SEÇİM YARIŞINI HANGİ PARTİ KAZANACAK (!)
Bülent KERİMOĞLU
Bakýrköy’de
Sürekli,
Etkili,
Ýlkeli.
22
a
Ya þ ý n d
SAYI: 235
Mehmet Emin ERTEKİN
1
Numara
ATAKÖY
MART 2014
Mustafa TURAN
Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne
M U R AT Ç E T İ N E R ATA N D I
FİYAT: 2
http://www.atakoygazete.com.tr
(Yazısı 18. sayfada)
Bizans Dönemi’nden kalma saray kalıntıları üzerine inşaat tüm hızıyla devam ediyor
TARİHİ ESERLER İNŞAATIN ALTINDA KALDI
Doğa Şehircilik’in, İstanbul
Bakırköy'de 2004 yılında 44 milyon
dolara satın aldığı Sümerbank
arazisi üzerinde Doğa Bakırköy
Kompleksi projesinin çalışmaları
tüm hızıyla devam ediyor.
İnşaat sahasında Bizans’tan kalma
saray kalıntıları bulunmasına
rağmen inşaat çalışmalarına dur
diyen yok. Bakırköy Mimarlar
Odası adına Mimar Ali
Hacıalioğlu “Buradaki yüzey
çalışmalarında eski eser yapıların
olduğunu tespit ettik. Zaten hava
fotoğrafından da bu yapılar belli
oluyor. Burası ile ilgili Müzeler
Genel Müdürlüğü’nün de bir
çalışması olmuştu. Buradaki bu
kadar büyük ve yoğunluklu
yapıları yapmak oradaki tarihi
yapıları bütünüyle yok saymak
anlamına geliyor. Eski eserlerin
üstlerine bu yapılar yapılıyor. 62
dönümlük 200 küsür bin
metrekarelik bir inşaat alanında
eski eserlerin üzerine yapıldığı da
zaten inşaat alanının
büyüklüğünden belli oluyor.” dedi.
(Yazısı 19. sayfada)
HUKUK AYAKLAR ALTINDA!
Ataköy Sahili’nde başlamamış inşaatlar durduruldu.
BU ÜLKEDE HER ŞEY YAPANIN YANINA KÂR KALIYOR
KİM KİMİ KANDIRIYOR?
12.02.2014 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nde Ali DAĞLAR imzası ile yayınlandı.
ATAKÖY SAHİLİ’NİN HAYALET AĞAÇLARI
İki orman mühendisi tarafından tek
tek tespit edilip rölevesi çıkarılan,
bugün büyük bölümü kesilmiş 1057
ağaç arasında 100 yaşını aşmış,
anıtsal nitelikte, sakız, ladin,
dişbudak, meşe, çam, ıhlamur, sedir,
kestane ve çınar türü ağaçlar var.
İçinde tarihi Baruthane binası ve
tescilli ağaçların bulunduğu 160
parselde yükselen inşaat geçen hafta
Koruma Bölge Kurulu tarafından
durdurulmuş, Bakırköy Belediyesi
(Yazısı 11. sayfada) tarafından da mühürlenmişti.
Bakırköy Belediyesi, Ataköy Sahili’nde inşaatları durdurduğunu
açıklamıştı. Ancak Belediye’nin, tescilli binaların bulunduğu alanda
henüz inşai faaliyetlerin başlamadığı bir proje ruhsatını durdurduğu
anlaşıldı. Bakırköy Mimarlar Odası’ndan Mimar Ali Hacıalioğlu’nun
açıklamaları Bakırköy Belediyesi’nin duyarsızlığını ortaya koyuyor...
(Yazısı 18. sayfada)
3
GAZETEMİZİ ZİYARET ETTİLER
AYIN
YAZISI
FİNALE DOĞRU...
Tüm Türkiye 25 gün sonra yapılacak Yerel
Seçimler’e kilitlenmiş durumda. Liderler ve
adaylar hemen her gün seçim için meydanlarda. Her yer toz duman. Bir taraftan seçim
çalışmaları sürerken diğer taraftan hükümet
akıl almaz düzenlemeleri, her türlü taktiği
uygulayarak yaşamımıza sokuyor.
Özcan Atamer
Bu konuda söyleyecek ve yazılacak o kadar çok
şey var ki ben de bir cümleyle değinmek istiyorum.
Hangi demokrasi ile idare edildiği söylenen ülkelerde bu tür olaylara
rastlanır? Bu tür olayların yaşandığı ülkelerde demokrasiden söz edilebilir mi?
İşte bu soruyu kendinize sorun, 30 Mart’ta mutlaka sandığa gidin ve oyunuzu
kullanın.
CHP, Cumhuriyet Halk Partisi Bakırköy Belediye Başkan Adayı Op. Dr.
Bülent KERİMOĞLU ve DP , Demokrat Parti Bakırköy Belediye Başkan
Adayı Filiz Ercan gazetemizi ziyaret etti. Her iki Başkan Adayı; Gazetemizin
Genel Yayın Yönetmeni ile Bakırköy üzerine sohbet ettiler.
ATAKÖY 5. KISIM’A YENİ MUHTAR ADAYI
Ataköy 5. Kısım Mahalle Muhtarı Adayı Metin Sağlam, gazetemizi ziyaret
etti.
11 yıldır Ataköy 5. Kısım’da oturduğunu belirten Sağlam, taşın altına elini
atarak mahalle sakinleriyle birlikte mahallenin yararına bir şeyler
yapmak için muhtarlığa aday olduğunu söyledi.
Sağlam, “Mahallemiz için taşın
altına elimizi koyarak hep
beraber bir şeyler yapalım
istiyoruz. Mahallemizle ilgili
web sitesi hazırlatıyoruz.
Mahallemizde web
sayfamızdan bize herkes
ulaşabilecek ve anında
yazılanlara geri dönülecek.
Mahallemizde yapılan faaliyetlerin video ve resimleri
devamlı aktif halde olacak. Bir
facebook sayfası hazırlattık.
Buradan da mahalle sakinlerimiz birbirlerini ikaz edecek ya
da haberdar edecek şekilde
aktif hale getirmeye
çalışıyoruz. Diğer gerekli
çalışmalarımızı da
mahallemizle birlikte iç içe
yapacağız. Güler yüzlü ve el
ele hep beraber şekilde
mahallemizi yöneteceğiz.”
dedi.
Metin SAĞLAM
Metin Sağlam Kimdir?
1968 İstanbul doğumlu olan Metin Sağlam evli ve 3 çocuk babasıdır. Hem
iş hem de eğitim için 17 sene yurt dışında bulunan Sağlam, yurt dışında
seyahat acentası açtı ve bu konuda eğitim gördükten sonra Türkiye’ye
döndü. Sağlam, şu anda bir inşaat şirketinde yönetici olarak görev
yapmaktadır. Sağlam 11 yıldır Ataköy 5. Kısım’da ikamet ediyor.
Gelelim Bakırköy’e. Türkiye’nin hemen her yerinde birkaç istisna dışında CHP
Genel Merkezi aday belirleme sürecini başarıyla yürütemedi. Bundan Bakırköy
de nasibini aldı.
Bakırköy’de 14 Belediye Başkanı Aday Adayı’ndan birisi olan Dr. Bülent
Kerimoğlu Bakırköy Belediye Başkan Adayı olarak açıklandı. Nasıl
açıklandığını medyadan uzun uzun takip etmişsinizdir.
Belediye Meclis Üyeleri ise, kıran kırana mücadele sonunda, Genel Merkez’de
adeta güç gösterisine dönüştü. Masaya yumruğunu en iyi vuran önerdiği
adayları listeye soktu.
CHP, AKP ve MHP Meclis Aday listelerini gazetemizde yayınlıyoruz. İnceleyin
CHP’de seçilebilir sıralara konan Bakırköy’le hiç ilgisi olmayan 9 kişiye
rastlayacaksınız .
Bu arada yıllardır savunduğumuz Bakırköy Meclisi’nde Doktor, Avukat, Mimar,
İnşaat Mühendisi, Çevre Mühendisi, Veteriner, Gıda Mühendisi olmalıdır
tezimiz bu sefer de boşa çıkartıldı.
Meclis üye listesi seçim kuruluna teslim edildikten sonra gazetemizin web
sitesinde yayınlamamızın ardından çok sayıda mail ve telefon aldık. Özellikle
iki üyeye çok ciddi tepki var. Birisi listenin 3 sırasına konan Avukat Taner
Kozanoğlu. Bizi arayanların hemen tamamı “Bakırköy’de CHP’ye kayıtlı çok
sayıda avukat üye var. Onların dışında Bakırköy’de çok değerli onlarca avukat
dururken yaptığımız araştırmaya göre Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’ın
avukatı olan ve Mustafa Sarıgül’e yakınlığı ile bilinen bu kişiyi hangi
düşüncelerle meclis üyesi yaptınız?” deniyor. İkinci yoğun itiraz ise meclis
listesinin 13. sırasında Baki Gövtepe ismine. Bu kişinin meslek hanesinde
Müzisyen yazıyor. “Merak ettik acaba meclis toplantıları bundan böyle mini
konserle mi açılacak?” deniyor. Sonra internete girdik Baki Gövtepe’nin
Unkapanı İMÇ Çarşısı’nda Arda İnşaat Taahhüt ve Müzik Yapım firmasının
sahibi bir sanatçı olduğunu öğrendik. Gövtepe, özellikle Etnik Müzik halk
ozanları, aşıklarını kucaklayan projelere imza atıyor.
Listede birkaç kişi daha var ki bunlarla ilgili bilgilendirmeyi şu anda
değiştirilmeleri mümkün olmadığı için seçim sonuna bırakıyorum.
Bu arada siz değerli okuyucularıma bir konuyu önemle hatırlatmakta yarar
görüyorum. Kişilik haklarını en iyi bilenlerden birisi olduğumu iddia ederek
söyleyebilirim. Kişiler ile ilgili yazdıklarımız yalnız siyasi etik açısındandır.
Hemen herkes siyasete odaklanmışken bazı kişiler de gemisini rahatlıkla ve
pervasızca bizi yönetenlerin gözleri önünde yürütüyor.
Geçen sayımızda Ataköy Sahilleri’ndeki inşaatların 1 Numaralı Kurul Kararı
gereği, yeni bir karar verilinceye kadar Bakırköy Belediyesi tarafından
durdurulduğunu duyurmuştuk. Yanılmışız.
Meğer Bakırköy Belediyesi devam eden inşaatları değil de, tescilli binaların
bulunduğu alanda henüz inşai faaliyetlerin başlamadığı bir proje ruhsatını
durdurmuş.
Bu konu ile ilgili geniş haberimizi mutlaka okuyun.
Bence yeni seçilecek Belediye Başkanı’nın en önemli konularından birisi bu
olmalıdır. Bu arada Bakırköy’de özellikle bu inşaatların denetim firmaları da
mercek altına alınmalı, yasaların tam olarak uygulanıp uygulanmadığı
denetlenmelidir.
Yerel Seçimler’de partinin önemi kadar adayın da çok önemli olduğunu
savunanlardanız. Çünkü biz ülkeyi yönetecek kişileri değil bizi yönetecek
kişileri seçiyoruz.
Seçimlerde bir oyun dahi çok şeyi değitireceği bilinci ile hareket etmenizi ve
mutlaka oyunuzu kullanmanızı istiyorum. Birilerine kızıp, küsüp oyunuzu
kullanmamazlık etmeyin.
Oyunuzu kullanmaya giderken de, Niccolò Machiavelli’nin şu sözlerini de
aklınızdan çıkarmayın:
“Eğer bir millet iktidarda bulunan kişilerin şerefsizliğini, alçaklığını,
hırsızlığını, yalnızca kendi siyasi görüşünden olduğu için görmezden
geliyorsa, o millet erdemini yitirmiştir. Erdemini yitiren millet bir gün
vatanını yitirir.”
Huzurlu bir seçim dönemi geçirmeniz dileklerimle...
e-mail: [email protected]
Volkswagen
hakkında
bilmek ve
görmek
istediğiniz
her şey
Tamaş’ta
a.
www.vw.com.tr
!"
!
!#$"%
&'((( 2"!))
)!
* )
!"+
Volkswagen Yetkili Satıcısı Tamaş
Osmaniye Mah. Aksu Osmaniye Yolu Sokak No: 27A Bakırköy - İSTANBUL Tel: (0212) 414 00 00 Faks: (0212) 660 36 06
TA M A Ş , B İ R D O Ğ U Ş O T O M O T İ V S E R V İ S V E T İ C A R E T A . Ş. Y E T K İ L İ S AT I C I S I D I R .
[email protected]
5
TOFD Hüsnü Ayık Bakım Merkezi’ne Yardım Gecesi Yapıldı.
UMUDUN DEVAM ETTİĞİ GECE
Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği
(TOFD), TOFD Hüsnü Ayık Bakım
Merkezi’nde kalan omurilik
felçlilerinin giderlerinin
karşılanması amacıyla bir
yardım gecesi düzenledi.
Yeşilköy Wow Hotel’de
düzenlenen yardım gecesine
iş, siyaset, spor ve sanat
dünyasından bir çok
tanınmış isim katılırken,
gecenin sunumunu Sanatçı
Çiğdem Tunç gerçekleştirdi.
Misafirlere verilen kokteyl
ile başlayan gecede daha
sonra ise yemeğe geçildi.
Gecenin açılış konuşmasını
yapan Türkiye Omurilik
Felçlileri Derneği (TOFD) Başkanı
Ramazan Baş, kurulduğu günden
bu yana kendilerine destek olan
herkese teşekkür
ederek başladığı
konuşmasında,
“Bir aile
olabilmek için,
yarınlara güvenle
ve umutla
bakabilmek için,
sağlıklı ve huzurlu
bir yaşam sürebilmek için,
engelleri birlikte
aşabilmek ve
yaşamı sizlerle
paylaşmak için,
TOFD Hüsnü
Ayık Bakım
Merkezi için,
yardımlarınız
için
derneğimiz
adına
sonsuz
teşekkür
ederim.”
dedi.
Geceye olan
katılımın
büyük
olmasından
dolayı da çok
mutlu
olduğunu da
kaydeden Baş, “Ne
kadar çok
sevildiğimizi
bu akşam
bir kez
daha
anladım.”
diyerek sözlerini
bitirdi.
TOFD Başkanı
Ramazan
Baş’ın
konuşmasının
ardından
TOFD Hüsnü
Ayık Bakım
Merkezi’nde
kalan omurilik
felçlilerinin
duygularını
anlattığı kısa film
gösterimi yapıldı.
Daha sonra ise Hüsnü
Ayık Bakım
Merkezi’ne
ve TOFD’ye
yardımda
bulunan kişi
ve kurumlara
plaketleri
verildi.
Plaket
töreninin
ardından ise
davetliler
Enbe
Orkestrası ve Betül Demir’in muhteşem
performası ile birlikte eğlendiler.
Gecenin sonunda ise TOFD
üyelerinden oluşan Rüya ve
Maskeler isimli dans gösterisi
yapıldı.
TOFD’nin yardım gecesine
İstanbul Milletvekili Hakan
Şükür, CHP Bakırköy
Belediye Başkan Adayı
Bülent Kerimoğlu, AK Parti
Bakırköy Belediye Başkan
Adayı Mehmet Emin Ertekin
ve AKP Bakırköy İlçe
Başkanı Mahmut Gürcan,
Gazeteci-Yazar Yüksel Aytuğ,
Gazeteci-Sunucu Ümit Aktan,
Oyuncular İrem Sak, Kadir
Doğulu, Aslıhan Gürbüz’ün
yanı sıra iş adamları ile
engelliler ve aileleri katıldı.
(Yavuz ARPACIK)
9
ET’e DOYACAKSINIZ!
Ataköy Galleria’da açılan Zeybe;
Z eybe “Et yemeden doymam”
diyenlere, eti et gibi yemek isteyenlere zarif ve sade bir
mekanda bu eşsiz mutfağı tatma fırsatı sunuyor.
İşletme Sahibi Ali Rıza Çelik’in ilk işletmesi olan, kızları
Zeynep ve Berra’nın isimlerinin kısaltmasından adını alan
Zeybe’de,
Trakya yöresinden gelen etler özel pişirme
Zeybe
teknikleriyle birleşerek, farklı bir sunum, katkı maddesiz ve
maksimum ustalık ile masanıza geliyor.
25 farklı et çeşidinin müşterilerine sunulduğu Zeybe,
Zeybe 5 farklı köfte
çeşidi, özel döneri, enfes mantarlı perde pilavı, 5 çeşit salatası, özel
Zeybe Special salatası, tatlı çeşitleri ve 12 çeşit serpme kahvaltısıyla
misafirlerine eşsiz bir lezzet deneyimi sunuyor.
Ataköy Galleria’da açılan Zeybe Restoran’ı
Restoran ziyaret ettik. Kapıda
güler yüzlü çalışanları ile bizi karşılayan işletme sahibi Ali Rıza
Çelik ile yeni açtıkları mekan hakkında konuştuk.
Zeybe Restoran’ın
ilk işletmesi olduğunu ve bu bölgede et
Restoran
konusunda en iddialı mekanlardan biri olacaklarını belirten
İşletme Sahibi Ali Rıza Çelik, 200 kişilik sade ve zarif
restoranlarında 26 kişilik güler yüzlü ve deneyimli ekibi ile
Bakırköy ve çevre halkına et ve kahvaltı üzerine bir mekan
açtıklarını söylüyor.
Restoranda ağırlıklı olarak et üzerine hizmet sunduklarını ve etlerin
hazırlanması, pişirilmesi sürecinde hiçbir katkı maddesi kullanmadıklarını
belirten Çelik, 25 farklı et çeşidi, 5 farklı köfte, 5 farklı salata, özel Zeybe
special salata, leziz mantarlı perde pilavı ve tatlı çeşitleriyle müşterilerine
enfes lezzetler tattırdıklarını dile getiriyor. Çelik, aynı zamanda CumartesiPazar günleri 09:00-13:00 saatleri arasında 12 çeşit serpme kahvaltı ile de
misafirlerine eşsiz bir kahvaltı sunduklarını da belirtiyor.
Restoranda
kullandıkları
eti Trakya
bölgesinden
getirdiklerini kaydeden
Çelik, bu
bölgenin
etinin çok
daha hafif,
hazmının
kolay ve
lezzetli
olduğunu
da
belirterek,
“Trakya
etinden
yapılmış 3-4
tane kuzu
pirzola
yediğiniz
zaman bile
midenizi
rahatsız
etmez. Salata ile de
asidi dengelersiniz ve
gayet güzel
bir karın
tokluğuyla
masadan
kalkarsınız.”
diyor.
Eti çok fazla
garnitürlerle
misafirlerine sunma taraftarı olmadıklarını söyleyen Çelik, “Etin üzerine herhangi bir sos koymuyoruz. Çünkü eti değiştirme taraftarı değiliz. Eti et gibi
yemek istiyoruz. Onun yanında hardallarımız, ketçap, mayonez çeşitlerimiz
var ama sunumda misafirlerimiz isterse onlar getiriliyor. Yoksa biz eti et gibi
yiyip, etin lezzetini alabileceğiniz bir sunum yapıyoruz.
Üzerine bir sos koyalım, eti bir sosla pişirelim düşüncemiz
yok. Eti et gibi pişiriyoruz, misafirlerimize et gibi getiriyoruz. Misafirlerimiz masada lezzetini değiştirebilir.” diyor
ve ekliyor; “Biz masalarımızda normal tuz kullanmıyoruz.
Normal tuz etin tadını alabiliyor ve kurutabiliyor. Bu
nedenle tamamen deniz tuzu kullanıyoruz.”
Et konusunda çok iddialı olduklarını ifade eden Çelik,
amaçlarının doğru eti, en taze ve en güzel şekilde misafirlerine
sunabilmek olduğunu ve bunun yanında bazı özel sunumlarının da
olduğunu belirterek, “Mesela biraz değişiklikler yaptık. Sucuk
yaptırtıyoruz kendimize. Etini biz veriyoruz. Bizim için özel
hazırlanıyor. İçine fıstık ve kaşar peyniri sıkılıyor. Ondan sonra bize
geliyor. Onları servis ediyoruz. Dönerimizi vurgulamak istiyorum.
Dönerimiz bu bölgede zor bulabileceğiniz ve yiyebileceğiniz bir
döner. Dönerde tamamen dana kullanıyoruz. Zeybe Specialimiz
var. Tereyağında lokum yapıyoruz. Tamamen misafirlerimizin
önünüzde pişiyor. Özel bir Trabzon Tereyağımız var. Trabzon
Tereyağı servis yapılıyor. Tamamen çiğ geliyor ve ekmeklerle
servis yapılıyor. Çok değişik bir lezzeti var. Aynı zamanda kafes
sunumumuz var. Bu sunumda, karın boşluğunun sağ veya sol tarafını
tamamen özel bütün olarak pişiriyoruz, o da masada doğranıyor ve özel
kekiklerle, tuzlarla misafirlerimize servis yapılıyor.” diyor.
Dışarıya hazır veya çiğ olarak servis yapmadıklarını da belirten Çelik,
müşterilerini restoranlarında ağırlamak, onlarla tanışmak ve kendilerini
tanıtmak istediklerini söylüyor.
Sade ve zarif bir mekan olarak tasarladıkları Zeybe Restoran’da
bahçe
Restoran
bölümünde 60 masa ve kapalı mekanda 40 masa olmak üzere 100 masa
bulunduğunu ve
200 kişiyi
ağırlayabildiklerini
dile getiren
Ali Rıza
Çelik,
restorana
gelen bir
müşterinin
45 TL ile
100 TL
arasında bir
fiyat ile etin
tadına
vararak,
karın
tokluğuyla
mekandan
ayrılabileceğini de
belirtiyor.
Zeybe
Restoran
Sahibi Ali
Rıza Çelik
sohbetimizin
sonunda et
konusunda
çok iddialı
olduklarını
yineleyerek,
Bakırköy ve
çevre
halkını yeni
açtıkları restoranlarına beklediklerini ve et yemeden doymam diyenlerin, eti
et gibi yemek isteyenlerin aradıklarını Zeybe Restoran’da fazlasıyla
bulabileceğini söylüyor.
Biz tattık beğendik, siz de tatmadan karar vermeyin...
Arzu BERATOĞLU
11
HUKUK AYAKLAR ALTINDA BU ÜLKEDE HER ŞEY YAPANIN YANINA KÂR KALIYOR
ATAKÖY SAHİLİ’NİN HAYALET AĞAÇLARI
Aşağıdaki yazı 12.02.2014 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nde Ali DAĞLAR imzası ile yayınlandı.
Ataköy Sahili’nde yükselecek yaklaşık 76 metre
yüksekliğindeki 20-25 kulenin yapımı için kesilen
ağaçların TOKİ tarafından bilirkişiye tespit
ettirildiği ortaya çıktı.
564 ada 151 parsel olarak geçen,
bölgedeki tek doğal kıyıya inşaatın önü
açılırken, sahildeki ağaçların röleve
çalışması Efem Ormancılık’a
verilmiş.
İki orman mühendisi tarafından
tek tek tespit edilip rölevesi
çıkarılan, bugün büyük bölümü
kesilmiş 1057 ağaç arasında 100
yaşını aşmış, anıtsal nitelikte, sakız,
ladin, dişbudak, meşe, çam,
ıhlamur, sedir, kestane ve çınar türü
ağaçlar var. İçinde tarihi Baruthane
binası ve tescilli ağaçların bulunduğu
160 parselde yükselen inşaat geçen
hafta Koruma Bölge Kurulu tarafından
durdurulmuş, Bakırköy Belediyesi tarafından
da
mühürlenmişti.
li’ korunmaya değer 317, 342, 356, 370, 387,
929, 1000 No’lu toplam 7 adet anıtsal ağaç
bulunmaktadır. Bakım işlemlerinin yapılabilmesi
ve gereken bireylerin parselden çıkarılması
için bilimsel ve teknik esaslara dayalı bir
bakım planı hazırlanması ve uzman
orman mühendislerince
uygulanmasında yarar var.”
100 YAŞINI AŞAN 97 AĞAÇ,
111 SAKIZ AĞACI
Raporda sahildeki ağaçlar çap,
tür, sayı, sağlık ve yaşlarına göre
sınıflara ayrıldı, krokilendirildi.
Kesim öncesi bölgede çapları 10 cm
üstü ile 2 metre arası, 10 yaş ile
100 yaşın üstünde (97 adet) 37 tür,
toplam 1057 ağaç bulunuyordu.
Tür ve sayılar ise şöyle sıralandı: 1 Göknar,
37 Akçaağaç, 20 Kestane, 77 Kokarağaç, 9
Gülbişim, 1 Huş, 10 Sedir, 46 Çitlembik, 4 Ergu-
O RAPOR VE
ANITSAL
AĞAÇLARIN
DURUMU
Ocak 2009 tarihli raporda
564 ada, 151
parselde
297.567,50
metrekarelik
alanda bulunan ağaçlara
ilişkin röleve
projesinin
hazırlanması işinin TOKİ tarafından Efem
Ormancılık Madencilik Ltd.’ye verildiği belirtiliyor.
Orman Yüksek Mühendisi Yüksel
Erdoğan ile orman mühendisi
Gökay Karagöz imzalı raporda
şöyle deniliyor:
“Söz konusu parsele gidilmiş ve
gerekli inceleme ve tespitler
yapılmıştır. Parseldeki ağaçların
yerleri bir plan üzerine işlenmiş,
ağaçların yerden 1,30 metre yükseklikteki gövde çapları, boyları,
tepe çapları, yaşları ölçülmüş, türleri, sağlık durumları saptanmıştır.
Çapı 10 cm’nin altında, 5 metreden
kısa ağaçlar dikkate alınmamıştır.
Arazideki incelemelere göre planda
1057 adet ağacın yerleri gösterildi,
türleri, boyları, tepe ve göğüs
çapları, yaşları ve sağlık durumları
verildi.”
”Alanda yapraklı ve iğne yapraklı ağaçlar ve
sınırlı sayıda meyve ağaçları var. Alan uzun
süredir bakım görmemiş olduğundan, parsellerde
bulunan
ağaçlardan 136
adedinin
gövdelerinde
çürüme ve
kovuklar mevcut. Bu
ağaçların yara
ve kovuk
tedavisi ile
bütün ağaçların
form ve sağlık
budaması
yapılmalıdır.”
”Alanda
‘Anıtsal Nitelik-
van, 1 Mandalina, 13 Kısmetağacı, 4 Leylandi, 74
Servi, 9 İğde, 19 İncir, 52 Dişbudak, 12 Ceviz, 2
Karayemiş, 9 Defne, 4 Kurtbağrı, 3 Manolya, 8
yerinde durduğu yeni bir tespitle ortaya çıkacak.
ATAKÖY SAHİLİ’NDE İHALE ZİNCİRİ
Ataköy Sahili, Eminönü’nden Avcılar’a uzanan
kıyı şeridindeki tek doğal kıyı. Toplam 412 bin
metrekarelik sahil, Emlakbank ile imzalanan 14
Aralık 2001 tarihli protokolle TOKİ’ye devredildi.
1997’de turizm bölgesi ilan edilen alan için otel,
AVM, istasyon, rezidans vb. fonksiyonlar
tanımlandı, bina yüksekliği 72 metre olarak belirlendi.
Mimarlar Odası, plan notlarıyla emsalin 4’e
kadar çıktığını savunuyor. TOKİ, sahili satmak için
bugüne dek 8 ihale düzenledi. Dünya Göz Hastanesi, Galleria ve Sheraton’ın bulunduğu alanı 4
Eylül 2008’de ihale etti, satamadı. 23 Eylül
2008’de 249 bin 980 metrekarelik Ataköy
Konakları ve 2. Kısım önündeki alanı 650 milyon
liraya SİNPAŞ’a sattı.
287 bin 716 metrekarelik 151 numaralı parseli
Koruma Bölge Kurulu kararıyla 6’ya bölündü. 158
parsel (11 bin
950
metrekare)
Bosphorus
Otelcilik’e 65
milyon 750 bin
liraya, 49
yıllığına satıldı,
otel inşaatı
başladı. Tarihi
Baruthane
binalarının
bulunduğu
alan (160
parsel) 49
yıllığına ihale
edildi, Mart
2013’te 2 kat emsalle 213 bin metrekare inşaat
ruhsatı verildi. İnşaat için Koruma Bölge Kurulu
durdurma kararı aldı. 13 blok için ruhsatı verilen,
76 metrelik 20-25 dev blok yükselecek sahilde.
BİLİRKİŞİ:
RANTA KARŞI, SAHİLE ÖZEL
YASA LAZIM
Dut, 8 Palmiye, 2 Ladin, 84 Çam, 111 Sakız, 74
Çınar, 115 Kavak, 10 Erik, 3 Armut, 2 Meşe, 179
Akasya, 37 Söğüt, 1 Mazı, 8 Ihlamur, 7 Karaağaç,
1 Ilgın. Bu ağaçlardan bugün kaç tanesinin
Mimarlar Odası’nın sahildeki
yapılaşmayı durdurmak için kıyı
kenar çizgisinin yanlış tespit
edildiği gerekçesiyle açtığı dava
sürüyor. Kıyı Kanunu’na göre kıyı
kenar çizgisi içinde yapı
yapılamaz ve 50-100 metre ötelenmesi lazım.
İstanbul 9. İdare Mahkemesi’nde
Ataköy 1. Kısım Koruma ve
Güzelleştirme Derneği’nin açtığı davada bilirkişi
heyetinin 12 sayfalık raporunda, “İstanbul’un en
değerli yerleri haline gelen bu sahil şeridi için
belki de buraya özgü, özel yasaların
çıkarılmasıyla
(rant) sorunun
üstesinden
gelinebileceği
kanaatini
taşıyoruz”
deniliyor.
Raporda kıyı
kenar
çizgisinin de
yanlış tespit
edildiği
vurgulanıyor.
FOTOĞRAF:
Murat ŞAKA
12
Çok değerli okurlarım; 6-7 aydan beri
devam eden yerel seçim çalışmaları en
nihayet sonuna geldi, ülkemize hayırlı olsun.
Daha önceki yazılarımda sizlerle
paylaştığım bir konuyu tekrar ediyor, diyorum ki: yerel yönetimler, o bölgede yaşayan
insanlarımızın güncel sorunlarını çözebilecek
en yakın kamu kuruluşlarıdır. Ancak “kamu”
deyince düzeltelim; halkın oyları ile seçilen
bir hizmet kuruluşudur.
YA Ş A M I N
İÇİNDEN
Tabi bu arada akla şu husus geliyor:
yukarıda saydığımız ve Bakırköy örgütü
içinde ter döken, meclisteki görevlerini,
kendi mesleki alanında başarılı olabileceklerini düşündüğüm Bakırköylü sayısının listelerde fazla bulunmadığı görülmektedir.
Halbuki; daha önce ilçe ve yöneticilerinin
hep birlikte kararlaştırdığımız başkan ve
meclis üyelerinin ilçemizden olacağı söylemi
yerine gelmemiştir. Biraz daha ileri giderek
ve tamamen yapıcı bir söylem olarak ortaya
koyalım ki; bu sonuç Bakırköylü örgütün
değerli mensuplarına ve belki de halkımıza bence- büyük bir haksızlık, güvensizlik
oluşturmuştur. Bu görüşü benim ile kimsenin
paylaşmasına da gerek görmeden kişisel
görüş olarak anlatmaya çalışıyorum.
Sevgili dostlar, işin özüne girmeden,
peşinen ve çok samimi duygular içinde, net
bir şeyi paylaşayım sizlerle…
Tabanda veya tavanda, yapılabilen ya da
yapılmış hiçbir yanlış karar, hiçbir olay; beni
40 yıl içinde gururla bulunduğum ve ülkemizin tek umut kapısı olan CHP’den ayıramaz,
küstüremez, koparamaz.
Kendimden, geçmişimden bahsetmeyi
hiçbir zaman ön plana çıkarmadığım için;
yazacağım görüş ve tespitler, objektif
olaylardır, özgür düşüncelerimdir, hiçbir
hedefi yoktur.
1960’lı yıllardan beri siyaseti gözlemleyen,
oy kullanan, o tarihten bu yana (CHP’nin
kapatıldığı süreç hariç) hiçbir siyasi partiye
oy vermeyen bir sosyal
demokrat kişiyim.
Şunu da hemen ilave edelim ki; seçilmesi
kesinleşen ve çoğunu tanımadığımız değerli
arkadaşların da bizi yanıltmasını, yabancı
oldukları Bakırköy’de güzel işler üreterek
başarılı olmalarını diliyoruz. Bunu hep birlikte yaşayacağız.
Fikret TORAMAN
Konuyu sadece Ali’nin Veli’nin meclise
giremediği için değil, ülkemizin şu anda
bulunduğu siyasal konuma son verebilecek
tek partinin, 90 yıllık çınarın olduğuna inanarak, onun zayıf düşmesine, ilçesiyle, ili ile,
genel merkezi ile güçlü,
uzlaşmalı, bağışıklığı
beraberliğin ve
bütünlüğün oluşması
adına söylüyorum. Yani
her bölümde, her hususta, karşımızdaki
anti-demokratik hususlara fırsat vermemek
açısından değerlendiriyorum.
HER FIRTINANIN SONU GÜNEŞLİ GÜNLERDİR
Bu geçen uzun süreçte
hiçbir mevkiye; hiçbir özel
işlerin, çıkarların peşinde
koşmayan ve de hiç aday olmayan bir partiliyim. Parti içinde mahalle delegeliğinde,
ilçe yöneticisi, il örgütünde yerel yönetimler
komisyon başkanlığında bulundum. Birçok
alanda da sosyal çalışmalarım vardır.
Şimdi 2014 Mart seçimlerinde, başkanı
olduğum bir sivil toplum örgütü
arkadaşlarımın desteği ve teşviki ile (ilk ve
son olarak) partimden görev talebinde
bulundum; olmadı. İlgililer böyle uygun
görmüşler; sağ olsunlar, var olsunlar,
canları sağ olsun…
Küsmek yok, gücenmek yok, partiden
ayrılmak hiç yok; bizim felsefemizde, genlerimizde, kitabımızda bunlar yoktur.
Ancak 2013 Eylül ayından beri başlayan
yerel seçim çalışmaları içinde; ilçe yönetiminin verdiği, çağırdığı, her türlü alan
çalışmaları, örgüt toplantıları, daha ileri
giderek Belediye Başkan Aday Adayları ile
yapılan toplantı ve çalışmaların hepsinde yer
alarak, gençlerimize, bayanlarımıza destek;
yaşım ile onlara örnek oldum.
Bu nedenlerle, siz ve tüm partili dostlarımız
ile çıktığımız; şeffaflık, özgürlük, demokrasi
tutkunluğu kavramları içinde, partimize hiç
zarar vermeden, sırf kişisel özeleştirimi de
yapmak zorundayım.
6-7 aylık çok yoğun ve aktiflik içinde, çok
canlı ve olumlu geçen çalışmalarda, her
zaman yaptığım gibi, öncelikle İlçe
Başkanı’nı ve arkadaşlarını kutluyorum.
Değerli, sevgili Bakırköylüler; Bakırköy’ün
siyaset arenasında özelliği bulunduğunu,
hem coğrafi konumu, tarihi seceresi, hem de
bu ilçede yaşayan insanların kariyer ve
kalitelerini, önsezilerini, duygularını, Atatürk
ve ilkelerine, laikliğe nasıl sahip çıktıklarını
gördük, söyledik, yazıyoruz. Yani bu ilçe bir
“SİYASET DERGAHIDIR”. Elit, kendini
geliştirmiş, dünya görüş ufuklarını çok iyi
değerlendirmiş, adam gibi adamların bölgesidir Bakırköy.
-
Seçim çalışmaları süresi içinde; ilçemizi
yönetmek için demokratça ortaya çıkmış 15
Belediye Başkan Aday Adayı ile 180 kişilik
Meclis Üyesi Aday Adayları’nın hepsi,
yukarıda bahsini ettiğim vasıftaki insanlardır
bence. Hepsini buradan saygı ile selamlıyor,
parti çalışmalarına devam edeceklerine
gönülden inanıyorum; listeye girenleri de
kutluyorum.
Bu değerli dostlar içinde; bir belediye
kadrosuna gerekli mesleklerden, esnafı,
doktoru, ilim adamı, mühendisi, mimarı,
şehir planlayıcısı, harita mühendisi, avukatı,
mali müşaviri, hepsi ama hepsi var idi,
gördük, tanıdık.
İlçemizde son yapılan eğilim
yoklamalarında, kişisel görüşüm olarak
eksik olduğunu, mahallelerdeki partililerin
tamamının sandık başına götürülmediğini
gözlemledik. Zaten çıkan sonuç da iştirakin
bu nedenle düşük olduğunu göstermektedir.
Sandıkların her mahallede kurulması, öne
çıkan kişilerin sıralanarak meclisin
oluşturulması daha pratik ve doğru olurdu.
Sonuçlara bakıldığında, meclis oluşumunda
mahalle çalışan birimlerinden çoğunun öne
çıkamadığı; mesela Florya, Yeşilköy,
Yeşilyurt ve Ataköy’den hiçbir partilinin bu
görevi alamadığı görülmektedir. Oysa eski
dönemde bile bu mahalle dengeleri daha
mantıklı oluşturulmuştu.
Kontenjan başvuruları
değerlendirilmelerinde, yukarıda öne
sürdüğümüz kıstas, ölçü ve meclisteki gerekli
meslekler açısından eksik olduğunu
düşünmek bile istemiyorum. Kontenjanlar
konusunda da bir noktaya değinmek istiyorum: liste sonuçlarında, sandıktan yeterli oy
alamayan birkaç kişinin kontenjan listesine
aktarılmasının da, diğer başvurulara
haksızlık olduğunu düşünüyorum. Açıkçası
hak edenlerin haklarını alamadıklarını
söylemek yanlış olmaz.
Çünkü biz 30 Mart’ta “yerel yöneticileri”
seçiyoruz. Yani bölgeyi yerinden, orayı bilen,
tanıyan, her gün sorunları birebir
yaşayanların seçmesini, seçilmesini arzuluyoruz. O halde, ilçemizin ve ilimizin birlikte
uzlaşmalı biçimde oluşturmaları gereken,
kişileri sağdan soldan tepeden tabandan
baskılar yerine, belki de Bakırköy’de
uzlaşmayı, birlikte çalışmayı tercih edebilseydik daha güçlü bir kadro
oluşturulabilirdi görüşündeyim.
Soru şu değerli okurlarım;
Bakırköyümüz’de öne çıkan 15 Belediye
Başkan ve 180 Meclis Üyesi Adayları
arasında, %90’ı bu görevi üstlenebilecek
değerde olduklarına göre, aralarına genç,
bayan, erkek, meslek ve kariyer sahibi
uzmanların da bulunduğu bu topluluğa
neden böylesine bir haksızlık yapıldı?
Çözemedim.
Bu noktada tek yetkili ilçe ve yöneticileri
olmalıydı. Sevgili Başkanımız şunu
haykırarak söylemeliydi: “Sayın parti büyüklerimiz, sayın genel merkez yetkililerimiz;
ben buradaki değerli, çeşitli meslekteki
örgüte emek vermiş arkadaşlarımıza görev
veremediğim takdirde; başarısızlık
karşısında Bakırköy halkına kendimizi nasıl
anlatacağız? Bırakın da yerel yöneticileri,
yereldeki yetkili parti örgütleri tespit etsin.”
Bunları söyleyebilseydi sevgili başkanımız
daha çok “yüceleşecekti”. Bu konuda ilçemizin sınıfta kaldığını üzülerek söylemek
zorundayım.
Ancak başta söylediğim gibi; hiçbir
yanlışlık ve haksızlık, CHP yolunu
tıkayamayacak, 30 Mart’ta hem ilçelerde,
hem de Büyükşehir’de zafer bizim olacaktır.
Şimdiden hayırlı uğurlu olsun, tüm
adaylarımıza başarılar diliyorum.
Saygılarımla…
13
Engellilerin sorunları bitmek bilmiyor
TOFD BAŞKANI RAMAZAN BAŞ İSYAN ETTİ
Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği Başkanı
Ramazan Baş, engellilerin erişimlerini sağlayacak
yapıların standartlara uygun yapılmamasından
dolayı isyan etti.
Engelli standartlarına uygun olmayan yapılara
belediyeler tarafından ruhsat verilmesi ve
engellilere yönelik yapılan kaldırımlara veya
engelli girişlerine araç park edilmeleri gibi bir çok
sorunla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Baş,
özellikle engellilerin ve yakınlarının bu tür durumlarda sorumlular hakkında suç duyurusunda
bulunmalarını ve haklarını aramalarını istedi.
2005 yılında çıkarılan 5378 sayılı Engelliler
Kanunu’nun engelliler ve bütün dezavantajlı gruplar için kamusal alanda erişebilirlilik zorunluluğu
getirdiğini fakat kanunun maddi açıdan bir
yaptırımı
olmadığı
için özellikle
belediyelerin bu
görevlerini
ihmal
ettiklerini
belirten
Ramazan
Baş, konu
ile ilgili
gazetemize önemli
açıklamalarda bulundu.
“RAPORLARIN ÇOĞU GERÇEKTEN UZAK”
Sayın Baş, engellilerin kullanımına uygun olmayan
yapılara ruhsat verilmemesi konusunda çok büyük
çabalarınız, girişimleriniz oldu. Bununla ilgili dernek
olarak çeşitli etkinlikler, eğitici, bilgilendirici
çalışmalarınız da oldu. Gelinen noktada bu konu ile
ilgili sorunlar giderildi mi? Ya da ne kadar giderildi?
2005 yılında çıkarılan kanunla engelliler ve
dezavantajlı grupların kamusal alanda
erişilebilirliklerini sağlamak için belediyelere 7 yıl
süre verildi. Bu süre 2012 yılında bitti. Fakat çoğu
belediye bu görevini yerine getirmediği için bu
süre 2 yıl daha uzatıldı. Şimdi uzatılan bu süre de
bitiyor. Fakat kanunun bir yaptırımı olmadığı için
belediyeler bu görevlerini ihmal ettiler. Ben
belediyelerin bir çoklarının raporlarını okudum. O
zamanlar rapor, İçişleri Bakanlığı’na gönderiliyordu. Bu raporların çoğu gerçekten uzak, kendi
ilçelerinde erişebilirlik konularında çalışma
yapılmadığı halde yapılıyormuş gibi gösterilen,
engelliler için sosyal yaşam alanlarında çok fazla
faaliyet varmış gibi gösterilen raporlardır. Ama
baktığımızda bunların çoğunun standartlara uygun
olmadığını gördük. Kanunda yaptırım, müeyyide
olmadığı için bu konuda o kadar rahat ki
belediyeler, gereken standartları uygulamıyorlar
ve gelişi güzel her türlü yapıya ruhsat veriyorlar.
Biz hep şunu söyledik, engelli standartlara uygun
olmayan yapılara ruhsat vermeyin. Bizim ilçemizde
de her türlü yapıya ruhsat veriliyor. Ve belediyeler
seçimler geldiği için kendi ilçelerinde çalışma
yapıyormuş gibi çalışmalar yaptılar.
“SORUMLULAR BEDELİNİ ÖDEMELİ”
Sayın Baş, engelli standartlarına uygun olmayan
yapılara çoğu belediyeler tarafından ruhsat
verildiğini, standartlara uygun yapıların
yapılmadığını söylediniz? Peki bu yapılar nasıl
yapılıyor, neye göre yapılıyor?
Doğru yapanlar da var. Onları tenzih etmek ve
haklarını vermek lazım. Bakın Bakırköy’de çok
önemli sivil toplum kuruluşları var. Bu konularda
üniversitelerde ders verecek kadar bilgili tecrübeli
mimarları, mühendisleri bünyelerinde bulunduran
sivil toplum kuruluşları var. Hiçbirine danışılmıyor.
Standartlar var. TSE standardı var. Dünyanın her
yerinde kullanılan standartlar var. Niye
kullanılmıyor? Çünkü işini bilmeyen bu konuda
yetkili, bilgili olmayan yetersiz olanları getiriyorlar.
Ne dersek onu yapar mantığıyla. O adam da
kafasına göre yapıyor. Hiçbir cezai yükümlülüğü
olmadığı için de her taraf memnun. Müdürü memnun, başkan yardımcısı memnun, başkanı memnun. Çünkü ceza yok. Mutlaka bu konuda çok ağır
müeyyideler getirilmeli. Bunun sorumlusu kimse
bedelini ödemeli. Ben hiçbir parti adı söylemiyorum. Bütün partilerin belediye başkanlarının hep-
siyle ilgili bu söylediklerim.
“YAPTIM, YANIMA KAR OLDU
ZİHNİYETİ DEĞİŞMELİ”
Şikayet ettiğiniz konulardan birisi de Bakırköy’de
görme engelliler için yapılan kılavuz yollar. Bu
konuda neler söylersiniz?
Bakırköy’de hemen hemen tüm sokaklarda yapılan
kılavuz yolların hepsi hatalı yapılmıştır. Yenimahalle, İncirli Caddesi’nin sokakları, Yeşilköy,
Ataköy neredeyse yapıldıysa tamamına yakını
yanlış yapılmıştır. Görme engelli arkadaşlarımla
da görüştüm. Bu yolları kullanıyor musunuz dedim,
bazıları yararlanmadıklarını bazıları da yüzde 5
oranında yararlandıklarını söylediler. Siz bir anda
çevreyi değiştirirseniz, alışkın olmayan insanlar
çevrede ne yapacağını bilemez. Yaptığınız işi de
kötü yaparsanız, standarttan uzak yaparsanız
insanlar bu sefer sorunu çözülecekken daha fazla
sorun yaşar. Mesela kılavuz yolları izlediğinizde ya
bir elektrik direğine çarpıyorsunuz, ya bir ağaca
denk geliyorsunuz, ya bir trafoya denk geliyorsunuz ya da bu yolların çoğunun üzerine araçlar
park ediliyor. Siz insanlar yararlansın diye
ayrıcalıklı bir yol yapmışsınız ama kılavuz yolların
üzerinde araçlar park etmiş bunu önlememişsiniz.
Kaldırımlar dimdik, kaldırımların bittiği yerde
üzerinde derin derin oluklar var. O kaldırımlarda
düşüp sakatlanan insanlar görüyorsunuz. Sadece
körler değil, ortopedik engellileri, hamileleri,
çocukları, yaşlıları, topuklu ayakkabı giyen
kadınları, herkesi engelliyor. Peki ne olacak? Bu
yollar, kaldırımlar hepsi sökülüp yeniden mi
yapılacak? Ki öyle olması gerekiyor. Bütçesi nereden çıkıyor. Vatandaşın ödediği paradan. Bedelini
kim ödüyor? Bu konuda suçu günahı olmayan,
hiçbir zorun-luluğu olmayan vatandaş. Peki
sorumlu
kim?
Belediye
Başkanı,
Fen İşleri
Müdürü,
İmar
Müdürü,
Ruhsat
Müdürü.
Onlarla
ilgili bir
uygulama
var mı?
Yok.
Yaptım,
yanıma kar oldu! Bütün zihniyet bu. Hesabını
soran yok, hesabını veren yok. Bütçesi milletin
cebinden çıkıyor.
“SUÇ DUYURUSUNDA BULUNSUNLAR”
Sayın Baş, bu konuda belediyeleri ve ilgilileri
denetleyen makamlar yok mu? Bu makamlar o zaman
görevlerini tam anlamıyla yerine getirmiyorlar mı?
İçişleri Bakanlığı var. Mahalli İdareler Genel
Müdürlüğü var. Bir kere engelli ve yakınlarında da
büyük bir zaaf var. Haklarını aramıyorlar. İmar
Yasaları var. Suç duyurusunda bulunsunlar. Ama
hükümet de ne yazık ki sürekli yasayı erteleyerek
buna yol açıyor. Ne yazık ki, bu konuda da
merkezi hükümetin ve çıkarılan kanunların
zaafının olduğunu söylemeliyiz.
Sayın Baş, engellilerin yaşadığı bu sorunlar nasıl
düzeltirler? Sizin de belirttiğiniz “Yaptım, yanıma
kâr oldu” zihniyeti nasıl değiştirilebilir?
Bu zihniyeti engelleyecek tek şey var. Küçük yaştaki
çocukları eğitmeye başlamak ve bir de yetki ve
sorumluluk verilen büyükleri cezalandırmak. Başka
bir çözüm göremiyorum. Ataköy Gazetesi
aracılığıyla sadece Bakırköy’de değil tüm
Türkiye’deki seçmenlere çağrıda bulunmak istiyorum: Yerel seçimler geldi, adaylar belirlendi. Lütfen
belediyelerden engelli standartlarına uygun projeler yapılmayan projelere ruhsat veriliyorsa bunları
engelli ve yakınları takip etsin ve suç duyurusunda
bulunsunlar. Ve medyada sık sık bunlarla ilgili
karşılaştıkları sıkıntıları dile getirsinler.
(Yavuz ARPACIK)
14
AK Parti Bakırköy Belediye Başkan Adayı
Mehmet Emin Ertekin
seçim çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.
PIN AR KUMSAL
AY ORTASI NOTLARI
*Son iki aydır en sevdiğim toplu taşıma aracı,
Taksim-Yeşilköy veya Taksim-Bakırköy çünkü
beni kızıma en kısa onlar götürüyor. Geçenlerde, gün sonunda dolmuşa binmiştim ama bu
sefer Florya hattına binmiştim çünkü her
zamanki gibi minik kızıma acelesinden yetişmek
isteğindeydim. Hanım hanımcık iki teyzemiz de
dolmuşa bindi. Dolmuş ücreti Yeşilköy hattından
1 TL daha fazla, haliyle hanım hanımcık teyzeler
nedenini sordukları an şoför gür sesiyle “Ücret
bu uymadıysa inin.” dedi. Teyzeler fazla hanım
olduğundan kısık sesle, “Yok merak ettik.”
dediyseler de cevap falan gelmeden dolmuş
hareket etti. Kısaca bu hatlarda çalışan dolmuş
şoförleri azcık tahammülsüz mü ne?
*Son zamanlarda, herkesin evinin önünde iki
arabası var. Çünkü artık günümüz şartlarında
ebeveynlerin çoğu çalışmak zorunda. Bir anlamda insanlar kendileri için iki arabayı şart görüyorlar. Ama unuttukları bir şey var, her evden iki
araba trafiğe çıktığını düşünürsek ve bunu
orana vurduğumuzda matematiksel ölçümleri
geçelim de hava, trafik ve korna seslerinden
dolayı kirliliği ne yapacağız? Düşünsek belki de
sadece bir arabayı her gün kullanırdık. Bana
gelince durum farklı mı? Yok değil. Tek fark şu
ben arabamı kullanmıyorum yukarıda dediğim
gibi en güzeli toplu taşıma araçları. Park derdin
yok, trafikte stres yok, her şeyden önemlisi evdi,
işti derken zaman ayıramadığım kitap okuma,
eksik kalan yazılarımla ilgili bilgi ekleme ve not
alma işlemlerimi hep toplu taşıma araçlarında
yapıyorum. Kısaca yaşasın toplu taşıma
araçlarıııı...
*Biz neden meraklı bir toplumuz acaba? Özellikle başkalarının hayatına izin istemeden girme
hakkı duyuyoruz. Kapılarımızın orta yerinde
duran arpacıktan kim bilir kaç komşunun
görmememiz gereken hallerini gördük,
konuşmalarına kapı arkasından isteyerek kulak
misafiri olduk. Neden? Çünkü biz böyle beslenen bir toplumuz. Bir zamanlar televizyon
başında, hepimizi kilitleyen biri bizi gözetliyor
programı reyting rekorları kırıyordu. Toplum
olarak çoğumuz kaçırmadan izlerdik. Neden?
Çünkü biz dedikodu yapmayı, bire bin katmayı
seven bir toplumuz. Bu yüzden eğitimi düşük
olan yerlerde cinayet davaları var ya zaten. Bu
durum toplu taşıma araçlarında da var. Nasıl
mı? Telefonunuzla mesaj çektiğinizde yanınızda
oturana göz ucuyla bakarsanız, mesajınızı
okuduğuna şahit olabilirsiniz veya telefonla özel
hayatınızı konuşurken, yaşadığınız şehrin bir
kısmı o an haberdar olmasa da sonradan haberdar oluyor. Çünkü konuştuklarınızı beş kişi
dinlese kulaktan kulağa tanıdıklarına anlatsalar, buyurun hesaplayın. Kısaca özelinizi sarıp
sarmalayın toplu taşıma araçlarından uzak
tutun, yerin kulağı var...
SON SÖZ: Sevdiklerinizle sevgiyle kalın...
Seçim çalışmaları kapsamında esnaf ziyaretleri, ev
ziyaretleri ve Bakırköy’deki sivil toplum kuruluşları ve
muhtarlar ile kahvaltılı sohbet toplantıları düzenleyerek
seçim vaatlerini anlatan ve projeleri hakkında bilgiler
veren Mehmet Emin Ertekin, aynı zamanda ilçedeki
engelli okullarını da ziyaret ederek engelliler ile ilgili
projelerini de sunuyor.
AK Parti Belediye Başkan Adayı Mehmet Emin Ertekin
seçim çalışmalarını AK Parti Bakırköy İlçe Başkanı
Mahmut Gürcan ve ilçe yöneticileri ile birlikte
gerçekleştirirken bazı programlara eşi Oya Ertekin ile
birlikte katılıyor.
Seçim çalışmaları sırasında Bakırköy’ün sorunlarını çok
iyi bildiğini aktaran Ertekin, göreve gelmesi halinde
Bakırköy için hazırladığı 81 projeyi gerçekleştirmek için
çalışacağını ve bu projeleri tek tek hayata geçireceğini
ifade ediyor.
Bakırköy’ün en önemli sorunun kentsel dönüşüm ve
trafik sorunu olduğuna da dikkat çeken Ertekin,
Büyükşehir Belediyesi ile birlikte trafik sorununa çözüm
getireceğini, kentsel dönüşüm konusunda da
vatandaşlarla birlikte hareket ederek kentsel dönüşüm
sorununu Bakırköy’de bitireceklerini söylüyor. Seçim
çalışmaları sırasında Bakırköylüler’in yoğun ilgisiyle
karşılaşan Ertekin, 40 yıldır Bakırköy’de esnaflık
yaptığını ve Bakırköy’de tanınmasının da kendisine
büyük avantaj sağladığını ifade ediyor.
(Yavuz ARPACIK)
15
Bakırköy’de Huzurlu Bir Seçim Ortamı Geçecek
S İ YA S İ P A R T İ L E R D E N C E N T İ L M E N L İ K A N L A Ş M A S I
Bakırköy’de
yerel seçimlere katılacak
olan siyasi partilerin ilçe
başkanları ve belediye başkan
adayları arasında centilmenlik anlaşması
yapıldı. Bakırköy Kaymakamı Adem Öztürk
ve Bakırköy Emniyet Müdürü Murat
Çetiner’in düzenlediği toplantıda bir araya
gelen siyasi parti
lerin ilçe başkanları ve belediye
başkan adayları Bakırköy’de huzurlu bir
seçim sürecinin geçirilmesi ve siyasi partilerin birbirleriyle iletişim halinde olmaları
konusunda fikir birliğine vardı.
İstanbul Caddesi üzerindeki bir otel de
gerçekleştirilen toplantıda Bakırköy
Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Büro Amiri
Selçuk Keskin, Yüksek Seçim Kurulu’nun
aldığı seçim kararlarını partilerin ilçe
başkanları ve belediye başkan adaylarına
slayt gösterisi eşliğinde aktardı.
Toplantıda Bakırköy Kaymakamı Adem
Öztürk ve Bakırköy Emniyet Müdürü Murat
Çetiner de tüm siyasi partilere ve adaylara
başarılar dileyerek, tüm siyasi partilern
seçim süreci boyunca sağduyulu hareket
etmeleri gerektiğini belirttiler.
Toplantının sonunda ise toplantıya katılan
siyasi partilerin ilçe başkanları ve belediye
başkan adayları toplu şekilde hatıra
fotoğrafı çektirdi.
Ferahnak Türk Sanat Müziği Topluluğu’ndan
ŞEVKAT HUZUEVİ SAKİNLERİNE KONSER
Ferahnak Türk Sanat Müziği Topluluğu, Bakırköy Belediyesi Şevkat Huzurevi’ni ziyaret ederek huzurevi sakinlerine mini bir konser verdi.
Kartaltepe Mahallesi’nde bulunan Şevkat Huzurevi’ni ziyaret eden Ferahnak
Türk Sanat Müziği Topluluğu, Şef Kanuni-Bestekar Nezih Elbirler yönetiminde
Hicaz, Uşşak –Hüseyni ve Muhayyer makamından oluşan İstanbul türkülerini
seslendirirken huzurevi sakinleri de koroya eşlik ederek güzel bir gün
geçirdiler.
Konser sonrasında ise huzurevi sakinleri Ferahnak Türk Sanat Müziği Topluluğu üyeleri ile birlikte çay içerek bol bol sohbet ettiler. Huzurevi
sakinleri kendilerini ziyaret ederek güzel bir
konser veren Ferahnak Türk Sanat Müziği
Topluluğu’na teşekkür ettiler.
Ferahnak Türk Sanat Müziği Topluluğu Şefi Nezih
Elbirler de yılda en az 2 kez olmak üzere fırsat
buldukça huzurevi ziyareti yaparak burada kalan
yaşlılara güzel saatler geçirmeleri için konserler
verdiklerini ve onlarla sohbet ettiklerini ifade
ederek, “Yaşlılarımızı unutmuyoruz. Onlarla
beraber olmak bizlere de büyük keyif veriyor.
Her zaman onların yanındayız. Bize çok yakın ilgi
gösteriyorlar. Ferahnak Türk Müziği Topluluğu
üyeleri adına bizleri en iyi şekilde ağırlayan
huzur evi sakinleri ve yönetimine de teşekkür
ederiz.” dedi.
Şevkat Huzurevi yönetimi de bu tür etkinlikler ile
huzur evi sakinlerinin hayata daha da
bağlandıklarını, acılarını, sorunlarını bir kenara
itip, güzel bir gün geçirdiklerini belirterek, bu tür
etkinliklerin artarak devam edeceğini söylediler.
16
GEL EY SEHER
“O gözler gibi her taraf kara
Bu yollar seni götürür nere
Yine bu seher güneş şavkın vurur
Bir yeni masal başlar dünya durur
Uyan ey güneş uyan
Al elvan boya yoksa bu deniz uçar
Karanlık bir gece deniz kaçar
Gel ey seher, gel ey seher
Es deli rüzgar bu günü götür
O biten ömrü yeniden getir...”
1935 yılında Ağdaş’ın Kotanarhı
Köyü’nde dünyaya geldi. Babası doktor olmasına karşın şair ruhlu bir
insandı. Azerbaycan poeziyası ve
onun klasiklerinin yanı sıra Türk
Edebiyatı’nı da çok seviyordu. Tevfik
Fikret’e duyduğu sevgi nedeniyle
oğluna “Fikret” adını koydu.
“Babası Doktor Göğüş’ün evde
okuduğu eserlerin, poeziyaya dair
aile üyeleriyle yaptığı sohbetlerin
Fikret’in ilk kalem tecrübelerine belli
ölçüde etkisi olmuştur. Fikret’in hassas çocuk kalbine ilk şiir
kıvılcımlarının işte belki de bu sohbet
zamanları düştüğünü görebilirsiniz.
Onun ilk şiirlerini de bu çocuk
dudakları işte bu zaman fısıldamaya
başlamıştır. Yalnız bu deneyimleri
belli yıllar geçtikten sonra kanat açıp
uçmuş, yükselmiş, artık özgür yaşam
yollarına adım atan yazarın istek ve
hayallerinin güzel hedefine
uçurmuştur. Poetik yeteneğini gören
ve geleceğinden umutlanan Yazarlar
Birliği Fikret’i (1959) Moskova’ya
gönderdi. Beş yıl boyunca Gorki
Adına Edebiyat Enstitüsü’nde okudu.
Bilgisini, deneyimini arttırdı, sanat
hakkında dünya görüşünü
zenginleştirdi, görkemli şairlerle
yaratıcılık hakkında ilişkiler kurdu,
kendisi de bir şair olarak deneyim
kazandı. ”Bacı Kızı” adlı ilk şiiri
Bakü’de “Kirpi” Dergisi’nde
(1956),”Gagayı” adlı ilk şiir kitabı
Moskova’da öğrencilik yıllarında
“Azerbaycan Devlet Neşriyat”ında
yayımlandı. (1963). On altı kitabın
yazarıdır. Okuduğumuz birçok
hikaye ve romanı Fikret Qoca’nın
çoktan beri şiirle birlikte nesir
yaratıcılığıyla da uğraştığını gösterir.
“Kar Eriyor” romanını bundan aşağı
yukarı yirmi yıl önce yazmıştır. Bir çok
ilginç hikaye ve kısa romandan sonra
kalemini epik janrın daha zor ve
mesuliyetli biçimi olan romanda
sınayan Fikret’in 1987 yılında
“Kelefin Ucu” adlı romanı
yayımlandı.
Şair kişiliği Fikret Qoca’nın
yaratıcılığında kendini her adımda
ortaya çıkaran çok önemli bir özelliktir. Bu açıdan onun yapıtlarıyla kişiliği
arasında ilginç bir uyum vardır. Hayatta çok sakin, yumuşak tabiatlı,
edebi toplantılarda da, eğlence ve
yas toplantılarında da her zaman
kendini göstermekten kaçınan bir
insan olarak tanıdığımız Fikret Qoca,
yapıtlarında çok hassas ve heyecanlı,
halkın, vatanın, dünyamızın büyük
dertlerini yumruğu büyüklüğünde
yüreğinde taşıyan kaygılı ve cefakar
bir şairdir. Onun en sevilen, toplumsal problem ve anlayışlara kendine
özgü yetkin ilişkisini şartlandıran
yalnızca bu şair kişiliğidir.” diye
yazmış Profesör Bekir Nebiyev.(Fikret
Qoca’nın Portresinden Çizgiler, 525ci Qazet, 30 Mart 2012)
Profesör Nizami Caferov: “Bizde
edebi gelişim öyledir ki, nesir
düşüncesi ardıcıl olarak şiir
düşüncesinden gıdalanır. Ama Fikret
Qoca’nın poetik ilgisi öyledir ki,
birçok durumda
nesir materyaline de
etki ediyor, poesiyada nesir temelinde
düşünüyor, deneyler
yapıyor, tüm
deneyler ise temelde
tek amaca-klasik
kuralları zedelemeden şiir
düşüncesinin
sınırlarını
genişletmek
amacına hizmet
ediyor.” sözleriyle
betimliyor Fikret
Qoca’yı.
Şair, edebiyatçı Gülhani Penah, “Fikret
Qoca’nın Yaratıcılık
Yolu” adlı kitabında
Yasemin BAYER
Eserler”,
“Dayanacaqda
Görüş”,”Könlümden
Keçenler”, “Sönen
Değil Bu Ocaq”
kitapları , aynı
zamanda “Azerbaycan Dergisi’nde
“Suzen D’Dark ve ya
Mehebbet Piri”
yapıtlarım
yayımlandı.
Yapıtlarınızın
kahramanları sizin
çocuklarınız sayılır.
Yani onları siz
dünyaya
getirmişsiniz. Karakterler size benziyor
mu?
İnsanların
Bu da Fikret Qoca’nın Ömrüdür
“Genellikle Fikret Qoca’nın nesir
eserlerinde şöyle bir hat daha fazla
göze çarpıyor: Çağdaş dönem
geçmişle yüz yüze geliyor, burada
karşılaştırma değil, yalnızca ayrı ayrı
dönemlerin yetiştirdiği insanların
psikolojisi araştırılır. Fikret Qoca’nın
nesir eserlerinin
her biri zaruretten
doğmuştur.” diye
yazmış.
Yazar Neriman
Ebdülrehmanlı
şöyle diyor:
“Fikret Qoca’nın
uzun kısa nesir
eserlerinde
poeziyasından
aldığı güzel
yanları çoktur. Bu
da kuşkusuz, her
kalem sahibine
nasip olmayan
sanatçılık
olayıdır.”
Vaqıf Yusifli,
Fikret Qoca’nın
nesir yaratıcılığı
hakkında: “Fikret
Qoca’nın nesrinde
çağdaş hayatımızın
en zaruri, en acılı sorunları ele
alınmış. Bu açıdan onun nesri,
çağdaş nesrimizin eğilimleriyle
örtüşür.” diyor.
Sade, yalın, hayatı, vatanı, toplumsal
sorunları, insanı, insani ilişkileri,
insan sevgisini içeren şiirlerinin yanı
sıra aynı duyarlılıkla yazdığı nesir
yapıtları da Azerbaycan’da severek
okunuyor.
Ülkemizde “Gel Ey Seher” şarkısının
söz yazarı olarak tanınan, aynı
zamanda Azerbaycan Yazarlar
Birliği’nin Başkan Yardımcısı Fikret
Qoca ile Bakü’de Azerbaycan
Yazarlar Birliği’nin tarihi binasında
konuştuk.
Sizin bir çok yapıtınızın; romanlarınız,
uzun hikayeleriniz, piyeslerinizin
yayımlandığını biliyorum. Ama kaç
romanınızın yayımlandığını kesin
olarak bilmiyorum. Dört mü beş mi?
Altı. Altı nesir kitabım çıktı: “Mavi
Dünyanın Adamları”, “Mil Mil Balık”,
”Kanlı Karanfiller”, ”Kelefin Ucu”,
“Helelik Kıyametecen”, “Taleyin Ağır
Taleyi”, “Deniz Altındaki Hatıralar”.
Fikret Bey, yedi kitap oldu ama... Son
yıllarda hangi yapıtlarınız
yayımlandı?
Evet, bende böyle şeyler olur, her
zaman kendi işlerimden
konuştuğumda az söylerim ama
saydığımda çok çıkar. Son yıllarda
şiirlerden oluşan beş ciltlik ”Seçilmiş
rum. Ama onlar benim çocuklarımdır.
O durumda, o koşulda onların
çıkardığı sonuç, yaptığı davranışlarda
benzerlik var. Ben kağıt üstünde bir
hayat yaratıyorum, orada aynı
zamanda, aynı toprakta, çeşitli
koşullarda yaşayan insanları
yazıyorum. Kuşkusuz onlar benim
olmakla beraber hem de o koşulun, o
zamanın, o çevrenin çocuklarıdır.
Meyva, ağacın gölgesinden uzağa
düşmüyor, biz hepimiz yaşadığımız
çevreye benziyoruz. Bizi Allah
yaratmış diyoruz. Talihimizi de Allah
yazmış. Galiba bizim hepimizde
Allah’ın bir zerresi var. Bu mantıkla
inkar edilemez.
Evet, mantık böyledir ama gel gör ki,
görünen ile görünmezi nasıl
karşılaştırırsın? Bizim Yaradan’a
benzediğimizi nasıl kanıtlarsın ki?
Yaşamda zıtlık buradan başlıyor. Biri
kendini, ben daha mükemmelim,
O’na, Yaradan’a daha çok benziyorum, daha yakınım diye inandırır.
Bunu diyor, kanıtlayamıyor. Tersini
söyleyenler de yemin edip
inandırmaya çalışıyor ama
kanıtlayamıyor. İşte yazarın işi burada başlıyor. Yeryüzünde, bu girdapta
yaşayan her bir insan roman
kahramanıdır. Ona yaklaş, içini çöz,
düşüncesini araştır. Aşkını, nefretini,
içinde biriktirdiklerini dök. Dikkatle,
sabırla sonuna dek git. Bir de
bakacaksın ki, roman yazmışsın.
Herkesin gördüğü, önemsemediği
sıradan bir insan da çok ilginç bir
yapıt kahramanı olacak.
Galiba ben çok böbürlendim. Ne
yapayım, çok yaşadım. Şimdi yetmiş
sekiz yaşındayım. Yaşadığım gergin
dönemi dikkate alsak, yaşım iki katı
olur. 1930’lu yıllar kıyımının dehşeti
benim ninnimi bozdu. Ardından İkinci
Dünya Savaşı, açlık, yoksulluk. Sonra
bağımsızlık arzusu. 1990 Kanlı Ocak.
Sovyet tankları altında ezilen eli
silahsız oğullarımız, kızlarımız.
Ardından Karabağ Savaşı. Zaten esas
düşmanımız Rusya idi. Nesir
yapıtlarımın tümünde bu olaylardan
kahramanlar var. Ben o
kahramanların her biriden söz etsem,
bu yazım yorucu olur, üzücü bir sohbet olur.
Konuyu biraz da sizin Türkiye’de çok
sevilerek dinlenen “Gel Ey Seher
“şarkısına yöneltelim. “Gel Ey
Seher” şarkısını her duyduğumda
çağdaş Türk Hikayesi’nin en ünlü
temsilcilerinden olan Sait Faik
Abasıyanık’ın “Şiir olmayan yerde
insan sevgisi olmaz. İnsanı insana
ancak şiir sevdirir. Şiir insanı insana
yakınlaştıran şeydir.” sözleri gelir
aklıma. “Gel Ey Seher” şarkınızın
Türkiye de sevilmesi ve okunması
sizde nasıl bir etki yaratıyor?
Biliyor musunuz, bir yazar için
yapıtıyla görüşmek vatanıyla,
akrabalarıyla, yakınlarıyla görüşmek
gibi bir şeydir. Hele yurt dışında ise
Türkiye bizim için akraba bir diyardır
ama Türkiye hakkında bizim için
yabancı bir ülke diye bir düşünce de
var.
damarlarında akan kan ilk bakışta
aynıdır, benzerdir. Biz aynı zamanda
bu aynı görünen kanların ne kadar
farklı olduğunu biliyoruz. Kuşkusuz
bu kahramanların her birinde benim
hissimden, duygumdan, arzumdan,
kişiliğimden bir şeyler var. Ama
onların yaşadığı
zaman çevreye,
koşula, düştüğü
duruma göre
tamamen
farklıdır. Örneğin,
”Deniz Altındaki
Hatıralar”
romanında
Behram, İkinci
Dünya Savaşı’nda
faşist Almanya’ya
karşı savaşır.
Savaşta ölmekten
korkar, çünkü
onun asıl
düşmanı kendi
köylerinde
kalmıştır. Onun
nişanlısını
almıştır. O, mutlaka bu savaştan
ölmeden dönmelidir, intikam
almalıdır. Bu nedenle “Ben küçük bir
ağaç yaprağının arkasında
kurşundan saklanabilirim.” diye
düşünür, “Ölmemeliyim. Benim
dönüp gerçek düşmanımla
hesaplaşmam gerek. Burada bilmiyorum, kime kurşun atıp çocuğunu
babasız ağlar bırakayım?” Böylece
romanın sonlarında ise Mingeçevir’de
su, elektrik istasyonu kurmak için
baraj inşa ediyorlar. Azerbaycan’ın
en zengin doğası olan Samux
ormanlarından köyleri göç ettirirler.
Behram’ın çocukluk arkadaşı,
komşusu Zeynep gece ay ışığında
içindeki korkusunun üstesinden gelerek annesinin mezarı suyun altında
kalmasın diye tek başına bel, külünk
alıp dereye iner. Eski kabristanda
annesinin mezarını bulur ve kazar.
Annesinden kalanları
heybesine doldurup
yeni kurulmuş köyüne
döner.
Oğlumuz Murat Bayer’i
Ben onların bana benBahçelievler Vital Hastanesi’nde başarılı bir
zeyip benzemediğini
bilmiyorum. Ama
ameliyatla sağlığına kavuşturan deneyimli,
Behram ile Zeynep
bilgili ve ilgisini esirgemeyen
psikolojik açıdan birbirine benziyor. Ben
Kulak Burun Boğaz Doktoru
onların durumunda
Operatör Doktor Sayın MESUT DOĞAN’a
olmadım. Ben de
onların durumuna
içten teşekkürlerimizi sunarız.
düşsem öyle mi
Bayer Ailesi
davranırdım, bilmiyo-
TEŞEKKÜR
17
Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 14. sıradan Bakırköy Belediye Meclis Üyesi Adayı Emel Tığlı, Zuhuratbaba'da Seçim İrtibat Bürosu açtı.
BÜLENT KERİMOĞLU “SANDIĞA GİTMEYEN SEÇMENİN SANDIĞA GELMELERİNİ SAĞLAMALIYIZ”
Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 14. sıradan Bakırköy Belediye
Meclis Üyesi Adayı Emel Tığlı, Zuhuratbaba'da Seçim İrtibat
Bürosu açtı.
Zuhuratbaba Vankulu Sokak'ta bulunan Seçim İrtibat Bürosu'nun
açılışını CHP Bakırköy Belediye Başkan Adayı Dr. Bülent
Kerimoğlu ile birlikte gerçekleştiren Emel Tığlı, 1992 yılında
CHP'ye üye olduğunu 2004-2008 yılları arasında da CHP Bakırköy
Kadın Kolları Başkanlığı'nı yaptığını belirterek, "1992 yılında üyesi
olduğum partimin bütün seçim kampanyalarında görev aldım.
Bugün de Zuhuratbaba Seçim İrtibat Büromuzun açılışını
yapıyoruz. Çalışmalarımızı hızlı bir şekilde yürütüyoruz. Partimiz
için elimizden geldiğince çalışıyoruz." dedi.
CHP Bakırköy Belediye Başkan Adayı Dr. Bülent Kerimoğlu ise,
Zuhuratbaba Seçim İrtibat Bürosu'nun açılmasında emeği geçen
Meclis Üyesi Adayı Emel Tığlı ve tüm CHP'li kadınlara teşekkür
ederek başladığı konuşmasında "Hepimiz biliriz ki, kadınların elinin değmediği hiçbir konu sonuca ve başarıya ulaşmaz. CHP de bu
dönem yerel iktidarı kazanacaksa kadınlarımızın emeği ve desteği
ile kazanacak. Kadınlarımızın emeğini, gençlerimizin enerjisini çok önemsiyoruz. Seçimi kazanırsak
da onların gayreti ve emeğiyle kazanacağız." dedi.
Seçim çalışmaları sürecine de değinen Kerimoğlu,
Bakırköylüler’in kendisine gösterdiği ilgi ve
destekten dolayı mutlu olduğunu belirterek,
"Seçim kampanyası sürecinde her evi bir seçim
ofisi yapmak zorundayız. Her esnafı partimize
katkı sunacak, daha doğrusu AKP karşıtı cephenin
neferi hale getirmek zorundayız. Bizim sadece
CHP'lilerden oy istemek gibi bir görevimiz yok.
Aynı zamanda daha önce AKP'ye oy veren samimi, dürüst, inançlı, muhafazakar arkadaşımızdan
da, daha önce MHP'ye oy veren arkadaşımızdan
da, DSP'li, İşçi Partili, hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm
yurttaşlarımızdan en azından bir seferlik 30 Mart Yerel Seçimler-
planlarımızı, projelerimizi, Bakırköylüler’in hayatını kolaylaştırmak
için yapacaklarımızı hayata geçirebilmek için mutlaka İstanbul'u
da almalıyız. Dolayısıyla bizim seçim stratejimiz aslen İstanbul
Büyükşehir Belediyesi'ni kazanmak üzerine olmalı. Bakırköy'ün
gece nüfusu 220-230 bin. Ama Bakırköy'ün diğer çevre ilçelerden
gelenlerle gündüz 1,5-2 milyon nüfusu var. Bizim Bakırköy'de bir
görevimiz de bu 1,5-2 milyon seçmene ulaşmak. CHP'nin bundan
sonra da rol model belediyeciliğini bu çevre ilçelere göstermek
olacak. Her gün Bakırköy'e gelen yurttaşlarımızdan ister
Küçükçekmece'de, ister Bağcılar'da ister Bahçelievler'de her
nerede oturuyorsa CHP için mutlaka oy isteyelim, sandıkta AKP
karşısında ittifak isteyelim." dedi.
i'nde CHP'ye emanet bir oy istemek zorundayız." diye konuştu.
"BAKIRKÖY'DE PARTİMİZ YÜZDE 70'LERİN ÜZERİNDE BİR OY
ORANIYLA İNŞALLAH SEÇİMİ KAZANACAK"
Kerimoğlu, Yerel Seçimler’de Bakırköy'de yüzde 70'lerin üzerinde
bir oy oranıyla seçimi kazanacaklarını da ifade ederek,
"Bakırköy'de partimiz yüzde 70'lerin üzerinde bir oy oranıyla sizlerin desteğiyle inşallah seçimi kazanacak. Ama Bakırköy'de
"SON SEÇİMDE BAKIRKÖY'DE SANDIĞA GİTMEYEN
SEÇMEN ORANI YÜZDE 22.
BAKIRKÖYLÜ'NÜN SANDIĞA GİTMESİNİ SAĞLAMALIYIZ"
Seçim sürecinde geride kalan sürede partililerin her eli sıkarak,
her eve girerek çalışmalarını da isteyen Kerimoğlu, "Hepimizin
görevi bu süre içinde 3 kere evlere girmiş olalım.
CHP'nin İstanbul'da ve Bakırköy'deki projelerini
her eve ulaştıralım. Son 10 günde de seçmen
kartlarını eve ulaştırırken bir de gelin oy kullanın
çağrısı yapalım. Maalesef Bakırköy İstanbul'un
oy kullanma konusunda en düşük ilçelerinden
birisi. Son seçimlerde yüzde 22 oranında sandığa
gelmeyen seçmen var. Yapacağımız çalışmayla
bu sandığa gitmeyen seçmenin sandığa
gelmelerini sağlamalı ve bu seçmenden oy
istemeliyiz" diyerek sözlerini tamamladı.
CHP Bakırköy Belediye Başkan Adayı Dr. Bülent
Kerimoğlu'nun konuşmasının ardından ise Zuhuratbaba Seçim İrtibat Bürosu'nun açılışına katılan
partililere ikram yapıldı.
(Yavuz ARPACIK)
"HER ŞEYE RAĞMEN KANSERE GÜLÜMSE"
Annesini
kanserden
kaybeden
Emekli
Öğretmen Ali
Demirbaş, internet üzerinde
kurduğu
"Kansere
Gülümse"
sayfasında
kanser
hastalığına
yakalanan ve
tedavi gören
hastaları ve
yakınlarını bilgilendirerek,
yaşamlarını
paylaşarak örnek
bir çalışmaya imza
attı.
"Kansere Gülümse"
sayfasındaki
paylaşımlar o
kadar beğenildi ki,
Türkiye genelindeki kanser hastaları,
aileleri ve gönüllüler de sayfaya
üye oldu ve üye
sayısı 3 bine
ulaştı. Demirbaş da internet üzerinden tanıştıkları kanser hastaları
ve aileleri ile birlikte Bakırköy Spor Kulübü Tesisleri'nde bir
tanışma toplantısı ve kahvaltı düzenledi.
İnternet üzerinden birbirlerinin acılarını paylaşan, birbirlerine
destek ve moral veren, bilgilendiren kanser hastaları ve ailelerinin
bir araya geldiği tanışma toplantısına katılanlar Emekli Öğretmen
Ali Demirtaş'a yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkür ettiler. Birbirleriyle bol bol sohbet eden hastalar, hasta yakınları ve gönüllüler bundan sonraki süreçte sık sık bir araya gelme kararı aldılar.
Gerçekleştirdiği çalışma ile bir çok kanser hastasının yaşama
tutunmasını sağlayan Ali Demirtaş, “Ben emekli öğretmenim.
Emekli olduktan sonra da öğrencilerimle ilişkilerimi devam
ettirdim. Onlarla neşemizi, üzüntülerimizi paylaşmaya devam
ettik. Ancak öğrencilerimizden kanser hastalığına yakalananlar
oldu. Ben de annemi bu hastalıktan kaybettim. Daha sonra
kanser hastalığına yakalanan öğrencilerime moral vermek, onları
Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürü
HASAN YILDIZ MAHKEME KARARI İLE GÖREVİNE DÖNDÜ
Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Yıldız’ın,
“HASAN YILDIZ’A SÜRGÜN GİBİ ATAMA” başlığı
ile duyurduğumuz, Edirne’nin Süloğlu İlçe Milli
Eğitim Müdürlüğü’ne atanması, Bölge İdare
Mahkemesi kararı ile durduruldu.
Hasan Yıldız 3 Mart Pazartesi günü Bakırköy İlçe
Milli Eğitim Müdürü görevine geri dönecek.
Hasan Yıldız Bakırköy İlçe Milli Eğitim
Müdürü iken Kars’ın Digor İlçesi’ne tayin
edilmişti. Daha sonra mahkeme kararı ile 4.
kez Bakırköy’e geri gelmiş, kadrosu
Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde
kalmak kaydıyla bir süre İstanbul İl Milli
Eğitim Müdür Yardımcısı olarak görev
yapmış daha sonra 5 Ocak 2012 tarihinde
Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne
tekrar gelmişti.
Hasan Yıldız’ın yasal olmayan tayinlerden
ötürü 15 Mahkeme Kararı, 1 de Yargıtay
Kararı bulunuyor. Hasan Yıldız’ın bu kararlara göre tayin edilmemesi gerekmesine
rağmen tayin edilmesi garip karşılanmıştı...
doğru bilinçlendirmek, yaşamlarını paylaşmak
amacıyla bir site kurduk. Yazılarımızı,
yaşadıklarımızı, doğru bilgileri bu sayfada
paylaşmaya başladık. Sanal alemde çok güzel
dostluklar kurduk ama birbirimizi tanımıyorduk.
Bu nedenle tanışma toplantısı düzenledik." dedi.
Demirtaş, internet sitelerinde 3 bin üyelerinin
olduğunu fakat 100 kişilik bir grubun toplantıya
gelebildiğini diğer üyeleri ile de önümüzdeki
dönemlerde tanışma toplantıları düzenleyeceklerini belirtti.
(Yavuz ARPACIK)
18
KİM KİMİ KANDIRIYOR?
Bakırköy Belediyesi Ataköy Sahili’nde inşaatları durdurduğunu açıklamıştı. Ancak
Belediye’nin, tescilli binaların bulunduğu alanda henüz inşai faaliyetlerin başlamadığı bir
proje ruhsatını durdurduğu anlaşıldı. Bakırköy Mimarlar Odası’ndan Mimar Ali
Hacıalioğlu’nun açıklamaları Bakırköy Belediyesi’nin duyarsızlığını ortaya koyuyor...
Ataköy Sahili’ndeki inşaatların durdurulduğu
bildirilmiş, haber gazetemizde de yer almıştı.
Ancak inşaatlar tüm hızıyla devam ediyor. Yani bu
ülkede parası ve siyasi gücü olanlar her istediğini
yapabiliyor. Konuyu Mimarlar Odası’nı ziyaretimizde Mimar Ali Hacialioğlu’na sorduk.
Sayın Ali Hacıalioğlu Ataköy Sahili’ndeki fiziki ve
inşai faaliyetlerin, kurul yeni bir karar alıncaya
kadar durdurulduğu açıklanmıştı. Fakat sahildeki
inşai çalışmaların devam ettiği görülüyor.
Bakırköylü ve özellikle de Ataköylü vatandaşlar da
kurul kararına rağmen çalışmaların neden
durdurulmadığını merak ediyorlar. Bu konuda
neler söylersiniz?
Eski eserlerin binaların bulunduğu kurul
tarafından tescilli yapıların parsel büyüklüğü daha
sonradan yapılan ifrazla yani bölünmeyle 6 parsele bölüştürülüyor ve şu an sadece 160 parsel
olarak bilinen tescilli binaların bulunduğu alana
ilişkin ruhsatın inşaatın durdurulması iradesini
gösterdi belediye. Oysa ana büyük parselden o
bütünden parçalanan diğer parsellerdeki inşaatları
da durdurması gerekir. Yani şu anda devam eden
temel seviyesinde olan blokların yeni yükselen kar
paylaşım usulüyle TOKİ’nin ihale ettiği inşaatları
da aynı gerekçe ile belediyenin durdurması
gerekir. Kaba inşaatı tamamlanmış otel ve rezidans fonksiyonlu olan projenin de durdurulması
gerekir. Çünkü onlar Baruthane binalarının
bulunduğu tek parselden ayrıştırılarak yapılan
parseller. Eski eser binaların bulunduğu parsele
ilişkin tasarruf kullanmak yetersizdir. Belediye bu
bütünden ayrılan diğer parsellerdeki inşaat
faaliyetlerini de durdurması gerekir. Bu amaçla biz
14 Şubat 2014’te İdari Mahkeme’de oradaki tüm
inşaatların durdurulması istemiyle dava açtık.
Kaldı ki belediye ruhsatı iptal etmedi. Başlamayan
tescilli binaların bulunduğu alanda henüz inşai
faaliyetin başlamadığı bir proje ruhsatı
durdurduğunu ilan etti. Başlayanlarla ilgili bir
tasarruf kullanmadı. Belediyenin burada tam
anlamıyla kamusal sorumluluğunu yerine getirdiği
söylenemez. Mutlaka diğer parsellerde de bu
yönde asgari kurul kararı gelene kadar ruhsat
işlemlerini, inşai faaliyetleri durdurması gerekir.
Sadece o kısımda yani eski eser Baruthane
binalarının duvarlarla çevrili olan kısımdaki,
inşaatın başlamasını geciktirecek bir karar alındı.
Ama şu anlamıyla olumsuz bir yanı bu kararın.
Sanki diğerlerinin ruhsatlarını meşrulaştıran ve
devam ettiren bir eksikliği de var. Yani bu eksiklik
diğer projelerin devamını meşru kılmaya başlar ki,
bu çok daha büyük tehlikedir. Çünkü diğer
parseller bu bütünden ayrılan parsellerdir. Bütünden ayrıldığı için aynı kurul kararlarının onlarda
da geçerli olduğunu kurulun kararından zaten
biliyoruz. Yani kurulun kararında bu parselden
ayrılan diğer parsellerdeki inşaat ruhsat sürecinde
kendilerinden görüş alınması gerektiği zaten belirtiliyor. Çok açık, çok net. Dolayısıyla bu
parsellerde de inşaat faaliyetlerini de belediyenin
ivedilikle durdurması gerekiyor.
Bir de Ataköy Konakları’nın tam karşısında Kuzu
İnşaat tarafından yapılan çalışmalar da devam
ediyor. Burası ile ilgili neler söylersiniz?
Genel olarak şunun bilinmesi lazım. Ataköy
Sahili’nin bütünüyle yağmaya açılması süreci
TOKİ’nin Emlak Bankası’ndan burasını devir
almasıyla başlıyor. TOKİ burayı pazarlamak için
kullanabileceği tüm yöntemleri kullanmıştır.
Kısmen bir bölümünü satmıştır ki, şu an konakların
önünde boş olarak bilinen yerde 550 bin
metrekare inşaat başlamıştır. Toplam 9 blok
vardır. 2 bine yakın da apart otel adı altında
bağımsız rezidans projeleri yapılmaktadır. Çünkü
ruhsatlarında bağımsız bölüm olarak tarifleniyor.
Oysa otellerde her odanın bağımsız bölüm olarak
tariflenmesi söz konusu değildir. Bu da rezidans
fonksiyonlu olarak oranın satılmasını sağlamak
için yapılan esasen bir imar hilesidir. Ataköy
Sahili’nin Ayamama Deresi’nden Galleria’ya kadar
giden yolun tamamında 1 milyon metrekare ruhsat
verilmiş inşaat vardır. 21 adet de 70-75 metre
yüksekliğinde devasa bloklar inşa edilmek üzere
belediye tarafından ruhsatlandırılmıştır.
Sayın Ali Hacıalioğlu Ataköy Sahili Turizm Bölgesi,
dolayısıyla planları da Turizm Bakanlığı onaylıyor.
Uygulama planlarını Bakırköy Belediyesi onaylıyor.
Hiç onaylamazsa ne olur?
Bakırköy Belediyesi’nin planlar üzerinde bir yetkisi
bulunmuyor. Bu yetki Turizm Bakanlığı’na ait.
Dolayısıyla hukuki açıdan Bakırköy Belediyesi’nin
planları onaylamaması durumu söz konusu değil.
Fakat Bakırköy Belediyesi bu devasa yapılaşmalara
bu talanlara karşı genel bir tavır ortaya koyabilirdi, Bakırköylü’nün, Ataköylü’nün sesine kulak vererek, onlarla birlikte hareket edebilirdi. Ama
Bakırköy Belediyesi bu tavrı göstermedi, bence
Bakırköylü’nün, Ataköylü’nün en büyük tepkisini
çeken konulardan birisi de bu oldu. Ümit ediyoruz
ki, 30 Mart’tan sonra oluşacak yeni belediyenin
kamusal fonksiyonu, kamusal alanları gözeten
toplum yararıyla buralara bakacak belediyecilik
anlayışı içinde olmasıdır.
Buralara finans kaynağı “kıymetli arsa” sıfatıyla
bakmazlar. Toplumun kullanımına açılması
yönünde bir belediyeciliğin gelmesini ümit ederiz.
(Yavuz ARPACIK)
Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne
MURAT ÇETİNER ATANDI
Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne atanan Murat Çetiner, görevine
başladı.
Emniyet’teki değişiklikler Bakırköy’e de sıçradı. Bakırköy Emniyet
Müdürü Hilmi Korhan Zilcioğlu’nun da görev yeri değiştirildi. İstanbul
Emniyet Müdürlüğü'nde 10 şube müdürünün görev yerinin
değiştirilmesiyle, Bakırköy İlçe Emniyet Müdürü Hilmi Korhan Zilcioğlu,
Turizm Şube Müdürlüğü'ne atandı. Yerine ise Terörle Mücadele Şube
Müdür Yardımcısı Murat Çetiner getirildi.
1996 yılında Polis Akademisi’nden mezun olan Çetiner, Ankara’da
Emniyet Genel Müdürlüğü’nde güvenlik büroda çalıştı. Çetiner daha sonra
Şırnak Emniyet Müdürlüğü’nde Güvenlik Büro Müdürü olarak görev yaptı.
Çetiner, Şırnak’ın yanı sıra Cizre ve Silopi ilçelerindeki toplumsal olaylarda sorumlu müdür olarak görevlerde bulundu. 2013 yılında İstanbul
Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcılığını yürüten
Çetiner, geçtiğimiz ay Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne atandı.
Bakırköy İlçe Emniyet Müdürü Murat Çetiner evli ve 2 çocuk babasıdır.
19
Bizans Dönemi’nden kalma saray kalıntıları üzerine inşaat tüm hızıyla devam ediyor
TARİHİ ESERLER İNŞAATIN ALTINDA KALDI
Doğa Şehircilik İç ve Dış Ticaret A.Ş.’nin, İstanbul
Bakırköy'de 2004 yılında 44 milyon dolara satın
aldığı Sümerbank arazisi üzerinde Doğa Bakırköy
Kompleksi projesinin çalışmaları tüm hızıyla devam
ediyor. Doğa Bakırköy projesi otel ve rezidans
alanlarından meydana geliyor.
Toplam 10 bloktan meydana gelen Doğa Bakırköy
yılında bu arsanın satışı yapıldı. 13.04.2006 tasdik
tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında,
27.02.2007 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli uygulama
imar planlarında burası tercihli kullanım alanı
olarak belirlendi. Tercihli kullanım alanında
mülkiyet sahibi hazırladığı avan projeyi yapabiliyor. Turizm alanına alınıyor. Ataköy Turizm planları
projesinde 7 blok rezidanslar için tasarlanırken, 3
blok otel kullanımına ayrılıyor. Toplam inşaat alanı
296 bin 421 metrekare olan Doğa Bakırköy projesi
62 bin 373 metrekare arsa alanında yükseliyor.
Doğa Bakırköy projesinde 270 metrekareden
başlayarak değişen geniş konut seçeneklerine yer
veriliyor. Doğa Bakırköy projesinde satışların 2014
yılında başlaması planlanıyor.
Doğa Şehircilik tarafından yapılan Doğa Bakırköy
Kompleksi’nin bulunduğu arsada tarihi eserlerin
bulunduğu ve yapılan blokların bu tarihi eserler
üzerine yapıldığı söylentileri de var. Konuyla ilgili
Mimar Ali Hacıalioğlu’ndan bilgi aldık.
alanına alınabiliyor. Ticaret, rezidans, otel gibi
kullanım fonksiyonu gerçekleştiriyorlar. 62 dönümlük alana Bakırköy Belediyesi 11 Kasım 2013 tarihinde toplam 296 bin 421 metrekarelik inşaat
alanı verdi. 10 blok yapılacak. Yolun altında 12
metre yolun üstünde de 67.3 metrelik yüksek
binaların yapılması ruhsatlandırıldı.
Sayın Ali Hacıalioğlu, Bakırköy’de Ataköy Sahilleri’ndeki talan devam ederken, Veliefendi Hipodromu’nun yanında, Bakırköy Belediyesi Tıp
Merkezi’nin arkasında bulunan eski Sümerbank
arazisinde de inşaat çalışmaları yapılıyor. Bu konuda neler söylersiniz?
Sümerbank’ın özelleştirilmesi kapsamında 2004
“BU KADAR BÜYÜK VE YOĞUNLUKLU YAPILARI
YAPMAK ORADAKİ TARİHİ YAPILARI BÜTÜNÜYLE
YOK SAYMAK ANLAMINA GELİYOR”
Sayın Hacıalioğlu burada tarihi eserlerin
bulunduğu ve yapılan blokların bu tarihi eserlerin
üzerine yapıldığı söylentileri de var. Bu konuda
neler söylersiniz?
Buradaki yüzey çalışmalarında eski eser yapıların
olduğunu tespit ettik. Zaten hava fotoğrafından da
bu yapılar belli oluyor. Burası ile ilgili Müzeler
Genel Müdürlüğü’nün de bir çalışması olmuştu.
Buradaki bu kadar büyük ve yoğunluklu yapıları
yapmak oradaki tarihi yapıları bütünüyle yok say-
mak anlamına geliyor. Eski eserlerin üstlerine bu
yapılar yapılıyor. 62 dönümlük 200 küsür bin
metrekarelik bir inşaat alanında eski eserlerin
üzerine yapıldığı da zaten inşaat alanının
büyüklüğünden belli oluyor.
“BURADAKİ PLANLAMA SÜRECİ, İMAR SÜRECİ
BAŞLI BAŞINA ARAŞTIRMA KONUSUDUR”
Bu konuyla ilgili eklemek istedikleriniz var mı?
Bu arazi Sümerbank’ın arazisiydi ve Sümerbank’ta
devlet iktisadi teşebbüsü idi. Buralar
özelleştirilerek normal arsa satışı yapıldı. Burada
bir imar rantı sağlandı. Arsa satıldıktan sonra bu
denli ayrıcalıklı ve yoğunluklu bir projenin
yapılmasına olanak sağlayan planlama süreci,
imar sürecinin başlı başına araştırılması gerekir.
Burada bir de şu konu var. Zemin açısından tamamen Çırpıcı Deresi’nin kenarında bu denli büyük
projenin depremsellik açısından da uygun
olmadığını söylemeliyiz.
(Fotoğraflar Mimarlar Odası Arşivinden alınmıştır)
BAKIRKÖY’ÜN SİMGESİ RUH VE SİNİR HASTALIKLAR HASTANESİ TARİHE Mİ KARIŞIYOR?
Başlıklı haberimizde “Geçtiğimiz yıllarda
hastane bahçesinde otel, blok apartmanlar bölümüne villalar, hatta O-2 ( E-5)
yolu kenarına AVM yapılacağı dilden dile
dolaşıyordu. Torunlar Holding’in hastane
bahçesinde bazı projeleri olduğu söylentilerinin dolaştığı günlerde.... “
ifadelerinin geçmesi üzerine Torunlar
Holding adına Bersay İletişim
Danışmanlık’tan aşağıdaki açıklama
gönderilmiştir.
Sayın Yetkili,
Ataköy Gazetesi’nin Şubat 2014 tarihli
sayısında yayımlanan “Bakırköy’ün
Simgesi Ruh ve Sinir Hastalıkları Has-
tanesi Tarihe Karışıyor” haberinde
Torunlar Grubu ile ilgili bazı iddialara
yer verilmiştir. Gazetenizde yer bulan
bu iddiaların hiç biri gerçeği
yansıtmamaktadır. Torunlar Grubu’nun
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine ait arazi ile ilgili bugüne
kadar hiçbir görüşmesi ve girişimi
olmamıştır.
Grubumuzun gayrimenkul ve AVM
yatırımları alanında faaliyet gösteren
şirketi Torunlar GYO, Borsa İstanbul’da
işlem gören halka açık bir şirkettir.
Planladığı ve hayata geçirdiği tüm projeler, yatırım planları şeffaf bir şekilde,
sosyal paydaşlarımızla ve Kamuoyu
Aydınlatma Platformu ile düzenli olarak
paylaşılmaktadır. Yapılan bu tür
spekülatif haberler kurumsal
itibarımıza zarar verdiği gibi
yatırımcılarımız nezdinde de şirketimizi
zor durumda bırakmaktadır. Bu nedenle kurumumuzu zan altında bırakan bu
tip haberler konusunda hassasiyet gösterilmesini beklediğimizi ve talebiniz
halinde her türlü bilgiyi sizlerle
paylaşmaktan mutluluk duyacağımızı
belirtmek isteriz.
Saygılarımızla
Torunlar GYO
20
Sevgililer Günü’nde 40 yılını dolduran aşıklara özel konser
BİTMEYEN AŞKLARINI TAZELEDİLER
Bakırköy Gönüllü Çevreciler Sosyal Yardımlaşma
Derneği tarafından 14 Şubat Sevgililer Günü'ne
özel ''40 Yıllık Aşklar” isimli bir konser düzenlendi.
Bakırköy Belediyesi'nin katkılarıyla Yunus Emre
Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen konsere Gönüllü Çevreciler Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı
Nermin Ar ve çok sayıda konuk katıldı.
Konserde, koro şefliğini Şükrü Öztaş'ın yaptığı
Esra ERDOĞAN
UMARIM BİR KADIN
İÇİNDEN OKUR BUNU ve DİĞER
KADINLAR DİNLİYOR OLUR SESİNİ
Bugün bir kadın doğurdum;
Anlamını bilmediğim birkaç sözcük taradım
sözlükten, isim bulmalıydım yeni doğanıma.
Anlamaya çalıştım sırrını çevredeki
suskunluğun, dinledim...
Dinlendim biraz lohusa yatağımda, demlendim.
Biraz isimsiz kalsın dedim kadın; Kendini
bilir nasılsa, o zaman adını da bilir.
Anlayamadım suskunluğun doğasını,
Diğer kadınlardaki ses yitimi yankı buldu
beynimde,
Sebep ve sonuç ilişkisini kurdum sonunda,
Ben bir kız doğurdum sonuçta.
Başka çocuklar doğuracak yeni bir rahim,
Her yeni rahim yeni sessizliklere
doğurabilirdi yeni rahimlerini oysa.
Ne yazık...
Ben bir kadın doğurdum, yok yok bir kız.
Çelimsiz ürkek bacakları, güçlü elleri vardı,
tutundu bir ucundan hayata bırakmadı.
Kız ağladı,
Doğarken aynıydılar demek bütün çocuklar.
Ama ya bu suskunluk?
Kız doğarken anladı
Ben büyüdüm, o büyüdü
İçimde ve dışımda büyüdü.
Son harfi gibiydi büyülü bir sözcüğün, son
büyünün kaldırılış şöleniydi sanki ruhum
da,
Ben anlamadım, kız anladı.
Durdu, yarı açıkgözlerle baktı yüzüme,
başparmağımı bıraktı,
Uykuya daldı.
Uyudu kız, uyandı kadın,
Kadın anladı.
Boş kalan başparmağının yerine kendi elini
tuttu eliyle ve çocuğa sarıldı; içinde ve
dışında.
O derin ve zamanlanmış uykudan
uyandıklarında ikisi de bir bütün ve tek hissetti kendini
Ayrıştılar…
Çocuk kalktı, yürüdü, gitti,
Kadın içinde ve üstündeydi
O da gitti üstünde ve içinde…
Çocuğa bir isim buldu, çocuk kendine bir
ad verdiğinde,
İlk sesini verdiğinde çocuk,
Adın SESİM olsun dedi kadın.
Birlikte yürüdüler, iç içe…
Bir erkek çocuğu oldu yıllar sonra, adını
YANKI koydukları.
Fasl-ı Muhabbet Türk
Müziği Topluluğu
tarafından birbirinden
güzel 20 Türk Müziği
eseri icra edildi.
Konser öncesinde 40
yılını dolduran çiftlere
çiçek verildi. Daha
sonra ise konsere geçildi. Yaklaşık bir buçuk
saat süren konserde,
Sevdim Bir Genç Kadını,
Fikrimin İnce Gülü, Güz
Gülleri, Yıllar Sonra
Rastladım, Yıldızların
Altında gibi Türk
Müziği'nin seçkin eserlerinden oluşan 20 eser
icra edildi.
Konukların büyük beğenisini kazanan konser
sonunda Fasl-ı Muhabbet Türk Müziği Topluluğu
uzun süre ayakta alkışlandı. Konser sonunda koro
şefi Şükrü Öztaş'a plaket verildi.
Konserin bitiminde ise davetlilere çeşitli ikramlar
da bulunuldu.
(Yavuz ARPACIK)
21
CHP Bakırköy Belediye Başkan Adayı
Bülent Kerimoğlu
GENÇLERLE BULUŞTU
ZÜLKANÝ SÝRMEN
GÜZEL GÜNLER YAKINDA...
İnsanları mutsuz kılan her olay
etrafına yansır. Olumsuzluklar peş
peşe gelir ve telafisi çok zor olur. Bir
kere vatandaşlar mutsuz ve öfkeli.
Cebinde bir lira desen yok. Çoluk
Çocuk aç. Kiralar ödenemiyor, ne
yapsınlar oturup kara kara
düşünüyorlar. Umutsuz hiçbir insan
yaşayamaz. Güzel günler yakında
deyip hayata sarılıyor ve o günün
yakın olduğuna inanıyor.
Büyüklerimiz bize her şey eğitimdir
derler çok da doğru söylerler. Sizlere
gerçekten eğitim için kendini adamış
bazı arkadaşların çalışmasını ve
geleceğini anlatacağım.
CHP Bakırköy Belediye Başkan Adayı Dr. Bülent
Kerimoğlu, CHP Bakırköy Gençlik Örgütü ile bir
araya geldi.
Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde
gerçekleştirilen toplantı öncesinde Bakırköy Gençlik
Kolları Başkanı Canberk Yalçın tarafından karşılanan
ELITE LANGUAGE EDUCATION
Oxfort ve Cambridge Üniversiteleri’nin kaynak kitaplarıyla
eğitim görme olanağı. Conversation
Clup aktiviteleriyle yabancı hoca
eşliğinde konuşma geliştirme
fotoğrafik hafıza teknikleri ile yüksek miktarda kelime hazinesini
geliştirme olanağına sahip olabilirsiniz. Callan metot ile aktif ve
hızlı bir şekilde kendinizi geliştirin
ve İngilizce konuşun. Kurumun bir
özelliği de her yaş grubuna hitap
etmesi. Zengin ve görsel materyaller
eşliğinde İngilizce ve diğer dilleri
öğrenme fırsatı bulacaksınız. Sosyal
aktiviteler ile ingilizcenizi günlük
hayata taşıyacaksınız.
Yukarıda özelliklerini yazdığım
kurumdaki arkadaşlar gerçekten
özveri ile çalışmakta olup günün
zorluklarını tek tek aşıp hedeflerine
ulaşmaya çalıştıklarına tanık oldum.
Bu arkadaşlarımıza destek olmak da
bizi mutlu eder. Çalışmanın yaşı ve
sınırı yoktur. Bana bir kelime
öğretenin kölesi olurum sözleri
gerçekleri yansıtmıyor mu?
Arkadaşlarımızla bazı düşünceleri
tartıştık ve gönülden destekleme
kararını verdik bize düşen neyse
ona hazırız.
Seçimlere bir ay kaldı. Herkesin
şapkasını önüne, elini vicdanına
koyup ona göre oyunu ve iradesini
sandıkta göstermesi umuduyla güzel
günlerin yakında olduğunun
müjdesini size veriyorum.
Her şey gönlünüzce olsun…
Kerimoğlu, toplantıda gençlere yönelik projelerini ve
çalışmalarını aktardı.
Toplantıya Dr. Bülent Kerimoğlu’nun yanı sıra CHP
Bakırköy İlçe Başkanı M. Sait Yücel, CHP 'Lİ Çetin
Sosyal ve partili gençler katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan CHP Bakırköy
İlçe Başkanı M. Sait Yücel,
Gezi süreci ile başlayan
gençlik hareketinin, gençlerin ne kadar güçlü ve
çağdaş olduğunu ortaya
koyduğunu gösterdiğini
söyledi.
Yücel’in ardından ise CHP
Bakırköy Gençlik Kolları
Başkanı Canberk Yalçın’da
gençlerin beklentileri ve
isteklerini dile getirdi.
Yalçın’ın konuşmasından
sonra kürsüye çıkan CHP
Bakırköy Belediye Başkan
Adayı Dr. Bülent Kerimoğlu
da gençlere çok önem
verdiklerini ve gençlerin
dinanizmi ile güçlerine güç
katacaklarını ifade ederek,
gençlere yönelik
yapacakları çalışmaları ve
projeleri hakkında bilgiler
verdi.
Bakırköy Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Değişti.
CÜNEYT OKAN’IN YERİNE GÖZEN ÖZİLHAN GETİRİLDİ
Bakırköy Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Cüneyt Okan
yerine Bakırköy Belediyesi Tıp Merkezi Labarotuvar
Sorumlusu olan Biyolog Gözen Özilhan getirildi.
Şubat ayı itibariyle yeni görevine başlayan Özilhan,
Bakırköy Belediyesi’nin sağlık alanında son yıllarda
önemli atılımlar attığını belirterek, yapılan bu
atılımları daha iyi seviyelere getirmek için
çalışacaklarını söyledi.
Kendisinden önceki dönemlerde Sağlık İşleri
Müdürlüğü yapan isimlere de yaptıkları hizmetlerden
dolayı teşekkür eden Bakırköy Belediyesi Sağlık İşleri
Müdürü Gözen Özilhan, devir aldığı görevin çok kutsal bir görev olduğunu belirterek, “Sağlık alanında
çalışmak kutsal bir iştir. Ben her zaman sağlık ve
huzura önem veririm. Biz bu sağlık hizmetlerini
huzurlu bir ortamda sürdüreceğiz. Bakırköylüler’in en
iyi şekilde sağlık hizmeti almasını sağlamaya devam
edeceğiz.” dedi.
4,5 yıldır Bakırköy Belediyesi bünyesinde çalıştığını
da kaydeden Özilhan, Ankara Üniversitesi Biyoloji
Bölümü’nü tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi
İminoloji Bölümü’nde de Yüksek Lisans yaptığını da
belirtti.
Bu arada Bakırköy Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü
görevinden alınan Cüneyt Okan ise Ataköy Sağlık
Birimi’nde görevlendirildi.
22
KONUK YAZAR
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den
Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’ne Ziyaret
MHP LİDERİ BAHÇELİ BAKIRKÖY’DE
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet
Bahçeli Bakırköy’de bulunan İstanbul Esnaf Ve
Sanatkarlar Odaları Birliği’ni (İSTESOB) ziyaret etti.
Esnaflarla kahvaltıda buluşan Bahçeli’ye MHP İstanbul
Milletvekili ve TBMM Başkan Vekili Meral Akşener, MHP
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Rasim Acar,
YILMAZ BACACI
KERİMOĞLU KENDİSİNDEN OLDUKÇA EMİN GÖRÜNDÜ
Yedi aylık bir aday adaylığı sonucunda
Bakırköy Belediye Başkanlığı’na Bülent
Kerimoğlu aday gösterildi. Kerimoğlu’nun
aday gösterilmesine tepki gösteren birçok
CHP’li Bakırköy’ü tanımayan bir adayla seçimlerin pek de beklendiği gibi olmayacağını dile
getirdi.
On yıldır Bakırköy Belediye Başkanlığı’nı
yürüten Ateş Ünalerzen’i aday göstermeyen
CHP aday değişimine giderek Op.Dr. Bülent
Kerimoğlu’nu aday gösterdi. Aday gösterildikten sonra yaklaşık 20 gündür yoğun bir
çalışma temposuyla seçim çalışmalarını
sürdüren Kerimoğlu, 01.03.2014 günü yerel
basın mensuplarıyla bir araya geldi. CHP
Bakırköy İlçe Başkanı M. Sait Yücel ve Bakırköy
Belediyesi Meclis Üyesi adayları ile birlikte bir
araya gelen Kerimoğlu, kendinden oldukça
emin bir görüntü sergileyerek geçmişte %2560 arası olan oy oranını %70’lere çıkaracağını
söyledi. Yaptıkları çalışmaların Büyükşehir
Belediye Başkanlığı’nda da önemli rol
oynayacağını belirten Kerimoğlu, Mustafa
Sarıgül’le birlikte Büyükşehir Belediye
Başkanlığı’nı da kazanacaklarını iddia etti.
Prestij Projeler
Kerimoğlu göreve geldiği gün itibariyle
başlayacağı çalışmalarla adından söz ettirecek
5 önemli projesinin olduğunu ve bunların hayata geçmesiyle birlikte Bakırköy’ün dünyada
tanınan bir ilçe olacağını söyledi. Prestij projeler adını verdiği aralarında (Bakırköy Sahili,
Cumhuriyet Meydanı, Ayamama Deresi ve
çevresi) bulunan projelerinin olduğu bölgelerin büyükşehir belediyesi sorumluluğunda
olduğunu unutmuş olmalı ki projelerini
şimdiden hayata geçmiş gözüyle bakıyor.
Ancak kendisine (eldeki bir kuş daldaki 10
kuştan iyidir) atasözünü hatırlatmakta yarar
var.
Ateş Ünalerzen’e Teşekkür
Kerimoğlu, konuşmasını bitirdikten sonra
soru-cevap bölümüne geçildi. Kendisine sorulan “Ateş beyin sürdürmekte olduğu projeler
hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusuna “On
yıldır Bakırköy’e hizmet eden Ateş bey çok
önemli projelere imza atmıştır. Bu anlamda
kendisine teşekkür ederim. Halen sürmekte
olan proje ve yatırımlar devam edecektir.
Bunun yanında biz kendi projelerimizi hayata
geçireceğiz. Sizler de her geçen gün
Bakırköy’de oluşan değişimleri gözlemleyeceksiniz. Sosyal belediyecilik örneklerini
Bakırköy’den tüm dünyaya göstereceğiz.”
şeklinde yanıt verdi.
Kendisine sorduğum “Prestij projelerden
Bakırköy Sahili, Cumhuriyet Meydanı, Ayamama Deresi ve çevresi büyükşehir belediyesi
sorumluluğunda olan bölgeler. Ola ki sizin
iddia ettiğiniz gibi Büyükşehir Belediyesi’ni
kazanamadığınızı var sayarsak bu projeleri
nasıl hayata geçireceksiniz?” şeklindeki soruma “Öncelikli hedefimiz Büyükşehir’i kazanmak ki ben buna inanıyorum. Ola ki terslik
oldu kazanamadık. Bu projelerin Bakırköy
halkının menfaatleri için hayata geçmesi
gerekir. Ben de bu anlamda üstüme düşen her
görevi yapmaya hazırım. Gerekirse boyun da
eğeriz. Burada Bakırköy halkının menfaati söz
konusudur.” şeklinde açıklık getirdi.
Basını önemsiyoruz
Yerel Basın’ı önemsediğini belirten Kerimoğlu,
basın nasıl ki yanlışlarımızı eleştiriyorsa doğru
yaptıklarımızı da halka duyurmak görevini
üstlenmiştir. Göreve başladıktan sonra her
hafta değişik bir muhtarlıkta Bakırköy halkı ile
bir araya geleceğiz. Onların dertlerini dinleyip
sorunlara ortak çareler bulacağız. Her ay bir
gün halk günü yapmayı düşünüyorum.
Yaptığımız tüm bu çalışmaları da basın yoluyla
halka duyuracağız.
Kerimoğlu’na yönelttiğim “Seçimler sürecinde
daha çok ticari amaçlı birçok gazete çıkıyor.
Bunun yanında da yıllardır aralıksız olarak
düzenli bir şekilde çıkan gazeteler var. Bu
durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? şeklindeki
ikinci soruma verdiği cevapta “Yıllardır
siyasetin içindeyim. Yerel Basınla da iç içeyim.
Sözünü ettiğiniz konu beni de zaman zaman
rahatsız etmiştir. Göreve başladıktan sonra
sanırım bunu daha net bir şekilde göreceğiz.
Tabi ki aynı durum devam ederse biz de
gerekeni yapar kimlerle çalışmamız
gerektiğine karar veririz.” şeklinde oldu.
AK Parti Adayı Boş Durmuyor
Ak Parti Bakırköy Belediye Başkan Adayı M.
Emin Ertekin dur durak bilmeden çalışmalarını
sürdürüyor. Sevimliliği ve sempatisi ile halkın
beğenisini kazanan Ertekin, önemli projeleriyle de halkın beğenisini kazanıyor.
Bakırköylü bir aday olmasının kendisi için
büyük bir avantaj olduğunu söyleyen Ertekin,
en önemli projelerinden birinin kentsel
dönüşüm olduğunun altını çiziyor. Bakırköy
halkına hiçbir yük getirmeden bu sorunun
üstesinden gelebileceklerini belirten Ertekin,
belediye başkanı seçilmesi halinde
Bakırköy’ün çok kısa bir sürede vizyonunun
değişeceğini de söylemeden edemiyor. Oy
oranının oldukça düşük olduğu Ataköy bölgesinde yaptığı ev ve esnaf ziyaretlerinde
halkın kendisine oldukça fazla teveccüh
göstermesi de kendisini oldukça memnun
ediyor.
Bir aydan az bir sürenin kaldığı Bakırköy
Belediye Başkanı’nın belirleneceği seçimler
geçmişte olduğu gibi kavgasız gürültüsüz
geçmesi temennisi ile…
MHP Bakırköy Belediye Başkanı Adayı Mustafa Turan ve
parti kurmayları eşlik etti.
Kahvaltıda ilk olarak konuşan İSTESOB Başkanı Faik
Yılmaz, esnafın zor bir dönem geçirdiğini ve bir çok
esnafın kepenk kapamak zorunda kaldığını söyledi.
Yılmaz’ın konuşmasının ardından gündeme dair
açıklamalarda bulunan MHP Genel Başkanı Devlet
Bahçeli, İstanbul’daki seçimlerde iki partinin ön plana
çıkarıldığına dikkat çekerek bunu eleştirdi. Bahçeli,
“İstanbul’da belediye hizmetleri geçmişten bu yana iktidar ve ana muhalefet arasında her zaman dönüşümlü
olmuştur. Ama zamanla diğer siyasi partilerimiz de
önemli gelişmeler göstermiştir. Bu gelişmelerin
içerisinde 9 Şubat’ta 45. Yılını kutlayan Milliyetçi
Hareket Partisi vardır. Köklü ve gelenekli bir siyasi
kurumdur. Her dönemde önemli kararların oluşmasında
önce milletim ve ülkem diyen sonra partim diyen bir
anlayışa sahiptir. Önemli kadrolara sahiptir. Seçim
döneminde İstanbul için dikkatimizi çeken konu hem
medya hem de bazı çevrelerin teşvikiyle oluyor. Sanki
İstanbul’da seçime giren 25 partiden 23’ü yok farz
ediliyor. Bir tarafta Adalet ve Kalkınma Partisi öbür
tarafta da Cumhuriyet Halk Partisi’ne şans veriliyor. Bu
kanaatimizce yanlış bir düşüncedir. Özellikle medya
bunu böyle yapmaktadır. Onun için ev ev dolaşarak
çalışmaya devam ediyoruz.” dedi.
Konuşmasından sonra gazetecilerin sorularını cevaplayan Bahçeli, Başbakan’ın paralel devlet söylemiyle
ilgili soruya, “Sayın Başbakan, 17 Aralık’tan itibaren
yapmış olduğu konuşmalar çok sağlıklı gözükmüyor.
Saldırgan hakaret içeren ifadeleri çok sık kullanıyor. Bu
tartışmanın içerisine her alanda Milliyetçi Hareket Partisi’nin girmesi mümkün değildir. Paralel devletten neyi
kastediyor, nedir bilmiyoruz. İktidarın 11 yıldır
uygulamaları arasında 2 tane önemli görevi olmuştur.
Bunlardan biri Türkiye’yi bölünmeye götüren
demokratik açılım süreci ve bölünmüş yoldur. Paralelin
iki kanadı ile değerlendirmelerine katılmak istemiyoruz.
Böyle bir tartışmanın ülkemize yararı olduğunu görmüyoruz.” diye cevap verdi.
Genel Merkezleri’nin dinlenildiğiyle ilgili iddialara
esprili bir cevap veren Bahçeli, “MHP Genel Merkezi’nin
dinlendiğini biliyoruz. Medya aracılığıyla
düşüncelerimizi aktaramadığımız kesimde de dinlenilme
vasıtasıyla aktarıldığını kabul ettiğimiz için hoşgörüyle
karşılıyoruz.” dedi.
Kıbrıs konusunda soruları da cevaplayan Bahçeli,
“Kıbrıs sorununu ABD ile farklı bir yaklaşımla çözmek
istiyoruz. Türkiye’yi ikna etmek istiyoruz. Oradaki Türk
varlığını kaldıracak hiçbir şeyi kabul etmemiz mümkün
değil. Varlığını koruması gerekir.” ifadelerini kullandı.
Başbakan Erdoğan’ın, kendisi için söylediği, ‘Aile nedir,
çoluk çocuk nedir bilmez, onun böyle bir derdi yok.’
şeklindeki konuşmasına sakin bir cevap veren Bahçeli,
“Başbakan inançlı bir şahsiyettir. Nikahla ölümün günü
belli olmaz.” diye konuştu.
Konuşmalardan sonra İstanbul Büyükşehir Belediye
Adayı’nı tanıtan Bahçeli, esnafla kahvaltıya devam etti.
23
BİR OY BİLE ÇOK ÖNEMLİDİR
Meclis Üyesi adaylarını tanıyalım
BAKIRKÖY BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARI
BÜYÜK
BİRLİK
PA R T İ Sİ
D EMOKRATİK
SO L PA R T İ
S AFF E T Ş EN
E mek l i
HAK
VE
EŞİTLİK
PA R T İ S İ
D EMOKRAT
PA R T İ
AT İ L L A K U C U R
Se rbest M eslek
H AL K L AR IN
D EMOKRATİK
PA R T İ S İ
S AA DET
PA R T İ Sİ
Z EK Aİ DURAK
Sa na tçı
Fİ Lİ Z ERC AN
İş Ka dı nı
R A M A Z A N B O YA L I K
VAH İT G E N Ç
M uh a se b e
N İVA RT BA K IRC I OĞ L U
Av ukat
Ev Ha nım ı
Filiz Ercan, 1961 yılında Keban’da doğdu.
İlköğretimini Halil Bedii Yönetken Okulu’nda
tamamladı. Orta ve Lise eğitimini Avusturya
Kız Lisesi’nde aldıktan sonra; İstanbul
Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden
Ekonomist olarak mezun oldu.
Filiz Ercan, 1996 yılında Sanatevi Reklam
Ajansı’nı kurdu ve halen ajansın Yönetim
Kurulu Başkanlığı’nı yürütmektedir.
Filiz Ercan, Avusturya Liseliler Derneği,
Yeşilköy Spor Kulübü, İşletme Fakültesi
Mezunlar Derneği, Tüketiciler Derneği, Kızılay
ve birçok sivil toplum kuruluşunun üyesidir.
Filiz Ercan, Almanca, İngilizce, Latince dillerini bilmektedir.
Ercan, 1992 yılında, Bakırköy İlçe Yönetim
Kurulu üyeliği ile siyaset hayatına
başlamıştır. Daha sonra İlçe Başkan
Yardımcılığı görevinde bulunmuştur. 2002
yılında Bakırköy ilçe Başkanlığı görevine
seçildikten sonra siyasi hayatına en son
olarak da İl Yönetim Kurulu üyesi olarak
devam etmiştir.
Filiz Ercan, 1971 yılından itibaren
Bakırköy’de ikamet etmektedir.
iki çocuk annesidir.
24
03 ŞUBAT 2014 PAZARTESİ
Ekseriyetin bulunduğu tespit edilerek
birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy
tarafından açıldı. Serdal Kılavuz ve Uğur
Özhabeş’in izinli sayılmasına oybirliğiyle
karar verildi. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin
Bakırköy Çamlık, Ülkü ve Yeşilköy
sokaklarında yapılan körler için kılavuz yol
çalışmaları ile ilgili vermiş oldukları soru
önergesi okundu. Gündem okundu,
oybirliğiyle kabul edildi. Gündem maddelerinin görüşülmesi neticesinde; 1- İmar ve
Şehircilik Müdürlüğü başlıklı Cevizlik
Mahallesi 794 ada 66 parsele ilişkin plan
tadilatı teklifine dair dosyanın İmar ve
Şehircilik Komisyonu’na havalesinin
oybirliğiyle kabulüne, 2- Kültür ve Sosyal
İşler Müdürlüğü başlıklı ilçemizde yapılacak
sportif organizasyonlara ilişkin hazırlanan
protokol taslağına dair evrakın Hukuk
Komisyonu’na havalesinin oybirliğiyle kabulüne, 3- Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü
başlıklı teşkilat görev ve çalışma yönetmeliği
hakkındaki evrakın Hukuk Komisyonu’na
havalesinin oybirliğiyle kabulüne karar verilerek birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan
Ersoy tarafından 05.02.2014 Çarşamba günü
saat 16:00’da toplanmak üzere kapatıldı.
05 ŞUBAT 2014 ÇARŞAMBA
Ekseriyetin bulunduğu tespit edilerek
birleşim, Meclis 2. Başkan Vekili Ali Kenan
Kır tarafından açıldı. Elif Arıkan Can, Hasan
Ersoy, Pınar Ünsal ve Bahar Sunman’ın izinli
ŞUBAT 2014
BELEDÝYE MECLÝSÝ’NDE
NELER GÖRÜÞÜLDÜ?
sayılmalarına oybirliğiyle karar verildi. Sağlık
İşleri Müdürü olarak görevlendirilen Gözen
Özilhan’ın bilgilendirme yazısı okundu.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Meclis Üyesi
Ramazan Baş’ın; özürlü personele tahsis
edilecek memur kadroları ile ilgili 7 kişi
çalıştırılması gerekirken neden 2 kişinin
çalıştırıldığı ve ne kadar süredir 5 kişinin
çalıştırılması zorunluluğu olduğu halde
çalıştırılmadığı hakkında sözlü soru önergesi
başkanlık makamına havale edildi. Geçen
birleşime ait zabıt özeti okundu, oybirliğiyle
kabul edildi. Gündem maddelerinin
görüşülmesi neticesinde; 1- İnsan Kaynakları
ve Eğitim Müdürlüğü başlıklı özürlü personele tahsis edilecek memur kadrolarına dair
başkanlık teklifinin oybirliğiyle kabulüne, 2Fen İşleri Müdürlüğü başlıklı Osmaniye Kültür
Merkezi tamamlama inşaatı için kredi
kullanımına ilişkin alınan 08 Ocak 2014 tarih
ve 5 nolu meclis kararının iptali ile söz
konusu kredinin muhabir bankalardan
karşılanabilmesine ilişkin başkanlık teklifinin
2 ret (Halil Yalçın Kayalı, Ramazan Baş) oya
karşın oyçokluğuyla kabulüne karar verilerek
birleşim, Meclis 2. Başkanı Ali Kenan Kır
tarafından 07 Şubat 2014 Cuma günü saat
16:00’da toplanmak üzere kapatıldı.
07 ŞUBAT 2014 CUMA
Ekseriyetin bulunduğu tespit edilerek
birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy
tarafından açıldı. İlknur Meral, Selim Malgaz
ve Türkan Elif Arıkan Can’ın izinli
sayılmalarına oybirliğiyle karar verildi.
Geçen birleşime ait zabıt özeti okundu,
oybirliğiyle kabul edildi. Gündem maddelerinin görüşülmesi neticesinde İmar ve
Şehircilik Müdürlüğü başlıklı ilçemizdeki
asansörlerin muayenesine dair İmar ve
Şehircilik, Hukuk Komisyonu müşterek
raporunun oybirliğiyle kabulüne, 2- İmar ve
Şehircilik Müdürlüğü başlıklı Yeşilköy
Mahallesi 45 pafta 626 ada 14 ve 15
parsellere ilişkin 1/1000 ölçekli plan tadilatı
teklifine dair İmar ve Şehircilik Komisyonu
raporunun 2 çekimsere karşın oyçokluğuyla
kabulüne, 3- İmar ve Şehircilik Müdürlüğü
başlıklı Cevizlik Mahallesi 12/1 pafta 794
ada 66 parsele ait 1/1000 ölçekli İmar ve
Şehircilik Komisyonu raporunun oybirliğiyle
kabulüne, 4- İmar ve Şehircilik Müdürlüğü
başlıklı Merkez demiryolunun güneyine
ilişkin imar planında kentsel hizmet alanına
dair İmar ve Şehircilik Komisyonu raporunun
2 çekimser oya karşın oyçokluğuyla kabulüne karar verilerek birleşim, Meclis 1.
Başkan Vekili Hasan Ersoy tarafından 03
Mart 2014 Pazartesi günü saat 16:00’da
toplanmak üzere kapatıldı.
Meclis oturumlarýnýn tamamýný gazetemizin
www.atakoygazete.com.tr
sitesini ziyaret ederek okuyabilir ve sesli olarak dinleyebilirsiniz.
AK Parti Bakırköy Belediye Meclisi Üyesi Ramazan Baş’tan
ÖZÜRLÜ PERSONEL İLE İLGİ SORU ÖNERGESİ
AK Parti Bakırköy Belediye Meclisi Üyesi Ramazan
Baş, Bakırköy Belediye Meclisi’nin Şubat Ayı
Toplantıları’nda Meclis Başkanlığı’na özürlü personel çalıştırma yükümlülüğü konusunda soru
önergesi verdi.
Bakırköy Belediye Meclisi’nin 05 Şubat 2014
Çarşamba günkü 2. toplantısında gündem maddelerinin görüşülmesi sırasında İnsan Kaynakları
ve Eğitim Müdürlüğü’nden
gelen özürlü personele tahsis
edilecek memur kadroları
yazısının okunmasının
ardından meclis başkanlığına
sözlü soru önergesini veren
Ramazan Baş, Bakırköy
Belediyesi’nde 7 kişinin özürlü
kadrosunda çalıştırılması
gerekirken 2 kişinin
çalıştırıldığını belirterek, “Ne
kadar süredir 5 kişi çalıştırılma
zorunluluğu olduğu halde
çalıştırılmamıştır.” dedi.
Kanunu’nun özürlü personel çalıştırma
yükümlülüğü başlıklı 53. maddesinde kurum ve
kuruluşlar bu kanuna göre çalıştırdıkları personele
ait kadrolarda yüzde 3 oranında özürlü çalıştırmak
zorundadır. Yüzde 3’ün hesaplanmasında ilgili
kurum ve kuruluşun yurt dışı teşkilat hariç toplam
dolu kadro sayısı dikkate alınır denilmektedir.
Belediye ve bağlı kuruluşları ile mahalli idare bir-
Bakırköy Belediye Meclisi’nin
05 Şubat 2014 tarihli
birleşiminde görüşülen özürlü personele tahsis edilecek
memur kadroları hakkında
şu görüşmeler yaşandı:
“Divan Katibi: Bakırköy Belediye Başkanlığı İnsan
Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü. Konu: Özürlü
personele tahsis edilecek memur kadroları.
Başkanlık Makamına. 657 sayılı Devlet Memurları
likleri norm kadro ilke ve standartlarına dair
yönetmelik gereğince belediyemizin memur
kadroları toplamı 418 olup, bunun 299 adedi
doludur. Belediyemizde 2 kişi özürlü memur per-
sonel kadrosunda görev yapmaktadır. Yasa gereği
tahsis edilmesi gereken 7 adet özürlü memur personel kadrolarına ilişkin cetvel yazımız ekinde
sunulmuştur. Makamınızca da uygun görüldüğü
takdirde bu hususta karar alınmak üzere yazımız
ve ekinin 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. ve
18. maddeleri 1 bendi gereğince Belediye
Meclisi’ne havalesini onaylarınıza arz ederim.
Figen Turanlı. İnsan Kaynakları
ve Eğitim Müdürü.
Meclis 2. Başkan Vekili Ali
Kenan Kır: Gündem maddesi
ile ilgili söz almak isteyen var
mı? Sayın Ramazan Baş.
Ramazan Baş: Sayın başkan,
değerli meclis üyeleri, bilgide
anladığım kadarıyla 7 kişi
memur kadrosunda çalışması
gerekiyordu ancak 2 kişi
çalıştırılmış. Ne kadar süredir
5 kişi çalıştırılmak zorunluluğu
olduğu halde çalıştırılmamış?
Bu konuda bilgi alabilir miyiz?
Meclis 2. Başkan Vekili Ali
Kenan Kır: Başkanlık
makamına iletip, bir dahaki
meclis gündeminde cevabını
iletiriz Sayın Ramazan Baş.
Ramazan Baş: Teşekkür ederim.
Meclis 2. Başkan Vekili Ali Kenan Kır: Ben teşekkür
ederim. Başkanlık teklifini oylarınıza sunuyorum.
Kabul edenler, etmeyenler, çekimserler,
oybirliğiyle kabul edilmiştir.”
25
KAPİTALİZM KRALLIĞI
Geçenlerde internette açlıktan kemikleri sayılabilen küçük bir çocuğun resmi
ilişti yine gözüme. Hep düşünürüm, hep
yüreğim sızlar ve sanırım duyarsız
olamayacağım ender konulardan biridir
bu; benim yaşamımda. Hele de Dünya'da boşa harcanan milyarlarca doları
düşününce; çocukları bile açlıktan
öldürebilecek kadar zalim bir kapitalist
düzenin esiri olmayı hazmedemem.
Bugün Dünyamız Sosyalist sistemin
Ferhan KILIÇ
yıkılmasıyla küresel hale dönüşen kapitalist sistemin egemenliği altında
bulunuyor. Fabrikaların, bankaların, çiftliklerin, işletmelerin
özel mülkiyetine sahip kapitalistlerin, ücretli emekçileri
sömürmesine dayanan kapitalist sistem; gıda, inşaat, ilaç,
enerji, elektronik- bilgisayar, iletişim- bilişim, demir- çelik,
otomotiv, ulaşım, savaş sanayisi, bankacılık, medya gibi sektörleri kontrol eden dev uluslararası şirketlerin güdümüyle
ayırt ediliyor.
Kapitalist sistemin toplumsal gerçekliği; sermaye, emek ve
devlet arasındaki ilişkilerle belirleniyor.
Tarımsal yapının sermaye birikiminin mantığına göre
örgütlenmiş olması; üretim ilişkilerinin sömürüye ve emeğin
metalaştırılmasına dayalı olması; kapitalistlerin yatırım, üretim ve gelir bölüşümü kararlarını kar amacına uygun olarak
belirlemesi; rekabet, piyasa ilişkilerinin anarşisi, sermayenin
yoğunlaşması ve merkezileşmesi sonucu tekelleşme, üretim
ilşkilerinin sömürüye ve emeğin metalaştırılmasına dayalı
olmasından kaynaklanan sınıf mücadelesi, devletin sistemin
koruyucusu ve kollayıcısı rolünü üstlenmesi, kapitalist sistemin
en temel özellikleridir.
Dünya kapitalist sistemi despotik bir hiyerarşiye göre
konumlanmış ulus- devletlerden oluşan küresel bir yapı
özelliği taşıyor. Asya, Afrika, ve Latin Amerika ülkelerinin
çoğunu kapsayan geri kapitalist ülkeler, çok az sayıdaki ileri
kapitalist- emperyalist ülkeler tarafından bağımlılaştırılmış
durumda bulunuyor.
ABD bu hiyerarşik küresel yapının en tepesinde dünyanın
baş emperyalist gücü olarak yer alıyor. Dünyanın en büyük
üretim ve finans merkezi olması; teknolojik gelişmişliği, en
yakın rakiplerini bile geride bırakan savaş sanayisi, nükleer
ve klasik askeri gücü, üniversiteleri, medyası, eğlence- kültür
sanayisi ve "Amerikan tarzı" yaşamından oluşan ideolojik,
kültürel silahları; hep birlikte ABD'ye büyük üstünlük sağlıyor.
ABD, Almanya ve Japonya; emperyalizmin üç kilit gücünü
oluşturuyor. Dünya ekonomisine yön veren kararlar öncelikle
bu üçlüyü de içeren emperyalist G7 ülkelerinin koordinasyonuyla alınıyor. (ABD, Almanya, Japonya, İngiltere, Fransa,
Kanada, İtalya)
Emperyalist ülkelerin denetimindeki kurumların
dayatmasıyla, bağımlı ülkelerin ekonomilerinde meydana
getirilen yıkımlar ve bozulmalar, girilen borç batağı, geleneksel tarım ülkelerinin bile kendi halkını besleyebilecek durumdan uzaklaşması, halkların açlığın pençesine terk edilmesi
artık olağan bir duruma dönüştü.
Kapitalist ülkeler eşit gelişemedikleri için, eski güç dengelerine göre paylaşılmış olan Dünya'nın yeniden paylaşılması
gündeme gelir. Tekelleşme, toplumsal kutuplaşma, küçük bir
azınlık zenginleşirken, nüfusun büyük çoğunluğunun
yoksulluğa mahkum edilmesi ve yaşam kalitesinin düşmesi,
üretken yatırımların yeterince karlı olmaktan çıkması, mali
spekülasyonlara ve borsa oyunlarına dayalı kumarhane
ekonomisine geçiş, aşırı üretim ve yetersiz talep sonucu
ortaya çıkan birikim bunalımı, bolluk içinde yokluk
yaşanması, kitlesel açlık, işsizliğin yayılması, durgunluk,
büyük insanlığın yıkımı, matyalaşma, kültürsüzleşme, ortaçağ
karanlığı; kapitalist sistemin bu zorunlu sonuçlarından kurtulmak için sistemin mantığının bütünüyle kırılması gerekiyor.
Tüm Dünyada kapitalist sömürüye son vermenin ve bu sistemi aşmanın adı Sosyalizmdir. Fakat günümüzde bu nasıl olabilir? Sınıfları kaldırarak bireyler, cinsiyetler, halklar, ülkeler,
bölgeler ve kıtalar arasındaki eşitlik ve adaletin
sağlanabileceği, çocukların açlıktan ölmeyeceği bir Dünya
dileklerimle...
Sevgiyle kalın...
HİÇBİR BAŞARI TESADÜF DEĞİLDİR
UZMAN KADRO TARAFINDAN
5. Sınıftan İtibaren Her Seviyede
Tüm Branşlarda
BİREBİR ya da GRUP DERSLERİ VERİLİR
SBS puanı 450 ve üzeri olan öğrenciler için özel gruplar bulunmaktadır.
Tel : 0533 769 22 04 - 0554 337 54 32
ARPACIK MOBİLYA
Mutfak Dolabı, TV Ünitesi, Vestiyer,
Ofis Mobilyaları ve
Her Türlü Özel Sipariş Mobilyalar Yapılır.
Gününde Teslim Edilir.
Adres: Veliefendi Mah. 26/4 Sok. No: 34 Zeytinburnu / İstanbul
Tel : 0532 612 94 34
İstanbul'un hızını arttıracak haber
Yerleşim
yerleri
içindeki ana
yollarda hız
sınırı 90
kilometreye
çıkarıldı
Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik
Uygulama ve Denetleme Dairesi
Başkanı Hamza Altıntaş, Resmi
Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe
giren Karayolları Trafik
Yönetmeliği’nde Değişiklik
Yapılmasına Dair Yönetmelikle,
yerleşim yeri içindeki ana yollarda
hız sınırının arttırılmasını
değerlendirdi.
Altyapısı uygun olmayan ara yollarda hız sınırının 50 kilometre olarak
korunduğunu anlatan Altıntaş,
"Yerleşim yeri içinden geçen
bölünmüş devlet ve il yolları,
belediyelerin yapım ve bakımından
sorumlu olduğu, taşıma kapasitesi
yüksek, can ve mal güvenliği
açısından gerekli tedbirlerin alındığı
ana yollarda UKOME ve il trafik
komisyonlarının 20 kilometre olan
hız limitini arttırma yetkisi 32 kilometreye çıkarıldı." dedi.
Büyükşehirlerdeki ana yollarda şu
anda trafik hızının 50 kilometre
olduğunu hatırlatan Altıntaş, "Otomobiller için ise 50 artı 20 kilometreydi. Ancak bu sınır trafiğin akışını
bozuyordu. Diğer ülkelerde
yaptığımız araştırmalarda gerekli
tedbirlerin alındığı ana yollarda
trafik hızının artırılabildiğini gördük.
Bu nedenle bir çalışma yaptık ve hız
sınırı her bir araç için 50 kilometre
artı 32 kilometre daha artırılabilir
hükmünü koyduk" diye konuştu.
UKOME ve İl Trafik
Komisyonları belirleyecek
Polisin hız cezası yazarken sürücüye
yüzde 10 oranında bir opsiyon da
tanıdığını anımsatan Altıntaş, bu
opsiyonla birlikte şehir içi ana yollarda hız sınırının 90 kilometreye
çıkarıldığını söyledi. Altıntaş,
"Ankara, İstanbul ve İzmir gibi
büyükşehirlerimizde sürücülerimiz
70 hız sınırını ihlal ediyordu. Biz
bunu makul bir düzeye çıkarttık.
Denetimlerimizi gönül rahatlığıyla
yapacağız." dedi.
Amaçlarının şehir içinde kalan ana
yollarda trafik akıcılığını sağlamak
olduğunu vurgulayan Altıntaş, "Hız
sınırı her araç için 90 kilometreye
çıkarılabileceği gibi azami 90 kilometre olmak üzere ayrı sınıftan
araça farklı hız sınırı da getirilebilir.
Buna illerdeki UKOME ve trafik
komisyonları karar verecek." dedi.
Hızı arttırma yetkisinin UKOME ve
trafik komisyonlarında bulunduğunu
belirten Altıntaş, bu kurulların
uygun gördüğü yollarda hız sınırını
bu günden itibaren 90'a çıkarma
yetkisine sahip olduklarını belirtti.
TEKNOLOJÝ DÜNYA SI
GÖKHAN ATAMER
[email protected]
!/)+,),1,&01/+/)1/1(/*/.)
\W^S_IX^a E^a XP]T`]Z]a Q_[KYWa P\W^U_]X^a OP]X^S
WY]RURa V^\^CY]a OD[PMS^\^[_]_]a X_]\^]S^U_a _W^]a QR
WY]RTRaT`WZ]X`]a_\O_\^]X_[^]aQ_[aV^W]Y\Y-_WaO^\[email protected]^:
_]Oa N^GL^U_]X^]a O^\X_Ja @Y^_]Oa C_[S`UZFa KYWa O_I\_
OD[PMS^\^[a _K_]a WR\\`]Z\S`Wa PI^[^a V`U`[\`]`]a E^a W^]X_
W^]X_]_a TYWa ^VS^a DI^\\_H_a X^a QR\R]`]a Q_[a V^\^CY]a P[^VV_J
2^GaV^\^CY]R]R]aODEX^U_]^aSPX`L`\^a^X_\X_H_aV`WX_[X^F
V^\^CY]a YVYS`V_Wa Y\`[`Wa _K_]X^W_a VPSa E^[_\^[_a U_\_TY[a E^
W^]X_aW^]X_]_aK`\ZMS`IaL`\^aO^V_[_TY[Ja=`L`aKYWaP[^VV_H_
RK`W\`[\`aQ_\_]^][email protected]^_]OaC_[S`UZ]Z]aP[^VV_H_aV^\^CY]aSYX:
^\_a@\`NWaA_T`La`XZ]ZaV`MZTY[[email protected]^_]O>_]aQRaT^]_aSYX^\_
@`[N^\Y]`>X`a XPI^]\^]^]a 5YQ_\a =P]T`a *Y]O[^U_>]X^
V`]ZVZ\XZJa 4^\^CY]a X`L`a KYWFa _M`X`S\`[Za E^a W_M_U^\a E^[_\^[
WY]RUR]X`a W`TOZ\Za Y\`]a WR\\`]ZNZ\`[Z]a WR\\`]ZSZ]Za L^X^:
C\_TY[Ja @Y^_]Oa ?@=a @`MW`]Za X`a X`L_\a Y\S`Wa PI^[^a ?@=
LPWPS^V_a OD[^E\_\^[_a _K_]a OPE^]\_a _\^V_M_Sa L_IS^V\^[_
UR]RTY[Ja _[W^VFa SYX^\_]a P[^V_\S^U_]_]a / a `Ta `\XZHZ]Z
UDT\^X_Ja 4^\^CY]X`Fa SYX^\^a DI^\a Y\`[`Wa RT`[\`]SZM
<YYO\^>Z]a ?]X[Y_Xa U_UV^S_a K`\ZMZTY[a E^a @Y^_]O>Z]a W^]X_
OPE^]\_WaRTOR\`S`\`[ZaQR\R]RTY[J
#..#*/"+0)1%/-/*1$/,&*/-,
(0!,1,&/(,
<YYO\^Fa 4P[Wa A_T`U_a 4`[_L_>]X^W_a ^]a D]^S\_a XD]PS
]YWV`\`[Z]X`]a Q_[_a Y\`[`Wa W`QR\a ^X_\^]a /7a 5`[Va T^[^\
U^K_S\^[_T\^a_\O_\_aQ_[aQ_\O_aGY[V`\Za`KVZJa<YYO\^aQRaU`T^X^F
T^[^\\^MS^a UP[^N_]X^a 4P[W_T^>X^a SPN`X^\^a L`\_]X^
Y\XRHRa +`]X^>^a W`[MZa OPI^\a Q_[a L`S\^a T`GS`TZ
G\`]\ZTY[Ja $Y[V`\X`Fa `X`T\`[\`a U^KS^]a UYLQ^V\^[_Fa U_T`U_
G`[V_\^[^a _\_MW_]a L`Q^[\^[_a V`W_Q^a `\`Q_\S^a E^a L^GU_]X^]
D]^S\_U_a U^K_Sa UY]RK\`[Za O_Q_a DI^\\_W\^[a QR\R]`N`WJa ADI
WY]RURa L_IS^V^a LVVG""T^[^\U^N_S\^[J3_VLOYYO\^JNYS"
`X[^U_]X^]aR\`M`Q_\_[U_]_IJ
0/ ..!10"'11&,*%0+.*0-01$0(')10*+'
9`N^QYYWFa M_SX_T^a W`X`[a T`GVZHZa ^]a QPTPWa T`VZ[ZSZ
O^[K^W\^MV_[X_a E^a ,)7a S_\TY]a `WV_Ca WR\\`]ZNZUZa QR\R]`]
SYQ_\a S^U`-\`MS`a RTOR\`S`UZa 8L`VU?GG>Za ; a S_\T`[
XY\`[`aU`VZ]a`\XZJa<P]X^aQ_[aS_\TY]aT^]_aWR\\`]ZNZaU`L_Q_
Y\`]a 8L`VU?GG>Z]Fa 9`N^QYYW>Ra X`L`a X`a QPTPV^N^H_
`M_W`[Ja9`N^QYYWaDX^S^T_a,aS_\T`[aXY\`[a]`W_VaE^a;6aS_\:
T`[a XY\`[\ZWa 9`N^QYYWa L_UU^U_a E^[^[^Wa T`G`N`WJa A`VZ]
`\S`]Z]aV`S`S\`]S`UZT\`aQ_[\_WV^a8L`VU?GGaK`\ZM`]\`[Z
X`a 9`N^QYYWa ^W_Q_]^a X`L_\a Y\`N`WJa A`VZ]a `\S`
UY][`UZ]X`a SYQ_\a S^U`-\`MS`a RTOR\`S`UZ]Z]a `XZ
X^H_MS^T^N^WFa 8L`VU?GGa TY\R]`a ^UW_a `XZT\`a X^E`S
^X^N^WJa`\ZM`]\`[`aE^[_\^N^Wa/aS_\T`[aXY\`[aX^H^[_]X^W_
9`N^QYYWaL_UU^U_T\^a`]\`MS`]Z]aVYG\`SaS`\_T^V_a;!aS_\:
T`[aXY\`[`aKZW`N`WJa(H^[a9`N^QYYWFa;!a?HRUVYUaV`[_L_]^
W`X`[a L^[L`]O_a Q_[a U^Q^G\^a `]\`MS`X`]a N`T`[U`F
UDI\^MS^X^W_aN^I`_aM`[VaO^[^H_a8L`VU?GG>^a]`W_VaY\`[`W
;a S_\T`[a XY\`[a DX^T^N^WJa A`X^N^a QRa S^Q\`HZ]a Q_\^F
9`N^QYYW>R]a ]UV`O[`Sa _K_]a DX^X_H_T\^a `T]Za Y\XRHR]R
XPMP]P]N^FaT`VZ[ZSZ]aQPTPW\PHPaE^a8L`VU?GG>Z]a9`N^:
QYYWa_K_]aD]^S_aX`L`a_T_a`]\`MZ\ZTY[[email protected]`S\^T\^a5`[W
RNW^[Q^[OFa 9`N^QYYWa WR\\`]ZNZ\`[Z]Z]a T`Ma Y[V`\`S`UZ]Z
ATAKÖY
AYLIK BÖLGE GAZETESÝ
Aylýk Süreli Yayýn
YIL: 22 Sayý: 235 MART 2014
[email protected]
Köþe yazýlarýndaki sorumluluk, yazarlarýna aittir.
Gazetemizde yayınlanan ilanların sorumluluğu ilan sahibine aittir.
XPMP[S^T^aK`\ZMZTY[J
%0.."+01/ 0&1$!0)+0*'
?@=B]_]a XP]T`a \_X^[\^[_a X`L_\a Q_]\^[N^a W_M_T_a X_]\^X_H_]_
Y[V`T`a KZW`[`]a (X3`[Xa A]Y3X^]Fa QRa W^Ia X^a ]O_\_I
_UV_LQ`[`VZ]`a X`[Q^a ER[XRJa A]Y3X^]a V`[`CZ]X`]
`KZW\`]`]aQ^\O^\^[^aOD[^a]O_\_Ia<2.a_UV_LQ`[`VaX`_[^U_F
?@=BX^aS_\TY]\`[N`a+`LYYaWR\\`]ZNZUZ]Z]aOD[P]VP\PaUYL:
Q^VaYVR[RSR]`aUZI`[`WaQRaW_M_\^[_]aCYVYH[`C\`[Z]ZaW`TX^VV_J
1GV_Wa A_]_[a 1GV_Na 0^[E^a `XZa `\VZ]X`a TP[PVP\^]
G[YO[`SZ]Fa D[OPVP]a MPGL^\_\^[_]a TPI\^[_]_a V`]ZTZGa T^]_
L^X^C\^[aQR\S`aW`Q_\_T^V_]_aO^\_MV_[S^T_a`S`K\`XZHZaQ^\_[:
V_\X_Ja 677%:67;6a TZ\\`[Za `[`UZ]X`a TP[PVP\^]a G[YO[`SZ]
T`\]ZIN`a _\Wa `\VZa `TZ]X`a ;F%a S_\TY]a CYVYH[`Ca W`TX^X_\X_H_
Q_\X_[_\X_Ja 9YVYH[`C\`[a `[`UZ]X`a N_]U^\a _K^[_W\_a Y\`]\`[Z]X`
QR\R]XRHRa_C`X^a^X_\_TY[Ja<R`[X_`]aO`I^V^U_]_]aL`Q^[_]^
OD[^a ]O_\_Ia _UV_LQ`[`Va Q_[_S\^[_]_]a ?@=a E`V`]X`M\`[Z]Z]
OD[P]VP\^[_]_a O_I\_N^a W`TX^VS^U_a URKa V^MW_\a ^VS_TY[J
+`LYYBX`]a T`GZ\`]a `KZW\`S`X`a M_[W^V_]a N`URU\RW
C``\_T^V_]X^]aL`Q^[_aY\S`XZHZaQ^\_[V_\X_Ja
('((/-"+0)11&,*%.)1+.*0-10-0$YGP\^[a UYUT`\a G`T\`MZSa U_V^U_Fa L`\W`a `KZ\S`UZ]Z]
`[XZ]X`]a S`\_a V`Q\Y\`[ZT\`a _\O_\_a T`GVZHZa _\Wa `KZW\`S`X`F
67;/BP]a XD[XP]NPa K^T[^H_]X^a 6)/F)a S_\TY]a Y\`]a I`[`[
Q^W\^]V_U_]^a W`[MZ]a );;F)a S_\TY]a XY\`[a I`[`[a ^VV_H_]_
XRTR[XRJa 43_VV^[Fa 67;6B]_]a `T]Za XD]^S_]X^a %Fa S_\TY]
XY\`[a I`[`[a ^VS_MV_Ja 43_VV^[Fa `WV_Ca WR\\`]ZNZa U`TZUZ]Za Q_[
D]N^W_aTZ\Z]a`T]ZaXD]^S_]^aOD[^aTPIX^a/7a`[VZ[`[`Wa;%)
S_\TY]X`]a6,;aS_\TY]`aKZW`[S`UZ]`aW`[MZ]Fa6,!aS_\TY]:
\RWa Q^W\^]V_]_]a X^a O^[_U_]X^a W`\XZJa @_[a D]N^W_a K^T[^WV^
;)!a S_\T`[a Q`WZMa `\`]a UYUT`\a G`T\`MZSa U_V^U_]_]a 'V_S^:
\_]^U'a L_IS^V_]^a Q`WZMa U`TZUZFa XD[XP]NPa K^T[^WV^a ;,
S_\T`[\ZWaQ^W\^]V_]_]aO^[_U_]X^aW`\`[`Wa;,%aS_\T`[aY\`[`W
O^[K^W\^MV_Ja5^[W^I_aA`]a9[`]N_UNYBX`aQR\R]`]aE^a(E`]
8_\\_`SUa V`[`CZ]X`]a 677 a TZ\Z]X`a WR[R\`]a V`]Z]SZM
UYUT`\a S^XT`a C_[S`UZFa *`UZSa `TZ]X`a L`\W`a `KZ\XZHZa _\W
OP]a T`VZ[ZSNZUZ]`a TPIX^a /B\PWa O^V_[_a U`H\`SZMVZJ
*R[R\XRHR]X`]a QRa T`]`a UP[^W\_a I`[`[a ^X^]a 43_VV^[BZ]
ODUV^[X_H_aOPK\PaQPTPS^aGYV`]U_T^\_aT`VZSNZUZ]Z]a_\O_U_]_
K^WS_MV_Ja ?]`\_UV\^[a QPTPS^a LZIZ]X`W_a XPMPMP]a M_[W^V_]
L_UU^\^[_]^a I`[`[a E^[^Q_\^N^H_]_a Q^\_[V_TY[Ja 43_VV^[
L_UU^\^[_Fa XD[XP]NPa K^T[^Wa UY]RK\`[Z]Z]a `KZW\`]S`UZ]Z]
`[XZ]X`]aU^`]UaXZMZa_M\^S\^[X^aTPIX^a;;aX^H^[aW`TQ^V:
V_J
&'-.$.(1%(
"01-0!,1&,1.*%.-
9[`]UZIa 1[`]O^a C_[S`UZ]Z]a Q_[a _MV_[`W_a Y\`]a E_X^Y
G`T\`MZSa U_V^U_a =`_\TSYV_Y]BZ]a 5_N[YUYCVB`a U`VZ\`Q_\^N^H_
_XX_`a ^X_\X_Ja <^K^]a TZ\a +`LYYB]R]a U`VZ]a `\S`Wa _K_]a /77
S_\TY]aXY\`[aV^W\_Ca^VV_H_a=`_\TSYV_Y]Fa1[`]O^aV`[`CZ]X`]
+`LYYBT`a U`VZ\S`Wa PI^[^TX_Ja ?]N`Wa =`_\TSYV_Y]BX`
WPKPWa Q_[a L_UU^U_a Y\`]a 9[`]UZIa X^E\^V_a QRa U`VZMZ
Y]`T\`S`XZJa_SX_a_U^Fa<YYO\^BZ]a+YRVRQ^BRa_\^a[^W`Q^V
^VS^Wa _UV^T^]a 5_N[YUYCVBR]a ODIP]Pa X^Ea U_V^T^a X_WV_H_
WY]RMR\RTY[Ja 0^a W`X`[\ZWa V^W\_Ca T`GVZHZa Q_\_]S_TY[a `]N`W
L^Sa 9[`]U`B]Z]a L^Sa X^a 1[`]O^BZ]a U`VZM`a UZN`Wa Q`WVZHZ
Q_\_]_TY[Ja 5_N[YUYCVBR]a =`_\TSYV_Y]B`a Y[V`Wa Y\S`UZ]Z]
E_X^Ya U^[E_U_]_]a LZI\Za QPTPS^U_a _K_]a D]^S\_a Y\XRHR]R
XPMP]^]a Y[V`W\`[Za QRa U`T^X^a =`_\TSYV_Y]BZa XP]T`X`
X`L`a C`I\`a ^VW_U_a Y\`]a Q_[a E_X^Ya G`T\`MZSa U_V^U_a Y\`[`W
OD[S^Wa _UV_TY[\`[Ja A`VZMZ]a O^[K^W\^MS^U_a L`\_]X^
1[`]O^BZ]a L`\`a QPTPWa L_UU^X`[a Y\`[`Wa W`\`N`HZF
5_N[YUYCVBR]a_U^aU_V^T^aV^W]Y\Y-_aE^aG`I`[\`S`a`KZUZ]X`]
C`TX`aU`H\`T`N`WaQ_[aWY]RSX`aQR\R]`N`HZaUDT\^]_TY[J
#..#*/1#*0$$"')1 0'1+/-((/
<YYO\^>Z]a `WZ\\Za ODI\POPa <YYO\^a <\`UUFa QRa TZ\Z]
UY]\`[Z]X`a XP]T`a O^]^\_]X^a U`VZM`a UR]R\`N`WJa ?]N`W
`WZ\\Za ODI\PHP]a WR\\`]ZSa M^W\_a E^a WR\\`]ZSa `\`]\`[ZF
M_SX_X^]aV`[VZMS`aWY]RURaL`\_]^aO^\S_MaXR[RSX`Ja=`L`
D]N^a DI^\a L`T`VZ]a _L\`\a ^X_\S^U_]^a Y\`]`W
U`H\`T`Q_\^N^H_a_K_]aV`[VZMS`aWY]RURaY\`]a<YYO\^a<\`UUF
M_SX_aX^aV[`C_WV^aWR\\`]ZSZaL`\_]X^aU^Q^Q_T^VaE^[^Q_\^N^H_
UY[R]\`[a U^Q^Q_T\^a V`[VZMS`a WY]RURa Y\XRJa ?WZ\\Za ODI\PW
L^]PIa G_T`U`T`a Q_\^a UP[P\S^X_a `S`a ?@=a ^T`\^V\^[_]_]
U^W_I_]X^Fa `WZ\\Za ODI\PHP]a `[`Q`a UP[^[W^]a WR\\`]ZSZ]Z
T`U`W\`S`Wa _K_]a T`U`a V`U`[Z\`[Za L`IZ[\`]XZJa ?]N`Wa QR
O^\_MS^\^[aW`[MZUZ]X`a<YYO\^aX`aQYMaXR[SRTY[Ja<YYO\^
<\`UUZ]a UY[R]URIa Q_[a M^W_\X^a G_T`U`T`a UP[P\S^U\a _K_]
^\_]X^]a O^\^]_a T`G`]a <YYO\^Fa `WZ\\Za ODI\PHP]P]a V[`C_WV^
WR\\`]ZSZ]Za T`U`W\`S`TZa `S`K\`T`]a QRa T`U`
V`U`[Z\`[Z]Z]a W`QR\a ^X_\S^S^U_a _K_]a \YQ_a K`\ZMS`\`[Z]`
Q`M\`SZMa XR[RSX`Ja <YYO\^a \YQ_N_\^[_]_]a M_SX_X^]a PK
^T`\^V_]a TD]^V_N_\^[_T\^a OD[PMVPHPa Q^\_[V_\_TY[Ja ?]N`W
<YYO\^>Z]aQRa\YQ_aK`\ZMS`\`[ZaUY]RKaE^[S^T^Q_\_[JaP]WP
<YYO\^a <\`UUFa UP[PNP\^[_a `[`Q`a UP[^[W^]a X_WW`V_]_
X`HZV`Q_\^N^WaQ_[aN_L`IaY\`[`WaOD[P\PTY[Ja_SX_\_WaU`X^N^
X^]^S^aUP[^N_]X^W_\^[aV`[`CZ]X`]aWR\\`]Z\`Q_\^]a<YYO\^
<\`UUa L`WWZ]X`a WY]RM`]a <YYO\^a UDINPUPa 2^N^\_`
?Q`X`FaODI\PWaO^]^\aW_V\^T^aR\`MVZWV`]aUY][`aVPSaQRaK^W:
_]N^\^[_]aY[V`X`]aW`\W`N`HZ]ZaQ^\_[VV_J
)'(/)+.11/1+$1!//)#,1,)+,-,%.0_]V^]XYFa 8__a E^a =AB_]a Q`H\`]VZa U^[E_U\^[_]_]a 67a 5`TZU
67;,aV`[_L_a_V_Q`[_T\^aW`G`VZ\`N`HZ]Za[^US_aY\`[`Wa`KZW\`XZJ
@RaO^\_MS^a]^V_N^U_]X^aD]PSPIX^W_aT`Ia0_]V^]XY>NR\`[
8__a E^a =ABX^a Y]\_]^a G\`TFa \^`X^[QY`[XUFa S`VNLS`[W_]O
O_Q_a DI^\\_W\^[_a WR\\`]`S`T`N`WJa *Y]RFa 0_]V^]XYB]R]
[^US_a43_VV^[aL^U`QZ]X`]aG`T\`MZ\[email protected]^\_MS^aL^]PI
0_]V^]XYa0^V3Y[WaE^a_]V^[]^VaDI^\\_W\^[_]_]aW`G`VZ\S`UZ]Z
W`GU`SZTY[Ja ARG^[a AS`ULa @[YUJa @[`3\Fa 5`[_Ya *`[Va 8__
E^a$YWSY]a@`VV\^a#^EY\RV_Y]aO_Q_aKYWaU`TZX`a8__aYTR]R
_\^a 4L^a ^O^]Xa YCa ^\X`a $L`]VYSa .YR[O\`UUa O_Q_a 0_]:
V^]XYa =Aa YTR]\`[Z]Za U^E^]a YTR]NR\`[Fa QRa XR[RS
W`[MZUZ]X`aQ_[a]^QI^aY\UR]aPIP\^N^H^aQ^]I_TY[Ja0_]V^]:
XYa 8__a E^a =Aa WR\\`]ZNZ\`[Z]Z]a T`WZ]a I`S`]a _K^[_U_]X^
Y]\_]^a YTR]a YT]`T`Q_\S^Wa _K_]a 8__a >T`a X`a /=AB^
O^KS^U_aO^[^W^N^WJa8__BX^a8__Fa8__aALYGa2L`]]^\Fa.R\RF
=^\_E^[Ta2L`]^\Fa]V^[]^Va2L`]]^\aE^a+YR4RQ^aU^[E_U\^[_
0_]V^]XYa =ABV^a _U^a A=Fa A=a ALYGa E^a =A"=A_a @[Y3U^[
WR\\`]Z\S`T`aX^E`Sa^X_\^N^WJa
0-0 0+01,
?GG\^BZ]a _\Wa W^Ia O^KV_H_S_Ia TZ\a .`I_[`]a `TZ]X`
O^[K^W\^M^]a 88=2a 67;/a ^VW_]\_H_]X^a XRTR[XRHR
'`[`Q`X`a _1A'a V^W]Y\Y-_U_a WR\\`]ZS`a O_[_TY[Ja 9_]`]N_`\
4_S^UBZ]a <^]^E`a 5YVY[a ALY3a Y[O`]_I`UTY]R]X`a QR
T^]_a V^W]Y\Y-_T^a U`L_Ga `[`K\`[a U^[O_\^]^N^WJa ?GG\^BZ]a _\W
G`[V]^[\^[_]_]a _U^a 9^[[`[_Fa 5^[N^X^U:@^]Ia E^a &Y\EY
Y\XRHRa UDT\^]_TY[Ja .`Q^[X^a T^[a `\`]a Q_\O_\^[^a OD[^F
?GG\^BZ]a'`[`Q`X`a_1A'aU_UV^S_a_K_]aQ_[KYWaYVYSYQ_\aP[^V_:
N_U_a_\^aOD[PMVPHPaE^aQ`M\`]OZKa_K_]aQRaPKaS`[W`X`aW`[`[
WZ\XZHZaQ^\_[V_\_TY[Ja_1Aa^]V^O[`UTY]RFa`[`K\`[X`aQR\R]`]
^W[`]\`[X`a ?GG\^BZ]a W^]X_a `[`TPIa V`U`[ZSZ]Z]a T^[
`\S`UZ]ZaU`H\ZTY[JaAP[PNP\^[aU^U\_a`U_UV`]aA_[_a`[`NZ\ZHZa_\^
5`GUa .`[_V`a RTOR\`S`UZ]Za WR\\`]`Q_\_TY[Fa V^\^CY]
K`H[Z\`[Za T`G`Q_\_TY[Fa S^U`-a E^a ^:GYUV`\`[`a T`]ZVa E^[^:
Q_\_TY[a E^a SPI_Wa RTOR\`S`UZ]Za WR\\`]`Q_\_TY[Ja *_M_U^\
_\^V_M_SX^a WDW\Pa X^H_M_W\_W\^[^a _SI`a `V`]a ?GG\^BZ]a M_SX_
X^aUP[PMaX^]^T_S_]_aX^H_MV_[S^T_a`S`K\`XZHZ]ZaUDT\^T^]
9_]`]N_`\a4_S^UFaM_[W^V_]a_\WaW^IaW^]X_aP[^V_S_]_]aXZMZ]X`
Q_[aP[P]^a_1ABRaUR]`N`HZ]`aX_WW`VaK^W_TY[Ja+RW`[ZX`a`XZ
O^K^]aPKaS`[W`]Z]aXZMZ]X`a?RX_Fa.Y]X`Fa?NR[[email protected]
S`[W`\`[Z]Z]aX`a_1Aa^]V^O[`UTY]R]`aW`VZ\S`UZaE^a67;,
SYX^\a`[`K\`[Z]X`aT^]_aU_UV^S_aWR\\`]S`UZaQ^W\^]_TY[J
0)#-%1 '-+$1,*&1.*%.@_\O_U`T`[a E^a N^Ga V^\^CY]\`[Z]X`a S_\TY]\`[N`a W_M_]_]
YT]`XZHZa ?]O[Ta @_[XUa YTR]R]R]a C_\S_a K^W_\^N^WJa *`]`:
X`>]Z]a @[_V_ULa 2Y\YSQ_`a (T`\^V_a @`MQ`W`]Za 2L_[_UVT
2\`[WFa WY]RT\`a _\O_\_a T`GVZHZa T`IZ\Za `KZW\`S`X`Fa ?]O[T
@_[XU>P]a P[^V_N_a C_[S`UZa #YE_Ya (]V^[V`_]S^]V>Z]Fa C_\Sa _K_]
AY]Ta $_NVR[^Ua S`O^3Y[WU>R]a &`]NYRE^[a UVPXTY\`[Z]Z
T^V^[\_aQR\XRHR]RaQ^\_[VV_Ja@`MQ`W`]a2\`[WFaG[Y-^]_]a&`]:
NYRE^[>X`a T^]_a _UV_LX`Sa `\`]\`[Za `K`N`HZ]Za UDT\^X_J
#YE_Ya (]V^[V`_]S^]Va 2(1>URa 5_W`^\a .^Xa X^a T`GVZHZ
`KZW\`S`X`FaAY]T>]_]a&`]NYRE^[>X`W_aUVPXTY\`[Z]Z]a`]_:
S`UTY]a WY]RUR]X`a XP]T`]Z]a ^]a _T_\^[_]X^]a Y\XRHR]R
Q^\_[VV_Ja.^XFaC_\S_]a67; aTZ\Za4^SSRIa`TZ]X`aODUV^[_S^
O_[^N^H_]_a XRTR[XRJa 9_\S_]a U^]`[TYUR]Ra Y]a &_VV_F
TD]^VS^]\_H_]_a_U^a9^[O`\a#^_\\TaE^a2\`Ta*`TV_UaT`G`N`WJ
Yurtgün İç ve Dış Ticaret A.Ş. Adına
İmtiyaz Sahibi
Hukuk Danýþmaný: Av. Öner AYBEK
Göksenin ATAMER İLERİ
Ofset Baský : ÜNÝFORM
GENEL YÖNETMEN VE SORUMLU
YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ
Renk Ayýrým : FÝLMEVÝ
Özcan ATAMER
Haber Koordinatörü
Ýdare Yeri: Ýncirli Caddesi Yeþilada Sokak No:2/1
Ferhat Apt. Kat:1 D:4 Bakýrköy / Ýstanbul
Gökhan ATAMER
Tel: (0212) 543 86 64-543 86 65-543 86 47 Fax: 543 86 16
Haber Merkezi
Ataköy Gazetesi, Yurtgün Ýç ve Dýþ Ticaret A.Þ.
tarafýndan yayýnlanmaktadýr.
Gazetemizde yayýnlanan yazý ve fotoðraflar kaynak
gösterilmeden kullanýlamaz.
Yavuz ARPACIK
Arzu BERATOĞLU
27
Yeşilköy İş Okulu öğrencilerinin büyük başarısı
BAKIRKÖY’ÜN EN ÖZEL SPORCULARI
Türkiye Özel Sporcular Derneği’nin düzenlediği
“Özel Sporcular Türkiye Şampiyonası”nda Yeşilköy
İş Okulu öğrencileri gösterdiği başarı ile
Bakırköy’ün gururu oldu.
Edirne Keşan’da düzenlenen 8 ilden 9 takım ve 80
sporcunun katıldığı Türkiye Şampiyonası’nda
basketbol branşında Yeşilköy İş Okulu Erkek
Takımı Türkiye şampiyonu olurken, Yeşilköy iş
Okulu Bayan Basketbol Takımı da kızlarda
rakipleri olmadığı için erkek takımlarıyla yarıştı ve
2.lik elde ederek büyük bir başarı gösterdi.
Şampiyonada ayrıca Yeşilköy İş Okulu Erkek
Basketbol Takımı’ndan 3 oyuncu Berke Kalaylı,
bırakarak şampiyon olduk. Bu başarıda emeği
geçen tüm sporcularımıza, ve öğretmenlerimiz
Deniz Özlem Kara, Engin Mehmetoğlu ve Beden
Eğitimi Öğretmeni Basketbol Antrenörümüz Ümit
Yanar’a emeklerinden dolayı teşekkür ederim.”
dedi.
Yılmaz, turnuvada erkek basketbol takımının yanı
sıra bayan basketbol takımı da kurduklarını ve
turnuvaya katılan diğer okulların bayan basketbol
takımları olmadığı için erkek basketbol
takımlarıyla yarıştığını ve ikinci olduklarını da
hatırlatarak, “Kızlarımızın gösterdiği başarı
inanılmaz. Erkeklerle yarıştılar ve 2.lik elde ettiler.
düzeyli zihinsel engelli öğrencilerin sporda
gösterdiği başarıların yanı sıra diğer alanlarda da
başarılı olduklarını ve bu çocukları spor, kültür ve
sanat gibi etkinlerle hayata sımsıkı bağlamaya
çalıştıklarını belirtti.
Yeşilköy İş Okulu Müdürü İsmet Yılmaz turnuvanın
çok güzel bir şekilde sonuçlandığını ve turnuvaya
katılan tüm okulların ve öğrencilerin birbirleriyle
kaynaştığını, fikir alışverişinde bulunduklarını bu
açıdan da şampiyonanın çok yararlı olduğunu
söyledi.
Bu arada 8 ilden 9 takım ve 80 sporcunun katıldığı
şampiyona da şu okullar yarıştı:
Cem Kaya ve Raşit Kaya; Basketbol Milli Takımı’na
seçildiler.
Şampiyonda elde edilen başarı ile ilgili gazetemize
açıklamalarda bulunan Yeşilköy İş Okulu Müdürü
İsmet Yılmaz, eğitim verdikleri tüm öğrencilerle
gurur duyduklarını belirterek, “Öğrencilerimiz bizi
bir kez daha gururlandırdı. Elde ettikleri başarı
kolay bir başarı değil. Türkiye genelinden
şampiyonaya katılan sporcular ve okulları geride
Hepsini kutluyorum. Alınlarından öpüyorum.” diye
konuştu.
Yeşilköy İş Okulu Müdürü İsmet Yılmaz, turnuva
sonunda erkek basketbol takımında 3 oyuncuları
Berke Kalaylı, Cem Kaya ve Raşit Kaya’nın
Basketbol Milli Takımı’na seçildiğini de ifade
ederek, kendileri için mükemmel bir şampiyona
geçirdiklerini söyledi.
Yılmaz, Yeşilköy İş Okulu’nda eğitim gören hafif
Sinop Özel Eğitim İlkokulu, Özel Eğitim Orta Okulu
ve Mesleki Eğitim Merkezi, Kocaeli Nuh Çimento
Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi, Kırklareli Özel
Eğitim Uygulama Merkezi ve Özel Eğitim İş Uygulama Merkezi, Çorum Anadolu Özel Eğitim
Merkezi, Manisa Turgutlu Firdevs Gürel Özel
Eğitim ve Uygulama Okulu, Zonguldak Özel Özüm
Özel Eğitim ve Uygulama Merkezi ve Yeşilköy Özel
Eğitim ve Mesleki Eğitim Merkezi.
SUYUMUZU DİKKATLİ KULLANALIM!
29
SIRT VE BEL AĞRISI MI ÇEKİYORSUNUZ?
AĞRILARINIZDAN PROLOTERAPİ İLE KURTULUN!
Hasarlı bölgede oluşturulan mikropsuz iltihap ile dokuları
canlandıran “Proloterapi” yöntemi ile hastalar sağlığına kavuşuyor.
Proloterapi, vücudunuzun
kendisini onarması ve
yeniden yapılandırması için
onu uyaran; bu şekilde baş –
boyun ağrısı, sırt ağrısı, bel
ağrısı, diz – kalça
kireçlenmeleri, spor
yaralanmaları ve
daha birçok kasiskelet sistemi
rahatsızlığının
altında yatan
sebeplere yönelik kalıcı tedavi
sağlayan medikal bir yöntemdir.
Hackett ve Hemwall’ın öncülük ettiği
çalışmalardan esinlenen Uzm. Dr. İlker
Solmaz, bugün bu temel üzerine kendi
çalışmalarını da ekleyerek 2008
yılından günümüze, kurduğu
proloterapi kliniğinde ağrı hastalarını,
yalnızca proloterapi ile tedavi
etmektedir. Uzm. Dr. İlker Solmaz ile
proloterapi hakkında konuştuk…
Proloterapi Nedir?
Proloterapi klinik tedavi uzmanları tarafından kasiskelet sistemi ağrıları ve spor yaralanmalarını
iyileştirmek için kullanılan bir enjeksiyon
tedavisidir. Proloterapi enjeksiyonları ağrılı ve
hasarlı bölgeleri onarmak için vücudu uyarır.
Proloterapi nasıl çalışır?
Proloterapi inflamasyon
(mikropsuz
iltihap) süreciyle
çalışır. Sanılanın
aksine,
inflamasyon iyi
bir şeydir.
İnflamasyon
vücudun iyileşme
sürecidir.
NSAID (nonsteroid antienflamatuar)
ilaçlar, kortizon
iğneleri ve buz
uygulaması gibi
geleneksel tedavi
yöntemleri
aslında iyileşme
sürecini durdururlar.
Proloterapi
enjeksiyonları ligament (kemikleri birbirine
bağlayan bağlar) ve tendonlara (kasların kemiğe
yapışma yerleri) yapılır.
“Proliferant” adı verilen solüsyon hasarlı bölgeye
enjekte edilir. İyileştirici hücreleri enjeksiyon
yapılan bölgeye göndermek üzere vücut harekete
geçirilir. Hücreler hasarlı bölgeye ulaştıkları
zaman, orada lokal iltihabi bir reaksiyona sebep
olur ve hasta enjeksiyon bölgesinde bir şişlik
oluştuğunu görür. Bununla birlikte vücut daha
kalın, daha güçlü tendon ve ligament oluşturmaya
başlar.
Vücudumuzdaki pek çok ağrılı rahatsızlığın sebebi;
eklemleri bir arada tutmaya çalışan bağların
gevşekliğidir. Boyun-bel fıtığı, diz ya da kalça
kireçlenmeleri vs…
Bu eklemleri bir arada tutan bağların
kuvvetlenmesi ise yalnızca proloterapi ile
mümkündür.
Proloterapi esnasında enjekte edilen
madde nedir?
Proloterapide vücudu uyarmak için en çok
kullandığımız solüsyon, güvenilirliğinin
yüksek olması nedeniyle, değişik
yoğunluklarda kullandığımız dextroz adı
verilen şekerli sudur. Fakat kliniğimizde bu
doğal uyaran dışında da proloterapi
tedavi kompleksi içinde başka
doğal uyaranlar da yeri ve
zamanı gelince
kullanılmaktadır.
Dekstroz dünya çapında
en çok çalışılan
proliferanttır, üstelik son derece
güvenli ve etkilidir. Dekstroz yüksek
konsantrasyonlu birçok
enjeksiyonda kullanılabilir.
Proloterapi ile tedavi edilen rahatsızlıklar nelerdir?
Proloterapi, kas-iskelet sistemi ağrıları veya
kıkırdak yapı eksikliği durumlarını tedavi etmek
için kullanılır.
Proloterapi aşağıdakileri de içeren fakat bunlarla
sınırlı kalmayan bir dizi rahatsızlığı tedavi etmekte
başarılı bir şekilde kullanılmaktadır:
1. Diz ağrısı: Menisküs yırtıkları, kondromalazi
patella, koşucu dizi, ACL/MCL yırtıkları, diz
kireçlenmeleri.
2. Boyun - bel - sırt ağrısı: Baş ağrıları,
kireçlenmeler, skolyoz adı verilen eğrilikler,
fıtıklar, ameliyat sonrası geçmeyen ağrılar, sinir
sıkışması, kronik kas spazmları.
3. Omuz ağrısı: Labral yırtıklar, sıkışma sendromu,
donmuş omuz, kireçlenme, kırık sonrası ağrı,
bursit.
4. Kalça ağrısı: Kireçlenme,
labral yırtıklar, avasküler nekroz,
kalça kırığı sonrası ağrı, bursit.
5. Bilek - ayak ağrısı: Zorlama
veya burkulmalar, kronik bilek
burkulmaları, plantar fasit, topuk
dikeni, Morton nöroma, tarsal
tünel sendromu, Aşil tendonu,
hallux valgus adı verilen baş
parmak kemik çıkıntıları
6. El bileği ağrısı: Karpal Tünel
Sendromu, zorlanma
yaralanmaları, spor
yaralanmaları, burkulmalar,
bursit.
7. Dirsek ağrısı: Tenisçi veya
golfçü dirseği, kireçlenme,
zorlama ve burkulmalar.
8. Vücut ağrısı: Ehler Danlos
sendromu, konjential hipermobilite sendromu, fibromiyalji.
TEDAVİ GÖRENLER
ANLATIYOR
Uzun yıllardır ‘Romatoid Artirit‘ ile mücadele
etmekteyim. Bunun sonucunda, dizimde oluşan
yoğun kireçlenme ve dayanılmaz ağrılar hayatımı
tam anlamıyla felç etmişti. Dizim sürekli şişiyor,
yürümek bir yana ayakta bile duramıyordum.
Gittiğim tüm doktorlar, protez ameliyatından başka
bir yol olmadığını söylemişlerdi. Sonunda ameliyat
olmaya karar vermiştim. Tam bu aşamada Dr.
İlker Solmaz ve Proloterapi ile tanıştım. İyi ki de
tanışmış ve tedaviye başlamışım. Klinikte, bu
tedaviyle ağrılarından kurtulmuş ve iyileşmiş
insanları tanıma fırsatı buldum. Bende
Proloterapi’ye ve Dr. İlker Solmaz’a, mesleki
birikimi, başarıları ve samimiyeti neticesinde, ilk
andan itibaren inandım. Şimdi, her gün içtiğim
avuç dolusu ağrı kesiciyi tamamen bıraktım, ağrısız
yaşamanın ve daha rahat hareket etmenin keyfini
sürüyorum. Bir tesadüf sonucu haberdar olduğum
Proloterapi ile ameliyat olmadan ağrıdan
kurtulmak mümkün. Bende yaşadığım bu deneyimi
ihtiyacı olan dostlarımızla paylaşmak istedim.
Değerli Doktorum ve ekibine sonsuz
teşekkürlerimle. (ÖÇ)
Ben bir firmada pilot olarak çalışmaktayım. Uzun
süren uçuslar, uzun süreli oturma sebebiyle
belimde 3 adet fıtık oluştu. Gitmediğim doktor,
hastane kalmadı. Birçok tedavi yöntemi denememe
rağmen tam olarak sonuç alamadım. En son ağrı
bacağıma kadar indi ve başımı bile öne doğru
eğemiyordum. İnternette araştırırken Dr. İlker
Bey’in sitesini buldum. Hemen randevu alıp
Bakırköy’deki
muayenehanesine
gittim. Önce bir dizi
tahliller istedi.
Deneme iğnesi yaptı
belden. Biraz acıdı ne
yalan söyleyeyim.
Sonra ayağa kalktım
ve bu rahatlama 4-5
gün sürdü. Fakat bu
deneme enjeksiyonu
olduğu için geçici
olduğunu söyledi.
Hemen seanslara
başladık. Seans
aralığı ve yaptığı iğne
çeşidi hastaya göre
değişiyor. Benimkisi
3’er haftalık arayla
toplam 5 seans
sürdü. Bu dönem
içinde kesinlikle
uymanız gereken
şeyler var
kullanmamanız gereken ağri kesici ve ilaçlar var.
Fakat kullanabileceğiniz olanları zaten söylüyor
kendisi. İlk gittiğimde ağrılarım 10 üzerinden 9’du.
Şimdi 1-2 seviyesine indi. Geri kalan kısmı spor ve
bel egzersizleri, bisiklet yüzme gibi aktivitelerle
kendim halledeceğim. Çok esprili neşeli hastasına
güven veren İlker abiye sonsuz teşekkürlerimi
iletiyorum. Zaman zaman çay içmeye gidiyorum
irtibatı da koparmadık. Kendisi artık bi dostum
oldu. Sadece kendisi değil orada çalışanlar da çok
ilgili saygılı yardımsever. Laf aramızda diğer ağrı
merkezlerinin aldığı parayla kıyasla bu yöntem cok
uygun ve sonuç verici. (KB)
Daha ayrıntılı bilgi için:
www.drilker.com
Arzu BERATOĞLU
31
Anadolu Lisesi ve Ataköy Lisesi
arasında oynanan basketbol
müsabakası ile Bakırköy Ligi
başladı.
Bakırköy ligi; Futbol, Basketbol,
Voleybol, Hentbol, Atletizm, Badminton, Yüzme, Paletli Yüzme, Bocce, Tenis, Masa
Tenisi, Satranç, Eskrim ile birlikte 13 branş, 60’a
yakın alt branş, kurullarda görev yapacak 65
öğretmenden oluşuyor.
Ayrıca Kurumlar arası voleybol turnuvası organize
ederek, kurumlarda çalışan personellerin ve
kurum yetkililerinin kaynaşmasına katkı
sağlanacak.
Öğretmenler arası masa tenisi turnuvası organize
edilerek, öğretmenlerinde aynı heyecanı
yaşamaları sağlanacak.
Bakırköy Ligi, 3,5 ay devam edecek ve dereceye
girenlere çeşitli ödüller ve madalyaları verilecek.
(Yavuz ARPACIK)
“BAKIRKÖY LİGİ BAŞLADI”
Bakırköy Kaymakamlığı, Bakırköy Belediyesi,
Bakırköy Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe
Müdürlüğü, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve İlçe
Emniyet Müdürlüğü işbirliği ile organize edilen
2013-2014 yılı Bakırköy Ligi resmi açılışı yapıldı.
Halk oyunları gösterileriyle renklenen açılışa,
Bakırköy Kaymakamı Adem Öztürk, İlçe Spor
Müdürü Metin Albayrak, İlçe Milli Eğitim Müdürü
Vekili Abdurrahman Gazi, Halk Eğitim Müdürü
Yener Yıldırım, daire müdürleri ve okul müdürleri
katıldı.
Bakırköy Ligi açılış konuşmasını yapan Bakırköy
Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürü Metin
Albayrak, Bakırköy Ligi’nin amacının Bakırköy İlçesi’nde bulunan ilk, orta ve liselerde okuyan
öğrencilerin spor alanlarında yarışmalarını,
yarışma kültürü içerisinde öğrencilerin birbirleriyle
tanışma ve kaynaşmalarını sağlamak, fair play
ruhunu aşılayarak centilmence yarışmalarını temin
etmek, faaliyetlere katılmayan öğrencilerin ve
ailelerin seyirci olarak bu heyecanı paylaşmalarını
sağlamak olduğunu söyledi.
Bakırköy Kaymakamı Adem Öztürk ise,
yarışmalarda yer alacak tüm sporculara,
öğretmenlere ve hakemlere başarılar dileyerek,
“Organizasyonun ilçemiz ve ülkemiz sporuna katkı
ve ivme kazandıracağına inanıyorum.
Organizasyonda emeği geçen kurum ve
çalışanlara teşekkür ediyorum.” dedi.
Açılış konuşmalarının ardından MEV Bakırköy
Bakırköy İşadamları Derneği (BİAD) Tavla Turnuvası düzenledi.
BİAD TAVLA TURNUVASI
Bakırköy İşadamları Derneği’nin düzenlediği
tavla turnuvasına katılanlar stresten uzak güzel
bir gün geçirdiler. Turnuva sonunda İbrahim
Ethem Veli şampiyon oldu.
BİAD Lokali’nde düzenlenen tavla turnuvasına
BİAD Başkanı Salim Yılmaz, Bakırköy
Kaymakamı Adem Öztürk, Bakırköy eski
Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Adagül ve
dernek üyeleri katıldı.
Sunuculuğunu ve hakemliğini Göksenin İleri’nin
yaptığı tavla turnuvasında yapılan kura
çekiminde ilk turda İbrahim Ethem Veli-Burhan
Okuyucu, Ali Kayıkçı-Cemil Güler, Ercan
Şenyüz-Latif
Bayrı, Mesut
İskit-Cafer
Hoşgönül,
Suat Kıvrakİlyas Yılmazer,
Mustafa
Malay-Mustafa
Adagül, Özcan
Atamer-Salim
Yılmaz ve
Mehmet
ErzurumluFeridun Çatay
eşleştiler.
3 oyun
üzerinden
yapılan müsabakalar
sonucunda ise
kazanan isimler 2. tura
yükseldi. 2.
turda çekilen kura sonunda ise İbrahim Ethem
Veli-Mesut İskit, Ercan Şenyüz, Feridun Çatay,
Mustafa Malay-Suat Kıvrak, Ali Kayıkçı-Salim
Yılmaz eşleşmeleri oluştu.
2. tur karşılaşmalarının ardından ise yarı
finalde Feridun Çatay-İbrahim Ethem Veli, Suat
Kıvrak ve Ali Kayıkçı eşleşti. Kıyasıya geçen
yarı final müsabakalarının ardından ise
İbrahim Ethem Veli ve Suat Kıvrak finale
yükseldi.
Final karşılaşmasında ise rakibi Suat Kıvrak’ı
6-0 yenen İbrahim Ethem Veli, BİAD Tavla
Turnuvası’nın şampiyonu oldu.
Turnuva sonunda şampiyon İbrahim Ethem
Veli’ye birincilik sertifikası ve sedef kaplı tavla,
ikinci olan Suat Kıvrak’a ise İstanbul motifli
tavla Bakırköy İşadamları Derneği Başkanı
Salim Yılmaz tarafından takdim edildi.
33
5
Ça ğ d aş Ya şa m ı Dest ekle m e Dern eğ i (Ç YD D) 25. y ılını kutla d ı.
ÇYDD 25 YAŞINDA
21 Şubat 1989 yılında Prof. Dr. Türkan Saylan tarafından kurulan
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği 25. yılını yurt genelinde
düzenlenen etkinliklerle kutlarken, derneğin Bakırköy Şubesi de
25. yıla özel bir etkinlik düzenledi.
ÇYDD Bakırköy Şubesi’nin Sakızağacı Mahallesi’ndeki binasında
gerçekleştirilen etkinlikte 25. yıl pastasını kesen ÇYDD Bakırköy
Şubesi Başkanı Gülşen Tunakan, 25 yıldır eğitim-öğretim
alanında yaptıkları çalışmaları ve özellikle kız öğrencilerin
eğitimine olan desteklerinin artarak devam edeceğini söyledi.
25. yıl kutlamasına CHP Bakırköy Belediye Başkan Adayı Dr.
Bülent Kerimoğlu, CHP Bakırköy İlçe Başkanı M. Sait Yücel,
Bakırköy Belediyesi Meclis Üyeleri Cavit Ganiç, Gülser Alparslan,
Adnan Türkoğlu, Bakırköylü Sanatçı Üstün Asutay ve ÇYDD
üyeleri katıldı.
Etkinlikte konuşan CHP Bakırköy Belediye Başkan Adayı Dr.
Bülent Kerimoğlu, kendisinin de Esenyurt Çağdaş Yaşamı
Destekleme Derneği Başkanlığı’nı yaptığını hatırlatarak, “Sizlerin
arasında olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Burada bir misafir
olarak değil, ev sahibi olarak kendimi hissediyorum. Çünkü bende
ÇYDD’nin bir üyesiyim. Yerel seçimlerde Bakırköy Belediye
Başkanı seçilmem halinde sizlerle birlikte güzel çalışmalar
yapacağız. Her zaman sizlerin yanında olacağım. Bütün dernek
üyelerine ve dernek başkanımız Gülşen hanıma bu güzel ve
anlamlı günde beni ağırladıkları için teşekkür ederim.” dedi.
Kerimoğlu’nun konuşmasının ardından ise etkinliğe katılanlara bir
kokteyl verildi. Kokteyl’in ardından ise dernek faaliyetlerini ve
derneğin kurulduğu günden bu yana yürüttüğü çalışmalar
hakkında bir slayt gösterisi yapıldı.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD)
ÇYDD, Atatürk ilke ve devrimlerini korumak, geliştirmek, çağdaş
eğitim yoluyla çağdaş insan ve çağdaş topluma ulaşmak
amacıyla kazanılmış hakların korunup geliştirilmesi ilkesini
gütmek amacıyla kurulan bir sivil toplum kuruluşudur. ÇYDD’nin
omurgası gönüllülük temelinde çalışan profesyonel insanlar
üzerine oturtulmuş olup, gelir kaynağı toplanan bağışlardır.
Derneğin 102 şubesi bulunmaktadır. ÇYDD, kırsal kesimdeki
eğitim projeleriyle eğitime büyük ve yararlı katkılarda
bulunmuştur. Eğitimde fırsat eşitliği, kız çocuklarının
okullaştırılması, kitap, araç-gereç desteği, okul öncesi eğitimi ve
lise mezunu kızlara meslek edindirme sonunda ekonomik
özgürlüklerine kavuşması gibi projeler yapmaktadır.
İstanbul İncirli Lions Kulübü’nün geleneksel olarak verdiği “Atatürkçü Düşünceye Hizmet Ödülü”
ADD BAŞKANI TANSEL ÇÖLAŞAN’A VERİLDİ
İstanbul İncirli Lions Kulübü, her yıl
geleneksel olarak verdiği ''Atatürkçü
Düşünceye Hizmet Ödülü''nün 18.sini
bu yıl, Atatürkçü Düşünce Derneği
(ADD) Başkanı Tansel Çölaşan’a verdi.
Kültür Üniversitesi'nin Ataköy
Yerleşkesi'nde bulunan Önder Öztunalı
Konferans Salonu'nda düzenlenen
törenle ödülünü İncirli Lions Kulübü
Dönem Başkanı Ln. Dilek Tuna Tanır ve
MD 118-E Yönetim Çevresi Federasyonu 2013-2014 Dönem Genel
Yönetmeni Ln. Dr. Necati Yılmaz’ın
elinden alan
ADD Başkanı
Tansel Çölaşan,
Atatürkçü
Düşünceye
Hizmet
Ödülü’ne layık
görüldüğü için
onur
duyduğunu
belirterek,
kendisini bu
ödüle layık
görenlere
teşekkür etti.
Ödül
töreninden önce
konuşan İncirli
Lions Kulübü
2013-2014
Dönemi Başkanı
Ln. Dilek Tuna
Tanır, “Bu yıl
18.sini
verdiğimiz “Atatürkçü Düşünceye
Hizmet Ödülü”nü Tansel Çölaşan’a
vermeyi yönetim kurulu olarak uygun
gördük. Uzun yıllardır gerek mesleki,
gerekse özel yaşantısında, yazılarında,
Atatürk ilke ve devrimlerinin
savunulması ve yaşatılması için çalışan
Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı
Sayın Tansel Çölaşan’a teşekkür
ediyoruz.” dedi.
Ln. Dilek Tuna Tanır’ın konuşmasının
ardından MD 118-E Yönetim Çevresi
Federasyonu 2013-2014 Dönemi Genel
Yönetmeni Ln.
Dr. Necati
Yılmaz kısa bir
konuşma yaptı.
Konuşmaların
ardından Tansel
Çölaşan’a ödülü
verildi. Ödül
takdiminin
ardından ise
Atatürkçü
Düşünce Derneği
(ADD) Başkanı
Tansel Çölaşan
salonda bulunanlara
gündeme dair
konularda
açıklamalarda
bulundu.
Ödül töreni toplu
şekilde çekilen
hatıra fotoğrafı
ile sona erdi.
Yeşilkent Türk Sanat Müziği Korosu
TÜRK MÜZİĞİ KONSERİ
Yeşilkent Türk Sanat Müziği Korosu
Şef Müftah Uğur yönetiminde
verdiği Türk Müziği Konseri ile
kulakların pasını sildi.
Beylikdüzü Kültür Merkezi’nde
düzenlenen konserin
sunuculuğunu Cemal Özgüroğlu
yaparken, konserde Gülşah
Çubukçuoğlu da konuk sanatçı
olarak yer aldı.
2 bölümden oluşan konserde Şef
Müftah Uğur yönetimindeki
Yeşilkent Türk Müziği Korosu,
konserin ilk bölümünde Uşşak
Makamı’ndan Uşşak Peşrev,
Muhayyer ve Uşşak şarkılar
seslendirdi. Konserin ikinci
bölümünde ise koro tarafından
segah makamında şarkılar icra
edildi.
Birbirinden seçkin Türk Müziği
eserlerinin icra edildiği konsere
müzikseverlerin ilgisi büyük
olurken, konser sonunda koro
salonda bulunan davetliler
tarafından uzun süre alkışlandı.
35
Bakırköy Musiki
Konservatuarı Vakfı, Şef
Faruk Salgar yönetiminde
sanatseverlere Türk Müziği
Konseri verdi.
Ataköy Yunus Emre Kültür
Merkezi’nde düzenlenen ve
2 bölümden oluşan konserin ilk bölümünde
Hicazkar ve Kürdili Hicazkar makamlarında eserlere yer verildi. Bu arada koronun solistleri bazı
eserleri tek başlarına icra ettiler. Konserin ikinci
bölümünde ise başta Hicaz, Uşşak ve Saba
Kurt, Kadri Şençalar’ın sanatçı ve insani
kişiliğinden kendisinin de şahit olduğu Kadri
Şençalar ile ilgili çok duygulu bir anısını
davetlilerle paylaştı. Ayrıca yine koro ve koro
solistleri programdaki eserleri büyük bir ustalıkla
Bakırköy Konservatuarı Vakfı Şef Suat Güney
yönetimindeki korosu Türk Müziği konseri verdi.
Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen
makamlarında eserler icra edildi. Bu eserlerin
icrasında süpriz olarak büyük bestekar Kadri
Şençalar’ın küçük kızı Yüksel Şençalar babasına ait
2 eseri başarıyla yorumladı. Bu yorumdan önce
Bakırköy Musiki Vakfı Başkan Yardımcısı Selçuk
icra ettiler. Musiki Vakfı Korosu’nun başarılı
performansı sonrasında konser sonunda
dinleyicilerin yoğun isteği üzerine Şef Faruk Salgar
da mini bir konser vererek davetlilerin bu isteğini
geri çevirmedi. Konser sonunda ise salonda
konserin 1. bölümde Rast Makamı’nın en güzel
eserlerini koro başarıyla icra etti.
Konserin 2. bölümünde ise Rumeli Türküleri’nden
oluşan birbirinden hareketli Rumeli Türküleri
seslendirildi.
B a k ı r k ö y K o n s e r v a t u a r ı Va k f ı ’ n d a n
TÜRK MÜZİĞİ KONSERİ
bulunan davetliler Şef
Faruk Salgar ve Bakırköy
Musiki Konservatuarı Vakfı
Korosu’nu uzun süre
ayakta alkışlayarak
beğenilerini gösterdiler.
BİR KONSERDE SUAT GÜNEY’DEN
DÜNYANIN EN POPÜLER KUŞLARI ANGRY BİRDS, A P L U S A T A K Ö Y A V M ’DE
Tüm dünyada milyonları saran büyük fenomenlerin
kahramanları Angry Birds, 22-30 Mart tarihleri
arasında A Plus Ataköy AVM’de hayranlarıyla
buluşacak.
Etkinlikte AVM ziyaretçileri devasa sapanlarla
Angry Birds oynayacak, sürpriz hediyeler
kazanıp keyifli vakit geçirecekler.
125 metrekarelik 3D oyun alanında dev
sapanlar ve Angry Birds kuşlarıyla atış
yapacak misafirler, dört atış sonunda
kazandıkları başarıya göre, Angry Birds
oyuncakları kazanacaklar. Playstation ve
iPad'lerle gönüllerince Angry Birds
oynayabilecek çocuklar, hem unutulmayunutulmayacak bir Angry Birds deneyimi yaşayacak
hem de 'asabi' fakat bir o kadar da
sevimli karakterlerle fotoğraf çektirebilme
şansına sahip olacaklar.
Öfkeleriyle nam salmış Angry Birds kuşlarıyla key ifli saatler geçirmek isteyen AVM ziyaretçileri 2230 Mart tarihleri arasında saat 12:00-20:00
08 Mart Dünya Kadınlar Günü
CAROUSEL ’DE COŞKUYLA KUTLANACAK
Carousel Alışveriş Merkezi 08
Mart Dünya Kadınlar Günü’nde
özel etkinlikler
gerçekleştirecek.
Etkinlikler çerçevesinde;
Carousel AVM, kadınlar için çok
anlamlı ve önemli bu özel günü
daima hatırlatmak ve gelecek
nesillere çevre değerlerimizi
yaşatabilmek adına Çam Fidesi
dağıtacak. Özel kutular içinde
hazırlanmış olan Çam fideleri,
doğanın korunması ve yeşil
çevre için ücretsiz olarak tüm
misafirlere verilecek.
Etkinlikler çerçevesinde
ayrıca, Sanatçı Zuhal
Çuhacı’nın 08 Mart Dünya
Kadınlar Günü’ne özel
hazırladığı “Melek Kadınlar”
konseptli yağlıboya sergisi
tüm sanatseverleri
buluşacak. Daha sonra ise
Yazar Ayça Akın “Yaşamak
Şart” isimli kitabını
imzalayarak okurlarıyla
buluşacak.
Etkinliklerde ayrıca Tekin Acar
Cilt bakım ve makyaj
uygulamalarını bayanlara ücretsiz olarak sunulacak.
Carousel AVM’de ziyaretçiler
ayrıca 08 Mart Dünya Kadınlar
Günü’nde dünya kadınlarının
yöresel giysilerinden oluşturulan
standlarda ücretsiz resim
çektirip, 08 Mart’ın hatırasını
yaşatabilecekler.
saatleri arasında A Plus Ataköy AVM’yi ziyaret
edebilirler.
ANGRY BİRDS
Red Bird, Blue Bird, Terence, Mighty Eagle ve
diğerleri… Tek yapmak istedikleri,
yumurtalarını yeşil domuzcuklardan
korumak… Ve tüm dünya, onlara yardım
etmeye dünden hazır!
Angry Birds, bir kez elinize aldığınızda
bırakamadığınız oyunu kadar, oyuncak ve
aksesuarlarıyla da dikkat çekiyor. İşte o
oyuncakların en büyükleri, Angry Birds
heyecanını 3D keyfiyle yaşatmak için
İstanbul'un gözde alışveriş merkezi A
Plus Ataköy AVM’ye geliyor.
KEREMCEM OLİVİUM ’U SALLADI
Olivium Outlet, 14 Şubat Sevgililer günü kapsamında
ziyaretçilerine çok özel bir konser sundu.
7 den 70’e herkesin keyifle takip ettiği ünlü müzisyen Keremcem, Banu Noyan organizasyonu ile, Olivium Outlet aktivite
alanında ziyaretçilere çok özel dakikalar yaşattı.
Mini bir konser verip ardından imza dağıtan Keremcem
hayranlarını kendine mest etti. Konserde sevilen şarkılarını
seslendiren Keremcem, gördüğü ilgi karşısısında büyük
mutluluk duyduğunu belirterek, kendisini dinlemeye gelen
tüm AVM
ziyaretçilerine teşekkür
etti.
Konser sonunda ise
hayranlarıyla hatıra
fotoğrafı çektiren
Keremcem’den özellikle
genç kızlar imza
alabilmek için saatlerce
sıkılmadan sıra bekledi.
Turizm Araştırmaları Derneği (TURAD) BÜYÜK USTALAR ÖDÜLLENDİRİLDİ
GÖKSENİN İLERİ’YE BÜYÜK ONUR
Turizm Araştırmaları Derneği (TURAD) Başkanı Turizm eski
Bakanı Bahattin Yücel ve Türk Turizmi’nin
“Usta”sı Plantur Yönetim Kurulu
Başkanı Hüseyin Kurtoğulları’nın
organizasyonuyla düzenlenen
gecede meslekte 40 yılını
geride bırakan turizmciler
ödüllendirildi.
İstanbul Konak Otel’de düzenlenen
gecede konuşan Turizm
Araştırmaları Derneği TURAD
Başkanı eski Turizm Bakanı
Bahattin Yücel, Türk turizminin 40
yıllıklarının buluşmasında öncelikli
olarak bilgi alışverişi, deneyim
paylaşma ve günümüze ait görüşlerin
tartışıldığını belirterek, “Türk turizmi
adına faydalı bir toplantı oluyor” dedi.
Türk turizminin “usta”sı Hüseyin
Kurtoğulları ise “Türk turizmini geçmişten
günümüze taşıyan gizli kahramanları bir
araya geliyor. Kaybettiklerimizi yad etme
fırsatı bulacağız. Önemli bir buluşma.”
şeklinde konuştu.
USTALARA SERTİFİKALARI VERİLDİ
Buluşmaya katılanlara birbirlerini hatırlamaları
için isimleri yazılı olan yaka kartları verildi.
Bu arada TURAD tarafından buluşmanın
anısına verilen sertifika ise çok
anlamlıydı. Bir köşesinde
sonbaharı temsil eden sarı
renkli çınar yaprakları bulunan sertifika Türk Turizmi’nin
çınarlarını simgeliyordu.
Altında ise “Turizmde 40 yıl,
dile kolay” şeklindeki sözcük ise
Türk Turizmi’ni iğneyle kuyu
kazarcasına bu günlere getiren
son derece deneyimli turizmcilerin
yaşadığı yılların özetiydi.
GÖKSENİN İLERİ’YE
BÜYÜK ONUR
Gecede seyahat acentalarının ortak
noktası animasyon hizmetlerinin ilk ve
tek ismi Göksenin İleri de 40 yılı aşkın
süredir bütün acentalara entertainment
(temalı gösteriler) hizmeti veren ilk ve tek
isim olması dolayısıyla ödüllendirildi. İleri
Türk Turizmi’ne hizmet sertifikasını TURAD
Başkanı ve eski Turizm Bakanı Bahattin
Yücel’in elinden aldı.
ATAKÖYLÜLER’DEN AFİŞE TEPKİ
S in an E rde m K apa lı S po r S alo nu ’n un ön
ba hç es ine as ılan ve se mt sak inl er i i mza sın ı
ta şıy a n y an dak i af iş iç in g aze te mizi aray a n
7. 8 v e 9 .1 0 - 1 1. K ıs ım’ da ot uran
At ak öy lül er; “To pb aş b izi mle dal ga m ı
ge çi yo r ? B u s alo nl ar da et kin lik old uğ u gün le r de sa atl er c e e vi mize git me müc ade le si
v er i yo r uz . At ak öy ’ ün h em en he r ya nı, y eş il
al anl ar ım ız o to par k a d ön üşü yo r . Ade ta
iş ke nce çe kiy o ruz. İ şga l ed ile n p ark
al anl ar ım ız y üzü nd en kav ga lar ç ıkı yo r . T üm
bu ge r çe kl e r or t ad a i k en Ka di r T op baş ’ı n
bö y le b ir af iş a sma sı b izim ile d alg a
ge çm es i ha tta ha kar e tt ir . ” di yo r la r .. .
BİZİMLE DALGA MI GEÇİYORSUNUZ?
Download

seçim yarışını hangi parti kazanacak