CÜMLENİN ÖGELERİ
• Çeşitli duygu, düşünce, dilek ve istekleri aktarmaya
yarayan; anlam, yapı ve görev ilgisiyle bütünleşen sözcük
ya da söz öbeklerine cümle denir.
• Her cümle bir yargı bildirmek zorundadır.
• Sözcüklerin cümle içerisindeki görev isimlerine cümlenin
ögeleri denir.
• Cümlenin ögeleri iki ayrı özellikte incelenir:
Temel Ögeler
* Yüklem
* Özne
Yardımcı Ögeler
* Nesne
* Dolaylı Tümleç
* Zarf Tümleci
* Edat Tümleci
A. Temel Ögeler
Yüklem:
a) “İş, oluş, kılış, hareket, durum, istek, düşünce veya
yargıyı zamana ve kişiye bağlı olarak anlatan sözcük veya
söz öbeğine;
b) Ek fiille çekimlenen isim soylu bir sözcük ya da söz
öbeğine yüklem denir.
• İstemeden bu okuldan ayrıldı. (Çekimli fiil)
• Şimdi bir rüzgâr geçti buradan. (Çekimli fiil)
• Suçlamalarının hepsini reddettim. (Birleşik fiil)
• İstediklerimi söyleyince burun kıvırdı.(Dey.Anl.F.)
• Birleşik fiiller ve deyim anlamlı birleşik fiillerin tümü
yüklem olarak alınır, parçalanmaz.
• Sanat müziğini seven öğrenci bendim.
• Başarı grafiği en yüksek olan Bora’dır.
• Son izlediğimiz film oldukça sıkıcıydı.
• Tek istediğim bu sınavı kazanmaktır.
• Buradaki çocukların hepsi çalışkan öğrencilerdir.
• Ek fiil alan isim de yüklemleşir. Zamirler, isimler, sıfatlar,
fiilimsiler ve tamlamalar ek fiil aldıkları zaman
yüklemleşir.
• Ziyaretime gelen asker arkadaşımdı. (Tamlama)
• Ülkemizde çalışkan insan çoktur. (Zarf)
• Küçük kızımın saçı kıvırcık kıvırcıktı. (İkileme)
• Evine gittiğimde hasta gibiydi. (Edat)
• İsim soyundan kelimeler olduklarından ek fiil alarak
yüklem olurlar.
•UYARI
Yüklemler olumsuz da olabilir.
• Sizinle bu işe başlarım.
• Sizinle bu işe başlamam.
• Bu sınav zormuş.
• Bu sınav zor değilmiş.
ÖNEMLİ NOT
Yüklemsiz cümle olmaz. Çünkü yüklemler yargı bildirirler ve bir
kelimeler topluluğunun cümle olabilmesi için yargı bildirmesi
gerekir. Fakat; bazı cümlelerin yüklemi olmayabilir. Bu tip
cümlelere eksiltili cümle denir.
-Arabayı kime bıraktın?
-Babama. (bıraktım.)
Örnek Soru
I. Masallardan çekerdik dizeleri, tülbent gibi
II. Biz kaldık, koyup gitti bahar
III. Yıldızlarda çobandık, değirmenlerde su
IV. Akıyor zaman, ağır kendi gönlünce
Yukarıdaki dizelerin hangilerinde birden çok yargı
vardır?
A) I. ve II.
B) I. ve III.
C) II. ve III.
D) II. ve IV.
E) III. ve IV.
•DOĞRU SEÇENEK
II. Biz kaldık, koyup gitti bahar.
III. Yıldızlarda çobandık, değirmenlerde su(idik.)
C) II. ve III.
Özne:
Fiil cümlelerinde işi, oluşu, hareketi yapan; isim
cümlelerinde ise yargıya konu olan varlık öznedir.
• Cümlede özneyi bulmak için yükleme “Ne?, Kim?”
sorularından uygun olanı sorulur.
• Cümlede özneler yalın halde bulunurlar. İsmin hal
eklerini almazlar.
• Televizyon bir iletişim aracıdır.
• Annem dün akşam sizi aramış.
• Kitap Osmanlı-Bizans ilişkisini anlatıyor.
• Kazanmak benim idealimdir.
• Çocuğun topu maç sırasında patlamış.
• Bu olaylar hepimizi fazlasıyla bunalttı.
• Ben size doğru olduğunu söylemiştim.
• Sokak ortasında dövülen çocuk gitti.
• Kazananlar ödüllerini yarın alacakmış.
• Şu ana kadar gördüğümüz özneler belirtilen,
yazılmış öznelerdir. Diğer tip öznemiz ise sözde
öznelerdir.
• Eğer fiilimiz “–l, -n” eki almış ise ve “Başkası Tarafından”
anlamı var ise o fiilimiz edilgen çatılıdır, öznesi de sözde
öznedir.
• Örnek:
• Sorular çözüldü. (Çözülen ne? Sorular.)
Söz. Ö. (Sorular kendi kendine çözülemez.)
• Odalar temizlendi. (Temizlenen ne? Odalar.)
Söz. Ö. (Odalar kendi kendine temizlenemez.)
• Bir diğer özne çeşidi ise “Gizli Özne”dir.
• Bu özne türünde, özne, açıkça cümle içinde yer almaz,
belirtilmez. Sadece biz onu anlarız.
Örnek:
• Ders çalıştım. (Ders çalışan kim? Ben.)
• Ders çalışan belirtilmediği halde yüklem üzerindeki şahıs
ekinden öznenin, yani işi,oluşu, hareketi yapanın veya
hükmü gerçekleştirenin kim olduğu rahatlıkla
anlaşılabilir. Bulunan özne gizli öznedir ve gizli özneler
de birer gerçek öznedir.
• Üçüncü tip özne türümüz ise “Örtülü özne”dir.
• Örnek:
• Sorular öğretmen tarafından çözüldü.
Söz. Ö.
Örtülü Özne
Bu karar milletçe verildi.
Söz. Ö.
Örtülü Ö. Yüklem
Yüklem
• “Karikatür” kelimesi, aşağıdaki cümlelerin hangisinde
sözde özne görevinde kullanılmıştır?
A) Karikatür, iletişim gücünün yüksekliği nedeniyle sevilir.
B) Karikatür, sanatın en dinamik olanıdır.
C) Karikatür, toplumsal değişimlerin aynasıdır.
D) Karikatür, yirminci yüzyılın etkin sanatlarındandır.
E) Karikatür, güldürmekten çok düşündürmelidir.
DOĞRU SEÇENEK
A) Karikatür, iletişim gücünün yüksekliği
nedeniyle sevilir.
Önemli Not:
Sözde özne, sadece edilgen çatılı fiillerden oluşan
yüklemleri bulunan cümleler arasında aranabilir.
İsim soylu yüklemleri olan cümlelere bakmaya bile
gerek yoktur.
ÖZNE-YÜKLEM UYGUNLUĞU
• Özne –Yüklem Uygunluğunu iki açıdan inceliyoruz.
• A) Tekillik-çoğulluk bakımından uygunluk.
• B) Kişi bakımından uygunluk.
Tekillik-çoğulluk bakımından uygunluk:
Özne tekil ise yüklem de tekil olmalıdır.
Eğer özne, insan ise bu kural aranmaz.
Çocuk gitti. / Çocuklar gitti. / Çocuklar gittiler.
İnsan dışı varlıklarda ise yüklem her zaman tekildir.
Ellerim dondu. / Gülüşmeler kesildi.
Nezaket amaçlı sözlerde ise yüklem çoğul olabilir.
Vali Bey, gelmediler.
Fabllarda da özne çoğul olabilir. Çünkü karakterlere insan
özelliği verilir.
Küçük fareler krallarını selamladılar.
• Çoğul eylem adları özne olursa yüklem tekil kalır.” kuralını
örneklendiren kullanım aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yukarıdan deniz görünüyor.
B) Gözlerimin önünde çocuklar kavga ediyor.
C) Onun köpeklerinin sesini duymak istemiyormuş.
D) Pazardaki bağrışmalar akşama kadar devam etti.
E) Yakında yeşil yapraklar dallarda görünmeye başlayacak.
DOĞRU SEÇENEK
D) Pazardaki bağrışmalar akşama kadar devam etti.
Kişi Bakımından Uygunluk
Özne
1. ve 2. Kişi
1. ve 3. Kişi
1.,2. ve 3. Kişi
2. ve 3. Kişi
Yüklem
1. Çoğul Kişi
1. Çoğul Kişi
1. Çoğul Kişi
2. Çoğul Kişi
• Ben ve sen bu problemi çözebiliriz.
• Ben ve o Antalya’ya gideceğiz.
• Ben, sen ve Kerem bu sınavı kazanacağız.
• Sen ve Ebru çocuklara bakacaksınız.
YARDIMCI ÖGELER
Tümleçler
Cümlede yüklemin anlamını türlü yönlerden belirten,
nitelendiren, açıklayan söz ya da söz öbeklerine
tümleç denir
Nesne (Düz Tümleç)
Cümlede yüklemin bildirdiği işten etkilenen varlığı
gösteren sözcük ya da sözcük öbeğine nesne denir.
Yüklemi geçişli fiillerde bulunur.
Nesneler ikiye ayrılır:
a) Belirtili Nesne
b) Belirtisiz Nesne
a) Belirtili Nesne
Öznenin yaptığı işten etkilenen belli bir varlıktır.
• İsmin (-i) hal ekini alır.
• Belirtili nesneyi bulmak için yükleme “neyi, kimi, neleri,
kimleri” sorularından uygun olanı sorulur.
Küçük yaramazlar bütün evi iki saatte kirletmişler.
(Neyi kirletmişler? Bütün evi...)
Babam iş arkadaşını doktora götürmüş.
(Kimi götürmüş? İş arkadaşını...)
Kardeşim balık avlamayı çok sever.
(Neyi sever? Balık avlamayı...)
•Nesne İle İlgili Özellikler
• Bir nesne birden fazla yükleme bağlanabilir.
• Ahmet annesini üzmez, çok sık gezdirirdi.
(Kimi üzmez? Annesini... Kimi gezdirirdi? Annesini...)
Birden fazla nesne bir yükleme bağlanabilir.
Eski kitaplarını, boyalarını, çantalarını kardeşine bıraktı.
(Neyi bıraktı? Eski kitaplarını, boyalarını, çantalarını ...)
b) Belirtisiz Nesne
Cümle içinde yalın halde bulunan ve öznenin
yaptığı işten etkileneni veren sözcük ya da sözcük
öbeklerine belirtisiz nesne denir.
* Yalın haldedir, ismin hal eklerini almaz.
* Belirtisiz nesneyi bulmak için yükleme “ne”
sorusu sorulur.
• Zeki, tatil için para biriktiriyor.
(Ne biriktiriyor? Para...)
• Sınıfımız çok güzel parodiler hazırlamış.
(Ne hazırlamış? Çok güzel parodiler...)
• Bütün gün ucuz ev aradık.
(Ne aradık? Ucuz ev...)
• İsim cümlelerinde genellikle nesne bulunmaz.
• Bu sorular son derece zordur.
• Tek isteğim bu sınavı kazanmaktır.
(Neyi kazanmaktır? Bu sınavı...)
* Eğer nesne ismi yüklem ise nesne alabilir.
Kazanmak; isim-fiildir. Eylem adıdır.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, sıfat tamlaması belirtisiz
nesne görevindedir?
A)
B)
C)
D)
E)
Sınıfta ayrıca kitap okuma saatimiz vardı.
Nedim’in şiirlerini okurken arkadaşımızı dikkatle dinlerdik.
Sınıfımızda edebiyata ilgi duyan öğrenci çok azdı.
Öğretmen, Cumhuriyet dönemi edebiyatını öğrenmenizi isterdi.
Öğretmenimiz bize yeri geldikçe güzel şiirler okurdu.
Doğru Seçenek
E) Öğretmenimiz bize yeri geldikçe güzel şiirler
okurdu.
•Dolaylı Tümleç
• Bir cümlede yüklemin bildirdiği işin, oluşun;
yöneldiği, bulunduğu ve de ayrıldığı yönü, yeri
bildiren sözcük ya da sözcük öbekleridir.
• Dolaylı tümleç, ismin –e, -de, -den hal eklerini alır.
• Dolaylı tümleci bulmak için yükleme; “neye, neyde,
neyden, nereye, nerede, nereden, kime, kimde,
kimden” sorularından uygun olanı sorulur.
Zaman zaman doğru bildiklerimden şüphelenirim.
(Neyden şüphelenirim? Doğru bildiklerimden...)
Üzerindeki elbiseye çok para vermiş.
(Neye vermiş? Üzerindeki elbiseye...)
Çantayı bir köprünün altında bulmuş.
(Nerede bulmuş? Bir köprünün altında...)
• Şekerlikten iki tane şeker aşırdı velet.
(Nereden aşırdı? Şekerlikten...)
• Zavallıya ne ekmek ne de su vermişler.
(Kime vermişler? Zavallıya...)
• Meydana kalabalık toplanmış.
(Nereye toplanmış? Meydana...)
Uyarı:
İsmin –e, -de, -den hal ekini alan her sözcük dolaylı
tümleç değildir. Zaman veya durum ifade ediyorsa
zarf tümlecidir.
Bu ekleri alması önemli değildir. Önemli olan
hangi sorulara cevap verdiğidir.
• Toplantı bu saatlerde bitmiştir.
(Ne zaman bitmiştir? Bu saatlerde...)
• Yalan söylemediğini sonradan anlamıştık.
(Ne zaman anlamıştık? Sonradan...)
• Mutluluktan ağlıyorum.
(Niçin ağlıyorum? Mutluluktan...)
• Askerleri ayakta karşıladılar.
(Nasıl karşıladılar? Ayakta...)
• Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylı tümleç
açıklayıcısıyla birlikte verilmiştir?
A)
B)
C)
D)
E)
Sevdiğim insanlara, aileme, yalan söylemem.
En kalabalık şehrimiz, İstanbul, tükendi.
Koca göbekli, kısa boylu bir antrenör geldi.
Bazı eşyalarımı, gereksiz olanları, getirmedim.
Onu karakollarda, hastanelerde aradım.
Doğru Seçenek
A) Sevdiğim insanlara, aileme, yalan söylemem.
Zarf Tümleci:
Yüklemi; zaman, durum, yer-yön, sebep, neden, ölçü,
nitelik bakımından tamamlayan sözcüklerdir.
* Zarf tümlecini bulmak için yükleme “nasıl, ne kadar,
ne zaman, niçin, niye, ne şekilde, ne ile” sorularından
uygun olanı sorulur.
• Olanları iki gün önce duyurmuştu gazete.
(Ne zaman duyurmuştu? İki gün önce...)
• Misafirlerin yanına utanarak gelmiş.
(Nasıl gelmiş? Utanarak...)
• Bu sınıfta, bu konu çok tartışıldı.
(Ne kadar tartışıldı? Çok...)
• Kadıncağız üzüntüden hastalandı.
(Niçin hastalandı? Üzüntüden...)
• Avuçları patlayıncaya kadar alkışladı.
(Ne kadar alkışladı? Avuçları patlayıncaya kadar...)
• Hiç ders çalışmadan okula gider.
(Nasıl gider? Hiç ders çalışmadan...)
• Sen denilince tüm dünyayı sustururum.
(Ne zaman sustururum? Sen denilince...)
• Kış bitinceye kadar buralardayım.
(Ne kadar buralardayım? Kış bitinceye kadar...)
• Herkes benim gibi düşünüyor.
(Nasıl düşünüyor? Benim gibi...)
• Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, zarf tümleci
yoktur?
A)
B)
C)
D)
E)
Biz bu geziye katılacağız.
Geceyi uyuyarak geçireceğiz.
Bizimle gelirseniz pek sevineceğiz.
Erkenden yola çıkacağız.
Her şeyi ayrıntılarıyla düşüneceğiz.
ÖYSM-1990
Doğru Seçenek
A) Biz bu geziye katılacağız.
• Edat Tümleci
• Yüklemin anlamını birliktelik, araç yönünden
tamamlar.
• Edat tümlecini bulmak için “neyle, kiminle?” soruları
sorulur.
• Akşam uçağıyla Diyarbakır’a gidiyorum.
(Neyle gidiyorum? Akşam uçağıyla...)
• Yemeğe babamla katıldım.
(Kiminle katıldım? Babamla...)
• UYARILAR
• Ögeler bulunurken önce yüklem, sonra özne, daha
sonra da diğer ögeler bulunmalıdır.
• Cümlede özne, nesne, dolaylı tümleç
ve zarf
tümleci açıklayıcısı ile birlikte kullanılabilir.
• Beni kızdıran kişi, kardeşiniz, derse gelmedi.
• Babama, en sevdiğim insana, kavuştum.
• Aynı türde birden fazla öge bir yükleme
bağlanabilir.
• Evde, okulda, sokakta hep hareketlidir.
D.T. D.T. D.T.
Y.
• Bir tek özne, dolaylı tümleç, zarf tümleci, nesne
birden çok yüklemin ortak ögesi olabilir.
• Saçını yıkadı, kuruttu, taradı.
B.li N.
Y.
Y.
Y.
• Ögeleri bulmaya yarayan sorular cümlede
geçtiğinde buldurduğu ögenin yerini alır.
• Beni kim aradı?
Ö. Y.
• Çocuklar ne zaman dönecekler?
Z. T.
Y.
• Sizi nerede karşıladılar?
D.T.
Y.
• UYARI
• Hitaplar, seslenmeler cümlenin ögesi olmazlar.
• (Siz) Çocuklar, hemen sınıfa giriniz.
G.Ö. Htp(C.D.U.) Z.T. D.T. Y.
• Bağlaçlar da aynı şekilde cümle dışı unsurdur.
• (Ben) Bekledim de (Sen) gelmedin.
G.Ö. Y. Bğl. G.Ö. Y.
CÜMLE DIŞI UNSURLAR
(BAĞIMSIZ TÜMLEÇ)
Bir cümlede, bütün öğelerin niteliğini yüklem
belirler. Sözcüğün bir isim, zamir, sıfat ya da
zarf olarak cümlede bulunması önemli
değildir. Önemli olan; bu sözcüklerin yüklem
karşısında öğe cinsinden aldıkları durumdur.
Cümle içinde, yüklem, özne, nesne, dolaylı
tümleç ve zarf tümlecinin dışında; yükleme
sorulan sorulara cevap vermeyen, öğe olarak
yüklemle ilişkisi bulunmayan sözcük ya da sözcük
gruplarına “ cümle dışı unsur” ya da “bağımsız
tümleç” adı verilir.
Cümlede öğe olarak tek başlarına değer
taşımayan sözcükler; “bağlaçlar, edatlar ve
ünlemler”dir.
Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözler,
kendilerinden önce gelen bir söz ya da
cümleyi bağlamadıkları, bunlarla bir ilgi
kurmadıkları zaman cümlede öğe olarak bir
değer taşımamaktadır:
Ve kapandı bütün kapılar.
(Bağlaç)
Ah, bu şarkıların gözü kör olsun.
(Ünlem)
Ancak, konuya ilgi duyacaklarını sanmıyorum.
(Edat)
ÖRNEK SORU
(I) Sabahları ekinler çiğlidir. (II) Gün doğmadan
önce yaş ekinler ağırdır. (III) Yel esince ağır ağır
dalgalanır. (IV) Gün doğup da çiğler kalkınca,
ekinlerdeki dalgalanma artar. (V) Kocaman ovayı
kaplayan ekinler tüy gibi hafiftir artık. (VI) Yel, tüy
gibi hafif ekinleri toprağa değecek kadar yatırır.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden
hangileri öğelerinin sıralanışı yönünden
benzerlik göstermektedir?
A) I., II., IV.
B) I., III., V.
C) II., III., VI.
D) III., IV., V.
E) IV., V., VI.
1999 ÖSS
ÇÖZÜM:
Numaralandırılmış cümleleri öğelerine ayıralım:
I. Sabahları
ekinler çiğlidir.
Zarf tümleci
Özne
Yüklem
II: Gün doğmadan önce yaş ekinler ağırdır.
Zarf tümleci
Özne
Yüklem
III. Yel esince
ağır ağır
dalgalanır. (“O” Gizli özne)
Zarf tümleci
Zarf tümleci Yüklem
IV. Gün doğup da çiğler kalınca ekinlerdeki dalgalanma artar.
Özne
Zarf tümleci
Yüklem
V. Kocaman ovayı kaplayan ekinler tüy gibi hafiftir artık.
Özne
Yüklem
Z. tümleci
VI. Yel, tüy gibi hafif ekinleri toprağa değecek kadar yatırır.
Özne
Zarf tümleci
Yüklem
Yukarıda da görüldüğü gibi, öğelerinin sıralanışı ortak olan
cümleler; I., II. ve IV. cümlelerdir. Cevap; A
CÜMLEDE VURGU
Cümlede, özellikle söylenmek ve anlamı
vurgulanmak istenen sözcük ya da sözcük
grubu, yüklemden önce gelir.
Başka bir deyişle, yükleme en yakın öğe,
özellikle söylenmek istenen öğedir.
ÖRNEK:
Aradığınız kitabı size yarın getiririm.
Yukarıdaki cümlede, “yarın” sözcüğü,
yükleme en yakın öğedir. Böylece cümlede,
“zaman” kavramı özellikle söylenmek
istenmiştir.
Aşağıdaki cümlede altı çizili sözcükler, cümlenin
vurgusunu üzerinde taşıyan, özellikle söylenmek
istenen öğelerdir:
Bu işi siz de yapabilirsiniz. (Özne vurgulanmıştır.)
Ankara’ya trenle gideceğim. (Z. tümleci vurgulanmış.)
Yaz tatilini Antalya’da geçirecekler.
(D.Tüm.vurgulanmıştır.)
Sözleriniz bizi etkiledi. (Nesne vurgulanmıştır.)
Soru edatı olan “mi”, cümlede hangi öğeden sonra
kullanılırsa o öğeyi vurgulamış ve o öğeyi buldurmaya
yönelik olarak kullanılmış olur:
Ahmet, tiyatroya dün sizi mi götürdü?
(Kişi vurgulanmıştır.”Belirtili nesne”)
Ahmet, tiyatroya sizi dün mü götürdü?
(Zaman vurgulanmıştır. “Zarf tümleci”)
Ahmet, dün sizi tiyatroya mı götürdü?
(Yüklemin yöneldiği yer vurgulanmıştır.
“Dolaylı tümleç”)
Sizi dün tiyatroya Ahmet mi götürdü?
(Kişi vurgulanmıştır. “özne”)
Ahmet sizi dün tiyatroya götürdü mü?
(Bildirilen eylem vurgulanmıştır. “Yüklem”)
ÖRNEK SORU
(I) Arkadaşınızla (II) sizi (III) Kızılay’da (IV) otobüs
durağında (V) gördüm.
Bu cümlede zamanı vurgulamak için “dün”
sözcüğünün, numaralanmış yerlerin hangisine
getirilmesi uygun olur?
A) I.
B) II. C) III.
D) IV.
E) V.
1993 ÖYS
ÇÖZÜM:
Cümlede bir sözü vurgulamanın yolu; o sözcüğü
yüklemden önce kullanmakla olur. “dün”
sözcüğü, cümledeki “gördüm” yükleminden önce
kullanılırsa “zaman” vurgulanmış olur. Cevap; E
• Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru nesneye
yöneliktir?
A) Ahmet dün akşam size saat kaçta uğradı?
B) Bugün hava nasıl olacakmış?
C) Odaya girdiğimde ne okuyordunuz?
D) Bu otobüs Kızılay’dan geçer mi?
E) Bu güzel haberi size kim verdi?
ÖSS-1993
DOĞRU SEÇENEK
C) Odaya girdiğimde ne okuyordunuz?
Download

Cümlenin Ögeleri