OLUMSUZ DAVRANIŞLARIN NEDENLERİ
TIRNAK YEME-YALAN-HİPERAKTİVİTE VE DİKKAT
EKSİKLİĞİ
SINAV KAYGISI VE BAŞA ÇIKMA YOLLARI
DAVRANIŞ KAZANIMI
SORUMLULUK DUYGUSU- VERİMLİ DERS ÇALIŞMA
ALIŞKANLIĞI VE DİĞER ALIŞKANLIKLAR…
OLUMSUZ DAVRANIŞLARIN
NEDENLERİ
• 1- İLGİSİZLİK
• 2-GÜÇ ÇATIŞMASI
• 3-İNTİKAM DUYGUSU
• 4-YETERSİZLİK DUYGUSU
1-İLGİSİZLİK
• ÇOCUKLAR ÖNCELİKLE, DOĞRU VE
OLUMLU DAVRANIŞLARLA ANNE
BABASININ İLGİSİNİ ÇEKMEK
İSTERLER.
• ANNE-BABANIN İLGİSİNİ
ÇEKEMEDİKLERİNDE OLUMSUZ
DAVRANIŞLARA YÖNELİRLER.
• Bir bitki,bir hayvan bile gösterilen ilgiye karşı duyarsız
kalamıyor.Elbette insanlar da kendilerine gösterilen ilgiye karşı
duyarsız kalamaz.
• Anne-Babalar çocuklarına sürekli ve yeteri kadar ilgi
göstermeli,gerektiğinde onları sevmeli,okşamalı,kucaklarına
almalı,öpmeliler. YAŞI KAÇ OLURSA OLSUN
….!
2-GÜÇ ÇATIŞMASI
• Olumsuz davranışlardan bir diğeri şu fikirdir.”Çocuklarım
benim dediğimi yapmak zorunda.”
ÖRNEĞİN:
• ANNE ÇOCUĞUNU SOKAKTAN İÇERİ ÇAĞIRIYOR.
• -Artık oyun zamanı bitti, gel dersine çalış.
• -Hayır gelmeyeceğim.Ders için yeterli vaktim var.Biraz daha
oynayacağım.
• -Ne demek gelmeyeceğim?Sana çabuk gel diyorum.
• -Hayır gelmeyeceğim.
• -Şimdi aşağıya inersem, ben gel dediğim halde gelmeyeceğim
demek neymiş görürsün!
• ÇOCUKLARIMIZLA BU TARZ OLUMSUZ KONUŞMAK
YERİNE ,
• BİRAZCIK SESSİZ KALALIM.
3-İNTİKAM DUYGUSU
• Anne-baba Çocuk Arasında Güç Çatışması Devam Ederse,
Çocuklarda İntikam Alma Duygu Ve Düşünceleri Gelişebilir.
• İntikam Arayışındaki Çocuklar,sevilmediklerine İnanmışlardır.
• Kendileri, Anne Babaları Tarafından Nasıl İncitilmişlerse, Anne
Babasını Da O Şekilde İnciterek Önemsemeye Çalışırlar.
Zamanla
Zalim
Ve
Sevilmeyen
Bir
Çocuk
Rolünü
Benimseyebilirler.
• Çocukların Çoğunun Psikolojik Sorunları; Ekonomik Düzey,sosyal
Konum Veya Diğer Etkenlerden Kaynaklanmaz.Anne Babalarından
Ve Akranlarından Yeterince Onay Ve Kabul Görmemelerinden
Kaynaklanır.
• İnsanlar Sürekli Eleştirildiklerinde Bir Süre Sonra Eleştiriye
Karşılık Vermeye Başlarlar.
4-YETERSİZLİK DUYGUSU
• Çocuk, Anne Ve Babasından Yeterince İlgi
Görememekte,anne Babasıyla Girdiği Güç Yarışlarının
Hepsini Kaybetmektedir.
• Bu Umutsuzca Uğraş Devam Ettiğinde, Yetersizlik
Gösterisi Haline Gelir. Kendini Yetersiz, Yeteneksiz,
Kabiliyetsiz Hisseder.Öyle Bir Çocuk Tipi Çizer. İşte
Bunların Nedeni, Çocuklarımızın İçindeki Umut Tohumlarının
Artık Tamamen Kaybolmasıdır
• Eğer Çocuğunuzla Aranızda Sürtüşmeler Varsa, Lütfen
Aranızdaki Güç Yarışına Devam Etmeyin.
• Biraz Daha Sabırlı Ve Sakin, Biarzcık Daha İyi Niyetli
Davranmaya Çalışın.
• Çocuğunuzla Aranızdaki İlişkileri Yumuşatmaya Çalışın.
Genelde 4 yaşından itibaren görülmeye başlar.
Gergin ve kolayca heyecanlanan çocuklarda görülmektedir.
Ergenlik çağına doğru çocukların hemen hemen yarısı
tırnak yeme davranışı gösterir.
NEDENLERİ:
Güvensizlik belirtisi
Çocuğun aşırı derecede korunup kollanması ayrıca anne babanın
çocuklar arasında ayrım yapması
Aile içinde aşırı otoriter bir eğitimin uygulanması, çocuğun sürekli
azarlanarak eleştirilmesi,
Kıskançlık, yeterli ilgi ve sevgi görememe sıkıntı ve gerginlik baslıca
nedenlerdir.
Anne babanın yaşantısı da önemli bir etkendir. Anne baba
geçimsizlikleri anne babanın sık sık kavga etmesi ailedeki sorunlar
çocuklarda tırnak yeme gibi davranışlara neden olur.
Ayrıca tırnak yiyen çocukların ailelerinin çoğunda tırnak yiyenlere
rastlanmaktadır
ÖNLENMESİ:
3-4 yaslarına kadar bu alışkanlığın anne baba tarafından görmezlikten gelinmesidir.
Daha sonra bu alışkanlık devam ederse;
Çocuğun gerginlik ve uyumsuzluk nedenleri iyice araştırılmalı
Çocukları korku kaygı yaratacak durumlardan uzak tutmak gerekir
Küçük çocukların kaygı korku verici televizyon filmlerini izlemeleri, kavgalı olaylarda
bulunmaları çocuğu heyecanlandıracağı için sakıncalıdır.
Tırnak yiyen çocuklara geceleri yatarken eski hafif eldivenleri giydirmek
Parmak ve tırnağa acı fakat zararsız bir sıvı sürülebilir. Bu hem hatırlatıcı ve hem de
tırnağını ağzına götürdüğü zaman acı ile birleştiğinde terk etmeye yardımcı olabilir.
Çocukların ilgisi başka yöne çekilebilir. Sinema, televizyon izlerken veya radyo dinlerken
onun ağzını çiğneyecek bir şeyle meşgul etmek tırnak yemenin ve ısırmanın yerine
gelecek bir etkinlik olabilir.
Tırnak derin kesilebilir. Çocuğun kendi tırnak bakımıyla uğraşması da yararlı olabilir.
Son söz ve bir önlem olarak tırnak yemenin ve ısırmanın çok kötü bir
alışkanlık olmadığı ve bunu isteyenlerin kolaylıkla terk edebilecekleri
çocuklara anlatılmalıdır. Çocuk buna inandırıldığı zaman bu
alışkanlıktan vazgeçmek için çaba gösterecektir
1- Hayali Yalanlar: Küçük çocuklar gerçeği iyi değerlendiremedikleri için
uydururlar. Yetişkinler bunları yalan olarak görür.
2-Taklit Yalanlar: Çocuklar ana-babayı örnek alır. Ana-babanın yalanına tanık
olan çocuk, yalan söylemeyi öğrenir. Ör; doktora gidiyoruz diye gezmeye giden
anne-baba çocuğun yalan söylemesine zemin hazırlar.
3-Sosyal Yalanlar: Bunlar en yaygın olan
yalanlardır. Bir yere gideceğimiz zaman, gitmek
istemiyorsak, "hastayım " deriz.
4-yüceltilmiş Yalanlar: başkalarının hayranlığını
kazanmak için söylenen yalanlardır
5-Savunma Yalanları: Çocuk kendini korumak için yalan söyler.Çocuk
sık sık eleştiriliyorsa, sert tepki gösteriliyorsa, mükemmelliğe
zorlanıyorsa çocuk yalana başvurabilir.Çocuk doğru söylediğinde "yalan
söylüyorsun" diye suçlanan çocukta , bu yalanların alışkanlık haline
gelmesine neden olur.
ÖNLENMESİ:
1-Yetişkinler örnek olmalıdır
Çocuklar hangi yaşta olursa olsun yaşına uygun bir dille doğruyu söylemek gerekir.
2-Aşırı tepki göstermemek gerekir. Aşırı tepki göstermek, çocuğun sizin
öfkenizden korunmak için, yalan söylemeye devam etmesine yol açar.
3-Çocuklardan başaramayacakları Şeyler beklememelidir.
4-Çocuğu yetişkinler araç olarak kullanmamalıdır.Ör; anne yada babanın çocuğa
yalan söyletmesi. Annenin "bu yaptığımızı baban duymasın" demesi
5-Doğrudan emin olmak için kontrol edin. Çocuğa "ödevin bittimi" diye sormak
yerine "ödevini görmek istiyorum" deyin. Bu davranış hem kontrol edileceği için
ödevini düzgün yapmasını sağlar hem de sonucundan çekindiği için yalan söylemez.
6-Çocuğun diğer çocuklarla kıyaslanmaması gerekir
7-Ana-baba-çocuk iletişiminin olumlu olması gerekir
Çocuk istek, sıkıntı, kaygı ve endişelerini bizimle konuşabilmelidir.
8-Yalan söylediği için çocuğu suçlamamak gerekir."Yalancı" etiketi yapıştırılmış
olan bir çocuk, bu etiketin gereklerini yerine getirecektir, çünkü yaptığı işin
kendini yansıttığına inanır
9-Gizli polis gibi çocuğu sorgulamamalı: Ör; "Doğru söylersen ceza vermeyeceğim"
dedikten sonra, çocuk doğruyu söyleyince"biliyordum" diyerek tepki vermek yada
dayak, çocukta yalanı pekiştirir. Çünkü çocuk doğruyu söyleyince olumsuzlukla
karşılaşmaktadır.
Hipraktivite Nedir?
Hiperaktivite bir öğrenme bozukluğu değil, bir davranış sorunudur.
Hiperaktif çocuklar gereğinden fazla hareketlidirler, düşünmeden
davranır ve dikkatlerini (ilgilerini çekmeyen konularda)
birkaç dakikadan fazla yoğunlaştıramazlar.
Hiperaktivite okul çağındaki çocukların %3-5’inde bulunan
ve erkek çocuklarda daha fazla rastlanan bir problemdir.
Hiperaktif çocuklar genellikle davranışlarının dikkat dağıtıcı
ve rahatsız edici olduğunu bilirler, fakat bu konuda ellerinden
bir şey gelmez.
Anne-babaların bunu anlamaları ve çocuklarına sevgi ve destek
vermeleri gerekir.
Anne-babalar hiperaktivitenin getirdiği zorlukları
aşabilmek için çocuklarının doktoru, öğretmenleri
ve Psikolojik Danışmanlarıyla işbirliği yapmalıdırlar.
Hiperaktivitenin belirtileri genellikle çocuk yedi yaşına basmadan ortaya çıkar.
Eğer çocuğunuzda bu belirtileri kayda değer bir kısmına rastladıysanız ve bu belirtiler
6 ay ve daha fazla sürdüyse gözlemlerinizi doktorunuzla konuşun.
Çocuklarda Dikkat Eksikliği Aşırı Hareketlilik bozukluğunun
belirtileri:
Hiperaktivite ön plandaysa,
* Yerinde duramaz, * Oturması gerektiği halde oturamaz,* Yerli yersiz koşup tırmanır,
*Aşırı konuşur,* Sessiz sakin oyun oynamakta güçlük çeker,
* Her zaman bir şeylerle uğraşır,* Cevapları ağzından kaçırır,
* Sırasını beklemekte zorlanır,* Olaylara veya konuşmalara müdahale yarıda keser.
Dikkat Eksikliği ön plandaysa,
* Yönergeleri başından sonuna kadar takip edemez,
* Dikkatini yaptığı işe veya oyununa vermekte zorlanır,
* Evde veya okulda yapacağı işler ve aktiviteler için gerekli malzemeleri kaybeder,
* Dinlemez,
* Detayları gözden kaçırır,
* Düzensiz görünür,
* Uzun süre zihinsel çaba gerektiren işleri yapmakta zorlanır,
* Unutkandır,
* İlgisi kolayca başka yönlere kayar.
Erken tedaviyle hiperaktif çocuğun geleceği için cesaret verici sonuçlara
ulaşılmaktadır.
Hiperaktivite etkilerinden tam anlamıyla “kurtulamayacak” olsalar bile bugün
sorun yaratan davranışları gelecekte onlara yardımcı olabilir.
Sınıf ortamından kurtulduktan sonra hayatta başarıya ulaşmak hiperaktif
çocuklar için diğer çocuklar için olduğundan daha kolaydır. Bu çocuklardan pek
çoğu erişkin yaşa geldiklerinde iş adamlığı gibi kendi davranış tarzlarına uygun
meslekler seçmekte, veya sanat ve eğlence dünyasında başarılı olmaktadırlar.
Hiperaktif bir çocuğun anne-babasından, öğretmenlerinden ve
danışmanlarından bugün göreceği yardım ve destek, onun başarılı ve mutlu bir
erişkin olmasına yardım edecektir.
ANNEYE-BABAYA ÖNERİLER:
DEHB’li çocukları suçlayıcı ve otoriter bir tutum içine girmek, sorunu arttırır. “Çok
dikkatsizsin”, “Sana kırk kere söyledim hala dikkat etmiyorsun”, “Önüne bak” gibi cümleler…
Bu çocuklar herkes tarafından çok eleştirildiği, sürekli olarak nasıl hatalar yaptığı
vurgulandığı için özsaygılarını çabucak kaybederler. Anne baba olarak çocuğun olumlu yönlerini
ön plana çıkarmanız gerekmektedir.
Bu çocuklar ödüllendirilmeye diğer çocuklardan daha fazla ve daha çabuk ihtiyaç duyarlar.
Verdiğiniz ödül türünden ziyade (övgü, fiziksel yakınlık, özel bir yiyecek, ekstra ayrıcalık)
zamanlama daha önemlidir. DEHB’li çocuklar sabırsızdır ve bir işi yaptıktan hemen sonra geri
bildirim beklerler.
Dikkatleri çok çabuk dağıldığı için ders çalışma ortamını çok iyi düzenlemelisiniz
Çalışma masası sadece çalışma için kullanılmalı.
Kullandıkları araç gereçleri kötü kullandıkları ve sıklıkla kaybettikleri için her
kaybettiklerinde yenisinin alınması pekiştirme rolü oynar ve kaybetme sıklıkları da gidererek
artar.Doğacak sıkıntılı duruma bir müddet katlanmasına izin verilmesi işe yarayabilir.
Ayrıca niçin kaybettiklerinin sorulması da bu oranı arttırabilir. Bu noktada, yeni bir eşyanın
alınmasında kendi harçlığından para biriktirmesi,
Çocuğa seçenekler sunmak, şu yada bu şekilde yapılmasında sakınca olmayan işlerde
çocukların tercihte bulunmaları için fırsatlar oluşturmak içsel güdülenmeyi arttıracaktır
Bu çocuklara dikkat çekecek yollarla talimat verilmelidir. Eğer çok monoton bir ses tonuyla
talimat veriyorsanız çocuğunuz bunu önemsemeyebilir
TV, Bilgisayar ve video oyunları sınırlanmalıdır. İlköğretim çağındaki çocukların en çok bir
buçuk saat TV ve bilgisayar başında vakit geçirmelerine izin verilmelidir
TELEVİZYON
(Evlerin Yeni Efendisi)
EN ÖNEMLİ ŞEYLER, ASLA EN ÖNEMSİZLERİN
İNSAFINA BIRAKILMAMALI.
GOETHE
Gelecekte
Ne Olacağınızı,
Okuduklarınız,seyrettikleriniz Ve Birlikte Olduğunuz
İnsanlar Belirleyecektir.
EVİNİZDE TELEVİZYONUN KUMANDASI KİMDE?
Evde Kumanda Kimdeyse, Otorite De Ondadır.
Artık Evde Kimin Sözünün Geçtiği, Televizyon Kumandasına Göre Hemen Belli
Oluyor.
TELEVİZYONUN ÇOCUĞUN ODASINDA OLMASININ BİR ÇOK
MAHSURLARI VARDIR
BİRİNCİSİ : Televizyon seyretme isteğini körükleyecek bir tahrik
nsurudur. Odasında televizyon olan çocuk kontrolsüzlüğe alışır. O
analdan öbürüne atlar ve kontrolsüz bir şekilde televizyon kanallarını
olaşır.
KİNCİSİ: Tv Seyretme Alışkanlığı Artar. Aile Hayatından Kopmaya
Başlar. Aile Televizyon Yüzünden Odalara Bölünür. Hem Ev İçinde Bir
Aile Havası Esmesini Engeller Hem De Çocuğun Aileden Kopmasına
Sebep Olur.
ÜÇÜNCÜSÜ: Aile Büyüklerini Örnek Alma Yerine Tv’ Da Gördükleri
Starları Ve Onların Hayatlarını Örnek Almaya Başlarlar. Aile Dışında
Yabancı Bir Kimlik Geliştirebilirler.
DÖRDÜNCÜSÜ : Düşünme Kabiliyetleri Zayıflar, İletişim Kurmakta
Zorluk Yaşarlar. Ve Donuk Bir Yapıya
Sahip Olabilirler.
ÇOCUĞUNUZUN ÇOK SEVDİĞİ PROGRAMLARI
BİRLİKTE İZLEYİN VE NEDEN ÇOK
SEVDİKLERİNİ ANLAMAYA ÇALIŞIN…
TELEVİZYONUN, ÇOCUĞUN KİŞİLİK GELİŞİMİ
ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Amerika 1945’li Yıllarda Kendi Kültürünü Yayabilmek İçin Savaştığı Diğer
Ülkelere Havadan Kendi Filmlerini Atıyordu.İnsanlar Bu Filmleri İzlesinler Ve
Benim Kültürümü Kazansınlar Diye.
3 Yaşına Kadar Aşırı Televizyon Seyreden Çocuklarda Otistik Özelliklere
Daha Çok Rastlanıyor.
Bazı Anne Babalar “ Bizim Çocuğumuz Çok Zeki Çünkü Belli Reklamlar
Çıktığında Daha Müziğini Duyar Duymaz Neyin Reklamı Olduğunu Biliyor”,
Diyorlar. Çocuğun Özel Yeteneklerinin Olması, Onun Çok Zeki Ve Akıllı
Olmasını Göstermez.
Televizyon Karşısında Bir İnsanın Konuşma İhtiyacı Değil De Dinleme
İhtiyacı Doyuma Ulaşır.
Aşırı Televizyon Seyreden Bir İnsan Toplum İçinde Dinleyen Değil De Hep
Konuşan İnsan Olmak İstiyor.
(Otobüs yolculuğu)
Televizyonun, Çocuğun Zihinsel
Gelişimi Üzerindeki Etkisi
– Bizler bazen çocuklarımızın belli kabiliyetlerine bakarak
çok zeki olduklarına karar veriyoruz.Ama….
– Televizyonun Gençler Ve Çocuklar Üzerindeki En Olumsuz Etkisi
Onları Aktif Katılım Ve Zihinsel Deneyim Gerektiren Becerilerden
Çok Pasif Aktivitelere Ve İlgilere Sürüklemesidir.
– Çünkü Tv Seyretmek Belli Bir Beceriyi Gerektirmiyor.Karşısına
Oturmanız Ve Gözünüzün Açık Olması Yeterli!!!!
TELEVİZYONDAN YARARLANMININ YOLU
•
•
DİNAMİT İYİ MİDİR? KÖTÜ MÜDÜR?
İŞTE SİZ DE TELEVİZYONU BUNA GÖRE
DEĞERLENDİRİNİZ.
•
TELEVİZYON İYİ VEYA TELEVİZYON KÖTÜ
DİYEMEYİZ.
•
FAKAT ŞUNU DİYORUZ;TELEVİZYON NASIL
KULLANILIRSA ONA GÖRE ETKİLERİ OLUR.
BELLİ BİR YAŞTAN SONRA BELKİ ÇOK ZARARI
OLMAYABİLİR.
•
•
AMA HENÜZ SOYUT DÜŞÜNCENİN
OLUŞMADIĞI SADECE SOMUT DÜŞÜNCELERE
GÖRE HAREKET EDEN VE KİŞİLİĞİ YENİ YENİ
ŞEKİLLENEN KÜÇÜK ÇOCUKLAR ÇOK
TELEVİZYON SEYRETTİKLERİNDE,
TELEVİZYONDAKİLER GİBİ OLMAYA
BAŞLAYACAKLARDIR.
TELEVİZYONSUZ BİR GÜN BELİRLEYİN VE AİLECE BİRLİKTE
ORTAK BİR ŞEYLER YAPIN
Download

Slayt 1