Internet Ungovernance Forum
4-5 Eylül 2014
Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü
Broşür
Ağustos 2014
Yazarlar: Melih Kırlıdoğ, Zeynep Özarslan, Mutlu Binark, Ali Rıza Keleş
Yayına hazırlayan: Işık Barış Fidaner
Kapak tasarımı: Burak Arıkan
Metin hakları yazarlara aittir.
Kitabın LaTeX kodları CC AttributionNonCommercial 3.0 Unported Lisansı altındadır.
Alternatif Bilişim Derneği Genel Merkezi,
Eğitim Mah. Ömerbey Sok. Keskin Hancı İş Merkezi
No.19/B 34722 Kadıköy İstanbul
216 418 0 417 [email protected]
http://www.alternatifbilisim.org
2
İçindekiler
Alternatif Bilişim Derneği . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
4
Özet . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
6
Internet Ungovernance Forum What? . . . . . . . . . . . . .
7
1. Türkiye’de İnternet’te Sansür Vardır ve İfade Özgürlüğü
Kısıtlanmaktadır . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
9
2. Türkiye’de İnternet Ortamında Nefret Söylemi ve Trollük
Olgusu Vardır . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
12
3. Türkiye’de İnternet Üzerinde Muhtelif Şekillerde Sansür
ve Gözetim vardır . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
14
4. Türkiye’de Yeni Medya Okuryazarlığı’na Yönelik Kapsayıcı ve Bütünlüklü Bir Eğitim Politikası Yoktur. . . . .
19
Destekleyenlerin Logoları . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
21
3
Alternatif Bilişim Derneği
Alternatif Bilişim Derneği, yalnızca Internet ve diğer bilgi ve iletişim teknolojileri üzerine değil, bu teknolojilerin kullanımı, toplumsal ve politik etkileri ve yarattıkları sorun ve neticeler üzerine de alternatif, sıradışı ve hegemoni karşıtı fikirler ve çözümler üretmeye çalışmaktadır.
Dernek bu teknolojilerin hem kullanımı ve toplumsal, politik anlamı hem
de içerikleri üzerine araştırmalar yürütmektedir. Farklı disiplinlerden insanları bir araya getirmekte, teknik zihni toplumsal zihinle buluşturmaktadır.
Ayrıca Dernek, panel tartışmaları, konferanslar, atölyeler örgütlemekte; ekitaplar, bildirgeler, bloglar, wikiler, e-mail tartışma listeleri ve anketler hazırlamakta; protesto gösterileri ve çevrimiçi kampanyalar gerçekleştirmektedir.
Dernek bireylerin ve toplumların hak ve özgürlüklerini önceliklendiren
tekno-toplumsal politikaların makro ve mikro düzeyde gelişimi için çaba göstermektedir. Kısacası, Dernek “İnsanlık için Bilişim Teknolojileri”ni amaçlamaktadır.
Kısa Tarihçe:
2008 yılında çevrimiçinde biraraya gelen gönüllülerin kurduğu Alternatif
Bilişim, alanda çalışan akademisyen, aktivist, ve geliştiricilerin katılımıyla
2010’da yasal bir forma kavuştu. Kısa sürede internet kullanıcıları tarafından tanınıp, sahiplenildi. 2012 yılında EDRI üyesi oldu.
Temel faaliyet alanları
• İfade özgürlüğü ve İnternet Sansürü
– İnternet Yasasının (5651) ve merkezi filtre sisteminin iptal edilmesi için yapılan protestolar. Birincisine 3 bin, ikincisine 60 binden fazla insan katıldı.
– 5651’e karşı AİHM’de dava açılması. Dava lehimize sonuçlandı.
(Ahmet Yıldırım & Turkiye davası)
4
– Merkezi filtre uygulamasının iptali için yasal süreçlerin takip edilmesi. Hala devam ediyor.
– Kullanıcı Hakları Bildirgesi’nin hazırlanması
• Mahremiyet ve Dijital Gözetim
– Phorm ve DPI karşıtı kampanya
– AletEtme (NetClean kurulmasına karşı) kampanyası
– Farkındalık kampanyaları ve bilinçlendirici siteler kurulması
– Şifre kültürünün yaygınlaştırılması
• Internet ve Yeni Medya Okuryazarlığı
– Yeni Medya Çalışmaları Ulusal Kongresi
– Yeni Medya Okuryazarlığı Müfredat Çalışması
– Yeni Medya’da Etik Çalıştayı
– Yurttaş Gazetecileri ve aktivistlerin okuryazarlık kapasitelerini
geliştirme faaliyetleri
• Raporlar
– Yıllık düzenli yayınlanan Türkiye’de İnternet’in Durumu raporu
– Kamu kurumlarının talep ettikleri özel görüş ve raporlar
• Lobi Faaliyetleri
– Meclis Komisyonlarına bilgi verilmesi, raporlar sunulması,
– Internet’in temel bir insan hakkı olarak tanınması için meclis ve
vekilleri etkileme faaliyetleri
– Alanımızla ilgili gelişmelerde vekillere ve ilgili yasama komisyonlarına bilgi verilmesi.
İletişim için: E-posta göndererek([email protected]) ya da Twitter (@altbilisim) üzerinden dilediğiniz herhangi bir konuda bizimle iletişime
geçebilirsiniz.
Internet Ungovernance Forum: https://iuf.alternatifbilisim.org/
Bağış için: Alternatif Bilişim Derneği TL Hesabı
Vakıfbank Kuyubaşı Şubesi
IBAN No: TR28 00015 00158 0072 9858 2660
Kredi Kartı için: https://odeme.alternatifbilisim.org/
5
Özet
Internet Governance Forum (IGF) toplantılarının dokuzuncusu 2-5 Eylül 2014 tarihlerinde İstanbul’da düzenleniyor. Her ne
kadar IGF toplantılarında özgür bir Internet arayışındaki aktivistler de temsil edilmekteyse de Internet’in gitgide muazzam
bir gözetim ve sansür alanı hale gelmesinin başlıca sorumluları olan devletler ve
büyük şirketler hak etmedikleri bir temsil
oranına sahipler. Bu nedenle Internet’in özgür ve hiyerarşiden uzak aslına uygun olarak gerçek sorunların serbestçe konuşulabileceği Internet Ungovernance Forum (IUF)
düzenliyoruz:
Forumumuzun asıl konusu özgür bir Internet ve bunu gerçekleştirmek için geliştirilecek stratejiler olmasına rağmen bu sene forumların mekanı olan Türkiye’nin durumuna özellikle eğilmek istiyoruz. İnsan hakları ve ifade özgürlüğü konularında hızla kötüye giden ülkemizin durumu ne yazık ki Internet
konusunda da hiç iç açıcı değil. Bir yandan anaakım medya dolaylı ve dolaysız yollarla gitgide daha fazla hükümet kontrolune girerken diğer yandan
ifade özgürlüğünün en önemli mecrası hale gelen Internet üzerinde dört başı
mamur bir sansür ve gözetim uygulaması kurulmak isteniyor. Bunun için de
Phorm, NetClean ve Procera gibi şirketlerin yazılım ve donanım ürünleri
kullanılıyor. .
Alternatif Bilişim Derneği olarak İstanbul Bilgi Üniversitesi evsahipliğinde
bu sorunların konuşulacağı forumumuza desteğinizi ve katkılarınızı bekliyoruz.
6
İnternet Ungovernance Forum Nedir?
Internet Ungovernance Forum açık, güvenli ve özgür bir İnternet isteyenlerin buluşma noktası!
4-5 Eylül’de yapılacak olan Internet Ungovernance Forum’u, temel hak ve
özgürlüklerin, açıklığın birlikteliğin ve ağ tarafsızlığının internetin yapı taşları
olarak kalmasını isteyenler için organize ediyoruz. İsteğimiz, İnternet’in şu an
sahip olduğu ciddi problemler hakkında konuşmak, bunları nasıl çözeceğimizi
bulmak ve eyleme geçmek için bir yol çizmek.
Forumumuz, yine 2-5 Eylül tarihleri arasında İstanbul’da yapılacak olan
Internet Governance Forum (IGF) 2014 ile eş zamanlı olarak gerçekleşecek.
Dünyanın dört bir yanından gelen katılımcılar bu önemli etkinliğe iştirak
edecek. Bizler, İnternet’in en önemli sorunlarının IGF’de hakettiği ilgiyi göremediğini fark ettik. Etkinliğin “Multi-stakeholderism” yapısı yüzünden,
İnternet’in sahip olduğu problemlerin çoğunun asıl müsebbibi olan devlet
ve şirketler, IGF’de gereğinden fazla temsil edilmekte. Bu yüzden bizler de,
İnternet’i savunmak ve sivil toplum örgütlerinin, aktivistlerin ve halkın da
7
seslerini duyurabilecekleri bir alan yaratmak için önayak olmaya karar verdik.
Bizim için en hayati sorunlar; sansür ve ifade özgürlüğü, gözetim ve mahremiyet, aşırı ticarileşme ve süper tekeller, korumacı, yasakçı, muhafazakar
yaklaşımlar ve Türkiye’de de tanık olduğumuz korkunç yönetişim örneklerinden oluşuyor. Bizler bu problemleri İnternet ve diğer dijital altyapıların
bütünleşmiş olduğu siyasi, sosyal ve ekonomik bağlamlardan bağımsız olarak değerlendirmiyoruz. Katılımcılarımızdan da, İnternet’in sorunlarını sadece teknoloji kaynaklı görmemelerini, zira bu tür bir bakış açısının sorunların çok da önemli değilmiş gibi algılanmasına yol açabileceğini bilmelerini
istiyoruz. Bizler İnternet’i toplumumuzun, şehirlerin, eğitimin, sağlığın, iş,
medya, iletişim, kültür ve günlük aktivistlerin temel altyapısı olarak yeniden
yapılandırmak istiyoruz.
Artık, istediğimiz İnternet’i yaratabilmek için tüm dünyada dayanışma
ağlarını güçlendirmek ve birlikte mücadele etmek kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu yüzden, Ungovernance Forum’u İnternet’in sorun ve çözümlerini
cesurca, hiçbir şeyi saklamadan ve tartışmaktan kaçınmadan konuşabileceğimiz bir etkinlik olarak hayal ettik. Forumun programını oluşturmak için,
sahip olduğumuz güçlü, fakat sınırlı çevremizi kullandık. Bu yüzden sizleri,
bu etkinliği kolektif hayalgücümüzü ve eylem taktiklerimizi geliştirmekte
kullanmaya davet ediyoruz.
Bizler, Alternatif Bilişim Derneği olarak, İnternet’in herkesin temel hakkı
olduğunu, özgür ve eşit olması gerektiğini ve hak mücadelesi için elzem
olduğunu düşünüyoruz. Eğer siz de özgür, güvenli ve açık bir internet istiyor ve bunun için mücadele ediyorsanız, sizlerden Internet Ungovernance
Forum’a mümkün olduğunca katkı sunmanızı ve destek olmanızı istiyoruz.
Size kısaca Türkiye’de İnternet’in durumunu, sorun alanlarını tartışmalarda
ardyöreyi oluşturması için sunmak istiyoruz.
8
1. Türkiye’de İnternet’te Sansür Vardır ve
İfade Özgürlüğü Kısıtlanmaktadır
Türkiye’de İntenet’te erişim engellemeleri, merkezi filtre uygulaması, kamuya açık erişim noktalarındaki keyfi sansür/filtre uygulamaları Türkiye’de
İnternet kullanıcılarına karşı artan bir sansür/denetim mekanizması haline
geldi. Kullanıcıların katkıları ile erişim engellemelerini raporlamaya çalışan
EngelliWeb1 sitesine göre, Ağustos 2014 itibarıyla 51.000 civarında alan adı
Türkiye’den erişime kapalıdır. Ancak kamuoyuna duyurulmayan gerçek rakamın bundan çok daha fazla olduğu tahmin edilmektedir. Nisan 2013’de
bu rakam 28.000 idi. “Güvenli İnternet” adıyla bilinen devlet eliyle merkezi
filtre uygulamasına dahil edilen web sitelerinin ve içeriklerin sayısı da belirsizdir. Filtreleme işlemi tam bir gizlilik içinde yapılmakta olup, her türlü şeffat
hesapverebilirliğe ve yurttaş denetimine kapalıdır. Internet Servis Sağlayıcılar bile engelledikleri sitelerin tam listesini bilmemektedirler. Çünkü listeler
kendilerine “hash” olarak iletilmektedir.
Internet üzerinde ifade özgürlüğünün önündeki en önemli engellerden biri
2007’de yürürlüğe giren 5651 sayılı yasadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararıyla bazı maddeleri temel insan hak ve özgürlüklerine aykırı
olduğu tescil edilen bu yasa hala yürürlüktedir2
Üstelik bu yasanın hükümleri Şubat 2014’de yapılan bir düzenlemeyle eskisine göre çok daha ağırlaştırılmıştır. Yeni düzenlemede tüm Internet Servis
1 Kullanıcı
katkılarıyla erişim engellemelerini raporlayan bir site. Bkz: engelliweb.com
http://hudoc.echr.coe.int/sites/fra/pages/search.aspx?i=001-115705
#%22itemid%22:[%22001-115705%22]
2 Bkz:
9
Sağlayıcıların (ISS) zorunlu olarak üye olması gereken bir “Erişim Sağlayıcıları Birliği (ESB)” kurulması talep edilmiştir. Daha önce TİB’in ISS’lere
ayrı ayrı gönderdiği erişim engellemeleri yeni düzenlemede sadece ESB’ye
gönderilecek, ESB de bunu hemen kendi üyelerine gönderecektir. Böylece
erişim kararı alındıktan en geç dört sonra erişim engelleme kararı fiilen gerçekleşecektir. ISS’ler bu düzenlemeye şiddetle karşı çıkmaktadırlar. Zira yasada belirtilmemesine rağmen yeni düzenlemeyle kendilerinden engelleme ve
gözetim için DPI (Deep Packet Inspection – Derin Veri Analizi) cihazları
temin etmeleri istenmektedir. Bu cihazların satın alım ve bakım masrafları
da daha sonra Internet abonelerine yansıtılacak şekilde ISS’ler tarafından
karşılanacaktır. Yine yeni düzenlemede ilerdeki muhtemel kanunsuzluklardan TİB personelini korumak için bu personelin görevlerini yerine getirirken
işledikleri suçlardan muaf tutulması öngörülmektedir.
5651 sayılı yasanın ağırlaştırılmasının en önemli gerekçesi olarak “kişilerin
şeref ve haysiyetini ihlal edici” Internet içeriğinin hızla kaldırılması istemi
gösterilmektedir. Türkiye’nin otuz yıla yaklaşık Internet macerasında kimsenin aklına gelmeyen bu gerekçe nedense 17 ve 25 Aralık 2013’te ortaya
çıkan büyük rüşvet ve yolsuzluk skandalının ardından gündeme gelmiştir. Bu
tarihte başta Başbakan olmak üzere hükümet üyeleri ve yüksek bürokratların karıştıkları önesürülen büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarını besleyen
ses ve görüntü kayıtları çeşitli sosyal medya hesapları üzerinden yayınlanmış
ve adli soruşturma başlatılmıştır. Kitle iletişim araçlarının büyük kısmının
dolaylı veya dolaysız olarak hükümet kontrolünde olduğu Türkiye’de açığa
çıkan bu skandallar dizisinin ancak Internet üzerinden yayınlanabilmesi hükümetin Internet’i bir tehdit olarak görmesine yol açmıştır.
Hükümetin bazı üyelerinin dahil olduğu yolsuzluk ve rüşvete ilişkin ses ve
görüntü kayıtlarının yer aldığı Twitter ve Youtube gibi Internet siteleri halen erişilebilir olmalarına rağmen sıkça kapatılmaktadır. Bu kapatmaların en
sonuncusu yeni 5651 numaralı yasadaki yeni düzenlemeye bağlı olarak Mart
2014’de gerçekleşmiştir. Bunun nedeni 30 Mart 2014 seçimlerinden önce
yolsuzluk ve rüşvet kayıtlarının bu mecralarda yayınlanmasının önüne geçmektir. Ancak bu kapatma kararları Anayasa Mahkemesi tarafından 4 nisan
2014 tarihinde ifade özgürlüğünü engelleyici ve Anayasaya aykırı bulunmuş
ve kaldırılmıştır.3
Türkiye’de muhalefet güçlerinin web siteleri ve sosyal medya hesapları gerek TİB başvurusu ya da hükümetin sosyal medya şirketlerine yaptığı ekonomik baskı ile kapatılırken (Örneğin, Ötekilerin Postası, İMC TV Facebook
3 Bkz:
http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1535
10
hesapları vb.); hükümetin mezhepsel tercihlerini yansıtacak şekilde Irak ve
Suriye’de halka karşı Ortaçağ vahşeti uygulayan IŞİD’e yakın websiteleri yayınlarını serbestçe sürdürmektedirler. Bunlar arasında takvahaber.net ve
mustaqim.net sayılabilir (26 Ağustos 2014 itibarıyla). Dolayısı ile Türkiye’de İntenet ortamında AKP hükümetinin yurttaşları “homojenleştirme”
politikası ve “milli irade” söylemini dolduran ölçütler dışında kalanların ifade
ve bilgiye erişim özgürlüğü kısıtlanmaktadır. Özellikle DPI altyapısına yapılan yatırım ve yeni Milli İstihbarat Teşkilatı yasası ile İnternet ortamında
“milli web” inşasına gerçekleşmektedir.
Son olarak Türkiye’de Internet omurgasının TTNET tarafından çalıştırılmakta olduğunu belirtelim.. TTNET aynı zamanda ülkedeki en büyük
ISS olup (pazar payı %80’in üzerindedir) 2005 yılında özelleştirilen Türk
Telekom’un bir alt şirketidir. Dolayısıyla Türkiye’de Internet ve diğer konvansiyonel haberleşme araçları "özel tekel" durumundadır. Bu şirketler belli
ölçülerde hükümet ile ekonomi politik ilişkilidir. Özellikle TTNET’in DPI
karnesi, Gezinti hizmeti ve Phorm şirketine yurttaş kullanıcı bilgilerini sunması nedeniyle düşüktür.
11
2. Türkiye’de İnternet Ortamında Nefret
Söylemi ve Trollük Olgusu Vardır
Yeni medya ortamları bir yandan toplumların demokratikleşmesine katkıda
bulunurken bir yandan da nefret söylemi gibi olumsuz pratiklerin yaygınlaşmasına neden olabilmektedir. Çoğunlukla önyargı ve negatif stereotiplerden
kaynaklanan nefret temelli söylemsel pratikler özellikle mobil iletişim araçlarının yaygınlaşması ve böylelikle yeni medya ortamlarının her zaman kolaylıkla ulaşılabilir olması sayesinde daha da yaygınlaşmakta ve bu durum
nefretin sıradanlaşmasına ve hatta normalleşmesine neden olabilmektedir.
Türkiye’de nefret söylemi, genellikle Türkiye’nin gündeminde olan konulara
göre değişmekle birlikte nefret söylemi üretiminde kullanılan “abartma, çarpıtma, karalama, aşağılama, itibarsızlaştırma, hakaret” gibi yöntemler çok
değişmemekte ve hatta yeni medya ortamlarında küfür içeren ifadelerin de
kullanıldığı kullandığı görülmektedir.
Son dönemde İsrail’in Filistin’deki operasyonları Türkiye’de nefret söyleminin yoğun olarak üretildiği bir konu olarak öne çıkmaktadır. Operasyonlar
başladığından bu yana İsrail ve Filistin arasındaki çatışmalar için Twitter’da
etiketler açılmakta ve zaman zaman tüm İsrail halkını ve tüm Yahudileri
hedef alan söylemsel, görsel ve sesli nefret paylaşımları yapılmaktadır. Bir
yandan İsrailli politikacıların (örneğin; Ayalet Shaked’in “Filistinli anneler ölmeli ki başka teröristler yetişmesin” açıklaması) bir yandan da Türkiye’de ve
diğer bazı ülkelerde Filistin’i destekleyen politikacıların açıklamaları sıradan
insanın yeni medya ortamlarında birbirlerine karşı nefret söylemi üretmesini
de körüklemektedir.
Suriye’de yaşanan çatışmalar nedeniyle ülkelerini terkedip Türkiye’ye gelen
Suriyeli mülteciler de zaman zaman nefret söyleminin hedefi olmaktadır. Örneğin Twitter’da #suriyelimulteciler etiketi altında mültecilerin olay çıkaran,
suç işleyen kişiler olarak konumlandırıldığı ve hatta #suriyelileriistemiyoruz
gibi etiketler açıldığı görülmektedir. Ancak diğer yandan #suriyelimultecilerkardesimizdir ya da #suriyelimultecileredokunma gibi etiketlerle de Suriyeli
mültecilerle dayanışma sergilenmektedir.
10 Ağustos 2014 tarihinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde ve sonrasında da adaylara yönelik nefret söylemi üretildiği gözlenmiş12
tir. Özellikle muhalefet partilerinin aday gösterdiği “Çatı Aday” Ekmeleddin
İhsanoğlu’nun adı açıklandığı andan itibaren başta adı olmak üzere konumu
ve kimliğine yönelik yeni medya ortamlarında söylemsel, sesli ve görsel olumsuz paylaşımların yapıldığı gözlemlenmiştir. Yine aynı şekilde HDP’nin adayı
Selahattin Demirtaş’ın da özellikle etnik kimliğine gönderme yapan nefret
söyleminin hedefi olduğu görülmüştür.
Son dönemde Türkiye’de kadına yönelik nefret söylemi konusunda da bazı
örnekler yaşanmıştır. Örneğin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın Ramazan Bayramında yaptığı bir konuşmada “iffetli kadın kahkaha atmaz” ifadelerine tepki verilmiştir. Mesela Twitter’da #direnkahkaha etiketi altında insanlar kahkaha atarken çektikleri fotoğrafları ve videoları paylaşmıştır. Yine
Facebook’da da bu ifadelere karşı tepki vermek isteyen insanlar benzer paylaşımlarda bulunmuştur.
Nefret söylemi ile birlikte öne çıkan başka bir durum da Twitter’daki trollerdir. Özellikle Gezi Direnişinden sonra iktidar partisinin sosyal medyayı
kontrol etme çabasının bir parçası olarak; kullanıcıların ilgisini çeken gerçek
olmayan ifadelerle suni gündem oluşturmaya çalışan hesaplar ortaya çıkmıştır. 17 ve 25 Aralık 2013 yolsuzluk Operasyonlarının ardından Twitter’da
açılan "haramzadeler" ve "başçalan" hesaplarının Başbakan ve bazı işadamlarına yönelik ses kayıtlarını Youtube’da yayınladığını duyurması ve bu yayınların milyonlarca defa izlenmesi ve paylaşılması ile birlikte bir süre sonra bu
hesaplar "buzlanmış" ve Türkiye’den hesaplara erişim engellenmiştir. Ancak
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine az bir zaman kala "haramzadeler333" hesabından yine benzer paylaşımlar yapılacağı duyurulmuş olmasına rağmen bu
yeni hesabın trol olduğu ortaya çıkmıştır. Troller 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimleri döneminde de seçmenlerin algı yönetimi için kullanılmıştır. Seçimlerde zaten hile yapıldığı ve bu nedenle oy vermeye gerek
olmadığı gibi paylaşımlarla seçimlerdeki oyların dağılımını etkilemeye çalışılmıştır. Buna ek olarak, seçimlerden sonra şu anki Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül de bu trollerin hedefi olmuş ve kendisini karalayan bu hesapları deşifre
etmiştir. Özellikle AKP ile organik bağı bulunan [email protected] reis” hesabından
Cumhurbaşkanı Gül’e yönelik karalama kampanyası yürütülmüştür.
13
3. Türkiye’de İnternet Üzerinde Muhtelif
Şekillerde Sansür ve Gözetim vardır
İnternet 1960’larda bir nükleer savaş ortamında bilgisayarlar arasındaki
iletişimi sağlamak amacıyla tasarlandı. İnternet üzerinde iletişim “paket”
denilen küçük veri parçacıkları vasıtasıyla sağlanır. Örneğin, İnternet üzerinden erişilen bir resim binlerce paketin sunucudan kendi kullandığımız bilgisayara erişimi ve bu paketlerin bilgisayarımızda birleştirilmesi neticesinde
ekranımızda görüntülenir. Her paket seyahati sırasında diğerlerinden değişik
bir yolu kullanabilir. Paketler yedi katmandan oluşur. Bu katmanlar basitçe
adres ve içerik olarak ikiye ayrılabilir. Adres paketin gideceği bilgisayarın
IP (Internet Protocol) numarasını, içerik ise -örneğin- iletilen resmin bir
parçasını içerir. Internet’in “normal” ortamında paketleri ileten cihazlar içerik ile ilgilenmezler; sadece adres kısmını okuyarak paketleri gidecekleri yere
iletmeye çalışırlar. Buna “ağ tarafsızlığı”(net neutrality) denir. Basit bir benzetmeyle bu durum postanede mektup zarflarının üzerindeki adres kısmının
okunup zarfın içine bakılmamasına benzer.
Ancak, günümüzde İnternet’in gitgide daha fazla önem kazanmasıyla ağ
tarafsızlığı devletler ve büyük şirketler tarafından artan oranlarda ihlal edilmektedir. Bu iş için ise “Derin Veri Analizi” (Deep Packet Inspection –
DPI) denilen sistemler kullanılmaktadır. DPI sistemleri veri iletişimi sırasında paketlerin sadece adres kısmını değil, içerik kısmını da okurlar. Bu da
postanede sadece zarfın üzerindeki adres kısmının değil, aynı zamanda mektubun açılıp içeriğinin okunmasına benzer. Bu sistemler vasıtasıyla sadece
gözetim değil, sansür uygulamaları da yapılabilir. Örneğin, DPI vasıtasıyla
“zararlı” kelimeler içeren bir mesajın iletişimi engellenebilir. Bazı DPI türleri Internet üzerinde “yük dengeleme” veya virüs denetimi gibi amaçlar
için kullanılmasına rağmen DPI’ın ağırlıklı kullanım alanı sansür ve gözetim
amaçlıdır.
14
Türkiye’deki DPI uygulamaları
Gözetim ve sansür konusundaki hassasiyetler nedeniyle DPI sistemleri genellikle büyük bir gizlilik içinde kullanılmaktadır. DPI içeren belli bir yazılım/donanım sisteminin kullanıldığı duyurulsa bile DPI kelimesinin kullanılmasından özenle kaçınılmaktadır. Kullanım ayrıntıları da genellikle ya
“içerden” sızma, ya da dışardan analiz vasıtasıyla ortaya çıkmaktadır. Aşağıdaki kısımda Türkiye’de kullanıldığı bilinen ya da proje halinde olan sansür
ve gözetim amaçlı DPI sistemleri anlatılmaktadır.
Phorm
Türkiye’de gözetim amacıyla kullanılan DPI araçlarından -bilinen- ilki Phorm’dur.
Phorm şirketi Türkiye’deki en büyük İnternet Servis Sağlayıcı olan TTNET
ile işbirliği halinde faaliyet göstermektedir. Bu iki şirketin oluşturduğu “Gezinti” (sonradan “Adobur”) adlı sistem İnternet üzerinde kullanıcı davranışlarını kaydederek “hedefli reklamcılık” uygulaması yapmakta, bu işlem
sırasında da İnternet kullanıcılarını tüm ilgi alanlarını ortaya çıkarıp onları
profillemektedir. Sonuç olarak İnternet kullanıcılarının siyasal, dinsel, cinsel eğilimleri ve bu eğilimler ile ilgili tüm hareketleri hiç ilgisiz kurumların
eline geçmekte ve alınıp satılan bir mal haline gelmektedir. Phorm şirketi
ABD’de kurulmuş olup ağır kişisel mahremiyet ihlalleri nedeniyle ABD’den
kovulmuş, bunun akabinde de İngiltere’de faaliyete başlamıştır. Bu faaliyet
Avrupa Birliği tarafından mahkemeye götürüldükten sonra şirket Brezilya,
Güney Kore ve Romanya’da faaliyet için sonuçsuz girişimlerde bulunmuştur.
Halen şirket sadece Türkiye ve Çin’de faaliyet gösterebilmektedir.
Şirketin bazı yazılım ürünleri anti-virüs programları tarafından “zararlı yazılım” olarak değerlendirilmektedir. Phorm ve TTNET ortaklığı Internet kullanıcılarını hile ve yanıltma yoluyla kendi sisteminin içine alma gerekçesiyle
Bilgi Teknolojileri Kurumu (BTK) tarafından cezalandırılmış olmasına rağmen değişik yanıltma yöntemleriyle kullanıcı sayısını artırma çabalarını sürdürmektedir. Phorm konusunda ayrıntılı bilgi enphormasyon.org sitesinden
edinilebilir.
15
NetClean
30 Mayıs 2014 tarihinde AKP hükümeti yanlısı Sabah gazetesinde “Twitter
üzerinden paylaşılan yasadışı fotoğraf, görüntü ve bilgileri hemen silmek için
Türkiye yazılım alıyor” içeriği ile bir haber yayınlandı.4 Bu habere göre 40
milyon Euro fiyatı olan ve “Twitter ile uyumlu çalışan NetClean isimli yazılımla, çocuk pornosu, illegal fotoğraf ve terör içerikli paylaşımlarının tweet
atıldıktan beş saniye sonra otomatik olarak silinmesi hedefleniyor.” NetClean
İsveç kaynaklı bir yazılım şirketi olup Internet üzerinde çocuk istismarına
karşı yazılımlar üretmektedir. Ancak bu yazılımlar kolaylıkla farklı içerikleri
engellemek amacıyla da kullanılabilir. Hükümetin olağanüstü büyüklükteki
bu bedelle çocuk istismarını engelleme amacı gütmesi hiç inandırıcı değil.
Çocuk istismarı bu noktada sadece gerçek amacı örten bir bahane konumundadır. Nitekim 5651 sayılı İnternet üzerinde sansür yasasının 2007’de
gündeme getirilmesi sırasında da aynı durum sözkonusu olmuş, gazeteler aylar boyunca Internet üzerinde çocuk istismarı haberleriyle doldurulmuştur.
Haberler kanun mecliste kabul edildikten sonra bıçak gibi kesilmiştir.
Söz konusu haber “zararlı yazılım” ile kasdedilenin “çocuk pornosu, illegal
fotoğraf ve terör içerikli paylaşımlar” olduğunu belirtiyor. Bir sonraki paragraf ise söz konusu yazılım alımının gerçek nedeni gözler önüne seriyor: “Gezi
olaylarıyla birlikte gerçek dışı görüntü ve fotoğrafların paylaşıldığı, kimi zaman kara propaganda alanına dönüşen, 17 Aralık’tan sonra da özel hayatın
gizliliğiyle kişisel hakların ihlal edildiği yer olan Twitter (...)”
Gezi Parkı eylemleri AKP Hükümetinin İstanbul merkezindeki son yeşil
4 Bkz:
basliyor
http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2014/05/30/twitterda-net-temizlik-
16
alanlardan biri olan Gezi Parkının ortadan kaldırılıp yerine lüks rezidans ve
alış veriş merkezi yapılması projesine karşı 31 Mayıs 2013’de başlayan bir
halk hareketidir. Hareket kısa zamanda tüm Türkiye’ye yayılmış ve milyonlarca insan parkı ve içindeki ağaçları korumak için sokaklara dökülmüştür.
Hiç kimsenin beklemediği bir anda bu derece etkili toplumsal ve siyasal
tepkinin ortaya çıkmasının asıl nedeni ise yoğun yoksullukla birlikte İslamcıneoliberal AKP iktidarının insanların hayat tarzına gitgide artan oranda müdahalesidir. Orantısız polis şiddetinin kullanıldığı olaylar sırasında sekiz kişi
kolluk güçleri tarafından öldürülmüş, sekiz binin üzerinde insan yaralanmıştır. Gezi Parkı olayları AKP hükümetinin yurtiçi ve yurtdışındaki “demokrat”
imajına önemli bir şekilde sarsmıştır.
Sabah gazetesinde NetClean yazılımının hedefi olarak belirtilen 17 Aralık
olayı ise Başbakan Erdoğan ve oğluyla bazı hükümet üyeleri hakkında rüşvet
ve yolsuzluk içerikli adli soruşturmadır. Büyük kısmı hükümet kontrolünde
olan kitle iletişim araçlarının gizli ve açık sansür uygulamalarına karşı sosyal medya gerek Gezi Parkı eylemleri ve 17 Aralık Yolsuzluk Operasyonu
hakkında halkın haber alma ihtiyacını karşılayan asli enformasyon mecrası
haline gelmiştir. Bu yönüyle sosyal medya AKP hükümetine göre bir “baş
belasıdır.” Dolayısıyla NetClean yazılımının alımının çocuk istismarını engellemekle hiçbir ilgisi yoktur. Asıl amaç İnternet üzerindeki özgür haber akışını
sansürlemektir. Çocuk istismarı açık bir şekilde sansüre alet edilmektedir.
Bu konu hakkında bilişim ve çocuk hakları savunucusu STK’ların görüşlerini ve bir imza kampanyasını içeren web sitesine aletetme.org adresinden
erişilebilir.
17
Procera
3 Temmuz 2014 tarihli Taraf gazetesi TTNET’in geniş kapsamlı bir DPI
sistemi alımı için ihale açtığı haberini yayınladı.5 TTNET özel bir şirket
olmasına rağmen hükümet ile çok sıkı bağları vardır. Ayrıca Türkiye’deki
İnternet omurgasını da yönetmektedir. Bu habere göre Procera isimli ve
yine İsveç kaynaklı bir şirketten “alınan donanım sayesinde Türk Telekom
(TTNET’in ana şirketi), HTTPS trafiği (Internet üzerinde şifreli iletişimi
sağlayan protokol), Whatsapp mesajları, Skype görüşmeleri, ziyaret edilen
internet sayfaları ve VPN hizmetleri de dâhil pek çok işlemi analiz edecek,
yavaşlatacak, gerekirse sansürleyecek.” Haberde ayrıca TTNET’in bu alımının daha önce yine Taraf gazetesinde yayınlanan bir TİB (Telekomünikasyon
ve İletişim Başkanlığı) kaynaklı gizli bir e-posta ile ilgili olduğu belirtilmektedir. Buna göre TİB İnternet Servis Sağlayıcılardan gözetim amaçlı kullanılacak donanımları hazır etmelerini istemişti.Bu durum özellikle kaygı vericidir.
Zira Procera NetClean’den çok daha sofistike bir sansür ve gözetim aracıdır.
Taraf gazetesinin haberi aynı zamanda TTNET’in DPI sistemini almak için
açtığı ihale şartnamesinin bir kısmını da içermektedir. Şartnamede alınacak
sistemin aşağıdaki özelliklere sahip olması istenmektedir: (·) WhatsApp,
Lime, Telegram, CoverMe, Google+, Tango, ICQ, Instant Messaging, Jabber, Open MMS, Skype, Messenger (MSN, Yahoo v.b) gibi mesajlaşma
uygulamalarının kontrol ve sınıflandırılması;(·) WAP, HTTP, MMS, E-Mail,
DHCP, FTP, HTTP Browsing, HTTP Streaming, MMS, NNTP, POP3,
RTSP, Streaming, SIP, Vonage, MGCP, Messenger (MSN,Yahoo), SMTP,
H323, Ultrasurf, Hotspot, TOR, Opera Mini gibi servis tiplerinin kontrol ve
sınıflandırılması; (·) VPN tünel modellerinin kontrol ve sınıflandırılması; (·)
Aynı internet sitesine ait HTTPS ve HTTP protokollerinin ayrımının yapılıp ayrım bazlı politika uygulanması; (·) Gerektiğinde sansür amacıyla URL
bazlı HTTPS trafiğinin engellenmesi; (·) “DNS Overwrite” uygulamasıyla
belirli DNS’lerin önceden belirlenmiş IP’lere yönlendirilmesi.
Bu son yöntemin diğer adı “DNS hijacking” olup İnternet üzerindeki dolandırıcılar tarafından sıklıkla kullanılmaktadır (phishing). Bu yöntemle İnternet kullanıcısı asıl ziyaret etmek istediği site yerine hileyle başka bir siteye
yönlendirilmekte ve bundan haberi olmamaktadır. Bu açıkça bilişim suçudur. Procera yazılımının şartnamede belirtilen unsurların tamamına yakınını
sağladığı bilinmektedir. Bunun anlamı Türkiye’de dört başı mamur bir sansür ve gözetim sisteminin kurulmuş olmasıdır.
5 Bkz:
http://www.taraf.com.tr/haber-internete-sansur-donanimi-158271/
18
4. Türkiye’de Yeni Medya Okuryazarlığı’na
Yönelik Kapsayıcı ve Bütünlüklü Bir Eğitim
Politikası Yoktur.
Alternatif Bilişim Derneği olarak, Gezi Direnişi ve sonrasında Türkiye’de
demokratik katılımın ve müzakere kültürünün gelişimi için yeni medya/dijital
okuryazarlıklar gerektiğini bir kez daha anladık. Her türlü açık ve özgür kaynağa erişimin önemini defalarca fark ettik. Özellikle siyasi iktidar sahipleri
arasında sosyal medya savaşlarının yaşandığı bugünlerde, bu meseleye serinkanlı eğilmenin önemli olduğunu düşünüyoruz. “Yeni medya ve yahut dijital
okuryazar” olmak, bilişsel otorite, güvenlik ve mahremiyet, dijital medyanın
yaratıcı, etik ve sorumlu kullanımı, yeniden kullanımı (küratörlük, varolan
medyanın yeniden üretimi ve dolaşıma sokulması) konularını kapsar. Yeni
medya okuryazarlığın eksikliği, öğrenci, çalışan ve yurttaş olarak İnternet
ve yeni medya ortamlarındaki her türlü potansiyelimizi eksik kullandığımızı
gösterir. Yeni medya ortamlarında gerçek etkileşim diğerlerini eşit olarak
görmekten geçer ve tartışma etiğine uygun davranmakla, medeni olmakla
mümkündür.
Yeni medya ortamlarında varolan çeşitli sorunlar, örneğin; hashtag viral
yayılım, Facebook dezenformasyonu, Twitter yumurtaları (sahte hesaplar),
yaftalamalar ve sosyal medya üzerinden ayrımcı ve nefret yayan söylemler
konusunda tedbirli olmak gerekir. Ayrıca dijital gözetim, profilleme, veri
madenciliği konusunda farkında olmak gerekir. Ancak tüm bu olumsuzluklar
karşısında kendimizi çaresiz hissetmemek gerekir. Yeni medya okuryazarlığı
ve onun potansiyelleri yurttaş olarak bizi güçlendirecektir.
Bu durumda Türkiye’de İnternet ortamına yönelik sansür ve engelleme
uygulamalarına yatırım yerine her düzeyde yeni medya okuryazarlığının geliştirilmesi zaruridir. Kadınlar, yaşlılar, bölgeler arasında ve gelir durumuna
göre erişim olanağı, yazılım ve/veya donanım temelli kullanım bilgisi farkları göz önüne alındığında, bu farkların giderilmesi için sadece devletin değil,
üniversitelerin, sivil toplum örgütlerin de dahil olacağı bir eğitim politikası
geliştirilmesi gereklidir. Yeni medya okuryazarlığının paydaşları, bu durumda
tüm yurttaşlardır. Yeni medya endüstrisinin yurttaşları sadece tüketici veyahut müşteri konumunda kavramak yerine, yeni medya okuryazarlığının
19
geliştirilmesinde kendilerine düşen sorumluluğu üstlenmeleri gerekmektedir.
Endüstrinin ve devletin tüm altyapısal uygulamalarında şeffaf ve hesap verir olması yurttaşın temel bir hakkıdır. Türkiye’de her türlü dijital gözetim
ve denetim olgusuna karşı yurttaşın kişisel bilgilerin korunması ve iletişimin
gizliliğin ihlalinin engellenmesi önemli gündem maddelerinden biridir. Yeni
medya ortamlarının etkili, nitelikli ve etik bir şekilde kullanılması için yeni
medya okuryazarlığının siyasal, toplumsal yaşamın her alanında ve kesiminde
geliştirilmesi gereklidir. Bu şekilde yeni medyanın muhtelif ortamlarında nitelikli kullanım pratiği yurttaşlık kültürü çerçevesinde geliştirilebilir.
Dernek olarak, Türkiye’nin farklı üniversitelerinden, kamu kuruluşlarından
ve yeni medya endüstrinden paydaşların katılımı ile UNICEF-Türkiye’nin
desteği ile Ankara’da 8 Nisan 2014 de çocuk, ergen ve yetişkinlere yönelik
müfredat geliştirme çalıştayı düzenledik ve çalışma grupları oluşturduk.
Alternatif Bilişim Derneği olarak özgür, eşit ve temel insan hakkı
olarak İnternet’in gereğinin altını çiziyoruz. Yeni medya okuryazarlığı ile yeni medya ortamlarının olanaklarını kullanabilen ve risklerden
sakınabilen yurttaş katılımın olanaklı olduğunu düşünüyoruz. Kendi
sözünü üretebilen, paylaşan ve tartışan yurttaş demokrasin asıl öznesidir. Yeni medya ortamları da bunun için temel bir kamusal mekandır
ve kitlesel öziletişim aracıdır.
mQGiBEucoWIRBACFnpCCYMYBX0ygl3LrH+WWMl/g6WZxxwLM2IT65gXCuvOEbLHR
/OdZ5T7Z6sO4O5b0EWkk5pa1Z8egNp44+Fn+ExI78cv7ML9ffw1WEAS+raQwvN2w
0WUsfztWHZqPf4HMefX92pv+1kVcio/b0aRT5lRbvD7IdYLrtYb0V7RYGwCgi6Or
dJ5iN+YVDMx8lkUICI8kPxcD/1aHZqCzFx7lI//4OtZQN0ndP1OEH+C7GDfYWi4P
DcLNlF812h1qyJf3QCs93PQR+fu7XWAIyyo5rLHpFfuU29ZZH1Oe0VR6pLJTas2Z
zXNdU48Bhj1uf4Xv0NaAYlQ5ffIJ4a37uIKYRn28sOwH/7P8VGD7K7EZn3MMyewo
aPPsA/4ylQtKkaPB9iTKUlimy5ZZorPwzhNliEbIanCGfePgPz02QMG8gnId40/o
luE0YK1GnUbIMOb6LzI2A5EuQxzGrWzDGOM3uLDLzJtBCg8oKFrUoRVu1dnPEqc/
NQzRYjRK8R8DoDa/QZgyn19pXx4oQ3tAldI4dAQ022ajUhEoobQfUGhyYWNrIFN0
YWZmIDxzdGFmZkBwaHJhY2sub3JnPohgBBMRAgAgBQJLnKFiAhsDBgsJCAcDAgQV
AggDBBYCAwECHgECF4AACgkQxgxUfYgthE7RagCeL/XirVrcUzgKBrJGcvo0xjIE
YlkAoIBqC2GuYJrXxPO/KaJtXglJjd7zuQQNBEucoWIQEADrU+2GAZbWbTElblRp
/MyoUNHm0gxOo7afqVdQe8epub/waQD1bnE+VucI7ncmQWUdD0qkkyzaXlFDlvId
LYh/dMu4/h+nTyuCLNqoycqvf1k8Dax6QOADq0BZlM5lGTL6VOBnCitWCvgYCmLO
aPO1bacJlNx0/cpWKe+YELlZss7Q+o4SBvDOyX8B78eEs62dbRAudubFQ/tjQd3z
cXZOSli9Du9DAa2vzk8tq1c6RAs0NY4KxBu+6VW/lxvGt3iNRlFQAdya6Kx3fhog
zVjkt3OOgNDJ6u/9zYbMbtjtoFqSIJDR4DhZ9NbS57nuTkJqh0GDVOtxfKcc8QxH
wyYiH47M9znHFtHHvT0PzGc2Fl8s3EUFvlXZUW3ikcFbkyqTgnseqv5k9YQ8FDHX
IvBVpj8nqLi3CBADy8z2gy5r4TryV3sfOlTT40r0GtiG3Weeb0wuMj5+hr303zgN
20
Access
Association for
Progressive
Communication
Alternatif Bilişim
Article 19
Association for Digital Elektrik Mühendisleri
Rights and Freedoms
Odası (EMO)
Chaos Computer Club
Electronic Frontier
Foundation (EFF)
European Digital
Rights (EDRI)
Internet Teknolojileri
Derneği
Istanbul HackerSpace
Linux Kullanıcıları
Derneği
Open Rights Group
Tactical Tech
Web We Want
21
internete övgü
iki tane gözün varsa senin,
binlerce gözü var internetin.
her kullanıcının bildiği birkaç kent,
beş kıtanın beşini de biliyor internet.
her kullanıcının vakti belli,
internetin ise tarih saati.
her kullanıcıyı yok edebilirler her an.
internet ise yedi değil, binlerce can.
brecht’ten bozan: ışık barış fidaner
alternatif bilişim derneği’ne bağış yapmak için
IBAN: TR28 00015 00158 0072 9858 2660
Hackerspace; elektronik, bilgisayar, teknoloji, internet, diy ve
benzeri konulara ilgi duyan insanlar için; beraber çalışabilecekleri ve etkinlikler düzenleyebilecekleri bir sosyal ortam, projelerini veya çalışmalarını yürütebilecekleri bir atölyedir. Sadece
bir mekandan ziyade el birliği ile toplanan teknik imkanlar bulunabilen bir yer.
Birçok ülkede hackerspaceler bulunuyor; daha fazla bilgi:
http://en.wikipedia.org/wiki/Hackerspace
Adres:
Eğitim Mah. Ömerbey (Çıkmaz) Sokak. No:19/B Kadıköy/İSTANBUL
(1.Açıkgöz caddesindeki, Kadıköy Adliyesi D Blok yanındaki çıkmaz
sokak)
Tarif:
Söğütlüçeşme metrobüs/tren istasyonundan, evlendirme dairesinin önünden geçip, ışıklardan karşıya geçtiğinizde, dere boyunca derenin sağından ilerleyin. Yol bittiğinde sağa ve sonra ilk sola dönün. Çıkmaz sokağın sonunda, soldayız.
twitter: @istanbulhs
google+ / facebook: İstanbul Hacker Space - Serbest Proje Atölyesi
github.com/istanbulhs
irc.freenode.net #istanbulhs
+90 216 418 0 417
[email protected]
Epostanızda talebinizi, geri dönüş için gerekli iletişim bilgilerinizi net bir şekilde not ettiğinizden emin olun.
İstanbul Hackerspace
Download

Internet Ungovernance Forum - Alternatif Bilişim Derneği