ÖZEL ÜSKÜDAR SEV ORTAOKULU
VELİ BÜLTENİ
Eylül, 2014
SAYI: 1
KONU: 5. SINIF ÖĞRENCİSİNİN ÖZELLİKLERİ
5. sınıf, çocukluğun bittiği, ergenliğe hazırlığın başladığı bir dönemdir. Bu
dönemde bazı fiziksel, duygusal ve sosyal değişimler meydana gelir. Bu ilk
bültende, yaşanabilecek değişimler hakkında bilgi edinebilir, çocuklarınıza bu
süreçte destek olabilmek için neler yapabileceğinizi okuyabilirsiniz. Yararlı
bulmanız dileğiyle,
Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Servisi
Çocuklukla erişkinlik dönemleri arasında kalan ergenlik, hızlı büyüme ve gelişme
ile belirginleşen önemli bir gelişim dönemidir. Büyüme ve gelişmenin çok hızlı
olduğu bu dönemde beslenme, spor, dinlenme gibi bu gelişmeye destek olacak
öğelere dikkat edilmesi sağlıklı bir değişimi kolaylaştıracaktır.
Erinlik (puberte) ergenlik yıllarının başlangıcında, hızlı değişikliklerin meydana
geldiği döneme verilen isimdir. Erinlikte hızlı beden gelişimi ve hormonların
faaliyeti ile fiziki olgunluk aşamasına ulaşılır. Erinlikte (genetik faktörler,
beslenme gibi) çeşitli faktörler etkili olmaktadır. Bu dönemde en göze çarpan
değişiklikler, boy ve ağırlık artışı ile birlikte çocuğun cinsel olgunluğa ulaşmasıdır.
Fiziksel Değişiklikler :
10-11 yaşlarında kızlarda;
Boy uzar, kilo artar
Göğüsler belirmeye başlar
Genital bölgede tüyler oluşur
Vajinal
başlar
akıntı
(hatta
11 yaş civarında erkeklerde;
Boy ve kiloda hızlı bir artış olur
Vücut hatları yuvarlaklaşır
Genital
bölgede
tüyler
oluşur
Testisler büyür
adet) Ses değişikliği olur
1
Ergenlik belirtilerini erken yaşayanlar vücutlarındaki bu değişikliklerden dolayı
sakarlaşabilirler. Bu belirtileri geç gösterenler ise kendi vücutlarının ne zaman
arkadaşlarınınki gibi olacağını merak ederler. Bu yaşlarda banyo yapmak, dişleri
fırçalamak, deodorant kullanmak çok daha önem kazandığı halde çocukların çoğu
vücut temizliğine pek ilgi göstermez.
Çocuğunuzla ergenlik hakkında konuşun, ona bu konuda yazılmış kitaplar verin.
Görünüş ve kilonun değil sağlıklı beslenmenin, spor yapmanın güçlü ve güzel bir
vücut oluşturacağını vurgulayın. Ergenlerle vücutlarındaki değişim hakkında
konuşurken ise dikkatli olmak gerekir, çünkü bu konuda çok hassastırlar. Örneğin
“Çok büyüdün!” gibi masumca yapılan bir yorum “Çok şişmanladın, çirkinleştin” gibi
algılanıp öfkeye bile sebep olabilir.
Duygusal Değişimler:
Bu yaştaki çocuğunuzla birlikte bir şeyler yapmak çok zevkli olacaktır, çünkü size
arkadaş olurlar, kendilerine güvenirler, çoğu konuda yeterliliğe ulaşmışlardır.
Ancak planlarınızdaki en ufak değişiklik bile onu çileden çıkarabilir. Örneğin
“Bugün alışverişe saat 10’da değil, 12’de gidelim” bile deseniz, “Nasıl tüm günümü
mahvedersin, hiç bir zaman istediğimi yapamayacak mıyım” gibi bir cevapla
karşılaşabilirsiniz.
Şunlara hazırlıklı olun:
Başkaldırma: “Bunları toplamam, çünkü ben dağıtmadım.”
Utanma: “Okula bu saçla gidemem, herkes bana güler”
Alınma: “Herkes benim şişman olduğumu söylüyor”
Kendine haksızlık yapıldığını düşünme:“Hep onu dinliyorsun, hiç bana
inanmıyorsun”
 Uzaklaşma: “Lütfen beni köşede bırak, beraber gelme”
 İlginin dağılması:“Tam odamı topluyordum, şu kitabı buldum ve okumaya
başladım”
 Duygularda ani değişim




Disiplin:
Biraz esnek ama kararlı olun. Örneğin dişlerini fırçalamasını hatırlattığınızda “Çok
kötüsün, hep nefret ettiğim şeyleri bana yaptırmak istiyorsun” derse, “Çok kötü
olduğumu düşünüyorsun, ama dişlerini fırçalamanı kesinlikle istiyorum”
2
diyebilirsiniz. Evde kabul edemeyeceğiniz daha başka şeyler yaparsa, örneğin
küfrederse, birine vurur, birşeyleri yere atıp kırarsa, bazı haklarından yoksun
bırakabilirsiniz. Böylece hiçbir koşulda bazı şeylere izin verilmediğini anlar.
Bilişsel Değişiklikler:
Dünyada olup bitenlerle, medyayla daha fazla ilgilenmeye başlarlar. Nerede, ne
zaman olmuş, neden olmuş önemlidir. “Bu beni nasıl etkiler ? Ben de benzer bir
şey yapsam ne olur?” gibi düşünürler. Hayatın adil olmasını isterler.
Bu dönemde çocuğunuzun sorularına cevap verebilmeniz için onun yanında olmanız,
ilgili olmanız önemlidir. Size aksini söylese de sizin fikirleriniz onun için çok
önemlidir. Eğer sorularınıza sizden cevap bulamazsa kendi cevaplarını
arkadaşlarından, çevresinden bulmaya çalışır. Bu da istemediğiniz cevaplar
olabilir.
Ancak 10 yaşındaki çocuğunuzun size doğrudan sorular sormasını, ya da sizin
sorularınıza doğrudan cevap vermesini beklemeyin. Odasına çekilebilir, sinirli
davranabilir. Bunlar size aklının karışık olduğunu gösteren ipuçları olacaktır. Bu
ipucunu alınca ona yakın davranarak onu dinlemeye hazır olduğunuzu
belirtmelisiniz. Çocuğunuzla konuşurken sakın şunları söylemeyin: “Nasıl böyle
düşünebilirsin?”, “Bunu herkes bilir, sen nasıl bilmezsin?” v.b.
Çocuğunuzun sizinle rahatlıkla konuşması ve iletişim kurması için şunlara dikkat
etmelisiniz:
 Sözünü kesmeden onu dinleyin: Onun sizden daha fazla konuşmasına özen
gösterin. “Ya söylediklerini yaparsa” korkusunu bir yana bırakın.
 Onu dinlediğinizi gösterin: Ya söylediklerini tekrar ederek (yani
yakalanmadığın sürece kopya çekebileceğini düşünüyorsun), ya da sorular
sorarak (Neden arkadaşın kopya çekmeyi düşündü? Öğretmenin ne dedi? Bu
konuda sen ne düşündün?) bunu yapabilirsiniz.
 Sakin olarak cevap verin : Kopya çekme konusunda arkadaşını tamamen haklı
bulduğunu söyleyince ne kadar kızsanız da sakin olun. Ne yapması gerektiğini, meli/-malı’ları bir yana bırakın. Bunun yerine “Kopya çekmeyi kabul etmene
üzüldüm. Bence bu çalışan kişilere karşı yapılan bir haksızlık olduğundan
yanlıştır.” diyebilirsiniz. Burada onu yargılamıyor, vaaz vermiyor, kendi
düşüncenizi belirtiyorsunuz.
3
Motivasyon:
Küçük yaşta öğretmenin her öğrettiği heyecanla karşılanırken, 5. Sınıfta “Bunu
neden öğrenmem gerekiyor ki!” ya da “Bu çok sıkıcı!” gibi yorumları sık sık
duyabilirsiniz. Derslere karşı ilgiyi korumak için bu yaştaki çocuklara öğrencilerin
beraber hazırlayacakları grup ödevleri vermek, yaratıcı çalışmalar istemek, yeni
bir konuyu işlerken oyunlardan yararlanmak, araştırma konularını kendilerinin
seçmesini sağlamak onları heyecanlandırır.
Motivasyonu arttırmak için evde yapabilecekleriniz:
 Çocuğunuzun yapamadıklarını değil yapabildiklerini görün. Eğer çocuklar bir
konuda kendilerini başarılı görürlerse, derslerde de ellerinden geleni yapmak
için istekleri artar. Örneğin “Alabileceğin en iyi notu almak için gösterdiğin
çabadan dolayı seninle gurur duyuyorum.”
 İradenin yılmadan çalışmanın başarıyı artırdığını anlatın. Kendinizden, ünlü
kişilerden örnek verebilirsiniz. Örneğin; “Bu sınavı geçemeyeceğini
düşünüyordun, ama çok çalıştın ve bak A aldın! Demek ki çaba sarfedersen
başarılı olabilirsin .”
 Çocuğunuzun kendini organize etmesine yardımcı olun. Uzun süre sonraya
verilen ödevleri yapması için zamanını planlamasına yardımcı olun.
 Çalışmasını ve başarısını ödüllendirin. Eğer çocuğunuz verilen bir ödevi
yapmak istemiyorsa, ödevi bölümlere ayırarak gözünde kolaylaştırın ve her
bölümü bitirdiğinde ona küçük ödüller verin, örneğin “Şu sayfayı oku, sonra
sana sevdiğin kurabiyelerden vereceğim.” Sadece iyi notlara değil, yükselen
bütün notlarına sevindiğinizi gösterin.
 Örnek olun. Eğitime ve öğrenmeye verdiğiniz önemi, siz de kendinizi
geliştirerek, sürekli okuyarak gösterin.
Sorumluluk:
Bu yaş döneminde çocuk kendi başına dersini çalışmalı, davranışlarından sorumlu
olduğunu bilmeli ve davranışlarının sonucuna katlanmalıdır. Ödevlerini zamanında
yapmalı, sınavlara çalışmalı, sırası gelmeden konuşmamalı, birşeye kızdığında
kendini kontrol edebilmeli, saldırgan davranmamalıdır.
Bu konuda şu yöntemler uygulanabilir:
 Ödevlerin değişik tarihlere yetiştirilmek üzere verilmesi
4
 Ödev ve projelerin teslim tarihinin kesin olması, gecikmenin kabul edilmemesi
 Her soruya cevap vermeyip soruyu ona geri yönelterek cevabını kendinin
bulmasının sağlanması
 Grupça yapılacak ödevler
 Adım-adım disiplin: Yanlış birşey yaptığında uyarmak, yinelerse ne olacağını
belirtmek, eğer yanlışı tekrar ederse sonucuna katlanmasını sağlamak. Yine
tekrar ederse daha ciddi bir ceza uygulamak
 Olumlu davranışı ödüllendirmek
 Yanlış birşey yaptığında o anda konuşarak yanlışını farkettirmek, doğrusunu
bulmasını sağlamak
 Sosyal yardımlaşmayla ilgilenmesini sağlamak
Ev Ödevleri:
5. sınıfta ev ödevleri daha da zorlaşır. Çocuğunuzla ödevlerini ne zaman ve nerede
yapılacağını kararlaştırdıktan sonra sizin göreviniz tamamlanmıştır. Sadece
birşeye ihtiyacı olup olmadığını sorabilirsiniz.. Ödeve başlamadan önce gerekli
tüm kitap ve kaynakların mevcut olduğundan emin olun. Artık ödevin çocuğunuzun
sorumluluğu olduğunu bilin ve çok gerekmedikçe ödevlerini kendisinin yapmasını
sağlayın. Kötü not alacağından endişelenerek onun yerine ödevini siz yapmayın.
Eğer çocuğunuz ödevlerini yapmayı beceremiyorsa bir sorun var demektir. Bu
noktada öğretmeniyle konuşun.
Ödevlere çok karışmamakla beraber hiç ilgilenmemezlik de etmeyin. “Bugün ne
ödevin var?” diye sorun. Bir proje için gerekiyorsa onu yönlendirebilirsiniz. Büyük
bir sınav öncesinde onu test edebilirsiniz. Projesinin bitiş tarihini ona
hatırlatabilirsiniz. Onun yardımcısı olabilir, ancak asla sorumluluğu yüklenen asıl
kişi olmamalısınız. Sizin onunla ilgilendiğinizi bilmek onu rahatlatacaktır.
Hayatta yapmaktan hoşlanmadığı halde yapmaya mecbur olduğu şeylerin varlığını
öğrenmenin zamanı gelmiştir. Bundan sonra ödevlerin hiçbir zaman çok kolay
olmayacağını, hatta daha da zorlaşacağını kabul etmelidir.
Notlar:
5. sınıf öğrencisi için notlar en büyük stres kaynağıdır. Oysa artık dersler eskisi
kadar kolay değildir ve alışılan yüksek başarıda düşüşler olabilir. Ancak onlar
mükemmelin altında bir başarıyı başarısızlık olarak değerlendirebilirler. Eve
karne geldiğinde şu şekilde olumlu bir yaklaşım benimseyebilirsiniz:
5
 Önemli olan 5 almak değil, notların yükselmiş olmasıdır: “Görüyorum ki
matematiğe o kadar çalışman işe yaramış.”
 Çocuğunuzun tepkisine kulak verin: “Türkçe notunu daha fazla
yükseltebileceğini düşünüyorsun. O halde bu konuda kendini nasıl
geliştirebileceğini beraberce düşünebiliriz.”
 Notların kendine olan saygısını etkilemesine izin vermeyin: Çocuğunuzun ders
başarısı düşükse başarılı olduğu diğer konulara dikkatini çekin. Herkesin iyi ve
kötü yanları olduğunu hatırlatın.
 Kötü not yüzünden çocuğunuzu cezalandırmayın: Zaten kötü notun kendisi bir
cezadır. Öğretmenden yardım isteyerek çalışma alışkanlıklarını yeniden
gözden geçirin. Çalışıp da yapamadıysa çabasını övün.
 Yüksek notlara aşırı sevinç göstermeyin: Yoksa sizin için en önemli şeyin not
olduğunu düşünecek, kötü not almaktan çok korkacaktır. “Bu yıl çok şey
öğrenmiş olmalısın” veya “Tebrikler, çok çalıştığını ve çok şey öğrendiğini
görüyorum” diyebilirsiniz. Böylece notlardan çok öğrenmeye değer verdiğinizi
anlayacaktır.
Sosyal Gelişme:
Bu yaşta birçok değişim yaşarlar. Bunlar:
 Vücutları büyür ve değişir. Kendilerini garip hissederler.
 Hormonları değişirken duygusal durumları da çok değişken olur.
 İlişkileri değişir. Karşı cins daha cazip gelmeye başlar. Arkadaşlıklar gelişir.
Birbirinde kalma, biraraya gelerek eğlenme ile kapalı gruplar oluşur.
 Kimin daha güzel, daha popüler, vb. olduğu önem kazanır.
 Erkekler fiziksel, kızlar sözel olarak birbirlerine sataşırlar. Kırgınlık,
kıskançlık artar.
 Arkadaşlara uyma adına olumsuz davranışlar benimsenebilir, örneğin küfür,
alay, kopya çekme vb.
 Daha materyalist olmaya başlarlar. Doğru kıyafet, ayakkabı, saç modeli önem
kazanır.
Sorunlarla karşılaşacağınızı baştan kabul edip sükûnetinizi korumak işinizi
kolaylaştıracaktır. Eğer çocuğunuzla alay ediliyorsa hemen telefona sarılmayın. Bu
dönem olgunlaşmanın başlangıcıdır. Sizin araya girmeniz işleri daha da
kötüleştirebilir. Unutmamalısınız ki çocuğunuz kendini haklı göstermek için size
herşeyi tüm ayrıntısıyla anlatmıyor olabilir, oysa problemde onun da payı olabilir.
Arkadaşıyla daha önce alay ettiği için belkide partiye çağrılmamıştır. Belki de
çocuğunuz sizinle sorununu yalnızca paylaşmak istiyordur. Sizin onun adına gidip
savaşmanız hoşuna gitmeyecektir. Zaten bu yaşlarda annelerin, işe karışması
çocukları arkadaşlarının gözünde “Ana kuzusu” durumuna düşüreceğinden pek de
hoş bir sonuç doğurmayacaktır.
6
NASIL YARDIM EDEBİLİRSİNİZ?
- Kalbi kırıldığında yanında olun ve onu dinleyin.
- Söylediklerini küçümsemeyin. Örneğin “Bunu kastetmemiştir”, “Onunla
arkadaşlık etme öyleyse” demek yerine “Bu olay sana ne yaşattı?”, “Bunların
olmasını engellemek için neler yapabilirdin?” diyebilirsiniz.
- Kendi tecrübelerinizden örnekler verin. Bununla sizin nasıl başa çıktığınızı
görüp kendisinin de başa çıkabileceğini anlasın.
- Direkt öneri vermeyin. ”Hemen arkadaşını aramalı ve ona demelisin ki…” yerine
”Bu sorunu çözmek için neler yapabilirsin?”, “Şunu yapmayı denemeye ne dersin?”
diyebilirsiniz.
- Eğer çocuğunuzun sürekli olarak ezildiğini, fiziksel olarak tehdit altında
olduğunu düşünüyorsanız okulda yetkili bir kişiyle bu durumu görüşün.
- Eğer çocuğunuzun bir tane bile arkadaşı yoksa bunun sebeplerini araştırın.
- Çocuğunuza yardım etmek için işe karışacaksanız mutlaka çocuğunuz bunu
bilmeli. Aksi takdirde size güveni sarsılır.
Arkadaşlarının çocuğunuz üzerindeki etkisiyle şu şekilde başedebilirsiniz:
 Kendi değerlerinizden bahsedin. Örneğin yardımlaşma önemliyse çocuğunuzla
birlikte birisine yardım edin. Televizyonda bir filmde kahramanın
davranışlarını onaylamıyorsanız, bunu belirtin. Ya da haberlerde görüp takdir
ettiğiniz bir kimsenin davranışını övün, bunun size ne hissettirdiğini söyleyin.
 Limitler koyun. Arkadaşlarının arasında gece saat 12:00’ye kadar oturmak
modaysa bile siz buna izin vermek zorunda değilsiniz. Hayır demek çocuğunuzu
olumsuz yönde çok fazla etkilemez. Buna karşın sizce zararını görmeyeceğiniz
konularda limitleri biraz gevşetebilirsiniz.
 Gözlemleyin. Arkadaşlarıyla başbaşa olduğu durumlarda uzaktan da olsa onları
gözlemleyin. Evde yalnız parti yapmak için yeterince büyümediler.
 İstediğini elde etmesi için karşılığında öğretmeyi istediğiniz bir davranışı
yapmasını isteyin.
 Okul dışı faaliyetlere özendirin. Çocuğunuz okulda pek popüler değilse okul
dışında bir faaliyette bulunmasını sağlayın. Burada elde edeceği başarı kendini
iyi hissetmesini sağlayacaktır.
7
Aile İlişkileri:
Çocuğunuzun arkadaşlık ilişkilerini güçlendirirken ailenizin
birarada olmasını sağlamayı ihmal etmeyin. Çocuklar
arkadaşlarını ailelerine tercih etmemelidir. Bu konuda şunları
yapabilirsiniz.
 Haftada bir günü ailenizin birarada eğleneceği şeylere ayırın. Birlikte
biryerlere gidin, evde mısır patlatıp film izleyin , vb.
 Çocuğunuzun okulda en ilgisini çeken dersle ilgili olarak onu, konuya merakını
geliştirecek yerlere götürün.
 Yemek hazırlarken yardımını isteyin.
 Beraber yapacağınız bir geziyi planlamasını sağlayın; tabi güvenli, mantıklı ve
maddi olarak karşılanabilir olması şartıyla.
 Büyük aile toplantılarını daha zevkli hale getirmek için önerilerini sorun.
 Yaptığınız işi bırakıp çocuğunuzun çalmayı yeni öğrendiği bir parçayı, yeni bir
dansı, topluluk önünde yapacağı konuşmayı, vb. dinleyin/izleyin.
 Sevdiğiniz bir kitabı bölüm bölüm birbirinize okuyun.
Zamanınızı sadece birbirinize birşeyler öğretmek için harcamayın. Birbirinizle
vakit geçirmekten keyif alın. İlişkilerinizin her zaman olumlu yönde gelişmesi
dileriz…
Kaynak:
La Forge, Ann E. “What Really Happens in School.”
1999
Hyperion,
Aydın, Betül. “ Çocuk ve Ergen Psikolojisi” Atlas, 2.Baskı,2005
Özel Üsküdar SEV Ortaokulu
Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Servisi
8
New York,
Download

5. Sınıf Çocuklarının Özellikleri - Özel Üsküdar SEV İlköğretim Okulu