Bakırköy Belediye Başkanlığı’na dışarıdan bir adayın getirileceği söylemlerinin artması üzerine Bakırköylüler isyan ediyor
DIŞARDAN BİR ADAYI ASLA KABUL ETMEYİZ
Yerel seçime 2 ay kala CHP, Bakırköy Belediye Başkan Adayı’nı hala açıklamadı. Her geçen gün başkan adaylığı için yeni söylentiler
ortalarda dolaşıyor. Şu anda aday adaylıkları açıklanan 15 Belediye Başkan Adayı 6 aya yakın bir süredir çalışmalarını sürdürürken
dışarıdan bir adayın getirileceği söylentileri karşısında Bakırköylüler; “Yıllardır parti sorumlularını uyarıyoruz. Bakırköy gibi bir ilçede bu
kadar nitelikli kişiler varken partiler neden dışarıdan bir aday getirmeye çalışıyorlar. Bizleri aptal ve ahmak yerine mi koyuyorlar? Sizleri
uyarıyoruz. Böyle bir uygulama yaparsanız cevabımız çok sert olacak. Biz içimizden bir kişinin başkanımız olmasını istiyoruz.” diyorlar.
Sürekli,
Etkili,
Ýlkeli.
22
Y
aþýnda
SAYI: 234
Bakýrköy’de
1
Numara
ATAKÖY
ŞUBAT 2014
FİYAT: 2
http://www.atakoygazete.com.tr
AK Parti ilk kez doğru bir tercih yaptı
AK PARTİ ADAYI İÇİMİZDEN BİRİ
Mimar Ali Hacıalioğlu
“TURİZM ALANINDA REZİDANS
YAPILMASI DA BİR İMAR HİLESİDİR”
(Yazısı 16. sayfada)
ATAKÖY SAHİLİ’NDE 70 METRELİK
BETON DUVARIN SON HALKASI(!)
Ataköy Sahili’nde Ataköy Konakları’nın tam karşısında kalan
Ayamama Deresi’nin denize döküldüğü yere kadar olan
arazide Kuzu Toplu Konut İnşaat A.Ş. adlı firma inşaata
30 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde başlıyor. Otel ve Rezidansların yüksekliği 70 metre olacak.
AK Parti Belediye Başkan Adayı’nı
Böylece Ataköy Sahili’ndeki beton yapılaşmanın son halkası
açıklayan ilk parti oldu.
da tamamlanmış olacak.
Mehmet Emin ERTEKİN.
Ertekin, Gazetemizin 22. Kuruluş Yılı
kutlamasına eşi Oya Ertekin ile birlikte
katılmıştı.
Ertekin adaylığının açıklanmasından
sonra projelerini anlattı.
Ertekin; “35 yıldır Bakırköy’de
ticaretle uğraşıyorum. 10 yıldır
Büyükşehir ve Bakırköy Belediye
Meclis Üyeliği görevindeyim.
Bakırköy’ün tüm sorunlarını biliyorum.
Yapamayacağım hiçbir şey için söz
vermem.” dedi.
(Yazısı 17. sayfada)
(Yazısı 13. sayfada)
HANİ KORUMA ALTINDAKİ AĞAÇLAR KESİLMEMİŞTİ
AĞAÇ KATLİAMINI YAPANLAR VE GÖZ YUMANLAR HAK ETTİKLERİ CEZAYA ÇARPTIRILMALIDIR
(Yazısı 17. sayfada)
Bakırköy Belediyesi TOKİ’den, Ataköy Sahili’ndeki fiziki ve inşai faaliyetlerin,
kurul yeni bir karar alıncaya kadar, derhal durdurulmasını istedi.
3
Yarıyıl tatilinde, Carousel Alışveriş Merkezi
yine çok eğlenceli…
YARATICI ETKİNLİKLER VE
SÜRPRİZ KARNE HEDİYELERİ CAROUSEL’DE!
Carousel Alışveriş ve Yaşam Merkezi, yarıyıl tatilinde çocukları
eğitici, eğlendirici, beceri kazandıran keyif dolu aktivitelerle
buluşturuyor.
Kişisel ve sanatsal gelişimi hedefleyen etkinlikler 09 Şubat’a kadar
devam edecek. 6-12 yaş çocuklara yönelik uygulanacak atölye
çalışmaları çocukların hayal dünyalarını geliştirerek, yeni beceriler
kazandıracak. Sevimli Karakter Bando ekibi birbirinden özel
müzikleri çocuklar için çalıp, onlarla fotoğraf çektiren çocuklar
güzel bir hatıraya sahip olacak. Karnesini hafta içi günlerde,
Carousel AVM Danışma Bankosu’na getiren her çocuk, sürpriz
sömestr hediyesini alabilecek.
AYIN
YAZISI
YANLIŞ YOLDASINIZ BEYLER...
Gazetemiz elinize geçtiği andan itibaren yerel seçimlere
44 gün kalmış olacak. CHP seçimi kazandığı ilçelerde
hala belediye başkan adayını açıklamadı. Genel
Merkez’de bu ilçe adayları ile ilgili kıran kırana bir
mücadele sürdüğü biliniyor. Her gün yeni bir iddia,
söylenti ortaya atılıyor. Genel Merkez yöneticilerinin bu
durumun CHP’ye güç kaybettirdiğinin farkında
olmaması üzüntü verici.
Özcan Atamer
Bakırköy içinde son günlerde dışarıdan bir belediye
başkan adayı atanacağı söylentileri ayyuka çıkmış
durumda.
Gazetemizin manşetinde de okudunuz Bakırköy Belediye Başkanlığı için dışarıdan
atanacak bir adayı Bakırköylüler asla kabul etmeyeceklerini ısrarla belirtiyorlar.
Yıllardır savunuyoruz, yalnız biz değil Bakırköylüler’in çok büyük bir bölümü savunuyor. Kültür düzeyi çok yüksek olan ve çok nitelelikli insanların bulunduğu ilçemizde
neden içimizden birisi değil de dışarıdan bir aday getirme arayışları var? Bu arada 15
CHP Belediye Başkan Aday Adayı yaklaşık 5.5 aydır kendilerini tanıtmaya çalışıyorlar.
Bu adayların bir bölümünün belediye başkanlığını yapıp yapamayacak nitelikte olması
tartışılabilir ama belediye başkanlığını başarılı bir şekilde yapabilecek nitelikte aday
adaylarının olduğu da bir gerçek.
CHP Genel Merkez yöneticileri tüm bu gerçekleri bir kenara bırakıp emrivaki yaparak,
“Nasılsa Bakırköy’de seçimi kazanacağız” düşüncesiyle hareket ederek dışardan bir
adayı açıklarlarsa, bizim yaptığımız kamuoyu araştırmalarına göre oylarında %20’lere
varan düşüş yaşarlarsa şaşırmasınlar. Ayrıca aday adaylıklarını kabul edip kamuoyu
önüne sürdükleri 15 kişiye ne derler onu bilemeyiz. Bu 15 aday adayı yola
çıktıklarında içlerinden birisinin ipi göğüsleyeceklerini biliyorlardı. İçlerinden birisi
başkan adayı gösterilirse diğerleri hiçbir kırgınlık hissetmeden partileri için ellerinden
geleni yapacaklarını zaten her fırsatta belirtiyorlar. Ama bu kadar emeğe karşı
dışarıdan birisi aday gösterilirse herhalde onların da söyleyecekleri bir şeyler
olacaktır. Bizden söylemesi...
Bu arada bilinen 190 civarında meclis üyesi aday adayı var. Genel Merkez’den gösterilecekler hariç. Genel Merkez meclis üyelikleri için eğilim yoklamasını 2 Şubat günü
yapmış olacak. 14 Meclis Üyesi’ni belirleyecek. CHP’nin %58 oy aldığı Bakırköy’de
üye sayısı kendi ifadelerine göre 4 bin civarında. Bunların yarıya yakınının da üyelik
sıfatını kaybettiğine inanıyoruz. Kalan 2 bin civarında üye, oy kullanmaya gelirlerse,
bu eğilim yoklamasında meclis üyelerini seçecek. Şimdiden 3 ayrı grubun liste
hazırladığı biliniyor. Aralarında son dakikada anlaşırlarsa ki imkansız görünüyor; 3
liste 4 hatta 5’e çıkar. O gün oraya 500 veya 600 kişiyi getiren grup meclis üyelerini
belirlemiş olacak. Böylece yıllardır Bakırköy’ün adeta kanını emen bazı kişiler yeniden
meclis üyesi olacak. Pekçok nitelikli aday adayı ise açıkta kalacak.
Bu düşüncemizin aksini iddia eden varsa gelsinler onların görüşlerini de
yayınlayalım...
2009 yılı yerel seçimlerinde oyların dağılımı ile ilgili bir hatırlatma yapmak istiyorum
Harika Animasyonlar ve Ülkü Abla Show
Olivium Outlet sahnesinde sömestr boyunca sizlerle
SÖMESTR BOYUNCA, ÇOCUKLARA
OLİVİUM’DA SADECE EĞLENCE VAR
SÖMESTR PROGRAMI
BAKIRKÖY BELEDİYE BAŞKANLIĞI
CHP
% 58.93 78.744 Oy
DSP
% 11.48 15.339 Oy
AKP
% 22.80 30.467 Oy
MHP % 3.33
4.445
Oy
SP
% 1.16
1.354
Oy
DİĞER % 2.29 3.064
Oy
BAKIRKÖY BELEDİYE MECLİSİ
CHP
% 59
78.353 Oy
DSP
% 9.46 12.804 Oy
AKP
% 21.94 29.135 Oy
MHP % 4.94 6.554 Oy
SP
% 1.43 1.902 Oy
DİĞER % 3.05 4.049 Oy
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
CHP % 66.40 89.117 Oy
DSP
% 2.51 3.374
Oy
AKP
% 24.56 32.956 Oy
MHP % 2.64 3.544
Oy
SP
% 1.66 1.428
Oy
DİĞER % 2.82 3785
Oy
İL GENEL MECLİSİ
CHP %59.94
80.812 Oy
DSP
% 7.76
10.464 Oy
AKP
%22.14 29.851 Oy
MHP % 4.87
6.563 Oy
SP
% 1.33
1.787 Oy
DİĞER % 3.96
5340 Oy
Yukarıdaki 2009 yerel seçim tablolarını incelediğinizde Bakırköylüler’in 553 sandıkta
oylarını ne kadar bilinçli bir şekilde kullandıklarını görmek mümkün. Bunu biz
görüyoruz ama Partilerin Genel Başkan ve yardımcıları ne kadar görüyor. Şu ana
kadar göremedik ama bundan sonra hep birlikte göreceğiz...
Bakırköy’de AKP ilk kez doğru yaparak içimizden birisini Bakırköy Belediye Başkan
Adayı olarak belirledi. Mehmet Emin Ertekin, uzun yıllar Bakırköy’de ticaretle uğraşan
bir kişidir. Bakırköy’ün sorunlarını çok iyi bilmektedir, çünkü Bakırköy’de
yaşamaktadır. Son iki dönem İstanbul Büyükşehir ve Bakırköy Belediye Meclis Üyesi’dir. Kendisini her iki mecliste de takip eden birisiyim. Meclis toplantılarında yaptığı
konuşmalarda, Bakırköy ve Bakırköylüler’in lehine olan her icraatı desteklemiştir. Bu
söylemleri zaten meclis kayıtlarında vardır. Kendisine çıktığı bu yolda başarılar
diliyorum.
CHP yöneticileri, AKP’den kurtuluşun özellikle İstanbul’da seçimi kazanmaktan
geçtiğini söylüyorlar. Ancak kendi koydukları kuralları kendileri yıkarak partiye ciddi
zarar verdiklerinin farkında bile değiller. Dileğimiz Bakırköy’de Bahçelievler, Eyüp ve
diğer bazı ilçelerde yaptıkları hatayı yapmazlar. Yaparlarsa inanın bedelini çok ağır
öderler ve CHP’ye oy verenlere de ödetmiş olurlar...
e-mail: [email protected]
Yeni Lezzet Durağınız
www.westmix.com.tr
www.facebook.com/westmix
(0212) 699 99 31
E-5 Üzeri AYF×ODU
‘da
5
Hayırsever İşadamı Selim Pars’ın eğitime desteği sürüyor
SELİM PARS, ENGELLİ ÖĞRENCİLERLE BİR ARAYA GELDİ
Eğitime ve engellilerin eğitimine yaptığı katkılarla
birçok öğrencinin eğitim almasını sağlayan
İşadamı Selim Pars, Silivri’de bulunan Lions Leo
Dernekleri Esen İbak Eğitim Uygulama Okulu ve İş
Merkezi’ni ziyaret ederek, engelli öğrencilerle bir
araya geldi.
Lions Kulübü ve Geçmiş Dönem Başkanı Hamza
Kurtay’ın aracılığıyla Lions Leo Dernekleri İbak
Eğitim Uygulama Okulu ve İş Merkezi’ni ziyaret
eden Pars Kolejleri sahibi Selim Pars, Okul Müdürü
Mesut Özdoğan ile birlikte okulu gezdi.
Okul Müdürü Özdoğan’dan okulda verilen
eğitimler hakkında bilgi alan Pars, ayrıca
öğretmen ve öğrencilerle de tanışarak bol bol
sohbet etti.
Pars, getirdiği hediyeleri de öğrencilere takdim
ederek eğitimlerinde başarılar, öğretmenlerine de
kolaylıklar diledi. Selim Pars’a öğrenciler
tarafından çeşitli hediyeler sunulurken, Okul
Müdürü Mesut Özdoğan da ziyaretleri dolayısıyla
Selim Pars’a teşekkür etti.
Türk Müziği Severlere Muhteşem Konser
“ELDEN ELE, GÖNÜLDEN GÖNÜLE”
Türkiye Yardımseverler Derneği Bakırköy Şubesi ve Bakırköy Musiki
Konservatuarı’nın düzenlediği Türk Müziği Konseri, müzikseverlere
unutulmaz bir gece yaşattı.
Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ve büyük ilgi gören
konsere Türkiye Yardımseverler Derneği Bakırköy Şubesi Başkanı Türkan
Alper, Bakırköy Musiki Konservatuarı Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet
Özkahraman, Vakıf Başkan Yardımcıları Selçuk Kurt, Burhan Ateş ve yönetim kurulu üyeleri ile birlikte yüzlerce dinleyici katıldı. Bu arada konserde
Bakırköy eski Kaymakamı ve Giresun eski Valisi Dursun Ali Şahin de
dinleyiciler arasındaydı.
Yaklaşık 2 saat süren konseri şef Faruk Salgar yönetirken, konserin ilk
bölümünde koro tarafından Mahur Faslı ve Yusuf Nalkesen şarkıları, ikinci
bölümde ise Hicaz, Kürdilihicazkar ve Hüzzam şarkılar seslendirildi.
Konserde solo performanslar da yer alırken, Ayşe Aksoy, Binnur Özbilen,
Birgül Özdil, Birsen Kalender, Ceren Sarıkamış, Gözde Gök, Kadriye Şahin,
Leman Arat, Mine Bilgi, Mualla Sipahi, Neslihan Tanaydın, Neşe
Tokuşoğlu, Abbas Eyel, Aydın Kurtar, Aykut Erfa, Bülent Köseahmetoğlu,
Halil Doğru, Kadir Uğur, Sadi Mehmet Yak’tan oluşan koro seslendirdiği
eserler sonrası salonda bulunan dinleyiciler tarafından büyük alkış aldı.
Bakırköy
İşadamları
Derneği, Türk
Sanat Müziği
Ko r o s u ’ n d an
“KIŞA MERHABA KONSERİ”
Bakırköy İşadamları Derneği (BİAD)
Türk Sanat Müziği Korosu “Kışa
Merhaba” konseri ile Türk Müziği
severlere güzel bir gece yaşattı.
Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde
düzenlenen ve 2 bölümden oluşan
konserde Şef Erhan Bahçı
yönetimindeki BİAD Türk Sanat Müziği
Korosu hicaz eserler seslendirirken,
ses sanatçıları Ayla Aydınoğlu, Bircan
Türker Ünlü, Biriçim Çakmak, Cahit
Özgün, Ersin Üçışıklar, Evren Ölmez,
Faika Ersin, Göral Kuru, Gülay Tamer,
Gülin Demir, Haluk Barlas, Hami
Yücelsin, Hatice Şahin, İlhami Sezer,
Nadide Batırel, Nüket Sezer, Semiha
Teker, Şahin Ercan, Vildan Şen,
Zeynep Gülnar Koç, saz sanatçıları ile
uyum içinde eserleri icra ettiler. Konser
sırasında ayrıca dinleyicilerin zaman
zaman koroya katılımları, salonda
neşe ve coşku dolu anlar yaşattı.
Konser sonunda sanatçıları ve sazları
kutlayan Bakırköy İşadamları Derneği
Başkanı Salim Yılmaz, Şef Erhan
Bahçı’ya BİAD Yönetim Kurulu adına
teşekkür ve kutlama dilekleriyle çiçek
takdim etti. BİAD Türk Sanat Müziği
Korosu adına ses sanatçısı Biriçim
Çakmak, gösterdikleri ilgi ve
yardımlardan dolayı BİAD Yönetim
Kurulu Başkanı Salim Yılmaz ve
Onursal Başkan Selçuk Kurt’a birer
plaket vererek teşekkür etti.
7
Ermeni Cemaati Noel’i Kutladı
BAKIRKÖY’DE KÜLTÜR MOZAİĞİ
Hz. İsa’nın doğuşu ve vaftiz edilişi Ermeni Cemaati tarafından
Bakırköy Surp Asdvadzadzni Ermeni Kilisesi ve Yeşilköy Surp Stepanos
Ermeni Kilisesi’nde düzenlenen ayinlerle kutlandı.
Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen ile CHP Bakırköy İlçe
Başkanı M. Sait Yücel de kutlama törenlerine katılarak Ermeni
Cemaati’nin bayramını kutladı.
Kiliselerde düzenlenen ayinlere ve törenlere çok sayıda Ermeni
vatandaş katılırken, Bakırköy Belediyesi CHP’li Meclis Üyesi Ohannes
Karabetyan ve bazı meclis üyeleri de törenlerde yer aldı.
Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen kiliseleri ziyaretleri sırasında Yeşilköy Surp
Stepanos Ermeni Kilisesi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Habib Özfuruncu ve Bakırköy
Surp Asdvadzadzin Kilisesi Vakfı Başkanı Mesut Özdemir ile sohbet etti.
Sanat Dünyası’nın Duayenlerinden Ediz Hun
BAKIRKÖY’DE ÖĞRENCİLERLE BİR ARAYA GELDİ
İstanbul Aydın Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı
ve Kentsel Dönüşüm Bölümü tarafından “Ediz Hun ile Sosyo Ekonomik
Kalkınmada Doğa İnsan İlişkileri” semineri düzenlendi.
İstanbul Aydın Üniversitesi’nin Zeytinlik Mahallesi’nde bulunan Bakırköy
Yerleşkesi Sürekli Eğitim Merkezi’nde düzenlenen seminere yüzlerce
öğrenci katılırken, öğrenciler sanat dünyasının duayenlerinden olan Ediz
Hun’a büyük ilgi gösterdi.
Avusturya Lisesi'ni bitirdikten sonra Norveç'e giderek Oslo ve Trondheim
Üniversitesi’nde Biyoloji ve Çevre Bilimleri Fakültesi’nden mezun olan Ediz
Hun seminerde, çevre kirliliği, çevre teknolojisi, çevre felaketi ve çevre
sağlığı konularında katılımcılara sunum yaptı. Hun, ayrıca oyunculuğa
başladığı yıllardan bugünlere gelişinden de bahsederek, gençlere nasihat
ve tavsiyelerde de bulundu.
Seminer’in sonunda İstanbul Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekan
Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Yıldız Aksoy ile uzun yıllara dayanan dostluğunun
da bulunduğunu belirten Ediz Hun, her zaman bilgi ve birikimlerini genç
nesillere, öğrencilere aktarmaya hazır olduğunu söyledi.
Bu arada “Ediz Hun İle Sosyo Ekonomik Kalkınmada Doğa İnsan İlişkileri”
seminerine katılanlara katılım belgesi de verildi.
TDH BAKIRKÖY YENİ YERİNDE
Bir halk hareketi olarak Mustafa Sarıgül’ün önderliğinde
kurulup, birçok siyasi görüş ve düşünceden insanı çatısı
altında toplayan TDH’nin (Türkiye Değişim Hareketi)
Bakırköy’de yeni ilçe binasının açılışı, TDH İstanbul İl Başkanı
Mehmet Ali Oğuş, Bakırköy TDH Başkanı Turan Tuncel ve
üyelerin katılımı ile gerçekleştirildi.
Bakırköy Cumhuriyet Meydanı’nın alt kısmındaki İETT Otobüs
Durakları’nın yanında bulunan Belediye Hekimi Sokak No: D: 4
adresine taşınan TDH Bakırköy İlçe Binası’nın açılışı
kurdelesini İl Başkanı Oğuş ve Bakırköy İlçe Başkanı Turan
Tuncel birlikte kestiler.
İlçe binasının açılışında konuşan TDH İstanbul İl Başkanı
Mehmet Ali Oğuş, Mustafa Sarıgül’ün CHP’den İstanbul
Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olmasının kendileri için hem onur hem de mutluluk verici bir olay
olduğunu söyleyerek, “Ancak TDH’nın, Mustafa
Sarıgül CHP’ye gittiği için CHP’li olmak gibi bir görevi
ve misyonu söz konusu değildir. TDH düşüncelerini
iktidara getirene kadar bu yolda mücadelesine devam
edecektir. Ama bu seçimde herkesten çok Sarıgül’le
çalışarak, herkesten çok Sarıgül’ü destekleyerek,
herkesten çok gece gündüz lideriyle birlikte olarak
çalışacaktır. Ama simgesi sarı’yı da elinden
bırakmadan. TDH birilerinden koltuk beklemek için
kurulmuş bir hareket değildir. TDH halk iradesiyle
yönetilen bir harekettir. Halk dur deyince durduk, koş
deyince koştuk, coş deyince coşuyoruz. Şimdi bize
‘İstanbul’u alın’ dediler, İstanbul’u alacağız. Ama hedef finaldir
ve başbakanlıktır, başbakanlığa erişinceye kadar TDH
görevine halk hareketi olarak devam edecektir.” dedi.
Açılışta kısa bir konuşma yapan Bakırköy İlçe Başkanı Turan
Tuncel de
Bakırköy’de
çalışmalarına hız
kesmeden devam
edeceklerini ve
Bakırköy’de de
hareketlerini daha
da güçlendireceklerini ifade etti.
YILBAŞI TALİHLİLERİ ÖDÜLLERİNE KAVUŞTU
Türkiye genelinde 36 şubesi bulunan Bursa Kebap Evi’nin
yılbaşı çekilişinde ödül kazanan talihliler, ödüllerini aldılar.
Markanın ilk şubesi olan Galleria’da keyifli bir öğlen yemeği
organizasyonuyla başlayan etkinlik ödül töreniyle son buldu.
Ödül töreninde Bursa Kebap Evi’nin yılbaşı çekilişine katılan
ve ödül almaya hak kazanan talihliler, Ünsal Özkan (İphone 5),
Sercan Gürbüz (İpad 2) ve Elif Becerikli (Fotoğraf Makinesi)
ödüllerini firma yetkililerinden aldılar. Ödül töreninde
teknolojik hediyelerin yanı sıra 7 talihliye, 10’lu efsane lezzet
kuponları da hediye edildi.
9
Bahçeşehir Koleji Florya Ana Okulu öğrencilerinin KARNE
2013-2014 Eğitim-Öğretim Yılı’nın ilk yarısını
bitiren Bahçeşehir Koleji Florya Ana Okulu
öğrencileri karne almanın sevincini yaşadı.
Ana okulu öğrencileri için okulda düzenlenen
karne törenine öğretmenler, öğrenciler ve
velileri katılırken, yarı yıl karnelerini
öğretmenlerinin elinden alan çocuklar, ilk kez
karne almanın heyacanını velileri ile paylaştı.
Öğretmenlerinin özenle hazırladığı
karnelerini alan küçük öğrenciler, büyük
SEVİNCİ
mutluluk yaşadılar. Minik öğrenciler okulun
son günü bir yandan karne sevinci yaşarken
bir yandan da arkadaşlarından ve
öğretmenlerinden ayrılmanın hüznünü
yaşadılar.
Engelliler Yararına
Düzenlenen Kermes’e Büyük İlgi
CHP Bakırköy İlçe Başkanlığı tarafından Carousel AVM’de
engelliler yararına bir kesmes yapıldı. Carousel Sahne’de
gerçekleştirilen kermeste otizmli çocuklar perküsyon müzik
showuyla büyük beğeni toplarken AVM ziyaretçileri de kermesi gezerek engelliler için yardımlarda bulundu. Engelliler
yararına düzenlenen kermese CHP Bakırköy İlçe Başkanı M.
Sait Yücel, CHP PM Üyesi ve Bakırköy Belediye Başkan Aday
Adayı İbrahim Yener, Carousel AVM Yöneticileri ve çok
sayıda AVM ziyaretçisi katıldı.
HAYVAN HAKLARI FEDERASYONU HAYTAP uyarıyor;
“Bu beslemeleri yaparken çevreye, çevre temizliğine
özen göstermemiz de gerekmektedir”
Geçtiğimiz günlerde insan trafiğinin çok yoğun olduğu bir saatte
bir kadın hayvanları besliyor. Elindeki torbadan koca koca et ve
kemik parcalarını çıkarıyor ve yolun
ortasına atıyor. Çevredeki köpekler de
yine yolun ortasında atılan et ve kemik
parçalarını yemeğe çalışıyor.
Aramızda dolaşan bu hayvanları beslememiz gerekiyor. Hayvan sevgisi
olmayanın insan sevgisi olmaz sözünü
bir kez daha hatırlatalım. Ancak bunu
yaparken de bazı kuralları koymamız
gerekiyor.
Yer İncirli Caddesi ile Tayyareci
Hayrettin Sokağı’nın kesiştiği nokta.
Hayvanları besleyen bu kadın
et ve kemik parçalarını yolun ortasına
atacağına, örneğin fotoğrafta görülen
ağaç dikili saksının yanına koysa hem
doğrusunu yapacak ve hem de tepki
almayacak.
Fotoğrafı HAYTAP yetkilileri ile paylaştık
ve yorum istedik.
HAYTAP’ın cevabını aynen yayınlıyoruz.
5199 sayılı Hayvanları Koruma
Kanunu gereğince belediyelerin asli
görevlerinden biri BESLEME
ODAKLARI - SU ODAKLARI kurmaktır.
İlçe sınırları içerisinde belirlenen noktalara konulacak bu besleme odakları
sayesinde hayvanların karnı doyacaktır. Ama belediyelerin
besleme odağı kurmadığı yerlerde, gönüllülerimiz yani hayvanseverler bu beslemeleri kendi vicdan dürdüleri ile birlikte
yapmaya çalışmaktadırlar. Tabiki de bu beslemeleri
yaparken çevreye, çevre temizliğine özen göstermemiz de
gerekmektedir. Ama sahipsiz sokak hayvanlarının
Örneğin Şişli Belediyesi’nin hemen hemen her sokağında
mama kumbaraları var. Hayvanlar mamaları yedikçe üst
nüfusunun fazla olduğu bölgelerde hayvanseverlerin yanında
kap kaçak vb. şeyleri devamlı taşımaları çok da mümkün
olmamaktadır. Ama belediyeler besleme ve su odaklarını
kurabilseler bu görüntüler de kesinlikle ortadan kalkacaktır.
kısımdan yeni mamalar dökülmekte. Yine aynı bölgede hayvanlara su ve mama koymak için plastik kap veren
donanımlar var. Bakırköy sınırları içerisinde 30’a yakın
noktada su odağı var ama henüz besleme odağı yok.
11
BAKIRKÖY’ÜN
B AKIRKÖY’ÜN SİMGESİ
RUH VE SİNİR HASTALIKLARI HASTANESİ
TARİHE KARIŞIYOR
Bakırköy’ün simgesi olan, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi; Akıl Hastanesi'ne dönüştürülmesinden çok daha önce Sultan Reşad tarafından Reşadiye Süvari Kışlası olarak yaptırılmış
olan karargah binaları, o dönemde dikilmiş çam ağaçlarıyla, yine
o dönemde askerlerin ibadet gereksinimi için inşa edilmiş cami
günümüze kadar gelebildi.
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin bugün Ataköy'de
bulunan kompleksi, savaş yıllarında kışla olarak kullanılıyordu.
İstanbul'un işgali sırasında (1919) Fransızlar'ın "Jiffar" ordusu
tarafından kullanılıp, Cumhuriyet'ten sonraki yıllarda
kullanılmadığından dolayı yıprandı ve daha sonra onarımı yapıldı.
Özel Ortaklığı Modeli ile İstanbul Bakırköy Entegre Sağlık Kampüsü Yapım işi ile Ürün ve Hizmetlerin Temin edilmesi işi “Sağlık
Bakanlığınca Kamu Özel İşbirliği Modeli ile Tesis Yaptırılması,
yenilenmesi ve hizmet alınmasi ile bazı Kanun ve Kanun hükmündeki kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde belli istekliler arasında ihale usulüyle yeterlilik
başvurularının 16.7.2013 tarihinde yapıldığı, Kalyon, Taş Yapı,
Gama Güriş, Polat Yol Yapı firmalarının da yer aldığı 17 firmanın
bulunduğu biliniyor.
Yapılması düşünülen İstanbul Bakırköy Entegre Sağlık Kampüsünde 538 yataklı Kadın Doğum ve çocuk hastanesi, 278
yapılacağı dilden dile dolaşıyordu. Torunlar Holding’in hastane
bahçesinde bazı projeleri olduğu söylentilerinin dolaştığı günlerde; hastane bahçesinde bazı kişilerin ölçüm ve zemin etüdü
yaptıklarını, kendilerine bu çalışmaları yapmanız ile ilgili izin belgesi olup olmadığı sorulduğunda devlet görevlisi olduklarını
söyledikleri, duyumlar üzerine hastane yetkilileri ile yaptığımız
görüşmelerde bu gelişmelerden haberleri olmadıklarını
söylemişlerdi.
Hastanenin bahçesinde çok sayıda tarihi eser olduğu biliniyor.
Görünür yüzeyde bile pek çok tarihi eser var. Geçen yıl
yeşillendirme çalışmaları sırasında tarihi değeri olan küvet ve
Mevcuttaki pavyon döşemeleri, tavanlar, bölmeler, banyolar,
salonlar birer hastane servisi haline getirildi. O zamanki Toptaşı
Bimarhanesi'nden seroloji, anatomi laboratuarları taşındı. Genel
cerrahi, asabiye pavyonları ve röntgen dairesi kuruldu. Hastane
arazisinin çok sayıda inşaat şirketlerinin iştahını her dönemde
kabarttığı biliniyor. Geçtiğimiz yıllarda bazı kuruluşların Ataköy ve
O-2 ( E-5) yoluna bakan bölümlerinde zemin etüdü çalışmaları
yaptığı, Ataköy 4. Kısım tarafındaki hastane bahçesine bitişik
binaların yanından yol geçirme çalışmaları yapıldığı hafızalardan
silinmeden şimdi de T.C Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel
Müdürlüğü Kamu Özel Ortaklığı Daire Başkanlığı tarafından Kamu
yataklı Kalp Damar Hastalıkları Hastanesi ve 227 yataklı Onkoloji
Hastanesi olmak üzere 1.043 yataklı Entegre Sağlık Tesisi’ni kapsayacak.
Bu arada Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi ise mevcut hastanelerde Psikiyatri klinikleri kurularak tamamen ortadan
kaldırılacak.
Mevcut Lepra Hastanesi ile cezaevi başka yerlere nakledilecek.
sütunlar bulunmuştu. Bunlar hala hastane bahçesinde duruyor.
Hastanenin Zuhuratbaba girişinde 2 tarihi köprü var birisinin üstü
asfaltla kaplanmış. Diğerinin ise üstü asfalt ama sütunlar
görülebiliyor. Birkaç sarnıç da görünür durumda. Hastane binası
tarihi eser olduğu için yıkılamayacak ama birilerine işletmeye
verilecek söylentileri dolaşıyor.
Gelişmeler Bakırköy’ün simgesi Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin ortadan kaldırılacağını, yapılacağı söylenen hastane dışında
kalan arazinin de birilerine verileceği iddialar arasında.
Tüm bu söylemler gerçekleşirse binlerce ağaç kesilecek yerlerini
beton binalar alacak.
BU KADARLA MI KALACAK ?
Geçtiğimiz yıllarda hastane bahçesinde, otel, blok apartmanlar,
bir bölümüne villalar, hatta O-2 (E-5) yolu kenarına AVM
Özel Eğitim Kurumları Kanunu var ama uygulayan yok!
HER ŞEY ANKARA’DA BİTİYOR
Hükümet - Cemaat kavgası sonunda dershanelerin
kapatılması gündeme gelince özel okula dönüşüm
hız kazandı.
Bununla birlikte yeni açılan özel okulların yürürlükte olan 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları
Kanunu’nun olmazsa olmaz maddelerini uygulayıp
uygulamadığı tartışılıyor.
Örneğin bu kanuna göre; “Meyhane, kahvehane,
kıraathane, bar, elektronik oyun merkezleri gibi
umuma açık yerler ile açık alkollü içki satılan yerlerin, okul binalarından kapıdan kapıya en az yüz
metre uzaklıkta bulunması zorunludur.” Yine özel
okullarda her öğrenciye 1.25 metrekare bahçe
alanı bulunması gerekiyor.
Ancak İncirli Caddesi’nde açılan okulun bu kriterlere uymadığı açıkça görülüyor.
Yaptığımız araştırmada bu okulun açılabilmesi için
yapılan müracaat Bakırköy İlçe Milli Eğitim
Müdürlüğü tarafından eksik bilgi ve belge olduğu
için iade edildiği biliniyor.
Okul yetkilileri daha sonra İlçe Müdürlüğü’nü
devre dışı bırakarak Ankara MEB ve İstanbul Milli
Eğitim Müdürlüğü’nden açılış iznini alıyor.
Bu arada okulun açılabilmesi için İstanbul Milli
Eğitim Müdürlüğü’nden en az 2 müfettişin raporu
olması gerekiyor. Bu müfettişler eksikliklere
rağmen olumlu raporu nasıl verdiler?
12
Sevgili okurlarım, değerli dostlar;
Yerel seçimlerin adının “Yerinde Seçim”
olmasının anlamı; bölgede yaşayan insanlar
için hizmetin en kısa, kestirme yoldan
alınabilmesi anlamındadır.
Yani insan yaşamındaki güncel sorun ve
ihtiyaçların giderilebilmesi, ona yakın yerel
yönetimlerin, belediyelerin görevi olmalıdır.
O zaman yaşamdaki her türlü sosyal,
ulaşım, iletişim, gıda, temizlik, sağlık ve
çevrenin düzeni ve yürütülmesi, organizesi,
mahallindeki yöneticilerin, oradaki
insanların seçmesi, her hususta mantıklı
olanıdır. Uzaktan kumanda yönetimlerde
her zaman sorunlar çıkacaktır, dolayısı ile
önemli olan “İnsana Hizmet” ise, o insan
da kendisine hizmet verecekleri en
yakınlarından, tanıdıklarından, güven
duyduklarından seçmelidir, değil mi
dostlarım?
İşte tam bu noktada önümüzdeki yerel
seçimlerin, yani tabandaki hizmetlerde,
insanın yaşadığı mahalleden başlayan,
oradan zirveye yükselen bir sistem içinde
olmalıdır.
Kısacası kişisel ve özgür bir görüş olarak
şunu sizlerle paylaşmak istiyorum: bana
mahallemdeki sorunlarım için, mahallemden
bir isimin daha yararlı olacağını, siyaseti,
partilerin zirvesindeki
kişilerin veya kurulların,
tabandaki öne çıkmış
insanları tanımak
fırsatları olmadığından
oradaki hizmet erbabını,
ben yerimden seçmeliyim. O zaman
kargaşa, karmaşa, gecikme, uzatma kalmaz,
koyarsın mahalleye sandıkları, davet edersin
o bölgedeki partilileri, “buyurun seçin size
hizmet verecekleri” der, işi bitirirsin. En basit
tabandan olacak bir temel, her zaman
sağlamdır. Temeli, tabanı sağlıklı olmayan
binalar gibi, siyasi kuruluşlar da tabandan
zirveye yapılaşmalı, çatıdan temele
inilmemelidir. Bilmem meseleyi anlatabildik
mi?
Bu bağlamda bizlerin görevi objektif olarak
temennilerde bulunmaktır. İktidarın çıkmaza
girdiği, çok çeşitli sorunlarla boğuştuğu,
anayasal bazında önemli kurumların
darmadağın olduğu şu dönemi, diğer partiler, muhalefet kesimi, özellikle tek umut gibi
görülen 90 yıllık CHP’nin çok özenle, dikkatle değerlendirmesi gerekmektedir.
Onun için yerel yönetimlerden başlayarak,
son derece demokratik, şeffaf, doğru ve
yansız davranmak, partiyi iki cm. daha
büyütebilecek kişileri, değerleri, adayları,
cımbız ile seçerek göreve çağırmalıdır.
Her şeye rağmen ülkemiz için, yemeyen,
içmeyen, adam kayırmayan, hemşehrilik,
akrabalık gözetmeden, bölgeye ve ülkeye
kendisini adayacak, ilke, bilgi, birikim ve
temiz mazileri olanların öne çıkmasını,
içinde bulunduğumuz çok önemli yönetim
krizinden kurtulmak isteği ile herkese
YA Ş A M I N
İÇİNDEN
Fikret TORAMAN
katlı sahillere yakışır boyutta olsalar insan
kabul edebilir.
Sizlerin de gördüğü ve bir tanesi bitmiş
olan binaların sayısı 20 blok ve ortalama
20-30 katlı yükseklikte inşa edilmektedir.
Arkadaki Ataköy Konakları rezaletinden
sonra bu sahilin de bittiğini ve
Bakırköylüler’in, Ataköylüler’in nasıl
ümüğünün sıkıldığını göreceğiz. Ayrıca
yeterli olmayan sahil yolu trafik kaosunu da
seyredeceğiz.
Bu alanda yapılanlar yetmiyormuş gibi,
oradaki birkaç dönümlük alanda bulunan
tarihi eser “Baruthane binaları” da şimdi
imara alınmıştır. Geç olmadan
Ataköylüler’in ve de Bakırköy Belediyemiz’in
harekete geçmesi, itiraz haklarını
kullanmaları mutlak gerekmektedir. Biz,
Yeşilköylü çevre derneği olarak Belediyeye
başvurduk…
Florya sahilleri de imara açıldığından,
denizden fırlayıp tamamlanan, AVM ve
yanında devam eden otel inşaatı ayrı bir yüz
karasıdır. O bölge de “Atamızın Bir Emanetidir”, bitirilmiştir. Ayrıca Atatürk Ormanı
içinde yapılaşmalar, E5 karayoluna bağlantı
yolları yapılmıştır, yani orada da bir iç acıtıcı
manzara vardır.
İstanbul genelindeki fotoğrafa
baktığımızda, sahillerden
farklı bulunmayan acayip
yağmalama, çarpık
yapılaşma, yolu, kanalı,
ulaşımı ve diğer
altyapıları tamamlanmayan, E5 altında üstündeki Basın Ekspres
yolu denen Bahçelievler bölgesi de ayrı bir
felaket halindedir.
Değerli okurlarım, anlamadığım bir konu
da şudur: bir yandan “Kentsel Dönüşüm”
yasası ile tarihi İstanbul’da yağma, yıkım
başlamış, diğer yanda yine eskisinden beter
çarpık yapılaşma furyası vardır. Siz bundan
bir şey anladınız mı?
Bu konuda yeni havaalanı, 3. Köprü ve
Kanal İstanbul katliamlarına da göz atalım
birlikte;
Devlet köylünün, vatandaşımızın ellerindeki tarlaları, çiftlikleri, üretim alanlarını ucuza
kapatmak için acil “kamulaştırma” ya
geçmiştir. Havaalanı bölgesinde milyonlarca
ağaç, yeşil alan katliamı görülmektedir.
Terkoz Gölü civarında, piyasa alım – satım
değeri 300-400 TL/m2 olan tarım alanları,
hayvancılık alanları bulunan Yeniköy –
Akpınar köylülerinden gayrimenkulleri
22TL/m2 üzerinden alınmaktadır. O üretken,
İstanbul’a süt, et, yoğurt, yumurta yetiştiren
bölge insanlarının malları gasp edilmekte,
mağdur olmaktadırlar. Sonra bunun adına
da “demokrat yönetim, demokrat ülke”
demektedirler. Sevsinler sizin demokrasinizi
ve de vatandaşa olan aşkınızı!..
Bu görüş ve dileklerle, herkese
sağlık, mutluluk dilerken; adaylarımızın hepsine başarılar, sevgiler, saygılar.
YEREL SEÇİMLERİN MERKEZDEN YÖNETİLMESİ
ÇEVRE YAĞMALAMALARI; MAĞDUR OLANLAR
-
başarılar diliyorum.
Tek umudumuz ve güvencemiz olan
CHP’ye bu alanda parlak sonuçlar temenni
ediyorum. Bu konuda sonuç ve öz olarak
şunu anlatmak istiyorum. Hangi parti olursa
olsun, yerel seçimler için aday olan ve
özgeçmiş dosyası bulunanların içinden, bir
komisyon kurularak; ilgili adayların öncelikle temiz, şeffaf mazisini, Atatürk ilkelerine ve
Cumhuriyete bağlı, temsil ettiği parti içindeki
hizmetlerine, iş, meslek, sosyal konumuna
göre, bir de belediye kadrosunda çok
gereklileri seçebilmeli, fazla fantezi ve
bilmeceye dönen sistemlerden kaçmalıdır.
Yerel başarı bu şekilde sağlanır ve bu
doğru sistem kademeli olarak siyasi partilerin en ucuna kadar sağlam, güçlü olarak
ulaşır.
ÇEVRE TALANI, YAĞMASI
ve MAĞDURLAR
Sevgili okurlarım; her yazımızda
değindiğim çevreci bir kişi ve dernek yöneticisi olarak içime sindiremediğim doğa
katliamına değinmek isterim.
Yaşadığımız bölgeden başlayalım; bendenizin içini acıtanların en önemlileri, Ataköy
sahillerinin yok edilmesidir. Devam eden ve
boylarını göstermeye başlayan 20 bloklu
otel, motel, konut ve diğer tesisler, öyle 2-3
13
AK Parti Bakırköy’de ilk kez doğru bir tercih yaptı
AK PARTİ ADAYI İÇİMİZDEN BİRİ
MEHMET EMİN ERTEKİN
AK Parti Bakırköy Belediye Başkan Adayı
Mehmet Emin Ertekin, adaylığının
açıklanmasının ardından ilk röportajını
gazetemize verdi.
1979’dan beri Bakırköy’de esnaflık yaptığını ve
Bakırköy’e yabancı olmadığını, Bakırköy’ün de
kendisine yabancı olmadığını ifade eden
Ertekin, trafik, kentsel dönüşüm, sosyal yaşam
ve daha bir çok konuda çok ciddi projelerinin
olduğunu ve göreve gelmesi halinde bu projeleri gerçekleştireceğini söyledi.
“BEN BAKIRKÖY’E, BAKIRKÖY DE
BANA YABANCI DEĞİL”
Bakırköy’de seçime katılacak partiler içinde
Bakırköy Belediye Başkanı adayı olarak açıklanan
ilk isimsiniz. Ve AK Parti’den seçime katılacaksınız.
Neler düşünüyorsunuz ve kazanırsanız neler
yapacaksınız?
İlk röportajımı size veriyorum. Ben Bakırköy’e
yabancı değilim, Bakırköy de bana yabancı
değil. Ben Bakırköy’ün çocuğuyum. Bakırköy’de
esnaflık yapıyorum. 1979 yılından beri
Bakırköy’de ticaretle uğraşıyorum. Evim de
Bakırköy’de. Bir çok zaman evimden işime
arabasız gidiyorum. Park sorunundan dolayı
arabasız gidiyorum, geliyorum bunu da
söyleyeyim. Bakırköy’ün 15 mahallesini de ben
avucumun içi gibi biliyorum. Bakırköy’deki bir
çok sivil toplum kuruluşunda da varım. 10
senedir de Bakırköy Belediyesi Meclis Üyesi’yim.
Aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediye
Meclisi Üyesi’yim. Ben bundan önce de başka bir
siyasi parti de siyaset yaptım. Doğru
Yol Partisi’nde siyaset yaptım. Yine
o zaman Bakırköy’ün içindeydim.
Bu anlamda Bakırköy beni çok iyi
tanır, ben Bakırköy’ü çok iyi
tanırım. Bakırköy’ün nelere ihtiyacı
olduğunu da bilirim. Evet
adaylığımız açıklandı. Hayırlı
olsun. Şimdi işimiz biraz daha
zorlaştı. Çünkü gerçekten
Bakırköy’e uzun yıllardan beri el
değmedi. Bakırköy’de yapılan çok
fazla bir şey yok. Bakırköy’ün artık
yenilenmesi ve dönüştürülmesi
gerek. Bakırköy’e hizmet gelmesi
lazım. Bakırköy’e hizmet edecek bir
belediye başkanı lazım. Bakırköy’e
hizmet edecek belediye başkanının
da vatandaşla birlikte olması,
vatandaşla birlikte ilçeyi yönetmesi
lazım. Şunu çok açık ve rahatlıkla
söyleyebilirim. Bizim kapılarımızda kapı kolları
olacak ve isteyen istediği gibi kapıları açıp girecek. Gelecek bize derdini anlatacak. Biz zaten
her Perşembe günü vatandaşların dertlerini dinlemek adına, vatandaşlarla birlikte olmak adına
halk günü yapacağız. Biz bu günlerde başkan
yardımcılarımızla, birim müdürlerimizle birlikte
vatandaşlardan gelen tepkileri, dertleri
dinleyeceğiz. Ve onlara çözüm arayacağız.
Bunun yanı sıra biz tüm mahallelerimizde
kadınlarımızla kadınlar meclisi, erkeklerimizle
mahalle meclisi, gençlerimizle gençlik meclisi ve
engellilerimizle engelliler meclisi oluşturacağız.
Her mahallede yapacağımız bütün projeleri yapmadan önce mutlaka ve mutlaka bu meclislerle
konuşacağız, hangisi rantabl ise, vatandaşlar
için hangisi uygunsa, yaşam kalitesini hangisi
yükseltecekse biz onu yapacağız. O projeyi
uygulayacağız. Tabi bizim projelerimiz var ve
açıklayacağız. Dediğim gibi ben 10 yıldır
Bakırköy Belediye Meclis Üyesi’yim. 35-40
senedir de Bakırköy’de ticaretle uğraşıyorum.
Bakırköy’de vatandaşların talepleri, istekleri ile
ilgili her şey hakkında bilgim var. Bu anlamda
Bakırköy’ün hangi semtinde neyi
uygulayacağımızı, hangi projeyi
uygulayacağımızı yakında çıkacak olan projelerimizle ilgili kitapçığımızı da, CD’lerimizde,
tanıtımlarımızda göreceksiniz. Bakırköylüler de
görecek. Bizim her mahalleye özgü, o mahallenin yapısına, o mahallenin ihtiyacına yönelik
çalışmalarımız var. Yani bir mahallede bir şey
yaparken, öbür mahallenin de olmazsa olmazı o
olmayacak. O mahallenin de gerçek anlamda
ihtiyacı neyse biz de o mahalleye onu
uygulayacağız. Bakırköy’ün geneli ile ilgili de
başta şunu söyleyebilirim. Bakırköy’ün olmazsa
olmazlarından birisi kentsel dönüşümün
yapılmasıdır. Ada bazında çalışma yapılması
lazım. 6603 sayılı Kentsel Dönüşüm Yasası’nın
emrettiği şekilde yapılması lazım. Ve
Bakırköy’deki bu derdi bitirmemiz lazım. Bizim
Bakırköy’de sosyal donatı alanlarımızı,
parklarımızı, yeşilimizi, binalarımızı yenilememiz
lazım. İnsalarımızın deprem korkusunu
bitirmemiz lazım.
“BAKIRKÖYLÜLERİN HAK ETTİĞİ
YAŞAM KALİTESİNİ GETİRECEĞİZ”
Bakırköy’ün, Bakırköylüler’in hak ettiği yaşam
kalitesini Bakırköy’e getirmemiz lazım. Biz bunu
inşallah başaracağız. Büyükşehirle birlikte
yapacağız, hükümetimizle birlikte yapacağız.
Hangi partiden olursa olsun tüm partilerimizle
birlikte yapacağız biz bunu. Biz şu partiliydi, bu
partiliydi diyerek ayrım yapmaksızın herkesle
birlikte olacağız. Onlar gelmese bile biz onlara
gidip anlatacağız.
“BAKIRKÖY’DEKİ TRAFİK SORUNUNU
BİTİRECEĞİZ”
Bakırköy’de bir trafik sorunumuz var. Biz
Bakırköy’deki bu trafik sorununu ortadan
kaldıracağız. Minübüsleri Bakırköy’ün içine
sokmayacağız. Minibüsler İncirli’ye gelecek.
Bizim raylı sistem projemiz var. Zaten İstanbul
Büyükşehir Belediyemizin açıklamış olduğu
2020’ye kadarki vizyonunda, Bakırköy’den geçecek, Bakırköy’de istasyonu olan 3 tane raylı sistemimiz var. Bu raylı sistemlerle entegreli.
Bakırköy’ün içinde ring yapabilecek raylı sistem
projemiz var. Tüm mahalleler arasında ring
seferlerimiz olacak. Şu an mesela Yeşilyurt,
Yeşilköy’ün ihtiyacı olan 3Y projesini sisteme
geçirdik. Bakırköy’deki Yeşilyurt, Yeşilköy ve
Yenibosna. Yeşilyurt ve Yeşilköy’deki
insanlarımızı metro ve tramvaya, metrobüse
taşıyabilmek için, onları buralara taşımak adına
vatandaşlarımızdan bir talep geldi. Biz de İETT’ye rica ettik. İETT de bunu uygulamaya koydu.
Bu anlamda biz bunu belediye bünyesinde,
kendi ölçeğimizde ve kendi araçlarımızla
Bakırköy’ün en ücra köşesindeki, en uzaktaki
insanlarımızı Bakırköy’e ulaştırmak için ring
seferlerimiz olacak.
“YAPAMAYACAĞIM HİÇBİR ŞEYİ
SÖYLEMEM”
Çok ciddi projelerimiz var. Hepsi de hazır. Biz
olmayacak afaki projeleri söylemeyiz. Kesinlikle
söylemem. Ben yapamayacağım hiçbir şeyi
söylemem. Vatandaşlardan gelen bazı teklifler
var, bu teklifleri biz değerlendiriyoruz.
Yapamayacaklarımızı biz kesinlikle söylemiyoruz. Yapamayacağız diyoruz. Ama yapabileceklerimizi de vaad ediyoruz. Bizim hazırladığımız
projelerin de bir çoğunun yapılacak
yerleri de belli. Örneğin bizim spor
alanlarımızda çok ciddi anlamda
eksiklerimiz var. İnsanlarımızın,
vatandaşlarımızın yürüyüş yolları
eksik. Çok ciddi yürüyüş yolları
yapacağız. Bu yürüyüş yollarının,
parkurlarının üzerine de bir tane
mobo koyacağız. Burada
diyetisyenimiz, spor uzmanımız ve
bir tane de sağlık personelimiz
bulunacak. Spor eğitmenimiz burada 06:00-12:00 saatleri arasında
duracak, sabahları yürüyüşe çıkan
vatandaşımız, hemşerimiz gelecek
o sağlık kabininde spor
eğitmeninde ne şekilde yürüyüş
yaptığıyla ilgili bir program
hazırlatacak. O program dahilinde
çalışacak. Sağlık ekibi de tansiyonunu, şekerini ölçecek. Diyetisyenimiz de tansiyon ve şeker ölçümlerine göre o
vatandaşa kaç saat spor yapması gerektiğini,
nasıl spor yapması gerektiğini ve neleri yemesi
gerektiğini anlatacak ve o şekilde spor yapacak.
Bütün yürüyüş yollarımızda olmazsa olmazımız
bu. Bunları yapacağız. Ataköy’de sizin de
bildiğiniz üzere çok ciddi yürüyüş yollarımız var.
Ben bunları söylemiyorum, size de süpriz olsun
bu. İnşallah projelerle birlikte, çalışmalarla birlikte bir daha davet edersiniz, bir daha gelirim
gazetenizde de bunları yayınlarız.
Vatandaşlarımız da bu şekilde duymuş olur. Beni
buraya davet ettiğiniz için teşekkür ediyorum.
Ben Bakırköy'e yabancı değilim, Bakırköy de
bana yabancı değil. İnşallah hizmet imkanı
bulursak bu vaad ettiklerimizi yapacağız. Biz 10
yıldır Bakırköy’e vaad edilip de yapılamayanları
bildiğimiz için eğer göreve gelirsek, mahallelimiz, vatandaşımız Kentsel Dönüşüm uygulamamızı
isterse, biz 2. senenin sonunda projelerimizi
bitirip, 3 senenin başında ilk temelimizi birlikte
atarız.
Biz de size çıktığınız bu yolda başarılar diliyoruz.
Teşekkür ederim.
14
İstanbul’daki Taksi Durakları Yenileniyor.
BATILI GÖZÜYLE
TÜRKİYE VE İRAN...
Geçenlerde bir arkadaşımla telefonda
konuşuyordum. İş için İran'a gideceğini söyleyince,
muhabbet İran'dan açılır gibi oldu ama fazla uzatmadan kapattık. Kapattık ama, beynimde gidip gelen
İran muhabbetini ben kapatamadığım için oturup bu
yazıyı yazdım.
Gündeme bomba gibi düşen yoluzluk ve rüşvet
operasyonu, Türkiye ile İran'ın geçmişten günümüze
ticari ve siyasi ilişkilerini bir kez daha irdeleme
gereğini doğurdu bende.
İran'la geliştirmiş olduğumuz sadece ticari değil,
siyasi ilişkilerden dolayı İsrail ve ABD'nin neocon
lobisinden kaynaklı bir rahatsızlık olarak adlandırılsa
da; İran'dan duyulan asıl rahatsızlık, Türkiye'nin İran ile olan yakınlaşmasının
tehlikeli boyutlara ulaşabileceği sinyalini verdi belki de bazılarına. Cemaatin
de birçok sebepten dolayı İran'dan rahatsız olduğu yazılıp çizildi köşelerde.
Nedir değildir bilinmese de, bilinen gerçekleri taramak istiyorum kısaca:
Ülkemizin içinde yer aldığı kuşakta son dönemde istikbal vaadeden iki
devlet var. Türkiye ve İran. Bunu çok iyi bilen bir kısım Batılılar, bu iki devleti
mümkün olduğunca elinde tutmak ve kendi hesabına dengeleri korumak için
ciddi bir gayret içindeler. Zira bu iki devletten birinin bu bölgedeki hakimiyeti
Batılıların aleyhine dengelerin bozulması anlamına gelir. Bu ise adı geçen
dünyanın, başta ekonomi olmak üzere birçok alanda hem maddi çıkar, hem
de itibar ve prestij kaybı demektir.
İran'ın Şii bir devlet olmasının da bunda payı çok büyük. 1935'e kadar
Dünya'da Persiya olarak bilinen İran, 1979 İran İslam Devrimi’nden itibaren
adını İran İslam Cumhuriyeti olarak değiştirmiş. İran'ın Şii olması, tüm Şii
nüfusa sözünü geçirebileceği durumuna gelmesini sağlayabilir; hatta Şii
sempatizanı Türkmenler, Türkler, Araplar ve Azerbeycan için de Şiiliğe
inanan Azeri Türkleri’ne veya Kuzey Irak'da Kazımiye ve Kerbela bölgelerinde
yaşayan Şiilere kadar uzanan geniş bir yelpazeye yayılabilir.
Bu korkuyla Batılılar, İran'a her zaman tavırlı yaklaşmışlardır. Ayrıca İran'ın
başta Emirlikler olmak üzere, Yemen'e kadar nüfusunu genişletmesi de
olasıdır.
Batılılar gerek İran ve Türkiye içinde, gerekse onların nüfuz edebilecekleri
ülkeler içinde, ticari ve sınai alanda yapılabilecek gelişmeleri engelleyerek,
mevcut düzenin devamını sağlamaya çalışıyorlar.
Türkiye'nin yardımıyla İran'ın üzerinde bulunan ambargonun kısmen de
olsa kalkmasından, İran'daki sıcak doların piyasalara akmasından İsrail'in
duyduğu rahatsızlık, belki de operasyonun temel sebeplerinden biri olabilir.
İran ve Türkiye'nin ticari ve siyasi münasebetleri ve çözüm sürecinde
uyguladıkları, devlet içinde devlet olmaya kalkışmak da sonun başlangıcı
oldu sanırım...
Bakalım ilerleyen günlerde nasıl bir tabloyla karşılaşacağız.
Ferhan KILIÇ
Sevgi ve saygılarımla...
HİÇBİR BAŞARI TESADÜF DEĞİLDİR
BAKIRKÖY BELEDİYESİ
YILLAR ÖNCE YENİLEMİŞTİ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul'daki taksicileri ziyareti sırasında, "Durakların
tuvaleti, mutfağı ve oturma alanı olmalı. Ben
durağa gittiğim zaman, rahatlıkla çay içebilmeliyim. Gelip geçici değil, taş yapıdan
duraklar olmalı." sözleri üzerine taksi
duraklarının yenilenmesi daha modern hale
getirilmesi konusunda
Büyükşehir Belediyesi
yeni çalışma
başlatırken, Bakırköy
Belediyesi yıllar
öncesinden ilçedeki
bir çok taksi durağını
yenileyerek, modern
hale getirmişti.
Bakırköy’deki geçmiş
yıllarda yenilenen
taksi duraklarında
oturma alanı, mutfak,
tuvalet, telsiz odası,
şoför istirahat odası
ve mescit bölümü de
bulunuyor.
Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen,
Bakırköy Belediyesi’nin taksi duraklarının
yenilendiği yıllarda çalışmalarla ilgili olarak
yaptığı açıklamada, “Taksici esnafı
arkadaşlarımız gerçekten çok zor koşullar
altında çalışıyorlar. Bir taraftan İstanbul’un
trafik çilesi bir taraftan 50-100 TL için
canlarından olmaları. Kendilerini en azından
duraklarındayken rahatlatabilmeleri için
Bakırköy’deki tüm taksi duraklarını yenilemeye
başladık.Şu ana kadar 5-6 taksi durağını
yeniledik diğerlerini de yenilemeye devam
ediyoruz. Ayrıca Bakırköy’deki tüm taksi
duraklarında çalışan arkadaşlarımıza BAKKART
da veriyoruz. BAKKART sahibi taksici
arkadaşlarımız Bakırköy Belediyesi’nin tüm birimlerinden ücretsiz yararlanıyorlar. Bir de
İstanbul’un hatta Türkiye’nin neresinde
olurlarsa olsunlar haftanın 7 günü 24 saat acil
sağlık hizmetinden de yararlanıyorlar.”
demişti.
Bakırköy’de yıllar öncesinden yenilenen ve
modern hale getirilen bazı taksi duraklarını
UZMAN KADRO TARAFINDAN
5. Sınıftan İtibaren Her Seviyede
Tüm Branşlarda
BİREBİR ya da GRUP DERSLERİ VERİLİR
SBS puanı 450 ve üzeri olan öğrenciler için özel gruplar bulunmaktadır.
Tel : 0533 769 22 04 - 0554 337 54 32
ARPACIK MOBİLYA
Mutfak Dolabı, TV Ünitesi, Vestiyer,
Ofis Mobilyaları ve
Her Türlü Özel Sipariş Mobilyalar Yapılır.
Gününde Teslim Edilir.
Adres: Veliefendi Mah. 26/4 Sok. No: 34 Zeytinburnu / İstanbul
Tel : 0532 612 94 34
gezerek, duraklar hakkında bilgi aldık.
2009 yılında yenilenen Atrium Taksi Durağı
Yöneticisi Saadettin Tunca, İstanbul
Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı yenileme
çalışmasının güzel fakat geç kalınmış bir uygulama olduğunu ifade ederek, Bakırköy
Belediyesi bizim durağımızı 2009 yılında
yeniledi. Durağımızda, oturma alanı, mutfak,
çift tuvalet, telsiz odası, şoför dinlenme odası
ve yönetim odası bulunuyor. Şoför
arkadaşlarımız durağımızda rahatça istirahat
edebiliyor. Çaylarını, kahvelerini içebiliyor.
Misafirlerimizi durağımızda en iyi şekilde
ağırlayabiliyoruz. Bu konuda Bakırköy
Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz. Ayrıca
durağımız yenilendiği yıl buraya gelen Şişli
Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, durağımızı
çok beğendiğini ve kendi ilçesinde de taksi
durakları için örnek göstereceğini söylemişti.”
dedi.
Tunca ayrıca, İstanbul’da başlatılan taksi
duraklarının yenilenmesi projesinin de
tamamlandığında İstanbul’daki trafik soru-
nunun da bir nebze olsa azalabileceğini belirtti.
Ataköy Atamerkez Taksi Durağı’nda çalışan
taksici Cüneyt Eker de, yıllar öncesinde
Bakırköy Belediyesi tarafından yenilenen
Atamerkez Taksi Durağı’nın şu anda İstanbul
Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan
duraklardan çok daha kapsamlı ve modern bir
durak olduğunu belirterek, “Durağımız
Bakırköy’de ilk yenilenen duraklardan bir tanesi. Durağımızda oturma alanlarımız, yönetim
odamız, mutfağımız, tuvaletimiz, telsiz odamız,
hatta mescidimiz bile var. Ayrıca bahçemiz
var. Bahçemizde değişik türde çiçekler ekiyoruz. Çok güzel, modern bir durağa sahibiz.”
diye konuştu.
“BİZİM DURAKLARIMIZ DAHA
KULLANIŞLI VE MODERN”
Eker, Büyükşehir Belediyesi’nin yenilediği
Karaköy İskele Taksi Durağı’nı da gezdiğini ve
kendi duraklarının yanında kıyaslanmayacak
küçüklükte ve dağınık olduğunu da ifade etti.
Eker, taksi duraklarının yenilenmesi ile birlikte
taksicilerin boşu
boşuna caddelerde,
sokaklarda
gezmeyeceğini ve
duraklarında bekleyip,
istirahat edebileceklerini ve bu sayede
trafikte belli bir
rahatlamanın da
olabileceğini söyledi.
Bu arada, İstanbul
Büyükşehir Belediyesi
ile İstanbul Taksiciler
Esnaf Odası’nın (İTEO)
başlattığı proje
kapsamında tasarlanan birbirinden ilginç
görünümlü modern taş duraklar kentin belirli
noktalarına yerleştirilmeye başlandı. İstanbul
Büyükşehir Belediyesi ve İTEO tarafından
başlatılan çalışmayla, taksicilerin ihtiyaçlarına
ve şehrin dokusuna uygun tasarlanan
durakların ilki, Etiler Ulus Mahallesi'nde kuruldu. Taksicilerin tüm ihtiyaçlarını
karşılayabilecek konforda olan durakların,
"taksi dolmuş", "tarihi köşk", "vapur iskelesi"
tarzındaki tasarımlarıyla ilgi odağı olması bekleniyor. Her ay üretilecek 30 durak, modeline
göre İstanbul'daki ilçelerin dokusuna uygun
olarak farklı bölgelere yerleştirilecek.
Durakların üretimi, şehirdeki tüm durakların
dönüşümü gerçekleşene kadar devam edecek.
(Yavuz ARPACIK)
15
Bilişim Suçlarına Karşı Dikkatli Olun
“ORTAM SANAL OLSA DA SUÇ GERÇEKTİR”
Uyuşturucu bağımlılığı alanındaki çok yönlü çalışmalarıyla
tanınan Polis Memuru İsa Altun’un üçüncü kitabı olan “Ortam
Sanal Olsa da Suç Gerçektir” isimli kitabı Çatı yayınları
tarafından piyasaya çıktı. 1997 yılından bu yana madde
bağımlılığı önleme çalışmalarıyla gençleri ve aileleri uyarıcı
yönde karikatür sergileri açan Altun, okullarda seminerler
düzenliyor, kişisel web sitesinde bu alandaki deneyimlerini ve
tecrübelerini ailelerle paylaşıyor. Daha önce kendi imkânları
ile çıkardığı “Bir Kereden Çok şey olur” isimli kitabıyla 1999
yılında 160 ülkede temsilciliği bulunan Uluslararası Genç
Girişimciler Organizasyonu (JCI TOYP) tarafından “İnsan
Haklarına, Çocuklara ve Dünya Barışına Katkı” ödülü alan
Altun, 2000 yılında Dönemin Emniyet Genel Müdürü Necati
Bilican tarafından ‘Yılın Polisi’ seçilmişti. Halen Bakırköy İlçe
Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Bakırköy Adliyesi’nde görev
yapan Altun, ’Kod Adı Beyaz Ölüm’ isimli kitabında ailelere ve
ergenlere bağımlılık illeti ile ilgili yol haritası içeren bilgilerini
paylaşıyor. Kitap için önsöz yazanlar arasında Rahmetli
Gazeteci Mehmet Ali Birand ile Vatan Gazetesi Yazarı
Mustafa Mutlu, Habertürk Gazetesi yazarı Ali Tezel, Türkiye
Gazetesi Hasan Sarıçiçek, Sunucu Yazar Metin Uca, TRT
İstanbul Haber Müdürü Selver Gözüaçık bulunuyor.
“BİLMEDİĞİNİZ BİRİLERİNDEN
GELEN BİR MAİL ÇOĞU ZAMAN TUZAK
AMAÇLI OLABİLİR.”
Ortam Sanal Olsa da Suç Gerçektir” kitabınız hakkında
bilgi verebilir misiniz?
“Ortam Sanal Olsa da Suç Gerçektir” isimli eser uzun bir
araştırmadan sonra İstanbul Barosu’na kayıtlı Avukat
Abdülkadir Güneş ile ortak eserimiz. “Ortam Sanal Olsa da
Suç Gerçektir” aslında bir zorunluluktan dolayı ortaya çıktı.
Mesleğim gereği birçok mağdur insana denk geliyorum.
Kimisi sosyal medyadan, kimisi internet üzerinden bankaya
girerken uğradığı zarardan dolayı mağdur. Her iki evden
birisinde internet bağlantısı var. İnsanımız internetin tüm
nimetlerinden yararlanmak istiyor. Lakin kendisini bekleyen
tehlikelerden bihaber. Günümüzde suç örgütleri veri
hırsızlığından tutun da, ticari amaçlı işletmelerin web sistemlerine kadar tüm sanal ortamı ele geçirmiş durumda.
Bilmediğiniz birilerinden gelen bir mail çoğu zaman tuzak
amaçlı olabilir. Ödül ya da ürün reklamları içeren mailler de bu
kategoriye dahildir. Çünkü içeriklerindeki bağlantı linkleri
tamamen bilgilerinizi çalmaya endekslidir. İnternetten bir film
ya da müzik indirmek hayatın olağan akışına normal hatta çok
masum gelebilir. Ama indirilen dosyalardan kapılacak bir
virüs sizin kişisel bilgilerinizin sonsuza dek başkalarının
himayesine geçeceğini asla ve asla aklınızdan
çıkarmamalısınız. Bilgisayar kullanan 5 yaşındaki çocuklar bile
bilir ki, virüsler çeşitli kılık ve şekillere bürünebilir. Virüslerin
amacı bellidir. Zaman zaman şahsi bilgileri çalmak için
kullanıldığı gibi, bazen bir mesaj, kimi zaman reklam geliri
elde etmek için de kullanılabilir. Virüslerinin birer yazılım
olduğunu hatırımızdan asla ve asla çıkarmamalıyız. Canımızın
yanmaması için, kullanmakta olduğumuz bilgisayarlarda
lisanslı işletim sistemi ve güncel virüs programı kullanmayı
ilke haline getirmek şart. İnternete erişim o kadar
kolay hale geldi ki, bir cep telefonu bile bu işi
rahatlıkla başarıyor artık. Ülkenin her yanından erişim
sağlandığı için, işlenen suçlarda da artış görülüyor.
Hızla büyüyen ve gelişen bilişim dünyası, uçsuz
bucaksız bir okyanus gibi. Bu umman-ı deryada
pusuya yatmış bir şekilde çocuklarımıza, gençlerimize, kızlarımıza ve toplumun tüm kesimlerine zarar
vermeye çalışan köpek balıklarının zararlarına karşı
tedbirli olmakta fayda var. Korsanlar sadece açık
denizlerde yer almıyorlar. Evlerimizin içine kadar giren
bu yaratıklar kimi zaman gönderdikleri zararlı
yazılımlar ile bazen de çeşitli şekillerde Pc’lerimize
girerek hayatımızı allak bullak edebiliyorlar. Aslında
herkesin bu konuda bir şeyler yapabileceğini hatırdan
çıkarmayalım. Yani bilen bilgisini bilmeyene aktaracak. Bilin istedim. Vatandaş eğer bilgisayardan internete girip haber okuyorsa. Hele de bir de ‘şu haberin
altına okkalı bir hakaret içeren bir yorum yazayım’
diyorsa. Ya da sahte bir hesap açıp falan filanı
rahatsız edeyim diye iç geçiriyorsa. Dur diyeceğim. Bu
kitap senin içindir. Kuşkusuz bilişim çağındayız. İstisna
kaideyi bozmaz ama
sanal alemin tüm
imkânlarından faydalanmakla kalmayıp, internette haber sitelerine,
forum sayfalarına sahte
isimle yorum yazıp,
insanları aşağılayan, rencide eden, sonra çıkıp
sanal ortam diyerek
‘Nasıl olsa biz bırakmam’
gibi abukça bir
düşünceyle insanların
onuruna, kişiliğine
hakaret eden güruha tek
lafım olacak. Yok öyle!!
İnsan bizzat gözüyle
görüp, yaşananlara tanık
olunca daha bir ikna
oluyor. Son dönemde
internet üzerinden racon
kesenler, işkembe-i
kübradan atıp tutan delikanlılar akıllarınca meydanı boş
sanırken bir bakıyorsunuz ki, yakayı şaşmaz adaletin şefkatli
kollarına kaptırıvermiş. Yedikleri cezayı görünce sevinmiyor
değilim. Günlük hayatta pısırık mı pısırık insanlar, klavye
karşısına geçince adeta canavarlaşıyorlar. Bu tür yaratıklara
gülüp geçmekle kalmıyor
adeta üzülüyorum ama
bu kaleme aldığımız eser
ile internete girmeden
önce başucu niteliğini
taşıyor. “Ortam Sanal
Olsa da Suç Gerçektir”
isimli eser internet olan
her yerde bir başucu
niteliği taşıyor.
“Ortam Sanal Olsa da
Suç Gerçektir” isimli
kitapta örnek hikâyeler var mıdır?
Bilişim suçları ve
toplumu bekleyen sanal
tehlikelerle ilgili kitap
hazırlığı yaptığımı bilen
bir meslekdaşım kitapta
yazılmasını istediği iki
olayı nakletti. Toplumda
infial yaratacak bu iki
olay dehşet içeriyor.
Belki bu satırları okuyan
aileler çocuklarına bu
ibretli öyküyü anlatırlar.
Gözlerini açarlar. Çünkü
çocuklarımız masum ve
temiz. Dışarıda yaşanan
iğrençliklerden habersizler.
Geçtiğimiz günlerde sosyal
paylaşım sitelerinden
birinde bir kızın
fotoğraflarını kullanarak
Esra adında sahte hesap
açan 40 yaşlarında bir
erkek şahıs, lise öğrencisi
bir kızla arkadaş oluyor.
Arkadaşlığını her şeyden
habersiz masum öğrenci
kızla ilerleten bu sahtekâr
bir süre sonra kızla
buluşmak istiyor. Bir parkta buluşan şahıs kızı görür
görmez; “Sen filan kız
mısın“? dedikten sonra lafa
giriyor. Kız çocuğu da
"Evet benim” deyince, "Sen
kızım Esra'yı satıyor muşsun."
diyerek suçlamaya başlıyor. Bir anda neye uğradığını şaşıran
öğrenci, "Hayır. Asla böyle bir şey olamaz. Siz bana iftira
atıyorsunuz." deyince; bu namus düşmanı adam "Peki, O
halde seni kızım Esra ile yüzleştireceğim" diyerek evine
götürüyor ve kapıyı kilitleyip kızın yalvarmalarına, çığlıklarına
aldırmadan masum tertemiz kız çocuğuna tecavüz ediyor.
Size yine başka bir alçağın akıllara ziyan hikâyesini anlatmak
ve ipliğini pazara çıkartmak istiyorum. Öğretmenlerin bilgileriyle Facebook'ta hesap açan bu erkek müsvettesi, kız
öğrencilerin 'müsamere için kıyafet seçme' bahanesiyle
soyunmalarını sağlayan zanlı gerçi bir süre sonra kıskıvrak ele
geçiriliyor ama, internette çocuk istismarı hız kesmiyor.
Küçük yaştaki kız öğrencileri tuzağına düşüren Ö. Ö. (35) bir
velinin şikâyetçi olmasıyla yakayı ele veriyor. Korkunç skandal şöyle gelişiyor: Okulların internet sitelerine giren Ö. Ö.
gözüne kestirdiği kadın öğretmenlerin isim ve fotoğraflarını
kullanarak Facebook profili oluşturuyor. Zanlı oluşturduğu
sahte öğretmen hesabından o öğretmenin kız öğrencilerini de
hesabına ekliyor. Öğretmeniyle Facebook arkadaşı olduğunu
sanan ilköğretim öğrencileri, öğretmenleri ile sohbet etmeye
başlıyor. 'Okuldaki etkinlikler için kıyafet seçmeliyiz' yalanını
söyleyen Ö.Ö. kızların soyunmalarını isteyerek webcam'den
görüntülerini izliyor. Olay bir öğrencinin ailesine 'Öğretmenim
soyunmamı istedi' demesi üzerine ortaya çıkıyor. Ailenin okulla irtibata geçmesi üzerine talihsiz öğretmen de haberdar
oluyor. Öğretmen, yazışmaların kendisine ait olmadığını
fotoğraf ve bilgilerinin kullanıldığını söyleyerek polise
şikâyette bulunuyor. Asayiş Şube Bilişim Polisi hemen
soruşturma başlatıyor. IP adresi
araştırmasında zanlının Tokat'tan internete girdiği ortaya çıkıyor. Tokat
Emniyeti zanlının bir internet kafeden
hesabına giriş yaptığını belirliyor.
Müşteri kılığında kafeye gelip pusu
kuran polis, hırsızlık, gasp ve yağma
suçlarından kaydı bulunan Ö. Ö.'yü takibe alıyor. Zanlı yine küçük yaştaki bir
kız öğrenciyi soymak isterken suçüstü
yakalanıyor. Ö. Ö.'nün Türkiye'nin çeşitli
illerindeki 6 okulda görev yapan
öğretmenlerin fotoğrafını kullandığı belirleniyor. Zanlı, 13 ayrı suçlamadan tutuklanarak cezaevine gönderiliyor. Bu iki
acı ve iğrenç olay içimizdeki insan
kılığında gezen alçakların varlığını
sergiliyor. Ailelerden isteğim, bilgisayarı
çocukların odasından çıkartsınlar. Hangi
sitelere girildiğini ve arama motorlarında
hangi sözcüklerin arandığını izlesinler.
Bu tür takip programları bütün
yazılımcılarda mevcut. Hatta internetten
bile ücretsiz indirilmekte. Çocuklarımızı
bekleyen tehlikeler çok. Her zaman şu
gerçeği akıldan çıkartmayalım; “Ortam
Sanal Olsa da Suç Gerçektir”
(Yavuz ARPACIK)
16
Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Trakya Bölge Temsilciliği’nden Mimar Ali Hacıalioğlu,
“TURİZM ALANINDA REZİDANS YAPILMASI DA BİR İMAR HİLESİDİR”
Hacıalioğlu; “Ataköy Sahilleri’ndeki yapılaşmalarla ilgili İstanbul 1 No’lu Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan izin
alınmadıysa, Bakırköy Belediyesi’nin inşaatları durdurması, Ataköy Sahilleri’nin devlet denetçileri tarafından
denetlenmesi gerekir. Medyada çıkan tüm haberlerin savcılar açısından bir suç duyurusu olduğunu ve savcıların bunları
değerlendirmesi gerekir.” diyor.
Ataköy Sahilleri’ndeki yapılaşmalar son günlerde tekrar gündeme geldi. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun korunması gereken tarihi varlık olarak tescillediği
Baruthane binalarının bölgedeki emlak projesine eklendiği
kamuoyunda tartışılmaya başlandı.
Tarihi Baruthane binalarının bulunduğu parsel ve komşu
parsellerindeki inşaat için İstanbul 1 Nolu Kültür Varlıklarını
Koruma Kurulu’ndan izin alınmadığı ve Ataköy Sahili’nde
yapılan inşaatların Bakırköy Belediyesi tarafından
durdurulması gerektiği belirtiliyor.
Konu ile ilgili gazetemize açıklamalarda bulunan Mimarlar
Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Trakya Bölge
Temsilciliği’nden Mimar Ali Hacıalioğlu, Ataköy Sahilleri’nde
çok sayıda imar hilesi yapıldığını ifade ederek, Ataköy Sahilleri’ndeki yapılaşmalarla ilgili İstanbul 1 Nolu Kültür Varlıkları’nı
Koruma Kurulu’ndan izin alınmadıysa, Bakırköy Belediyesi’nin
inşaatları durdurması gerektiğini söyledi.
Hacıalioğlu, Ataköy Sahilleri’nin devlet denetçileri tarafından
denetlenmesi gerektiğini ve medyada çıkan tüm haberlerin
savcılar açısında bir suç duyurusu olduğunu ve savcıların
bunları değerlendirmesi gerektiğini de söyledi.
Sayın Ali HAcıalioğlu, Ataköy Sahilleri’ndeki yapılaşmalar
son günlerde tekrar gündeme geldi. Gayrimenkul Eski
Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun korunması gereken
tarihi varlık olarak tescillediği Baruthane binalarının
bölgedeki emlak projesine eklendiği söyleniyor.
Ataköy Sahilleri’ndeki devam eden süreç hakkında
neler söylersiniz?
Ataköy Sahilleri’nin yapılaşma sürecini geçmişten alarak
baktığımızda ne yapılmak istendiğini daha iyi kavrarız.
Bilindiği gibi Ataköy Sahili, 1950’li yıllarda yapılan Çağdaş
Konut Yerleşim Planları’nın sahildeki parçasıydı. Ve
ağırlıklı fonksiyonu. Rekreasyon alanıydı, plajdı, kısmen
çok düşük yoğunluklu turizm tesisleri de vardı. Bu
fonksiyonuyla bu planın bir parçası olan Ataköy Sahilleri
1970’li yıllara kadar bu fonksiyonunu korudu. Burada esas
olan 1980 - 24 Ocak Kararları’dır. 24 Ocak Kararları ile
küreselleşmeye entegrasyon anlamında neoliberal politikalar dönemin hükümetleri ile belirlendikten sonra İstanbul’a kentleşme sürecine ilişkin ayrı bir misyon çiziliyor.
Uluslararası sermaye ile bütünleşen adeta Orta Doğu’nun
finans merkezi olacak bir İstanbul kurgusu yapılmaya
başlanıyor. Hemen arkasından 12 Eylül ve onun arkasından
1982 Turizm Yasası yayınlanıyor. Turizm yasası yayınlandıktan
sonra Yedikule Surları’ndan başlayarak Yeşilköy’e kadar
Ataköy Sahilleri de dahil belli aralıklarla Turizm Alanları ilan
edilmeye başlanıyor. Burada Turizm Alanları ilan edilmesi farklı
ve ayrıcalıklı daha yüksek yoğunluklu yapıların yapılmasına
olanak tanıyan planlar olarak karşımıza çıkıyor bu kararlar.
Tabi burada ilk önce şunu sorgulamak lazım. Bir bölgeyi turizm
alanı ilan edebilirsiniz. Kültür Bakanlığı’na zaten o tarihte bu
yetki verilmiş. Şehircilik ilkeleri açısından, İmar Hukuku
açısından sakıncalı bir konudur. O zaman hangi raporlara
dayanarak, hangi gerekçelere dayanarak, hangi arz-talep dengesine dayanılarak buraların turizm alanlarına çevrilmesinin bir
kere sorgulanması gerekiyor. Örneğin bu çerçevede şu an
Acıbadem Hastanesi olarak yapılan Carousel’de o planlara
dayanılarak yapılan inşaatlardır. Otel olarak önceden
tasarlanmıştır, yapılmıştır. Yeterli düzeyde girişimcisi
bulunamayınca hastaneye çevrilmiştir. Dolayısıyla o planın
imkanıyla yüksek yoğunluklu bir yapı elde edildi. Yani yeterli
derecede talep yokken bu planların gerçekleştirildiğini görüyoruz. Uzun yıllarca bu böyle kaldı. Bakırköy ölçeğinde sahillere
baktığımızda bu kararların yerel yönetimlerle, yerel insiyatiflerle, uzmanlarla, akademisyenlerle, meslek odalarınca
değerlendirilip verilmesi gerekir. İşin doğrusu da bu. Eğer
böyle olsaydı bugün bu olumsuzlukları yaşamazdık. 2000’li
yıllarda Emlak Bankası’nın tasfiyesi ve buraların TOKİ’ye devri
ile birlikte ayrı bir sürecin başladığını, adeta dünya sahillerin
dünya pazarına pazarlanma sürecinin başladığını görüyoruz.
Aslında 1982’den sonra buraların metalaştığını görmek
mümkün. Daha büyük ölçüde, halkın kullanımını kısıtlayacak
şekilde kiralanmalar yaşandı o dönemde. Uzunca yıl bu kiralama yöntemiyle aslında ticarileşmeye başlatılmıştı. Nihayet
TOKİ’ye devriyle birlikte o eski kiracıların da tahliyesi hukuki
yollardan sağlandı. Ve buraları yine TOKİ’nin bakışıyla dönemin
hükümetinin bakış açısıyla “kıymetli arsa” sıfatına
dönüştürülerek pazarlanmaya başlandı. Önce tamamı pazarlanmak istendi, başarılamadı. Daha sonra buraların ifrazları
yapıldı. Yani parsellere ayrıldı. Parsel olarak pazarlanmaya
başlandı. Şimdi bu parselasyon çok dikkat çekici bir parselasyondur.
“ATAKÖY SAHİLLERİ DEVLET DENETÇİLERİ
TARAFINDAN DENETLENMELİDİR”
Bugünkü konumuzla ilgili bölümünü hemen söyleyeyim. Bu
parsel 450 metre dönümlük tek parsel iken Baruthane
binalarının da tescilli olması sebebiyle parselde yapılacak tüm
inşaatların kurul kararı ile, kurul görüşü alınarak yapılması
yasal olarak zorunludur. Kurulun kararı esastır. Bu parselasyonu yaparken Baruthane binalarının bulunduğu 60 dönümlük
şu an 160 parsel dediğimiz parselin hemen iki yanında bir
yanındaki, tamamen derenin üstüdür, 159 parsel olarak parsel
tanımı yapılmıştır. Galleria tarafındaki duvarın hemen yanında
da 12 metrelik bir ayrıca yol fonksiyonlu olacağı iddiasıyla
yandaki parselin mülkiyetinde ama bu parselin kullanımında
olacağı şekilde tarif getiren bir kurum kararı var. Bu kararlar
aslında şu demek. Burası parsellendikten sonra 6-7 parsele
ayrıldı. Baruthane binalarının dışındakileri birinci derecede eski
eser etkileşim alanından çıkarmak için yaptılar. Yani yandaki
şu an tamamlanmak üzere olan otel inşaatının olduğu 14
dönümlük parsel ile hemen Galleria tarafında iki parseli
birleştirip şu an kar paylaşımı usulü ile ihaleye çıkardıkları
parsellerdeki inşaatların baruthane binalarından etkileşiminden
çıkarmak için bu parselasyonu yaptılar. Bu da aslında bir tür
imar hilesidir. Ancak Baruthane binalarının olduğu parsele de
217 bin metrekare inşaat yapılması olanaklı Bakırköy
Belediyesi’nden ruhsat verildi. Yaklaşık 1 yıl oluyor. Şimdi bu
ruhsat verilirken kuruldan karar alınıp, alınmadığını en iyi
belediye biliyor. Belediyeye sormak lazım. Biz de belediyeden
bu talepte bulunduk. Öğrenmeye çalışıyoruz. Eğer kurul görüşü
alınmadıysa bu ruhsatlar kusurlu ruhsatlardır. Maddi hata
vardır, derhal inşaatların durdurulması gerekir. Bunu ilk önce
ifade edelim. Şimdi burada başka bir önemli konu daha var.
Hemen hemen kamuoyunda hiç tartışılmayan bir konu daha
var. İhale yöntemi açısından şimdi düşünün aynı sahil
şeridinde, aynı imar koşullarına tabi, bir büyük parseli, küçük
parsellere ayırarak pazarlıyorsunuz. Bir an için buradaki tüm
yapılaşmaların meşru olduğunu kabul edelim. Bir an için. Bir
tanesini satıyorsunuz. Yani alıcı oraya bir bedel ödüyor. Ondan
sonra aynı imar koşullarında inşaat yapıyor. Bir diğer parseli
Baruthane binalarının olduğu parseli söylüyorum. 49 yıllığına
kiralıyorsunuz. Yıllık kiralar ödüyor, aynı imar koşullarında
inşaat yapıyor. Hemen onun yanında iki parseli birleştirip kar
paylaşım usulü ile veriyorsunuz. Kar paylaşım usulü aslında
kar ortaklığı demektir. Alıcı hiçbir şekilde arsaya bedel
ödemiyor. Sadece inşaatı yaparak kar paylaşıyorlar. Kamu
kurumunun yararı açısından bakıldığında aynı imar koşullarına
sahip, aynı bütün parseli parçalayıp, bu şekilde farklı
girişimcilere sunmak bir kere kamuyu zarara uğratmaktır. Bu
açıdan da meselenin devlet denetçileri tarafından denetlenmesi lazım. Yani alıcılar tarafından bakıldığında bir haksızlık
söz konusu değil mi? Birisi toprağa para ödüyor, inşaat
yapıyor, diğeri yıllık kira ödüyor, onun yanındaki kar paylaşımı
usulü ile inşaat yapıyor, arsaya hiç bedel ödemeden inşaatın
karını TOKİ ile anlaşarak yapıyor. Bu bakımdan bakıldığında da
ihale yöntemi açısından da bakıldığında da denetlenmeye esas
bir önemi vardır diye düşünüyorum.
KURUL KARARI ALINMADIYSA BAKIRKÖY
BELEDİYESİ İNŞAATLARI DURDURMALIDIR
Kurul kararı alınmadıysa nasıl bir süreç işlenmeli?
Baruthane binalarının bulunduğu parsel ve komşu
parsellerde başlayan inşai faaliyetler için İstanbul 1 Nolu
Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan izin alınmadığı için
suç işlendiği ve Bakırköy Belediyesi’nin inşaat
çalışmalarını durdurması gerektiği söyleniyor. Bu konuda
ne söylersiniz? Bakırköy Belediyesi’nin böyle bir yetkisi
var mıdır?
Şimdi planları yapan kurumlar mevcut yasalara göre
belediyenin dışında farklı kurumlarda olabilir. Turizm
Bakanlığı’nın, Şehircilik Bakanlığı’nın, TOKİ’nin böyle bir yetkisi
var. Zaten bu kadar çok kurumun aynı bölgede planlama yetkisi olması başlı başına bir tartışma konusudur. İmar Hukuku
açısından çok büyük sakıncaları var. Bunlardan bir tanesi de
zaten bu plan yapma yetkisinin çok fazla kuruma verilmiş
olmasıdır. Asıl sıkıntı da buradan kaynaklanıyor zaten.
Dolayısıyla plan yapma yani orada ne tür inşaatın yapılacağı
konusu plan yapan kurum ayrıdır, ama inşaatı yapma ruhsatı
artı yapım aşamasındaki denetleme süreci ve inşaat bittikten
sonra iskan dediğimiz, kullanma iznini yerel belediye verir.
Dolayısıyla buradaki inşaat ruhsatını veren Bakırköy
Belediyesi’dir. Binayı denetlemek ve gerekli gördüğü
zaman durdurma yetkisi Bakırköy Belediyesi’ndedir. Bina
bittikten sonra da iskan dediğimiz kullanma yetkisini verecek de Bakırköy Belediyesi’dir. Dolayısıyla ruhsat
sürecinde bir kusur, bir usulsüzlük varsa belediyenin burayı
durdurma yetkisi vardır. Ve durdurmalıdır.
Peki kurul kararı alındıysa?
Prosedüre uygun ruhsat süreci vermiş anlamına gelir.
Kurumlardan görüş alınması gereken prosedürü
tamamlamış olur. Yalnız burada ayrı bir şey daha var. Bu
kadar büyük projelerin inşaat alanı ruhsatlandırılırken bu
bölgelerde kamuya terk alanlar vardır. Örneğin yollara ayrılan
alanlar vardır, kıyı vardır, kısmen de olsa ortalarında kamuya
ayrılacak planda yerler vardır. Bunların bila bedel belediyeye
terki yapılmadan ruhsat verildiyse suçtur. Belediye suç işlemiş
olur.
“TURİZM ALANINDA REZİDANS YAPILMASI DA
BİR İMAR HİLESİDİR”
Burası Turizm alanı. Turizm alanında turizm fonksiyonunun
dışında yapı yapamazsınız. Konut alanında konut yaparsınız.
Sanayi bölgesinde sanayi yaparsınız. Planlama böyle bir
şeydir. Şimdi burası turizm alanıdır. Ama ortaya çıkan
yapıların, yapılan projelerin ve ruhsat alan projelerin rezidans
olduğunu görüyoruz. Rezidans; bağımsız bölüm numaralarına
göre tapu tescilleri çıkarılarak satışı yapılan “lüks” konutlardır.
Dolayısıyla turizm alanında rezidans yapılması da bir imar hilesidir. Burada Turizm Bakanlığı bir bölgeyi turizm alanına samimi olarak ayırmış olabilir. Haklı gerekçeleri, haklı raporları, bilimsel raporları da olabilir. Siz onu daha sonra imar hileleri ile
fonksiyonunun dışında yapılar yapıp, ayrıcalıklı, çok daha
büyük ölçekli, yoğunluklu yapılar yapıp, bunu farklı bir şekilde
farklı fonksiyonlu bir kentleşmenin bir parçası yaparsanız da
imar hukuku açısından suç işlemiş olursunuz. Doğru değildir.
“ATAKÖY SAHİLLERİ’NDE GERİYE DÖNÜLEBİLİR,
SAHİLLER KAMUYA AÇILABİLİR. HENÜZ
KAYBEDİLMİŞ BİR ŞEY YOKTUR”
Sayın Hacıalioğulları Ataköy Sahilleri’nde bundan sonraki
süreçte neler yapılmalıdır?
İmar Kanunları, Anayasa’daki Çevre Kanunları bakımından
kamu yöneticilerinin sorumlulukları vardır. Bu sorumluluk
çerçevesinde yargının, savcıların bunları değerlendirmesi
gerekir. Bizim aslında bu söylediklerimizin hepsi savcılar
açısından birer suç duyurusudur. Ayrıca buraları geriye
dönülmez, kamuya açılmaz diye bir şey de yoktur. Fevkalade
buraları geriye dönülebilir. Şu an kaybedilmiş bir şey yoktur.
17
ATAKÖY SAHİLİ’NDE İZİN YOK YOLA DEVAM(!)
Ataköy’de TOKİ’ye ait arazide tüm itirazlara
rağmen devam eden yapılaşmada skandal üstüne
skandal yaşanıyor. Denetimden tamamen uzak
yapılaşmanın devam ettiği bu arazide inşaat için 1
Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan
izin alınmadığı ortaya çıktı.
Bakırköy Belediyesi TOKİ’den, 1 Numaralı Kurur
Kararı’nın uygulanarak
Ataköy Sahili’ndeki
tüm çalışmaların
durdurulmasını istedi.
Bu durumda suç duyurusunda bulunularak;
sorumlular, koruma
altındaki ağaçları
kesenler, denetlemeyenler, izin verenler
ve tüm suçluların
ortaya çıkarılması
gerekiyor.
Ataköy Sahili’nde bulunan 412bin metrekarelik arazi 14 Aralık
2001 tarihinde Emlak
Bankası ile TOKİ
arasında yapılan protokolle TOKİ’ye devredilmişti. Sonra bu arazi Turizm Alanı olarak ilan edildi. 6 Numaralı Kültür
Varlıklarını Koruma Kurulu, arsanın 4 ayrı parsele
bölünmesine karşı çıkınca, hükümet 7 Numaralı
Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nu kurdu.
Bakırköy ve çevresindeki sorumluluk 6
Numaralı Kuruldan
alınarak 7 numaralı
kurula verildi. Bu
Kurul da kuruluşunun
ertesi gününde Ataköy
Sahili’ndeki araziyi
ifraz ederek 4 parçaya
ayırdı. Parsellerden
Ataköy 2. Kısım
karşısında olanı
Özyazıcı İnşaat aldı ve
çalışmalara başladı.
Ataköylüler’in yoğun
tepki ve protestoları
devam ederken arazi
üzerinde bulunan ve
koruma altında olan
ağaçların hemen
hemen tamamı kesildi.
Tepkiler üzerine Özyazıcı İnşaat Yönetim Kurulu
Başkanı Ahmet Özyazıcı yazılı bir açıklama
yaparak projenin tüm izinlerinin alındığını ve
çalışmaların kanuna uygun bir şekilde devam
ettiğini kamuoyuna duyurdu. Hatta medyada yer
alan açıklamalarda Özyazıcı; “İmzalanan
sözleşmeye uygun inşaatların yapımı için
hazırlanan projelerde Kültür ve Turizm Bakanlığı
İstanbul 1 No’lu Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma ve Bölge Kurulu tarafından tescil edilmiş
ağaçları koruyacak şekilde konumlandırma
yapılmıştır. Tescilli ağaçların kesilmesi asla söz
konusu değildir.” dedi. Ancak geçtiğimiz günlerde
Ataköy Sahilleri ile ilgili Radikal Gazetesi’nde
yayınlanan bir haber kamuoyuna yansıdı. Tarihi
Baruthane binalarının bulunduğu parsel ve komşu
parsellerde inşaat için 1 No’lu Kültür Varlıkları
Koruma Kurulu’ndan izin alınmadığı belirlendi.
Yine Radikal Gazetesi’nin haberine göre “Söz
konusu yere ilişkin olarak medya organlarında yer
alan arsaya “Blumar Ataköy” isimli rezidans, otel,
ofis alanları ve alışveriş merkezlerinden oluşan bir
proje yapılması hususuna ilişkin olarak ne bahse
konu yerin önceden bağlı bulunduğu Mülga İstanbul 7 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ne de
halen bağlı bulunduğu
İstanbul 1 Numaralı
Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu
tarafından verilmiş bir
yeni yapı projesi
bulunmamaktadır.”
Sözcü Gazetesi’nde
yayınlanan konu ile
ilgili haberde de İstanbul Şehir Planlamacıları
Odası Başkanı Tayfun
Kahraman süreç için;
“Koruma Kurulu’na
proje gönderilmeden
bir projelendirme
yapılmış. Usule aykırı
bir işlem söz konusu.
Burada parseller tescilli
olmasına rağmen yapılaşmaya gidilmiş. Konu ile
ilgili suç duyurusu bulunulması gerekir.” dedi.
Bu gelişmelerin kamuya yansıması ve 1 Numaralı
Tabiat ve Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nun
“Tüm yapılaşmayı bana danışın.” kararı ortada
iken izin alınmadan
devam eden inşaat
ve uygulamaların
Bakırköy Belediyesi
tarafından derhal
durdurulması
gerekiyor.
Öte yandan Ataköy
Konakları’nın tam
karşısına düşen 4.
Parsel’de de Kuzu
Toplu İnşaat Anonim
Şirketi de arsanın
etrafını çevirerek
inşaat ile ilgili
hazırlık çalışmalarına
başladı. Bu arazide
de 70 metre
yüksekliğinde binalar
yükselecek.
Dolayısıyla tüm
Ataköy’ün önü beton binalarla kaplanmış olacak
ve Ataköylüler sahile inmeyi bırakın denizi dahi
göremeyecek.
İGDAŞ‘IN SORUMSUZLUĞU
Ataköy 9-10 Kısım otobüs plantonluğunun
yanından Yenibosna Metro istasyonuna giden
yolda İGDAŞ’ın yaptığı doğal gaz ile ilgili çalışma
onlarca aracın kaza geçirmesine ön lastiklerinin
parçalanmasına ve jantlarının eğilmesine neden
oldu.
Aşağıdaki fotoğraflara iyice bakın. İGDAŞ rogar
çalışması yapmış. Rogar kapağının bir kısmı yol
kotundan 20 santim yüksekte. Araçlar yola giriyor
bu yüksekliği görmeleri mümkün değil hızla rogar
tümseğine çarpıyor, lastik patlıyor. Jant yamuluyor.
Rot hasar görüyor.
İGDAŞ yetkilileri ise uyuyor. İşi yapanlar tam bir
sorumsuzluk içinde. Haberi yaptığımızda bu
rezilliğin ikinci günüydü, çevredekilerin ifadesine
göre lastiği patlayan onlarca araç var, en az 10’un
üzerinde araç da biz gördük. Hiçbir yetkili gelip ne
önlem aldı, ne de düzeltme yaptı.
18
İSPARK SOKAK HAYVANLARININ
SUYUNU KESTİ
ZÜLKANÝ SÝRMEN
TAKKE DÜŞTÜ…
Türkiye’nin dört bir yanı yapılan yolsuzluklarla yatıp kalkıyor. Ve ne bitmez
tükenmez parası varmış Türkiye’nin diye
düşünüyorlar. Bazı arkadaşlar da
takılmadan edemiyor her taraftan kötü
kokular geliyor diye. Gerçekten de öyle.
Bunun sonu nereye kadar gidecek bekleyip göreceğiz. Takke düşdü, kel
göründü.
Yaklaşan yerel seçimlerle bazıları, bunlar Türkiye düşmanı, ülkelerine zarar
veriyor diye atıp tutuyor. Hiç bir insan
bulunduğu yere zarar vermez. Son
çırpınışlar bunlar. Türkiye’nin kaderi 30
Mart’ta belli olacak ve bu böyle gitmeyecek herkes görecek. Zaten
korkuları da bu. İstanbul, Ankara, İzmir
gittiği an Türkiye’de çok şeyler
değişecek. Muhalefete yapılan
saldırılarda ve Mustafa Sarıgül’e de
haciz durumunun altındaki gerçek
yıpratma çamur at izi kalsın. Fakat Sayın
Sarıgül de bunlara anında ve gerekli
yanıtları verip lafı ağızlarına tıkıyor.
Çünkü korkunun ecele faydası yok.
Görüyoruz ki yargı da artık taraflı olacak. Büyükler ne derse o olacak. Hangi
çağda yaşıyorsunuz diye sormazlar mı
insanlara?
Türkiye’de dönen dolapları okuyoruz ve
görsel basından takip ediyoruz. Tüy
bitmemiş yetim hakkı yeniyor ve ekranlara çıkılıp hiçbir şey olmamış gibi
davranılıyor. Gözlerimizin içine baka
baka yalan konuşuyorlar ve gerçeklerin
üzerini örtmeye çalışıyorlar. Bunu ne
kadar başarabilirler bilemiyorum ama
kokusu etrafı rahatsız etmesini bırak
tiksindiriyor. İstanbul’da ve Ankara’da
CHP İKTİDARA GELECEK hiç kimsenin
kuşkusu olmasın. Avrupa bize gülüyor
siz böyle mi Avrupa ülkesi olacaksınız
diye. Görüşmeleri askıya alırız
dendiğinde yok öyle bir şey diyorlar
fakat Avrupa günlük takiplerinde olup
biteni görüyor ve ona göre kararını
veriyor. Komşularımızla zaten barışık
değiliz hergün bir sorun çıkıyor.
GÜN GELECEK DEVRAN BİTECEK diye
daha önce yazmıştık. Saldırsınlar, öfke
kussunlar gerçeği değiştiremezler. İnsanı
yıpratan yaşadığı yıllar değil erişemediği
arzulardır.
Yerel seçimlerle ilgili Bakırköy’e yıllarca
hizmet etmiş eski bir Bakırköylü olarak
Sayın Özcan Atamer’i Belediye
bünyesinde görmek istediğimi belirtmek
isterim. İlgililere duyurulur.
Her şey gönlünüzce olsun…
Bakırköy Belediyesi, Bakırköy’de bazı noktalara sokak hayvanlarının su ihtiyacını giderebilmeleri için su
kapları koydu. Bu su kaplarından birisi de Kartaltepe Muhtarlığı ile muhtarlığın hemen bitişiğindeki İspark
Otopark’ının arasındaki duvarın dibinde. Su kabına su da İspark Otopark’ından bağlandı. Fakat bir kaç
ay sonra İspark yetkilileri, sokak hayvanlarının suyunu kesti.
Konu ile ilgili görüştüğümüz Kartaltepe Muhtarı Yılmaz Ufuk, “Muhtarlığımızın hemen yanında bulunan
İSPARK’tan muhtarlık olarak bende su alıyordum. Fakat bu suyu bazı zamanlar çok az miktarda
kullanıyordum. Daha sonra Bakırköy Belediyesi muhtarlığımızın önüne sokak hayvanlarının su ihtiyaçlarını
giderebilmeleri için su
kabı koydu. Bu su kabına
suyu da İSPARK
Otoparkı’ndan bağladık.
Otopark yetkilileri de bu
konuya gayet olumlu
yaklaşmışlardı. Fakat
geçen gün buraya gelip,
bana 300 TL civarında bir
su borcum olduğunu
söylediler. Bende bunu
kabul etmedim. Çünkü
ben o suyu sadece elimi
yıkamak için
kullanıyordum. Hatta
otoparkta çalışan personelde beni doğruladı. Fakat
İSPARK yetkilileri bunun
üzerine hem
muhtarlığımızın hem de
duvarın dibine
koyduğumuz sokak hayvanlarının su kabının suyunu kesti.
Bir kaç gündür su kabını vatandaşlar ve bazen biz dolduruyoruz.” dedi.
İSPARK yetkilileri tarafından yapılan bu davranışın yakışıksız
olduğunu ifade eden Ufuk, “Sokak hayvanlarının suyunu
bile kestiler. İnanın bunları anlamak mümkün değil. O
hayvanların suyunu kesen insanlar acaba rahat uyuyabiliyorlar mı? Çok yazık. Masum, zavallı hayvanların suyunu
kesen bu insanları anlamak mümkün değil.” diye konuştu.
Ülkücü İşçiler Derneği Bakırköy Şubesi’nin düzenlediği toplantıda;
BAKIRKÖY’ÜN SORUNLARI TARTIŞILDI
Ülkücü İşçiler Derneği Bakırköy Şubesi, düzenlediği
toplantı ile Bakırköy’ün sorunları ve çözüm önerilerini tartıştı.
Yenimahalle’de bulunan Binnur Düğün Salonu’nda
gerçekleştirilen toplantıya yüzlerce Bakırköylü
katılırken, toplantının açılış konuşmasını yapan
Ülkücü İşçiler Derneği Bakırköy Şube Başkanı
Mehmet Toprak, Bakırköy’de vatandaşların
yaşadığı sorunların belirlenmesi ve bu sorunlara
çözüm yollarının bulunması
amacıyla çok geniş
kapsamlı bir toplantı
düzenlediklerini belirtti.
Toprak, hiçbir siyasi parti
gözetmeksizin tüm siyasi
partileri toplantıya davet
ettiklerini, tüm belediye
başkan aday adaylarını
sivil toplum örgütlerini,
muhtarları, vatandaşları
Bakırköy’ün sorunlarının
tartışıldığı bu toplantıya
davet ettiklerini söyledi. Amaçlarının daha güzel bir
Bakırköy için el ele vermek olduğunu kaydeden
Toprak, toplantıya katılan tüm katılımcılara
duyarlılıklarından ötürü teşekkür etti.
Toplantıya çeşitli sivil toplum örgütlerinin yöneticileri ve vatandaşlar da katılırken, toplantının
konuşmacıları ise CHP Bakırköy Belediye Başkan
Aday Adayları Selahhattin Görkey, Nurdan Mehri
Erdiş, Demokrat Parti
Bakırköy İlçe Başkanı
Necmettin Dönmez ve Yenimahalle Muhtarı Nihat
Şahin idi. Konuşmacılar
Bakırköy’de gördükleri ve
vatandaşlardan kendilerine yansıyan sorunları
salonda bulunanlarla
paylaşırken, aynı zamanda
katılımcılar da Bakırköy’ü
yakından ilgilendiren
deprem, trafik ve sahiller
konusunda fikir
alışverişinde bulundu.
(Yavuz ARPACIK)
19
Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürü
HASAN YILDIZ’A SÜRGÜN GİBİ ATAMA
PIN AR KUMSAL
AYRILIK VE ANILAR….
Ayrılık kelime anlamı olarak kötü olduğu kadar
yaşandığında acı verir. Ama bize dairdir
ayrılıklar. Bir şekilde başımıza geldiğinde, duruma ve şartlara göre hareket ederiz. Aslında
ayrılıkla baş etmenin hükmü, nedenlerine
sonuçlarına bağlıdır. Nedenleri ne olursa olsun,
sonuçlar değişkenlik gösterebilir. Şöyle ki; bazı
ayrılık özgürlüktür, bazısı esaret, bazısı sevinç,
bazısı hüzün, bazen ayrılık zorunluluk, bazense
karşılıklı anlaşma, kısaca ayrılıkların çeşitleri
kişilerin yaşadıklarına göre zıtlıkların
bütünüdür.
Ayrılık bir anlamda dibe çöküş, içe kapanıştır.
Çoğu zaman kişilerin kendileriyle
hesaplaşmasıdır. Her hesaplaşmanın sonunda,
kâr zarar hesabının yapıldığı bir dönüm
noktasıdır. Ayrılıklar vazgeçiş olarak gözükse
de, bazen saplantı halini alabilir. Katilin kan
kokusunu aldığı yere sürekli gitmesi gibi, ayrılık
yaşayanlar da anılarının geçtiği noktalara uzun
süre gitmek isterler.
Ayrılıkların birde anı köşeleri vardır. O köşeler
epeyce sivridir. O sivri köşelere çarptıkça, bir
yerlerimiz acır hem de epeyce acır. O anılar,
aslında zarar vermek istemezler, ayrılığa dair
ne varsa özlem duydukça bizim gizli
şifrelerimizdir. Şifreler kişiye özel olduğu için,
kişiler dışında hiç kimse anıların bulunduğu
kasayı açamazlar.
Öyle büyük konuşmalara gelmez ayrılıklar. Yok
ben yaşamam, benim başıma asla gelmezleri
kaldıramaz ayrılıklar. Ayrılıklar ağır başlıdır.
Ağırlığından pelte oluruz. Pelte olmanın sonunda kin, öfke besleriz ve uzun süre besledikten
sonra an gelir yeni başlangıçlar ayrılığı unutturur.
Bende tam tamına on bir ay zorunlu ayrılık
yaşadım. Sebebim çok güzeldi, güzel olduğu
kadar özeldi. Yalnız benim gibi uzun süre tek
başına hayatını programlayan biri için, özel ve
güzel olan ayrılık asır gibi geldiği sırada yeni
bir başlangıç yaptım. İşime bıraktığım yerden
devam dedim. Devam dedim de demesine
anılarımın çöpe gittiğini gördüm.
İş yerim Harbiye’de ve Taksim dolmuşundan
indiğim gibi kocaman bir boşluk içimde cızzzz
etkisi. Eskiden arkadaşlara randevu verdiğim
merkez yerlerin yerinde yeller esiyordu. Dahası
insanları mukaddes yuvaya kavuşturan nikah
dairesi de yerinde yoktu. Halbuki biz orada
kimleri evlendirmiştik. Ağaçlar cılız, dökük ve
sönük. Kocaman İstanbul yazılmış çimlerin
üstüne, sanki İstanbul’un göbeğinde nerde
olduğumuzu bilmiyormuşuz gibi. Hımmm!!! pardon Suriyeli vatandaşlara bilgi olsun diye olabilir. Ve ben sabah akşam hiçbir suçu olmayan
Suriyeli çocukların gözlerinde kendi kızımı
görüyorum.
SON SÖZ: Siz siz olun bir şekilde anı biriktirin.
Fotoğrafla anı biriktirin, anı defteri tutarak anı
biriktirin ya da her nasıl biliyorsanız öyle biriktirin. Her an anılara ihtiyaç duyabiliyor insan...
Bakırköy İlçe Milli Eğitim
Müdürü Hasan Yıldız
Edirne’nin Süloğlu İlçe Milli
Eğitim Müdürlüğü’ne atandı.
Hasan Yıldız Bakırköy İlçe Milli
Eğitim Müdürü iken Kars’ın
Digor İlçesi’ne tayin edilmişti.
Daha sonra mahkeme kararı
ile 4. kez Bakırköy’e geri
gelmiş, kadrosu Bakırköy İlçe
Milli Eğitim Müdürlüğü’nde
kalmak kaydıyla bir süre İstanbul İl Milli Eğitim Müdür
Yardımcısı olarak görev
yapmış daha sonra 5 Ocak
2012 tarihinde Bakırköy İlçe
Milli Eğitim Müdürlüğü’ne
tekrar gelmişti.
Hasan Yıldız’ın yasal olmayan
tayinlerden ötürü 15 Mahkeme
Kararı, 1 de Yargıtay Kararı bulunuyor. Hasan Yıldız’ın bu kararlara göre tayin edilmemesi gerektiği
söyleniyor. Ancak Hasan Yıldız bu kez de bir süre Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde Müdür
Vekilliği yapan daha sonra Edirne Milli Eğitim Müdürlüğü’ne atanan Hüseyin Özcan’ın emrindeki bir
ilçeye İlçe Müdürü olarak atandı. Bu atamanın etik açıdan uygun tayin olmadığı ve Mahkeme
Kararlarının yok sayılarak yapılan bir tayin olduğu eğitim camiasında konuşuluyor.
Milli Eğitime Devir İşlemleri Tamamlanan
MUSTAFA PARS ANAOKULU 2. DÖNEME HAZIR
Hayırsever
İşadamı Selim
Pars’ın Kartaltepe’de bulunan
Sabri Çalışkan
Kız Teknik Lisesi’nin
bahçesinde
yaptırdığı ve
Milli Eğitim
Bakanlığı’na
bağışladığı
Mustafa Pars
Anaokulu 2. dönem itibariyle
eğitim-öğretime başlıyor.
Yetkililer, Milli Eğitim
Bakanlığı’na devir işlemleri
tamamlanan Mustafa Pars Ana
Okulu’nun 2. dönem itibariyle
eğitime başlayacağını belirterek,
bu yılın bir geçiş dönemi
olacağını belirtirken ana okulunun Milli Eğitim Bakanlığı Okul
Öncesi Eğitim Şartları’na göre
kayıt alacağını belirtti.
TAŞ MEKTEP NE OLACAK?
1999 depreminde hasar görünce
kapatılan ve 2009 yılında da geçirdiği
yangınla kullanılamaz hale gelen
Bakırköy Taş Mektep’teki İstanbul İl
Özel İdaresi tarafından yürütülen
restore çalışmaları bitmek üzere.
Taş Mektep’teki çalışmaların bitmek
üzere olduğunu fakat Taş Mektep ile
ilgili ise şu an için kesinleşen bir şeyin
olmadığını ifade eden
yetkililer, Vezneciler
Görme Engelliler
Okulu Binası’nın tadilat işlemlerinden
dolayı Vezneciler
Görme Engelliler
Okulu’nun bu yıl için
geçici olarak Taş Mektep’in giriş katında
eğitime devam etme
olasılığının olduğunu
söylediler.
Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu ölümünün 21. Yılında Bakırköy’de düzenlenen törenle anıldı.
CHP BAKIRKÖY İLÇE TEŞKİLATI UĞUR MUMCU’YU ANDI
21 yıl önce aracına yapılan bombalı saldırı sonucu hayatını
kaybeden Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu, Bakırköy Cumhuriyet
(Özgürlük) Meydanı’nda düzenlenen törenle anıldı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bakırköy İlçe Teşkilatı’nın
düzenlediği tören saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal
Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Törende konuşan CHP Bakırköy İlçe Başkanı Sait Yücel, Uğur
Mumcu’yu unutmayacaklarını belirterek, “Uğur Mumcu'yu
unutmayacağız, unutturmayacağız, yaşatacağız ve onun
ışığıyla aydınlanmaya devam edeceğiz.” dedi.
İlçe Başkanı Yücel’in konuşmasının ardından törene katılanlar
Uğur Mumcu anısına mum yakarak karanfiller bıraktılar.
Anma törenine Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen,
CHP Bakırköy İlçe Başkanı M. Sait Yücel, CHP Bakırköy
Belediye Başkan Aday Adaylarından; Cavit Ganiç, Ceyhun
Yağlıcıoğlu, Selahattin Görkey, Ali Fatinoğlu, Oğul Aktuna ve
çok sayıda partili katıldı.
(Arzu BERATOĞLU)
20
06 OCAK 2014 PAZARTESİ
10 OCAK 2014 CUMA
Ekseriyetin bulunduğu tespit edilerek
birleşim, Meclis 2. Başkan Vekili Ali Kenan
Kır tarafından açıldı. Selim Malgaz, Ramazan
Baş ve gelmeyen üyelerin izinli sayılmasına
oybirliğiyle karar verildi. Gündem okundu,
oybirliğiyle kabul edildi. Aysel Aktan’ın Mali
Hizmetler Müdürü olarak görevlendirildiğine
dair bilgilendirme yazısı okundu. Gündem
maddelerinin görüşülmesi neticesinde 1Denetim Komisyonu üye seçimi için adaylar
belirlendi. 27 meclis üyesi gizli oy kullandı.
Yapılan gizli oylamada Kenan Kır 27, Bahar
Sunman 23, Adnan Türkoğlu 26, Uğur
Beceren 26, Ali Erten 26, Yalçın Kayalı’nın 3
oy alarak Denetim Komisyonu’na Kenan Kır,
Bahar Sunman, Adnan Türkoğlu, Uğur
Beceren ve Ali Erten’in oyçokluğuyla
seçilmelerine karar verildi. 2- Mali Hizmetler
Müdürlüğü başlıklı ilan ve reklam
yönetmeliğine dair evrakın Hukuk Komisyonu’na havalesinin oybirliğiyle kabulüne, 3İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün kentsel
hizmet alanları hakkındaki dosyanın İmar ve
Şehircilik Komisyonu’na havalesinin
oybirliğiyle kabulüne karar verilerek birleşim,
Meclis 2. Başkan Vekili Ali Kenan Kır
tarafından 08 Ocak 2013 Çarşamba günü
saat 16:00’da toplanmak üzere kapatıldı.
Ekseriyetin bulunduğu tespit edilerek
birleşim, Meclis 2. Başkan Vekili Ali Kenan Kır
tarafından açıldı. Bahar Sunman ve gelmeyen
üyelerin izinli sayılmalarına oybirliğiyle karar
verildi. Geçen birleşime ait zabıt özeti okundu, oybirliğiyle kabul edildi. Gündem maddelerinin görüşülmesi neticesinde; 1- İnsan
Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü başlıklı
sözleşmeli personel ücretlerine dair başkanlık
teklifinin oybirliğiyle kabulüne, 2- İnsan
Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü başlıklı 5
adet memur dolu derece kadro değişikliğine
dair başkanlık teklifinin oybirliğiyle kabulüne,
3- Zabıt Müdürlüğü başlıklı 2014 mali yılı
aylık maktu fazla çalışma ücretlerine dair
başkanlık teklifinin oybirliğiyle kabulüne, 4İmar ve Şehircilik Müdürlüğü başlıklı ilçemizdeki asansörlerin muayenesine dair
dosyanın İmar ve Şehircilik Komisyonu ile
Hukuk Komisyonu’na havalesinin oybirliğiyle
kabulüne, 5- İmar ve Şehircilik Müdürlüğü
başlıklı Cevizlik Mahallesi 12/1 pafta 794 ada
66 parsele ait 1/1000 ölçekli plan tadilatı
teklifine dair dosyanın İmar ve Şehircilik
Komisyonu’na havalesinin oybirliğiyle kabulüne, 6- İmar ve Şehircilik Müdürlüğü
başlıklı Yeşilköy Mahallesi 45 pafta 616 ada
14 ve 15 parsellere ilişkin 1/1000 ölçekli plan
tadilatı teklifine dair dosyanın İmar ve
Şehircilik Komisyonu’na havalesinin
oybirliğiyle kabulüne karar verilerek birleşim,
Meclis 2. Başkan Vekili Ali Kenan Kır
tarafından 03 Şubat 2014 Pazartesi günü saat
16:00’da toplanmak üzere kapatıldı.
08 OCAK 2014 ÇARŞAMBA
Ekseriyetin bulunduğu tespit edilerek
birleşim, Meclis 2. Başkan Vekili Ali Kenan
Kır tarafından açıldı. Pınar Ünsal, Bahar Sunman, İlknur Meral ve gelmeyen üyelerin izinli
OCAK 2014
BELEDÝYE MECLÝSÝ’NDE
NELER GÖRÜÞÜLDÜ?
sayılmasına oybirliğiyle karar verildi. Geçen
birleşime ait zabıt özeti okundu, oybirliğiyle
kabul edildi. Gündem maddelerinin
görüşülmesi neticesinde 1- Fen İşleri
Müdürlüğü başlıklı Leyla Gencer Sanat ve
Kültür Merkezi adı verilen opera konseptli
kültür merkezi binasının adının Leyla Gencer
Opera ve Sanat Merkezi olarak
değiştirilmesine dair başkanlık teklifi 2
çekimser oya karşın oyçokluğuyla kabul edildi. 2- Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü
başlıklı Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde açılacak kreşin Adile Naşit Kreşi olarak
adlandırılmasına dair başkanlık teklifinin 2
çekimser oya karşın oyçokluğuyla kabulüne,
3- Yazı İşleri Müdürlüğü başlıklı yurt içi yurt
dışı görevlendirilmelerinde başkanlık
makamına yetki verilmesine dair başkanlık
teklifinin oybirliğiyle kabulüne, 4- Fen İşleri
Müdürlüğü başlıklı Osmaniye Kültür Merkezi
Tamamlama İnşaatı yapımı için İller
Bankası’ndan kredi kullanımına dair
başkanlık teklifinin 2 ret oya karşın
oyçokluğuyla kabulüne karar verilerek
birleşim, Meclis 2. Başkan Vekili Ali Kenan
Kır tarafından 10.01.2014 Cuma günü saat
16:00’da toplanmak üzere kapatıldı.
Meclis oturumlarýnýn tamamýný gazetemizin
www.atakoygazete.com.tr
sitesini ziyaret ederek okuyabilir ve sesli olarak dinleyebilirsiniz.
CHP İBB Meclis Üyesi Hakkı Sağlam:
“MAHKEMENİN İPTAL KARARI UYGULANMIYOR!
ÇÜNKÜ BURASI TÜRKİYE...”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) CHP’li Meclis
Üyesi Dr. Hakkı Sağlam, İstanbul Sancaktepe
Paşaköy’de orman içinde 160 bin metrekarelik
alanda hukuka aykırı ve çevreye zarar verecek
bir şekilde ve ÇED raporu olmadan maden arama
faaliyetinde bulunan 360
Madencilik Limited Şirketi’nin
maden arama faaliyetinin
mahkemece iptal edildiğini
fakat kararın İBB ve şirket
tarafından uygulanmadığını
belirtti.
Konuyu birçok kez İBB Meclis
gündemine yazılı soru
önergeleri sunarak ve meclis
kürsüsünde konuşarak gündeme getiren CHP İBB Meclis
Üyesi Hakkı Sağlam; İstanbul
Büyükşehir Belediyesi (İBB)
Meclisi’nin 2014 yılı ocak ayı
meclis toplantılarında İBB
Başkanı Kadir Topbaş tarafından
cevaplandırılması isteği ile yeni bir yazılı soru
önergesi verdi.
Sağlam’ın verdiği soru önergesi şöyle:
“Bilindiği gibi 17 Aralık 2013 tarihinde İstanbul
merkezli ile 7 Ocak 2014 tarihinde İzmir merkezli
yapılan rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve yolsuzluk operasyonu yapılmış; birçok kişi
tutuklanmıştır. Bu olay dahilinde kamuoyuna
yansıyan kişilerden 360 Madencilik Limited Şirketi
ortağı tarafından Paşaköy’de orman içinde (29 ve
30 nolu bölmede) 160 bin metrekarelik alanda
hukuka aykırı ve çevreye zarar verecek bir
şekilde ÇED raporu olmadan maden arama
faaliyetinde bulunulduğu, birkaç ay
evvel de aynı yerin hemen üstündeki ormanda yangın çıktığı ve
ormanda büyük tahribatın olduğu
bilinmektedir. Anılan maden
arama faaliyeti izni İstanbul 4.
İdare Mahkemesi tarafından
12.04.2013 tarih ve E: 2012/1426,
K: 2013/849 sayılı kararı ile iptal
edildiği malumdur. Bu kapsamda;
Yargı kararı üzerine yapılan
işlemler nelerdir?
Yangın çıkış sebebi nedir?
Bu konuda yapılan soruşturma var
mıdır, varsa kim tarafından
yapılmaktadır, sonuçları nedir?
Yangın çıkış sebebi hakkında açılan dava var
mıdır, varsa kim hakkında ve hangi mercide
açılmıştır?
Dosya esas numarası nedir?
Varsa sonuçları nedir?
Savcılık operasyonu, mahkeme kararı ve yangın
sonucu anılan bölgenin daha fazla zarar
görmemesi için ne yapmayı düşünüyorsunuz?
(Hıdır ULAĞ)
Adli Sicil Belgeniz
e - Devlet ’le
Parmağınızın Ucunda
Adli Sicil Belgenizi
artık adliyeye gitmeden
internetten kendiniz alabilir,
ilgili kişi ve kurumlarla kolayca
paylaşabilirsiniz.
21
Narkotik Şube ve Toplum Destekli Polislik Bürosu’ndan örnek çalışma
KONUK YAZAR
İSTANBULDAKİ 9. SINIF ÖĞRENCİLERİ
NARKOTİK KONUSUNDA BİLİNÇLENDİRİLDİ
İstanbul Narkotik Şube Müdürlüğü Madde
Kullanımı ile Mücadele Bürosu ve Bakırköy İlçe
Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Bürosu lise öğrencilerini madde bağımlılığı konusunda
bilinçlendirdi.
YILMAZ BACACI
Mustafa Sarıgül’den
Bakırköylüler’e Trafik İşkencesi
CHP Büyükşehir Belediye Başkan
Adayı Mustafa Sarıgül, Ocak ayı
içinde Bakırköy Cumhuriyet
(Özgürlük) Meydanı’nda bir miting düzenledi. Meydana
bakıldığında oldukça kalabalık
bir katılım olduğu gözlerden
kaçmadı. Kalabalık gözlerden
kaçmasına kaçmadı da gözlerden
kaçan ancak benim gözlemlerime
takılan bazı olaylar vardı. Bunları
da sizlerle paylaşmak istedim.
Öncelikle şunu belirtmekte yarar
var. Meydanda bulunan
topluluğun büyük bir bölümünü
Bakırköy dışından gelen Sarıgül
taraftarları oluşturuyordu.
Azınlıkta da olsa orada bulunan
Bakırköylü CHP’liler’in de
gözlemlerinden kaçmamış olmalı
ki bayrak ve afişler daha çok sarı
renk ağırlıktaydı. Bu da meydanda CHP taraftarlarından çok TDH
taraftarlarının olduğunun bir
göstergesiydi. Bakırköy Belediye
Başkan ve Meclis Üyesi Aday
Adaylarından bazılarının miting
alanında olması gözlerden
kaçmadı. Hatta bazı aday
adaylarının Sarıgül’e yakın
görünmek için seçim otobüsüne
çıkmak istedikleri de benim
gördüklerimden biriydi.
Otobüsler Meydana Giremedi
Belediye Başkanı seçilmesi
halinde İstanbul trafiğine çözüm
getireceğini söyleyen Mustafa
Sarıgül’ün konuşmaya
başlamadan önce ve sonrası
arasında geçen yaklaşık dört
saatlik bir zaman diliminde
Bakırköy’e belediye otobüslerinin
giremediğini, İncirli Caddesi’nde
insanları indirip merkeze kadar
yürümek zorunda bırakıldıklarını,
hafta sonu tatillerini Bakırköy’ü
gezmek için kullanmak isteyen
insanların sahile direkt inen tek
yol olan Cumhuriyet
Meydanı’ndan geçmekte
zorlandıklarını, CHP’liler ile
TDH’liler arasında bayrak yüzünden tartışmalar yaşandığından
haberi var mı?
Ünal Erzen’e Gönderme
Seçim sürecinde ve belediye
başkanlığını kazanması
sonrasında birlikte çalışacak
olduğu belediye başkan
adaylarının profilini çizen
Sarıgül’ün isimlerden çok soy
isimler üzerinden konuşması
kafalarda soru işaretleri bıraktı.
İsim vermeden Bakırköy Belediye
Başkanı Ateş Ünal Erzen’e göndermede bulunan Sarıgül, benim
başkanım sabah 06’dan gece
23.00’e kadar sokaklarda halkla
iç içe olmalı, sabahtan akşama
kadar makamında oturup vakit
geçirmemeli, sosyal medyada
yazdıklarına dikkat etmeli. Birileri
hakkında Twitter’dan mesaj
yazarken yarın neler olur diye iyi
düşünmeli. (Keser döner sap
döner. Gün gelir hesap döner)
benzetmesi yaptı.
Temmuz 2013’den bu yana belli
olmayan Bakırköy Belediye
Başkan Adayı kim olacak sorusu
hala kafaları karıştırıyor. Ya mevcut başkanla devam edilecek ya
da yeni biri atanacak.
Bakırköylüler’in istediği nasıl olacaksa olsun ancak Bakırköy’ü bir
Bakırköylü yönetsin şeklinde. Ak
Parti geç de olsa bu gerçeği
görmüş ve Bakırköy’e Bakırköylü
bir aday atamış.
oluşmasına neden olan etmenleri ortadan
kaldırmak esastır. Gelişen teknolojiler ile birlikte
çeşitlenen ve artan suç türleriyle mücadelede
başka kurumların ve bizzat vatandaşların da
sorumlulukları bulunmaktadır. İşte TDP bunun için
ortaya çıkmıştır.
Genel amacı güvenlik hizmetlerinin verimlilik ve etkinliğinin
arttırılması, toplumun tüm kesimlerinin katılımının sağlanması,
halkın güvenlik hizmeti memnuniyetinin yükseltilmesi ve
güvenli yaşamın sağlanmasına
yönelik; toplumun güvenlik beklenti ve taleplerinin ön planda
tutma anlayışı içinde Türk Polis
Teşkilatı’nca yürütülen güvenlik
hizmetlerinde, çağın gereklerine
uygun gelişim ve değişimin
sağlanmasıdır.
Toplum Destekli Polislik;
toplumun katılım ve desteği ile
daha etkin ve hızlı bir şekilde
Kalkınma Ajansı’nın desteği ile gerçekleştirilen
proje kapsamında, madde kullanımı konusunda
bilinçlenmesi çerçevesinde madde kullanımına
başlama sebepleri, madde kullanımının
sonuçları ve kurtulma yollarının anlatıldığı
“Cam Kırıkları” adlı oyun ile öğrenciler bilinçlendirildi.
Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde
gerçekleştirilen ve İstanbul genelindeki 39
ilçenin okullarındaki 9. sınıf öğrencilerine yönelik yapılan bilinçlendirme çalışmasında tiyatro
oyunu öncesi ve sonrasında da Toplum
Destekli Polisler de öğrencilerle yakından
ilgilenerek, madde kullanımından sosyal konulara kadar bir çok konuda öğrencilerle sohbet
ettiler.
Ak Parti Adayı M. Emin Ertekin
Adalet ve Kalkınma Partisi geç de
olsa Bakırköy Belediye
Başkanlığı’nı ancak bir Bakırköylü
adayla kazanabileceğinin farkına
varmış olmalı ki Bakırköylü bir
adayla seçimlere giriyor. Bakırköy
dışından gelen 2004 yılında
Taner Mustafaoğlu 2009 yılında
da Oğuz Satıcı ile seçimlerde
istediği başarıyı yakalayamayan
Ak Parti 2014 yılında Mehmet
Emin Ertekin ile seçimlere girme
kararı aldı. 2004 seçimlerinden
bu yana Bakırköy Belediyesi’nde
Ak Parti Meclis Üyesi ve Grup
Sözcüsü olarak görev yapan
Ertekin, aynı zamanda İBB Meclis
Üyesi olarak görev yapmakta.
Sempatik tavırları ve sevecen
davranışlarıyla diğer partililer
tarafından da sevilen Ertekin,
belediye başkanı seçilmesi
halinde ilk yapacağı icraatın
Bakırköy Belediye Başkanı’nın
kapısının ardına kadar tüm
Bakırköylüler’e açık olacağı ve
randevu alamamak gibi bir sorun
yaşanmayacağı şeklinde.
Toplum Destekli Polislik (TDP) Nedir?
“TOPLUM İÇİN TOPLUMLA
BİRLİKTE”
Toplum Destekli Polislik (TDP); hakla ilişkiler
anlayışını, halkla işbirliğine dönüştüren, halkın
sorun ve problemlerini birebir dinleyen ve önceliklerine göre hareket eden bir hizmet felsefesidir.
TDP aynı zamanda güvenlik konusunda
sorumluluğun, kamu kurum ve kuruluşları, sivil
toplum örgütleri ve vatandaşlara paylaştırılmasını
da içerir.
Son yıllarda iletişim ve bilişim alanında yaşanan
gelişmeler, geleneksel kavramların yerine yeni bir
güvenlik anlayışının ortaya çıkmasına neden
olmuştur. Suçlar gerçekleştikten sonra değil henüz
gerçekleşmeden müdahale etmek ve suçların
güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi, toplum polis
iletişiminin geliştirilerek suçla mücadelenin
güçlendirilmesinin esas alır. Genel Güvelik Hizmetlerinin ve suçla mücadelenin sadece polis eksenli
değil suç mağduru olan veya olabilecek
vatandaşların da kendi güvenlikleri ile ilgili önlemler
alarak güvenlik mekanizmasında rol almasının
sağlanmasıdır. Toplum Destekli Polislik;
vatandaşların suçlardan ve suçlulardan korunabilmeleri için almaları gereken güvenlik önlemleri
konusunda bilinçlendirilmesidir.
TDP yaşanmış olayların analizini yapan, suç
oluşmadan suçu oluşturan nedenleri araştıran,
yaşanması muhtemel olaylara karşı toplumu bilgilendiren ve suçu önlemeye yönelik çalışmalar
yürüten proaktif bir emniyet birimidir. Bu
doğrultuda uygun projeler geliştirmekte ve yürütmektedir.
TEKNOLOJÝ DÜNYA SI
radyoya Southcast dahilindeki 50 bin radyoyu
katarak ciddi anlamda ilerleme elde edecek. Şu
aşamada Radionomy’nin Winamp ile ilgili güncellemelere devam edip etmeyeceği bilinmiyor.
Güncelleme olmasa bile Winamp’ın Radionomy
aracılığıyla dağıtımının süreceği düşünülüyor. Ne
AOL, ne de Radionomy’den Winamp’ın
geleceğiyle ilgili bir açıklama gelmedi. Winamp
ve ona ait teknolojilerin ticari dünyaya yönelik
olarak değerlendirileceği iddia ediliyor çünkü
Radionomy’nin yatırımcılarından biri olan MusicMatic firması ses ve video deneyimini iyileştirme
alanında işletmelere destek veriyor.
GÖKHAN ATAMER
DROPBOX’IN DEĞERİ ARTIK
10 MİLYAR DOLAR
[email protected]
GOOGLE YAPAY ZEKA
ŞİRKETİNİ SATIN ALDI
Google, geleceğin ‘Skynet’i olma yolunda hızla
ilerliyor. Birkaç ay içinde sekiz robot firması birden satın alan teknoloji devi, şimdi de makine
öğrenimi alanında adım atarak, Londra merkezli
DeepMind firması için 400 milyon dolar ödedi.
CNET’in haberine göre, DeepMind, ‘genel amaçlı
öğrenme algoritmaları geliştirmek için makine
öğreniminden sistem sinirbilimine kadar birçok
tekniği’ kullanıyor. Şirketin ilgilendiği alanlar
arasında ticari uygulamalar, simülasyonlar, eticaret ve oyunlar yer alıyor. İlk olarak Recode
sitesi tarafından duyurulan anlaşmaya göre,
Google CEO’su Larry Page satın alımda
doğrudan rol aldı. ABD’li elektronik devi,
anlaşmanın detayları hakkında bilgi vermedi.
Google, robot teknolojisine adım atmasının yanı
sıra makine öğrenimi alanında ilerlemek için
geçtiğimiz yıl kuantum bilgisayarlara odaklanan
bir laboratuar da açmıştı.
GÜNEY KORE SÜPER HIZLI
5G GELİŞTİRİYOR
Güney Kore Eğitim, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı
(MEST) Çarşamba günü yaptığı açıklama ile
kendi 5G teknolojisi geliştirmek için 1.5 milyar
dolarlık yatırım yaptığını duyurdu. Üzerinde
çalışılan
teknolojinin
mevcut
4G
LTE
şebekesinden 1000 kat daha yüksek bağlantı hızı
sunduğu belirtiliyor. 2020 yılında ticari kullanıma
açılması beklenen 5G teknolojisi, bugünlere ait
birçok zorluğun tarih olmasını da sağlayacak gibi
görünüyor. Günümüzde bağlantı hızlarının
sınırlılığı yavaş veri aktarımına neden oluyor.
Video izlerken uzun süren "ara belleğe alma"
(buffering) işlemi birçok mobil kullanıcının canını
sıkıyor. Güney Kore'nin süper hızlı 5G bağlantısı
ise 800 MB büyüklüğünde bir filmi 1 saniyede
indirebiliyor. MEST'in planlarına göre 5G
şebekesi 2017 yılına kadar deneme amaçlı
kullanıma sokulacak. 5G projesinde Ultra-HD
video akışı, hologram iletimi ve güncellenmiş
sosyal ağlar gibi farklı özelliklere de yer verilecek. Güney Kore hükümeti 2020 ile 2026 yılları
arasında, 5G projesinin altyapısını kullanmak
isteyen ilgili endüstrilere satıştan gelecek gelirin
310 milyar dolara ulaşacağını tahmin ediyor.
Projeyi yürüten bakanlık, SK Telekom, Samsung
ve LG gibi teknoloji devleriyle işbirliği planı
uygulamak istiyor.
WINAMP‘IN YENİ SAHİBİ
RADIONOMY OLDU
Online radyo alanında çalışmaları olan Radionomy firması Winamp ve Southcast için miktarı
açıklanmayan bir ödeme gerçekleştirdi. Belçika
Brüksel merkezli firma, portfolyosundaki 6 bin
ATAKÖY
AYLIK BÖLGE GAZETESÝ
Aylýk Süreli Yayýn
YIL: 22 Sayý: 234 ŞUBAT 2014
[email protected]
Köþe yazýlarýndaki sorumluluk, yazarlarýna aittir.
Gazetemizde yayınlanan ilanların sorumluluğu ilan sahibine aittir.
Wall Street Journal, BlackRock yatırım firmasının
başını çektiği 250 milyon dolarlık yatırım fonuyla, online depolama devi Dropbox'ın değerini 10
milyar dolara çıkardığını duyurdu. Dropbox,
aldığı en son yatırımla 2011'de 4 milyar dolar
olan değerini 2 katından fazla arttırmayı başardı.
Şirket, aynı yıl Goldman Sachs'ın başını çektiği
yatırımcılardan önemli bir fon desteği daha
almıştı. WSJ, aldığı güçle Dropbox CEO'su Drew
Houston'nın yazılım alanındaki planlarına
odaklanacağı öne sürdü. 2007 yılında Houston
ile Arash Ferdowsi tarafından kurulan Dropbox,
4 milyonu şirket olmak üzere 200 milyondan
fazla kullanıcıya sahip. Venture Beat sitesinin
verdiği bilgiye göre, Dropbox üzrerinden her gün
1 milyar veri paylaşılıyor. Bu sayı, Twitter'da bir
günde atılan tweet miktarından fazla.
EN HIZLI BÜYÜYEN SOSYAL AĞ
INSTAGRAM
Küresel alanda aktif kullanıcı sayısı 200 milyona
yaklaşan Instagram, rakiplerine parmak ısırtacak
bir hızda büyümeye devam ediyor. Uluslararası
araştırma şirketi GlobalWebIndex'in yaptığı
araştırmaya göre, Instagram'ın büyüme hızı kontrolden çıkmış durumda. Öyle ki,uygulamanın en
büyük rakipleri Facebook ve Twitter'ın büyüme
hızına Pinterest eklendiğinde bile Instagram'a
yetişemiyorlar. 2013 yılına ait raporda, Facebook
yıllık yüzde -3 büyüme gösterirken, 2012'de 1
milyar dolara satın aldığı Instagram yüzde 23
büyüdü. Listede Reddit yüzde 13, LinkedIn ise
yüzde 9 ile Instagram'ı takip etti. TechCrunch'ın
haberine göre, araştırmada 23 ülkeden 170 bin
kullanıcının verileri değerlendirildi. Veri alınan
ülkeler arasında Çin bulunmamasına rağmen,
ülkenin iki büyük mikrobloğu Sina Weibo ve Tencent Weibo'nun kullanıcı oranları sırasıyla yüzde
6 ve yüzde 9 arttı. GlobalWebIndex, 170 bin
kullanıcı arasında Facebook'un kullanıcı hesap
oranı (yüzde 83), aktif kullanıcı oranı (yüzde 49)
ve ziyaret sıklığında (yüzde 56) birinci sırada
geldiğini belirtti.
çapında 100 milyon akıllı telefon satmayı
planlıyor. Google CEO'su Larry Page ise 'Lenovo'nun Android ekosisteminde Motorola'yı yönlendirmek için yeterli tecrübeye sahip olduğunu,
bu sayede Android'i daha da güçlendirebileceklerini' ifade etti. Google, 2012'de Motorola'yı
patentlerini elde etme amacıyla 12.5 milyar
dolara satın almış, daha sonra çeşitli birimlerini
elden çıkarmaya başlamıştı. Lenovo, 2013'ün
sonunda BlackBerry'i satın alma girişiminde
bulunmuştu. Şirket, geçtiğimiz hafta IBM'in x86
sunucu hizmetini satın alacağını açıklamıştı.
GOOGLE HACKER’LARA 2.7 MİLYON
DOLAR DAĞITACAK
Google, Mart ayında düzenleyeceğini açıkladığı
Pwnium 4 yarışmasında güvenlik açıklarını bulan
hacker'lara toplam 2.71828 milyon dolar para
ödülü verecek. Google, Chrome OS'in güvenlik
duvarının ne kadar dayanıklı olduğunu görmek
istediği yarışmada, verilecek en büyük ödül
miktarlarının geçtiğimiz yılla aynı olduğunu
açıkladı. Ziyaretçi modu veya giriş yapan
kullanıcı olarak tarayıcı veya sistem seviyesinde
güvenliği kırmak 110 bin; kullanıcı verilerine ve
sistem fonksiyonlarına sızmak, devre dışı
bırakmak 150 bin dolarla ödüllendirilecek.
Chrome OS'in güvenliğini kıran hacker'ların altı
haneli miktarlar kazanacağı yarışmada, Google
güvenlik açıklarının bulunması halinde bonus
ödemeler yapacağını belirterek yarışmacıları
teşvik etti. Güvenlik araştırmacıları, yarışmada
ARM tabanlı HP Chromebook 11 veya Acer C720
Chromebook (sadece Wi-Fi, 2GB modeli) dizüstülerini seçebilecek. Bir önceki yıl sadece Intel
tabanlı Chrome OS cihazlara izin veren Google,
Pwnium 4'te de Intel Haswell işlemcili dizüstüler
verecek. Yazılımcılar, saldırılarını sahip oldukları
donanım
ve
yüklü
olan
yazılımlarla
gerçekleştirebilecek. Google, belirlediği kurallar
içinde yarışmacıların ortaya çıkaracağı tüm
açıkları bildirmesi gerektiğini şart koştu.
NINTENDO KRİZDE
LENOVO’DAN SÜRPRİZ MOTOROLA
HAMLESİ
Dünyanın en önemli oyun yapımcısı ve konsol
üreticilerinden biri olan Nintendo'da işler pek iyi
gitmiyor gibi görünüyor. Geçtiğimiz sene
piyasaya sürdüğü Wii U ile tam bir hayal kırıklığı
yaşayan firma, çok büyük zararlar etmişti. Wii U
yüzünden ettiği zararı finansal raporlarında da
açıkça belirten Nintendo'da kemer sıkma günleri
yaşanıyor. Nintendo Başkanı Satoru Iwata, aldığı
kararla firmanın üst düzey personellerinin
maaşlarında %20 ila %30 kesinti yapılacağını
belirtti. Iwata bununla da kalmayıp kendi
maaşını da %50 oranında aşağı çekti. Nintendo'nun
köklü
bir
geçmişinin
olduğunu
düşündüğümüzde, Wii U ile yaşanan hezimetin
firmayı iflasa sürükleyeceğini söylemek pek
doğru olmaz. Fakat firmanın bu sıkıntıdan kurtulmak için ne gibi bir hamle yapacağı merak
konusu…
Çinli PC üreticisi Lenovo, sürpriz bir anlaşma
kapsamında Google'ın akıllı telefon üretim
hattını temsil eden Motorola Mobility'i satın aldı.
Anlaşma kapsamında Lenovo'nun 660 milyon
dolar nakit, 750 milyon dolar hisse ile ön ödeme
yapacağı, geride kalan 1.5 milyar doların ise üç
yıl içinde ödeneceği belirtildi. Google,
Motorola'nın çok sayıda patentinin sahipliğini
sürdürecek olmasına rağmen, 2000 patent ile
yeni patentlerin lisansı Lenovo'nun olacak. Lenovo CEO'su Yang Yuanqing, Motorola'yı kar yapan
bir şirket haline getirmek için henüz etkin bir
planları olmadığını açıkladı. The Verge sitesinin
verdiği bilgiye göre, Lenovo, Motorola ile dünya
Android işletim sisteminden tutun da her gün
defalarca kullandığımız arama motoru ve eposta gibi sayısız ürünü ile günlük hayatımızın
bir parçası olan Google, geride bıraktığımız yılın
son çeyreğine ait finansal verileri açıkladı.
Şirketin geliri 16,86 milyar dolar olurken, hisse
başına 12,01 dolar kazanç sağladı. Google'ın bu
döneme ait net karı 3,38 milyar dolar. Gelirin
10,5 milyar dolarlık bölümü Google.com
üzerinden elde edilirken, 3,5 milyar dolar diğer
sitelerden, 1,2 milyar dolar Motorola’nın mobil
bölümünün Lenovo’ya satışından elde edildi.
GOOGLE PARA BASIYOR
Yurtgün İç ve Dış Ticaret A.Ş. Adına
İmtiyaz Sahibi
Hukuk Danýþmaný: Av. Öner AYBEK
Göksenin ATAMER İLERİ
Ofset Baský : ÜNÝFORM
GENEL YÖNETMEN VE SORUMLU
YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ
Renk Ayýrým : FÝLMEVÝ
Özcan ATAMER
Haber Koordinatörü
Ýdare Yeri: Ýncirli Caddesi Yeþilada Sokak No:2/1
Ferhat Apt. Kat:1 D:4 Bakýrköy / Ýstanbul
Gökhan ATAMER
Tel: (0212) 543 86 64-543 86 65-543 86 47 Fax: 543 86 16
Haber Merkezi
Ataköy Gazetesi, Yurtgün Ýç ve Dýþ Ticaret A.Þ.
tarafýndan yayýnlanmaktadýr.
Gazetemizde yayýnlanan yazý ve fotoðraflar kaynak
gösterilmeden kullanýlamaz.
Yavuz ARPACIK
Arzu BERATOĞLU
23
Bir Engelli
Hikayesi
“RÜYA VE MASKELER”
Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD),
1998 yılında kurmuş olduğu sanat atölyesi
çalışmalarına “Rüya ve Maskeler” isimli dans
gösterisiyle devam ediyor,
“Rüya ve Maskeler” isimli dans gösterisinin ilk
gösterimi Yunus Emre Kültür Merkezi’nde
gerçekleştirildi. Tan Sağtürk’ün sanat
danışmanlığını yaptığı, Bakırköy Belediyesi
Dramaturg Ekibi’nden Irmak Bahçeci’nin
kurguladığı ve Hakan Ceyhan’ın koreografisini
üstlendiği “Rüya ve Maskeler” dans gösterisini
5 ortopedik engelli, 1işitme ve konuşma
engelli, 7 engelsiz toplam 13 dansçı
sergilerken, engelli dansçıların performansları
salonda bulunanlar tarafından ayakta
alkışlandı. Canlı müzik performansı eşliğinde
sergilenen gösterinin 2 görme engelli 1
engelsiz sanatçıdan oluşan orkestrası da
seyircilerden tam not aldı.
“Rüya ve Maskeler”, engellenerek yaşamaya
zorunlu bırakılmış amatör bir dansçının, toplum baskısı olmaksızın, özgürce ve
dışlanmadan dans edebilmek için verdiği mücadelede karşılaştığı güçlükleri
anlatıyor. Gerçek yaşamdan esinlenerek oluşturulan “Rüya ve Maskeler”in
hikayesi, abartılmış gibi dursa da, çağımız insanının, insan sorununa,
engelliye olan ilgisizliği, ötekileştirmedeki başarısı ve yabancılaşmasını ele
alıyor. Hikayenin özü, bize, mücadele edildiğinde, toplum üzerinde nasıl da
etkileyici rolde olunabildiğini, empati yapıldığında birlikte aşılamayacak hiçbir
engelin bulunmadığını anlatmayı amaçlıyor. Engelsiz dansçıların empati
yaparak, engelli dansçıların sorunlarını aşmada oynadıkları rol de anlatılıyor.
Prof. Dr. Mehmet Salih Çelikkale’den Örnek Davranış
KİTAP GELİRİNİ TOFD’YE BIRAKIYOR
Prof. Dr. Mehmet Salih Çelikkale, “Bir Fıkra Bir
Kahkaha isimli yazmış olduğu kitabın yazar
hakkı olarak belirlenen kısmını 5 yıl boyunca
Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği’ne (TOFD)
bağışladı.
TOFD’ye yaptığı bu
destek üzerine
Ataköy’de bulunan
TOFD Genel
Merkezi’ni ziyaret
eden Çelikkale,
TOFD Başkanı
Ramazan Baş ve
dernek üyeleri ile
bir araya gelerek
kitabı hakkında bilgiler verdi.
Tüm engelli
gruplarının yanında
olduğunu ve
olmaya da devam
edeceğini söyleyen
Çelikkale, ileriki
dönemlerde de sık
sık TOFD’yi ziyaret
etmek istediğini
belirtti.
TOFD Başkanı
Ramazan Baş ise,
derneğe maddi ve
manevi
katkılarından dolayı
Çelikkale’ye
teşekkür etti. Baş,
Çelikkale’ye
bundan sonraki
eserlerinde de
başarılar dilerken,
Prof. Dr. Mehmet
Salih Çelikkale’nin “Bir Fıkra Bir Kahkaha” isimli
kitabının tüm yayın evlerinden temin
edilebileceğini ve vatandaşların alacağı her
kitabın bir engellinin yaşamına katkı sunacağını
söyledi.
Prof. Dr. Mehmet Salih Çelikkale Kimdir?
1941 yılında Akçaabat’ta doğdu. İlk ve orta
öğrenimini burada lise öğrenimini Trabzon
lisesinde, yüksek öğrenimini Ankara Üniversite
Ziraat Fakültesi’nde tamamladı. 1982 yılında
Profesör olan
Çelikkale, 1984
yılında Karadeniz
Teknik Üniversitesi
“Sürmene Deniz Bilimleri ve Teknolojisi
Yüksek Okulu
Kurucu
Müdürlüğü”ne
atandı. 2000 yılında
İstanbul Üniversitesi
Su Ürünleri Fakültesi
Dekanlığı’na atandı.
2007’de İstanbul
Aydın Üniversitesi
Rektörlüğü’ne
atandı. Bu görevi 4,5
yıl süreyle Kasım
2011’e kadar
sürdürdü.
Üniversitelerdeki 47
yıllık akademik
hayatında uzun
yıllar yaptığı bölüm
başkanlığı, anabilim
dalı başkanlığı gibi
akademik görevler
dışında 27 yıl
süreyle üniversitelerde mevcut olan
bütün kademelerdeki idarecilik
görevlerini
yürütmüştür.
Türkiye Paletli Yüzme Federasyon Kupası’nda
25
5
BAKIRKÖY ATASPOR’DAN 11 MADALYA
Yüzme branşında elde ettiği başarılar ile Bakırköy’ün göğsünü
kabartan Bakırköy Ataspor Kulübü, Türkiye Paletli Yüzme
Federasyon Kupası’nda elde ettiği 11 madalya ile başarılarına bir
yenisini daha ekledi.
İstanbul Tozkoparan Yüzme Kompleksi’nde gerçekleştirilen
yarışlarda, Bakırköy Ataspor Kulübü, 4x100m Bayanlar bayrak
yarışında Türkiye birinciliği, 4x100m Erkekler bayrak yarışında
Türkiye üçüncülüğü, 100m Çift Palet yüzme yarışında Türkiye
ikinciliği, 50m Çift palet yarışında Türkiye üçüncülüğü, 400m tek
palet yüzme yarışında Türkiye üçüncülüğünü kazandı.
Bakırköy Ataspor Kulübü Başkanı Sait Babaoğlu, Türkiye Paletli
Yüzme Federasyon Kupası’nda toplamda 11 madalya alarak güzel
bir derece elde ettiklerini ifade ederek, su sporlarında iyi bir
marka olan kulübün paletli yüzme yarışlarında da ne kadar iddialı
olduğunu gösterdiğini söyledi.
Babaoğlu ayrıca, yüzme branşında yeniden yapılanmaya
gittiklerini ve “Altyapılardan Milli Takımlara” isimli proje
başlattıklarını belirtti.
Sporculara ödülleri verildi
Bakırköy Ataspor, Türkiye Paletli Yüzme Federasyon Kupası’nda
gösterdiği başarılarından dolayı sporcularına ve ailelerine bir de
kahvaltı verdi. Bakırköy Belediyesi Botanik Parkı’nda bulunan
restoranda gerçekleştirilen kahvaltıya Bakırköy Kaymakamı
Adem Öztürk, Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen, Edirne
İl Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Özcan, CHP Bakırköy İlçe Başkanı
M. Sait Yücel, Ataspor Kulübü Başkanı Sait Babaoğlu,
federasyon başkanları ve kulüp sporcuları ile aileleri katıldı.
Kahvaltıdan sonra ise Sait Babaoğlu kulübün gösterdiği başarılar
ve kulüp hakkında katılımcılara bilgi verirken, Babaoğlu’nun
konuşmasının ardından Türkiye Paletli Yüzme Federasyon
Kupası’nda mücadele eden ve derece elde eden sporculara
madalyaları ve çeşitli ödüller verildi.
Sporculara ödülleri, Bakırköy Kaymakamı Adem Öztürk, Bakırköy
Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen, Edirne İl Milli Eğitim Müdürü
Hüseyin Özcan, Ataspor Kulübü Başkanı Sait Babaoğlu ve diğer
protokol üyeleri tarafından verildi.
Madalya töreninin ardından ise kahvaltıya katılan tüm davetliler
hep birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.
(Yavuz ARPACIK)
Şehit Pilot Muzaffer Erdönmez İlköğretim Okulu öğrencilerinden büyük ustaya vefa
MİNİK ÖĞRENCİLERDEN DOĞANÇAY ANISINA SERGİ
Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük
ressamlarından biri olan ve geçtiğimiz yıl
kaybettiğimiz Burhan Doğançay, çocukların
yaptığı resimlerden oluşan sergiyle bir kez
daha anıldı.
Yeşilköy’de bulunan Şehit Muzaffer
Erdönmez İlköğretim Okulu Resim Öğretmeni
Arzu Yıldan’ın hazırladığı ve öğrencilerin
karma çalışmalarından oluşan resim sergisi
Bakırköy Belediyesi Sanat Evi ve Kent
Müzesi’nde sergilendi.
Öğrencilerin eserlerinden oluşan serginin
açılışına Bakırköy Belediyesi Kültür Müdürü
Özcan Bilir, Şehit Pilot Muzaffer Erdönmez
İlköğretim Okulu Müdürü Yunus Çepni ile
sergide eserleri bulunan öğrenciler ve aileleri
katıldı. Sergiyi gezen Kültür Müdürü Özcan
Bilir, öğrencilerle tek tek ilgilenirken, tüm
öğrencileri yaptıkları güzel resimlerden
dolayı kutladı.
Sergiyi hazırlayan resim öğretmeni Arzu
Yıldan ise, Yeşilköy Şehit Pilot Muzaffer
Erdönmez Okulu öğrencilerinin, Burhan
Doğançay’ın “Kent Duvarlarının Yarım Yüzyılı”
sergisini kendi hayal güçleriyle bir kez daha yorumladıklarını belirtti. Yıldan, “Burhan Doğançay gibi
Türk resminde iz bırakmış bir ustaya saygımızı sunabildiğimiz için çok heyecanlıyız. Burhan
Doğançay’la öğrencilerimiz Mayıs 2012’de “İstanbul’da Kış” temalı Doğançay Müzesi resim
yarışması nedeni ile tanışma fırsatı bulmuşlardı. Burhan Doğançay çocuklarımızla tek tek ilgilendi;
onlara destek oldu ve resim yolculuklarında inanılmaz anılara imza attı. Şimdi biz de atölyemizin
minik ressamlarıyla büyük ustamızı bu sergimizle anıyoruz. Çocuklarımız Burhan Doğançay’ın “Kent
Duvarlarının Yarım Yüzyılı” sergisini bir kez de kendileri yorumladılar. Büyük ustamız, çocukluk
yıllarının yaratıcılığın, hayal gücünün en verimli yaşlar olduğunu sürekli vurgulayan ve başarılı
kişilerin gelecek nesillere bir iz ve anı bırakmasının çok önemli olduğunu savunan bir ressamdı.”
dedi. Konuşmaların ardından sergiye katılan öğrencilere Okul Müdürü Yunus Çepni tarafından
katılım belgeleri verildi.
Sergiye Katılan Öğrenciler: Aysu Gege, Aslı Altuntaş, Aslı Eren, Azra Ergün, Arda Irmak, Belis
Güncüoğlu, Beril Elmas, Beste Girgin, Beyza Şahin, Beyza Temiz, Bilge Küçük, Bilal Yunus Karahan,
Cem Şahgiller, Ceren Balta, Cemre Aktı, Ceren Zeynep Arıcı, Dila Kaya, Dilanaz Taş, Duru
Divrikoğlu, Duygu Yılmaz, Deniz Özden, Duygu Salman, Ece İlbak, Ece Gündoğan, Ege Taşkınvardar,
Egenaz Beşer, Elif Başbuğ, Efe Baran Dilaver, Ezgi Ege, Elif Bostan, Elif Paksu, Gaye Çelik, İrem
Kayık, İzem Sözen, Hazal Sezgin, İkra Güneş, İsmail Eren, İlayda Adalı, Kutay Yörür, Lara Aslaner,
Melike Akalın, Nil Cansu, Onur Albenli, Pınar Gültekin, Pelin Konak, Perimnaz Alpdoğan, Serra Yıldız,
Sıla Kale, Sinem Konuk, Sudegül Şahin, Sude Akar, Sude Kurum, Sıla Ekici, Serra Bayer, Serra
Cantimur, Sude Göksel, Şevval Bayram, Şevval Şentürk, Timur Şahbaz, Tuğçe Sazak, Vail Şen,
Yasemin İvgin, Yaren Samancı, Yiğit Yılmaz, Zeynep Alemdar, Zeynep Zaim, Zeynep Taşçı, Zeynep
Masraf, Zeynep Güreli.
(Arzu BERATOĞLU)
27
Ele ele vererek ileriye doğru hızlı ve güvenilir adımlarla yürümek için
ATAKÖY EĞİTİM VE DANIŞMANLIK MERKEZİ
Ataköy Eğitim ve Danışmanlık
Merkezi, öğrencilerin ödev ve
derslerine destek olmanın yanı
sıra danışmanlık hizmeti ile de
öğrencilerin geleceklerine dair
mesleki yönlendirmeler, 25 yaş
üstü kişilere de mesleklerinde
daha başarılı olmaları için kişisel
gelişim alanlarını saptayıp,
eksiklerini tamamlamakta
yardımcı oluyor.
Konularında uzman ve deneyimli
iki yakın arkadaş olan Gamze
İncealtın ve Görkem Tamçelik;
öğrencilerin ödev ve derslerine
destek vermek amacı ile çıktıkları
yolda, bugüne kadar sahip
oldukları bilgi ve birikimlerle,
Atatürk İlke ve İnkılapları
doğrultusunda eğitime katkı
sağlıyor.
Ataköy Eğitim ve Danışmanlık
Merkezi hakkında gazetemize
bilgi veren İncealtın ve Tamçelik,
“Hedeflerimiz doğrultusunda ‘Öğrenmeyi
Öğretmenin‘ öğrencilerimiz ve bizim için geleceği
aydınlatan bir ışık olduğunu fark ettik.
Öğrencilerimiz bizden bir şeyler öğrenirken biz de
onlardan çok şey öğrendik. Bir çatı altında kalemlerimiz, defterlerimiz ve tertemiz sayfalarımızla el
ele vererek ileriye doğru hızlı ve güvenilir
adımlarla yürümek için Ataköy Eğitim ve
Danışmanlık olarak hizmete başladık.” dediler.
Ataköy Eğitim ve Danışmanlık Merkezi hakkında
bilgi verir misiniz?
Ataköy Eğitim ve Danışmanlık ağırlıklı olarak
ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerinin derslerine
destek veren ve sınavlara hazırlayan bir kurumdur.
İsteğe bağlı olarak bireysel ya da grup olarak
hizmet alabilirler. Ayrıca satış, pazarlama gibi
çeşitli konularda da bireysel ya da grup olarak
danışmanlık hizmeti de sunulmaktadır.
Merkezinizde hangi yaş
gruplarına hangi
branşlarda eğitim
veriyorsunuz?
Merkezimizde
ilköğretim ve lise
öğrencilerinin tümüne,
desteğe ihtiyaç
duydukları tüm
branşlarda destek
vermekteyiz.
Ayrıca profesyonel
iş hayatındaki
çalışanlar için
satış ve pazarlama
eğitimlerimiz
bulunmaktadır.
Eğitimleri ne
zamanlarda
veriyorsunuz,
haftada kaç saat
eğitim veriyorsunuz?
Hafta içi ve hafta
sonu sabah saat 09:00 başlayan eğitimlerimiz
akşam 19:30’a kadar devam etmektedir.
Öğrencilerimizin sınıf ve programlarına göre aylık
ya da isteğe bağlı dönemlik ders programlarını
planlıyoruz.
Sosyal aktiviteleriniz oluyor mu?
Branş eğitimlerimizin dışında mesleğinde
uzman kişiler ile söyleşiler, kitap okuma
günleri ve film günleri düzenlemekteyiz.
Grup olarak mı yoksa birebir mi eğitim
veriyorsunuz?
Merkezimizde birebir ve grup eğitimleri
veriyoruz.
Eğitim verdiğiniz öğrenciler genel olarak
Bakırköy’deki öğrenciler mi?
Öğrencilerimiz genelde Bakırköy
çevresinden merkezimize gelmektedir.
Ancak ulaşımını sağlayabilen farklı
bölgelerden öğrencilerimiz de
merkezimizde eğitim almaktadır.
Eğitim desteği verdiğiniz öğrencinin, okul
öğretmenleri ile iletişim kuruyor
musunuz. Yani eğitim desteği verdiğiniz
bir öğrencinin, takibini nasıl
yapıyorsunuz?
Her öğrenci için birebir okul ile iletişime geçmiyoruz. Ancak ihtiyaç duyulan durumlarda
öğretmenleri ile fikir alışverişinde bulunuyoruz.
Haftalık ve aylık seviye değerlendirme sınavları ,
öğrencinin okulda aldığı notlar ve bizlerin gözlem
notları ile gelişimlerini takip ediyoruz.
Aynı zamanda danışmanlık hizmeti veriyorsunuz,
bunun hakkında da bilgi verir misiniz?
Danışmanlık hizmetimiz her yaş grubunu
kapsamaktadır. Öğrencilerin geleceklerine dair
mesleki yönlendirmeler, 25 yaş üstü kişilere de
mesleklerinde daha başarılı olmaları için kişisel
gelişim alanlarını saptayıp, eksiklerini
tamamlamakta yardımcı oluyoruz.
Ataköy Eğitim ve Danışmanlık’ı, diğer özel ders
veren kişi ve kurumlardan ayıran özelliği nedir?
Ataköy Eğitim ve Danışmanlık olarak bizim
farkımız enerjimiz, işimize olan sevgi ve saygımız.
Ayrıca her öğrencinin anlama kapasitesine göre
bir planlama çiziyoruz.
Bir öğrenci örneğin tek bir dersten ya da bir hafta
bir ay gibi kısa sürelerde eğitim alabiliyor mu?
Özel derslerde bir kısıtlamamız olmaması ile birlikte grup derslerinde uyumun bozulmaması ve
öğrencinin gelişim sürecinin tamamlanabilmesi için
dönemsel kayıt alıyoruz.
Kayıt dönemleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
Belli bir kayıt dönemimiz yok. Her dönem kayıt
alıyoruz. Ama erken kayıt dönemlerimiz var. Erken
kayıt dönemlerinde kayıt olanlara çok ciddi ölçüde
indirimler yapıyoruz. Erken kayıt dönemlerimizi
öğrencilerimiz ve aileleri www.atakoyegitim.com
adresinden öğrenebilirler.
Bakırköylü öğrencilere ve ailelerine neler söylemek
istersiniz?
Yeni açılan merkezimizde eğitim ve danışmanlık
hizmetlerimizi en kaliteli seviyede ve çok çok
uygun fiyatlarda Bakırköylüler’e sunuyoruz. Ayrıca
bizimle tanışmak için gelen öğrencilerimize 40
dakikalık bir eğitimimizi de bedava veriyoruz. Hem
öğrenci ve aileler bizi tanımış oluyor hem de biz
onları. Ben tüm Ataköylüler’i ve Bakırköylüler’i
merkezimize bizimle tanışmaya davet ediyorum.
Ataköy Eğitim ve Danışmanlık Merkezi
Ataköy 9. Kısım Olimpiyat Sitesi D-11 Blok
C Girişi D:23 adresinde hizmet veriyor.
Ataköy Eğitim ve Danışmanlık Merkezi’nin
sunduğu eğitim ve danışmanlık hizmetinden
faydalanmak isteyenler merkezin
(0212) 924 20 05 nolu telefonunu arayarak
gerekli bilgileri alabilir veya
www.atakoyegitim.com
adresini ziyaret edebilir.
Arzu BERATOĞLU
ÇANAKKALE 1915 GEZİCİ MÜZE TIRI,
BAKIRKÖYLÜLER’LE BULUŞTU
Çanakkale ruhunu vatandaşlara anlatmak
ve o ruhu yaşamak için il il gezen Çanakkale
1915 Gezici Müze Tır'ı Bakırköy’e geldi.
Bakırköy Cumhuriyet (Özgürlük)
Meydanı’nda vatandaşların sergisine açılan
gezici müzede, Çanakkale Savaşı'nda Türk,
İngiliz, Fransız, Avustralya ve Yeni Zelanda
askerlerinin kullandığı tüfek, tabanca,
mermi, teçhizat ve kişisel giysi başta olmak
üzere savaşı anlatan malzeme ve fotoğraf
sergilendi.
Müze sorumlusu Selim Kaya, gazetemize
yaptığı açıklamada, 18 Mart 2010'da yola
çıktıklarını ve tüm Türkiye'yi dolaştıklarını
söyledi. Halkın ilgisinin kendilerini mutlu
ettiğini vurgulayan Kaya, "Müzemizde
savaşta kullanılmış 4 bin parça obje
bulunmakta. Çanakkale Savaşı'nda
yaşananları vatandaşlara göstermek
amacıyla yola çıktık. Herkes Çanakkale'ye
gitme fırsatı bulamıyor. Biz de illeri gezip
Çanakkale'yi anlatmaya çalışıyoruz. İlgi çok
büyük, herkes Çanakkale'ye hasret" dedi.
Müzeyi gezen bazı vatandaşlar ise
Çanakkale destanını duyduklarını ancak
kenti ziyaret edemediklerini ifade ederek,
"Atalarımızın ne zorluklar çektiğini burada
gördük. Çok mutluyuz" diye konuştu.
29
M
U
T
L
U
G
Ü
N
L
E
R
İlknur Tuba KIZILIRMAK & Volkan ÇAKIR
EVLENDİLER
Yeşilyurt Spor Kulübü Genel Sekreteri
Halim Kızılırmak’ın kızı
İlknur Tuba Kızılırmak, Volkan Çakır ile
hayatını birleştirdi.
Genç çiftin nikah töreni
Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde
gerçekleştirildi.
Nikah törenine Kızılırmak ve Çakır
ailelerinin akraba ve dostları ile
İlknur Tuba ve Volkan’ın
yakın arkadaşları katıldı.
Fotoğraftakiler (Soldan sağa): İlhami Çakır, Halim Kızılırmak,
İlknur Tuba Kızılırmak, Volkan Çakır, Asuman Çakır, Serpil Alayalı
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, ulu
önder Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi
Zübeyde Hanım ölümünün 91. yılında
Bakırköy’de yapılan törenle anıldı.
Bakırköy Belediyesi ve Türk Anneler
Derneği Bakırköy Şubesi tarafından
Bakırköy Belediyesi Atilla İlhan
Parkı’nda bulunan Zübeyde Anne Büstü’ne
çelenklerin konulmasıyla başlayan anma töreni
saygı duruşu, İstiklal Marşı ve konuşmalarla
devam etti.
14 Ocak 1923’de İzmir’de vefat eden Zübeyde
Hanım’ın anma törenine Bakırköy Belediye
Başkanı Ateş Ünal Erzen, Türk Anneler Derneği
Başkanı Çiğdem Göymen, sivil toplum örgütleri
üyeleri, Bakırköy Belediyesi Zübeyde Anne
Çocuk Evi’nde eğitim gören 3-6 yaş arası
çocuklar ve vatandaşlar katıldı.
Anma Töreni’nde konuşan Bakırköy Belediye
Başkanı Ateş Ünal Erzen, Zübeyde Anne’nin ulu
önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi
olduğu için hepimizin annesi olduğunu
belirterek, “Mustafa Kemal Atatürk sadece
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu değil aynı
zamanda yaşadığı çağın en önemli lideridir.
Zübeyde Anne hepimizin annesi, anneannesi,
babaannesi, ninesidir. İyi ki Zübeyde
Anne’miz doğmuş da Mustafa Kemal
Atatürk de doğmuş oldu. Barışı seven,
hoşgörü sahibi, çağdaşlaşma
konusunda sürekli adım atan, Türk
kadınına büyük değer veren Mustafa
Kemal Atatürk’ü yetiştirdiği için
kendisine şükran borçluyuz. Bir Fransız
Atasözünde söylediği gibi: İnsanlar fiziksel
olarak öldüğü zaman hemen ölmezler, o insan
ancak kendisi hatırlanmadığı zaman ölür der.
Türkiye Cumhuriyeti var olduğu müddetçe ne
Mustafa Kemal Atatürk ölecek ne de Zübeyde
Anne ölecek. Biz ve bizlerden sonra gelenler hep
onları kalbimizde yaşatacağız. Ve Onlar bize ışık
tutmaya devam edecek. Zübeyde Annemizin ve
ulu önderimiz Atamızın toprakları bol olsun,
huzur içinde yatsınlar.” dedi.
Başkan Erzen’in konuşmasının ardından
Zübeyde Anne Büstü’ne Bakırköy Belediyesi,
Türk Anneler Derneği Bakırköy Şubesi, CHP
Bakırköy İlçe Başkanlığı ve Bakırköy Kent
Konseyi Kadın Meclisi’nin çelenkleri konuldu.
Çelenk sunma töreninin ardından ise törene
katılanlar Zübeyde Anne Büstü’nün önünde
fotoğraf çektirdiler.
Bir Anne Dünyayı Değiştirebilir!
ZÜBEYDE ANNE BAKIRKÖY’DE ANILDI
31
Bakırköy Kartaltepe İlkokulu’ndan
A n a d o l u ’ d a k i Ö ğ r e n c i l e r e BÜYÜK DESTEK
Kartaltepe İlkokulu, kendisine kardeş okul olarak belirlediği
Erzurum Tortum İncedere Köyü İlkokulu, Muş Malazgirt Beşdam
İlkokulu, Tokat Erbaa Aydın Sofu İlkokulu ve Şanlıurfa Siverek
Karacadağ İlkokulu’ndaki öğrencilere giyim eşyasından, kırtasiye
malzemesine, ders kitaplarından oyuncaklara kadar bir çok
malzeme ve eşya yardımında bulunuyor.
Proje kapsamında Erzurum Tortum İncedere Köyü İlkokulu, Muş
Malazgirt Beşdam Köyü İlkokulu ve Tokat Erbaa Aydın Sofu
İlkokulu’na binlerce malzeme ve eşya gönderildi. Şanlıurfa
Siverek Karacadağ İlkokulu’na ise yardımlar mart ayında
gönderilecek.
Anadolu’daki öğrencilere destek projesinin çok önemli bir proje
olduğunu ifade eden ve okul öğrencileri ile velilerine bu projeye
sağladıkları katkılardan dolayı teşekkür eden Kartaltepe İlkokulu
Müdürü Tuncer Avcı, “Okulumuzun yeni projesi kardeş okul
projesidir. Bu proje kapsamında Türkiye çapında 4 kardeş okul
belirledik. Bunlar, Erzurum Tortum İncedere İlkokulu, Muş
Malazgirt Beşdam Köyü İlkokulu, Tokat Erbaa Aydın Sofu İlkokulu
ve Şanlıurfa Siverek Karacadağ İlkokulu. Bu okullarla önce telefon
görüşmesi yaptık. Öğrenci mevcutlarını, beden numaralarını,
ayakkabı numaralarını aldık. Her iki sınıfımıza bir ilkokulu kardeş
yaptık. Bu okulların öğrencileri için giyecek, temizlik malzemesi,
kırtasiye malzemesi kitap ve oyuncak toplandı. Her bir öğrenci
İstek Vakfı Bilge Kağan
Koleji Öğrencileri Duke Of
Edinburg (Gençlik Ödülü
Projesi) kapsamında Ataköy
3-4-11. Kısım Mahalle
Muhtarlığı’nda Bahçe ve
Bitkilendirme çalışması
yaparak sertifika aldılar.
Ataköy 3-4-11 Mahalle Muhtarlığı bahçesinde 13 hafta boyunca
yapılan Bahçe ve Bitkilendirme çalışma sonunda projeye katılan
öğrencilere sertifikaları muhtarlık bahçesinde yapılan törenle
verildi.
Sertifika törenine CHP İstanbul İl Genel Meclis Üyesi Meryem
Karaçay, Bakırköy Halk Eğitim Müdürü Yener Yıldırım, Ataköy 34-11 Kısım Mahalle Muhtarı Fehamet Berk, İstek Vakfı Bilge
Kağan Koleji Tarih Öğretmeni ve
Proje Danışmanı Neşe Güler ile
projeye destek sunan Trakya
Üniversitesi Emekli Dç. Dr.
Nesime Başak, Zekavet Taş,
Yıldız Şimşek ve öğrenciler
katıldı.
Sertifika töreni öncesinde proje
hakkında bilgi veren Proje
Danışmanı Neşe Güler; Duke
Of Edinburg projesi
kapsamında yapılan çalışmayla
birlikte lise hazırlık sınıfı
öğrencilerinin doğayla iç içe,
toprakla barışık, çevreye daha
duyarlı bir şekilde bilinçlendiklerini ifade ederek, “Duke Of
Edinburg projesi 3 aşamalı bir
proje. Öğrencilerimiz proje
kapsamında kendi ilgi ve
yeteneklerine göre alanlarını
belirliyorlar. Biz bu yıl toplum-
için adına paketleme yapılarak iç çamaşırından eldivenine kadar
tüm giyim ihtiyacı sıfır olmak üzere gönderildi. Kullanılmış hiçbir
malzeme ve eşya gönderilmedi.” dedi.
“DİĞER OKULLARA ÖRNEK BİR PROJE”
Kartaltepe İlkokulu’nun başlattığı kardeş okullara destek
projesinin İstanbul başta olmak üzere diğer Büyükşehirlerdeki
okullara örnek olması amacıyla projeyi başlattıklarını da ifade
eden Avcı, “Anadolu’da binbir zorlukla okula giden öğrencilerimiz,
çocuklarımız var. Televizyonlarda, haberlerde karların içinde
terlikle okula giden öğrencilerimizi görürüz. Bu çocukların da
okumaya, çağdaş birer insan olmaya hakkı var. Ve bu
çocuklarımıza bizim gibi Büyükşehirlerde bulunan ve maddi
durumu iyi olan okulların da yardımda destekte bulunması
gerekir. Bu amaçla bu projeyi başlattık. Okul öğrencilerimiz ve
velileri de bu projeye destek verdi, sahip çıktı. Hepsi maddi ve
manevi desteğini bize sundu. Tüm öğrencilerime ve ailelerine
şükranlarımı sunuyorum, Anadolu’daki öğrencilerimiz adına
teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
“ÖĞRENCİLER ARASINDA SEVGİ, KARDEŞLİK
BAĞLARI KURULDU”
Kardeş okul projesinin sadece eşya ve malzeme desteği
sağlamakla kalmadığını aynı zamanda Kartaltepe İlkokulu
öğrencileri ile kardeş okullardaki öğrencilerin birbirlerine mektup
yazdıklarını ve bu sayede çocukların aralarında bir de sevgi,
dostluk, kardeşlik bağları kurulduğunu da dile getiren Avcı,
“Bundan daha güzel bir şey olabilir mi? Eğitim sadece akademik
eğitim değildir. Eğitimin asıl amaçlarından birisi de çocuklarımızın
sevgi bağlarını, kardeşlik bağlarını geliştirerek sosyal yönlerini
güçlü kılmaktır. Bu proje ile bunu da sağlıyoruz.” dedi.
Okul Müdürü Tuncer Avcı, kardeş okul projesi kapsamında Tokat
Erbaa Aydın Sofu İlkokulu, Erzurum Tortum İncedere Köyü
İlkokulu ve Muş Malazgirt Beşdam Köyü İlkokulu’na da geçtiğimiz
aylarda eşya ve malzemelerin gönderildiğini, Şanlıurfa Siverek
Karacadağ İlkokulu’na da mart ayında eşya ve malzemelerin
gönderileceğini de belirtti.
“ANADOLUDAKİ ÖĞRENCİLERE DESTEĞİMİZ
DEVAM EDECEK”
Avcı ayrıca, ileriki bir tarihte Kartaltepe İlkokulu’nda bir kermes
yapacaklarını ve bu kermeste belirledikleri 4 kardeş okuldaki
öğrencilerin yaptığı malzemelerin satışa sunulacağını ve bu
satıştan elde edilen gelirin de bu 4 okula gönderileceğini de
söyledi.
(Yavuz ARPACIK)
değinerek,
“Öğrencilerimizin aldığı bu
sertifika yurt dışındaki
üniversitelere başvuru
yapıldığında üniversiteye
alınmanın ön şartlarından
birini geçmelerinde kolaylık
sağlıyor. Çünkü yurt dışındaki üniversiteler öğrenci alımlarında
akademik başarının yanı sıra gençlerin sosyal yönlerine de önem
veriyorlar.” diye konuştu.
Ataköy 3-4-11 Kısım Mahalle Muhtarı Fehamet Berk, proje
kapsamında öğrencilerle birlikte muhtarlık bahçesinde yapılan
çalışmalar hakkında ise, “Gençlerimiz burada kompos çukuru
açmayı öğrendiler ve kompos çukuru açtılar. Bahçeden
topladıkları yaprakları ve organik çöpleri çukura koydular ve
üzerini kapadılar. Cevat
Dursunoğlu Caddesi’nde
ağaçlandırma çalışması
yaptılar. Zincir ağacı, zakkum
diktiler. Çiçek tohumları
ektiler. Bahçe temizliği ve
bahçe düzenlemesi yaptılar.”
diye konuştu.
Konuşmaların ardından
sertifika törenine geçildi.
Öğrencilere sertifikaları
Ataköy 3-4-11 Kısım Mahalle
Muhtarı Fehamet Berk
tarafından verildi. Sertifika
töreninin ardından proje ile
ilgili görüşlerini aktaran
öğrenciler, projenin kendilerine
çok şey kattığını belirterek,
bilinçlendiklerini ve doğayla iç
içe olduklarını söyledi.
Duke Of Edinburg Projesi’ne katılan öğrenciler
SERTİFİKALARINI ALDILAR
sal hizmet bölümü olarak Bahçe ve Bitkilendirme bölümünü
seçtik. Bu konuda bilgilenmek isteyen öğrencilerimizle burada 13
hafta süren bir çalışma yaptık. Çalışmalar sonucunda da
öğrencilerimize bir sertifika veriyoruz.” dedi.
“SERTİFİKA İLE YURT DIŞI EĞİTİMİNDE
KOLAYLIK SAĞLANIYOR”
Güler, ayrıca Duke Of Edinburg’dan alınan sertifikanın da önemine
(Yavuz Arpacık)
BAKIRKÖY’ÜN SİMGESİ
RUH VE SİNİR HASTALIKLARI HASTANESİ
TARİHE KARIŞIYOR
(Yazısı 11. sayfada)
Bakırköy Kartaltepe İlkokulu’ndan
Anadolu’daki Öğrencilere B Ü Y ÜK D E ST E K
Devamı 31’de
Kartaltepe İlkokulu, kendisine kardeş
okul olarak belirlediği Erzurum Tortum
İncedere Köyü İlkokulu, Muş Malazgirt
Beşdam İlkokulu, Tokat Erbaa Aydın Sofu
İlkokulu ve Şanlıurfa Siverek Karacadağ
İlkokulu’ndaki öğrencilere giyim
eşyasından, kırtasiye malzemesine, ders
kitaplarından oyuncaklara kadar bir çok
malzeme ve eşya yardımında bulunuyor.
Download

mehmet emin ertekin