2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 2. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
EĞİTİM BİLİMLERİ
1. İnsanın doğası değişmediği için insanların sahip olmaları gereken evrensel ilkeler vardır ve
insanın en önemli yanı aklıdır. Eğitimin amacı,
insan zihnini geliştirerek öğrenciye kültürel
değerleri benimsetmektir. Bunun için bireylerin sahip olması gereken esaslar vardır. Öğrenciye evrensel eğitim verilerek değişmeyen
bilgilere sahip olması sağlanmalıdır. İnsanın
aklını kullanmasını sağlayacak entelektüel
eğitim verilerek her yerde her zaman geçerli
olan matematik, felsefe ve edebiyat dersleri
okutularak evrensel sorunlar klasik eserler yoluyla öğretilmelidir. Eğitim yaşama hazırlıktır;
iş ve meslek eğitimi iş ve meslek hayatına bırakılmalıdır. Eğitim evrensel değeri savunduğundan ve disiplinlerden yararlanarak, kişilik
gelişimlerine katkıda bulunduğundan dolayı
daimiciliktir.
• Yöresel, kültürel ve iklimsel farklılıklar
• Öğrencilerin bireysel farklılıkları
• Gelişme ve değişmelerle ilgili olarak kendini
yenileme
Cevap: C
4. Belirli olgu veya eğitim yaşantılarından ortaya
çıkan durumla ilgilenen ihtiyaç analizi yaklaşımı betimsel yaklaşımdır. Bir nesnenin eksikliği
ile ortaya çıkan zararla o nesnenin varlığının
sağlayacağı yarardan hareketle ihtiyaç belirlenmesi sürecidir. Öğrencilerin asabi olduklarını belirleyen psikologlar ergenlik döneminde
bulunan bireylere sosyal, kültürel ve sportif
çalışmaları sağlayıcı ortamlar hazırlamak için
çalışmaya başlamışlardır. Bu faaliyetin kattığı
kârın ve yokluğunun zararının incelenmesi betimsel yaklaşımdır.
2. Türk Millî Eğitim ilkelerinden, “Güçlü ve istikrarlı, hür ve demokrasi eğitimi bir toplum
düzeninin gerçekleşmesi ve devamı için
yurttaşların sahip olmaları gereken demokrasi bilincinin, yurt yönetimine ait bilgi, anlayış
ve davranışlarla sorumluluk duygusunun ve
manevi değerlere saygının, her türlü eğitim
çalışmalarında öğrencilere kazandırılıp geliştirilmesine çalışılır.”
kısayol yayıncılık
Cevap: D
Cevap: A
Cevap: E
5. Bu örnek psikomotor beceri alanını ifade etmektedir. Öğretmenleriyle birlikte spiralin
merkezine küçük bir delik açıp uzun bir ipliği
bu delikten geçirir ve bir ucuna, ipin delikten
çıkmasını engelleyecek büyüklükte düğüm
atarlar (Kılavuzla yapma).
Cevap: C
6. A, C, D ve E seçeneklerinde yer alan ifadeler yapılandırmacılık ile verilen açıklamaya
uygundur. B seçeneğindeki ifade açıklamaya
uygun değildir. Yapılandırmacılıkta doğruluğu
ispatlanmış bilimsel ve nesnel stratejileri kullanması değil öznel ve farklı yollarla düşünmesi önemsenir.
3. Elbette bir program değişmez ve genel olma
anlamında bir çerçeve ortaya koymalıdır. Ancak program konularını ana hatları ile sunan
bir çerçeve program sunmalı ve ayrıntıları,
okulun ve bölgenin özelliklerini, öğrencilerin
ilgi, ihtiyaç ve yeteneklerini göz önüne alabilme olanağını öğretmene sağlamalıdır. Bu
doğal ve olağandır. Sahil şeridindeki yerleşimlerde balıkçılıktan ve turizmden örnekler verilebilirken, Türkiye’nin iç ve orta kesimlerinde
tarım ve hayvancılıktan örneklerin verilmesi
de programların esnekliğinden kaynaklanır.
Yine buna benzer olarak bir sınıfta farklı kişilik
özelliklerinin önceden ve uygulama sırasında
dikkate alınabilmesi programların ve planların
esnekliğiyle doğrudan ilgilidir. Programların
ve planların esnek olmasını gerektiren nedenler:
Cevap: B
7. Bir grup çalışması içinde, bireylerin bir yaşantıyı, bir olayı, bir fikri, kimi zaman bir soyut
kavramı yeniden düzenlemesinin yanı sıra sahip oldukları bilgi ve yaşantıları üzerine hayal
ettikleri dünyayı oluşturmalarına olanak sağlayan, bilgileri daha çok oyunla öğrenmelerine
olanak tanıyan yöntem yaratıcı dramadır. Yaratıcı drama için oyun, canlandırma, bir olayı
tasarlayıp grupla sunma gibi ifadeler anahtar
kelimedir.
Cevap: B
1
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 2. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
8. I.Yeni programda, “temel beceriler” başlığı
altında, öğrencilerin öğrenme alanlarındaki
gelişimleriyle bağlantılı, yatay olarak bir yılın sonunda, dikey olarak da birinci sınıftan
beşinci sınıfın sonuna kadar kazanacakları
ve hayat boyu kullanacakları programın kazanımlarıyla gelişmesi beklenen; eleştirel
düşünme, yaratıcı düşünme, problem çözme,
karar verme, metinler arası okuma becerilerine yer verilmiştir.
II.Yeni öğretim programlarında, içeriklerin
düzenlenmesinde genellikle tematik yaklaşım göz önüne alınmıştır ve bu çerçevede
öğrenme alanları belirlenmiştir. Yeni öğretim
programlarına yansıyan en belirgin değişiklerden biri de ara disiplinlerin tanımlanması
ve öğrenme alanları ile ilişkilendirilmesidir.
III. Öğrencinin zekâ türleri, öğrenme stilleri,
dikkate alınarak, sadece bilgi vermek yerine örnek öykülerden yola çıkarak, yakından
uzağa ilkesine göre, öğrencilerin sebep sonuç ilişkileri kurabilmeleri amaçlanmaktadır.
IV. Yeni ilköğretim programı yapılandırmacı,
öğrenci merkezli ve etkin katılım ilkesine dayalı
olarak hazırlanmış ve uygulamaya konulmuştur.
Yukarıda anlatılan bütün özellikler yeni ilköğretim programıyla ilgidir.
Yalnız V. madde yeni program anlayışımıza
uygun değildir. Doğru cevap I, II, III ve IV’ün
bir arada olduğu seçenektir.
Cevap: C
11. Dilsel yani sözel zekâ, sözcüklerin kullanımı ve
anlaşılmasına yönelik yetenektir. Konuşarak,
işiterek ve kelimeleri görerek en iyi şekilde öğrenirler. Edebiyatçıların, şairlerin düz yazı, şiir yazabilme yeteneği; dinleyiciler önünde konuşma
yapabilme ya da başka birisiyle sohbet edebilme
yeteneği gibi dille yaptığımız her türlü çalışmayla ilgilidir. Sözel ya da yazım yeteneği şeklinde
ortaya çıkan bu zekâ alanı dilsel/sözel zekâdır.
Okuma, yazma, dinleme ve konuşma ile ilgili etkinlikler bu zekâ alanı ile doğrudan ilgilidir.
Cevap: B
kısayol yayıncılık
10. Konuları küçük öğrenme birimlerine ayıran öğretim programı programlı öğretimdir. Gerçi her
öğrenme-öğretme yaklaşımında bu ilke geçerilidir, fakat diğer seçenekler aktif öğrenmenin
belirgin özellikleri arasındadır. Ayrıca öğretmenin küçük adımlara göre sunular yapması aktif
öğrenmenin belirgin özelliklerinden biri değildir.
Cevap: D
9. Soruda iki seçenek arasında kalınabilir. Deney
ve benzetim. Bilimsel bir gerçeği ifadesi deneye
götürmelidir. Deney, bilimsel bir gerçeği kanıtlamak ya da göstermek için yapılan denemedir.
Koşullar önceden belirlenmeli ve güvenlik önlemleri alınmalıdır. Öğretmen gerekli denemeleri
ve hazırlıkları yaptıktan ve tehlikeli durumlar için
gerekli önlemleri aldıktan sonra gerçekleştirilir.
12. Öğrencilerin bireysel ya da grup olarak gerçek
yaşam konularına ve uygulamalarına ilişkin,
disiplinler arası (bilimsel alanlar - konular - etkinlikler ) bağlantı kurularak bir problem ya da
senaryo üzerinde yerine getirdiği bir tür problem
çözme etkinliğidir. Bir bireysel öğrenme yöntemi olan proje yöntemi, öğrencinin etkin olmasına dayanmaktadır. Öğrenci, bir konu hakkında
araştırma yapmak için planlama yapar, inceler,
araştırır, uygular ve değerlendirir. Proje yöntemi
bireysel ve grupla öğrenmeye, okul ile gerçek
hayat arasında bağ kurulmasına önem verir. Bu
yöntemin ana felsefesi öğrencinin etkileşimde
bulunduğu çevrede yaşamı küçük boyutta da
olsa yaşamasıdır. Bu yöntemde genelde öğrencinin bireysel ve grup olarak gerçekleştirdiği
öğrenme etkinliğinin sonucunda bir ürün ya da
performans ortaya koyması söz konusudur.
Cevap: B
13. “Reklamlarda verilen mesajları sorgular.” ve
“Kitle iletişim araçlarıyla verilen bilgileri, haberleri ve düşünceleri sorgular.” kazanımları eleştirel düşünmenin en belirgin ipucudur. Eleştirel
düşünme, bireyin bilgi ile etkileşiminde bilgi
edinme, kullanma ve üretmede problem çözme
ile birlikte geliştirmesi amaçlanan bilişsel ve duyusal bir özelliktir. İnsanın kendini geliştirme ve
öğrenme sürecini bireysel olarak kontrol etmesini sağlayan bir güçtür. Bu bakımdan öğrenmede özgürlüğü ve bağımsızlığı sağlayıcı bir
araç olan beceri, eleştirel düşünmedir.
Deneyin özellikleri
• Öğrenci, bilgi edinme sürecinde aktiftir.
• Yöntemin duyulara hitap etmesi ve birçok
duyu organının kullanılmasını sağlaması öğrenmeyi kolaylaştırmaktadır.
• Bu yöntem, laboratuvar tecrübesi olan, bu
konuda değişik teknikleri kullanabilen öğretmenlerin rehberliğinde uygulanmalıdır.
Cevap: B
2
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 2. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
Analitik Düşünme: Bütünü parçalara ayırabilme, parçalar ile bütün arasındaki ilişkiyi yorumlayabilme ile farkları ayırt edebilmeye dayalı
etkinliklerdir.
Yaratıcı Düşünme: Yaratıcılıkta en önemli özellik, özgünlük ve yeniliktir. Buradan hareketle
yaratıcılık, yeni, özgün ürünler ortaya koyma,
yeni çözüm yolları bulma ve bir senteze ulaşma
olarak tanımlanır. Yaratıcı düşünceyi geliştirmek
için özgür öğrenme-öğretme ortamı gerekir.
Eleştirel Düşünme: Gözlem ve bilgiye dayanarak sonuçlara ulaşmaktır. Eleştirel düşünme,
kusursuz ve eksiksiz düşünceyi ortaya çıkarmak için disiplinli ve öz denetimli düşünme
şekli olarak tanımlanır. Eleştirel düşünme, öğrencilere daha önceden bildikleri her şeyi uygulamaları ve kendi düşüncelerine değer biçip
değiştirmeleri olarak da tanımlanmıştır. Eleştirel düşünme için ön koşul bilgiye dayalı farklı
bakış açısıdır.
Yansıtıcı Düşünme: Gelecekte daha iyi kararlar vermeye çalışırken geçmişteki kararlarının
başarılarını değerlendirmedir. Geçmişteki deneyimleri geleceği yansıtabilmedir. Geleneksel
öğretimin tersine öğrenci merkezlidir. Öğrenci,
öğrenme sürecinde sorumluluk almalı ve yeterliliği çok önemlidir. Onun için öğretme-öğrenme
ortamında etkin olmalıdır.
Cevap: A
farklı görüşleri savunanların birbirlerine saygı
duyarak yaşamaları demokratik toplumun en
önemli özelliklerindendir. Bu iki zıt fikrin dışında üçüncü olarak kararsızlar vardır. Bütün
öğrenciler aktif olarak tartışırlar. Görüş geliştirmede; kazanan, kazanamayan, doğruyu ya
da yanlışı savunan yoktur. Her bireyin, görüşünü gerekçeleriyle savunduğu isterse kendi
isteğiyle görüşünü değiştirdiği tekniktir. Öğrenci süreç içerisinde görüşünü değiştirebilir.
Öğrencilere öğretilen konular ya da bu konuların, sorunların çözüm yolları bazen zıtlıklar
ve çelişkiler içerir. Düşünceleri bu zıtlıkların
iki ucunda ya da arasında bir yerlerde olan
öğrencilerin, eğilimlerini gerekçelendirdikleri,
bütün sınıfın etkin katılımını gerektiren, katılımcılarda hoşgörü, katlanma, konuşma, dinleme ve değişmeye açıklık becerileri geliştirir.
Cevap: E
kısayol yayıncılık
14. Özellikleri sıralanan yaklaşım işbirlikli öğrenmedir. İşbirlikli öğrenmede;
- Sosyal becerilerin geliştirilmesi önemlidir.
- Olumlu karşılıklı bağımlılık vardır
- Bireysel sorumluluk vardır.
- Birbirine benzer değildir.
- Liderlik paylaşılmıştır.
- Öğretmen, süreci gözler ve yönlendirir.
Verilen bu özellikler işbirlikli öğrenmenin en
belirgin noktalarıdır.
16. Sınıfta öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeylerine uygun olanaklar sağlanması ve ihtiyaçları
kadar zaman tanınması tam öğrenme yaklaşımıdır. Bu yaklaşım, öğrenme düzeylerinin
birbirine yaklaşacağını ve sınıftaki tüm öğrencilerin başarılı olacağını savunur. Bu nedenle öğrenme birimleri ünitelere ayrılmış ve bir
birim öğrenilmeden diğer birime geçilmesine
izin verilmemiştir. İşlenecek konuda araştırma ve inceleme yapılmalıdır. Yapılan incelemenin sonuçları bir panel atmosferinde gruba
sunularak sonunda tartışma yapılır. Çalışma
grubunun; öğretmenin ve öğrencilerin görüş
ve yeteneklerine göre demokratik biçimde
oluşturulması çalışmaları etkiler. Öğrencilerde
sorumluluk duygusu geliştirmek için uygulanır.
Cevap: B
17. Murat Öğretmen’in, “Haklarımı öğreniyorum.” konusu ile öğrencinin kendisinden
başlaması öğrenmenin yakından uzağa ilkesiyle ilgilidir.
Cevap: D
Cevap: D
15. Soruda öğrencilerin tartışmaya katılmaları, düşündüklerini gerekçeler göstererek
belirtmeleri ve düşüncelerini değiştirebilecekleri belirtilmiştir. Böylelikle öğrencilerin
de başkalarının düşüncelerine saygı duyma, dinleme, kendi düşüncesini savunma
ve kanıt bulma becerilerini geliştirmeyi
hedefleme, görüş geliştirmede söz konusudur. Görüş geliştirmede farklı kutuplu ve
farklı düşünülen konular vardır. Bu konudaki
18. Soruda verilen bilgilere göre söz konusu uygulama öğrenme galerisidir. Çünkü öğrenme
galerisinde grupların öğrendikleri bilgileri gözden geçirmeleri sağlanır. Sınıfta hangi bilgi ve
becerileri geliştirecekleri listelenir.
• Listelerin duvarlara asılarak sergilenmesi
sağlanır.
• Öğrencilerin ayağa kalkarak listeleri incele-
3
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 2. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
meleri, kendilerinin de öğrenmiş olduğu ancak
kendi listelerine yazmayı unuttukları maddelerin önüne işaret koymaları istenir.
• Hangi öğrenmelerin kaç kişi tarafından gerçekleştirildiği değerlendirilir.
• Öğrenciler, öğrendiklerinin yerine sınıfa götüreceği önerileri, fikirleri de listeleyebilir.
Cevap: E
Cevap: D
19. Bu özellikler bütün sınıfla yapılan tartışma
türü olarak büyük grup tartışmasının özelliğidir. Çünkü soru ya da konu grubun tamamına
yöneltilir. Konuyla ilgili bilgisi olduğu bilinen
öğrenciye yöneltilir. Soru soran öğrenciyi yüreklendirmek için sorusu bir başka öğrenciye
yönlendirilir. Sorular öğrenciyi yüreklendirir.
Cevap: B
kısayol yayıncılık
Cevap: E
20. İlkay Hanım’ın elektrik konusunu işledikten
sonra öğrencilerini bu konuyla ilgili bir baraja
götürerek, burada elektrik üretiminin nasıl yapıldığını uygulamalı şekilde görmelerini sağlaması
öğrenmelerin kalıcılığını gerçekleştirmeleri için
öğrencilere somut yaşantılar sağlamaktır.
21. Öğrenmelerin sadece davranışlardan anlaşılamayacağına, zihinde de gerçekleşebileceğine inanan ve bu nedenle öğrenmelerin işaret
öğrenme ile başlayıp problem çözmeye kadar
ilerleyen bir süreç olduğu anlayışına sahip
yaklaşım, Gagne’nin öğrenme durumları modelidir. Aşağıda Gagne’nin öğretim modelinin
temel hatları incelenmektedir.
I.Gagne en karmaşık öğrenmeyi modelinde
problem çözme olarak ele almış ve öğrenme
hiyerarşisinde problem çözmeden bahsetmiştir.
II. Refleks, korkma, kaçma gibi klasik koşullanma yoluyla var olan öğrenmeler hiyerarşinin birinci basamağında olur.
III. Gagne bireysel farklılıkların önemli olduğunu belirtip öğrencilere kazandırılacak becerilerin yaşantı merkezli tasarımlarla bir şekilde
süreç içinde kazandırılmasını amaçlamıştır.
IV. Birbirinden farklı öğrenme ürünleri olduğu
için birbirinden farklı öğrenme yaşantıları düzenlenmelidir.
Bu özellikler arasında E seçeneği yer almaz.
Öğretim dört temel aşamada gerçekleştiği için
öğretmenin görevi bir bilim adamı olmadığı
için zorlaştırmak değil kolaylaştırmaktır görüşünü savunan Gagne değil Glasser’in temel
öğretim modelidir.
22. Gerçek yaşamda karşılaşılan ya da karşılaşılması olası problemleri sınıf ortamına getirerek
öğrencilerin katılımı ile tartışma ortamı açarak
çözüm yolları bulmalarını sağlayan yöntem
örnek olaydır. Örnek olay, gerçek yaşamda
karşılaşılan bir olay, durum ya da konunun
içindeki problemlerin sınıf ortamında tartışılarak çözülmesi yoluyla öğrenmenin sağlanması
ve problem çözme becerisinin kazandırılmasında kullanılır. Öğrencilere bir konuyu ya da
beceriyi kazandırmak ve o konuda uygulama
yaptırmak amacıyla da kullanır. Böylelikle önceki öğrenilenlerin transferi de sağlanır. Bu
yöntem, daha çok buluş yoluyla öğretmede
ve kavrama düzeyindeki davranışların kazandırılmasında kullanılır. Sınıfa getirilen örnek
olayın, gerçek yaşamda karşılaşılmış ya da
karşılaşılması mümkün olması gerekir.
Cevap: A
23. Derse bir araç gereçle girme ya da herhangi
bir şarkıyı dinletme, öğretimi planlama ve uygulama aşamaları adına dikkat çekmeye hizmet eder.
Cevap: D
24. Ortak yaşantıların fazla olması sınıf içi iletişimde öğretmen ya da öğrenciden kaynaklanan engellerden biri değildir. Aksine bu
istenen bir durumdur ve öğrencilerin hazırbulunuşluğuna katkı sağlar.
Cevap: C
25. Nerede kalmıştık? Sorusuyla derse başlayan
bir öğretmenin derse hazırlıklı gelmediği açıktır. Bu nedenle planlı çalışma ve akıcı etkinlik
istenmeyen davranışların önlenmesini sağlayacaktır. Sınıfta yapılacak etkinliklerin önceden planlanması öğretimi sistemli hale getireceği için sınıf içi disiplin olumlu yönde etkilenir.
Cevap: B
4
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 2. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
26. Sınıf kurallarının uyulmasını ve işlevsel olmasını isteyen bir öğretmen öncelikle kendi uymalı, davranışları ile öğrencilere iyi bir model
olmalıdır. Öğrenciler öğretmenleri, kendilerine
model almaktadırlar. Bu sebeple öğretmenler,
değişiklik yaratmak istedikleri davranışlarda
farkında olmadan model olmaktadırlar.
kısayol yayıncılık
Cevap: A
Cevap: B
29. Seçenekler analiz edildiğinde;
A) KPSS’den, başvuru için 85 puan almakmutlak ölçüt,
B) İş başvurusunda yalnızca İngilizce bilenlerin işe başvurabilmesi- mutlak ölçüt,
C) Okulu bitirmek için 2.00 ortalamaya sahip
olmak- mutlak ölçüt,
D) Ehliyet sınavını kazanmak için bütün sınavlardan en az 60 almak- mutlak ölçüt,
E) Sınıfın aritmetik ortalamasına göre öğrencinin Z puanın +2 olması-bağıl ölçüttür. Çünkü
aritmetik ortalama ve buna bağlı olarak geliştirilen Z puanı ölçme sonuçlarından sonra ve
ölçme sonuçlarına göre belirlendiği için bağıl
ölçüttür.
Program
Gelişim
1.00
0.60
0.85
-0.35
Öğrenme
0.60
1.00
0.40
-0.25
Ölçme
0.85
0.40
1.00
0.30
Program
-0.35
-0.25
0.30
1.00
Bu tablo korelasyon tablosu olduğundan bu
tablodan ancak iki veri arasındaki ilişkiye ulaşılabilir. Eğer paralel puan alınmış ise ilişki
pozitif, puanlar ters yönde ise ilişki negatif,
veriler arasında ilişki yok ise nötrdür.
27. Bir sınıf öğretmenin hayat bilgisi dersinde “katı
iki madde karışımının elektiriklenme ile ayrılması” konusunun daha iyi anlaşılması için toz
halde kükürt maddesini öğretim materyali olarak seçmesi öğrenci hazırbulunuşluğunu dikkate almadığı anlamına gelir. Hem konu hem
de materyal öğrencilerin düzeyine uygun değildir. Bu nedenle öğrenmenin gerçekleşmesi
beklenemez.
28. Seçeneklerin tümündeki ilkelerle karşısındaki
açıklamalar doğru verilmiştir. Sorudaki iyi ve
kötü örnek olarak verilen görseller yakınlık ile
ilgilidir. İyi örnekte birbiriyle yakın ögeler ilişkili
görülürken, kötü örnekte ise birbirinden uzak
ögelerin ilişkisiz olduğu anlaşılmaktadır.
Ölçme
Cevap: C
DERS
Öğrenme
Gelişim
30.
En yüksek ilişki gelişim ve ölçme arasındadır.
Çünkü ilişkide yükseklik +1 ya da -1 yakınlıktır.
Bu değerlere en yakın 0,85 bu da ölçme ile
gelişim arasındadır.
En düşük ilişki ise öğrenme ile program arasındadır çünkü (–) ya da (+) olmasına bakılmaksızın 0’a en yakın olan ilişki katsayısı en
düşük ilişkiyi verir.
Cevap: D
31. Bir testin güvenirliği KR-20 formülünü
kullanılarak 0.47 gibi 0.70’ten düşük bir
sayı bulunmuş ise aşağıdaki yorumlar
yapılabilir;
• Güvenirlik katsayısı düşüktür.
• Maddeleri birbiriyle uyumsuzdur yani
heterojendir.
• Testi oluşturan bireyler homojen yapıdadır.
• Test çok boyutludur.
• Ölçmeye tesadüfi hatalar karışmıştır.
Buna göre A seçeneğinde verilen “Testi oluşturan maddeler heterojendir.” ifadesi doğrudur.
Cevap: A
32. Soru sayısını arttırmak her zaman kapsam geçerliliğinin artmasını sağlamayabilir. Soru sayısı arttıkça duyarlılık artar, duyarlılık arttıkça
güvenirlik artar. Ancak eklenen sorular derste
işlenen kapsama uygun değil ise kapsam geçerliliği artmaz.
Cevap: C
Cevap: E
5
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 2. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
36. Doğru cevaplama yüzdesi ya da madde güçlüğü formülü kullanılarak çözülür.
33. Çoktan seçmeli testlerde soruların birbirinden
bağımsız cevaplanması gerekir. Yani bir
soruda öğrencinin bulduğu cevap başka bir
soruda kullanılıyorsa bu durumda bağımsız
cevaplanabilme kuralı bozulmuş demektir. Ortak köklü maddeler dâhil olmak üzere çoktan
seçmeli testlerde bütün sorular birbirinden bağımsız cevaplanabilmelidir.
Cevap: B
B) 4. ve 5. sorunun ayırt ediciliği sıfırdır. Bilen
ile bilmeyeni ayırt edemediğinden ya da sınıfın
tamamı 4. soruya doğru cevap verdiğinden ve
5. soruyu hiçbir öğrenci doğru cevaplayamadığından ayırt ediciliği sıfırdır.
C) Testte en yüksek puanı Kazım almıştır. Kazımın puanı 9’dur.
D) Mod, en çok tekrar eden değerdir. 3 öğrenci
tarafından 6 alınmıştır.
Puan
frekans
2
1
3
1
4
2
5
2
6
3
9
1
kısayol yayıncılık
Cevap: E
A) Dağılımın ranjı 7’dir. En yüksek puan 9, en
düşük puan 2 olduğundan grubun ranjı 7dir.
Sınıfın toplam mevcudu:10
Cevap: B
34. Öz değerlendirme, bireysel veya kendini
değerlendirme olarak da adlandırılabilir.
Öğrencilerin kendi öğrenme süreçlerini,
özellikle başarı düzeylerini ve öğrenme
sonuçlarını yargılamaları olarak açıklanabilir.
Öğrencilerin başarılarını karşılaştırma olasılığı
vermez.
Soruya doğru cevap veren öğrenci sayısı:2
37. Soru kökünde özellikleri verilen ölçme aracı
alternatif ölçme araçlarından tanılayıcı dallanmış ağaçtır. Sistematik olarak hazırlanmış D/Y
sorularından oluşan bu araçta öğrencinin bir
soruya verdiği cevap daha sonra hangi soruyu
çözmesi gerektiğini etkiler.
Cevap: E
35. Seçenekler analiz edilirse;
38. Madde analizi yaparken testin öğrencilere kolay mı yoksa güç mü geldiği konusunda soruya cevap aranmaz ya da maddeden testin
tamamı hakkında yeterli bilgiye ulaşamayabiliriz. Başka bir deyişle, madde güçlükleri toplamı aritmetik ortalamayı verir, böylece testin
öğrencilere kolay mı zor mu geldiğini nispeten
yorumlayabiliriz ancak bu veriye ulaşmamız
için testi oluşturan bütün maddelerin madde
analizlerinin yapılmış olması gerekir. Tek bir
maddenin güçlük derecesine bakarak testin
güçlük derecesi hakkında yorum yapamayız.
Cevap: D
39. Seçenekler analiz edildiğinde;
E) 3. sorunun güçlük indeksi 0,40’tır. 3. soruyu 6 öğrenci doğru cevaplamıştır sınava giren
öğrenci sayısı 10 olduğundan aşağıdaki işlem
yapılarak P=0,60’tır.
Negatif ayırt edici olması için alt grubun daha
fazla doğru cevaplaması gerekmektedir. Fakat
burada üst grup 11, alt grup ise 2 doğru cevap
vermiştir.
B) Maddeyi üst ve alt gruptan eşit sayıda aday
cevaplayamamıştır. Çünkü soruyu boş bırakan öğrenci olmadığından eşit sayıdan aday
cevaplamıştır.
C) E seçeneği çeldirici ise beklenen yönde
çalışmıştır. Bir soruda çeldiriciyi alt grup daha
fazla işaretlemelidir. Bunun için bu doğrudur.
D) C seçeneği en zayıf çeldirici rolünde değildir çünkü en zayıf çeldirici en az kişi tarafından
işaretlenen B seçeneğidir.
E) Cevap hangi seçenek olursa olsun bütün
çeldiriciler dengeli şekilde çalışmamıştır. Dengeli bir şekilde çalışması için ortalama olarak
aynı sayıda kişi tarafından işaretlenmesi gerekirdi.
Cevap: C
Cevap: E
6
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 2. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
44. Shakspeare’in, “Çok fazla itirazcı bir bayan
aslında sizinle aynı fikirde olabilir.” cümlesi bu
davranışı açıklar niteliktedir. Bireyin gerçekte
hissettiği duyguların ve düşüncelerin tam tersini yapmasıdır. Buna karşıt tepki geliştirme
denir.
Cevap: C
Cevap: A
41. Masanın üzerine konulan kalemleri desenli
ve uzun olanlar ile desensiz ve kısa olanlar
şeklinde ayırmaları istenmiştir. Ancak sürenin
sonunda deneklerin kalemleri sadece uzun
ve kısa olanlar şeklinde tasnif edebildikleri
görülmüştür. Çünkü işlem öncesi dönemdeki
bir çocuk dikkatini genellikle bir görevin yalnızca bir yönüne göre sınıflayabilir ve belirli
bir zamanda birden fazla özelliğine göre
sınıflayamaz. Olayların bir özelliğine ve yönüne göre sınıflayabilirler, bunun için çoklu sınıflama kazanamamışlardır.
45. Piaget, yaptığı gözlemler ve elde ettiği deneysel verilerden yola çıkarak bütün çocukların
konuşmalarını ikiye ayırmaktadır: İlki “benmerkezci konuşma”dır. Bu durumda çocuk
kendi hakkında konuşur, iletişim çabası yoktur,
cevap beklemez, karısındakinin kendisini dinleyip dinlemediğinin önemi yoktur ve bu, bir
oyundaki monologla benzerdir. Piaget’e göre
benmerkezci konuşmanın en önemli göstergesi
monolog ve toplu monologtur. İkincisi “sosyalleşmiş konuşma”dır. Bu konuşma biçiminde
çocuk diğerleriyle bir alışverişe teşebbüs eder,
yani kızar, talepte bulunur veya bilgi alır.Piaget,
benmerkezci konuşmanın kaybolarak yerini sosyalleşmiş konuşmanın almasıyla benmerkezci
düşüncenin de kaybolduğuna inanmış, bunu
ise genetik sürece dayandırmıştır. Vygotsky’e
göre, benmerkezcilik kaybolmamakta, içsel konuşmaya dönüşmektedir. Bu nedenle Vygotsky,
Piaget’in konuma gelişimi şemasına bir alternatif
getirir ve kendi konuşma gelişimi modelini sırasıyla “sosyal, benmerkezci ve içsel konuma”
olarak sunar. Vygotsky’nin konuşma gelişimi
şemasındaki ilk evre “sosyal konuşma”dır.
Vygotsky’e göre konuşmanın amacı, bebeklikten itibaren iletişim ve sosyal ilişki kurmaktır.
Çocuk kendisiyle konuşmaya, diğerleriyle konuştuğu gibi başlar. Dış şartlar onu düşünmeye
zorladığında ise sesli düşünür. Çocuk en başından itibaren sosyaldir. Sosyalleşmiş (Vygotsky
bu terim yerine “iletişimsel” (communacative)
demeyi tercih etmiştir.) ve benmerkezci konuşmanın her ikisi de sosyaldir. İkinci evre, “benmerkezci konuşma” olup Piaget’nin formüle
ettiğinden farklı olarak, çocuğun düşüncesine
uzun zaman eşlik etmez, sadece belirli durumlarda ortaya çıkar. Benmerkezci konuşma; gerginliğin dışa vurulması ve duyguların boşalımı
için gerekli (ama en önemlisi uygun düşünceyi
ifade için bir araç) ve problemin çözümü için de
bir planlamadır. “İçsel konuma” konuşma gelişiminin son evresidir. 3 yaşında benmerkezci
ve sosyal konuma arasında fark yokken 7 yaş
civarında birbirlerinden yapısal ve işlevsel olarak
tamamen farklılaşır.
CEVAP: A
Cevap: D
42. Piaget’nin fikirlerinden yola çıkan Martin
Hoffman’ın bilişsel dengesizlik teorisi, çocuk
yetiştirme tekniklerinde ebeveynin davranışlarının sonuçlarını mantık ve açıklama kullanarak disipline etme yöntemine tümevarım denir.
Tümevarımsal düşünce örnekten hareketle
genellemelere ulaşma demektir. Özelden
genele bir düşünce biçimidir. Hoffman, anne
baba davranış örneğinden hareketle genellemelere ulaşarak çocuk eğitimini önermiştir.
kısayol yayıncılık
40. Verilen açıklamaya göre ölçme sonuçlarına
karışan hata tesadüfi hatadır. Çünkü bilinçsizce yapılmıştır ve hata miktarının belirlenmesi
olası değildir. Tesadüfi hatalar ölçme aracının
öncelikle güvenirliğini dolaylı olarak geçerliğini
etkiler.
Cevap: A
43. Çocuk, bir şeyler üreterek ve ürettiği ürünün
karşılığında aldığı takdir ve kabullenmeyle
çalışkanlık duygusunu geliştirir. Eğer çevresinden destek görmezse değersiz olduğunu
düşünür ve aşağılık duygusu gelişir. Aşağılık
duygusu geliştiren çocuklar çevreyle sağlıklı
ilişkiler kuramaz. Çocuğa aile ve öğretmenleri
tarafından öz saygısını geliştirici destek verilmelidir. Tuğba Öğretmen, Yağmur’ un aşağılık
duygusundan kurtulması için ona başarabileceği görevler vermiş ve onu diğer öğrencilerin
önünde takdir etmiştir. Bunun için başarıya
karşı aşağılık duygusu krizini çözmeye çalışmıştır.
Cevap: B
7
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 2. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
46. Metabiliş, ergenin kendi düşüncesi ve başkalarının düşüncesi hakkında düşünebilme
becerisi olarak tanımlanır. Bu durumda ergen
başkalarının ne bildiğini ve nasıl bildiğini araştırmakta, böylelikle başkalarının kullandığı
stratejileri görme ve kullanma şansı elde etmektedir. Özellikle içsel diyaloglar şeklinde
gelişmesi beklenen kişisel değerlendirme ve
düzenlemeler soyut gerçeklikle ilgili içgörü kazandırmaktır.
CEVAP: C
47. Bedensel büyüme doğum sonrası dönemde
en hızlı bebeklik dönemindedir. Daha sonra
ise ikinci çocukluk dönemi değil, ergenlikte
yaşanır.
48. Defne: “Ama bugün okumalısınız, son
okuma tarihi bugün.” diye düşünmesi bir
olayın veya bir kavramın ikinci anlamını
düşünememesidir. Çocuğun bir işlemin
ikinci anlamını düşünememesine tek yönlü
düşünce, odaklanma ya da özelden - özele
akıl yürütme denir.
kısayol yayıncılık
CEVAP: C
CEVAP: B
50. Özellikle bu dönemde bebekler, yakın çevrelerindeki bireylere bağlanma eğiliminde olmaktadır. Yakın çevredeki anne baba ya da başka
bireye bağlanma da güven duygusunu etkileyen
faktörler arasındadır. Bowlby’nin geliştirdiği
duygusal bağlanma kuramına çalışmaları ile
katkı getiren Ainsworth’e göre duygusal bağlanmanın üç örüntüsü vardır, bunlar: Güvenli
bağlanma, bebeğin bağlandığı bireye güveninin esas olduğu sağlıklı duygusal bağlanmadır. Güvenli bağlanmada özellikle bağlanılan
kimsenin bağlanan bireye zaman içinde çeşitli
sorumluluklar vermesi ve yabancı ortamları tanımaları konusunda onları cesaretlendirmesi ile
bu bağlılık sağlıklı bir şekilde devam edip gidecektir. Bu tür bağlanmada güven esas olduğu
için birey bağlandığı kişi ile zaman zaman ayrı
kalabilmektedir. Çünkü onun zamanı geldiğinde
tekrar geri döneceğini bilmektedir. Güvensizkaçınan bağlanma ki, bu tür bağlanma gösteren
bebekler dışarıdan gözlemlendiğinde oldukça
bağımsız görünürler. Bu tür bebekler anneleri
onları yalnız bıraktığında bir sorun yaşamazlar
ve anneleri ortamda olmadığı için tepki göstermezler. Anneleri tekrar ortama girdiğinde bir
tepki göstermezler ve onunla gitme eğilimi de
göstermezler. Güvensiz–çelişkili (kuşkulu) bağlanma da ise, özellikle yabancı ortamlarda bu tür
bağlanma gösteren bebekler bağlandıkları kişiye sımsıkı sarılırlar, ayrılmak istemezler. Bağlandıkları kimse bulunulan mekândan ayrıldığında
aşırı endişelenirler, döndüğünde ise çelişkili tepkiler verirler. Ya ona sarılırlar ya da onu iterler
onunla olmayı kabul etmezler. Bu bağlanmalar
duygusal bir bağdır. Güvenli bağlanan çocuklar,
anneleriyle aralarında kurulan sevgi bağı nedeniyle anaokuluna başlarken yaşıtlarına oranla
daha az ayrılık kaygısı yaşarlar. Yaşamın ilk üç
yılında anne yoksunluğu çocukları artan ölçülerde fiziksel ve ruhsal hastalık riski altına sokar.
CEVAP: E
49. Ali Bey;
I. İnsanca yaşamasına yetecek para kazanamadığı için yardım almasına göz yumacağım.
(Gelenek sonrası düzey - Evrensel ahlak ilkeleri)
II. Cengiz Bey, benim de yardım almama yardımcı olursa onun kullanmasına göz yumarım.
(Gelenek öncesi düzey - Saf çıkarcı eğilim)
III. Cengiz Bey, ne yaparsa yapsın bana zararı
olmadığı sürece işine karışmam. (Gelenek öncesi düzey- Saf çıkarcı eğilim)
IV. Cengiz Bey’in bu yaptığı kanunlara aykırı,
yetkililere durumu bildireceğim. (Geleneksel
düzey - Kanun - Düzen eğilimi)
51. Araştırmacı aynı çocukları almış ve araştırma
sonuna kadar onların gelişim süreçlerini
izlemiştir. Bu araştırmacının boylamsal bir
yöntem kullandığını gösterir. Boylamsal
araştırma aynı bireylerden oluşan bir
araştırma kümesinin belli bir başlangıç
noktasından başlayarak izlenmesi ve onlar
üzerinde çalışılmasıdır.
CEVAP: E
52. Araştırma sonucunda ikizlerin yazı tarzlarının
birbirlerinden farklı olduğu belirtilmektedir. Bu
da kalıtsal temelleri aynı olmasına rağmen bu
durumun geçirilen yaşantılarla gerçekleştiğini
gösterir.
V. Hayatın çok pahalı olduğunu düşünüyorum,
bence yardım almakta haklı. (Gelenek öncesi
düzey - Saf çıkarcı eğilim)
CEVAP: B
CEVAP: C
8
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 2. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
53. Öğrenme yaşantı sonucu oluşan kalıcı izli
davranış değişikliğidir.
Öğrenmenin özellikleri:
− Öğrenme yaşantı sonucudur.
− Davranışlarda değişiklik olmalıdır.
− Öğrenme kalıcı iz bırakır.
− Davranışlar hastalık veya geçici bir biçimde
meydana gelmemelidir.
Buna göre arkadaşlarıyla oynarken sağ
bileğini kıran bir çocuğun yazı yazamaması
öğrenme değildir. Geçici davranışlara örnektir.
mümkün değilse çaresizliği öğrendiklerini
ve bunu da tüm istenmeyen durumlara
genellediklerini gözlemişlerdir. Diğer bir
deyişle, organizma ne kadar çaba harcarsa
harcasın
durumu
değiştiremeyeceğini
öğrenerek pasif kalmakta ve bu pasifliği de
tüm istenmeyen durumlara genellemektedir.
Öğrenilmiş çaresizliğin belirtileri şunlardır:
Herhangi bir pekiştireci elde etmek ya da
cezadan kaçınmak için davranış göstermeye
isteksizlik, genel olarak pasiflik, korku,
depresyon, ne olursa olsun sonucu kabul
etmeye isteklilik gibi belirtiler.
CEVAP: C
54. Babanın Ufuk’u içerisinde ilgisini çekebilecek
hiçbir uyarıcının bulunmadığı bir odaya
göndermesine mola ya da ara verme denir.
Ara verme II. tip ceza uygulamalarından
birisidir. Buradaki amaç istenmeyen davranışa
yol açan pekiştireçle bireyin belli bir süre
ilişkisini kesmek, belli bir süre pekiştirece
ulaşma şansını ortadan kaldırmaktır.
CEVAP: D
55. Organizma birçok etkinlikte bulunurken
bunlardan bazılarını çok fazla ve severek;
bazılarını ise sevmeden ve daha az
yapmaktadır. Öğretmen öğrencilerin ilgisini
derse çekebilmek için onlara dersi dikkatlice
dinledikleri takdirde bir sonraki dersi bahçede
oyun oynayarak yapacaklarını söylemiştir. Bu
şekilde organizmanın çok az ve sevmeden
yaptığı davranışı hoşlarına gidecek bir
etkinlikle pekiştirmeye Premack ilkesi denir.
Büyük anne kuralı olarak bilinen Premack
ilkesi çok sık görülen davranış pekiştireç
olarak kullanılarak, az gösterilen davranışı
ortaya çıkarmaya çalışmaktır. Bu ilkeyi
uygulayabilmek ancak organizmayı çok iyi
tanımakla mümkündür. Organizmanın sevdiği
ve sevmediği etkinliklerini bilmeliyiz. İkinci
aşamada ise severek yaptığı etkinlikleri
göstermeden önce, kazandırmaya çalıştığımız
davranışı yapmasını istemeliyiz.
kısayol yayıncılık
CEVAP: C
57. Öğretmenin, öğrencilerin derse sürekli hazır
gelmelerini sağlayabilmek için dönem içinde
beş sınav yapacağını söyleyip bunları ne
zaman yapacağını söylememesi değişken
aralıklı pekiştirme tarifesidir. Pekiştirecin farklı
zaman aralıklarında verilmesidir. Pekiştireç
bazen hemen bazen daha geç verilir.
Pekiştirecin verileceği zaman belirli değildir.
Değişken aralıklı pekiştirme sönmeye karşı
dirençlidir.
CEVAP: A
58. Ece’nin çöpü çöp kutusuna atması ve
bunun sonucunda öğretmeninin onu takdir
etmesi böylece diğer öğrencilerin de sınıfta
çöp gördükleri zaman çöpü çöp kutusuna
atmaya başlamaları dolaylı öğrenmedir.
Bunu sağlayan ise modelin yani Ece’nin
pekiştirilmesi ve bunun sonucunda diğer
öğrencilerin de pekiştirilme beklensine
girmeleridir. Bir davranışın bu şekilde gelişmesi
dolaylı pekiştirmenin sonucudur. Modelin
ödüllendirilmesi, gözlemleyenin o davranışı
taklit etmesini güçlendirmektedir. Gözlenen
davranış sonuçları gözleyeni bilgilendirmekle
kalmaz onun davranışı yapma güdüsünü de
arttırır. Buna dolaylı pekiştirme denilir.
CEVAP: E
CEVAP: B
59. Ali’nin
midesinin
bulanmasını
sabah
kahvaltıda yediği yumurtaya bağlaması ve bu
olaydan sonra uzun süre yumurta yememesi
olumsuz
tat
koşullanmasına
örnektir.
Garcia etkisi (olumsuz tat koşullanması);
koşullanmanın gerçekleşmesi için bitişikliğin
şart olmadığını gösterir. Bunun yanı sıra
koşullanma tek denemeyle oluşmakta ve çok
kalıcı etki yaratmaktadır.
56. Araba alma planları yapan Kemal, üst üste
girdiği üç ehliyet sınavında da başarısız
olunca, bu konuda beceriksiz olduğuna
inanarak sınava bir daha girmemiş ve
araba almaktan vazgeçmiştir. Bu duruma
öğrenilmiş çaresizlik adı verilir. Seligman
ve Maier yaptıkları deneylerinde köpeklerin,
ne yaparlarsa yapsınlar şoktan kurtulmaları
CEVAP: C
9
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 2. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
60. İkinci tip ceza: Organizmanın içinde
bulunduğu durumdan hoş olan bir uyarıcının
kaldırılmasıdır. II. tip ceza ara verme ya da
tepkinin bedeli olarak iki şekilde uygulanır.
Sürücüye para cezası kesilmesi tepkinin
bedelidir yani istenmeyen bir davranış
sonucunda bireyin elinden bir pekiştireç
alınmıştır. Dolayısıyla II. tip cezadır.
66. TC kimlik numaramızı verirken bütün rakamları
tek tek yerine gruplar halinde söyleriz. Bilgiyi
kısa süreli bellekte tutma süreçlerinde kısa
süreli belleğin sınırlılıklarından biri alacağı
bilgi miktarı ile ilgilidir. Kısa süreli bellek
aynı anda ortalama 7±2 birimlik bilgiyi
alabilmektedir. Bilgileri gruplandırarak, birim
sayısını azaltmak yolu ile bu sınırlılık aşılabilir.
Bu da hazırda tutmayı kolaylaştırır.
CEVAP: A
CEVAP: C
61. Onur’un aynı davranışları diğer derslerde
de yapması ve beklediği ilgiyi görememesi
sonucu Türkçe dersleri hariç diğer derslerde
espri yapma davranışından vazgeçmesi
ayırt etmedir. Organizmanın hangi durumda
pekiştirildiğini anlamasına ve sadece bu
durumda davranışı sürdürmesine ayırt etme
denir.
CEVAP: D
İnsan zihni birbirlerine yakın uyarıcıları bir
arada gruplandırarak algılama eğilimindedir.
Yakınlık ilkesine göre uyarıcıların zaman
ve mekânda birbirine yakınlığının yanında
öğelerin birbiriyle ilişkili de olması gereklidir.
CEVAP: A
63. “Üzüm üzüme baka baka kararır.” atasözü
insanlar sadece kendi deneyimlerinden
öğrenmezler, başkalarının yaptıklarından da
öğrenirler anlamına gelmektedir. Bu şekilde
öğrenmeye model alma, gözlem yoluyla
öğrenme denmektedir. Bandura’ya göre
gözleyerek öğrenme, sadece bir kişinin bir
başka kişinin davranışlarını basit olarak taklit
etmesi değil, çevredeki olayları bilişsel olarak
işlemesiyle kazanılan bilgidir.
kısayol yayıncılık
62.
CEVAP: A
64. Denize girmekten korkan Mert’e korku veren
uyarıcıyı güvenli bir ortamda karşı karşıya getirerek bu korkusunu yavaş yavaş yenmesinin
sağlanması sistematik duyarsızlaştırmadır.
Her seferinde uyarıcının şiddeti biraz artırılmaktadır. Özellikle korkuların tedavisinde kullanılmaktadır.
CEVAP: C
65. Özel bir çaba harcamadan ve farkında olmadan
oluşan ve performansa dönüştüğünde
anlaşılan öğrenmeye gizil öğrenme denir
Levent Bey’in, 10 TL’lik banknotun üzerinde
hangi resmin bulunduğu sorusuna doğru yanıt
verebilmesi gizil öğrenmeyle gerçekleşmiştir.
CEVAP: B
10
67. Bilginin zihinsel (örtük) veya sesli (açık)
olarak tekrar edilme süreci bilginin uzun
süreli bellekte saklanması üzerinde etkili
olmaktadır. Örneğin; Fransızca bir sözcüğü
doğru telaffuz etmek için sözcüğü aslına
benzeyinceye kadar tekrar etmek. Fakat
tekrarın zamanlaması önemlidir; aralıklı
tekrar, sürekli tekrardan daha etkili olmaktadır.
Yani devamlı tekrar etmek yerine aralıklarla
yapılan tekrar bilgiyi uzun süreli bellekten
geri getirmeyi kolaylaştırmaktadır. Kodlama
ya da anlamlandırma süreci kısa süreli
bellekteki bilginin, uzun süreli bellekte
bulunan eski bilgilerle ilişkilendirilerek,
uzun süreli belleğe transfer edilmesi
sürecidir. Bu süreçte kodlamanın anlamlı
hale gelmesi için anlamlandırmanın iyi bir
şekilde yapılması gereklidir. Anlamlandırma,
uzun süreli bellekteki eski bilgilerle yeni
bilgiler arasında mümkün olduğunca doğal
ilişki kurmakla mümkün olmaktadır. Bir
bilginin anlamlılığını artırmak için kodlama
sürecini zenginleştirmede dört temel öğe
vardır: Etkinlik: Bilgiyi öğrenen bireyin etkin
olması gerektiğini ifade eden bir kavramdır.
Bilgi işleme kuramına göre öğrenen, pasif
bir alıcı değildir. Öğrenen, sürece bizzat
katılıp katkı sağlayan biri olarak aktiftir.
Örgütleme: Bilginin uygun yapılar, biçimler
içinde örgütlenmesi, gruplanması sürecidir.
Örgütleme aynı zamanda kodlamaya yardımcı
olmaktadır. Eklemleme: Uzun süreli bellekte
var olan şemayla oluşur. Yeni bilgi mevcut
şemaya eklenerek hem yeni bilgiye anlam
verilir, hem de var olan şemanın anlamı
arttırılır. Yeni bilgi ile ilgili daha önce var olan
bir şema varsa eklemleme olmakta ancak
daha önceki şemalarla uyuşmayan yeni bir
bilgi alınırsa eklemleme yapılamamaktadır.
Bellek destekleyici ipuçları: Tüm bilgiler
kodlama için elverişli olmayabilir veya yeni
bilgilerin önceden var olan bilgilerle hiçbir
bağlantısı olmayabilir. İşte o zaman belleği
desteklemek için ipuçlarına ihtiyaç vardır.
Sonuç olarak bellek destekleyiciler bilginin
hatırlanmasını kolaylaştırır.
Dikkat bilginin kısa süreli bellekten uzun süreli
belleğe yerleştirilmesinde kullanılan bir işlem
değil, dış dünyadaki uyarıcı yada bilgilerin
duyusal kayda girmesini sağlamada kullanılan
bir bilişsel etkinliktir.
CEVAP: E
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 2. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
68. Özgür sürekli olarak deneme sınavına girdiği
dershanede bir alışkanlık edinmiş ve YGS’de
de aynı alışkanlıkla kağıdı kodlamıştır.
Alışkanlık zihinsel bir çaba gerektirmeden
sergilenen otomatik davranış demektir ve aynı
uyarıcı durumların kendiliğinden sergilenir.
CEVAP: C
69. Begüm’ün sorunu sınıf öğretmenin bilgi,
beceri ve yetki alanı dışındadır. Bu durumda
okul rehber öğretmenine göndermesi en
uygun yaklaşım olacaktır. Bu hizmete sevk ya
da yardım almaya yönlendirme adı verilir.
CEVAP: D
70. Bireyin bir duruma yönelik duygusal, düşünsel
ve davranışsal yönelimine tutum denir. Bireyin
bir nesne ya da olaya karşı değer verme ya da
vermeme eğilimini ölçme amacıyla kullanılan
envanterlere tutum envanteri adı verilir.
71. Empati, bir bireyin objektifliğini kaybetmeden
kendini bir başkasının yerine koyarak onun
duygu ve düşüncelerini anlamaya çalışmasıdır. Empatik anlayış temel bir iletişim becerisidir. “Ne yapacağımı bilemiyorum, bir türlü
karar veremedim. Evlenip bir yuva mı kursam
yoksa kariyer mi yapsam?” karasızlığındaki bir
kişiyi anladığını ve ne hissettiğini ifade eden
ifade, “Ne yapacağına karar veremediğin için
çatışma yaşıyorsun.” cümlesidir.
kısayol yayıncılık
CEVAP: B
CEVAP: B
f) Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinde birden fazla psikolojik danışman olması
halinde hizmetlerin yürütülmesinde görevlendirme ve iş bölümü yapmak,
g) Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleriyle iş birliği yaparak okuldaki öğretmenlere
her sınıfa bir sınıf rehber öğretmeni görevlendirmek,
h) Okuldaki rehberlik ve psikolojik danışma
hizmetlerinin programının verimli yürütülmesi
için psikolojik danışman, sınıf rehber öğretmenleri, öğrenciler ve veliler arasında eşgüdümü sağlamak,
i) Öğrencileri yönlendirme çalışmalarında
psikolojik danışman, öğrenciler, veliler, sınıf
rehber öğretmenleri, branş öğretmenleri ve
yöneticiler arasında eşgüdümü sağlamak,
j) Başka okuldan gelen öğrencilerin gelişim
dosyalarını geldikleri eğitim kurumlarında
kendi okulun psikolojik danışma hizmetlerine
iletmek,
k) Okul rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin hazırlanan yıllık program ve yürütme planını onaylamak ve Ekim ayının ilk
haftasında, Rehberlik Araştırma Merkezine
göndermek. Aynı şekilde bahsi geçen servisin
yıl sonu değerlendirme raporunu incelemek ve
bir nüshasını Haziran ayında Rehberlik Araştırma Merkezine göndermek.
Bu çerçevede soruda sözü edilen görev okul
müdürüne aittir.
CEVAP: C
73. Rehberlik anlayışına göre öğrenme güçlüğü
çektiği belirlenen bir öğrencinin ailesi ile görüşülerek RAM’a sevk edilmesi gerekir. Ancak
buna okul pskolojik danışmanı tek başına
yapmamalı, okul yönetimini durumdan haberdar edip bilgi vermelidir. Bu nedenle okul psikolojik danışmanı öğrencisini okul yönetimine
sevk eder çünkü gerekli makamlarla ilişkiyi
okul yönetimi kurmaktadır. Çünkü öğrenme
güçlüğü olan çocukların eğitimleriyle rehberlik
servisi ve okul yönetimi birlikte sorumludur.
72. Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri
yürütme komisyonu başkanı olan ve bu hizmetlerin yürütülmesinden sorumlu okul müdürünün görevleri şunlardır:
a) Okulda rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi
için hizmetin gerektirdiği fiziksel şartları ve uygun çalışma ortamını hazırlamak, kullanılacak
araç ve gereç sağlamak,
b) Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri
komisyonunu kurmak ve başkanlık etmek,
CEVAP: B
c) Okulda Rehberlik ve psikolojik danışma
hizmetleri yürütülmesiyle ilgili yıllık program
ve yürütme planını hazırlanması sağlamak ve
uygulamaları izlemek,
d) Okulda psikolojik danışman ihtiyacını, öğrenci sayısını ve bu sayıdaki artışı dikkatte
alarak belirleyerek ve durumu bulunduğu il
veya ilçe milli eğitim müdürlüğünün ilgili bölümüne bildirmek,
e) Birden fazla psikolojik danışman varsa birini
koordinatör olarak görevlendirmek,
74. Sınıf rehber öğretmeni Funda Hanım öğrencileri arasındaki gruplaşmaları saptamak
amacıyla sınıfa sosyometri tekniği uygulamış
ve elde ettiği sonuçları sosyogram üstünde
göstermiştir. Sosyogramda kızları “daire”,
erkekleri “üçgen” kullanarak ifade etmiş ve
şekillerin içine öğrenci isimlerinin baş harflerini
yazmıştır. Ayrıca en çok birbirini seven
öğrencileri “düz”, ikinci ve üçüncü düzey
ilişkileri “kesikli çizgiler” kullanarak göstermiş,
öğrencilerin seçimlerini belirtmek için okların
yönlerinden yararlanmıştır.
11
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 2. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
anlayışına uygun davranmış olur.
CEVAP: C
G
78. Furkan’ın konuşmasını ve düşüncelerini
gözden geçirmek için konuşmayı devam
ettirici ve yönlendirici olmayan ve kendisini
açmasını sağlayan sorular sorulmalıdır.
Bunun için “Seni istemedikleri düşüncesine
nasıl vardın?” sorunun sorulması uygundur.
D
E
A
K
F
B
CEVAP: B
C
M
79. Burak Bey test sonuçlarını açıklamak için öğrencisinin hazır olmasını beklememiştir. Bunun için ilkeye aykırı davranmıştır.
Bu sosyograma bakarak
I. En az üç kişi arasındaki genel gruptan bağımsız ilişki grubuna klik denir sınıfta klik yoktur.
II. G öğrencisi izole edilmiştir. Çünkü hiç bir
öğrencinin onunla iletişime geçmediği G öğrencisine yönelen herhangi bir okun olmamasından anlaşılmaktadır.
III. A en çok tercih edilen olduğuna göre liderdir.
IV. B ve C arasında, B ve M arasında karşılıklı
bir ilişki vardır.
V. Sosyogramdan kimlerin başarılı olduğu anlaşılamaz.
II, III ve IV doğrudur.
CEVAP: E
kısayol yayıncılık
CEVAP: E
75. Parçada dikkat edilirse problem tarama envanterinin sonuçlarına göre saldırganlık potansiyelinin varlığı belirtilmekte henüz bu anlamda sorun yaşandığından söz edilmemektedir. Bu çerçevede rehber öğretmenin yaptığı
bilgilendirici çalışmalar önleyici bir anlam kazanır.
CEVAP: A
76. Öğretmenin bir sorunun nedenlerini belirlemek amacıyla kullandığı yöntem görüşmedir.
Görüşme yüz yüze bireyden ya da bir gruptan
bilgi almaktır.
CEVAP: B
77. Danışanı ile değer çatışması yaşadığı için psikolojik danışma sürecinde danışanını başka
bir psikolojik danışmana sevk ederse rehberlik
12
80. Eğitim içerisinde rehberlik faaliyetleri öğrencinin öğrenmesine ve başarılı olmasına yoğunlaşmaktadır. Eğitsel rehberlik öğrencinin ilgi
ve yeteneklerine uygun biçimde okul ve alan
seçmesi ve seçilen bu alan ile okulda başarılı
olması için sunulan sürekli yardımdır.
CEVAP: B
Download

2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 2. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı