İÇİNDEKİLER CONTENT OF
ÖNSÖZLER
FOREWORDS
Ömer Çelik, T.C. Kültür ve Turizm Bakanı
06
Ömer Çelİk, Minister of Culture and Tourism
Hüseyin Avni COŞ, Vali
07
Hüseyin Avni Coş, Governor
Mustafa Kurt, Devlet Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni
08
Mustafa Kurt, General Art Director of State Theatres
Gökhan Doğan, Adana Devlet Tiyatrosu Müdürü
09
Gökhan Doğan, Adana State Theatre Director
Güler Sabancı, Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı
10
Güler Sabancı, Chairman of The Sabancı Foundation Board of Trustees
Sakıp Sabancı’nın Anısına
11
In Memory of Sakıp Sabancı
Prof. Zeliha Berksoy, Sakıp Sabancı Yaşam Boyu Başarı Ödülü
12
Prof. Zeliha Berksoy, Sakıp Sabancı Lifetime Achievement Award
OYUNLAR
PLAYS
Türkiye - İstanbul Devlet Tiyatrosu, Cimri
14
Turkey - Istanbul State Theatre, The Miser
Türkiye - Kenter Tiyatrosu, İyi Geceler Desdemona, Günaydın Juliet
16
Turkey - Kenter Theatre, Goodnight Desdemona, Good Morning Juliet
Fransa - Ilotopie, Suya Yansıyan Düşler
18
France - Ilotopie, Aquatic Parade
Türkiye - İstanbul Devlet Tiyatrosu, Çöl Fırtınaları
20
Turkey - Istanbul State Theatre, Desert Storms
Türkiye - Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Kafesten Bir Kuş Uçtu (Guguk Kuşu)
22
Turkey - Kocaeli Metropolitan Municipality Theatres, One Flew Over the Cuckoo’s Nest
İspanya - Yllana, Muu!
24
Spain - Yllana, Muu!
Türkiye - İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, İstanbul Efendisi
26
Turkey - Istanbul Metropolitan Municipality Theatres, The Istanbul Gentleman
Türkiye - Ekin Tiyatrosu, Üçüncü Zil
28
Turkey - Ekin Theatre, The Third Gong
Türkiye - Bursa Devlet Tiyatrosu, Sarıpınar 1914
30
Turkey - Bursa State Theatre, Sarıpınar 1914
İran - İnruzha Tiyatro Topluluğu, Kuraklık ve Yalan
32
Iran - Inruzha Theatre Group, Drought and Lie
Türkiye - İstanbul Devlet Tiyatrosu, Çehov Makinesi
34
Turkey - Istanbul State Theatre, The Chekhov Machine
Türkiye - Mersin Devlet Opera ve Balesi, Çalıkuşu
36
Turkey - Mersin State Opera and Ballet, Scrubbird
Türkiye - Van Devlet Tiyatrosu, Ayışığı Sirki
38
Turkey - Van State Theatre, The Moonlight Circus
Azerbaycan - Azerbaycan Milli Akademik Dram Tiyatrosu, Lenkeran Han’ın Veziri
40
Azerbaijan - State Drama Theatre of Azerbaijan, The Adventures of Lankaran Khan’s Vizier
Türkiye - İzmir Devlet Tiyatrosu, Son Çığlık
42
Turkey - Izmir State Theatre, The Last Scream
Türkiye - Ankara Devlet Tiyatrosu, Nereye
44
Turkey - Ankara State Theatre, Where To?
Türkiye - Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Nafile Dünya
46
Turkey - Eskisehir Metropolitan Municipality Theatres, The Futile World
Türkiye - İstanbul Devlet Tiyatrosu, Hamlet
48
Turkey - Istanbul State Theatre, Hamlet
Türkiye - Kenter Tiyatrosu, Toplu Hikayeler
50
Turkiye - Kenter Theatre, Collected Stories
Romanya - Passe-Partout Tiyatrosu, Biz İkimiz
52
Romania - Passe-Partout Theatre Company, Two of Us
Türkiye - Tiyatro Kedi, Bana Esme’yi Anlat
54
Turkey - Theatre Cat, Tell Me About Esme
ATÖLYE ÇALIŞMALARI
WORKSHOPS
Ali Raşit Karakılıç ve Veli Mert - Resim Üzerine Çeşitlemeler ve Sanat Tarihi
56
Ali Raşit Karakılıç & Veli Mert - Variations on Art and Art History
Mesut Yavuz - Sahne Fotoğrafçılığı
57
Mesut Yavuz - Stage Photography
Berna Uğurlar - Müziğin Görsel Sanatlarla Etkileşimi
58
Berna Uğurlar - The Interaction of Music with Visual Arts
Lilya Petrova - Dans Tiyatrosunun Teknik Yöntemleri ve Sahne Performansı
59
Lilya Petrova - Technical Methods of Dance Theatre and Stage Performance
4
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
DÜNDEN BUGÜNE
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI
ADANA TİYATRO FESTİVALİ
From Past to Present Day
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
15
YIL
YEARS
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
Her yıl
80.000
‘den
fazla seyirci
More than 80.000 spectators
for each year
5.000
SANATÇI
ARTIST
5
38
FARKLI ÜLKE
DIFFERENT COUNTRIES
74
YABANCI TİYATRO GRUBU
INTERNATIONAL
THEATRE ENSEMBLES
271
OYUN
PLAYS
573
TEMSİL
PERFORMANCES
6
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
Ömer ÇELİK
Adana, binlerce yıllık medeniyet köprüsüdür,
Anadolu’dan Mezopotamya’ya. Akdeniz boyunca
uzanan bereketli diyar, kardeş nehirlerin cömertliğini
hiç esirgemediği, uygarlıklara yurt olmuş kadim toprak.
O topraklar ki, kimi zaman bir türkü olur Toroslar’dan,
sevdaya dair, karışır soluğumuza. Kimi zaman bir
yiğitlik destanı olur, Seyhan gibi gürler, Ceyhan gibi akar
coşkuyla, Çukurova’yı besler gibi doyurur kalplerimizi.
Ve söz olur umudu çoğaltır, insan olmanın erdemini
bir kez daha hatırlatır, onurlandırır. O söz ki insanlık
tarihiyle eş. O söz medeniyetin dilidir: Tiyatro’dur.
Adana is a bridge of civilisations of thousand of years,
bringing together Anatolia and Mesopotamia.
The fertile land reaching out along the Mediterranean,
bestowed with the uncessant generosity of sister
rivers, the ancient land that hosted civilisations. It
is this land that from time to time turns into a song
in the Taurus Mountains and tells us about love and
becomes our breath. Sometimes it writes down an epic
of heroism and roars like Seyhan, flows passionately
like Ceyhan. It nurtures Çukurova and feeds our hearts.
It becomes the word itself which increases hope and
reminds us once again the honour of being human.
That is the word which is equal with the history of
humanity. That word is the language of civilization:
It is theatre.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanı
Republic of Turkey Minister of
Culture and Tourism
Söz bir kez daha yükseliyor, tarihin ve medeniyetin
o eşsiz kokusunu buram buram duyumsatan bu
kadim diyardan. Bu yıl 16’ncısı gerçekleşecek olan,
“Devlet Tiyatroları - Sabancı Uluslararası Adana
Tiyatro Festivali”yle, her biri birbirinden değerli tiyatro
oyunlarıyla, izleyicileri selamlayacağız sahnelerimizden
bir kez daha.
Eşsiz tiyatro coşkusunu, geçmişin kıymetini bugünün
gücüyle harmanlamış bu büyülü coğrafyadan,
Adana’dan, tüm dünyaya taşımanın mutluluğuyla,
festivalde emeği geçen herkese teşekkür ediyor ve
saygıdeğer seyircilerimize iyi seyirler diliyorum…
Now that word is once again heard in this ancient
land which emanates the unique smell of history and
civilization. This year, with the “16th State Theatres Sabancı International Adana Theatre Festival”,
we will salute the audiences with distinguished plays
from our stages.
With the happiness of carrying over this unique
passion of theatre to the whole world, from this
magical geography, from Adana, that blended the value
of the past with today’s strength, I once again thank
all those who contributed to the festival and wish our
distinguished audiences a pleasurable experience...
7
Bir “dünya kenti” olabilmenin olmazsa olmaz
unsurlarından biri, kuşkusuz ki kültür ve sanat
kavramlarına, sanatçıya verilen önem ve değerdir.
An indispensable tenet of being a “world city” is
beyond any doubt valuing concepts of culture and art
and artists.
Tiyatro, gözlem, kurgu ve hayal gücünün, düşünceyi
yansıtma kapasitesinin ifadesi olarak tanımlanan
sanatın, en önemli ve en eski dallarından biridir. Tiyatro
insanın ve insanlığın kendisini izlediği bir aynadır.
Tiyatro duruş sergilemektir, sormak ve sorgulamaktır.
Tiyatro fark ediş, duyarlılık ve sorumluluktur. Tiyatro
iyiyi, güzeli ve doğruyu arayıştır. Düşünmek ve
yorumlamaktır tiyatro. Hüznün ve sevincin harmanıdır
tiyatro. Kısacası duygu ve düşüncelerin estetikle
harmanlandığı bir sanat dalı olan tiyatro, her alanda
yaşamın ta kendisidir.
Theatre is one of the oldest branches of art which
came to be defined as the ultimate expression of
observation, fiction and imagination with its great
capacity for intellectual expression. Theatre is a
mirror on which humanity watches itself. Theatre is
all about making your position in life clear, its is about
questioning life. Theatre is awareness, sensitivity and
responsibility. Theatre is the search for the good, the
beautiful and the right. It is all about thinking and
interpreting. It is a blend of joy and sorrow. In short,
theatre as a form of art which is an aesthetic blend of
ideas and emotions, is in many instances life itself.
Bu yıl 16’ncısı düzenlenen ve her geçen yıl daha büyük
başarılara imza atan Devlet Tiyatroları - Sabancı
Uluslararası Adana Tiyatro Festivali, bölgemizin
kültürel gelişimi hususunda çok önemli bir misyonu
üstlenmektedir. Sabancı Vakfı tarafından Adana’nın
yetiştirdiği uluslararası değerlerden merhum Sakıp
Sabancı anısına yurtiçi ve yurtdışından onlarca grubun
katılımıyla gerçekleştirilen bu festival, sanat ışıklarının
dünyaya yansıtıldığı bir penceredir. Bu pencerenin
dünyaya Adana’dan, birçok önemli ismi sanata
kazandıran bereketli topraklardan açılması, bizlere her
zaman gurur ve heyecan vermektedir.
İlimizin yetiştirdiği değerlerden olan Kültür ve Turizm
Bakanımız Sayın Ömer Çelik Adana’nın kültür ve sanat
potansiyellerini harekete geçirerek, Adana’ya büyük
ivme kazandırmıştır.
Her yıl kentimizde büyük şölenle kutlanan Devlet
Tiyatroları - Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro
Festivali, bu yıl da birçok yerli ve yabancı oyunla
sanatseverlerin özlemini giderecektir.
Adana’nın, bölgenin kültür ve sanat merkezi, bir dünya
kenti olması hedefinde çok önemli ve anlamlı yeri
olan Devlet Tiyatroları - Sabancı Uluslararası Adana
Tiyatro Festivali’ni başlatıp gelenekselleştirdikleri
için Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın
Güler Sabancı başta olmak üzere sanata ve sanatçıya
verdiği önemle büyük takdir kazanan Sabancı Ailesi’ne,
Devlet Tiyatroları’na ve emeği geçen herkese teşekkür
ediyorum.
This year’s 16th State Theatres - Sabancı International
Adana Theatre Festival, which becomes even more
successful each year, assumes a very important
mission in the cultural development of our region. This
festival, which is organised with the participation of
dozens of national and international groups by The
Sabancı Foundation in commemoration of the late
Sakıp Sabancı, an international value in himself raised
by Adana, is a window that opens up to the lights of
art all around the world. The fact that this window is
being opened up to the world in Adana, from a land
which produced numerous eminent artists, gives us
additional honour and excitement.
A great value of our city, our Minister of Culture and
Tourism Mr. Ömer Çelik has focused on the cultural and
artistic potential of Adana and he has created a great
impetus for our city.
As in each year, the State Theatres - Sabancı Adana
International Theatre Festival that is being celebrated
with great joy in our city will host many national and
international performances.
I would like to extend my thanks to Ms. Güler Sabancı,
Chairman of the Board of Trustees of Sabancı
Foundation for starting and continuing the State
Theatres - Sabancı International Adana Theatre
Festival which has a very crucial place in Adana’s aim of
becoming a centre of culture and arts and a world city.
I would also like to thank the Sabancı Family for their
uncessant support for art and artists, to State Theatres
and to all those who contributed.
Hüseyin Avni COŞ
Vali
Governor
8
Mustafa KURT
Devlet Tiyatroları
Genel Sanat Yönetmeni
General Art Director
of State Theatres
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
Kültürünü bereketiyle güçlendiren, canlılığıyla,
dokusuyla nice sanatçıya ev sahipliği yapan
topraklardayız… İnsanın üretkenliğinin emeğe, alın
terine; emeğin, alın terinin insanın üretkenliğine
dönüştüğü o güzelim coğrafyada, Çukurova’dayız.
Orhan Kemal’den Yaşar Kemal’e nice yazarlar, bu
toprağın insanlarının üzerinde bıraktığı yazgıyı, acıyı,
sevinci yazdılar. Dadaloğlu’ndan Karacaoğlan’a nice
ozanlar, emeği, tutkuyu, aşkı dizelerine yansıttılar.
We are on a land which has strengthened its culture
with its fertility and which became home to many
artists with its liveliness and special texture... We are
in this beautiful geography, in Çukurova, where the
productivity of man, labour and sincere effort are all
one. Many authors from Orhan Kemal to Yaşar Kemal
have written about the destiny, pain and joy that this
land has given to man. Many bards from Dadaloğlu to
Karacaoğlan have made labour, passion and love part of
their verse.
Bu sene 16’ncısını gerçekleştirdiğimiz, “Devlet
Tiyatroları - Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro
Festivali” ile bir kez daha tüm sanatseverlere
merhaba diyoruz. Festivalimiz ile Adana, yalnızca
sanat yapıtlarına yansıyan bereketiyle anılmıyor,
aynı zamanda uluslararası sanat festivalleriyle
anılan kentlerden biri olma özelliğine kavuşuyor.
Tıpkı yurt dışında gerçekleşen festivaller gibi… Bu
festivallerde yaşanan büyük sanat buluşmaları gibi...
Barış kültürünün gelişmesine büyük katkıları olan,
uluslararası festivalimizin artık gelenekselleştiğini
görmek sevinç kaynağımız…
Burada, bizlere her fırsatta maddi-manevi destek
sağlayan Sayın Sakıp Sabancı’nın sanata yatırım
yapmakla ne kadar ileri görüşlü olduğunu bir kez
daha anlıyor, kendisini rahmetle anıyorum. Sanat
yolculuğumuzda destek vermeyi Sayın Sakıp
Sabancı’dan aldığı kutsal emanetle sürdüren
Sayın Güler Sabancı’ya, Adana Valisi Sayın Hüseyin
Avni Coş’a ve her yıl olduğu gibi bu yıl da festivalin
gerçekleşmesinde hiçbir şeyi esirgemeyen Sabancı
Vakfı’na, Devlet Tiyatroları Vakfı’na teşekkür ediyorum.
Ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Ömer Çelik’e,
sonsuz desteklerinden ötürü şükranlarımı sunuyorum.
We are saluting all lovers of art once again with this
year’s 16th “State Theatres - Sabancı International
Adana Theatre Festival”. With this festival of ours,
Adana is not only defined by its fertility which is
reflected on works of art, but also it takes its place
among other cities defined by their international
art festivals. Like festivals organized in other
countries... Like significant meetings of art realised
in these festivals... It is our great pleasure to see our
international festival becoming part of a tradition
and contributing to the improvement of a culture of
peace...
Once again, I come to the understanding that
Mr. Sakıp Sabancı was a great visionary who offered his
moral and material support to art in every opportunity
he had and I commemorate him with great respect.
I would like to extend my thanks to Ms. Güler Sabancı
who protects the sacred trust of Mr. Sakıp Sabancı
by continuing her support in our journey of art, to the
Governor of Adana Mr. Hüseyin Avni Coş and to Sabancı
Foundation and to The Foundation of State Theatres
for making this festival a reality as in previous years.
I also would like to extend my deepest gratitude to our
Minister of Culture and Tourism Mr. Ömer Çelik.
9
Bundan tam on altı yıl önce yakılmış bu kültür meşalesi
Adana’da. Halk için, halk insanı merhum Sakıp Sabancı
önderliğinde.
Sixteen years ago, under the leadership of the man of
the people the late Sakıp Sabancı, a torch of culture
was lit for people in Adana.
Çok kısa zamanda dünyanın dört bir yanından görülür,
ışığını ve sıcaklığını hissettirir olmuş Çukurova’nın
merkezinden. İşte o meşale, en seçkin örneklere sahip
tiyatro gruplarını buluşturmuş on altı yıldır Adana’da,
Adanalı tiyatroseverlerle. Başlangıcından bu yana her
geçen yıl daha da değerlenerek, nitelikli duruşuyla
Çukurova’nın merkezinin vazgeçilmezi olmuş. Çağdaş
kültürü geliştirmiş doğduğu topraklarda, o toprağın
sahipleriyle. İncelik zarafet sevgi ve estetik katmış
kendini takip eden insanına. Gelenlere kendi kültürünü
aktarmış, tüm dünyaya duyurmuş sanatsal kimliğini.
İnsana layık olana ulaşmak için vermiş mücadelesini ve
bireye özeleştiri yapma kültürünü aşılamış. Cehalete
düşman, bilgiye, gelişime, sormaya, sorgulamaya dost
olmuş. Sadece daha iyi, daha güzel, daha kültürlü ve
daha insan olan için. Kısaca tiyatro olmuş, sanat olmuş
Adana’da on altı yılda.
The light and warmth of this torch in the center of
Çukurova was soon seen and felt in all parts of the
world. That was the torch which has been bringing
together the theatre companies with the most
outstanding works and theatre-lovers in the last
sixteen years in Adana. The platform has gained value
from its outset and it has become an indispensable
part of Çukurova’s cultural landscape. Together
with the people living there, it has developed the
modern culture where it was born. It has given grace,
refinement, aesthetics and love to those who have
followed. It has given its own culture to visitors and
made its artistic identity known to the world. It strived
for reaching what befits man and it has furnished
people with the culture of self-criticism. It has become
an enemy of ignorance and a friend of knowledge,
improvement and investigation. Only for the better,
the more beautiful, the more cultured and to be more
human. In short, it has become the theatre and the art
in Adana in sixteen years.
Bütün bu birikimin tamamı Devlet Tiyatroları –
Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali olmuş.
Dünyanın prestiji yüksek, sayılı festivallerinden biridir
festivalimiz. Bizler Adana Devlet Tiyatrosu ekibi
olarak böyle bir festivale sahip olmanın haklı onurunu
yaşıyoruz.
Başta festivalimizin temelini atan merhum Sakıp
Sabancı’ya, 16’ncı festivalin gerçekleşmesini sağlayan
Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Ömer Çelik’e,
Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Güler
Sabancı’ya, Sabancı Vakfı Genel Müdürü Sayın
Zerrin Koyunsağan’a, Devlet Tiyatroları Genel Sanat
Yönetmeni Sayın Mustafa Kurt’a ve organizasyonda
olağanüstü gayret gösteren festival kuruluna, Devlet
Tiyatrosu çalışanlarına, Devlet Tiyatroları Vakfı ve
Sabancı Vakfı çalışanlarına teşekkürü bir borç bilirim.
All this accumulation has been embodied in State
Theatres – Sabancı International Adana Theatre
Festival. Our Festival is one of the few highly
prestigious festivals in the world. As the staff of Adana
State Theatre, we nurture the rightful honour of having
such a festival.
I would like to extend my thanks first to late Sakıp
Sabancı, who laid the foundations of our festival, to our
Minister of Culture and Tourism Ömer Çelik who made
the 16th festival possible, to the Chairman of the Board
of Trustees of the Sabancı Faoundation Güler Sabancı,
to the General Manager of the Sabancı Foundation
Zerrin Koyunsağan, to the Deputy General Art Director
of State Theatres Mustafa Kurt and to all the staff at
the State Theatre and Sabancı Foundation.
Gökhan DOĞAN
Adana Devlet Tiyatrosu Müdürü
Adana State Theatre Director
10
Güler SABANCI
Sabancı Vakfı
Mütevelli Heyeti Başkanı
Chairman of the Sabancı
Foundation Board of Trustees
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
Geçmişten geleceğe uzanan medeniyet köprüsü olan
kültür ve sanat faaliyetleri, Sabancı Vakfı’nın her zaman
öncelikli faaliyet alanları arasında yer almıştır.
Art and cultural activities, building a bridge of
civilization from past to future, have always been
among the priorities of the Sabancı Foundation.
Vakfımızın kuruluşundan bu yana geçen 40 yılda;
Türkiye’nin her bölgesinde toplumun hizmetine
sunduğumuz kültür merkezlerini, tiyatro salonlarını,
Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi ve Sakıp
Sabancı Mardin Kent Müzesi izledi.
In the last 40 years since the establishment of our
foundation we have opened cultural centres, theatre
halls all around Turkey. These were followed by Sabancı
University Sakıp Sabancı Museum and Sakıp Sabancı
Mardin City Museum.
Halk dansları, arkeoloji kazıları, müzik ve tiyatro
alanlarındaki kültür - sanat etkinliklerine desteğimiz
her yıl artarak devam ediyor.
Our support for folk dances, archeological excavations,
art and cultural activities in the fields of music and
theatre is increasing each year.
Merhum Sakıp Sabancı’nın Adana’yı bir kültür sanat
şehri yapma hayaliyle 16 yıl önce vücut bulan Devlet
Tiyatroları - Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro
Festivali ise Vakfımızın kültür-sanat faaliyetlerinin
gözbebeği.
The State Theatres – Sabancı International Adana
Theatre Festival, which was established 16 years ago
with late Sakıp Sabancı’s dream of turning Adana into
a city of culture and arts, is the pupil of our eye among
the art and cultural activities of our Foundation.
Festivalimizin 16’ncı yılı, aynı zamanda Sakıp
Sabancı’nın aramızdan ayrılışının 10’uncu yıl dönümü...
Sakıp bey’i bu yıl da artan özlem ve şükranlarımızla
anacağız.
This is the 16th year of our festival and also the 10th
anniversary of the decease of Sakıp Sabancı... We will
be commemorating Sakıp Bey with increased longing
and gratitude this year as well.
Festivalimiz, bugüne kadar 38 farklı ülkeden
74 yabancı tiyatro grubunu, yerli ve yabancı 5.000’den
fazla sanatçıyı ağırladı. Dünyadan ve Türkiye’den
özel tiyatrolar, devlet ve şehir tiyatroları, sahnelediği
oyunlarla Adana’mızı bir sahneye dönüştürdü.
Our festival, until now, has hosted more than
5.000 artists and 74 international theatre groups from
38 different countries. Private theatres from the world
and Turkey, state and city theatres have turned Adana
into a stage with the plays they performed.
Festivalimizin açılışını bu yıl geçtiğimiz yıllardan farklı
olarak 14 Nisan’da yapıyoruz. Baharı coşkulu bir açılışla
karşılıyoruz. Suda yaptıkları gösterilerle dünyaca
tanınan Fransız performans topluluğu Ilotopie, “Suya
Yansıyan Düşler” adlı gösterisiyle Seyhan Nehri’nde
Adanalılara düş gibi bir akşam yaşatacak. Ülkemizin
ve dünyanın önde gelen topluluklarının oyunları ve
temsilleriyle festivalimiz bir ay boyunca devam edecek.
Unlike previous years, this year we open our festival
on April 14th. We are welcoming spring with an
enthusiastic opening ceremony. The citizens of
Adana will be having a dream-like evening with the
performance “Dreams Reflected on Water” by the
world-renowned French performance group “Ilotopie”,
famous for their performances in water.
Ülkemizin en uzun soluklu tiyatro festivaline 16 yıldır
ev sahipliği yapan başta Adanalı hemşerilerim olmak
üzere festivalin gerçekleşmesinde değerli destek ve
katkıları bulunan Kültür ve Turizm Bakanlığı, Devlet
Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Adana Devlet Tiyatrosu,
Adana Valiliği ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na
şükranlarımı sunarım.
Sabancı Vakfı’nın 40’ıncı yıldönümü sebebiyle, bu yıl
festivalimizi daha coşkuyla planladık. Bu heyecanı
bizimle paylaşan tüm sanatseverlere ve sanatçılara
teşekkür eder, başarılı ve keyifli bir festival dilerim.
Our festival will continue for a month with the plays
and performances of leading international and national
groups.
I would like to extend my thanks to the people of
Adana, my fellow townsmen, who have been hosting
our country’s longest-running theatre festival for
16 years and to the Ministry of Culture and Tourism,
General Directorate of State Theatres, Adana
State Theatre, The Governorship of Adana and The
Metropolitan Municipality for their invaluable support
for and contribution to the festival.
This year our excitement for the festival has increased
even more due to the 40th anniversary of the Sabancı
Foundation. I would like to thank all art lovers and
artists who share this excitement with us and wish you
a successful and enjoyable festival.
11
Sakıp Sabancı’nın Anısına...
In memory of Sakıp Sabancı...
Sakıp Sabancı 7 Nisan 1933 tarihinde Hacı Ömer
Sabancı ve Sadıka Sabancı’nın ikinci çocuğu olarak
Kayseri’nin Akçakaya köyünde doğdu. 1955’te Bossa Un
Fabrikası’nda ticaret müdürü oldu.
Sakıp Sabancı was born in a small village of Kayseri
called Akçakaya on 7 April 1933. He was the second son
of Hacı Ömer Sabancı and Sadıka Sabancı.
1957’de Türkan Civelek ile evlendi.
1964’te Adana Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu
Başkanı oldu. Babası Hacı Ömer Sabancı’nın 1966’da
vefat etmesinin ardından 1967 yılında Sabancı Kardeşler
tarafından kurulan Hacı Ömer Sabancı Holding’in
Yönetim Kurulu Başkanlığı’na getirildi.
1974 yılında anne Sadıka Sabancı’nın bütün mal varlığını
bağışlaması ve Sabancı kardeşlerin katkılarıyla Hacı
Ömer Sabancı Vakfı kuruldu.
1984’de ilk onursal doktorası Eskişehir Anadolu
Üniversitesi tarafından verildi.
1985’te “İşte Hayatım” isimli ilk kitabı yayınlandı.
1986’da TÜSİAD’ın Yönetim Kurulu Başkanı oldu, aynı
yıl New Hampshire Üniversitesi’nden onursal doktora
verildi.
1987’de şimdi Belçika Kralı olan Prens Albert, “Belçika
Kraliyet Nişanı”nı takdim etti, aynı yıl, TÜSİAD Yüksek
İstişare Konseyi Başkanı oldu.
1992’de Japon hükümeti tarafından ”Kutsal Hazine
Altın ve Gümüş Yıldız Nişanı” takdim dildi, aynı yıl Yıldız
Teknik Üniversitesi’nden onursal doktora verildi.
1993’de Erciyes Üniversitesi tarafından onursal doktora
verildi.
1997’de Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı tarafından
“Devlet Üstün Hizmet Madalyası” ile onurlandırıldı, aynı
yıl Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Onsekiz
Mart Üniversitesi, Girne Amerikan Üniversitesi ve
Trakya Üniversitesi tarafından onursal doktora verildi.
1998’de Washington Southeastern Üniversitesi
tarafından onursal doktora verildi.
1999’da, Türk yükseköğretim sistemine yeni bir soluk
getirmesi hedeflenen Sabancı Üniversitesi İstanbul’da
açıldı. Aynı yıl Çukurova Üniversitesi tarafından
onbirinci onursal doktorası takdim edildi. Ayrıca
Fransız – Türk kültür ilişkilerine yaptığı katkılarından
dolayı, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac
tarafından “Legion d’honneur” şeref nişanı verildi.
2002’de Kırıkkale Üniversitesi tarafından onursal
doktora verildi.
In 1955 he became the manager of commerce in Bossa
Flour Factory. He married Türkan Civelek in 1957.
In 1964 he became the Chairman of the executive
Committee of the Chamber of Commerce an Industry.
After his father’s death in 1966, he was appointed as
the head of the executive committee of Hacı Ömer
Sabancı Holding which was established by Sabancı
brothers in 1967.
In 1974, Hacı Ömer Sabancı Foundation was established
by Sabancı brothers with generous contribution of
mother Sadıka Sabancı’s estate.
He was honored with doctor honoris causa by Eskişehir
Anadolu University in 1984. His first book titled “This is
My Life” was published in 1985.
In 1986 he became the President of TÜSİAD Board of
Directors and was honored with doctor honoris causa
by New Hampshire University.
In 1987, Prince Albert who is the current king of Belgium
gave him Belgium Honorable Medal and he became the
President of High Advisory Council of TÜSİAD.
In 1992, the Japanese government gave him the “Sacred
Gold and Silver Medal” and he was honored with doctor
honoris causa by Yıldız Technical University.
He was honored with doctor honoris causa by Erciyes
University in 1993.
In 1997, he was honored with the “Order of Merits” by
the President of the Republic of Turkey and he was
honored with doctor honoris causa by Mimar Sinan
Fine Arts University, Onsekiz Mart University, Girne
American University and Trakya University.
He was honored with doctor honoris causa by
Washington Southeastern University in 1998.
Sabancı University was opened in Istanbul in 1999 and
gave a brand new spirit to the Turkish higher education
system. He was given his eleventh honorary degree by
Çukurova University. Because of his contributions to
French and Turkish culture relations, he gained “Légion
d’honneur” by the President, of France, Jacques Chirac.
He was honored with doctor honoris causa by Kırıkkale
University in 2002.
Sakıp Sabancı 10 Nisan 2004’te ebediyete intikal etti...
Sakıp Sabancı passed away on 10 April 2004…
Sakıp SABANCI
12
Zeliha BERKSOY
Tiyatro sanatının
gelişmesine önemli
katkılarda bulunmuş
ustalara minnet
ve saygı sunmak
amacıyla, 2005
yılından bu yana
verilen “Sakıp Sabancı
Yaşam Boyu Başarı
Ödülü”ne 2014
yılında Sayın Prof.
Zeliha Berksoy layık
görülmüştür.
“Sakıp Sabancı
Lifetime Achievement
Award” has been
offered to various
artists since 2005
as a token of gratitude
and respect for masters
who have made
tremendous
contributions for
the development of
theatre art, and Prof.
Zeliha Berksoy has
been designated as the
award recipient for
2014.
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
SAKIP SABANCI
YAŞAM BOYU BAŞARI
ÖDÜLÜ
SAKIP SABANCI
LIFETIME ACHIEVEMENT
AWARD
Zeliha Berksoy, sanatçı bir ailenin kızı olarak 1946
yılında İstanbul‘da dünyaya gelmiştir. Annesi opera
sanatçısı ve ressam Semiha Berksoy, babası Ercüment
Siyavuşoğlu‘dur.
Zeliha Berksoy was born of an artist family in 1946
in İstanbul. Her mother was the opera singer and
artist Semiha Berksoy and her father was Ercüment
Siyavuşoğlu.
Tiyatro eğitimini, 1965 yılında Ankara Devlet
Konservatuvarı Tiyatro Bölümü Yüksek Devresi’ni
birincilikle bitirmiştir.
She completed her drama education at Ankara State
Conservatory Department of Advanced Theatre Studies
with a first degree in 1965.
Devlet Tiyatrosu’nda iki yıl başroller oynadıktan sonra
kurum tarafından Berlin’e mesleki bilgi - görgü ihtisası
yapmak üzere gönderilen Berksoy, 1967 - 1970 yılları
arasında Berlin Devlet Tiyatrosu’nda olan Schiller
Tiyatrosu’nda ve dünyaca ünlü Bertolt Brecht’in
tiyatrosunda reji asistanı olarak çalışmıştır.
After playing leading roles for two years at the State
Theatre, she was sent to Berlin to receive a postgraduate education in the profession. Between 1967 and
1970 she worked as an assistant director at the worldrenowned Bertolt Brecht theatre and at Schiller Theatre
which is the Berlin State Theatre.
1970 yılında Türkiye’ye dönen sanatçı uzun yıllardır
unutulamayan, yazar Vasıf Öngeren’in “Asiye nasıl
kurtulur?”oyununda “Asiye” rolünü oynayarak yeniden
tiyatro kariyerine devam etmiştir. Mesleğinde 45
yılı dolduran sanatçı, ünlü tiyatro oyunlarında büyük
başarıyla oynadığı başrollerin yanı sıra konserler vermiş,
müzikallerde oynamıştır.
Returning back to Turkey in 1970, the actress played the
role of “Asiye” in Vasıf Öngeren’s play “How can Asiye
be saved?” for two years and she continued her career
in drama. After 45 years in her profession, the artist has
played numerous leading roles in famous playes and
she also gave concerts and took part in musical plays.
1974 yılında İstanbul Devlet Konservatuarı’nda eğitmen
olmuş ve halen Mimar Sinan Üniversitesi Devlet
Konservatuarı’nda Profesör ünvanı ile Tiyatro Ana Sanat
Dalı Başkanı ve Sahne Sanatları Bölüm Başkanı olarak
görev yapmaktadır.
1990 yılında ülkemizin üçüncü ödenekli tiyatrosu
olan; Bakırköy Belediyesi Tiyatrosu’nu kurmuş, 5 yıl
genel sanat yönetmenliğini yürütmüştür. 1994 yılında
Uluslararası Tiyatro Festivali’nde dünyaca ünlü rejisör
Robert Sturua’nın yönetiminde Bertolt Brecht’in
Sofokles’in Antigone’si oyununu oynamıştır.
2005-2008 yılları arasında Beşiktaş Belediyesi Kültür
Sanat Platformu’nu kurmuş ve sanat yönetmenliğini
yapmıştır.
Ve halen Semiha Berksoy Opera Vakfı’nda Vakıf Başkanı
olarak görevini yürütmekte, aynı zamanda da Semiha
Berksoy müzesi çalışmalarına devam etmektedir.
Prof. Zeliha Berksoy became the instructor at Istanbul
State Conservatory in 1974 and she is still working as
the head of the Department of Theatre and Stage Arts
at Mimar Sinan University State Conservatory.
In 1990 she founded Bakırköy Municipaliy Theatre, the
third funded theatre of the country and she worked as
the general art director of the theatre for five years. In
1994 she played in Sophocles’s Antigone directed by the
world-renowned director Robert Sturua.
Between 2005 and 2008 she established the Beşiktaş
Municipality Culture Art Platform and worked as the art
director of the institution.
She is still chairing the Semiha Berksoy Opera
Foundation and continues her work at the Semiha
Berksoy Museum.
13
14
Yazan Playwright
Molıére
Çeviren Translator
Sabahattin Eyüboğlu
Rejisör Director
Kenan Işık
Dekor Tasarımı Set Designer
Suzan Erbilgin
Kostüm Tasarımı
Costume Designer
Gülhan Kırçova
Işık Tasarımı Light Designer
Önder Arık
Yönetmen Yardımcısı
Co-Director
Ömer Hüsnü Turat
Rol Dağılımı Cast
Mehmet Ali Kaptanlar
Zeynep Erkekli
Ömer Hüsnü Turat
Enver Necmettin Amaç
Ferdi Atuner
Eylem Server Ünüvar
Simel Keçecioğlu
Onur Ertaman
Gökay Müftüoğlu
Yeliz Şatıroğlu
Tarkan Koç
Belma Şahin
Can Kurşunlu
İsmail Kırca
Piyano Piano
Çağrı Kodamanoğlu
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
Türkiye
İstanbul Devlet Tiyatrosu
CİMRİ
TURKEY
ISTANBUL STATE Theatre
THE MISER
Tanzimat’la birlikte başlayan Batı edebiyatı
çevirileri içinde Moliére oyunları; Osmanlıca
üzerine incelemeler yapmış, lügat hazırlamış,
Tahran ve Paris’te büyükelçilik, maarif nazırlığı,
Meclis-i Mebusan Başkanlığı ve iki kez Sadrazamlık
(Başbakan) yapmış olan Ahmet Vefik Paşa
tarafından tercüme edilmiş ya da uyarlanmıştır.
İlk kez 1875 yılında Teodor Kasap tarafından “Pinti
Hamit” adı ile uyarlanan “Cimri” o günden bugüne
defalarca sahnelenerek Türkiye’de en çok oynanan
oyun olmuştur.
Among other translations from the Western
literature during the Reform Era (Tanzimat),
Moliére’s plays were translated or adapted by
Ahmet Vefik Paşa, who has done research on the
Ottoman language, prepared lexicons, worked as an
ambassador in Tehran and Paris, served as minister
of education and president of the Assembly of
Deputies and as the grand vizier (prime minister) for
two periods. “The Miser”, which was first adapted
by Teodor Kasap under the title “The Stingy Hamdi”
in 1875, has been the most frequently performed
play in Turkey since then.
Para’nın odağında insan, aile ve toplumsal
ilişkileri irdeleyen Türkiye’de olduğu gibi
400 yıldır dünya tiyatrolarının da repertuarlarında
sürekli yer alarak sahnelenmiş olan bu trajikomik
oyun; edebiyat ve tiyatro çevreleri tarafından
klasik bir başyapıt olarak değerlendirilmektedir.
This tragicomical play which deals with man,
family and social relations with money in the
limelight has been part of the repertoires of both
Turkish and global theatres for 400 years.
The play is seen as a classic masterpiece by
literature and theatre communities.
15
8 NisaN ¦ SAL ¦ 20.00
APRIL 8TH ¦ TUE ¦ 20.00
SABANCI
ÜNİVERSİTESİ
SABANCI
UNIVERSITY
16
Yazan Playwright
Anne - Marie Macdonald
Çeviren Translator
Balam Kenter
Yöneten Director
Kadriye Kenter
Dekor Tasarımı Set Designer
Kenter Atölye
Kostüm Tasarımı
Costume Designer
Sadık Kızılağaç
Işık Tasarımı Light Designer
Cemal Baykal
Müzik Music
Serpil GÜNSELİ
Koreograf Choreograph
Marina Gökçe
Rol Dağılımı Cast
Kadriye Kenter
Tuğçe Şartekin Karasu
Serkan Altıntaş
Osman Kot
Ebru Soyuerden
Yağmur Özel
Çağla Özkurt
Orhan Peçe
Serdar Peçe
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
Türkiye
KentER TİYATROSU
İyi Geceler Desdemona,
Günaydın JulIet
TURKEY
KentER Theatre
Goodnight Desdemona,
Good Morning Juliet
Kenter Tiyatrosu, Shakespeare’in tek boyutlu kadın
karakterlerine yeni bir soluk üfleyen “İyi Geceler
Desdemona, Günaydın Juliet” oyunu ile izleyici
karşısına çıkıyor.
Kenter Theatre welcomes its audience with the
play “Goodnight Desdemona, Good Morning Juliet”
that infuses new life into Shakespeare’s onedimensional female characters.
Oyun, Shakespeare’in en iyi bilinen iki tragedyası
“Romeo ve Juliet” ile “Othello”yu bilinenden çok
farklı bir bakış açısıyla yeniden yaratıyor. Ortaya
müziklerinden kostümlerine, kurgusundan ışığına
kadar zekice örülmüş muhteşem bir komedi çıkıyor.
The play recreates the two very well-known
tragedies of Shakespeare, ”Romeo and Juliet” and
“Othello” in a completely new framework. What
emerges is an astounding comedy crafted with
intelligence from its music to costumes and from its
plot to light.
Oyunun yazarı Ann-Marie MacDonald,
Shakespeare’in kadın karakterlerini ön plana
çıkararak; aşk, nefret, kıskançlık, öfke, ihanet,
kullanılmışlık gibi duyguları trajikomik bir şekilde
yorumluyor. “Romeo ve Juliet” ile “Othello”nun
bu yeni yorumu, yaşamın keyifli ve dramatik
yanlarını bir arada sunuyor.
The playwright Ann-Marie MacDonald foregrounds
Shakespeare’s female characters and reinterprets
the themes of love, hatred, jealousy, anger,
betrayal and deception in a tragicomic strain.
This new interpretation of “Romeo and Juliet”
and “Othello” presents the joyous and dramatic
moments of life side by side.
17
10 NisaN ¦ PRŞ ¦ 20.00
APRIL 10TH ¦ THUR ¦ 20.00
SABANCI
ÜNİVERSİTESİ
SABANCI
UNIVERSITY
18
Sanat Yönetmeni
Art Director
Bruno SCHNEBELIN
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
FRANSA
ILOTOPIE
SUYA YANSIYAN DÜŞLER
FRANCE
ILOTOPIE
AQUATIC PARADE
“Suya Yansıyan Düşler” gösterisi, suyu devasa bir
tiyatro sahnesi gibi kullanan tam bir su evrenidir.
The Show of “Aquatic Parade” is absolutely a water
universe that uses water as a huge theatre stage.
Teknik beceriler sayesinde suyun üzerindeki her bir
aktör, özgür ve görkemlidir.
Thanks to technical skills, each actor, on the surface
of the water is free and splendid.
Bu özel gecede Seyhan Nehri derin, karanlık
sulardan yükselen hayalleri ve korkuları
görecektir.
In this special night, the River Seyhan shall witness
the dreams and fears arising out of deep dark
waters.
Adana halkı bu gösteri ile Londra, Chicago,
Sydney, Buenos Aires ve Singapur’un izleyicileri
ile bir araya gelir ve bu durum gösteriyi yaşayan
bir su hatırasına dönüşür.
The people of Adana meet the audience from
London, Chicago, Sydney, Buenos Aires and
Singapore with this show, which converts it into a
living water memory.
19
14 NisaN ¦ PZT ¦ 20.00
TAŞKÖPRÜ
SEYHAN NEHRİ
APRIL 14th ¦ MON ¦ 20.00
PERFORMANCE AT
Stone BrIdge
20
Yazan Playwright
Thorvald Steen
Tarık Ali
Çeviren Translator
Deniz Canefe
Kenan Şahin
Rejisör Director
M. Şakir Gürzumar
Dekor/Kostüm Tasarımı
Set/Costume Designer
Şirin Dağtekin Yenen
Işık Tasarımı Light Designer
Yakup Çartık
Besteci Composer
Cenk Taşkan
Koreografi/Hareket Düzeni
Choreograph
Alpaslan Karaduman
Yönetmen Yardımcıları
Co-Directors
Fikret Urucu
Hakan Elmasoğlu
Kılıç Eğitmenleri
Sword Traniers
Murat Köselioğlu
Tamer Subaşı
Sinevizyon Cinevision
Karga Film Prodüksiyon
Rol Dağılımı Cast
Tolga Evren
Celal Kadri Kınoğlu
İlkay Akdağlı
Hakan Elmasoğlu
Nihal Tercan
Burcu Tuna
Yusuf Can Sancaklı
29 kişilik kılıç ekibi
Sword team of 29 people
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
Türkiye
İstanbul Devlet Tiyatrosu
ÇÖL FIRTINALARI
TURKEY
ISTANBUL STATE THEATRE
Desert Storms
Orta Doğu, üç tek tanrılı dinin doğuşuna tanıklık
etmiş kutsal toprakları, stratejik konumu, yeraltı
ve yerüstü zenginlikleriyle gücü eline geçiren tüm
İmparatorlukların ve devletlerin gözünü diktiği
bir coğrafyadır. Sadece manevi değil, maddi
zenginliklerin kaynağı olarak görülmüştür ve
görülmeye devam etmektedir. Büyük İskender’den
Haçlı Seferleri’ne, 1. Dünya Savaşı’ndan Irak
Savaşı’na kadar bu böyle sürüp gitmiştir.
The Middle East is a geography with the holy
lands that witnessed the birth of the three
monotheistic religions, with its strategic location
and underground and overland resources. With all
these assets, the Middle East has always been a
geography on which all empires and states have
set eyes. It has been seen as a source of not only
spiritual, but also physical riches, as well. This has
been the case all from the times of Alexander the
Great to the Crusades and from World War I to the
War in Iraq.
Bölgedeki çoğunluğu oluşturan Müslümanlar
arasında gerçek anlamda bir ittifak sağlamak her
zaman büyük bir problem olmuştur. Tek tek gücü
ele geçiren liderler, devletler, etnik gruplar ya da
Şiiler, Sünniler birleştiriciden çok ayrıştırıcı rollere
soyunmuşlardır.
Herkesin bildiği bu saptamaların “Çöl Fırtınaları”
oyunuyla ilgisine gelince: Doğu ve Batı sorununu
Selahaddin Eyyübi ve Aslan Yürekli Richard’ın
3. Haçlı Seferi’ndeki “karşılaşmaları” üzerinden
ele alan bu oyun, aynı zamanda Doğu ve
Batı denilen kavramların yüzeysel analizlerle
çözülemeyecek kadar karmaşık olduğunu gözler
önüne sererken, gücünü birleştiren, vizyonu güçlü
ve dürüst bir liderin tarihi değiştirebilme gücünü
de ele almaktadır. Bunu yaparken de, Aslan
Yürekli Richard’ın özelinde fanatizmin sağduyuya
nasıl dönüşebileceği sorgulanmaktadır.
It has always been a problem to build a real alliance
among the Muslims who have always been the
majority in the region. Leaders who have each taken
hold of power individually have nurtured separatist
policies that separated the ethnic groups, the Shiites
and the Sunnites rather than uniting them all.
As for the relationship of all these ubiquitous
observations with the play titled as “Desert
Storms”: the play deals with the East and West
issue focusing on the “encounters” of Selahaddin
Eyyübi and Richard III The Lion King during the III.
Crusades. The play makes it very clear that the
East and the West are concepts that are far too
complex to be solved in shallow analyses. The play
also deals with the capability of a visionary and
honest leader to change the course history. When
doing this, the play questions how fanaticism can
be turned into prudence in the specific example of
Richard III The Lion King.
21
15 NisaN ¦ SAL ¦ 20.00
APRIL 15TH ¦ TUe ¦ 20.00
16 NisaN ¦ ÇRŞ ¦ 20.00
APRIL 16TH ¦ WED ¦ 20.00
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
22
Yazan Playwright
Ken Kesey
Uyarlayan Adaptor
Dale Wasserman
Çeviren Translator
Bilge Koloğlu
Yöneten Director
Yunus Emre Bozdoğan
Dekor Tasarımı Set Designer
Tayfun Çebi
Kostüm Tasarımı
Costume Designer
Funda Çebi
Işık Tasarımı Light Designer
Cafer Yiğiter
Müzik Music
Fatih Veli Ölmez
Yönetmen Yardımcısı
Co-Director
Sündüz Haşar
Koreografi Choreograph
Cihan Yöntem
Rol Dağılımı Cast
Barış Falay
Eylem Tanrıver Varlı
Engin Benli
Aydın Sigalı
Erdem Irmak
Tekin Ezgütekin
Cemal Aldıç
Taylan Ertuğrul
Nuri Karadeniz
Ozan Şahin
Utku Oğuz
Işık Öztorun
Seçil Mutlu
Nurcan Tural
Senem Akman
Mehmet Beyazıt
Aytek Mete Elgün
Ferdi Yıldız
Volkan Dinç
Talha Kaya
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
Türkiye
KOCAELİ Büyükşehir
Belediyesi Şehir Tiyatroları
KAFESTEN BİR KUŞ UÇTU
(GUGUK KUŞU)
TURKEY
KocaelI Metropolitan
MUNICIPALITY Theatres
One Flew Over
the Cuckoo’s Nest
“Guguk Kuşu”nda otoritelerin sağır ve dilsiz
olduğunu düşündükleri yarı Amerikalı yarı kızılderili
Reis Bromden, makine adına Büyük Hemşire
tarafından yönetilen bir akıl hastanesinin hikayesini
anlatıyor. Reis’e göre makine özgür iradenizi
elinizden almaya çalışan, sizi bir koyun gibi çalışmak
zorunda bırakan sistemi temsil etmektedir. Daha
çocukken makine tarafından ele geçirildiği için
yapabildiği tek şey, korkuyla emirleri yerine getirmek
ve kurallara uymaktır. Bu korkunç gri dünyaya
McMurpy gelir ve bir sürü gibi güdülen bu adamlar
adına makineya savaş açar. Bunu takip edenlerse
eğlenceli, kahramanca ama aynı zamanda trajik ve
özgürleştiricidir.
In “the Cuckoo”, Chief Bromden, whom authorities
think as deaf and mute, tells the story of a
psychiatric hospital managed by the Administrative
Nurse on behalf of the machine. The machine,
according to the Chief, represents the system which
tries to get hold of your free will and which forces
you to work like sheep. Since he was captured by
the machine when he was a child, the only thing
he can do is to obey the rules and do what is told.
Then McMurphy comes into this horribly grey world
and wages war on this machine which controls men
like sheep. What follows is hilarious, heroic and also
tragic and liberating.
23
17 NisaN ¦ PRŞ ¦ 20.00
APRIL 17TH ¦ THUR ¦ 20.00
18 NisaN ¦ CUM ¦ 20.00
APRIL 18TH ¦ FRI ¦ 20.00
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
24 NisaN ¦ PRŞ ¦ 20.00
APRIL 24TH ¦ THUR ¦ 20.00
SABANCI
ÜNİVERSİTESİ
SABANCI
UNIVERSITY
24
Yazan Playwright
Yllana
Yöneten Director
David Ottone
Dekor Tasarımı Set Designer
Juan F. Ramos
Kostüm Tasarımı
Costume Designer
Gabriela Salaverrı
Işık Tasarımı Light Designer
Juan A. Gonzales
Rol Dağılımı Cast
Dorado Gomez,
Juan Francısco
Elias Sanchez,
Jonathan Damıan
Cano Cano,
Raul
De La Fuente,
Antonıo
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
İSPANYA
Yllana
MUU!
SPAIN
Yllana
MUU!
“Muu!”, boğa güreşi dünyasını, onur duygusunu,
maço duruşu, cesaretini; anayurdun, ulusal bir
festivali ve acımasızlığını hicveden bir oyun…
Bütün bu kutsal ve cazibesini yitirmeyen değerler,
21. yüzyılda bile insanı tıpkı bir Roma Sirki’nde
olduğu gibi hayvanla karşı karşıya getirmeye devam
eden bir ritüeli içinde barındırıyor.
“Muu!” is a satire about the world of bullfighting,
the sense of honour, the macho posturing,
the bravery, the motherland, the national festival
and animal cruelty… And all those sacred,
indomitable values involved in a rite which, well into
the 21st century, pits man against beast in the
manner of the Roman circus.
İlk gösteriminin üzerinden yirmi yıl geçtikten sonra
bile, boğa güreşi ile ilgili tartışmalar hala çok sıcak.
Konuyla ilgili tüm ayırt edici özellikler çekirdek
halinde karşımıza çıkıyor: komedi farkındalığı, ritim
duygusu, sesin ek bir karakter olarak kulanılması,
doğrudan üslubu, prodüksiyonun kurnazca hamleleri
ve karakterlerin makyajı…
Twenty years after its premier the controversy
surrounding bullfighting rages on stronger than
ever. In the show the distinguishing features of
company can already be seen in embryonic form: the
awareness of comedy, the sense of rhythm, the use
of sound as an extra character, it’s very direct style,
the roguish attitude of its production, the make-up
of the characters…
“Muu!”, kısa zamanda büyük başarı yakaladı.
Yllana grubu, kullandıkları mizahın evrenselliğini bu
şekilde keşfetti. Yerel oyunlarla başlayan grup, kısa
zamanda hem İspanya’da hem de İspanya dışında
tanınır hale geldi. Just for Laughs, Edinburgh Fringe,
İstanbul Sanat Festivali ve Courge D’Or ödülünü
kazandıkları Festival Printemps des Courges
de Toulouse gibi en prestijli uluslararası mizah
festivallerinin davetiyle bir dünya turnesine çıktılar.
Yllana bugün “Muu!” ile yeniden bu birlikteliğin
değerlerini anımsamak ve nostaljiye kapılmadan
onları en baştaki yaratı sürecine sokan keyfi yeniden
yaşamak istiyor. Aynı zamanda, 666, PaGAGnini, Zoo
ya da Brokers ile keşfedilen mizahi temelleri yeniden
güncelleyerek, aradan geçen yirmi yılın ardından, bu
deneyimi canlı ve yenilenmiş, ama gelişimi ve evrimi
hala devam eden yeni bir versiyonla sunmak istiyor.
The show soon became an unexpected success.
This is how Yllana discovered the universality of
their humor. Something that began as a local
phenomenon soon brought them recognition inside
and outside Spanish borders. They started a world
tour at the invitation of the most prestigious
international humor festivals like Just for Laughs
in Canada, Edinburgh Fringe, Festival of Arts of
Istanbul and the Festival Printemps des Courges
de Toulouse where the show was awarded the
Courge D’Or. Today Yllana would like to revisit
“Muu!” to recover the essence of this company and
the pleasure of reliving, without nostalgia, that
lively spirit which drove them to create. But also
to share with the public which discovered Yllana in
666, PaGAGnini, Zoo or Brokers the principles on
which their humor is based, with a revised, updated
version in which, twenty years down the line, the
experience is summarized with a lively, renewed
approach in constant evolution.
25
19 NisaN ¦ CTS ¦ 15.00
APRIL 19TH ¦ SAT ¦ 15.00
19 NisaN ¦ CTS ¦ 20.00
APRIL 19TH ¦ SAT ¦ 20.00
20 NisaN ¦ PAZ ¦ 20.00
APRIL 20TH ¦ SUN ¦ 20.00
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
22 NisaN ¦ SAL ¦ 20.00
APRIL 22ND ¦ TUE ¦ 20.00
SABANCI
ÜNİVERSİTESİ
SABANCI
UNIVERSITY
26
Yazan Playwright
Musahipzade CelÂl
Yöneten Director
Engin Alkan
Dekor Tasarımı Set Designer
Barış Dinçel
Kostüm Tasarımı
Costume Designer
Duygu Türkekul
Işık Tasarımı Light Designer
Murat İşçi
Rol Dağılımı Cast
Tankut Yıldız
Zafer Kırşan
Volkan Ayhan
Hüseyin Tuncel
Emre Şen
Edip Tepeli
Emrah Özertem
Tuğrul Arsever
Cihan Kurtaran
Serkan Bacak
Murat Üzen
Hamit Erentürk
Berna Adıgüzel
Zeynep Ceren Gedikali
Derya Çetinel
Selin Türkmen
Özge Midilli
Reyhan Karasu
Çiğdem Gürel
Senem Oluz
Kayahan Erdem
Murat Güreç
Utku Akıncı
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
Türkiye
İstanbul Büyükşehir
Belediyesi ŞEHİR Tiyatroları
İSTANBUL EFENDİSİ
TURKEY
Istanbul Metropolitan
MUNICIPALITY Theatres
The Istanbul Gentleman
Kendine damat beğenen bir baba, kızının başka
birini sevdiğini öğrenirse ne yapar?
What would a father who is looking for a groom
for himself do if he learns that his daughter loves
another man?
Savletî Efendi, kızının gönlüne yön vermek için
cinlere perilere bel bağlamıştır...
Musahipzade Celâl, “İstanbul Efendisi” ile
Osmanlı’nın Lale Devri’nden sonraki gündelik
yaşantısını ve sosyal ilişkilerini hicvediyor.
Savletî Efendi looks for help from spritis and fairies
to manipulate his daughter’s heart…
In “The Istanbul Gentleman”, Musahipzade
Celâl satirizes the Ottoman daily life and social
relations after the Tulip Era.
27
21 NisaN ¦ PZT ¦ 20.00
APRIL 21ST ¦ MON ¦ 20.00
22 NisaN ¦ SAL ¦ 20.00
APRIL 22ND ¦ TUE ¦ 20.00
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
28
Yazan Playwright
Haluk Işık
Yöneten Director
Tuncer Yığcı
Dekor/Kostüm Tasarımı
Set/Costume Designer
Başak Özdoğan
Işık Tasarımı Light Designer
Osman Koçak
Rol Dağılımı Cast
Şener Kökkaya
Işıl Poyraz
Nusret Çetinel
Gizem Türker
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
Türkiye
Ekin Tiyatrosu
ÜÇÜNCÜ ZİL
TURKEY
EkIn Theatre
The Third Gong
Yaptıkları işi ne kadar severlerse sevsinler, karşılığını
hiçbir zaman bulamamış iki yaşlı tiyatrocunun
hayatı, tek başına yaşayan ve geçimini bodrum
katını kiraya vererek sağlayan, asker kocasını yıllar
önce yitirmiş yaşlı bir İstanbul hanımefendisinin
hayatıyla kesişir.
The lives of two elderly theatre players who have
never been appreciated and rewarded no matter
how they liked their profession intersect with the
life of an old İstanbulite lady who lost her soldier
husband years ago and who lives alone on her rent
from a basement floor apartment.
Yeni bir oyunun hazırlığına girişen iki arkadaş, bir
yandan hayat koşullarının olumsuzluklarına karşı
direnmekte bir yandan da gelişen ve değişen tiyatro
anlayışına ayak uydurmaya çalışmaktadır. Bu telaş
ve çaresizliğin içinde, kadın oyuncu aramak ve
bulamamak, işi daha da çaresiz hale getirmektedir.
The two friends go into preparation of a new play.
They struggle to survive in life’s harsh conditions
and also try to cope with the developing and
changing notions of theatre. In all this haste and
hopelessness, looking for and finding an actress
make things even more difficult for them.
Bu hayat ve sanat uğraşı, nereden geldiği belli
olmayan genç kızın eve sığınması ve hayatlarına
karışmasıyla, boyut değiştirmeye başlar. Genç kız,
hiç çocuğu olmamış yaşlı kadının himayesinde,
çalışılan oyuna dahil olur. Hiçbir eğitimi ve deneyimi
olmayan genç kız, tiyatrocular tarafından “oyuncu”
yapılmaya çalışılacaktır.
This struggle in life and art goes into another
dimension when an unknown young girl takes
refuge in their house and becomes part of their
lives. The young girl, in the care of the old woman
who has never had a child, becomes part of the play
they are working on. The theatre players will try to
turn this enducated and inexperienced young girl
into an “actress”.
Ancak çalışmalar ilerledikçe, hazırlanan oyun gibi,
hepsinin hayatı da değişmeye başlar. Bu değişim,
hayatı, sanatı, olup bitene dair algıları ve insan
ilişkilerinde kaybolmaya yüz tutmuş değerleri
anımsama ve bir “temize” çekme sürecidir.
Genç kızın yönlendirmesiyle yeniden yazılan ve
çalışılan “oyun” gösterime hazırdır ve hepsi için
artık hiçbir şey eskisi gibi değildir.
However, as they go on working, very much like
the play they are preparing, all their lives begin to
change as well. This change turns into a process of
remembering and “clarifying” the almost extinct
values in human relations and the perceptions as to
what is happenning in life and art.
The play, rewritten and reworked with the young
girl’s influence is oready fot perfpormance and from
then on nothing will be the same for any of them.
29
23 NisaN ¦ ÇRŞ ¦ 20.00
APRIL 23RD ¦ WED ¦ 20.00
24 NisaN ¦ PRŞ ¦ 20.00
APRIL 24TH ¦ THUR ¦ 20.00
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
30
Yazan Playwright
Reşat Nuri Güntekin
Uyarlayan Adaptor
Turgut Özakman
Rejisör Director
Mustafa Kurt
Dekor Tasarımı Set Designer
Murat Gülmez
Kostüm Tasarımı
Costume Designer
Özge Akarsu
Işık Tasarımı Light Designer
Yakup Çartık
Koreograf Choreograph
Ayşenur Ulusoy
Yönetmen Yardımcısı
Co-Director
Ömer Naci TopÇu
Rol Dağılımı Cast
Kamil Korunan
Z. A. Sinan Demir
Cem Arabacıoğlu
Bora Özkula
Harun Türköz
Ömer Naci TopÇu
Erkan Erdem
Serdar Seçkin
Ahmet Somers
İbrahim Şahin
Ozan Sargın
Erdem Erdoğan
Cenk Turan
Ayşe Dinç Vardar
Cansu Yılmaz
Emre Işık
S. Derya Gümral
Çağlar Ozan Aksu
Nergiz Acar
Erkan Yılmaz
Erçin Işık
Ercan Yalçıntaş
Adnan Tunalı
Hayati Özen
Mutlu Dereli
Savaş Ak
Gizem Çıracı
Ömer Naci Boz
Onur Çelik
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
Türkiye
Bursa Devlet Tiyatrosu
SARIPINAR 1914
TURKEY
BURSA State Theatre
Sarıpınar 1914
Çokça yaşanan bir gerçektir: bilinmeyen bir yerde adı
sadece kayıtlarda yer alan bir bölgede kötü bir şeyler
olur. Durup dururken (ikazı ilahi vukuu bulur) anında
necip bürokrasi çarkı dönmeye başlar. Değirmenin
çarkı döner ama dişlilerin arasında neyi, kimi öğütür
belli olmaz. Eğer bir kelle alınacaksa, bu mümkünse
halkın kellesi olsun. Olmazsa, fatura küçük memura
kesilsin.
It is a frequently lived through fact: somewhere
in some region whose name exists only in records
some bad things happen. Without any reason and
unexpectedly (a divine warning takes place) the
wheels of high bureaucracy start turning suddenly.
The wheel of the mill turns, but what or whom it
grinds amongst its gears is unknown. If there is a
head to be cut off, be it the head of the people. If
not, let the junior officers be billed.
1. Dünya Savaşı’nın hızla yaklaştığı bir dönemde
geçen öykü, Osmanlı halkının sefalet için, depreme
ihtiyacı olmadığını gözler önüne sermektedir.
Ülkede ittihatçılar iktidardadır. İtilafçılarla hiçbir
konuda anlaşamazlar ama iş bürokrasiye dahi
çelme takacak kadar büyüyünce, birden kader ortağı
oluverirler. Halka gelince, onun zaten bir beklentisi
yok, gölge etmesinler de başka ihsan istemez o.
İşi daha da komik hale getiren ve bu oyunun
mutlaka oynanılmasını gerektiren; 1914 yılında geçen
bir olayın, günümüze nasıl da göz kırptığını görmek
oluyor. Şimdi oyundaki cevval basın mensupları
burada olsalar: “Ali Ferdi Ruhum, hükümet nerede?”
diye söze başlayıp; “Büyük 17 Ağustos depreminin
üzerinden bunca yıl geçti, neler değişti? Ülke;
kapımızda duran yeni ve büyük bir depreme ne kadar
hazır hale geldi?“ diye devam ederlerdi. Aman yanlış
anlaşılmasın, biz değiliz bunları soran! Buyurun
yaslanın koltuklarınıza… Al gözüm seyreyle ayine-i
devran bakalım ne gösterir…
The story that takes place in a period during which
World War I is fast approaching lays bare the fact
that the Ottoman people do not need an earthquake
for falling into poverty.
The unionists are in power in the country. They
cannot agree on any point with the controversials
but when things get bigger to the point of tripping
the internal bureaucracy up, they suddenly turn into
sidekicks. And as for the public... They don’t have an
expectation and they could move away out of the
sun and not cast a shadow.
What makes things even funnier and impels this
play to be acted out is seeing how an incident that
took place in the year 1914 winks at our present day.
If the fiery members of the press in the play would
be here, they would start with “Ali Ferdi Ruhum,
where is the government?” and go on with “So
many years have passed after the great earthquake
of August 17 and what has changed? How ready has
the country become for a new and big earthquake
that is standing in our threshold?” Please don’t get
it wrong, we are not the ones who ask these! Let’s
sit back in your chairs… Behold my eyes what the
mirror of time has to show…
31
25 NisaN ¦ CUM ¦ 20.00
APRIL 25TH ¦ FRI ¦ 20.00
26 NisaN ¦ CTS ¦ 15.00
APRIL 26TH ¦ SAT ¦ 15.00
26 NisaN ¦ CTS ¦ 20.00
APRIL 26TH ¦ SAT ¦ 20.00
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
32
Yazan/Yöneten
Playwright/Director
Muhammed Yakubi
Çeviren Translator
Human Bahmani Celali
Dekor Tasarımı Set Designer
Manouchehr Shoja
Kostüm Tasarımı
Costume Designer
Aylin Keykhaee
Işık Tasarımı
Light Designer
Raha Jahanshahi
Rol Dağılımı Cast
Ahmad Mehranfar
Ali Sarabi
Ayda Kheykhaee
Sahar Dowlatshahı
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
İRAN
İnruzha Tiyatro Topluluğu
KURAKLIK VE YALAN
IRAN
Inruzha Theatre Group
Drought and Lie
İsmini eski Pers İmparatoru Darius’un, 2.500 yıllık
Persepolis yazıtlarından alan “Kuraklık ve Yalan”
oyununda, çağdaş İran tiyatrosunun en önemli
yazarlarından olan Muhammed Yakubi, modern
yaşamın meyveleri olan yalan ve gizliliği, iki kadın
ve iki erkeğin arasındaki ilişkisinde anlatıyor ve
dışarıdan bakıldığında çok basit görünen ilişkilerin
aslında ne kadar karmaşık olduğunu vurguluyor.
In “Drought and Lie” which takes its name from the
2.500 year old Persepolis inscriptions of the Persian
Emperor Darius, Muhammed Yakubi, one of the
leading writers of the modern Iranian theatre, deals
with the modern day themes of lies and secrecy in
the relationship of two women and two men and
shows us how relationships, which look simple at
first sight, are actually rather complicated.
Umut eskiden karısının yakın arkadaşı olan Ala ile
evli. Aniden Mitra (eski karısı) onu arayıp hayatının
tehlikede olduğunu ve acilen görüşmek istediğini
söyler, Ala ise Umut’un onunla görüşmesine karşıdır
ama Umut görüşmeye kararlıdır.
Umut is married to Ala, a once close friend of his
wife. Mitra (his previous wife) unexpectedly calls
him and tells him that her life is in danger and she
wants to meet with him urgently. Ala, on the other
hand, is against Umut meeting with her, but Umut
is determined to meet.
Oyun üç yıl önceye gider, Umut’la Mitra evlilerdir,
Mitra yaşadığı hayattan memnun değildir…
Umut eski karısıyla görüşür ama hiçbir şey umduğu
gibi değildir…
Oyun, şimdi ve üç yıl önce arasındaki gelgitlerle
yalan ve gizliliğin, iki kadın ve iki erkeğin hayatındaki
yerini ve sebebini anlatmaya çalışıyor.
The play takes us back to three years earlier. Umut
and Mitra are married, but Mitra is not satisfied
with the life she leads…
Umut sees his previous wife but nothing is as he
expected…
The play comes back and forth in time and
questions lies and secrecy in the lives of two women
and two men.
33
27 NisaN ¦ PAZ ¦ 20.00
APRIL 27TH ¦ SUN ¦ 20.00
28 NisaN ¦ PZT ¦ 20.00
APRIL 28TH ¦ MON ¦ 20.00
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
34
Yazan Playwright
Matei VıŞnıec
Çeviren Translator
Mete Gürman
Yöneten Director
Müge Gürman
Dekor Tasarımı Set Designer
Zeki Sarayoğlu
Kostüm Tasarımı
Costume Designer
Şirin Dağtekin Yenen
Işık Tasarımı Light Designer
Akın Yılmaz
Yönetmen Yardımcısı
Co-Director
Erkan Taşdöğen
Rol Dağılımı Cast
Fatih Sönmez
Hakan Vanlı
Levent Öktem
Şahin Çelik
Nalan Okçuoğlu
Erkan Taşdöğen
Eren Balkan
Sanem Öge
Alper Saldıran
Çağrı Şensoy
Arda Baykal
Toygun Ateş
Duygu Gökhan
İsmet Vural
Didem Ertan
Aslı Özsaraç
Pınar Tuncagil
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
TÜRKİYE
İstanbul Devlet Tiyatrosu
ÇEHOV MAKİNESİ
TURKEY
ISTANBUL STATE THEATRE
the Chekhov machine
İçinde Çehov’un da karakter olarak yer aldığı bu
şiirsel oyun, büyük bir yazarın yaşam ve ölümü
arasındaki döngüde, oyunlarında yaratmış olduğu
kendi karakterleriyle buluşması biçiminde gelişiyor.
Bu karakterler kendi özünü taşımakla birlikte, ait
oldukları oyundan bağımsızlaşmış, sanki uzaydan
Çehov’un düşlerine düşmüş hayaller gibidirler.
Farklı bir düzlemde ve farklı bağlamlarda oluşmuş
sahnelerde bir araya gelirler. Çehov’un anlatmış
olduğu gerçeklikleri; yazgılarını belirlediği kendi
karakterlerine ve yine kendisi üzerinden sorgulattığı
bir tür karşılaşmalar zinciri… Bu absürd ve gerçek
üstü serüvenin Çehov’dan bizlere ulaşan ve
günümüz gerçekliğini de halkaları arasına alan bir
zincir...
In this poetical play, Chekhov is also a character.
Focusing on the life and death of a great author
as a cycle, the play brings together the author and
the characters he created in his plays. Although
these characters have their own essence, they are
somehow independent of the plays they belong
to; they are like spectred fallen unto Chekhov from
outer space. They come together in scenes formed
in different planes and contexts. The play is a chain
of confrontations in which Chekhov questions his
own realities with his own characters and through
himself... This absurd and surreal adventure is a
chain which takes in both the realities of Chekhov
and the present day...
35
28 NisaN ¦ PZT ¦ 20.00
APRIL 28TH ¦ MON ¦ 20.00
SABANCI
ÜNİVERSİTESİ
SABANCI
UNIVERSITY
36
Yazan Playwright
Reşat Nuri Güntekin
Libretto/Koreografi
Yönetmen
Libretto/Choreograph
Director
M. Bahar Çimenciler
Dekor/Kostüm Tasarımı
Set/Costume Designer
Alexander Vasıllıev
Müzik Music
Geleneksel Türk Sanat Müziği
Müzik Düzenleme
Musical Arrangement
Erkan Yüksel
Işık Uygulama Light Designer
D. Tarı Deniz
Koreograf Asistanları
Asst. Choreographer
G. Armağan Davran
Arzu Kıran
Repetitör Repetitör
Vasili Kritsa
Rol Dağılımı Cast
Büşra Ay
Ender Üçdemir
Y. Ozan Demirbaş
Bleda Özlem
Pınar Humar
Meltem Baydar
Tutku Barın Tümen
Tarkan Günal
Selgan Çavdaroğlu
Serbülent Biçer
Niyazi Cingöz
B. Hasan Akyol
Tugay Ak
Yusuf Afacan
Berna Turhan İleri
Başak Özenç
N. Murat Koman
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
TÜRKİYE
MERSİN DEVLET OPERA
VE BALESİ
ÇALIKUŞU
TURKEY
MersIn STATE Opera
and Ballet
Scrubbird
Besime teyzenin genç ve yakışıklı oğlu Kâmran, ciddi
ve ağırbaşlı bir insandır. Feride’nin çekindiği ve tatsız
şakalarına muhatap edemediği Kâmran, çalıkuşuna
benzeyen bu canlı, cıvıl cıvıl haşarı kızı sever. Onu sık
sık okulunda ziyaret eder. Feride’nin yaramazlıkları
tarife sığar gibi değildir. Herkes ondan yaka silker
ama yine ondan kimse vazgeçemez. Çalıkuşu adı
onun bu yaramaz hallerinden dolayı takılmıştır.
Kâmran, Feride’yle evlenmeyi aklına koymuştur,
önce nişanlanırlar. Kâmran dört yıl için Avrupa’ya
gider. Bu arada Feride okulunu bitirir.
Aunt Besime’s good-looking son Kâmran is an
earnest and grave man. Kâmran, whom Feride
bewares and cannot make part of her pranks, loves
this lively and impish girl who looks like a srcubbird.
He pays frequent visits to her at shcool. Feride’s
naughtiness cannot be described in words. Everyone
is fed up with her, but stilll noone can do without
her. The nickname “Scrubbird” has been given to
her because of her mischievour acts. Kâmran has
made up his mind to marry Feride. First, they get
engaged. Kâmran goes to Europe for four years. In
the meantime Feride gets her graduation.
Kader, Feride’yi sanki bütün sevdiklerinden ayırmaya
ahdetmiştir. Munise’den sonra çevrenin baskısı,
dedikodusu o kadar artar ki Hayrullah Bey hiç
olmazsa görünüşü kurtarmak maksadıyla Feride’yi
alır, onunla kağıt üzerinde evlenir. Bir müddet
geçince Hayrullah Bey de zaten yaşlı olduğundan,
ölür. Yalnız, ölmeden önce Feride’nin ailesinin
yanına döneceğine dair söz almıştır. Onun defterini
okumuş, başına gelenlerin sebeplerini öğrenmiştir.
Feride’nin kaybolduğunu sandığı defteri, Hayrullah
Bey tarafından bir zarfa konularak, Kâmran’a
mahsus bir emanet haline getirilmiştir.
Kâmran, kız kardeşi Müjgan’la bir gece sabaha kadar
Feride’nin defterini okuduktan sonra Hayrullah
Bey’in yazılı tavsiyesini yerine getirmeyi, Feride’yi bir
daha ne olursa olsun hiç bir sebeple kaçırmamaya
karar verir. Nitekim, Feride’nin gideceği gün, bütün
hazırlıklar tamamdır. Kâmran güya onu almak için
gelen arabadan iner ve Feride´ye kalbini açar. Aynı
sersemliği iki defa tekrarlamayacağını söyleyerek
gitmesine engel olur…
Fate has seemingly resolved to separate Feride from
all her beloved ones. After she loses Munise, society
puts such a pressure on Feride that Hayrullah Bey
decides to save her from the ever-increasing gossip
surrounding her and marries her on paper to save
her name. After a time, the already old Hayrullah
Bey dies. But he had made Feride promise to go
back to her family before his death. He had read
her diary and learnt all about her misfortunes. The
diary that Feride had thought to be lost long ago
had been turned into a custody to be entrusted to
Kâmran only.
Kâmran, together with his sister Müjgan, reads
Feride’s diary one night and decides to do what
Hayrullah Bey said to him and not to lose Feride
again no matter what happens. All the preperation
is done on the day when Feride was to leave.
Kâmran gets off the carriage and opens his heart to
Feride. He stops her from leaving telling her that he
won’t repeat his mistake again…
37
29 NisaN ¦ SAL ¦ 20.00
APRIL 29TH ¦ TUE ¦ 20.00
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
38
Yazan/Yöneten
Playwright/Director
Muzaffer Hamit Kırıkkalp
Dekor Tasarım Set Designer
Özlem Karabay
Kostüm Tasarımı
Costume Designer
Bengisu Mukiyen
Işık Tasarım Light Designer
Halil İbrahim Karahan
Besteci Composer
Mekkin Çetin
Koreograf Choreograph
Lilia Petrova
Yönetmen Yardımcısı
Co-Director
Gül Urgan
Rol Dağılımı Cast
Serkan Yakan
Tolga Gülcüler
Zeynep Yalçın
Can Ali Çalışandemir
Zeynep Mataracı
Gül Urgan
Havva Didem Gerçek
Ercan Yacan
Kenan Önsever
Özgür Alan
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
Türkiye
VAN Devlet Tiyatrosu
AYIŞIĞI SİRKİ
TURKEY
VAN STATE THEATRE
The Moonlight Circus
“Ayışığı Sirki”nde işler karışır. Neyse ki sirkin sahibi
yaşlı soytarı Papirüs’ün planı vardır. Yaşlı tilki ile
Sivrisinek; Bo ile Po bir yolculuğa çıkacaktır. Bu
yolculukta belirli noktalardan toplayacakları anahtar
parçalarıyla son duraktaki sandığı açacak ve içinden
çıkan anahtarla “Ayışığı Sirki”nin sahibi olacaklardır.
Papirüs’ün hazırladığı bu sürprizlerle dolu yolculukta
bakalım “Ayışığı Sirki”nin yeni sahibi olmaya kim hak
kazanacak?
Things get complicated at “the Moonlight Circus”.
Fortunately, the elderly jester of the circus Papyrus
has a plan. The old fox and mosquito; Bo and Po will
go on a journey. During this journey they will collect
pieces of keys from certain locations and with these
they will open a chest that is awaiting them in the
last destination. The key in the chest will make
them the owners of “the Moonlight Circus”. Let’s
see who will win the right to become the owner of
“the Moonlight Circus” in this adventurous journey
prepared by Papyrus?
“Ayışığı Sirki” için güzel bir yolculuğa çıkma vakti.
Dilerim sevimli dostlarımız Bo ve Po’nun serüveni
sizler için de güzel bir yolculuğa dönüşür.
Neden yapılan bir iyilikten kötülük doğsun? Neden
bir iyiliğin karşılığı kötülük olsun. Yaşadığımız bu
dünyada bu çok zor gelebilir kulağa. Ama inanın
öyle değil. İnanmayanlar varsa ne olur Bo ve Po‘nun
serüven dolu yolculuğunu izlesin. Görecekler ki
aslında hiç de öyle değil. Her şeyin mutlaka bir
nedeni vardır. Yapılan kötülüğün olduğu gibi, yapılan
iyiliğin de yaşamımızın belirli bir noktasında mutlaka
güzel bir karşılığı olacaktır.
Gelecek güzel günlerde, güzel bir dünya yaşatmak
için bugün kendimize ve yaşama dair bir iyilik
yapalım. Ve her şeyden önce kendimizi sevelim; tüm
yaşamı çevremizdekileri ve doğayı sevebilmek için.
It’s time for “the Moonlight Circus” to go on a nice
journey. I hope that our good friends Bo and Po’s
adventure will be a nice journey for you as well.
Why should goodness result in evil? Why should
goodness be rewarded with evil? This might sound
very harsh in this world we are living in. But that is
not the case. If there are those who do not believe,
please watch Bo and Po’s journey. They will see that
that is not the case. Everything has a reason. Like
all evil acts, every good thing we do will surely be
rewarded at one point of our lives.
Let’s do something good for ourselves and for life
so that we will live in a nice world in the future.
And let’s love ourselves so that we will be able to
love nature and all around us.
39
U
N
U
Y
O
k
COÇu
’s play
chIldren
30 NİSAN ¦ ÇRŞ ¦ 11.00
APRIL 30TH ¦ WED ¦ 11.00
30 NİSAN ¦ ÇRŞ ¦ 14.00
APRIL 30TH ¦ WED ¦ 14.00
1 MAYIS ¦ PRŞ ¦ 11.00
MAY 1ST ¦THUR¦ 11.00
2 MAYIS ¦ CUM ¦ 11.00
MAY 2ND ¦ FRI ¦ 11.00
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
40
Yazan Playwright
M. F. Akhundzade
Uyarlayan/Yöneten
Adaptor/Director
Vaqıf Ibrahımoglu
Dekor/Kostüm Tasarımı
Set/Costume Designer
Rashid Sherıf
Işık Tasarımı Light Designer
Rafael Hasanov
Kompozitör Composer
Siyavush Karımı
Rol Dağılımı Cast
Nuraddin Mehdıxanlı
Jafar Namıq Kamal
Matanat Atakıshıyeva
Shahla Alıqızı
Shala Gulıyeva
Ilaha Hasanova
Sabır Mammadov
Vusal Mustafayev
Elkhan Qulıyev
Aslan Shırınov
Ali Nur
Nigar Gulahmedova
Firuz Hudaverdıyev
Elnar Qarayev
Kazım Hasanqulıyev
Elnur Mammadov
Mirza Agabeylı
Metleb Abdullayev
Reshad Bextıyarov
Ramin Shıkhalıyev
Alvida Jafarov
Ayshad Mammedov
Fatima Hamıdova
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
Azerbaycan
Azerbaycan Milli Akademik
Dram Tiyatrosu
LENKERAN HAN’IN
VEZİRİ
Azerbaijan
State Drama Theatre
Of Azerbaijan
The Adventures Of
Lankaran Khan’s VIZIER
Azerbaycan’da dramaturjinin kurucusu olan M. F.
Akhundzade tarafından 1873’te yazılan ölümsüz
komedi “Lenkeran Han’ın Vezirinin Maceraları”,
Azerbaycan Ulusal Tiyatrosu’nun da temelini
atmıştır.
The immortal comedy “The Adventures of Lankaran
Khan’s Vizier” written by the founder of Azerbaijan
dramaturgy M. F. Akhundzade in 1873 laid the
fundament of the Azerbaijan National Theatre.
Oyun, farklı zamanlarda ve dönemlerde farklı
yorumlarla sahnelenmiştir. Akademik Ulusal
Drama Tiyatrosu’nda şu sırada sahnelenen oyunun
yeni yorumu, ulusal öğeleri ve mizahı da içinde
barındırmakta ve 18. yüzyılın yönetim biçimlerine
yönelik bir alaycılığı içermektedir. Oyunun ilk
bölümlerinde Han, kendisine yönelik tasarlanan
komplolardan usanmıştır. Han’ın sahnede
görünmesinden önce sahne direktörünün aldığı
güvenlik önlemlerini görürüz. Oyundaki olaylar
ışığında, Vezir Mirza Habib kendi konumunu elinde
tutmak için eşinin kızkardeşi Nisa’nın, Han ile
evlenmesini istediğini anlarız. Fakat Nisa, Han’ın
yeğeni Teymur’a aşıktır. Mirza Habib kendisini, iki
eşi, kaynanası Peri ve baldızı Nisa ile birlikte birçok
gülünç durumun içinde bulur. Olaylar mutlu bir sona
bağlanır. Han, denizde boğulur, yeğeni Teymur onun
yerine geçer ve sevdiği kadın Nisa ile evlenir.
Oyun bize özetle, bu gibi olayların yalnızca güney
ülkelerinde değil fakat hanlık rejimi ile yönetilen
her ülkede olabileceğini söyler. Oyundaki olaylar
18. yüzyıl kapsamında olsa da bugünün
sorunlarına da ışık tutmaktadır. Ulusal kostümlerle
ve oyuncuların müthiş performansıyla zengin bir
sahneleme.
This comedy has seen numerous stage
interpretations in various times and periods.
The new interpretation of this play staged this
time in the Academic National Drama Theatre
along with the national specifics and humor also
represents sarcasm referred to the management
methods which were in fashion of the 18th century.
In the first scenes it appears that the Khan is
overwhelmed with the conspiracy plot against
him. The stage director begins the show with the
security measures prior the Khan’s appearance.
From the events of the play it appears that Vizier
Mirza Habib in order to keep his position wants his
sister-in-law Nisa to marry the Khan. But Nisa is in
love with the Khan’s nephew Teymur. Mirza Habib
falls in numerous funny situations with the help of
his two wives, mother-in-law Peri and sister-in-law
Nisa. The show ends with a happy ending. The Khan
drowns in the sea, his nephew Teymur takes his
place and marries his beloved Nisa.
The summary of the play is as follows: this kind
of events may happen not only in some south city,
but in any country or regime with the khanate
methods of governing. Although the events of the
play refer to the 18th century it touches the circle
of problems of the modern days. The performance
is rich with national costumes and brilliant play of
the actors and actresses.
41
1 MAYIS ¦ PRŞ ¦ 20.00
MAY 1ST ¦ THUR ¦ 20.00
2 MAYIS ¦ CUM ¦ 20.00
MAY 2ND ¦ FRI ¦ 20.00
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
42
Yazan
Ali Berktay
Rejisör/Koreograf
Director/Choreograph
Ayşe Emel Mesci
Dekor Tasarımı
Set Designer
Savaş Çevirel
Kostüm Tasarımı
Costume Designer
Yıldız Köse İpeklioğlu
Işık Tasarımı Light Designer
Yakup Çartık
Besteci/Korrepetitör
Composer/Co-Repetitor
Tahsin İncirci
Repetitör Repetitor
Meltem Yorulmaz
Yönetmen Yardımcıları
Co-Directors
Hande Gürler
Fatih Özyiğit
Rol Dağılımı Cast
Özkan Gezgin
Ozan Yıldırım
Rüçhan Gürel
Hülya Savaş
Melike Aslı Sinke
Ümit Dikmen
Mustafa Çolak
Fatih Özyiğit
Hande Gürler
Neşe Arat
Arif Yavuz
Yasemin Erol
Gamze Erener
Gülçin Çakır
Damla Ardal
Yasemin Toprak
Ümran Öncel
Erdinç Aytaç Özgür
Gerçek Öner
Okan Koç
İsmail Başışık
Ender Şeviker
Pınar Uyanık
Dilara Ecem Okudan
Vasfiye Alkar
Yıldız Akbıyık
Gürkan Güzeyhuz
Arda Erol
Burak Özbaykuş
Pınar Oğuz
Muhittin Şimşek
Orkestra Orchestra
Levent Güray
Gülce Yanmaz
Atilla Oral
Feyza Nur Sağlıklıer
Yağız Yelkencioğlu
Onur Ustabaş
Ayşe Gizem Dilbaz
Beste Basçı
Veysel Cesur
Cem Güray
Alkım Berk Önoğlu
Gülşen Ulu
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
Türkiye
İzmir Devlet Tiyatrosu
Son Çığlık
TURKEY
IzmIr State Theatre
The Last Scream
Ütopya’da Yaşamak…
1209’da 20.000 nüfuslu Béziers kentinin tüm ahalisi
Haçlılar tarafından öldürüldü. Kentin katedraline
sığınan 7.000 Katolik ve başlarındaki rahipler kılıçtan
geçirildi. Kilise’ye ve Katoliklere saldırma konusunda
Haçlılar arasında tereddüt oluşunca, sefere komuta
eden Papalık temsilcisi Arnaud Amaury, tarihe geçen
o meşhur emri vermişti: “Siz hepsini öldürün, Tanrı
kendi kullarını ayırır!”
Living in Utopia…
In 1209, all the inhabitants of the town of Béziers
with a population of 20.000 have been killed by the
Crusaders. 7.000 Catholics who took refuge in the
town cathedral and their priests were slaughtered.
When the Crusaders hesitated about attacking
the church and the Catholics, Arnaud Amaury, the
representative of the Pope who commanded the
campaign gave his famous order: “Kill them all, the
Lord will recognise His own!”
Halbuki o bölgenin Katolikleri, Katar inancını
hiç benimsemeseler de onların varolma hakkını
savunuyorlardı. Kuzey’den gelenlerle, yani egemen
kimliği savunmak adına kan dökenlerle aralarındaki
en temel fark buydu. Toulouse Başpiskoposu
Foulques, Roma Kilisesi’ne inanan Oksitan Şövalye
Pons-Adhémar’a “sapkın mezhep” üyelerini niye
ülkelerinden kovmadıklarını sorduğunda şu cevabı
almıştı: “Bunu yapamayız, biz birlikte yetiştik,
aralarında kuzenlerimiz var ve o insanlar şerefli bir
hayat sürdürüyorlar…”
Tarihte çeşitli nedenlerden ötürü geçiş toprağı haline
gelmiş bölgeler, farklı kültürlerin karşılaştığı, iç içe
geçtiği kavşak noktaları olma özelliğini de taşıyorlar.
Anadolu böyle bir yer. Yüzyıllar boyunca batıdan
doğuya, doğudan batıya gelgitlerin salınımı içinde
şekillenmiş. Balkanlar için de aynı şey söylenebilir.
Bu sınır bölgeleri farklı dinlerin buluştuğu, birbirini
etkilediği ve ana akımlardan ayrışan mezheplerin
boy attığı, yerleşip geliştiği merkezlere de
dönüşmüşler zaman zaman…
Fransa ile İspanya arasında kalan, doğuda
Oksitanya’dan batıda Atlas Okyanusu kıyısına,
Akitanya’ya kadar uzanan bölgenin tarihi de benzer
bir renklilik içeriyor. Tam bir sınır ve geçiş bölgesi…
“Son Çığlık” adlı oyun, düşünce ve inanç
farklılıklarına saygılı, kültürlerin, dillerin tüm
renklilikleri içinde özgürce yaşandığı, doktrinlerin
tutsağı olmadan temel insani değerleri baş tacı
eden bir hoşgörü diyarı, bir “Ütopya” canlandırıyor
gözümüzde.
Whereas the Catholics of the region, even though
they did not adopt the Qatar belief, defended their
right of existence. This was the greatest different
between them and those who came from the north
and who were ready to shed blood to defend the
dominant identity. When Foulques, the Archbishop
of Toulouse, asked the Occidental Knight PonsAdhémar, a believer in the Roman Church, why
they didn’t expel the members of heretical sects
from their country, the answer he received was:
“We cannot do this; we’ve grown together, we
have cousins amongst them and those people lead
honourable lives…”
Geographies that for some reason have become
lands of transition are also crossroads where
different cultures meet and converge. Anatolia is
such a place. For hundreds of years, it has been
shaped by the oscillations of tides from west to
east and east to west. The same thing holds true for
the Balkans as well. These border regions have also
turned into centers where different religions meet
and influence one another and where different sects
sprout from the mainstream creeds. The region
between France and Spain, surrounded by Occitania
in the east and the Atlantic Ocean in the west and
reaches out to Catania has similar attributes. It is a
border and a place of transition…
“The Last Scream” depicts us a “Utopia”, a land
of tolerance, where there is respect for differences
in ideas and beliefs, where different cultures and
languages live freely in their colourful diversity
and where the fundamental humanitarian values
are crowned.
43
3 MAYIS ¦ CTS ¦ 15.00
MAY 3RD ¦ SAT ¦ 15.00
3 MAYIS ¦ CTS ¦ 20.00
MAY 3RD ¦ SAT ¦ 20.00
4 MAYIS ¦ PAZ ¦ 20.00
MAY 4TH ¦ SUN ¦ 20.00
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
44
Yazan Playwright
Hüseyin Alp Tahmaz
Yöneten Director
Volkan Özgömeç
Dekor Tasarımı Set Designer
Murat Gülmez
Kostüm Tasarımı
Costume Designer
Özlem Karabay
Işık Tasarımı Light Designer
Zeynel Işık
Besteci Composer
Can Atilla
Rol Dağılımı Cast
Bülent Çiftçi
Şevki Çepa
Cebrail Esen
Sedat Keçeci
Esma Çankaya
Acan Ağır Aksoy
M. Çağatay Keser
Özlem Dede
Celal Murat Usanmaz
Önder Yıldız
Polis Sesi Voice of Police
Buğra Koçtepe
Santur Santur
Sedat Anar
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
Türkiye
ANKARA Devlet Tiyatrosu
NEREYE
TURKEY
Ankara State Theatre
Where To?
“Nereye” bir kamyon kasasında bilinmezliğe
doğru yola çıkmış bir grup kaçağın hikâyesini
anlatmaktadır. Bir yanda ekonomik savaşın kurbanı
olmuş İsmail ve dostu Cemal, bir yanda fakirlikten,
terörden ve töre baskısından kaçan Hüseyin, bir
yanda ise savaştan kaçan Ahmad ve kucağında
bebeğiyle suskunluk yemini eden Zahra…
Yaşadıkları diyardan kaçmak zorunda kalan onlarca
kaçak göçmen, yolun sonuna ulaşabilecekler mi?
Evren kimsenin tekelinde değilse, bu kan çığlıklarını
sınırlarından dışarı süpürmeye çalışan devletlerin
acımasız tutumu, hangi insani anlayışa sığar?
Yüzbinlerce kişinin gözlerinden kan damlıyorsa,
sınırların içinde bu durumdan bi’haber yaşayan
insanların ahlaki gerçekliği hangi yürekte kabul
görür? Bir sınırdan ötekine fırlatılan mültecilerin
kırık dökük kemiklerini toplayan leş yiyiciler hangi
sınırın içinde tezgâhına devam eder? Bu tezgâhın
kabulüne kim izin verir?...
“Where To” tells the story of a group of runaways
who set out to the unknown in a truck haulage. On
one side we have Ismail and his friend, the victims
of economic warfare; on the other side we have
Hüseyin who runs away from poverty, terror and the
oppression of traditions; and also Ahmad fleeing
war and Zahra who has taken an oath of silence…
Will dozens of fugitive immigrants who had to flee
their homeland be able to make it to the end of the
road? If the universe is not an object of monopoly,
how can we explain the ruthless conduct of states
that try to sweep the screams of blood out of their
borders? If hundred of thousands of people bleed
from their eyes, what hearts could accept the moral
reality of those who live within borders unawares of
this situation? In what border could the scavengers
collecting the broken bones of refugees thrown
away from one border to another perpetuate their
plot? Who would allow for the acceptance of this
plot?...
Onlar kimsesiz, çaresiz ve kim olduklarını asla
bilmeyen mülteciler… Aslında biz… Hepimiz…
They are refugees who are outcasts, desperate and
they never know who they are… Actually us …
All of us…
45
5 MAYIS ¦ PZT ¦ 20.00
MAY 5TH ¦ MON ¦ 20.00
6 MAYIS ¦ SAL ¦ 20.00
MAY 6TH ¦ TUE ¦ 20.00
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
46
Yazan Playwright
Oktay Arayıcı
Yöneten Director
İlham Yazar
Dekor Tasarımı Set Designer
Tayfun Çebi
Kostüm Tasarımı
Costume Designer
Funda Çebi
Işık Tasarımı Light Designer
Osman Uzgören
Müzik Music
Ali Erel
Hareket/Dans Düzeni
Choreograph
Cihan Yöntem
Rol Dağılımı Cast
H. Basri Albayrak
Ali Eyidoğan
Murat Danacı
Mustafa Kılıkçı
Zafer Ergül
Elçin Tezcan
Ezgi Coşkun
Özlem Boyacı
Atilla Savumlu
Berkay Gökçek
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
Türkiye
Eskişehir Büyükşehir
Belediyesi Şehir Tiyatroları
NAFİLE DÜNYA
TURKEY
ESKISEHIR Metropolitan
MUNICIPALITY Theatres
The Futile World
Görevine sıkı sıkıya bağlı bir polis memuru olan
Ramazan Bey, meslek hayatı boyunca doğruluk,
adalet ve dürüstlük ilkelerinden taviz vermemiştir.
Bu tutumu sebebiyle başı beladan kurtulmayan
Ramazan Bey, Anadolu’nun birçok yerine sürülmüş
ve her gittiği yerde, kişiler değişse de mücadele
etmek zorunda kaldığı sorunlar hep aynı kalmıştır.
The police officer Ramazan Bey, who is loyal to his
duty, has always sticked to principles of rightness,
justness and honesty all throughout his career.
Because of his integrity as such, Ramazan Bey has
been relegated to different positions in Anatolia
and even though people around him kept changing
he had to deal with the same sort of problems all
the time.
“Nafile Dünya”, komedi unsurunun ön plana
çıktığı açık biçim bir oyundur.
“The Futile World” is an openly stylistic play in
which comedy is in the foreground.
47
7 MAYIS ¦ ÇRŞ ¦ 20.00
MAY 7TH ¦ WED ¦ 20.00
8 MAYIS ¦ PRŞ ¦ 20.00
MAY 8TH ¦ THUR ¦ 20.00
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
48
Yazan Playwright
William Shakespeare
Çeviren Translator
Sabahattin Eyüboğlu
Rejisör Director
Işıl Kasapoğlu
Dekor/Kostüm Tasarımı
Set/Costume Designer
Hakan Dündar
Işık Tasarımı Light Designer
Cem Yılmazer
Yönetmen Yardımcısı
Co-Director
Bülent Emin Yarar
Rol Dağılımı Cast
Bülent Emin Yarar
Orkestra Orchestra
Flüt Flute
Yasemin Taş
Efektifler Effects
Cansın Bezircilioğlu
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
Türkiye
İstanbul Devlet Tiyatrosu
HAMLET
TURKEY
ISTANBUL STATE THEATRE
HAMLET
Oyun içinde ustaca oyun yöneten, sergileyen,
yaşayan; soytarıyla soytarı, saraylıyla saraylı,
en akıllı kadar akıllı, kusursuz bir deli olabilecek
kadar oyunculukla yoğrulmuş, öte yandan da bir
oyuncunun nasıl olup da kılık, kimlik ve varlık
değiştirdiğini kendi kendine soran kişi, Hamlet...
Hamlet, who masterfully directs, performs and lives
a play within a play; who has been so proficient in
acting so that he could be a jester with a jester, a
courtier with a courtier, and intelligent as the most
intelligent and a perfect lunatic and who can also
ask himself how an actor could masquerade and
change his identity and existence…
Hamlet’in üslubu gibi, kişiliği de sürekli değişim
halindedir ve bu kez de sahnedeki tek başınalığıyla
olayların hem içinde hem dışında, olayları hem
yaşayan hem anlatan kişi olarak çıkar karşımıza.
William Shakespeare’in en çok oynanan
oyunlarının başında gelen “Hamlet”, aynı
zamanda en çok konuşulan, en çok yazılan, en
çok yorumlanan klasik bir eser ve her çağda
irdelenen zorlu bir karakter olma özelliğini de
sürdürmektedir.
As his style, Hamlet’s personality is also in constant
change. This time he comes onto the stage in his
solitude and positions himself both in and out of
scenes. He both lives and tells the events on the
stage.
“Hamlet”, the most frequently performed play of
William Shakespeare, is also the most frequently
talked, analysed and interpreted classic play.
Hamlet is still the most challenging character of
all ages.
49
9 MAYIS ¦ CUM ¦ 20.00
MAY 9TH ¦ FRI ¦ 20.00
10 MAYIS ¦ CTS ¦ 15.00
MAY 10TH ¦ SAT ¦ 15.00
10 MAYIS ¦ CTS ¦ 20.00
MAY 10TH ¦ SAT ¦ 20.00
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
50
Yazan Playwright
Donald MargulIes
Yöneten Director
Kadriye Kenter
Dekor Tasarımı Set Designer
Osman Şengezer
Kostüm Tasarımı
Costume Designer
Kent Oyuncuları
Işık Tasarımı Light Designer
Alev Topal
Rol Dağılımı Cast
Kadriye Kenter
Sinem Sarızayim
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
Türkiye
KENTER TİYATROSU
TOPLU HİKAYELER
TURKEY
KentER Theatre
Collected Stories
Yaşam öykümüz kime aittir?
Deneyimlerimiz paylaştığımızda bizim olmaktan
çıkıp ortak olarak ördüğümüz yeni bir öykünün
parçası olur mu?
Yoksa hikayelerimiz çalınabilir mi?
Peki hikayelerimiz olmadan biz kimiz?
Who owns our life story?
When we share our experiences, are they no longer
ours and do they become part of a new story that is
built collectively?
Or can our stories be stolen?
And who are we without our stories?
“Toplu Hikayeler” ünlü ve saygıdeğer bir kısa öykü
yazarı olan Ruth Steiner ve önce asistanı, daha
sonra sıkı dostu, meslekdaşı ve en nihayetinde rakibi
olan öğrencisi Lisa Morrison’un hikayesi.
“Collective Stories” is the story of the well-known
and reputable short story writer Ruth Steiner and
her student Lisa Morrison who was her assistant
first, and then her close friend, colleague and finally
her rival.
Türkiye’de Pulitzer ödüllü “Dostlarla Akşam Yemeği”
adlı oyunuyla tanınan Donald Margulies’in oyunu
iki edebiyat kadının profesyonel ve kişisel ilişkisi
üzerinden kültürel üretimin estetik ve etik bir
sorgulamasına dönüşüyor. Ortaya çıkan sorular
hepimizi ilgilendiriyor çünkü en kadim sanat olan
hikaye anlatımı hem tüm çağdaş sanat formlarının
hem de insanların gündelik ilişkilerinin özünü
oluşturuyor.
Ruth’un Lisa’nın yazdığı bir öyküyü
eleştirirken söylediği gibi: “Hiçbir zaman
gelişigüzel yazmamalıyız. Hayatta çok fazla
gelişigüzel şey var. Bunun hikayelerimize de
sızmasına izin vermemeliyiz. Hikayelerimizi
değersizleştirmemeliyiz. Bu hepimizin sonu olur.”
Donald Margulies is known in Turkey for his play
“Dinner with Friends” that won The Pulitzer Prize.
“Collective Stories” questions the aesthetic and
ethical dimensions of cultural production in the
professional and personal relationship of two
literary women.
The questions that arise are relevant to all of us,
because storytelling, the most ancient form of art,
is the very essence of all forms of modern art and
the daily lives of people.
As Ruth tells Lisa when criticising a story she had
written : “We should never write randomly.
There are too many random things in life. We
should not let this leak into our stories. We should
not trivialize our stories. That would be the end of
us all.”
51
11 MAYIS ¦ PAZ ¦ 20.00
MAY 11ST ¦ SUN ¦ 20.00
12 MAYIS ¦ PZT ¦ 20.00
MAY 12ND ¦ MON ¦ 20.00
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
52
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
ROMANYA
Passe-Partout
Tiyatrosu
Biz İkimiz
ROMANIA
Passe-Partout Theatre
Company
Two Of Us
Işık Tasarımı Light Designer
Gabi Petrescu
Dillerin ve kültürlerin sınırlarının ötesinde,
hareketlerin, müziğin ve imgelerin sahnelerle
birbirine bağlandığı zarif bir öykü. Dansın ve
tiyatronun bu kusursuz kombinasyonu, izleyiciyi bir
düş dünyasına götürüyor.
An elegant story beyond the borders of language
and cultures, which combines scenic movements,
music, images. The perfect combination of dance
and theatre conduct the spectator into a dream-like
world.
Koreograf Choreograph
Lelia Marcu
“Biz İkimiz”, yaşamla ilgili! Saf ve basit.
“Two of Us” it’s about Life! Pure and simple.
Son derece duyarlı ve ifade gücü yüksek bir aşk
öyküsü. Vivaldi ve Pierro dela Francesca’dan
günümüz yaşam biçimine uzanan, duyuları ve sanatı
aşkla birleştiren bin yılın insanının varoluşu. Kadın
ve erkek, insan varoluşu. Dünya ve yaşam hakkında
yalın ama basite indirgenemeyecek bir oyun.
A classical “love story” full of sensitivity and
expressivity. The pure human gesture unites the
love senses and the arts and the music energy
trough a millenary way from Vivaldi and Pierro dela
Francesca to contemporary way of living.
Just a simple -as pure, not simplistic- play about
man and woman, about human condition in the
world, about life.
Yazan/Yöneten
Playwright/Director
Ana Pepine
Paul Cimpoieru
Rol Dağılımı Cast
Ana Pepine
Paul Cimpoieru
Yalın ve güçlü. Aynı anda hem klasik hem modern.
İki aktörün, düşünceleri, deneyimleri ve duyguları
aktarırken alternatif performans sanatı biçimlerini
kullanması (oyunculuk, klasik ve davranışsal
pandomim, geleneksel dans, tap dansı, tango,
flamenko, bale, çağdaş dans, dövüş sanatları),
teatral iletişimin evrensel boyutunu da gözler önüne
sermektedir.
Yaratılan imgeler ve semboller, benzersiz
duyguları tetikleyen özel bir güce sahipler.
As simple, as powerful. It’s modern and classical in
at the same time.
The two actors’ use of alternative forms of
performance arts (acting, classical and behavioral
pantomime, traditional dance, tap dance, tango,
flamenco, ballet, contemporary dance, martial
arts) to convey ideas, experiences and emotions
also exposes the universal dimension of theatrical
communication.
The images and symbols created have a special
force that induces unique emotions.
53
13 MAYIS ¦ SAL ¦ 20.00
MAY 13RD ¦ TUE ¦ 20.00
14 MAYIS ¦ ÇRŞ ¦ 20.00
MAY 14TH ¦ WEN ¦ 20.00
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
54
Yazan Playwright
Ludwig Fulda
Uyarlayan/Yöneten
Adaptor/Director
Hakan Altıner
Dekor/Kostüm Tasarımı
Set/Costume Designer
Günnur Çaras
Işık Tasarımı Light Designer
Hakan Akdağ
Rol Dağılımı Cast
İlhan Şeşen
Aydan Şener
Burçin Bildik
Damla Cercisoğlu
Ayça Tekindor
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
Türkiye
TİYATRO KEDİ
BANA ESME’Yİ ANLAT
TURKEY
Theatre Cat
Tell me About Esme
“... Günümüzle geçmiş o kadar kesin bir sınırla
ayrılmaz.. Hatta birbirlerine paralel akıp giderler...
Bu yüzden dün dündür, bugün ise bugün diye bir şey
olamaz.Belki de bugün aslında dün, dün de birazcık
bugündür...”
“... There are no distinct borders between the
present and the past.. They even flow in parallel
with one another.. That’s why yesterday is yesterday
and today we cannot have anything called today.
Perhaps today is actually yesterday and yesterday
was a bit of today...” Uzun yıllar boyunca, sadece müzik yaparak yaşamış,
25 yıl önce “hayatının aşkı”nı “sözünü tutmadığı”
için kaybetmiş bir müzisyen: SONAT...
Yağmurlu bir akşamüstü, tesadüfen girdiği bir
barda, adının geçtiği şarkıyı söyleyen Sonat’a
“yıldırım aşkı”ile tutulan genç bir kadın: ESME ...
Ve Esme’nin güçlü, güzel ve ünlü bir ressam olan
annesi: GÖNÜL... Sonat’ın 25 yıldır özlemini çektiği
“Hayatının aşkı”...
25 yıl sonra yeniden ortalığa saçılan aşklar/
heyecanlar/seçimler...
“Bana Esme’yi Anlat”, konusuyla, müziğiyle
“bugünkü duyguları/öfkeleri/tutkuları“ anlatan
bir oyun.. Aynı zamanda, “dünden gelen aşkları/
acıları/ihanetleri” de...
Çünkü ; “...bugün aslında dün, dün de birazcık
bugündür...”
SONAT: A musician who has lived by making music
only for many long years and who has lost “the love
of his life” 25 years ago because of a betrayal.
ESME: A young woman who falls in love with Sonat
who sings a song with her name in it at first sight
on a rainy afternoon in a bar she randomly enters…
and GÖNÜL: Esme’s strong, beautiful and famous
mother who is an artist… Sonat’s “love of his life”
whom he had been missing for 25 years.
Loves/passions/choices that are scattered all
alround once again after 25 years..
“Tell Me About Esme” is a play which tells us about
today’s feelings/angers/passions… But at the same
time it reveals yesterday’s loves/pains/betrayals as
well…
Because ; “...today is actually yesterday and
yesterday was a bit of today...” 55
15 MAYIS ¦ PER ¦ 20.00
MAY 15TH ¦ THUR ¦ 20.00
16 MAYIS ¦ CUM ¦ 20.00
MAY 16TH ¦ FRI ¦ 20.00
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
56
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
ATÖLYE ÇALIŞMASI
WORKSHOP
Resim Üzerine Çeşitlemeler Variations on Art and
ve Sanat Tarihi
Art History
Atölye süresince katılımcılara resmin
katettiği yollar, sanat tarihi terminolojisiyle
anlatılacak. Örnek resimler üzerinden katılımcılara,
renk kullanımı, desen, kompozisyon gibi olgular
üzerine bilgiler verilecek.
Throughout the workshop, the participants
will be informed on the journey of art with the
terminology of art history. The participants will also
be briefed on concepts like use of colour, texture
and composition on some example works of art.
Atölye soru yanıtlarla çeşitlendirilecek.
The workshop will be enhanced with questions and
answers.
ALİ RAŞİT KARAKILIÇ
Atölye Lideri Workshop Leade
Ali Raşit Karakılıç
Veli MERT
1951 Yılında Nazilli’de doğdu. Marmara Üniversitesi Güzel
Sanatlar Fakültesi (Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu)
Resim Bölümü’nde 1974 yılında lisansını tamamladı. 1968 - 2011
yılları arasında 17 adet kişisel sergi, 19 adet karma sergi açtı.
ALİ RAŞİT KARAKILIÇ
He was born in 1951 in Nazilli. He completed his BA at Marmara
University Faculty of Fine Arts (The State High School for
Applied Fine Arts) Department of Art.
Ayrıca sanatçının birçok ödülü de bulunmaktadır. Bunlardan
bazıları; 1968 - 1969 yıllarında Devlet Güzel Sanatlar Galerisi
Resim Yarışması 2. ve 3.’lük ödülü, 1975 Milli Piyango Amblem
Yarışması 1.’lik ödülü, 1976 Lassa Amblem Yarışması 2.’lik ödülü,
2013 Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması Başarı
Ödülü’dür.
Between 1968 and 2011 he opened 17 personal exhibitions
and 19 group exhibitions. The artist has numerous awards.
Some of these awards are: between 1968 and 1969 second
and third prizes in the Art Competition at The State Fine
Arts Gallery, first prize at the 1975 National Lottery Emblem
Competition, second prize in 1976 Lassa Emblem Competition
and Achievement Award in 2013 Aydın Doğan International
Caricature Competition.
Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği (BRHD), Adana
Sanat Konseyi üyesi olan Karakılıç, Çukurova Üniversitesi Güzel
Sanatlar Fakültesi İç Mimarlık Bölümü’nde “Temel Sanat
Tasarım” dersi okutmanlığı görevi ile birlikte, Adana’da ve
İstanbul’daki atölyelerinde sanat çalışmalarını sürdürmektedir.
VELİ MERT
1965 yılında Adana’nın İmamoğlu ilçesinde doğdu. 1988
yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi
Resim Bölümü’nden mezun oldu. 1986 - 1992 yılları arasında
Maltepe’deki kendi resim atölyesinde çalıştı. Ağrı Taşlıçay
Lisesi’nde Resim Öğretmenliği yaptı. 1995 - 1997 Marmara
Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü’nden “Resim Sanatında
An” konulu tezi ile yüksek lisans derecesi aldı. 2004 yılında
Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde
Öğretim Görevlisi kadrosuna atandı.
17 NisaN ¦ PRŞ ¦ 14.00
2004 - 2007 yıllarında Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar
Enstitüsü, Resim Bölümü’nün “Rönesans’tan Günümüze,
Resim Sanatında Mekan, Mekan Algılayışları” konulu tezi ile
Sanatta Yeterlik Programı’nı bitirdi. 2010 yılında ise Mersin
Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Yardımcı
Doçent kadrosuna atandı.
Adana DEVLET TİYATROSU
Çalışma Stüdyosu
Veli Mert’in 1993 ve 2013 yıllar arasında açmış olduğu 6 adet
kişisel sergisi bulunmaktadır.
APRIL 17TH ¦ THUR ¦ 14.00
Ayrıca 1991 yılında Adana Çimento Fabrikası Ulusal Resim
Yarışması’nda mansiyon ödülüne layık görülmüştür.
Adana State Theatre
WORKSHOP STUDIO
A member of the United Artists and Sculptors Association
(BRHD) and Adana Art Council, Karakılış lectures for the course
“Basic Art Design” at Çukurova University Faculty of Fine Arts
Department of Interior Design. He continues his artistic work at
his Adana and Istanbul workshops.
VELİ MERT
He was born in 1965 in Adana’s İmamoğlu province. He
graduated from Marmara University Faculty of Fine Arts
Department of Art in 1988. Between 1986 and 1992 he worked
at his own workshop in Maltepe. He taught art at Ağrı Taşlıçay
High School. He completed his MA degree between 1995 and
1997 at Marmara University Institute of Fine Arts with his thesis
“The Moment In Art”.
In 2004 he started working as an academician at Mersin
University Faculty of Fine Arts Department of Art. Between
2004 and 2007 he completed the Competence in Art
Programme with his thesis titled “Space and Perceptions of
Space in Art from Renaissance to the Present” at Marmara
University, Institute for Fine Arts. In 2010 he was appointed as
an Assistant Professor at the Department of Art, Faculty of
Fine Arts, Mersin University.
Veli Mert has opened 6 personal exhibitions between 1993 and
2013.
He also has an Honourable Mension in Adana Cement Factory’s
National Art Competition in 1991.
57
Atölye Lideri Workshop Leade
Mesut YAVUZ
ATÖLYE ÇALIŞMASI
Sahne Fotoğrafçılığı
WORKSHOP
Stage Photography
Atölye süresince, Adana Devlet Tiyatrosu
oyunlarında (2013 - 2014 sezonu) çekilmiş, örnek
olarak seçilmiş fotoğraflar üzerinde sohbet.
(Çekiliş biçimi, tekniği, duygusu)
Konu kısa bir öykü biçiminde katılımcılara
anlatılacak. Karşılıklı soru yanıtlarla da
çeşitlendirilecek.
During the workshop there will be talks on a number
of selected photographs shot for the Adana State
Theatre plays during the 2013 - 2014 season.
(The style, technique and emotionality of the
photographs will be discussed.) The subject will be
told to the audience in the form of a short story.
Questions and asnwers will enrich the discussions.
Atölye sonunda ise bir fotoğraf gösterisi
sunulacak.
There will be a photography performance at the
end of the workshop.
MESUT YAVUZ
1962 Ankara doğdu.
İlk ve ortaokulu Ankara’da okudu.
Lise açık öğretim ve akşam lisesi bitirdi.
Evli ve bir kız babasıdır.
Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar / Heykel
Bölümü’ndeki eğitimini yarım bıraktı.
Fotoğrafla 1977 yılında tanıştı.
“Yüz+” adlı bir fotoğraf albümü ve “Her Şey Üzerine Hiçbir Şey”
adlı şiir kitabı vardır.
Lül Sanat adlı bir edebiyat dergisi yayımladı.
Gazetecilik yaptı.
9 yıldır Adana Devlet Tiyatrosu sahne fotoğrafçısı olarak
çalışmaktadır.
24 NisaN ¦ PRŞ ¦ 14.00
Adana DEVLET TİYATROSU
Çalışma Stüdyosu
APRIL 24TH ¦ THUR ¦ 14.00
Adana State Theatre
WORKSHOP STUDIO
MESUT YAVUZ
He was born in Ankara in 1962 and completed his primary and
secondary education in the same city.
He completed evening high school in distant education
programme. He is married and has a daughter.
He left his education at Çukurova University Faculty of Fine Arts
Department of Sculpture.
He was acquainted with photography in 1977.
He has an album of photography titled “Face+” and a book or
poetry titled “Nothing on Everything”
He has also published a literary magazine called “Lül Sanat”.
He worked as a journalist.
He has been working as a stage photographer
at Adana State Theatre.
58
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI
ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
STATE THEATRES - SABANCI
INTERNATIONAL ADANA THEATRE FESTIVAL
ATÖLYE ÇALIŞMASI
WORKSHOP
Müziğin Görsel Sanatlarla THE INTERACTION OF MUSIC
Etkileşimi
WITH VISUAL ARTS
Atölye Lideri Workshop Leade
Berna UĞURLAR
Kısa bir dans gösterisini müzikli ve müziksiz sunum
ile görsel sanatların bir dalı olan dansın müzikle
etkileşimini anlatmak.
Bir oyundan seçilmiş tiradı ya da şiiri müzikli
ve müziksiz sunum ile görsel sanatların bir dalı
olan tiyatro oyunculuğunun müzikle etkileşimini
anlatmak.
Mussorgsky’nin “Bir Sergiden Tablolar” adlı eserini
tablolar eşliğinde izleyicilere dinletmek ve böylece
görsel sanatların bir dalı olan resmin müzikle
etkileşimini anlatmak.
Söyleşinin sonuna doğru katılımcılarla sohbet ve
müziğin görsel sanatlarla etkileşimine dair soruları
yanıtlamak.
BERNA UĞURLAR
1983 yılında Adana’da doğdu. 1995 yılında Çukurova Üniversitesi
Devlet Konservatuvarı’nın sınavını kazanarak Boguslav Wodka
ile piyano çalışmalarına başladı. 1998 yılında Adana Devlet
Tiyatrosu’nun “Ne Gelir Elimizden İnsan Olmaktan Başka”
adlı oyununun müziklerini yaptı. Ortaokul ve lise eğitimi
bitene kadar birçok konser ve resital verdi. 1999 yılında Kültür
Bakanlığı’nın düzenlemiş olduğu piyano yarışmasında jüri özel
ödülü aldı. Aynı yıl Tobav’ın sponsorluğunda resital verdi. Ayrıca
Almanya’da Isaac Zetel’in master kursuna katıldı.
1 MAYIS ¦ PRŞ ¦ 14.00
Adana DEVLET TİYATROSU
Çalışma Stüdyosu
MAY 1ST ¦ THUR ¦ 14.00
Adana State Theatre
WORKSHOP STUDIO
2001 yılında Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nın
sınavını kazanarak üniversite eğitimine devam etti. 2002
yılında İtalya’da Michael Champanella’nın master kursuna
katıldı. 2003 yılında Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası’nda
George Gershwin’in “Rhapsodie in Blue” adlı eserini solist
olarak seslendirdi. 2005 yılında Hacettepe Konservatuvarı’ndan
mezun oldu. 2006 - 2012 yılları arasında Çukurova Üniversitesi
Devlet Konservatuvarı’nda öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2007
yılında Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda öğretim
görevlisi G. Can Çoker ile yüksek lisans çalışmalarına başladı.
2007 senesinden itibaren Adana Devlet Tiyatrosu’nda “Küçük
Kara Balık”, “Ziyaretçi”, “Tiyatro Çocukları” adlı oyunların müzik
tasarımını yapmış olup birçok oyunda da piyanist olarak görev
aldı.
2011 yılında Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun
sahnelediği çocuk oyununun müzik tasarımını yaptı. Adana
Devlet Tiyatrosu’ndaki görevine halen devam etmektedir.
2012 yılında “Akdeniz Rüyası” adlı müzik grubunu kurarak
“Akdeniz Rüyası” ve “Tango” adlı konseri gerçekleştirdi. Grup
çalışmalarına 2013 yılında da “Tango” ve “Eski Kırkbeşlikler”
repertuarıyla devam etmektedir.
To discuss the interaction of dance with music
through a short dance performance with a musical
and a non-musical performance.
To discuss the interaction of acting as a visual art
with music through presenting a selected tirade or
poem from a play with and without music.
To make the participants listen to Mussorgsky’s
“Paintings from an Exhibition” and to discuss the
interaction of paintings with music.
Towards the end of the session, the participants
will have a chance to forward their questions on the
interaction of talking and music.
BERNA UĞURLAR
She was born in 1983 in Adana. In 1995 she passed the Çukurova
University State Conservatory Examination and started her
paino work with Boguslav Wodka. In 1998 she produced the
music for the play “Being Human is the Only Thing We Can
Do” for Adana State Theatre. She has performed at numerous
concerts and musicals until she finished her primary and high
school education. She won the Special Jury Award in the piano
competition organised by the Ministry of Culture in 1999. She
has also participated in Isaac Zetel’s master course in Germany.
In 2001 she won Hacettepe University State Conservatory
Examination and continued her university education. She
participated in Michael Champanella’s master course in Italy
in 2002. In 2003 she performed George Gershwin’s “Rhapsodie
in Blue” at Çukurova State Symphony Orchestra as a soloist. In
2005 she graduated from Hacettepe Conservatory. She worked
as an academician at Çukurova University State Conservstory
between 2006 and 2012. In 2007 she started to work on her MA
with G. Can Çoker. From 2007 onwards she produced music for
the plays “Litte Black Fish”, “The Visitor” and “Theatre Kids”
at Adana State Theatre and she performed as a pianist in
numerous plays.
In 2011 she produced music for the children’s play staged by
Adana Metropolitan Municipality. She still holds her position
at the Adana State Theatre. She formed the “Akdeniz Rüyası”
(The Mediterranean Dream) music group in 2012 and performed
at her “Tango” concert. She still continues with her group work
with her “Tango” and “‘Eski Kırkbeşlikler” repertoire.
59
Atölye Lideri Workshop Leade
Lilya Petrova
Yaş Grubu Age Group
13-18 yaş arası Ages 13 to 18
ATÖLYE ÇALIŞMASI
Dans Tiyatrosunun Teknik
Yöntemleri ve Sahne
Performansı
WORKSHOP
Technical Methods of
Dance Theatre and
Stage Performance
Her sanat dalından etkilenen dans tiyatro dinamik
ve üretkendir. Fakat sahnede bir metni okuyarak
değil de tüm bedenini kullanarak izleyiciye
aktarmak,herkese ulaşabilmek farklı teknikler
kullanarak izleyiciye ulaşmaya çalışmaktır.
Dans dünyasının estetik algısını değiştirmeyi
başarmış,dans ile tiyatronun,dans ile müziğin ve
insan ile dansın ilişkisini yeniden üreterek çağına
damgasını vurmuş tiyatro türüdür. Dans tiyatrosu
duygusal yoğunluklu “iç çatışmalar, duygusal
çelişkiler” bir merkezden hareket ettiğini ortaya
koyar. Bu yüzden beden egzersizleri yapılmalıdır.
Sahne performansının vücud dilini kullanarak
seyirciye ulaşabilmelidir.
The dance theatre that is influenced by all branches
of art is dynamic and creative. In dance theatre
you do not follow a text on the stage, but you try
to reach the audience with different techniques
and by using the whole body. It has changed the
aesthetic perception of the world of dance and
reproduced the relationship between dance and
theatre, dance and music and man and dance.
Dance theatre could be designated as the new form
of theatre of the century. Dance theatre is inspired
by highly emotional “inner conftlicts and emotional
contradictions”. Body exercises are therefore
essential for dance theatre. The body language of
stage performance should be used to reach out to
the audience.
LİLYA PETROVA
Altı yaşında Bulgaristan’ın Pazarcik şehrinde Bale Çocuk
Okulunda bale eğitimine başladı. 1981 yılında Plovdiv Bale
Okulu’nda Rus Ninel Giçeva’nın sınıfından üstün başarıyla
mezun oldu.
Aynı yıl Plovdiv Devlet Opera ve Balesi’nde “Solist Balerin”
sınavını kazanıp göreve başladı. Solo rollerinden sonra “Prima
Balerin” seçildi. 1994-1998 yılları arasında Plovdiv (Filibe)
Müzik ve Dans Akademisi Bale Pedagojisi Bölümü’nde lisans
eğitimimi tamamladı. 1999 yılında Plovdiv (Filibe) Müzik Ve
Dans Sanatları Akademisi’nde Prof. Dr. Petir Lukanov’un
danışmanlığında Bale Pedagojisi ve Bale Rejisörlüğü alanında
yüksek lisansını üstün başarıyla tamamladı.
Eşinin (Emanuil Petrov) Ç.Ü. Devlet Konservatuarı’ndaki
Kontrabas eğitmenliğinden dolayı 1999 yılında Bulgaristan’da
Devlet Opera ve Balesi’ndeki işini bırakarak Adana’ya yerleşti.
8 MAYIS ¦ PRŞ ¦ 14.00
Adana DEVLET TİYATROSU
Çalışma Stüdyosu
MAY 8 ¦ THUR ¦ 14.00
TH
Adana State Theatre
WORKSHOP STUDIO
Şu an Filibe Operası’nın repertuarında bulunan Manuel de
Falla’nın “Bizi Yakan Ateş” adlı balesinin rejisörlüğünü yaptı;
1999 yılından itibaren Ç.Ü. Devlet Konservatuarı Tiyatro
(oyunculuk) Ana Sanat Dalı’nda ve Şan Bölümü’nde dansla
ilgili birçok dersi önce ücretli olarak verdi. 2005 yılından itibaren
de Ç.Ü. Öğretim Görevlisi kadrosunda çalışmakta. 2012 yılında
açılan Bale Ana Sanat Dalı’nın ilk sınıfının öğretmeni oldu. 2000
yılından itibaren Adana Devlet Tiyatrosu’nda bir çok oyunun
koreografisini yapmıştır. Bunlardan bazıları “Cadı Kazanı”,
“Figaro’nun Düğünü”, “Kadınlar Savaş ve Oyun”, “Karmela ve
Paolino”dur.
Türkiye’ de ise; 2003 yılında Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası
ile birlikte Aspendos Müzik Festivali’ne davetli olarak katıldı
ve “Bolero” solo rolünde oynadı. 2013 yılında Çukurova Devlet
Senfoni Orkestrası ile birlikte yılbaşı konserinde bale öğrencileri
ile iki eserin koreografisini yaptı
LİLYA PETROVA
She started ballet training in the Child Ballet School in the city
of Pazarcik in Bulgaria when she was 6 years old. In 1981, she
graduated with honors from the class of Russian Ninel Giçeva in
Plovdiv Ballet School.
The same year, she started working in Plovdiv State Opera and
Ballet, upon passing the “Soloist Ballerina” exam. After a few
solo roles, she was chosen the “Prima Ballerina”. From 1994 to
1998, she completed her Bachelor’s Degree in the department of
Pedagogy in Plovdiv Music and Dance Academy. In 1999, she did
Master’s with honors on Ballet Pedagogy and Ballet Directing
under the supervision of Professor Petir Lukanov in Plovdiv
Music and Dance Arts Academy.
Because her husband (Emanuil Petrov) was a Contrabass
instructor in the State Conservatory in Cukurova University,
she quit her job in the State Opera and Ballet in Bulgaria and
started accommodating in Adana in 1999.
She has recently directed the play “Bizi Yakan Ateş” by Manuel
de Falla, included in the repertoire of Plovdiv Opera. She has
taught many classes about dance in the Theatre (Acting)
Main Art and Singing Department in the State Conservatory
at Çukurova University since 1999. She has been working as an
Academic Member at Cukurova University since 2005. She is the
instructor of the first class launched under the department of
Ballet Main Art opened in the year 2012. She has choreographed
numerous plays in Adana State Theatre since 2000. Some of
them are “The Crucible”, “The Marriage of Figaro”, “Women War
and Play”, “Carmela and Paolino”.
She was invited to the Musical Festival of Aspendos with
Çukurova State Symphony Orchestra in 2003 in Turkey and
played solo in “Bolero”. She choreographed two plays with the
ballet students along with Çukurova State Symphony Orchestra
for the New Year Concert in 2013.
DEVLET TİYATROLARI - SABANCI ULUSLARARASI ADANA TİYATRO FESTİVALİ
PROGRAMI (14 NİSAN - 16 MAYIS)
8 NisaN ¦ SAL ¦ 20.00
10 NisaN ¦ PRŞ ¦ 20.00
İstanbul
Devlet TiyATROSU
KENTER
TiyATROSU
CİMRİ
İYİ GECELER DESDEMONA,
GÜNAYDIN JULIET
SABANCI
ÜNİVERSİTESİ
SABANCI
ÜNİVERSİTESİ
14 NisaN ¦ PZT ¦ 20.00
15 NisaN ¦ SAL ¦ 20.00
16 NisaN ¦ ÇRŞ ¦ 20.00
FRANSA
IlotopIe
İstanbul
Devlet TiyATROSU
İstanbul
Devlet TiyATROSU
SUYA YANSIYAN
DÜŞLER
ÇÖL
FIRTINALARI
ÇÖL
FIRTINALARI
Resim Üzerine
Çeşitlemeler ve Sanat Tarihi
TAŞKÖPRÜ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
Seyhan Nehri ÜZERİ
21 NisaN ¦ PZT ¦ 20.00
20.00
19 NisaN ¦ CTS
20 NisaN ¦ PAZ ¦ 20.00
Kocaeli
B. B. Şehir Tiyatroları
İSPANYA
Yllana TİYATROSU
İSPANYA
Yllana TİYATROSU
KAFESTEN BİR KUŞ UÇTU
(GUGUK KUŞU)
KAFESTEN BİR KUŞ UÇTU
(GUGUK KUŞU)
(15.00 - 20.00)
Adana Devlet TiyATROSU
Çalışma Stüdyosu
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
23 NisaN ¦ ÇRŞ ¦ 20.00
14.00
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
25 NisaN ¦ CUM ¦ 20.00
26 NisaN ¦ CTS
27 NisaN ¦ PAZ ¦ 20.00
ATÖLYE
Mesut YAVUZ
Kocaeli
B. B. Şehir Tiyatroları
AnkarA
Ekin Tiyatrosu
BURSA
DEVLET TİYATROSU
BURSA
DEVLET TİYATROSU
İRAN
İnruzha Tiyatrosu
İSTANBUL
EFENDİSİ
MUU!
İSTANBUL
EFENDİSİ
ÜÇÜNCÜ
ZİL
Sahne
Fotoğrafçılığı
KAFESTEN BİR KUŞ UÇTU
(GUGUK KUŞU)
ÜÇÜNCÜ
ZİL
SARIPINAR
1914
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
SABANCI
ÜNİVERSİTESİ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
Adana Devlet TiyATROSU
Çalışma Stüdyosu
SABANCI
ÜNİVERSİTESİ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
3 MAYIS ¦ CTS
4 MAYIS ¦ PAZ ¦ 20.00
İzmir
Devlet Tiyatrosu
İzmir
Devlet Tiyatrosu
SON ÇIĞLIK
SON
ÇIĞLIK
29 NisaN ¦ SAL ¦ 20.00
30 NisaN ¦ ÇRŞ
İstanbul
Devlet TiyATROSU
Mersin
Devlet Opera Ve Balesi
Van
Devlet Tiyatrosu
KURAKLIK VE
YALAN
ÇEHOV
MAKİNESİ
ÇALIKUŞU
Ay Işığı Sirki (Ç.O.)
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
SABANCI
ÜNİVERSİTESİ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
11.00
1 MAYIS ¦ PRŞ ¦ 14.00
20.00
(11.00 - 14.00)
11.00
2 MAYIS ¦ CUM
ATÖLYE
Berna UĞURLAR
Ay Işığı Sirki
(Ç.O.)
Müziğin
Görsel Sanatlarla
Etkileşimi
LENKeRAN HAN’IN
VEZİRİ
Ay Işığı Sirki
(Ç.O.)
LENKeRAN HAN’IN
VEZİRİ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
Adana Devlet TiyATROSU
Çalışma Stüdyosu
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
5 MAYIS ¦ PZT ¦ 20.00
6 MAYIS ¦ SAL ¦ 20.00
7 MAYIS ¦ ÇRŞ ¦ 20.00
ANKARA
Devlet Tiyatrosu
ANKARA
Devlet Tiyatrosu
Eskişehir
B. B. ŞEHİR Tiyatroları
ATÖLYE
LİLYA Petrova
Eskişehir
B. B. ŞEHİR Tiyatroları
NEREYE
NEREYE
NAFİLE
DÜNYA
Dans Tiyatrosunun
Teknik Yöntemleri ve
Sahne Performansı
(13-18 yaş Arası)
NAFİLE
DÜNYA
HAMLET
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
Adana Devlet TiyATROSU
Çalışma Stüdyosu
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
12 MAYIS ¦ PZT ¦ 20.00
13 MAYIS ¦ SAL ¦ 20.00
14 MAYIS ¦ ÇRŞ ¦ 20.00
15 MAYIS ¦ PRŞ ¦ 20.00
16 MAYIS ¦ CUM ¦ 20.00
Tiyatro
Kedi
Tiyatro
Kedi
ROMANYA
ROMANYA
Passe-Partout Tiyatrosu Passe-Partout Tiyatrosu
TOPLU
HİKAYELER
Biz İkimiz
Biz İkimiz
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
Van
Devlet Tiyatrosu
20.00
Van
Devlet Tiyatrosu
Kenter
Tiyatrosu
Azerbaycan
Milli Akademik Dram
Tiyatrosu
20.00
MUU!
AnkarA
Ekin Tiyatrosu
İRAN
İnruzha Tiyatrosu
24 NisaN ¦ PRŞ ¦ 20.00
MUU!
İSTANBUL
B. B. ŞEHİR TİYATROLARI
20.00
20.00
18 NisaN ¦ CUM ¦ 20.00
Kocaeli
B. B. Şehir Tiyatroları
İSPANYA
Yllana TİYATROSU
28 NisaN ¦ PZT
22 NisaN ¦ SAL
17 NisaN ¦ PRŞ
ATÖLYE
Ali Raşit KARAKILIÇ
VELİ MERT
İSTANBUL
B. B. ŞEHİR TİYATROLARI
20.00
20.00
14.00
14.00
Azerbaycan
Milli Akademik Dram
Tiyatrosu
8 MAYIS ¦ PRŞ
20.00
BANA ESME’Yİ BANA ESME’Yİ
ANLAT
ANLAT
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI KÜLTÜR MERKEZİ
İletişim Ofisi (322) 352 33 55/112 ¦ Gişe (322) 352 33 55/103-104
ADANA DEVLET TİYATROSU
Gazipaşa Bulvarı Gişesi (322) 459 35 17 ¦ Çukurova Üniversitesi Gişesi (322) 338 64 59
(15.00 - 20.00)
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
9 MAYIS ¦ CUM ¦ 20.00
10 MAYIS ¦ CTS
11 MAYIS ¦ PAZ ¦ 20.00
İSTANBUL
Devlet Tiyatrosu
İSTANBUL
Devlet Tiyatrosu
Kenter
Tiyatrosu
HAMLET
TOPLU
HİKAYELER
(15.00 - 20.00)
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
SARIPINAR 1914 KURAKLIK VE
(15.00 - 20.00)
YALAN
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
HACI ÖMER SABANCI
KÜLTÜR MERKEZİ
Sabancı Center 4. Levent 34330 İstanbul
T 0212 385 88 00 F 0212 385 88 11
www.dtgm.gov.tr
www.sabancivakfi.org
Katkılarından dolayı Devlet Tiyatroları Vakfı’na teşekkür ederiz.
Thanks State Theatres Foundation for contributions.
SabanciVakfi
www.dtgm.gov.tr ¦ www.sabancivakfi.org ¦ www.adanadt.gov.tr
sabanci.vakfi
1.250-TUR-İNG/04-2014
Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü Ulus 06050 Ankara
T (0312) 310 19 45
STATE THEATRES - SABANCI INTERNATIONAL ADANA theatre FESTIVAL
PROGRAM (APRIL 14TH - MAY 16TH)
APRIL 8th ¦ TUE ¦ 20.00
APRIL 10th ¦ THUR ¦ 20.00
ISTANBUL
STATE Theatre
KentER
Theatre
THE MISER
GoodnIght Desdemona,
Good MornIng JulIet
SABANCI
UNIVERSITY
SABANCI
UNIVERSITY
APRIL 14TH ¦ MON ¦ 20.00
APRIL 15TH ¦ TUE ¦ 20.00
APRIL 16TH ¦ WED ¦ 20.00
FRANCE
IlotopIe
ISTANBUL
STATE Theatre
ISTANBUL
STATE Theatre
AQUATIC
PARADE
Desert
Storms
Desert
Storms
VarIatIons on Art and
Art HIstory
PERFORMANCE AT
Stone BrIdge
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
Adana STATE THEATRE
WORKSHOP STUDIO
APRIL 21ST ¦ MON ¦ 20.00
APRIL 23RD ¦ WED ¦ 20.00
20.00
APRIL 19TH ¦ SAT
APRIL 20TH ¦ SUN ¦ 20.00
KocaelI MetropolItan
MUNICIPALITY Theatres
SPAIN
Yllana
SPAIN
Yllana
One Flew Over
the Cuckoo’s Nest
One Flew Over
the Cuckoo’s Nest
(15.00 - 20.00)
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
APRIL 25TH ¦ FRI ¦ 20.00
APRIL 26TH ¦ SAT
APRIl 27TH¦ SUN ¦ 20.00
KocaelI MetropolItan
MUNICIPALITY Theatres
AnkarA
EkIn Theatre
BURSA
State Theatre
BURSA
State Theatre
IRAN
Inruzha Theatre Group
The Istanbul
Gentleman
MUU!
The Istanbul
Gentleman
The ThIrd
Gong
Stage
Photography
One Flew Over
the Cuckoo’s Nest
The ThIrd
Gong
SARIPINAR
1914
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
SABANCI
UNIVERSITY
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
Adana STATE THEATRE
WORKSHOP STUDIO
SABANCI
UNIVERSITY
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
APRIL 29TH ¦ TUE ¦ 20.00
APRIL 30TH ¦ WED
20.00
MAY 3RD ¦ SAT
MAY 4TH ¦ SUN ¦ 20.00
AzerbaIjan
State Drama Theatre
Of AzerbaIjan
IzmIr
State Theatre
IzmIr
State Theatre
MersIn STATE Opera
and Ballet
Van
STATE THEATRE
Drought
and LIe
the Chekhov
machIne
ScrubbIrd
The MoonlIght CIrcus
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
SABANCI
UNIVERSITY
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
11.00
MAY 1ST ¦ THUR ¦ 14.00
20.00
(11.00 - 14.00)
11.00
MAY 2ND ¦ FRI
Van
STATE THEATRE
WORKSHOP
Berna UĞURLAR
The MoonlIght
CIrcus
THE INTERACTION
OF MUSIC
WITH VISUAL ARTS
The Adventures Of
Lankaran Khan’s VIZIER
The MoonlIght
CIrcus
The Adventures Of
Lankaran Khan’s VIZIER
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
Adana STATE THEATRE
WORKSHOP STUDIO
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
MAY 5TH ¦ MON ¦ 20.00
MAY 6TH ¦ TUE ¦ 20.00
MAY 7TH ¦ WED ¦ 20.00
Ankara
State Theatre
Ankara
State Theatre
ESKISEHIR MetropolItan
MUNICIPALITY Theatres
ATÖLYE
LIlya Petrova
ESKISEHIR MetropolItan
MUNICIPALITY Theatres
WHERE T0?
WHERE T0?
The FutIle
World
TechnIcal Methods of
Dance Theatre and
Stage Performance
(Ages 13 To 18)
The FutIle
World
HAMLET
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
Adana DT Çalışma
Stüdyosu
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
MAY 12ND ¦ MON ¦ 20.00
MAY 13RD ¦ TUE ¦ 20.00
MAY 14TH ¦ WED¦ 20.00
MAY 15TH ¦ THUR ¦ 20.00
MAY 16TH ¦ FRI ¦ 20.00
KentER
Theatre
ROMANIA
Passe-Partout Theatre
Company
ROMANIA
Passe-Partout Theatre
Company
Theatre Cat
Theatre Cat
Two Of Us
Two Of Us
Tell me
About Esme
Tell me
About Esme
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
Collected
StorIes
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
AzerbaIjan
State Drama Theatre
Of AzerbaIjan
20.00
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
WORKSHOP
Mesut YAVUZ
ISTANBUL
STATE THEATRE
APRIL 24TH ¦ THUR ¦ 20.00
MUU!
AnkarA
EkIn Theatre
IRAN
Inruzha Theatre Group
14.00
MUU!
Istanbul MetropolItan
MUNICIPALITY Theatres
20.00
20.00
APRIL 18TH ¦ FRI ¦ 20.00
KocaelI MetropolItan
MUNICIPALITY Theatres
SPAIN
Yllana
APRIL 28TH ¦ MON
APRIL 22ND ¦ TUE
APRIL 17TH ¦ THUR
WORKSHOP
Ali Raşit KARAKILIÇ
VELİ MERT
Istanbul MetropolItan
MUNICIPALITY Theatres
20.00
20.00
14.00
Van
STATE THEATRE
14.00
MAY 8TH ¦ THUR
20.00
The Last Scream
(15.00 - 20.00)
The Last
Scream
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
MAY 9TH ¦ FRI ¦ 20.00
MAY 10TH ¦ SAT
MAY 11ST ¦ SUN ¦ 20.00
ISTANBUL
State Theatre
ISTANBUL
State Theatre
KentER
Theatre
HAMLET
Collected
StorIes
HACI ÖMER SABANCI CULTURAL CENTER
Contact Office (322) 352 33 55/112 ¦ Box Office (322) 352 33 55/103-104
ADANA STATE THEATRE
Gazipaşa Boulevard Box Office (322) 459 35 17 ¦ Çukurova University Box Office (322) 338 64 59
(15.00 - 20.00)
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
SARIPINAR 1914
(15.00 - 20.00)
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
Drought
and LIe
HACI ÖMER SABANCI
CULTURAL CENTER
Download

Sabancı Vakfı