Ender Yorgancılar:
Devlet memurluğu
out girişimcilik in
15 Mayıs 2014 Perşembe
SAYI 21
EGE Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Başkanı Ender
Yorgancılar, üniversiteli gençlere ‘girişimcilik çağrısında bulundu. Eskiden “parası garanti” diyerek
devlet memurluğu ve askerliğin geçerli meslekler
olduğunu belirten Yorgancılar, “Oysa şimdi devlet
memurluğu, askerlik sizin deyiminizle out, girişimcilik in. Ülkemizin büyümesi ve refahı için girişimci
gençlerin artması gerek” dedi.
>>08
Bayraklı için
çalışmaya devam
25 Kr. (KDV DAHİL)
BAYRAKLI Belediye Başkanı Karabağ, belediyenin kurumsallaşma çalışmalarının yeni
dönemde de devam edeceğini belirtti.
>> 05
Haftalık
Siyasi
Gazeteniz
“İzmir’den
elinizi çekin”
www.6n1k.com.tr
TÜRKİYE YASTA
Türkiye, tarihindeki en büyük maden facialarından biriyle yüz yüze...
Ölü sayısı 245’e yükseldi. Umutlar hızla tükenirken bekleyiş devam ediyor
İZMIR Büyükşehir Belediye
Başkanı Aziz
Kocaoğlu,
yerel seçimlerin ardından
kapatılan Özel
İdare mallarının paylaşımı
konusunda
yaşanan krize
ilişkin önemli
açıklamalarda
bulundu
>>05
Hayvancılıkta
dev buluşma
İZMİR gelişen Türk hayvancılığını taçlandıracak dev bir fuar organizasyonunda
sektörün önde gelen firmaları ve üreticiyi bir
araya getirmeye hazırlanıyor. >> 08
Biz kirletmezsek
temizlenecek
Kurtulduğuna sevinemedi
MANİSA’nın Soma İlçesi’nde dün
öğleden sonra trafo patlamasıyla cehenneme dönen kömür ocağından
kurtarma ekipleri aralıksız çalışırken, 6 işçi faciadan 18 saat sonra sağ
çıkarıldı. Faciada şehit olan 205 madencinin cansız bedeninin çıkarıldığı
kömür ocağında, yangın nedeniyle
ara verilen kurtarma çalışmaları bu
sabaha karşı yeniden hızlandı.
Saat 09.00 sıralarında kurtarma
ekipleri cehenneme dönen ocaktan
6 madenciyi sağ çıkarmayı başardı.
Patlamadan 18 sonra ölüm ocağından gün yüzüne çıkarılan bu
madenciler hemen ambulanslarla
hastaneye sevk edildi.
>> 06
Soma için
TEK YÜREK
Yırtık çoraplı kahramanlara veda
TÜRKİYE’yi yasa boğan Manisa’nın
Soma İlçesi’ndeki maden ocağındaki
faciada yaşamlarını yitiren ve otopsileri tamamlanan maden işçileri için
Manisa’nın ilçeleri ve köylerinden
kamyonlarla tabut toplandı. Büyük
kentlerden gönderilen adli tıp uzmanları cesetleri çıkarılan işçilerin otop-
silerini kısa sürede tamamlamaya
çalışırken, savcılar da kimlik tespitini
yaptı. Ölen madencilerden işlemleri
bitenlerin cenazeleri yakınlarına
teslim ediliyor. Binlerce kişi yakınlarından gelecek umutlu haberi ve
cenazesinin bulunmasını beklerken,
gözyaşları dinmedi.
>> 06
BALÇOVA’da çevre gönüllüleri İnciraltı’nda
sualtı ve kıyı temizliği yaptı. Yapılan temizlik
bir daha gösterdi ki doğa kendini korumak
için mücadele ederken İnsanlar sadece
kirletiyor.
>> 05
Küçüklerin
büyük projeleri
Tüm Türkiye’de Manisa’nın Soma İlçesi’ndeki facia ile
sonuçlanan maden kazasının ardından siyasi parti,
sendika ve sivil toplum kuruluşu üyeleri bir araya geldi.
Kutlama ve açılışlar
İYTEV Yücel Tonguç Koleji bünyesinde her
yıl düzenlenen 6. Proje Şenliği, bu yıl da
birinden renkli görüntülere sahne olurken,
öğrenciler hazırladıkları 98 proje ile kıyasıya
yarıştı.
>> 03
iptal edildi
İzmir Metrosu’nda
‘Kalpler Soma’da’
TÜRKIYE’nin her yerinde Soma’daki maden faciasının acısını yaşanırken, İzmir metrosunda trenlerin
gidiş yönünü gösteren yolcu
bilgilendirme panosuna ‘Kalpler
Soma’da’ yazıldı.
>>07
TÜM Türkiye’de yaşanan facia
nedeniyle beledilerin her türlü
açılış ve kutlama programlarını
3 gün boyunca iptal edildi. 07
Tüm bayraklar
yarıya indirildi
‘MILLI Yas’ ilan edildiğinin
açıklanmasının ardından Suriye
sınırındaki Kilis’te bayraklar
yarıya indirildi.
>> 07
İzmirli Başkanlar
ekipleriyle Soma’da
İZMİR Büyükşehir Belediye Başkanı
Aziz Kocaoğlu ve diğer ilçe belediye başkanları sabah saatlerinde
Soma’ya gitti. Soma’ya Kocaoğlu
ile birlikte Konak Belediye Başkanı
Sema Pektaş, Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila, Bayraklı Belediye
Başkanı Hasan karabağ, Foça Bele-
diye Başkanı Gökhan Demirağ, Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin
Selvitopu, Buca Belediye Başkanı
Levent Piriştina, Karaburun Belediye Başkanı Ahmet Çakır ile İzmir
Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği
Başkanı Zekeriya Mutlu’da gitti.
>> 06
Un fabrikasıydı,
kolej oluyor
İZMIR Büyükşehir Belediyesi, kentin tarihine
tanıklık eden eski Un Fabrikası’na yeniden
hayat veriyor. Tarihi yapı, Kent Koleji’ne
dönüştürülerek İzmir’deki kalifiye insan kaynağının artırılması çalışmalarına evsahipliği
yapacak. Projeye İZKA da destek veriyor.
>> 04
02
15 Mayıs 2014 Perşembe MAGAZİN
Parlak bir moda kariyeri yanınızda
KAPSAMLI bir moda tasarımı eğitimi almak ve moda alanında parlak bir kariyer hedefleyenler için; bugünün ve geleceğin moda platformu İstanbul Moda Akademisi’nin tanıtım gezisi başlıyor. 21 Mayıs
– 7 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek tanıtım etkinliklerinin
durakları sırasıyla, İzmir, Antalya, Adana, Ankara ve Bursa olacak.
Etkinliğin ilk saatinde İMA’nın tüm eğitim programları tanıtılırken
devamında katılımcıların yaratıcılıkları ile becerilerini sınayabilecekleri bir workshop’la moda tasarımını deneyimleme fırsatı sunulacak.
İstanbul Moda Akademisi sizi kariyer hedeflerine doğru bir adım
atmak isteyenler için kaçırılmayacak bu fırsatı değerlendirmeye
çağırıyor...
Bu grup BM gibi...
Almanya doğumlu Mert Özgüven, farklı ülkelerden bir araya gelen müzik grubu ile beğeni
topluyor. Grubun çıkarttığı ilk single, senfonik rock tarzındaki ‘Yanıma Gel’ oldu.
Mert Özgüven
Türk Vokalist
ve Aranjör
Başkan Kayalı’dan
ZEYBEK ŞOV
Kuşadası Belediye Başkanı Özer Kayalı, Bozdoğanlılar Bahar Şenliği’ne katıldı. Başkan Kayalı
keyifli anların yaşandığı şenlikte zeybek şov yaptı.
KUŞADASI Nalkıran mevkiindeki piknik alanında gerçekleşen Bozdoğanlılar Bahar Şenliği’ne Kuşadası Belediye
Başkanı Özer Kayalı, eşi Nil Kayalı ile birlikte katıldı. Bozdoğanlılar’ın yoğun ilgi gösterdiği şenliğe Bozdoğan Belediye
Başkanı Selim Tümer Apaydın da katıldı. Başkan Kayalı
vatandaşlarla tek tek selamlaşarak sohbet etti.
Casper Ivel - Kanadalı Piyanist
Slawek Semeniuk - Polonyalı Bass Gitarist
K
anada, Danimarka, Belçika, Almanya,
Polonya, Lüksemburg, Japonya gibi farklı
ülkelerde yaşayan grup üyeleri, Almanya’da
toplanarak, müzik çalışmaları yapıyor. Grup, ilk
single çalışmasını ise Mert Özgüven’in yazdığı
‘Yanıma Gel’ ile yaptı.
Mert Özgüven, herhangi bir planlarının
olmadığını, her şeyin kendiliğinden geliştiğini belirterek, “Gittiğim tüm ülkelerde müzikle uğraşan
arkadaşlarım vardı. Müzikle ilgili sürekli birbirimizle görüşüyorduk. Onlara bir grup kurmak
istediğimi söyledim, kabul ettiler. 2009 yılından
beri birlikte çalışıyoruz. Farklı ülkelerde olsak da
Almanya’da bir arkadaşımızın evini stüdyo haline
getirdik ve orada buluşup çalışıyoruz. Grubun
pianist ve aranjörü Canadalı Casper Ivel, bas
Polonyalı Slawek Semeniuk, gitarist Almanyalı
Gerry Reynders - Belçikalı Baterist
Stefan Göbel - Alman Gitarist
Stefan Göbel, bateristi Belçikalı Gerry Reynders
ve keman Japon Mayumi Hirasaki Japonya’da
bulunan kız arkadaşımız Mayumi sürekli bir araya
gelemiyoruz. Bu yüzden internet üzerinden görüşüyor ve çalışıyoruz” dedi.
Müzik çalışmalarına hız kesmeden devam
eden Özgüven ve arkadaşları, sayısız şarkıya
imza atarken, yurtdışında çok büyük bir dinleyici
kitlesine ulaştı, Hedeflerinin 3 dilde (İspanyolca,
İngilizce ve Almanca) single çıkarmak olduğunu
söyleyen Özgüven, “İlk single çalışmamızın Türkçe
olması benim için çok önemliydi. Bu şarkının
sözlerini trenle Santiago de Compostela’dan
Madrid’e giderken yazmıştım. Şu an ‘Yanıma Gel’
ile Türk dinleyicilerimize ulaşmak istiyoruz ve
bu konuda çalışmalarımız devam ediyor” diye
konuştu.
Athena’nın enerjisi İzmir’i ısıttı
Bahar Şenliği kapsamında İzmir Üniversitesi
öğrencileri için sahneye çıkan Athena, eski
ve yeni şarkıları ile eğlence dolu bir akşam
yaşattı.
İZMIR Üniversitesi öğrencileri bahar şenliklerinde yılın bütün yorgunluğunu eğlenerek attı. Sensiz Ölümdür Aşk kitabı yazarlarını imza
gününde ağırlayan öğrenciler, sportif turnuvalar ve yarışmalarla Ege
Park Balçova’da tam bir şenlik havası estirdi. İzmir Üniversitesi bahar
şenliğinin kapanışını gerçekleştiren Athena ise şarkıları ile İzmir’e yazı
getirdi. Holigan, Skalonga, Öpücük, Serseri Mayın gibi sevilen şarkılarınıİzmir Üniversitesi öğrencileri ve İzmirlilerin dinlemeye doyamadıkları
Athena, yoğun istek üzerine Arsız Gönül, Dilek Taşı, Ben Böyleyim’i
birdaha söylemek üzere sahneye yeniden çıktı.Konser sonunda Rektör
Prof. Dr. Kayhan Erciyeş teşekkür plaketini grup adına solist Gökhan’a
takdim etti.
İzmir Üniversitesi bahar şenliği bu yıl, geliri Ulusal Down Sendromu
Derneği’ne bağışlanacak olan Sensiz Ölümdür Aşk kitabı yazarları Gökmen Küçüktaşdemir, Güneş Saraçoğlu, Hakan Asılkefeli, Didem Baydar,
Emre Akdemir ve Ece Tüzün’ün imza günü ile başladı. Aynı zamanda
yazarlar arasında bulunan ve kitabın ismi ile piyasaya bir albüm çıkaracak olan sanatçı Hakan Asılkefeli de öğrencilere kısa bir konser verdi.
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Ege
Üniversitesi müzik ve dans grupları da şenliklere konuk olurken İzmir
Üniversitesi müzik ve dans grupları ile şenliklerin değişmez müzik grubu Kör Nokta yine sevilen şarkıları ile öğrencilere keyifli saatler yaşattı.
Yabancı Dillek Yüksekokulu’nda eğitim verilen diller için kurulan ülke
stantlarında farklı lezzetleri tadan öğrenciler, canlı langırtta ter attı.
BOZDOĞANLILARLA ÖNCE SELFIE ÇEKİLDİ
Bozdoğanlı gençlerin selfie çekilme isteğini reddetmeyen Kuşadası Belediye Başkanı Özer Kayalı, eşi Nil Kayalı ile
birlikte selfie pozu verdi. Keyifli anların yaşandığı şenlikte
oyunlar oynandı, halaylar çekildi. Başkan Kayalı şenlikte
yoğun istek üzerine Bozdoğanlı vatandaşlarla zeybek şov
yaptı.
Engelliler
Köyü’nde
Ersin konseri
DÜNYACA ünlü sanatçı artık
gelenekselleşen, her sene 10
mayıs Kusadası Engelliler
Koyu konserini gerçekleştirdi.
Dünya İyi Niyet Elcisi ,Ekselans ve Türkiyenin Elmas
cocugu olarak dünyada anılan uluslararası ses sanatçısı,
Sahneye biyografisi ve dünyada aldığı büyük başarıları
sunucu tarafından okunarak
davet edilirken Ersin Faikzade’ye Kusadası Kaymakamı
Muammer Aksoy tarafından Onur ve Basarı plaketi
sunuldu.
GÜNCEL
İsviçre’de
Türk Sanat
Müziği
Enstitüsü
İSVIÇRE’NIN kuzeyinde Zürich şehrine yakın Martplatz 19 Effretikon ilçesinde 9 ay önce kurulan Türk Sanat Müziği Enstitüsü kısa
sürede 40 kişilik bir kadroya ulaşarak büyük bir başarıya imza attı.
Mert Özkan başkanlığında kurulan enstitü, 1940’lı yıllarda
oluşmuş öğren, uygula, öğret mantığı ile kurulan Köy Enstitülerinden esinlenerek, Türk Sanat Müziğini yaşatıp İsviçrelilere sevdirmeyi amaçlamakta. Koro şefliğini ve eğitmenliğini sanatçı Funda
Öztürk’ün ile Avşar Timuroğlu’nun yaptığı enstitü, bugüne kadar
2 konser verdi.
Enstitü, önümüzdeki aylarda 3. konserini vermek için çalışmalarına devam ediyor.
Türk sanat müziğini seven, şarkı söylemek isteyen herkese
kapılarının açık olduğunu belirten Enstitü Başkanı Mert Özkan, bu
oluşuma katılmak isteyen tüm soydaşlarımızın Facebook sayfalarından kendileri ile irtibata geçebileceklerini belirtti.
Avrupa’da Türk sanat müziğimizi yaşatıp, Avrupalıya tanıtıp
sevdiren bu değerli oluşum Türkiye’nin Avrupa’daki yıldızları
olmayı hak etmektedir.
140 yıllık
mirasa sahip
çıktı
1875 yılında inşa edilen,
2010 yılında Bergama
Belediyesi’nce İl Özel İdaresi’nden katkı payı alınarak
restorasyonu yapılan Yabets
Sinagogu törenle açıldı.
Açılış töreni öncesinde
yemekte bir araya gelen konuklar, Kızılavlu’yu ziyaret
ettiler. Bergama Belediyesi
Unesco Dünya Mirası Alan
Yönetim Birimi’nde görev
yapan arkeolog Bülent Türkmen eşliğinde Kızılavlu’yu
gezen ziyaretçiler, daha sonra açılışın yapılacağı Yabets
Sinagogu’na geldiler.
Açılışın ardından konuşma yapan Bergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç
“Bergama’da yaşayan
Musevi vatandaşı yok ama
onların derin hatıraları hala
burada. Bergama Belediyesi
olarak bu restorasyon çalışmasını yaparken bu kentte
yaşayan, bu kentin suyunu
içen, bu kentin havasını
koklayan tüm Yahudi cemaatinin anısına bu çalışmayı
gerçekleştirdik. “ dedi
Kalpten adımlar
Ege Üniversitesi “Engelliler Haftası” Ege Üniversitesi Atatürk Sağlık Hizmetleri
Meslek Yüksekokulu, Engelli Bakımı Ve Rehabilitasyon Programı, Çocuk Gelişimi Programı, Engelsiz Ege Birimi, Ege Üniversitesi Engelli Çocuk Parkı Uygulama Merkezi ve Ege Artı Özel Eğitim Ve Rehabilitasyon Merkezi işbirliği ile Prof.
Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezinde düzenlendi.
E
tkinlikte Ege Üniversitesi Engelli Çocuklar Rehabilitasyon ve Eğitim Parkı, Atatürk Sağlık Hizmetleri
Meslek Yüksekokulu Engelli Bakım ve Rehabilitasyon Programı ve Çocuk Gelişimi Programı öğrencileri
birlikte sanat çalışmaları sergiledi.
Engelli bireylerin yaşama karşı çok duyarlı oldukları etkinlikte Moda Tasarımcısı Büşra Ösen Mesudiyeli
Engelli çocukların doğaya olan duyarlılığından etkilenerek “Geri Dönüşüm” temalı tasarımlar hazırladı.
Sahneye çıkan engelliler, Halk Dansları Gösterisi, Solo Şarkı Etkinliği, Latin Dansları Gösterisi, Step
Gösterisi ve koro eşliğinde müzik etkinliği ile gösteriler
sergiledi. Modacı Büşra Esen Mesudiyeli’nin tasarladığı kıyafetler “Kalpten Adımlar Defilesi” ile görücüye
çıktı. Sosyal mesajların verildiği ve geri dönüşüme
dikkat çekildiği defile salondaki izleyiciler ve engelli
ailelerinden büyük alkış aldı. Etkinliklere öğrenciler ve
engellilerin aileleri büyük ilgi gösterdi.
15 Mayıs 2014 Perşembe
03
İyi bir gazeteci
olmak istiyorsanız…
Meslek hayatımda geride bıraktığım yıllar gösterdi ki, hassas bir dengeler
bütünüdür gazetecilik. Önünüze hassas
bir terazi koyarlar ve “iyi gazeteci olmak
istiyorsan kefeleri her zaman eşit seviyede
tut, bir tarafı alçaltma, bir tarafı yükseltme” derler. Bilim, evrenin hassas dengesini örneklerken der ki “Atmosferdeki
havanın solunabilmesi için belli bir basınçta, akışkanlıkta ve yoğunlukta olması
lazımdır. Yoğunluk ve akışkanlıktaki ufak
bir değişiklik nefes almayı imkansızlaştırır.”
Bu korunması gereken mükemmel
dengeleri yönüyle gazetecilik mesleğini
evrene benzetenlerdenim. Çünkü yazacağınız ya da görmezden geleceğiniz tek bir
kelime tüm mesleki dengenizi bozar ve
“gazetecilik” yapmanızı imkansızlaştırır.
6N1K olarak kefeleri aynı seviyede
tutmanın “herkese eşit mesafede durmaktan” geçtiğine inanıyoruz. Biliyorsunuz ki
www.6n1k.com.tr’den sonra geçen hafta
Gazete 6N1K ile karşınıza çıktık. Gazetemizin ikinci sayısını hazırlarken, büyük bir
heyecanla çalışan ekibimizi bir kere daha
gözlemleme imkanı buldum.Tıpkı internet
adresimizde olduğu gibi gazetemizde de
önceliklerimizden birinin “herkese eşit
mesafede durmak” olduğunu gördüğümü
büyük bir gururla paylaşıyorum. Ne bir
adım yakın, ne bir adım uzak. İlk yazımda
önceliklerimizden az çok bahsetmiştim.
Ama “eşit mesafe” tutumumuzu başlı
başına bir yazı konusu seçerek kendimizi
daha iyi anlatmaya karar verdim. “Haber‘siz’siniz 35” diyerek insanı haberin
odağına yerleştiren bir aile olarak, sizden
isteğimiz haberlerimizi okurken herhangi
bir kurum, kuruluş ya da kişiye yakınlık
ya da uzaklık gibi bir derdimiz olmadığını
bilmeniz. Bizi takip etmeye devam ettikçe,
bunu daha iyi göreceğinize inancımız tam.
İLGİNİZ HEYECANLANDIRDI
Önce www.6n1k.com.tr, sonra Gazete 6N1K, İzmir’de haberciliğe yeni bir
soluk oldu. Ajansların haberlerini en hızlı
şekilde okuyucularıyla paylaşan 6N1K
ailesi, muhabir ve kameramanlarıyla da “iyi” gazetecilik çabasını
sürdürüyor. Hem internet adresimize, hem de gazetemize
olan ilgi bize doğru yolda
olduğumuzu gösterdi. Bizi
heyecanlandıran ilginizle
yolumuza devam edeceğiz.
Sevgi ve saygılarımızla...
Muammer Başkan
Küçüklerin Büyük Projeleri
İYTEV Yücel Tonguç Koleji bünyesinde her yıl
düzenlenen 6. Proje Şenliği, bu yıl da birinden
renkli görüntülere sahne olurken, öğrenciler
hazırladıkları 98 proje ile kıyasıya yarıştı.
İYTEV Yücel Tonguç Koleji bünyesinde anasınıfından 8. sınıfa kadar toplam 204 öğrencinin katıldığı yarışma, şenlik havasında geçti.
Beyin fırtınası yapan öğrenciler, 98 önemli
projeyi, alanlarında uzman kişilerden oluşan
jüriye sundu. Dokuz Eylül Üniversitesi ve İzmir
Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nden gelen jüri üyeleri, projeleri değerlendirdi. Beş grupta yarışan
öğrencilerin heyecanları gözlerden kaçmadı.
Etkinlik hakkında bilgi veren Okul Müdürü
Ülkü Güreşçi, “Öğrencilerimizin gizli kalmış
yeteneklerini desteklemek amacıyla gerçekleştirdiğimiz 6. Proje Şenliğimizi, okul kampüsümüzde başarı ile sergiledik. Öğrencilerimize
proje yaptırmadaki amacımız, bilimsel düşünce, yöntem ve tekniklerin kullanılmasıyla
gerekli bilgi ve becerileri kazandırmaktır. Bu
tarz çalışmalar eğitim öğretimin alt yapısını
oluşturan önemli bir basamaktır. 6. Proje Şenliğimizde, öğrencilerimiz beş grupta yarışarak,
gün sonunda madalyalarını kazandılar. Öğrencilerimizin gelişimine katkı sağlayan, bizleri
böyle bir günde yalnız bırakmayan değerli
jüri üyelerine, İYTEV Yücel Tonguç ailesi olarak
teşekkür ederiz” dedi.
Jürinin değerlendirmesi sonucunda;
4. Sınıflarda Atahan Çakmak, Selin Çağlar
ve Arda Özgöz’ün “Kayıp Kıta Mu” çalışmaları
ile Doğaç Ege Doğan, Engin Kahyaoğlu ve
Kayra Uluhan;
5. Sınıflarda Deniz Timurtürkan, Canberk
Demir “Ödüllü Pil Toplama Makinası”
6. Sınıflarda Umut Berkay Polat “Geometrik
Zekalı Duvar Saati” ile Aybala Nisa Kesici “Uzayın Kapısı Var mı?”
7. Sınıflarda Nazlı Deniz Meriç ve Beril Diner
“Paramatik”
8. Sınıflarda Ali Asrın Zeytin ve Ahmet Enis
Işık “Dikdörtgenlerimin İçindeki Pi” ile gruplarında birinci oldular.
Proje ve hizmetlerde herkes söz sahibi
BORNOVA Belediye Başkanı Olgun Atila, rutin
hale getirdiği mahalle ziyaretlerini Mevlana
Mahallesi ile sürdürdü. İlk olarak kadın ve
çocuklarla bir araya gelen Atila, uygulanacak
proje ve hizmetler hakkında onların görüşlerini aldı. Atila ‘ortak akıl’
söylemini asla lafta bırakmayacaklarını belirterek,
“Vatandaşlarımız bizden
parklarla ilgili istekte
bulundu. Mahallelerdeki
parkları tüm vatandaşların
birlikte yararlanabileceği
sosyal alanlar haline getireceğiz” dedi.
Bornova Belediye
Başkanı Olgun Atila,
‘Ortak Akıl’ ilkesi ile çıktığı
hizmet yolunda bu kez
Mevlana Mahallesi’ndeydi.
Başkan Atila, ilk olarak
Bornova Belediyesi Mevlana Toplum ve Bilim
Merkezi’nde mahalleli kadın ve çocuklarla bir
araya geldi; sorunlarını ve taleplerini dinledi.
Çocuklara kitap hediye eden Atila, ‘‘Kadınlar ve
geleceğimiz olan çocuklarımızı özel bir yerde
tutmamız gerekiyor” dedi.
Mevlana Toplum ve Bilim
Merkezi’nin ardından sokakları ve parkları gezen Başkan
Atila, eksikleri tespit edip
yapılması gerekenleri ve
vatandaşların isteklerini tek
tek not aldı.
Mevlana Mahallesi sakinlerinin, özellikle de kadınların
en büyük isteğinin ailece zaman geçirebilecekleri alanlar
olduğunu ifade eden Başkan
Atila, ‘‘Bu bölge ve çevresinde
daha çok göçle gelen vatandaşlarımız oturuyor.” dedi.
“80 milyonluk bir ülke AB için risk”
İZMIR Kâtip Çelebi Üniversitesi Avrupa Birliği Araştırma
ve Uygulama Merkezi, 9 Mayıs Avrupa Günü dolayısıyla
“Değişen ve Genişleyen Avrupa Birliği” konulu bir etkinlik
düzenledi.
Konferans ve lisansüstü öğrenci forumu olmak üzere
iki oturumda gerçekleştirilen programın onur konuğu
Türkiye Cumhuriyeti Zagreb Büyükelçisi Burak Özügergin oldu.
Sabah oturumu İKÇÜ Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektör
Yardımcısı Prof.Dr. İbrahim Attila Acar, Kuzey Kıbrıs
Türkiye Cumhuriyeti İzmir Konsolosu Uğur Umar, şehir
protokolünden misafirler, akademik ve idari personel ile
öğrenciler katıldı.
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan İKÇÜ Rektör
Yardımcısı Prof.Dr. İbrahim Attila Acar, Avrupa Birliği sürecinin Elli Beş yıldır devam edilen bir yolculuk olduğunu;
bugün hem geçmişi görmek, hem bugünü anlamak,
hem de gelecekte neler yapılabileceği konusunda
yeni fikirler oluşturabilmek adına böyle bir toplantının
organize edildiğini belirtti. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi
“Çelebi Avrupa Birliği Araştırmaları Merkezi’nin, böyle bir
toplantıya öncülük yaptığı için teşekkür etti.
Açılış konuşmasının ardından kürsüye çıkan Türkiye Cumhuriyeti Zagreb Büyükelçisi Burak Özügergin,
Hırvatistan’ın AB süreci ile ilgili gözlemlerini katılımcılara
aktaran bir konuşma gerçekleştirdi.
Türkiye’nin AB yolculuğunda öncü bir dış politikaya
sahip olması gerektiğini belirten Özügergin, bu süreçte
ülkenin kendi uzmanlarını yetiştirmesi gerektiğini ifade
etti ve: “Türkiye’nin dış politikası, başkalarına bakıp
pozisyon almak yerine, başkalarının bize bakmasını
sağlamamız gerek. AB’nin kendine, içerisinde Türkiye’yi
de içerecek bir gelecek çizmesini sağlamalıyız” şeklinde
konuştu.
AB’ye hazırlık sürecinde sosyal anlamda toplumun
değişimlere hazırlanması gerektiğine de değinen Özü-
gergin, yaşanacak değişimlere adaptasyonun mümkün
olan en sorunsuz şekilde sağlanmasının önemli olduğunu, toplumda “sosyal türbülansa” neden olmayacak bir
AB duyarlılığı oluşturulması gerektiğine değindi.
Son yıllarda oluşan Türkiye-AB ilişkilerinin zayıfladığı
yönündeki algının doğru olmadığını söyleyen Özügergin’e göre bu durumun temelinde AB’nin zayıflamış
olması yatıyor. “Ancak AB’nin zayıf değil kuvvetli olması
lazım. Bize güçlü bir AB gerekli, güçlü bir AB her zaman
Türkiye’nin faydasına olacaktır” vurgusu yaptı.
“80 MILYONLUK BIR ÜLKE AB IÇIN RISK”
AB’ye üyelik sürecinde Hırvatistan ve Türkiye arasında farklılıklar bulunduğunu hatırlatan Özügergin’e göre
bu farklılıklar AB açısından son derece önemli. “Hırvatistan’ın üyeliğinin AB’ye nüfus olarak etkisi yüzde 0.2,
yüz ölçümü olarak ise yüzde 2” diyen Özügergin: geçmiş
birikimi, sosyal ve siyasal yapısıyla Türkiye, bu anlamda
Hırvatistan ile bir olmaz. 75-80 milyonluk bir ülke AB için
risk” şeklinde konuştu.
Bazı düşüncelerin aksine AB üyesi bir Türkiye için
kültürel açıdan problem olmadığını savunan Özügergin,
siyasi kültürün çatışmacı olmadığını, ülkede siyasilerin
AB konusunda hemfikir olduğunu sözlerine ekledi.
Özügergin’in konuşmasının ardından geçilen ilk oturumda İKÇÜ AB Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü
Doç.Dr.Kerem Batır’ın “Türkiye’nin AB’ye katılım süreci”,
Hırvatistan Uluslar Arası İlişkiler ve Gelişim Enstitüsü’nden Dr.Senada Selo Sabic’in “Hırvatistan’ın AB’ye Katılım
Süreci ve Türkiye İçin Öneriler” ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Yrd.Doç.Dr.Alper Arısoy’un “Güneydoğu Avrupa’da Balkanlaşma ve Bütünleşme Dinamikleri” konulu
sunumları gerçekleştirildi.
İkinci oturumda ise Hırvatistan Uluslararası İlişkiler ve
Gelişim Enstitüsü’nden Dr.Senada Selo Sabic’in moderatörlüğünde Lisansüstü Öğrenci Forumu gerçekleştirildi.
04
15 Mayıs 2014 Perşembe Bornova’da
İzmir Kültür
Gezileri
İzmir’de kültür-tarih gezileri
düzenleyerek, kentin gizli kalmış
kimliğini halka tanıtmak için epey
caba harcadık. İlk kültür gezilerini
1980’lerde başlattım. Yıllarca hiçbir ücret al-madan sayısız derneği,
okulu, vakfı kentin tarihi yerlerinde
gezdirerek, çene patlatıp, yorgun
argın eve döndüğümden çok mutluyum, şimdi birçok rehber ve acente
bunları paralı yapıyor. Düşünüyorum
da, insan İzmir’i, şehir halkına tanıtıp,
sonra da para ister mi?..
İzmir sevgisi, parayla ölçülür
mü?..
Grupları gezdirirken, elime bir
şemsiye veya baston alır, havaya kaldırır, beni takip edin, derdim, özellikle Kemeraltı kalabalığı içinde epey
işe yarardı. Nitelikli, öğrenmeye
gelmiş, not tutan, soru soran kafile
mensuplarına bayılırım, çantasının içi
tıkış tıkış yiyecek dolu, ben konuşurken ikide bir pepsi kutusunun kapağını fıstt diye açıp, gözümün önünde
börek, çörek, yaprak sarma dolması
tıkınan kadınlara çok kızardım, gezi
beleş diye otobüse doluşurlardı,
nerden haber alırlar, birbirlerine acilen haber verip nasıl organize olurlar
hayret ederdim.
Bazı tur güzergahları tespit
etmiştim:
Antik Çağ Turu, İslam Eserleri
Turu, Atatürk Turu, Hristiyan Kültürü
ve Kiliseler Turu, Musevi Kültürü ve
Sina¬goglar Turu, Kemeraltı Turu,
Sanat Galerileri ve Müzeler Turu,
Alsancak Turu, Buca Turu, Bornova
Turu, Karşıyaka Turu..
Bu turların hepsini defalarca
yaptım. Bir de Genel İzmir Tarih
Turu’m vardı. Her kategoriden birkaç
mekan tespit edip, gün boyu kenti
gezdiriyordum. Şöyle bir güzergahı
vardı:Kadifekale’den başlangıç, Agora, İzmir Arkeoloji Müzesi, Karataş
Beth İsrael Sinagogu, Dario Moreno
Sokağı ve Asansör, Yaşar Aksoy
Parkı, Konak Saat Kulesi, İlk Kurşun
Anıtı, Hükümet Konağı, Meserret
Kahvesi, Kemeraltı Camileri ve Sinagogları, Hisarönü, Kızlarağası Hanı,
Hisar Camii, Çakaloğlu Hanı, St.Polikarp Kilisesi, Sevgi Yolu, Alsancak
Turu, Bayraklı Eski İzmir (Smyrna)
Ören Yeri, Zübeyde Hanım Mezarı,
Latife Hanım Köşkü..
İzmir gezilerime dilerim, sağlığım elverdiği ölçüde önümüzdeki
yıllarda da gönüllü olarak devam
ederim.. Yalçın Ulukaya isimli bir
şahsın başkanlığındaki İzmir Rehberler Odası, gönüllü hizmet ettiğimi
bile bile beni savcılığa şikayet ederek, hemşehrilerime kültür hizmeti
olarak yaptığım geziler konusunda
suç duyurusu yaptı. Savcı ile ilk görüşmemde üç dakika içinde suçum
olmadığını
ispat ettim ve
adliyeden alnı
açık ayrıldım..
Gün geldi o
şahıs seçimle
başkanlıktan
düşü-rüldü,
arkadaşlarım
seçimi kazandı.
Yaşar Aksoy
GÜNCEL
‘Engelsiz’ hayat
Bornova Belediyesi, 10-16 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Engelliler Haftası’nda
toplumun bu konudaki duyarlılığını artırmak için çeşitli etkinlikler düzenledi.
B
ornova Belediye Başkanı Olgun
Atila, engellilerin yaşamlarını
kolaylaştırmak için yatırımlar
yapmaya devam edeceklerini ifade
ederek, “Bornova’da herkes için engelsiz
bir hayat sağlamaya kararlıyız” dedi. Etkinlikler çerçevesinde 13 Mayıs Salı günü
Bornova İşitme Engelliler Spor Kulübü
ile Bornova Belediyesi Meclis Üyeleri
arasında futbol maçı yapılacak. 14 Mayıs
Çarşamba günü de tekerlekli sandalye
basketbol takımı İzmir Barışgücü Spor
Bornova Cumhuriyet Meydanı’nda bir
gösteri sunacak
Bornova Belediyesi, Birleşmiş Milletler’e üye 156 ülkede kutlanan Engelliler
Haftası’nı çeşitli etkinliklerle kutlayarak
bu konudaki duyarlılığın artırılmasına
katkı sağlıyor. Bornova’da yaşayan ve
çeşitli engelleri bulunan vatandaşlarla
kahvaltıda bir araya gelerek sorunları
dinleyen Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila, onlara yönelik yatırımları istek
ve taleplere göre şekillendirecek.
13 Mayıs Salı günü Bornova İşitme
Engelliler Spor Kulübü ile Bornova
Belediyesi Meclis Üyeleri arasında futbol
maçı yapılacak. Maç Büyükpark içindeki
halı sahada yapılacak, saat 18.00’de
başlayacak. 14 Mayıs Çarşamba günü
de tekerlekli sandalye basketbol takımı
İzmir Barışgücü Spor Bornova Cumhuriyet Meydanı’nda bir gösteri maçı
yapacak. Maç saat 18.30’da başlayacak.
‘Spor Engel Tanımaz’ sloganıyla yapılacak etkinlikler belirli aralıklarla devam
edecek.
Bornova Belediye Başkanı Olgun
Atila, engelsiz bir Bornova ve İzmir için
çalışmalar yaptıklarını belirterek, “Yeni
yapılan bütün binalarımızda engelli
vatandaşlarımızın kullanımına uygun
bir şekilde ruhsatlandırma yapıyoruz.
Bornova’nın kaldırımlarının engelsiz
bir şekilde kullanılmasını önemsiyoruz.
Zabıta ve ruhsattaki arkadaşlarımızla
engellilerin, kadınların, çocukların daha
iyi kaldırımlarda yürüyebilmesi için
çalışmalar yapıyoruz. Etkinliklerimize de
tüm hemşehrilerimizi davet ediyoruz.
Bornova’da herkes için engelsiz bir hayat
sağlamaya kararlıyız” dedi.
1 günlüğüne
asker oldular
FOÇA’da yaşayan engelli 5 genç,
‘‘Engelliler Haftası’’ kapsamında,
1 günlük temsili askerlik hizmetini yerine getirdiler.
Belediye Başkanı Gökhan
Demirağ, Foça Belediyesi Foça
Kent Konseyi Engelsiz Kafe’de,
temsili askerlik hizmetini yerine
getiren engelli gençler; Alper
İnceler, Ayhan Dalyancı, Cemil
Çelik, İsmet Turguttekin ve Nedim Çetin’le bir araya geldi.
Başkan Demirağ, Foça Kent
Konseyi Başkanı Orhan Gürer, Foça Kent Konseyi Engelli
Meclisi Başkanı Sermin Abancı
Selçuk, temsili askerlik hizmetini
yerine getiren engelli gençler ve
yakınları ile günün anısına fotoğraf çektirdi.
Konak’ta öncelik
kentsel estetik
KONAK Belediye Başkanı Sema Pekdaş, dağınık ve
yetersiz durumdaki belediye hizmet binalarının yerine
inşa etmeyi planladıkları yeni binanın hem mimarisiyle
hem de işlevselliğiyle Konak’a yakışacağını belirtti. Proje
çalışmalarına önümüzdeki günlerde başlanacak yeni bina
sayesinde Basmane Meydanı’nın asıl hüviyetinin ortaya
çıkacağını söyledi.
Mimarlar Odası İzmir Şubesi yönetimi Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş’ı makamında ziyaret etti. Kent
mimarisinin ve kentsel yenileme konularının masaya yatırıldığı buluşmada, Konak’ta öncelikli yapılması gerekenlerin neler olduğu tartışıldı. Mimarlar Odası İzmir Şubesi
Başkanı Hasan Topal, İzmir’de en fazla tescilli binaya sahip
bölgenin Konak olduğunu belirterek, “Konak’ta yapılacak
çok şey var. Önemli olan yaşam kalitesini yükseltebilmek.
Daha planlı daha
güvenli yaşam
kalitesi yüksek
bir kent için her
zaman destek
vermeye, katkıda
bulunmaya hazırız” dedi.
HER BÖLGEYE
AYRI DOKUNUŞ
Konak Belediye Başkanı
Sema Pekdaş
ise, Konak’ta her
bölge için ayrı bir
mimari dokunuşa ihtiyaç duyduğunu belirtti. “Konak’ın
her santimetrekaresi ayrı bir çalışma ve özen gerektiriyor”
diyen Başkan Pekdaş, yeni mimari düzenlemeleri hayata
geçirerek, sadece Konak’ı değil İzmir’in kent merkezini de
rahatlatmış olacaklarını dile getirdi.
İlk adımı belediye olarak kendilerinin atacağını kaydeden Pekdaş, işe ilk olarak dağınık ve yetersiz durumdaki
belediye hizmet binalarını yıkıp yerine yeni ve daha modern bir bina yapmakla başlayacaklarını söyledi.
Rengarenk, masal gibi bir yarışma
GEDIZ Üniversitesi Çocuk Gelişimi Programı,
İzmir’deki liselere yönelik ‘Eğitici Oyuncak Tasarım Yarışması’ gerçekleştirdi. Hem okul öncesi
eğitimde ihtiyaç duyulan öğretici oyuncakların
hazırlanması hem de gençlerin yaratıcılıklarının
öne çıkarılması amaçlandı. İlk kez düzenlenen
organizasyona 12 liseden 57 öğrenci başvurdu.
Anaokulu öğrencilerinin eğitimine en çok katkı
sağlayacak, onlara eğlendirerek öğretecek oyuncaklar arasında seçim yapıldı.
Gaziemir İMKB Kız Teknik ve Meslek Lisesi’nden İrem Güçlü, “Renkler Muhabbeti” adlı
oyuncağıyla birincilik elde etti.
Cumhuriyet Nevvar Salih Kız Teknik ve
Meslek Lisesi’nden Cemre Elçin “Saatim Tik Tak
Demiyor”la 2’nci, Menemen Kız Teknik ve Meslek
Lisesi’nden Büşra Başak da “Renkli Algılar”la
3’üncü oldu.
Dereceye giren öğrenciler Gediz Üniversitesi
Rektörü Prof. Dr. Seyfullah Çevik, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Güneş, Meslek Yüksekokulu
Müdürü Yaşar Narı ve Menemen İlçe Milli Eğitim
Müdürü Oğuz Sezgin tarafından ödüllendirildi. Tüm oyuncaklar, Çocuk Gelişimi Programı
öğrencilerinin hazırladıklarıyla beraber sergilendi;
rengarenk, cıvıl cıvıl görüntüler ortaya çıktı.
40 günlük sempozyum başladı
DOKUZ Eylül Üniversitesi Hastanesi Başhekimliği’nin Türkiye’de bir ilk olarak hayata geçirdiği “Asklepios Uluslararası Taş Heykel Sempozyumu” Güzel Sanatlar Fakültesi’nde düzenlenen törenle açıldı.
Yurtdışı ve Türkiye’den 27 eser arasından seçilen 7 heykelin yapılacağı 12 Mayıs – 20 Haziran tarihleri
arasındaki 40 günlük sempozyumun başlama vuruşunu DEÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzün gerçekleştirdi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteklediği, DEÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Refik Mas
ve DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Halil Yoleri’nin ev sahipliğindeki etkinliğin sonunda; 2-3
metre yüksekliğindeki 7 heykelin DEÜ Hastanesi çevresinde uygun alanlara yerleştirileceği belirtildi.
Un fabrikasıydı, Kent Koleji oluyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin tarihine tanıklık eden eski Un Fabrikası’na yeniden hayat veriyor. Tarihi yapı, Kent Koleji’ne dönüştürülerek
İzmir’deki kalifiye insan kaynağının artırılması çalışmalarına evsahipliği yapacak. Projeye İZKA da destek veriyor.
İZMIR Büyükşehir Belediyesi, 1908 yılında inşa edilen
ve kentin tarihine tanıklık eden Halkapınar’daki eski Un
Fabrikası’nı Kent Koleji’ne dönüştürecek. Bir dönem ekmek
fabrikası olarak kullanılan ve son dönemde de DGM ve TEK
gibi kurumlara evsahipliği yapan iki tarihi binadaki restore
çalışmaları hızla devam ediyor.
Çalışmalar tamamlandığında, Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar Tuzakoğlu Fabrikası adıyla anılan bina, İzmir
Kent Koleji adı altında faaliyet göstermeye başlayacak.
Büyükşehir’in İzmir Kalkınma Ajansı’nın (İZKA) Güdümlü
Proje Desteği kapsamında hazırladığı Kent Koleji Projesi,
kentin istihdam sorunlarına katılımcı, yenilikçi ve farklı bir
çözüm modeli sunacak. Projeye Yaşar Üniversitesi AR-GE
ve Uygulama Merkezi (YAGEM), İzmir Esnaf ve Sanatkarlar
Odaları Birliği (İESOB), Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Ege Bölgesi Sanayi
Odası’nın (EBSO) ortak; Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksek
Okulu, Türkiye İş Kurumu İzmir İl Müdürlüğü (İŞKUR) ise
katılımcı olarak destek veriyor.
İZMIR KENT KOLEJI NEDIR?
İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Kent Koleji, restorasyonu Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan eski un
fabrikası olarak bilinen iki binada kurulacak. Proje, kentin
rekabet gücü ve ekonomik gelişme düzeyini doğrudan
etkileyebilecek anahtar sektörlerde en önemli sorunlarından birinin, kalifiye insan kaynakları eksikliği olduğu
gerçeğinden yola çıktı. Söz konusu proje, bu sektörlerin
talep ettiği nitelikte kalifiye insan kaynaklarının geliştirilmesini amaçlıyor. 2 yıl sürecek proje çerçevesinde binaların
restorasyonu yapılacak, Kent Koleji’nin kurumsal kimliği ve
yönetim organları belirlenecek. Ayrıca beş öncelikli branşta
açılacak kurslardan oluşan pilot uygulama gerçekleşecek.
İzmir Kent Koleji projesinin en önemli yenilikçi katkılarından biri de yerel düzeyde mesleki eğitim, istihdam ve
sanayi kurumlarını bir araya getiren bir yapı öngörmesi.
Kolej, kent ileriye taşıyacak tüm aktörlerin temsilcilerini bir
arada ve diyalog içinde tutarak büyük bir sinerji yaratmayı
amaçlıyor.
FABLAB GELIYOR
İzmir Kent Koleji bünyesinde Fabrikasyon Laboratuvarı (FabLab) kurulacak. Projenin en yenilikçi yönlerinden
birini oluşturan FabLab, İzmir Kent Koleji’nde eğitim alacak
kursiyerlerin yanısıra, mühendislik, teknik ve meslek lisesi
öğrencilerine ve yaptığı projeleri ve fikirlerini somutlaştırmak isteyen girişimlere, tasarımcılara, sanatçılar ile zanaatkarlarada açık olacak. Bu yönleriyle Fablab, mesleki eğitimi
desteklerken, yaratıcılığı geliştirerek girişimciliğe katkı
sağlayacak.
GÜNCEL
Aziz Kocaoğlu: “İzmir’den elinizi çekin”
İZMIR Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, yerel
seçimlerin ardından kapatılan Özel İdare mallarının
paylaşımı konusunda yaşanan krize ilişkin önemli açıklamalarda bulundu: “İzmirlilerin yerel servetinin problem
çıkartılarak, başka kurumlara verilerek dağıtım yapılması kararı nereden veriliyor, ne amaçlanıyor? Herkesin
bilmesi gereken bilgi Büyükşehir Belediyesi’nden neden
saklanıyor? Bir el veya birkaç el İzmir’in yerel servetini,
Özel İdare mallarını Büyükşehir Belediyesi’ne ve ilçe
belediyelerine vermemek üzere koşullanmış vaziyette;
bunları diğer kurumlar arasında paylaşmak istiyorlar. Kim
nereden bu kurguyu yapıyorsa, İzmir’den ve İzmirlilerden elini çeksin.”
İl Özel İdare mallarının dağıtımına ilişkin İzmir Valiliği’nde kurulan komisyonun dünkü toplantısını terk eden
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, yaşanan süreci ve tepkilerini bir basın toplantısıyla açıkladı.
Sözlerine 6360 sayılı yasa ile il sınırları ile Büyükşehir
ve valilik sınırlar birleştiğini ve sorumluluklarının arttığını hatırlatarak sözlerine başlayan Başkan Aziz Kocaoğlu,
“Artık tüm İzmir’in sınırlarından sorumluyuz. Bağlanan
“Unutmamalı,
unutturmamalı ama
umutla bakmalı”
nüfusumuz da 1/6 dolayında artıyor ama yüzölçümü
olarak baktığınızda çok daha fazla büyüyoruz. Dolayısıyla 1 milyon 200 bin hektarlık İzmir il sınırlarına dayanmış
olduk. Nüfus olarak fazla büyümememize rağmen çok
daha fazla araziye, çevreye, tarım alanlarına, ormanlara,
ağaçlandırılacak alana geniş coğrafyaya sahip olduk.
Buralara hizmet götüreceğiz” dedi.
Seçimlerden 15-20 gün kadar önce köy tüzel kişiliği
ve beldelerin mallarının paylaşımı için komisyon çalışması yapıldığını hatırlatan Başkan Kocaoğlu, “Tam 30 ilçenin
köylerinin, beldelerinin gayrimenkulleri değerlendirildi
ve ilçe belediyeleri, Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kurumlar tarafından paylaştırıldı. Bununla ilgili her ilçenin
tutanağı Vali Yardımcısı Başkanlığı’ndaki komisyonda
imzalandı. Biz de imzaladık. Henüz o komisyon raporları
bize gelmedi. Seçimden sonra 45 gün geçmesine rağmen bize iletilmedi. Dün de komisyonda Vali Yardımcısı
Beyefendiye tutanakları sordum. Bana ‘gayrimenkuller
hariç problem görünmüyor’ dedi. Sanıyorum Valilik de
bekliyor. Bunu da bilginize sunmak istedim” şeklinde
konuştu.
Bayraklı
tam gaz
!
Bayraklı Belediye Başkanı Karabağ, belediyenin kurumsallaşma çalışmalarının yeni dönemde de devam edeceğini belirtti.
İZMIR Bosna Sancak Kültür ve Dayanışma
Derneği’nin Anneler Günü dolayısıyla düzenlediği gezi doğrultusunda İzmir’e gelen
Srebrenitsa Anneleri, Buca Belediye Başkanı
Levent Piriştina’yı ziyaret etti. Srebrenitsa
Anneleri’nin anneler gününü kutlayan Başkan Levent Piriştina, “Srebrenitsa’da 19 yıl
önce meydana gelen katliamı unutmamalıyız, unutturmamalıyız. Ama çocuklarımızın
geleceğe umutla bakması için çalışmalıyız”
dedi.
Srebrenitsa Anneleri Derneği Başkanı
Munira Subasiç ve yönetim kurulu üyeleri,
İzmir Bosna Sancak Kültür Dayanışma Derneği Başkanı Abdullah Gül ve CHP’li belediye meclis üyesi Özgür Koç ve eski meclis
üyesi Suat Nezir ile birlikte Buca Belediye
Başkanı Levent Piriştina’yı makamında ziyaret etti. Bosna Sancak Kültür Derneği Başkanı Abdullah Gül, anneler günü dolayısıyla
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı unutturmamak için yola çıktıklarını söyledi.
Srebrenitsa Anneleri Derneği Başkanı
Munira Subasiç, Srebrenitsa’da yaşanan
acıların unutulmaması, bu soykırımı
yapanların cezasız kalmaması için uluslararası hukuk mücadelesi vermek adına
Srebrenitsa Anneleri Derneği’ni kurduklarını söyledi. Ziyarete katılan tüm annelerin
birinci dereceden akrabalarının soykırımın
sırasında katledildiğini, mücadelelerinin
sonsuza kadar süreceğini belirten Minura
Subasiç, tüm annelerin anneler gününü
kutladı. Subasiç, Srebrenitsa’da yaşanan
soykırım sırasında oluşturulan ve ‘ölüm
yolu’ diye adlandırılan yolu anlatan haritayı
Başkan Piriştina’ya hediye etti.
Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina,
Srebrenitsa’da yaşanan soykırıma düyanın
gözlerini yumduğunu, çok canların yandığına ve çok acıların çekildiğine değindi.
Başkan Piriştina, “Srebrenitsa’da yaşanan
acıları ancak yaşayanlar bilir” dedi.
C
HP Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, Bayraklı Belediyesinin yeni hizmet
dönemindeki çalışma ve projelerini 6N1K
ile paylaştı. Bayraklı sahilde planlanan yeni hizmet binası için çalışmaların hızla sürdüğünü, bir
yıl içinde inşaatın tamamlanmasını planladıklarını ifade eden Karabağ, “Yeni hizmet binasının
bodrum katları bitti, inşaat çalışmaları hızlı bir
şekilde devam ediyor. Bir yıl içerisinde inşaatın
tamamlanması ile tüm birimlerimizi bir araya
toplamayı planlıyoruz” dedi.
7 BIN KIŞIYE IŞ IMKANI
Bayraklı’da istihdam için İş Kur ile ortak çalışma yaptıklarını ifade eden Karabağ, bugüne
kadar 7 bin kişiye iş imkanı sağladıklarını, bu
çalışmaların devam ettiğini belirtti. Karabağ,
“Bütün ilçelerde olduğu gibi Bayraklı’da da
istihdam sorunu var. Belediyemize iş için çok
sayıda başvuru var. Bütün bunları belediyede
değerlendirmemiz mümkün değil. Bu yüzden
İş Kur ile ortak çalışma yapmaya başladık ve
bir birim oluşturduk. Bu birim bize gelen iş
taleplerinde vatandaşlarımızın bilgilerini alıyor
ve onlara uygun iş imkanı olduğunda iletişime geçerek, onları yönlendiriyor. Bu şekilde
bu güne kadar toplam 7 bin kişiye iş bulduk.
İlçemiz sınırlarında bulunan firmalara öncelikli
olarak Bayraklı’da ikamet eden vatandaşlarımızı
çalıştırmaları konusunda isteğimizi bildirdik.
Onlardan gelen talepler doğrultusunda uygun
kişileri o yerlere yönlendiriyoruz” diye konuştu.
sağlanabilmesi için siyasi iradelerin müdahalesi
gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı
Aziz Kocaoğlu ile bir araya gelerek, bu sorunu çözeceğiz. Kentsel dönüşüm için Bayraklı
Belediyesi olarak bölgemizde çalışmalarımız
sürüyor. Kendiliğinden dönüşümün sağlanabilmesi için müteahhitlerle işbirliği içerisinde
çalışıyoruz” dedi.
Yeni dönemde Manavkuyu’da prestij bir
proje hazırladıklarını da bildiren Karabağ,
”Manavkuyu Merkez İlköğretim Okulunun
karşısında bulunan arsamıza bir kompleks proje
hazırlıyoruz. Kültür merkezi, konferans salonu,
nikah salonu, spor kompleksini yapacağımız
prestij projemizin çalışmaları devam ediyor. Bu
proje haricinde vatandaşlarımızın ihtiyaçları için
pazaryeri, park, kültür merkezleri ve spor tesisleri yapmaya devam ediyoruz” diye konuştu.
15 Mayıs 2014 Perşembe
05
Doğa Derneği ve Kelaynak
Hayatımın yüzde kırkını yurt dışında yaşamış biri
olarak Türkiye’den gelecek güzel haberlere hasret birisiyim. Genellikle ne zaman Türk gazetelerine göz atsam içim
kararıyor. Politik dengesizlik, yaşam standartları, kavga
dövüşler, demokrasi kaygısı güzel haber okuma ve yazmanın önünü tıkıyor. Fakat ben bugün size güzel bir haber
verip hasret kaldığımız pozitif bir yazıyı sizlerle paylaşacağım.
Son birkaç yıldır yakından takip etmeye çalıştığım
Türkiye’de güzel şeyler yapıp pozitif sonuçlara ulaşabilen bir dernek tanıdım. İsmi “Doğa derneği”. Vizyonları;
bütün varlıklara ve ekolojik bütünlüğe saygı duymak, var
oluşumun doğa üzerindeki etkisini bilerek, doğanın korunmasını yaşam tarzı olarak benimsemek.
Türkiye’de doğanın yaşamasını sağlamak için ellerinden geleni yapan, doğa ve insanı bir bütün halinde ele
alan bu dernek 2002 yıllından beri nesli tükenme safhasına gelmiş Kelaynak kuşlarının sayılarını arttırmak için
ellerinden gelen herşeyi yapan çok pozitif ve çalışkan bir
dernek.
Doğa derneği Kelaynakların üreme dönemlerinde
bilimsel alt yapılı gözlemler ile hayvanın çoğalması için çalışmalar yapmaktadır. Kelayanakların sayıları 2005 yılında
49 adet birey iken günümüzde 159 bireye ulaşmıştır. Yılda
bir defa 1 ila 3 yumurta yapan bu kuşun tüm yumurtalarının tutmadan fire vermesi ise yavaş üremelerinin en büyük
nedenidir .
Kelaynakların beslenmelerinden, ekolojik etkilenmelerine kadar, her alanda araştırma yapıp o canlının
çoğalması için çaba harcıyan bu dernek, yerel, bölgesel ve
ulusal koruma ve farkındalık çalışmaları yapmaktadır.
Özellikle bağzı bölgedeki ilköğretim okullarında
yeni cenerasyonları bilgilendirici, eğitim ve pratik çalışmaları sürdüren dernek, gençlere hayvanın korunması için
pozitif mesajlar öğretmektedir.
Geçenlerde dernekten Turan Çetin bey ile internet
üzerinden görüştüm. Son gelişmeleri aldım. Kelaynakların
kritik olan sayısının 100’ü geçmesinden memnun olduklarını öğrendim.
Gelecek planları yoğun olan Doğa derneği, artık
bundan sonra Kelaynakların eskiden olduğu gibi göç
edebilmeleri için ulusal ve uluslar arası düzeyde izleme ve
koruma çalışmalarının gerçekleşmesi için ellerinden geleni
yapmaya devam edecekler. Anladığım kadarı ile son 5
yıldır bu konuda önemli gelişmeler olmuştur. Özellikle
uydu verici lokal izleme çalışmaları hızlanarak hayvanlar
izlenmeye başlanmıştır. Uzun vadede Kelaynakların eskiden olduğu gibi insan desteği olmadan göç etmelerinin
sağlanması ise bir diğer gelecek planlarıdır.
Kelaynaklar için elbette halkında yapabilecekleri
şeylerde vardır. Ayrıca yapılanların yanı sıra yapılmaması
gerekenler de mevcutdur. Bunların en önemlileri Hayvanı avlamamak, yaralı hayvan gördüklerinde yardım
edip baktırmak ve Kelaynak projesine destek olan, Doğa
derneğine üye olup bağışda bulunmaktır. Ayrıca halkımız
Şanlıurfa, Birecik ilçesindeki Kelaynak üretme, istasyonunu
ziyaret edebilir ve yetkililere Kelaynak konusunda destek
olabilirler.
Tarım alanlarının bilinçsizce ilaçlanmaması ve halkın
daha da eğitilip Doğa derneği gibi aktif ve çalışkan derneklere desteği ile doğanın korunması gelecek için pozitif
gelişmelerdir.
Ben de şahsen kendi toplumsal sanat projem
“Renkleri hisset’te”Kelaynaklarıda konu kapsamına almış birisi olarak, bu değerli derneği
uzun zamandır yakından incelemeye
çalışmaktayım. Böyle pozitif dernek ve
kuruluşlar sayesinde Kelaynaklar yok
oluşunun değil koruma ile var oluşun
sembollü olacaktır.
Teşekkürler Doğa derneği ,teşekkürler Birecik ve
Şanlıurfa
Kalın sağlıcakla
Türel Süt
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
Kuş Cenneti’nde
büyük temizlik
Bayraklı’da kentsel dönüşüm için İzmir Büyükşehir Belediyesi ile çalışmaların sürdüğünü
aktaran Karabağ, “Kentsel dönüşüm çalışmaları,
İzmir Büyükşehir Belediyesinin bünyesinde
devam ediyor. Pilot bölge olarak belirlenen
Edip Baksi Mahallesi’nde başlatılacak projede
uzlaşma çalışmalarımız sürüyor. Uzlaşmanın
İnciraltı’ndaki deniz dibi canlılığı geleceğe dair güzel ümitler verdi
Biz kirletmezsek olacak
DÜNYADA ve ülkemizde yaşanan çevre kirliliğine dikkat çekmek için Çiğli
Belediyesi, Çiğli kıyılarında temizlik kampanyası başlattı. Sasalı’da bulunan
İzmir Kuş Cenneti ve Homa Dalyanı kıyıları, başta Çiğli Belediye Başkanı
Hasan Arslan olmak üzere, AB gönüllü grupları, meclis üyeleri ve vatan-
Balçova’da çevre gönüllüleri İnciraltı’nda sualtı ve kıyı temizliği yaptı. Yapılan temizlik bir daha
gösterdi ki doğa kendini korumak için mücadele ederken İnsanlar sadece kirletiyor.
Son yıllarda çevre duyarlılığın
artması için başta sivil toplum
örgütleri sonra da gönüllüler büyük bir mücadele veriyor. Kıyıların
temizliği için temizlik kampanyaları düzenleyen Uluslararası Let’s
Do It! Akdeniz Grubu ve Balçova
Belediyesi ile el ele vererek İnciraltı’nda su altı ve kıyı temizliği yaptı.
Balçova TEMA Vakfı, Semtevleri,
üniversite öğrencileri ve aktivistlerden oluşan yüzlerce gönüllü ile
dalgıçlardan oluşan gurup İnciraltı’nda kapsamlı bir çevre temizliği
yaptı. Gönüllüler kıyıdaki atıkları
toplarken, profesyonel dalgıçlarda denizin dibini temizledi.
Temizlik sonunda ortaya çıkan
görüntü ise insanoğlunun çevreyi
nasıl kirlettiği doğanın ise bu
kirlenmeye karşı verdiği mücadelenin çok güzel bir özetiydi. İnciraltı kıyısından toplanan atıkların
yanı sıra denizin dibinden dalgıçlar tarafından çıkarılan birbirinden ilginç
atıklar çevreye karşı ne kadar duyarlı olmamız gerektiğini bir daha gözler
önüne serdi. Etkinliğe katılan
aktivistler insanların yaşamlarını
devam ettirebilmek için doğaya
karşı daha duyarlı olmalarını
isterken Balçova Belediye Başkanı
Mehmet Ali Çalkaya ise “Tüm
insanlar doğayı koruma bilincine
ulaşana kadar biz bu tip kampanyalar yapmaya devam edeceğiz”
diye konuştu.
daşlardan oluşan 150 kişilik ekip tarafından pırıl pırıl yapıldı.
Bir kısmı Çiğli’de bulunan Gediz Deltası içinde kalan İzmir Kuş Cenneti
ve Homa Dalyanı kıyılarında, Başkan Hasan Arslan öncülüğünde temizlik
kampanyası başlatıldı. Çiğli Belediyesi Avrupa Birliği Birimi tarafından,
çevre kirliliğine dikkat çekmek amacıyla başlatılan kampanyada yabancı
öğrencilerin de bulunduğu AB gönüllü grupları, Dokuz Eylül Üniversitesi
öğrencileri, Çiğli’deki gönüllüler ve vatandaşlar yer aldı.
Çevre temizliği hareketinin başlangıç noktası İzmir Kuş Cenneti ziyaretçi merkezi oldu. Yurtdışından gelen öğrencilerin oluşturduğu MVP grubu,
Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencilerinden oluşan Avrupa Gönüllü Hizmeti
Grubu ile Çiğli Belediyesi gönüllü takımı otobüslerle toplanma noktasına
geldiler. Tüm gönüllüler önce Gediz Deltası hakkında detaylı bilgilendirildiler. Ardından aralarında Çiğli Belediye Başkanı Hasan Arslan ve eşi Ergül
Arslan, başkan yardımcıları ile müdürlerin de yer aldığı ekipler, temizlik
yapmak üzere İzmir Kuş Cenneti ve Homa Dalyanı kıyılarına geçtiler. Sahil
boyunca çöp toplama seferberliğine girişen Başkan Hasan Arslan ve tüm
ekipler, çöpten arındırılmış bir sahil manzarası görmek için canla başla çöp
topladı.
06
15 Mayıs 2014 Perşembe POLİTİKA
İzmirli Başkanlar Soma’da
Kara Tabut
Söyleyecek çok şey var ama acımdan
konuşamam.
TÜRKIYE’yi yasa boğan Soma’daki maden faciası nedeniyle İzmir’deki tüm kutlama ve etkinlikler iptal edilirken, İzmir Büyükşehir Belediye
Başkanı Aziz Kocaoğlu ve diğer ilçe belediye
başkanları sabah saatlerinde Soma’ya gitti.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz
Kocaoğlu’nun talimatı ile akşam saatlerinde 6
araçla birlikte Soma’ya giden 20 kişilik uzman
AKS ekibi kurtarma çalışmaları destek vermeye
devam ediyor.
Soma’ya Kocaoğlu ile birlikte CHP İzmir
İl Başkanı Ali Engin, Konak Belediye Başkanı
Öldük, yandık, kül olduk.
Henüz Yüksekova, henüz Uludere, henüz Reyhanlı, Gezi,acılarımız çok taze iken
şimdi de ÖLÜMÜN ADRESİ SOMA.
Bu sefer darbeciler, paralel devlet,
CEHAPE artık yalanları bizi avutmaz…
Ben Musa’yım sen Firavun
İkrarsız Şeytan-ı lakin
Bu kaçıncı ölmem
hain…
Bu halk ölür ölür
dirilir…
Özgür
Han
Sektörün tüm
unsurları ortak
çalışmalı
EGE Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu
Üyesi Ege Madencileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Ürün, Soma’da yaşanan
maden faciası ile ilgili bir başsağlığı mesajı
yayınladı. Hayatını kaybeden maden emekçilerine rahmet, geride kalanlarına sabır ve
yaralılara acil şifalar dileyen Ürün, maden
kazalarının önüne geçebilmek için devlet,
işveren, madencilik dernekleri, mühendis
odaları, işçi sendikaları başta olmak üzere
konunu tüm taraflarının ortak çalışması
gerektiğine dikkat çekti.
Ürün açıklamasında şu görüşlere yer
verdi:
“Manisa‘nın Soma İlçesinde bir şirketimize ait kömür ocağında meydana gelen trafo
patlaması nedeniyle çıktığı tahmin edilen
yangın sonucu çok sayıda maden işçimiz
mahsur kalmış, ölen ve yaralananlar olmuş,
kurtarma ekiplerinin çalışmaları devam
etmektedir.
Bu ocağımızda meydana gelen iş kazası
sonucu hayatlarını kaybeden maden emekçilerimize rahmet, geride kalanlarına sabır,
yaralılara da acil şifalar dileriz
Madencilikte her işyerinde iş güvenliği
ile ilgili hedef “sıfır” iş kazasıdır. Kömür
madenciliği gibi ülkemizde “emek yoğun”
çalışmayı gerektiren işler için iş kazaları
alınan bütün önlemleri karşın ne yazık ki
zaman zaman yaşanmaktadır. ”
“Tüm ulusumuzun
başı sağolsun”
İZMIR Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı
Ekrem Demirtaş, Manisa’nın Soma ilçesinde
meydana gelen kaza sonrası büyük üzüntü
duyduklarını belirten taziye mesajı yayınladı.
Komşumuz Manisa’ya bağlı Soma İlçesi
Eynez Köyü’ndeki maden işletmesinde 13
Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen kaza
sonucunda yaşanan felaket hepimizi derinden sarsmış ve büyük üzüntü yaşamamıza
neden olmuştur.
Yüzlerce işçinin hayatını kaybettiği
maden kazasında kurtarma çalışmaları
devam ederken; en büyük dileğimiz maden
ocağında halen bulunan işçilerin sağ olarak
gün ışığına çıkartılmasıdır.
Tüm ülkemizde olduğu gibi Odamız
camiasında da büyük üzüntüye yol açan
ve derin bir yas yaşamamıza neden olan
kazada hayatını kaybeden işçilere Allah’tan
rahmet, kederli ailelerine sabır, kurtarılan
tüm işçilerimize acil şifalar dileriz.
Tüm ulusumuzun başı sağ olsun.
Kamyonlarla
tabut getirildi
TÜRKİYE’yi yasa boğan Manisa’nın Soma
İlçesi’ndeki maden ocağındaki faciada
yaşamlarını yitiren ve otopsileri tamamlanan maden işçileri için Manisa’nın ilçeleri ve
köylerinden kamyonlarla tabut toplandı.
Büyük kentlerden gönderilen adli tıp uzmanları cesetleri
çıkarılan işçilerin
otopsilerini kısa
sürede tamamlamaya çalışırken,
savcılar da kimlik
tespitini yaptı.
Ölen madencilerden işlemleri bitenlerin cenazeleri
yakınlarına teslim
ediliyor. Binlerce
kişi yakınlarından
gelecek umutlu haberi ve cenazesinin bulunmasını beklerken, gözyaşları dinmedi.
Yetkililerin isteği üzerine Manisa’nın tüm
ilçeleri ve köylerinde bulunan tüm tabutların toplantısına karar verildi. Kamyonlara
yüklenen tabutlar acı içerisinde kıvranan yakınlarının yanından geçerken ortaya yürek
burkan görüntüler ortaya çıktı.
Sema Pektaş, Bornova Belediye Başkanı Olgun
Atila, Bayraklı Belediye Başkanı Hasan karabağ, Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ,
Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina,
Karaburun Belediye Başkanı Ahmet Çakır ile
İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Zekeriya Mutlu’da gitti.
Başkanlar, belediyelerinin imkanlarını
seferber ederek çalışmalara destek olurken,
hayatlarını kaybeden madencilerin yakınlarına
ve yetkililere başsağlığı dilediler.
Kahreden bekleyiş
Tüm Türkiye maden ocağında mahsur kalan madencilerin kurtarılması için beklerken
yangının devam etmesi yüzünden umutlar tükeniyor. 245 madencinin cesedine çıkarıldı
S
oma Holding’e bağlı, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye ait maden
ocağında Salı günü saat 15.10’da
vardiya değişimi sırasında madenin
yaklaşık 600 metre içerisindeki trafoda patlama meydana geldi ve ardından yangın çıktı. Patlamanın olduğu
yerden, çıkışa doğru olan kısımdaki
işçiler birbirlerine yardım ederek dışarıya çıkmayı başardı. Ancak yangın
perdesinin arkasında kalan işçiler ise
içeride mahsur kaldı.
Zamana karşı can kurtarma yarışı
başlarken önce yangının sönmesi,
sonra da içerideki zehirli dumanın boşalması beklendi. Ardından kurtarma
ekipleri içeriye girdi. Ana galerilerde
yapılan kurtarma çalışmalarında
cesetler ve yaralılar çıkarılmaya başlandı.
Madenci ikizler
ölüme de birlikte gitti
MADENCİ YAKINLARI HASTANEYE
AKIN ETTİ
Bu arada Soma Devlet Hastanesi
önüne, yakınlarından haber almak isteyen çok sayıda işçi yakını akın etti. Yakınları yaralı olarak gelenler sevinç yaşarken, bilgi alamayanlar fenalık geçirdi. Bu arada madenden çıkarılan
cenazeleri koyacak yer bulunamayınca, Manisa’nın
Kırkağaç İlçesi’nde kaymakamlığa ait, kavun depolamak için yapılan soğuk hava deposu hazırlandı,
iki de soğuk hava tertibatlı TIR gönderildi. Çevre
il ve ilçelerden kimlik tespiti ve otopsi için adli tıp
uzmanları ve savcılar da bölgeye gönderildi.
KURTARMA EKİPLERİ DE ETKİLENDİ
Sabaha karşı madenden dumanlar çıkmaya
başladı. İçeriye giren kurtarma ekipleri acil olarak
boşaltıldı. Kurtarma ekiplerinden de dumanın
etkisiyle fenalaşanlar oldu. Kurtarma çalışmalarına
katılan, kendisi de madenci olan Sami Kılıç, sabaha
kadar sadece ana galerilere girildiğini, patlamanın
olduğu bölümden sonraki kısımlara ise hiç girilemediğini söyledi. Buradan çok sayıda cesedin
çıkmasından korktuklarını söyleyen Kılıç, “İçeridekilerin kurtulacağına sanmıyorum. Çok fazla
duman vardı” dedi.
MİLLİ YAS İLAN EDİLDİ
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız Soma’daki maden faciası nedeniyle dünden başlayarak üç gün milli yas ilan edildiğini açıkladı. Bakan
Yıldız, Cuma günü de camilerde bu konuda hutbe
okunacağını duyurdu. Son rakamları paylaşan
Bakan Yıldız ölü sayısının 205’e ulaştığını duyurdu.
Bakan Yıldız, “Sıkıntı ve acı beklediğimizin üzerinde oldu. Türkiye’de şu ana kadar yaşanmış en
yüksek işçi kaybıyla sonuçlanmış bir kazaya doğru
gidiyoruz. 7 işçi kardeşimizin cenazelerini ailelerine teslim ettik. Otopsileri biryandan yerinde
yapılıyor. Adli tıptan uzmanlar geldi. Bu işlemlerin
de hızlanması için uğraşıyoruz. Asıl amacımız
kamuoyunu doğru bilgilendirmek ve olabildiğince
bilgileri şeffaf paylaşmak. Edirne’den Kars’a bütün
vatandaşlarımızın kalbi burada atıyor. Gerek idari
gerek cezai soruşturmaların yapılacağından kimsenin şüphesi olmasın. Herhangi bir grizu patlaması,
herhangi bir darp olmadı. Karbonmonoksit zehir-
lenmesinden kardeşlerimiz hayatlarını kaybetti.
Allah rahmet etsin kendilerine. Acılı ailelerine
sabırlar diliyorum. Taziyelerimi bildiriyorum” dedi.
Gazetecilerin ısrarla içeride olan işçi sayısını sorması üzerine de Bakan Yıldız, “İçerde olan tahmini
bir rakam var ama o rakamı paylaşmaktan bilerek
kaçınıyorum. Verilen toplam çalışan sayısı özel
sektörün verdiği rakam. Bu sayılara kefil olamayacağımızdan işçi kardeşlerimiz çıktıkça paylaşacağız” dedi.
Bakan Yıldız yangın birara söner gibi olduğunu
ancak dalgalı bir seyir izlediğini de hatırlattı,
MANISA’nın Soma İlçesi’ndeki, maden faciasında 32 yaşındaki ikiz kardeşler İsmail
ve Süleyman Çata da yaşamını yitirdi.
Aynı gün asker giden, 11 yıl önce madende birlikte işe başlayan, aynı düğünle
evlenen iki kardeş son yolculuklarına da
birlikte uğurlandı.
Soma’nın Bayat Mahalesi’nde 1982
yılında, tek yumurta ikizi olarak dünyaya
gelen İsmail ve Süleyman Çata, askere da
aynı gün gitti. İki kardeşten birinin askerliği Kütahya, diğerininki Balıkesir’e düştü.
İkiz kardeşleri, ayırmaya gönlü elvermeyen babaları Ahmet Çata, bir dilekçe ile
aynı yerde askerlik yapmalarını sağladı.
11 yıl önce aynı madende işe başlayan
İsmail ve Süleyman Çata, 4 yıl önce düğünlerini de birlikte yaptı. Murside ile evli olan
Süleyman’ın bu evlikten bir oğulları oldu.
Fatma ile evlenen İsmail’in ise ‘Sude’ ve
‘Buse’ isimli ikiz kızları oldu. Yerin metrelerce altında soğuk ve karanlıkta aynı
vardiyada çalışan madenciler, dün patlayan trafoda çıkan yangın nedeniyle diğer
meslektaşları ile mahsur kaldı. Kurtarma
ekipleri, ikiz kardeşlerin yanyana cesetlerine ulaştı. Çaka kardeşlerin cenazeleri,
kaldırıldıkları Kırkağaç İlçesindeki soğuk
hava deposunda babaları tarafından
teşhis edildi. Oğullarının cenazesini teslim
alan Ahmet Çata, Bayat Köyü’ne götürdü.
HAVA PERDELERİ OLUŞTURULACAK
Öte yandan sabaha karşı madende yeniden
başlayan yangın ve duman çalışmaları olumsuz
etkileyince, uzmanlar yeni bir çalışma başlattı.
Uzmanların bazı galerilere hava perdeleri oluşturarak, kirli hava ile temiz havanın birbirine karışmasını önlemeye çalışacakları ve şu ana kadar girilememiş galerilere girecekleri bildirildi
HEM HÜZÜN, HEM SEVİNÇ
Dumanın azalmasıyla kurtarma ekipleri yeniden galerilere girdi. Saat 09.00 sıralarında da bazı
yaralı ve cesetler ocaktan çıkarıldı. Bu sırada heyecanla bekleyen işçi yakınlarıyla görevliler arasında
hüzün ve sevinç birarada yaşandı.
18 SAAT SONRA SAĞ ÇIKTILAR
MANİSA’nın Soma İlçesi’nde dün öğleden sonra
trafo patlamasıyla cehenneme dönen kömür ocağından kurtarma ekipleri aralıksız çalışırken, 6 işçi
faciadan 18 saat sonra sağ çıkarıldı.
Faciada şehit olan 205 madencinin cansız bedeninin çıkarıldığı kömür ocağında, yangın nedeniyle
ara verilen kurtarma çalışmaları bu sabaha karşı
yeniden hızlandı.
Saat 09.00 sıralarında kurtarma ekipleri cehenneme dönen ocaktan 6 madenciyi sağ çıkarmayı
başardı. Patlamadan 18 sonra ölüm ocağından gün
yüzüne çıkarılan bu madenciler hemen ambulanslarla hastaneye sevk edildi.
Bir oğlu öldü
rapor alan diğer
oğlu kurtuldu
SOMA’daki maden faciasında 28 yaşındaki
Osman Özgün’ü kaybeden ve aynı ocakta
çalışan 26 yaşındaki Şahin Özgün’ün, rahatsızlığı nedeniyle raporlu olması sonucu
faciadan kurtulduğu ortaya çıktı.
“Çizmelerimi çıkarayım mı?
Sedye kirlenmesin”
SOMA’daki faciadan sağ kurtulan bir işçnin
ambulansa bindirildiği sırada “Çizmelerimi
çıkarayım mı? Sedye kirlenmesin” sözleri duyanları ağlattı.
Yüzlerce işçinin hayatını kaybettiği maden ocağında kurtarma çalışmaları sürerken,
kazadan bir gün sonra madenden yaralı olarak
kurtarılan işçinin “Çizmelerimi çıkarayım mı?
Sedye kirlenmesin” sözü Türkiye gündemine
oturdu. Özellikle sosyal medya üzerinde bir
anda yayılan madencinin bu sözleri sosyal
medya üzerinden bir çok yorum yapılmasını
sağladı. Özellikle işçinin canını kurtarmak bir
yana devlerin ambulansını düşünmesi herkese
ders olur nitelikteydi.
Ölüm madeninde çalışan ve cesetleri çıkarılan Osman Özgün ile kuzeni
42 yaşındaki Aydın Özgün’ün, Bartın’ın
Hasankadı Beldesi’ndeki evlerine ateş
düştü. Faciada ağabeyi Osman Özgün’ü
kaybeden Şahin Özgün’ün de aynı ocakta
çalıştığı, ancak dün bacağındaki rahatsızlık nedeniyle raporlu olması üzerine
faciadan kurtulduğu ortaya çıktı. Osman
Özgün’ün fotoğraflarına bakarak gözyaşı
döken yengesi Emine Özgün, “Bu kapıları
kim açacak. Biz kimlerin yoluna bakacağız. Alçak boylu yavrum.”dedi
GÜNCEL
Tüm Türkiye Soma
için TEK YÜREK
Tüm Türkiye’de Manisa’nın Soma İlçesi’ndeki facia ile sonuçlanan maden
kazasının ardından siyasi parti, sendika ve sivil toplum kuruluşu üyeleri bir
araya geldi. Basın açıklaması ve protestolar düzenlendi .
M
uğla’nın Bodrum İlçesi’nde, Manisa’nın
Soma İlçesi’ndeki facia ile sonuçlanan
maden kazasının ardından bazı siyasi
parti, sendika ve sivil toplum kuruluşu üyeleri
bir araya geldi. Basın açıklaması düzenleyen
grup, iş kazaları sonucu ölümlerin yaşanmasını
protesto etti.
Belediye Meydanı’nda öğlen saatlerinde
CHP, ÖDP, EMEP, TKP, İP ile bazı sendika ve sivil
toplum kuruluşu üyelerinin biraraya geldi. Ellerinde ‘İşçi cinayetlerine son’ ve ‘Hükümet istifa’
yazılı döviz taşıyan ve slogan atan grup adına
ortak basın açıklamasını DİSK-Genel İş Sendikası
Aydın Yönetim Kurulu Üyesi ve Bodrum Temsilcisi Yaşar Çelikan okudu. Maden işçileri ile birlikte
herkes için bugünün kara bir gün olduğunu
söyleyen Çelikan, “Soma ilçesi Eynez mevkiinde
bulunan yer altı kömür ocağında meydana gelen
ocak yangını sonucu açığa çıkan karbonmonoksit gazı ile zehirlenen şu saat itibari ile resmi
rakamlarda 205 maden işçisi yaşamını kaybetmiştir. Böyle bir facianın bu havzada yaşanabileceği TMMOB Maden Mühendisleri Odası tarafından daha önceden kamuoyu ile paylaşılmış, CHP
Meclis Grubunca meclise bu bölgede yaşanan iş
kazaları ile ilgili TBMM’ye araştırma önergesi verilmiş ve bu önerge AKP milletvekillerinin oyları
ile reddedilmiştir” dedi. Türkiye’nin ölümlü iş kazalarında Avrupa’da birinci, dünyada 3’üncü sırada olduğunu, her gün ortalama 176 iş kazasında
3 kişinin yaşamını yitirdiği söyleyen Çelikan,
“Karadon, Kozlu, Elbistan ve son olarak Soma’da
madende yaşanan iş cinayetleri emekçilerin yaşamının piyasanın insafına bırakıldığının açık bir
göstergesidir. Özelleştirme, taşeronlaşma gibi
neoliberal politikalar ve uygulamaları kamu madenciliğini küçültmüş, kamu kurum ve kuruluşlarında uzun yıllar sonucu elde edilmiş olan deneyim, bilgi ve birikimi ayaklar altına almıştır. 30
Mart yerel seçimleri döneminde AKP’nin Manisa
ve İzmir mitinglerine işletmeci şirketin maden
işçilerini yevmiye kesintisi tehdidinde bulunarak
otobüslerle taşıdığını unutmadık. İş cinayetleri
kader değildir, iş cinayetleri engellenebilir. Yeter
ki bilimin ve tekniğin gereği yapılsın, yeter ki her
çalışmanın öznesi insan ve yaşam olsun. Bir avuç
kömür için bir ömür veren maden emekçilerini
saygı ile anıyoruz” diye konuştu.
Bodrum Çarşı Grubu da üzerinde maden
işçileri fotoğrafı baskılı ve ‘Vicdanımızla sorgulamalıyız’ yazılı pankartla ile basın açıklamasında
yer aldı.
KUTLAMA VE AÇILIŞLAR İPTAL EDİLDİ
Bodrum Belediye Başkanı CHP’li Mehmet
Kocadon’da konuyla ilgili bir mesaj yayınlayarak yaşanan facia nedeniyle büyük bir üzüntü
içerisinde olduklarını ve belediyenin her türlü
açılış ve kutlama programlarını 3 gün boyunca iptal edildiğini belitti. Bu konuda Bodrum
halkının hassasiyetle davranacağından şüphesi
olmadığını kaydeden Kocadon, “Tüm dualarımız yerin altında maden ocağında kurtarılmayı
bekleyen madenci kardeşlerimiz için. Umuyoruz
ki kayıplarımız daha da artmaz. Faciada hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet,
yakınlarına da sabırlar diliyoruz. Ülkemizin başı
sağ olsun” dedi.
KİLİS’TE BAYRAKLAR YARIYA İNDİRİLDİ
BAŞBAKANLIK tarafından Manisa’nın Soma
İlçesi’ndeki maden ocağında meydana gelen
patlamayla birlikte ‘Milli Yas’ ilan edildiğinin
açıklanmasının ardından Suriye sınırındaki
Kilis’te bayraklar yarıya indirildi.
Milli Yas ilan edilmesinin ardından Kilis
Valiliği önündeki ve Suriye’ye açılan Öncüpınar
Sınır Kapısı’ndaki Türk bayrakları yarı indirildi.
Üç günlük Milli Yas’ın sona ermesinin ardından
Türk bayraklarının tekrar göndere çekileceği
bildirildi.
TGB üyeleri, geniş güvenlik tedbirleri altında
yapılan basın açıklamasının ardından Kırıkkale
Üniversitesi kapısında yaklaşık 45 dakika oturma eylemi yaptıktan sonra dağıldı.
SOMA İÇİN ŞIRNAK’TA OTURMA EYLEMİ
Manisa’nın Soma İlçesi’nde bir maden
ocağında meydana gelen kazanda ölen 238 kişi
Konya ve Aksaray’da anılırken, facia da protesto
edildi.
Konya’da Türkiye Gençlik Birliği üyesi gençler, Zafer Meydanı’nda toplanıp, önce ölenler
anısına 1 dakika saygı duruşunda bulundu.
Ardından da meydan da oturma eylemi yaptı.
Oturma eylemine çevredekilerde destek verdi.
Aksaray’da da CHP Gençlik Kolları üyesi de
hükümet meydanı önünde Soma’da meydana
gelen olayı proteste etti.
Manisa’nın Soma İlçesi’nde faciada maden
işçilerinin hayatlarının kaybetmesi, Şırnak’ta,
sivil toplum örgütleri ve üniversite öğrencileri
tarafından protesto edildi.
Şırnak’ta faaliyet gösteren sivil toplum
örgütleri temsilcileri ve Şırnak Üniversitesi
öğrencileri, akşam saatlerinde Cumhuriyet
Meydanı’nda toplandı. Ellerinde, ‘Acınız acımızdır, iş kazası değil cinayet, ölüm taşeronları hiç
mi doymayacak, bu siyah kara, yüz karası değil,
kömür karası, böyle kazanır ekmek parası’ yazılı
dövizler taşıyan grup adına konuşan Eğitim-Sen
üyesi Zeki İrmez, 12 yıllık AK Parti iktidarında
12 bini aşkın işçinin, iş kazalarında yaşamını yitirdiğini belirterek, Soma’nın bunun son halkası
olduğunu söyledi.
Yapılan konuşmanın ardından 5 dakikalık
oturma eylemi yapan yaklaşık 200 kişilik grup,
daha sonra dağıldı.
BDP BİNASINA SİYAH BEZ ASILDI
Manisa’nın Soma İlçesi’nde meydana gelen
maden faciası nedeniyle Van BDP binasına siyah
bez asarken, Bitlis’te taksiciler araçlarına siyah
kurdele bağladı.
Soma’daki facia nedeniyle Türkiye’de 3 günlük milli yas ilan edilirken, Van’da BDP, il binasına siyah bez astı. BDP bu hafta yapacağı tüm
etkinlikleri iptal ederken, Soma faciasını yarın
yapacağı yürüyüşle protesto edecek.
Bitlis’te taksiciler araçlarının aynalarına siyah
kurdele taktı. Taksiciler Soma’daki madende
hayatını kaybedenlere rahmet dilediklerini
belirterek, “Ailelerine sabır, yararlılara acil şifa
diliyoruz. Biz onların acılarını paylaşmak ve onların yanında olduğumuzu göstermek için böyle
bir eylem yaptık” dedi.
KIRIKKALE’DE FACİAYA TEPKİ
KIRIKKALE’de bir araya gelen Türkiye Gençlik
Birliği (TGB) üyesi üniversite işçileri, Manisa’nın
Soma İlçesi’nde meydana gelen maden faciasında ölümlere ihmaller zincirinin yol açtığını
belirtip, protesto gösterisi yaptı.
Kırıkkale Üniversitesi Kampusu B kapısında
toplanan TGB’li üniversite öğrencileri adına
Mert Demirhan yaptığı basın açıklamasında,
“Soma’da yaşanan trajedi hepimizi derinden
etkiledi. İşçilerimizin ölmeleri yada yerin altında
mahsur kalıp ölümü beklemeleri trafonun yanmasından değil, işçilerimizi köle olarak çalıştıran
sistemin vahşiliği, katilliğindendir. Bunu kaza
olarak göstermeye çalışmak, bu facianın üzerini
örtmeye çalışmaktır, cinayeti yok saymaktır.
İşçilerimizi o koşullarda çalıştıran yerin 7 katı
dibinde onlara gerekli iş koşullarını sağlamayan
AKP hükümeti bu cinayetin baş sorumlusudur”
dedi.
AK Parti aleyhine sloganların atıldığı basın
açıklamasına devam eden Mert Demirhan, “Bu
olayın yaşandığı saatlerde ödül törenlerinde boy
gösteren Başbakan’ın tavrına asla şaşırmadık.
Daha önce yaşanan facialar için ‘ölmek madencinin kaderinde var. Güzel öldüler’ diyen bir hükümetin, bu facia karşısında üzülmesini bekleyemezdik. Emek düşmanı birisinin bu ülkeyi temsil
edebileceği asla ve asla inanmıyoruz” dedi.
KONYA VE AKSARAY’DA SOMA EYLEMİ
AYDIN’DAN SOMA’YA YARDIM ELİ
AYDIN Büyükşehir Belediyesi, Manisa’nın
Soma İlçesi’ndeki faciaya yol açan kazada mahsur kalan madencilerin kurtarılması için arama
kurtarma ekiplerini Soma’ya gönderdi.
CHP’li Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı
Özlem Çerçioğlu’nun talimatı ile Aydın Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Şube Müdürü Murat Aydın
liderliğindeki arama kurtarma ekibi, beraberinde arama kurtarma, cenaze ve 1 servis aracı ile
birlikte Soma’ya hareket etti. Aydın Büyükşehir
Belediyesi Arama ve Kurtarma ekipleri Soma’ya
ulaşmalarının hemen ardından madendeki
arama kurtarma çalışmalarına başladı. Halen
çalışmalarına devam eden Aydın Büyükşehir
Belediyesi ekipleri, son güne kadar arama ve
kurtarma çalışmalarını sürdürecek.
İZMİR METROSU’NDA,
‘KALPLER SOMA’DA’ YAZISI
Türkiye’nin her yerinde Soma’daki maden
faciasının acısını yaşanırken, İzmir metrosunda
trenlerin gidiş yönünü gösteren yolcu bilgilendirme panosuna ‘Kalpler Soma’da’ yazıldı.
Manisa’nın Soma İlçesi’ndeki kömür madenindeki faciada çok sayıda işçinin ölmesinin acısı
Türkiye’nin dört bir yanında paylaşıldı. Şişli’de
bir vatandaş maden işçisi gibi giyinip, yürürken,
Taksim metrosunda öğrenciler yere yatttı. İzmir
metrosunda da trenlerin gidiş yönünü gösteren
yolcu bilgilendirme panosuna ‘Kalpler Soma’da’
diye yazıldı. Fotoğraf sosyal medyada vatandaşlar tarafından paylaşıldı.
MADEN FACİASINA ADANA’DAN PROTESTO
Manisa’nın Soma İlçesi’nde yaşanan maden faciası, taşeronlaşmaya bağlı iş güvenliği
eksikliği nedeniyle yaşandığını savunan siyasi
parti, sendika ve dernek temsilcilerinden oluşan
yaklaşık 300 kişi tarafından protesto edildi.
Kent merkezindeki İnönü Parkı’nda toplanan
eylemciler, hükümet aleyhine slogan atarak,
Soma’da yaşanan ölümleri protesto etti. Bazı
eylemcilerin madenci kaskı takarak katıldığı
protesto gösterisinde konuşan Türk-İş Adana
Bölge Temsilcisi Edip Gülnar, 1 hafta boyunca
tüm Türkiye’de yas tutacaklarını söyledi. Türk-İş’e
bağlı sendikaların üyelerinin çalıştıkları iş yerlerinde her gün 3 dakikalık iş durduracaklarını
belirten Gülnar, “Bu yaşadığımız dram, ülkemizin hafızasında kara bir leke olarak kalacaktır. Bu
facia ülkemizi bir taşeron cennetine çevirenlere,
taşeronlaşmayı temel çalışma biçimi haline getirenlere, ders olmalıdır” dedi.
15 Mayıs 2014 Perşembe
07
Kararmış Yürekler
Soma’daki maden faciasında 200’ün
üzerinde işçimizi kaybetmenin acısı
hepimizi çok derinden yaraladı.
Söylenecek hiçbir söz, alınacak hiçbir
önlem onları geri getirmeyecek. İçimizdeki acıyla bu kazada suçlu arıyoruz. Bu
bir ihmal mi yoksa kaza mı belli değilken bildiğimiz tek şey 200’ün üzerinde
çocuğun yetim, kadınların dul kaldığı
gerçeğidir. Ocaklara düşen bu ateş büyüktü. Üzüntümün yanında biraz sitem
edeceğim, affınıza sığınarak.
Çünkü bu işçilerimizin canlarını göze
alıp yerin 2000 m aşağısında çalışmaları
karşılığında aldıkları maaş, belki de
maden ocağının sahiplerinin bir-iki günlük harcamalarıdır. Ya da cebimizdeki
telefonların fiyatlarından daha düşüktür. Hani kazadan sonra şu duyarlılığımızı göstermek için sosyal medyadan
üzüntülerimizi dile getirdiğimiz telefonlarımızdan… Alabilmek için birkaç
ay çalışmaları gerektiği LCD tvlerde bu
kaza haberini izlerken aklımıza geldi mi
acaba? Belki de kömür kokusunu unutmuşuzdur doğalgaza geçtiğimizden
beri. Hani zenginleşiyoruz ya toplum
olarak (!). Zenginleştikçe duyarsızlaşıyoruz, duyarsızlaştıkça insanlığımızdan
uzaklaşıyoruz. Belki de uzaklaşmasaydık insanlığımızdan, her zaman kaza
olabileceği ihtimalini en yüksek seviyede tutup, buna göre önlemler alırdık.
Uzaklaşmasaydık belki, 15 yaşındaki
çocuğu işçi olarak çalıştırmazdık. Uzaklaşmasaydık verilen bu emekleri görüp,
koltuklarında uyuklayanların dörtte bir
maaşını verirdik en azından.
Çocuklarını okutabilmek, aldığı evin
kredilerini ödeyebilmek için her tarafı
kömür karası olan bu insanların emeğinin hakkı verilmedi, verilecek gibi de
değil. İşsizliğin olduğu ülkemizde her
zaman çalışacak birilerini bulabileceğini
düşünenler o koltuklarda oturdukları
sürece, oturdukları koltuk fiyatına bir
ay çalışacak insanları bulmaya çalışacaklardır. Ve bu ülkede alın teriyle bir ev
sahibi olmak için, çocuklarını okutmak
isteyenler maalesef o koltuk sahiplerine
çalışmak zorunda kalacaklar.
Galiba suçlu, tertemiz kalpleri bulunan bu işçilerin. Hani yaralı halde sedyeye oturunca “çizmelerim kirli, isterseniz
çıkarayım da sedye kirlenmesin” diyen o
temiz insanların… Bu kadar temiz kalbe
sahip olmak bir suç olsa gerek kararmış
yüreklerin yanında… Başka türlü olsa
çizmeleriyle sedye kirletmeye çekinen insanlara mı
olur hep böyle şeyler…
Hakkınızı helal
edin abilerim, bu kaza
olmasaydı yine hatırlamayacaktı sizi bu
millet…
Ömer Faruk
Altındağ
En acı teşhis,
en acı anons
MANİSA’nın Soma İlçesi, Eynez Mevkii’ndeki
maden ocağında dün trafo patlamasının
ardından başlayan yangının neden olduğu
faciada hayatını kaybeden madencinin yakınları teşhis için ocağa girdi.
Hayatını kaybeden madencinin ağabeyi
teşhis anlarını böyle anlattı. “Kardeşimi kaybettik, vefat etti. Oraya ulaştığımda ölmüştü.
Cenazesini kenara bandın üzerine koymuşlar, bandın üzerinde teşhis ettik. Sedyeyle
çıkardık dışarı ambulansa kendimiz koyduk.
Geldik şimdi kimlik teşhisi için. 100-150 ceset
gördüm fazlası olur aşağısı olmaz. Kardeşimi
bulmak için en az 50-60 tane cesede baktım ve sonunda bulduk. 33 yaşındaydı,8-9
senedir madende çalışıyordu. Evli, 2 çocuğu
var. Ailemizden bir kısmının haberi var bir
kısmının haberi yok. Kardeşimde herhangi
bir yanma yoktu gazdan zehirlendiği için
öldüğünü biliyoruz” dedi.
EN ACI ANONS
Manisa’nın Soma İlçesi’nde meydana
gelen maden ocağı faciasında yaşamlarını
yitirenlerin Kırkağaç Soğkuhava Deposu’nda
otopsileri sürüyor. Şu ana kadar 70 işçinin
otopsisinin tamamlandığı ve 102 işçinin
kimliğinin belirlendiği kaydedildi. Saat
09.00’dan itibaren anons ile kimlikleri belirlenenlerin isimleri okunup aileleri çağrıldı.
Soğuk hava deposu önünde bazı ailelerin
endişeli bekleyişi acı ile son buldu.
08
15 Mayıs 2014 Perşembe
Tabiatı bozmadan
KALKINALIM
Sevgili okurlarım; bir ülkenin
kalkınması; yatırımların yapılabilmesi
ve istihdam yaratılabilmesi açısından
önemlidir.
Ekonomik olarak büyüyemeyen ülkeler, gerilemeye, oradan
da küçülmeye başlarlar ki bu hiçbir
ülkenin istemediği bir şeydir. Bir de,
üst üste üç ay küçülen ülke ekonomik
durgunluğa girer ki bu da en kötü
senaryodur.
Ülkemizin, gençlerine iyi bir
gelecek ve istihdam sağlayabilmesi
için her yıl ortalama en az yüzde 5
düzeylerinde bir ekonomik büyüme
sağlaması gerekir. Çünkü Türkiye’nin
en önemli potansiyeli genç nüfustur
ve bu nüfusa iş sağlanabilmesi için
hızlı büyümek gerekir.
Yaşlı nüfusa sahip Avrupa ülkeleri için yüzde 2-3 oranında bir büyüme yeter de artar bile ancak bizim
için daha yüksek bir oran lazım.
Gelelim nasıl büyüyeceğimize;
sürdürülebilir bir ekonomik kalkınma
sağlamaz isek bütün doğal kaynaklarımızı tüketir ve dışa bağımlı bir ülke
haline geliriz.
Yani yalnızca büyüme değil,
sürdürülebilir bir büyümenin de sağlanması gerekiyor.
Sürdürülebilir kalkınma, insan
ile doğa arasında denge kurarak doğal kaynakları tüketmeden, gelecek
nesillerin ihtiyaçlarının karşılanmasına ve kalkınmasına imkân verecek
şekilde bugünün ve geleceğin yaşamını ve kalkınmasını programlama
anlamını taşımaktadır. Sürdürülebilir
kalkınma sosyal, ekolojik, ekonomik,
mekansal ve kültürel boyutları olan
bir kavramdır.
Gelecek kuşakların ihtiyaçlarını
karşılayabilme olanağından ödün
vermeksizin günümüz kuşaklarının ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir
kalkınma modeli olan “sürdürülebilir
kalkınma”, 20. yüzyıl sonlarına doğru
dünya gündemine girmiş ve 1990’lı
yıllarda imzalanan uluslararası antlaşmalarla küresel bir uygulama planı
haline gelmiştir.
Sürdürülebilir kalkınma anlayışı,
ülkelerin ekonomik ve sosyal gelişme
hedeflerinde ortak paydayı “sürdürülebilirlik” olarak belirlemektedir. Geleceği de sahiplenen bu ortak hedef,
herkesin temel ihtiyaçları ile daha iyi
bir hayata ilişkin beklentilerinin karşılanmasına imkân vermeye yöneliktir.
Çevre ile sosyoekonomik
gelişme arasındaki ilişkileri iyi kurgulanmamış bir kalkınma stratejisinin
uygulanması, şu anki ihtiyaçları karşılayabilir, ancak insanların gelecekteki
temel ihtiyaçlarının karşılanmasını
tehlikeye sokabilir. Çünkü büyümenin hangi sınırdan sonra çevresel
felaketlere yol açacağı kesin değildir
ve çevresel bozulma çoğu zaman
geri döndürülemez niteliktedir. Bu
nedenle, ekonomik ve sosyal yapı
ile çevre etkileşiminin bütüncül bir
şekilde değerlendirilerek bugünkü
ve gelecekteki nesillerin kalkınmanın
getirdiği fırsatlardan hakkaniyetli bir
şekilde yararlanmasının sağlanması, sürdürülebilir kalkınmanın temel
felsefesini oluşturmaktadır. Geçmiş
deneyimler bu yaklaşımın önemini
daha iyi vurgulamaktadır.
Örneğin, bir konut projesi için
o güzelim, zeytin, çam, akasya, okaliptüs, portakal, mandalin ve limon
ağaçlarını kesiyoruz. Buna değer
mi? Tarım arazilerine dev konutlar
yapmamızın sonucunda yarın bir gün
ekilebilecek toprağımız ve ağacımız
kalmayacak. O zaman, bir zamanların
kendi kendini besleyen dünyanın 7.
Ülkesi olduğumuzu hatırlayarak üzüleceğiz. Tarım ürünlerinde tamamıyla
dışarıya bağımlı kalacağız. En azından
çevreye saygısız olacağız.
Tabiatı önde
tutan bir kalkınma
planı uygulayalım
derim.
Mustafa Seven
EKONOMİ
Levent Marina’da güçbirliği
Erkunt ektiğini biçiyor
DIRINLER Döküm Sanayi Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Melih Dirin’in, İzmir’in önemli prestij
noktalarından biri haline getirdiği Levent Marina,
hizmete açılan ünlü mekanlarıyla yepyeni bir eğlence anlayışının gözdesi oldu. Dirin yıllardır göz
ardı edilen İzmir’in tek marinasının yeni konseptinin oluşturulmasında en büyük desteği, CeCe
Brasserie, Tuval Restoran ve Sipari Balık işletmelerinden aldıklarını belirtti.
TÜRKIYE’nin ilk yerli tasarım traktörlerini üreten Erkunt,
Ege’de 2014 yılının ilk 2 ayında bir önceki döneme göre
pazar payını yüzde 34 artırırken; Ege’ye özel ürettiği Kısmet 58E, tek başına elde ettiği 5,21’lik payla, bölgede satış
yapan 12 markanın tamamının üzerine çıkmayı başardı.
Erkunt Traktör Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Zeynep Erkunt Armağan, 2014 yılında Ege Bölgesi’nde
satış ivmesinin hızlandığını ve pazar payını ciddi oranda
artırdıklarını söyledi.
Devlet memurluğu
out, girişimcilik in
Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Başkanı Ender Yorgancılar:
Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Başkanı Ender Yorgancılar, üniversiteli gençlere ‘girişimcilik çağrısında
bulundu. Eskiden “parası garanti” diyerek devlet memurluğu ve askerliğin geçerli meslekler olduğunu belirten Yorgancılar, “Oysa şimdi devlet memurluğu, askerlik sizin deyiminizle out, girişimcilik in. Ülkemizin büyümesi ve refahı için girişimci gençlerin artması gerek” dedi.
D
okuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) İzmir Meslek Yüksek Okulu
(İMYO)’nun düzenlediği Kariyer Günleri açılışında konuşan Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar,
meslek sahibi olmanın önemine değindi. DEÜ Rektör Yardımcısı
Prof. Dr. Recep Yaparel, DEÜ İMYO Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Avni
Egeli, akademisyenler ve salonu dolduran öğrencilere hitap eden
Yorgancılar, “EBSO olarak Mesleksizlik kaderimiz olmayın diye çok
önemli bir proje olan Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri
(UMEM) Projesi’nin İzmir ayağının koordinasyonunu yürütüyoruz.
Çünkü, ara eleman ihtiyacının giderilmesinde en büyük engel,
mesleki eğitimdeki yetersizliğimiz” dedi.
SIZLER GELECEĞIN TEMINATISINIZ
EBSO Yönetim Kurulu Başkanı
Ender Yorgancılar’a konuşma
sonrası alıdğı plaket salonda
bulunan gençlere ithaf etti
Gençlerin ‘ne olursa olsun bir üniversiteden mezun olayım’
düşüncesine karşı İMYO’nun sanayinin ara eleman ihtiyacının
çözümüne yönelik başarılı program ve eğitimleriyle çok önemli
bir iş gördüğünü kaydeden Yorgancılar, ABD’nin AB ile önce pasifik, ardından Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması
(TTIP) görüşmelerinin devam ettiğini hatırlatarak, “Bu anlaşma
hayata geçirildiği takdirde dünya ticaretinin yüzde 70’i tek bir
blokla yönetilir olacak. Üretilen ürünler gümrüksüz olarak sınırlarımızdan girerken, biz üretittiğimiz ürünleri gümrük vergisine tabi
olarak satabileceğiz. Bu her yıl iş gücüne katılan 700 bin gencine
iş bulmak zorunda olan ülkemiz için yeni sıkıntılar, genç işsizliğinin yüzde 20’ler seviyesine çıkması demek. Bu anlaşma sizlerin,
ülkemizin geleceği açısından imzalanmamalı” dedi.
40 YILDIR IŞ HAYATINDAYIM
Geçmişte devlet memurluğu ve askerliğin garanti para
nedeniyle cazip olduğunu, ancak günümüzde tercihlerin
değiştiğini anlatan Yorgancılar, “Devlet memurluğu, askerlik siz
gençlerin tabiriyle out, girişimcilik in. Ben yapamam, başarısız
olurum, reddedilirim korkusu ile hareket etmeyin. Başarı ancak
ona inanırsanız gerçekleşir” diye konuştu. 17 yaşında iş hayatına
atıldığını ve 40 yıldır aralıksız iş hayatının içinde olduğunu ifade
eden Yorgancılar, “Hayatta başarılı olmanın anahtarı kendinize
olan inancınızdır” dedi.
EİB’de ikinci
Ünlütürk dönemi
İzmir-Nürnberg arasında
dostluk ve ticaret köprüsü
6
ay önce düzenlenen 3’üncü Türk-Alman Ekonomi
Kongresi’nde İzmir Kalkınma Ajansı ve Nürnberg
Avrupa Metropol Bölgesi arasında gerçekleşen
görüşmeler, meyvelerini vermeye başladı.
Almanya ve Türkiye arasında bölgesel anlamda
ortaklıkların artmasını hedefleyen görüşmelerde Avrupa
Nürnberg Bölgesi Türk-Alman İşadamları Derneği (TİAD),
İzmir Kalkınma Ajansı’nın (İZKA) ve Ege Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (ESİAD) davetlisi olarak İzmir’e geldi.
Nürnberg Avrupa Metropol Bölgesi ile İzmir arasındaki
bağları geliştirmek ve iki ülke arasındaki ticari, kültürel ve
sosyal ilişkileri güçlendirmek amacıyla İZKA ev sahipliğinde yapılan toplantıda, somut adımlar atılması yönünde
karar alındı.
İZKA Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Sedef Özer ve
İZKA Uzmanı Köksal Aykol tarafından karşılanan heyet,
İZKA’nın kuruluş amacı, sağladığı destekler ve çalışma
alanları hakkında bilgilendirildi. İZKA Yatırım Destek Ofisi
Uzmanı Köksal Aykol tarafından İzmir ve yatırım olanakları hakkında yapılan sunumun ardından, ekonomik ve
kültürel ilişkilerin geliştirilmesi konusunda bilgi alışverişinde bulundu.
TIAD yetkililerinin yanı sıra belediye, sanayi ve ticaret
odası yetkilileri Nürnberg bölgesi ve kurumlarının faaliyetleri ile ilgili bilgi aktardı. Özellikle eğitim, inovasyon,
yaratıcı endüstriler, lojistik ve yatırımların karışıklı geliştirilmesine yönelik işbirliği olanakları görüşüldü.
Nürnberg Avrupa Metropol Bölgesi’nin, Almanya’nın
en başarılı metropol bölgelerinden biri olduğunu kaydeden TİAD Başkanı Emre Hızlı ise, “Büyük olasılıkla TİAD
olarak düzenleyeceğimiz bir sonraki Nürnberg Metropol
Bölgesi Türk-Alman Ekonomi Kongresi’ni İzmir’de, bölgelerarası ortaklığın sunulacağı ve imzalanacağı şekilde
düzenlemek istiyoruz. TİAD olarak kuvvetli bir bölgesel
ortaklığın oluşacağına inanıyoruz” diye konuştu.
2 günlük programda ayrıca Dokuz Eylül Üniversitesi,
İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Alman
Başkonsolu, Alman-Türk Sanayi ve Ticaret Odası İzmir
Temsilciliği ziyaret edildi ve birçok üniversite temsilcisinin
katıldığı işbirliği olanakları toplantısı düzenlendi.
EGE İhracatçı Birlikleri Koordinatör
Başkanlığı’na Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim
Kurulu Başkanı Mustafa Sabri Ünlütürk
oybirliğiyle seçildi. Koordinatör Başkan
Yardımcılığı’na seçilecek ismi belirleme
konusunda ise; Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu, EİB Koordinatör
Başkanı Sabri Ünlütürk’e yetki verdi.
Ünlütürk, 11 ihracatçı birliği başkanı ile
yapacağı istişareler sonrasında vekilini
belirleyecek.
Nisan ayında Genel Kurul Toplantılarını gerçekleştiren Ege İhracatçı Birlikleri’nde, Ege Bölgesi’ndeki 8 bin ihracatçıyı temsil edecek Koordinatör Başkanlık
seçimi yapıldı. Seçime tek aday olarak
giren Ege Tekstil ve Hammaddeleri
İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu
Başkanı Mustafa Sabri Ünlütürk, Ege
İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlı-
ğı’na oybirliğiyle seçildi. Ünlütürk, 2008
yılından bu yana Ege İhracatçı Birlikleri
Koordinatör Başkanı Mustafa Türkmenoğlu’nun vekili olarak görev yapıyordu.
EİB Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk, 1995-1997 yılları arasında Ege
İhracatçı Birlikleri’ne o dönemki ismiyle
Başkanlar Kurulu Başkanlığı görevini
üstlenen Ağabeyi Şükrü Ünlütürk’ten
sonra Ünlütürk ailesinden bu görevi
üstlenen ikinci isim oldu.
Hayvancılık sektöründe dev buluşma
TÜRKIYE süt üretiminin lokomotifi, canlı hayvan ithalat ve ihracatının kapısı, modern işletmelerin ilk hayata geçirildiği İzmir, gelişen Türk hayvancılığını taçlandıracak dev bir fuar organizasyonunda sektörün önde gelen
firmaları ve üreticiyi bir araya getirmeye hazırlanıyor. Hayvancılık ve
Gıda Teknolojileri sektörüne damgasını vuracak fuar öncesi, Gıda-Tarım
ve Hayvancılık Bakanlığı İzmir İl Müdürü Ahmet Güldal, İzmir İli Damızlık
Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Özer Türer, İzmir Kırmızı Et Yetiştiriciler Birliği Başkanı Osman Çivril ve organizasyonu düzenleyen Platform
Fuarcılık Genel Müdürü Gül Ceylan, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) da
düzenlenen basın toplantısında fuar hakkında bilgi verdi. Ülkü Yarış Pisti’nde, Anadolu EXPO Canlı Besi Hayvanı Fuarı ve Anadolu EXPO Canlı Süt
Hayvanı Fuarı olarak düzenlenecek organizasyon hakkında bilgi veren
Platform Fuarcılık Genel Müdürü Gül Ceylan Birleşmiş Milletler tarafından
2014 yılının Uluslararası Aile Çiftçiliği yılı olarak belirlendiğini hatırlatarak, aile işletmelerinin ülke ekonomisinde ‘‘sigorta’’ işlevi gördüğünü
söyledi.
BÖLGE
Ortalık toz duman!
Ortalık gerçekten de toz duman. Kelimenin tam anlamıyla. Hem sağda hem de solda. Halk ise artık hiç bir şeye şaşırmıyor. Neden şaşırsın ki? Bağışıklık kazandı artık halk. Hükümetin
aldığı hiçbir karar ya da yaşama geçirdiği hiçbir uygulama halkı
şaşırtmıyor artık. Hatta yolsuzluk yapan, rüşvet alan bakanlara
yapılan suçüstü bile…
Öyle bir hale gelmişiz ki vatandaşa diyorsunuz ki “Bakanlar para çaldı, AKP’ye oy verme.” Diyor ki “Çaldıysa çaldı, ben
onlara oy vereceğim.” Bu neye benziyor biliyor musunuz? Bir
filmde vardı. Tecavüzcüsüne âşık olan kurban sendromu. Kriminolojide kurbanın kendisini mağdur eden kişiye duyduğu
yakınlık olarak açıklanan bir sendrom. Hal böyle olunca hastalıklı bir toplum olup çıktık. Öyle bir noktaya geldik ki Başbakan
Erdoğan’ın Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’na
karşı sergilediği tutuma bile şaşırmadık. Hâlbuki kudretli Sultan
Süleyman bile Pargalı İbrahim’e böyle davranmadı. Ahlak, ilke,
adalet, demokrasi sükût etti adeta.
Peki ya CHP’de neler oluyor? Galiba takke düştü, kel
göründü. Şimdi herkes bir kez daha düşünmeli yaşananları. CHP
tarihinin en kötü yönetim sürecini yaşadı. İlişkiler, sandık demokrasisi yerine geçen “sepet demokrasisinin” sonuçları. Kim
masum, kim suçlu vs…
Hiçbir dönem MYK hakkında böyle bir maddi şaibe çıkmamıştı. Benim PM’de görev yaptığım dönemin Genel Sekreteri
Önder Sav. Bilen bilir Önder Sav, parti içerisinde en çok çatıştığım, büyük kavgalar ettiğim kişiydi. Hatta milletvekili listelerini
görünce “Örgüt nerede? İzmir’e dışarıdan milletvekili getiriyorsunuz” diye ortalığı yıkmıştım. Ama Önder Sav hakkında maddi
konulara ilişkin en ufak bir iddiayı ne duymuş ne de hissetmiştim. Ben onun kendi ekipçiliğini içime sindirememiştim. Oysa
şimdi duyduklarım ve yaşadıklarım beni çok şaşırttığı gibi isyan
ettiriyor.
Halka umut olunması gerekilen bir süreçte ben dahi 27
yıl emek verdiğim partimden istifa ederek DSP’den aday oldum.
Bu sürecin sebepleri sanıyorum şimdi daha iyi anlaşılmıştır. Ben
6 Kruvaziyer ile 12
bin 357 Turist
KUŞADASI Ege Ports Limanı’na yanaşan sabahın
erken saatlerinde yanaşan Sea Cloud,Celebrity
Sıhouette, Cristal Serenıty, Louis Olympia,Naorwagıan Spırıt ve Artemis isimli gemilerle 12 bin
357 turist ilçeye geldi.gemilerden inen çoğunluğu Amerikalı turistlerin bazıları ilçe merkezini
gezerken bir bölümü de Efes Antik Kenti ile
Meryemana Evi’ni ziyaret etti.
Kuşadası’nda sabah saatlerinde yağmaya
başlayan sağanak yağış, gemilerle gelen turistleri
engellemedi. Sağanak yapış altında gemilerden
inen turistler tur otobüslerine binerek Efes Antik
Kenti ile Meryemana Evi’ni ziyarete gitti. Gemide
kalarak tura katılmayan yolcular ise Kuşadası
Çarşılarına yöneldi. Kuşadası esnafından Tuncer
Küçük, “sezonun ilk yoğun günü yağmur bereketi
ile gerçekleşti. Bizler yağmur nedeniyle sıkıntılı
bir gün yaşayacağız derken. Turistler yağmur
çamur dinlemeyerek ilçeyi gezdi ve alışverişlerini
de gerçekleştirdi” dedi.
Turizmde artış var
ÜLKE genelinde turizmde geçen yıla oranla %3
ila %5 artış olduğunu belirten Kuşadası Turizm
Tanıtma Vakfı Başkanı ve Siba Turizm Yönetim
Kurulu Başkanı Bülent İlbahar,”Kuşadası’nda. geçen yıla oranla Almanya pazarında %7 ,Hollanda,
Belçika ve İngiliz Pazarında %2 ila %3, İran Pazarında ise dönemine göre % 5 artış var. İran’dan
her hafta İzmir’e
bir uçak var. Buda
hem İzmir hem de
Kuşadası turizmi
için çok önemli.
Kuşadası’nda Sezon
15 Mayıs itibari ile
daha da hızlanacak.
Otel Rezervasyonlara baktığımızda şu
anda Haziran’dan
Eylül ayına kadar %
80 doluluk oranı gözüküyor. Bu aylarda
otellerin kesin olan
%80 ‘lik doluluk oranını, sezonda son
dakika satışlarıyla %
95 ila %100 oranına
çıkaracağına inanıyorum” dedi
Kuşadası 2014
turizm Sezonuna
Hazır Giremedi.
Kuşadası’nda Karayolları tarafından yapılan
çevre yolu köprülü kavşak projesi hala devam
ettiğini belirten Bülent İlbahar, “ Karayollarının
çalışmalarının 2014 yılı turizm sezonunda da
biteceğine inanmıyorum. Çevreyolunda Bir çok
küçük esnaf bu çalışmalar süresince mağdur
oldu. iflas noktasına gelen esnaflarımız var. Şu
an yan yolları açtılar, fakat ana yolun bir an önce
açılması lazım. Yoksa geçen yıldan daha da çok
kötü duruma düşeriz. Büyük oranda yaşanacak
trafik sıkışıklığı nedeniyle Kuşadası’na gelen hem
yerli hem de yabancı turistlerin çile çekmesine
neden oluruz”dedi.
CHP’ye ihanet etmedim. Balçova’da kendime oy istedim. Çok
kızmama rağmen Büyükşehir’de de Aziz Kocaoğlu’na oy istedim. Ama partinin iç işleyişini iyi bilen birisi olarak şaşkınlığım
ve tepkim çok büyük. Bir parti böyle yönetilemezdi. Düşünebiliyor musunuz 5’li Komisyon’a teslim edilmiş yüzlerce aday var.
Koskoca partinin kaderi bunların elinde. Ülkenin hali ortada iken
araştırma şirketleri sözüm ona adayları adil şekilde araştırıyor.
“Bize güvenin” deniyor ve de bazı adayları kendileri coşturuyor.
Pazarlıklar yapılıyor. Bir hediye trafiği yaşanıyor. 5’li Komisyon
toplantıları gece yarılarına kadar sürüyor. Adaylar üzerinde
büyük tartışmalar yaşanıyor. Hatta Gökhan Günaydın, Adnan
Keskin’e dolu su bardağını fırlatıyor. Onları Bihlun Tamaylıgil
ayırıyor. Bülent Tezcan’la Umut Oran şaşkınlık içerisinde kalakalıyor. Olayı Genel Başkan duyuyor. Ancak ne ilginçtir ki ertesi
günkü toplantıda ikisi de hiçbir şey olmamış gibi davranabiliyor.
Kavganın nedeni belli. Güzel bir kayıkçı kavgası. Seviye yerlerde.
Odaları aynı katta. Birbirlerini takip ettiriyorlar. Hangi aday adayı
kime yakın, odada ne kadar kaldı? İkili arasında buna benzer pek
çok rezillik yaşanıyor. Hatta bu nedenle Adnan Keskin’in kapısında pek çok kavga ve yumruklaşma yaşanıyor.
Gökhan Günaydın’ı tanımam ama hakkındaki iddialar çok
açık. Araştırma şirketleri fuar gibi. Ama Adnan Keskin’i çok iyi
tanırdım. Siyasete girdiğim günden beri hem de. O tüm örgütün
olduğu gibi benim de ağabeyimdi. Son seçimde Denizli onu
uzak ara farkla liste başı yaptı. Kendisine o siyasi onuru yaşatan
arkadaşlarının hiçbirini -hak edenler dâhil- bir yere taşımadı.
Ona yıllarını vermiş emekçilerini sildi geçti. Bunu Türkiye genelinde kendisini Kurultay birincisi yapan dostlarına da yaptı. Birçoğuna sözler verdi. Kimisine “aday olmalısın” dedi. Ama siyasi
kıblesini sadece İstanbul‘a yani Mustafa Sarıgül’e çevirdi. Öyle
ki Sarıgül iddiası çok büyüktü. Hatta Gürsel Tekin’e karşı gizli bir
biçimde başlatıp aşikar bir biçimde sürdürdüğü tek taraflı savaşında Gürsel Tekin aday olarak çıkıp ona ince bir cevap verdi. O da
henüz aday gösterilmemiş olan Sarıgül’ün programını yaptı. İstanbul’da açıklamada bulunmak üzere yanına gitti. İşte ne olduysa orada oldu. Kürsüye çıkarken ayağı takıldı ve düştü. Bizim,
tüm örgütün Adnan ağabeysi düşmüştü. Ben izlerken “eyvah”
09
dedim. Kendi inancıma göre hayra işaret değildi. Bu düşüş onun
siyasi geleceğinin bir işaretiydi. Adnan ağabeyimiz hem gözden,
hem makamdan düştü sonuçta. Şimdi kendince “il başkanlarını
görevden almadığım için MYK’dan çıkarıldım” dese dahi kimse
inanamaz. Oysa öyle bir konumdaydı ki, örgüt onu herkesten
çok ziyaret eder, odasının kapısını aşındırırdı. Umut olmuştu,
adil davranır diye düşünülüyordu. Çünkü O da örgütte çok
emek vermiş, önü kesilmişti. Yıllar sonra geldiği yerde eleştirdiklerini yapacağı akla gelmezdi. Ne yazık ki bugün onunla ilgili
söylenenler çok acı. Oysa kendisinin dışarıda olduğu dönemde
partiyi yönetenlerin hiç birisi için bu kadar ağır konuşulmadı.
Şimdi herkes “ajandalarını, kalemini, havlusunu, diş fırçasını, diş
macununu ben yaptırdım, beni harcadı” diyor. Tekrar göreve
getirilmeyen başkanlar ise aldıkları pahalı hediyeleri anlatıyorlar.
Tekrar görevlendirilenlerin ise “gereğini” yaptıkları söyleniyor.
İnsanın inanası gelmiyor. Ne yaptın be Adnan ağabey!
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeni oluşturduğu
MYK’ya bakılırsa geçtiğimiz süreçten iyi ders aldığı anlaşılıyor. İlk
yol arkadaşı olan Gürsel Tekin’in yanı sıra Tekin Bingöl’ün gelmesi, Bülent Tezcan’la devam etmesi, İzmir’den Aytun Çıray’ın
girmesi ve gerçekten çok saygı duyduğum Haluk Koç’un mali
işlerden sorumlu olması çok iyi oldu. Keşke bu revizyon seçim
öncesi olsaydı.
Haluk Koç’u birçok partili bilir. Gerçekten çok farklıdır.
Hatta aday belirleme sürecinde İzmir’deki başkanlardan birisi
özel terzisi ile tam takım yılbaşı hediyesi gönderir Haluk Koç’a.
Haluk Koç odasına gelen paketleri ve askıdaki takımları görünce
şaşırır ve bunların ne olduğunu sorar. Terzi
“Efendim başkanımız size yılbaşı hediyesi
gönderdi. Birde izin verirseniz ölçülerinizi
alacağım” der. Haluk Koç daha da şaşırır ve
teşekkür ederek hepsini iade eder. İçinden
bir tek kravatı alır. “Sayın başkanınıza selam
söyleyin.
Hediye küçük olur,
bana kırılmasın” der.
Bafa Gölü
SOS Veriyor
Türkiye’nin en güzel göllerinden biri olan Bafa Gölü’nde meydana
gelen ekolojik bozulmalar nedeniyle yöre insanlarının talebi üzerine
EKODOSD bilim danışmanı Erol Kesici bölgede araştırma yaptı.
EĞIRDIR Su Ürünleri Fakültesi Yrd. Doç. Dr. Erol
Kesici , “Bafa Gölü’nde Son yıllarda yaz sıcaklarında
görmeye alıştığımız ekolojik değişimlerin, bu yıl
Mayıs ayında erken sinyal verdiğini gördük.Göl
aynasında meydana gelen yeşil renkteki alglerin,
özellikle Kapıkırı ve Gölyaka yerleşimlerinin önündeki kıyılarda birikerek bir balçık oluşturmaya
başladığını tespit ettik” dedi.
Kesici “Bafa Gölü’nde alg çoğalması bu yıl çok
erken alarm verdi. Bafa Gölü‘nde artış gösteren
alg türü daha önceki yıllarda SDÜ ve EGE Üniversitesinin ortak çalışmalarıyla belirlenen zehirli alg
türüdür. Göllerde aşırı kirlilik nedeniyle görülen
aşırı alg artışı bu yıl Bafa Gölü‘nde çok erken dönemde görüldü.Bafa Gölünde birim alanda yapılan
su analiz sonuçlarında birim alandaki mavi-yeşil
alg miktarı çok yüksek sayıda olup,Bafa Gölü‘nde
bu aydaki çözünmüş oksijen miktarı da son yıllardaki en düşük seviyededir. Bu durum önlemler
alınmazsa, önümüzdeki aylar da hava sıcaklığı ve
kuraklığa bağlı olarak kirliliğin çok ciddi boyutlara
ulaşacağının ve göldeki yaşamın bundan olumsuz
yönde etkileneceği kaçınılmazdır.Bafa Gölü’ndeki
aşırı orandaki kirlilik nedeniyle oluşan alg patlaması (Mavi yeşil alg-su yosunu) Göl çevresindeki
tarımsal üretimde çok miktarda gübre, pestisit
vb. kimyasallar kullanılmaktadır. Drenaj ve yüzey
sularıyla taşınan tarım atıkları gölü kirleten temel
unsurlar arasındadır. Özellikle taşkınların olduğu
dönemlerde bu kirliliğin etkisi artmaktadır. Bafa
Gölü‘nün içi kirli, B.Menderesin suyu kirli, Bafa
Gölü yok olmanın yanı sıra hastalıkta saçar duruma
gelebilecektir, çünki bu tür algler toksik etki yapmaktadır. Göl biyolojik yöntemlerle temizlenmeli
ve göle temiz su verilmelidir. Bafa Gölü 10 yılı aşkın
süredir aynı sorunla karşılaşmaktadır. Şimdiye
15 Mayıs 2014 Perşembe
Semra
Aksakal
İspanyol Şeftalisi
Davutlar’ı sevdi
TÜRKIYE’nin ilk Şeftali hasadı Kuşadası’nın Davutlar Mahallesinde yapıldı. İspanya’dan getirilen
Erly Fresh cinsi şeftali hasadını 15 Haziran’dan
7 Mayıs’a aldı. İlk hasad şeftalilerin bir bölümü
Türkiye’de piyasaya sunulurken, büyük bölümü
ise Romanya’ya gönderilecek.
Kuşadası’nın Şeftalisi ve mandalinası ile ünlü
Davutlar ovasında sezonun ilk şeftali hasadı
yapıldı. Dört yıl önce İspanya’dan getirilen
erkenci şeftali cinsi Erly Fresh, Davutlar iklimi ve
toprağını sevince şeftali hasadını bir ay öne aldı.
İyi Tarım sertifikası ile Davutlar ovasındaki 4 bin
dönüm Şeftali bahçesinin büyük bölümünü elinde bulunduran Zeynel Tarımcılığın sahiplerinden
Murat Çengel,Üç yıl önce Türkiye’ye, İspanyol,
Fransız ve İtalya patentli erkenci şeftaliyi ilk
olarak kendilerinin getirdiğini söyledi.
kadar alınan önlemler yetersizdir.
Ölümlere Neden Olabilir
Bafa Gölü‘nün alg sorunu her yıl ciddi boyutlarda artış gösterdiğini belirten SDÜ Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Yrd. Doç. Dr. Erol Kesici, “gölde oluşan
alg sorunu su canlılarının ve kuşların ölümlerine
neden olabilir. Gölden su alımlarının durdurulması ve göl suyunun kullanımına izin verilmemesi
gerekmektedir.
Gölde içeriden ve dış çevreden kirlilik yüklemesi olduğu için, sadece temiz su girişinin sağlanması
gölün temizlenmesi için yeterli olmayacaktır. Gölün
dip kısmı su bitkileri ve alglerden (yosunlar) oluşan
balçık tabakasıyla kaplıdır. Ayrıca dönemsel olarak
ani çoğalma yapan algler göldeki biyolojik kirliliğin
göstergeleridir. Aşırı oranda çoğalan mavi yeşil
algler koloniler oluşturarak örtü oluşturmaları
tortu olarak isimlendirilen dipte kümeleşen kirlilik
unsurlarıdır.
İlk acil önlem de; Göle mutlaka temiz su verilmelidir. Bunun ardından dünya genelinde uygulanan farklı temizlik yöntemlerinin Bafa Gölü için
uyarlanması gerekmektedir . Göl bir bütün olarak
değerlendirildiğin de bölgesel olarak mekanik temizlik ve biyolojik temizlik yöntemleri uygulanmalıdır. Bu konuyla alakalı Ege Üniversitesi Hidrobiyoloji Bilim dalı ile hazırlamış olduğumuz çalışmalar
bulunmaktadır.Bakanlığa bu konuda bilgi verilmiş
ve önlemlerin çok acil olarak alınması istenmiştir.
Bu yıl alg çoğalmasının erken görülmesinin bir
diğer nedeni de B.Menderes ve Bafa Gölüne ulaşan
su kanallarının önlerinin kapatılması ve Bafa Gölüne su gelmemesidir.“ Dedi.
Tepeli Pelikanlar izlenecek
TÜRKIYEnin en önemli sulak alanlarından biri olan Büyük Menderes
Deltasında Tepeli Pelikanları Koruyoruz projesi kapsamında halkalama çalışmaları başladı. 15 ay sürecek projede, Tepeli pelikan kolonileri
düzenli olarak izlenecek. Büyük Menderes Deltası ve Gediz Deltasında
her geçen yıl artan kıyı erozyonu ve şiddetli fırtınalar sonucu yok olan
üreme kolonilerinde yuva restorasyonları yapılacak. Nesli küresel
anlamda tehlike altında olan Tepeli Pelikanların halkalanması için
çalışmalar yapılıyor. Halkalaması biten pelikan yavruları tekrar denize
bırakıldı. Geçtiğimiz yıllara oranla pelikan yavrularının bu yıl artış
gösterdiği tespit edildi.
Roya Ebrahimy
sergi açtı
ISFAHAN-İran doğumlu Kuşadası’nda yaşayan
ressam Roya Ebrahimy Kuşadası İbramaki Sanat
Galerisinde sergi açtı.
Tahran Azad Üniversitesi Güzel Sanatlar
Fakültesinden mezun olan Roya Ebrahimy 4
yıldır Kuşadası’nda yaşayarak resim yapıyor.
Sergi açılışında resimlerinin Isfahan kentinin her
bir köşesini anlattığını belirten Roya Ebrahimy
“Kadınların istediği gibi, doğasıyla, mimari, kültür
ve sanatıyla, sokak ve kahveleri ile , parkları ve
çarşılarıyla ideal biçimde yaşamasını hayal ettim”
dedi. Ebrahimy resimlerini yaparken “Ütopya”
olarak düşüncelerini tuvale yansıttığını belitti.
Roya Ebrahimy ikinci kişisel sergisini İbramaki
Sanat Galerisi’nde açmaktan mutluluk duyduğunu ve doğduğu şehir ve İran müziğini tanıttığını
söyledi.
6N1K Medya Ajans Reklam Fotoğrafçılık Hizm.
San. ve Tic. Ltd. Şti. adına
İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Muammer BAŞKAN
Genel Koordinatör ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Ömer Faruk ALTINDAĞ
Haber Müdürü
Ahmet POLAT
Sağlık Editörü
Görsel Yönetmen İnternet Editörü
Yasemin ARITÜRK
Buse YALÇIN
Şule SARIOĞLU
Ankara Temsilcisi Kuşadası Temsilcisi Hukuk Danışmanı
Eşber OKAYER
Faruk ÇALIŞKAN
Özgür HAN
BASIMCI: İHLAS GAZETECİLİK A.Ş.
BASKI YERİ: KAHRAMANLAR / KONAK / İZMİR
TEL: 0232 483 96 60 BASKI TARİHİ: 14.05.2014
SAYI: 21 TÜRÜ: YAYGIN HAFTALIK
YÖNETİM YERİ: 6N1K MEDYA AJANS REKLAM
FOTOĞRAF HİZM. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Atatürk Cad. No: 370/1 Kat: 4 D: 8 - Alsancak/İZMİR
Tel: 0232 421 20 43 - 46 Fax: 0232 421 20 49
Fiyatı: 25 Kr (KDV DAHİL)
GAZETE 6N1K’DA YAYINLANAN HABER, YAZI, RESİM VE FOTOĞRAFLARIN
FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU İLE BASIN KANUNU’NDAN KAYNAKLANAN
HER TÜRLÜ HAKLARI 6N1K MEDYA AJANS REKLAM FOTOĞRAF HİZM. SAN. TİC.
LTD. ŞTİ. NE AİTTİR. İZİN ALINMAKSIZIN KAYNAK GÖSTERİLEREK DAHİ İKTİBAS
EDİLEMEZ. YAYINLANAN KÖŞE YAZILARINDAN YAZARLAR SORUMLUDUR.
10
15 Mayıs 2014 Perşembe KÜLTÜR SANAT/SAĞLIK
Edep yahu!!!
Balığın insan vücuduna sağladığı faydalar
SEN kim oluyorsun hukukla ilgili ahkam
kesip elestiri yapıyorsun.
Senin danıştay dediğin aslında tanıştay
haberin yok. Altın tüccarlarını tanıştırmayı
biz biliriz.
İstersek danıştay der danışırız, istemezsek tanıştay der tanıştırırız. Ayrıca bizim
zekamızdan şüphen mi var? Danışmak
da ne demekmiş? Biz danışmayız. Siz bizi
korkak pısırık, yasadan hukuktan anlamaz
mı sandınız? Haddinizi bilin. Edepsizlik
yapmayın.
Sana ayrılan süre 15 dakika, edep
yahu!!! Neden uzun uzun hukuktan bahsediyorsun? Bak bakalım, İzmir’e gitmek
kaç saat olmuş? Ben iki şehiri birleştireyim
5 saatte, sen konuyu toparlayama 1 saatte.
Edep edep!! Bu millet görür, bu oyunlara
izin vermez.
Profösör olsan ne yazar, benim gibi
değilsen, itaat etmiyorsan hoca olsan
kaç yazar. Hocalığı biz biliriz biiiizz!!! Sana
verdiğim süre 15 dakika, o da tüzükle.
Giyinmen için kefen, yemen için de 1000 tl
para verdim. Edepsizlik yapma, iznin kadar
konuş, uygun gördüğüm gibi yaşa.
Ne kabustu ya, haftasonu gördük. Anneler günüydü. Bir yudum huzura ihtiyaç
vardı, zamanlaması harikaydı. Neyseki
annelerimiz vardı. Sarıldılar sıcacık, olmayanlara allah sabır versin... Biz annemiz var
diye korkmadan atlattık.
BALIK eti, yüksek kolesterolün düşürülmesinden, metabolizmanın güçlenmesine, cilt güzelliğinden, eklem sağlığına kadar
birçok rahatsızlığa şifa oluyor. Düzenli bir şekilde balık yemek
ise kalp hastalıklarında ölüm riskini yüzde 36 oranında azaltıyor.Harvard Üniversitesi uzmanlarının balığın sağlığa etkileri
üzerine yaptığı çalışma, balığın insan vücuduna olan faydalarını ortaya koydu. Son 20 yılda bu konuda yapılan araştırmaları
bir araya getiren uzmanlar, balığın yararları yanında zararının
(Bazen sinemada bir filme girersin, film
kötüdür fakat
çıkamazsın.
Para vermişsindir, seyretmek
zorunda hissedersin. Öyle
hissediyorum
kendimi. Bitsin
bu film artık...)
Uzman Doktor
Serdar Biçeroğlu
çok az olduğu sonucuna vardı. Araştırma sonuçlarına
göre balığın faydaları saymakla bitmiyor. Araştırmalar,
balık yemenin kalp hastalıklarından ölüm riskini yüzde
36 oranda azalttığını ortaya koyuyor. Yağlı balığın daha
fazla omega3 içermesi nedeniyle de sağlığa daha yararlı olduğu çalışmadan çıkan bir başka sonuç. Uzmanlar, sağlıklı bir yaşam için hafta iki öğün balık yenmesini
tavsiye ediyor.
SAÇ DÖKÜLMESINI ÖNLEMEK
Artık çok kolay
Saç dökülmeleri bir çok erkek ve bayanda can sıkıntısı yapabilir ama bu altın önerilere
dikkat ederseniz saç dökülmesi diye bir probleminiz kalmayabilir.
S
aç dökülmesini önleyen tavsiyeler..
Saç dökülmeleri bir çok erkek ve bayanda can sıkıntısı yapabilir ama bu altın önerilere dikkat ederseniz saç dökülmesi diye bir probleminiz kalmayabilir.
1- Sebze ve lifli yiyecekler tüketmek, ve saç diplerinize masaj için soğan suyu kullanın soğan suyu
uzun senelerdir saça faydalı olduğu bilinmekte.
2- Saç kalınlaştırmak ve güçlendirmek için
yonca suyu kullanılır fakat yonca suyu saç
dökülmesine de iyi gelmektedir. yonca suyunu
aktarlardan veya büyük alışveriş merkezlerinden bulabilirsiniz.
3- Hindistan cevizi sütü yine her yerde
bulabileceğiniz bir ürün, hindistan cevizi sütü
saçlara parlaklık katar kullanımı ise gece saç
derisinde bekletme ile olmaktadır. Saç diplerine sürülen hindistan cevizi sütü saç derisini ve
deriden çıkmakta olan saça güç verir ve parlaklık
sağlar.
4- Kına.. ! Evet kına saç dökülmesine iyi geldiği gibi
saçı dökülmeyenlerin de saçlarını kuvvetlendirir ve enerji
verir.
5- Kadife çiçeği özellikle yabani olanlarından bulmalısınız. saçı
durulamadan önce sıcak su ile kullanılmalıdır. Saç diplerine masaj
şeklinde sürülmeli ve 2 saat içinde çıkartılan kadife çiçeği suyu yok
edilmelidir.
6- Güçsüz ve zayıf saçlar için sardunya yaprakları çok önemlidir.
Sardunyayı aktarlardan bulabilirsiniz kokusu çok güzel ve tam anlamıyla kırık saçlar üzerinde etkisini göstermekte saçın toparlanmasını ve güçlenmesini sağlamaktadır.
7- Ispanak suyu ve marul. Evde yapılması ve hazırlanması basit bir yöntem. Ispanak suyunu sıkıp marulu püre haline getirmeniz ve karıştırmanız gerekiyor,
daha sonra bu karışımı günde 2 kez düzenli olarak
saçlarınıza sürmeniz gerekmekte.
8- Biberiye yöntemi ile saç güçlendirme. Biberiye ilk olarak bir tava veya tencerede kaynatılarak
suyu çıkartılmalıdır daha sonra biberiye suyu ile
saçlar durulanmalı. Biberiye suyu maksimum 2-3
gün muhafaza edilebilir.
9- Kuru saçlar için alma yağı hazırlanmalı. Alma
yağı saç uzattığı gibi kurumuş saç derisi de tedavi
eder. Limon veya sirke suyu ile karıştırılarak kullanılmalıdır. Masaj şeklinde deriye yedirilir. Bu yöntem saç
dökülmesine iyi gelen bir yöntemdir.
10- Zeytinyağı masajı. Bu yöntem çok bilinen fakat az uygulanan bir yöntemdir. saç diplerinize zeytinyağı ile masaj yapmanız
saç derinizi ve saç köklerinizi güçlendireceği gibi çıkacak saçlarında
parlak veg sıkı olmasını sağlayacaktır.
Glisemik indeks diyetiyle sağlıklı zayıflayın
‘Gözlerimi Kaparım
Vazifemi Yaparım’
“PERDELER Kapanmayasın” etkinliği
çerçevesinde “Gözlerimi Kaparım Vazifemi
Yaparım” adlı eleştirel komedi oyununun
galasını yapan Çeşme Belediye Tiyatrosu,
ayakta alkışlandı
Çeşme Belediyesi’nin bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirdiği, 5 ay süren “Perdeler
Kapanmasın” etkinliği kapsamında Çeşme
Belediye Tiyatrosu oyuncuları, kendi sahnesinde tiyatroseverlerle buluştu. Haldun
Dormen’in Türkiye’nin yakın siyasi tarihini
kaleme aldığı “Gözlerimi Kaparım Vazifemi
Yaparım” adlı oyununun galasını yapan
Çeşme Belediye Tiyatrosu oyuncularının,
2 perdelik 1 saat 45 dakika süren oyunu
büyük ilgi ile takip edildi. Oyun bitiminde
uzun süre ayakta alkışlanan oyun ve oyuncular, seyircilerden tam not aldı.
BESINLERIN glisemik indeks (GI) değeri
hem sağlıklı beslenmenin hem de kilo
vermenin anahtarlarından biri. Endokronoloji ve metabolizma uzmanı Prof. Dr. Metin
Özata’nın anlattıkları, sağlıklı bir yaşam için
glisemik indeksle ilgili öğrenilmesi gereken
rehber niteliğinde:
NASIL ZAYIFLATIR?
Düşük GI’li beslenme kilo kaybını 2 mekanizmayla yapar:
1. Doygunluğu artırarak
2. Yağların yakılmasını artırarak
Bir yemekteki GI oranını yüzde 50 artırdığınızda doygunluk hissi yüzde 50 azalır.
Diğer diyetlere karşılık bu Gİ diyetinin faydalı
olmasının nedeni insülin direncini kırmasıdır.
1200 kalorinin altında diyet yapmak insülin
direncini arttırır ve kilo aldırır. Kilo vermek
için acıkmanın ve tatlıya saldırmanın önlenmesi gerekir. Bunun yolu da düşük glisemik
indeksli gıdalarla beslenmekten geçer.
Diyetteki yağı, toplam kaloriyi veya
karbonhidrat miktarını çok azaltmakla açlık
hissi baskılanamaz ve tekrar kilo alırsınız.
Normalde acıkma vücudun yemek ihtiyacı
olunca ortaya çıkan bir durumdur. Ancak
acıkmanın vücudun ihtiyacı olmadığı zamanlarda oluşması normal değildir. Bu nedenle
de ihtiyaç olmadan yemek yenildiği için kilo
alınır. Normal olmayan bu acıkma atakları
kandaki insülinin dalgalanmasından oluşur.
Yüksek Gİ’li karbonhidrat yenince kan şekeri
ve insülin hızla yükselir ve sonra kan şekerini
hızla normalin altına indirir ve tekrar acıkma
oluşur. Tekrar tatlı bir şeyler yerseniz aynı
durum tekrar eder gider.
SALATAYA SİRKE, TATLIYA TARÇIN
İçinde asit olan gidalar mide boşalmasını
geciktirerek GI’i düşürür.
Asidik gıdalara örnek: Yeşil zeytin, turp,
limon suyu, mantar, havuç, yeşil bezelye,
sarmısak, sirke...
Salataya sirke ilavesi GI’i yüzde 30 azaltır.
Baharat, tarçın kan şekerini azaltır. Günde bir
çay kaşığı tarçın faydalı olur.
Brokoli, kabak, çiğ havuç, marul, kıvırcık,
karnıbahar, patlıcan, soğan, biber, turp, ıspanak, domates, avokado, badem, ceviz, fındık.
Beyaz makarna rafine karbonhidrat olup
GI’i pişirmeye göre değişir. Spagettiyi sadece
5-6 dk pişirilirse Gİ’i düşüktür. Makarnayı
yumuşayıncaya kadar pişirmelidir. Fazla
pişirince GI artar.Patetes yüksek GI ‘e sahip
olsa da buzdolabında soğutulup tekrar
ısıtılırsa GI’i azalır. Patates salatası soğutulursa
GI’i azalır. Taze pişmiş ve ezilmiş patetesin GI’i
en yüksektir. En iyisi patates salatası halinde
hazırlamak, buzdolabında soğutmak ve
içine sirke koymaktır. Tüm patatesler yüksek
GI’li değildir. Tatlı patates daha faydalıdır.
Haşlanmış patatesin GI’i 70’in altındadır.
Soğutulmuş patatesin GI’i düşükür. Yeni
yapılan testler havucun glisemik indeksinin
eskiden sanıldığı kadar yüksek olmadığını
gösterdi. Bu nedenle havuç özellikle çiğ
olarak faydalıdır.
“Lüksemburg,
Sevgili Ülkem”
sergisi
SANATSEVERLERI
Lüksemburg’un tarihi
ve doğal güzelliklerine
götürecek olan sergi,
Ahmed Adnan Saygun
Sanat Merkezi’nde 8
Mayıs itibariyle gezilebilecek.
Yenilikçi ve göz alıcı
eserlerden oluşan sergi;
Lüksemburg’un önde
gelen yapıtlarını, doğal
güzelliklerini tarihi ve
modern izler sürerek keşfetme olanağı
sunuyor. Lüksemburg,
içerdiği tarihi değerler ile
UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nin koruması
altına alınan başkenti ve
diğer bölgelerinde yer
alan kültürel ve doğal
zenginlikleri ile ziyaretçilerine pek çok şey sunan
bir ülke.
Türkiye
Kore
Ege’de
buluştu
UZAK Doğu komşumuz
Kore’nin kültürünü
tanıtmak amacıyla Ege
üniversitesi ve Kore
Kültür Merkezi’nin
ortaklaşa düzenledikleri
“Kore Kültür Günü “ Ege
Üniversitesi Mühendislik
Fakültesinde yapıldı.
Ege Üniversitesi
Mühendislik Fakültesi Turgut Yazıcıoğlu
Konferans Salonu’nda
düzenlenecek olan
etkinlik Kore Büyükelçisi
Lee Sangkyu’nun Türkiye
–Kore ilişkileri üzerine
düzenleyeceği seminerle
başladı.
80 DARBESIYLE GÜNCELLENDI
Çeşme Belediye Tiyatrosu, Haldun Dormen’in 1964’te yazdığı, sonraki yıllarda da
80 darbesini dahil ettiği Gözlerimi Kaparım
Vazifemi Yaparım’da Türk toplum yapısını
31 Mart olayından 1980’lere kadar uzanan
bir çerçevede, aynı gün doğmuş biri
zengin, diğeri fakir bir ailenin çocuğu olan
iki çocukluk arkadaşı üzerinden başarıyla
anlattı. İyi niyetli, dürüst ve uysal olan fakir
aile çocuğunun ezilen; fırsatçı olanınsa
ezen konumunda olduğu, devlete itaat
edenlerle devleti sömürenlerin arasındaki
‘mükafat’ farkını açıkça gözler önüne serdi,
eleştirdi.
Ülkenin yakın siyasi geçmişini eleştirel
bir mizah oyunuyla aktaran “Gözlerimi
Yaparım Vazifemi Yaparım” adlı oyunun
galasını gerçekleştiren Çeşme Belediye Tiyatrosu oyuncularını performanslarından
ötürü tebrik eden Çeşme Belediye Başkanı
Muhittin Dalgıç, “Çeşme Belediye Tiyatrosu, ev sahibi olmasına fazlasıyla yakışan bir
oyun ortaya koydu.” dedi.
Türk Müziği Günleri devam ediyor
MÜZİKSEV’de düzenlenen “Türk Müziği Günleri” oda dinletileri ve konserlerle tüm heyecanı ile
devam ediyor.
7 Mayıs’ta başlayan ve 29 Mayıs’a kadar sürecek
etkinliklerin ikincisi 14 Mayıs 2014 Çarşamba günü
“Darbuka ile Tanışma” başlığı ile yapılacak. Emekli
TRT sanatçısı Yılmaz Atalar saat 17.30 başlayacak
oda dinletisinde darbuka çalmanın inceliklerini
gösterecek.
15 Mayıs’ta Türkiye’nin iki seçkin kaval sanatçısı
Fedai Tekşahin ve Mahmut Karagenç, Orhan Mutlu
Şahin’in piyanosu eşliğinde çok farklı bir konsere
imza atacak. MÜZİKSEV Salonunda saat 20.30’da
başlayacak konserde bir araya gelmesi pek de düşünülmeyen kaval ve piyano buluşacak.
22 Mayıs’ta MÜZİKSEV’in 200 kişilik butik salonu
“Santur ile Kanun’un Sohbeti”ne sahne olacak. Birbirlerine çok benzetilse de çalma teknikleri ve ses
renkleri farklı olan bu iki çalgı genç ustalarının elinde ilginç bir projede bir araya gelecek. 27 Mayıs’ta
oda dinletisi “Tanburla Başbaşa” var. Tanburi Özcan
Abaylı, Türk Müziği’nin en güzel çalgılarından biri
olan tanburu tanıtacak.
MÜZİKSEV Türk Müziği Günleri, 29 Mayıs 2014
akşamı uzun süre unutulmayacak bir konserle sona
erecek. Piyanist Nihat Demirkol, “Tanburi Cemil
Bey’e Mektuplar-Piyano ile Saz Eserleri- Doğaçlamalar, Çeşitlemeler” konseriyle hem büyük ustaya
hem de müziğimizin ölümsüz eserlerine saygı
sunacak.
Konserler, 463 03 00 numaralı telefondan yer
ayırtılarak ücretsiz izlenebilecek.
“İzmir İmbatı” Karşıyaka’da
ÇAĞDAŞ Yaşamı Destekleme Derneği, 25. Kuruluş yılını Karşıyaka Belediyesi destekleriyle “İzmir İmbatı” ismli etkinlikle kutladı. Bostanlı Suat Taşer Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşen programda İzmir şarkıları söylendi, şiirler okundu, danslar edildi.
ÇYDD üyeleri Ülker Yücealp ve Meral Erçetin’in koordinesi ile hazırlanan program,
dernekten eğitim bursu alan öğrencilerle gerçekleşti. Çağdaş eğitimle aydınlanmayı
amaçlayan gösterilerde şairlerin İzmir üzerine yazdığı şiirler okundu, İzmir şarkıları
söylendi.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin 25 yıldır binlerce öğrencinin eğitimine
katkı koyduğunu belirten İzmir Şube Başkanı Gönül Kaya konuşmasında destek olan
herkese teşekkür ederek “ Bu güzel gecemize emek veren öğrencilerimizi ve eğitmenlerimizi kutluyorum. Bizlere destek olan Karşıyaka Belediyesi’ne de öğrencilerimiz adına teşekkür ediyorum” dedi.
Gösteriler sonunda ise Gezi eylemleri sırasında hayatını kaybeden gençler anıldı.
Ada’da takı
günleri
TOPLUMSAL Eğitim
ve Geliştirme Derneği
tarafından takı tasarım
sergisi İbramaki Sanat
Galerisi’nde açıldı.
Kuşadalılar’ın yoğun
ilgi gösterdiği sergide
yöresel motaflarla bezenmiş takılara rağbet
çok oldu.
SPOR
ÇOCUKLAR VE OBEZİTE
SON zamanlarda on ile yirmi yaş arasındaki çocukların, obezliğe
cok yakın olduğunu görmekte ve inanın çok üzülmekteyim.
Çocukların ve gençlerin erişkinlerden daha aktif bir hayat
sürdürdüğünü gösteren birçok çalışma olmakla birlikte asıl
önemli olan hem o günkü hem de gelecekteki sağlık durumlarına yararlı olacak düzeyde egzersiz yapmalarıdır.
Obezitenin erkek çocuklarda kızlara göre daha yüksek
oranda olduğu saptanmıştır.
Televizyon izlemenin de obeziteye iki şekilde katkısı olabilir. Birincisi TV seyretmek aktivitelerin yerini aldığından aktivite
azalmasına neden olur . İkinci olarak da TV karşısında uzun süre
oturmak metabolizma hızında azalmaya yol açar.
Çocuklarımız için kullandığımız bazı cümleler;
‘Bu senin sağlığın için çok yararlı’,’Bunu yemen gerekir’,Bu sağlığına zararlı’,Daha az ye kilo alıyorsun’
Bu tarz ifadeler kullanmak birçok çocuk için çok fazla
şey ifade etmez. Çocuğun besin seçimlerinde diğer faktörler
Liverpool acıyı
paylaştı
Liverpool kulübü, Facebook
hesabından Soma’da meydana gelen
maden faciasıyla ilgili başsağlığı mesajı yayınladı.
Yayınlanan mesajda şunlar kaydedildi:
“Manisa,
Soma’da
meydana
gelen kazada hayatını
kaybedenlerin aileleri
başta olmak
üzere, tüm
Türkiye’ye
başsağlığı
dileriz. Yaralı
olan kazazedelerin ise bir an önce sağlıklarına
kavuşmaları umuduyla acil şifalar
diliyoruz. Meydana gelen kaza sonucu
madende mahsur kalan işçileri kurtarma çalışmalarının da en kısa sürede
başarıya ulaşmasını temenni ederiz.”
daha etkilidir. Çocuklar acil ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda
seçimler yaparlar. Tat, ailenin etkisi, okul, basın, arkadaş çevresi
ve kardeş çocuğun besin seçiminde iyi ya da kötü beslenmesini
etkileyen faktörlerdir.
Çocuklar ebevylerinin kilo alma verme konusundaki gerginliklerini sezer ,beden imajı ve sağlık konusunda akıl karıştırıcı
bazı mesajlar alabilirler.
Siz gün boyu yemek yeme ve egzersize ilişkin çocuğunuza gönderdiğiniz ince mesajların muhtemelen farkında bile
olmazsınız. Bunların geçip gitmesine izin vermek yerine, kendinizin, eşinizin ve tüm ailenizin yiyecek ve egzersize karşı davranışları üzerinde değişiklikler yapın.
Markette birlikte alışveriş yaparken kendinizi ödüllendirmek için dondurma alacağınızı söylemeyin. Bunun yerine sebze
ve meyve bölümüne gidin ve en sevdiğiniz meyveyi alın. Ne kadar güzel göründüğünden, kokusundan, renginden ve bunları
yemekten nasıl da hoşlandığınızdan söz edin. Çocuğunuz böylelikle sağlıklı yiyeceklerin de ödül olabileceğini öğrenecektir.
Bebeklik döneminde katı gıdalar verilmeye başlanmasın-
15 Mayıs 2014 Perşembe
11
dan itibaren yemek yemeyi çocuğunuzun tüm dikkatini verdiği
bir iş haline getirin
Mama sandalyesinde ya da yemek masasında televizyon
gibi dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak bir yer olsun.
Okula giderken eline kek, meyve suyu gibi veya para
vererek okulda kantinden birşeyler yemesini teşvik etmek değil
sabahları oturup ailece kahvaltı yapma alışkanlığı kazandırılmalıdır.
Yapılan araştırmalar çocuklara günde
en az 60 dakika orta dereceli fiziksel aktivite
önermektedir. Spor kulüplerine üye olmak,
yüzme,bisiklete binmek ,çeşitli oyunlaroynamak çok önemlidir.
Cocuklarımızı yetiştirirken daha cok
küçük yasta sporu aşılıyalım sporla iç içe
yaşatalım ki gelecekte sağlıklı nesiler yetiştirelim
Saygılar sevgiler haftaya bambaşka
konularda
görüşmek üzere
Tanju Dokur
Arda’ya MILLI görev
Gelişim Koleji Basketbol Takımı Yardımcı Antrenörü Arda Vekiloğlu, Yunanistan’da düzenlenecek Ümit Erkekler
Avrupa Şampiyonası’nda ay-yıldızlı ekibimizde Antrenör Erhan Toker’in yardımcılığını yapacak. Şampiyona, 8-20
Temmuz tarihleri arasında yapılacak, milli takım kampı ise 26 Mayıs’ta Bolu’da başlayacak.
A
ltyapı Milli Takımları’nda 2 yıldır görev yaptığını; fakat
Avrupa Şampiyonası’na gitme fırsatı bulamadığını
belirten Arda Vekiloğlu, “Milli Takım’da defalarca
forma giyip çok önemli organizasyonlara katıldım. Şimdi de
antrenör olarak ay-yıldızlı ekipte bir Avrupa Şampiyonası
heyecanı yaşamak çok güzel duygu” dedi.
Ümit Milli Takım’nın kaliteli bir kadroya sahip olduğunun da altını çizen Vekiloğlu, “Önümüzdeki yıllarda NBA,
Euroleague ve BBL seviyelerinde adından söz ettirecek potansiyele sahip oyunculardan kurulu bir takımımız var. Aynı
zamanda çok tecrübeli ve kaliteli isimlerin yer aldığı bir idari
ve teknik kadroya sahibiz. Ben de bu takıma katkı vermek
ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek için ne gerekiyorsa
yapmaya hazırım. Bu şampiyonadan madalya ile döneceğimize yürekten inanıyorum. Beni bu göreve lâyık gören
TBF’ye ve bana her konuda destek olan kulübüm Gelişim
Koleji’ne teşekkür ederim” diye konuştu.
Karşıyaka kızdırdı
BEKO Basketbol Ligi play off ilk maçında Anadolu Efes’e
deplasmanda 96-90 yenilen Pınar Karşıyaka’da savunmadaki
hatalar, antrenör Ufuk Sarıca’yı çılgına çevirdi.
İstanbul’da Anadolu Efes karşısında 96 sayıya izin vererek
maç kazanmanın kolay olmadığını dile getiren Ufuk Sarıca,
“Onlar sert oynadı, biz ise pasif kaldık. Basit hatalar yaptık.
İkinci maçta rakibin sertliğini oyuna yansıtarak seriyi uzatacağız” dedi. Karşıyaka Arena’da perşembe günü saat 18.30’da
oynanacak ikinci müsabakanın biletleri öğrenci 15, tam 25 TL
olarak belirlendi. . Yeşil kırmızılı ekibin kazanması halinde iki
takım pazar günü İstanbul’da üçüncü kez karşı karşıya gelecek. Tur atlayan takım, Fenerbahçe Ülker-Uşak Sportif serisinin
galibiyle eşleşecek.
GÖZTEPE
rakiplerine fark attı
Konak Belediyespor
YENİLMEZ ARMADA
KADINLAR Futbol 1’inci Ligi’nde 2013-2014 sezonunda namağlup şampiyon olan Konak Belediyespor’un
bileği Türkiye’de tam 36 maçtır bükülmüyor.
Son 2 sezonda tek yenilgisini 11 Kasım 2012’de
Ataşehir Belediyespor deplasmanında alan Konak
Belediyespor, geçen sezonu 18 maçta 17 galibiyetle
zirvede bitirdi. Konaklı kızlar bu sezon da ligde oynadıkları 20 maçta 16 galibiyet, 4 beraberlik elde etti.
Kadın futbolunda Gazi Üniversitesi’nden sonra
yenilmeden şampiyonluğa ulaşan ikinci takım olan
mavi beyazlı ekip, sezon başında mücadele ettiği UEFA
Şampiyonlar Ligi’nde de önemli başarılara imza attı.
Gruptan çıkan ve son 16’ya kalan ilk Türk ekibi
olma unvanını elinde bulunduran Konak Belediyespor,
ikinci turda Avusturya temsilcisi Neulengbach’a elenerek çeyrek finalin kapısından döndü.
ALTAY 2. Lig’den
Yine kurtulamadı
TÜRK futbolunun bir asırlık kulüplerinden Altay, 2010-11
sezonunda düştüğü 2’nci Lig’den bir türlü kurtulamadı.
Siyah beyazlılar, 3 sezondur mücadele ettiği 2’nci Lig’de
her yıl şampiyonluk parolasıyla yola çıkmasına rağmen play
off’a bile kalma başarısını gösteremedi.
En başarılı performansını 2’nci Lig’de ilk sezonu olan
2011-2012’de sergileyen siyah beyazlı ekip, 32 maçta 51 puan toplayarak 7’nci sırada
yer buldu. 2012-2013’te 32 hafta sonunda sıralamadaki yeri yine değişmeyen Altay,
9 puan eksikle 42 puanda kaldı. Bu sezon ise siyah beyazlılar 34 haftalık maratonu 42
puanla 12’nci bitirdi.
100 yıllık tarihinde nice başarılara imza atan Altay, “dalya” dediği sezonu hedefsiz
ve heyecansız geride bırakmanın burukluğunu yaşarken alt ligde yer almanın etkisiyle
tribünde de yalnızları oynadı, bazı maçlarda seyirci sayısı 1000’in altında kaldı.
Ömer Hızlıok başkanlığında 2011-2012’de 25 transfer, 2012-2013’te 18 transfer
yapıldı.
İlk yılda Mehmet Altıparmak, Ekrem Al, Toprak Kırtoğlu, Serkan Demir, ikinci yılda
Beyhan Çalışkan ve Turgut Uçar teknik direktörlük görevi üstlendi. Niyazi Konuşmaz
başkanlığındaki bu sezon 20 transfer yapan Altay’da Ümit Kayıhan, Feyyaz Uçar ve
Bekir Küçükşahal takımı çalıştırdı.
SPOR Toto 2’nci Lig’de 8 takımın
iki grupta yarışacağı zorlu play
off maratonunda PTT 1’inci Lig’e
yükselme mücadelesi vermeye
hazırlanan Göztepe, son haftalardaki performansıyla rakiplerine
fark atıyor. Kırmızı Grup’ta Alanyaspor’un 72, Ankaragücü’nün 71
puan topladığı normal sezonda,
Beyaz Grup’u 66 puanla
ikinci sırada bitiren sarı
kırmızılı ekibin son 7
maçtaki istatistikleri
göz kamaştırıyor. 7’de
7 yaparak müthiş bir
çıkış yakalayan Göztepe
bu periyotta en fazla
yaklaşan takım 7 maçta
6 galibiyet 1 beraberlik
elde eden Kırmızı Grup
beşincisi Diyarbakır Büşükşehir
Belediyespor oldu.
Göztepe’nin play off’un ilk
turunda eşleştiği Kartal da son 7
haftanın en başarılılarından. 7 karşılaşmada 5 galibiyet 2 beraberlik
alan İstanbul temsilcisi, bu süreçte
en iyi üçüncü performansı yakaladı. Ankaragücü aynı periyotta 4
galibiyet, 2 beraberlik, 1 yenilgi,
Alanyaspor ve Yeni Malatyaspor 4
galibiyet, 1 beraberlik, 2 mağlubi-
yet, Hatayspor ve Bandırmaspor ise
3 galibiyet, 2 beraberlik, 2 yenilgi
aldı. İzmir temsilcisi, play off’a yükselmeyi başaran 8 takım arasında
4 yenilgiyle sezon boyunca en az
mağlup olan, 27 golle de en az gol
yiyen takım ünvanını elinde bulunduruyor.
YAPTIN YİNE YAPARSIN
Spor Toto 2’nci Lig
play off ilk maçında
cuma günü Kartalspor’a
konuk olacak Göztepe,
profesyonel kategoride
oynadığı son finalden
kupayla dönmüştü. 199899’da Yükselme Grubu’nu
averajla lider Vanspor’un
ardından ikinci bitiren sarı kırmızılı
ekip, Antalya’da düzenlenen play
off’ta Ankaraspor’u 1-0, Batman
Petrolspor’u 2-1, finalde de Çaykur
Rizespor’u 1-0 yenerek 19 yıl sonra
Süper Lig’e çıkmıştı.
Kartalspor’u saf dışı bırakıp,
Yeni Malatyaspor-Hatayspor
eşleşmesinin galibiyle grup finali
oynamayı hedefleyen Göztepe,
İstanbul’a giderek bu kritik maçı
betlemeye başladı.
Bucaspor’da Bektur sesleri
BUCASPOR’da gözler 20-27 Mayıs’ta yapılacak kongreye çevrilirken, adaylık için ibre eski
başkan Mehmet Bektur’a döndü.
Geçen haziran ayında başkanlığa yeniden seçilen ancak Buca Belediyesi’nden beklediği
desteği bulamadığı için sezon ortasında istifa ederek koltuğu Hüsnü Kaya’ya bırakan Mehmet
Bektur’a aday olması konusunda camiadan yoğun baskı geldiği öğrenildi.
Buca Belediyesi’nin desteği ile başkanlığa aday olacağı öne sürülen Aydınlı işadamı Şahin
Kaya’nın camiadan kabul görmemesi üzerine ismi gündeme gelen Mehmet Bektur’un,
önümüzdeki günlerde Belediye Başkanı Levent Piriştina ile görüşeceği bildirildi. Bektur’un
belediyeden destek alması halinde liste çalışmalarına başlayacağı öğrenildi.
Yaşar çifte şampiyon
YAŞAR Üniversitesi bayan voleybol ve erkek basketbol takımları, Türkiye Üniversite Sporları
Federasyonu Üniversiteler Ligi’nin (Ünilig) Konya’da düzenlenen final maçlarında, tüm rakiplerini yenerek İzmir’e iki Türkiye şampiyonluğu getirdi. Play-offlarda bir set bile kaybetmeyen
voleybol takımından Yağmur Aydemir ve yenilgi yüzü görmeyen basketbol takımından Kaan
Yılmaz, turnuvanın en değerli oyuncuları seçildi.
Yaşar Üniversitesi sporcuları, geçtiğimiz hafta, Ünilig’de Amerikan Futbolu takımı Amiraller ile Türkiye şampiyonu olan, Türkiye Üniversitelerarası Satranç Şampiyonası Bireysel
Erkekler’de, 71 üniversiteden 371 sporcuyu geride bırakarak birinci olan Cankut Emiroğlu’nun
ardından bu hafta sonu Konya’daki Ünilig finallerinde, İzmir’e iki Türkiye şampiyonluğu daha
kazandırdı.
Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Barkan, Konya’da takımları yalnız bırakmayarak
sevinçlerine ortak oldu.
Arslan:
Sezon
bitmeden
yorum
yok
AKHİSAR Belediyespor teknik direktörü Hamza Hamzaoğlu’nun sezon sonunda
görevi bırakacağını
açıklamasından sonra
arayış içine giren
yönetim temaslarını
sürdürürken, ismi
adaylar arasında geçen
Cihat Arslan, “Süper
Lig’de sezon bitmedi.
Bu aşamada konuşmak
doğru olmaz” dedi.
Türkiye Futbol
Adamları Derneği
Akhisar Şubesi’nin
“İnsanlar Yaşarken
Anılmalı” etkinliğinde ödül almak için
Akhisar’a gelen Aslan,
büyük ilgi gördü.
1989-80 sezonunda
Akhisarspor’da forma
giylen Cihat Arslan,
eski takım arkadaşları,
yöneticiler ve teknik
direktörlerle hasret giderdi. Bu sezon Süper
Lig’e çıkardığı İstanbul
Büşükşehir Belediyespor’da yönetim
belirsizliği yaşandığını
dile getiren genç teknik direktör, şöyle dedi:
“Ne kendi kulübümle ne de başka bir
takımla görüştüm. Akhisar Belediyespor’da
sezon devam ediyor.
Sözlerimin yanlış anlaşılmaması için duygularımı bile açıklamak
istemiyorum.”
‘Kayıp gemi bulundu’
15 Mayıs 2014 Perşembe
KRISTOF Kolomb’un sancak gemisi Santa Maria 500
yıl sonra Karayipler’de bulundu. Araştırmacıların
iddiası doğru çıkarsa Haiti’nin kuzeyinde bulunan
enkaz, sualtı arkeolojisinin şimdiye kadarki en
büyük keşfi olacak.
Amerika’nın en önemli sualtı arkeoloji araştırmacısı Barry Clifford’a göre
buldukları kalıntı kesinlikle Santa
Maria. Yıllardır bölgede onlarca
bölgede araştırma yapan Clifford,
Kolomb’un günlüğünde bahsettiği tüm ayrıntılara ulaştıkları
iddiasında.
Eğer ispatlanırsa bu
kalıntılar da arkeoloji
tarihine geçecek. İşte
tarihe geçmiş efsane
buluntular...
En eski
mabet
Göbeklitepe
Höyüğü,
Şanlıur-
Bodrum Süngerciliğinde
YAŞAYAN
EFSANE
fa’da bir tepe üzerine kurulu Cilalı Taş Devrinden
kalma, dünyanın bilinen en eski dini yapılar topluluğu.
‘En değerli’ elmas
Şubat 2014’te keşfedilen bu elmas dünyanın kabuğuyla ilgili eşsiz bilgiler verdi
Antik balinalar
Şili’de Şubat 2014’te Cerro Ballena’da bir otoban
inşatı sırasında bilinen en eski balina fosilleri bulundu.
Tek parça mamut
Parçalanmamış ve tek parça bir mamut iskeleti
2012’de Paris yakınlarında bulundu.
Milyon yıllık ayak izleri
Şubat 2014’te İngiltere Norfolk’ta keşfedildi.
Terracotta Savaşçısı
Terracotta Savaşçısı’na ait heykelin kalıntıları
Çin’in ilk imparatorunun mezarının çevresinde
yapılan kazılarda 2010 yılında Shaanxi bölgesinde bulundu.
Kayıp cadde
Cilalı Taş Devri’ne ait Sarsen taşlarından yapılmış kalıntılar 1999’da İngiltere
Avebury’da bulundu.
Ölü Deniz Parşömenleri
İbranice ve Aramice; kağıt,
deri veya bakır plakalar üzerine
kaydedilmiş kırk bin adet
el yazması 1950’de Batı
Şeria’da bulundu. Hristiyanlığın ve Museviliğin
bilinen en eski yazılı
kaynaklarıdır. Tel
Aviv Müzesi’nde
bulunuyor.
Aksona Mehmet adıyla bilinen Mehmet Baş, İzmir Boat Fuarı’nda sünger avcılığı kültürünü tanıttı, avcılığın yasaklanmasına tepki gösterdi
B
OAT İZMİR Fuarı’nda gösterilen son süngerci beldeseli
ilgi gördü. Türkiye’de ilklere imza atan İzmir Fuarı’nda
sünger sergisi ziyaretçileri ile buluştu. Boat Fuarının 2.
gününde Aksona Mehmet’in hayatının anlatıldığı Son Süngerci isimli belgesel, ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Gelecek
aylarda Aksona Mehmet’in kendi hayatını anlatacağı kitabın
da okurlarla buluşacağı bildirildi.
Deniz diplerinde geçen ömrüyle bilinen Aksona Mehmet, burada yaptığı açıklamada, “Bugün gördüğünüz Bodrum denizciliğin temelinde sünger avcılığı vardır. Asırlardır
süregelen muhteşem bir deniz kültürüdür. Bu kültürün
yok olmaması için elimden geldiği kadar çaba sarfediyorum. Çünkü genlerimde ihanet geni yok ve ben vefayı çok
seviyorum. Geldiğim yeri unutmadım. İzmir Büyükşehir
Belediyesi, bu konuda çok duyarlı. 2012 yılında ilk kez açılan
BOAT Fuarına İZFAŞ Genel Müdürlüğü tarafından konuşmacı
olarak davet edilmiştim. Bu yıl açılan fuarda süngerlerimi sergiliyorum. Belediyeye, bu kültürü sergileme fırsatı verdikleri
için minettarım” dedi.
“TARIH BUNU KÖTÜ YAZACAK”
Sünger avcılığının zor ve meşakkatli bir iş olduğunu, deniz altının gizemi ve tutkusunun zamanla aşka dönüştüğünü
anlatan Mehmet Baş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bende bu aşk hala vardır. M.Ö. 3. yüzyılda yaşamış olan
Kilikyalı ünlü filozof Opianus’un dediği gibi, ‘Hiç bir çile,
sünger avcılarınınkinden daha korkunç, hiç bir çaba onlarınkinden daha zor değildir. Onlar ölüm artıklarıdır.’ Halikarnas
Balıkçısı’nın, deniz gurbetçileri kitabı vardır. O kitabı açtığınız zaman ilk sayfasında bu sözü bulabilirsiniz. Halikarnas
Balıkçısı, ‘Opianus’un bu sözü, Güney Ege balıkçıları için
Google’a
‘özel
hayat’
freni
söylemiştir’ ifadelerine yer vermiştir. O tarihten bu yana yer
alan muhteşem bir deniz kültürüdür sünger avcılığı. Ancak
maalesef ülkemiz brokrasisi tarafından yasaklanmıştır. Araziye inmeden yüz yıllardır süren muhteşem deniz kültürünü
oturdukları yerden ben yaptım oldu diyerek yasaklamışlardır.
21. yüzyılda bu muhteşem deniz kültürünü yok etme becerisini gösteren şanlı brokrasimizi her zaman saygı ile selamlıyorum. Tarih bunu kötü yazacaktır.”
Sünger avcılığının yasaklanmasının hiç bir mantıklı açıklamasının olmadığını belirten Aksona Mehmet, “Korumak
amacı ile bile olsa sünger avcılığı yasaklanmaz. İnsanoğlunun müdehale edemeyeceği tek şeydir sünger. Doğal güzelliğimiz olan denizlerimizde 10 metrede de, 100 metrede de
sünger vardır. İnsanoğlunun avcılık için dalabileceği maksimum seviye 70 metredir. Sünger, doğanın bir mucizesidir
ve asla yok olamaz. Denizin dibinde yer alan bu muhteşem
ihraç kaynağımızı bitirdiler ve gerek duyulan süngeri yurt
dışından ihraç etmeye başladılar. Doğal kaynaklarımız bu
kadar güçlüyken ihraç edilmesi büyük bir yanlıştır. Milyonlarca genç işsizimiz varken, bunu yasaklamak tamamen zeka
fukaralığıdır” dedi.
Mehmet Baş, dünyada süngerciliğin başkenti olarak
bilinen Kalimnos Adası’nda, Yunan hükemetinin bu kültürü
yok etmemek için elinden gelen tüm önlemleri aldığını ifade
ederek, “Ancak ülkemizde bu kültür yok edildi. Ben gittiğim ülkelerde Türkiye’de yasak olduğunu söyleyince bana
gülüyorlar. Neden yasak olduğunu izah edebileceğmiz hiçbir
açıklama yok. Bu gerçekten ülkemiz adına büyük bir kayıptır.
Dünyada bu sünger kadar insan vücudunu sağlıklı temizleyen hiçbir şey yoktur. Doğal ve antibakteryeldir. Antik
çağlardan bu yana insanoğlunun kozmetikte kullandığı bu
muhteşem kaynağı biz tükettik.”
AVRUPA Adalet Divanı, bir İspanyol vatandaşının Google’a karşı açtığı davada,
talep olması halinde ilgisiz ve geçersiz bilgilerin arama motorlarından silinmesi gerektiğine hükmetti.
Avrupa Adalet Divanı’nın bugün aldığı karar, 1988’de bir İspanyol vatandaşının özel hayatının ihlal ettiği başvurusuna dayanıyor.
İspanya’da yayımlanan bir gazete, gayrımenkul haczi çerçevesinde bir
İspanyol vatandaşının açık ismini yazdı. Gazete daha sonra arşivini dijitalleştirerek, internete taşıdı. rama motoru Google’da ilgili haberde isminin geçtiğini
belirten İspanyol vatandaşı, söz konusu linkin kaldırılmasını talep etti.
Google bu isteği yerine getirmeyince, İspanyol vatandaşı dava açtı. İspanya’daki mahkeme, linkin kaldırılmasına karar verdi.
3 astronot dünyaya döndü
ULUSLARARASI Uzay İstasyonu’ndaki görevlerini tamamlayan 3 astronot
eve döndü.
Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki (UUİ) görevlerini tamamlayan üç astronot Dünya’ya döndü.
Uzayda 188 gün görev yapan Rus Mikhail Tyurin, Amerikalı Rick Mastracchio ve Japon Koichi Wakata, Rus Soyuz kapsülüyle Kazakistan’a indi.
Astronotların durumunun iyi olduğu, Tyurin’in inişin hemen ardından
yanındakilerle, “Biraz kırmızı şarap rica ettiğini” söyleyerek şakalaştığı belirtildi.
Rus Alexander Skvortsov, Oleg Artemyev ve Amerikalı Steve Swanson
UUİ’deki çalışmalarını sürdürürken, onlara eşlik etmek üzere üç astronot
daha 28 Mayıs’ta uzaya gönderilecek.
Download

Soma için TEK YÜREK