KEİB / BDT Araştırma Dizisi
İlof 1 2
TACİKİSTAN
Hazırlayanlar
Prof. Dr. NAZIM ENGİN
CEM AKGÜN
İSTANBUL TİCARET ODASI
YAYIN NO: 1 9 9 3 - 3 5
İÇİNDEKİLER
Sayfa
SUNUŞ
7
DEĞERLENDİRME
9
1. ÜLKE VE TOPLUM
13
1.1. Coğrafi Yapı
1.2. İklim ve Bitki Örtüsü
1.3. Demografik Yapı
1.4. Eğitim
1.5. Siyasal Tarih
1.6. İdari Yapı
2. EKONOMİNİN GENEL YAPISI
13
13
13
14
14
15
17
2.1. Üretim ve İstihdamda Gelişmeler
2.2. Fiyatlar ve Ücretler
:
2.3. Tarım
2.4. Sanayi
2.5. Para ve Kredi Politikaları
2.6. Finans Sektörünün Yapısı
2.7. Özelleştirme ve Yabancı Sermaye Politikaları
2.7.1. Özelleştirme Politikası
2.7.2. Yabancı Sermaye Politikası
2.8. Kamu Finansmanı (Bütçe) ve Mali Yapı
2.8.1. Kamu Finansmanı (Bütçe)
2.8.2. Mali Yapı
17
20
21
22
23
23
24
24
24
25
25
27
•
3. DIŞ TİCARET
29
3.1. Ödemeler Bilançosu ve Döviz Kurları
3.2. Türkiye - Tacikistan Ticari İlişkileri
29
32
4. MEVZUAT
37
4.1. Tacikistan Cumhuriyeti Yabancı Sermaye Yasası
4.2. Tacikistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Devlet Mülkiyetinden Çıkarma
Prosesi ve Mülkiyetin Özelleştirilmesi Yasası
4.3. Milli Banka Kanunu
4.4. Özel Girişim Hakkındaki Kanun
•
4.5. Tacikistan Cumhuriyeti Özel Mülkiyet Kanunu
4.6. Şirket ve Fabrikalardan Alınan Vergiler Hakkındaki Kanun ile Tacikistan Cumhuriyeti
Dolaylı Vergi Kanunu
5. PİYASANIN YAPISI
5.1. Piyasa Hakkında Genel Bilgiler
5.2. Satış ve Dağıtım Kanalları
5.3. Potansiyel İşbirliği Alanları
•
37
41
4 4
4 6
4
7
4 8
5 1
51
51
52
Sayfa
6. İŞADAMLARI İÇİN YARARLI BİLGİLER
6.1. Giriş Formaliteleri
6.2. Nasıl Gidilir
6.3. Ulaşım
6.4. İklim ve Kıyafet
6.5. Haberleşme
6.6. Otel ve Lokantalar
6.7. İş Saatleri
6.8. Dil
6.9. Tavır ve Yaklaşımlar
7. FAYDALI ADRESLER
53
'••
53
53
53
53
53
53
53
53
53
55
TABLOLAR
Tablo No
1 . Üretim ve Fiyat Göstergeleri
2 . Nüfus, İşgücü ve İstihdam
3 . İstihdamın Sektörel Dağılımı
4 . Tarımsal Üretim
5 . Sanayinin Ana Dallarının Gayrisafi Üretimi
6 . Devlet Bütçesi
7 . Dış Ticaret
8 . Dış Ticaret (GSYİH'nın Yüzdesi Olarak)
9 . 1992 Yılı İtibariyle Türkiye'den İthalatı
10 . 1993 Yılı İlk 7 Ayı İtibariyle Türkiye'den İthalatı
11 • 1992 Yılı İtibariyle Türkiye'ye İhracatı
12 . 1993 Yılı İlk 7 Ayı İtibariyle Türkiye'ye İhracatı
Sayfa
18
19
20
21
22
26
30
31
32
33
34
34
SUNUŞ
Odamızın, Eski Sovyetler Birliği'nin dağılması sonucu oluşan yeni Cumhuriyetlerin incelenme­
sine ilişkin Araştırma Projesi'nin ilk aşamasında Rusya, Ukrayna, Kazakistan, Türkmenistan,
Özbekistan, Kırgızistan ve Azerbaycan'ı inceleyen araştırmalarımızın birinci baskısı 1992 yılının
Kasım ayında kamuoyuna sunulmuştu. Kısa bir süre içinde biten kitaplarımız gelişmelere göre ye­
niden değerlendirilerek Haziran ayında ikinci kez bastırılmıştır.
Gerek üyelerimizin, gerekse kamu kuruluşları ve araştırma kuruluşlarının çalışmalarımıza
gösterdiği büyük ilgi, bu projenin ikinci aşamasını oluşturan diğer yeni Cumhuriyetler ile otonom
bölgeler için de araştırma yapılmasını gündeme getirmiştir.
İlk çalışmada olduğu gibi planlanan Beyaz Rusya, Gürcistan, Moldova, Tataristan, Tacikistan
çalışmaları için de temin edilebilen tüm kaynaklar değerlendirilmiş ve her biri bir kitap olarak
hazırlanmıştır.
Bu ülkelerle yapılan çalışmalarda da en büyük zorluk bilgi temininde ortaya çıkmıştır. Ancak,.
bu ülkelerdeki Türk Temsilciliklerinin büyük gayretleri ile bu güçlüklerin üstesinden gelinebilmiştir.
Araştırmaların gerçekleştirilmesi sırasında bizlere en büyük desteği veren Minsk Büyükelçimiz
Sn. Tansu Okandan, Tiflis Başkonsolosumuz Sn. Timuçin Arbak, Kişinev Başkonsolosumuz Sn.
Ender Arat ve Duşanbe Büyükelçimiz Sn. Orhan Erdivanlı'ya teşekkürlerimiz sonsuzdur.
Bu çalışma Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Cengiz Ersun'un koordinasyonunda, Prof. Dr.
Nazım Engin ve Cem Akgün tarafından gerçekleştirilmiştir.
Araştırmanın bu ülkelerle iş ilişkilerine girmeyi planlayan tüm ilgililere yararlı olmasını diliyoruz.
Prof. Dr. İsmail Özaslan
Genel Sekreter
7
DEĞERLENDİRME
Bugün artık tarihe karışmış olan Sovyetler Birliği, herbiri kendi zengin tarihi ve kültürel birikime
sahip 15 Ulusal Cumhuriyetten oluşan bir federasyondu. İlk Rus devleti, 862 yılında, bir Viking olan
Prens Rurik tarafından, şimdi Ukrayna'nın başkenti olan Kiev'de kurulmuştur. Devletin merkezi
1238 yılında Moskova'ya taşınmış ve bugün Ukrayna ve B.Rusya olarak bilinen Cumhuriyetler ilk
dönemlerde Litvanya ve daha sonra da Polonya tarafından yönetilmişti.
Rusya devleti, XVII. yüzyılın sonlarına kadar, Batı'da olan gelişmeleri bir hayli gerilerden izley­
en bir ülke iken XVIII. yüzyılın başlarından itibaren önce Çar B. Petro'nun, daha sonra da II. Katerina'nın gayretleri sonucu batılılaşmaya başlamış ve modern bir ordu kurarak sınırlarını batıya ve
güneye doğru genişletmiştir. Rusya'nın büyük bir askeri ve ekonomik güç olarak kabul edilmesi ise,
esas olarak, Napolyon'un 1812-13'lerde mağlup edilmesi ile olmuştur. XIX. yüzyılda ise Rusya'nın
ekonomik ve politik güç olarak artık iyice kendini gösterdiğine tanık olunmuştur.
1917 yılının Mart ayında Romanof hanedanının çökmesi ile Rusya'da yeni bir dönem
başlamış, aynı yılın 7 Kasım'ında "Ekim Devrimi" (Bolşevik Devrimi) gerçekleştirilmiştir. Bu devrim
siyasal çoğulculuğun tüm izlerini tarihin derinliklerine gömmüş ve tüm yetkiler S.B. Komünist Partisi'nin bünyesinde toplanmıştır. Stalin döneminde S.B. temeli kitle terörüne ve totaliter yöntemlere
dayalı bir diktatorya tarafından yönetilmiş, N. Kuruşçef dönemi ise katı totaliter yapının kısmen
yumuşatıldığı bir dönem olmuştur. Fakat Brejnev zamanında, Stalinizmden vazgeçmenin işin
mantığı gereği komünist sistemin çökmesi anlamına geleceğinin anlaşılması üzerine yumuşama
eğilimlerine son verilmiş, bununla beraber Stalin döneminin aşırılıklarına bir daha geri
dönülmemiştir. Brejnev'in 1982 sonunda ölümünden sonra yerine KGB'nin eski başkanı Yuri Andrapov geçmiştir. Andrapov, ekonomik reform konusunda ilk tartışmaları başlatan kişidir, Andrapov,
sistemdeki çürüme ve dejenerasyonun üzerine kararlılıkla gitmiş, hatta günümüzde çok önem ka­
zanan çevre sorunları ile bile yakından ilgilenmiştir. Bunların yanında, Andrapov'un en önemli
katkısının, daha sonraları, Mart 1985'de partinin başına geçen M.Gorbaçov'un kariyerini
hazırlaması olduğunu söyleyebiliriz.
Perestroyka öncesi yani geleneksel Sovyet politik sistemi, nomenklatura ilkesi olarak ad­
landırılan ilkeye dayandırılmıştı. Buna göre, ülkedeki tüm önemli görevlere atamalar Komünist Par­
tisi tarafından yapılıyordu. Stalinilizmin kötü mirasına karşı kararlı hücumlar, Gorbaçov'un glasnost
(açıklık) ve prestroyka (yeniden yapılanma) politikaları ile yeniden gündeme getirilmişti. 1991 yılı
Ağustos ayındaki darbe girişimine kadar Sovyetler Birliği, komünist sisteme özgü güç yapısını
aşama aşama terketme ve onun yerine hukukun hakimiyetine dayalı gerçek çok partili sisteme
geçme sürecini yaşamaktaydı. Gorbaçov'un iktidara gelmesinden sonra politik sistemde büyük
değişiklikler gerçekleştirilmiş olmasına karşın, darbe olduğunda, sistem Avrupai anlamda bir de­
mokrasi olmaktan çok uzaktı ve piyasa ekonomisine geçiş yönünde de sadece birkaç adım
atılabilmişti. Darbe girişimine kadar geçen dönemde meydana gelen en önemli değişiklik, Sovyet­
ler Birliği Komünist Partisi'nin gücündeki gözle görülür azalmaydı denilebilir. 1991 yılı ortalarına ge­
lene kadar Sovyetler Birliği Komünist Partisi en az 5 önemli gruba bölünmüştü. Antikomünist Politik
Muhalefet de çok yaygın olmakla beraber parçalanmış bir görüntü sergiliyordu.
Sovyetler Birliğinde 1990 ve 1991 yıllarında yaşanan politik mücadelenin çoğu, Gorbaçov
tarafından önerilen Birlik Antlaşması'nın temel ilke ve felsefesi üzerine yapılan tartışmalardan kay­
naklanmaktaydı. Gorbaçov böyle bir antlaşmayı, çoğu Cumhuriyetin Sovyet Birliğinden ayrılma is­
teklerinin su yüzüne çıktığı ve ileri derecede gerçek otonomi istedikleri 1990 yılında önermişti.
Fakat Gorbaçov'un önerileri başlangıçta, Rusya Federasyonu Başkanı Yeltsin dahil çeşitli cumhuri­
yetlerin liderleri tarafından, merkezin elinde çok fazla güç bıraktığı gerekçesi ile reddedildi. Fakat
daha sonra aylar süren şiddetli çatışma ve tartışmaların sonunda 23 Nisan 1991'de Sovyetler
Birliği ile Cumhuriyet temsilcileri arasında Birlik Antlaşması'nın genel çizgileri konusunda yapılan
uzun görüşmelerden sonra Birlik Antlaşması 20 Ağustos 1991'de imzaya hazır duruma getirildi.
Geçmişte 15 cumhuriyet Kremlin'in, daha doğrusu Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin eyalet­
leri gibi yönetilmişti. Bu Cumhuriyetlerin kendilerine özgü bir güç yapıları olmakla beraber gerçekte
tüm önemli kararlar ve atamalar Moskova tarafından denetleniyordu. Cumhuriyetlerdeki ulusal
komünist partiler de Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin sıkı denetimi altındaydı. Ayrıca, bu parti9
lehn parti birinci sekreterleri her Cumhuriyetin kendi ulusundan gelmekle beraber ikinci sekreterler
hemen daima Rus ya da Ukraynalıydılar. Bununla beraber, Ağustos 1991'deki darbeden önce de
Cumhuriyetlerin çoğunda komünist olmayan hükümetlerin işbaşında olduğunu veya Cumhuriyetle­
rin pro-bağımsızlık duyguları taşıyan komünist liderler tarafından yönetildiğini söylemek gerekir. Bu
nedenle, darbeden hemen sonra merkezin gücü tümden çökmüş ve Cumhuriyetler kaderlerini be­
lirleme konusunda tamamen bağımsız bir duruma gelmişlerdir.
Bugünlere nasıl gelindiğini değerlendirebilmek açısından yukarıdaki bilgilere ek olarak ayrıca
Sovyetlerin ekonomik kalkınma deneyimi konusunu da kısaca gözden geçirmek yararlı olacaktır.
Birinci Beş Yıllık Plan'ın 1928 yılında kabul edilmesinden sonraki 40 yıl boyunca Sovyetler
Birliği istikrarlı bir şekilde % 5'in üzerinde bir büyüme gerçekleştirmiştir. Bu gelişmede sanayi
sektörü motor işlevi görmüş, tarım sektörü ise sürekli geri kalarak sanayiyi, gıda ve emek
yönlerinden besleme görevini üstlenmiştir. SSCB'nin kendine özgü ve bol sınai kaynak tabanı, So­
vyetler Birliği'nin uluslararası iş bölümüne girmeden ve ciddi ödemeler dengesi güçlüklerine
uğramadan yüksek bir ortalama büyüme hızı gerçekleştirmesini olanaklı kılmış, emeğin bol olması
da emek verimliliğindeki gelişmelerin mütevazi olmasına karşın, büyüme hızının yüksek olmasına
katkıda bulunmuştur. 1950'Iere gelindiğinde Sovyetler Birliği görünürde dünya çapında güçlü bir
sanayi ülkesi durumuna gelmişti. Görünüş bu olmakla beraber ekonominin temelinde yatan
eğilimler pek iç açıcı değildi ve ekonominin teklemeye başlayacağının işaretleri daha 1960'ların
başından kendini hissettirmeye başlamıştı. Gorbaçov döneminde geriye dönük olarak yapılan he­
saplamalar, 1970'lerin sonlarına gelindiğinde büyüme hızının yüzde sıfıra yaklaştığını göstermek­
teydi. Artık kırsal kesimden sanayiye emek transferinin sınırlarına gelmiş ve 1980'lerin başlarından
itibaren, daha verimsiz alanların üretime açılması nedeniyle doğal kaynakların üretim maliyetlerin­
deki artış da ekonomiyi zorlayacak boyutlara ulaşmıştı. 1990 ve 1991 yıllarında Sovyetlerin kömür
ve petrol üretimi de şiddetle düşmüş ve modern teknoloji ve ulaşım altyapısından yoksun olan So­
vyetler Birliği sanayisi büyük bir darbe yemişti. Bugün artık herkes, büyümenin yeniden
gerçekleştirilebilmesinin, batılı firmalarla yoğun bir işbirliği ile gerçekleştirileceğinin ve hem beşeri
hem de maddi kaynaklar açısından önceliklerin üretkenliğe ve enerjinin daha etkin bir şekilde kul­
lanımına verilmesi gerektiğinin bilincine varmıştır.
Sorunların sancıları hissedilmeye başlayınca ardarda gelen Sovyet yöneticilerinin, planlama
sistemini çağdaş gereksinimlere uyarlama çabalarına girdiğine tanık olunmuştur. Bu yönde
girişimlere, yukarıda da değinildiği gibi Kuruşçev zamanında başlanmış, Brejnev-Kosigin yönetimi
1965 yılında sınai planlama sistemi ile ilgili önemli bir reformu uygulamaya koymuştur. Sistemi tale­
be duyarlı bir duruma getirmeyi hedef alan bu reformlar Sovyetlerin tarihinde ilk defa kârı başarının
esas göstergesi olarak kabul etmiş ve böylece sistemi maliyetlere daha duyarlı bir duruma getirme­
yi amaç edinmiştir. Ayrıca, bunlarla uyumlu olarak fiyat sisteminde değişiklikler yapılmış ve
şirketlerin bir sermaye ücreti ödemesi uygulamasına geçilmiştir. Yatırım ve sınai arz konularında
da çok sınırlı da olsa ademimerkeziyetçiliğe geçilmeye çalışılmış, tarımsal alanda da benzeri
düzenlemelere gidilmiştir. Bu çabalar içinde bulunulurken, aşama aşama, belirlenen yeni planlama
göstergelerinin ancak ve ancak sistemde piyasa güçlerinin işleyişine çok daha fazla olanak
sağlanması ile işlevsel hale gelebileceği görülmüş, kısmi reformların etkili olamayacağının bilincine
varılmış ve tüm bunların sonucu olarak eski sistemin değiştirilmesi yönündeki baskılar artmıştır.
Bir yanda bu yönde eğilimler sözkonusu olurken diğer yanda da 1970'lere gelindiğinde, bu ko­
nularda karşılaşılan güçlükler politik tutucuları harekete geçirmiş ve ekonomik reform girişimlerini
sona erdirme gayretlerine tanık olunmuştur. Ayrıca, 1960'ların sonlarında başlayan ademimerkeziyetçilik eğilimleri de geri döndürülmeye çalışılmıştır. 1970'lerde petrol fiyatlarının 4 kat artması ve
altın fiyatlarının bunu destekler yönde yükselmesinin Sovyet ekonomisini olumlu yönde etkilemesi,
o dönemdeki lider Brejnev'i, ekonomik reformlar gerçekleştirilmeden de sorunların çözülebileceği
düşüncesine itmiş fakat maalesef 1970'lerin sonlarına gelindiğinde ekonomik sorunların intikam
alırcasına geri döndüğü görülmüştür. Brejnev, sınai planlama yönünden bu duruma pek müdahale
etmemiş, bununla beraber, 1990 yılına kadarki dönemle ilgili olarak çıkardığı gıda programı yasası,
çiftliklerin yönetiminde yeniden ademimerkeziyetçiliğe dönüşü sağlamıştır. 1982 yılı ortasında
yayınlanmış olan bu yasanın hazırlanışında Gorbaçov'un çok etkisi ve katkısı olmuştur.
10
Gorbaçov Brejnev'den sonra gelen Andrapov ve Çernenko dönemlerinde de ekonomik politika­
ların oluşturulup uygulanmasında en önemli kişi olmuş; bu durum politikalarda sürekliliği
sağlamıştır. Andrapov'un yaklaşımının zayıf tarafı, çeşitli hedefler belirleyerek, sistemi, piyasa me­
kanizmasına daha çok dayandırma yerine teknolojiye ve kaliteye daha duyarlı yapmayı
amaçlamasıydı. Bu ise, 1965 yılında yapılan hatanın yenilenmesi anlamına geliyordu. Gorbaçov'un
kumandayı ele almasından sonra işlerin düzelmeye başladığı söylenebilir. Bugün ise, hemen artık
herkesin merkezi planlı sistem terkedilmedikçe eski Sovyet ekonomisinin kendisini toparlayamayacağını kabul etmiş olduğunu söyleyebiliriz. 1989 yılına geiene kadar ise Sovyet liderleri merkezi
planlama ile piyasa ekonomisinin ilkelerini birleştirerek merkezi planlamanın muhafaza edilebile­
ceği inancını taşıyorlardı.
Bu reformist strateji, genel ademimerkeziyetçiliği, Cumhuriyetlerin ve şirketlerin kendi kendileri­
ni finanse etmesi gereğinin vurgulanmasını, toptan ticaretin liberalizasyonunu, fiyat reformlarını
(yani sübvansiyonların aşama aşama kaldırılmasını ve denge fiyatlarının uygulanmaya konul­
masını), emeğe ilişkin teşviklerin geliştirilmesini, kooperatif sisteminin genişletilmesini, küçük
işletmelerin seçici bir şekilde özelleştirilmesini ve dış ticaret sektörünün ademimerkezileştirilmesi
yönünde reformları ve benzeri öğeleri içermekteydi. Fakat uygulamada bu yaklaşım hiçbir gözle
görülür iyileşme sağlayamamış ve bu tür kısmi piyasa sosyalizmi türü reformların, nihai
çöküntünün hızlandırılmasından başka bir işe yaramadığı görülmüştür. Bunun nedeni, bu tür re­
formlarla, eski sistemin temel direkleri dinamitlenirken, onun yerini alması istenen piyasa ekonomi­
sinin temel direklerinin dikilememesiydi.
1990 yılı yazında Gorbaçov'un danışmanları, Doğu Avrupa ülkelerinin öncülüğünü yaptıkları
türde radikal bir reform paketinin hazırlanması gerektiği konusunda Gorbaçov'u ikna etmişlerdi. Bu
plan daha sonraları '500 gün planı' veya 'Shatalin Planı' olarak adlandırılmıştır. Bu planın belirgin
özelliği, ekonominin hızlı bir şekilde özelleştirilmesi gereğini kabul etmesiydi. Bu planla toplum,
yaşam standartlarının düşürülmesi, enflasyon ve işsizlik gibi önemli fedakarlıklara katlanmak zo­
runda kalıyor ve tünelin sonunda feraha çıkacakları vaadediliyordu. Shatalin planının bir diğer
önemli niteliği, icrai gücün önemli bir kısmını Cumhuriyetlere devretmesiydi. Birlik, daha çok Sovy­
et Ortak Pazarı ve ortak para birimi yoluyla bir arada tutulmaya çalışılıyor, merkezi kumanda siste­
mi ise terkediliyordu.
Shatalin Plam'na, güçlerini yitirmekten korkan muhafazakarlarca şiddetle karşı çıkılmıştır.
Bunun nedeni, Shatalin Planı uygulamaya konulup devlet bütçesi denetim altına alınınca, askeri sınai sektörde ve devlet kollektif çiftliklerinde kısıntılar yapmasının kaçınılmaz olmasıydı ve ayrıca
toprak özelleştirildiğinden zaten kollektif çiftliklerde ortadan kalkacaktı. Fakat Shatalin Planı,
Gorbaçov'a yapılan yoğun baskılar sonucu akamete uğratılmış ve böylece, perestroykanın 1985
yılında gündeme gelmesinden sonra ilk kez daha çok liberalleşme ve piyasa ekonomisine geçme
çabaları önemli bir darbe yemişti.
Bunun ardından ortaya çıkan tutucu-reaksiyoner rejim, sistemin temelinde, merkezi planlama­
ya dayalı özü (yani ağır sanayi ve askeri sınai yapılanmayı) muhafaza etmeyi amaçlıyordu. Bura­
da, piyasa ekonomisi ve özel girişimin, bu özün çeperinde yeşerebileceği umuluyordu. Bu görüşün
önde gelen savunucusu Başbakan Valentin Pavlov, Brejnev veya Stalin türü bir rejimi önermemekle beraber radikal reformları da şiddetle eleştiriyordu. Aslında Pavlov'un geleneksel anlamda
bir komünist olduğunu söylemek güçtür. Onun istediği, Komünist Partisi örgütünün, Birlik bürok­
rasisi ve sınai askeri yapılanma adına muhafaza edebilecek ne tür imtiyazları kalmışsa onları mu­
hafaza etmekten başka bir şey değildi, denilebilir. Bu stratejinin temel yanlışı, piyasa mekaniz­
masını ve özel sektörü sistemin merkezine oturtmayıp çeperine itmesiydi. Böyle bir durumda ise
özel sektörün, eski sistemin verimsiz ve enflasyonist yükünü kaldırması olanaksızdı ve dolayısıyla
da anılan stratejinin sürdürülebilmesi mümkün değildi. Bu stratejinin aslında, sistemi çöküntüye
götüren eski sistemden pek farkı da yoktu. Pavlov, ağır sanayiye yeni yatırımlar yapılması.ve tek­
nolojik düzeyinin modernize edilmesi gereğinden sözetmekteydi. Fakat bu öneri yapıldığında Sovy­
et ekonomisi zaten iflas etmiş durumdaydı.
Sözünü ettiğimiz bu tutucu rejim yönetimde kök salacak bir süre kalamamıştı. 1991 yılı
başlarında ekonomik kriz derinleşmeye başlamıştı ve ekonomi gittikçe kötüye gidiyordu. Bu arada
da yeni planın hazırlayıcısı, Shatalin Plam'nı hazırlayan ekipteki 2. adam olan Griogory Yavlinsky
11
idi. 1991 yılı Mayıs ayında Yavlinsky, Gorbaçov'u, işlerin üstesinden gelmek için yalnızca radikal
piyasa reformlarının yeterli olamayacağı konusunda ikna etmişti. Ona göre bunun için Batıdan
önemli miktarlarda yatırım ve yardım çekmek gerekmektedir. Yavlinsky ayrıca, Harvvard
Üniversitesi'nden bir grup iktisatçı ile birlikte önerilerini geliştirmiş ve Gorbaçov'a sunmuştur.
Gorbaçov'un 1991 Temmuz'unda G7'lerle yaptığı Zirve Toplantısında Sovyet ekonomisinin yeni­
den yapılanması için bu ülkelerden talep ettiği mali desteğin temelinde yatan öneriler bu
önerilerdir. Gorbaçov bu yardımları bu toplantıda sağlayamamış olmakla beraber Batılıları, eski
Sovyetler Birliği'nin gerçekten radikal reformlar yapacağı konusunda ikna edebilmiştir. Bu
görüşmeleri takiben IMF'ye ortak üyelik statüsü kazanılmıştır.
Sovyetler Birliği ekonomisinin tarihçesi ile ilgili bu kısa bilgilerden sonra, Cumhuriyetlerin re­
form girişimlerinde karşılaştıkları sorunlar konusunda da bazı bilgileri gözden geçirmekte yarar
vardır.
Günümüzde hemen herkes yeni oluşan tüm Bağımsız Cumhuriyetlerde piyasalara serbestlik
kazandırılması yönünde acilen adımlar atılması gerektiğini kabul etmekle beraber, atılacak
adımların ne olduğu konusunda bir fikirleri olduğunu söylemek mümkün değildir. Sorun, piyasa me­
kanizmasına ve kapitalizme aşina olmamaktan çok daha derinlerde yatmaktadır. Sözkonusu Cum­
huriyetlerde gerek yönetenler ve gerekse de yönetilenler komünist ideoloji ve onun yarattığı
değerlerle yoğurulmuş durumdadırlar. Unutulmaması gereken bir nokta da, Komünist Parti'nin
ölmüş olmasının, o partinin ideolojisinin de tümden defnedilmiş olması anlamına gelmediğidir.
Özellikle söylemek gerekirse, Komünizmin ve merkezi planlamanın değerlerini geride bırakmak
pek kolay olmayacaktır.
Sovyetlere ve bağlı Cumhuriyetlere ilişkin istatistiki bilgileri değerlendirirken unutulmaması ge­
reken bir nokta şudur. Bu Cumhuriyetlerde iktisadi istatistikler, çoğu yararlı hizmetleri üretken
değildir diye dışlamaktadır. Ayrıca yatırımlar, sermayeyi geri kazanmak üzere hiçbir önlem
alınmadan yapılmaktadır. Batıda çok önemli bir işlev gören borsa simsarlığı bu Cumhuriyetlerde tu­
tuklanmaya konu olabilmektedir. Birkaç örneğini verdiğimiz bu durumlar iktisadi reformların önünde
büyük engeller oluşturmaktadır. Sovyet vatandaşı için gayet doğal olan uygulamalar batılılar için
düşünülmesi ve kabul edilmesi olanaksız olabilmektedir. Bu nedenle, herşeyden önce, toplumun
temelinde yatan mantalite iyi kavranmalıdır. Bunun ise kolay bir iş olmadığı açıktır.
Sözkonusu Cumhuriyetlerle ilgili önemli bir konu da, Cumhuriyetlerin karşılıklı ekonomik
bağımlılığı konusudur. Yıllarca süren merkezi planlama uygulamaları, bu cumhuriyetleri, piyasa
ekonomilerinde normal kabul edilebilecek boyutların çok ötesinde birbirine bağlamıştır. Eski Sovyet
ekonomisi önemli derecede bölgelerarası iş bölümünü içermekteydi. Bu iş bölümü, kısmen, farklılık
gösteren karşılaştırmalı üstünlüklerden ve müşterek ekonomik birlikten kaynaklanmakta olup,
ayrıca Sovyet ekonomik sistemine özgü şu iki öğe tarafından da desteklenmektedir.
1) İktisadi bakanlıkların branşlara göre örgütlenmesi: Bu durum, genellikle, bir Cumhuriyet
içinde çeşitli bakanlıklar arasında cereyan eden ticaretten ziyade, belli bir bakanlık içinde cereyan
eden Cumhuriyetlerarası ticarete daha yatkın bir sonuca yol açar.
2) Ölçek ekonomilerine verilen önem: Bu durum, piyasada, tüm birliğin gereksinimlerini
karşılayan bir iki firmanın kalması sonucunu doğurabilmektedir. İstatistikler Sovyetler Birliğinde
Cumhuriyetlerarası ticaretin son derece uzmanlaştığını göstermektedir. Rusya Cumhuriyetinde dış
ticaretin payı az olmakla beraber diğer tüm Cumhuriyetler birbirlerine iktisadi açıdan son derece
bağımlıdırlar. Cumhuriyetlerin birbirlerine yaptıkları ihracat Cumhuriyet dışına yapılan ihracatın 5
ile 10 misli fazlasıdır. Eskinin bu mirasını devralan yeni bağımsız cumhuriyetlerin birbirleri ile yoğun
bir şekilde karşılıklı ticaret anlaşmaları imzaladıkları görülmektedir.
Rusya'daki ekonomik darboğazlar, siyasi iktidarlarında başarısız olmasına yol açmıştır.
Gorbaçov'dan sonra Yeltsin de ekonomik krizden etkilenmiş hatta kendisini devirmek için çok ciddi
girişimlerde bulunulmuştur. Ülke büyük bir karışıklığa sürüklenirken muhalefet kanadı geri adım
atmış buna karşılık Yeltsin de kabinesinin reformlar kanadında Kongre'nin istediği yönde bazı
değişiklikler yapmıştır. Nisan 1993'de ülkede yapılan referandum öncesinde, gerek Japonya, ge­
rekse de diğer batılı ülkeler daha önce vaad edip vermedikleri dış yardımdan daha da fazlasını ver­
meyi kabul etmişlerdir.
12
1. ÜLKE ve TOPLUM
1.1. Coğrafî Yapı
Tacikistan Cumhuriyeti, doğusunda Çin Haik Cumhuriyeti, güneyinde Afganistan, batı ve kuze­
yinde Özbekistan ve Kırgızistan'ın yer aldığı, Orta Asya'nın en dağlık kesiminin merkezinde bulun­
maktadır.
143.100 km olan yüzölçümünün yarıdan fazlası 3000 metreden yüksektedir. Ortasında Tienshan, Türkistan Sıradağları, güneye doğru Zeraushan, Hisar ve kısmen Altay Sıradağları yer alır.
Güneydoğu bölgesi ise Pamir-Altay dağ sistemi içinde bulunmaktadır. Eski Sovyetler Birliği'nin en
yüksek zirveleri olan Komünizm (7.495 m) ile Lenin (7.134 m) bu bölgededir. Güneydeki dağ
sıralarının arasında geniş vadiler uzanır. Bütünüyle deprem kuşağında yer alan Cumhuriyette sık
sık şiddetli depremler olmaktadır.
Tacikistan'daki az sayıda gölün çoğu Pamir bölgesinde toplanmıştır. Bunların en büyüğü deniz
düzeyinden 3.960 m. yükseklikte yer alan Karakul Gölü'dür. Cumhuriyet topraklarından geçen çok
sayıdaki ırmağın başında Seyhun ve Ceyhun'la, bu ırmakların kolları olan Vahş ve Kafirnigan gelir.
Vahş'la birleştiği noktanın yukarı kesiminde Pyanc adıyla bilinen Ceyhun Irmağı Cumhuriyetin
güney sınırının büyük bölümünü çizer. Öteki akarsular arasında Cumhuriyetin orta kesiminden
geçen Zerefşan Irmağı sayılabilir.
2
1.2. İklim ve Bitki Örtüsü
Tacikistan'da sert bir kara iklimi hüküm sürer. Batıda kurak kara iklimi, ovalarda tropikal iklim,
orta yükseklikteki bölgelerde nisbeten ılıman iklim, doğuda Pamir dağlarında yağışlı ve sert iklim
hüküm sürmektedir. Vadilerde yazlar çok sıcak ve kurak geçer. Hocent'te (eski Leninâbad) Tem­
muz ayı ortalama sıcaklığı 27.4°C, Ocak ayı ortalama sıcaklığı ise -0.9°C'dir. Oldukça düşük olan
yağış miktarı yılda ortalama 150-250 mm. arasında değişir. Dağlık kesimlerde kışlar çok daha sert
geçer. Murgab'da Ocak ayı ortalama sıcaklığı -19.6°C'dir. Sıcaklığın zaman zaman - 46°C'ye kadar
düştüğü olur. Son derece az yağış alan dağlık bölgelerde ise yıllık yağış ortalaması 60-80 mm.
arasında değişir.
Yüzey şekillen ve iklim koşulları nedeniyle son derece zengin bir bitki örtüsüne ve hayvan
varlığına sahip olan Tacikistan'da 5000'nin üzerinde çiçek türü vardır.
1.3. Demografik Yapı
Ülkedeki yıllık nüfus artış hızı % 2.9 olup, eski SSCB ortalamasının üstündedir ve her 22 yılda
bir nüfus ikiye katlanmaktadır. Halkın genellikle iklim ve yeryüzü özellikleri bakımından daha elve­
rişli olan güneybatı ve kuzey bölgelerde yerleştiği ve yerli halkın kırsal alanlarda yaşamayı tercih
ettiği görülmektedir. Heterojen bir nüfus yapısı vardır. Taciklerin İran ve Afganlarla yakın kültürel
bağları bulunmaktadır.
1992 yılı itibariyle Tacikistan'ın nüfusu 5.5 milyondur. Nüfus yoğunluğu ise km başına 37.3
kişidir.
Nüfusun % 33'ü kentlerde, % 67'si kırsal kesimde yaşamaktadır.
Etnik yapı incelendiğinde ise;
% 59 Tacik; % 23 Özbek; % 8 Ruslar; % 4 Pamirliler ve % 6'sının da diğer (Tatar, Kırgız,
Türkmen, Afgan, Ukraynalı) etnik gruplardan oluştuğu görülmektedir.
Tacikistan'ın başkenti 700.000 nüfusa sahip olan Duşanbe'dir. Diğer büyük kentler ise
sırasıyla; Hocent (eski Leninâbad), Kulyap, Kurgan-Tepe ve Horag'dır. Nüfusun büyük bir bölümü
200-700 evden oluşan ve "kışlık" adı verilen köylerde yaşamaktadır.
Resmi din İslam olup; Tacik ve Özbekler ile diğer Müslüman gruplar sünnidir. Rus ve diğer slav
kökenliler ise Ortodoks hristiyandır.
Resmi dil Farsça'nın bir lehçesi olan Tacikçe'dir. Bununla birlikte, Rusça da ülkenin her
yanında konuşulan bir dildir. Arap alfabesi kabul edilmesine rağmen halen geçerli olan Kiril alfabesi'dir.
Çalışabilir nüfusun istihdam oranı % 78 olup; istihdamın sektörel dağılımı arka sayfada yeralmaktadır:
2
13
Tarım ve ormancılık
Sanayi
Hizmetler
Ulaşım ve haberleşme
Ticaret
Diğer
Toplam
%42
%21
% 17
% 7
% 6
% 7
% 100
Ayrıca, çalışan nüfusun % 53'ü devlet işletmelerinde, % 11'i kollektif çiftliklerde, % 14*ü ise
öze! işletmelerde istihdam edilmektedir.
1.4. Eğitim
Eğitim seviyesi eski SSCB ortalamasının altında olmakla birlikte, çalışan nüfus içinde kolej ve
üniversite mezunlarının oranı eski SSCB ortalamasının üstündedir.
Eğitim parasız ve 7-17 yaş arasında zorunludur. Cumhuriyette meslek eğitimi veren çok sayıda
orta öğretim kurumuyla yüksekokul vardır. Ayrıca, İslami ilkeler doğrultusunda eğitim veren kurum­
lar da varlığını sürdürmektedir.
Bazı sosyal göstergeler şu şekildedir:
- Yüksek öğrenimdeki öğrenci sayısı (10.000 kişide) : 114
- Yüksek öğrenimli uzman sayısı
"
: 16
- Doktor sayısı
(10.000 kişiye): 28.3
- Kütüphane sayısı
"
: 3.4
- Mahalli gazete yıllık baskı sayısı
(kişi başına) : 37
- Genel gazete yıllık baskı sayısı
"
: 57
Başkent Duşanbe'de 40 bin kadar öğrencinin eğitim gördüğü Devlet Üniversitesi, Sosyal Bilim­
ler Akademisi, İbni Sina Tıp Yüksek Okulu, Sadriddin Ayni Opera ve Balesi, Abul Kasım Latuhi Ti­
yatrosunun yanısıra sirk, filarmoni orkestrası gibi kültürel kuruluşlar faaliyet göstermektedir.
1.5. Siyasal Tarih
Tacik halkı Farsça konuşan İran kavimlerinden gelmektedir. Pers İmparatorluğu ve Büyük
İskender'in yönetimleri altında yaşamışlardır. 8. yüzyılda Araplar tarafından işgal edilmiştir. İki
yüzyıl sonra kuzeydoğudan gelen Türkler bölgeyi ele geçirmiştir. 18. yüzyıldan itibaren Buhara
Emirliği'nin bir parçası olan Tacikistan'ın güney bölümü Afganistan tarafından işgal edilmiştir.
1860'lardaki Rus akınları sonucunda Zeruş ve Fergana vadileri Rus yönetimi altına geçmiş ve Bu­
hara Emirliği 1868 yılında Rus Mandası haline gelmiştir. 1917 Ekim devriminden sonra 1918
yılında Tacik halkı Türkistan Sovyet Sosyalist Otonom Cumhuriyeti'ne dahil edilmiş, Tacikistan'ın
tamamı işgal edildikten sonra da 1924 yılında Özbekistan SSC'ne bağlı bir otonom Cumhuriyet
olmuştur. 5 Aralık 1929 yılında ise Sovyetler Birliği'ne bağlı Cumhuriyetlerden biri haline gelmiştir.
1980'lerin sonlarında Sovyetler Birliği'nin dağılması üzerine Tacikistan'da 24 Ağustos 1990
yılında devlet egemenliği, 9 Eylül 1991 tarihinde de bağımsızlık ilan edilmiştir.
Aralık 1991'de yapılan başkanlık seçimleri sonucunda Rahman Nabiev % 58 oy olarak Cum­
hurbaşkanı seçilmiştir. Muhalefet seçime hile karıştırıldığını öne sürerek gösterilere girişmiş,
gösteriler 1992'de silahlı çatışmaya dönüşmüştür. Muhalefet başarı sağlamakla birlikte kuzeyin
ayrılmasından korkarak İslam Cumhuriyeti ilan etmekten kaçınmıştır. Özbekistan'la sorun
çıkmaması için İran'da uzlaşmadan yana olmuş ve Mayıs 1992 sonunda bir koalisyon hükümeti ku­
rulmuştur. Fakat uzlaşmanın devam etmemesi sonucunda gittikçe şiddetlenen çatışmalar çok
14
geçmeden iç savaşa dönüşmüştür. Cumhurbaşkanlığı Sarayı silahlı muhalefet kuvvetlerinin eline
geçmiş ve Başkan Nabievin yerine Ali Rahmanov başkanlığa getirilmiştir. Bağımsızlıktan bu yana
kanlı iktidar kavgalarına sahne olan Tacikistan'da yönetim halen eski komünist partililerin ağırlıklı
olduğu İmamali Rahmanov iktidarsndadır.
Tacikistan'daki siyasi hareketlerin sürekliliği sadece politik görüş farklılıklarına dayandırılamaz.
Ekonomik olumsuzluklar da oldukça önemlidir. Çünkü, eski SSCB'nin en fakir Cumhuriyeti olan Ta­
cikistan, kısa ve orta vadede olağanüstü zor ekonomik ve finansal problemlerle karşı karşıyadır.
Ekonominin mali yapısını, ödemeler dengesini ve reel geliri yıllarca destekleyen eski SSCB'den
gelen transferlerin kesilmesi ülke ekonomisini ve siyasi sistemi zora sokmuştur. Ayrıca, ülkenin
coğrafi yapısı sanayileşmesini geciktirmektedir. Yeni ekonomik düzenle birlikte yaşanan fiyat
artışları halkın tepkisini çekmekte ve insanların yeni ekonomik düzene güvenini sarsmaktadır.
1.6. İdari Yapı
Yönetim biçimi Cumhuriyettir. Ülkeyi meclis hükümeti yönetmektedir. Devlet başkanlığı
görevini meclis başkanı yerine getirmektedir. Başbakan ve bakanları atama yetkisi meclisindir.
1992 yılındaki iç çatışmaların artması üzerine Kasım ayında Hocent şehrinde toplanan Meclis
İmamali Rahmanov^ Başkan olarak seçmiştir.
Ülke halen 1 Mart 1937'de kabul edilen eski SSCB Anayasası ile yönetilmektedir. Yeni anaya­
sa çalışmaları iç karışıklıklar nedeniyle aksamıştır. Mevcut yönetim çeşitli konularda kararname ve
yasalar çıkararak ihtiyacı karşılamaya çalışmaktadır.
Daha önce de değinildiği gibi; iktidarda bir ara ismini Sosyalist Parti olarak değiştiren Komünist
Parti bulunmaktadır. Parti, Ocak 1992'de yaptığı kongresinde Sosyalist isminin kaldırılarak, tekrar
TKP isminin kullanılmasını kabul etmiştir.
Tacikistan'da oldukça etkili bir şekilde muhalefet yapan hareket ve partiler bulunmaktadır.
Tacikistan Demokrat Partisi ülkede demokratik bir sisteme geçilmesini, Cumhuriyetin merkez­
den bağımsız olmasını istemekte, ülkenin az gelişmişliğinin tek nedeni olarak komünist yönetimi
göstermektedir.
İslami Rönesans Partisi ise ülkede İslami değerlere serbestlik verilmesini, komünist yönetimin
ayrılmasını istemekte, dinin politikadan ayrılamayacağını savunmaktadır.
1989 yılında kurulan Rasthogez Hareketi ise Cumhuriyette insan haklarına saygı duyulmasını,
demokratik bir sistemin tesisini, geleneksel Tacik kültürünün canlandırılmasını istemektedir.
Bakanlar Kurulu yürütme organıdır. Yargıçlar, i! üçe ve kırsa! yönetimler ile belediyeler atama
yoluyla işbaşına gelmektedirler.
Ülke idari bakımdan beş bölgeye ayrılmıştır: Gorni-Badahşan Özerk Bölgesi, Hocent, KurganTepe, Kulyap ve Duşanbe illeri.
5
15
2. EKONOMİNİN GENEL YAPISI
Tacikistan hükümetinin piyasa ekonomisine geçişle ilgili reformu (*) gerçekleştirmek ve
yerleştirmek için gerekli olan ekonomik politikaların uygulamaya konulmasını sağlayacak kurumsal
çerçevenin oluşturulması konusunda bir hayli yavaş davrandığını ve bu konuda çok az bir mesafe
kaydedildiğini söylemek pek yanlış olmaz. Ülkedeki en yüksek icra organı olan Bakanlar Konseyi­
nin hazırladığı reform önerilerinin hala özel olarak atanmış parlamento komisyonlarının onayını
beklediği bilinmektedir. Onaylanan önerilerden bir kısmı da, yasal yetkilendirilmeyi ve uygulamaya
konulmayı beklemektedir. Uygulamaya konulan bazı önemli reform önlemlerinin daha sonraları uy­
gulamadan kaldırıldığına da tanık olunmaktadır. Bu arada Tacikistan'ın önemli bir darboğazından
da sözetmek gerekir. Bu darboğaz, reformları uygulamaya koymak için oluşturulan kurumlarda
çalıştırılabilecek kaliteli eleman yetersizliğidir.
Bunun yanında, mevcut bazı kurumlarda yetki ve sorumluluğun sınırlarının pek net bir şekilde
çizilmediğini ve belli konularda gerçek yetkili organın kim olduğu konusunun pek açık olmadığını
da söylemek gerekir.
2.1. Üretim ve İstihdamda Gelişmeler
1980-1985 döneminde Tacikistan ekonomisi, eski SSCB'nin diğer Cumhuriyetleri gibi oldukça
istikrarlı bir büyüme göstermiş ve yıllık ortalama büyüme hızı % 2,5 civarında olmuştur. Bunu izley­
en dönemde ise ekonomi giderek momentum kaybetmiş ve 1990'lara gelindiğinde ekonominin
büyüme bir yana daralma emareleri gösterdiği gözlenmiştir. Kişi başına reel gayrisafi yurt içi
hasılattaki gerileme ise, çok yüksek olan nüfus artışının da etkisiyle, çok daha şiddetli olmuştur.
Kişi başına düşen gelir bakımından Tacikistan halen eski SSCB'nin en düşük gelire sahip ülkesi
durumundadır.
1985-1990 döneminin bir diğer önemli özelliği, bu dönemde, ekonominin genel harcama
düzeyinin ulusal gelirden ortalama % 20 oranında daha fazla olmuş olmasıdır. Bu kaynak açığı
(harcama fazlası) büyük ölçüde eski SSCB'den yapılan transferler yoluyla kapatılmıştır. (Tacikis­
tan'daki büyük hidroelektrik ve diğer altyapı yatırımlarının kaynağı eski SSCB'den yapılan bu trans­
ferlerdir.)
Eski SSCB'nin dağılmasının yarattığı ekonomik ve politik karmaşanın doğal bir sonucu olarak,
1991 yılında, diğer Cumhuriyetlerde yaşanan üretim düşüşü Tacikistan'da da tüm şiddetiyle
yaşanmıştır. Diğer eski Sovyet Cumhuriyetlerinde olduğu gibi Tacikistan'da da piyasa ekonomisine
geçiş yolunda atılan adımların, bu arada fiyatların serbest bırakılmasının yarattığı belirsizlik, hem
ülke içinde hem de Cumhuriyetler arasındaki ticarette büyük dalgalanmalara ve kopukluklara yol
açmıştır. Bunlara ek olarak hava koşullarının 1991 yılı başlarında tarımsal üretimi, özellikle de
pamuk üretimini, son derece olumsuz bir şekilde etkilemesi zaten ciddi boyutlara ulaşmış olan eko­
nomik krizin daha da derinleşmesine neden olmuştur.
(*) Tacikistan'da piyasa ekonomisine geçişle ilgili reform programı, Bakanlar Konseyi'nin bir komisyonu tarafından
1990 yılı Aralık ayında hazırlanmıştır. Programın adı "Ekonomik İstikrar ve Piyasa Ekonomisine Geçiş Programfdır. Bu
doküman 1991 yılında Yüce Sovyet tarafından benimsenmiş olmakla beraber, önerilmiş bulunan reformların bir çoğu uy­
gulamaya konulmak için hala yasal dayanaktan yoksundur.
17
TABLO : 1 Üretim ve Fiyat Göstergeleri
Reel Net Maddi Üretim (NMÜ)
Sanayi
Tarım
İnşaat
Ulaştırma ve haberleşme
Ticaret, arz ve diğer
1988
1989
1990
1991
13.9
16.0
10.9
13.4
14.1
18.9
-6.5
-11.6
-13.1
-1.8
-6.5
15.0
-0.6
9.0
3.0
-9.0
0.8
-13.6
-8.7
-2.9
-9.9
-2.7
-9.2
-20.9
„
(NMÜ İçindeki Pay)
Sanayi
Tarım
İnşaat
Ulaştırma ve haberleşme
Ticaret, arz ve diğer
30.9
36.8
14.6
3.8
13.9
26.7
37.2
15.3
3.8
17.0
28.6
38.3
14.7
4.2
14.3
-
-
(% Değişme)
NMÜ deflatörü
Perakende fiyatlar (ortalama)
Tüketim malları...
Hane halkı hizmetleri
Ortalama Ücretler
- 1.6
5.6
9.9
100.2
-
6.3
4.0
8.9
102.9
112.8
40.0
6.8
(Milyar ruble olarak)
NMÜ
,
Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYİH)
.....
4.9
6.7
4.8
6.6
5.3
7.1
9.6
13.0
KAYNAK : Economic Review, TAJIKISTAN, IMF, May 1992, s.19
1991 yılının bir özelliği de bu yıldaki harcamaların, özellikle de yatırım harcamalarının, toplam
üretimden daha büyük bir oranda düşmüş olmasıdır. 1991 yılında, planlanan yatırım projelerinin
yaklaşık % 70'i uygulamaya konulamamış, yarım bırakılan inşaat projeleri aynı yıl % 44 oranında
artmıştır.
Hemen belirtelim ki, istatistikler, reel tüketim harcamalarında da, yatırım harcamalarında
olduğu gibi büyük düşüşler olduğunu göstermekle beraber, gerçekte, ortaya çıkan karaborsanın,
reel tüketimdeki düşüşü bir hayli frenlediğini söylemek pek yanlış olmaz. Yapılan tahminler, kara­
borsanın toplam cirosunun, o dönemde, toplam perakende cirosunun yaklaşık % 25'ine ulaştığı
yönündedir.
İstihdam ve işsizlik konusuna gelince, Tacikistan'da işsizlikle ilgili verilerin güvenilir olduğunu
söylemek zordur. İşsizlikle ilgili resmi açıklamalar işsizliğin 8-10 binler civarında olduğu yönünde
olmakla beraber, çıplak gözle görünenler bile bu rakamın gerçeklerden bir hayli uzak olduğunu
göstermeye yeter. Eylül 1993 sonunda Duşanbe'ye yaptığımız araştırma gezisi sırasında günün
her saatinde cadde ve sokaklarda gördüğümüz amaçsızca dolaşan her yaştan insanın, işsizliğin
boyutunun resmi rakamların çok üzerinde olduğunun açık bir kanıtı olduğunu söylemek pek de
yanlış olmaz. Son zamanlara kadar Tacikistan'da bir işsizlik tazminatının sözkonusu olmadığı da
bu gezi sırasında resmi kaynaklardan edindiğimiz bilgiler arasındadır.
Aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi, 1991 yılında çalışabilir yaştaki nüfus 2.6 milyona ulaşmışken
bunun sadece 1.95 milyonu işgücü içinde yeralmaktaydı. Bir diğer deyişle işgücüne katılım oranı %
75 civarındaydı. Yine tablodan izlenebileceği gibi 1990 yılında toplam işgücünün % 78'i sınai, dev18
iet şirketlerinde ye kollektif çiftliklerde istihdam edilmekteydi. (1985 yılında bu oranın % 85 olduğu
görülmektedir.) İşgücünün geri kalan % 22'si ya kooperatiflerde çalışmakta ya da özel çiftliklerde
istihdam bulmaktaydı. Burada işaret edilmesinde yarar olan bir nokta, özel çiftliklerde çalışanların
toplam işgücü içindeki payının en yüksek olduğu Cumhuriyetlerden birinin Tacikistan Cumhuriyeti
olmasıdır. İşgücünün sektörel dağılımının oldukça istikrarlı bir seyir izlediği görülmektedir. İşgücü
içinde en büyük paya tarım sektörü sahiptir (% 43), onu sanayi sektörü izlemektedir (% 13).
TABLO : 2 Nüfus, İşgücü ve İstihdam
1985
1986
1987
1988
1989
1990
(Yıl sonu itibariyle, 1000 kişi)
Nüfus
Çalışabilir nüfus
Çalışamaz nüfus
İşgücü katılım oranı
Toplam istihdam
Devlet şirketleri
Kollektif çiftlikler
Kooperatifler
Özel çiftlikler
Diğer özel faaliyetler..
Dini personel
4.630.8
2.209.0
2.421.8
76.1
1.680.7
1.173.3
237.0
270.0
0.3
0.1
4.784.9
2.275.8
2.509.1
75.3
1.713.9
1.195.8
242.8
274.8
0.4
0.1
4.938.2
2.343.1
2.595.1
75.7
1.774.7
1.228.0
248.4
1.8
295.0
1.4
0.1
(Tahmin)
5.085.9
2.409.6
2.676.3
75.5
1.820.3
1.239.0
250.8
7.4
320.1
2.6
0.4
5.232.0
2.470.6
2.761.4
76.0
1.878.6
1.250.7
252.7
31.7
340.6
2.5
0.4
5.342.3
2.509.5
2.832.0
77.2
1.938.3
1.253.9
263.0
51.9
365.7
2.7
1.1
66.6
13.5
1.7
18.1
0.1
-
64.7
13.6
2.7
18.9
0.1
0.1
(Toplam istihdamın %'si olarak)
Devlet şirketleri
Kollektif çiftlikler
Kooperatifler...
Özel çiftlikler
Diğer özel faaliyetler...
Dini personel
69.8
14.1
16.1
-
69.8
14.2
16.0
-
KAYNAK : Tacikistan Çalışma Bakanlığı
19
69.2
14.0
0.1
16.6
0.1
-
1991
68.1
13.8
0.4
17.6
0.1
-
5.498.7
2.583.0
2.915.7
75.7
1.947.0
Aşağıdaki tabloda nüfusun 1985-1990 döneminde sektörel dağılımı yer almaktadır. Tablonun
üst kısmında çeşitli sektörlerde istihdam edilenlerin sayısı, alt kısmında ise çeşitli sektörlerde istih­
dam edilenlerin toplam istihdam içindeki payları gösterilmektedir.
TABLO : 3 İstihdamın Sektörel Dağılımı
1985
1986
1987
1988
1989
1990
1.820.3
1.364.4
762.5
251.4
131.7
83.6
135.2
455.9
41.0
199.3
95.2
29.8
50.4
40.2
1.876.6
1.411.1
790.1
254.4
160
68.3
138.3
467.5
39.2
210.5
101.7
30.2
50.8
35.1
1.938.3
1.463.0
831
260.7
160.8
64.7
145.8
475.3
39.7
217.3
103.7
28.5
50.8
35.3
100.0
75.1
42.1
13.5
8.5
3.6
7.4
24.9
2.1
11.2
5.4
1.6
2.7
1.9
100.0
75.5
42.9
13.4
8.3
3.3
7.5
24.5
2.0
11.2
5.4
1.5
2.6
1.8
(Bin kişi)
Toplam İstihdam
Maddi alan
Tarım
Sanayi
İnşaat
Ulaştırma-haberleşme
Ticaret v.s.
Maddi olmayan alan
Devlet
Eğitim, kültür, sanat
Sağlık, sosyal güvenlik vs.
Bilimsel araştırma
İç hizmetler
Diğer
1.680.7
1.279 .3
721.9
240.6
118.1
79.2
119.5
401.4
38.6
173.7
79.2
29.7
40.4
39.8
1.713.9
1.298.3
720
247.2
125.6
81.1
124.4
415.6
40.8
179.9
83
30.6
41.6
39.7
1.774.7
1.334.6
742.8
251.4
131
80.9
128.5
440.1
41.7
189.4
908
30.7
47.5
40.0
(Yüzde o larak)
Toplam istihdam
Maddi alan
Tarım
Sanayi
İnşaat
Ulaştırma-haberleşme
Ticaret, vs.
Maddi olmayan alan
Devlet
Eğitim, kültür, sanat
Sağlık, sosyal güvenlik vs...
Bilimsel araştırma
İç hizmetler
Diğer
100.0
76.1
43.0
14.3
7.0
4.7
7.1
23.9
2.3
10.3
4.7
1.8
2.4
2.4
100.0
75.8
42.0
14.4
7.3
4.7
7.3
24.2
2.4
10.5
4.8
1.8
2.4
2.3
100.0
75.2
41.9
14.2
7.4
4.6
7.2
24.8
2.3
10.7
5.1
1.7
2.7
2.3
100.0
75.0
41.9
13.8
7.2
4.6
7.4
25.0
2.3
10.9
5.2
1.6
2.8
2.2
KAYNAK: Tacikistan Çalışma Bakanlığı
2.2. Fiyatlar ve Ücretler
1991 yılına gelinceye kadar, Tacikistan'da fiyatlar, fiyat oluşumu ile maliyet koşullarının ve
talep yapısının doğrudan bir bağlantısı olmaması ve fiyatların esas olarak bir muhasebe birimi
anlamında kullanılması nedeniyle, oldukça istikrarlı bir seyir izlemiştir. 1991 yılından sonra ise bu
durum değişmiş ve özellikle 1991 yılının Nisan ayında fiyatların serbest bırakılmasından sonra
gelişmeler arz ve talep koşullarına çok daha duyarlı bir hale gelmiştir. Başlangıçta, belirli sayıda
20
malın fiyatı serbest bırakılmış ve evveice denetim altında tutulan bu malların fiyatları serbest kal­
makla beraber büyük oranlarda yükselmiştir. 1991 yılının Mart ve Nisan ayları arasında yaklaşık %
60 oranında artış gösteren tüketici fiyatları yıl sonu itibariyle % 190 oranında bir artış sergilemiştir.
10 Ocak 1992'de daha geniş kapsamlı bir fiyat liberalizasyonu programı uygulamaya konulmuş ve
fiyatların yaklaşık % 80'inin belirlenmesi piyasa koşullarının işleyişine bırakılmıştır. Sosyal politika
açısından önemli olduğu düşünülen bazı malların fiyatların ise bu uygulama dışında bırakılmış ve
bunların fiyatının ancak belli sınırlar içinde yükselmesine izin verilmiştir. Bu arada sanayinin ihtiyacı
olan enerjinin, taşımacılığın ve iletişimin fiyatlarındaki artışlar da belli sınırlar içinde tutulmaya
çalışılmıştır. Fiyatlardaki gelişmelere genel çizgiler ile baktığımızda, 1992 yılı Ocak ayında tüketici
fiyatları endeksinin % 133 oranında arttığını, bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında ise artışın % 55'e
ulaştığını görüyoruz.
Aynı dönemde ücretlerin de bir artış göstermekle beraber bu artışların fiyat artışlarının bir hayli
gerisinde kaldığına tanık olunmuştur. Bir diğer deyişle ücretler reel olarak erozyona uğramıştır.
1990 yılında % 10 oranında artmış olan ortalama nominal ücretler, fiyatlar çok daha yüksek oranda
artmış olmasına rağmen 1991 yılında ancak % 40 oranında artmıştır. Ücret artışları 1992 ve 1993
yılında da devam etmiş, fakat sağlanan artışlar genelinde fiyat artışlarının gerisinde kalmıştır.
2.3. Tarım
Tacikistan, dağılan SSCB'nin en fakir Cumhuriyetidir, 1989 yılı verilerine göre 906 ruble olduğu
tesbit edilen kişi başına gelir, eski Sovyetler Birliği ortalamasının ancak % 551 kadardır. Tacikistan
ekonomisi tarım sektörü ağırlıklı bir ekonomidir ve bu ekonomide basit gıda üretimi ve işleme sana­
yi önemli bir yere sahiptir. Aşağıda yer alan Tablo 4'de görüldüğü gibi, 1990 yılı verilerine göre
tarımın net maddi üretim (NMÜ) içindeki payı % 38'dir. Tacikistan, uzun lifli pamuk üretiminde eski
SSCB'nin en önde gelen Cumhuriyetidir ve eski SSCB'nin pamuk üretiminin yaklaşık % 11'i bu
ülkede üretilmektedir. Önemli olan diğer tarımsal alanlar et ve süt üretimi, buğday ve bahçıvanlık
(sebze-meyve üretimi)dir. Tarımsal üretimde sulama tesislerinin kritik bir önemi vardır. Tacikistan
topraklarının ekilebilir nitelikte olan kısımlarının yaklaşık 3/4'ü sulama kanalları ağı ile örülmüştür.
Bununla beraber bu konuda sağlanan başarıya rağmen ürün verimliliğinin yüksek olduğunu
söylemek mümkün olamamaktadır. Örneğin, 1991 yılı verilerine göre hektar başına ham pamuk
üretimi ABD'deki üretimin ancak yarısı düzeyinde kalmıştır. Bunda, Tacikistan halkının çalışma di­
siplininin (disiplinsizliğinin) rolünün olduğunu söylemek mümkündür.
TABLO : 4 Tarımsal Üretim (Milyon Ruble Olarak)
1980
1985
1986
1987
1988
1989
1990
1991
Toplam gayrisafi üretim. . 2.326.6 2.432.5 2.522.8 2.345.5 2.565.7 2.289.7 2.354.3 2.121.7
Bitkisel üretim
. 1.633.5 1.641.5 1.710.5 1.543.2 1744.3 1.490.4 1.582.7 1.423.1
844.2 801.4
790.6
998.6
Pamuk
. 1.060.2 590.2 968.3 847.0
42.5
42.9
42.3
48.4
53.3
Tahıl
34.2
27.4
36.9
175.8 208.8
184.8
182.9
Sebze
. 125.5 104.8
173.6 173.5
234.4 154.4
215.5
244.3
.. 198.8
Meyve
152.9 279.4 206.5
821.4
799.3
771.6 698.5
Hayvansal üretim
791.0 812.3 802.3
.. 690.1
Kesimlik
216.6
208.0 185.9
234.9
Sığır
143.8 230.9 223.1
.. 193.1
102.8
93.1
100.6
108.9
Koyun
67.8
107.0 103.1
. 103.9
47.8
48.6
25.8
41.6
42.4
37.1
50.9
..
38.2
Tavuk vs
227.0 221.8
229.6
227.5
Süt
107.8
111.5 226.3 224.7
56.7
48.1
59.2
60.5
55.4
43.1
53.1
Yumurta
30.8
KAYNAK: Tacikistan Goskomstat
21
2.4. Sanayi
Tacikistan'da sanayi sektörü, az sayıdaki büyük devlet şirketlerinden oluşmaktadır. 1990 yılı
verilerine göre sanayi sektöründe yer alan devlet şirketlerinin sayısı 373'e ve bunların toplam sabit
varlıklar içindeki payı % 98'e ulaşmaktaydı. Hidroelektrik güç üretim tesisleri ve alüminyum fabrika­
ları bir yana bırakılırsa, sanayi sektörünün esas olarak emek yoğun üretim tekniğini kullanan tesis­
lerden oluştuğunu söylemek mümkündür. Bu tesislerde esas olarak yerli veya ithal hammaddeler
işlenmektedir. Ülke elektrik ihtiyacının yaklaşık % 75'i ulusal hidroelektrik tesislerinden sağlanmak­
tadır. Tacikistan aynı zamanda önemli bir alüminyum üreticisidir. Başkent Duşanbe yakınlarındaki
Regar'da bulunan alüminyum tesislerinin yıllık üretim kapasitesi 500.000 ton civarındadır. Bu tesis­
lerde esas olarak ithal alüminyum cevheri kullanılmakta ve üretim kapasitesi eski SSCB'nin toplam
alüminyum üretim kapasitesinin % 15'ine ulaşmaktadır.
Tacikistan'daki gıda sanayii esas olarak çeşitli meyvelerin, doğal yağların ve tütünün işlenmesi
üzerine oturtulmuştur. Yani bitkisel ürün tabanlıdır. Bunun yanında yer alan diğer hafif sanayi alan­
ları, pamuk temizleme, yıkama fabrikaları, ipek üretimi, tekstil tezgahları, ayakkabı üretimi, dikiş,
çırçırlama ve halıcılık gibi alanları kapsamaktadır. Bunların yanında diğer bazı orta ve yarı-ağır sa­
nayi alanları yer almaktadır. Bunların arasında mühendislik ve metal işleme, enerji transfor­
matörleri, kablo üretimi ve tarımsal teçhizat üretimi alanlarını sayabiliriz.
Tacikistan sanayiinin en belirgin özelliğinin, üretimde düşük sermaye yoğunluğu olduğunu
söylemek mümkündür. Örneğin, 1989 yılına ait veriler, Tacikistan'da çalışan işçi başına düşen
sabit varlıkların oranının, eski SSCB ortalamasının ancak % 40'ına ulaştığını göstermektedir.
Hizmetliler sektörüne gelince, Tacikistan'ın eski SSCB'nin en fakir ülkesi olduğu gerçeği de
gözönüne alınarak, bu sektörün gelişmişliğinin de ekonomi içindeki payının bir hayli geri olduğunu
söylemek pek yanlış olmayacaktır. Zaten hizmetler sektörünün eski SSCB genelinde de pek ileri
olmadığı anımsanırsa Tacikistan'daki hizmetler sektörünün durumu daha iyi değerlendirilebilir.
Aşağıdaki tablo, Tacikistan'da sanayinin belli başlı dallarındaki brüt üretim konusunda bir fikir
vermek üzere hazırlanmıştır.
TABLO : 5 Sanayinin Ana Dallarının Gayrisafi Üretimi
(Milyon Ruble Olarak)
Elektrik Enerjisi
Yakıt
Non Forro
.,
Kimyasallar ve Petrol
Makine Mühendisliği ve
Metal İşleme
Ağaç ve Ağaç İşleme
İnşaat Malzemesi
Cam
Hafif sanayi
Gıda
Un Öğütme
1980
1985
1990
245.7
19.3
193.7
116.0
273.7
23.1
341.1
184.4
340.8
16.1
520.9
232.4
340.1
63.8
198.6
8.3
1.834.1
696.7
164.9
414.9
82.0
233.1.
17.1
2.142.9
740.6
193.4
442.0
59.0
157.1
22.3
2.117.7
654.1
232.7
KAYNAK: Tacikistan Goskomstat
22
2.5. Para ve Kredi Politikaları
1991 yılında Tacikistan'da mali sistemin reformu yönünde bir dizi önlemin alındığını görüyoruz.
Her şeyden önce 1991 yılı Şubat ayında Yüce Sovyet'in Tacikistan Milli Bankasının (TMB) kuruluş
yasasını kabul ettiğine ve bankalarla, bankacılık faaliyetlerini düzenleme yönünde bir dizi yasa
çıkardığına tanık oluyoruz. Tacikistan Milli Bankasının (Merkez Bankasının) temel görevi para poli­
tikasının uygulanması ve mali sektörün düzenlenmesidir. 1991 yılının Kasım ayında ticaret banka­
larına TMB'de birer hesap açma zorunluluğu getirilmiş ve ikili kliring ve ödeme faaliyetleri durdurul­
muştur. Aynı zamanda ticaret bankalarına karşılık bulundurma zorunluluğu getirilmiş, Tasarruf
Bankasının diğer bankalara kredi açma olanağı elinden alınarak mevduatlarını TMB'na yatırması
karara bağlanmıştır. (1990 yılı sonuna kadar Tasarruf Bankasının aktifleri, bankanın Moskova'da
bulunan merkezinde mevduat olarak tutuluyordu.)
1992 yılında ekonominin gayri resmi (devlet dışı) kesimine açılacak kredilerin % 127 oranında
artttırılması hedeflenmişti. TMB ayrıca, hükümete açacağı kredileri, bütçe açığının % 10'u ile
sınırlandırmıştı. Bunlara ek olarak TMB, diğer bankalara, % 25 faizli reeskont kredisi açmayı tasar­
lamış ve bu bankaların bu kredileri kendi müşterilerine en fazla % 6 oranında bir marjla plase et­
melerine olanak tanımıştır. (Bu oranların, ekonominin gidişine göre ayarlanması sözkonusudur).
TMB'nın, kendi takdiri çerçevesinde bazı müşterilerine düşük faizli kredi verme hakkı mahfuzdur,
TMB'nin, karşılık bulundurma kuralına uymayan bankaların faaliyetlerini durdurma hakkı vardır.
Görüldüğü gibi, Tacikistan Milli Bankasının görünürde bazı önemli yetkileri vardır. Buna karşın
TMB'nin para politikasının yönetiminde ve mali piyasaların denetlenmesinde etkili ve başarılı
olduğunu söylemek pek mümkün gözükmemektedir. TMB'nin güçsüzlüğünün kısmen deneyimli
personele henüz sahip olmamasından ve kısmen de tutarlı parasal kontrol mekanizmalarına sahip
olunmamasından kaynaklandığını söyleyebiliriz. Ayrıca TMB'nin Ticaret Bankaları üzerindeki otori­
tesinin de tam olduğunu söylemek zordur. Kredi politikaları da daha sağlıklı bir yapıya kavuşturul­
malıdır.
Bu arada, bankacılık sektörünün daha etkin bir yapıya kavuşturulabilmesi ve mali sektörün
geliştirilebilmesi için, sektöre giriş üzerindeki engellerin azaltılması gerekmektedir. Fakat bu
yapılırken sektöre yeni girenlerin titizlikle seçilmesinde yarar vardır. Bu sektörde sağlıklı bir yapının
oluşturulabilmesi için, ayrıca, zaman içinde asgari sermaye/yükümlülükler oranının yükseltilmesinin
ve uluslararası standartlara yaklaştırılmasının gerekli olduğunu da söylemeliyiz. Riskle
ağırlıklandırılmış bir sermaye/varlıklar oranının kullanılması da aynı çerçevede önerilebilir.
Tacikistan'da halihazırda, yalnızca 3-4 bankanın döviz işlemleri yapmasına izin verilmektedir.
Uygulamada, bu bankaların döviz kuru kotasyonlarının bir hayli farklılık gösterdiği görülmektedir.
Bu nedenle, TMB'nin, kurların günlük olarak belirlenebilmesine olanak sağlamak üzere, bir interbank piyasası oluşturmasında büyük yarar vardır. Bu amaçla, diğer ticaret bankalarına da, dövizle
ilgili tüm işlemleri yapabilmelerine olanak sağlayacak lisansların verilmesi bir ilk adım olarak
önerilebilir. Sözkonusu olan interbank piyasasının ana kaynağı, şirketlerin yetkili mercilere devret­
mekle yükümlü oldukları dövizlerdir. (Bu dövizlerin, şirketler tarafından, cari piyasa kuru üzerinden
yetkili mercilere satılması sözkonusudur.)
2.6. Finans Sektörünün Yapısı
Tacikistan'da finans sektörünün yapısını oluşturan bankalar, Tacikistan Milli (Merkez) Bankası,
Tasarruf Bankası (Sberbank), Dış Ticari İlişkiler Bankası (Vneshekonombank), kökeni eski devlet
bankaları olan üç büyük banka ve yeni kurulmuş daha küçük boyutlu üç ticaret bankasıdır.
Kökeni eski devlet bankaları olan üç büyük banka şunlardır: Tacikistan Ticari, Sınai ve İnşaat
Bankası (Promstroibank); ziraat sektörü ile ilgili bir banka olan Agroprombank ve ikili bankacılık
sisteminin başladığı yıl olan 1987 yılında kurulmuş bulunan Tacikbankbusiness. Bu son banka,
eski Gosbank'ın ticari faaliyetlerini devralmıştır. Yeni kurulduğu ifade edilen daha küçük boyutlu ti­
caret bankaları sınai gruplarla bağlantılı olan Rus Ticaret bankalarının şubeleri durumundadır. Bu
bankalar şimdilik başkent Duşanbe'de tek şube olarak faaliyet göstermektedirler.
1991 yılı verilerine baktığımızda Agroprombank'ın en büyük banka konumunda olduğunu ve
toplam banka ödünçlerinin % 41'inin bu banka tarafından verildiğini görüyoruz. Aynı yıl Tacikbankbusiness'in kredi piyasasındaki payı % 37'ye, Promstroibank'ın payı ise % 18*e ulaşmıştır. Geri
23
kalan % 4, Tasarruf Bankası ile diğer küçük ticaret bankaları arasında paylaşılmıştır. 1991 yılına
kadar kaynaklarının çoğunu bankanın Moskova'daki merkez şubesine yatıran Tasarruf Bankası
1991 yılı Kasım ayından itibaren kaynaklarının tamamını Tacikistan Milli Bankasına yatırmaya
başlamıştır.
Tacikistan Bankalar ve Bankacılık Faaliyetleri Yasasına göre tüm bankalar, kaynakları kendile­
rine çekmek amacıyla birbirleri ile rekabete girme hakkına sahiptirler. Uzmanlaşmanın beraberinde
getirdiği eski sınırlamalar artık sözkonusu değildir. İlke olarak bankalar mevduat faiz oranlarını ser­
bestçe belirleme hakkına sahiptirler. Bununla beraber, uygulamada, faiz oranları konusunda bankalararası bir rekabetin varlığından sözetmek mümkün değildir. Uygulamada bankaların, hanehalkı
tasarrufları ile ilgili olarak, Tasarruf Bankasının uyguladığı mevduat faiz oranlarının 1 puan
üzerinde bir faiz uyguladıkları görülmektedir. Tasarruf Bankası özel bir konuma sahiptir ve bu ne­
denle de kendisine bazı ayrıcalıklar tanınmıştır. Örneğin, bu bankanın rezerv (karşılık) bulundurma
zorunluluğu yoktur. Bankanın mevduatları devlet güvencesi altındadır. TMB bu ayrıcalıklı durumu
değiştirmeye ve tüm bankaları aynı haklara sahip bir duruma getirmeye çalışmaktadır.
2.7. Özelleştirme ve Yabancı Sermaye Politikaları
2.7.1. Özelleştirme Politikası
Tacikistan'da Aralık 1991-Mart 1992 döneminde özelleştirmeyle ilgili bir dizi yasa çıkarılmıştır.
Yabancı yatırımlarla ilgili yasa ise 10 Mart 1992 tarihinde çıkarılmıştır. Özelleştirme Yasası,
toprağın, toprağın içerdiği kaynakların, suyun, tarihsel mirasla ilgili öğelerin, enerji üretim istasyon­
larının, elektrik şebekesinin, enerji ile ilgili diğer şirketlerin, demiryolu ve havayollarının, savun­
manın iletişim ağının, sağlık, eğitim ve kültürle ilgili tüm kurum ve kuruluşların özelleştirilmesini
münhasıran yasaklamaktadır. Şirketler, ya bir anonim şirket haline dönüşerek, ya satın alma
olanağı da sağlayan dağıtım dokümanları yoluyla, ya şirketlerin bireylere veya gruplara taksitlerle
satılması yoluyla veya doğrudan doğruya serbestçe dağıtım yoluyla özelleştirilebilir. Yabancı
yatırımcılar yalnızca belli özelleştirme operasyonlarında yer alabilir. Yabancı yatırımcıların bir şeyi
kiralayabilmesi hükümetin iznini gerektirmektedir. Toprağın özelleştirilmesi sözkonusu değildir. Ya­
bancı yatırımcıların joint venture'lar (ortak girişimler) yoluyla yatırım yapmaları özendirilmektedir.
Yüzde yüz yabancı sermayeli yatırımlara da izin verilmektedir. Tacikistan Londra'da bir joint venture geliştirme ajansı kurmuştur. Tacikistan Kalkınma Ajansı, madencilik ve ticaret konularında
fırsatları değerlendirmek isteyen girişimcilere her türlü yardım ve desteği sağlamaktadır. Tacikistan
Özelleştirme Yasası, ileride yeralan mevzuat bölümünde ayrıntılı bir şekilde ele alınmaktadır.
2.7.2. Yabancı Sermaye Politikası
Tacikistan hükümeti yabancı sermaye konusuna çok sıcak bir yaklaşım içindedir. İleride yera­
lan mevzuat bölümünde ayrıntılı bir şekilde gösterileceği gibi Tacikistan, yabancı sermayeye
oldukça iyi olanaklar sunmaktadır. Tacikistan'da sanayi sektörü alüminyum, kimyevi maddeler,
gübreler, halı, tekstil, porselen gibi oldukça az sayıda ürünü üreten çeşitli büyüklükteki fabrikalar­
dan oluşmaktadır. Gelişme potansiyeli en yüksek olan üretim alanları madencilik ve enerji kaynak­
larıdır. Tacikistan'da altın, gümüş ve non-ferro metallerin yanında önemli miktarlarda, yüksek
değerli non-metaller, mermer ve yarıdeğerli taşlar da üretilmektedir. Vaktiyle var olduğu sanılanın
üç misli altın rezervi olduğu anlaşılmıştır. Tacikistan'ın ayrıca önemli bir hidroelektrik üretme potan­
siyeli vardır. Tarımın esas ağırlığı pamuk, ipek, fındık ve sebzede olmakla beraber Tacikistan'ın
ayrıca esans ve parfüm üretiminde kullanılan geranium yağının başlıca üreticisi olduğunu da söyle­
meliyiz. Madensuyu rezervleri de değerlendirilmeyi beklemektedir. Çok çeşitli türde kimyevi mad­
delerin ve gübrelerin üretildiğini de belirtmeliyiz.
Tacikistan'ın, dış ticaret liberalizasyonu ve kambiyo düzenlemeleri açısından diğer eski Sovyet
Cumhuriyetlerinden bazıları kadar bir mesafe kaydetmemiş olmakla beraber, yabancı sermayeye
tanınan ayrıcalıklar açısından bir hayli liberal bir yaklaşım içinde olduğu söylenebilir. 10 Mart 1992
tarihinde çıkarılan Doğrudan Yabancı Yatırımlar Yasası, yabancı yatırımcılara yasal bazı
güvenceler sağlaması yanında önemli vergi ayrıcalıkları ve kolaylıkları da sağlamaktadır. Sonraki
mevzuat bölümünde daha ayrıntılı bir şekilde ele alınacak olmakla beraber bu aşamada yabancı
24
yatırımcıya sağlanan kolaylıklar konusunda bazı bilgiler vermekte yarar vardır. Yasaya göre;
- Yabancı yatırımcılar, hiç bir ayırım gözetilmeksizin, şirketlerden pay alabilirler, yüzde yüz ya­
bancı sermayeli şirketler kurabilirler, bina ve ofis satın alabilirler (toprağın kendisini alamazlar), top­
raktan maden çıkarma gibi haklar elde edebilirler ve özel veya tüzel kişilerle anlaşmalar imzalaya­
bilirler.
- Yabancı yatırımlar devletleştirilemez. Doğal felaket ve benzeri durumlarda devletin mülke el
koyması sözkonusu olursa, yabancı yatırımcıların hızlı bir şekilde ve yeterli derecede tazmini
sözkonusudur.
- Özelleştirme prosesinde yabancı katılım üzerine konulmuş belli başlı bir sınırlama yoktur.
- En az % 30'u yabancı yatırımlı ortak girişimler ve % 100 yabancı sermayeli bağlı şirketler
(Subsidiary) için ihracat lisansı alma zorunluluğu yoktur. Bununla beraber, doğal kaynakların
çıkarılması için, Bakanlar Kurulundan alınan ve Bakanlar Kurulu Prezidyumu tarafından onay­
lanmış olan bir lisansa gerek vardır.
Yabancı yatırımcıları cezbetmek için sağlanan ayrıcalıklardan bazıları şunlardır: Serbest ticaret
bölgelerinin geliştirilmesi; düşük oranlı vergiler; toprağın kullanımında ayrıcalıklı oranlar, düşük
gümrük vergileri; basitleştirilmiş vize koşulları.
Bu arada, ortak girişimlerin kurulması ile ilgili prosedürün ana çizgilerine de kısaca değinmekte
yarar vardır:
Ortak girişimlerde yabancı katılımın olması gereken oranı konusunda bir kısıtlama yoktur. Ya­
bancı yatırımcıların Tacikistan'da şube açmaları konusunda da hiç bir yasaklama ve kısıtlama
sözkonusu değildir. Bir ortak girişimin Maliye Bakanlığında tescili ile ilgili aşamalar şunlardır:
1. Ortaklar ve/veya pay sahipleri arasındaki ilişkileri açıklayan bir doküman.
2. Şirketin Maliye Bakanlığında tescili. Bunun için şu dokümanlar sağlanmalıdır:
- Tescilin yazılı olarak açıklanışı, şirketin ana sözleşmesinin iki nüshası;
- Bankadan alınmış, şirketin mali bünyesinin güvenirliğini gösterir bir belge;
- Kayıt ücretinin ödendiğini gösterir bir belge;
3. Tacikistan'da açılmış bir banka hesabı,
4. Mahalle, şehir veya bölge komitesine ilgili tüm bilgilerin iletilmesi.
2,8. Kamu Finansmanı (Bütçe) ve Mali Yapı
2.8.1. Kamu Finansmanı (Bütçe)
Aşağıda yer alan Tablo 6'da da görülebildiği gibi 1991 yılında kamu finansmanının ana kay­
nakları muamele vergisi (ciro vergisi; turnover tax) ve şirketler gelir vergisi (enterprise income tax)
olmuştur. Aynı yıl beklenenden daha az bir düzeyde kalmış olmakla beraber eski Sovyetler
Birliğinden yapılan transferlerin de bir hayli büyük bir miktara ulaştığını görüyoruz. Bütçe gelirlerine
önemli bir katkı da "yeniden değerleme vergisi"nden sağlanmıştır. (Bu vergi, fiyat yükselişleri nede­
niyle envanterde yapılan düzenlemelere-artışlara eşit bir miktarın şirketler tarafından bütçeye
transferinden kaynaklanmaktadır). Toplam vergi hasılatı, bütçe tahminlerine aşağı yukarı eşit ve
hatta tahminlerden bir miktar fazla gerçekleşmiş olmakla beraber, eski Sovyetler Birliğinden
yapılan transferlerde meydana gelen azalışlar vergi hasılatını 1.7 milyar ruble aşmış ve bu nedenle
de 1991 yılı bütçesi sadece 400 milyon ruble fazla verebilmiştir. Bütçe tahmini ise 2.1 milyar ruble­
lik bir fazla öngörmekteydi.
Eski Sovyetler Birliği'nden yapılan transferlerin giderek azalacağının bilinmesi ve yurt içinde
vergi tabanının dar, vergi toplayabilme olasılığının düşük olması hükümeti 1991 yılında ve sonraki
yıllarda harcamaları ciddi bir denetim altına almaya zorlamıştır.
25
Tablo : 6 Devlet Bütçesi (Milyon Ruble)
BÜTÇE
1991
(Gerçekleşme)
1992
(İlk Çeyrek)
1992
(Tahmin)
Vergi Hasılatı ve Bağışlar
Muamele vergisi (turnover tax)
Satış vergisi
Katma değer vergisi (KDV)
Tüketim vergileri (excises)
Şirket kar vergisi (enterprise profil tax)
Şirket stoklarının yeniden değerlemesi
Özelleştirmeden sağlanan gelir
Kişisel gelir vergileri
Mahalli vergi ve resimler
İthalat ve ihracat vergileri
Toprak vergisi
Taşıt vergisi
Su vergisi (sanayi)
Milli piyango (lotarya)
S.Birliğinden transferler
Diğer gelirler
Geçen yıldan kalan balans
955
219
-
604
393
-
333
169
2
7
15
6
2
2543
Toplam Vergi Hasılatı ve Bağışlar
-
791
775
340
1725
341
129
33
47
-
4
2
-
5140
5070
1821
2263
1363
522
130
233
310
14
6
-
-
2
3
209
-
-
5457
4189
16875
1315
3138
18
49
82
418
332
2300
25
1186
50
45
295
150
50
4463
-274
-6
1326
9737
98
4159
201
170
1178
600
500
17978
- 1103
-6
Harcamalar
Ekonomi
Sosyal ve kültürel hesap
Bilim
Hukukun uygulamaya konması
Otoriteler, ajanslar ve mahkemeler
Hükümet rezerv fonu
Diğer harcamalar
Birlik şirketlerine sermaye ihracı
B.Devletler Topluluğu
Bütçelenmiş harcamalar
Fazla/Açık
Harcamaların yüzdesi olarak
-
5020
437
9
KAYNAK : Tacikistan Maliye Bakanlığı (Economic Review, TAJIKISTAN, IMF,
may 1992, s.22'den naklen)
Tabloda görüldüğü gibi eski Sovyetler Birliğinden gelen transferler 199Vden sonra önemini yi­
tirmiştir. Tabloda yansımasını bulan bir diğer olgu da bütçe açıklarının 1991 yılından sonra oldukça
önemli boyutlara ulaşmış olduğudur. Bu açık 1993 yılında da giderek artan bir oranda devam et­
mektedir. Bu arada, 1992 yılı için bütçe harcamalarının % 6'sına ulaşacağı hesaplanan bütçe
açığının, diğer eski SSCB Cumhuriyetleri ile varılan mali politikaların koordinasyonu anlaşmaları ile
tutarlı olduğunu ifade etmekte yarar vardır.
26
Tacikistan'da bütçe iie ilgili sorunlardan bir kısmı da vergilerin toplanmasında karşılaşılan
güçlüklerden kaynaklanmaktadır. Vergi departmanı yeni (1991 yılında) ihdas edilmiştir, ve yeni ku­
rulan bir kurumun tüm güçlükleri ile karşı karşıyadır. Yeni bir vergi sistemini uygulamaya koyma
görevini yüklenmiş olan bu departmanın henüz karşılaşılan sorunları çözecek deneyime sahip
olduğunu söylemek de güçtür. Bu nedenlerle bütçe gelirlerinin planlananın altında gerçekleşmesi
olasılığı bir hayli yüksektir.
Bütçe tasarılarında hesaplamalar, ücret artışlarının fiyat artışlarının bir hayli altında kalacağı
varsayımına dayandırılmaktadır. (Örneğin, 1992 bütçesinde ücretlerin % 100, fiyatların ise % 300
artacağı varsayılmıştı). Bütçenin en önemli gelir kaynaklarından ikisi katma değer vergisi (KDV) ve
tüketim vergileridir (excise taxess). İki yıldan beri uygulanmakta olan KDV oranı başlangıçta % 25
iken 1992 yılında Rusya Federasyonundaki oranla uyumlaştırma çerçevesinde % 28'e
yükseltilmiştir. Evvelce de belirtildiği gibi yeniden değerleme vergisi ve şirket kâr vergisi diğer
önemli gelir kaynaklarındandır.
Bu arada Tacikistan'daki fonlardan da söz etmekte yarar vardır. 1992 yılı başında Tacikis­
tan'da bir istihdam fonu kurulmuştur. Bu fonun amacı işsizlik sigortası ödemelerini yapmaktır.
Fonun kaynağı işverenlerin ücret bordrolarına uyguladığı % 1'lik bir kesintidir. Bu kesintilerin yeterli
gelir sağlayamaması durumunda aradaki farkın bütçeden kapatılması esası getirilmiştir.
Tacikistan'da ayrıca Emeklilik Fonu (Pension Fund) ve Sosyal Sigorta Fonu (Social Insurance
Fund) adlı iki fon daha vardır. Bu fonların kaynağı işverenlerin ücret bordrolarından yaptıkları % 37
oranındaki kesintilerdir. Bu yolla toplanan fonların % 86'sı Emeklilik Fonuna, % 14'ü de Sosyal Si­
gorta Fonuna aktarılır. Çalışanların gelirleri üzerine konan % 1'lik stopaj vergisinden sağlanan
hasılat da Emeklilik Fonunun bir diğer kaynağıdır.
2.8.2. Mali Yapı
Tacikistan'da kamu sektörü; merkezi hükümet, yerel yönetimler ve sosyal güvenlik fonlarından,
devlet bütçesi ise merkezi ve yerel bütçelerin toplamından oluşur. Konsolide bütçe, Parlamento
tarafından, resmi yasal prosedür çerçevesinde onaylanır. Tacikistan'ın ilk bağımsız bütçesi olan
1992 yılı bütçesi üçer aylık dönemler için onaylanmıştır.
Tacikistan'da yönetim son derece ademimerkeziyetçi bir yapı arzetmektedir. Tacikistan toprak­
ları 4 oblasta, Duşanbe şehrine ve devletin yasal yönetimi altındaki 15 bölge ve şehire, bunların
her biri de ayrıca bir veya iki alt düzeydeki yerel yönetime bölünmüştür. Kamusal harcamalarda
ağırlık yerel yönetimlerdedir Örneğin 1991 yılında toplam harcamaların % 61'i yerel, yönetimler
tarafından gerçekleştirilmiştir. Aynı yıl yerel yönetimlerin toplam devlet gelirleri içindeki payı ise %
57 olmuştur. Fakat hemen belirtelim ki, bu oranlar 1992 yılında % 30'lar civarında düşmüştür.
Bunun nedeni, evvelce Sovyetler Birliği tarafından belli alanlarda gerçekleştirilen bazı harcama­
ların artık Tacikistan hükümeti bütçesinden karşılanmakta oluşudur.
Tacikistan'da konsolide bütçe, merkezi ve yerel yöneticilerin yakın işbirliği ile hazırlanır. Bu ne­
denle yerel bütçelerin harcama bileşimi ve açıkları da parlamento tarafından onaylanmış olur.
Yerel yönetimler, ek yerel geJir kaynakları yaratabildikleri sürece harcamalarını diledikleri gibi
artırabilme esnekliğine sahiptirler.
Merkezi hükümet bütçesi, (yerel paylar indirildikten sonra) yalnızca merkezi hükümetin net ge­
lirlerini kapsar. Emeklilik Fonu, Sosyal Sigorta Fonu ve İstihdam Fonu, bütçe dışı kaynaklardır. Bu
fonların hemen tamamı işverenlerce ücretlerin % 38'i oranında kesilen kesintilerden oluşur. Ayrıca
işçilerden stopaj yoluyla % 1 kesilerek fonlara eklenir. 1992 yılında bu fonlara döviz fonu eklen­
miştir. 1991 yılı Nisan ayında kurulan Birlik İstikrar Fonu ise lağvedilmiştir. (Bu fonda toplanan kay­
naklar daha ziyade az gelişmiş Cumhuriyetlere yönlendiriliyordu. Bu fonun yürürlükte kaldığı
dönemde Tacikistan fona yaklaşık 100 milyon ruble aktarmış, fondan ise Tacikistan'a 800 milyon
ruble aktarılmıştır).
Yerel yönetimlerin finans kaynağı esas olarak merkezi hükümetten aktarılan vergi gelirleridir.
Bunlara ek olarak merkezi hükümetten yapılan transferler ve mahalli vergileri sayabiliriz. Yerel
yönetimler, kişisel gelir vergileri ve taşıt vergileri hasılatının tamamını kendi bütçelerine aktarırlar.
27
Katma değer vergisi hasılatının ortalama % 46'sı ile şirketler kâr vergisi hasılatının % 36'sı da yine
yerel yönetimlere gider. Yerel yönetimler kendi paylarına düşen vergi hasılatını doğrudan doğruya
vergi hasılatlarının toplandığı bankalardan alırlar
28
3. DİŞ TİCARET
3.1. Ödemeler Bilançosu ve Döviz Kurları
Tacikistan hükümeti eski SSCB Cumhuriyetleri ile ticarete büyük önem vermektedir. Bunun ne­
deni, Tacikistan'ın eski dönemde bu Cumhuriyetlerle, özellikle gıda, imalat sanayii ürünleri ve ener­
ji bakımından sıkı bir karşılıklı bağımlılık ilişkisi içinde bulunmuş olmasıdır. Dolayısıyla, Tacikistan
yetkililerine göre hiç olmazsa kısa dönemde, eski SSCB Cumhuriyetleri ile ticari ilişkilerin
sürdürülmesine, diğer ülkelerle ticaretin geliştirilmesinden daha çok önem verilmesi bir zorunluluk­
tur.
Tacikistan'ın yakın bir gelecekte, konvertibl döviz cinsinden ihracat gelirlerini artırma potansi­
yelinin pek fazla olduğunu söylemek güçtür. Özellikle, son yıllarda Tacikistan'ın en önemli ihraç
ürünleri olan alüminyum ve pamuğun dünya piyasalarındaki fiyatlarında meydana gelen düşüşler
gözönüne alınırsa, Tacikistan'ın bu konudaki güçlüğü daha kolay anlaşılabilir. Diğer yandan Taci­
kistan'ın diğer Cumhuriyetlerden yaptığı ithalatın faturasının devamlı yükselmekte olması ve bu
Cumhuriyetlerin ruble cinsinden ödemelere pek yanaşmaması, Tacikistan'ı giderek barter ticarete
zorlamaktadır.
Tacikistan, sözkonusu güçlüklerden sıyrılabilmek amacıyla bir ara kendi ulusal parasını
çıkarmayı bile düşünmüştür. Ruble kıtlığı da bunda etkili olmuştur. Fakat Eylül 1993'de Duşanbe'ye
yaptığımız araştırma gezisi sırasında görüşme imkanı bulduğumuz çeşitli bakanlıklar yetkilileri,
artık bu düşüncelerin terkedilmiş olduğunu ve hükümetin ruble alanında kalma yönünde bir eğilim
içindo bulunduğunu ifade etmişlerdir. Artık öncelik, ruble alanı içinde kalarak Cumhuriyetlerle tica­
retin geliştirilmesine verilmektedir. Bu amaçla, ruble alanı içindeki tüm Cumhuriyetlerin etkili istikrar
programlarını uygulamaya koyması konusu devamlı olarak gündemde tutulmaktadır. Görüştüğü­
müz yetkililer, bu konularda diğer Cumhuriyetlerle politikaların koordinasyonu konusuna çok sıcak
baktıklarını ifade etmişlerdir.
Tacikistan'ın üretim ve dış ticaret yapısına ilişkin bir diğer sorunu da bu faaliyetlere konu olan
ürün sayısının son derecede kısıtlı sayıda olmasıdır. Dolayısıyla Tacikistan'ın orta dönemde çöz­
mesi gereken en acil sorunlarından bir tanesi, gerek üretimde gerekse dış ticarette ürün farklılaş­
tırmasına gidilmesi yani ürün çeşitliliğinin arttırılmasıdır. Çeşitliliğinin son derece az olmasında
geçmişte uygulanan ekonomik sistemin olumsuz etkilerinin olduğunu söylemek pek yanlış olmaz.
Eski sistemde, Tacikistan'ın coğrafi konumu gereği taşımacılık maliyetleri büyük oranda sübvanse
ediliyordu. Artık bu sübvansiyonların sürdürülmesi sözkonusu değildir. Dolayısıyla, üretim maliyet­
lerinin düşürülmesi ve alüminyum, mermer ve pamuk dışında yeni ürünlerin üretilmesine başlan­
ması ve bunların ihraç edilme yollarının acilen bulunması gerekmektedir.
Tüm bu durumlar gözönüne alınarak son zamanlarda ruble alanı dışında kalan diğer ülkelerle
ve bu arada komşu ülkelerle ticari ilişkilerin geliştirilmesine özel bir önem verilmeye başlanmıştır.
Bu çerçevede Pakistan, Afganistan, Çin ve İran'la ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla bu ülkelerle tica­
ret anlaşmaları imzalanmıştır. Türkiye ile ticaretin geliştirilmesine de çok sıcak bakıldığı Eylül 1993
sonunda yaptığımız ziyarette bizlere ifade edilmiştir. Türkiye'den, dış ticaretin geliştirilmesini kolay­
laştıracak ulaştırma alt yapısı dahil her türlü alana yatırım yapmasını beklemektedirler. Tacikistan
Yabancı Sermaye Yasası ile yabancı sermayeye önemli teşvikler ve ayrıcalıklar tanınmakta, ortak
girişimler kadar % 100 yabancı sermayeli yatırımlara da çok cazip olanaklar sağlanmaktadır.
Tacikistan'ın ihracat potansiyelini artırabilecek çeşitli projelerin uygulamaya konulması
sözkonusudur. Bunlar arasında, 1994 yılında üretime başlaması beklenen iki hidroelektrik sant­
ralını sayabiliriz. Bu santraller devreye girdiğinde Tacikistan elektrik enerjisi ihraç eder duruma ge­
lebilecektir. Orta vadede ise ipek, gübre, meyve ve sebze, mermer, kömür ve non-ferro metallerin
ihracat potansiyellerinin artacağını söylemek pek de yanlış olmaz. Ayrıca işaret edilmesinde yarar
olan bir nokta da Tacikistan'ın doğal güzelliğinin, yeşil alanlarının bolluğunun ve kayakçılık için çok
elverişli dağlarının iyi bir turizm potansiyeli taşıdığıdır. Değişik alanlardaki bu potansiyeller iyi
değerlendirildiğinde, Tacikistan'ın bugünlerde katlanmak zorunda kaldığı konvertibl döviz sıkıntısı
bir hayli hafifletilebilecektir. Eski rejimde uygulanan iktisadi planlamanın doğal bir sonucu olarak,
Tacikistan da SSCB içindeki bölgesel uzmanlaşmada yerini almış, diğer Cumhuriyetler için
29
sözkonusu olduğu gibi aşırı karşılıklı bağımlılık Tacikistan için de kaçınılmaz olmuştur.
Aşağıda yeralan tablodan da izlenebileceği gibi, gerek ithalatın gerekse ihracatın % 80-% 90
arasındaki bir oranı diğer SSCB Cumhuriyetleri ile olan ticaretten kaynaklanmaktadır. Diğer eski
Sovyet Cumhuriyetleri için de sözkonusu olduğu gibi Cumhuriyetler arası ticaret dış ticaret olarak
kabul edilmemektedir. Dış ticaret dendiğinde kastedilen, eski SSCB dışındaki ülkelerle yapılan tica­
rettir.
Tacikistan'ın ihracatının yaklaşık % 60'ı alüminyum, ham pamuk ve tekstil ürünlerinden oluş­
maktadır. Bunun yanında meyve ve sebze, ipek, mermer ve bazı dayanıklı tüketim malları da ihraç
edilmektedir. Makine, teçhizat ihracatı toplam ihracatın % 1'i kadardır. Ülkenin enerji ihtiyacının
büyük kısmı ithalat yoluyla karşılanmaktadır. İmalat sanayii ürünü tüketim mallarının da büyük
kısmı ithalat yoluyla karşılanmaktadır. Makine, teçhizat ithalatı da önemli bir yer tutmaktadır. Son
yıllarda gıda maddeleri ithalatında, özellikle tahıl ithalatında da artışlar gözlenmektedir.
1985-1990 döneminde Tacikistan'ın, NMÜ'nün ortalama % 18'ine ulaştığı tahmin edilen bir cari
işlemler açığı verdiği hesaplanmıştır. Bu cari işlemler açıklarının esas olarak Tacikistan'ın ekono­
mik kalkınmasına katkıda bulunmak amacıyla ithal edilen sermaye mallarından kaynaklandığını ve
bu ithalatın finansmanının esas olarak SSCB tarafından karşılandığını ifade etmekte yarar vardır.
TABLO : 7 Dış Ticaret (milyon ruble olarak)
Ticaret
İhracat
Eski SSCB Cumhuriyetlerine
Eski SSCB dışına
İthalat
Eski SSCB Cumhuriyetlerinden
Eski SSCB dışından
Ticaret Dengesi
Eski SSCB Cumhuriyetleri ile
Eski SSCB dışı ile
1987
1988
1989
2.264.0
1.969.9
294.3
3.261.2
2.907.9
353.3
- 997.2
- 938.0
-59.2
2.358.7
2.025.2
333.5
3.300.0
2.856.3
443.9
-94.3
-831.1
- 110.2
2.385.4
2.040.3
345.1
3.460.0
2.891.3
568.7
-1.074.6
- 851.0
- 223.6
KAYNAK : Economic Review, TAJIKISTAN, IMF, May 1992, s.21
30
1990
1.979.5
1.671.5
308.0
2.936.4
2.211.7
724.8
- 956.9
- 540.2
-416.8
1991 (Geçici)
4.327.6
3.944.7
382.9
3.815.6
3.465.9
349.6
512.0
478.8
33.2
TABLO : 8 Dış Ticaret (yurtiçi fiyatlarla-GSYİH'nın yüzdesi olarak)
İhracat
Dış ülkelere
Diğer Cumhuriyetlere
İthalat
Dış ülkelerden
Diğer Cumhuriyetlerden....
Ticaret Bilançosu
Dış ülkelerle
Diğer Cumhuriyetlerle
1988
1989
1990
1991
35.2
5.0
30.2
52.0
7.0
45.0
-16.8
-2.0
- 14.8
35.9
5.2
30.7
55.2
9.1
46.1
-19.3
-3.9
- 15.4
27.8
4.3
23.5
43.7
10.8
32.9
-15.9
-6.5
-9.4
33.2
2.9
30.3
31.0
2.8
28.2
2.2
0.1
2.1
KAYNAK : Economic Review, TAJIKISTAN, IMF, May 1992, s.31
Yukarıdaki tablolardan da izlenebileceği gibi gerek ithalatın gerekse ihracatın çok büyük bir
kısmı Cumhuriyetler arası ticaretten kaynaklanmıştır. Tabloda dikkati çeken bir olgu, daha önceki
yıllarla karşılaştırıldığında, 1990 yılında ticaret hacminde büyük bir daralmanın yaşanmış
olmasıdır. 1991 rakamları ise bu olgunun yön değiştirmiş olduğunu göstermektedir. 1991 geçici ra­
kamları ayrıca ticaret bilançosu açıklarının kalkmasının beklendiğini de ima etmektedir.
Tacikistan'da 1992 yılı başlarında geçerli olan kambiyo mevzuatı esas itibariyle eski SSCB
mevzuatı idi. O tarihlerde yeni kambiyo mevzuatı tasarıları hazır olmakla beraber henüz onaylan­
mamıştı. Daha sonraları hem bu tasarılar onaylanmış, hem de dış ticaretin ve ödemelerin liberalizasyonu yönünde bir hayli mesafe alınmıştır. Günümüzde giderek artan sayıda şirkete dış ticaretle
faaliyette bulunma yetkisi verilmektedir. Geçmişte, tüm ihracat ve ithalat, Bakanlar Konseyinin
verdiği bireysel lisanslarla gerçekleştirilebiliyordu. Günümüzde ise 200'ü aşkın firma, alüminyum ve
pamuk gibi belli ürünleri ihraç edebilme hakkını sağlayan genel lisansa sahiptir. Kamuya ait
şirketler, alüminyum, pamuk, ipek ve diğer bir kaç ürünün ihracı konusunda tekel konumundadırlar.
Son zamanlarda, şirketlerin yetkililere teslim etmeyip ellerinde tutma hakkına sahip oldukları döviz
miktarı arttırılmış, bunun yanında döviz kazandırıcı faaliyetlerde bulunan firmalara başka
ayrıcalıklar da sağlanmıştır.
Tacikistan'da 1992 yılı Şubat ayına kadar iki döviz kuru uygulanmıştır. Ticari ve resmi
işlemlere uygulanan kur, o zamanki resmi kur olan $ 1=1.67 ruble idi. Diğer tüm işlemler için
geçerli olan kur lisanslı ticaret bankaları tarafından serbestçe belirlenmekteydi. Bu nedenle, uygu­
lanan kurlar arasında büyük farklılıklar gözlenmekteydi. 1992 yılı Şubat ayında hükümet yeni bir ti­
cari kur açıklamıştı. Buna göre $ i =55 rubledir. Burada amaç, tüm şirketlerin bu kuru kullanma­
larını sağlamak, "resmi kur"u ise yalnızca muhasebe kayıtlarında kullanmaktır.
Tacikistan'da 1992 yılı Ağustos ayında dış ekonomik faaliyetlerle ilgili bir kararname çıkarıl­
mıştır. Bu kararname toptancılık faaliyetleri, barter ticaret ve benzeri faaliyetler ile ilgili sınırlamaları
kaldırmıştır. Bununla beraber hükümet yine de lisansa ve kotaya tabi mallar ve hizmetler listesi
yayınlama hakkına sahiptir. Kararname ayrıca yetkili bankalar kanalı ile döviz işlemleri yapılmasına
ve bireylerin döviz alımında bulunmasına da olanak tanımaktadır.
Bugün Tacikistan'da ihracat lisansları hemen her türlü mal için gerekmektedir. Bunun istisnası,
Tacikistan'da kurulmuş olan ortak girişimlerdir (joint-ventures). En çok denetime tabi mallar
alüminyum ve pamuktur. Bakanlar Konseyi, alüminyum ve pamukla ilgili her türlü (barter veya
döviz karşılığı) anlaşmayı inceleme, reddetme, değiştirme hakkına sahiptir. Bir ihracat lisansına
sahip olmadan hiç bir ihracatın gerçekleştirilmesi sözkonusu olamaz (İhracat lisansı Bakanlar Kon­
seyi tarafından onaylanmış olmalıdır). Alüminyum, pamuk, mineraller, gübreler, buzdolapları ve
halı dışındaki mallar için Dış Ekonomik İlişkiler Bakanlığı, Ticaret ve Maddi Kaynaklar Bakanlığı da
31
lisans çıkarabilir. Tacikistan hükümetinin ihracatla ilgili olarak dövize ilişkin bazı sınırlamalar koy­
ması barter ticareti özendirmektedir. Şirketler döviz kazançlarının belli oranlarını hükümete devret­
mekle yükümlüdürler. Bu oran alüminyum için % 60, pamuk için % 30, sınai mallar (örneğin halı ve
buzdolabı) için % 50'dir.
3.2. Türkiye-Tacikistan Ticari İlişkileri
Türkiye ile Tacikistan arasındaki ticari ilişkilerin, ancak Sovyetler Birliği'nin dağılmasından ve
bağımsızlığın ilan edildiği 9 Eylül 1991 tarihinin hemen öncesinde 5 Haziran 1991'de İstanbul'da
düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu toplantılarında başladığı görülmektedir.
İki ülke arasında 8 Nisan 1993 tarihinde imzalanan "Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşmasın­
da her iki ülkenin birbirlerine en çok kayırılan ülke (MFN) statüsü tanıması, bankacılık alanında
işbirliği, iki ülke kamu ve özel sektör temsilcilerinin karşılıklı olarak kendi ülkelerindeki fuar ve sergi­
lere katılımının teşvik edilmesi ve iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri gözden geçirmek
amacıyla bir Türk-Tacik Karma Ekonomik Komisyonu kurulması konuları yer almakta olup; tarım,
hafif sanayi, madencilik, inşaat, ulaştırma, telekomünikasyon ve turizm sektörleri öncelikli işbirliği
alanları olarak tespit edilmiştir.
İki ülke arasındaki ticari ilişkilerin tatminkar bir düzeyde olduğu söylenemez. Önceleri Tacikis­
tan'ın SSCB'ne bağlı bir Cumhuriyet olmasından dolayı 1992 yılından evvelki istatistiki veriler mev­
cut değildir.
Türkiye-Tacikistan dış ticareti incelendiğinde 1992 yılı itibariyle ihracatımız 700.000.-ABD
doları civarındadır. Aynı dönemdeki ithalatımız 7.760.000.- ABD doları civarında olmuştur. 1993
yılının ilk yedi ayında ise; ihracatımız 1.050.976.- ABD doları, ithalatımız ise, 4.470.681.- ABD
doları olarak gerçekleşmiştir.
Tablo : 9 1992 Yılı Maddeler İtibariyle Türkiye'den İthalatı
Miktar
Değer ($)
Kg.
Kg.
Kg.
Kg.
Kg.
Lt.
11556
3000
500.000
4000
124740
310.000.45.452.99
7.259.98
209.350.11.200.89.472.-
Kg.
60
3.500.-
Kg.
352
1.356.-
Kg.-Adet
Kg.-Adet
300
1540
1.375.20.415.01
Kg.-Çift
975
5.400.-
Kg.-Çift
50
200.-
Kg.-Çift
350
1.001.-
Malın Adı
Birim
- Şeker: beyaz, kristal
- Diğer şeker mamulleri
- Tahin helvası
- Kakaosuz çift katlı dondurulmuş bisküvi
- Siyah zeytin konserveleri
- Biralar: 10 It'yi geçmeyen kaplarda
- Tabii deri-köseleden erkek
giyim eşyası
- Sentetik/suni lif. erkek,
erkek çocuk, diğer benzer
giyim eşyası
- Sentetik liflerden kadın-kızlara
diğer örme hırkalar
- Pamuktan erkek, çocuk bornozları
- Spor ayakkabılar: dış tabanı yüzü kauçuk-plastik
- Diğer ayakkabı: iç taban
uzunluğu 24 cm.
- Diğer kadın ayakkabıları:
iç taban uzunluğu 24 cm
.
705.981.98
32
Tablo : 10 (1993 Yılı İlk 7 Ay İthalatı)
Malın Adı
- Siyah çay: fermente-kısmen
fermente, hazır ambalaj
Kakao müstahzarları: dondurulmamış
ilaveli, ağırlık 2 Kg.
Makarnalar: kurutulmuş
Kakaolu tatlı bisküvi, gofret:
ağırlık < 85 gr. ambalajlı
Kakaolu tatlı bisküvi, gofret:
ağırlık > 85 gr. ambalajlı
Kakaosuz tatlı bisküvi:
ağırlık % 8 süt yağı
Sabun-yüzeyaktif organik maddeler:
Diğer, çubuk/kalıp şeklinde
Diğer yumuşak sabunlar
Tabii deri-köseleden kadın
giyim eşyası
Tabii deri-köseleden erkek
giyim eşyası
Tabii deri-köseleden çocuk
giyim eşyası
Pamuktan, kadın-kızlar için
örme takım giysiler
Pamuktan örme tişörtler
Diğer sentetik lif. tek kat
külotlu çorap: tek kat <
67 desiteks
Diğer dokumalıklardan örme
çoraplar: elastiki/kauçuk
Sentetik lif. kadınlara dizaltı
çorapları: tek kat < 67 desiteks
Sentetik liflerden erkek/çocuk
takım elbiseleri
Pamuktan vagon, mavna örtüleri,
dış storlar
Sentetik liflerden vagon,
mavna örtüleri, dış storlar
Miktar
Değer ($)
Kg.
499952
759.552.-
Kg.
Kg.
60811
30309
176.620.15.000.-
Kg.
192
234.-
Kg.
557
803.-
Kg.
108
176.-
Kg.
Kg.
900
19356
1.575.11.500.-
Kg.
273
14.192.-
Kg.
315
20.316.-
Kg.
287
16.939.-
Kg.-Adet
Kg.-Adet
25
630
266.10.360.-
Kg.-Adet
305
700.-
Kg.-Adet
220
3.025.-
Kg.-Çift
238
3.816.-
Kg.-Adet
525
14.800.-
Kg.
47
361.-
Kg.
141
741.-
Birim
1.050.976.-
33
Tablo : 11 (1992 Yılı Maddeler İtibariyle Türkiye'ye İhracatı)
Malın Adı
Birim
- Koyun türü hayvanların orijinal
bağırsakları
- Kamyon-otobüs radyal dış
lastikleri
- Öküz-inek derileri: kuru/kuru
tuzlu, kuru ağırlık > 9 Kg.
- Uzun elyaflı pamuk
- Kısa elyaflı pamuk
- Diğer karde edilmemiş/
penyelenmemiş pamuk
- Alaşımsız alüminyum
- Diğer demir/çelikten çeşitli
cihaz-parçaları
Miktar
Değer ($)
330
2.969.55
Kg.-Adet
18150
18.758.91
Kg.-Adet
Kg.
Kg.
131191
1144192
1039488
92.813.07
1.239.379.92
1.025.496.60
Kg.
Kg.
4077541
826293
4.712.978.82
664.677.43
Kg.
110
5.023.41
Kg.-M
7.762.097.71
Tablo • 12 (1993 Yılı İlk 7 Ay İhracatı)
Malın Adı
- Alçak yoğunluk polietilen: özgül
ağırlık < 0.94
- Öküz-inek derileri: taze/yaş
tuzlu, ham-bütün, ağırlık =<
14 kg.
- Öküz-inek derileri: kuru/kuru
tuzlu, ham-bütün, ağırlık =<14 kg.
- Buzağı-dana derileri: kuru/kuru
tuzlu, ham-bütün, ağırlık =<14 Kg.
- Öküz-inek derileri: taze/yaş tuzlu,
bütün, 14 kg < yaş ağırlık <15 kg.
- Öküz-inek derileri: kuru/kuru tuzlu,
8 kg =< kuru ağırlık =< 9 kg.
- Öküz-inek derileri: kuru/kuru tuzlu,
kuru ağırlık > 9 kg.
- Koyunların yünlü kuru
derileri: ham
- Kısa elyaflı pamuk
- Diğer karde edilmemiş/penyelenmemiş pamuk
- Alaşımsız alüminyum
- Birincil (primer) alüminyum
alaşımları
Birim
Miktar
Değer ($)
Kg.
97375
24.615.53
Kg.-Adet
61800
19.501.83
Kg.-Adet
19000
5.995.36
Kg.-Adet
71690
4.415.55
Kg.-Adet
58075
37.530.42
Kg.-Adet
22800
14.737.33
Kg.-Adet
344106
208.671.68
Kg.-Adet
Kg.
25300
247451
20.963.43
247.235.37
Kg.
Kg.
1526834
115873
3.622.015.97
115.396.28
Kg.
150004
149.601.99
4.470.680.74
34
Serbest dövize dayalı ticaretin yanısıra, 1992 yılında Tacikistan ile 146.000.- $îık takas kap­
samında ticaret yapılmıştır.
1992 yılı Ekim ayı itibariyle Tacikistan'a 1.1 milyon $'lık hibe yardımında bulunulmuştur.
Sözkonusu yardımın 1 milyon $'lık kısmını Tacikistan'a gönderilen telekomünikasyon teçhizatı
oluştururken, geri kalan miktarı çadır, battaniye gibi yardım malzemeleri oluşturmaktadır.
Ayrıca, Türk Eximbank ile Tacikistan Dış Ekonomik İlişkiler Bankası arasında (8.4.1993 tarihin­
de) 50 milyon ABD dolarlık bir ihracat kredi anlaşması imzalanmıştır.
Başta temel gıda maddeleri ve sanayi malları olmak üzere birçok şeye ihtiyaç duyan Tacikistan
ile Türkiye arasında geniş bir işbirliği yelpazesi bulunmaktadır. Tacikistan Türkiye'den mal ithal
ettiği zaman ödemeyi nasıl yapacaktır? Ülkenin içinde bulunduğu durum çerçevesinde tek yol
takas ile ticarettir, ancak, burada da önemli bir sorun vardır. Zira, 30.6.1993 tarihinde çıkarılan 317
sayılı yasayla pamuk, alüminyum, deri gibi önemli hammaddelerin Tacikistan'dan çıkışı yasak­
lanmıştır. Bununla birlikte, ülkede eğer bir Türk firması joint-venture kurmuşsa, yasaklama kap­
samındaki hammaddeleri konvertibl döviz karşılığında Türkiye'ye ithal etmesi mümkündür.
35
í
I
4. MEVZUAT
4.1. Tacikistan Cumhuriyeti Yabancı Sermaye Yasası
10 Mart 1992 tarihi taşıyan bu yasa 6 bölümde yer alan toplam 39 maddeyi içermektedir.
Yasa, Tacikistan Cumhuriyeti toprakları üzerinde gerçekleştirilen yatırımlarla ilgili yasal, ekonomik
ve sosyal düzenlemelerle ilgilidir.
Yasada yer alan 6 bölümün başlıkları şöyledir:
Bölüm I : Genel Düzenlemeler (m.1-m.7)
Bölüm II : Yabancı Yatırımların Güvence Altına Alınması (m.8-m.11)
Bölüm III : Yabancı Yatırımlı Şirketlerin Kuruluşu ve Faaliyetleri (m.12-m.29)
Bölüm IV : Kıymetli Evrakın Yabancı Yatırımcı Tarafından Ele Geçirilmesi (m.30-m.31)
Bölüm V : Toprak ve Diğer Gayrimenkulun Mülkiyet Hakkının Yabancı Yatırımcı Tarafından
Ele Geçirilmesi (m.32-m.35)
Bölüm V I : Nihai Düzenlemeler (m.36-m.39)
Bu yasanın ve diğer bahsedilen yasaların Rusça ve İngilizce metinleri İTO'da mevcut olup; ilgi­
lenenlerin incelemesi mümkündür. Yasanın ruhu hakkında bir fikir vermek amacıyla aşağıda bazı
maddelerin özet çevirisine yer verilmektedir.
Madde 1
Yasanın konusu olan yatırımdan kastedilen, ticari ve diğer etkinliklere yatırılan ve bu işlem so­
nucunda bir gelir (kâr) veya sosyal etki doğuran her türlü mülki ve düşünsel değerdir. Bu değerlerin
örnekleri şunlar olabilir:
- Para, özel banka mevduatları, hisseler ve diğer kıymetli evrak
- Taşınabilir veya taşınamaz her türlü mülk (binalar, yapılar, teçhizat ve diğer maddi değerler)
- Mülkiyet hakları (copyright, know how vs. gibi düşünsel değerlerden kaynaklanan haklar)
- Toprak ve diğer doğal kaynaklarla ilgili mülkiyet hakları.
Madde 3
Tacikistan Cumhuriyetinde yabancı yatırımcılar şunlardan oluşur:
a) Yabancı tüzel kişiler,
b) Yabancı uyruklu yurttaşlar veya Tacikistan'da ikamet etmeyen yabancılar veya dışarıda ika­
met eden Tacikistan uyruklular,
c) Tüzel kişiliğe sahip olmayan yabancı birimler,
d) Yabancı devletler,
e) Uluslararası örgütler,
Madde 4
Yabancı yatırımcılar Tacikistan Cumhuriyeti toprakları üzerinde şu yollardan yatırım yapabilir­
ler:
a) Tüzel kişilere veya Tacikistan uyruğundaki kişilere ait firmalarda pay sahibi olarak,
b) Tamamı yabancı yatırımcılara ait firmalar kurarak,
c) Hisse senedi ve tahvil gibi kıymetli evrak ve mülkleri satın alarak,
d) Bağımsız bir şekilde veya Tacikistan Cumhuriyeti uyruğundaki yurttaşlarla birlikte toprak ve
diğer doğal kaynakları kullanma hakkını elde ederek,
e) Tüzel kişilerle veya Tacikistan Cumhuriyeti uyruğundaki kişilerle birlikte ^iğer türlerde ya­
bancı yatırımlar yaparak.
\
Madde 6
Tacikistan Cumhuriyeti toprakları üzerinde yapılan yabancı yatırımlarla ilgili yasal rejim, Taci­
kistan Cumhuriyetindeki yatırım faaliyetlerine ve mülkiyet haklarına ilişkin benzer rejimlerden daha
az haklar (aleyhte koşullar) içeremez.
37
Madde 7
Yabancı yatırımcılar veya yabancı yatırımlı şirketler, Tacikistan Cumhuriyeti yasalarının yasak­
lamadığı her türlü faaliyette bulunabilirler.
Madde 8
Daha sonra yapılacak yasal düzenlemelerin yatırım koşullarını kötüleştirmesi durumunda, ya­
bancı yatırımın yapıldığı anda geçerli olan yasa 10 yıl boyunca geçerli kabul edilecektir.
Tacikistan Cumhuriyeti toprakları üzerindeki yabancı yatırımlar millileştirmeye (devlet­
leştirmeye) konu olmayacaktır.
Madde 9
Yatırım faaliyetinin durması halinde yabancı yatırımcı kendisini tazmin etme ve yatırımından
kaynaklanan geliri ve ürünü elde etme hakkına sahiptir.
Madde 10
Yabancı yatırımcı, yasal yollarla elde edilmiş olmak koşulu ile, kârlarını ve diğer gelirlerini
dışarıya transfer hakkına sahiptir.
Madde11
Yabancı yatırımcının Tacikistan Cumhuriyeti toprakları üzerindeki faaliyetlerinden elde ettiği
kârlar, yatırımcının talimatı çerçevesinde ve Tacikistan yasalarına uygun bir şekilde yeniden
yatırıma yönlendirilebilir. Yabancı yatırımcılar, Tacikistan Cumhuriyetindeki yetkili bankalarda veya
dış ülkelerde ruble veya döviz cinsinden hesap açabilirler. Yabancı yatırımcılar ruble hesaplarını
kullanarak, yasaların belirlediği sınırlar içinde ve belirlenen kurlara göre döviz satın alabilirler.
Madde 12
Yabancı yatırımlı şirketler, yabancı yatırımcının bir paya sahip olduğu şirketler (ortak girişimlerjoint ventures) veya tamamı yabancı yatırımcıya ait şirketlerdir.
Yabancı yatırımlı şirketler tüzel kişi kabul edilirler. Yabancı yatırımlı şirketler anonim şirketler
veya birlikler şeklinde kurulurlar. (Tacikistan Cumhuriyeti yasalarına uygun olarak).
Ortak girişimin kuruluş kararı, kurucular tarafından bağımsız olarak açıklanır. Tacik tarafın bir
devlet kuruluşu veya kamusal bir örgüt olması durumunda, yabancı yatırımcı ile bir ortak girişim
kurulması kararı, o kuruluş ya da örgütün kurucusu tarafından yetkili örgütün onayı alınmak koşulu
ile verilir.
Yabancı yatırımcılarla ortak banka kurulması, Tacikistan Cumhuriyetinin bankalar ve ban­
kacılık faaliyetleri ile ilgili yasal düzenlemeleri çerçevesinde gerçekleştirilir.
Madde 14
1- Yabancı yatırımlı şirketlerin tescili Tacikistan Cumhuriyeti Ekonomi ve Maliye Bakanlığı
tarafından başvurunun alınmasını izleyen 2 hafta içinde gerçekleştirilir. Tescili yapılan yabancı
yatırımlı şirkete bir sertifika verilir. Tescilden sonra şirket hükmü şahsiyet kazanır.
2- Tescil için gerekli olan belgeler şunlardır:
- Kuruculardan birinin, şirketin tescili için yazılı başvurusu,
- Kuruluş anlaşmasının tasdik edilmiş aslı ve kopyaları,
- Katılımcıların banka durumları ile ilgili bir sertifika (Tacikçe ve Rusça onaylanmış asıl nüsha),
- Kayıt için gerekli ödemenin yapıldığını gösteren makbuz.
3- Şirket şubelerinin, temsilciliklerinin ve diğer benzeri bağlı birimlerin tescili için gerekli olan
belgeler ise şunlardır:
- Tescil için başvuru,
- Ana şirketin ilgili bağlı birimi kurma isteğini gösterir belge,
- Ana şirket tarafından onaylanmış tüzük,
- Tescili için gerekli ödemenin yapıldığını belgeleyen makbuz.
38
4- Tescil ücreti, Tacikistan Cumhuriyeti Bakanlar Konseyi Kararı tarafından belirlenir.
5- Tescil ile ilgili bilgi, tescili yaptıran kurul tarafından gazete ilanı ile duyurulur.
Madde 15
Yabancı yatırımlı şirketler (hem Tacikistan hem de yurt dışında) şubeler, şirketler, temsilcilikler
ve diğer bağımsız birimler kurabilirler.
Madde 16
Yabancı yatırımlı şirketler, derneklere, birliklere, konsorsiyumlara ve benzeri örgütlere
katılabilirler, evvelce kurulmuş bu tür yerlere girebilirler. Bu durumun, Tacikistan Cumhuriyeti antitröst yasası ile çelişmemesi zorunluluğu vardır.
Madde 18
Yabancı yatırımlı şirketler ürettikleri ürünlerin (işlerin ve hizmetlerin) fiyatını serbestçe belirleye­
bilir, satışını diledikleri gibi yapabilirler, dilediklerine yaptırabilirler.
Madde 19
Kuruluş sermayesinde % 30 ve daha fazla paya sahip olan yabancı yatırımlı bir şirket ürettiği
ürünleri (işleri ve hizmetleri) lisansa gerek kalmaksızın ihraç edebilir. Yabancı yatırımlı şirketler ge­
reksinim duydukları malları (işleri ve hizmetleri) lisansa gerek kalmaksızın ithal etme hakkına sa­
hiptirler. Bunların tesbiti Tacikistan Cumhuriyeti yasaları çerçevesinde yapılır.
Madde 20
Yabancı yatırımlı şirketin kuruluş sermayesine katkı şeklinde ithal edilen mallar ithalde ödenen
vergi ve harçlardan muaftır. Yabancı yatırımcı tarafından, yabancı yatırımlı şirketin ihtiyaçları için
getirilen mai ve mülk de her türlü ithal vergisinden muaftır.
Madde 22
Yabancı yatırımlı şirketler, Tacikistan Cumhuriyeti yasalarının belirlediği oranlara göre vergi ve­
rirler.
Madde 26
Yabancı yatırım olarak kabul edilen know-how, yönetim, teknoloji gibi (mülk-dışı) hakların ko­
runması Tacikistan Cumhuriyeti yasalarınca güvence altına alınmıştır.
Yabancı yatırımlı şirketlerde gerçekleştirilen düşünsel etkinliklerin sonuçlarının değerlendiril­
mesi ve kullanımı, Tacikistan Cumhuriyeti yasalarının çizdiği çerçeveye uygun bir şekilde
gerçekleştirilir.
Madde 30
Devletin çıkardığı kıymetli evrakın yabancı yatırımcılar tarafından elde edilmesi, Tacikistan
Cumhuriyeti Ekonomi ve Maliye Bakanlığı tarafından vazedilen kurallar tarafından belirlenir.
Madde 31
Yabancı yatırımcılar, Tacikistan Cumhuriyetindeki tüzel kişilere ait kıymetli evrakı ruble veya
dövizle satın alma hakkına sahiptirler. Yabancı yatırımcının ödemeyi döviz ile yapması ve yabancı
yatırımcının % 50 ve daha fazla paya sahip olması durumunda sözkonusu şirket yabancı yatırımlı
şirket olarak kabul edilecektir. Böyle bir durumda bu şirket, yukarıda madde 20'de ifade edilen
ayrıcalıklara sahip olacaktır.
Yabancı yatırımcının hisse ve diğer kıymetli evrakı satın alması durumu Tacikistan Cumhuriye­
ti Ekonomi ve Maliye Bakanlığında tescil edilmelidir.
39
Madde 32
Yabancı yatırımcılar veya yabancı yatırımlı şirketler toprağı kullanma ve kiralama hakkına (Ta­
cikistan Cumhuriyeti yasalarının belirlediği kurallar çerçevesinde) sahip olabilirler.
Madde 33
Yabancı yatırımcılar ve yabancı yatırımlı şirketler, Tacikistan Cumhuriyeti Bakanlar Konseyi
tarafından çıkarılan lisanslara dayanarak araştırma ve doğal kaynakları çıkarıp kullanma hakkına
sahip olabilirler.
Madde 35
Yabancı yatırımcıya doğal kaynaklan araştırma ve çıkarma konusunda imtiyaz verilmesi, ya­
bancı yatırımcı ve Tacikistan Cumhuriyetindeki yetkili organın imzaladığı imtiyaz. anlaşması
çerçevesinde gerçekleştirilir. Yabancı yatırımcının uyması gereken koşullar ve haklar bu imtiyaz
anlaşmasında ifadesini bulur.
Madde 36
Yabancı yatarımcılar ile Tacikistan Cumhuriyeti devleti arasında doğacak uyuşmazlıklar ulusla­
rarası anlaşmalarda aksine bir hüküm yoksa, Tacikistan Cumhuriyetindeki mahkemelerde karara
bağlanır. (Ayrıntı veriliyor).
Madde 37
Uluslararası anlaşmalarda yabancı yatırımlarla ilgili olarak belirlenen kuralların Tacikistan
Cumhuriyeti yasalarınca belirlenen kurallardan farklı olması durumunda, uluslararası anlaşmada
belirlenen kurallara öncelik verilir.
Madde 38
Tacikistan Cumhuriyetinin ihracat potansiyelini artırmak amacına yönelik olarak yabancı ser­
mayeyi, ileri yabancı teknolojiyi ve yönetim deneyimini Tacikistan'a çekebilmek için Tacikistan'da
serbest ticaret bölgeleri kurulmaktadır. Bu bölgelerde yabancı yatırımcılara ve yabancı yatırımlı
şirketlere en uygun koşullar ve ayrıcalıklar sunulmaktadır.
Madde 39
Serbest ticaret bölgelerinde faaliyet gösteren yabancı yatırımcılar ve yabanöı yatırımlı
şirketlere, Tacikistan Cumhuriyeti toprakları üzerinde şu anda geçerli olan haklar ve güvencelere
ek olarak ilave ayrıcalıklar da sağlanabilir:
- Ayrıcalıklı vergi uygulamaları,
- Yabancı yatırımcılar ve yabancı yatırımlı şirketler daha düşük oranlarda vergilendirilirler. Bu
ayrıcalık kâr transferi için de geçerlidir. Bu durumda sözkonusu olacak vergi oranları, Tacikistan
Cumhuriyeti toprakları üzerindeki yabancı yatırımcıların ve yabancı yatırımlı şirketlerin ödemekte
oldukları vergilerin % 50'sinden daha az olamaz.
- Toprağın ve diğer doğal kaynakların kullanımı için daha düşük ödeme oranları; uzun dönemli
kiralama ve yeniden kiralama olanakları,
- Özel ithalat rejimi ayrıcalığı (ithalatta ve ihracatta daha düşük vergiler dahil).
- Yabancıların geliş ve gidişlerindeki bürokrasinin azaltılması (vizesiz uygulama dahil).
Serbest ticaret bölgelerindeki ayrıcalıkların türleri ve oranları Tacikistan Cumhuriyeti Bakanlar
Konseyi tarafından belirlenir ve Tacikistan Cumhuriyeti Yüce Sovyeti tarafından tasdik edilir.
(R.Nabiev Tacikistan Cumhuriyeti Devlet Başkanı, Duşanbe 10 Mart 1992)
40
4.2. Tacikistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Devlet Mülkiyetinden Çıkarma
Prosesi ve Mülkiyetin Özelleştirilmesi Yasası
Madde 1
Devlet mülkiyetinden çıkarma prosesi ve mülkiyetin özelleştirilmesi ile ilgili temel kavramlar;
Devlet mülkiyetinden çıkarma prosesi, çok yapılı (multistructural) bir ekonominin oluşturulması
anlamına gelir. Burada amaçlanan yönetimin ademimerkezileştirilmesi ve devlet mülkiyetinin ve
diğer mülkiyet türlerinin yeniden yapılanma esasına göre özelleştirilmesidir.
Özelleştirme devlet tarafından gerçekleştirilen bir etkinliktir. Böylece mülkiyet hakları kollektiflere ve bireylere devredilir. Bu, ticari faaliyetleri hızlandırmak ve piyasa ekonomisine dönüşümü
sağlamak için zorunludur.
Devlet mülkiyetinden çıkarma prosesinin ve özelleştirmenin esas görevi, piyasa ekonomisinin
oluşumu için gerekli olan mülkiyet kavramının ve düşüncesinin oluşturulmasıdır. Devlet
mülkiyetinden çıkarma ve özelleştirme optimal ekonomik yapının oluşturulmasını özendirir ve
teşvik eder. Bu da, rekabetin ve ticari faaliyetlerin gelişmesi için bir temel oluşmasını sağlar.
Devlet mülkiyetinden çıkarma prosesinin bir sonucu olarak üreticiler ile üretim araçları
arasındaki bağ kopacak ve sahip olma ile araçların kullanımı, üretimin nesneleri ve şirketlerin
işçilerinin emeklerinin ürünleri arasında gerçek bir ilişki oluşturulacaktır.
Madde 2
Devlet mülkiyetinden çıkarma ve özelleştirmenin görevleri;
Devlet mülkiyetinden çıkarma ve özelleştirme aşağıdaki sorunları çözecektir:
- Devlet yönetiminin ve sınai ekonomik etkinliklerin, doğrudan yönetimin fonksiyonlarının sınır­
larının kaldırılması,
- Ulusal ekonomide tekellerin üstesinden gelinmesi,
- Rekabetçi bir ekonominin ve mülk sahiplerinin iktisadi sorumluluğunun koşullarının
oluşturulması,
- Vatandaşların ticari etkinliklerinin canlandırılması için gerekli iktisadi uyarıcıların sağlanması
ve onların potansiyelinin en etkin bir şekilde değerlendirilmesinin koşullarının oluşturulması,
- Piyasa ekonomisinin tüm öğelerinin oluşturulabilmesi için gerekli koşulların ve ortamın
yaratılması.
Madde 3
Devlet mülkiyetinden çıkarmanın ve özelleştirmenin temel ilkeleri:
Burada sözkonusu olan temel ilkeler şunlardır;
- Gönüllülük, açıklık ve toplumun yaygın katılımı,
- Devlet mülkiyetinden çıkarılacak ve özelleştirilecek kollektiflerin ve şirketlerin ve bireylerin
ekonomik çıkarları,
- Çalışan kollektifler ve bireylere farklı yaklaşım, ödeme ve ayrıcalıkların tanınması,
- Devlet mülkiyetinden çıkarma prosesinin ve özelleştirmenin rekabet temeli üzerine oturtul­
ması ve bu çerçevede gerçekleştirilmesi. Rekabet sürecine her birey katılabilir.
- Mülkiyet hakkının ve idari işlevlerin (devletin idari kurullarının özelleştirilen yerin ekonomik aktivitesine karışmaması esasına göre) bölünmesi ve ayrılması,
- Devlet mülkiyetinden çıkarılan ve özelleştirilen şirketlerin maddi, teknik ve sınai tabanının
bütünlüğünün (entegrasyonunun) sağlanması.
Madde 4
Devlet mülkiyetinden çıkarma prosesinin ve özelleştirmenin konuları (neler bunlara konu olabi­
lir?):
- Sınai, tarımsal ve inşaatla ilgili devlet şirketlerinin, tüketici hizmetlerinin ve kamusal sağlık
(besleme) kuruluşlarının sahip olduğu mülkler, sınai altyapı, konut fonu ve diğer nesneler aksine
yasal bir engel yoksa devlet mülkiyetinden çıkarılmaya ve özelleştirmeye konu olabilir.
41
- Devlet şirketlerinin alt bölümleri ve teknolojik olarak entegre olan sınai üniteler de devlet
mülkiyetinden çıkarılmaya ve özelleştirmeye konu olabilir.
- Entegre olan veya olmayan mülk de devlet mülkiyetinden çıkarılmaya ve özelleştirmeye konu
olabilir;
- Münhasıran Tacikistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetinin mülkü olan nesneler devlet mülki­
yetinden çıkarılmaya ve özelleştirmeye konu edilemezler: toprak, toprağın içerdikleri, sular, tarihi
mirasa konu nesneler, ulusal mülkiyete konu mallar ayrıca, devlet tekelinde olan üretim ve hizmet­
ler de özelleştirilemez: hidroelektrik istasyonları, hidro-kompleksler, demiryolu ve havayolu ulaşımı;
savunma ve iletişim (telekomünikasyon) şirketleri gibi.
- Kamu sağlığının, eğitiminin ve kültürünün büyük kısmı, devletin yapmakla yükümlü olduğu
sosyal hizmetlerin gerçekleştirilebilmesi için kamu mülkiyetinde bırakılmıştır.
Madde 5
Devlet mülkiyetinden çıkarmanın ve özelleştirmenin özneleri (süjeleri):
- Devlet mülkiyetinden çıkarmanın ve özelleştirmenin süjeleri şunlar olabilir: Şirket kollektifleri,
kiralayıcılar (leaseholders), kooperatifler, anonim ve limited şirketler, ticari bankalar, ortak girişimler
ve örgütler ve diğer tüzel kişiler ve Tacik SSC vatandaşları.
- Bazı durumlarda devlet mülkiyetinden çıkarma ve özelleştirme süjeleri, başka Sovyet Cumhu­
riyetlerinin ve başka yabancı ülkelerin özel ve tüzel kişileri olabilir.
- Başka eşit haklara sahip olmakla beraber, özelleştirilen şirketin çalışanları, şirketin mülkiyetini
satın almada veya ele geçirmede öncelikli-ayrıcalıklı haklara sahiptirler.
- Devlet mülkünün ve diğer mülkiyet türlerinin sujelerinin tamamı ortak pazar alanı koşulları
altında eşittirler.
Madde 6
Devlet mülkiyetinden çıkarma prosesi ve özelleştirme şekilleri;
Bu şekiller şöyle sıralanabilir:
- Şirketleri ve diğer devlet mülkünü kiralamak (leasing),
- Şirketleri ve diğer mülkünü onlardan elde edilen verimleri ile birlikte kiralamak,
- Devlet şirketlerinin mülkünü paylaşmak,
- Şirketleri ve diğer devlet mülkünü, faaliyette bulunan kollektiflere ve diğer tüzel kişilere ve
yurttaşlara (kısmen taksitlerle) satmak,
- Devlet şirketinin mülkiyetinin, faaliyette bulunan bir kollektif tarafından adım adım ele
geçirilmesi,
- Devlet mülkiyetinin zaman içinde özel mülkiyete dönüştürülmesi.
Devlet mülkiyetinden çıkarmanın ve özelleştirmenin şeklinin tanımlanması kararı, faaliyette bu­
lunan kollektifin çoğunluğu tarafından alınır. Bu kollektifin özelleştirmeye katılıma itiraz etmesi du­
rumunda yetkili bir kurul veya bir malik, özelleştirmenin şeklini belirleme hakkına sahiptir. Bu
yapılırken, şirketin ulusal ekonomi açısından önemi, teknik düzeyi, fonlarının boyutu, yıpranma de­
recesi, üretilen ürünün niteliği, çalışanlarının sayısı ve diğer nitelikler gözönüne alınır.
Madde 7
Özelleştirilen mülkün maliyetinin tahmini, sözkonusu tahminin yöntemi standart dokümanlar
tarafından belirlenir:
- Şirketin mülkünün maliyetinin tahmini, elde edilen gelir, stoklar, gerçek fiyatlar, diğer öğeler
ve maliyet tahmini üzerinde etkili olan diğer etmenler tarafından belirlenir;
- Temel araçların maliyet tahmini, başlangıçtaki, geri kalan ve yerine koyma maliyetlerinin
aşama aşama hesaplanması yoluyla gerçekleştirilir,
- Bir şirketin, faaliyette bulunan bir kollektifin üyeleri tarafından tamamen sahipleniimesi duru­
munda özelleştirme kurulu maliyetin hesaplanması konusunda tam yetkilidir.
Açık artırma yolu ile satılan bir mülk sözkonusu ise, tahmini maliyetin önceden belirlenmesi ge­
rekir.
42
Madde 8
Özelleştirmenin mali kaynağı.
Sözkonusu kaynaklar şöyle sıralanabilir:
- Faaliyette bulunan kollektifin emrine amade durumdaki kârlar,
- Ekonomik teşvik için kullanılan fonlardaki fazlalıklar (kullanılmamış fonlar),
- Faaliyette bulunan kollektif üyelerinin bireysel imkanları,
- Vatandaşların gelir bildirimlerine göre sözkonusu olabilecek tasarrufları,
- Hisselerin satılmasından elde edilen kaynaklar,
- Yabancı özel ve tüzel kişilerin yatırımları,
- Diğer mali araçlar.
Şirketleri ve mal varlıklarını ele geçirmek için, yapılan anlaşmalar çerçevesinde elde edilen
banka kredilerinden de yararlanılabilir. Alınan kredi için bankaya sabit oranlar üzerinden bir faiz
ödenmesi sözkonusudur. Aynı amaçla ayrıcalıklı (ucuz) fonlardan da yararlanılabilir.
Madde 9
Devlet mülkiyetinden çıkarma prosesinin ve özelleştirmenin gerçekleştirilmesi:
Devlet mülkiyetinden çıkarma prosesi ve özelleştirme, ilgili halk temsilcileri sovyetinin aldığı ka­
rarlar çerçevesinde yürütülür. Koordinasyon, bu amaçla kurulmuş olan özel bir organ tarafından
sağlanır.
Entegre mülkün satışı, halka açık açık artırma veya rekabet yoluyla gerçekleştirilir.
Bazı durumlarda devlet şirketlerinin satışı, olumlu (lehte) koşullarda gerçekleştirilebilir. Sosyal
ve sınai altyapının bedelsiz bir şekilde özelleştirilmesi, hisselerin düşük fiyatlardan satılması, hisse­
lerin ve üretim araçlarının taksitle satılması, üretim araçlarının satın alınmasında kollektivere
öncelik verilmesi. Bu ayrıcalıklı koşularla ilgili kararlar, özelleştirmeyi yürüten organ veya yerin sa­
hibi tarafından alınır.
Mülkiyetin çalışan kollektiflere bedelsiz olarak devredilmesi, yalnızca istisnai bazı durumlarda
ve belli konularda sözkonusudur. Yabancıların özelleştirme ve mülkiyetin ele geçirilmesi konularına
katılma konusunun ayrıntıları, Tacikistan SSC'nin ilgili yasal düzenlemeleri tarafından belirlenir.
Madde 10
Özelleştirilmiş malın mülkiyet hakkının dönüşümü
Özelleştirilmiş mülk ile ilgili mülkiyet hakkının ilgili tarafa devri, taraftar arasında imzalanan
yazılı anlaşmaya göre gerçekleştirilir. Bu anlaşma metninde şu ayrıntılar yer alır:
- Mülkiyet hakkının ilgili tarafa aktarılmış olacağı an,
- Özelleştirilmiş şirketin tüm ekonomik anlaşmaları tamamlamış olması,
- Anlaşmanın taraflarının diğer yükümlülükleri,
- Tarafların, anlaşmaya uymamaları durumunda sorumlulukları (güvenilirlikleri),
- Özelleştirilmiş mülke ilişkin mülkiyet hakkı, satınalma-satma anlaşmasının imzalandığı anda
devredilir. (Bu anlaşma, ilgili ödemenin gerçekleştirildiği anda yürürlüğe girer).
- Devlet mülkiyetinden çıkarılacak ve özelleştirilecek şirket, anlaşmada başka hükümler yoksa,
devletle ve bankalarla olan hesaplarını çözüme kavuşturmak zorundadır.
Madde11
Özelleştirilmiş şirkette çalışan işçilerin iş akitlerinin feshi:
Özelleştirilmiş şirkette çalışan işçilerin iş akitleri, gerek görülürse ve sona eren akitte bu konu­
da bir hüküm yoksa, Tacikistan SSC iş yasası hükümlerine göre, yeni malik tarafından sona erdirilebilir.
İş aktinin sona erdirilmesi ile ilgili tüm harcamalar, özelleştirilmiş şirketin yeni maliki tarafından
yüklenilir.
Madde 12
Devlet mülkiyetinden çıkarma prosesi ve devlet mülkünün özelleştirilmesi sonucu ortaya çıkan
üretim araçlarının kullanımı:
43
Sözkonusu üretim araçları özel bir hesaba kaydedilir. Bu araçların ne şekilde kullanılacağı ya­
salarla düzenlenir.
Madde 13
Özelleştirme prosesi süresince geçerli olan yasal korunma:
Devlet mülkiyetinden çıkarma prosesi ve özelleştirmenin sujelerinin haklarının korunması,
SSCB ve Tacikistan SSC'deki yasal düzenlemeler çerçevesinde gerçekleştirilir.
4.3. Milli Banka Kanunu
Yasa 6 bölüm ve 34 maddeden oluşmaktadır. Bölüm ve madde başlıkları şöyledir:
Bölüm 1 : Genel Durum
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
1- Tacikistan Cumhuriyeti Milli Bankası
2- T.C. Milli Bankası Merkez Bankaları Sistemi İçerisindedir.
3- Tacikistan Milli Bankası Tüzel Kişiliğe Sahiptir.
4- T.C. Milli Bankasının Temel Amaçları
5- T.C. Milli Bankasının Fonksiyonu ve Yapısı
6- T.C. Milli Bankasının Hukuki Dayanağı
7- T.C. Milli Bankasının Yükümlülükleri
8- T.C. Milli Bankasının Sermayesi
9- T.C. Milli Bankasının Gelirleri
10- T.C. Milli Bankasının Hesabı
Bölüm 2: Tacikistan Cumhuriyetinde Para Sistemi
Madde
Madde
Madde
Madde
11- Para Birimi
12- Ödeme Parası
13- Paranın Emisyonu
14- Banknotun Dolaşıma Hazırlanması
Bölüm 3: Para-Kredi İşlerinin Düzenlenmesi
Madde 15- Emisyonun İdaresi
Madde 16- Devletin Para-Kredi Politikasının En Önemli Yönleri
Madde 17- Faizlerin Düzenlenmesi
Bölüm 4: T.C. Milli Bankası İşlemleri
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
18- Banka İşlemleri
19- Senetlerin Piyasa İşlemleri
20- Bütçe
21- Devlet Borçlanması
22- Bütçenin Yürütülmesi
23- Bankalararası Ödeme İşlemleri
24- Kıymetli Madenlerin Döviz Hesapları
Bölüm 5 : T.C. Milli Bankası İle Ticaret Bankaları Arasındaki İlişkiler
Madde 25- T.C. Milli Bankası ile Ticaret Bankaları Arasındaki İlişkilerin Temel Prensipleri
44
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
26- Dövizli İşlemler İçin Bankalara Lisans Verilmesi
27- T.C. Milli Bankasının Ticaret Bankaları İçin Tesbit Ettiği Normlar
28- Banka Hesapları
29- T.C. Milli Bankasının Kontrol Mekanizmaları.
30- T.C. Milli Bankasının Banka Kanununun Yürütülmesini Denetleme Yetkisi
31- İhtilafların Çözümü
Bölüm 6 : T.C. Milli Bankasının İdaresi
Madde 32- T.C. Milli Bankasının Yönetim Kurulu
Madde 33- Yönetim Kurulunun Oluşturulma Şekli
Madde 34- T.C. Milli Bankası Başkanı
Tacikistan'da Banka ve Bankacılık Faaliyetleri
Bu konudaki mevzuat 8 ana bölüm ve 46 maddeden oluşmaktadır.
Bölüm 1 : Genel Durum
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
1- Bankanın Tanımı
2- Banka İşlemleri
3- Devlet İle Bankalar Arasındaki Sorumluluk İlişkisi
4- Banka Sistemi
5- Ticaret Bankaları ve Türleri
6- Bankaların Sermayesi
7- Ticaret Bankaları Yasası
8- Ticaret Bankalarının Bağımsızlığı
9- Ticaret Bankalarının Birlik ve Dernekleri
Bölüm 2 : Ticaret Bankalarının Açılması ve Kapatılması
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
10- Ticaret Bankalarının Kuruluşu ve Ortakları
11- Ticaret Bankalarına Lisans Verilmesi
12- Lisans için Gerekli olan Belgeler
13- Yabancı Sermaye Lisansı Almak için Gereken Belgeler
14-T.C. Milli Bankasının Yabancı Bankalardan Para Transferi Yetkisi
15- Dilekçelerin İncelenme Süresi
16- Banka İşlemleri için Lisans Verilmesi
17- Ticaret Bankalarının Kaydedilmesi
18- Ticaret Bankaları Tarafından Şube ve Temsilcilik Açılması Şartları
19- Yabancı Bankaların Şube ve Temsilcilikleri
20- Banka İşlemleri için Verilmiş olan Lisansların Geri Alınması
21- Tüzük Değişiminde T.C. Milli Bankasına Haber Verilmesi
22- Ticaret Bankalarının Kapatılması
23- Temyiz Sistemi ve İhtilafların Çözümü
Bölüm 3 : Bankaların Finansmanı ve Menfaatlerinin Korunması
Madde 24- Ticaret Bankalarının Ekonomik Kaidelere Uyması
Madde 25- Banka Sırları
Madde 26- Bankadaki Para ve Değerli Eşyalar
45
Bölüm 4 : Bankalar Arasındaki İlişkiler ve Ticaret Bankaları Tarafından
Müşterilere Hizmet Verilmesi
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
27- Bankalararası Para ve Kredi İşlemleri
28- Hesap Faizleri
29- Banka ve Müşteri Arasındaki Sözleşme
30- Tekelleşmeyi Önleyici Kurallar
31-Hesap Şekilleri
32- Kredilerin Geri Ödenmesi
33- Borçlunun Borcunu Ödeyemeyeceğinin İlan Edilmesi
34- Borçlu Şahsa Borçlarını Ödemesi İçin Tanınacak Haklar
Bölüm 5 : Bankaların Dış Ekonomik Faaliyetleri
Madde 35- Bankaların Dövizli İşlemleri
Madde 36- Bankaların Yabancı Devletlerde Şube ve Temsilcilik Açmaları
Bölüm 6 : Tasarruflar
Madde 37- Halkın Tasarrufu
Madde 38- Tasarrufların Bankada Muhafaza Edilmesi
Madde 39- Banka Faizleri ve Kredileri
Madde 40- Yatırımcılar
Madde 41- Reşit Olmayanların Yatırımları
Bölüm 7 : Ticaret Bankalarının Hesapları, Hesapların Kontrol Edilmesi
Madde 42- Ticaret Bankalarının Hesapları ve Kontrolleri
Madde 43- Bilançoların Yayınlanması
Madde 44- T.C. Milli Bankasının Kontrolü
Madde 45- Denetim
Bölüm 8 : Kanunun Özellikleri
Madde 46- Kanunun Uygulama Özellikleri
4.4. Özel Girişim Hakkındaki Kanun
Bu yasa 3 bölüm ve 18 maddeden oluşmaktadır. Bölüm ve madde başlıkları söyledi
Bölüm 1 : Genel Durum
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
1-Özel Girişim
2- Özel Girişim Hakkındaki Mevzuat
3- Özel Girişim Kriterleri
4- Özel Girişim Türleri
5- Önemli Özel Girişim Türleri
Bölüm 2 : Özel Girişimin Uygulama Şartları
Madde 6- Özel Girişim Teşkilatı
Madde 7- Mülk Sahibinin Hakkı
46
Madde
Madde
Madde
Madde
S- Mülk Sahibinin Sorumiuiukian
9- Özel Girişimin Devlet Tarafından Kaydedilmesi
10- Özel Girişimin Sınırları
11- Çalışanların Sosyal Sigortası
Bölüm 3 : Mülk Sahibi ve Devlet
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
12- Mülk Sahibine Verilen Hakların Garantisi
13- Mülkiyet Hakkı
14- Özel Girişimlerin Kontrolü
15- Özel Girişimlerin Devlet Tarafından Desteklenmesi
16- Özel Girişimin Devlet Tarafından Düzenlenmesi
17- Özel Girişimden Vergi Alınması
18- Özel Girişimin Sona Erdirilmesi
4.5. Tacikistan Cumhuriyeti Özel Mülkiyet Kanunu
Bu kanun 6 ana bölüm ve 40 maddeden oluşmaktadır. Bölüm ve madde başlıkları şöyledir:
Bölüm 1 : Genel Durum
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
1- Mülkiyet Hakkı
2- Mülkiyet Hakkının Uygulanması
3- Mülkiyet Hakkı Mevzuatı
4- Binalardaki Mülkiyet Hakkının Uygulama Özellikleri
5- Mülkiyet Hakkının Verildiği Yapılar
6- Mülkiyet Hakkı Kriterleri
7- Mülkiyet Şekilleri
8- Mülkiyetin Verilmesi
9- Mülk Sahibinin Sorumluluğu
Bölüm 2 : Vatandaşların Mülkiyet Hakkı
Madde
Madde
Madde
Madde
10- Genel Durumlar
11- Vatandaşlara Tanınan Mülkiyet Hakkının Uygulanması
12- İşçilerin Mülk Edinmesi
13- Köy İşletmelerine ve Özel Tarım İşletmelerine Tanınan Mülkiyet Hakkı
Bölüm 3 : Kollektif Mlkiyet Hakkı
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
14- Genel Durum
15- Kollektif İşletmelerin Mülk Edinmesi
16- Kiralık İşletmelerin Mülk Edinmesi
17- Kooperatif Mülkiyeti
18- Tarımsal ve Ortak İşletmelerin Mülkiyet Hakkı
19- Anonim Şirketlerin Mülk Edinmesi
20- Birliklerin Mülk Edinmesi
21- Toplumsal Örgütlerin ve Vakıfların Mülk Edinmesi
22- Mahalle Mülkü
23- Dini Teşkilatların Mülk Edinmesi •
47
Bölüm 4 : Devlet Mülkü
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
24- Genel Durum
25- Tacikistan Cumhuriyetinin Mülkü
26- Gorni-Badahşah Vilayetinin Mülkü
27- İlçe Teşkilatlarının Mülkü
28- Diğer Vilayetlerin Mülkü
29- Devlet İşletmelerinin Mülkü
30- Devlet İşletmelerinde Çalışanların Mülkü
31- Devlet Kurumlarının Mülkü
32- Doğal Kaynaklara Sahiblik
Bölüm 5 : Yabancı Devlet, Şirket ve Şahısların Mülk Edinmesi
Madde
Madde
Madde
Madde
33- Genel Durum
34- Yabancı Devlet ve Uluslararası Kuruluşların Mülk Edinmesi
35- Yabancı Tüzel Kişinin Mülkü
36- Yabancıların Mülk Edinmesi
Bölüm 6 : Mülk Sahibinin Hakları
Madde 37- Mülk Sahibinin Hakkı
Madde 38- Mülk Sahibinin Hakkının Korunması
Madde 39- Mülk Sahibinden Mülkiyet Hakkının Alınmasında Varolan Menfaatlerinin
Korunması
Madde 40- Mülkiyet Hakkını İptal Eden Kararların Geçerliliği
4.6. Şirket ve Fabrikalardan Alınan Vergiler Hakkındaki Kanun ile
Tacikistan Cumhuriyeti Dolaylı Vergi Kanunu
Bu Kanun 9 ana bölüm ve 40 maddeden oluşmaktadır. Bölüm ve madde başlıkları şöyledir:
Bölüm 1 : Gelir Vergisi
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
1 - Vergi Verenler
2- Gelir Vergisinin Hesaplanması
3- Üretilen Malların Masraf Kaydedilmesi
4- Vergi Oranları
5- Vergilerin Bütçeye Kaydedilmesi
6- İndirimli Vergi Ödeme
7- Gelirlerden İndirimli Vergi Alınmasının Hesaplanması
8- Vergi Ödeme Günleri
Bölüm 2 : Tacikistan'da Faaliyet Gösteren Yabancı Tüzel Kişilerden Vergi Alınması
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
9- Vergi Verenler
10- Vergilendirme Şekilleri
11- Bütçeye Yatırılacak Vergi Kaynakları
12- İndirimli Vergi Ödeme
13- Vergi Ödeme Günleri
48
Bölüm 3 : Alışveriş Vergisi
Madde 14- Vergi Verenler
Madde 15- Bütçeye Yatırılacak Vergi Kaynakları
Madde 16- İndirimli Vergi Ödeme
Bölüm 4 : İhracat, İthalat Vergisi
Madde
Madde
Madde
Madde
17- Vergi Verenler
18- Vergi Ödeme Şekilleri
19- Vergi Tescil Etme Şekilleri
20- Ticaret Vergisi
Bölüm 5 : Tarım İşçilerinden Vergi Alınması
Madde
Madde
Madde
Madde
21- Vergi Verenler
22- Vergilendirme Şekilleri
23- Bütçeye Yatırılacak Vergi Kaynakları
24- Vergi Ödeme Şartları ve Süreleri
Bölüm 6 : Masraf Vergisi
Madde 25- Vergi Verenler
Madde 26- Vergilendirme Şekilleri
Madde 27- Üretim Araçları
Madde 28- Tüketici Vergisi
Madde29- Tüketim Harcamalarının Hesaplanması
Madde 30- Bütçeye Yatırılacak Vergi Kaynakları
Madde 31- İndirimli Vergi Ödeme
Bölüm 7 : Kazanç Vergisi
Madde 32- Hisse Senedi, Tahvillerden Vergi Alınması
Madde 33- Yabancı Tüzel Kişilerin Kazançlarının Vergilendirilmesi
Madde 34- Gazino, Sinema ve Konserlerden Vergi Alınması
Bölüm 8 : Özel Durumlar
Madde 35- Yabancı Tüzel Kişilerin Gelirlerinin Özellikleri
Madde 36- İki Ayrı Kârın Vergilendirilmesi
Bölüm 9 : Vergi Verenlerin Sorumluluğu ve Kanunlara Uyup Uymadıklarının
Kontrol Edilmesi
Madde
Madde
Madde
Madde
37- Vergi Verenlerin Sorumlulukları
38- Sorumlulukların Yerine Getirilip Getirilmediğinin Denetimi
39- Vergi Gelirlerinin Bütçeye Kaydedilmesi
40- Vergilere İlişkin İhtilaflar
49
Tacikistan Cumhuriyeti Dolaylı Vergi Kanunu
Bu kanun 7 maddeden oluşmaktadır. Madde başlıkları aşağıda yeralmaktadır:
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
Madde
1- Genel Durum
2- Dolaylı Vergi Verenler
3- Vergilendirme Yapısı
4- Dolaylı Vergi Oranları
5- Dolaylı Verginin Hesaplanması ve Ödenmesi
6- Vergi Verenlerin Yükümlülükleri
7- Son Durum
Tacikistan Cumhuriyetinde Alınan Vergiler
1. Katma Değer Vergisi: Vergi oranı % 20'dir. Ürün satılırken ya da hizmetlerden alınmaktadır.
Devlet tarafından kontrol edilen ürünlere uygulanan vergi oranı % 16,67'dir.
2. Kazanç Vergisi: Oranlar değişkendir. Şu anda uygulanan oran % 50 olup, % 32'si devlet
bütçesine, % 18'si fabrikaların yenilenmesi amacıyla verilmektedir.
3. Arsa Vergisi: Arsanın bulunduğu yere göre değişmektedir. Köylerde hektar başına 5,6 ruble,
başkentte ise 50 bin rubledir.
4. Dolaylı Vergi: Oran % 10'dan % 90'a kadar değişmektedir. Listesi bulunan 25 kalem mal bu
şekilde vergilendirilmektedir. Örneğin, sigara, alüminyum ürünleri, kıymetli taşlardan yapılan süs
eşyaları gibi.
5. Taşıt Vergisi: Taşıt sahiplerinden motorun beygir gücü başına 1-2 ruble vergi alınmaktadır.
6. Gelir Vergisi: İşçilerden ve memurlardan alınan vergilerdir. Belli bir oranın üstünde ücret
alanlardan artan oranlarda % 10'dan % 40'a kadar vergi kesilmektedir.
7. Devlet Vergisi: Dış ticaret işlemlerinde lisans alanlardan sözleşme bedeli itibariyle % 2,5 ile
% 5 arasında değişen oranlarda alınmaktadır.
8. Tarımsal Vergi: Tarımsal ürünleri ihraç edenlerden alınan % 15 oranındaki vergidir.
50
5. PİYASANIN YAPISI
5.1. Piyasa Hakkında Genel Bilgiler
Eski Sovyetler Birliği'nin en fakir Cumhuriyeti olan Tacikistan, Birliğin dağılması sonucunda
kısa ve uzun vadede olağanüstü zor ekonomik ve finansal problemlerle karşı karşıya kalmıştır.
Eski SSCB'den gelen transferlerin kesilmesinin yanısıra elektrik, benzin gibi temel enerji mad­
delerinde yaşanan kıtlık hayatı oldukça zorlaştırmaktadır.
Tacikistan fiyatların serbest bırakılmasında geniş çapta diğer Cumhuriyetleri izlemiş, ancak
bazı ürünlerin fiyatları, devlet sübvansiyonu sürdüğünden, diğer Cumhuriyetlerde oluşan fiyatların
altında kalmıştır.
840 işletmenin özelleştirilmesini hedefleyen özelleştirme programı çalışmaları sonucunda 120
Cumhuriyet mülkiyeti (kolhozlar, solhozlar,....) 600 yerel yönetim mülkiyeti özelleştirilmiş, ancak
yüksek oranlı enflasyon, iç savaş, göçler gibi çeşitli sebeblerden dolayı özelleştirme faaliyetleri
durma noktasına gelmiştir. Bu itibarla, ülkede şu anda esas olan devlet sistemidir. İşletmelerin
çoğunluğu büyük tekel kuruluşları şeklinde faaliyet göstermektedir. Serbest piyasa ekonomisinin
en önemli şartı olan "rekabet" mevcut değildir.
Az gelişmiş bankacılık sistemi ve para transferlerindeki mevcut sorunlar uluslararası ticaretin
gelişmesi yönündeki en önemli sorunlardır.
Ülkede geçerli olan para birimi ruble olup; döviz değişim işlemleri bankalarda ya a karaborsa­
da gerçekleştirilebilmektedir. Eylül 1993 sonu itibariyle resmi kur 1 $ = 2.500 ruble iken karaborsa­
da 1 $ = 3000 rubledir.
5.2. Satış ve Dağıtım Kanalları
Tacikistan'da üretilen mallarla ilgili bilgilerin üretici kuruluşun bağlı olduğu Bakanlığa bildirilme­
si zorunludur. Üretilen malların fiyatı Başbakanlığa bağlı Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenmekte
ve ürünler anılan Bakanlığa bağlı mağazalarda satışa sunulmaktadır.
Ticaret Bakanlığı'nın doğrudan ithalat yetkisi bulunmaktadır. İthalat yapıldıktan sonra fiyat tes­
pit edilmekte ve daha sonra da kendilerine bağlı mağazalarda ürünler satışa sunulmaktadır. Bu­
nunla birlikte; mağazaların da ithalat yapabilme imkanları vardır, ancak fiyat gene Ticaret Bakanlığı
tarafından belirlenmektedir.
Tacikistan'da besin maddelerinin temin edilmesinde;
1) Tacikistan Tüketim Kooperatifleri Birliği,
2) Ticaret Bakanlığına bağlı mağazalar
yoluyla olmak üzere iki çeşit yöntem bulunmaktadır.
Kooperatifler Birliği tarımsal sahada üretim yapmakta olup; halkın gıda maddelerine olan ihti­
yacının % 73'ünü bu Birlik sağlamaktadır. Yıllık cirosu 1992 yılı itibariyle 76 milyar rubledir.
Ülkede Eylül 1993 sonu itibariyle bazı yiyecek ve giyecek maddelerinin fiyatları aşağıdaki gibi­
dir:
Ekmek
Pide
Şeker
Un
Elma
Üzüm
Patates
Kısa kollu erkek gömleği
İthal malı % 100 pamuklu bayan gömleği
Eşofman
Suni deri ceket
Penye kadın elbisesi
Erkek deri ayakkabısı
Erkek ceketi
Yazlık kadın ayakkabısı
250
150
720
240-360
250
400-500
300-350
2500
6000 - 7000
25000-30000
30000-35000
9000 - 9500
30000-35000
30000
8500
51
Ruble/kg.
Ruble /tanesi
Ruble/kg.
Ruble / 1 . kalite-kg.
Ruble/kg.
Ruble / adet
Birkaç katlı büyük mağazalarda konfeksiyon, tekstil ürünleri ile bazı ev ve süs eşyaları satıl­
maktadır. Ancak mal çeşidi ve alışveriş oranı oldukça düşüktür.
Yiyecek maddeleri pazarların yanısıra caddelerde kurulan tezgahlarda da satılabilmektedir.
Dövizli satış yapan mağazalar bulunmamaktadır. Bütün mağazalarda hesaplar abaküs ile
yapılmaktadır. Satın alınan ürünlerin paketlenmesi sözkonusu olmadığından ya mağazalar
tarafından verilen ya da alıcıların yanlarında getirdikleri poşet torbalar kullanılmaktadır.
5.3. Potansiyel İşbirliği Alanları
Son derece zengin kaynaklara sahip olan ve başta temel gıda maddeleri, sanayi malları olmak
üzere birçok şeye ihtiyaç duyan Tacikistan ile Türkiye arasında geniş bir işbirliği yelpazesi bulun­
makla birlikte; daha önce de değinildiği gibi 30.6.1993 tarihli 317 sayılı yasayla pamuk, alüminyum,
deri gibi önemli hammaddelerin ihracına getirilen kısıtlama, bu imkanları daraltmaktadır.
Yapılan incelemeler sonucunda saptanan Tacikistan'la işbirliği yapılabilecek alanlardan
bazıları aşağıda yeralmaktadır:
1) Çopuk maması üretimi (pirinç, buğday, arazi verebiliyorlar)
2) Pastacılık ve şekerleme ürünleri üretimi,
3) Fırıncılık,
4) Kısa makarna üretimi,
5) Meyve-sebze işleme tesisleri, konserve-salça üretimi,
6) Alkolsüz içecek üretimi (meyvayı temin edecekler)
7) Tavuk eti üretimi, işlenmesi, ambalajlanması,
8) Pamuk işleme tesisleri,
9) Pet şişe üretimi,
10) Deri işleme tesisleri,
11) Yünü yıkama ve işleme tesisleri, (5000 ton yün stokları var)
12) Hayvanların iç organlarından ilaç üretimi,
13) Pamir dağlarında bol miktarda bulunan yakın boynuzundan takı, hediyelik eşya, ayrıca ilaç
hammaddeleri üretimi,
14) Sigara üretimi için yeni donanımlar, teknoloji,
15) Plastik ürünlerin üretimi, (özellikle plastik ambalaj üretimi)
16) Şarap üretimi,
7) Mevcut maden kaynaklarının işletilmesi,
18) Türkiye'nin Tacikistan'a tohumluk buğday, deri işlenmesinde kullanılan hammaddeler, et
ihracı şansı da yüksektir.
19) Ayrıca, metaller, kıymetli taşlar ve dağ turizminde de işbirliği olanakları mevcuttur.
Görüldüğü üzere; Tacikistan Türkiye için çok iyi bir pazar durumundadır, ancak her iki ülkenin
bu potansiyeli iyi değerlendirebilmesi için 4 önemli olumsuz faktörün giderilmesi gerekmektedir.
Bunlar;
1) Ulaşım,
2) Bankacılık: Tacikistan'da bankacılık sistemi yeni yeni oluşturulmaktadır. Para transferlerinde
önemli sorunlar mevcuttur.
3)Haberleşme ve
4) Siyasi istikrardır.
1
52
6. İŞADAMLARI İÇİN YARARLI BİLGİLER
6.1. Giriş Formaliteleri
Tacikistan'a gitmek için vize gereklidir. Ancak ülkenin ayrı bir Büyükelçilik veya Konsolosluğu
bulunmadığından vize Rusya Büyükelçiliği'nden alınmaktadır. Vize pasaporta işlenmeyip ayrı bir
belge olarak verilmektedir. Bu belgenin seyahat boyunca saklanması gerekmektedir. Ülkeye girişte
herhangi bir gümrük kontrolü bulunmamaktadır.
6.2. Nasıl Gidilir
Türk Hava Yolları'nın direkt seferi yoktur. Havayolu ile Moskova veya Taşkent üzerinden gidile­
bilir. Ancak, Duşanbe'de yaşanan benzin kıtlığı nedeniyle Taşkent üzerinden gidilmesi tavsiye
olunmaktadır. Duşanbe Moskova'dan 3000 km. uzaklıkta olup, uçuş yaklaşık 4 saat sürmektedir.
6.3. Ulaşım
Toplu taşıma araçları diğer Cumhuriyerlerde olduğu gibi en yaygın ulaşım aracıdır. Ancak, ya­
bancı işadamları tarafından alfabenin farklı olmasından dolayı taksi her zaman tercih edilmelidir.
Taksilerde taksimetre yerine pazarlık sözkonusudur.
6.4. iklim ve Kıyafet
Ülkede genelde karasal iklim geçerli olduğu için kışlar soğuk ve karlı, yazlar ise sıcak ve kurak
geçmektedir. Bu iklim şartlarına uygun kıyafetlere eklenecek özel bir husus yoktur.
6.5. Haberleşme
Ülkede haberleşme sistemi oldukça yetersizdir. Şehiriçi telefon görüşmeleri ücretsizdir. Yurt
dışı görüşmeler santral kanalıyla mümkün olmakta ve zaman almaktadır. En yaygın kullanılan ha­
berleşme aracı teleks olup, ülkede faks kullanımı yaygın değildir
6.6. Otel ve Lokantalar
Tacikistan'da Duşanbe'de yabancıların kalabileceği en iyi oteller Tacikistan Otel ile October
Oteli'dir. Güvenlik yabancılar için sorun olabileceğinden dikkatli davranmak gerekmektedir. Otel re­
zervasyonları İstanbul'dan yapılabileceği gibi Duşanbe'deki Tacik Intourist tarafından da yapılabilir.
Ülkede lokanta pek bulunmamaktadır. Yabancı işadamlarınca otel lokantaları tercih edilmelidir.
Bununla birlikte, ülkenin ekonomik durumunun çok kötü olması nedeniyle otel lokantalarında bile
istenilen yemeğin bulunmaması sürpriz olmamalıdır.
6.7. İş Saatleri
Tacikistan'da çalışma saatleri 08.00-17.00 arasındadır. Ancak, ülkede yaşanan benzin kıtlığı
ve elektrik kesintilerinin sık olmasından dolayı ulaşım araçlarındaki sorunlar çalışanların dükkan ve
mağazaları 15.00-16.00 saatleri arasında kapatmalarına yol açmaktadır.
Tacikistan ile Türkiye arasındaki saat farkı 3 saattir.
6.8. Dil
Tacikistan'da lisan olarak Farsça ve Rusça konuşulmaktadır. İş alanında İngilizce'nin kul­
lanılması için mümkün olduğu kadar çok İngilizce öğretilmeye çalışılmaktadır.
6.9. Tavır ve Yaklaşımlar
Tacik halkının yabancılara olan tavrına gelince, dış dünyaya bugüne değin kapalı yaşamış ol­
maları ve bir iç savaş geçirmeleri nedenlerinden dolayı yabancılar aşırı derecede saat sorulması,
sigara isteme gibi durumlarla rahatsız edilmektedirler.
Milislerin başkent Duşanbe'de istedikleri gibi davranabilmeleri, geceleri havaya sıkça ateş edil­
mesi gibi nedenlerle akşam saatlerinde şehirde dolaşılması tehlikeli olabilmektedir.
53
Mağazalarda pek fazla mal çeşidi bulunmamakla birlikte; yabancılar için gümüş takılar, kıymetli
taşlar, resim ve satranç gibi bir takım orijinal ürünler hediyelik olarak düşünülebilir.
Alışverişlerde, otel ve lokanta gibi yerlerde ruble kullanılması her zaman tercih edilmelidir.
54
7. FAYDALI ADRESLER
Türkiye'nin Duşanbe'de Büyükelçiliği vardır. Araştırmamızın yapıldığı dönemde Tacikistan
Otel'de görev yapan Büyükelçiliğimiz daha sonra kendi binasına taşınacaktır.
- T.C. Büyükelçiliği
Tacikistan Otel
Chotemour22, 734001-Duşanbe
Tacikistan
Tel : (3772) 27 53 05, 27 51 95-96
Teleks: 2001220 dubtr su
- Tacikistan Dış Ekonomik İlişkiler Bakanlığı
(Ministry of Foreign Economic Relations of Tajikistan)
Rudaki Ave, 44-Duşanbe
Tel : (3772) 21 50 22
Teleks : 201211 nukra su
Faks:(3772) 27 02 57
- Ekonomi Bakanlığı
(Ministry of Economy)
Rudaki Ave. 44, 734051-Duşanbe
Tel : (3772) 23 29 44
- Tacikistan Ticaret ve Sanayi Odası
(Tajikistan Chamber of Commerce and Industry)
Ul. Mazayeva 21, 734012-Duşanbe
Tel: (3772) 27 95 19
- Tacikistan Dış Ticaret Kuruluşu
(Tajikistan Foreign Trade Organisation)
Dom Pravitelstua 43-Duşanbe
Tel : (3772) 23 29 03
- Intourist Tacikistan Seyahat Kuruluşu
(Intourist Tajikistan Travel Organisation)
Shotemur Str. 22, 734001-Duşanbe
Tel : (3772) 27 49 73, 27 52 83
Teleks : 201114 safar su
Faks : (3772) 27.51 55
- Tacikistan Geliştirme Ajansı
(Tajikistan Development Agency)
10 Devonshire Sguare, London EC2M4HS-United Kingdom
Tel: (4471) 621 01 01
Teleks: 8811001
Faks: (4471) 626 79 15
Bankalar
- Tacikistan Milli Bankası
(National Bank of Tajikistan)
Lenina Ul. 23/2-34620-Duşanbe
Faks:(3772) 23 37 54
55
- Tacikistan Dış Ekonomik İlişkiler Bankası
(Bank For Foreign Economic Affairs of the Rep. of Tajikistan)
4 Ostrousky Str., 734012-Duşanbe
Tel : (3772) 23 35 61
Teleks : 201121 bakhtsu
Faks:(3772) 23 39 32
Mal Borsaları
- Tacik Cumhuriyeti Mal Borsası
(Tajik Republican Commodity Exchange "Navruz")
37UI. Ordzhonikidze, 374001-Duşanbe
Tel : (3772) 23 48 74
Teleks : 116249
Faks:(3772) 27 03 91
- Vostok Mercury Torgovy Dom
Ul. Lomonosova 162, 734026-Duşanbe
Tel: (3772) 24 60 61
Faks:(3772) 24 60 61
- Şam Borsası
(Tadjik Agroindustrial Exchange "Sham")
Rudaki 21, 734025-Duşanbe
Tel : (3772)27 36 16
Faks:(3772) 23 38 72
56
Download

tacikistan