MEB
2015
Soruları yakalayan
komisyon tarafından
hazırlanmıştır.
Millî Eğitim Bakanlığı
Yurt Dışında
Görevlendirilecek Öğretmenlerin
Mesleki Yeterlik Sınavlarına ve Temsil
Yeteneği Mülâkatına Hazırlık El Kitabı
Türkçe
Sosyal Bilgiler
Mesleki Bilgi
Genel Kültür
10.12.2014
tarihinde
yayımlanan
başvuru klavuzuna
uygundur.
Komisyon
YURT DIŞINDA GÖREVLENDİRİLECEK ÖĞRETMENLERİN
MESLEKİ YETERLİK SINAVLARINA HAZIRLIK EL KİTABI
Kitap içeriğinin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir.
© Pegem Akademi
Bu kitabın basım, yayın ve satış hakları
Pegem Akademi Yay. Eğt. Dan. Hizm. Tic. Ltd. Şti.ne aittir.
Anılan kuruluşun izni alınmadan kitabın tümü ya da bölümleri,
kapak tasarımı; mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik, kayıt
ya da başka yöntemlerle çoğaltılamaz, basılamaz, dağıtılamaz.
Bu kitap T.C. Kültür Bakanlığı bandrolü ile satılmaktadır.
Okuyucularımızın bandrolü olmayan kitaplar hakkında
yayınevimize bilgi vermesini ve bandrolsüz yayınları
satın almamasını diliyoruz.
3. Baskı: Aralık 2014, Ankara
Yayın-Proje Yönetmeni: Ayşegül Eroğlu
Dizgi-Grafik Tasarım: Gamze Dumlupınar
Kapak Tasarımı: Gürsel Avcı
Baskı: Sonçağ Yayıncılık Matbaacılık Reklam San Tic. Ltd.Şti.
İstanbul Cad. İstanbul Çarşısı 48/48
İskitler - Ankara
(0312 341 36 67)
(0535 292 34 31)
Yayıncı Sertifika No: 14749
Matbaa Sertifika No: 25931
İletişim
Karanfil 2 Sokak No: 45 Kızılay / ANKARA
Yayınevi 0312 430 67 50 - 430 67 51
Yayınevi Belgeç: 0312 435 44 60
Dağıtım: 0312 434 54 24 - 434 54 08
Dağıtım Belgeç: 0312 431 37 38
Hazırlık Kursları: 0312 419 05 60
İnternet: www.pegem.net
E-ileti: [email protected]
ÖNSÖZ
03 Temmuz 2003 tarih ve 25157 Sayñlñ Resmî Gazetede yayñmlanan, Bakanlñklar arasñ Ortak Kültür
Komisyonun Çalñğma Esas ve Usulleri ile bu komisyon tarafñndan Yurt Dñğñnda Görevlendirilecek Personelin
Nitelikleri ile Hak ve Yükümlülüklerinin Belirlenmesine ðliğkin 05 Haziran 2003 tarih ve 2003 / 5753 sayñlñ
Bakanlar Kurulu Kararñ ve 13 Ocak 2007 tarih ve 26402 sayñlñ Resmi gazetede yayñmlanan Yurtdñğñnda Sürekli
Görevlendirilecek
Personel
Hakkñnda
Yönetmelikle
çerçevesinde,
MEB
tarafñndan
yurt
dñğñnda
görevlendirilecek ößretmenleri seçmek amacñyla sñnav yapñlmaktadñr.
Sñnav, Millî Eßitim Bakanlñßñ Yenilik ve Eßitim Teknolojileri Genel Müdürlüßünce merkezî sistemle
çoktan seçmeli test ğeklinde yapñlmaktadñr. Sñnav; tek oturumlu, 110 dakika ve 100 adet mesleki yeterlik
testinden oluğmaktadñr.
Mesleki yeterlik sñnavñ konularñ, sorularñn konulara göre aßñrlñklarñ ile puan deßerleri tabloda
belirtilmiğtir.
I
Türkçe (Türk Dili ve Edebiyatñ, dilbilgisi ve anlam bilgisi, vb.)
25 Puan
II
Sosyal Bilimler (Atatürk ðlkeleri ve T.C. ðnkñlâp Tarihi, Türk Tarihi, Türk Kültür ve
Medeniyeti, Türkiye Coßrafyasñ, Vatandağlñk Bilgileri, vb.)
25 Puan
III
Mesleki Bilgi (Ößretmenlik Meslek Bilgisi)
25 Puan
IV
Genel Kültür (Güncel Bilgiler, Uluslararasñ Kuruluğlar, Ekonomi, Milli Eßitim
Mevzuatñ,vb.)
25 Puan
TOPLAM
100 puan
Kitapta, yukarÕdaki konularÕn sonunda veya mevzuat içerisinde son yÕllarda ÖDYM'ce yapÕlan çeúitli
sÕnavlarda sorulan sorulara da yer verilmiútir.
KitabÕmÕzÕn, bu sÕnava hazÕrlanacak olan ö÷retmenlerimize yararlÕ olmasÕnÕ ve sÕnavdaki baúarÕlarÕna
katkÕ getirmesini diliyoruz.
iii
İÇİNDEKİLER
Sunu ...................................................................................................................................................................iii
İçindekiler .......................................................................................................................................................... iv
TÜRKÇE .................................................................................................................................................................................. 1
T.C İNKILÂP TARİHİ ............................................................................................................................................................. 60
GENEL KÜLTÜR ................................................................................................................................................................. 118
TÜRKİYE COĞRAFYASI .................................................................................................................................................... 204
222 SAYILI İLKÖĞRETİM VE EĞİTİM KANUNU ................................................................................................................ 353
652 SAYILI MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN
HÜKMÜNDE KARARNAME ................................................................................................................................................ 371
1739 SAYILI MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNU .................................................................................................................... 405
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI OKUL ÖNCESİ EĞİTİM VE İLKÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ .............................. 529
ÖZEL EĞİTİM HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ ...................................................................................................................... 475
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ ................................... 547
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI İZİN YÖNERGESİ .................................................................................................................... 573
GELİŞİM PSİKOLOJİSİ ....................................................................................................................................................... 592
ÖĞRENME PSİKOLOJİSİ ................................................................................................................................................... 650
PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK ........................................................................................................................... 736
PROGRAM GELİŞTİRME ................................................................................................................................................... 810
ÖĞRETİM YÖNTEM VE TEKNİKLERİ................................................................................................................................ 903
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME........................................................................................................................................ 1000
ÖĞRETMENLİK MESLEK BİLGİSİ DERSLERİ ................................................................................................................ 1038
YURTDIŞINDA GÖREVLENDİRİLECEK ÖĞRETMENLERİN MESLEKİ YETERLİK SINAVI (23 ŞUBAT 2008) ............ 1054
TÜRK CUMHURİYETLERİ VE TÜRK TOPLULUKLARINDA GÖREVLENDİRİLECEK ÖĞRETMENLERİN
MESLEKİ YETERLİK SINAVI (23 MART 2008) ................................................................................................................ 1067
YURT DIŞINDA GÖREVLENDİRİLECEK ÖĞRETMENLERİN MESLEKİ YETERLİK SINAVI (15 KASIM 2008) ............ 1078
TÜRK CUMHURİYETLERİ VE TÜRK TOPLULUKLARINDA GÖREVLENDİRİLECEK ÖĞRETMENLERİN
MESLEKİ YETERLİK SINAVI (22 MART 2009) ................................................................................................................ 1108
YURT DIŞINDA GÖREVLENDİRİLECEK ÖĞRETMENLERİN MESLEKİ YETERLİK SINAVI VE
YABANCI DİL SINAVI (15 KASIM 2008) ........................................................................................................................... 1057
TÜRK CUMHURİYETLERİ VE TÜRK TOPLULUKLARINDA GÖREVLENDİRİLECEK ÖĞRETMENLERİN
MESLEKİ YETERLİK SINAVI (22 MART 2009) ................................................................................................................ 1087
TÜRK CUMHURİYETLERİ VE TÜRK TOPLULUKLARINDA GÖREVLENDİRİLECEK ÖĞRETMENLERİN
MESLEKİ YETERLİK SINAVI (20 MART 2010) ................................................................................................................ 1126
YETİŞTİRİLMEK AMACIYLA YURT DIŞINA GÖNDERİLECEK PERSONELİ SEÇME SINAVI (5 EYLÜL 2010) ............ 1144
YURT DIŞINDA GÖREVLENDİRİLECEK ÖĞRETMENLERİN MESLEKİ YETERLİK SINAVI (29 OCAK 2011) ............. 1156
TÜRK CUMHURİYETLERİ VE TÜRK TOPLULUKLARINDA GÖREVLENDİRİLECEK ÖĞRETMENLERİN
MESLEKİ YETERLİK SINAVI (12 ŞUBAT 2011) .............................................................................................................. 1167
YURT DIŞINDA GÖREVLENDİRİLECEK ÖĞRETMENLERİN MESLEKİ YETERLİK SINAVI (5 ŞUBAT 2010) ............. 1177
EĞİTİM MÜŞAVİRİ (15 NİSAN 2012) ............................................................................................................................... 1189
YURT DIŞINDA GÖREVLENDİRİLECEK ÖĞRETMENLERİN MESLEKİ YETERLİK SINAVI (16 EYLÜL 2012) ............ 1203
YURT DIŞINDA GÖREVLENDİRİLECEK ÖĞRETMENLERİN MESLEKİ YETERLİK SINAVI (6 NİSAN 2013) .............. 1214
YURT DIŞINDA GÖREVLENDİRİLECEK ÖĞRETMENLERİN MESLEKİ YETERLİK SINAV (4 OCAK 2014) ................ 1229
Türkçe
TÜRKÇE
Sözcükte Anlam
“Baú” sözcü÷ünün gerçek anlamÕ: ønsan ve
hayvan bedenlerinin en yukarÕ kÕsmÕ; beyin, göz,
kulak, a÷Õz, burun gibi organlarÕnÕn toplandÕ÷Õ en
mühim kÕsmÕ.
Dilberin baúÕnda siyah saç olur.
“Baú” sözcü÷ünün, gerçek anlamÕyla ba÷lantÕlÕ
olarak kazandÕ÷Õ yeni anlamlarÕ yani yan anlamlarÕ
aúa÷Õda verilmiútir:
1. Bir úeyin en yukarÕsÕ, en yüksek noktasÕ
- ÇÕkam da÷lar baúÕna, vatana do÷ru bakam.
2. Bir úeyin baúladÕ÷Õ, çÕkÕp yayÕldÕ÷Õ yer,
kaynak.
- Bu sonbahar baúÕnda bir gün onunla
Beykoz çayÕrÕna gittik.
3. Bir úeyin yanÕ, yakÕnÕ, çevresi,
- Fakat
nedendir
Ya
Rab
bu
susuzlu÷umuz/Suyu gürül gürül akan
çeúme baúÕnda.
4. YukarÕya, üste gelen yön
- Yata÷Õn baúÕna oturmuú a÷lÕyordu.
Kendi baúÕna anlamÕ
olan ya da anlamÕ olmadÕ÷Õ
halde cümle kuruluúunda
görev
üstlenen
ses
birliklerine “sözcük” denir.
Örne÷in;
“Bir
mermer parçasÕ
için heykeltraú ne
ise, ruh için de
e÷itim odur.” cümlesindeki,
“bi
mermer,
parça,
heykeltraú, ne, ruh, e÷itim,” sözcüklerinin tek
baúlarÕna anlamlarÕ vardÕr. “øçin, ise, de” sözcükleri
anlamsÕzdÕr; fakat cümlede belli bir görev üstlenmiútir.
Dilimizde sözcüklerin bir kendi anlamlarÕ, bir de
kullanÕldÕklarÕ cümleye göre kazandÕklarÕ anlamlar
vardÕr. Sözcük, cümle içinde farklÕ anlamlarÕ
ça÷rÕútÕracak biçimde kullanÕlmÕúsa buna da “yan
veya mecaz anlam” da kullanÕm diyoruz. Dilimizdeki
sözcüklerin ço÷unlu÷u çok anlamlÕdÕr, yani gerçek
anlamlarÕnÕn dÕúÕnda kullanÕlmaya uygundur. AslÕnda
bütün sözcükler tek bir anlamÕ karúÕlamak üzere
do÷muútur. Ancak, ihtiyaçlar arttÕkça ya bunlarÕ
karúÕlayacak sözcükler üretilmiú ya da var olan
sözcüklere yeni anlamlar yüklenmiútir. øúte bunun
sonucunda “gerçek, yan ve mecaz anlam”lar ortaya
çÕkmÕútÕr. ùimdi bu anlamlarÕ inceleyelim:
3. Mecaz Anlam
Bir sözcü÷ün gerçek anlamÕndan tamamen
sÕyrÕlarak kazandÕ÷Õ yeni anlama mecaz anlam denir.
Mecaz anlam kazanmÕú sözcükler genellikle soyut
anlamlÕ olur.
x
“SÕcak”
sözcü÷ünün
gerçek
anlamÕ:
Yakmayacak derecede ÕsÕ veren, üúümeyi
önleyecek kadar ÕsÕtan.
SÕcak sobanÕn yanÕnda uzun uzun sohbet
ettiler.
x
“SÕcak” sözcü÷ünün mecaz anlamÕ: Dostça
olan, sevgiyle dolu olan, úefkatli
Dostluklar sÕcak, sevgiler sonsuz.
Aúa÷Õdaki altÕ çizili sözcükler mecaz anlamda
kullanÕlmÕútÕr:
FeryadÕ bÕrak, kendine gel çünkü zaman
dar.
“Dar” sözcü÷ü, “yetersiz, az” anlamÕnda
kullanÕlmÕú.
Gülen gözlerinin manasÕ derin
“Derin” sözcü÷ü, “anlaúÕlmasÕ, kavranÕlmasÕ zor”
anlamÕnda kullanÕlmÕú.
Bu sözlerinle hepimizi çok kÕrdÕn.
“KÕrmak”
sözcü÷ü
“gücendirmek,
üzmek,
incitmek” anlamÕnda kullanÕlmÕútÕr.
Aldanma cahilin kuru sözüne
1. Gerçek (Temel) Anlam
Bir sözcü÷ün, söylendi÷inde aklÕmÕza getirdi÷i ilk
anlamÕna gerçek anlam denir. Bir sözcük tek baúÕna
kullanÕldÕ÷Õnda o sözcü÷ün gerçek anlamÕ akla gelir.
A÷Õz: Sindirim sisteminin baúlangÕcÕ olan, üst ve
alt çene arasÕndaki boúluk
A÷zÕndaki lokmayÕ bir türlü yutamÕyordu.
Boyun: Gövdenin baúla omuz arasÕnda kalan
kÕsmÕ
Sabaha kadar boynum a÷rÕdÕ.
Durmak: Hareketsiz kalmak, kÕmÕldamamak
BabasÕ odanÕn ortasÕnda durup biraz
düúündü.
2. Yan Anlam
Bir sözcü÷ün gerçek anlamÕnÕn dÕúÕnda, ancak
gerçek anlamla az çok iliúkili olarak kazandÕ÷Õ di÷er
anlamlardÕr. Yan anlamlar sözcü÷ün gerçek
anlamÕyla benzerlik iliúkisi kurularak oluúturulmuútur.
Kuru” sözcü÷ü “so÷uk,
anlamÕnda kullanÕlmÕútÕr.
1
sevimsiz,
hissiz”
Yurt DÕúÕnda Görevlendirilecek Ö÷retmenlerin Mesleki Yeterlik SÕnavlarÕna HazÕrlÕk El KitabÕ
Bu benzetme aúa÷Õdaki úekillerde de söylenir.
Tilki gibi çocuk
Tilki çocuk
ÖRNEK
Aúa÷Õdaki cümlelerin hangisinde altÕ çizili
sözcük mecaz anlamÕyla kullanÕlmÕútÕr?
A)
B)
C)
D)
ÖRNEK
Gelecek hafta bugün yine buluúalÕm, dedi.
Az sonra beyaz at üstünde gelin göründü.
Çocu÷u uyutmak için odaya götürdü.
Bu boú sözleri dinlemekten bÕkmÕútÕ.
(I) Toroslar, Çukurova’nÕn bereketli topraklarÕnÕ
øç
Anadolu’nun
bozkÕrlarÕndan
ayÕrÕr.
(II) Çukurova’yÕ at nalÕ biçiminde kuúatmÕú bir
duvardÕr sanki. (III) Ovadan bakÕnca çelikten dev
bir testere a÷zÕnÕ andÕran tepeler, yaz kÕú ÕúÕldar.
(IV) Toroslar öylesine sarp ve yüksektir ki kolay
kolay geçilmez. (V) Tren bile Toroslar’Õ geçerken
tünelin birinden çÕkÕp ötekine girer.
YukarÕdaki parçada numaralanmÕú cümlelerin hangilerinde benzetme yapÕlmÕútÕr?
A) I ve II
B) I ve III
C) II ve III
D) II ve IV
ÇÖZÜM
A, B, ve C seçeneklerindeki alt× çizili sözcükler mecaz
anlamda kullan×lmam×üt×r. D’de “boü” sözcüùü mecaz anlam×yla kullan×lm×üt×r. “Boü” sözcüùünün gerçek anlam× “içinde bir üey olmayan” d×r. Bu sözcük,
D seçeneùindeki cümlede, gerçek anlam×n×n d×ü×nda
“deùersiz, bir iüe yaramayan” anlam×nda kullan×ld×ù×
için mecaz anlamdad×r.
Cevap D
ÇÖZÜM
II. cümlede “Toroslar” , “at nal× biçimindeki duvara”; III. cümlede de “tepeler”, “çelikten dev bir testere
aùz×”na benzetilmiütir.
Edebi Sanatlar (Mecaza DayalÕ Söz
SanatlarÕ)
Cevap C
1. Benzetme: Bir nesnenin, varlÕ÷Õn niteli÷ini
daha etkili biçimde anlatmak için daha belirgin niteli÷i
olan bir varlÕktan yararlanma yöntemine “benzetme”
denir. Eksiksiz bir benzetmede dört öge bulunur:
2. Kinaye: Bir sözün hem gerçek hem de mecaz
anlamÕnÕ ça÷rÕútÕracak biçimde kullanÕlmasÕdÕr.
Kinayede mecaz anlam ön plana çÕkar. Atasözleri ve
deyimlerin ço÷unlu÷u kinayelidir, yani hem gerçek
hem de mecaz anlamÕnÕ ça÷rÕútÕracak úekilde
kullanÕlÕr.
- Ateú düútü÷ü yeri yakar.
- Dikensiz gül olmaz.
- Hamama giren terler.
- TaúÕma su ile de÷irmen dönmez
- Az ateú çok odunu yakar.
“Zeytin gibi siyah göz” örne÷inde úu ögeler
vardÕr:
Benzeyen: AsÕl anlatÕlmak
benzetmeye konu olan varlÕk: göz
istenen,
yani
Benzetilen: Benzeyenin kendisine benzetildi÷i
varlÕk: zeytin
Benzetme Yönü: Benzeyenin benzetilene hangi
yönden benzedi÷i: siyah
Benzetme EdatÕ: “gibi”,
benzetme edatÕdÕr: gibi
“kadar”
Bu atasözleri hem gerçek hem de mecaz
anlamda kullanÕlabilir. “Ateú düútü÷ü yeri yakar.”
atasözünü incelersek bu söz, gerçek anlamÕyla
kullanÕldÕ÷Õ gibi mecaz anlamÕyla da kullanÕlabilir. Bu
sözde asÕl kastedilen mecaz anlamÕdÕr. Sözün
mecaz anlamÕ “AcÕyÕ yaúayan bilir.” demektir.
sözcükleri
Gözler siyahlÕk yönünden zeytine benzetilmiútir.
Selvi
gibi
uzun
boy
Benzetilen
Benzetme
EdatÕ
Benzetme
yönü
Benzeyen
3. Mecaz-Õ Mürsel (Ad AktarmasÕ): Bir sözün
benzetme amacÕ güdülmeksizin baúka bir söz yerine
kullanÕlmasÕdÕr. Ad aktarmasÕnda asÕl anlatÕlmak
istenenle onun yerine kullanÕlan söz arasÕnda
benzetmenin dÕúÕnda bir anlam ilgisinin olmasÕ
gerekir. Bu anlam ilgileri aúa÷Õda gösterilmiútir:
(“Selvi boy”, “selvi gibi boy” úekillerinde de
söylenir)
Kar
gibi
beyaz
çamaúÕrlar
Benzetilen
Benzetme Benzetme
EdatÕ
Yönü
Benzeyen
(“Kar beyazÕ çamaúÕrlar, kar gibi çamaúÕrlar”
úekillerinde de söylenir.)
Tilki
gibi
kurnaz
çocuk
Benzetilen Benzetme
EdatÕ
Benzetme
a) Parça- Bütün ølgisi
Dalgalan sen de úafaklar gibi ey úanlÕ hilal
Bu dizede “hilal” sözcü÷ü ile anlatÕlmak istenen
“bayrak”tÕr. Bu iki sözcük arasÕnda benzerlik söz
konusu de÷ildir. “Hilal”, “bayrak’Õn” bir parçasÕdÕr.
Benzeyen
Yönü
2
Türkçe
-
Hilal o parça
-
Bayrak o bütün
4. Teúhis (Kiúileútirme): ønsana ait bir özelli÷in
insan dÕúÕndaki varlÕklara yüklenmesidir.
- Gece, bülbül a÷aran vakte kadar a÷larmÕú.
Bu cümlede “bülbül” kiúileútirilmiútir, insana ait bir
özellik (a÷lama) insan dÕúÕndaki bir varlÕ÷a yüklenmiú.
- Poyrazla söyleúir
yapraklarÕn sesi.
ønsana ait
Kiúileútirilen
özellik
varlÕk
- O kuúun ömrü bir güzel gecede/
Kiúileútirilen
varlÕk
- Bir güzel beste söylemekle geçer.
ønsana ait özellik
ÖRNEK
Marmara’da her yelken
Uçar gibi neúeli
YukarÕdaki dizelerde oldu÷u gibi, kimi sözler
benzetme amacÕ gütmeden kendi anlamlarÕ
dÕúÕnda kullanÕlÕr.
Aúa÷Õdaki dizelerin hangisinde bu örnektekine benzer bir kullanÕm vardÕr?
A) Dalgalan sen de úafaklar gibi ey úanlÕ hilal
B) Ben ezelden beridir hür yaúadÕm hür
yaúarÕm
C) Etmesin tek vatanÕmdan beni dünyada cüda
D) BastÕ÷Õn yerleri toprak diyerek geçme tanÕ
RÕhtÕmda
uyuyan
gemi
hatÕraldÕn mÕ engini
ønsana ait özellik Kiúileútirilen var lÕk ønsana ait özellik
Not:
1. Do÷aya ait bir özellik insana aktarÕlabilir.
O, olgun bir insandÕr.
Do÷aya ait
özellik
Bu
adam
niçin
bu
kadar
ÇÖZÜM
Soru kökünde verilen dizelerde “Marmara” ve “yelken” sözcükleri benzetme amac× güdülmeksizin baüka anlamda kullan×lm×üt×r. Yani bu dizelerde ad aktarmas× vard×r.
sert
Do÷aya ait özellik
“Marmara” o “Marmara Denizi”
Bütün söylenmiü
Parça Kastedilmiü
“Yelken”
-
o “Yelkenli tekne”
Parça söylenmiü
Parça
Bütün
gibi
2. Bir duyuyla ilgili bir kavram baúka bir
duyuyu anlatmak için kullanÕlabilir
s×cak
gülümseyiüi
bir
vardÕ.
Dokunma
Görme
sözler
tatl×
Birbirinize
söyleyin
Tatma úüitme
“Hilal” sözcüùüyle “bayrak” kastedilmiütir.
o
p×rlanta
Doùaya ait özellik
ö÷renciler
Bütün Kastedilmiü
Buna benzer kullan×m A’da vard×r.
Hilal
Bunlar
Bayrak
Cevap A
b) øç-DÕú ølgisi
- Çorba çok güzeldi, iki kase içtim.
Burada, “iki kase içtim” sözüyle “iki kase çorba
içtim.” denilmek istenmiútir. “DÕú (kase)” söylenmiú
“iç (çorba)” kastedilmiútir.
c) SanatçÕ- Eser ølgisi
- ùiiri sevmek için Yahya Kemal’i okumalÕsÕn.
“Yahya Kemal” denilerek “Yahya Kemal’in
úiirleri” kastedilmiútir.
d) Yer-Kiúi (Topluluk) ølgisi
- Bizim mahalle bu olayÕ asla unutmaz.
“Mahalle (yer)” söylenerek “mahalledeki
insanlar (topluluk)” kastedilmiútir.
3
Yumuüak sesiyle
herkesi büyüledi
Dokunma úüitme
Yurt DÕúÕnda Görevlendirilecek Ö÷retmenlerin Mesleki Yeterlik SÕnavlarÕna HazÕrlÕk El KitabÕ
Sözcükler ArasÕndaki Anlam øliúkileri
ÖRNEK
Eú ya da YakÕn AnlamlÕ Sözcükler
(I) Sonbahar, kendisinden sonra gelecek kÕú
mevsiminin gizli telaúÕnÕ yaúatÕyor do÷aya.
(II) Amasra’da bir Roma yapÕtÕ olan KuúkayasÕ
Yol AnÕtÕ, sarÕ bir örtüyle kaplanÕyor.
(III) Hasankeyf’teki Artuko÷ullarÕ zamanÕndan
kalma cami, minaresindeki son leyle÷i yolcu
ediyor. (IV) Kaçkarlarda ya÷mur fazla mesai
yapmaya baúlÕyor. (V) Bolu Da÷larÕnda,
Istrancalarda
gezinirken
yerlerde
a÷aç
gövdelerinin hüzünlü yüzlerini, acÕlÕ bakÕúlarÕnÕ
görüyoruz.
Bu
parçada
numaralanmÕú
cümlelerin
hangisinde insana özgü bir nitelik do÷aya
aktarÕlmamÕútÕr?
A) I
B) II
C) III
YazÕlÕúlarÕ farklÕ, anlamlarÕ aynÕ olan sözcüklere
eú anlamlÕ sözcükler denir. Dilimizde eú anlamlÕ
sözcük
yoktur. Bugün eú anlamlÕ olarak
kullandÕ÷ÕmÕz sözcükler, dilimize baúka dillerden
girmiú olan sözcüklerdir.
- Fiil (Arapça) - Eylem(Türkçe)
- ømkan(Arapça) - Olanak(Türkçe)
- Talebe(Arapça) - Ö÷renci(Türkçe)
AnlamlarÕ birbirine yakÕn ama anlamca tam
örtüúmeyen sözcüklere yakÕn anlamlÕ sözcükler
denir. YakÕn anlamlÕ sözcükler bazen birbirinin yerine
kullanÕlabilir, ama bütün kullanÕmlarda biri di÷erinin
yerini tutmaz. Bu yönüyle eú anlamlÕ sözcüklerden
ayrÕlÕr.
Örne÷in; “seyretmek, bakmak” sözcükleri yakÕn
anlamlÕdÕr. Ama her zaman birbirinin
yerine
kullanÕlamaz.
Aúa÷Õdaki
örneklerde bu iki sözcük birbirinin
yerine kullanÕlabilir:
- DÕúarÕda oynayan çocuklarÕ seyrediyorum.
- DÕúarÕda oynayan çocuklara bakÕyorum
Aúa÷Õdaki
örneklerde
ise
“bakmak”
ve
“seyretmek” sözcükleri birbirinin yerine kullanÕlamaz:
- YazarÕn son romanÕna bakÕyordum.
- YazarÕn son romanÕnÕ seyrediyordum.
D) IV
ÇÖZÜM
I. cümlede “telaü” sözcüùü
III. cümlede “yolcu ediyor” sözü
IV. cümlede “mesai yapmak” sözü
V. cümlede “hüzünlü yüz”, “ac×l× bak×ü” sözleri, insana ait özelliklerdir. Bu özellikler doùadaki varl×klara aktar×lm×üt×r.
I’de “telaü”, “k×ü mevsimi” için
III’te “yolcu ediyor”, “cami” için
IV’te “mesai yapmak”, “yaùmur” için
ÖRNEK
V’te “hüzünlü yüz” ve “ac×l× bak×ü”, “aùaç gövdeleri”
için kullan×lm×üt×r.
Aúa÷Õdaki cümlelerin hangisinde altÕ çizili
sözcükler, anlamca birbirine en yakÕndÕr?
II. cümlede insana özgü bir nitelik doùaya aktar×lmam×üt×r.
A) Bir süre sonra kendisi de bu akÕmÕn, bu
tartÕúmanÕn içinde yer almÕútÕ.
B) Bu kitaplarÕ belirledi÷iniz ölçütlere göre seçin,
ayÕrÕn
C) Kendisine yapÕlan bu haksÕzlÕ÷Õ, bu
saygÕsÕzlÕ÷Õ içine sindiremiyordu.
D) Bütün bunlarÕ kendisinin yerine, önüne
geçmek isteyenler düzenliyordu.
Cevap B
Terimler
Bir bilim, meslek ve sanat dalÕnda özel anlamÕ
olan sözcüklere terim anlamlÕ sözcükler denir.
Örne÷in; roman, öykü, anÕ, kafiye, aruz
edebiyat; açÕ, dikdörtgen, üslü sayÕlar,
tamsayÕ matematik; isim, kök, gövde,
basit sözcük, bileúik cümle dilbilgisi
terimleridir.
ÇÖZÜM
Anlamca birbirine en yak×n sözcükler B seçeneùinde
kullan×lm×üt×r. “Seçmek” ve “ay×rmak” sözcükleri,
“benzerleri aras×nda uygun olan× belirlemek, almak”
anlam×nda kullan×lm×üt×r.
Cevap B
4
Türkçe
KarúÕt (ZÕt) AnlamlÕ Sözcükler
Somut ve Soyut AnlamlÕ Sözcükler
Nitelikleri ve durumlarÕ birbirine ters düúen
sözcüklere karúÕt anlamlÕ sözcükler denir.
Az veren candan çok veren maldan.
AkÕllÕ köprü arayÕncaya kadar deli köprüyü
geçer.
Eskisi olmayanÕn yenisi olmaz.
Beú duyumuzla (görme, iúitme, koklama, tatma,
dokunma) algÕlayabildi÷imiz varlÕklarÕ karúÕlayan
sözcüklere somut anlamlÕ sözcükler denir.
Koku, ses, lamba, yumuúak, acÕ sözcükleri
beú duyumuzla algÕlanabildi÷i için somuttur.
Beú duyumuzla algÕlayamadÕ÷ÕmÕz varlÕklarÕ
karúÕlayan sözcüklere soyut anlamlÕ sözcükler denir.
x
x
Not: Bir sözcü÷ün olumsuz biçimi, o sözcü÷ün
karúÕt anlamlÕsÕ de÷ildir. “ùanslÕ-úanssÕz”,
“gitmek-gitmemek” sözcükleri karúÕt anlamlÕ
de÷ildir. “ùanssÕz” sözcü÷ü “úanslÕ” nÕn
olumsuzu, “gitmemek” sözcü÷ü “gitmek”
sözcü÷ünün olumsuzudur.
BazÕ sözcüklerin karúÕt anlamlÕsÕ yoktur.
ArÕ, kaya, kardeú vb.
YansÕma Sözcükler
Do÷adaki varlÕklarÕn seslerine benzetilerek
oluúturulan sözcüklere yansÕma sözcükler denir.
Tak, úÕr, hav, gür, fokur, me ….. gibi sözcükler
yansÕma sözcüklerdir. Bu sözcüklerden isim ve fiil
türetilebilir: takÕrtÕ, úÕrÕltÕ, havlamak, gürlemek,
fokurtu, melemek….
Eú Sesli Sözcükler
YazÕlÕúlarÕ ve okunuúlarÕ aynÕ, anlamlarÕ farklÕ
olan sözcüklere eú sesli sözcükler denir.
Gül: KÕúÕn yapra÷ÕnÕ döken, dikenli, çalÕ veya
a÷aççÕk úeklinde bir süs bitkisi ve bu bitkinin
katmerli, güzel kokulu çiçe÷i
Dikensiz gül olmaz.
Gül-(Eylem): Hoúuna, tuhafÕna giden durumlar
karúÕsÕnda sesli veya sessizce duygularÕnÕ açÕ÷a
vurmak
- Küçük kÕzla bir arkadaú gibi konuúuyor,
gülüyordu.
YukarÕdaki örneklerde “gül” sözcü÷ü eú seslidir.
Çünkü yazÕlÕúlarÕ aynÕdÕr ama aralarÕnda hiçbir anlam
iliúkisi yoktur.
Çay (akarsu) ĺ çay (içecek)
At (hayvan) ĺ at (at-eylemi)
Yüz (surat) ĺ yüz (yüz- eylemi)
Söz Öbekleri
økilemeler
AnlatÕma güç kazandÕrmak amacÕyla iki
sözcü÷ün de÷iúik yollarla yan yana kullanÕlmasÕyla
oluúan söz öbeklerine ikileme denir. økilemeler çeúitli
úekillerde oluúur:
œ Eú ya da yakÕn anlamlÕ sözcüklerden
oluúur.
- Do÷ru dürüst, yalan yanlÕú, kÕrÕk dökük
œ KarúÕt anlamlÕ sözcüklerden oluúur.
- Gece gündüz, aúa÷Õ yukarÕ, er geç, irili
ufaklÕ…
œ Biri anlamlÕ biri anlamsÕz sözcüklerden
oluúur.
- Ufak tefek, yÕrtÕk pÕrtÕk, e÷ri bü÷rü, kaba
saba….
œ økisi de anlamsÕz sözcüklerden oluúur.
- Abuk sabuk, mÕrÕn kÕrÕn, ÕvÕr zÕvÕr, abur
cubur….
œ AynÕ sözcü÷ün tekrar edilmesiyle oluúur.
- Yavaú yavaú, ince ince, koúa koúa, hÕçkÕra
hÕçkÕra…
œ YansÕma sözcüklerden oluúur.
- ùÕrÕl úÕrÕl, çatÕr çatÕr, fokur fokur, gürül
gürül….
Not: økilemeler ayrÕ yazÕlÕr, arasÕna hiçbir noktalama
iúareti getirilmez.
- El ele, yan yana, art arda
UYARI:
YazÕlÕúlarÕ aynÕ gibi görünmesine ra÷men
söyleniúleri farklÕ olan sözcükler sesteú de÷ildir.
alem (bayrak)-âlem (dünya)
kar-kâr
Bir sözcü÷ün gerçek anlamÕ ile mecaz veya yan
anlamdaki
kullanÕmlarÕ
sesteúlik
olarak
düúünülemez.
Boü
tabaklarÕ topla
Gerçek anlam
Yüzüme
Nefret, üzüntü, mutluluk, akÕl, ruh gibi
sözcükler beú duyumuzla algÕlanamadÕ÷Õ için
soyuttur.
boü boü
bakma
Mecaz anlam
5
Yurt DÕúÕnda Görevlendirilecek Ö÷retmenlerin Mesleki Yeterlik SÕnavlarÕna HazÕrlÕk El KitabÕ
Örne÷in; “sözü çevirmek” deyimi “sözü
döndürmek” úeklinde söylenemez.
ÖRNEK
Aúa÷Õdaki cümlelerin hangisindeki ikilemeyi
oluúturan
sözcükler
tek
baúlarÕna
kullanÕlamaz?
A) Yalan yanlÕú bilgilerle do÷ru bir
veremezsin.
B) KarúÕdan, güçlü kuvvetli görünüyordu.
C) MÕrÕn kÕrÕn etme de olanlarÕ anlat.
D) Aradan aúa÷Õ yukarÕ on yÕl geçti.
œ Deyimler genel kural niteli÷i taúÕmaz, belli
bir durum için söylenir.
karar
ÖRNEK
Aúa÷Õdaki cümlelerin hangisinde, cümlede
kullanÕlan deyimin açÕklamasÕ yoktur?
A) Onu birden karúÕmda görünce çok úaúÕrdÕm,
gözlerime inanamadÕm.
B) HazÕrlanan tasla÷Õ henüz iyice incelemedim,
ona úöyle bir göz attÕm.
C) KonuúmasÕnda,
dinleyicilerin
ilgisini
çekmeyen, konu dÕúÕ gereksiz úeyler söyledi,
a÷Õz kalabalÕ÷Õ etti.
D) Bu konu üzerinde günlerce çalÕútÕ, sonunda
iúin üstesinden geldi.
ÇÖZÜM
A’da “yalan yanl×ü”, B’de “güçlü kuvvetli”, D’de “aüaù× yukar×” sözleri ikilemedir. Bu ikilemelerdeki sözcükler anlaml× olduùu için tek baülar×na kullan×labilir.
C seçeneùindeki ikileme “m×r×n k×r×n” d×r. Buradaki
“m×r×n” ve “k×r×n” sözcükleri anlams×z olduùu için tek
baülar×na kullan×lamaz.
Cevap C
ÇÖZÜM
Deyimler
A, B, C ve D seçeneklerinde verilen deyimlerin aç×klamas× vard×r. A’da “gözlerine inanamamak” deyiminin anlam× çok üaü×rmak
B’de “göz atmak” o iyice incelememek
C’de “aù×z kalabal×ù× etmek” o gereksiz üeyler söylemek
D’de ise “üstesinden gelmek” deyiminin aç×klamas×
yoktur.
Bir kavramÕ, durumu belirtmek, anlatÕmÕ daha
güçlü ve etkili hale getirmek amacÕyla kurulmuú,
genelde mecaz anlam taúÕyan söz öbeklerine deyim
denir.
- Sonunda kabak baúÕna patladÕ.
Bu cümlede geçen “kabak baúÕna patlamak”
sözü kalÕplaúmÕú bir söz öbe÷idir.”BaúkalarÕnÕn da
ilgisi olan bir iúte, sadece kendisi zarar görme”
anlamÕnÕ karúÕlayan bu deyimin “kabak, baú,
patlamak”
sözcükleriyle
herhangi
bir
ilgisi
kalmamÕútÕr. Yani deyimi oluúturan sözcükler
mecazlaúmÕútÕr. Aúa÷Õdaki deyimlerde de aynÕ
durum söz konusudur.
- Gördü÷ümüz korkunç manzara hepimizi
can evimizden vurmuútu.
- Ba÷rÕna taú basarak yÕllar yÕlÕ beklemiúti.
BazÕ deyimlerde de deyimi oluúturan sözcükler
mecaz anlamda de÷il gerçek anlamda kullanÕlÕr.
- Ço÷u gitti azÕ kaldÕ
- Hem suçlu hem güçlü.
Cevap D
Atasözleri
Atalardan kalmÕú, deneyimler sonucu ortaya
çÕkmÕú, yol gösterici, kalÕplaúmÕú, cümle biçimindeki
sözlerdir.
Özellikleri
œ KalÕplamÕú sözlerdir, genellikle mecaz
anlam taúÕr.
- Damlaya damlaya göl olur.
- Araba devrilince yol gösteren çok olur.
œ Ö÷üt vermek amacÕyla söylenir.
- Sakla samanÕ gelir zamanÕ
œ Genel kural niteli÷i taúÕr, yani söylenilen úey
herkes için geçerlidir.
- Mum dibine ÕúÕk vermez.
œ BazÕ atasözlerinde mecazlÕ bir söyleyiú
yoktur.
- Bugünün iúini yarÕna bÕrakma
- Dost ile ye iç, alÕúveriú etme.
Deyimlerin Özellikleri
œ
œ
œ
Deyimler genellikler mastar biçimindedir.
AklÕnÕ baúÕndan almak
Burnu büyümek
BazÕ deyimler de cümle biçimindedir.
øsmi var cismi yok.
Dostlar alÕú veriúte görsün.
Deyimler kalÕplaúmÕú sözlerdir. Bu yüzden
deyimi oluúturan sözcüklerin yerine eú ya
da yakÕn anlamlÕlarÕ getirilemez.
6
Türkçe
Di÷er Söz Öbekleri
Birden çok sözcükten oluúan ve anlamca bir
durumu, kavramÕ, nesneyi yansÕtan her unsur, bir
söz öbe÷idir. Bir yazar, yukarÕda açÕkladÕ÷ÕmÕz söz
öbeklerinin (ikileme, deyim, atasözü) dÕúÕnda kendisi
de sözcüklere farklÕ anlamlar yükleyerek yeni söz
öbekleri oluúturabilir. BunlarÕn dilde bilinen
kullanÕmlarÕ yoktur. Bu sözler kullanÕldÕklarÕ metinde
özel bir anlamÕ karúÕlayarak yazarÕn iletmek istedi÷i
yargÕyÕ aktarÕr. “Sözcükte anlam” sorularÕnÕn bazÕlarÕ,
yoruma dayalÕ bu tip sorulardÕr. Bu sorularÕ
çözerken, verilen metnin iyi anlaúÕlmasÕna dikkat
edilmelidir.
ÖRNEK
Zaman zaman anÕlarla yaúamak güzeldir; e÷er
bu anÕlar yaúanÕlan günü renklendiriyorsa bir
baúka mutluluk verir insana.
Bu cümlede geçen “anÕlarÕn yaúanÕlan günü
renklendirmesi” sözüyle anlatÕlmak istenen
aúa÷Õdakilerden hangisidir?
A) Eski günlere özlem duyulmasÕ
B) Dünün yargÕlanÕp de÷erlendirilmesi
C) Geçmiúin,
içinde
güzelleútirmesi
bulunulan
D) YaúananlarÕn,
karúÕlaúÕlan
yenmede etkili olmasÕ
zamanÕ
güçlükleri
ÇÖZÜM
“An×lar×n yaüan×lan günü renklendirmesi” sözü geçmiüte yaüan×lan üeylerin üimdiki hayat×m×z× güzelleütireceùi anlam×nda kullan×lm×üt×r. Buna göre C seçeneùi
doùru yan×tt×r.
An×lar×n
yaüan×lan günü
renklendirmesi
Geçmiüin úçinde bulunulan zaman× Güzelleütirmesi
Cevap C
7
Yurt DÕúÕnda Görevlendirilecek Ö÷retmenlerin Mesleki Yeterlik SÕnavlarÕna HazÕrlÕk El KitabÕ
SORULAR
1.
5.
Ba÷Õrsan da ça÷Õrsan da kÕrÕlmam sana.
“KÕrÕlmak” sözcü÷ü, aúa÷Õdakilerin hangisinde
bu cümledeki anlamÕyla kullanÕlmÕútÕr?
2.
A)
KÕrÕlmÕú perdesi, çalmÕyor sazÕm.
B)
C)
D)
Dostun sözüne kÕrÕlmak olmaz.
KÕrÕldÕ ümitler yaza çÕkmadan
Bütün vücudum kÕrÕlÕp dökülüyor.
A)
B)
Aúa÷Õdaki cümlelerin hangisinde altÕ çizili sözcük, cümleye “gere÷inden çok” anlamÕ katmaktadÕr?
A)
B)
Bu konuda fazla titizlik gösteriyorsun.
ÇocuklarÕna her zaman bol harçlÕk verirdi.
C)
D)
Bu çiçeklere her akúam su vermelisin.
Onun en çok kÕzdÕ÷Õ úeyleri yapÕyorsun.
Aúa÷Õdaki cümlelerin hangisinde, deyim açÕklamasÕyla birlikte verilmemiútir?
6.
C)
Çekti÷i sÕkÕntÕlar yüzünden yaúamayÕ istemeyecek duruma gelmiú, canÕndan bezmiúti.
D)
Do÷ruyu söylemek gerekirse o, saman altÕndan su yürüten bir insan de÷ildir.
“KitaplarÕnÕ çantasÕna geliúigüzel yerleútirdi.” cümlesinde altÕ çizili sözcü÷ün cümleye kattÕ÷Õ anlam aúa÷Õdakilerden hangisinde vardÕr?
A)
B)
Evin ancak bir bölümünü temizleyebilmiú.
Gereksiz eúyalarÕ tavan arasÕna çÕkardÕ.
C)
Evin bütün odalarÕnÕ özensizce süpürdü ve
sildi.
SÕnav tam baúlamak üzereyken sÕnÕfa girdi.
D)
3.
7.
“Beslemek” sözcü÷ü aúa÷Õdaki cümlelerin
hangisinde, “Bir úeyin sa÷lam durmasÕnÕ sa÷lamak için çevresini doldurmak” anlamÕnda kullanÕlmÕútÕr?
A)
Bu, uzun müddetten beri úiddetle besledi÷i
bir histi.
B)
Hepimiz bir araya gelip, sele karúÕ bahçe duvarÕnÕ iyice besledik
Okulun artÕklarÕyla otuz kiúiden fazla insan
besliyorduk.
Köyden gelen misafirlerini bir hafta beslemiúti.
C)
D)
IV.
V.
YÕllar yÕlÕ bekliyorum bir gün dönersin diye
YÕlda bir kabrime gel, topra÷Õm kokunu alsÕn.
PiyasanÕn durumu yÕldan yÕla daha kötü hale
geliyor.
En kÕsa zamanda ziyaretinize gelece÷iz,
merak etmeyin.
Çocu÷un dersleri her geçen yÕl düzeliyordu.
8.
B) III ve V
C) II ve IV
D) I ve IV
A)
B)
Toprakla u÷raúmaktan hoúlanmamasÕ
Denizden uzak yaúayamamasÕ
C)
D)
Denizin topraktan verimli oldu÷una inanmasÕ
Verdi÷i karardan dolayÕ kendini suçlamasÕ
“AçÕk” sözcü÷ü aúa÷Õdaki cümlelerin hangisinde
“her türlü düúünceyi hoúgörüyle karúÕlayan,
etkisinde kalabilen” anlamÕnda kullanÕlmÕútÕr?
A)
YukarÕda numaralanmÕú cümlelerin hangilerindeki altÕ çizili sözler anlamca birbirine en yakÕndÕr?
A) I ve III
RomanÕn temel kiúisi Mahmut, babasÕnÕn iste÷i
dÕúÕnda gizlice denizci olur. FÕrtÕnalarla, dalgalarla
bo÷uúarak yaúamÕnÕ kazanmak, en büyük
tutkusudur onun. Ne ki babasÕ ölünce denizi
bÕrakÕp Bodrum’a döner. Bir köy a÷asÕnÕn kÕzÕyla
evlenerek bu kez de ekme÷ini topraktan
çÕkarmaya
baúlar.
Ama
deniz
tutkusunu
yenemeyen Mahmut, evini ve karÕsÕnÕ bÕrakÕp
tekrar denize döner.
Bu parçada altÕ çizili sözle, parçada anlatÕlan
kiúinin hangi yönü vurgulanmÕútÕr?
4.
I.
II.
III.
Her zaman çok konuúurken úimdi sesi çÕkmaz olmuú, dut yemiú bülbüle dönmüútü.
Dizgini ele almÕú, artÕk iúleri yönetmeye baúlamÕútÕ.
B)
C)
D)
8
AnlatÕmÕn temel özelli÷i yalÕn ve açÕk olmaktÕr.
Her yere baúvurmuú, ancak açÕk bir yer bulamamÕútÕr.
Herkes bu olayÕ açÕk bir tedirginlikle izledi.
Arap kültürüne bütünüyle açÕk oldu÷umuz bir
dönemdi.
Türkçe
9.
Aúa÷Õdaki cümlelerde altÕ çizili sözcüklerden
hangisi gerçek anlamÕnÕn dÕúÕnda (mecaz anlamÕyla) kullanÕlmÕútÕr?
A)
B)
C)
Hiçbir zaman gizemli mektuplar yazamamÕútÕ.
O mektuplardan yakÕcÕ satÕrlar çarpacak yüzüne.
YazÕ makinesindeki boú ka÷Õda bakÕyorlardÕ.
D)
ønce, uzun, bomboú bardak doldu sonunda.
13.
I.
II.
III.
IV.
V.
YukarÕdaki numaralanmÕú cümlelerin hangisindeki altÕ çizili sözcükler anlamca birbirine en
yakÕndÕr?
A) I ve II
B) II ve IV
C) IV ve V
D) I ve III
14. “Sürüklemek” sözcü÷ü aúa÷Õdaki cümlelerin
hangisinde “ilgisini çekip vazgeçmeyecek, bÕrakamayacak hale getirmek” anlamÕnda kullanÕlmÕútÕr?
10. Aúa÷Õdakilerin hangisinde “insana özgü niteliklerin do÷aya aktarÕmÕ” söz konusudur?
A)
AldÕ÷Õm
her
nefes
seni
Gelir ta kalbimden vurur úarkÕlar
B)
Bir
tren
sesiyle
baúladÕ
a÷rÕm
Da÷larÕ taúlarÕ çÕnlattÕ ça÷rÕm
Bu gece tek hece yazmam dese de
Sabaha çÕkmadan sözünden caydÕ
C)
D)
øsyankar
olurum
ister
CanÕmdan usanÕr bezer dururum
fÕsÕldar
D)
A)
Beni saatlerce beklettikten sonra bir de buraya sürükleyen adama çok kÕzmÕútÕm.
B)
ønsanlÕ÷Õ o kanlÕ savaúa sürükleyen nedenler
daha tam olarak de÷erlendirilemedi.
RomanÕn insanÕ etkileyen, sürükleyen yanÕ
anlatÕmdan çok anlatÕlan olaydan gelir.
C)
istemez
D)
11. Aúa÷Õdaki cümlelerin hangisinde anlatÕmda
benzetmeden yararlanÕlmamÕútÕr?
A)
B)
C)
HastalÕktan epeyce zayÕfladÕ.
Buradan ayrÕlÕnca bizi büsbütün unuttu.
Bugün sÕnÕfÕn ço÷u derse gelmiúti.
AldÕ÷Õ kararlar tamamen kendisine aittir.
Ailesi Türkiye’ye kesin dönüú yapmÕú.
ølkbaharda kocaman tomruklarÕ bile sürükleyen bu Õrmak yaz gelince kurumaya baúlar.
15. Aúa÷Õdaki cümlelerin hangisinde deyim, açÕklamasÕyla birlikte verilmiútir?
SabÕr bir tu÷laya, sadakat ise köke benzer.
Bu kadÕnÕn o÷lu, yeúil keten takÕmlar giyerdi.
Ruhumuz bir çöl kadar ÕssÕz olurdu her akúam.
AyrÕlÕk her zaman tÕpkÕ ölüm gibidir.
A)
YaptÕ÷ÕmÕz bütün planlar ka÷Õt üzerinde kalmÕútÕ.
ÇocuklarÕ bu hastalÕ÷a yakalandÕ÷Õndan beri
kan a÷lÕyorlardÕ.
A÷Õz birli÷i etmiúler, aynÕ açÕklamalarÕ yapmÕúlardÕ.
Bir müddet hoúbeú ettikten sonra asÕl konuya
girmiútik.
B)
C)
D)
12. YalnÕzca bir úair olarak de÷il, bir aydÕn olarak da
hem kendini hem de úiirimizi ileriye götürmüútür.
ùiirimize yeni konular, görüúler, biçimler getirmiútir.
ùiir diline, konuúma dilinin canlÕlÕ÷ÕnÕ, geniúli÷ini
aúÕlamÕútÕr. Bunu yaparken de sadelik içinde, en
az sözcükle derinli÷e varmanÕn yolunu bulmuútur.
Bu parçadaki “en az sözcükle derinli÷e varmak”
sözüyle anlatÕlmak istenen aúa÷Õdakilerden
hangisidir?
A)
B)
C)
Yo÷un bir anlatÕm biçimi kullanmak
Geniú kitlelere seslenmek
Yeni ve de÷iúik ürünlerle úiiri geliútirmek
D)
AlÕúÕlmÕú deyiúleri bir yana bÕrakmak
YANIT ANAHTARI
9
1
B
4
B
7
B
10
A
13
B
2
A
5
D
8
D
11
B
14
C
3
B
6
C
9
B
12
A
15
C
Yurt DÕúÕnda Görevlendirilecek Ö÷retmenlerin Mesleki Yeterlik SÕnavlarÕna HazÕrlÕk El KitabÕ
Cümlede Anlam
ÖRNEK
Duygu, düúünce ve istekleri ifade eden sözcük
ve sözcük gruplarÕna “cümle” denir. Bir sözcü÷ün ya
da sözcük grubunun cümle niteli÷i taúÕmasÕ için yargÕ
bildirmesi gerekir.
(I) YazÕlarÕnda, özü dikkate alan mükemmel bir
sadelik vardÕr. (II) Gereksiz betimlemelerden
kaçÕnan yo÷un ama çekici bir anlatÕm ilk bakÕúta
göze çarpar. (III) AnlatÕmÕndaki üstün gözlem
yetene÷inin hemen farkÕna varÕrsÕnÕz. (IV) Öyle
ki cümlelerini oluúturan sözcükler, ne bir eksik
bir fazladÕr. (V) Eserleri, biçim ve öz bakÕmÕndan
farklÕ bir özellik taúÕr.
Bu
parçada
numaralanmÕú
cümlelerin
hangisinde “be÷enme” anlamÕ yoktur?
“Cümlede anlam” konusu önemli konulardan
biridir. Bu konu bilgiden çok yoruma, algÕlamaya
dayalÕ bir konudur. Bu yüzden de sorular çözülürken
cümlelere ve soruda istenilenlere dikkat etmek
gerekir.
A) II
B) III
C) IV
D)V
“Cümlede Anlam” konusu de÷iúik úekillerde
incelenebilir.
Biz
bu
konuyu
daha
kolay
anlaúÕlabilmesi için üç bölümde inceleyece÷iz.
ÇÖZÜM
øçerdi÷i Duygu, Düúünce ve Duruma
Göre Cümleler
I. cümlede “mükemmel” sözcüùü, II. cümlede “çekici” sözcüùü, III. cümlede “üstün” sözcüùü, IV. cümlede “ne bir eksik ne bir fazla” sözü yazar×n, bahsettiùi kiüiyle ilgili beùenisini net bir biçimde yans×tan
sözlerdir. Buna göre I, II, III ve IV. cümlede “beùenme” vard×r. V. cümlede beùenme anlam× yoktur.
1. Be÷eni AnlamÕ TaúÕyan Cümleler
Be÷enme, bir eserin, bir kiúinin, bir nesnenin vb.
hoúumuza gitti÷ini belirtmektir. Be÷eni, bazÕ
sözcüklerle dile getirilebildi÷i gibi, cümlenin bütününe
de yayÕlmÕú olabilir.
- Bu resmi ne kadar da güzel yapmÕúsÕn.
- O, çok düzenli ve çalÕúkan bir insandÕ.
Cevap D
YukarÕdaki ilk örnekte “güzel” sözcü÷ünden
resmin be÷enildi÷i, ikinci cümlede “düzenli” ve
“çalÕúkan” sözcüklerinden
bahsedilen kiúinin
be÷enildi÷i anlaúÕlÕyor.
CÜMLEDE ANLAM
I . øÇERDøöø DUYGU DÜùÜNCE ve
DURUMA GÖRE CÜMLELER
1. Be÷ en i Anlam Õ TaúÕyan Cü m leler
2. YakÕnm a -H ayÕfla nm a An la m Õ
TaúÕyan C üm lele r
3. Ön yargÕ Anlam Õ TaúÕyan C üm leler
4. Ta hm in (OlasÕlÕk) Anla m Õ
TaúÕyan C üm lele r
5. Vars
Var s a yÕm An la m Õ TaúÕya n Cü m leler
6. ùaú Õrm a Anla mÕ TaúÕya n Cü m lele r
7. Kuú ku An lam Õ TaúÕyan C üm leler
8. Uya rm a A nla m Õ TaúÕyan C üm lele r
9. Ön eri A nla m Õ Ta úÕya n C ü m leler
10. Yoru m A nlam Õ Ta úÕyan C üm lele r
11. Me ccaz Anlam TaúÕyan C üm le ler
II. ANLATIM BAKIMINDAN
CÜMLELER
1.
2.
3.
4.
5.
6.
7.
8.
9.
Öznel ve Nesnel Cümleler
Neden-Sonuç Cümlesi
Koúul Cümlesi
Amaç Cümlesi
TanÕm Cümlesi
KarúÕlaútÕrma Cümlesi
Üslup Cümlesi
Do÷rudan AnlatÕm Cümlesi
C ümlesi
DolaylÕ AnlatÕm Cümlesi
10
III. ARALARINDAKø ANLAM
øLøùKøLERøNE GÖRE CÜMLELER
1. YakÕn AnlamlÕ Cümleler
2. Anlamca Çeliúen Cümleler
Cümleler
3. Cümlede AnlatÕlmak
østenen Düúünce
Türkçe
2. YakÕnma-HayÕflanma AnlamÕ TaúÕyan
Cümleler
4. Tahmin
Cümleler
(OlasÕlÕk)
AnlamÕ
TaúÕyan
Tahmin, bir olayÕn veya durumun sonucuyla ilgili
aúa÷Õ yukarÕ bir fikir söylemek, sonucu önceden
kestirmek demektir. “Tahmin”, “olasÕlÕk”, “sezgi” ve
“ön yargÕ” birbirine yakÕn kavramlardÕr; ancak “ön
yargÕ” di÷erlerine göre kesindir ve genellikle
olumsuzdur.
- O, ileride belki Türk úiirinin en büyük
úairlerinden biri olacak.
- Senin bu konuya karÕúmak istemedi÷ini
anlamÕútÕm.
- SÕnavÕ kazandÕ÷ÕmÕ duyunca sevinirsin
sanmÕútÕm.
YakÕnma, olumsuz bir durumdan duyulan
rahatsÕzlÕ÷Õ úikayet ederek anlatmaktÕr.
- Hangi gün iúine zamanÕnda geldi ki?
- Bu yaúÕna geldi, hala odasÕnÕ düzenlemeyi
ö÷renemedi.
Birinci cümlede kiúinin iúine zamanÕnda
gelmemesinden, ikinci cümlede ise bahsedilen
kiúinin odasÕnÕ toplamamasÕndan duyulan rahatsÕzlÕk
dile getirildi÷i için her iki cümlede de “yakÕnma”
anlamÕ vardÕr.
HayÕflanma,
daha
iyi
yapÕlabilecekken
yapÕlamamÕú bir úey için üzülmek, piúmanlÕk
duymaktÕr.
- Bu kitaptan bekledi÷im baúarÕyÕ ne yazÕk ki
elde edemedim.
- Keúke büyük sanatkarlarÕmÕzÕn de÷erini
onlarÕ kaybetmeden anlayabilseydik.
Birinci cümlede “belki”, ikincide “anlamÕútÕm”,
üçüncüde “sanmÕútÕm” sözcükleri cümlelere “tahmin
(olasÕlÕk)” anlamÕ katmÕútÕr.
ÖRNEK
ÖRNEK
Aúa÷Õdaki cümlelerin hangisinde “yakÕnma”
anlamÕ söz konusudur?
A) Elinde kalan mallarÕ komúusuna devretti.
B) O geldi÷i gibi gitmesini de biliyor.
C) Bir de aldÕ÷Õ gibi getirmesini ö÷rense.
D) SÕnav sonuçlarÕ yarÕn açÕklanÕr mÕ ki?
(I) YapÕtlarÕnda farklÕ çevrelerin ve insanlarÕn
yaúamlarÕna, sorunlarÕna yönelmiú. (II) AcÕ
veren olaylardan hoúlanÕyor. (III) Düúsel
yaúamlar, iliúkiler üretiyor. (IV) AnlattÕklarÕnda,
insan sÕcaklÕ÷ÕnÕ yansÕtÕyor. (V) BunlarÕ göz
önünde bulundurarak onun gelecekte dünyayÕ
çok
daha
farklÕ
bir
bakÕú
açÕsÕyla
yansÕtabilece÷ini sanÕyorum.
YukarÕdaki
parçada
numaralanmÕú
cümlelerden hangisinde “tahmin” söz
konusudur?
ÇÖZÜM
A, B, D, seçeneklerinde yak×nma anlam× yoktur. C’de
ise bahsedilen kiüinin, ald×ù× üeyleri geri getirmediùinden yak×n×lmaktad×r.
Cevap C
A) II
B) III
C) IV
D)V
ÇÖZÜM
3. Ön YargÕ AnlamÕ TaúÕyan Cümleler
II, III ve IV. cümlede tahmin anlam× yoktur. V. cümlede ise yazar, bahsettiùi kiüinin “gelecekte dünyay×
farkl× bir bak×ü aç×s×yla yans×tabileceùini san×yorum.”
diyerek tahminde bulunmuütur. Çünkü bu düüünce
kesinlik kazanmam×üt×r. Gelecekte olma ihtimali de
var, olmama ihtimali de. Dolay×s×yla yazar sadece bir
tahmin yürütmüü. Cümledeki “san×yorum” sözcüùünden de cümlede “tahmin” anlam× olduùunu anlayabiliyoruz.
Ön yargÕ, bir kimse veya konu hakkÕnda önceden
verilmiú olumlu veya olumsuz hüküm demektir.
- Bu yazarÕmÕz böyle giderse saman alevi gibi
parlayÕp sönecek.
- Toplumu kucaklayan bu pÕrÕl pÕrÕl gençler,
yakÕnda Türkiye’nin en büyük sanatçÕlarÕ
olacaktÕr.
Birinci cümlede olumsuz, ikinci cümlede olumlu
“ön yargÕ” vardÕr. Çünkü iki cümlede de kiúiler
hakkÕnda önceden verilmiú hükümler söz konusudur.
Cevap D
11
Yurt DÕúÕnda Görevlendirilecek Ö÷retmenlerin Mesleki Yeterlik SÕnavlarÕna HazÕrlÕk El KitabÕ
5. VarsayÕm AnlamÕ TaúÕyan Cümleler
ÖRNEK
VarsayÕm, bir olayÕn sonuçlarÕ üzerinde fikir
yürütebilmek için, onu olmuú veya olacak saymak,
farz etmek demektir. VarsayÕm anlamÕ cümlede,
“diyelim ki, kabul edelim, farz edelim, tut ki,
varsayalÕm ki” gibi sözcüklerle sa÷lanÕr.
- Tut ki karnÕm acÕktÕ, anneme küstüm.
- Farz edelim ki bu sÕnavÕ kazandÕnÕz, daha
sonra ne yapacaksÕnÕz?
(I) Söz konusu yazÕmdaki düúüncelerimi
paylaúanlar oldu÷u gibi onlara karúÕ çÕkanlar da
oldu. (II) Bunu do÷al karúÕladÕm. (III) Ancak, bu
kiúilerden kimileri, düúüncelerimi bir yana
bÕrakÕp kiúili÷ime saldÕrdÕ. (IV) Kimileri de hiçbir
kanÕt göstermeden, okumadÕ÷ÕmÕ, kendimi
yenilemedi÷imi ileri sürdü. (V) Bütün haksÕz
eleútirilere söyleyecek bir úey bulamÕyorum ve
“Galiba bunlar beni ve eserlerimi kÕskanÕyorlar”
diyorum.
Bu
parçada
numaralanmÕú
cümlelerin
hangisinde “kuúku” anlamÕ vardÕr?
6. ùaúÕrma AnlamÕ TaúÕyan Cümleler
ùaúÕrma,
bir
iúin
nasÕl
yapÕldÕ÷ÕnÕ
kavrayamayarak hayret etmek, olayÕ garipsemek
demektir.
- Bir insan nasÕl bu kadar vurdumduymaz
olabilir?
- Senin bütün bu kötülükleri yaptÕ÷Õna
inanamÕyorum.
A) II
C) IV
D) V
ÇÖZÜM
I, II, ve III. cümlelerde kuüku anlam× yoktur. V. cümlede ise yazar, kendisini eleütirenlerin haks×z olduùunu belirterek, onlar×n kendisini k×skand×ù× yönünde
kuükusu olduùunu ifade ediyor. Burada “galiba” sözcüùü cümleye “kuüku” anlam× katm×üt×r.
ÖRNEK
(I)
SanatÕn
insano÷luyla
yaúÕt
oldu÷u
söylenebilir. (II) ønsano÷lu geçirdi÷i evrimlere
uygun olarak sanatÕ da de÷iútirmiú geliútirmiútir.
(III) ølk sanat örneklerini inceledi÷imizde “Sanat
nasÕl bu kadar büyük geliúme göstermiú”
demeden edemiyoruz. (IV) ønsanÕn, yerleúik
yaúama geçmesiyle birlikte kültür düzeyi de
yükselmiú. (V) Bu da ister istemez sanata yeni
nitelikler, yeni boyutlar kazandÕrmÕútÕr.
Bu parçada numaralanmÕú cümlelerden
hangisinde “úaúÕrma” anlamÕ vardÕr?
A) I
B) III
B) II
C) III
Cevap D
8. Uyarma AnlamÕ TaúÕyan Cümleler
Uyarma, bir kimseye nasÕl davranmasÕ gerekti÷ini
hatÕrlatmak, onun, olumsuz davranÕúlarÕnÕn farkÕna
varmasÕnÕ sa÷lamak için dikkatini çekmek demektir.
- Bir daha benimle bu úekilde konuúma.
- Seni sevenleri üzdü÷ünün farkÕnda mÕsÕn?
- Arkadaúlar biraz sessiz olabilir miyiz?
D) IV
9. Öneri AnlamÕ TaúÕyan Cümleler
Öneri, bir sorunu çözmek için ileri sürülen
düúünce, görüú demektir. Öneri bildiren yargÕlar
herhangi bir konu hakkÕnda teklif, düúünce ortaya
koyan yargÕlardÕr.
- Hikayede sa÷lam bir üslup yakalasaydÕn
daha baúarÕlÕ olabilirdin.
- Yazar, köyü bir toplumbilimci yaklaúÕmÕyla
anlatmasaydÕ romandaki kiúileri belirgin bir
úekilde yansÕtabilirdi.
ÇÖZÜM
I, II, IV cümlelerde “üaü×rma” anlam× yoktur. III.
cümlede ise “Sanat nas×l bu kadar geliüme göstermiü?” sözü, yap×lan iüin üaük×nl×kla karü×land×ù×n×
gösterir.
Cevap C
7. Kuúku AnlamÕ TaúÕyan Cümleler
10. Yorum AnlamÕ TaúÕyan Cümleler
Yorum, bir metin, konuúma veya kiúi üzerine
kendi görüú ve düúüncelerini belirtmektir.
- økide birde karúÕma çÕkÕyor, sanki beni
izliyor.
- O an, genç adamÕn öfkesini ve acÕsÕnÕ kendi
içinde saklayan biri oldu÷unu anladÕm.
Kuúku, güvensizlikten, tereddütten do÷an
kuruntu, úüphe demektir.
- Bu insanlarÕn do÷ru söylediklerine inanasÕm
gelmiyor.
- Sen herhalde okula gitmedin bugün.
12
Download

MEB Yurt Dışında Görevlendirilecek Öğretmenlerin