Fen ve Teknoloji
ÇEVREMİZDE SAYISIZ MADDE VARDIR
Çevremize baktığımızda birçok canlı ve
cansız maddelerin iç içe olduklarını görürüz.
Üzerinde uyuduğumuz yataktan tutunda
odamızda bulunan dolap, masa, sandalye, çantamız,
kalem ve defterlerimiz hepsi birer maddedir.
MADDE:
Boşlukta yer kaplayan beş duyu organımızdan
en az birisi ile hissedebildiğimiz ağırlığı ve
hacmi olan canlı ve cansız bütün varlıklara
madde denir.
MADDEYİ NİTELEYEN ÖZELLİKLER
Dünyadaki canlı ve cansız bütün nesneler
maddedir. İnsanlar, hayvanlar, bitkiler, masa,
televizyon, oyuncak, taş, su, hava, ağaç birer
maddedir. Maddeleri beş duyumuzla fark edilen
özelliklerine göre niteleriz.
Renklerini görürüz,
seslerini duyarız, kokularını,
tatlarını alırız.
Maddeleri beş duyu organımızla
tanır ve niteleriz. Niteleme amacıyla maddelerin zıt
anlamlı özelliklerini kullanırız.
Maddeyi Nitelerken Kullandığımız
Zıt Özellikler
Saydam-Opak
Parlak-Mat
Sert-Yumuşak
Esnek-Berk
Sağlam-Kırılgan
Suyu çeken-Suyu çekmeyen
Suda batan-Suda batmayan
Suyu geçiren-Suyu geçirmeyen
Mıknatısla çekilen-Mıknatısla
çekilmeyen
Kokulu-Kokusuz
Renkli-Renksiz
Pürüzlü-Pürüzsüz
Cebeci eğitim
SAYDAM - OPAK
Maddeler ışığı geçirip geçirmeme özelliklerine
göre üç farklı şekilde nitelendirilebilir.
 Saydam Maddeler:
Üzerine düşen ışığı tamamen
geçiren maddelere saydam
maddeler denir.
Hava, pencere ve otomobil
camları, sığ su, ince naylon, cam bardak, bazı
plastikler saydam maddelere örnek verilebilir.
Saydam maddeler arkasında bulunan
maddeleri gösterir.
 Yarı Saydam Maddeler:
Üzerine düşen ışığın bir kısmını geçirip bir
kısmını geçirmeyen maddelere yarı saydam
maddeler denir.
Buzlu cam, yağlı kağıt, defter
yaprağı ve bazı plastikleri yarı
saydam maddelere örnek olarak
verebiliriz.
 Opak (Saydam Olmayan) Maddeler:
Üzerine düşen ışığı geçirmeyen maddelere opak
maddeler denir.
Tahta, tahta cetvel, porselen, beton duvar, lastik,
karton, bazı metaller (demir, altın, gümüş vb.) ağaç,
taş, toprak, demir, yün, kumaş, deri gibi maddeler
ışığı geçirmez. Bu maddeler opaktır.
Opak maddeler arkasında bulunan
maddeleri göstermez.
PARLAK - MAT
Bir ışık kaynağından gelen ışığın çoğunu
yansıtan maddelere parlak madde denir.
Altın bilezik, elmas, pırlanta, metal kaşık, çatal,
çelik tencere, ayna, gümüş yüzük vb. maddeler
parlaktır.
Sayfa:1
MADDEYİ TANIYALIM
Üzerlerine düşen ışığın çoğunu yansıtmayan
maddelere mat madde denir.
Taş, kömür, odun, toprak, kum, ekmek gibi
maddeler mattır.
SERT- YUMUŞAK
Kolayca, az bir kuvvet uygulayarak
sıkışabilen ve şekli değişebilen maddeler yumuşak
maddelerdir.
Pamuk, bulaşık süngeri, hamur, yastık, bazı
meyveler, elbiselerimiz, balon, silgi, kitap sayfası
gibi maddeler yumuşak maddelerdir.
Şekli kolaylıkla değiştirilemeyen, büyük bir
kuvvet etkisiyle bile kolay kolay sıkıştırılamayan
çizilmeye dayanıklı maddeler sert maddedir.
Örneğin, tebeşiri tırnağımızla çok kolay
çizebiliriz ancak çelik tavayı çizemeyiz. Tebeşire
kolayca şekil verebiliriz ama çeliğe veremeyiz.
Çelik, tebeşirden daha serttir. Tebeşir çeliğe göre
yumuşak, pamuğa göre serttir.
Odun, taş, metaller (demir, çelik gibi) beton,
elmas, mermer, tahta, çekiç maddeler serttir.
ÜNİTE:2
ESNEK - BERK
Bükülüp eğilebildiğinde eski haline gelebilen
bir başka deyişle kırılmadan kolayca bükülebilen
maddelere esnek maddeler denilir.
Bulaşık süngeri, paket lastiği, tükenmez
kalem yayı, futbol topu gibi maddeler esnektir.
Saçlarımızı toplamak için kullandığımız saç
lastikleri esnektir.
Bükülüp eğilmeye çalışıldığında kırılan veya
eski haline gelemeyen maddeler berk maddelerdir.
Berk maddelere kuvvet uyguladığımızda
kırılırlar ve eski şekline dönemezler. Berk maddeler
lastik, sünger gibi esnemez.
Tahta çubuk, cam, çivi, mermer, kalem,
teneke kutu, çekiç sapı, metal kaşık, cam bardak
gibi maddeler berk maddelerdir.
SAĞLAM-KIRILGAN
Maddelerin kırılma ve kopmaya gösterdikleri
direnç farklıdır. Kopmaya ve kırılmaya dayanıklı
olan maddelere sağlam madde, kolay kırılan ve
kopan maddelere ise kırılgan madde denir.
Bir maddenin sert olması sağlam olduğunu
göstermez. İkisi de sert olduğu hâlde çelik kâse,
porselen kâseden daha sağlamdır.
Metal kaşık, balyoz ve çelik kapı sağlamdır.
Cam sürahi, çay bardağı, yumurta ve cam bardak
kırılgandır.
Sağlam maddeler
Kırılgan maddeler
Cebeci eğitim
Sayfa:2
MADDEYİ TANIYALIM
SUYU ÇEKEN-SUYU ÇEKMEYEN
Suyla temasında suyu içine alan bir başka
deyişle suyu tutan maddeler vardır. Bu maddelere
suyu çeken maddeler denir.
Suyu çeken maddeler suyu emerek içine
alırlar. Suyu bu maddelerin emmesinin sebebi ise
gözenekli (boşluklu) bir yapıya sahip olmasıdır.
Havlu, peçete, kâğıt, pamuklu kumaşlar, el
bezi ve süngerin suyu çekme özelliği vardır.
Bazı maddeler ise su ile temas ettiğinde suyu
çekmez. Cam, plastik, naylondan yapılan maddeler
suyu çekmezler.
Şemsiye, yağmurluk, kamp çadırlarının
yapıldığı kumaşlar, plastik oyuncaklar, naylon poşet
gibi maddeler suyu çekmez.
SUDA BATAN - SUDA BATMAYAN
Bazı maddeler suya atıldıklarında
yüzerlerken bazı maddeler ise batar. Maddelerin
suda batma ya da yüzmeleri büyüklüklerine bağlı
değil, cinslerine bağlıdır. Örneğin, 10 kilogramlık
cam suda batarken 100 kilogramlık plastik köpük
suda yüzer.
Tahta parçası, hava dolu top, ya da balon,
kuru yaprak, odun talaşı, plastik tabak, plastik ördek,
plastik tabak gibi maddeler suya atıldıklarında yüzer.
Taş parçası, anahtar, bıçak, makas, bozuk
para, kum tanesi, çivi, cam ise su dolu bir kaba
atıldıklarında suda batar.
Cebeci eğitim
ÜNİTE:2
MIKNATIS TARAFINDAN ÇEKİLME VE
ÇEKİLMEME
Demir, nikel, kobalt ve çelikten yapılmış
maddeler mıknatıs tarafından çekilirken; plastik,
alüminyum, cam, taş, tahta, kumaş, ağaç, porselen,
kâğıt, silgi toprak gibi maddeler mıknatıs tarafından
çekilmez.
Çelik ataş, toplu iğne, çivi gibi maddeler
mıknatıs tarafından çekilen maddelerdir.
Maddelerin mıknatıslardan etkilenme özelliğinden teknolojide faydalanılmıştır. Kendiliğinden
açılan kapılar, buzdolabı kapakları, bazı dolapların
kapaklarının yapımında mıknatıstan faydalanılmıştır.
KOKULU-KOKUSUZ
Çevremizde kokulu kokusuz birçok madde
vardır. Çiçek, çilek, yemek, kolonya, parfüm,
naftalin, alkol, güzel kokulu maddelere örnektir.
Suyun, altının, demirin, gümüşün, şekerin, tuzun
kokusu yoktur.
RENKLİ- RENKSİZ
Maddeler farklı renklerde olabildiği gibi aynı
renkte de olabilirler. Un, tuz, şeker farklı maddeler
olmalarına rağmen beyaz renktedir.
Maddelerin kendine özgü renkleri vardır. Yemek
tuzu beyaz, çilek kırmızı, muz sarı, kömür siyah,
altın sarı, süt beyaz, ağaç yaprakları yeşil renktedir.
Su, hava gibi maddeler renksizdir.
PÜRÜZLÜ-PÜRÜZSÜZ
Maddelerin pürüzlü pürüzsüz olmaları yüzleri
ile ilgilidir. Parmağımızı bir maddenin yüzeyine
dokunduğumuzda onun pürüzlü ya da pürüzsüz
olduğunu algılayabiliriz. Pürüzsüz yüzeyler
pürüzlü yüzeylere göre daha kaygandır.
Halı, araba lastiği, duvar, ağaç gövdesi, taş,
tuğla, toprağın yüzeyi pürüzlüdür.
Cilalı masanın, camın, mermerin, buzun,
televizyon ekranının yüzeyi pürüzsüzdür.
Sayfa:3
MADDEYİ TANIYALIM
Bir Maddeyi Birçok Şekilde Niteleyebilir miyiz?
Maddeleri nitelerken ve sınıflandırırken
anlaşmazlıklar yaşayabiliriz. Örneğin, cam hem
saydam hem de kırılgandır. Suda batar, serttir,
parlak ve pürüzsüzdür. Bu nedenle maddeleri
nitelerken ve sınıflandırırken kesin sınırlar
çizemeyiz.
Maddeyi sınıflandırırken belirsizlikler
olabilir. Belirsizlikleri tartışarak, akıl ve bilim
yoluyla çözebiliriz.
MADDENİN NİTELİKLERİ VE KULLANIM
ALANLARI
Günlük yaşamımızda kullandığımız eşya ve
aletler, kullanıldıkları işlere uygun özelliklerde
yapılır. Örneğin, görmemizi kolaylaştıran
gözlük saydam bir madde olan camdan yapılır.
Masa, sandalye, dolap gibi ev eşyaları sert ve sağlam
madde olan tahta ve çelikten yapılır.
Eşyalar üretilirken malzemelerin özellikleri
iyi belirlenmeli ve kullanılacağı yere göre
seçilmelidir.
Örneğin; su geçiren malzemeden üretilen
yağmurluk ya da ısıya dayanıklı olmayan
malzemeden üretilen tencere kullanışlı olmaz.
MADDENİN KULLANIM ALANLARINA
GÖRE ADLANDIRILMASI
Günlük hayatta maddeleri çok farklı
alanlarda kullanırız. Maddeler kullanıldıkları yere
göre farklı isim alabilir. Cisim, malzeme, eşya, alet
bu farklılıklar sonucu karşımıza çıkan kavramlardır.
Bir madde birden fazla kullanım alanına
sahip olabilir. Maddelerin kesin bir sınırı yoktur.
Maddeler kullanıldığı yere göre farklı isimler
alır ancak bazı durumlarda birinin yerine öteki
kullanılır. Örneğin, cetvel bir eşyadır ama kullanım
alanından dolayı alet olarak da isimlendirilir. Aynı
şekilde şapkayı hem eşya hem de cisim olarak
isimlendiririz.
Cebeci eğitim
ÜNİTE:2
MADDE
:
Çevremizde gördüğümüz hemen her şey
maddedir. Hava, su, toprak, taş, kalem, silgi gibi
boşlukta yer tutan ve kütlesi olan varlıklar birer
maddedir. Cisim, malzeme, alet ve eşya olarak
adlandırdığımız her şey maddedir.
Bir nesnenin madde olabilmesi için boşlukta
yer kaplaması ve kütlesinin olması gerekir.
Boşlukta yer kaplayan ve kütlesi olan herhangi
bir şey maddedir.
CİSİM
:
Katı maddenin şekil verilmiş hâline cisim denir.
Şekil verilebilme özelliklerinden dolayı yalnızca
katı maddeler cisim olabilir. Sıvı ve gaz halde
cisim olmaz.
Her cisim bir maddedir ama her madde bir
cisim değildir.
Bir cisim bazen birden fazla maddeden
yapılabilir. Masayı yaparken tahtanın yanında metal
maddelerde kullanırız.
Tabloda ağaç ve çelikten yapılan cisimleri
inceleyiniz.
Madde
Cisim
Ağaç
Kurşun kalem, masa, tahta,
cetvel, sandalye, kereste
Tencere, kaşık, çatal, bıçak,
Çelik
tepsi, çaydanlık
Eşya ve alet olan her şey aynı zamanda
birer cisimdir.
EŞYA
:
Günlük hayatımızı kolaylaştıran cisimlere eşya
denir.
Eşyalar uzun süre dayanan, eskiyen ama
tükenmeyen maddelerdir.
Eşyalar eskir ama uzun süre dayanır. Birkaç
kullanımdan sonra atılmaz.
Yüzümüzü kurulamak için kullandığımız havlu
bir eşyadır. Üzerine oturduğumuz sandalye, kitaplarımızı koyduğumuz çanta, soğuktan korunmak için
giydiğimiz palto birer eşyadır.
Koltuk, masa, sıra, tencere, çanta, kalem,
pantolon, gömlek birer eşyadır.
Sayfa:4
MADDEYİ TANIYALIM
MALZEME
:
Bir maddenin ya da cismin oluşmasında
kullanılan birçok maddeden biri malzemedir.
Örneğin, ekmek yaparken kullanılan su, un,
maya, tuz birer malzemedir.
Malzeme olan maddeler eşyalar gibi uzun
süre dayanmaz. Kısa sürede biter ve yerine
yenisi alınır.
Kâğıt havlu malzemedir. Bitince yenisini alırız.
Kumaş havlu ise eşyadır. Uzun süre kullanırız.
ALET
:
Maddelere şekil vermek, onlar üzerinde bir iş
yapmak için kullandığımız cisimlere alet denir.
Örneğin, kalemtıraş, testere, çekiç, makas,
tornavida, mikser gibi cisimler birer alettir.
ÜNİTE:2
Katılar, elle tutulup gözle görülebilen ve belirli
bir şekli olan maddelerdir. Katıların bu özellikleri
sayesinde sıra, masa, sandalye, koltuk dolap ve çanta
gibi eşyaları kolaylıkla kullanılabilmekteyiz.
Katı maddelerin;
Belirli bir şekli vardır.
Belirli bir hacmi vardır.
Akıcılık özelliği göstermez.
Sıkıştırılamaz. (Ancak sünger ve plastik top
hariç)
Büyük taneli katılar bulundukları kabın
şeklini almazlar.
Un, şeker, pirinç, tuz, mercimek ve kum gibi
küçük taneli katılar içinde bulundukları
kabın şeklini alırlar.
SIVILAR
:
Belirli bir şekli olmayan, konulduğu kabın
şeklini alan, akıcılık özelliği gösteren maddelere sıvı
maddeler denir.
Kolonya, süt, zeytinyağı,
alkol, çay, gazlı içecekler,
meyve suyu, mürekkep, su
birer sıvı maddedir.
Katıların şeklini çizebiliriz
fakat sıvıların belirli bir şekli
olmadığı için sıvıların şeklini çizerek göstermekte
zorlanırız. Ancak içinde bulundukları kaba göre
sıvının aldığı şekli çizebiliriz.
Aletler sağlam, dayanıklı maddelerden
yapılır.
Aletler en çok marangozluk, ayakkabıcılık,
sıvacılık, tornacılık gibi mesleklerde kullanılır.
MADDENİN HALLERİ
Maddeler doğada katı sıvı ve gaz olmak
üzere üç halde bulunur.
KATILAR
:
Çevremizdeki bazı maddelerin belirli şekilleri
vardır. Dışarıdan etki olmadığı sürece şekillerinde
bir değişiklik olamaz.
Belirli bir şekli olan bu maddeler katı halde
bulunmaktadır.
Bazı katı maddeler çok küçük taneciklerden
meydana gelebilir. Küçük taneli bu katılar, sıvalarla
benzer özellikler göstererek konulduğu kabın şeklini
alır.
Cebeci eğitim
Sıvı maddelerin;
Belirli bir şekli yoktur.
Belirli bir hacimleri vardır.
Bulundukları kabın şeklini alırlar.
Sıkıştırılamaz.
Akışkandır.
Bazı sıvı maddeler uçucu veya yanıcıdır.
Renkli ya da renksiz olabilirler.
Sayfa:5
MADDEYİ TANIYALIM
Hangi Katılar Sıvılara Benzer Davranır?
Pirinç, mercimek, toz
şeker gibi katı maddeler
sıvılar gibi dolduruldukları
kabın şeklini alırlar. Aynı
zamanda böyle küçük taneli katılar
sıvılar gibi akıcılık özelliği gösterir.
Resimdeki gibi paket
delindiğinde toz şeker tıpkı bir sıvı
gibi akar.
Küçük taneli katıların sıvı
gibi davranması bunların sıvı
olduğu anlamına gelmez.
Mercimekler doldurduğumuz kabın şeklini alıyor gibi
görünse de her bir mercimeğin belli şekli vardır.
Başka bir kaba doldurduğumuzda mercimek
tanelerinin şekli değişmez.
GAZLAR
:
Gaz maddeler bulundukları kabı
tamamen doldurur.
Boş bir su şişesinin içi hava ile doludur.
Sınıfımız ve odamız da hava ile doludur. Bisiklet
lastiğini şişirirken hava lastiğin her yerine dolar.
Lastik sadece bir taraftan şişmez.
Gazların belirli bir şekli yoktur. Şişenin içine
dolarak şişenin şeklini alır. Tekerleği şişirdiğimizde
tekerleğin şeklini alır.
Gaz maddeler akışkandır. Balonu şişirdiğimizde havayı balonun içine doldururuz. Balonu
herhangi bir ucundan sıktığımızda içindeki hava
diğer tarafa akar.
Gaz maddeler bulundukları kaplardan
çıkınca kısa süre içinde serbestçe etrafa hızla
yayılır. Balonun ağzını gevşettiğimizde içindeki
hava hızla dışarı çıkar, ortama yayılır. Parfüm
kokusu da gazların yayıldığını gösteren bir örnektir.
Evin bir köşesine sıkılan parfüm, evin her tarafına
yayılır ve parfüm kokusu hissedilir.
Cebeci eğitim
ÜNİTE:2
Gazlar çok küçük gözeneklerden kaçabilir.
Bu özellik, gazların yayılma özelliğine sahip olduğunu gösterir. Şişirdiğimiz bir balonu toplu iğne ile
deldiğimizde içindeki hava hızla dışarı çıkar. Bunu
yüzümüze çarpan rüzgârdan ve balonun
küçülmesinden anlarız.
Gaz maddelerin;
Belirli bir şekli yoktur.
Belirli bir hacimleri yoktur.
Bulundukları kabı tamamen doldururlar.
Sıkıştırılabilirler. Sıkıştırılınca hacimleri
küçülür.
Elle tutulamazlar, gözle görülemezler.
Duyu organımızla varlığını hissedebiliriz.
Uçucudurlar.
Kolonya hem sıvı hem
gaz olan maddedir. Kolonya
şişede iken sıvı halde olup,
elimize döktükten sonra ortamın her yerinde kolonya hissedilir fakat görülmez. Kolonya ortama dağıldığında
gaz hale geçmiştir.
MADDELERİN HAL DEĞİŞTİRMELERİNİN
GÜNLÜK YAŞANTIMIZA ETKİLERİ
Maddelerin ani olarak hâl değiştirmeleri günlük
yaşamımızı olumsuz yönde etkileyebilir.
Kış aylarında aşırı soğuklarda,
yoğun kar yağışlarında yollar buz
tutar. Bu tür olayalar trafik kazalarına neden olabilir. Evlerin su
boruları donarak patlayabilir
Gazların yayılma özelliği ile havada bulunan
mikroplar etrafa çok çabuk yayılarak hastalıklara
neden olabilir.
Sayfa:6
ÜNİTE:2
MADDEYİ TANIYALIM
MADDENİN ÖLÇÜLEBİLİR ÖZELLİKLERİ
Maddelerin; parlaklık, matlık, renk, koku, tat,
saydamlık, opaklık gibi niteleyen özelliklerinin yanı
sıra ölçülebilen kütle ve hacim olmak üzere
nicelikleri vardır.
KÜTLE
Sıvıların net kütlesini bulmak için ölçülen brüt
kütleden kabın kütlesi(dara) çıkarılır.
:
Maddenin miktarı ile ile ilgili bir büyüklüktür.
Madde miktarının bir ölçüsüdür. Madde miktarı
arttığında kütlesi de artar. Büyüklüğü aynı olan
farklı maddelerin kütleleri aynı kütlesinin tahmin
edilmesinde yanıltıcı olabilir.
Resimde görüldüğü gibi aynı büyüklükteki
demir ve pamuk parçaları aynı kütleye sahip
değillerdir. Demirin kütlesi, pamuktan daha
büyüktür.
Sıvının kütlesi = Brüt kütle – Dara kütlesi
HACİM
:
Maddenin boşlukta kapladığı yere hacim denir.
Katı, sıvı ve gaz maddelerin hacimleri
ölçülürken farklı yöntemler uygulanır.
Maddelerin kütlelerinin doğru ve tam ölçülmesi
için eşit kollu terazi kullanılır. Günlük yaşamımızın
da teknolojik gelişmesi ile elektronik teraziler de
kullanılır.
Kütle birimi olarak gram(g) ve kilogram(kg)
kullanılır.
1. Sıvıların Hacminin Ölçülmesi: Sıvıların hacmini
ölçmek için dereceli silindir, beher veya ölçü kapları
kullanılır. Hacim birimi olarak (L) ve mililitre(mL)
birimleri kullanılır.
Sıvı, gaz ve küçük taneli katıların kütleleri de
eşit kollu terzi ile ölçülür. Ancak bu maddeler,
bulundukları kapların şekillerini aldıklarından içine
konuldukları kapla birlikte ölçüm yapılır.
Sıvıların kütlesini ölçmek için öncelikle sıvının
konulacağı kabın kütlesi bilinmelidir.
Ölçmede kullanılan boş kabın kütlesine dara adı
verilir.
Sıvının bulunduğu kap ile sıvının toplam
kütlesine brüt kütle denir.
Cebeci eğitim
Sıvıların miktarını belirlemede genellikle
sıvıların hacminden yararlanılır.
Sayfa:7
MADDEYİ TANIYALIM
2. Katıların Hacminin Ölçülmesi: Düzgün şekli
olan katıların hacimleri matematiksel formüllerle
hesaplanır.
Düzgün şekli olmayan katıların hacimleri,
dereceli silindirle ölçülür.
3. Gazların Hacminin Ölçülmesi: Gazların belli
hacimleri yoktur. O yüzden konuldukları kabın
hacmini doldururlar. Buna göre kabın hacmi ne
kadar ise gazın hacmi ona eşittir.
MADDENİN DEĞİŞİMİ
İnsanlar maddeleri işleyerek, kullanabilecekleri
nesnelere dönüştürürler.
DOĞAL MADDELER
:
Doğada insan eli değmemiş durumda bulunan
maddelere doğal madde denir. Doğal maddeler
çeşitli ürünlerin üretilmesinde ham madde olarak
kullanılır.
Toprak, taş, ağaç, tahıllar, sebze, süt, meyve,
petrol, mermer, demir, gümüş ve altın cevherleri
doğal maddelerdir.
İŞLENMİŞ MADDELER
:
Tabiattaki doğal maddelerin, bazı işlemlerden
geçirilmesiyle oluşturulan ve şekillendirilen
nesnelere işlenmiş madde adı verilir.
İnsanlar çeşitli yöntemler, araç ve gereçler
kullanarak ham maddeleri, işlenmiş maddelere
dönüştürürler.
Cebeci eğitim
ÜNİTE:2
Bisküvi; süt ve buğday gibi ham maddelerin
kullanılmasıyla üretilen bir işlenmiş maddedir.
Zeytinyağı; zeytinden, ekmek; buğdaydan
üretilen işlenmiş maddelerdir.
Petrol yer altından çıkarılan doğal bir maddedir.
Petrol rafineri adı verilen tesislerde işlenerek benzin,
mazot, LPG ve gaz yağı elde edilir. Dolayısıyla
benzin, mazot, LPG ve gaz yağı işlenmiş
maddelerdir.
Koyun ve keçiden elde edilen yün ve kıl gibi
doğal maddeler, iplik yapımında ham madde olarak
kullanılır.
Un, süt ve şekerden elde edilen bisküvi işlenmiş
bir maddedir. Bisküvi ise pasta malzemesi olarak
kullanılabilir.
YAPAY MADDELER
:
Doğada bulunan doğal maddelerin bilinçsiz bir
şekilde insanlar tarafından tüketilmesi sonucunda,
doğal maddelere benzetilerek yapılmış olan
maddelere yapay madde denir.
Örneğin; lastik, yapay gübre, yapay ipek, yapay
şeker, teflon, naylon gibi maddeler yapay maddedir.
Çanta, ayakkabı ve bavul üretiminde hayvan derisi
kullanılır. Ancak azalan hayvan nesli ve artan
ihtiyaçlar nedeniyle doğal deri ihtiyacı karşılanamaz
hale gelmiştir.
Sayfa:8
ÜNİTE:2
MADDEYİ TANIYALIM
Hangi Doğal Olaylar Maddenin
Değişiminde Rol Oynar?
Vinileks (yapay deri)
Doğal deri yerine vinileks adı verilen yapay deri
üretilmiştir.
Yiyecekleri pişirme sırasında, yapışmaması için
tencerelerin iç kısmı teflonla kaplanır. Plastik, içine
katılan bazı maddelerle sertleştirilerek bakalit adı
verilen bir madde elde edilir. Bakalit ise tencere,
çaydanlık saplarında ve elektrik malzemelerinin
üretiminde kullanılır.
Kauçuk ağacından elde edilen doğal kauçuk
yerine yapay kauçuk elde edilmektedir. Yapay
kauçuk hortum, bulaşık eldiveni, araba lastiği, paket
lastiği gibi ürünlerin elde edilmesinde
kullanılmaktadır.
Yağmur
Buzlanma
Deprem
Sıcaklık değişimleri
Rüzgâr
Sel
Akarsu
 Rüzgârlar, kum taneciklerini ve toprak
parçacıklarını taşırlar. Böylece, kum tanecikleri ve
toprak parçacıkları yer değiştirir. Bu sırada kum
tanecikleri ve toprak parçaları kayalara çarparak
onların aşınmalarına neden olurlar. Bu aşınma ile
önemli değişiklikler doğurabilirler. Örneğin;
Peribacaları, rüzgârların ve yağmur sularının
kayaları uzun yıllar boyunca aşındırması sonucu
oluşmuştur.
Ayrıca rüzgâr toprağı toz halinde sürekli
taşıyacak erozyona neden olur. Verimli toprakları
götürüler.
Şiddetli rüzgârlar kasırga ve hortum oluşturarak
önemli zararlara yol açabilir.
Yapay kauçuk, plastik, naylon, teflon gibi
maddeler petrol kökenli maddelerdir.
DOĞA OLAYLARININ MADDEYE
ETKİSİ
:
Doğa olayları, maddeleri sürükleyerek,
aşındırarak ve parçalayarak yeryüzünü
şekillendirir.
Yağmur, sel, akarsu, rüzgâr, buzlanma, deprem,
gece-gündüz ve mevsimlerdeki sıcaklık değişimleri
gibi doğal olaylar, maddelerin değişimine neden
olur.
Cebeci eğitim
 Doğa olaylarının birisi de depremdir. Depremler,
şiddetli sarsıntı sonucunda çevremizde istemediğimiz değişimleri çok çabuk oluştururlar. Volkanlarda zamanla faaliyete geçerek çevreyi değiştiren
etmen olarak rol oynar.
Sayfa:9
MADDEYİ TANIYALIM
 Sıcaklık değişimi de doğadaki değişimi
nedenlerinden birisidir. Sıcaklıkların ani düşmesi
Yağan yağmur suları toprak ve kayaçlar arasındaki
boşluklara dolar. Gündüz sıcak olan hava, gece
aniden soğuyunca kayaçların arasındaki su donar.
Donan su, kayacın parçalanmasına neden olur.
Bunun sonucunda da toprak oluşur. Büyük ve sert
kayaçların bu yolla parçalanması yıllar sürer.
Bir başka deyişle, ani sıcaklık değişimi kayaların
parçalanmasına ve toprağın oluşmasına neden
olur.
 Akarsular, kayaların aşınmasına ve parçalanmasına neden olur. Kıyılarındaki taşı ve toprağı kopararak da o yerin şeklini değiştirir. Ayrıca çok uzun
yıllar sonra vadileri oluştururlar.
 Su, aktığı yerleri aşındırması nedeniyle toprağın,
kayaların ve çakılların yer değiştirmesine neden
olur.
 Yağışlar sel sularına dönüşürler ve önüne gelen taş, toprak ve daha birçok
maddeyi sürüklerler. Sürüklenme sonucu bu maddelerin çarptığı her şey aşınır ve çevre zarar
görür.
 Buzullar da yeryüzünün şekillenmesinde etkilidir. Büyük kar ve buz kütleleri kutup bölgelerinde
ya da dağların tepelerinde
buzulları oluşturmaktadır.
Buzullar da akarsular ve
rüzgârlar gibi aşındırma ve
biriktirme yaparak yeryüzünü
şekillendirir. Buzullar hareket
ederken kopardıkları taş ve
toprakları beraberinde
sürükler.
Cebeci eğitim
ÜNİTE:2
MADDENİN ISI ETKİSİYLE DEĞİŞİMİ
1. ISINMA VE SOĞUMA :
Maddenin ısı alarak sıcaklığının yükselmesine
ısınma denir.
Maddenin ısı vererek sıcaklığının düşmesi
olayına ise soğuma denir.
Maddelerin sıcaklığını ölçmek için termometre
adı verilen araçlar kullanılır. Termometreler ile
havanın; katı, sıvı, gaz maddeler ve insan vücudu
gibi değişik maddelerin sıcaklığı ölçülebilir. İnsan
vücudunun sıcaklığını ölçen termometreler çok
hassas olması gerekir.
Sıcaklık birimi oC (derece selsiyus)’tur.
Bir kovaya döktüğümüz kaynar su, çok sıcaktır.
Üzerine bir miktar soğuk su eklediğimiz zaman
kovadaki suyun sıcaklığı azalacaktır.
Sıcaklıkları farklı olan maddeler arası ısı alışverişi gerçekleşir. Bu maddeler temas ettirildiğinde
sıcak olan maddeden soğuk olan maddeye doğru ısı
akışı gerçekleşir. Bütün sıcaklık değişimleri bu
şekilde gerçekleşir.
Maddeler arasında ısı alış verişinin gerçekleşebilmesi için maddelerin sıcaklıklarının farklı olması
gerekir. Örneğin 0 oC sıcaklığındaki su içerisine 0 oC
sıcaklığında buz atıldığında sıcaklıkları eşit olduğundan su ile buz arasında, ısı alışverişi olmaz.
Sıcak olan madde soğuk olan maddeye ısı
verdiğinden dolayı soğur. Soğuk olan madde sıcak
olan maddeden ısı aldığı için ısınır ve sıcaklığı artar.
Sayfa:10
MADDEYİ TANIYALIM
Kısacası; sıcak maddenin sıcaklığında azalma
soğuk maddeninkinde ise artma olur.
Bu ısı alışverişi temas ettirilen maddelerin
sıcaklıkları eşit oluncaya kadar devam eder.
Maddelerin sıcaklıkları eşitlenince ısı alışverişi
(ısı akışı) durur.
ÜNİTE:2
1. HÂL DEĞİŞİMİ
Maddenin katı, sıvı ve gaz olmak üzere üç hâli
vardır. Isı maddelerde hâl değişikliği meydana
getirir.
Değerli Bilgi:
Isı ve sıcaklık farklı kavramlardır. Sıcaklık termometre ile ölçülen bir büyüklüktür. Isı, bir madde
değildir. Bir şeyin madde olarak nitelendirilebilmesi için kütlesinin olması gerekir. Isının kütlesi
yoktur. Isı, bir enerji türüdür.
85 oC
Isı
Sıcaklık azalır
10 oC
Sıcaklık artar
Özetleyecek olursak;
Isı, sıcaklığı fazla olan maddeden az olan
maddeye doğru hareket eder. Sıcaklıkları eşit olan
maddelerde ısı alışverişi olmaz.
Isı maddelerin sıcaklığını etkiler.
Maddeler hal değiştirdiğinde yapısında değişim
olmaz.
Bir maddenin sıcaklık değişimi aldığı ısı
miktarına, kütlesine ve yapısına bağlıdır.
Isı alışverişinde maddelerin kütlesi değişmez ama
hacmi değişir. Su hariç, ısı alan bir maddenin
hacmi büyür. Ayrıca su hariç, ısı veren maddenin
hacmi küçülür.
Katı hâldeki maddelerin yeterince ısı
aldıklarında sıvı hâle geçmesine erime adı verilir.
Buzun eriyerek suya dönüşmesini, margarinin
eriyerek sıvıya dönüşmesini örnek olarak verebiliriz.
Sıvı hâldeki maddelerin yeterince
soğuduklarında katı hâle geçmesine donma adı
verilir.
Suyun donarak buza dönüşmesini, krema ve
sütün donarak dondurmaya dönüşmesini sıvı
maddenin katı hale geçmesine örnek verebiliriz.
Katı maddeler yeterince ısıtıldığında sıvı hâle,
sıvı maddeler de yeterince ısıtıldığında gaz hâline
geçerler.
Sıvı maddelerin ısı alarak gaz hâline dönüşmesi
olayına buharlaşma denir.
ISI ALIŞ-VERİŞLERİNDE DEĞİŞİM:
Hacim
Sıcaklık artarsa hacim büyür.
Sıcaklık azalırsa hacim küçülür.
Kütle
Değişmez.
Sıcaklık
Isı alırsa sıcaklık artar.
Isı verirse sıcaklık azalır.
Hâl değişimi sırasında ısı artar veya
Hâl değişimi azalır. Fakat sıcaklık değişmez.
Cebeci eğitim
Örneğin buz ısıtıldığında suya, su da ısıtıldığında
buhar hâline dönüşür.
Buharlaşma her sıcaklıkta gerçekleşen bir
olaydır.
Soğuk havalarda yavaş buharlaşma olur. Hava
sıcaklığı artarsa buharlaşma hızlanır.
Isı alan sıvı maddelerde buharlaşma gittikçe
hızlanır. Buharlaşmanın en hızlı olduğu nokta
kaynama noktasıdır.
Sayfa:11
ÜNİTE:2
MADDEYİ TANIYALIM
Katı maddelerin ısı alarak, sıvı hâle geçmeden
direk gaz haline geçmesine süblimleşme adı verilir.
Naftalinin ısı alarak
gaz hale dönüşmesi
1. Şekil
Tuvaletlere konulan koku
gidericilerin ısı alarak gaz
hâline dönüşmesi
Gaz maddeler ısı vererek sıvı hale dönüşebilir.
“Çiy”i buna örnek olarak verebiliriz.
Günlük hayatta kullandığımız pek çok katı
madde ısıtılarak eritilebilir. Böylece bu maddelere
istenilen şekil verilebilir.
Cam, altın, demir, mum gibi katı maddeler ısının
etkisiyle eriyen maddelerdir. Bu maddeler eritilip
sıvı hâle getirildikten sonra kalıplara dökülerek
soğutulduklarında döküldükleri kabın şeklini alırlar.
Mum ve çikolata eritildikten sonra kalıplara
dökülerek şekillendirilebilir.
2. Şekil
3. Şekil
Örneğin; şeker ısıtıldığında erimez. Şekil 2’de
olduğu gibi rengi önce sarıya sonra kahverengiye
döner. Isıtma işlemine devam edildiğinde şekil
3’teki gibi şekerin kömürleştiğini görürüz.
Kömürleşen şekerin yapısı değişir ve artık kullanılamaz hâle gelir. Ekmeğin de kızartıldığı zaman
önce renginin kahverengileştiğini, ısıtma işlemine
devam edildiğinde ise kömürleştiğini, ısıtma işlemine devam edildiğinde ise kömürleştiğini görürüz.
Bunun dışında odun, yün, un, et, tuz maddeler
ısının etkisiyle bozunur.
Meyve ve sebzeler, yaz mevsiminde güneşte
kurutulur. Güneşte kurutulan meyveler bozunur.
Bozunan maddelerin yapısı değişir. Bu maddeler
soğutulduğunda eski durumlarına, yapılarına
dönemez.
Cam, plastik, demir gibi maddelerin erimedonma yöntemiyle geri dönüşümü yapılır.
Katıların bu özelliğinden yararlanılarak farklı
ürünler yapan çeşitli meslekler vardır. Diş hekimleri
kuyumcular, demirciler, heykeltıraşlar kullandıkları
bu maddelere eriterek şekil verirler.
3. BOZUNMA
Isı, bütün maddelerin sıcaklıklarının artmasına
neden olur. Fakat her katı madde, ısı aldığında
erimez. Bazı katı maddeler ısının etkisiyle
bozunmaya uğrar.
Bozunma, maddenin tekrar eski hâline
dönmeyecek şekilde değişikliğe uğramasıdır.
Cebeci eğitim
MADDELER DOĞADA KARIŞIK
HÂLDE BULUNUR MADDELER
DEĞİŞİMİ
Çevremizde bulunan maddeleri katı, sıvı ve gaz
olarak sınıflandırmıştık. Ancak, maddeler katı, sıvı
gaz dışında da sınıflandırılırlar. Maddeleri, kendilerini meydana getiren meydana getiren taneciklerin
çeşitliliğine göre de sınıflandırılabilir.
SAF MADDELER
Yapısında kendinden başka madde içermeyen,
başka maddelerle karışmamış maddelere saf madde
denir.
Sayfa:12
MADDEYİ TANIYALIM
Bakır bir teli ne kadar küçük parçalara
ayırdığımızda her küçük parça yine bakır özelliğini
gösterir. Parçalar ne kadar ufalanırsa ufalansın yine
bakırdır. Bakır, tek bir maddeden oluştuğu için saf
maddedir.
Günlük hayatta kullandığımız her madde saf
değildir.
Betonu balyozla kırıp ufaladığımız zaman
yapısında kum, çimento ve çakıl gibi maddeler
vardır. Beton, bakır gibi tek bir maddeden
oluşmadığı için saf madde değildir. Çünkü saf
maddeler tek cins madde içerir.
Demir çivi demirin işlenmesi ile elde edilir ve
içinde demirden başka madde olmadığı için saf
maddedir.
Hava içinde, solunumla aldığımız oksijen
bulunur. Oksijen saf maddedir. Hava ise içinde
birden fazla madde bulunduğundan saf madde
değildir.
şeker
bakır
altın
ÜNİTE:2
Karışımları ayırdığımızda karıştırmadan
önceki saf maddeleri elde ederiz.
Saf maddeler, kendilerinden daha küçük
maddelere bölünemedikleri halde karışımlar için bu
durum geçerli değildir. Karışımı oluşturan maddeleri
çeşitli yöntemlerle ayırabiliriz.
Çevremizde gördüğümüz toprak deniz birer
karışımdır.
Doğal madde olan ham petrol; benzin, gaz yağı,
motorin gibi maddelerden oluşan karışımdır.
Katı haldeki maddelerde karışım oluşturabilir.
Un- kepek karışımı, raptiye-iğne karışımı,
karabiber-tuz karışımı katı madde karışımlarına
örnektir.
Katı maddelerle oluşturulan karışımlarda,
karışım içindeki her maddeyi görerek ayırt
edebiliriz. Katı maddeler, sıvı maddelerle bir araya
gelerek karışımı oluşturabilirler.
Katı sıvı ve gaz maddeler bir araya gelerek hem
kendi aralarında hem de katı, sıvı ya da gaz hâldeki
maddelerle bir araya gelerek karışım oluşturabilirler.
Deniz suyu, maden suyu, içtiğimiz çay,
limonata, meyve suları, çorba, toprak, hava, baklava,
kolonya, gazoz, çelik, çamur, salata, turşu, ayranı
karışımlara örnek verilebiliriz.
Tuz, civa, şeker, su, bakır, altın gümüş, demir
tozu, alüminyum, tahta birer saf maddedirler.
Musluk suyu, deniz suyu, saf madde değildir.
Çünkü içinde kendisinden başka klor, madensel
tuzlar, mineraller vardır.
KARIŞIMLAR
Birden çok saf maddenin bir araya gelerek
oluşturdukları maddelere karışım denir.
Karışımı oluşturan maddeler saf madde ya da
karışım olabilir. Pasta bir karışımdır. Pasta
malzemelerinden şeker ve tuz saf maddedir, süt,
vanilya ve krema ise karışımdır.
Karışımları oluşturan maddeler özelliklerini
kaybetmezler.
Salata bir karşımdır. Salata; domates, soğan,
bibere, havuç, marul, salatalık vb. sebzelerin
doğranıp üzerine tuz, limon suyu, zeytinyağı gibi
sıvıların dökülerek karıştırılmasıyla yapılır.
Salatanın içindeki maddeleri görebiliriz. Bu karışımı
oluşturan maddeleri kolayca ayırabiliriz.
Cebeci eğitim
ÇÖZELTİLER VE ÇÖZÜNME
Bir maddenin başka bir madde içinde gözle
görülemeyecek kadar çok küçük parçalara ayrılıp
dağılması olayına çözünme denir.
Bir maddenin, sıvı içinde eşit biçimde dağılarak
oluşturduğu karışıma çözelti denir.
Çözeltilerin iki bileşeni vardır. Bu iki bileşenden
fazla olanına çözücü, az olanına çözünen denir.
Çözünme sonucunda oluşan maddeye çözelti denir.
Sayfa:13
MADDEYİ TANIYALIM
Çözeltiler de bir karışımdır. Çözeltilerin çoğu
sıvıdır fakat katı ve gaz çözeltiler de vardır.
Çözücü
Çözünen
Çözelti
Su
Şeker
Şekerli su
Su
Tuz
Tuzlu su
Kurşun
Kalay
Lehim
Çay
Şeker
Şekerli çay
Su
Yoğurt
Ayran
Süt
Şeker
Şekerli süt
Çayın içine attığımız şekeri karıştırdığımızda,
çay içindeki şeker taneciklerini göremeyiz. Şeker,
çayın içinde çözünmüştür yani çayı çayın içinde
gözle görülemeyecek kadar küçük parçalara
ayrılarak çayın her yerine dağılmıştır. Bu durumda
şekerli çay çözeltidir. Şeker, çay içinde çözünmüş,
çay ise şekeri çözmüştür.
Çözeltiler de karşımlar gibi saf madde
değildir. En az iki maddenin karıştırılmasıyla
oluşur. Çözeltiler de aslında karışımdır.
Çözeltiler her yerde eşit dağılırlar. Eşit
miktarda dağılım olmazsa karışım olurlar.
Çözelti olmazlar.
Örneğin: Şekerli sudaki maddeler her yerde eşit
miktarda dağıldıklarından çözeltidir. Kumlu su,
biber- tuz, unlu-su her yerde eşit miktarda
dağılmadıklarından karışım haldedir.
Deterjanlar suda iyi çözünür. Su bulaşık
yıkarken deterjanı çözer, bulaşıkları öyle yıkarız.
DENİZDEKİ TUZLULUĞUN NEDENİ
Toprakta bulunan çeşitli maddelerden bir de
tuzdur. Yağmur suları ve yer altı suları ile topraktaki
tuz çözünür. Çözünen tu, akarsular ile birlikte
denizlere taşınır. Denizdeki su buharlaştığında, suda
bulunan tuz denizde kalır. Denizdeki su azalmasına
rağmen tuz miktarı değişmediği için denizin
tuzluluğu artar. Fakat buharlaşan su, tekrar yağmur
olarak yeryüzüne düşer.
Cebeci eğitim
ÜNİTE:2
Yer altı ve yer üstü sularına karışan yağmur
suyu, denizlere dökülür. Bu sayede denizdeki su
miktarı, dolayısıyla denizin tuzluluk oranı çok fazla
değişmez.
Erime ve Çözünme Aynı Şey midir?
Erime: Bir katının ısıtılarak sıvı hale geçmesidir.
Çözünme: Bir maddenin başka bir madde için
dağılmasıdır.
Çözünme, erime değildir. Şeker suda erimez,
çözünür.
KARIŞIMLARIN AYRILMASI
Karışımları Ayırma Yöntemleri:
Karışımları oluşturan maddeler özelliklerini
kaybetmedikleri için her maddeyi farklı yöntemler
kullanarak ayırabiliriz.
Bu yöntemler şunlardır:
1. Süzme Yöntemi
Birbiri içinde çözünmeyen katı-sıvı karışımları,
ayrıştırmalarda kullanılır.
Örneğin haşlanmış olan makarna kevgir ile
süzülerek suyundan ayrıştırılır. Demlikteki çay
süzgeçten geçirilerek süzdürülür.
Süzerek ayırma yönteminde, katının büyüklüğüne
göre katıyı tutan, sıvıyı geçiren süzgeç kullanılır.
Süzme yöntemiyle sadece sıvı-katı karışımlar değil,
katı-katı karışımları da ayırabiliriz.
Sayfa:14
ÜNİTE:2
MADDEYİ TANIYALIM
Örneğin un elenirken içindeki iri taneler süzgeçte
kalarak undan ayrılmış olur.
Kum, pirinç, talaş, demir tozu gibi maddeler
suyla karıştırıldığında süzme yöntemi ile ayrılabilir.
Mercimek-su karışımını ayırmak için süzme yöntemi
kullanılarak ayrılabilir.
Suda çözünmeyen katı maddeleri süzme
yöntemiyle sudan ayırmak mümkündür. Ancak tuzlu
su şekerli su gibi çözeltiler süzme yöntemiyle
ayrılamaz.
2. Yüzdürme Yöntemi
Suda çözünemeyen katı maddeleri ayırmada
kullanılan diğer yöntemdir. Birbirine karışmış
farklı yoğunluktaki katı maddeler sıvı içinde
yüzdürülerek ayrılır.
Örneğin, kum ve odun talaşı karışımında kum
suda batma, odun talaşı suda yüzme özelliğine sahip
olduğundan suda yüzdürme yöntemi kullanılarak
karışımı ayırabiliriz.
DİKKAT
Yüzdürerek ayırma yönteminde esas
olan cisimlerin batma ve yüzme
özelliğinin olmasıdır
Tahta parçası, plastik cetvel, demir çivi, taş
suda batma ve yüzme özelliklerinden
faydalanılarak ayrılabilir.
3. Eleme Yöntemi
Değişik irilikteki katı taneciklerden oluşmuş
maddeler eleme yöntemi ile birbirinden yarılabilir.
Örneğin, kum ile içindeki çakıl taşları elenerek
ayrıştırılabilir.
4. Mıknatısla Ayırma Yöntemi
Karışımdaki maddeler, suda yüzme veya suya
batma özellikleri kullanılarak birbirinden ayrılabilir.
Cebeci eğitim
Karışımları oluşturan maddelerden biri, mıknatıs
tarafından çekiliyorsa mıknatısla ayırma yöntemi
kullanılabilir.
Demir, nikel ve kobalt gibi maddeler mıknatıs
tarafından çekilen maddelerdir. Kum, seramik,
kürdan plastik, tuz, şeker ve kâğıdı çekmez. Bu
maddeleri içeren karışımlar mıknatıs sayesinde
ayrılabilir.
Sayfa:14
ÜNİTE:2
MADDEYİ TANIYALIM
Örneğin çamurlu su karışımını ayırmak için bu
yöntem kullanılır. Çamurlu su bir kabın içerisine
konularak bekletilirse belirli bir süre sonra çamur
dibe çöker ve su üstte kalır.
Örneğin demir tozu- şeker tozu ya da demir tozutahta talaşından oluşan bir karışımı ayırmak için
mıknatısla ayırma yöntemi kullanılabilir. Mıknatıs
demir tozlarını çeker geriye şeker tozu kalır.
5. Buharlaştırma Yöntemi
Bir sıvı ile bir katı maddenin oluşturduğu
çözeltiyi bileşenlerinden ayırmak için kullanılan
yöntemdir.
Bu yöntemi kullanılması için öncelikle katı
maddenin sıvıda çözünmesi gerekir.
Çamurlu su
Dinlenmiş su
Taş ve toprakla karışmış içme sularında
çöktürme yöntemi kullanılır.
7. Damıtma Yöntemi
Kaynama noktaları farklı, sıvı-sıvı karışımları
ayırmada kullanılır.
Bu yöntemde karışan maddelerin kaynama
noktalarının farklı olmasından yararlanılır. Kaynama
noktası daha düşük olan sıvı daha çabuk
buharlaşmaya başlar, ayrı ayrı bir kapta toplanarak
yoğunlaştırılır.
Örneğin, alkol-su karışımı ısıtıldığında kaynama
sıcaklığı daha düşük olan alkol (78 oC ) buharlaşır.
Kaynama derecesi 100 oC olan su ise daha kaynama
sıcaklığına ulaşmadığı için kap içinde kalır.
Tuz ve suyla yaptığımız çözeltide, tuzu gözle
göremeyiz fakat tadını algılayabiliriz. Tuzlu suyun
içindeki tuz, buharlaştırma yöntemiyle sudan
ayrılabilir.
Kum- su karışımında buharlaştırma yöntemi ile
ayrılmaz. Kum, suda çözünen bir katı değildir.
Eleme yöntemiyle ayrılabilir.
6. Dinlendirerek Ayırma Yöntemi
Bir sıvı içine dağılmış katı taneciklerin dibe
çökmesini bekleme yöntemidir. Bu yüzden bu
yönteme çöktürme yöntemi de denilebilir.
Katı-sıvı karışımları dinlendirildiğinde yani kısa
bir süre bekletildiğinde, katıların sıvı dibine çökmesi
sağlanabilir.
Cebeci eğitim
Sayfa:16
Download

maddeyi tanıyalım - izzethekin.fevziozbey.k12.tr