OKUL BAŞARISI, ÖĞRENCİNİN OKULDA KENDİSİNDEN
BEKLENEN BİLGİLERİ ÖĞRENMESİ, SAHİP OLMASI
BEKLENEN DUYGULARI KAZANMASI VE İSTENİLEN
BEDENSEL BECERİLERİNİ GELİŞTİRMESİDİR.
BAŞARISIZLIK İSE DAHA ÇOK ÇOCUĞUN GENELLİKLE
BİR EĞİTİM ÖĞRETİM DÖNEMİNDEN DAHA UZUN
SÜREDE HEMEN HEMEN HER DERSTEN ,GELİŞİM
DÜZEYİNİN VE YETENEKLERİNİN ALTINDA BAŞARI
GÖSTERMESİ VE BU BAŞARISIZLIĞI BİR TÜRLÜ TELAFİ
EDEMEMESİ DURUMU OLARAK KABUL EDİLMEKTEDİR.
EBEVEYNLERDEN BİRİNİN VEYA HER İKİSİNİN,
OKULA VE ÖĞRENMEYE KARŞI OLUMSUZ
TUTUMU, ÇOCUĞUNDA OKULA KARŞI NEGATİF
DUYGULAR GELİŞTİRMESİNE YOL
AÇMAKTADIR.
BAŞARILI ÖĞRENCİLERİN EBEVEYNLERİNİN
ÇOCUKLARINI, ÖZEL BİR KİŞİLİK YAPISINA
SAHİP OLMALARI, KENDİ KARARLARINI
VERMELERİ VE BİR YETİŞKİN GİBİ
DAVRANMALARI ŞEKLİNDE YÖNLENDİRDİKLERİ
BELİRLENMİŞTİR. BAŞARISIZ ÖĞRENCİLERİN
EBEVEYNLERİ İSE ÇOCUKLARINI KİŞİSEL
HAKKINI KORUMAK VE VAR OLAN
YETENEKLERİNİ GELİŞTİRMEK ÜZERE
YÖNLENDİRMEKTEDİR.
BAŞARILI ÇOCUKLARIN ANNELERİNİN
BAŞARISIZ ÇOCUKLARIN ANNELERİNDEN
DAHA FAZLA KONTROL EDİCİ OLDUKLARI
GÖRÜLMEKTEDİR. BU KONTROL, GÜCÜN
OTORİTER BİR ŞEKİLDE KULLANILMASINDAN
ÇOK KONTROL ŞEKLİNDEKİ OTORİTENİN
OLUŞMASIDIR. BU ANNELER DAHA SOSYAL,
SINIRLAMADAN KONTROL EDİCİ, AKIL
YÜRÜTÜCÜ VE YERİNE GÖRE ÖDÜLLENDİRİCİ
BİR YAPIYA SAHİPTİRLER.
* ORTA VE ÜST SOSYO-EKONOMİK DÜZEYDEKİ
AİLELER OKULU YAŞAMA MESLEKİ OLDUĞU KADAR
PSİKOLOJİK VE SOSYAL OLARAK DA
HAZIRLANMANIN BİR YOLU OLARAK GÖRÜRLER.
ÇOCUKLARININ OKUL AKTİVİTELERİYLE YAKINDAN
İLGİLENİRLER, ONLARLA ÖĞRENMENİN ÖNEMİNİ
TARTIŞIRLAR VE OKUL BAŞARILARINDAN DOLAYI
ÖDÜLLENDİRİRLER. DÜŞÜK SOSYO-EKONOMİK
DÜZEYDEKİ AİLELER İSE ÇOCUKLARINI GENELLİKLE
YASAL ZORUNLULUKTAN DOLAYI VE İYİ PARA
GETİREN BİR MESLEK SAHİBİ OLMALARI İÇİN
OKULA KAYDETTİRİRLER. NE OKUL
BAŞARISIZLIKLARINI ONLARLA TARTIŞIRLAR NE DE
DAHA BAŞARILI OLMALARI KONUSUNDA ONLARA
YARDIMCI OLABİLİRLER.
ANNE BABASI BOŞANMIŞ VEYA MUTSUZ BİR
EVLİLİĞİ OLAN AİLELERDEN GELEN
ÇOCUKLARIN, MUTLU BİR EVLİLİĞİ OLAN AİLE
ÇOCUKLARINA ORANLA DAHA DÜŞÜK BAŞARI
GÖSTERDİKLERİ GÖRÜLMEKTEDİR.
AİLELERİ TARAFINDAN YÜKSEK DÜZEYDE
KABUL GÖREN VE DESTEKLENEN
ÖĞRENCİLER, KABUL GÖRMEYEN, SÜREKLİ
ELEŞTİRİLEN VE YETERİ KADAR
DESTEKLENMEYEN ÖĞRENCİLERE ORANLA
DAHA YÜKSEK BAŞARI MOTİVASYONUNA
SAHİPTİRLER.
• ÖĞRETMENE ÇOCUĞUNUZLA İLGİLİ
BİLDİĞİNİZ HER ŞEYİ ANLATIN. ONUN
ÇOCUĞUNUZU TANIMASINA YARDIMCI OLUN.
• ÖĞRETMENE AİLE YAŞANTINIZLA İLGİLİ
BİLGİLER VERMENİZDE FAYDA VAR. ÖRNEĞİN
KAÇ ÇOCUĞUNUZUN OLDUĞU, EVİNİZİN
MÜLKİYETİ, BABANIN NE İŞ YAPTIĞI,
ANNENİN ÇALIŞIP ÇALIŞMADIĞI GİBİ
KONULAR ÖĞRETMENİN ÖĞRENCİSİNİN NASIL
BİR ORTAMDA YETİŞTİĞİNİ, HANGİ DAVRANIŞ
KALIPLARINI KULLANDIĞINI FARK ETMESİNE
YARDIMCI OLUR.
• ÇOCUĞUNUZU SÜREKLİ ÖĞRETMENLE
KORKUTMAYIN. AKSİ TAKDİRDE ÇOCUĞUNUZ
ÖĞRETMENİYLE AYNI ORTAMDA BULUNMAK
İSTEMEYECEK, OKULU VE SINIFINI KORKUP
KAÇILMASI GEREKEN BİR YER OLARAK
GÖRECEKTİR.
• ÇOCUĞUNUZA ÖĞRETMENİ HAKKINDA GÜZEL
ŞEYLER SÖYLEYİN. ÖĞRETMENİN ONU ÇOK
SEVDİĞİNİ VE ONUN DA ÖĞRETMENİNDEN
ÇOK ŞEY ÖĞRENECEĞİNİ TELKİN EDİN.
• ÇOCUĞUNUZU OKULDA ZİYARET EDİN.
ÖĞRETMENİYLE GÖRÜŞMEK İÇİN MUTLAKA
TOPLANTI GÜNLERİNİN GELMESİNİ
BEKLEMEYİN. ÇOCUĞUNUZUN BAŞARISI,
DERSLERE VE ARKADAŞLARINA UYUMU
HAKKINDA BİLGİ EDİNMEK İÇİN BELİRLİ
ARALIKLARLA OKULA GİDİN VE UYGUN
ZAMANLARDA, ÖRNEĞİN TENEFFÜSLERDE
ÖĞRETMENLE GÖRÜŞÜN.
• OKULDAKİ SOSYAL VE SANATSAL
FAALİYETLER HAKKINDA BİLGİ EDİNİN VE
ÇOCUĞUNUZUN BUNLARA KATILMASINI
SAĞLAYIN.
• ÇOCUĞUNUZ OKULA UYUMUYLA İLGİLİ BİR
PROBLEM YAŞIYORSA DURUMU OKUL
İDARESİYLE GÖRÜŞÜP DİĞER GÖREVLİLERE
DE DANIŞMAKTAN ÇEKİNMEYİN. OKULUN
REHBERLİK HİZMETLERİYLE İLETİŞİME
GEÇMEK BU KONUDA YARARLI OLACAKTIR.
• Öncelikle çocuğunuza ders çalışması için evde; ısı,
ışık bakımından yeterli, gürültüsüz, çocuğu ders
çalışmaya motive edecek uygun bir ortam
hazırlayın.
• Çocuğunuzdan ders çalıştığı sürece, onun dikkatini
dağıtacak başka işler yapmasını istemeyin.
• Çocuğunuzun başarısında önemli etkenlerden bir
tanesi de düzenli ve uyumlu bir aile hayatıdır.
Çocuğunuzun düzenli yemek yemesine ve
uykusunu almasına özen gösterin.
• Çocuklarınıza sürekli ders çalışmaları için baskı
yapmayın. Çocuklarınızı resim, müzik ve spor gibi
diğer sosyal faaliyetlere de yönlendirin.
• Çocuğunuz derslerle ilgili bir şey sorduğunda onu
iyi dinleyin ve alaycı, aşağılayıcı, hor görücü
olmadan yumuşak bir ses tonu ile cevap verin.
• Anne baba olarak, çocuğunuz ders çalışırken ya da
sınava hazırlandığı sırada, onun çalışma isteğini
artırmak ve onu çalışmaya teşvik etmek için kaygı
yükseltici yaklaşımlardan kaçının.
• Bu kadar çalışmayla kazanamazsın…Bu kafayla
gidersen zor kazanırsın…” gibi ifadeler
kullanmakla çocuğunuzun daha çok çalışmasını
sağlayamayacak aksine onun kendine olan
güvenini azaltacaksınız. Bunun sonunda ortaya
çıkan kaygı, başarıyı olumsuz yönde etkileyen
kaygıdır ve çocuğunuz için bununla başa çıkmak
oldukça zor olacaktır. Bazı öğrenciler ev ödevlerini
yapma konusunda isteksiz olabilirler.
•Bazı çocukların gözünde ev ödevleri her gece sıkıntı
ve stres yaratan bir durumdur. Ödev yaparlarsa
zamanlarını hep buna harcamış olurlar, yapmazlarsa
kendilerini suçlu hissederler. Öğretmenleri tarafından
azarlanır, sınıfta utandırılır ve evde aile içi
tartışmalara neden olur. Aile içinde kızgınlıklar,
küskünlükler, karşılıklı olumsuz duygulara sebep olur.
Ev ödevi çocuğa sorun çıkarınca ana-babanın en etkili
aracı etkin dinlemedir. Çocuğunu sakin bir şekilde
dinlemeli, duygularını açığa çıkarmasına fırsat
vermelidir.
• Çocuğun okula ve derse ilişkin konularda kendi
sorumluluğunu almasına yardımcı olunmalıdır.
Çocuğun yaşadığı sorun ana-baba tarafından
kendi sorunlarıymış gibi algılanmamalıdır.
Çocuğun okul probleminin ona ait olduğunu ne
kadar çok kabul ederseniz, ona o kadar yardım
etmiş olabilirsiniz. Bu, çocuğun kendine olan
güven duygusunun gelişmesine yardımcı
olabilecektir.
• Başkaları ile kıyaslanan başarısız çocuk, anne
babası tarafından sevilmediğini ve kendisine değer
verilmediğini hissedecektir. Bu duygu anne babaya
karşı kızgınlık duygusu yaratır, beklenilenin aksine
çocuk ders çalışmayarak anne babasını cezalandırır.
Bu nedenle çocuğunuzu başkalarıyla kıyaslamak
yerine çocuğunuzun başarılarını görmeye ve onu
takdir etmeye başlayın. Aslında gayret ederse
başarılı olabileceğini, onu sevdiğinizi, başarılı
olabilmesi için ona yardım edeceğinizi ifade edin.
Böylece çocuğunuz yalnız olmadığını ve kendisine
değer verdiğinizi hissedecektir
• Okul öncesi dönemde çocuğunuzun yaşına uygun görevler
verin. Bu sorumluluk bilincinin ve özgüvenin gelişmesini
sağlar.
• Başarılı kişilerin hayat hikâyelerini onun anlayacağı bir dille
anlatın.
• Verilen bir görevi tamamladığında aşırıya kaçmadan onu
tebrik edin. Bir şeyler başarmış olmanın keyfini yaşatın ona.
• Ona olduğundan daha küçükmüş gibi davranmayın.
• Başarısız olduğu durumlarda küçümsemek, ayıplamak ya da
kınamak yerine ona cesaret verin. Her durumda onun yanında
olduğunuzu hissettirin.
• Öğretmeniyle irtibata geçmeyi ihmal etmeyin.
• Öğretmenin çocuğunuz hakkındaki tespitlerini dikkate alın.
• Çocuğunuzun da sizin gibi strese girebileceğini unutmayın,
onun psikolojik durumunu takip edin.
• Huzurlu bir aile ortamı yaratmaya çalışın. Sevgi ve saygının
önemini ona en iyi bu ortamda öğretebilirsiniz.
• Okuma alışkanlığı kazanması için çocuğunuzu motive edin.
Onun yanında kitap okuyun. Ona resimli ve renkli, ilgisini
çekeceğini düşündüğünüz konuları anlatan kitaplar alın.
• Okulu basit bahanelerle aksatmasına izin vermeyin.
• Onun sorumluluklarını yerine getirmesini istiyorsanız, ona
örnek olması açısından öncelikle anne ve baba olarak siz
üzerinize düşen görevleri aksatmadan yapın.
• Çocuğun okulu ile ilgili anlattıklarını dikkatle dinleyin.
Söyledikleri hakkında ona sorular sorun, yorumlarda
bulunun. Anlattıklarına kayıtsız kalırsanız, sizinle bir daha
kolay kolay paylaşımda bulunmayacak, duygularını içine
atmaya başlayacaktır.
• Öğretmenin dersler için istediği araç ve gereçleri
çocuğunuzla birlikte alın. Bunların dersi daha iyi anlaması
ve dersin daha zevkli hale gelmesi için gerekli malzemeler
olduğunu makul bir dille anlatın kendisine.
• okula gitmeden önce çocuğunuzun mutlaka kahvaltı etmesini
sağlayın. Bu, hızlı bir büyüme ve gelişme çağındaki çocuğun
gelişimi için çok önemlidir. Ayrıca aç karnına okula gitmesi
zihinsel faaliyetlerini yavaşlatacağı gibi, derse konsantre
olmasını da engeller.
• Veli toplantılarına mutlaka katılın.
• Çocuğunuzu arkadaşları, komşularınızın ya da akrabalarınızın
çocuklarıyla karşılaştırmayın. Arkadaşlarıyla rekabet etmesi
konusunda koşullandırmayın. Bu, küçük yaşlarda özgüveninin
zarar görmesine neden olur.
• Çocukta başarısızlığın bir utanç olduğu hissini uyandırmayın.
Ona hayatın çeşitli evrelerinde her insanın başarısız
olabileceğini, çalışarak ve sevdiklerinden destek alarak bu
durumun aşılacağını izah edin.
• Her çocuğun bir öğrenme süresi ve algılama kapasitesi vardır.
Çocuğunuz bununla ilgili sorunlar yaşıyorsa ona zaman
tanıyın ve belli konulardaki eksikliğini kişiliğine
dayandırmayın.
• Ödevlerini yapmakta zorladığında ona destek olun, yalnız
olmadığını hissettirin; ama onun yerini alıp ödevlerini
yapmaya kalkışmayın. Ödevlerini yapıp yapmadığını kontrol
edin.
• Çocuğunuzun sağlığıyla yakından ilgilenin. Gözlerindeki bir
bozukluktan dolayı tahtayı göremiyor, bedenindeki herhangi
rahatsızlık nedeniyle dersi takip edemiyor olabilir. Sağlık
durumu konusunda şikayeti olup olmadığını kendisine sorun,
gerekli tedavileri ihmal etmeyin.
•Çocukta hedef ve amaç duygusu uyandırın. Ev içinde ona
çeşitli görevler verebilir, kendisine amaçlar belirlemesine
yardımcı olabilirsiniz.
•Çocuğunuzun ilgi alanlarını fark etmeye çalışın. Yeteneklerini
takip edin, yönlendirin ve geliştirin.
• Okula giriş-çıkış saatlerini takip edin. Arkadaş çevresini tanıyın.
• Kütüphanelerden yararlanmaya teşvik edin.
• Okul araç-gereçlerini dikkatli kullanmasını sağlayın.
• Onun iyiliği için çalıştığınızı ve onun için en iyi olanı
arzuladığınızı kendisine hissettirin.
• Anne ve babadan sadece birinin desteği yarım bir aile
desteğidir. Her ikisinin de çocuklarına sevgi ve ilgi göstermeleri
gerekir.
• Sürekli olarak “ders çalış!” Şeklinde uyarılarda bulunmayın.
Herhangi bir konuyu öğrenmenin kendisine neler
kazandıracağını anlatın.
• Ders dışında oyun ve eğlenceye de zaman ayırmasını
sağlayın. Belirli zamanlarda arkadaşlarıyla vakit
geçirmesini engellemeyin.
• Okul ve öğretmenle ilgili olumsuz görüşlerinizi çocuğun
yanında dile getirmeyin.
• Başarılarını takdir edin ve ödüllendirin. Olumsuz yönlerini
cezalandırmaktan çok olumlu yönlerini ödüllendirmeye
giderseniz tüm davranışlarını olumluya çevirmeye
yönelecektir.
• Çocuğun yanında anne-baba olarak kesinlikle şiddetli
tartışmalara girmeyin.
• Azarlama, aşağılama çocuğun kendine olan özgüvenini
yaraladığı gibi anne ve babasına olan güvenini de
olumsuz etkiler. Öyleyse çocuğunuz için “istenmeyen”
kişi olmak istemiyorsanız ona sevgiyle yaklaşın ve her
zaman yanında olduğunuzu hissettirin.
• Anne ve baba çocuğa evde olumlu ders çalışma
koşullarını sağlamalıdır. Bunun için evde sessiz bir oda
ya da odanın sessiz bir köşesi çocuğun rahatça kendisini
derse verebileceği bir şekilde düzenlenmelidir.
Mümkünse çocuğa ait bir oda ve masa ayarlanmalıdır.
Çocuktan ders çalıştığı sürece onun dikkatini dağıtacak
başka şeyler yapması istenmemeli; eğer çocuk aile
bireylerinin oturduğu odada ders çalışmak zorunda ise
aile bireylerinin çocuğun ders yapmasını engelleyici
faaliyetlerde bulunmaması gerekir.
• Çalışmaları ailesi tarafından desteklenmeyen, başarısı
zlıklarından dolayı sürekli eleştirilen sosyal ihtiyaçları
yeterince karşılanmayan çocuklar kendisini değersiz bir
kişi olarak görür; kendisini küçümser. Bu da onun var
olan yeteneklerini gizlemesine neden olabilir. Bu tür
çocuklar kapasiteleri uygun olmasına rağmen bunu
kullanmayıp okuldaki başarılarını düşürürler.
• Okulda çocuğun başarılı ya da başarısız olmasının en
önemli nedenlerinden biri ailenin tutumudur. Özellikle
ailenin öğrencinin yapabileceğinden çok şey beklemesi,
bunu öğrenciye yansıtması öğrenciyi başarısız kılmaktadır.
Ailenin çocukla ilgili birtakım gerçekçi olmayan beklentiler
geliştirmesi ve bunu çocuğa yansıtması çocukta çok büyük
kaygı yaratır. Bu kaygı çocuğun kendine olan güvenini
azaltır, çocukta başarılı olamama korkusu geliştirir.
• Çocuğu başkalarıyla değil; kendisi ile kıyaslamak gerekir.
Önemli olan çocuğun dünü ve bu günü arasındaki olumlu
ve somut farkları görebilmek ve çocuğa yansıtabilmektir.
• Ana-babalar genellikle çocuklarını dinlediklerini düşünürler.
Oysaki çocuk kendileriyle konuşurken sürekli ikaz,
hatırlatma, önerilerde bulunma, fikir yürütme gibi
müdahalelerle aslında çocuğu dinlememektedirler. Bunu
fark eden çocuk ya susar ya da küserek içine kapanır. Bu da
anne baba ve çocuk arasında iletişim kopukluğuna yol açar.
Çocuğun bir sorununu dile getirmesi sırasında çocuğa
konuşabileceği bir ortam ve sessizlik alanı hazırlamak,
işlerimizi bir süre erteleyip çocukla konuşmak gerekir.
Konuşma esnasında anne ve babaların kendi duygu ve
düşüncelerini belli etmemeleri, çocuğun olaydan dolayı
yaşamış olabileceği duyguları onunla birlikte dile getirerek
paylaşması gereklidir.
• Anne ve baba çocuğa sürekli ders çalışması için baskı
yapmak yerine çocuğa zamanı iyi kullanmasını ve görev
bilincini öğretmelidir. Başarıda önemli olan çok çalışmak
değil etkili ve verimli çalışmaktır. Çocuğun devamlı ders
çalışması yerine; çocuğun diğer sosyal faaliyetlere (resim,
müzik, spor) zaman ayırması çocuk açısından yararlı
olacaktır.
• Anne ve baba çocuğun arkadaş seçimine ve arkadaşları
ile olan ilişkilerine çok sık müdahale etmemeli; doğru
seçimler yapabilmesi için ona destek olmalıdır. Çocuğun
arkadaş ortamına yapılacak müdahale ve baskılar,
çocuğun anne ve babaya karşı tavır takınmasına ve
aileden uzaklaşmasına neden olur.
SEVGİLİ ANNE-BABALAR,
ÇOCUKLARIMIZI KAYBETMEK YERİNE
KAZANMAYA ÇALIŞALIM.
BUNUN DA EN KOLAY YOLU
ONLARLA İYİ BİR İLETİŞİM KURMAK,
ONLARI ANLAMAK, DİNLEMEK VE
MAKUL İHTİYAÇLARINI KARŞILAMAKTIR.
Download

okul başarısında ailenin önemi