekçeli raporunu denetleme teşkilatına
verin
Kurul raporu, denetleyenin 14 üncü maddenin (B) ve (C) b e n d Idrine göre belirttiği sonuca uygun bulunursa, m a l red o l u n u n ara­
da fark bulunduğu takdirde, denetleyen son kararını verir ve ona
göre işlem y a p a n
Denetleyenin kurul raporuna uymaması için, raporun standardı
hükümlerine aykırı olması veya gerçeğe uymaması gerekin
M a d d e 19 — Denetleme sonunda 14 üncü maddenin (C) ben­
dinde gösterilen hallerde, ilgili, sonuca itiraz etmediği veya itirazı
yerinde görülmediği takdirde
;numuneni bir takımı ile tutanağın
ve bilirkişi raporunun ve varsa laboratuvor raporunun birer nüsha­
sı, denetlemeyi yapan veya bağlı bulunduğu daire tarafından i l ­
gilileri hakkında adli kovuşturma yapılmak üzere, kırk sekiz saat
içinde o yerin Cumhuriyet Savcılığına bir yazı ile verilin
M a d d e 20 — Denetleme sonunda, malın, standardına a y k m iığı görülmediği takdirde, alınan numuneien kırkbeş g ü n ü g e ç m e ­
mek üzere, malın nev'ine göre, ilgili bakanlıkça tesbit olunacak s ü ­
rece veya alıcı iie satıcı orasında anlaşmazlık çıktığında bunun g i ­
derilmesine k a d a n saklanın Bu surelerin sonundan itibaren on beş
gün içinde, ihracatçı veya temsilcisi numuneleri geri alabilir veya
aldırabilin
M a d d e 21 — Standardına uygunluğunu gösteren denetleme
belgesi o l m a y a n , ambalajları üzerinde gereken denetleme işareti
ve diğer resmi işaretleri bulunmayan veya denetleme belgesinin
süresi geçmiş bulunan malların ihracı yasaktın
M a d d e 22 — Mevzuatın izin verdiği miktarda
olmak üzere;
meleket dışına çıkacak taşıtların kumonyalon ile yolcu beraberinde
dış memleketlere götürülecek mallar ve gönderilecek numune veya
a r m a ğ a n l a r bu Tüzük hükümlerine tabi değidin
DÖRDÜNCÜ B Ö L Ü M
:
İthalâtta Denetleine
Madde 23 — îthaiatta denetleme, İthalâtçı veya temsîlcîsinln^.
malm denetlenmesini isteyen bir beyanname vermesi üzerine, en geç
üç gün içinde, giriş gümrüğünde, görevli gümrük memuru îie itha­
lâtçı veya temsilcisi de hazır bulunmak suretiyle 9 uncu madde geeoğince y a p ı l ı r
Bu denetleme sonunda :
A ™ Malın, standardma aykırı olmadığı anlaşıldığı takdirde,
ombaîoparı üzerine denetlendiğini gösteren bir işaret konulur ve
denetlenmiş mal için ithalâtçıya veya temsicisine malın standardına
uygunluğunu belirten bir denetleme belgesi verilir.
Denetleme belgesi ile mal arasındaki bağlantıyı soğlomok için,
amboiapar üzerindeki işaretler belgeye de yazılır. Denetleme belge­
sinin şekli ve- muhtevası ifgiü Bakanlıkça tesbit olunur.
B — Malm standordma aykırı olduğu anlaşıldığı tokdirde, mal
reddedilir ve durum,.denetleme isteği beyannamesine yazılır ve ay­
rıca gümrük idaresine derhal bildirilir.
C — İthal edilecek molın standardına
uygunluğunun H ü k ü ­
metçe kabul edilen muteber bir müessesenin raporu ile tevsik edil­
mesi halinde, malın, aynco y o k o n d o k i bentler gereğince, denetle­
meye tabi tutulmaksızm, standordma uygunluğunu .belirten bir de­
netleme belgesi verilir.
Madde 24 — Standardına uygunluğunu gösteren denetleme bel­
gesi olmayan malların ithali yasaktır.
Madde 25 — 23 üncü madde gereğince yopiîan denetlemede,
malın laboratuvarda muayene ve deneyleri gerekli g ö r ü l d ü ğ ü tak­
dirde, maldan alınan numune ile tutanağının bir nüshası, denetle­
meyi yapan veya bağlı bulunduğu daire tarafından muayene ve de­
neyler için ilgili Bakanlıkça gösterilen loborotuvora gönderilir.
Loborotuvor, muayene ve deneyleri en kısa zamanda yaparak
s o n u c u n u raporia tesbit eder ve bu rapordan iki nüshasını ilgili d a ­
ireye g ö n d e r i r
Tl
Madde 26 —, Denetieme sırasında, maidon, numune alınması-,
na iiizum görüldüğü takdirde, Ğurum, bir t u t o n o k l a belirtiiir. N u m u ­
neler özelliklerine göre mühürleri bozulmodan açıimoyacok şekil­
de denetlemeyi yapan ile ithalâtçı veya temsîfcisi ve görevli g ü m ­
rük memuru tarafından biriîkte mühürlenir ve üzerıerîne tutonakia
bağiantılorını açık olarak gösteren ve .aynı şahısların imzalarını ta­
şıyan etiketler konulur,.
Tutanak, dört nüsha olörok düzenlenir. Bu t u t o n a ğ o ; numune­
si oîınmış olon moiın bulunduğu yer ve miktarı île c i n s i , ithalâtçısı­
nın ve molın sotm alındığı firmanın adı ve adresi, varsd üretim seri
numarası, f o t u r a i a n n ı n . t a r i h ve numaralan yazılır ve numune alma
sebepleri de belirtilin Tutonak, denetlemeyi yapan i!e ithalâtçı veyo
temsilcisi ve göreviî .gümrük memurıı tarafından birlikte imzalanın
. T u t a n a ğ m bir nüshası ithalâtçı veya temsilcisine bir nüshası do
g ü m r ü k idaresine verilin
Modde 27 — Mevzuatın îzîn verdiği miktarda
olmak üzere,
m^emfeket içine girecek taşıtlann k u m o n y a l a n İle ,yolcu beraberin­
de dış memleketlerden getirilecek molfar ve dış
memleketlerden
gönderilecek numune ve o r m o ğ o n l o n bu tüzük hükümlerine tabi ,
değildin
• ÜÇÜMCÜ İCİS!M
Son
EMmmler
Modde 28 — Bu tüzük hükümlerine aykırı- hareketlerde b u l u n a n ­
lar hakkmda 1705 ve 3018 sayılı köûunlor gereğince adli kovuştur­
ma y a p ı l ı r
' I
M a d d e 29 — 7.11J959 tarih ve 4/12377 sayılı Bakanlar Korulu
k a r a n ile y ü r ü r l ü ğ e . k o n u l m u ş ' bulunon (Türk Standordfanoın Tat,blki Hakkındo Nizamname) yürürlükten k a l d ı n l m ı ş t ı r
M a d d e 30 — T i c a r e t t e Tağşişin M e n i ve İhracatın Murakabe
ve Korunması Hakkındaki 1705 ve 3018 soyılı ve Türk Stondardlon
Enstitüsü Kuruluşu hakkındaki 18.11.1960 t a r i h ve 132 soyılı k a n u n ­
lara dayanılarak düzenlenen ve Danıştoyca incelenmiş bulunan bu
Tüzük
hükümleri Resmî Gazete'de yayım tarihinden
on beş
gün
sonra yürüriüğe g i r e r
M a d d e 31 ~ Bu Tüzük hükümlerini Bakanlar Kurulu y ü r ü t ü r
İHRACATTA ZİRAİ
M.
METE
KARAMTİrJA
YÜCER
ZİRAAT YÜKSEK MÜHENDİSİ FİTOPATOLOJİ U Z M A N İ
BÖLGE ZİRAİ KARANTİNA MÜDÜRÜ
İHRACATTA ZİRAİ ^KARAMTİNA
y . M©te YÖCER
Ziraat Yüksek .Mühendisi
Fitopatoloji Uzman!
Bölge Ziraî Karantina Mâ.
İhracatta zîral karantina konularına girmeden önce «Zirai Ka­
rantina» deyimini ve zirai karontinaya neden
ihtiyaç -duyulduğunu
kısaca açıklayalım:
«Karantina» kelimesinin asiı LatîıiGe olup «kırk gün» anlamına
gelen «Quadraqinta» dır. Bu kavram, orta çağlarda y a b a n c ı ülke­
lerden humma, veba, çiçek gibi bulaşıcı hastalık getiren .gemîlerin ,
i î m a n l a r d a h a s t a l ı k ' b u l a ş t ı r m a m a l a r ı îçin içindekilerle birlikte 40
gün bekletilmeleri ihtiyöcındön doğmuştur, ilk defa insan soğlığmı
esas olarak 'ci'ışton' gelecek hastaiıklan önlemeyi içeren önlemler©
bugün tarımsal ürünlere bulaşacak zararlı hastalıklar d o katılmak­
tadır. Ziraî karantina deyimi dar ö n l o m d a yalnız torımda değil uy­
g u l a m a d a t o n m l a ilgili her konu, her yer ve her aracı içermektedir.
Kısaca «Zirai Karantina'yı,; ülkelerde belirli bir alanda bulunan ve­
ya hiç bulunmayan hastalık ve zararlıların çeşitli yollardan ülkelerden
getirilmesine, ülke içinde yayılmasına engel olan yasalarla buna
yardımcı kontroller ve alınacak önlemlerin t ü m ü , şeklinde tanımla­
yabiliriz.
Ulaşım araçlarındaki başdöndürücü gelişim bütün kıtaları za­
man ve mesafe açısından birbirinin ç o k yakınına getirmiştir. A r t a n
dünya nüfusunun beslenme ihtiyacının karşılanmasında ülkelerde
üretilen tarımsal ürünleri, bitkilerin ve aksamlarının kısa zamanda
hudutları aşmak durumunda oluşları tehlikeli bitkisel hastalık ve zarariıîar yönünden ülkeleri tehdit eden bir duruma getirmiştir.
Bitkisel üretimde hastalık, haşere ve yobancı otların yapmış
olduğu zarar topîöm üretimin yaklaşık 1/3'ünü o l u ş t u r m a k t a d ı r Bu
kayıpları önlemek için yapılan kültürel ve fiziksel savaş, kimyasal
ve biyolojik savaşın yanısıra Karantina önlemleri ülkeler arasında
kurulan bu köprülerde etkin bîr rol o y n a r
Dünyada tarımsal ürün dişoiımını hemen hemen hiç yapmoyon
ve ihracat gelirinin yaklaşık üçte ikisini tarım ürünlerinden gerçek­
leştiren ülkemizde ihraç ürünlerindeki karantina kontrolleri ayrı bir
önem t a ş ı m a k t a d ı r
Ülkemizdeki Zirai Karantina örgütlerinin fonksiyonları çok çe­
ş i t l i d i r Ancak konumuz ihracatta Zirai Karantina olduğundan bu
yöndeki çalışmalarımızı kısaca anlatmaya çalışacağız.
Bitki ve bitkisel ürün ithiâtçısı ülkeler satın aldıkları ürünlerin
herşeyden önce hastalık ve haşerelerden, ilaç kalıntılarından o r i
olması üzerinde hassasiyetle d u r m a k t a d ı r l a r Aiıcı üîke tarafından
red edilen ürünler hem ihracotçınm, doloyısıyle Devletin, zarara uğ­
ramasına yo! a ç m a k t a , hem de ülkemiz açısından olumsuz p r o p a ­
g a n d a yapılmasına vesüe olmaktadır.
Diğer bütün ülkelerde Zirai Karantina kuruluşları gümrüklerin
bulunduğu mahallerde veya buraya en yakın yerlerde görev y a p m a k t a d i r i a r Uluslararası t i c a r e t i n giriş ve çıkış yerleri olan bu nok­
t a l a r d a yapılan görev hem denetimin anında yapılmasını hem de
z a m a n kaybını önlemektedir, ülkemizde de İstanbul, İ z m i r Mersin
ve İskenderun'da bulunan Bölge Zirai Karantina Müdüriükleri ve
bunlara bağlı kapılarda görev yapan Zirai Karantina inspektörieri
gümrüklerin bulunduğu mahallelerde veya buralara en yakın yerler­
de görevlerini sürdürmektedirler. Bu kuruluşlarımız her t ü r l ü tarım
ürünlerini, standardı y ü r ü r i û k t e olsun olmasın, i h r a c a t t a ve itha­
latta hastalık, haşere ve diğer zararlılar yönünden kontrol ve mu­
ayene etmektedirier, ihracatta ihracatçıya Bitki Sağlık Sertifikası
v e r m e k t e d i r l e r Zirai karantina teşkilatı tarafından verilen Sağlık
Sertifikası Uluslararası Gıda ve Tarım Örgütünce (FAG) belirlenen
şekilde ve uluslararası ticarette zorunlu bir belge o l a r a k istenmek­
tedir
Zirai Karantina İnspektörieri ihraç ürünlerimizin kontrollerinde
Alıcı ülkenin ve transit geçilecek ülkelerin Zirai Karantina mevzu-
cıtlarinı nazan dikkate almaktadırlar. Alıcı ülkelerin hemen t ü m ü
tarımsal ürünlerden sertifika- aramaktadırlar.
A y n c a bazı ülkeler,
özel ithal ş a r t l a n koymuşlardır Bazıîan da t o n m ürünlerinin bir
kısmının girişini yasaklamışlardın Şimdi bunlardan bazı örnekler v e ­
relim :
Federal Almanya : Sağlık Sertifikası istenin p ö n d e r i l e n mallar için­
de tesbit edilecek herhangi bir hostaiık ve zararlı 1 Listede
kayıtlı ise moi geri iade edilin ü s t e 2'de kayıtlı ise yetkili k u ­
ruluşlarca yayılma tehlikesi olmadığı tesbit edilirse ve bulaş­
ma az ise girişine müsaade edilir. A y n c a ürünlerin ilaç kalıntılonndan arî o l m o l a n istenin
Avusturya : Sertifika aranın Odunsu bitkilerden kestane, kavak, me­
şe ve karaağacın kabuklu parçalannın ithali y a s a k t ı n Hastalık
ve zararlı listelerindeki bakteri, fungus, virus ve zararlılarla
bulaşık ürünlerin ithali yasoktın
Hollanda : Sertifika istenin İthal edilen bitki ve bitkisel
ürünlerin
zirai karantina liste i ve irde belirtilen zararlı organizmalardan
orî olması i s t e n i n
İngiltere : Sağlık sertifikası talep edilir. Muayyen bir periyotta be­
lirli ülkelerden gelen taze kiraz, patates, kesme çiçek
ithali
yasaktın
Yugoslavya : Sertifika aranın Bitki orijinli bütün paketleme, s a r m a ,
bağlama materyali içinde sertifika talep edilin
Romanya : Sertifika aranın Ürünler karantinaya tabi hastalık ve z a ­
rarlılar listesindeki canlı organizmalarla bulaşık b u l u n d u ğ u t a k ­
dirde yo iade edilir veya imha edilin
Suudi Arabistan : Sağlık Sertifikası oranın Ürünlerin t a m haşereler­
den arî o l m a s ı istenin Son zamanlarda" yaş meyvo ve sebze­
nin Benlato ilacı ile ilaçlanmadığı kaydı i s t e n m e k t e d i n
Suriye : Sertifika oranın Bütün zirai ürünler ve bunların kablon ve
a m b a l a j materyali Karantina liste l ' d e zikredilen haşere ve has­
talıklarla bulaşık oimalon halinde ithali yasaktın Liste i r d e beürtilen haşere ve hastalıkların bulunması halinde ü r ü n d e z e n ­
fekte edilin
Iron : Sertifika aranır., Canîı holde her çeşit haşerenin ithail y a ­
saktır.
• Mısır
Sertifika tolep edilir- Herhangi bir gelişme devresinde oian
canlî zarariîlor, bakteri ve m a m a r i a r l a bulaşık ürünierin ithali
yasoktsr..
Polonyo : Sertifika aranır. Korantina listelerindeki hastalık ve za«
rariilöno bulaşık ürünlerin ithali yasaktır.
Finlandiya : Bazı ürünlerden sertifika istenmez, sertifika istenen
ürünlerin ithalatı sadece karantina nizamnamesinde belirtilen
kapılardan yapılabilir.
M a c a r i s t a n : Bitki sağlık sertifikası eklenmeden gönderilen herhan­
gi bir bitkisel ürünün ithali yasaktır.
Burada şu hususu da vurgulamak isteriz: B ü t ü n ülkelerde ka­
rantinaya konu hastöiık ve zorariıîar ile alınması gerekli önlemier
sürekli değişmektedir. Daha önce yasak listesine alınmış bir hasta­
lık veya zararlı alınan önlemlerle önemini tümüyle yitirdiğinden veya
yaptığı epidemi ile her tarafa yayılmış olduğundan yasak listesin­
d e n çıkoniabiimektedir. Bunun yanında daha önce bilinmeyen veya
tehlikeli olmayan bir zorarh veya hastalık salgın ihtimalinde yasak
listesine alınabilmektedir. Ek olarak ulaşım
alanındaki
değişim,,
uluslarorsı ilişkilerin çok hızlı değişim göstermesi de karantina uy­
gulamalarının sürekli b i r değişim içerisinde olmasını gerektirmek­
tedir.
•
^
İhracatta zirai karantina kontrolü sadece çıkış anında yapıl­
mamaktadır. Özellikle yaş meyve ve sebze ihracatındaki kont­
roller, ambalojlamo sırasında yapılmaktadır ki bu da ihraç ürünle­
r i m i z i n daha sağlıklı bir şekilde alıcı ülkeye intikalim sağlamak ve
s o n anda reddedilme ihtimalini büyük oranda o r t a d a n kaldırmak­
tadır.
İhracatta Zirai Korantino'nın görevi sadece kontrol ve muayene
ile de kalmamaktadır. En önemli görevlerinden diğer biri de ihraç
ürünlerimizin Fümigosyon ve ihraç ürünlerimizin depo
edildikleri
yerlerin dezenfeksiyon işlemleridir. Çoğu alıcı ülkeler, kuru ürün­
lerin fümige edilmelerini şort k o ş m a k t o d ı r i o r Böyle d u r u m l a r d a Z i ­
r a i Karantina örgütümüz bizzat fümigosyon işlemlerini y a p m a k t a
veya ihracatçı- tarofından yapılan fümigasyon İşlemlerine n e z o r e t '
etmektedir. İhraç ürünlerimizin depo edildikleri yerler de çok önem
arzetmektedîr, İhraç ürünü ne kadar temiz olursa o l s u n , depo edîîdiği yerier hastalık ve haşerelerie buloşık ise, depolanma süresin­
ce temiz mallarda kolaylıkla bulaşık haîe geleceklerdir. Bu gibi d e ­
polar muayyen periyotlarda Zirai Karantino teşkilatımızco kontrol
edilerek rapor edilmekte ve temizlenmesi cihetine gidilmesi isten­
mekte veya, bizzat tarafımızdan dezenfeksiyon işlemleri yapılmakta­
dır. Ancak şu da bîr gerçektir ki î s t a n b u r d a k i depoların çoğunun
depolama koşulları ç o k yetersiz bir haldedir..
Bu depo ve depolama koşulîorı aitında böcekli ve hastalıklı mal
daima karşımızda bir problem olarak kalacok, ayrıca kalite, ağıriık
kaybı v.s. kayıplarımız devom edecektir.
Bize ayrılan bü süre içerisinde Zirai' Karantino'nm i h r o c o t t o k i
önemini ve belli başlı işlevlerini anlatmaya çalıştık. Sonuç olarak
Zirai Karantina dış ticaretimizin gelişmesine olumlu etki y a p m a k t a ­
dır. İhracatçı - Karantina Teşkilâtı arasında soğlanan işbiriiğinin
diyalogun artması ile bundon böyle daha iyi sonuçların almocoğı
kanısındayız.
DİLEK ÜLGÖRAY
İGEME UZMANI
225 —
F. : 15
Hazırlayanı Dilek ÖLGÖKAY
IGEME Uzmanı
_I —
Ambalaj, bir malı dış etkenlerden koruyan, içine konan malları
birarada tutarak dağıtım ve pazarlama işlemlerini kolaylaştıran, t ü ­
keticiye içindeki mal hakkında biigi veren m e t a l , kâğıt, k a r t o n , earn
ve ahşap gibi malzemeden yapılan sargı ve kaplardır şeklinde t a ­
nımlanabilir.
Geçmişte ambalaja üretim faaliyetinin üretim maliyetini artıran
bir unsuru gözü ile bakılmaktaydı- Günümüzde ise ambalajlama, üretim faaliyetinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Dış pazar­
lara uygun ürün geliştirme ve adaptasyon
çalışmaları, handling,
ürünlerin korunması, depolanması, ulaşım, dağıtım, reklâm, satış
ve nihaî kullanım aşamalarında ambalaj ürününün ayrılmaz bir p a r ­
çasıdır.
Ambalajlamanın
üretim ve pazarlama, faaliyetlerindeki
öne.
mini aşağıdaki deyişlerle vurgulayabiliriz :
— Ambalajlama, malların ulaşım ve satış için hazırlanması b i ­
limi, sanatı ve teknolojisidir.
— Ambalajlama, maîın nihaî tüketiciye e n emin bir şekilde ve
en düşük maliyetle ulaşmasını sağlıyan bir araçtır.
— Ambalaj sattığını korumalı ve koruduğunu satmalıdır.
— Ambalaj ve mal kader arkadaşıdırlar.
— Tüketici için ambalaj ürünün kendisidir.
O, rafta görünen ve benzerleri arasından seçilip alınandır
Genel oiarak ambolaparno, ülkelerin kaikınma ve yoşarn sîandaraıunno parases bir geaşrne gosıeren ve son öerece aınuniık oıan
Dır Korıuüur. rvöîKinrna sureci içende kyııoniicın ombaıaısar, once ulKetun İÇ pazar talep zevk ve ıntıyaçlorma göre irnaı edıırneKtedır.
Buno bagıı oiarök do iıkei ekonomilerde ürünler çoğu kez açıkıo ve­
ya sepet torba, küp, vs. gibi akel maizerneierle amboıaıianorak sa, tısa sunulmaktadır. Pazar ekonomisinin geiışmesı ile de ambaiojlörnanın önemi artmoktadır.
Günümüzde ombolaj rnoîzemesi üretimi ve ambalaj makinaiannın geıişmeıen ürünlerin nihai tüketim rnalı holinde ve perakende
pazGf içm ambaiajlanmalori alanında da önemli gelişmelere yol a ç rnışîir. Böylelikie ambaloj malı. koruyan, içeren, toşıyön, tüketiciye
moıı tanıton ve en önemlisi «molı sessiz oıorak s ö t a n ^ bir unsur
haiine gelmiştir. Ambaıoj malzemesi ve poketleme makinaıonndoki
geiişmeıes, bozı sanayi dolîanndo da gelîşmeiere yol. açmıştır. Böy­
lece konserve, hazır yemek, hazır sos ve çorbalar, dayanıklı hale
getinımış süt ürünleri, meyve suiorı, dondurulmuş hazır yemekler
vs- gibi ürünler gelişmiş ve bunların üretim ve dağıtımlarında rasyoneiisk sağlanmıştır. Yine ombolajlömadaki gelişmeler sayesinde ev
kodıniarının yemek hozırlomak için daha az zaman ayırmaları alış­
verişi kolayiaşmosı, sağlıklı bir besienme v e besin kayıplarının önlen­
mesi m ü m k ü n olmuştur.
Dış ticarette de ambalaj, malın üretildiği ülkeden ihracı ve dış
pozoriarda rekabet şansını artıran unsurların en önemlilerinden bi­
risidir. Gerçekten, herhangi bir ürünün ambalajlamadan ihracı söz
konusu olmadığı gibi, ambalajloma ürünlerin dış pazarlarda sotış
şansüiı ve rekobet g ü c ü n ü ortıron önemli bir sunsurdur.
G ü n ü m ü z d e , u i u s i a r o r s ı ticaretin ulaştığı boyutlar ve geliştiri­
len dağıtım ve pazarlamo sîstemleri ile- perakende t i c a r e t t e süpermorketierin , yoygm bîr hol olmosı, ombolaitamanın d ı ş . t i c a r e t t e k i ,
önemini- ve ihracatın gelişmesindeki etkisini artırmıştır.
A y n c a ülkemizin ihracatında önemli bir poya sahip oîan sana­
yileşmiş ülkelerde gelîştiriien dağıtım ve pazorfama sistemleri, i h ­
raç ürünleri uluslararosı kural ve stondardlarlo aîscılonn toîep, zevk
ve gereksinimlerine' uygun, olorak ambalojlandıklan t a k d i r d e yararionabileceğlmiz bir düzeyde bulunmoktödın
İhracatlo ilgili olarak yapıîon ambaiopömada, arnbaîojin kolite^siyle ilgili ihîiycıçıor ön p!onda gelmektedir. İhracat gelişmekte olan
komvşu ülkelere yönelmiş olso bile, ambalajın en azından' çoğunltıkla
güç koşullar altinda gerçekleşen ulaşım sırasında gereken dayonımı
..göstermesi gereklidir. İhracot sanayileşmiş üikelere yöneliyorso, o
takdirde gerek ürünün, gerekse onu içeren ambo!ojın karşılanması
oldukça güç oian kalite taleplerine cevap verebilecek nitelikte ve
bu pazorla.rda rekobet edebilecek nitelikte olmolonnı gerektirmek­
tedir. Ürün çok üstün nitelikte olsa bile, uygun bir şekilde ambolajlanmamışsa bu pazarlardaki tüketiciler tarafından kobul edilmesi
imkânsızdır.
Ham veya y a n işlenmiş ürünlerin dökme olarak' ihraç edilme­
lerinde yapılan ambalajlama küllonılon geleneksel yöntemlere b a ğ ­
lı olorok nisbeten koloy olmaktodır. Ancak ihracatın geliştirilmesi
bakımından d ö k m e veyo büyük boydo ambolaflanmış m o l i h r a c ı ye­
rine, perakende ticaret i ç i n ' t ü k e t i c i boyutlarında ambolapanmış maî
ihracıno yöneünrnesi gereklidir.
Çünkü bu yoffo üîke içinde daha fozla k a t m a değer yaratılması
sağlanacağı'gibi, kendi morka v e kalitemizin dış pazariara tanıtıl­
ması ve ürünferioıîzîn pazar paylarının ortinlmasi
gerçekleşebile­
cekti r,
Ambalai^n dış pazarlamada bir rekabet unsuru olmosmda bazı'
pazarlorda îüketîciSerin beîii tipte ambala|!ara şartlandırilmış o l m a ­
l o n , aynı olanoğo sahip olmayan uîkeferîn bu pazarlorö girmesini
.önüyerek de eîkîlî o l m a k t o d ı r
îhrocot !oin yöpılan amboÎGpamado., dış pazarfordaki olıcı ve
tüketicilerle doğrudan doğruyd îlîşkî korofmas! ve buocı göre marka
rekabet edebilecek bir ombalai tasarımı ve
yüksek bir kalitenin sağlonmasi g e r e k m e k t e d i r •
il ~
A M B A L A J TİPLERİ VE A M B A L A J D A N
BEKLENEN
• İŞLEVLER
Tipleri .:
;
" • '
A m b a l a j l a n perakende ticaret içîn kufîanılon tüketici b o y u t u n ­
da ambalaîlor ve topton tlcoret ve ihracatta kullanılan' büyük boy­
da imbalajlar o l a r a k iki gruba ayırabiliriz.
Perakende ticarette kuîlaniian amboiajfar; metai, pîastik ve kar­
ton kütuîar, corn, pıastîk şişe ve kovanozlar,
omüminyum Foîyo,
plâstik film, sorgılık kâğıt ve bunlonn laminelerinden yopılon sargı,
poşet ve torbaloria oeroso! kutular ve hediyelik özel amboloilardın
Perokende satış için yopılon ambolapor, özellikle süpermarketlerîn perokende ticaretteki payının artışına gelişme göstermektedîn
Seif servis sistemine göre ürünlerin roflarda sergilenerek'satışa sunyîdyklon süpermarketferde ürünler ambalailarının görünümü, ren­
gi, biçimi (görsel tasarım) ve bunlann yarattığı çekicilikte birbirleriy­
le odeto y o n ş m o k t a d ı n
. Özeilikîe ihrocat îçin yopıian perakende ambolojlarda üış p a ­
zarlarda yürürlükte olan gerek ölçü, ağırlık ve boyutlar, gerekse e t i ­
ketleme ile îigiii standart ve yasal uygulomoîarla kullanılan malze­
menin nitelikleri ve ambalai tosanmı önemle üzerinde durulacak
konulardın
İhracat ve t o p t a n ticoret i ç i n ' k u ü a n ı l o n ombalaîlar ise, malın
üretifdîğî yerden itibaren iç ve dış pazarlamadaki
dağıtım zinciri
içinde dış etkenlerden yeterli bir şekilde korunması, yükleme, boş a l t m o , taşıma ve depolama îşlemlerınin kolaylıkla yerine getirilme­
si amacını taşımaktadın
Bu amaçla kullanılan başlıca ambalaj tipleri, ahşap malzeme,
o l u k l u ya da düz mukavvo ve plastik malzemelerden yapılan san­
dık ve kutulon çelik plostîk ve ahşap fıçı ve variüen kâğıt, plastik
veya bitkisel elyoftan yapılan d o k u m a torbolar ve balyalardın
Bu malzemelerden yopılon a m b a l a j l o n ihracatta yûkîerne, boşoltma, depolama v e , t a ş ı m a kolayîıklan sağlamak üzere paletlere
veya konteynerîere ,yer!eştîrl!mektedin^
B — Ambalaidon Beklenen Islewler.;
^
Ambalopam.a, üretim ve dağıtımla o!on ilişkisi nedeniyle amba­
lai malzemelerini ve ambafopan üreten sanayi kadar işletmecilik
ve pazarlamayı da ilgilendiren geniş kapsomlı bîr konu haline gel­
miştir
Bu bokımdon, gıda sonaylf, imalat sanayii, işletmecilik,' iç ve
dış pazarlama oçılanndan ambalafdan beklenen işlevler ve buna
bağlı olarak do ambalaiın taşıması gerekli özellikler farklı o l m a k t a d ı r
ö r n e ğ i n yaş meyve - sebze üreîscîieri açısından ombaiaim i ç i n ­
de bulundurduğu malı zedelemeksizin dış etkilerden koruması, a m baiajm üstüste istîfienebilmesi içindeki malın havalanmasına im­
kân vermesi önde gelen hususları oluşturmaktadır.
Gıda sanayii
açısından ombaîaiın içine hava ve nem almıyacok biçimde kaponabilmesi, içine konan gıdo moddeslyle kimyasal reaksiyona girme­
mesi, kullanılan malzemenin sağlığa zararlı olmoması, bazı ürünler
için yüksek sterilizasyon sıcaklığına dayanabilmesi, hafif olması, ko­
layca doldurulup kapatılabilmesi yasa! kısıtlamalara ve gıda mev­
zuatına uygun olması önde gelen özelliklerdir.
Pazarlama açısından önde gelen özellikler a m b a l a j m kolay t a ­
şınabilmesi, depolamada üstüste yığılabümesı, perakende satış y e ­
rinde rafta fazla yer kaplamaması, satış sırasında tüketicinin d i k ­
katini çekecek bir görünümde olması ve hafif olmasıdır
Ambalaj materyali üreticisi açısından ise kullanılacağı a m a c a
göre değişmekle beraber genel olarak malzemenin dayanıklı, su g e ­
çirme kabiliyeti düşük, çarpma ve ezilme direnci yüksek, makinede
kullanım kabiliyeti fazla olması gerekmektedir.
Yukorıda açıklananların bir genellemesi yapılacak olursa, a m ­
balajdan beklenen işlevleri aşağıda çerçeve
içinde
özetlememiz
mümkündür :
1. İçindeki malı koruma özelliği'.:
o)Mikrobiyolojik yönden korûmo
b) Nem ve atmosferik etkiler yönünden koruma
c) .Çarpma, ezilme gibi mekanik etkilerden korum.a
2. Depoîomöyı kolayfoştırma ile ilgili özellikler :
a) Üstüste yığdabiîme
b) Depo içinde kolayca yer değiştirebilme
c) Ayırdedilmesinin kolay olması
3. Taşıma ile ilgili özellikler :
a) Mamulleri birarado tutması
b) Taşıt aracına (kara, hava, deniz ve su yolu)
yüklenip boşaltılabilmesi
kolaylıkla
c) Emniyetli olması (akma, dökülme, patlama, dağılma
yönlerinden)
d) Bir defa veya birden fazla kullanılabilmesi.
" e) Hafif olması
vs.
4. Pazarlama ile ügiü özellikler :
o) Satış sırasında göze çarpıcı ve tüketiciyi cezbedscl bir gö­
rünümde olmasa
b) Depolama sırasında ve sotış yeri rafında az yer işgo! et­
mesi
c) Tüketiciye, içinde bulnan mal hakkındo fikir veren bir gö­
rünümde olmosı
d) Tüketiciye içinde bulunan moî hakkında bilgi verici yozıîor ihtiva etmesi
e) Yasal kurallar ve kfsıtlomaiara uygun olmosı
5. Tüketici oçrsından :
o) Çekici bir görünümde olması
b) Küflanışlı ve kolöy açılır kopanır şekilde olmosı
c) Boşaldfkton sonra yeniden kullanılabilmesi
d) İçindeki mamul hakkında gerekil bilgüeri İhtiva etmesi
6. Çevre kirlenmesi açısmdan
a) Kuüonıfdıkîan sonra atıldığında kimyasal ve biyolopk y ö n ­
lerden çevre kirlenmesine neden olmaması •
b) Büyük çöp yığınları meydana getirerek yokedilmesi için
üove masraf gerektirmemesi
c} Kimyasal yofdon parçalanarak veya yeniden aynı a m b a ­
lai moteryaünîn yapımında kullanılarak değerlendirilebil­
mesi.
iiî _
İHP^C^^T
mmALMlAMkSI
BâKiMiNDAM ÖMEMlJ
Yüköffda acîk^ohan işlevler ve belirli amacfor icîn ombafoıda'
ornnon ö7e5!ik^erHen bazılar? İhracat söz konusu olduğunda daha
büyük bir önem kazanmoktadir.
Bunlar, ihraç edilen ürfinün ambafannın' uzun mesafe ufaşımmdo tasıma, vCfkleme, boşaltma a^bi işlemler sırasında karsılaşocağı
titreşim, basınç, çarpma aîbi fiziksel etkenlere- veterii davanımı q ö s te^mp^sî, ihraç-edilen ülkede pozöro sunulan diöer ürün%rin o m b a jo'înrsvîo rekohet edebîfenek kaUtede oîmosî ve kura! vevahut s t a n rinrriinro uvaon olmo-^ı konfiînnnda ic Dojor için yopıîan ombolafîamayo oranla, daha fazla ağıriık t a ş ı m a k t a d ı r
îhracöt için yapıîon ambaloiıanıada önem verümesî gereken k o - ,
nular şunlordır :
• 1 — Ürün ve' ombalajın nihai tüketiciye mükemmeî
bir şekil­
de uloşabilmesi için, ulaşım zinciri boyunca • meydona - gelebilecek
zararlara kdrşı ürünü korumak;
2 — Ambalojın İçindeki ürünün îot, biçim gibi özeî niteliklerini
muhafaza etmek;
3 — İhraç pazarlanndakî aîicıların, toîep, zevk ve gereksinir .
ferine uygun o l m a k ;
4 — Tüketicilerin dikkatini çekmek ve oıılordo ürüne karşı ilgi
ve güven duygusu uyandırmak;
5 — Alıcıda satın alma İsteği uyondırorok ürünün satışına yardımcı olmak;
6 — Hedef pazarlardaki standard, konun ve
yönetmeliklere
uygun olmak.
Yukarıda aîtı madde halinde özetlenen konulordan ilk ikisi, üretffen ambalaj malzeme ve kaplarının nitelikleri ile, 3-5, maddeler
ambaloj tasarımıyla, 6. madde ise ihraç pozariarında geçerli standardizosyon ve yasal uygulamalarla ilgili bulunmaktadır. Aşağıda sı­
rasıyla bu konular üzerinde durulacaktır.
A — Amboiaj Malzeme ve Koplarımn Mitelîkferiyie l l g ü l Sorunlar
Ülkemizde üretilen am.ba!aî malzeme ,ve kaplarının îhracato eiverişüilk durumlorı, her malzeme grubu içîn oşağıda özet o l a r a k yer
almaktadır,
1 — Sargılik Koğıtlor, Kajfmûm
ve OhMu
Mukawo ;
Sargdk kâğıtlar, ûrımlefm ombolaüonmalannda ya d o ğ r u d a n doğ­
ruya ya da alüminyum v e / v e y a plastik fümtere famine edilerek po­
şet vs. şeklinde, kartonlar çoğunlukla kromo k a r t o n d a n , dikdört­
gen prizma şeklinde ve oeşitü biçimlerde yapılabilen k u t u l a r olarok
oluklu mukavva kutular ise, küçük boyda ambalaj birimlerinin t o p ­
t a n t i c a r e t ve i h r a c o t için büyük boyda ambalaj birimleri (dış a m baljları) olarak kullanılmaktadır.
Öfkemizde sargıfık kâğıt ûretîmi büyük öîcude SEKA'yo
kuruluşlar ve özel sektör taröfmdon gerçekleştirilmektedir.
bağlı
Kâğıt sanayiindeki ham madde ve yardımcı madde darboğaz­
ları, son ytüorda üretimin ozölmosıno neden olmuştur. Üretim 1977
de 65.500 ton iken 1978'de 54.200 tona, 1879^de ise 52.792 tona düş­
müştür. Bu üretim, yurtiçi talebin oitmdö oiduğundön ithoiot 1977'de 1.350 tondan 1976'da 8.114 tona 1979'da ise 10.000 tona yüksel­
miştir.
!
•.Ülkemizde'halen sorgıhk kâğıt tiplerini ve t e k n i k niteliklerini be­
lirleyen standardlor hazırlanmamıştır. Yerli olarak üretilen kâğıtlar
yırtılma direnci ozfığı v e - y e t e r i kador perdohlanmış olmama konu­
larında kulfanıcıiann şikâyetlerine konu olduğu gıbî., ihraç ^urünferinin ambolailanmosında kuilonıiabllecek bir kalitede de bulunma­
maktadır.
Ülkemizde üretilen ambofapfk kromo karton ;mîktan, 1979 y u .
tında 115.590 tona ulaşmış olup, kromo karton üreten fabrikalarda
teknoîofik olanaklar îhroç pozarîanndo rekobet edebilecek nitelikte
k r o m o karton üretimine elverişli bîr durumdadır. Ancak, özel sek­
tör üretiminin büyük ö l ç ü d e eskî kâğıda dayalı olması ve eski kâğıt
sağlamakta karşılaşılan güçlükier, o y n c a eski kâğıt standordlorınsn
bulunmaması, b u sanayii güç durumdo bırakmoktadır. Üfkemizde k u ­
rulu tesislerin karton üretebilecek durumda olmalarına rağmen, mev­
cut üretime oion sürekli talep ve halen tap^^cm kalitenin • iç pazarı
tatmin ^fetmekte bulnmosı, kalitenin İyileştirilmesine ihtiyoç göster­
memektedir.
Bilindiği gibi oluklu mukövvo .ve bu malzemeden yapılan k u t u ­
lar, hem öze! kesim, hem de SEKA tarofindcın yapılmokto olup, oluklu mukavva üreten kuruluşîarm kapasiteleri toplamı, 1978 yılın­
da 104.000 t o n / y ı l d ı . Teşvik belgesi.olan kuruluşların işletmeye açıl­
ması ve tevsi yatırımlarının gerçekleşmesi halinde kapasite yakın
gelecekte 235.000 tona, ulaşacaktır. Üretim gerçekleşmesi ise k a p a ­
site olanaklarının altında olup 1978 de 88762 t o n . 1979'da 96 476
ton iken 1980 yılında 100.000 tonluk bir üretim tahmin edilmektedir.
Bu sanayi dalı,, kapasite ve teknolojik olanaklar yönlerinden ihraç
potansiyeline de sahiptir. A n c a k halen ülkemizde üretilen oluklu
mukavvaların kaliteleri, kraft tiner ve fluting tabakalarının y a p ı m ­
larında, döviz darboğazı yüzünden ithalatı azalan sellüloz yeteri ka­
dar kulJanılomodığından düşüktür. "Bu durum. İhracatta önemli bir
sorun oluşturmaktadır. Yapıştırıcıların cins ve kaliteleri de elveriş-
siz olduğundan, oluklu mukavvalar nemii hava şartlarında yumuşa­
makta, dirençleri azolmokto v e yırtılıp potlıyarak
içlerine konan
malların etrafo dağılıp zarar görmesine y o l açmaktadırlar.
2^' Teneke we Teneke Kutu
ı
Teneke kutular özellikle konserve -gıdalar, bitkisel yağlar ve bo.» .
yoların ombalaiianmolorında kullanılmaktadır.
Konserve gıda moddeleri, bitkisel yağlar ve süt mamullerinin
ambalaponmasında
kullanılan
teneke
kutulorla
ügiü sorunlar, b u
ürünlerin kutulu oiorok ihracatı söz konusu olduğunda
gündeme
gelmektedir.
Bilindiği gibi ülkemizde teneke levha üretimi Ereğli Demir v e
Çelik
Fabrikolormda
gerçekîeştîrifmekte olup, b u işletme 90.000
t o n / y ı l olan m a k s i m u m kapasiteyle çalıştığı takdirde ülke i h t i y a c ı ­
nın yaklaşık olarok 2 / 3 ünü sağlıyobilmektedîr. Yerii üretimle kar­
şılanamayan teneke ihtiyacı içîn ise îtholat yopılmoktodır.
Son yılîardo döviz darboğazı nedeniyle yeteri kodor kolay İthal
edilememesi, teneke levha üretimini olumsuz yönde etkilemiştir. Y a ­
pılan laboratuvar oraştırmaîanylo Erdemir ürünü tenekelerde kofav
dağılımının homoıen olmadığı, parioklığın yetersiz ve
laklamanm
kusuriu^ olduğu görülmektedir- Bu kusuriar, b u levhalardan yopılon
kutulara konan ürünlerin kolitelerinîn bozulmasına, " k u t u l a n n ise
körozyona uğramaforına ve posîonmalanna sebep olmaktadır.
Ülkemizde t e n e k e kutu üretimi, ya yrünferinî teneke kutularda
ombaloflayan konserve ve bitkisei y a ğ sanayii kurufuslonmn
kutu
üretim hatlarında veya ülkemizin çeşitli yerlerinde küçük ve büyük
kapasiteli oîörok kurulmuş bulunon teneke kutu fabrîkaîannda ger«
. çekieşmektedir.
Ülkemizde herhangi bir süpermarketin rafında sergilenen
ve
içlerinde çeşitli gıda m.addeleri konmuş bulunon teneke kutular g ö z ­
den geçirildiklerinde, bömbaf, sızıntı v e paslanma .yapmış ve ezümiş
kutufario düzgün lehimtenmemîş, a!t v e ust kopak ksvrımlon hatoîı
yapılmış, teneke kutulara kolaylıkla rastfomak m ü m k ü n d ü r
Bu t i p kıjsüriarin sorumluluğunu teneke l e v h a kolitesi, kutu y a Dimı, kutunun doldurulduğu ve sterlflzosvondan sonra İçinde hukmdum ş ö r t l a r d o q i t i m ve pozariomo sırosındakı yükleme, boşalt­
ma, ulaşım ve depolama koşullorında aramak m ü m k ü n d ü r '
A n c a k h e m e olursa olsun, bu şekilde kutulardo ambolojlanan
ürünlerin dış pazarîorda rekabet şansına sohip olmosı, hatta ohcı
torafından kabul edilmesi müm.kün değüdır. ,
Üretilpn teneke kutular ya baskılı kâğıtla köplanrnakîa veya
üzerlerine iitogrofik boskı yapifmaktadrr. ü t o g r o f î k baskı olanöklannın teknolojik y ö n d e n ' ç o k koîîteli boskı verebilecek dururndo ol­
masına rağmen' boya kalitesi, teknik hatöiar ve
tasorımın uygun
olmaması kusurlu baskılara • s e b e p - o l m a k t a d ı r
" Bu d u r u m kutunun koüteü bir g ö r ü n ü m vererek tüketicîde sa­
tın alma isteği uyandırma işlevini yerine getirmesi ö n l e n m e k t e d i r
3. AfümiıifUiTi F o l f o
:
Ülkemizde çeşitli kalınlıklarda ve kopalı, blister ppak ve çiko­
lata ambalajı gîbî omaçîaria kuüonıfan, çeşîtü-kalınlıklarda a l ü m i n ­
y u m foiyo ve folyo + , kağıt + po!îetî!en,.fo!yo + kâğıt gibi lâminerferi y a p ı l a b i l m e k t e d i r
Kurulu tesislerde teknofofik oîonaklorın elverişliliğine roğıtıen
bazı famine ürünlerinde ve bunların boskdi olanlarında gerek mal­
zeme, gerekse tasarım yönlerinden dış pazoriorda rekobet edebi­
lecek bir -kalite eîde edilememektedir,
4. C a m Şişe ve iCazcıgıozlor î
•ülkemizde gıda sanoyîi tarafından kullanılon c a m şîse ve kava-nozfar, t o m o m e n yerli ham madde île üretîlebifmektedir Türkiye
Sise ve Cam Fobrikafan A ^ ş / n e bGoM îsîetme'erde 152,000 t o n / y ı l l ı k
bir cam. şişe ve kavanoz üretim komsltem bıılımmokta olup genel' '
üretimin % 86-87 sini bu kuru^Hs oeroekh^îs^irmektedir Üretimin gerive kolan % 13-14'ü ise diğer özel kesim fabrikaîanndö gerçekleş-"
tirilmektedir
Cam, şişe ve kavanoz^ öretimîmi? sürekli bir artış holînde OFUD
bu ürünlerin ihracot! da giderek, ortan bir şekilde y a p ı l m a k t a d ı r Üretim büyük öîçüde otomotik mokina^ario Yapıldığı halde bu malze­
meleri kuîfonan sanayi oğız kolitesînîn. bozukliiqu. cidarların homo­
jen olmaması, kırı^panlığın fazlalığı qibi sîköyetlerde b u l u n m o k t a d ı r
İc pazardo herhongi bir kalite kontrol düzeninin buUjnmamasî ve
sise ve c a m kop standardlarınm vürürfüde oirmemiş bııfunmosf hem
haksız rekabetin sürmesine hem de denetim •yopıfomomosına yo!
açmaktadır
5 . Plâstik Ambaiof Malzemeîeri ı
Plastiklerin liatitiikieri, tröosparoo o l ü ş l a n , gaz ve su geçir­
genliklerinin oımayışi, bocekıer t o r ö i ü i d a n t a n n p edılrneyışıeri, pek­
çok kimyasal mGadeıeraen ve oımosier eıknermden • zarar g ö r m e ­
meleri, üzerlerine böskı yapüabiımess [lermetik olarak kapatnobiimeleri, bozi türlerin ~ 6 ü G iie +200 O orasında'Ki sıcaklık değiş­
melerinden ZGfor görmemesine yakın zamano kadar da ucuzıuksan
ambalajlama aıanıodo geniş ölçüde kulionılmolanna olanak vermiştir.
Amblajlama alanında en fozia kullanılan plâstik h o m madde­
leri alçak ve yüksek yoğunluklu poiietıSen, Polivinll klorür P V C ; Po-,
iipropiıen, polistıreo, poıiester ve poliamiddir.
Bu ham madelerden oîçök dansiteii poiietilen,- PVC ve pofıstiren
PETKUVl tarafından üretıîmektediL Yerlî üretimle karşılanamayan iç
taıep ve diğer harn maddeler için ise'îthaıat yapılması g e r e k m e k t e ­
dir. Bu tür işleme ile elde eedııen ve sağSığa zorarii oldukları kuş­
kusuz bulunan plastik film ve kaplGno gıdo moddeleri a m b a l a j ! ola­
rak kullanılmomosorı için gıda maddeleri tüzüğünde yapılan' deği­
şiklik 22 A ğ u s t o s 1979 tarihlî Resmi Gozetede yayınlanmıştır.
Ayrıca «Gıda ıVıaddelerinîn Ambalojianmasında Plastik Malze­
melerin-kullanılmasıyla ilgili Esaslar» da Sağlık ve Sosyal Yardım Ba­
kanlığınca s a p t a n a r a k 12 Hoziron 1980 tarihli Resmî Gazetede y a ­
yınlanmıştır.
Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, ülkemizde kuru­
lu ambalaj sanayii genellikle teknolojik yönden yeterii oianokiara
sahiptir. Teneke ve plastik ham maddeleri hariç yeterii üretim ka^^
positesi bulunmaktadır.
Kâğıt, teneke ve plastik amboloj malzemelerinde ithal malı gîr'di kullanımı z o r u n l u l u ğ u darboğaz yaratmaktodır. H o m madde, enerji ve ithaî malı girdi ^ küî!onımı ile, kapasiteden t a m olarak y a rarlanılmamosi s o n u c u n d a ombaloj malzemeleri
maliyetleri rakip
ülkelere oranla yüksektir. ,
Bununla biriikte, nihai tüketim için ambalajlanmış ya da top­
tan t i c a r e t için ambalajlanmış mollann ihracında kullanılması gere­
ken ve yurt içinde üretimi bulunmayan ambalaj malzemelerinin ge­
çici kabul .yoluyla getirilmeleri îçin, Gümrük Kanununa ek olarak
(13 No. lu liste) hazırianmış olup, ihracatçılar gerektiğinde bu üs-
îede yer alan malzemeleri ithal ederek ihraç ürünlerini ambaiapıyabilmektedirler.
.
• Bu maîzemeierîn ithalatı, yürürlükteki İthalât Rejimi ve ek sir»
külerler esoslonna göre .yapılmakta, ancak ihracatçılar bu konuda
formalitelerin fozîalığından şikâyetçi o l m a k t a d ı r l a r
B — A M B A L A J TASARİMİ :
'
•Ürünlerin ambolajionmış olorak dış pazoriora sunulmalarında
ambalojlama gereken şekilde yapıldığı tokdirde ihracatı geliştirme
yönünden olumlu sonuçlor eîde edileceğine başlangıçta da değinil­
mişti.
Bu yönden ambalaj tasarımı konusu ön plana gelmektedir.
İhracotla ilgili olarak ambalaj tasarımının
alınması gerekmektedir.
ilk yönden
dikkate
1. Fonksiyonel Tasarım
2. Görsel Tasarım
• 1 / O l a r a k belirtilen fonksiyonel t a s a n ı u ambalajın teknik y ö n ­
den ve özellikle ürünün yapısal olorak korunmasını ilgilendirenidir.
İkinci olarak belirtilen görsel taşarım ise, satış geliştirme açısından
ö n e m kazanan ve ambalajın görünüşü ile ilgili oîan tasarımdın
Tosonmın bu iki yönü birbirinden kesinlikle oynlmamaiıdın A s ­
lında iyi ambalajlama çözümlerinde, tasarımın bu iki yönü orasında
gerekli uyum sağlanmıştın Bu uyum sağlanmadığı takdirde satış
geliştirme ve reklâm yönünden çok iyi hozırianmış ambalajların ya­
pısal tasarımlan hatalı olduğundan pazara çok kötü bir şekilde uİGştıkian veya tersine, pazara çok iyi korunmuş bir şekilde ulaşan
ambalajla, görsel tasarım iyi yapılmamış o l d u ğ u n d a n kimsenin ilgi
göstermediği durumlara rastlanabilin
Ülkemizde iç pazarlamada mallann dağıtım işlemleri v e satışl a n açısından ambalaj tasarımı her zaman fazla bir önem toşımamoktadm '
Nitekim, ülkemizde yukarıda açıklanan ambalaj sanayii
olonoklanno ve bu sanayi tarafından üretilen malzemenin gıda sanayii
tarafından kullanılageîmesine rağmen yapılan ambalajlamanın her
z a m a n eldeki koşullara göre en uygunu olduğu söylenemez.
Kesin bir rekabet ortamı olan sanayileşmiş ülkelerde
yapılan
gözlem ve çaîışmaîor, gelişmekte olan ülkelerden ithol edilen s a n a y i .
ve t ü k e t i m moilarının çoğunlukla uygun oimayan bir şekilde a m b a ­
lajlanmış olduklarını göstermiştir.
Bu durum ambalaj tasarımı konusunda aşağıda sıralayacağımız
biigi yetersizliklerinin bir s o n u c u olmaktadır.
1 — İhracat amboİGparında gerekli koliteye önem verilmemesi
2 — Ürün adaptasyonu
iie ombaloj tasarımı arasındaki
kar-
* şilıklı etkiye önem verilmemesi
3 — Dağıtımın t ü m aşaınalorındaki ulaşım ve depolama sıra­
sında varolan koşulların (ikiim, ulaşım ve depolama tehlikeleri) ye­
teri kadar dikate alınmaması
4 — Hedef pazarlardaki tüketici ve dağıtıcı ihtiyaç ve tercih­
leri, dağıtıcıların istekleri, standardlar, ambalajlamayı etkileyen k a ­
nun ve yönetmelikler gibi konularda yeteri k a d a r bilgi sahibi olun­
maması
5 — Ülkede, dışsatım ambalajlaması konusunda bilgi ve dene­
yim sahibi ambalaj danışman Ve tasarımcılarının bulunmaması
•— Ülkenin özel
gereksinimlerine
cevap
verecek
ambalajla­
ma ile ilgili bilgi akışının yetersizliği
D maddesinde yer olan «İhracat Ambalajlaması için plânlama»
bölümünde ihracatta ve perakende ticarette kullanılan ambalajların
seçimi ve tasarımmaa d i k k a t e alınması gereken • hususlar yer a l ­
maktadır.
C — ASVİBALAJLAMA İLE İLGİLİ YASA, YÖNETMELİK VE
A m b a l a j malzemelerinin seçimi, ambalaj yapı ve tasarımlarının
ihracat amacıyla geliştirilmesi konularını etkiliyen zorunlar ve i h t i ­
yari yasal uygulamaları aşağıdaki gruplar altında inceleyebiliriz.
1. A m b a l a j tipleri, ambalaj malzemeleri ve bunların yapımında
kullanılan katkı maddeleriyle ilgili ve tüketici sağlığı ve güvencesini
korumayı amaçlayan yasa ve yönetmelikler.
Bunlar arasında en önemlileri, özellikle gıda maddeleriyle t e ­
mas eden plâstiklerle ilgili olanlarıdır. Bu konudaki kısıtlamaların
geçerek topiom sağlığını îehdid edecek kaîkı moddelerînin kuîloniimaıanoi onıemektır. Bu gibi maddelerin kullanımı t a m a m e n ya­
sak oıanlcırı bir (rıegatrf'lisîejye osınmıştir. Belli miktarlarda kulla­
nımına izin verilenler ve kullanılmasında bir sakınca bulunmayanlar
ise pozitif listeye oiınmiştır. B u , t ü r kısıtlomaiarın önemii bir b ö l ü m ü ,
p o z i t i f veya beyaz liste odi oitında'ABD^de'kısa adı {FDA} olan «Gı. da ve lîdç İdoresi», Botı Âlmörıya'da Bundesgesundheitsanit (BGA)
İngiltere'^de ise «Briîıslı Plastics Federation)) tarafından yayınla­
narak yürütülmektedir. Bu üstelerde en fazla d i k k a t çeken husus
PVO gibi. bazı kritik moddelerin kuiianiîmosı ile ilgili hususların bir
ülkeden diğerine önemli ölçüde farklılık göstermesidir.
Tehlikeli m a l l a n n ambaioilanmasî da her z a m a n için ulusal ve- ^
ya uiusiorarosı düzeylerde yürürlükte olon özel yasalara boğlıdır.
Bu grubo giren maddeler, ilâçlar, zehirii maddeler, yanıcı, patlayıcı
oşmdıncı ve radyoaktif maddelerdir. Bu maddelerin ; tanımlamaları
Birleşmiş Milletlere bağlı bir uzmanlar komitesi tarafından yopıL
mıştır. Bunların ambalapanma v e etiketlenmeleri konusunda da o l ­
d u k ç a sıkı hükümler yürürlükte bulunmaktadır.
Ambalajlamayla yakından ilgili olan diğer bir grup yasoî düzen­
leme ise gıda işleme ve ambalajlamasındoki hijyenik koşullarla il­
gilidir. Bu yönetmelikler işçilerin sağlığı, giyimleri vs. iie ilgilidir.
2. Paketleme ve etiketleme ile ilgili tüketicinin aîdonmosını ö n ­
leyici nitelikte kanun ve yönetmelikler.
Bu nitelikteki yasoî uygulomalann amaçlarından biri t ü k e t i c i ­
lerin satın aldıkları paketin İçeriği hakkında kesin hılgı sahibi olon
değer bakımından benzer ürünler orosındo kıyaslama yapabilme­
lerini sağlamaktır. Bir diğer amaç, paketlerin üzerine aldatıcı nite­
likte resimler konmasını, paketin içine konan ürünün miktarına oronla fazla büyük olmasını, ürünün kullanımından elde edilecek s o ­
nuçlar hakkında aldatıcı cümle ve resimler konmasını önlemektir.
Özellikle sanayileşmiş ülkelerde rastlanan bu nitelikteki yasal
uygulamalar hem yerli olorak üretilen, hem de ithal edilen ürünler ,
için geçeriidir.
^' " | |,
İhracatçılar için bu konuların izlenmesi, özellikle etiket t a s a r ı ­
mı, etikette yer olması gerekli b ü g ü e r i e ' a m b a l a j
üzerine k o n a c a k •
olan diğer yazıların metni ve hangi dille yazılacaklarının s a p t a n m a s ı ,
ambalaj üzerine konacok resimlerin seçilmeleri bokımtanndan önem
taşımaktadır
3. Ambalailonmış ürün hakkinda tüketicilere zorunlu veyo ihtiy o n oiorok verilmesi gereken bilgilerle ilgili yosol uygulamalar :
Bu gruba giren tüzük ve yönetmeliklerde yukarıda açıklanoniar
orasında kesin bir ayrım yapılması oldukça güç olmakla birlikte söz
konusu grup aynı zamanda ürünün bileşimi hakkında ihtiyari olarak
verilebilecek biigileri de k o p s o m a k t a d m Zaman zaman bazı malları
üreten sanayicilerin oluşturdukları g r u p i a n devletçe stondordlonn
hazırlanmasını beklemeden kendi ürettikleri ürünler hakkında bazı
norm ve standartlar soptıyorok buna göre üretimde busunırıaktodın
Ayrıca tüketici kuruluşları do dokuma ve diğer tekstil sanayi ü r ü n .
leri, deterjonlon elektrikli ev aletleri, mutfak eşyolon gibi konularda
giderek a r t a n bir denetim kurmaktodırion
4. Çevre sağlığı ve korunması ile ilgili y a s a l düzenlemeler :
Çeşitli ülkelerde yapılan oroştırmalon evlerinden atılan çöp­
lerde bulunan biyolojik olarak parçalonomıyan ambalaj malzemesi
oranının % 20-30 arasında olduğunu göstermiştir. Bu bakımdan s a ­
nayileşmiş ülkelerde ambalaj malzemelerinin, çöplerin yok edilmesi,
çevre kirlenmesi, yeniden kullanma, enerji tüketiminde orttınm vb.
yönlerinden durumları çevre sağlığı ile ilgili yosol düzenlemelerde
yer almıştın
İhracatta çoğunlukla hafif ve geriye dönüşlü olmayan ambalaj
malzemeleri tercih edilmektedin Çevre sağlığı u z m o n l o n ise geriye
dönüşlü olmayan ambalaj malzemelerinin kullanımına karşı çıkmak­
t a d ı r l a r A n c a k , ihracatta geriye dönüşlü ambalaj kullanımının özel­
likle ulaşım masrafları yaratacağı sorunlar do a ç ı k t ı n
Herşeye rağmen ihrocatçılonn bu konulardaki gelişmeleri s ü ­
rekli izlemeleri yerinde olacaktın
5. İhracatta kullanılan ambalajların b o y u t l a n , ağırlık ve ö l ç ü ­
leriyle ilgili zorunlu ve zorunlu olmayan s t o n d a r d l o n
Bazı ülkelerde ambalajların stondordizosyonu konusu, sanayi
ve t i c a r e t kesimlerinin ortak çolışmolon ve devletin de işbirliği ile
ç ö z ü m l e n m i ş t i n Örneğin ABD'de «Ulusal Standardizasyon Bürosu»
İhtiyori standardizasyon çalışmaları» orasında birçok ürünün a m ­
balaj boyutlarını saptamıştın Benzer çalışmalar Batı Almanya ve
diğer sanayileşmiş ülkelerde de yopılmoktodın
Bu konuda yapılan stondordlardo ambalaj büyüklüklerinden çok
o m b o l o ç içine konacak ürün m i k t a n n o ağırlık vermektedir. Bunun-
la beraber Avusturya, Konacla, Fransa, Japonya, Norveç, İspanya
ve ABD'de çoğunlukla gerek ambalaj büyüklükleri gerekse içeriğin
m i k t o n yapılan standardiarda yer aimoktodır.
Batı Almanya, İrlanda, İsviçre, Hoüando ve İngiltere'de îse ağır­
lık, hacim ya da adet olarak ambalaj birimleri saptanmıştır.
Bu tip standardlar ülkeden ülkeye oldukça büyük farklılıklar
gösterdiğinden son yıllarda bunlann birbirine yakîaştırılması ve or­
tak bir düzene konması için çolışmolar yapılmoktadır.
Ambalaj standardizasyonu açısından diğer bir önemli konu ulaşım ambalajları ve paletlerin standardizasyonudur.
Geçmiş yıl­
larda kara, demir ve denizyolları taşımacılıklannda kullanılan farklı
sistemlerden dolayı Kuzey Amerika ve Avrupa arasında önemli fark­
lılıklar bulunmakla birlikte, Uluslararası Standardizasyon Örgütü ör­
neğin palet boyutlarının 1000 x 1200 m m ve 8001 X 1200 mm olması
için çalışmalar yapmaktadır.
6. Ulaşım ve gümrük işlemleri vb. için ambalajların
mesi iie ilgili yönetmelikler :
işaretlen­
Bu konudaki işlemlerin yapılması diğerlerine oranla daha ba­
sittir. Ambalajlar üzerine konulacak işaretler T S . O . (Uluslararası
Standardizasyon Ö r g ü t ü j n c e saptanmış olup evrensel olarak kul­
lanılmaktadır.
İhracatçıların, ihraç pazarlarında yürürlükte olan y a s a , yönet­
melik ve tüzüklere uygun olark ambalajlanmış mal sevkedebilmeleri için,
1 — Toplum sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak,
— Ambalaj malzemeleri ve bunların yapımlarında
kullanılan
diğer katkı maddeler,
— Ülkede yürürlükte olan yasalar açısından gerekli, sertifikalar
— İlâç, alkollü içki, tütün mamulleri, kozmetikler vs. için zo­
runlu etiketleme ş a r t l a n ,
— Et, balık, kümes hayvanları, yumurta ve süt ürünleri için
sağlık sertifikası, tarih kullanılan ambalaj malzemesi vb. konularda
gerekenler,
— Ambalajlamayı yapan işçiler ve kullanılacak m a k i n a l a n n n i telikleriyle ilgili özel hijyen şartlan
— Dış ambalaj üzerine konacak işaretler
2 — Aldatıcı ticareti önieme ve etiketleme ile ilgili olarak
— Malın adının yapı ve orijinine uygun olmosı
— Malın adının ulusa! veya uiüsiararası sınıflandırma s i s t e m ­
lerine uygun olması
— Ambalaj üzerindeki resimlerin içerik hakkında yanıltıcı bilgi
vermesinin önlenmesi,
— Ambalaj üzerinde yer alan «yeni formül», «ekonomik boy^.
gibi ibarelere yürürlükteki yasalarda izin verilip verilmediği,
— Kolin cidarlar fazla büyük kapaklar gibi ambalajı fazla b ü ,
yük gösteren unsurlardan kaçınılması,
— Belirtilen ağırlığın veyo hacmin hedef pazardaki yasalarda
tanınan toleranslara uygun olması,
— Ambalaj üstündeki etiketin aşağıdaki zorunlu bilgileri t a ş ı ­
ması :
—
—
—
—
Menşe ülke
İmalâtçı - ambalajcı - ithalâtçının isim ve adresi,
İçereğin süzme - net - brüt olarak ağırlık - hacim - adedi
Ürün içine konan maddelerle katkı maddelerin odları
— Fazla veyo yanlış kullanmadan doğabilecek muhtemel t e h ­
likeler hakkında uyarıcı yazılar,
— Yukarıdaki yazıların gereken di! - dillerde yazılması
— Yukarıdaki yazıların büyüklük olarak yosol hükümlere
uy­
gun olması,
— Bu bilgilerin etiket veya ambalaj
üzerine konacağının b i ­
linmesi,
3. Diğer ilâve bilgilerle ilgili hususlar :
— Ürünle ve kullanımı ile ilgili bilgilerin yerel, tüketici
kuru­
luşların koyduğu tedbîrlere uygun olması.
Aşağıdaki ihtiyari bilgilere gerek bulunup bulunmaması:
— Gıda maddelerinin besin değeri
— Ponsiyon sayı ve büyüklükleri
— Üretim tarihi veya son kullanma tarihi
— Ürünün birim fiyatı
4. Çevre ile ilgili hususlar :
— Geriye dönüşlü olmayan ambalajlarla kolay açılan kapaklar,
oerosoller vb. ambalajlara hedef pazardaki «Çevre Koruma Y a s a ­
ları» ndo izin verilip verilmediği,
— Ahşap, soman, sap, dokuma ç u v o l i a n , kırpmtı kâğıt
gibi
malzemenin kuilanımıni yosoklıyon hükümlerle bu
malzemelerden
baziiarmın son kez kuflanılmalanndan önce fümüge veya sterilize
ediimelenni şorta bağlıyon hükümlerin olup olmadığı
— Geri dönüşlü olmayan malzeme için g ü m r ü k vergisi gere­
kip gerekmediği.
5. Stondardloria ilgili hususlar :
— Ambalajın yapı, boyut, büyüklük, kapasite ve malzeme ni­
telikleri yönlerinden aşağıdaki kuruluşlarca hazırlanan standordlara
uygun olması
— ISO, OECD v.b— AET ve diğer bölgesel kuruluşlar,
— Hedef pazarlardaki ulusal stondardizosyon kuruluşları
— Gönüllü sanayi birlikleri
— lATA ve diğer uluslararası ulaşım anlaşmaları
— Ulusal kara ve demiryolu ulaştırma kuruluşları
— Ulusal toptancı, perakendeci kuruluşları
6. Ulaşım ambalajlarının işoretlenmeleriyle ilgili hususlar,
— ISO resimli işaretlerinin yer olması
— Diğer sözlü uyarma yazıları
— Ulaşım ambalajı ve konteynırlor üzerine aşağıdaki bilgiler­
den gerekenlerin konması :
— Varış limanı
— Transit talimatı
— Alıcının isim ve adresi
— Menşe ülke
— Göndericinin isim ve adresi
— Kutu büyüklükleri
— Kutu seri numaraları ve toplam kutu sayısı
— Sipariş veya fatura numarası
— İthalat lisansı numarası
D ^
İHRACAT A M B A L A J L A M A S I A M A C I İÇİN
PLANLAMA :
İhracatta kullanılacak ambalajın tasarımı yapılmadan ö n c e ge­
ne! pazarlama stratejisini içinde üç önemli konuda yürütülecek p o ­
litika ile ilgili kararların alınması gereklidir:
1 — Ambalajın tasarımı, her zaman pazarda rastlanan gele­
neksel tiplerde mi, yani rakiplerin kullandıklarından çok az farklı
mı yoksa özgür mü, yani tamamen farklı ve bu açıdan dikkat çekici
nitelikte mi olacaktır.
2 — Tasarımda ağırlık markaya mı, ürünün kendisine mi veri­
lecektir?
3 — Ambalajın genel görünümü bireysel hedef pazar ve grup­
lara mı yönelik olacaktır, yoksa uluslararası düzeyde herkeze hitabedilecek bir tasarım mı tercih edilecektir.
1 — İhracatta kullanılacak ulaşım ambalajlarının seçimi ile il­
gili hususlar :
Ulaşımla ilgili İhtiyaçlar :
— Ulaşım süresinde ürünün geçeceği iklim şartları :
— Ambalajın hava, nem, sıcaklık değişiklikleri gibi iklimden
d o ğ a n etkilere, karşı içindekileri koruyabilecek şekilde tasarımlan­
mış olması,
— Ulaşım sırasındaki Handling metotları malın kaç kez yük­
lenip boşaltılmasının gerekeceği ve bu sırada hangi
ekipmanların
kullanılacağının bulunması
— Ambalajın ulaşım ve depolama sırasında meydana gelebi­
lecek zorlamalara karşı ürünü koruyabilecek şekilde tasarımlanması,
— Ambalajın hırsızlıklara karşı ürünü koruyabilmesi,
-— İç pazar için kullanılan ambalajın ihracat için de kullanılıp
kullanılamıyacağının gözden geçirilmesi,
— Aynı ambalajın bütün ulaşım araçlarına, yüklenerek her ü l ­
keye gönderilip
gönderilemiyeceği,
— Deniz, hava, demir ve karayolu ulaşımının ve bunların ula­
şım ambalajı tasarımına olan teknik ve ekonomik etkilerinin göz­
den geçirilmesi,
— Paletizasyon ve konteynir taşımacılığının ulaşım
ambalaj
tasarım açısından gözönüne alınması,
— Ulaşım ambalajlarının işaretlenmeleriyle ilgili kural ve s t a n ­
d a r d l a n n dikkate alınması,
— Hedef pazarlarda ulaşım ambalajlannı etkileyen y a s a , yö­
netmelik ve standardlann gözden geçirilmesi,
b) Ürünle ilgili ihtiyaçlar :
—• Ürünün ulaşım için kolaylıkla ambalapanabîlecek şekilde t a ­
sarımlanmış olması,
— Ürün tasarımındaki değişikliklerin, ulaşım ambalajına ko­
layca adapte olobilmesi,
~ Ürünün niteliklerînî koruyabilmesi bakımından aşağıda sı­
ralanan konularda ayrıca bir korumaya ihtiyaç gösterip gösterme­
diğinin saptanması
— Korozyonun önlenmesi
— Bulaşmaların önlenmesi
— Şok absorbe edici maddelerin kullanılması,
— Böcek, kemirici küf v s . ye karşı koruma
c) Dağıtımla ilgili ihtiyaçlar :
— Rakiplerin hangi tipte ulaşım ambalajlarını neden kullandık­
larının incelenmesi,
— Yakın gelecekte herhangi bir değişiklik olacağına dair be­
lirtiler varsa bunların dikkate alınması
— İthalâtçı, toptancı ve perakendecilerin aşağıdaki konularda
görüşlerinin belirienmesi,
— Kalite s t a n d a r d l a n
— Ambalaj boyut ve ağıriıklan
— İşaretleme
— Kapama yöntemleri v . b g .
d) İhracatta kullanılan ulaşım ambalajı tipleri :
Aşağıda sıralanan çeşitli ulaşım ambalajı tiplerinin kullanılması
ile ilgili alternatifler gözden geçirilmelidir:
—
—
. —
—
—
—
—
—
~
lanılan
Çeşitli malzemelerden yapılan dökme mal taşıma k a p l a n ,
Tahta sandık ve kutular
Kontropîak ve yonga levhadan yapılan kutular
Tel dikişli kutular
Çelik ve plastik fıçılar
Plastik kaplar
Kâğıt, plastik veya çeşitli dokumalardan yapılan torbalar,
Çeşitli sargıiık malzeme ku'lanıiarak yapılan balyalar
Ulaşımda meydana gelebilecek şoklan absorbe etmede kul­
çeşitli destekleme malzemeleri, korozyon önleyiciler v.s.g.
,
YukûTida yer alan ambalai malzemelerinin seçimi sırasında
—• Ülke içinde soğlonması olonaklorı
~
Bunların muhtemel, ikame maddeleri ve ihrocatla ilgili ihti­
yaçlara cevap verme imkânlan
— Holen kullanılmakta olan malzemelerin kalite ve yapısal t a sonmlarmm ıslah edilme olanakları
— Ambalajm f i r m a , tarafından yopıiması veya satın alınması
konusunun çözümlenmesi,.
~ İthalât kısıtlamalar! konusundo devletçe tanınacak kolay­
lıklar, konularm gözden geçirilmesi gereklidir.
2 — ' İ H R A C A T T A KÖLLAI^İLACAK PERAKENDE (TÜKETİCİ)
İALÂJLARi^Jir'I SEÇİMİ İLE İLGİLİ HUSUSLAR : '
o) Ürünle ilgili ihtiyaçlar :
— Ürünün t a t , aroma, renk, biçim, kuruluk, nem gibi
niteîlk-
îerinin korunmösı i ç i n . gereken öze! koruma ihtiyaçları
— Ürünün nem, ışık, sıcaktık, soğukhava, oksiîen, korozyon ve
diğer kimyasal reaksiyonlor, mikroorganizmalor, böcekler, kemiri­
ciler, küflenme ve çalınmaya karşı korunması île îJgîü gereksinimler,
— Gerektiğinde, tüketici ambaîaîına doha iyi dayonabilmesî için
ürünün tasarım ve- bileşiminde değişiklik yapılması imkânîon
b) Doğitımla ilgili İhtiyaçlar :
— Rakiplerin hangi tipte tüketici ombalajlannı -neden kullandıklannm incelenmesi,
— Yakm gelecekte herhongi bir değişiklik oiocoğına dair b e iirtîler vorsa bunform dikkate almmosı, — İthalatçı, t o p t ö n c ı ve perakendecilerin aşoğıdoki
konuloria
ilgili görüşlerinin belirlenmesi,
•—
—
—
—-
Ambalaj tipleri
Kalite stondardları,
Amboiaj b o y u t ve içerikleri
Ambalojın açılması ve fiyatın yerieştîrilmesi
ile ilgili kolaylıklar,
— Görsel tasarımın gene! özellikleri
™ İç pazorda kullanılan ambalajların ihracatta kullanılmaya u y ­
gunluk d u r u m l a r ı ,
— Aynı ihracat qmbolajinin büttın hedef pazarlarda kullanıfabüecek durumdö olup oirnomosı ve bu yönden gerekli değişiklik­
ler
c) T ü k e t i c i ihtiyaçları :
,
—• Ambalajda kullanılan ölçünün içeriğin hacmî, porsiyon ade­
d i ; evde depolama olonaklon vb= yönlerden uygunluk durumu,
—- Ambalajın tüketici t a r o f m d o n taşıma, açma, tekrar kapama,
boşaltma, yeniden kullanma, boşoldıktan sonra atma yönlerinden
kuîlanışliîık d u r u m u
— Görsel tasarımın hedef pozariordaki tüketicilerin
hîtobetme durumu
zevkine
—
—
——
A m b a l a j üzerinde aşağıdaki bilgilerin yer olması,
Menşe ülke
İmalâtçıların adı
Kullanma talimatı
Kalite
—• M i k t a r
— Bileşim
— Renk, model, boyut
— Son kullanma tarihi
— İmalâtçı gorontîsi v.b.g.
— Görsel tosonmlo ve etiketlemeyle ilgili, hedef pazariardokl
s t o n d ö r d , yasa ve yönetmelikierin gözden geçirilmesi
— A m b a l a i üzerindeki bilgilerin açık seçik ve kolay anlaşılır
bir şekilde basılmış olması
, d) İhracatta kullanılan tüketici ambalajı tipleri:
Aşağıda sıralanan çeşitli ulaşım ambalajı tiplerinin kullanılma­
sı ile ilgili alternatifler gözden geçirilmelidir:
—
—
—
—
—
—
Metal ve kompozit kutular
Aerosoller
Cam şişe ve kavanozlar
Plastik şişeler ve diğer sert plastik kaplar
Sıcaklık uygulayarak şekil verilmiş kaplar (termoform)
Genüebilen plastikler
— Bükülebüen ambalaj malzemeleri (folyolor, filmler, kâğıt vb.)
ve bunlardan yapılan sargı, poşet ve torbalar,
~ Kartonlar
— Öze! ambalajlar, hediye ambalajiorı v.b.g.
Yukarıda sıralonon ambalaj malzemelerinin seçimi sırosmda
— Ülke içinde sağlanmaları ile ilgili olonakîor
— Bunların
muhtemel
ikame
moddeıeri
ve
ihracatla
ilgili
ihtiyaçlara cevap verme imkânları
— Halen kullanılmakta olan malzem.elerîrı kolite ve yapısal t a ­
sarımlarının ıslah edilme olanakları
— Ambalajın firma tarafından
yopıimosı
veya satın
alınması
konusunun çözümlenmesi,
— İthalat
kısıtlamaları
konusunda
devletçe
tanınacak
kolay­
lıklar,
— Ülke içinde veyo ihraç
pazarında
kontratla
ambalajlama
hizmetinin kullanılabilme imkânfarmın incelenmesi,
— Ambalajlamada mekanizosyonun. maliyette meydana gele­
cek muhtemel düşüşler ve hedef pozor şortlarmo uygun kalite, mik­
tar ve stondardlorın sağlanması yönlerinden inceleme,
' 3. İhracatta Kuilanıîocak Tüketici Ambolapannın Görsel
Tasarımı
:
Tüketici ambalailarının görse! tasarımında dört ona unsur ş u n ­
lardır :
1 — A m b a l a j üzerine konan seki!
2 — Renk
3 —- Biçim (Büyüklük)
4 — Marka ve etiket
o) Ambalaj üzerine konan şekil ve resimler
— Resimler, ürünün kendisini değil, ürünün
kullanılmasından
d o ğ a c a k s o n u c u gösterecek nitelikte olmalıdır
— Konuyla ilgili yasa ve yönetmelikler dikkate alınmalıdır,
— Resimlemede hedef pazarların zevkleri ve çevre şartları göz
ö n ü n e alınmalıdır,
— Bununla biriikte ihracatçı kendine özgü nitelikleri de ortaya
koymalıdır.
— Toplum ahlâk anlayışına aykırı resimlerden kaçınılmalıdır.
— A m b a l a j üzerinde yer alon resimlerin reklâm amacıyla da
kullanılacak nitelikte olması sağlanmalıdır.
b) -Renk
Renk konusıırıdo aşoğıdoki husüsiGro: dikkat edilmelidir:
— Çeşitli pazarların renk konusundöki tercihleri
— Çeşitli pazarîördo koçıriihncısı gereken renkler
— y o d o renkler
— Ürün îipiyîe renk orösmda uyum
— Tüketici tipiyle renk orosında uyum
— Bütünlük, simgeleştirme, göze hoş görünme, yazh'orm kolay
okunobilnıesi, büyüklük gsbi yönlerden renkie sağlanabilecek avan­
tajlar
c| Biçim
Biçim konusunda dikot edilecek husular şunlordır:
—• Morko îmGii olarak
biçim
— Bsçîmin sîrngeieşîîrilmesi
Biçimin büyükmğe etkisi
— Biçimin kuiıanışiııığı
Hedef pozarlardokî zorunlu ve zorunfu
standardian
• •
oimayan
büyüklük'
d) Marka ve etiket
Amboioi üzerinde yer alacok yözılonn yerleştirilme ve seçilme­
lerinde aşağıdaki konuiör dikkate olınmalıdır :
• — Yozilann görünebü^ruj^ğî, okunakh^iğı ve d i k k o t çekicilikleri
yönünden büyüklük, şekîl ve renkleri
• . .
— Hedef pozarlordo haksız rekobeti ve aldotscı
önlemek üzere hazırlönön yosa ve yönetmelikler •
— Değişik pazarkırda ombaloj
lanılon dil ve oifabeîer
etiketlemeyi
uzerioe yazılan yazılordö
kul-
—- Ürünün kuüanıîmosı ve torifelerle 'ilgili açıklayıcı resimler
— Hedef pazör koşullanno ve paketin genel görünüşüne uy­
g u n marka ve ombfem• 4. İhracat Ambolojı Plonlornösıodo Yopılacak
a)
—
—
reken
~
İşlemler
:
• •
Firma içinde ihracat politıkösınm belirlenmesi
Dalgalı, iç tölebe. rağmen îhrocat kapositesinîn soptcmmosı
Hedef pozariarın taleplerini korşıfamok' üzere yapılması ge­
ürün adaptosyonu
Uzun dönemde fiyot ve moliyeî politîkasınin sapîonması
b) Hedef pazarların ve dağıtım kanallarının ön seçimi
c) Seçilen pazarları kişsel olarak ziyaret
— Bu pazarlarda yerel üretim ve yabancı rakiplerin kullandık­
ları ambalaj örneklerinin toplanması
— Acenta ve önemli alıcılorio görüşme
— Ambalajlama
ile ilgili korariarı etiketliyebilecek
pazar
bil­
gilerin toplanması
d) Aşağıdaki bilgilerin sağlanması :
— Hedef pazoriordoki ambalajlamayla ilgili yasa ve y ö n e t m e ­
likler
— Zorunlu ve ticari standardlor
— Ambalaj üzerindeki yazılarda kullanılacak dil
— Gerekli evrak
— Plânlanan ürün ve marka adının uygunluğu
e) Ambalaj plânlamasının
— Temel plânlama
bu aşamasında gereken kararları:
politikası
— Ambalaj kalite s t o n d a r d l o n , ambalaj makinalara v.b.g- tek­
nik konular
— Marka ve yazılar
— Firmaca üretim veya satın alma
f) Ambalaj plânlama programının mali bütçesinin
hazırlanması
— Üretimle ilgili teknik konuların m.aliyeti
— Reklâm fonksiyonuylo ilgili görsel tasarım maliyeti
g) Ambalaj plânlama programının bu aşamasında yapılacak
işler :
— Uygulanacak durumda ise ürün adaptasyonu işlemine baş­
lanması
— M a r k a patenti için gerekli yasal işlemler
— Programın zamanlamasının yapılması
— Programın hedef ve politikalarıyla ilgili ayrıntılı brifing tas­
lağının hazırlanması
~ Ambalaj tasarımcısı ile anlaşma yapılması
h) Konunun izlenmesi ve gerektiğinde programda
yapılması
değişiklikler
YmARLAmiAH
KAYMAKLAR ı
ITC, Promoting Packaging for Exporters, Vol. I, II, 111 Geneve 1975
OECD, Package Standardizotion, Unit Prizing, Deceptive Packaging,
Report by the Committee on Consumer Policy Paris 1975
OECD, Compulsory Labelling of Prepackaged Consumer Products
Paris, 1974
Selin, J . Guidelines to the Planning of Export Packaging in Deve­
loping countries, ITC, June 1973
Selin, J . Laws, Regulations and Standarts Affecting Export Packa­
ging, ITC, Nov. 1976
Ülgüray D, Ambalaj Materyal ve Biçimleri, İhracatta Ambalajlama
Koşullan ve Ülkemizde Ambalaj Sanayiinin Durumu İGEME YA­
YINLARI No: 55 Kasım, 1978
HAVAYOLU TAŞIMACILIĞI VE TAŞIYICI - TAŞITAN
İLİŞKİLERİ
AYDIN UZUNÇARŞILI
— TÜRK HAVA YOLLARI
TAŞİMACİLİĞİ ¥ E TAŞIYICI - TAŞITAN
İLİŞKİLERİ
Aydın üZUNÇARŞILl
Türk Hava Yoiları
Havaciîik her ne kadar 1890larda başiörsa da hava ile t i c a r i
taşımaciîık a n c a k bîrincr dünyo sövaşmın sonundo ortaya ç ı k a r 1919
yılında 3500 y o i c u , 47 ton kargo ve 178 kîlo posta taşınarak d a h a
evvelki rekorıar ç o k yüksek bîr seviyede kınîır.
Ülkeınizde îîk uçak 1913 yılında uçmasına rağmen sivil hava­
cılık dalında ticari uçuşlar ancak 1933 yılındo başlamıştır.
Ülkemiz 1944 yılında Luuslororosi Şıkago Konferansında t e m ­
sil ediim'iş ve Şıkago Konvansiyonunu ımzoîayan ilk ülkeler a r a s ı n ­
da bulunarok 'devletlerarosı havacıîığın geîîştirilmesîni a m a ç l a y a n
<(1CA0»1 nun resmi üyesi olmuştur.
Ülkemizden diğer ülkeler yönelik sivil hovocılık 1947 senesin­
de ulusal taşıyıcımızın Atina uçuşlon iie boşlamışîır. Bu devre aynı
zamanda harp için geliştirilen uçakların ve teknolojinin sivil h a v a ­
cılığa d ö n ü ş t ü r ü l d ü ğ ü zamandır Bu nedenle ticari bir anlayışın
geliştirilmesi/ havayolu trafiğine mümkün en yüksek sürat, k o n f o r
ve elverişliliğin getirilmesi ve .havayolu şirketlerine ve kullananlara
ekonomik olması için «IATA»2 kurulmuştur.
Ulusal taşıyıcımız 1959 senesinde lATA'yo üye olarak havayolu
yolcu ve yük ücretleri yeknesaklığı kavramını ülkemize getirmiştir.
NOT :
1. «İCAO» {International Civil Aviation Organisation)
• Uluslarars! Sivil Hovacılık Örgütü
2. «lATA» .Internationa! Aîr Transport Associotjon)"
Ulusiorarsı Hava Toşimacılığî Biriıği
Bu kurutuşun birçok çalışma söhosı ofmosma rağmen en etkiii
olduğu , saha Trafiktir. Trafik, taşıyıcflorın uymaya mecbur olduğu
ücretlerin, usullerin ve tarifelerin soptondığı kısımdır. Bunun
için
sizlere burada ücretleri tanıttıkton sonra taşımacılığın pozardoki
etkinliğini sunmaya çaîışacoğım.
Ülkemize ve Ülkemizden havayolu ile taşınan kargoların ücret
seviyeleri lATA toplantılarında oluşmakta ve ulusal taşıyıcımız t a ­
rafından onaylandıktan sonra yürüriüğe girmektedir. Bu ücret sevi­
yeleri ekonomik nedenîerie dıizeltüebildiği için sabit ve basit bir
yapıya sahip değildir. A n c a k ticari gayenin dışında kulionıimok üze­
re bazı ücretlerin lATA ücret mekanizması haricinde oluşturulması
m ü m k ü n d ü r . . l A T A ücretleri ve lATA dışı ücretler aşağıda görüldüğü
şeklide sınıflandınlmıştır:
ÜCRET TİPLERİ :
•
A) lATA ÜCRETLERİ
o) Asgari Ücretler
b) Genel Kargo Ücretleri
i) Normal Ücretler
il) Kontite Ücretler
c) Özel Eşya Ücretleri
d) Birim Yük Ücretleri
e) Sınıf Ücretleri
i) Tenzilatlı
ii) İlave Artımlı
B) CHARTER ÜCRETLERİ
C) HÜKÜMET EMRİ ÜCRETLER
o) )Tek taraflı
b) İkili Anloşmofî
A) lATA ÜCRETLERİ ı
o) ASGARİ ÜCRETLER :
Bir emtianın iki nokta arasında en az uygulanabilir ve normal
ücretin 5 kiloluk neticesi üzerindeki seviyesidir. Bu ücretler numune
ve ticari vasfı çok az olan ve oğıriığı 10-15 kiloyu geçmeyen e m t i ­
aların taşınmasında kullanılır.
b) GENEL KARGO ÜCRETLERİ :
ij^ Nonnai ü c r e t : Asgari ücret iie; iik kantite kırılma ağırlığı
arasında ticari nueııgı Duıunmayon
emuaıann la^mma-
sınaa kuiianıiır
ii) Kantite ü c r e d e r i : Yanlonnaa belirtilen kantite m i k t a r l a rının üzerınaeki emtia agıniKiannaoKi gonüeruenn t a ş m ^ masında kunanıiır. Normoı ücret üzennoen yuzde 25 bir
tenzilatla başüyan ağırlık kıruma^an özel eşya ücreti b u ­
lunmadığı takdirde ticari emtianın şevkinde kullanılabilir
C)_ ÖZEL EŞYA ÜCRETLERİ :
İhracatı geliştirmek, yüzey taşımacılığı havaya dönüştürmek
ve yamız belirli emtianın taşınmasında uygulanan ücretierdü'. Üc­
retlerin esası emtianın varış yerindeki satış fiyatıdır, ihracatçının
talebi üzerine ücret istihsali için lATA'ya m ü r a c a a t edilir ve bu tür
taşımaları bulunan ülkelerin ücret seviyeleri göz ö n ü n e alınarak ka­
bulü sağlanır
d) BİRİM YÜK ÜCRETİ :
Geniş gövdeli v e / v e y a kargo uçağı çalıştıran taşıyıcılar t a r a f ı n ,
d o n büyük miktar y ü k ü n taşıyıcıya veya taşıtana ait kopîorda emtia
cinsi gözetmeksizin beher kop için uyguladıkları asgari ü c r e t t i r
Bu ücret yapısı ile ve kullanılan teçhizatla hem taşıtana hem
de taşıyana hizmet yönünden kolaylık sağlandığından y a r a t ı c ı d ı r
e) SINIF ÜCRETLERİ :
i) Tenzilatlı Ücretler: Normal ücret üzerinden tanınan t e n z i ­
latla ticari o l m a y a n gönderilerin taşınmasında kullanılır Ör­
neğin gazete veya mecmualara uygulanan % 33 indirim gibi.
ii) İlave Artımlı Ücretler : Taşıyıcıya yansıyacak ilave hizmetle­
rin maddi yönden asgariye indirilebilmesi/ için Normal Üc­
retlere yapılan artış yüzdelerini kapsayan ücretlere sınıf üc­
ret d e n i l i r Örneğin cenaze ve canlı hayvanların t a ş ı n m a ­
sında uygulanan artışlar gibi.
B) CHARTER ÜCRETLERİ ı
^
Ücret kavramından daha çok kira bedeli olarak yorumlayabili­
riz, ç ü n k ü tarafların bir kontratla anlaşmaya vardıkları ücret üzerin-
den taşıma yapılmasında kullanılır. Ücret veya kira bedeli her ne k a ­
dar taşıyanla taşıtan arasındaki anlaşma neticesi ortaya çıksa da
taşıma kontratın yapılışından, sorumluluğun paylaşılmasından ve
lATA kurallarının kullanılmasından dolayı lATA'yo bağlıdır.
^
C) HÜKÜMET EMRİ ÜCRETLER ; '
lATA mekanizması içinde oluşturulmayan
emri ile,
ücretler
hükümet
o) Tek taraflı v e / v e y a
b) iki taraflı
İstihsal edilerek uygulamaya s u n u l u r Tek taraflı hükümet emri
ücretlerin uygulamaya konulması ancak karşı ülkenin bu tür u y g u ­
lamaya karşı bir hükümet emri olmadığı zaman mümkündür. Bu da
çok ender rastlanan bir durumdur. Zira karşıt hükümet emri olma­
yan ülke sayısı birkaçı geçmez.
Uikemlzin karşıt hükümet emri caydırıcı olmayıp, ulusal taşıyıcı
ya da aynı imkânları sağlayıcıdır. Bu tür bir karşıt hükümet emri ile
Ülkemiz, lATA ücret ve usullerini aralayan bir boşluk bırakarak ülke
ticaretine ve turizmine katkıda bulunmak isteyen yabancı havayol­
larını ve ülkelerini teşvik etmektedir.
Görüldüğü üzere ücretler taşıyıcılar tarafından tayin edilmek­
te ve uygulamaya sunulmaktadır. Bu da gösteriyor ki taşıyıcılar ken­
dilerine pazar yaratırken sefer yaptıkları ülkelerin mallarını do pa­
zarlamaktadırlar. Ulusal taşıyıcılar ve devlet kuruluşu taşıyıcılar bu
türde daho da ileri giderek zararına dahi olsa taşımalarını gerçek­
leştirerek ülkelerine diğer yönden katkılarını arttırmaktadırlar. Bu­
nun yanında bazı ülke taşıyıcıları ise ülkelerinin döviz girdilerini ç o ­
ğaltabilmek için basılı ücretlerden büyük yüzdelerde iade yaparak
taşımayı ele geçirmek için çaba sorfetmektedirler. Burada ulusal
taşıyıcımızın ve diğer hava yollarının ülkemiz ihracatına yaklaşım­
larını ve katkılarını incelemek zorunluğu doğmaktadır.
İlk olarak ihracat yaklaşımı ele alıp incelediğimizde bütün t a ­
şıyıcıların lATA uyma kurallarını çiğnemeyi istemediklerini beyan
etseler de geniş kapsamlı bir taşıma konusunda elastikiyete sahip
olduklarını belirtirler. Bu yaklaşımları belirli bir tonajın akabinde bi­
let veya geri ödeme olarak ortaya çıktığı gibi ücret indirimi de ola­
bilir. Ancak bu girişimleri gayri kanuni olduğundan işlemlerini gizli-
İik içinde yürütürler. B u n u n yanısıra katkıları ise daha ö n c e de gör­
düğümüz gibi özel eşya ücretleri çıkarmak, pazar bulmak ve kanun
veya yönetmeliklere havacılık maddelerinin eklenmesini sağlamak­
tır. Katkılar konusunda ulusal taşıyıcılar önöenık vazifesini yerine
getirmeye çalışırlar. Ulusai taşıyıcının amacı rekabetten çok ulusal
ekonomiye katkı ve karşıioyamadığı talepleri diğer taşıyıcılara yan­
sıtarak onları bu konuda teşvik etmektir. Ancak üıkesınm, ihracat­
çısının ve kendisinin istismar edilmesi halinde, uıusol taşıyıcının
kendine düşen görevi yerme getirme zorunluluğu da vardır.
Ülkemizin ulusal taşıyıcısı oian Türk Hava Yolları A . O. ithalât
ve ihracata aşağıda sunulan katkılarda bulunmaktadır.
1. İçhat ihracot ücreti : İstanbul dışındaki şehirlerden yapılacak
ihracat için mesafe göz önüne alınmaksızın İstanbul çıkışlı
özel eşya ücretlerine beher kg. için 5.— TL. s a b i t ekleme
ücret uygulaması getirilmiştir. Bu ücret seviyesi hiçbir şekil­
de lATA artımlarından etkilenmez, bu bakımdan ihracatı teş­
vik edicidir.
k
2. Yer Tesisleri : Gümrük mevzuatında öngörülen şartlar d a h i ­
linde, ihracatın ve ithalatın en yoğun olduğu
d ö r t şehirde
Gümrüklü D e p o ve Sundurma açılarak ithalatçının ve ihra­
catçının emtiasının dış etkenlerden korunması sağlanmıştır3. Vergi İadeleri : Yüzey taşımaya tanınan navlun ücretinden
vergi iadesini havayolu taşımalara getirerek
ihracatçılara
vergi iadesinde büyük bir aşama sağlamıştır.
4. Gümrük Kanunlarında Tadîlat : 1615 sayılı G ü m r ü k Konun
ve Yönetmeliğinde yapılacak değişiklik için ulusal taşıyıcı,
ikinci istek ve transit taşımacılığına kolaylık g e t i r i c i öneri­
lerde b u l u n m u ş ve hatta bu konuda Ulaştırma Bakanlığının
devrede kalması için çabalar sorfetmiştir.
5. Kargo Uçağı : Ulusal taşıyıcı elinde bulunan bir B 707 t i p i
y o l c u uçağını ihracatçının talebine ayırmış ve 1981 senesi­
nin iik ayında Libya'ya 30 sefer düzenleyerek bu konuda gö­
revini kâr g ü t m e d e n yerine getirmiştir. Aslında bu uçağın t a ­
şıyıcıya ve ihracatçıya kâr getirmesi söz konusu değildir v e
her türlü emtianın taşınmasında do kullanılamaz.
6. Haberleşme : Bürolannm bulunduğu ülkeler iîe ülkemiz a r a s m d a k i PTT ve SITA Teleks sistemlerini ithalatcılorm ve ih»
racatçılarm ücretsiz olarak hizmetine sunmuş ve çeşitli p r o b ­
lemlerini kendi çopmdo halletmiştir.
7. Bilgi Aktorılmoöi ; UlusaF taşıyıcı ithalatçıların ve ihracatçıların havayolları ile sorunlarında yardımcı olmuş, bilirkişilik
görevini ifa ederken lehlerinde görüşlerini belirtmiş ve bil­
hassa ihracatçıların ücret, ambalaj ve pozoriamo y ö n l e r i n ­
den bütün taleplerini kendi çapında karşılamıştır.
Havayolu ile taşımaya ilk girişimde bulunan ihracatçılar ücret­
lerin çok pahalı olmasından yakınmaları normal karşılanmaktadır.
Şöyle ki, parasal birini olarak havayolu taşıma ücretlerine b a k t ı ğ ı ,
mızda karayolu taşımasından 10 kat, demiryolu taşımasından ve
denizyolu taşımasından ise 50 ila 100 kat fazla olduğunu görürüz.
Ayrıca havayolu ile taşımaların her türiü emtia için geçerii o l m a ­
dığı m e f h u m u n u diğer etken olarak karşımıza çıkarmaktadır.
Bu nedenîerie, konuyu biraz daha açıklığa kovuşturmamız ya­
ra riı olur kanısındayız :
Havayolu ile bazı tohditli maddeler hariç ve uçağa sığobilen
herşey taşınabilir. Havayolu ile taşınamayan tohditli maddeler yüzey
taşımalarda da bazı şortlara bağlıdır. Bu şortlar Birleşmiş Milletler
tarafından çıkarılmakta, uygulamaları do uluslararası kuruluşlar t a ­
rafından üyelerine duyurularak sağlanmaktadır.
Eğer bir ihracat sadece navlun ücretine bağlı olarak yapılıyor­
sa bu konuda bir söyleyeceğimiz yoktur. Ancak bizim görüşümüze
göre ihracat navlun ücreti dışında bazı foktörierce etkilenmektedir.
Bunları depo, paketleme, anapara hareketi ve varış yerinde yapılan
masraflar olarak sıralayabiliriz. Detaylı olarak incelediğimizde ha­
vayolu navlun ücretinin yüzey taşıma kadar ucuz
olduğu ortaya
çıkar.
HAVAYOLU TAŞiMACfLIĞlNDÂ
İHRACATÇILAR İÇİM TEPVİEL BİLGİLER
ATA ÖZGÜR
SWISSAIR - KARGO UZMANI
içinde bulunduğumuz son ekonomik koşullar, memleketimizin
topyekün bir ihracat seferberliğine girişmesi gerektiğini bize her fır­
satta göstermektedir. Bu bakımdan, İstanbul Ticaret Odası'nm ha­
zırlamış olduğu bu bir haftalık seminer içinde hava taşımacılığı k o ­
nusunda bize ayrılan süre içinde siz ihracatçılarımıza elimizden gel­
diğince yararlı olacağına inandığımız kısa fakat öz bilgileri vererek
katkıda bulunmakla çok memnun olduğumuzu ifade etmek isteriz.
Konuyu önce iki ana başlıkta ele almakta yarar olacağı kanı­
sındayızI. Hava taşımacılığında Genel Bilgiler
II. Taşıma Sırasındaki İşlemler ve Uygulamalar
1. HAVA TAŞIMACILIĞINDA GENEL BİLGİLER :
Hava taşımacılığı, genel olarak bir havaalanından diğer bir ha­
vaalanına yapılan taşımacılıktır Diğer bir deyişle, ihraç edilen mal
uçak şirketine havaalanında teslim edilir ve alıcı malını, b u malı ta­
şıyan en son uçak şirketinden taşındığı havaalanında teslim a l ı r
Bu söyleyişten maksat, depodan depoya taşımacılığın yapılmadığım
b e l i r t m e k t i r Ancak bazı özel mallar için (Küçük paketler gibi) kapı­
d a n kapıya servisler, özel fiyatlar ve şartlar içinde y a p ı l m a k t a d ı r
Bir nevi depodan depoya taşımacılık olan paletli taşıma, memleke­
timizde henüz uygulanmadığı için de burada d i k k a t e alınmamıştır
1. K o n ş i m e n t o (Airwaybill - Air Conssqnement Note)
Bir g ö n d e r i c i , veya onun adına yetkili bir ü ç ü n c ü şahıs tarafın­
d a n taşıyıcı uçak şirketleri ile, belli bir güzergah üzerinde bir malın
taşınması için yapılan
kontrattır
Kısa bir tarif ile belirtmeye çalıştığımız konşimento, i h r a c a t ç ı ­
ların d i k k a t etmeleri gereken çok önemli bir e v r a k t ı r
Önemini şu
şekilde izah edebiliriz.
a. Taşıma kontratının varlığının ve şartlarının d e l i l i d i r
b. Töşıma faturasıdır,
o. İstenirse sigorta poliçesi yerine geçebilir,
d. Moyorın taşıyıcı uçak şirketi tarafından teslim alındığını gös­
terir,
e) G ü m r ü k evrakı ve beyanıdır,
f) Maüorlo beraber giden en önemli yo! evrağıdır ve güzergâhı
ve taşıyıcıları gösterir,
g) Varış g ü m r ü ğ ü işlemlerinde önemli rol oynar.
• Konşimentonun geçeriiliği, göndericinin- ve taşıyıcının Imzalodıkîon ondan itibaren boşlar ve mallar alıcıya imzö mukabili teslim
edildiğinde sona e r e r
Konşimento üzerindeki bilgilerin doğruluğundan gönderici, yani
ihracatçı sorumludur ve bu bilgilerin yanlışlığından d o ğ a c a k her tür­
lü zarorı korşılomoyı peşinen kabul eder.
Hava konşimentosu GAYRİ KABİLİ RÜCUDUR, yani devredile­
mez.
2. Taşiyıcinın sorymSyloğ^ (Carriers liability)
Milletlerarası hava taşımacılığında uçak şirketinin sorumlulu­
ğu azami olarak her brüt kilo için USD 20.00'dir. Eğer mal değeri
bu miktarın altında ise, sorumluluk hakiki değerle sınıriidır. Ma! de­
ğeri d a h a yüksek ise, gönderici, bu değerin konşimentoda belirtil­
mesini isteyebilir, ancak ilave bir ücret ödemek durumundadır.
3. O ö n d e r l d r ı l n vetküen (Shippers right of disposition) :
Gönderici, konşimento kesildikten sonra sigorta
haricindeki
her türiü bilgiyi değiştirme hakkına sahiptir. Ancak bu bilgilerin d e ­
ğiştirilmesi mer'i ihracat kanunlarına aykırı olamaz. Navlun ödeme
şeklinin değiştirilmesi de malların alıcıya tesliminden ö n c e yapılma­
lıdır. Gönderici;
— Malların gönderifmesînî
durdurabilir,
— Yola çıkmış olan malı varış yerinden önce d u r d u r u p başka
bir yere gönderebilir.
— Alıcıya teslim edilmeyip geri gönderilmesini veya başka bir
ohcıva teslim edilmesini istevebilir.
Derişiklik istekleri, uçak şirketine yazılı olarak yapılmalıdır ve
bu dealsiklikten d o ğ a c a k ilave masrafların gönderici tarafından ödeneceği beyan ve t a a h h ü t edilmelidir.
Büroda belirtmekte yarar gördüğümüz bir husus doha
var
İhracatçı mailon FOB olarak satmış olsa bile, yukorıdoki yetkilerini
ihracat kanunları çerçevesinde k u l l a n a b i l i r Diğer bir deyişle, uçak
şirketleri bakımından ihracatçı FOB satış yapmış olsa da taşıma
kontratına taraf olduğundan yukarıdaki yetkilere sahiptir.
4. Ödeme s e k i l e r i (Form of p a f m e n l )
Hava taşımacılığında noviun, hem gönderici, hem de alıcı t a ­
rafından ödenebilir. Ancak bazı taşıyıcılar n a v l u n ödemelerini sade­
ce peşin olarak kabul etmektedirler. Buna neden de, taşımanın y a ­
pıldığı memleketin ithal kanunları veya o taşıyıcının uyguladığı b i r
kural olmaktadır. Bu bakımdan ihracat hozıriığı yapılırken, bu d u ­
rumun taşımayı yapacak hovayolundon öğrenilmesi yerinde olacak­
tır.
5. Fîydtlar (Rates)
Hava taşımacılığında fiyat hesaplaması brüt kilo üzerinden y a ­
pılır ve lATA (Beynelmilel Sivil Havacılık Teşkilâtı) tarafından hazır­
lanan tarifelerde gösterilir. Bu fiyatlar, iki nokta arasındaki fiyatlar­
d ı r Taşıyıcı malı hangi yoldan g ö t ü r ü r s e g ö t ü r s ü n bir değişiklik o l ­
maz. Bunu bir örnekle belirtirsek, İstanbul'dan Cidde'ye gidecek
bir malın fiyatı, bu mal İ s t a n b u l — Cidde direkt taşınsa veya İstan­
bul — Zürih — Cidde veya İstanbul — Londra — Cidde taşınmış
olsa dahi değişmez. Diğer b i r deyişle, fiyat saptanan yola göre d e ­
ğil fakat iki n o k t n arasındaki direkt mesafeye g ö r e hesaplanır
, Her iki nokta arasında bir minimum fiat v a r d ı r Bu fiat, 100 g r a m ­
lık bir zarf bile gönderilse tatbik e d i l i r Çeşitli memleketlere
göre
değişen minimum fiat ile taşınabilecek ağıriık m i k t a n da değişken­
d i r Örneğin, Avrupa'nın birçok yerine m i n i m u m fiat, 10—15 kilo
arasında bîr m i k t a r a k a d a r u y g u l a n a b i l m e k t e d i r Bilhassa numune
gönderen ihracotçılonn bu hususa dıkot
ederek bilgi edinmeleri
aynı ü c r e t ile d a h a fazla numune göndermelerini sağlayabilir
Minimum fiottan sonraki f i o t l a r kilo başına u y g u l a n ı r ve çeşitli
seviyelerde değişkenlik g ö s t e r i r Bu seviyeler, genellikle 45 k g , 100
k g , 300 k g , 500 k g ve daha yüksek kilolar tesbit edilmişlerdir Gön­
derilen malın kilosunun artması, kilo başına f i o t m azalmasına ne­
den o l u r
Bir de, memleketimizden belirli memleketlere yapsian ve devömlılık
arzeden bazı ihraç maüan için İATA tarafından tesbit edilmiş öze! f i atiar uygulanır. Bir örnek vermek gerekirse, İstanbul — Zürih ara­
sında, yiyecek maddeleri, yaş sebze ve meyve, canlı kerevit, canlı
kurbağa, çeşitli giyim eşyaları, halı v.s. gibi ihraç malları için normal
fiotlardan doha ucuz fiotlor uygulanır. Bu fiatlor genellikle, 100 k g ,
250 kg. 500 kg. 1000 kg seviyelerinde hesaplanmışlardır ve kilo ile
ters orantılı olarak azalırlar.
6 Sigorta (fûsuronce) :
Bugün Türkiye piyasasında çalışmakta olan u ç a k şirketlerinin
birçoğu, aynı zamanda bir sigorta şirketinin acentosı olarak do gö­
rev yapmaktadırlar ve ihraç edilen malları sigorta ederler. Sigorta,
konşimento üzerine, sigorta edilen meblağın yazılması ve sigorta
priminin de belirtilmesiyle yapılabilir. A n c a k taşıyıcıdan bir sigorta
poliçesi istemek çok daha yerinde olacaktır.
Konşimento üzerinde yapılan bir diğer sigorta şekli de, taşınan
malın değerinin konşimentodaki öze! yerinde beyan edilmesidir. Bu
d u r u m d a , beyan edilen değerin belirli bir yüzdesi prim olarak t a h ­
sil edilir Bu şekilde yapılacak sigortanın pirimi çok daha yüksektir,
a n c a k bir aksaklık durumunda, muhatap, doğrudan doğruya taşıyı­
cı şirket olacağından sonuç olmak daha kısa sürede o l a b i l i r
7,, Moiiarın ioğırlığı - hacmi (Welgiit a n d volyma) ı
Hava taş»macılığıncla navlun esas olan brüt ağırlıktır. Y a n i , g ö n ­
derilen mallar havalanma getirildiği ve konşimento kesilerek taşıyıcı
şirkete teslim edildiği anda bütün olarak kaç kilo geliyorsa navlun
bu kilo üzerinden tahakkuk ettirilir. K ü s u r a t l a r ilk yarım kiloya yük­
seltilir
Ancak, bugünkü hava "nakliyatında 1 kilo ağırlığın hacim o l a r a k
t u t m a s ı gerekn y e r en çok 7 desimetreküp olarak hesaplanmıştır
Bunun üzerindeki hacimlerden fazîa ücret alınır
Gönderilecek malın hacim hesabı pratik olarak şu şekilde ya­
pılır:
Elimizde 30 kartonluk ve brüt ağırlığı 750 kilo gelen bir tekstil
ihracatımızın bulunduğunu düşünelim. Kartonların
ebatlarının do
80X60X40 c m olduğunu varsaydım. Hacim hesaplama yöntemine
g ö r e kutunun ebatları birbiri ile çarpılarak 7000'e b ö l ü n e c e k t i r Yani.
80 c m X 60 cm X 40 c m
— — —
— — = 27.428kg.X30kuîu = 822.840kg=823kg
7000
Yukarıdaki işlemde de görüldüğü gibi kutu ebatları birbiri ile
çarpılmış ve 7000'e bölünmüştür. Çıkan 27.428 kg. bu ebattaki bir k u ­
t u n u n hacim ağırlığını vermektedir. Elimizde bu ebatta 30 k u t u o l ­
duğundan bütün kutuların hacim ağırlığı 822.840 kg olmaktadır. S o n ­
daki 840 k g . ilk yarım kiloya yükseltildiğinde, bu malın toplam h a c i m
ağırlığı 823 kilodur. Halbuki malımız kantarın üzerinde 750 kilo gel­
mektedir. Bu durumda navlun hacim ağırlık üzerinden hesaplanır.
Eğer bir malın hacim ağırlığı, hakiki ağırlığından az ise navlun
hakiki ağırlık üzerinden tahakkuk e d e r
Diğer bir deyişle
hangisi
fazla ise o hesaplanır
8 SımdandinltTîiş moüar (Restricted articles) :
Bazı malların taşınması için bazı özel şartların yerine getirilme­
si ve bilhassa ambalajlamanın kurallara uygun olarak emniyetli bir
biçimde yapılması g e r e k m e k t e d i r Bu mallar örnek olarak, Y a n ı c ı l a r
Patlayıcılar Z e y i r l e y i c i l e r Radyoaktif
maddeler vs. g ö s t e r i l e b i l i r
Böyle bir malın ihracında, bu konuyu iyi bilen bir uçak şirketi yet­
kilisine danışmakta büyük yararlar v a r d ı r Bu konuda lATA t a r a f ı n ­
d a n hazırlanmış bir kitaptan böyle malların her uçakta ne kadar
taşınabileceği ve ambalajlama esasları ile gerekli beynelmilel ev­
rakların neler olacağı derhal öğrenilebilir
• 9 . Canlı hayvanlar (Live onlmois)
Canlı hayvan taşımada da belirli özel kurallar bulunmaktadır
ve bu k o n u d a k i bütün gerekli bilgiler fATA tarafından bir kitapta
t o p l a n m ı ş t ı r Özellikle, hayvanların hangi tür kutularda veya kafes­
lerde sevk edileceği açıkça belirtilmiştir Böyle bir malın ihracı d ü ­
şünüldüğünde taşıyıcı firmalarla derhal temasa geçerek gerekli bil­
gileri edinmek, pazarlama safhasında masrafların tesbiti y ö n ü n d e n
ö n e m l i d i r Diğer t a r a f t a n , bu konuda her taşıyıcının kendine özgü
kuralları da b u l n a b i l i r Bunların da önceden bilinmesinde yarar var­
dır
Yukarıda, özet olarak belirtmeye çalıştığımız genel kurallardan
hava taşımacılığı hakkında bir fikir edinmenin mümkün oiacağı inan­
cındayız. Bütün bunlara ilave olarak, bir ihraç malının hazıriığı ya­
pıldıktan sonra havaalanına gönderilmesinden önce bir GÖNDERÎ-
Ci TALİMAT MEKTUBU (Shippers Letter of Instruction), hazirianmoSI ve bu mektubun konşimentoyu tanzim edecek olan havayoluna
veya kargo acentosmo diğer evroklorlo beraber verilmesiyle ileri­
de doğması muhtemel birçok aksakiığîn önlenebileceği kanısmdayız. Böyle bir talimat mektubunda şunlar bulunmolıdsr;
a. Gönderici (Shipper) : Firma ismi, adresi telefon numarası.
b. Alıcı (Consignee) : Firma ismi, adresi, telefon numarası. Alı­
cının telefon numarası, malların vardığının acilen bildiriîebilmesi bakımından çok ö n e m l i d i r Bilhossa Orta Doğu ülkele­
rinin birçoğunda cadde ve sokok isimleri bulunmadığından
telefon n u m a r o l o n çok daha ö n e m l i d i r
c. Yükleme havaalanı (Airport of departure) :
d. Varış havalanı (Airport or destination)
Şehir ismi ile be­
r a b e r birden fazlo havaîanı olan yerierde havaalanının ismi­
ni de belirtmek yerinde olacaktır.
e. Gidiş güzergâhı (Requested routing) : Hangi'taşıyıcı ile gide­
ceği ve istenen güzergâh yazılmalfdır
f. Morko ve numarolar (Marks and numbers) : Koliler üzerinde
bulunan özel marka ve numaralar yazılmalıdır
g. Kap adedi ve ambalaj şekli (No. a n d kind of packages) :
Kaç kap o l d u ğ u ve örneğin ambalajın karton k u t u , t a h t a s a n ­
dık, çuval, balya şeklinde olduğu bildirilmelidir Herhangi bir
kaybolma halinde araştırmada büyük yarar s a ğ l a r
h. Malların tanımı (Description of goods) : Ambalaj
içindeki
m a l l a r yeterii şekilde konşimentoda açıkça gösterilmelidir.
1. Brüt ağıriık (Gross wight) :
j . Ebatlar (Measurements) : Ambalajların en uzun boy, en ve
yüksekliklerin belirtilmesi, yükleme sırasında büyük kolaylık
sağlayacaktır.
k. Navlun ((Airfreight charges) : Peşin mi, yoksa havale mi
olacağı kesin olarak belirtilmelidir
I. Taşıma için değer beyanı (Declared value for carriage) T
Eğer isteniyorsa beyan e d i l i r Eğer bir değer beyan e d i l m i ­
yorsa, değer beyan edilmiyor anlamına No Value Declared
veya NVD yazılabilir
m. Gümrük için değer beyanı (Declared value for customs) Bu
beyanı yapmak So isteğe bağlıdır.
n. İstenen sigorta miktarı (Insurance a m o u n t requested) : Bu
• '•'"••• '•:^:r'"^'
— 268
•
<
• miktar, hem T L olarak ve hem, de döviz karşılığı olarak be™
, lirtilir.
o. Handling bilgileri ve notlar (Handlig information and remarks)
Bu kısımda istenen diğer özel yükleme ve depolama şortları
ile ilave bilgiler verilir. İkinci alıcının (Also Notify) adı da b u ­
rada belirtilir.
p. Tarih ve İmza (Date and signature): Bu t a l i m a t mektubunun
imzalanması ile konşimento imzalanmış sayılır.
iL T A Ş I M SIRASINDAKİ İŞLEMLER VE FAALİYETLER ;
Bundan önceki bölümde, hava taşımacılığının genel kuralları
hakkında bilgiler vermeye çalıştık. Şimdi de, istanbul Yeşilköy Ha­
vaalanı esas alınarak bir ihracatın yapılmasında sırası iıe karşıla­
şacağımız işlemler ve faaliyetlerden bahsetmek istiyoruz.
•..
1. Rezervasyon : . . .
,
; .
ı
Bugünkü çağımızın bir gereği olarak, yapacağımız her işi ön­
ceden pioniamomizdaki yararlardan bahsetmenin gereksiz o l d u ğ u ­
n u hepimiz bilmekteyiz. İhracat gibi b i r konuda, yani bir malın bir
meleketten diğer bir memlekete ticari maksatlarla gönderilmesin­
de, muhakkak ki piânianmosmı ve bu planın dikkatle u y g u l a n m a ­
sını gerektiren bir nitelik v e nicelik bulunmaktadır. İşte, bize göre
bir ihracat malının gelişigüzel herhongibir şekilde gönderilmesinden
ziyade, varış istasyonuna kodor yerinin ayrılarak ve garantili bir şe­
kilde gönderilmesinin büyük yorarı olduğuna inanmaktayız.
Ciddi çalışmayı kendisine prensip edinmiş her hava taşımacısı,
bir rezervasyon sistemi geliştirmiş b u l u n m a k t a d ı r Gerek d o ğ r u d a n
doğruya ihracatçı f i r m a kendisi veyo kargo acentesi aracılığı ile
göndereceği moiın yerini önceden oyırtmolı ve bu molla ilgili olarak
kesilecek konşimentonun numarasını ve uçak sefer numaralarım
önceden bilmelidir. B u bilginin karşıdaki alıcıya önceden veya u ç a ­
ğ a yüklendikten hemen sonra bildirilmesi, ihracatçının t i c a r i anla­
yışının bir simgesi olmaktadır. Rezervasyonun en büyük y a r a r ı , bil­
hassa patlama noktasına gelmekte olan ihracatımızın y o ğ u n o l d u ­
ğ u zamanlarda çeşitli karışıklıkları önlemesidir.
2. Kargo
lATA —
v e onayından
ğında mühim
acentaları :
Beynolmilel Sivil Havacılık Teşkilotı'nın kontrolünden
g e ç m i ş kargo acentaları, bugünkü hava taşımacılı­
bir rol o y n a m a k t a d ı r l a r Bu acentolar, uçak şirketle-
rinin acentoliklann! yaptıkları gibi aynı M m a n d o ihracatçılar adına
do faaliyet gösıernnekteüıner. b u bakımdan ihracatçının ve taşıyıcı­
nın yetkilerine vekil oıdukianndon çeşitli işlemienn yapılabilmesi
çok daha kolay ve etkin olmaktadır.
3. Möliarın taşıyıcıya teslimi ı
Havaalanına getirilen ve konşimentosu kesilerek g ü m r ü k çıkış
işlemleri ihracatçı veya onun adına kargo ocentosı tarafından y a ­
pılan ihraç malı, havaalanındaki kargo mahallinde taşıyıcı firmaya
teslim edıiir v e g ü m r ü k l ü sahada uçağa yükleninceye kadar çıkış
g ü m r ü ğ ü n ü n kontrolunda muhafaza edilir. Kesilmiş konşimentosu
ve g ü m r ü k evrakları taşıyıcı yetkililerine devredildiğinden her türlü
ihraç malının sorumluluğu taşıyıcıya devrediimiş olmaktadır.
4. Hawaaianiiido Depolama i
Yeşilköy Havaalanının bugünkü durumu, maalesef bilhassa ih­
raç mailannın uçağa yükleninceye kador depoıoma
yapılmasına
müsait değildir. Bu nedenle bazı uçak şirketleri kendi imkönıannı
kullanarak gümrüklü sahada depolar yaptırmış bulunmaktadırlarKargo acentaiannm do ortaklaşa yaptırdıklon ve g ü m r ü k m u ­
ameleleri yapılıncaya kadar mallan kötü hava şortlarından bir süre
koruyabilecek bir sundurmaiarı bulunmaktadır- A n c a k bu sundur­
mada mallonn 12 saatten fazla tutulması halinde çeşitli aksaklık­
ların v u k u bulması mümkündür. Bu bakımdan, seçilecek taşıyıcı şir­
ketin yer hizmetlerinin yeterli olup olmadığı gözden uzak tutulma­
malıdır.
5. Uçağa taşıma ve yükleme ;
'
Uçak şirketleri, o günkü rezervasyon d u r u m i o n n a göre yükle­
yecekleri mollan gerek depolarından ve gerekse g ü m r ü k mahal­
linden özel arabalara yükleyerek uçaklarına taşırlar ve belirli bir s ü ­
re içinde yükleme yaparlar. Yükleme süresi, genellikle 40 dakikalık
bir zamanı kapsamaktadır- Hele geliş ve gidiş yapan bir uçağın ö n ­
ce boşaltılması gerektiğinden ihraç malının yüklenmesi, çoğunlukla
20-30 dakika içinde gerçekleştirilmek mecburiyetindedir. Bu kısa
süre içinde birkaç ambara birden acele olarak yükleme yapılmak­
ta ve uçağa mollan yükleyen işçilerden acele dovronılması isten­
mektedir. Hızlı çalışması istenen işçi çoğu kez dikkatsiz davranmak­
ta ve ambalajlara zarar vermektedir. İlk bakışta işçinin yüklemesi
iie ambalajın bir bağlantısı y o k gibi görünürse de, şimdiye kadar
edindiğimiz tecrübe, birçok aksaklığın işte bu kısa yükleme süresınae öaşıodığmı ortaya çıkorrnıştır.
6 . Yükieıne ¥e boşailmadci amböîapn önemi ;, •
Yükleme sırasındaki kısa sürede çok daha koioy taşınabilen
ve istif edilebilen ambalaj tipiennin ihracatçı tarafından seçilme­
sinde, malın daha oz zarara uğraması bakımından yarar vardır. Bil­
hassa karton kutu ile yapılan tekstil ve giyim eşyası ihracatında
bazı kartonların 40-45 kiloya vardıkları görülmektedir. Memleketi­
mizdeki karton kalitesinin çok yetersiz olması, ayrıca k a r t o n u n İs­
tanbul'un nemli havasından rutubet olması, a m b a l a j ı n derhal pat­
lamasına ve doğılmasıno neden o l m a k t a d ı r Çember çekilmiş olsa
bile, yüklemeyi y a p a n işçi k a r t o n u çemberinden kaldırmak istemekte
ve çember ağırlığı çekmeyip koptuğunda hasar daha da büyük o l ­
maktadır
Aslında böyle patlak ambalajlı bir malın yükletilmemesi ve ye­
ni bir ambaioj yapılması g e r e k i r f a k a t g ü m r ü k kanunlarımız, be­
yanname muhteviyatı bir malın t ü m ü n ü n aynı 24 saat içmde uçağa
yüklenmesini g e r e k t i r m e k t e d i r Böyle bir zorlukla karşılaşan t a ş ı ­
yıcının yükleme s o r u m l u s u , uçağın gecikmesini de ö m e m e k m a k s a ­
dıyla malın bu şekilde yüklenmesine göz y u m m a k mecburiyetinde
kalmaktadır
::
ı | r-^mi
Anlatmaya çalıştığımız bütün bu küçük d e t a y l a r ambalajın d a ­
ha sağlam ve d o h a küçük olarak yapılması halinde azalacağından
ileride doğması muhtemel aksaklıkların önüne geçilmiş o l a c a k t ı r
7. Transit istasyonundaki faaliyetler ;
İstanbul'dan yapılan
ihracatların
bir kısmı, malın
alıcısının
bulunduğu şehirlere direkt uçaklarla yapıldığı gibi, bir kısmı da o
yere direkt uçak bulunmaması veya direkt uçaklarda yer b u l u n m a ­
ması nedeni ile aktarmalı olarak g ö n d e r i l m e k t e d i r A k t a r m a l ı o l a ­
rak gönderilen bir mal için ihracatçının dikkat etmesi gereken en
önemli husus, t r a n s i t istasyonunun iyi seçilmesi ve bu havaalanının
karışıklığa m e y d a n verilmeyecek şekilde ciddi bir çalışma içinde
olmasının a r a n m a s ı d ı r Diğer bir deyişle, transit istasyonundaki f a ­
a l i y e t l e r taşıyıcının tamamen kontrolünde ve güvenilir o l m a l ı d ı r
Avrupa'nın birçok havaalanındaki transit faaliyetlerin oldukça
iyi seviyelerde bulunması ve bir aksaklık yorotmıyacoğı hepinizce
b i l i n m e k t e d i r Bu tesislerde, uçaktan uçağa aktarma y a p m a k m ü m ­
kün olduğu gibi son derece geliştirilmiş depolama tesisleri d e b u -
lunmaktadır. A n c a k b i r i z önce bahsetmeye çaiıştsğımız tipte ambaiQ|iamoıar, transit navaaıanıarında ikinci Dır ^Doşaıtma ve yuK^eme
yapılmayı karşııoyarnamoKta ve çeşııiı kayıplar venımeKieöır. b u oakımaan omDaıoıın onemı bir k a t öaha arımaKıaaır.
i . Varış tiawaaiani a^poiorna m gümruic taaiiyetleri :
Avrupa ve ABD ye yapııan ılıracauarda depoıarno tesisleri bakımındoo buyuk^aksaklıklar çıkmaması doğaldırAncok. bilhassa urta Dogu ve AtrıKa ülkelerine yapılan ihra­
catlarda, tesısienn çok yetersiz olması ve gumruk kurauannın bızdekınaen çok daha karışık ve yavaş yürütülmesi, çeşıuı aksaKiıkıar
yarotmokıadır. Bu konuaa, taşıyıcı ııe önceden temas kurup yeterli
bııgı alınması ve ihracatın bu Dugııer ışığında yapılması önem ka­
zanmaktadır.
9. Aksoklıkların ç ö z ü m ü .
. i
^
Malların hava yolu ile taşınmasında doğabilecek çeşitli aksak­
lıklar, taşıma kontratına taraf olan ihracatçı tarafından derhal bir
yazı ile detaylı olarak o taşıyıcının Türkiye'deki en yetkili makamına
bildirilmeli v e ısrarla takip edilmelidir. Taşıyıcı, böyıe bir şikayetle
karşılaştığında gerekli aroştırmaiarı derhal yapmakla yükümlüdür.
Bazen bu aksaklıkların tesbiti ve giderilmesi birkaç aylık bir z a m a n
alabilir. Böyle bir durumda eğer gerekli görülüyorsa resmi m a k a m ­
lara ibraz etmek üzere araştırmanın
başlatıldığına dair bir yazı
isteminde bulunulabilir.
10. Kargo c h a r t e r ı •
Bilhassa s o n senelerde ihracatçılarımız, külliyetli miktarda m a l
göndermek ihtiyacıyla karşı karşıya gelmektedirler ve b u d u r u m d a
da daha yüksek kapasiteli
uçak isteğinde bulunmaktadırlar. B u
istek aynı zamanda taşıma ücretlerinin de yüksek olması nedeniyle
daha büyük ihtiyaç haline gelmektedir. Bu konuda yapılması gere­
ken ilk faaliyet, bahis konusu taşımacılıkla ilgilenen uçak şirketiy­
le temasa geçmektir. Çeşitli şirketlerden alınacak teklifler i n c e l e ,
nerek bir karara varılmalıdır. Bu t i p taşımacılıkta serbest piyasa ku­
ralları geçerli olduğu için fiatlar konusunda bir fikir vermek imkâ­
nımız bulunmamaktadır. A n c a k , yüklemenin yapılacağı havaalanı,
uçağın tipi ve taşıma kapasitesi, taşınacak malın c i n s i , seferin ne
aralıklarla yapılacağı ve ne kadar süreceği, navlunun kimin t a r a f ı n ­
dan ve ne ile ödeneceği gibi detaylar, fiatların t e s b i t i n d e r o l o y n a ­
maktadır.
Saygılarımızla...
_ 2,72
KARAYOLU TAŞİMACİLİĞİ VE İHRACATÇI TAŞIYICI İLİŞKİLERİ
CÜNEYT SOLAKOĞLU
ULUSLARARASI NAKLİYECİLER
GENEL SEKRETERİ
^
273 —
DERNEĞİ
F. ; 18
KARAYOLU T A Ş I M A C I L I Ğ I VE İHRACATÇI TAŞIYICI
İLİŞKİLERİ
Bugün uîuslarars! ticaretin, ülkeler ekonomisindeki hayati Öne­
mi, her ekonomik faaliyetin temel öğelerinden biri olan taşımacı­
lığı t ü m dünya ülkelerinde ön plâna çıkarmış, ülkeler yaşayabilmek
için daha çok dış pazarlara açılmaya, bunu temin için de ulaşım f i ­
lolarını modernleşîirip geliştirmeye yönelmişlerdir
Gelişmekte olan ülkelerin içindeki ülkemizde de ekonominin
sıhhat bulabilmesinde ihracatın ne denli rol oynayacağı anlaşılmış
ve ihracatın yoygınloştırılıp arttırılması çareleri a r a n m a y a başlan*
mıştır. Bu arayışlar ve özellikle s o n yıllarda dünya politikasında i h .
rocot şansımızı artıran gelişmeler bu dola tüm dikkatlerin toplpnmasını sağlamış «İhracatı Teşvik» hükümetlerin hedafi olmaktan
do öteye t ü m kamu oyuna mal olmuştur.
Taşıma — Belirttiğimiz gibi ihracatın temel ö ğ e s i olarak t ü m
dikkatleri üzerinde toplamış, taşıma sektöründe özellikle «karayolu
taşımacılığı» ihracatta diğer taşıma türlerine nazaran sahip olduğu
üstünlükler doloyısı ile de ayrıca önem kazanmıştır Zira karayolu
taşımalı ile ihracatta
— Üretim yerinden dış pazara herhangi bir monipulosyon yo da
yolda aktarmaya gerek kalmaksızın d o ğ r u d a n ulaşım söz­
konusudur
— Dış pazara demiryolu veya denizyolundan ç o k daha ç a b u k
ulaşmak m ü m k ü n d ü r
— Malın dış pazara kesintisiz ve ihracatçının istediği anlarda
ulaşması m ü m k ü n d ü r Bu özelliği de ihraç malının dış pazar­
larda değerlenmesini sağlamakta — dolayısıyla dış talebi
hem arttırmakta hem de sürekliliğini s a ğ l a m a k t a d ı r
— Malın daha az külfetli ambalajla, zedelenmeden
temin eder
ulaşmasını
B u üstünlükleri İle bugün Türkiyede yaş meyvanm % 70, seb­
zenin % 99'u karayolu ile taşınmakta bunlardan başka diğer gıda
maddeleri, iplik, tekstil momuleri, çimento, c a m , alüminyum ma­
mulleri, boru, lâstik, elektrikli ev aletleri gibi diğer smoi mamuller
bugün Asya Avrupa pazarlarına karayolu ile ulaşmaktadır
Türk ihracatında bu denli önem arzeden karayolu taşımacılığı
sektörünün bugünkü durum ve g ü c ü hakkında sizlere biraz olsun
bilgi vermek arzusundayız :
Bugün Türk Karayolu Filosunun rakamlarla genel görünümü
şöyledir :
— 1969 — 1972 yılları orasında Dünya Bankasının sağladığı
kredi imkânlarıyla yurda 60 kadar firma tarafından itholi gerçekleş­
tirilen 1.200 treyler ki bunlardan takriben 700 adeti frigorofiktir.
— Türkiye'de Otomotiv Endüstrisince
imal edilen
yaklaşık
4.000 treyler.
— Yine büyük kısmını Türk Otomotiv Endüstrisinin imal ettiği
200001 aşkın kamyon.
İhracatta, pazarlara göre Avrupa ve Asya (Ortadoğu ve İran)
ayırımı yaptığımızda yukarıdaki vasıtalardan yaklaşık 2700 ilâ 3.000
treylerin Avrupa hattında Türkiye'nin ihracat ve ithalâtına dönük
çalıştığını,, 1980 yılı içerisinde bu vosıtalonmızm Türkiye'den Avru­
pa istikametine 15.000 çıkış yaptığını eldeki istotistiki bilgiler ışığın­
d a söyleyebiliriz. 1980'de ihracatta kullanılan yobancj plakalı v o s u
ta sayısı Ulaştırma Bakanlığından olman rokama göre sadece 1044
tür ki bu yabancı araçların hemen tamamı çok dar bir sezonda büyük
tonajla taşınması gereken «satsumox^ ürünümüz için kullanılmiştır.
Türkiye ihracatında giderek önemini arttıran Asya'ya dönük soîışiorda ise Türk Karayolu Filosu Antakya ve Mersin yörelerinden
Suriye ve Ürdün'e yopılon çok cüz'i bir kısım ihracatı saymaz isek
ihracatın tümünü gerçekleştirmiştir.
Türkiye'den Asya ülkelerine yapılan ihracatın yanında
Türk
limanları üzerinden ayni ülkelere bir de transit taşımalar vardır ki
Türkiye oçıs-ndon büyük çapta döviz girdisi teşkil eden ve yılda
yaklaşık 2 milyon tonu bulan bu taşımaların tamamı do Türk Kora
Taşıma Filosunda yapılmaktadır
Özetle bugün Türk Nakliyecisi hacmi durmadan orton ve bü­
yük boyutlara ulaşmış olan ithalât ve ihracatımızda üzerine düşe­
n i y a p m a k t a d ı r Eldeki bilgilere göre 1980 yılında karayolu ile ger-
çekleşen ithalâtın % 70 ini, ihracatın ise % 95 ini Türk plâkalı va­
sıtalar gerçekleştirmiştir
Kökeni ancak 10-12 yıl evveline dayanabilen bir meslek kolu
için bugün Türk Nakliyeciliğinin içinde bulunduğu durum gerçekten
birçok işkoluna örnek teşkil edecek ölçüdedir. Nitekim, bugün Türk
Nakliyecisinin rakip olduğu üîkeierie içerisinde bulunduğu şortlar
açısından uzun boylu detaya girmeksizin basit bir karşılöştırıSması
yapılırsa ortaya çıkacak hususlar şunlardır:
— 1869'do Dünya Bankası finansmanı İle
uygulanan teşvik
tedbirieri (ki bu yolla 1200 treyler yurda dış piyösa fiyatları
ile girmiştir)
bîr yana birokihrsa Türk Nakliyecisi kullandığı
araç! Avrupa'ya nazaran daimo bir misline mal etmiştir. Böy­
lece beher km, deki amortisman payı rakiplerine oranla bir
misli fazla olmuştur.
— Daimi bir aşınmaya m.aruz araçlarını deği! her 3 senede bir
yenilemek imkânmi; ;vasıîasını yürütebilecek yedek parçayı
dahi bulamamış, tekerieğinin sürekli
dönmesi bu yüzden
mümkün olamamıştır. Yedek parçayı bulduğu zaman ise bu
gereksinimleri için harcadığı para rakiplerine oranla birkaç
mîsli fazladır. Örneğin Avusturyolı bir rakibinin en modern
bir çekiciyi mo! ettiği fiyattan daha fazltjsını elindeki arızalı
treylerinin Grank Milini teminde sarf etmek zorunda kalmış,
çoğu kez hiçbir fiyatla bulamodığı yedek parça yüzünden
oylarca taşıtını bekletmek zorunda kolmıştır.
— Türk Nakliyecisi, Türkiye'de hemen her iş kolu gibi g e ç t i ­
ğimiz yıllarda rakiplerinden çok bürokrotik engelferie uğraş­
mak durumunda kalmıştır. Uzun yıllar kaderi iîe baş başa
bırakılmış kendi halinde birşeyler yaprnoya çabalarken 1976
yılında «Aftm Köprü» sloganı ile tamamen yanlış bir temele
oturtulmuş acele bir kararname ile birden Türk Nakliyecisi
Avrupa hattında büyük harcamalarla karşı karşıya bırakıl­
mış, Türkiye'ye misilleme amacıyla Bulgaristan, Yugoslavya
ve Avusturya'nın koyduğu geçiş ücretleri nedeniyle büyük
rakip filolarla giriştiği savaşta büyük darbe yemiştir. Bunun
sonucu 1975'e kıyasen Avrupa hattında Türk Nakliyecisinin
aktivitesi 1976'da ancak % 40 olarak
gerçekleşebilmiştir.
Gümrük kapılarında boşa harcanan günler hatta haftalar,
bankalarda döviz bulunarnadıği için yük altında bekleyen
araçlar, T ü r k Nokiiyecisinin yakın geçmişte karşıioştığı ve
hâlâ unutamadığı hususlardan sadece bir kaçıdır. Şoför ve
teknik elemanda eğitim eksikliği sorunu, mevzuat engelle­
mesi sorunu, para, kredî, finansman güçlükleri sorunu, sigorta s o r u n u , Türk Nakliyecisinin bugün dohi içinden çıka­
madığı sorunlardandır.
Esasen konumuz Türk Nakliyecisinin problemleri olmadığı için
bu konuyu doho genişletip açmak niyetinde değiliz. Ancak, ihra­
catçı — Nakliyeci iiişkilerini gerçekçi bir temele oturtmak isterken
Nakliyecinin önemli sorunlarını paragraf başı olarak da olsa belirt­
meden geçmek kanımızca doğru olmayacaktır.
TAŞIYICI ~
İHRACATÇI
İfJŞKfLERİ
Başlangıçta da belirttiğimiz gibi ihracat diye
adlandırdığımız
ekonomik faaliyetin ana unsurlarının başında taşıma işlevi yer ol­
maktadır.
Malın dış pazara istenilen zamanda — güvenli — ekonomik
bir şekilde ulaşması ihracatçmın vazgeçemiyeceği başlıca unsurlar
olduğuna göre bunlann çözümünde hiç şüphe yoktur ki en önemli
faktör taşıyıcı ile ihracatçı orasmdo yakın ve sürekli bir işbirliğidir.
Bu işbirliğinin soğlam ve gerçekçi bir temele dayanması, her
şeyden evvel taraflorın, üretimle başlayıp satış ve teslimle sonuç[anan bir faaliyette bu faaliyete katılan her iş kolunun g ö r d ü ğ ü hiz­
metle orantılı bir kâr poyı oîmasınî olağan karşılaması ve kabulü
î!e mümkündür.
İhracatın gerçekleşmesinde nakliyecinin inkâr edilemez fonk­
siyonu, nakliyecinin cirosunda ihracatın vazgeçilemez yeri ve niha­
yet her iki sektörün çalışması ile ülke ekonomisine yaptıkları katkı,
bir takım yüzeysel anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp bu iki m.eslek
mensuplarının sağlam bir temele dayanan samimi, g e r ç e k ç i bir iş­
birliğine yönelmeleri zaruretini doğurmaktadır.
Her iki taraf do birbirierinin sorunlarını anlamaya ve çözümü
için asgari bir müşterekte buluşmaya bir verde mecburdurlar-
Zira Türk İhracotçısı bugün olduğu gibi yarın da dış pozariarû
ulaşım konusunda yanında Türk nakliyecisinin, bir güvence olorak
görmek durumundadır. Yabancı Nakliyeci ile yapılacak bir ihracatın
«dışa bağımlılığı» açıktır.
Hele ihracatçının neyi nereye koça sattığı gibi son derece gizli
kalması gerekli sırlarını paylaşon bir kaç merciden biri d u r u m u n ­
daki Nakliyecinin ihracatçı açısından önemini düşünürsek, sanırım
yukarıda kısaca değindiğimz problemleri nedeniyie belki bugün «en
ucuza» nazaran <Kbiraz pahalı» dahi olsa Türk Nakliyecisinin daima
tercih edilmesi gereği açık olarak kendini gösterecektir.
Kalite ve fiyat açısından ince eleyip sık dokumadığımız, sırf
döviz t a s a r r u f u , istihdam kabiliyeti kısaca ekonomiye katkısı nede­
niyle yıllardır ithalatı kapatarak desteklediğimiz, bir çok sanayi dalı
(ki bu dal/arm boşmdo Otomotiv Sanayi gelir) varken Ulaştırma k o ­
nusunda bu hoşgörü ve tercihi Türk Nakliyecisinden esirgemek için
hiçbir sebep görmemekteyiz.
İhracatımız yaygınlaşıp dolma daha büyük boyutlara ulaşma­
lıdır. Bunu temin için nasıl üretimi artırmak, maliyeti düşürmek, ka­
liteyi teşvik, kredi imkânlarını ihracata yönelik seferber etmek gibi
rasyono! bir seri tedbirier alıyor ve b u yolla dış pazardaki rekabet
imkânlarımızı artırmayı amaçlıyorsak, ihracatın temei öğesi N a k l i ­
yeye de aynı bakış açısından yaklaşmalıyız.
Burada büyük bir memnuniyetle belirtmeliyiz ki son 6 aydır İz­
lenen yol bu açıdan son derece isabetlidir. Yeni kredi ve teşvik uy­
gulamalarına, bürokratik bir takım engellemeleri önlemek suretiyle
bir takım atılımları da eklersek görülecektir ki Türk Nakliyecisi değil
Türkiye'de Avrupa'da do vazgeçilmez bir hüviyete çok kısa zaman­
da kavuşacaktır.
Nakliye hizmetinin de tıpkı diğer mal ve hizmetlerde olduğu
gibi arttıkça ucuzlaycoğı bir vakıa olduğuna göre her şeyden evvel
bir nakliyeci vasıtasının tekerieğini senenin 12 ayında dönmesini te­
min etmesi temel sorunudur. Halbuki bugünkü ihracatımızın
daha
ziyade belirii bir takım zirai ürünlere dayalı mevsimlik bir nitelik arz
etmesi,, söz gelimi Eylül — Aralık arasındaki taleple Ocak — Ağus­
tos arasındaki talebin arasındaki derin uçurum nakliyecinin ihra­
catçıya doha istikroriı ve daho ucuz hizmet üretmesini engelleyen
eh mühim faktördür. Nitekim 1980 ihracat sezonunda 20 Tonluk bir
araç için 290.000.— T L olan Mersin — Münih navlunu içinde bu­
lunduğumuz günlerde 190.000.— T L smo düşmüş yine de Türk nak­
liyecisi bugün bu fiyatla dahi taşıyacak ma! bulamamaktadır.
Bu
krizin yaşamak için kâr etmek zorundoki nakliyeciyi gerek kapa­
site gerekse fiyat açssmdon ihraç sezonuna ihracatçıyı t a m manaslyle tatmin edecek bir servisi hazırlamaktan alıkoyacağı doğaldır.
Ne yopmaiıdır? Arz—talepteki
denge bir türlü
kuruîamıyorso
bu soruna nasıl bir çözüm getirilmelidir.
İzninizle bu soruya önce ne yapılmomalıdır'ı vurgulamakla cevap
verelim:
Önce aranslon günde aranılan fiyattan vasıta bulunamadığı on
soruna çözüm getirici tedbirleri bir yana bırakıp Türk nakliyecisini
«tekel kurmak», «fahiş kâr talep etmek», «Türk İhracatını baltala­
makla» suçlonmamalî, soruna çözümsüzlük değil bir çözüm geti­
rilmeğe çalışılmalıdır. Mesela, ihracat sezonuna girmeden, ihracat­
çı teşekkülleri ile Nakliyeciler Derneği, neyin ne zaman, ne mik­
t a r d a , nerelere taşınacağını, gerekirse Ticaret ve Ulaştırma B a k a n ­
lığı denetiminde bir plâna bağlamaları ve bu toşımolann toban-tovan
fiyatını gerçekçi yaklaşımlarla saptamaları gerekir.
Geçmişte buna benzer bir tokım atılımlar olmuşsa do çeşitli ne­
denlerle bu kordinasyon özlenen bir düzeye ulaşamamıştır. Gerek
ihracatçı ve gerekse Nakliyecinin sorunlarına bu denli büyük bir
anlayışla yaklaşımların inkâr edilemez noktaya ulaştığı bu g ü n ­
lerde i h r a c a t ç ı — nakliyeci koordinasyonunun en azından
1981
İhracat Sezonunda gerçekleşmesini büyük bir içtenlik ve umutla
bekliyoruz.
Yukarıda değindiğimiz üst düzeyde ihracotçı-nakliyeci İşbirliği
aynı zamanda en küçük birimlerde yani ihracatçı firma - nakliyeci
firma arasında do karşılıklı iyi niyet esasına dayalı olarak kesinti­
siz yürütülmelidir. Bugünkü şikâyetlerin önde gelen sebebi kanı­
mızca birçok ihracatçı ve nakliyecinin devamlılık arzeden bir ilişki
yerine «spot piyasa» takipleridir. İhracatçı ölü sezonda «en ucuz»
herhangi bir nakliyeci aramakta, ful sezonda ise bu seçtiği t i p nak­
liyeci doğal olarak «en fazla navlun verecek herhangi bir ihracatçı»
aramak durumunda kaldığında güç d u r u m a düşmekte ve böylelikle
sorun çözümsüzlüğe mahkûm olmaktadır.
Gerek ihracotçı gerekse nakliyeci ticaret yapmakta yani «kâr»
amaçlomokta olduklarına g ö r e her İki tarofm do günlijk spot piyasa
kârlarmdansa uzun süreli ve istikrarii bîr kor politikası gütmeleri
ve bu doğrultuda köklü, ,güvenli ve uzun süreli ilişkileri tercih e t ­
meleri esas olmolıdır. Geçtiğimiz yıl özellikle İran - Irak Savaşının ilk
aylonndo akreditifin yonmamasi için 2 0 0 0 0 0 . — T L s ı yerine 300.000
T L ödemek zorunda kolon ihracotçılanmız çok oldu. Haklı olarak
şikâyet elllier- Buniaro karşın bir kısım ihrocatçıiar büyük tonojlardoki ihracatlarını savaş sırasında hiçbir ilâve navlun ödemeden v e
aksatmaksızın Orta Doğu ve İran Pazarına ulaştırdılar. Zira onların
nakliye politikası günlük değil yıllık hotto daha uzun süreli bakış
açısı esasına dayanıyordu.
Esasen yaş sebze ve meyve dışındaki ihracatta ihracatçının
maiınm maliyeti yanında navlunu da hiç olmazsa 3 ilâ 6 aylık bir
süre Için hesaplayabilmesi dış pazardaki yeri açısından son dere­
ce önemli iken Nakliyeci ile savunduğumuz türde uzun süreli bir
İlişki tesisinde mutlak bir zaruret yok mudur?
Değerii
Üyeler,-
Ülkemiz çıkariarı açısmdon hayati önemdeki ihracat k o n u s u n ­
da, sektör olarak her ikisnin de mazisi henüz yeni sayılabilecek i h ­
racatçı - noklîyeci ifişkiieri, bu ilişkideki aksaklıklar ve bunların ç ö ­
zümü konusunda söylenecek çok şey var. Ben bu kısa süre içerisin­
de sizlere Türk Nakliyeciliğini bugünkü durumu ile tanıtmaya ve
Nakliyeci — İhrocotçı işbirliğinde dikkat edilmesi gereken bir k o ç
noktayı izaha çalıştım. Tekrar vurgulamak istediğim en önemli h u ­
sus ş u olacaktır:
«Türk Nakliyecisi t ü m güçlüklere karşın çok kısa zamanda b ü ­
yük hamleler yapmış ve bugün Türkiye karayolu ithalâtının % 70"'ml ihroGGtçmın ise % 95'lni karşılar duruma gelmiştir. İthalât ve ihra­
catın yanında Türk limanlan üzerinden 1980 yılında iki milyon t o n
transit molı Orta Doğu ve İran'a taşımış ve ülkemize büyük ö l ç ü d e
döviz kozanc! soğfomışîır Bugün tenkide uğrarken Avrupa'nın en
büyük en modern filolorıyla mukayese
edilmemiz kısa z a m a n d a
ulaştığımız başarının en canlı misalidir. Bir <(CMR» sigorta güven­
cesi henüz sağlanamamış, bir aracını Avrupa'ya sefere çıkarabil­
mek için 42 ayrı formaliteyi tamamlaması gereken, yedek parçası,
ekipman sorunu çözülmemiş bir iş kolunun bugünkü hali hepimiz
için sevindirici olmalıdır. Eksiklerimiz, yanlışlarımız, yapmamız ya
da yapmamamız gerekenler vardır. Bunun bilincindeyiz- Azimliyiz,
Hele Hükümetimizin son yaklaşımları ile son derece mutluyuz- Prob­
lemlerimizi en kısa zamanda yeneceğiz. Sizden bu yolda hoş görü
ve yardım bekliyoruz. Mensubu olduğumuz U N . D . adına nakliye ko­
nusundaki t ü m güçlüklerinizi bize iletmenizi,
sizlere her konuda
Derneğimizin yardımcı olacağından emin olmanızı rica ederim. Zira
b a ş t a da belirttiğimiz gibi problem hepimizindir. Çözümünden he­
pimiz ve Ülkemiz yararlanacaktır.
Dinlemek lütfunda bulunduğunuz için teşekkür
şahsım ve U.ND. adına saygıyla selâmlarım.
eder,
hepinizi
Download

iHRACAT SEMiNERi