PETROL ve DOĞALGAZIN
DÜNYADAKĠ ÖNEMĠ ve
TÜRKĠYE-ĠRAN ENERJĠ
POLĠTĠKALARI
Yazar
Erkan AVCI
OCAK 2014
ĠÇĠNDEKĠLER
ĠÇĠNDEKĠLER......................................................................................................................... 1
GĠRĠġ......................................................................................................................................... 2
BĠRĠNCĠ BÖLÜM .................................................................................................................... 6
1-
Türkiye‟de Petrol ve Doğalgazın Tarihsel Süreci ........................................................................6
2-
Türkiye‟nin Fosil Yakıt Potansiyeli ...........................................................................................12
3-
Türkiye‟nin Fosil Yakıt Tüketimi Ve Boru Hatları ...................................................................14
4-
Fosil Yakıtların Türkiye Ekonomisindeki Yeri ve Önemi ........................................................22
ĠKĠNCĠ BÖLÜM ...............................................................................................................................25
1-
Ġran‟da Fosil Yakıtların Tarihi ..................................................................................................25
2-
Ġran‟ın Fosil Yakıt Potansiyeli ..................................................................................................31
3-
Ġran‟ın Mevcut Boru Hatları ve Projeleri ..................................................................................36
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ..............................................................................................................................39
Türkiye-Ġran Fosil Yakıt Politikalar ......................................................................................................39
SONUÇ ................................................................................................................................................43
KAYNAKÇA .....................................................................................................................................45
1
PETROL VE DOĞALGAZIN DÜNYADAKĠ ÖNEMĠ VE
TÜRKĠYE-ĠRAN ENERJĠ POLĠTĠKALARI
GİRİŞ
OPEC‟in kurucusu Venezüellalı politikacı Pablo Pérez, doğaya ve dünya
siyasetine yaptığı olumsuz etkilerinden dolayı petrolü Ģeytanın pisliği olarak
tanımlamıĢ ve gelecekte insanlığın mahvına sebep olacağını öngörmüĢtür.1
Gerçekten de baktığımız zaman tarih bize bu konuda önemli dersler vermektedir.
Petrolün bulunduğu 1860‟lardan günümüze kadar geçen 150 yıllık süreç zarfında
dünyanın çeĢitli yerlerinde –bariz bir Ģekilde Ortadoğu‟da- petrol uğruna büyük
mücadeleler verilmiĢ, savaĢlar olmuĢ, rekabetler yaĢanmıĢtır ve yaĢanmaya da devam
etmektedir.
Sanayi Devrimi döneminden itibaren dünyanın gündemine giren petrol ilk
olarak 1860‟larda ABD‟nin Kaliforniya Eyaleti‟nde bulunmuĢtur.2 Ardından Ġngiltere
de petrol bulunca bu iki devlet petrolü dünya gündemine sokmuĢtur.
Aslında daha 1842 yılındayken Rusya‟nın yönetiminde olan Apsheron
yarımadasında ilk petrol sondajı yapılmıĢtı. Ama literatürde ilk olarak Kaliforniya
olarak geçmektedir. Çünkü iki yerde de petrol bulunması yaklaĢık olarak aynı
dönemlerde olmuĢtur. Bu yüzden Batılı kaynaklarda daha çok Kaliforniya kabul
edilmektedir. 1863 yılına gelindiğinde Azerbaycan‟ın baĢkenti Bakü‟de ilk rafineri
kurulmuĢ olduğu görülmektedir. 1877-1878 yıllarında Apsheron petrol bölgesinden
Bakü‟ye ilk petrol hattı döĢenmiĢtir.3
Petrol dünya sahnesine 20. yüzyıl baĢlarında girmiĢtir. Ancak o dönemde
petrolün gelecekteki önemini görebilen pek az politikacının olması ve Ortadoğu‟da
büyük miktarlarda petrol bulunduğunun bilinmemesi yüzünden Büyük Oyun‟da fazla
rol oynamamıĢtır. Birinci Dünya SavaĢı öncesinde ve sırasında Ġngiltere petrolünün
1
Ġhsan IĢık, „‟Ortadoğu‟nun Bolluk Paradoksu‟‟, Zaman Gazetesi , 23 ġubat 2011
http://petrol.nedir.com/ E. T. 07.01.2013
3
Bernard Lewis, Ortadoğu, 2. Baskı, Ankara: ArkadaĢ Yayınevi, 2005, s. 410.
2
2
% 80‟i BirleĢik Devletlerden geliyordu. O sıralarda Ġran, Ortadoğu‟nun tek önemli
petrol üreticisiydi ve Ġran‟ın üretimi de dünya rakamlarına göre düĢüktü. Örneğin,
BirleĢik Devletler 1913‟te Ġran‟ın 140 katı petrol üretmiĢti.4
19. yüzyılın sonlarına kadar önemli bir enerji kaynağı olmayan petrole,
değiĢen dünya ile birlikte bağımlılık artmıĢtır. Çünkü Sanayi Devrimi‟nin
gerçekleĢmiĢ olması teknolojik geliĢmelere neden oldu ve dolayısıyla da enerji
ihtiyacını doğurdu. Bu yüzden petrol enerji açığını kapatmak için kullanılan en
öncelikli hammadde olmuĢtur.
Tablo 1.1. En Çok Petrol Rezervi
Olan Ülkeler
Tablo 1.2. En Çok Petrol Üreten
Ülkeler (2013 itibariyle)
ÜLKELER
Venezüella
KANITLANMIġ
REZERV
(109 Varil)
297.60
Rusya
GÜNLÜK ÜRETĠM
MĠKTARI
(106 varil)
10.73
S. Arabistan
267.91
S.Arabistan
9.57
Kanada
173.10
ABD
9.02
Ġran
154.58
Ġran
4.23
Irak
141.35
Çin
4.07
Kuveyt
104.00
Kanada
3.59
ÜLKELER
Kaynak:http://gulfbusiness.com/2013/04/top-10countries-with-the-worlds-biggest-oil-reserves/#.
UuVIndJah0s, EriĢim Tarihi: 29.01.2014.
Kaynak:http://www.whichcountry.co/top-10largest-oil-producing-countries-in-the-world/,
EriĢim Tarihi: 29.01.2014.
Petrol konusunda Ortadoğu özel bir yere sahiptir. Çünkü petrol
kalitesinin ve petrol rezervlerinin en yüksek olduğu bölge Ortadoğu‟dur. Ayrıca
arama, çıkarma, taĢıma gibi yönlerden kolaylığa sahip olduğu için Ortadoğu bu
anlamda bir cazibe merkezidir. Zira dünyada petrol rezervlerine bakıldığında
rezervlerin 102 milyar tonu (%57) Orta Doğu Ülkelerinde, 16,7 milyar tonu (%9)
Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinde, 16,9 milyar tonu
Afrika'da (%10) yer almaktadır. Ancak günümüzde dünyada bulunan enerji
4
David Fromkin, Barışa Son Veren Barış: Modern
http://www.altinicizdiklerim.com/summary29.html,
Ortadoğu
Nasıl Yaratıldı?,
Özet:
3
kaynaklarına, ispatlanmıĢ rezervleri ve yıllık üretim oranları çerçevesinde bakılırsa,
rezerv ömrünün; petrol için 44 yıl olacağı tahmin edilebilir.5
Harita 1 : Dünyadaki Petrol Rezervlerinin Bulunduğu Yerler
Kaynak: www.igdas.com.tr/Docs/Pdf/f_raporu_2006.pdf, EriĢim Tarihi: 29.01.2014.
Petrolün yanı sıra alternatif enerji kaynaklarına da yönelim meydana gelmiĢtir.
Bunların baĢında ise doğalgaz gelmektedir. Doğalgazın geçmiĢi yüzlerce yıl
öncesine dayanmaktadır. Tarihsel kaynaklar doğalgazın ilk kez M.Ö. 900'lerde
Çin'de kullanıldığını göstermektedir. TaĢınması, iĢlenmesi ve stoklanması kolay olan
doğalgaz yaygın kullanımı ise 1790‟da Ġngiltere'de baĢladı. Boru hattı taĢımacılığıyla
birlikte 1920‟lerde artan doğalgaz kullanımı II. Dünya SavaĢı'ndan sonra daha da
geliĢti. Doğalgaz enerji üretim sektöründe ilk kez Amerika'da kullanılmaya baĢladı.
1950'li yıllarda doğalgazı dünyada enerji tüketimindeki oranı %10'u geçmiyordu.
Günümüzde ise enerji tüketiminin %24'ü doğalgazla karĢılanmaktadır. Dünyada
5
www.enerji.gov.tr/index.php?dil=tr&sf=webpages&b=petrol&bn=222&hn=&nm=384&id=40693,
EriĢim Tarihi 05.01.2013.
4
bilinen doğalgaz rezervlerinin yaklaĢık 70 yıllık ömrü olduğu tahmin edilmektedir.
Bilinen doğalgaz rezervleri petrol rezervlerine eĢdeğerdir.6
Tablo 2.1. En Çok Doğalgaz Rezervine
Sahip Olan Ülkeler (2012 Verileri)
Tablo 2.2. En Çok Doğalgaz Üreten
Ülkeler (2012 Verileri)
ÜLKELER
ÜRETĠM MĠKTARI
(109 m3)
K
a Rusya
KANITLANMIġ
REZERV
(1012 m3)
47.57
Rusya
669.60
yĠran
33.07
Rusya
651.30
nKatar
25.20
Kanada
160.10
aTürkmenistan
24.30
Ġran
146.10
kS. Arabistan
8.02
Katar
116.70
:ABD
7.71
Norveç
103.10
ÜLKELER
Kaynak: http://www.photius.com/rankings/energy/natural_gas_production_2013_0.html , EriĢim
Tarihi: 29.01.2014.
Buraya kadar geliĢim sürecinden ve öneminden bahsedilen petrol ve doğalgaz
maddelerinin bundan sonraki bölümlerde Türkiye ve Ġran arasında nasıl bir rol
oynadığını, Türkiye‟de ve Ġran‟da ne oranlarda üretim ve tüketimi yapıldığını, bu
maddelerin iki ülkenin ekonomilerinde ne gibi bir önem taĢıdığını, iki ülke
arasındaki petrol ve doğalgaz anlaĢmalarını ve bu anlaĢmalara dâhil olan ülkeler
anlatılacaktır. ÇalıĢmanın amacı da bu yöndedir. ÇalıĢma deskriptif yani tanımlayıcı
özellikte olacaktır. ÇalıĢmanın ilk bölümünde Türkiye‟deki petrolün ve doğalgazın
tarihinden bahsedilip, rezerv, üretim ve tüketim oranları verilerek petrolün ve
doğalgazın Türkiye ekonomisindeki yeri ve önemi açıklanacaktır. Ġkinci bölümde
aynı Ģekilde Ġran‟ın da petrol tarihini anlatıp, doğalgaz ve petrol rezervleri, üretim ve
tüketim oranları ile ihracattaki paylarından bahsedilecektir. Üçüncü bölümde Türkiye
ile Ġran arasındaki ticari iliĢkilerde petrol ve doğalgazın önemini anlatıp ithalatihracattaki oranları verilerek iki ülke arasında yapılmıĢ ve yapılması düĢünülen boru
hatlarından bahsedilecektir.
6
tr.wikipedia.org/wiki/Doğal_gaz, EriĢim Tarihi: 05.01.2013
5
BĠRĠNCĠ BÖLÜM
1. Türkiye’de Petrol ve Doğalgazın Tarihsel Süreci
Her ne kadar petrolün endüstriyel olarak öneminin artması 1859 senesinde
Amerika'da Titusville'de Drake tarafından açılan ilk petrol kuyusu ile baĢlamıĢ olsa
da petrol, özellikle Yakın Doğu‟da eskilerden beri bulunmaktadır. Milâttan önce üç
bin yılında yaĢamıĢ olan Sümer Hükümdarı Adab'ın Ġstanbul müzesindeki heykelinin
göz oyuklarında asfalt bulunmaktadır. Daha sonraları Babil kralı NebuĢadnezzar,
Fırat üzerinde yaptırdığı 112 metre uzunluğuna sahip olan köprünün yanmıĢ tuğladan
olan uçlarının asfalt mastığı içerisine doldurduğu gibi, Babil kraliçesi Semiramis de,
Fırat altında açtırdığı 1000 metrelik tünelin duvarlarındaki kiremitleri bitüm ile
sıvatmıĢtı. Eski Yunan tarihçisi Heradot, Babil'den sekiz günlük bir mesafede Hit
mevkiinde su ile birlikte bitümün karıĢtığını ifade eder. Ġran muharrirlerinden Abul
Hasan Mesud Finike civarındaki bir çayın ağzında asfalttan çıkarılan bir yağdan
bahseder.7 Ancak bunların endüstriyel çağa kadar çok yüksek bir değeri olmamıĢtır.
Bu yüzden petrolün endüstride kullanılmaya baĢlandığı dönemden günümüze kadar
olan kısmı bizi daha çok ilgilendirmektedir.
1882 de Ġngiliz Amirali Fisher Savunma Bakanlığı‟nı, dünya üzerindeki
kontrollerinin, gemilerinde kömür yerine petrol kullanmaya bağlı olduğuna
inandırmaya çalıĢıyordu. Petrolün kaynağı ise Ortadoğu‟daydı. Ancak bunun
karĢısında Osmanlı Devleti‟nde 2.Abdülhamid iktidarının sonlarına doğru Almanlara
verilen Bağdat Demiryolu ihalesi kalın bir duvar oluĢturmuĢtur. Çünkü bu demiryolu
Ortadoğu‟daki petrol alanlarının güzergâhından geçmektedir. Nitekim 1908 yılının
Mayıs‟ında Concession Sydicate Limited ġirketinin operasyon Ģefi George B.
Reynolds, Ġran sınırları içindeki Mescid-i Süleyman bölgesinde dünyanın o zamana
kadarki en zengin petrol yataklarını patlattığında 2. Abdülhamid iktidarının sonu da
gözükmeye baĢlamıĢtır. Ne gariptir ki, Mayıs 1908 de petrol bulunmuĢ, bundan
sadece ve sadece 2 ay sonra Jön Türk isyanı baĢlamıĢ ve Temmuz ayında 2.
Abdülhamid, MeĢrutiyeti ilan ederek iktidardan çekilmek mecburiyetinde kalmıĢtı.8
7
Cevat Eyüp TaĢman, “Petrolün Türkiye'de Tarihçesi”, www.mta.gov.tr/v2.0/dairebaskanliklari/bdt/.../39_4.pdf, s. 14, EriĢim Tarihi: 08.01.2013.
8
Mustafa Armağan, “Sultan Abdülhamid‟in Petrol SavaĢı”, Zaman Gazetesi, 19.11.2006.
6
Bu dönemde bulunan petrol, bugün Türkiye‟nin sınırları dıĢında kalmaktadır.
Bugünkü sınırları içine dâhil olan bölgeler bazında ele alırsak, Türkiye'de petrol
aramacılığının kökleri Osmanlı dönemine kadar uzanır. Ġlk sondajlı arama faaliyeti,
Ġskenderun civarında Çengen'de 1890 yılında delinen ve gaz emarelerine rastlanan
sığ kuyulardır. Trakya'da GanoĢ civarında 1898 yılında delinen sığ kuyularda petrol
ve gaz emarelerine rastlanmıĢtır. Yabancı Ģirketler ortaklığıyla 1914 yılında kurulan
Turkish Petroleum Company Musul'da petrol aramaya baĢlayacakken Birinci Dünya
Savası çıkınca faaliyetini durdurmuĢtur.9 Ayrıca Sultan II. Abdülhamit 1901 yılında
yaptırdığı petrol rezervi çalıĢmasına göre Diyarbakır, Mardin, Siirt ve Hakkâri‟de
petrol rezervleri bulunmuĢtur. O dönemde yapılan araĢtırmalara göre 65 noktada
zengin petrol rezervi tespit edilmiĢtir.10
1926 yılında Musul petrolleri paylaĢımına giriĢilince Osmanlı Ġmparatorluğu
döneminde Irak‟taki petrolle ilgili ilk çalıĢmayı yapan bir Ġstanbul Ermenisi olan
Calouste Sarkis Gülbenkyan‟ın Türk Petrol ġirketi, Irak Ģirketi oldu ve kendi
hissesiyle kendisine petrol payı olarak yüzde 5 verildi. Bu nedenle kendisine
„MeĢhur yüzde 5′ denildi. Geri kalan yüzde 95, dört büyük ülkenin Ġngiltere, Fransa,
Hollanda ve Amerika arasında yüzde 23.75 oranında paylaĢıldı.11
2. Abdülhamid‟den sonra iktidara gelen Ġttihat ve Terakki Hükümeti‟nin
Osmanlı Devleti‟ni 1.Dünya SavaĢı‟na sokmasıyla beraber devlet tam bir çöküĢ
yaĢamıĢtır. Ardından KurtuluĢ Mücadelesi‟ni baĢlatan Mustafa Kemal‟in iktidara
gelip 1923‟te Cumhuriyeti ilân etmesiyle Türkiye‟nin petrol rezervlerini bizzat
araĢtırmak,
Hükümet
tarafından ana hedef
olarak
belirlenmiĢ
ve hedefi
gerçekleĢtirmek için bir müddet Rusya'da çalıĢmıĢ olan Lüksemburg'lu Dr. M.
Lucius ile anlaĢılmıĢtır.
1933 senesi Türkiye petrol araĢtırmalarında önemli bir tarihtir. Bu tarihte
Petrol Arama ve ĠĢletme Ġdaresi adıyla yetki verilen bir Ģirket kurularak petrol arama
iĢlerine hususi bir önem verildiği gösterilmiĢtir. 20 Mayıs 1933 de çıkarılan 2189
no.lu yasanın 1. maddesinde „Türkiye dâhilinde altın ve petrol ve bunlarla beraber
9
Mesut Atalay, “Türkiye‟de Petrol Aramacılığı”, Stradigma.com e-dergisi, Sayı 7, Ağustos 2003, s.1
Metin Avcı, “Türkiye ve Petrol Gerçeği”, sahlanishareketi.blogcu.com/turkiye-ve-petrolgercegi/6830430, EriĢim Tarihi: 05.01.2013
11
“Abdülhamit‟e Petrol Haritaları Hazırlayan Ermeni”, enerjienstitusu.com/2013/01/02/abdulhamitepetrol-haritalari-hazirlayan-ermeni/ EriĢim Tarihi: 05.01.2013
10
7
çıkacak diğer madenleri aramak ve arama neticesinde elveriĢli olursa bu madenleri
iĢletmek üzere ticarî maksatla Ġktisat Vekâletine bağlı ve Ġktisat Vekâletinin teftiĢ ve
murakabesi altında hükmî Ģahsiyetli altın ve petrol arama ve iĢletme idareleri
kurulmuĢtur.‟ ifadesi yer almakta ve üçüncü madde ile bunların birbirlerinden ayrı
iki Ģahsiyet olduğunu belirtilmektedir.12.Bu kanun maddesi ile Türkiye‟de petrol
aramacılığının önü açılmıĢ ve ileriki yıllarda Türkiye‟nin çeĢitli bölgelerinde petrol
arama faaliyetleri gerçekleĢmiĢtir. Bu iĢten sorumlu olması için 20 Haziran 1935
tarihinde çıkarılan 2804 No.lu kanunla “Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü” (MTA)
kurulmuĢtur. Petrol Arama ve ĠĢletme Ġdaresi de Petrol Grubu Direktörlüğü adıyla bu
kuruluĢ ile birleĢtirilmiĢ ve petrol aramalarına yurt düzeyinde ara verilmeden devam
edilmiĢtir.
Petrol ihtiyacının yükselmesi ve aramaların yetersiz kalması nedeniyle 7 Mart
1954‟te 6326 No.lu yeni “Petrol Kanunu” çıkarılmıĢ ve böylece izlenen petrol
politikasında yeni bir döneme girilmiĢ ve bu kanun ile aramaların yerli ve yabancı
özel giriĢim eliyle yapılması düĢünülmüĢtür. Yeni Petrol Kanununa dayanılarak 7
Mart 1954 tarihinde kabul edilen 6327 No.lu kanunla “Türkiye Petrolleri A.O.”
kurulmuĢ ve Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü'nün ilgili birimleri bu kuruluĢa
aktarılmıĢtır.13 T.P.A.O ile birlikte Shell ve Mobil gibi uluslararası Ģirketlerin arama
ve sondaj çalıĢmalarının ardından, 1969‟da ve 1973 petrol krizi sonrasında petrol
fiyatının 10 katı artmasıyla yerli petrol aramacılığına ve sondaj çalıĢmalarına verilen
önem ve ağırlık sonucunda 1991'de yerli petrol üretimleri rekor düzeylere yani yılda
4,5 milyon tona ulaĢtı. Ancak daha sonraki yıllardan günümüze kadar, değiĢik
nedenlerle, petrol aramacılığına ve sondajına ayrılan bütçe azaldı ve halen yıldan yıla
azalmaktadır.14
Türkiye, petrolün yanı sıra doğalgaza da önem vermiĢ ve bu yönde önemli
çalıĢmalarda bulunmuĢtur. Her ne kadar dünyada yaklaĢık 150-200 yıldır çalıĢmalar
yapılıyorsa da doğalgaz alanında Türkiye‟nin çalıĢmaları yenidir aslında. Zira
Türkiye‟de doğalgaz ilk defa 1970 yılında Kırklareli Kurumlar bölgesinde tespit
edilerek, 1976 yılında da Pınarhisar Çimento Fabrikası‟nda kullanılmaya
12
TAġMAN, a.g.e., s. 19.
“Türkiye'de Petrol” www.pigm.gov.tr/turkiyede_petrol.php, EriĢim Tarihi: 05.01.2013.
14
Abdurrahman Satman, “Türkiye‟de Petrol”, web.itu.edu.tr/~pdgmb/documents/turkiyedepetrol.html,
EriĢim Tarihi: 05.01.2013
13
8
baĢlanmıĢtır.1975‟te Mardin Çamurlu bölgesinde bulunan doğalgaz, 1982‟de Mardin
Çimento Fabrikası‟na verilmiĢtir. Kaynaklardaki rezervlerin sınırlı olması hasebiyle
tüketimin geniĢlemesi ilerleyememiĢtir.
Doğalgazın sanayi ve Ģehir Ģebekelerinde kullanımı çalıĢmalarına, 84/8806
No.lu Bakanlar Kurulu kararıyla 1984‟te SSCB ile yapılan doğalgaz sevkiyatı
anlaĢması sonrasında baĢlanmıĢtır. Doğalgaz Ģehir içi evsel ve ticari olarak da ilk kez
1988‟de Ankara‟da kullanılmıĢtır. 1992 yılında Ġstanbul‟da, Bursa‟da, EskiĢehir‟de,
Ġzmit‟te doğalgaz pazarı geniĢledi.15 Türkiye'nin kendi doğalgaz rezervleri çok az
olduğu için bu durum böyledir. Zira kanıtlanmıĢ toplam doğalgaz rezervi Türkiye‟nin
bir yıllık doğalgaz tüketimini karĢılayabilecek miktarda bile değildir. Doğalgaz
ihtiyacını karĢılamada dıĢa bağımlı olan Türkiye bu ihtiyacın büyük bir payını boru
hatları ile Rusya ve Ġran'dan, geri kalanı ise LNG olarak Cezayir ve Nijerya'dan
karĢılamaktadır. 2006 yılında tükettiği doğalgazın 19,6 milyar m³ 'ünü Rusya temin
etmiĢtir. Bu da toplam tüketimin % 63'üne karĢılık gelmektedir. Nijerya ve
Cezayir'den ithal edilen LNG miktarı 5,3 milyar m³ 'dür.16
Ancak son yıllarda Türkiye bu bağımlılığı azaltmak için fosil yakıt arama
sahasını daha da geniĢletmiĢtir. Bu kapsamda Karadeniz‟de petrol arama faaliyetleri
gerçekleĢtirilip oradan petrol çıkarmak hedeflenmektedir. Türkiye Petrolleri Anonim
Ortaklığı (TPAO) ile Karadeniz‟de petrol ve doğal gaz aramak için anlaĢma
imzalayan Brezilyalı petrol Ģirketi Petrobras‟ın Türkiye Genel Müdürü Hercules
Tadeu F. Da Silva, Kastamonu‟nun Ġnebolu ilçesinde incelemelerde bulunduktan
sonra Aralık 2009‟da petrol ve doğalgaz aramaya baĢlanmıĢtır.17 Ġthal ettiği petrole
2010‟da 21 milyar $ harcamıĢ olan Türkiye, petrol arama faaliyetlerine artık daha
çok ağırlık vermeye baĢlamıĢtır.18 Bu yüzden Karadeniz'de yapılan sondajlarda da
kritik sürece girilmiĢtir. Bu süreçte BP Türkiye Temsilcisi‟nsin Karadeniz‟de petrol
çıkmadığını açıklaması üzerine Enerji Bakanı Taner Yıldız, firmaların bir kısmının
Karadeniz‟i tercih ettiğini bir kısmının da etmediğini belirterek, “Karadeniz o firma
15
„‟Doğalgaz Enerjisi (Termik)‟‟ Nükleer Teknoloji Bilgi Platformu,
www.nukte.org/dogalgazenerjisi, EriĢim Tarihi: 05.01.2013
16
„‟Dünyada ve Türkiye‟de Doğalgaz‟‟ ĠGDAġ,
www.igdas.com.tr/Docs/Pdf/DunyadaveTurkiyedeDogalgaz.pdf, EriĢim Tarihi: 06.01.2013.
17
„‟Karadeniz‟de Petrol Aranacak‟‟, www.istenhaber.com/karadenizde-petrol-aranacak-2/, EriĢim
Tarihi: 10.01.2013
18
„‟Karadeniz‟de Petrol Avı‟‟, Takvim Gazetesi, 1 Kasım 2011.
9
için kuru çıkmıĢtır ama bizim için su olmaya devam edecektir. Daha önce çalıĢma
yapmamıĢ baĢka firma da orada çalıĢma yapmak istediğini söyledi. Biz Karadeniz‟de
arama faaliyetlerimize devam edeceğiz” diye konuĢmuĢtur.19 Böylece Türkiye‟nin
Karadeniz konusunda ne kadar kararlı olduğu gözler önüne serilmiĢtir.
Diğer yandan son günlerde Yunanistan‟ın içinde bulunduğu ekonomik
buhrandan çıkıĢ yolları aramak amacıyla Ege Denizi‟nde petrol ve doğalgaz aramak
istediği görülmektedir. Bu kapsamda Ege'deki kıta sahanlığını tescil ettirmek için tek
taraflı BirleĢmiĢ Milletlere gitme planının ortaya çıkmasının yankıları sürmektedir.
Yunan basını 8 Ocak 2013‟te Atina'nın ekonomik krizden çıkıĢ için Avrupa
Birliği'nin desteği ile Akdeniz ve Ege'de petrol ve doğalgaz aramayı planladığını öne
sürmüĢtür. Haberlere göre Ġyon Denizi'nde ve Girit Adası'nın güneyinde hidrokarbon
araĢtırma çalıĢmaları baĢlatan Norveç PGS Ģirketine ait „Nordic Explorer‟ isimli
sismik gemisi, Akdeniz'e gitmiĢtir. Haberlerde ayrıca Yunanistan'ın bu hareketinin,
AB tarafından da desteklendiği öne sürülmüĢtür. Hatta Yunanistan'ın Akdeniz'de
Türkiye ile yaĢayacağı muhtemel sorunlara karĢılık Avrupa Komisyonu'nun da
Atina'dan yana taraf olacağı ileri sürülmüĢtür.20 Buna karĢılık Türkiye DıĢiĢleri
Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Türkiye ile Yunanistan arasında olumlu atmosfer var.
Mart ayı baĢında Yüksek Dereceli Stratejik ĠĢbirliği Konseyi toplantısı ile ilgili tarih
tespitinde büyük ölçüde mesafe alındı. Onu gerçekleĢtireceğiz. Dolayısıyla
bugünlerde Türkiye -Yunanistan iliĢkileri bu ivmeyi kazanmıĢken bütün atılacak
adımları, bu istiĢare içinde birlikte atmamız önem taĢır. Tabi herkes ulusal
pozisyonunu biliyor. Böyle bir durumda Türkiye de mukabil adımlar atar. Ama buna
ihtiyaç hissedilmeyeceğini ümit ediyorum. Yunanistan ile aramızda zaten iĢleyen bir
mekanizma var." ifadelerini kullanarak Türkiye‟nin bu konudaki yaklaĢımını ortaya
koymuĢtur.21
Özetlemek gerekirse 20. yüzyılın baĢında bütün Ortadoğu üzerinde egemen
olan ve petrol jeostratejisini yönlendirme kapasitesine sahip olan Osmanlı
Devleti‟nin külleri üzerine kurulan Türkiye‟nin petrole dayalı küresel dengelerde
19
"Karadeniz‟de Petrol Aramaya Devam Edeceğiz"
www.iha.com.tr/0N1e3wsDetailPrint.aspx?NewsId=249959&CatID=5, EriĢim Tarihi: 10.01.2013.
20
“Yunanistan AB'nin Desteği Ġle Petrol Arayacak”, Sabah Gazetesi, 9 Ocak 2013.
21
„‟Türkiye Ege‟de Petrol mü Arayacak?‟‟, http://www.samanyoluhaber.com/gundem/TurkiyeEgede-petrol-mu-arayacak/920702/, EriĢim Tarihi 11.01.2013
10
hemen hemen tamamen edilgen bir konumda kalmıĢ olması, bölgeye yönelik politika
açısından üzerinde dikkatle durulması gereken bir olgudur. 70‟li yıllardaki petrol
krizinden en büyük darbeyi alan ülkelerin baĢında gelen ve 70‟li yılların sonunda
petrol kuyruklarına mahkûm olan Türkiye, 90‟lı yıllarda da Körfez SavaĢı‟ndan en
ciddi ekonomik kayıplarla çıkan ülkeler arasında yer almıĢtır.22 90‟lar boyunca iç
politik ve dıĢ ekonomik sıkıntılar yaĢayan Türkiye, enerji alternatiflerini arttırmak
amacıyla SSCB‟nin dağılması sonucu bağımsız olan Türk Cumhuriyetleri‟ne
yakınlaĢma çabası içine girmiĢtir. Milenyuma girerken Türkiye 11 Eylül
saldırılarından sonra 2003 yılında 1 Mart tezkeresi ile ABD‟nin Irak‟a Türkiye
üzerinden müdahale etmesini reddetmesi sonucu Irak‟tan gelen enerji akıĢı sekteye
uğramıĢtır. 2001 yılında kriz içinde olan Türkiye, 2002 yılında AKP hükümetinin
iktidara gelmesi ile Irak‟tan kazanım sağlayamamasına rağmen ekonomik açıdan
önemli bir ilerleme kaydetmeye baĢlamıĢtır. Bu dönem içinde Orta Asya, Rusya, Ġran
ile ekonomik iliĢkiler geliĢtirilmiĢ ve yeni enerji anlaĢmaları imzalanmıĢtır. Ancak
2011 yılında Arap Baharı sürecinin baĢlaması ile Ortadoğu -özellikle Suriye- ile ilgili
dıĢ politikasında sıkıntılar yaĢayan Türkiye enerji bağımlılığını azaltmak için önemli
hamleler yapmaya çalıĢmaktadır. Özellikle son günlerde konuĢulan Kuzey Irak
Bölgesel Kürt Yönetimi ile petrol anlaĢması imzalanması olgusu bunun somut
örneğidir. Ancak henüz resmi veriler olmadığı için bu ifadeler varsayım halindedir.
Yeni dönemde Türkiye‟nin 2023 hedefi kapsamında büyük güçlerden biri olma
çabalarından enerji bağımlılığını azaltma giriĢimi daha ön planda olacağa benziyor.
Bununla ilgili Türkiye‟nin ne gibi politikalar izleyeceğini bekleyip göreceğiz.
2. Türkiye’nin Fosil Yakıt Potansiyeli
Türkiye‟de yıllarca dillere pelesenk olmuĢ bir söylem vardır: “Bizim
petrolümüz var aslında ama çıkarılmasına izin verilmiyor.” Peki gerçekten böyle mi?
Türkiye bir petrol denizi üzerinde yüzüyor da „DıĢ Mihraklar‟ mı izin vermiyor?
ÇalıĢmamızın bu bölümünde Türkiye‟nin fosil kaynaklar açısından nasıl bir
potansiyele sahip olduğunu açıklayarak bu soruya bir nevi cevap vermiĢ olacağız.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, yaklaĢık 100 yıl önce Sultan 2.
Abdülhamid‟in hazırlatmıĢ olduğu petrol haritasını değerlendirme kapsamına
22
Ahmet Davutoğlu, Stratejik Derinlik: Türkiye’nin Uluslararası Konumu, 39. Baskı, Ġstanbul: Küre
Yayınları, 2009, s. 335.
11
almıĢtır. Sultan‟ın petrol haritası gerçek mi? Türkiye bir petrol denizi üzerinde mi?
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız bu konu hakkında Ģu ifadeleri
kullanmıĢtır: „Bakanlık koltuğuna oturduğumda en çok merak ettiğim Ģeylerden biri
de ikinci Abdülhamit‟in petrol haritalarıydı. Bunlar Musul ve Bağdat‟ı içine alan
daire içerisinde yaptırılan belli bilimselliği olan bir haritadır. Bugün bilinen sahaların
pek çoğu bu haritada görülüyor. 100 yıl önce hazırlanan bu harita geçerliliğini
koruyor. Bu harita Ģu anda Batman ve Adıyaman gibi petrol aradığımız yerleri de
içeriyor.‟ Ayrıca Yıldız, iddianın öbür tarafına yani var olan petrolün çıkarılmasına
müsaade edilmediği hususuna da açıklık getiriyor: „Son 10 yılda petrol arama
faaliyetlerimizi 13 katına bütçeyi de yıllık 1,1 milyar dolara çıkardık. Bu sözün
efsanevi tarafları var. Petrol kuyucularının çevrelerinin korunmak amacıyla
kapatılması kanuni bir zorunluluktu. Petrol fiyatı artınca da kuyular açılabilir. Buna
yabancılar Türkler kullanmasın diye kapattı demek doğru değil.
23
Bu duruma daha
çok açıklık getirmesi hasebiyle tablo halinde Türkiye‟nin petrol rezervleri ve
üretimini gösterelim:
Tablo 3. 2011 Yılı Sonu Ġtibariyle Türkiye Ham Petrol Rezervleri
Rezervuardaki
Petrol
Üretilebilir
Petrol
Kümülatif
Üretim
Kalan Üretilebilir
Petrol
7.04 Milyar
Varil
1.28 Milyar
Varil
972.19 Milyon
Varil
310.44 Milyon
Varil
Kaynak: http://www.pigm.gov.tr/istatistikler.php, EriĢim Tarihi: 29.01.2014.
Türkiye‟de petrol aramacılığının yapılmaya baĢlandığı yıldan 2009 yılı sonuna
kadar 1.424 arama kuyusu ve 1.808 üretim, enjeksiyon ve geliĢtirme kuyusu açılmıĢ
ve irili ufaklı 23 doğal gaz sahası ile 102 petrol sahası keĢfedilmiĢtir. 2002 yılından
bu yana Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO)'nın yurt içinde ve dıĢında
petrol arama ve üretim faaliyetlerine önem ve öncelik verilmiĢtir. Bunun yansıması
olarak 2002-2009 döneminde TPAO'nun arama ve üretim bütçesi yedi kat artmıĢ ve
23
„‟Türkiye‟de Nerelerde Petrol Var?‟‟, www.patronturk.com/turkiyede-nerelerde-petrol-var, EriĢim
Tarihi: 05.01.2013
12
2008 yılı itibariyle 1 milyar ABD doları seviyesine yükselmiĢtir.24 Ancak bu artıĢ
2009 yılından itibaren azalarak 2010 yılında 726 milyon m3 olarak gerçekleĢmiĢtir.
2010 yılı yurtiçi üretilebilir petrol rezervi 291,5 milyon varil (43,14 milyon ton) olup,
yeni keĢifler yapılmadığı takdirde, bugünkü üretim seviyesi ile yurtiçi toplam ham
petrol rezervinin 17,2 yıllık bir ömrü bulunmaktadır.25
Grafik 1. Türkiye‟de Petrol Üretiminin Yıllara Göre Dağılımı (1965-2010)
Kaynak: www.petform.org.tr/?lang=tr&a=2&s=2, EriĢim Tarihi: 29.01.2014.
3. Türkiye’nin Fosil Yakıt Tüketimi Ve Boru Hatları
Dünya petrol rezervlerinin % 65‟ine, doğalgaz rezervlerinin de % 70‟ine sahip
ülkelere ve bölgelere komĢu olan Türkiye, coğrafî konumu ile bu rezervlerin sahibi
üretici ülkelerle önemli tüketicilerin çoğu arasında doğal bir koridor özelliği
taĢımaktadır.26 Bu özelliği nedeniyle jeostratejik konumu daha da artan Türkiye
enerji nakil hatlarının en önemli alternatif güzergâhı olarak kabul edilmektedir.
Özellikle Orta Asya ülkelerindeki doğalgazın Avrupa‟ya taĢınması konusunda
Rusya‟ya alternatif bir güzergâh olması buna örnek olarak gösterilebilir.
24
„‟Petrol‟‟, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, 11.08.2010
http://www.enerji.gov.tr/index.php?dil=tr&sf=webpages&b=petrol&bn=222&hn=&nm=384&id=406
93, EriĢim Tarihi: 05.01.2013
25
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü 2010 Yılı Ham Petrol ve Doğalgaz Sektör
Raporu, Ağustos 2011, s. 15-16
26
„‟Enerji Sektöründeki Son GeliĢmeler‟‟,,
http://enerji2023.org/index.php?option=com_content&view=article&id=34:enerj-sektoeruendek-songelmeler&catid=7:goerueler&Itemid=42, EriĢim Tarihi: 06.01.2013
13
Türkiye'nin sahip olduğu en eski boru hattı Kuzey Irak'ta bulunan Kerkük
petrollerini batıya taĢıyan, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı'dır. Hattın taĢıdığı
ham petrol miktarı 1999‟da 305 milyon varile ulaĢmıĢ, yapılan sabotajlar ve
Kerkük'te yaĢanan sorunlar yüzünden hattın taĢıdığı ham petrol miktarı 2006‟da 10.9
milyon varile düĢmüĢtür. 2009‟da bu hattan 23,3 milyon ton (165 milyon varil) ham
petrol taĢınmıĢtır. Petrol taĢıyan bir diğer boru hattı 28 Mayıs 2006‟da faaliyete
geçen Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Ham Petrol Boru Hattı‟dır. 22 Haziran 2008‟de
hattın taĢıma kapasitesi günlük 1 milyon varile ulaĢtırılmıĢ olup, hatan daha fazla
petrol taĢınmasının sağlanması amacıyla yürütülen çalıĢmalar neticesinde kapasite
2009 yılında günlük 1,2 milyon varile çıkartılmıĢtır.27
Nüfusun artması ve endüstrileĢme ile paralel olarak artan enerji gereksinimin
giderilmesi için alternatif bir enerji kaynağı olarak doğal gazın oranını artırmak ve
bazı Ģehirlerde gittikçe yoğunlaĢan hava kirliliğine bir çözüm bulmak amacıyla 18
Eylül 1984‟te Türkiye ve SSCB arasında doğalgaz sevkiyatına iliĢkin olarak
imzalanan anlaĢmanın ardından, Boru Hatları ile Petrol TaĢıma Anonim ġirketi
(BOTAġ) ile SSCB‟nin doğalgaz ticareti konusunda yetkili kuruluĢu SOYUZGAZ
EXPORT arasında 14 ġubat 1986‟da 25 yıl süreli ve plato değeri yıllık 6 milyar Cm3
olan bir doğal gaz alım-satım anlaĢması imzalanmıĢtır. SSCB ile yapılan ilk alım
anlaĢmasını, artan doğal gaz ihtiyacının karĢılanması amacıyla yapılan diğer alım
anlaĢmaları izlemiĢtir.28 Bu dönemden itibaren Türkiye‟nin her geçen yıl enerji açığı
daha da artmıĢ ve Türkiye‟de doğalgaz tüketimi 20 yılda 69 kat artmıĢtır. 2005
yılında 27.4 milyar m3 olan doğalgaz tüketimi 2006‟da % 14 artıĢla 31.1 milyar m3'e
ulaĢmıĢtır. 2007‟de % 17‟lik bir artıĢla 36.4 milyar m3 olmuĢ ve 2011 yılı sonunda
ise doğal gaz tüketim miktarı 44,145 milyar m3‟e ulaĢmıĢtır. Tüketimin 2020‟de ise
% 176,4 artmasıyla 61 milyar m3'e ulaĢması öngörülmektedir.29
Grafik 2. Türkiye‟de Petrol Tüketiminin Yıllara Göre DeğiĢimi
27
„‟Petrol‟‟, Enerji ve Tabi Kaynaklar…
T.C. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Doğalgaz Piyasası Dairesi BaĢkanlığı, Doğalgaz
Piyasası 2011 Yılı Sektör Raporu, s. 26.
29
„‟Enerji Sektöründe….‟‟
28
14
Kaynak: http://www.epdk.gov.tr/documents/dogalgaz/rapor_yayin/Dpd_Rapor_Yayin_Sektor_Rapo
ru_2011_YML4K810nps7.pdf, EriĢim Tarihi: 29.01.2014.
Türkiye, Avrupa‟nın ihtiyaç duyduğu çoklu boru hatlarına ev sahipliği
yapmakta
ve
yeni
projeler
üretmektedir.
Hazar
Havzası‟nın
hidrokarbon
kaynaklarının batı pazarlarına taĢınmasını öngören 21. Yüzyıl Ġpek Yolu olarak
sunulan, Doğu-Batı Enerji Koridorunun gerçekleĢtirilmesine ön ayak olmaktadır.
Hazar ve Orta Asya bölgelerini Avrupa‟ya bağlayan boru hatları, hem bu bölgelerin
refahının ve istikrarının artmasına, hem de bölge devletlerinin batı ile
bütünleĢmelerine yardımcı olacaktır. Bu noktada da Türkiye köprü göreviyle stratejik
bir rol oynamaktadır. Bakü-Tiflis-Ceyhan ham petrol boru hattı 4 Haziran 2006‟da
petrol taĢımaya baĢlamıĢ, 16 Haziran‟da Kazakistan hatta dâhil olup 2008‟de petrol
pompalamıĢtır. Türk boğazlarını by-pass etmek amacıyla da Trans-Anadolu By Pass
Petrol Boru Hattı için çalıĢmalar 24 Nisan 2007‟de baĢlatılmıĢtır.30 Bakü-TiflisCeyhan hattı baĢlangıçtan beri gerçekleĢme olasılığı en fazla olan Türk projesiydi.
Bunda en belirleyici faktör Ģüphesiz ki Azerbaycan‟ın coğrafi konumudur. Orta Asya
ile Türkiye arasında ulaĢım sorunsalı projelerin önünde önemli bir engel
oluĢtururken, Azerbaycan ile Türkiye, aradaki Ermeni bölgesinin dolaysız bağlantıyı
olanaksızlaĢtırmasına rağmen komĢu ülkelerdir. Gürcistan ile iyi kurulan diplomatik
iliĢkiler sonucu bu ülke üzerinden Azerbaycan‟a kara yolu bağlantısı mevcuttur.
Türkiye açısından önemli olan, Hazar Denizi Havzası petrollerinin batıya açılan
30
Aslıhan P. Turan, “Hazar Havzası‟nda Enerji Diplomasisi”, BĠLGESAM, 16 Mart 2010,
http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=1971:hazar-havzasndaenerji-diplomasisi&catid=183:enerji, EriĢim Tarihi: 07.01.2013.
15
terminali olmak ve bölgenin yeni aktörlerinin bağımsızlıklarının devamını
desteklemektir.31
Grafik 3. Yıllar Ġtibariyle Türkiye Ham Petrol Arzı
Kaynak: www.tpao.gov.tr/tpfiles/userfiles/files/2012-sektor-rapor-mayis-tr.pdf, EriĢim Tarihi:
29.01.2014.
Diğer yandan Bakü-Tiflis-Erzurum boru hattı projesi hazırlanmıĢtır. Bu proje
kapsamında Azerbaycan‟ın ġah Deniz sahasında üretilecek doğalgazın TürkiyeGürcistan sınırına getirilmesi tasarlanmaktadır. Bunun için SCPC Ģirketi kurulmuĢ ve
TPAO bu Ģirkete % 9 oranında ortak olmuĢtur. Bu proje 3 Temmuz 2007‟de faaliyete
geçen Gürcistan sınırından Erzurum‟a kadar uzanarak Türkiye doğalgaz Ģebekesine
dâhil olmaktadır. Bu alandaki inĢaat sorumluluğu BOTAġ‟a aittir. Ülkeler bazında
bakıldığında, Türkiye için kaynak çeĢitlendirilmesi politikaları bağlamında bu hat
önem arz etmektedir.32
Türkiye‟nin Ceyhan terminali Irak‟ın en önemli petrol ihraç limanıdır. BaküCeyhan boru hattı sayesinde de Ceyhan terminali Hazar Havzası‟nın potansiyel ihraç
limanı
olma
konumundadır.
Ġstanbul
ve
Çanakkale
boğazları
ise
petrol
taĢımacılığında SüveyĢ Kanalı ile birlikte dünyanın en önemli deniz güzergâhları
arasında yer almaktadır.
Yukarıda da belirtildiği gibi Kerkük-Yumurtalık ve Bakü-Ceyhan petrol boru
hattı ile Türk boğazları petrol taĢımacılığında oldukça önemli güzergâhlardır.
31
Efe Çaman, “Kafkasya ve Orta Asya‟da Alternatif ile Uyum Arası Türk Bölgesel Politikası:
Kafkasya ve Orta Asya‟da Türkiye”, (Der.) Mehmet Seyfettin Erol, Küresel Güç Mücadelesinde
Avrasya’nın Değişen Jeopolitiği: Yeni Büyük Oyun, 1.Baskı, Ankara: Platin Yayınları, 2009, s. 288.
32
Sedat Laçiner – Hasan Selim Özertem, “Hazar Enerji Kaynakları: Enerji-Siyaset ĠliĢkisi”, (Der.)
Mustafa Turgut Demirtepe, Orta Asya ve Kafkasya’da Güç Politikası, 1.Baskı, Ankara: USAK
Yayınları, 2008, s. 98-99.
16
Günlük, 1,4 milyon varil kapasiteli Kerkük-Yumurtalık hattından (tam kapasite
çalıĢması durumunda) yılda 70 milyon ton (yaklaĢık 514 milyon varil) petrol ihraç
edilebilmektedir. Birinci hattın 641 km‟si ve ikinci hattın da 656 km‟si Türkiye
topraklarından geçmektedir. Ancak, 2003 iĢgalinin ardından Irak‟tan ihraç edilen
petrol miktarı günlük 750 bin varil civarına kadar düĢmüĢtür. Bununla birlikte 1977
yılında tamamlanan boru hattı Irak‟ın en önemli petrol ihraç güzergâhı olma
özelliğini halen korumaktadır. Kerkük-Ceyhan sayesinde AB ülkeleri Irak petrolüne
doğrudan Akdeniz üzerinden ulaĢabilmektedir. Son yıllarda Körfez‟de yaĢanan
ABD-Ġran gerginliği ve özellikle Irak‟ın kuzeyinde yoğunlaĢan petrol aramaları da
dikkate alındığında bu hattın hem Irak hem de AB ve ABD açısından daha da önemli
hale geldiği ileri sürülebilir.33
Grafik 4. Türkiye‟nin Fosil Yakıt Ġthalat Kaynakları Payları
Kaynak:http://www.epdk.gov.tr/documents/dogalgaz/rapor_yayin/Dpd_Rapor_Yayin_Sektor_
Raporu_2011_YML4K810nps7.pdf, EriĢim Tarihi: 29.01.2014.
Bir diğer boru hattı da Rusya‟dan Türkiye‟ye uzanmaktadır. Türkiye ithal ettiği
doğalgazın %68‟ini Moldova-Ukrayna-Romanya-Bulgaristan üzerinden gelen bir hat
ile Rusya‟dan almaktadır. Bunun dıĢında Rusya, diğer ülkelerinden geçmeyen bir
boru hattı projesi olarak yılda 16 milyar m3 lük Mavi Akım Projesini hayata
geçirmiĢtir.34 Hat Samsun‟dan kıyıya çıktığı noktadan itibaren 501 km‟lik bir mesafe
kat ettikten sonra Ankara‟da son bulmaktadır. Balkanlar üzerinden gelen batı
33
Veysel Ayhan, “Avrupa‟nın Enerji Arz Güvenliğinde Türkiye: Petrol, Doğal Gaz ve Entegrasyon”,
Uluslararası İlişkiler, Cilt 5, Sayı 20 (KıĢ 2009), s. 64.
34
Necdet Pamir, “Orta Asya ve Kafkasya‟da Güvenlik ArayıĢları Sürecinde Bölgedeki Enerji
Kaynaklarının Rolü”, (Ed.) Ġdris Bal, 21. Yüzyılda Türk Dış Politikası, 3. Baskı, Ankara: Lalezar
Yayınevi, 2006, s 556
17
hattında sık sık yaĢanan sorunlar arada transit ülke olmadığı için bu güzergahtaki gaz
alıĢveriĢini iki ülke için de cazip kılmaktaydı. Rusya ile daha SSCB döneminden
baĢlatılan iliĢkiler ve ardından imzalanan iki doğal gaz anlaĢmasına rağmen Mavi
Akım‟ın da imzalanması Türkiye‟nin doğalgaz pazarını ve politikasını büyük oranda
Rusya‟nın etkisi altına sokmuĢtur. Ġki ülke arasındaki en büyük enerji projesi olan
Mavi Akım Projesi özellikle fiyat konusunda ortaya çıkan sorunlar nedeniyle ciddi
bir sıkıntı yaratmıĢtır. Ancak aylar süren karĢılıklı ziyaretlerden sonra sorun
çözülmüĢ ve iki ülke iliĢkileri yeniden istenilen düzeylere gelmiĢtir.35
Grafik 5. Yıllar Ġtibariyle Türkiye Doğal Gaz Arzı
Kaynak: Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), EriĢim Tarihi: 29.01.2014.
Türkiye‟yi Rusya‟ya enerji açısından büyük oranda bağımlı kılan bu projeye
alternatif olarak düĢünülen, ABD‟nin de desteklediği Trans-Hazar Boru Hattı projesi
ortaya atılmıĢtır. Bu proje kapsamında Türkmenistan‟ın doğalgazının Türkiye
üzerinden Avrupa'ya taĢınması için Hazar'ın Azerbaycan ve Türkmenistan sahilleri
birleĢtirilecek. Tengiz (Kazakistan) TürkmenbaĢı (Türkmenistan) Bakü (Azerbaycan)
Tiflis (Gürcistan) Erzurum (Türkiye) üzerinden yılda 20-30 milyar metreküp doğal
gazın ihracı öngörülüyor. Projenin maliyetinin ise 8 milyar Euro civarında olması
tahmin ediliyor.36
Türkiye‟nin içine dahil olduğu baĢka bir boru hattı da Nabucco‟dur. Adını ünlü
Ġtalyan besteci Giuseppe Verdi‟nin operasından alan „Nabucco Boru Hattı Projesi‟
ilk defa 2002 yılında gündeme geldi. Rusya – Ukrayna gaz krizini izleyen dönemde
alternatif kaynak ve yol arayıĢını hızlandıran Avrupa için Nabucco projesinin önemi
35
Havva Pınar Özcan “Türkiye‟nin ve Avrupa Birliği‟nin Hazar Coğrafyasında KesiĢen Enerji
Politikaları”, Yüksek Lisans Tezi, T.C. Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Yönetimi
Ana Bilim Dalı, Ankara 2008, s. 94
36
“Türkmenistan Doğalgazı da Türkiye Üzerinden TaĢınacak”, Zaman Gazetesi, 18 Eylül 2012.
18
artarak, hattın hayata geçirilmesi için çalıĢmalar hız kazandı. Bu süreçte projeye dair
ilk somut adımlar atıldı ve 2009 yılında Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Macaristan
ve Avusturya‟dan oluĢan taraflar arasında hükümetler arası anlaĢma imzalandı.
YaklaĢık 10 yıldır gündemde olan proje Orta Doğu ve Hazar bölgesi doğalgazının,
Türkiye üzerinden Avrupa‟ya taĢınmasını sağlayacak. Bu hat ile Türkiye'nin doğu
sınırları
Bulgaristan,
Romanya
ve
Macaristan‟dan
geçerek
Avusturya'daki
Baumgarten'a bağlanacak. 3,300 km uzunluğunda yapılması planlanan projenin
ortakları arasında eĢit hisselerle Türkiye‟den BOTAġ, Almanya'dan RWE,
Avusturya'dan
OMV,
Macaristan'dan
MOL,
Bulgaristan'dan
Bulgargaz
ve
Romanya'dan Transgaz yer alıyor. AB‟nin en önemli gaz tedarik projesi olarak
nitelendirilen boru hattının yılda ortalama 31 milyar m3 gaz taĢıması hedefleniyor.37
Ancak Rusya bu projeye karĢı çıkmaktadır. Zira bu proje ile Türkiye‟nin
Rusya‟ya enerji bağımlılığı azalacak ve en önemlisi de Rusya küresel enerji
oyununun dıĢına itilmiĢ olacaktır. Bu yüzden Rusya, Nabucco‟ya alternatif bir proje
olarak gördüğü Güney Akım Projesinin Rusya‟nın Karadeniz liman Ģehri Soçi‟de
imzalandığı gün, yani 15.05.2009 tarihinde “Mavi Akım-2” adında bir baĢka
doğalgaz boru hattı projesi de Türkiye BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya
BaĢbakanı Vladimir Putin arasında imzalandı. Putin, zirveden sonra düzenlenen ortak
basın toplantısında, Türkiye ile Rusya‟nın “Mavi Akım-2” doğalgaz boru hattının
kurulmasıyla ilgili görüĢmelere baĢlama kararı aldıklarını açıkladı. Mevcut Mavi
Akım hattına paralel olarak yapılacak yeni boru hattıyla, Türkiye‟nin artan gaz
ihtiyacı karĢılanacağı gibi, Rus doğalgazının Ġsrail‟e kadar ulaĢtırılması da
kararlaĢtırılmıĢtır.38 Oysa Türkiye, Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı hususundaki
baĢarısına Nabucco projesini de hakkıyla ekleyebilirse küresel anlamda daha etkili
olacak ve jeopolitik önemini artırmıĢ olacaktır.
ABD Nabucco projesine Ģartlı destek vermektedir. Zira plan aĢamasında
kaynak ülkeler olarak Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan ve Ġran, Irak
düĢünülüyordu. Ancak Ġran‟ın projeye dâhil olmasına ABD sıcak bakmıyor.
Özellikle Ġran nükleer enerji krizi konusunda bir uzlaĢmaya varılmadığı sürece
37
Betül Buke Karaçin, “Nabucco Projesinin Geleceği”, USAK Enerji Güvenliği AraĢtırmaları
Merkezi, 14 Temmuz 2011, www.usak.org.tr/makale.asp?id=2205, EriĢim Tarihi: 07.01.2013
38
Celalettin Yavuz, “Türkiye ve Asrın Stratejik Enerji Hatlarına Gelinen AĢama”, TÜRKSAM,
Haziran 2009, http://www.turksam.org/tr/a1707.html, EriĢim Tarihi: 29.01.2014.
19
Tahran yönetiminin Nabucco‟da yer alması uzak bir ihtimal olarak görülüyor. Bunun
yanı sıra, Türkmenistan ve Kazakistan gibi en uygun tedarikçilerin ise Rusya ile uzun
vadeli anlaĢmaları bulunmakta. Aynı zamanda son dönemde Çin‟de pastadan önemli
pay almak için adımlar atıyor. 2009 yılında Rusya ile Türkmenistan 25 yıl süreli
yılda ortalama 80-90 m3, Kazakistan ise 15 milyar m3 gaz alım satım anlaĢması
imzaladı. Bölgenin en zengin doğalgaz üreticisi ülkesi olan Türkmenistan‟ın
katılımının olmaması projenin geleceği adına büyük bir eksiklik olacaktır. ġu an için
en önemli tedarikçi olarak görülen Azerbaycan‟ın ise tek baĢına hattı doldurması zor
görünüyor. ġah Deniz sahasında %11‟lik üretim artıĢıyla doğalgaz kapasitesini yıllık
15-16 milyar m3‟e çıkaran Azerbaycan‟ın mevcut üretimi bile Nabucco boru hattının
büyük bir kısmını karĢılamıyor. Her ne kadar Bakü yönetimi, ġah Deniz-2 sahasının
geliĢtirilerek hatta gaz tedarik edeceğini dile getirse de, bu konuda Ģimdiye kadar
herhangi bir anlaĢma yapılmıĢ değildir.39
Rusya ile Güney Akım projesi konusunda anlaĢmaya varılması, Azerbaycan ile
de Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı‟nın (TANAP) yapımına iliĢkin mutabakat
zaptının imzalanması hiç Ģüphesiz Türkiye‟nin “enerji koridoru” olarak önemini
arttıracaktır. Trans Anadolu Boru Hattı‟ndan gelecek Azerbaycan gazının bir
kısmının Türkiye‟de kullanılması, bir kısmının da Türkiye üzerinden Avrupa‟ya
ihracatı planlanmaktadır. Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı ile Bakü-TiflisErzurum Boru Hattı‟ndan sonra üçüncü bir boru hattının inĢası, Türkiye ile
Azerbaycan arasındaki iliĢkileri daha da güçlendirecektir. Türkiye Enerji Bakanı
Taner Yıldız‟ın da belirttiği gibi bu proje ile beraber özellikle batıda gaz ihtiyacı olan
ülkelerin gösteremediği çabayı Türkiye ve Azerbaycan göstermektedir.40
Harita 2: Türkiye Üzerinden geçen Doğalgaz Boru Hatları
39
KARAÇĠN, a.g.e.
Ġlyas Kamalov, “Türkiye‟nin Enerji Koridoru Hayali, Gerçek Oluyor”, ORSAM, 9 Ocak 2012,
www.orsam.org.tr/tr/yazilar_Yazdir.aspx?ID=3050, EriĢim Tarihi: 07.01.2013.
40
20
Kaynak:http://www.enerjidergisi.com.tr/haber/2013/02/turkiye-enerjide-arz-guvenligini-boruhatlariyla-garantiliyor, EriĢim Tarihi: 29.01.2014.
Türkiye‟nin petrol ve doğalgaz ithalatında ikincil sırayı teĢkil eden Ġran ile de
birtakım enerji anlaĢmaları imzalanmıĢtır. Ġran açısından bakıldığında ise Türkiye
doğalgaz tedarikçileri arasında birinci sırada yer almaktadır. Ġkili arasında 1996‟da
imzalanan anlaĢma 2001‟de sonuç vermiĢ ve Türkiye bugün gaz ihtiyacının yüzde
20‟sini Ġran‟dan karĢılamaya baĢlamıĢtır. Ġki ülke bu iĢbirliğini geniĢletmek
istemekte ve bu bağlamda Ġran gazının Avrupa‟ya ulaĢtırılması gündeme
gelmektedir. Türkiye ayrıca Ġran‟ın doğalgaz üretimine de yatırım yapmak
istemektedir. Nitekim Güney Pars sahasının bazı bölümleri üzerinde anlaĢma
sağlandığı bilinmektedir. Güney Pars 14 trilyon metreküp gaz rezerviyle dünyanın en
büyük gaz sahasını (% 8) ve Ġran doğal gazının yüzde 50‟sini oluĢturmaktadır.
Türkiye-Ġran arasındaki diğer bir proje de Ġran ve Türkmenistan doğal gazının
Türkiye üzerinden Avrupa‟ya ulaĢtırılmasıdır. Bu proje son zamanlarda gündeme
gelmiĢtir. Türkmenistan doğal gazının Hazar Denizi geçiĢli rota yerine, Ġran
üzerinden Avrupa‟ya ulaĢtırılması, Tahran‟ın Moskova‟ya bir meydan okuması
olarak yorumlanabilir. Tahran uzun zaman bu projenin gerçekleĢmesine mesafeli
durmuĢ, ancak nükleer gerginlikte Rusya‟dan istediği desteği alamadığını görünce
projeyi kabullenmiĢtir.41
41
Arif Keskin, “Ġran‟ın Doğalgaz Siyaseti ve Türkiye”,
www.gunaskam.com/tr/index.php?option=com_content&task=view&id=174, EriĢim Tarihi:
06.01.2013.
21
Özetlemek gerekirse, Türkiye coğrafi olarak dünyanın zengin hidrokarbon
rezervlerine sahip bölgelerle bu kaynakları tüketmek isteyen pazarlar arasında bir
kavĢak görevi görmektedir. Bu özelliği Türkiye‟nin doğusundaki kaynakları batısına
taĢıyabilecek doğal bir koridor görevi üstlenmesine olanak sağlamaktadır. Türkiye
toprakları üzerinden geçen BTC ve Kerkük- Yumurtalık Petrol Boru Hatları ve
ġahdeniz (BTE) ve Türkiye–Yunanistan(1) doğalgaz boru hatlarıyla Doğu-Batı
koridoru haline gelmiĢtir. Ayrıca proje ve yapım aĢamasında olan Samsun-Ceyhan
Ham Petrol Boru Hattı ve Türkiye–Yunanistan–Ġtalya (Güney Avrupa Gaz Ringi
Projesi‟nin ikinci aĢaması), Hazar GeçiĢli Türkmenistan–Türkiye–Avrupa, IrakTürkiye, Türkmenistan–Ġran–Türkiye, Mısır–Türkiye ve Türkiye–Bulgaristan–
Romanya–Macaristan-Avusturya (Nabucco) gibi doğalgaz boru hatları faaliyete
geçtiğinde Türkiye doğunun kaynaklarını batıya özellikle de Avrupa pazarına
taĢıyabilecek önemli bir transit ülke konumuna gelecektir. Bunlar arasında Nabucco
Boru Hattı Türkiye‟nin enerji politikası hedefine hizmet edecek proje niteliği
taĢımaktadır. Türkiye‟nin bölgesinde önemli bir enerji üssü olma hedefiyle örtüĢen
bu projenin gerçekleĢmesi için Türkiye önemli bir çaba sarf etmektedir.42
4. Fosil Yakıtların Türkiye Ekonomisindeki Yeri ve Önemi
Türkiye enerjide tamamen dıĢa bağımlı bir ülkedir. Türkiye‟nin enerji faturası
2011 yılında 50 milyar doların üzerinde olmuĢtur. Bunun önemli kısmını petrol ve
doğal gaz ithalatı oluĢturmuĢtur. Türkiye her ne kadar 2002‟den bu yana petrol
ithalatının parasal değerini açıklamasa da son iki yıllık dönemde yılda 16–18 milyon
ton petrol ithalatının gerçekleĢtirildiği bilinmektedir. Bunun muhtemel maliyetinin
13–14 milyar dolar olduğu tahmin edilmektedir. Bu miktar 2007 ve 2008‟de 20
milyon
tonun
üzerinde
seyretmiĢtir.
Benzer
biçimde
doğalgazda
da
fiyatlar/maliyetler açıklanmamaktadır. Türkiye yılda yaklaĢık 40 milyar metreküp
düzeyinde gaz tüketmektedir. Bunun maliyetinin de 15–16 milyar dolar seviyesinde
olduğu tahmin edilmektedir.43
42
Arzu Yorkan, “Küresel Enerji Denkleminde Türkiye”, BĠLGESAM, 2 Haziran 2009,
http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=1973:kuresel-enerjidenkleminde-turkiye&catid=183:enerji, EriĢim Tarihi: 11.01.2013
43
Mitat Çelikpala, „‟Enerji Alanında Rekabet Yeniden Hareketleniyor: Türkiye Merkezli GeliĢmelere
Genel Bir BakıĢ‟‟ Ortadoğu Analiz Mayıs 2012 - Cilt: 4 - Sayı: 41, s. 11
22
Türkiye'de
tüketilen
doğalgaz
büyük
oranda
elektrik
santrallerinde
kullanılmaktadır. Bu oran 2005 yılı içerisinde % 57'dir.Türkiye toplam elektrik
tüketiminin % 45'ini doğalgaz ile çalıĢan santrallerden elde etmekte iken, bu alanda
dünya ortalaması %15 civarındadır. ġehirlerdeki doğalgaz dağıtım faaliyetleri Enerji
Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından yapılan ihaleler Ġle özel iĢletmeler
tarafından yapılmaktadır ve birkaç bölge hariç tüm dağıtım bölgelerinde ihaleler
sonuçlanmıĢtır. Ġstanbul, Ankara ve Ġzmit Ģehirlerinde ise dağıtım faaliyetleri Ģehir
belediyeleri tarafından yapılmaktadır. Yıllara göre doğalgaz tüketimine bakıldığında;
2004 yılında Türkiye‟de tüketilen doğalgaz miktarı yaklaĢık 22 milyar m³, 2005
yılında 27 milyar m³, 2006 yılında 30,5 milyar m³, 2007 yılında 36, 5 milyar m³
olmuĢtur. 2007 yılı sektörel gaz tüketim miktarlarında konut sektörü 7,8 milyar m3
yıllık toplam miktar ile % 22,2, sanayi sektörü 7,6 milyar m³ yıllık toplam miktar ile
%21.7, elektrik sektörü 19,7 milyar m³ yıllık toplam miktar ile % 56.1 artıĢ
göstermiĢtir.44
Grafik 5. Sektörel Tüketim Miktarları KarĢılaĢtırılması (Milyar Sm3)
Kaynak:http://www.epdk.gov.tr/documents/dogalgaz/rapor_yayin/Dpd_Rapor_Yayin_Sektor_Rapor
u_2011_YML4K810nps7.pdf, EriĢim Tarihi: 29.01.2014.
Türkiye‟nin enerji talebinde dikkati çeken en önemli husus, ihtiyacının dünya
ortalamasının çok üzerinde artıyor olmasıdır. Enerjideki talep artıĢı yıllık %5‟in
üzerindeyken, elektrikte bu oran %7 civarındadır. Türkiye‟nin enerji talebindeki artıĢ
hızı dünya ortalamasının 4 kat üzerinde olup, 2020‟deki enerji ihtiyacı bugünkünün
%140 üzerinde olacaktır. Tüketim artıĢ hızının bu kadar yüksek olmasına karĢın,
Türkiye‟nin mevcut enerji kullanımından kaynaklanan önemli dezavantajları vardır.
44
“Dünyada ve Türkiye‟de Doğal….‟‟
23
Her Ģeyden evvel, yüksek petrol fiyatları Türkiye‟nin dıĢ ticaret açığında büyüyen
boĢluklara neden olmaktadır. Tablo 3 yıllık ortalama petrol fiyatlarının belirlenen
toplam talepte Türkiye ekonomisine nasıl bir yük getirdiğine dikkat çekmektedir.45
Tablo 4. Türkiye‟nin Fiyatlara Göre Petrol Faturası (Milyar $)
Kaynak: Mert Bilgin, “Fosil, Yenilenebilir ve Nükleer Yakıtların Neopolitik Anlamı:
Türkiye‟nin Durumu ve Gelecek Alternatifleri”, Uluslararası İlişkiler, Cilt 5, Sayı 20 (KıĢ
2009), s. 66
Petrol ve doğalgaz ithalatı yoluyla yaĢanan dıĢa bağımlılık; elektrik üretiminde
doğalgazın payının çok yüksek oluĢu; serbestleĢtirme/özelleĢtirmeler sonucu
doğalgaza dayalı elektrik üreten santrallerin özel sektör elindeki kâr amaçlı
kullanımı, kentsel gaz dağıtım Ģirketlerinin birim hizmet ve yıpranma payı
bedellerinin yüksek tutulması olguları, bir bütün olarak, doğalgaz ve elektrik fiyatları
üzerinde zam yapılması yönünde bir basınç oluĢturmuĢtur.46
Zaman gazetesinde 01.02.2006 tarihinde yayınlanan bir habere göre,
Türkiye'nin 1000 m3 doğal gaz için Rusya'ya ödediği fiyat 243 dolar, Ġran'a 236
dolardır. Bu rakamlara BOTAġ'ın iletim, dağıtım ve iĢletme masrafları eklenecektir.
Kentsel doğal gaz dağıtım Ģirketleri BOTAġ'tan satın aldıkları fiyata birim hizmet ve
amortisman bedelini eklemektedir. Bu rakam EPDK'nın lisans ihalelerini kazanan
Ģirketler için 0-0,037000 YTL mertebesindedir. Ancak bu rakam EPDK kararıyla
ayrıcalıklı statüdeki Ģirketler olan ĠGDAġ için 0,059947, EGO için 0,058019 YTL,
ĠZGAZ, AGDAġ ve BAHCEġEHĠRGAZ için 0,069649 YTL'dir. Bu Ģirketler üretici
fiyat endeksindeki artıĢları bu rakamlara ekleyebilmektedirler. Daha önce
özelleĢtirilen BURSAGAZ ve ESGAZ için ise bu rakam sabittir ve 2,5 cent/m3,
45
Mert Bilgin, “Fosil, Yenilenebilir ve Nükleer Yakıtların Neopolitik Anlamı: Türkiye‟nin Durumu
ve Gelecek Alternatifleri”, Uluslararası İlişkiler, Cilt 5, Sayı 20 (KıĢ 2009), s. 65-66
46
„‟Enerji Sektöründe…‟‟
24
yaklaĢık 0,033000 YTL'dir. Bu rakamlara ayrıca 0,021000 YTL Özel Tüketim
vergisi ve %18 KDV eklenmektedir.47
Sonuç olarak Türkiye'nin enerji alıcısı/tüketicisi pazarlara yakınlığı, serbest
piyasa ekonomisi uygulayıcısı olması, yüksek algı fiyatlaması, ham petrol ve doğal
gaz fiyatları ve uygun mali koĢullar ülkeyi uluslararası yatırım için kusursuz bir aday
kılmaktadır. Yeni oyuncular piyasaya girdikçe, kendileri ile birlikte yeni sermaye,
teknoloji ve yeni sektör uygulamaları ve deneyim getirdikçe, ülkenin petrol ve gaz
sektörü daha önce hiç görülmemiĢ biçimde geliĢecek ve büyüyecektir.
ĠKĠNCĠ BÖLÜM
1.
İran’da Fosil Yakıtların Tarihi
Ġran, petrolün bulunmamasından önce, sömürgecilerin iĢtahını kabartan
keostratejik ve jeopolitik konuma sahipti. Rusya kuzeyden, Ġngiltere güneyden ve
onlardan önce Portekizler ve Hollandalılar her zaman Ġranlı yetkilileri kontrol altına
almaya ve hatta mümkünse Ġran‟a sulta kurmaya çalıĢtılar. Ġran hiçbir zaman
sömürgecilerin direkt sömürüsü altına girmedi, fakat Ġranlı Ģahların kifayetsizlikleri
ve sömürgecilerin politikaları, Ġran‟ın geliĢme ve ilerlemesini engelledi.48
19. Yüzyılın sonlarında Avrupalı ve Amerikalı iĢadamları henüz bağımsız olan
Ġran ve Osmanlı topraklarında ayrıcalık kazanmak üzere ilk giriĢimlere baĢlamıĢlardı.
20. yüzyılın baĢlarında Ġran Ģahı, Yeni Zelanda asıllı bir Ġngiliz iĢadamı William
Knox D‟arcy‟ye ilk önemli ayrıcalığı tanıdı.49
Ġran Hükümeti, 1901 Mayısında D‟arcy ile Rusya‟nın etkisi altında bulunan
beĢ kuzey Ģehri dıĢındaki Ġran petrol alanlarını kapsayan ve petrolün araĢtırılması ve
iĢletilmesine iliĢkin bir imtiyaz anlaĢması yapmıĢtır. Bu aynı zamanda petrolün ticari
olarak ilk defa 1908‟de Batı Asya‟da çıkarılacağı anlamına geliyor ve bu geliĢme,
1909‟da Anglo Persian Oil Company‟nin kurulmasını da beraberinde getiriyordu. Bu
çerçevede ilk petrol ihracatı da Abadan‟dan 1912‟de baĢlamıĢtır. ġirketin hisselerinin
47
Türkiye‟nin Doğal Gaz Temin ve Tüketim Politikalarının Değerlendirilmesi Raporu, TMMOB
Makine Mühendisleri Odası, Yayın No. 408, Ankara Mart 2006.
48
“Ġran petrol Sanayii MillileĢmesi”, 16 Mart 2012, turkish.irib.ir/makaleler/siy asimakaleler/item/257571-iran-petrol-sanay ii-millilesmesi?tmpl=component, EriĢim Tarihi: 06.01.2013
49
LEWIS, a.g.e. s. 442
25
% 51‟ini 1914‟te alan Ġngiliz Hükümeti, hem Ģirket hem de petrol alanları üzerinde
denetimi eline geçirmiĢ olmaktaydı. Bu imtiyaz 1933‟te yapılan 60 yıl süreli yeni bir
anlaĢmayla uzun süreli olarak güvence altına almıĢtır. Sonuçta Ģirketle Ġran
Hükümeti arasın da 1930 ve 1940‟larda yaĢanan anlaĢmazlıklara rağmen
Ġngiltere‟nin Ġran petrolleri üzerindeki bu ayrıcalıklı konumu 1951‟deki millîleĢtirme
giriĢimine kadar herhangi bir değiĢikliğe uğramadan devam etmiĢtir.50 1951‟de Ġran
BaĢbakanı Musaddık petrolü devletleĢtirmiĢ ve Ulusal Ġran Petrol ġirketi‟nin (NIOC)
kuruluĢunu ilan etmiĢtir. 51
Ġran petrol sanayisinin millileĢmesi hareketi sadece Ġran tarihinde değil,
Ortadoğu‟nun siyasi geliĢmeler tarihinde de bir dönüm noktası sayılıyor. Mısır‟ın
eski lideri Cemal Abdunnasır, SuveyĢ kanalının millileĢtirilmesi hareketini Ġran
petrol sanayisinin millileĢtirilmesinden esinlendi. Ġran‟da gerçekleĢen bu inkılabi
hareketin Ġngiliz sömürü elebaĢlarını derin bir Ģoka soktu, bu yüzden petrol sanayinin
millileĢtirme hareketini engellemek için birçok komploya baĢvurdu. Fakat bu
hedeflerinde baĢarılı olamadılar. Ġran‟da petrol sanayisinde yaĢanan bu önemli
geliĢme ile birlikte sömürücü Ġngiltere‟nin Ortadoğu‟daki konumu önemli oranda
sarsıldı ve Ġngiltere‟nin bölgeden çekilme süreci baĢladı.52
1953 yılında ġah, Musaddık‟ı görevden almaya çalıĢtı fakat çıkan isyanın
ardından ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Buna karĢılık Ġngilizler ABD‟yi
Musaddık‟ı devirmek için hazırlanan bir plana dahil olmaya davet etti ve 1953‟te
BaĢkan Dwight D. Eisenhower Ajax Operasyonu‟nun yapılmasını onayladı.
Operasyon yapıldı ve Musaddık 19 Ağustos 1953‟te tutuklandı. ġah ise kaçmıĢ
olduğu Roma‟dan dönerek tekrar görevini devraldı. Bu geliĢmelerin ardından Ġran
petrollerinin iĢletilmesi için, % 50 hakkı Ġran‟da olmak üzere çok uluslu bir
konsorsiyum oluĢturuldu.53
Arap-Ġsrail SavaĢı sonucunda patlak veren 1973 petrol krizinde, Ġran mevcut
durumdan en iyi Ģekilde istifade etmesini bilmiĢtir. OPEC (Petrol Ġhraç Eden Ülkeler
Örgütü) üyesi ülkelerin petrol üretiminin azaltılmasına yönelik kararlarını hiçe
50
Tayyar Arı, Geçmişten Günümüze Ortadoğu: Siyaset, Savaş ve Diplomasi, 4.Baskı, Bursa: MKM
Yayıncılık, 2008, s. 143-144.
51
Kermit Roosevelt, Karşı Darbe: CIA İran’da, 1. Baskı, Ġstanbul: TimaĢ Yayınları, 2007, s. 85.
52
“Ġran petrol sanayi… “
53
tr.wikipedia.org/wiki/Ġran-, EriĢim Tarihi: 06.01.2013
26
sayarak bu dönemde petrol üretimini daha da arttırmıĢ ve Batı ülkelerine daha fazla
petrol ihraç etmiĢtir. Bu hareketiyle, diğer Müslüman devletlere yardım etmek
yerine, Amerikan dolarlarının Ġran ekonomisine akmasını tercih etmiĢtir. Bu
dönemde tamamen pragmatik bir dıĢ politika anlayıĢının egemen olduğuna Ģahit
olmaktayız.54
1979‟da Ġran‟da Ġslami bir devrim gerçekleĢmiĢtir. Bu devrim, petrol
politikalarıyla ilgili olarak bazen eski politikaları sürdürmüĢ, bazı alanlarda ise
değiĢiklikler yapmıĢtır. Örneğin, ġah gibi, devrim sonrası Ġran yönetimi de tum
enerjisini petrol fiyatlarının artması yönünde harcamaktadır. Bu piyasa mantığıdır ve
doğaldır. Ayrıca, Devrim sonrasında Ġran ekonomisinin petrole bağımlılığı devam
etmiĢtir. Bu yönü ile Ġran halihazırda bir rantiye devlettir. Ekonominin yapısı ġah
dönemi ile neredeyse aynıdır. Hem ġah, hem de devrimci Ġran, ekonominin üretim
altyapısının çeĢitlendirilmesi ve ülkenin petrole bağımlı olmaktan kurtarılması
politikasını gütmüĢler ancak bunda baĢarılı olamamıĢlardır.
Petrol her iki dönemde de en önemli dıĢ politika araçlarından birisi olarak
kullanılmıĢtır. ġah bu stratejik doğal madeni, Ġngiltere ve Sovyetler Birliği‟ne karĢı
kullanmayı denemiĢ, petrolden elde ettiği gelirleri ABD silahlarına aktararak bu
ülkenin desteğini aramıĢ, bu Ģekilde güçlü bir orduya sahip olarak Körfez bölgesini
yönlendirmeyi
denemiĢtir.
Devrim
sonrasında
ise,
petrol
bu
defa
ABD
ambargosunun etkisiz hale getirilmesi için devreye sokulmuĢtur. Petrolun de
sağladığı imkânlarla ekonomik açıdan Avrupa ülkeleri, askeri açıdan ise Rusya ve
Çin ile yakın iĢbirliğine giriĢilmiĢtir.55
1980‟de Ġran, Irakla 8 yıl sürecek olan bir savaĢa girmiĢtir. 1979 Devrimi
sonrasında Ġran‟ın, hem ABD hem de Körfez ülkeleri ile olan iliĢkileri bozulmuĢtur.
1978 yılında Ġsrail‟le Camp David anlaĢmasını imzalayan Mısır da Arap devletleri
tarafından dıĢlanmıĢ ve yalnız bırakılmıĢtır. Irak ise güç kaybına uğrayan bu iki rakip
devletin yerini alarak bölgenin yükselen yeni gücü olmak istemiĢtir. Saddam
açısından bu savaĢın birçok nedeni var. Ancak bizim konumuzu ilgilendireni
54
Mehmet DurmuĢ, “ġahtan Hatemi‟ye Ġran DıĢ Politikası”, TÜRKSAM, 8 Aralık 2005,
www.turksam.org/tr/yazdir653.html, EriĢiĢm Tarihi: 15.01.2013
55
Ünal Gündoğan, “1979 Ġran Ġslam Devrimi‟nin Ortadoğu Dengelerine Etkisi”, Ortadoğu Analiz,
Haziran 2011 - Cilt: 3 - Sayı: 30, s. 70.
27
Kuzistan bölgesindeki Arapların bağımsız olmasını sağlayarak Ġran‟ın bu bölgedeki
önemli petrol yataklarından mahrum kalmasını sağlamaktır.56
1988 yılında Irak ile savaĢın sona ermesi, 1989 yılında Ayetullah Humeyni‟nin
vefatı ve aynı yıl Sovyetler Birliğinin Afganistan‟dan çekilmesi ve bir yıl sonra da
dağılması sonrasında Ġran‟ın katı ideolojik politikaları, tam olmasa bile, büyük
ölçüde sona ermiĢtir. ABD ve Ġsrail karĢıtlığı politikaları değiĢen düzeylerde varlığını
halen devam ettirse de, diğer bir çok konuda daha pragmatik eğilimler ivme
kazanmıĢtır. Bunda yukarıda sayılan etkenlerin yanı sıra, Humeyni sonrası iktidara
gelen yönetimlerin ılımlı politikalarının ve 1990 yılında Saddam Hüseyin
liderliğindeki Irak‟ın yeni maceralara atılmasının etkisi bulunmaktadır.
Irak‟ın 1990 yılında Kuveyt‟i iĢgali bölge dengelerini sil baĢtan değiĢtirmiĢtir.
Her Ģeyden öte, Sovyetler Birliği‟nin baskısından kurtulan ABD açısından sayısız
fırsatlar ortaya çıkmıĢtır. Bu fırsatların en baĢında, ABD ordusunun Körfez‟e
yerleĢerek „Devrimci Ġran‟ın kuĢatılması‟, „petrol bölgelerinin kontrol altına
alınması,‟ „Suudi Arabistan dâhil tüm Körfez monarĢilerinin bağımlılıklarının
artırılarak bir çeĢit protektora statüsüne indirgenmeleri‟ gelmektedir.57
1986‟dan itibaren petrol fiyatlarındaki gerileme ve Sovyetlerin dağılmasıyla
yeni üreticilerin piyasaya girmesi, OPEC ülkeleri açısından petrolün bir siyasal silah
olarak kullanılma olanağını neredeyse ortadan kaldırmıĢtı. Dolayısıyla ABD‟nin
bölgeye yönelik politikasının belirlenmesinde temel kaygının ekonomik çıkarların
korunması olduğu düĢünüldüğüne, ilginin odak noktasını doğal olarak petrol
oluĢturmaktadır. Çünkü petrole bağımlılıkları giderek biraz daha artan ABD ve Batılı
müttefikleri, petrol ihtiyacının önemli bir kısmını bu bölgeden karĢılamaktadır.
Soğuk SavaĢın sonuna kadar hatta 2000‟li yıllara kadar Orta Doğuya yönelik
geleneksel Amerikan politikasının ana hedefleri, petrolün (ABD denetiminde)
düzenli bir Ģekilde sevkinin sürekliliğini sağlamak, bölgenin ve bölgedeki petrol
kaynaklarının içeriden veya dıĢarıdan bir baĢka gücün kontrolüne girmesini önlemek
veya üretici ülkeler üzerinde denetim kurarak petrolün sevkini engellemek veyahut
petrolü ve petrol üreticisi ülkeler üzerinde sağladıkları denetimi Batı dünyasına karĢı
56
57
DURMUġ, a.g.e.
GÜNDOĞAN, a.g.e. s. 70-71
28
kullanmaya çalıĢmalarını engellemek; Körfezdeki Amerikan müttefiki olan
geleneksel rejimleri iç ve dıĢ tehditlere karĢı koruyarak mevcut istikrarı sürdürmek;
Ġsrail‟in güvenliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik gerçek ve olası
tehditleri önlemek ve tüm bu amaçları gerçekleĢtirmek için gerekirse askeri güç
kullanmaktı.58
Batı dünyasında Ġran; rejim ihracı, radikal örgütlere destek vermesi ve bugünde
tartıĢması süren nükleer silah geliĢtirme iddiası öne sürülerek tehdit olarak
algılanmaktadır. ABD‟nin Ġran‟a yönelik petrol ambargosu veya yaptırımının
stratejik yatırımları, toplumsal muhalefeti ve ekonomiyi hedefleyen boyutu vardır.
Stratejik açıdan etki doğuran ambargo enerji alanındaki yatırımlara ve dolayısıyla da
arama, üretim ve geliĢtirme faaliyetlerine, rafineri know-how transferine, boru hatları
projelerine yönelik olup, daha sonra LNG sektörünü de kapsamıĢtır. Ġran Yabancı
Petrol Yaptırım Yasası doğrudan Amerikan Ģirketlerinin yatırımlarını kapsamıĢtır.
Yasa ile yılda 20 milyon dolardan fazla yatırım yapılması yasaklanmıĢtır. Ancak
dikkate çeken husus bu yasanın kabul edildiği yıl aynı zamanda Ġran‟ın sektörünü
yabancı yatırımlara açtığı yıl olmasıdır. Söz konusu yasa bir anlamda bu açılımı
önlemeye yönelik alınmıĢtır.59
2005‟ten itibaren Ġran üzerine üretilmiĢ bir kriz durumu mevcuttur. “Ġran
tehlikesi hayaleti” medya aracılıyla dünya çapına yayıldı. Ġran‟a karĢı bir askeri
operasyonu meĢrulaĢtırmak amacıyla, ABD‟nin yeni-muhafazakâr yöneticileri - Irak
iĢgali öncesinde Saddam Hüseyin‟e karĢı uygulanmıĢ olan yöntemdeki gibi - bu
ülkeye karĢı bir ĢeytanlaĢtırma kampanyası baĢlattılar. Bu kiĢiler, Ġran‟ın, nükleer
bomba yapmaya çalıĢan ve bir veya birkaç Amerikan kentini bombalama konusunda
tereddüt etmeyecek olan tehlikeli çılgınlar tarafından yönetildiğine, insanları
inandırmak için büyük gayret sarf ettiler. Bu tehlikeye karĢı verilecek tek cevap ise
önleyici savaĢtır. Ġran‟a karĢı muhtemel bir ABD-Ġsrail saldırısı hakkında üretilen
spekülasyonlar Batı medyası tarafından yapılan bir savaĢ propagandasına dönüĢtü.60
58
Tayyar Arı, İran, Irak, ABD, Petrol, Özetleyen: V. Nezih Aytaç, s. 6-7.
http://www.altinicizdiklerim.com/ozetler/Irak,%20Iran,%20ABD%20ve%20petrol.pdf, EriĢim Tarihi:
16.01.2013.
59
Hakan Demir, „‟Basra Körfezi Petrolü, Ġran ve Yaptırımlar‟‟, ORSAM, 7 Mart 2012,
www.orsam.org.tr/tr/yazilar_Yazdir.aspx?ID=3295, EriĢim Tarihi: 06.01.2013.
60
Bülent Gökay, „‟Petrodolar'ın Sonunun BaĢlangıcı: Irak'ı Ġran'a Bağlayan Nedir?‟‟, BĠLGESAM, 17
ġubat 2008.
29
Günümüzde her an sıcaklığını korumakta olan bu uyuĢmazlık zaman zaman „ABD,
Ġran‟ı vuracak mı?‟ sorularının gün yüzüne çıkmasına neden olmaktadır.
Ġran‟da petrolün yanında önemli bir diğer kaynak da doğalgazdır. Bugün
Ġran‟ın kesinleĢmiĢ doğal gaz rezervlerinin yaklaĢık 30 trilyon m3 düzeyinde olduğu
tahmin edilmektedir. Doğal gaz, Ġran‟ın enerji tüketiminin yarısını oluĢturmaktadır.
Hükümet, doğal gaz tüketimini artırmak için ilerleyen yıllarda büyük yatırımlar
gerçekleĢtirmeyi planlamaktadır. Doğal gaz rezervleri, Güney Pars bölgesindeki
„offshore‟
sahada
yoğunlaĢmıĢtır.
Gerekli
yatırımlar
yapılıp
bu
rezervler
geliĢtirildiğinde, Ġran‟ın yakın zamanda önemli bir doğal gaz ihracatçısı olması
beklenmektedir.61 Ancak Ġran‟ın bu rezervleri ihraç edeceği boru hattı projelerinin
gerçekçi olabilmesi için doğal gaz yataklarında yeni yatırımlara ve üretimi artırmaya
ihtiyacı vardır. Bu yatırımlar ise nükleer gerginlik nedeniyle gerçekleĢmemektedir.
Ġran‟ın ekonomik ve siyasi hayatında petrolün önemini vurgulamaya gerek yoktur.
Ġran ekonomisi uzun zaman petrole dayalı bir ekonomiyken, son zamanlarda
özellikle de doğalgaz ekonomide önemli yer tutmaya baĢlamıĢtır. Doğalgaz bir
taraftan ekonomik kaynak sağlarken, diğer taraftan siyasi ve stratejik güç unsuru
olmaya baĢlamıĢtır. Rusya-Gürcistan gerginliği, enerji bağımlılığının siyasi süreci
etkileme potansiyelini bir kez daha göstermiĢtir. Bu süreçte Rusya‟nın aĢırı güç
kullanımından rahatsız olan Avrupa, Moskova‟ya olan enerji bağımlılığı sebebiyle
fazla ses çıkaramamıĢtır. Ġran da bu gücün farkındadır ve bunu kullanmak
niyetindedir.
Ġran‟da her gün artan iç tüketim, yeni yatırım eksikliği, yenilenmemiĢ eski
teknoloji ve Batı‟yla yaĢanan nükleer gerginlik Ġran doğal gaz siyasetini
zorlaĢtırmaktadır. Ġranlı enerji uzmanlara göre bugünkü kapasite artmadığı sürece
Ġran‟ın önümüzdeki 10 sene için doğal gaz ihraç gücü bulunmamaktadır.62
2. İran’ın Fosil Yakıt Potansiyeli
http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=70:petrodolarnsonunun-balangc-irak-rana-balayan-nedir&catid=77:ortadogu-analizler&Itemid=150,
EriĢim Tarihi: 12.01.2013.
61
Ümit AtĢağaoğlu, „‟Ġran Ülke Raporu‟‟, Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA), Ankara Mayıs 2012, s.8
62
KESKĠN, a.g.e.
30
Dünyanın yaĢayan en eski medeniyetlerinden biri olan Ġran, dünya nüfusunun
dörtte üçünün yaĢadığı, yine dünya enerji kaynaklarının dörtte üçünün ve küresel
gayri safi hasılanın yüzde 60‟ına sahip olan bir coğrafyanın ortasında yer almaktadır.
Ġran, öte yandan, Basra Körfezi ve Hazar Denizi gibi devasa petrol kaynakları olan
iki enerji havzasının arasında bulunmakta ve bu durum ülkeye bölgenin jeopolitikası
üzerinde ayrıcalıklı bir rol oynama Ģansı vermektedir. Bugün Ġran‟ın bilinen toplam
petrol rezervi dünya petrol rezervlerinin yaklaĢık yüzde 9‟una denk gelmektedir.
Yani bugünkü üretim miktarıyla 65 yıllık bir üretim sürdürülebilirliği vardır. 63
Lavan Blend, Foroozan Blend veya Sirri, Ġran hafif ve ağır olmak üzere 4 farklı
kalitede ham petrol üretimi mevcuttur. Bu ham petrollerden hafif ve ağır türü olanlar
ihracatın önemli kısmını oluĢturmaktadır. Bunun yanı sıra Ġran‟da toplam 1.5 milyon
varil/gün iĢleme kapasitesine sahip 9 adet rafineri bulunmaktadır.64
Grafik 6. 2011 Yılı Ġtibariyle Ġran‟ın Petrol Rezervlerinin Dünyadaki Yeri
(Milyar Varil)
Kaynak:
http://www.endofcrudeoil.com/2011/11/united-states-and-its-allies-expand.html,
EriĢim Tarihi: 29.01.2014.
Ayrıca Ġran, bir asırdan fazla zaman sonra ilk kez Hazar Denizi‟nde petrol
bulmuĢtur. Bir doğalgaz yatağındaki sondaj çalıĢmaları sırasında bulunan petrol
yatağının 2.5 kilometre derinde olduğu ve 10 milyar varil ham petrol barındırdığı
belirtildi. Ġran Ulusal Petrol ġirketi‟nin açıklamasında Hazar Denizi‟ndeki yatakta
63
64
Bülent KeneĢ, İran: Tehdit mi Fırsat mı?, 1.Baskı, Ġstanbul: TimaĢ Yayınları, 2012, s. 25.
DEMĠR, a.g.e.
31
bulunan petrol miktarının ülkedeki bilinen petrol rezervlerinin yüzde 7‟si olduğu
belirtilmiĢtir. Bu aynı zamanda Cezayir‟in ürettiği petrolün tamamına tekabül
etmektedir.65
Grafik 7. Yıllara Göre Ġran‟ın Petrol Üretim ve Tüketimi (1977-2010)
Kaynak:
http://www.endofcrudeoil.com/2011/11/united-states-and-its-allies-expand.html,
EriĢim Tarihi: 29.01.2014.
Ġran, 2010 yılında günde yaklaĢık 2,2 milyon varillik petrol ihraç etmiĢtir.
Petrol
ihracatından
kazanılan
gelir
Ġran
hükümetinin
gelirlerinin
yarısını
oluĢturmaktadır. Ġran'ın toplam ihracatının yüzde 80'ini de petrol ihracatı
oluĢturmaktadır. Ġran, 2010 yılında 81,1 milyar dolarlık petrol ihraç etmiĢtir. Bu oran
bir önceki yıla göre yüzde 23 artıĢı ifade ediyor.
Türkiye, Çin, Hindistan ve Güney Kore Ġran'dan petrol ithalatını artıran ülkeler
olarak ilk sıralarda yer almaktadır. Ġtalya ve Ġngiltere'ye yapılan ihracat ise ambargo
uygulamaları nedeniyle düĢmüĢtür.
Ġran petrolün yüzde 18'ini AB üyesi ülkelere ihraç etmektedir. Bu ülkelerden
Ġtalya yüzde 7'yle ilk sıradadır. Onu yüzde 6'yla Ġspanya, yüzde 2'yle Fransa, yüzde
1'le Almanya, yüzde 1'le Hollanda takip etmektedir. Ġngiltere'nin payı yüzde 1'e
yakındır. Diğer ülkelerin payı da yüzde 1‟dir.
Tablo 5. Ġran‟ın Petrol Ġhraç Ettiği Ülkeler (2010)
65
„‟Ġran Hazar Denizi'nde Petrol Buldu‟‟, Hürriyet Gazetesi, 21 Mayıs 2012.
32
Kaynak:
http://www.endofcrudeoil.com/2011/11/united-states-and-its-allies-expand.html,
EriĢim Tarihi: 29.01.2014.
Dünyanın en büyük enerji tüketimine sahip olan Çin, Ġran'ın ihracatında yüzde
22 ile en önemli ülke konumundadır. Türkiye'nin payı ise yüzde 7. Ġran'ın ihracatında
Japonya'nın payı yüzde 14, Hindistan'ın payı yüzde 13, Güney Kore'nin payı yüzde
10‟dur. Ġran'dan petrol ithalatı yapan ülkeler arasında ilk sırada yüzde 30.6'yla
Türkiye yer alıyor. Bir baĢka deyiĢle, Türkiye petrol ihtiyacının yüzde 30.6'sını
Ġran'dan karĢılıyor. Türkiye'yi yüzde 25'le Güney Afrika, yüzde 22.6 ile Yunanistan,
yüzde 13.5'le Ġtalya izliyor.66
Grafik 8. 2011 Yılı Ġtibariyle Ġran‟ın Doğalgaz Açısından Dünyadaki Yeri
Kaynak.
http://www.endofcrudeoil.com/2011/11/united-states-and-its-allies-expand.html,
EriĢim Tarihi: 29.01.2014.
Ġran için en az petrol kadar önemli olan bir diğer kaynak doğalgazdır.
Rusya‟dan sonra dünyadaki ikinci büyük gaz rezervlerine sahiptir. Büyük bir hızla
66
„‟Ġran Petrolü Dünya Ġçin Ne Ġfade Ediyor?‟‟, www.ntvmsnbc.com/id/25322534/,
EriĢim Tarihi: 06.01.2013.
33
büyüyen iç tüketimin yanında Ġran Ayrıca büyük bir gaz ihracat potansiyeline
sahiptir.67
2004'te, Ġran'ın doğal gaz rezervinin büyük bir kısmı henüz kullanıma
açılmamıĢ durumdaydı. Yeni hidroelektrik istasyonlarının eklenmesi ve klasik kömür
ve petrol ile çalıĢan istasyonlarının hatlara bağlanmasıyla ülke kapasitesi 33,000
megavata yükselmiĢtir. Bu miktarın %75'i doğal gaz, %18'i petrole dayanmaktadır.
Nüfus artıĢı ve yoğun endüstrileĢme elektrik ihtiyacının yılda %8 oranında
artmasına neden olmuĢtur. Hükümet, 2010 itibarıyla 53,000 megavatlık kapasite
hedefine ulaĢmak için gaz ile çalıĢan yeni enerji santrallerini etkin hale getirmeyi
planlamaktadır.68
2013‟ün ilk günlerinde Ġran‟ın resmi haber ajansı IRNA, Kum eyaleti sınırları
içinde inĢa edilen Ortadoğu‟nun ilk ve en büyük sıvılaĢtırılmıĢ doğalgaz depolama
tesisinin hizmete açıldığını duyurmuĢtur. Tesisinin Ģu anki 1,5 milyar m3 doğalgaz
depolama kapasitesinin sonraki aĢamada 3,3 milyar m3 çıkarılacağı belirtilmiĢtir.
Grafik 9. Ġran‟ın Doğalgaz Üretim ve Tüketimi (2000-2010 Yılları Arası)
Kaynak:
http://www.endofcrudeoil.com/2011/11/united-states-and-its-allies-expand.html,
EriĢim Tarihi: 29.01.2014.
67
68
KENEġ, a.g.e. s. 25.
tr.wikipedia.org/wiki/Ġran, EriĢim Tarihi: 06.01.2013
34
Soğuk havalarda kullanılmak üzere günde yaklaĢık 7.3 milyon m3
sıvılaĢtırılmıĢ doğal gazın depolanacağı kaydedildi. Tesislere Ģu ana kadar 700
milyon m3 sıvılaĢtırılmıĢ doğalgaz pompalandığı, ihtiyaç halinde günlük kullanım
miktarının ise 10 milyon metreküp olarak öngörüldüğü ifade edilmiĢtir. Tesislerdeki
sıvılaĢtırılmıĢ doğalgazın elektrik enerjisi üreten santrallerde de kullanılabileceği
bildirilmiĢtir.69
Ġslami Ġran petrol bakanı Rüstem Kasımi, Tahran'ın güneyinde yer alan Kum
kentinin Serace bölgesinde doğalgaz depolama tesisinin hizmete açılıĢ töreni
sırasında yaptığı konuĢmada, doğalgaz depolamayı stratejik olarak nitelerken,
halihazırda Serace doğalgaz depolarında 700 milyon m3 gazın depolandığını
belirterek, bu arada Ġran'ın doğusunda yer alan ġurice bölgesinde depolama tesisinde
de günlük olarak 100 milyon metre küp doğalgazın rezerv edildiğini ifade etmiĢtir.
Ġran petrol bakanı Kasımi, Ġran'ın 40 ayrı yerinde doğalgaz rezervi için yer tespiti
yapıldığını söylemiĢtir.70
Petrolün ve doğalgazın Ġran ekonomisindeki yeri hiç kuĢkusuz çok önemlidir.
Hatta denilebilir ki bu fosil yakıtlar olmasaydı Ġran bugünkü konumunda olamazdı.
Bu yakıtların ihracatında yaĢanacak sıkıntılar Ġran ekonomisini önemli ölçüde
sarsacaktır. Keza Petrol ambargosunun temmuzda yürürlüğe girmesiyle Ġran'ın petrol
gelirleri hızla düĢmüĢtür. Ambargo nedeniyle Ġran'ın petrol ihracatının yüzde 45
azaldığı tahmin ediliyor. Yıllık petrol ihracatı 120 milyar dolar olan Ġran'ın gelirinin
yarıya inmesi karaborsada ABD dolarının fiyatını da artırdı. Resmi olarak bir ABD
doları, 120 bin Ġran riyalinden iĢlem görürken karaborsada 225 bin riyale yükseldi.
Özellikle düĢük gelir gruplarını etkileyen enflasyon da Ġran'da hızla artıyor.
Enflasyonun açıklanan resmi rakamların iki katı olduğu ve yüzde 50'yi bulduğu ileri
sürülüyor.
Ġran, yaĢadığı bu olumsuz ekonomik koĢulların nedeninin bir kısmını
Türkiye'ye bağlıyor. Çünkü Ġran'ın petrolüne, Kuzey Irak Kürt Bölgesi'nde çıkarılan
69
„‟Ġran‟da Ortadoğu‟nun En Büyük Doğalgaz Depolama Tesisi Açıldı‟‟, 7 Ocak 2013,
enerjienstitusu.com/2013/…/iranda-ortadogunun-en-buyuk-dogalgaz-depolama-tesisi-hizmete-acildi/,
EriĢim Tarihi: 08.01.2013
70
„‟Ġran‟ın Günlük Doğalgaz Rezervi 100 Milyon Metreküp‟‟, 6 Ocak 2013,
turkish.irib.ir/haberler/iran/item/272963-iran‟ın-günlük-doğalgaz-rezervi-100-milyonmetreküp?tmpl=c, EriĢim Tarihi: 06.01.2013.
35
petrol alternatif oluyor. Öyle ki, Ġran'ın günlük ham petrol üretimi 3.6 milyon
varilden 2.7 milyon varile geriledi. Bu gerileme daha da sürecek ve Ġran petrolünü
satamadığı için bazı petrol kuyularında üretimi durdurmak zorunda kalacak.71
3.
İran’ın Mevcut Boru Hatları ve Projeleri
Ġran Petrol Bakanı Yardımcısı Muhsin Hucestemehr, petrol sektörünün Ġran
ekonomisinin kalkınmasında önemli rol ifa ettiğini belirtmiĢtir. BeĢinci beĢ yıllık
kalkınma programında petrol sektörüne büyük görevler ve sorumluluklar düĢtüğünü
kaydeden Hucestemehr, esas amaç Ġran için servet üretmek ve alt sanayide katma
değer yaratmak olduğunu vurgulamıĢtır. Bu programa göre Ġran‟ın ham petrol
üretiminin günde bir milyon varil artması hedeflendiğini belirten Hucestemehr, bu
amaçlara ulaĢmak için petrol bakanlığı olarak 261 milyar dolar değerinde projeleri
uyguladıklarını ifade etti.72
Ġran bu projeler kapsamında ürettiği yakıtları ihraç edebilmek için çeĢitli
ülkelerle boru hattı anlaĢmaları imzalıyor. Bu uğurda Çin ve Hindistan ile iliĢkilerini
geliĢtiriyor. 21. yüzyılın yükselen devletleri olan Çin ve Hindistan‟ın enerji
ihtiyaçları her geçen yıl artıyor. Stratejik açıdan sadece ABD‟nin kontrolündeki
enerji hatlarından ihtiyaçlarını karĢılamak istemiyorlar. Bu noktada da Ġran‟ın önemi
karĢımıza çıkıyor. Çin de Batının yayılmasını kontrol etmek açısından Ġran‟a dikkatli
belirli destekler veriyor. Çin‟in uluslararası iliĢkiler arenasında büyük güç
merkezlerini rahatsız etmeme gibi bir anlayıĢı var. Çin Ģu anda güçleniyor ama
bunun rahatsızlık oluĢturmasından çekindiği için yeterli güce ulaĢıncaya kadar
temkinli bir politika takip ediyor. Çin‟in Sudan ve Afrika‟nın diğer ülkelerinde enerji
baĢta olmak üzere yatırımları var. Hindistan, Ġran-Pakistan-Hindistan boru hattının
71
Süleyman YaĢar, „‟Ġran Ekonomisi Zor Durumda‟‟, 27 Eylül 2012,
http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/yasar/2012/09/27/iran-ekonomisi-zor-durumda,
EriĢim Tarihi: 19.01.2013.
72
„‟Ġran‟da Petrol ve Doğalgaz Alanında 261 Milyar Dolarlık Proje Yürürlüktedir‟‟, 14 Ocak 2013,
http://www.islamidavet.com/2013/01/14/iranda-petrol-ve-dogalgaz-alaninda-261-milyar-dolarlikproje-yururluktedir/, EriĢim Tarihi: 19.01.2013.
36
gerçekleĢmesini istiyor. Ancak Hindistan Batı karĢıtı politikalardan mümkün
olduğunca kaçınıyor. Diğer taraftan, Ġran ile de iliĢkilerini geliĢtiriyor.73
Ġran'ın Güney Pars doğalgaz sahasını Pakistan'a bağlayacak boru hattı projesi
için Pakistan ile Ġran 2010 yılında anlaĢma imzalamıĢtır. 2014 yılında tamamlanması
planlanan ve 7,5 milyar $ tutarındaki boru hattından Pakistan'a 25 yıl boyunca
günlük 22 milyon m3 gaz akıĢı sağlanacak. Pakistan'ın enerji sorununa büyük ölçüde
çare olacak doğalgaz boru hattı daha sonra Hindistan'a da ulaĢacak. 2013 yılı
itibarıyla söz konusu boru hattı ile Pakistan‟a yılda 11 milyar m3 gaz taĢınması
planlanmaktadır. ABD ise, Ġran'a nükleer silah yapımında kaynak sağlayacağı için
söz konusu boru hattı projesine karĢı çıkmaktadır.74
17 Kasım 2008 tarihinde önemli bir geliĢme daha yaĢanmıĢ ve Ġran ile Türkiye
arasında konuya iliĢkin ikinci bir mutabakat zaptı daha imzalanmıĢtır. Bu mutabakat
kapsamında üç önemli husus üzerinde fikir birliği sağlanmıĢtır:
- Türkiye, daha önceki mutabakatta sözü geçen Güney Pars‟ın 22, 23 ve 24.
fazlarında yaklaĢık 12 milyar dolarlık bir yatırım yapacak ve buradaki doğalgaz
sahalarının geliĢtirilmesinde ortak olacak,
- Bu fazlardan çıkarılacak doğalgazın % 50‟si Türkiye‟ye satılacak, kalan kısmı ise
Türkiye rotası üzerinden Avrupa‟ya ihraç edilecek,
- Türkmenistan doğalgazı Ġran üzerinden Türkiye‟ye taĢınacak.
Bu mutabakatın hayata geçirilmesi durumunda yıllık 35 milyar metreküp Ġran
doğalgazının Türkiye üzerinden Avrupa‟ya taĢınması planlanmaktadır ki bu durum
hem Türkiye hem Avrupa ülkeleri, hem de Ġran açısından önem arz etmektedir. Ġranlı
yetkililerden alınan bilgilere göre hâlihazırda uluslararası transit kuralları üzerinde
mutabakata varılmıĢ ve önümüzdeki dönemde yapılacak incelemeler ve görüĢmeler
sonucunda tarafların paylarının ne kadar olacağı hususu saptanacaktır.75
Ġran‟ın güneydoğu kıyısında bulunan Hürmüz Boğazı, Ġran ve diğer Körfez
ülkelerinin petrol ve doğal gaz ihracatı konusunda önemli bir rotadır. En dar noktası
73
Atilla Sandıklı, „‟Ġran‟ın Jeopolitiği, ABD ve Türkiye‟‟, BĠLGESAM, 17 Mart 2008,
http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=106, EriĢim Tarihi:
11.01.2013
74
Pakistan-Ġran Doğalgaz Boru Hattı Projesi ABD‟yi Rahatsız Ediyor‟‟, Zaman Gazetesi, 2012-01-04.
75
Arzu Celalifer Ekinci, „‟Ġran – Türkiye Arasında Ġmzalanan Doğalgaz Mutabakatı‟‟, USAK, 21
Kasım 2008, www.usak.org.tr/makale.asp?id=781, EriĢim Tarihi: 07.01.2013
37
21 kilometre geniĢliğinde olan Hürmüz Boğazı 2011 verilerine göre günde 17 milyon
varil petrol, Ocak ve Ekim 2011 tarihleri arasında ise toplamda, yaklaĢık 70 milyon
ton sıvılaĢtırılmıĢ doğal gazın geçiĢine ev sahipliği yapmıĢtır. Hürmüz Boğazı tüm
dünya petrol ticaretinin % 20‟sini, denizyoluyla yapılan ticaretin ise % 35‟ini
oluĢturan en önemli petrol geçiĢ noktalarından biridir.
Bu boğazdan geçen petrol ihracatının %85‟inden fazlası Japonya, Hindistan,
Güney Kore, ve Çin ile Asya pazarlarına gitmektedir. Hürmüz Boğazı‟nın kapanması
durumunda sadece Ġran‟ın değil, tüm Ortadoğu‟nun petrol ihracatına darbe vurması
muhtemeldir. Bu sebeple Ġran‟ın politik söyleminde sık sık yer alan petrol
trafiğindeki küçük bir aksama, petrol-doğal gaz fiyatını yukarı iterek, küresel
ekonomiyi belirsizleĢtirme potansiyeli taĢımaktadır.76
ġu anda Ġran ile Ermenistan arasındaki gaz boru hattı inĢaatı devam ediyor.
Aslında projenin bitiĢi oldukça gecikti. Ermenistan teknik zorluklardan ve kötü hava
koĢullarından bahsediyor. Ġran tarafı ise yine fazla iyimser, “her an gaz verebiliriz”
diyorlar. Buna rağmen hattın tam randımanlı olarak iĢletilebilmesi için en azından bir
yıla ihtiyaç var. Buna rağmen resmi bir açılıĢ, en azından bir kısmı için düĢünülüyor.
Proje 220 milyon dolarlık ve Ġran tarafı daha Ģimdiden “ikinci bir hat daha kuralım”
diyor. Ermenistan‟ın Ġran gazını çok istemesinin ise birçok nedeni var. Ancak önemli
bir neden de Rus gazına olan bağımlılığı azaltmaktı. Buna rağmen Ġran gazının da bu
bağımlılığı azaltamayacağı anlaĢılıyor. Çünkü gelen gaz, hisselerinin % 58‟i Rus
Ģirketi Gazprom‟a ait olan ARG‟ye gidecek.
Ruslar Ermenistan enerji sektörünü tamamen ele geçirmiĢ durumdalar ve gaz
nereden gelirse gelsin dağıtım Rusların elinde. Ġran ise Ermenistan üzerinden
Gürcistan ve Karadeniz yoluyla Avrupa‟ya ulaĢmayı da düĢünüyor. Türkiye
üzerinden Avrupa‟ya gitmektense Ermenistan üzerinden gitmeyi tercih ediyor. Fakat
Ermenistan üzerinden gitmek hem daha pahalı, hem de çok daha zor. Bir anlamda
coğrafya Ġran‟ı Türkiye‟ye adeta mahkûm ediyor.77
76
Leyla Melike Koçgündüz, „‟Enerjinin Dar Boğazı: Hürmüz‟‟, ORSAM, 5 Mart 2012,
www.orsam.org.tr/tr/yazigoster.aspx?ID=3290, EriĢim Tarihi: 07.01.2013
77
Sedat Laçiner, „‟Ġran-Ermenistan Doğalgaz Boru Hattı‟‟, Avrasya Ġncelemeleri Merkezi,
Türkmeneli ĠĢbirliği ve Kültür Vakfı, http://www.avim.org.tr/eskimakaletekli.php?makaleid=545,
EriĢim Tarihi: 19.01.2013
38
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Türkiye-İran Fosil Yakıt Politikaları
Türkiye ve Ġran arasındaki yer yer gün yüzüne çıkan güven bunalımına rağmen
Türkiye‟deki 12 Eylül 1980 askeri darbesinin hemen sonrasında, Türk ekonomisi
ayakta kalabilmek için petrol ve dıĢ pazara, o dönem Irak‟la savaĢ halindeki Ġran ise
hayati bir çıkıĢ yolu olarak tarafsız bir Türkiye‟ye ihtiyaç duymuĢtur.
1982 yılı Mart ayında, Ġran ve Türkiye gıda karĢılığında günde 60-100 bin varil
petrol almak üzere 1,8 milyar dolarlık bir takas anlaĢması imzalamıĢtır. 1982 yılı
Eylül ayında Tahran‟ı ziyaret eden bir Türk ekonomi heyeti de çantalarında Ġran‟dan
Türkiye‟ye uzanacak bir doğalgaz boru hattı anlaĢması ile dönmüĢtür. 1986 yılı
Temmuz ayında Kuzistan‟dan Ġskenderun‟a uzanacak bir petrol boru hattının
inĢasına dair anlaĢma Tahran‟da imzalanmıĢtır.78
1990‟larda Sovyetlerin dağılmasıyla iki ülke arasında baĢlayan rekabet durumu
da bir süre sonra yerini pragmatik politikalara bırakmıĢ ve hem Türkiye hem Ġran,
Orta Asya ve Kafkasya bölgesindeki hedeflerine ulaĢabilmek için birbirleriyle
iĢbirliği yapmak durumunda olduklarını fark etmiĢlerdir. Özellikle 2001 yılı
sonrasında sürdürdükleri rekabetin kendilerinden ziyade üçüncü ülkelerin yararına
sonuç doğurduğunu gören Ġran ve Türkiye, bu tutumlarını değiĢtirme yoluna gitmiĢ
ve eski Sovyet Cumhuriyetlerinden kar elde edebilmek için birbirlerine engel teĢkil
edebilecek giriĢimlerden sakınma yolunu seçmiĢlerdir.
Türkiye – Ġran arasındaki doğalgaz ticaretinin baĢlangıç noktası 1995 yılında
iki ülke arasında imzalanan doğalgaz satıĢ mutabakatıyla anılmaktadır. Bu
mutabakatla beraber iki ülke arasında bir boru hattı inĢa edilmesine karar verilmiĢtir.
Bu mutabakat 8 Ağustos 1996 tarihinde “NIGC – Ġran ile Doğalgaz Alım ve Satım
AntlaĢması” olarak imzalanmıĢ ve bu antlaĢma ile beraber Ġran, Türkiye‟ye yıllık 3
milyar metreküp doğalgaz temin etmeyi ve bu rakamı 2007 yılında 10 milyar m3 e
çıkarmayı taahhüt etmiĢtir. AntlaĢmanın süresi yirmi beĢ yıl, baĢlama tarihi ise 2001
yılı olarak belirlenmiĢtir. Bu antlaĢma çerçevesinde inĢa edilecek olan boru hattına
iliĢkin ise her ülke kendi topraklarındaki bölümün inĢaatının yükümlülüğünü
78
KENEġ, a.g.e. s. 102-103-104.
39
üstlenmiĢtir. Bahsi geçen antlaĢma çerçevesinde doğalgaz teslimatları Aralık 2001
tarihinde baĢlamıĢ ve günümüze kadar artarak devam etmiĢtir.79
Tablo 6. Yıllara Göre Türkiye‟nin Ġran‟dan Doğalgaz Alım Miktarları (Milyon m3)
2001
115
2002
669
2003
3,520
2004
3,558
2005
4,322
2006
5,691
2007
6,158
2008
1,866
Kaynak:www.usak.org.tr/dosyalar/rapor/aZeMYSYCDBTNlTOQ79IxbTXDJQuZTV.pdf+&cd=1&h
l=tr&ct=clnk&gl=tr, EriĢim Tarihi: 29.01.2014.
Türkiye %30'u bulan yaklaĢık 10 milyar metreküp doğalgaz ihtiyacını Ġran'dan
Tebriz-Ankara boru hattı ile karĢılamaktadır. Ayrıca Ġran petrolünün Avrupa
pazarına açılması için Türkiye üzerinden geçecek olan Pers Boru Hattı projesi de
2010 yılında atılan imzalarla onaylanmıĢtır.80
ABD‟nin Ġran ile yaĢadığı anlaĢmazlıklar yüzünden Türkiye‟ye Ġran‟a yaptırım
amaçlı olarak ambargo uygulamasını istemektedir. Ġran petrolüne %30 oranında
bağımlı olan Türkiye‟nin ABD‟nin ambargoya uymasını istemesi sonucu nasıl bir
tavır alacağı da düĢünülmesi gereken bir husustur. Türkiye‟nin bu hususta ABD‟ye
uzun süre direnemeyeceği değerlendirilmektedir. 2010 Haziranı‟nda Brezilya ile
birlikte Ġran konusunda uluslararası bir inisiyatif alabilmiĢ olan Türkiye bugün
böylesi bir tutum için gerekli ve yeterli zemine sahip değildir. Arap devrimlerinin
getirdiği bölgesel ortam, Suriye‟deki çatıĢma ve içeride artan terör sorunu
Türkiye‟nin bölgesel inisiyatif alma kabiliyetini sınırlandırmaktadır. Öte yandan
Türkiye eğer ambargo kararına uyarsa önemli bir petrol kaynağından mahrum
kalacaktır ve bunun acilen telafi edilmesi gerekir.
79
Arzu Celalifer Ekinci, „‟Ġran-Türkiye Enerji ĠĢbirliği‟‟, USAK Bilgi Notları, Kasım 2008, s. 2,
www.usak.org.tr/dosyalar/enerjiiĢ.pdf, EriĢim Tarihi: 14.01.2013.
80
tr.wikipedia.org/wiki/Ġran-Türkiye_iliĢkileri, EriĢim Tarihi: 06.01.2013
40
Süreç bölgesel krizden çatıĢmaya doğru evirilmeye baĢlaması dolayısıyla petrol
fiyatlarında yaĢanacak bir oynama Türkiye ekonomisinde pek çok kalemde zarar
hanesine yazılacaktır. Dolayısıyla Körfez‟de ısınan suların Türkiye‟ye petrol
fiyatları, Ġran petrolüne bağımlılık ve yükselen bölgesel krizde azalan inisiyatif
potansiyeli bakımından olumsuz etkilerde bulunması kuvvetle muhtemeldir.81
Türkiye bu konuda ne yapabilir?
Batı ile olumlu yönde iliĢkilerini geliĢtirmesi Türkiye‟nin menfaatlerine
uygundur ki öyle de yapıyor zaten. Türkiye, bölgede güvenlik ve istikrarın temeli,
medeniyetler arası bir köprü ve enerji koridorlarının geçtiği bir güzergâh olarak
jeopolitik değerini her geçen gün artırıyor. Ġran‟la iliĢkilerin geliĢtirilmesi Batı ile
iliĢkilerin geliĢtirilmesine olumsuz etkiler yaptığı gibi olumlu etkiler de yapabiliyor.
ABD‟nin Ġran‟a karĢı yaptırımlarında Türkiye‟yi zorlama durumu ortaya çıkabilir,
ancak ABD Ġran yüzünden Türkiye‟yi kaybetme riskini göze alamaz. Birçok
stratejistin dediği gibi, ABD‟nin Türkiye‟yi gözden çıkarması söz konusu olmadığı
gibi Türkiye ihmal edilebilecek bir ülke de değildir. Diğer taraftan, Türkiye Tahran
tarafından Batı ile hareket eden bir düĢman gibi görülebilir. Türkiye Batı yanlısı
olmasına rağmen Ġran‟ın dünyaya açılım kapısı da olabilir.
Bu da Ġran ile iliĢkileri olumlu yönde etkileyen unsurlardan bir tanesidir. Böyle
bir pozisyonda Türkiye mevcut askeri, ekonomik ve sosyal gücünü bu ortama uygun
Ģekilde
değerlendirmek
suretiyle
iliĢkileri
kendi
menfaatleri
ölçüsünde
dengeleyebilir. Bu açıdan, Türkiye ABD‟nin her istediğini yapma pozisyonunda
olmamalıdır. Kendi çıkarlarını her zaman ön planda tutmalıdır.
Kendi menfaatlerinin tersine olan durumlarda hayır diyebilmelidir. Ġran‟ın
nükleer silah üretmesi Türkiye‟nin pek tabi ki aleyhinedir. Dolayısıyla bu noktada
ABD‟nin Ġran‟a baskılarını artmasını olumlu karĢılayabilir. Bunu Ġran‟la iliĢkilerini
bozmadan yürütebilir. Hem Ġran‟ı nükleer silah üretmekten caydırabilir hem de ABD
ve Ġran ile iliĢkilerini de bozmamıĢ olur. Ġran konusunda ABD‟nin bölgede tamamen
yönlendirir bir pozisyonda görünmemesi için bunlar önemli noktalardır. Ġran ile de
iliĢkilerini geliĢtirirken dikkat edilmesi gereken Ģey ABD‟yi çok fazla rahatsız
81
Sercan Doğan, „‟Iran‟a Petrol Ambargosu TartıĢmaları‟‟, ORSAM, 14 Ocak 2012,
www.orsam.org.tr/tr/yazilar_Yazdir.aspx?ID=3080, EriĢim Tarihi: 06.01.2013.
41
etmeyecek noktaların dikkate alınmasıdır. Bu noktada Türkiye dengeleri uygun
Ģekilde kullanabildiği takdirde menfaatlerini maksimize edebilecektir. Ne ABD ne de
Ġran ile iliĢkiler Türkiye‟nin vazgeçebileceği iliĢkilerdir.
Türkiye CumhurbaĢkanı Abdullah Gül, DıĢiĢleri Bakanı Ahmet Davutoğlu,
Devlet Bakanı ve Türkiye-Ġran Karma Ekonomik Komisyon EĢbaĢkanı Cevdet
Yılmaz, milletvekilleri, sınır illerinin valileri, 100‟den fazla iĢadamı, akademisyen ve
gazetecilerden oluĢan kalabalık bir heyetle birlikte 13-16 ġubat 2011 tarihleri
arasında komĢu ülke Ġran‟a resmi bir ziyaret gerçekleĢtirdi. Bu ziyaret, hem TürkiyeĠran iliĢkilerinde kaydedilen ilerlemeyi göstermesi açısından, hem de iki ülke
arasındaki iliĢkilerin “sınırlarını” ortaya koyması açısından oldukça önemli olmuĢtur.
Gül‟ün Ġran ziyaretinin esas gündemini ekonomik iliĢkiler oluĢturuyordu.
Türkiye 1990‟ların ortalarından beri Ġran ile ticaretinde açık vermektedir. 2001
yılının sonunda doğalgaz ithalatının baĢlaması ile bu ticaret açığı daha da büyümeye
baĢlamıĢtır. 2002 yılında Türkiye Ġran‟a yaptığı 350 milyon dolar civarında ihracata
karĢılık 850 milyon dolar değerinde ithalat yapmıĢtı. Türkiye‟nin bu açığı kapatmak
için bütün gayretlerine rağmen aradan geçen sekiz yılda bu oranda pek bir değiĢiklik
olmamıĢtır. Türkiye 2010 yılı itibariyle Ġran‟dan aldığı neredeyse tamamı petrol ve
doğalgaz olmak üzere 8 milyar dolarlık ithalatına karĢılık bu ülkeye 3,4 milyar dolar
civarında ihracat yapmaktadır. Türkiye hem Ġran‟a karĢı bu ticaret açığını kapatmak
hem de Ġran ile ekonomik iĢlemlerin hacmini artırmak istemektedir. Nitekim
BaĢbakan Erdoğan‟ın Ekim 2009‟da Ġran‟a yaptığı ziyaret sırasında iki ülke liderleri
2015 yılına kadar iki ülke arasında ticaret hacminin 30 milyar dolara çıkarılması
hedefini ortaya koydu. Türkiye bu amaçla Türk iĢadamlarını Ġran‟da yatırım ve iĢ
yapmaya teĢvik etmektedir. Gül‟ün heyetinde çok sayıda iĢadamının varlığı ve TürkĠran ĠĢ Forumlarında iĢadamlarının sorunları dinlenilmiĢ ve çözüm önerileri
tartıĢılmıĢtır.82
SONUÇ
82
Bayram Sinkaya, „‟Türkiye - Ġran ĠliĢkileri ve CumhurbaĢkanı Gül‟ün Ziyareti‟‟, Ortadoğu Analiz,
Mart 2011 - Cilt: 3 - Sayı: 27, s. 26.
42
Türkiye ve Ġran karĢılıklı iyi iliĢkilere ihtiyaç duyan komĢu ülkelerdir. Ġki
devlet de tarihi geçmiĢi, coğrafi büyüklüğü, jeopolitik ve jeostratejik konumu, nüfus
potansiyeli ve yetiĢmiĢ genç insan nüfusu açısından bölgedeki en önemli aktörlerdir.
Bu özellikleri Türkiye ve Ġran‟a ikili iĢbirliği adına pek çok imkân sunmaktadır. Ġran,
Türkiye‟nin Orta Asya ve Uzak doğuya açılan kapısıdır. Türkiye ise Ġran‟ın Batıya
ve özellikle Avrupa‟ya açılan penceresidir.
Üç deniz havzası coğrafyasında iki önemli devlet yani Türkiye Cumhuriyeti ile
Ġran Ġslam Cumhuriyeti arasında var olan tarihi dostluk bağları özellikle 2000‟li
yılların baĢlarından itibaren karĢılıklı çabalarla bütün sahalarda önemli iĢbirliği ve
güven ortamına tekâmül etmiĢtir. KarĢılıklı ziyaretler, yapılan ekonomik, sosyal ve
güvenlik anlaĢmalarıyla münasebetler tarihte olmadığı kadar geliĢmiĢ ve taraflar yeni
hedefler ön görmeye baĢlamıĢtır.
KuĢkusuz bazı odaklar Türkiye ile Ġran arasında geliĢen bu sıcak münasebetler
ve dostluk ortamından doğacak olan geliĢmelerden rahatsız olmaya baĢlamıĢtır. ĠranTürkiye
arasındaki
anlaĢmazlıkların
temel
kaynağını
kimlik
farklılığı
oluĢturmaktadır. Ġki ülke de; kendi coğrafi, tarihi ve jeopolitik konumu, kültürel
kimlik ve nüfus ağırlığına göre bölgesel geliĢmelerde kendine özgü tavır
geliĢtirmekte ve nüfuz sahasını geniĢletmeye çalıĢmaktadır. Bu hegemonya
çatıĢmasının temeli Osmanlı-Safevi hanedanlarının çatıĢmasına varacak kadar derin
köklere sahiptir. Ancak bu tarihi rekabetin 2000‟li yıllarda özellikle enerji
sektöründeki iĢbirliği anlaĢmalarıyla daha farklı bir sürece tekâmül ettiği
gözlemlenmiĢtir. Ġki ülke arasında imzalanan anlaĢma gereğince 22 yıllık bir süre
zarfında 190 milyar küp doğal gazın Ġran‟dan Türkiye‟ye ihraç edilmesi
kararlaĢtırılmıĢtır.
Son dönemde Ġran‟dan gelen açıklamalar sürekli gündemi belirliyor ve
gerginliği gerek Ankara-Tahran hattında gerekse uluslararası ölçekte tırmandırıyor.
Yapılan açıklamalar Ġngilizce yayın yapan haber ajanslarından tüm dünyaya servis
ediliyor ve sonrasında bu açıklamalar hiçbir Ģey olmamıĢ gibi yalanlanıyor.
Diplomasi alanındaki maharetleri ile tanınan Ġranlıların, son dönemde bu kadar çok
gerginliğe neden olan açıklamaları akılları Ģu soruları getiriyor: Birincisi Ġran yaptığı
açıklamalarla asimetrik tehditler mi ortaya koymaya çalıĢıyor? Ġran‟da kontrol
43
edilemeyen gruplar, Ġran diplomasisinde yalpalamalara mı neden oluyor? Yoksa
yapılan açıklamalar, üst üste gelmesine rağmen sadece bir rastlantı ve yetkililerin
dediği gibi Ġran‟ın çoğulcu demokrasisinin ve özgür ortamının bir tezahürü ile mi
karĢı karĢıyayız?
Önümüzdeki dönemde Ortadoğu‟da Arap Baharı ile artan gerginlik Ġran
üzerinden enerji piyasalarına yansıyan bir baĢka gerginliğe evrilir mi bilinmez.
Ancak, Ģurası kesin ki Ġran son dönemde izlediği politika ile birden fazla aktöre
mesaj göndermeye çalıĢıyor. Bunda da enerji alanında ve coğrafi anlamdaki
avantajlarını kullanmaktan Ģimdilik pek de çekinmiyor.
KAYNAKÇA
ARI, Tayyar, Geçmişten Günümüze Ortadoğu: Siyaset, Savaş ve Diplomasi, 4.Baskı,
Bursa: MKM Yayıncılık, 2008.
ARI, Tayyar, İran, Irak, ABD, Petrol, Özetleyen: V. Nezih Aytaç.
http://www.altinicizdiklerim.com/ozetler/Irak,%20Iran,%20ABD%20ve%20petrol.p
df, EriĢim Tarihi: 16.01.2013.
ARMAĞAN, Mustafa, “Sultan Abdülhamid‟in Petrol SavaĢı”, Zaman Gazetesi,
19.11.2006,
ATALAY, Mesut, “Türkiye‟de Petrol Aramacılığı”, stradigma.com e-dergisi, Sayı 7,
Ağustos 2003.
ATEġAĞAOĞLU, Ümit, “Ġran Ülke Raporu”, Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA),
Ankara Mayıs 2012.
44
AVCI, Metin, “Türkiye ve Petrol Gerçeği”, 20 Aralık 2007,
sahlanishareketi.blogcu.com/turkiye-ve-petrol-gercegi/6830430,
EriĢim Tarihi: 05.01.2013
AYHAN, Veysel, “Avrupa‟nın Enerji Arz Güvenliğinde Türkiye: Petrol, Doğal Gaz
ve Entegrasyon”, Uluslararası İlişkiler, Cilt 5, Sayı 20 (KıĢ 2009).
BĠLGĠN, Mert, “Fosil, Yenilenebilir ve Nükleer Yakıtların Neopolitik Anlamı:
Türkiye‟nin Durumu ve Gelecek Alternatifleri”, Uluslararası İlişkiler, Cilt 5, Sayı 20
(KıĢ 2009).
ÇAMAN, Efe, “Kafkasya ve Orta Asya‟da Alternatif ile Uyum Arası Türk Bölgesel
Politikası: Kafkasya ve Orta Asya‟da Türkiye”, (Der.) Mehmet Seyfettin Erol,
Küresel Güç Mücadelesinde Avrasya’nın Değişen Jeopolitiği: Yeni Büyük Oyun,
1.Baskı, Ankara: Platin Yayınları, 2009.
ÇELĠKPALA, Mitat, “Enerji Alanında Rekabet Yeniden Hareketleniyor: Türkiye
Merkezli GeliĢmelere Genel Bir BakıĢ”, Ortadoğu Analiz, Mayıs 2012 - Cilt: 4 Sayı: 41.
DAVUTOĞLU, Ahmet, Stratejik Derinlik: Türkiye’nin Uluslararası Konumu, 39.
Baskı, Ġstanbul: Küre Yayınları, 2009.
DEMĠR, Hakan, “Basra Körfezi Petrolü, Ġran ve Yaptırımlar”, ORSAM, 7 Mart
2012, www.orsam.org.tr/tr/yazilar_Yazdir.aspx?ID=3295, EriĢim Tarihi: 06.01.2013.
DOĞAN, Sercan, “Ġran‟a Petrol Ambargosu TartıĢmaları”, ORSAM, 14 Ocak 2012,
www.orsam.org.tr/tr/yazilar_Yazdir.aspx?ID=3080, EriĢim Tarihi: 06.01.2013.
DURMUġ, Mehmet, “ġahtan Hatemi‟ye Ġran DıĢ Politikası”, TÜRKSAM, 8 Aralık
2005, www.turksam.org/tr/yazdir653.html, EriĢiĢm Tarihi: 15.01.2013.
EKĠNCĠ CELALĠFER, Arzu, “Ġran – Türkiye Arasında Ġmzalanan Doğalgaz
Mutabakatı”, USAK, 21 Kasım 2008, www.usak.org.tr/makale.asp?id=781, EriĢim
Tarihi: 07.01.2013
EKĠNCĠ CELALĠFER, Arzu, „‟Ġran-Türkiye Enerji ĠĢbirliği‟‟, USAK Bilgi Notları,
Kasım 2008, s. 2, www.usak.org.tr/dosyalar/enerjiiĢ.pdf, EriĢim Tarihi: 14.01.2013.
FROMKIN, David, Barışa Son Veren Barış: Modern Ortadoğu Nasıl Yaratıldı?,
Özet: http://www.altinicizdiklerim.com/summary29.html,
GÖKAY, Bülent, „‟Petrodolar'ın Sonunun BaĢlangıcı: Irak'ı Ġran'a Bağlayan Nedir?‟‟,
BĠLGESAM, 17 ġubat 2008,
http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=70:petrodolar
n-sonunun-balangc-irak-rana-balayan-nedir&catid=77:ortadogu-analizler&Itemid=150,
EriĢim Tarihi: 12.01.2013.
GÜNDOĞAN, Ünal, “1979 Ġran Ġslam Devrimi‟nin Ortadoğu Dengelerine Etkisi”,
Ortadoğu Analiz, Haziran 2011 - Cilt: 3 - Sayı: 30.
45
IġIK Ġhsan, „‟Ortadoğu‟nun Bolluk Paradoksu‟‟, Zaman Gazetesi , 23 ġubat 2011
KAMALOV, Ġlyas, “Türkiye‟nin Enerji Koridoru Hayali, Gerçek Oluyor”, ORSAM,
9 Ocak 2012, www.orsam.org.tr/tr/yazilar_Yazdir.aspx?ID=3050, EriĢim Tarihi:
07.01.2013.
KARAÇĠN, Betül Buke, “Nabucco Projesinin Geleceği”, USAK Enerji Güvenliği
AraĢtırmaları Merkezi, 14 Temmuz 2011, www.usak.org.tr/makale.asp?id=2205,
EriĢim Tarihi: 07.01.2013
KENEġ, Bülent, İran: Tehdit mi Fırsat mı?, 1.Baskı, Ġstanbul: TimaĢ Yayınları,2012.
KESKĠN, Arif, “Ġran‟ın Doğalgaz Siyaseti ve Türkiye”,
www.gunaskam.com/tr/index.php?option=com_content&task=view&id=174, EriĢim
Tarihi: 06.01.2013.
KOÇGÜNDÜZ, Leyla Melike, “Enerjinin Dar Boğazı: Hürmüz”, ORSAM, 5 Mart
2012, www.orsam.org.tr/tr/yazigoster.aspx?ID=3290, EriĢim Tarihi: 07.01.2013.
LAÇĠNER, Sedat – ÖZERTEM, Hasan Selim, “Hazar Enerji Kaynakları: EnerjiSiyaset ĠliĢkisi”, (Der.) Mustafa Turgut Demirtepe, Orta Asya ve Kafkasya’da Güç
Politikası, 1.Baskı, Ankara: USAK Yayınları, 2008.
LAÇĠNER, Sedat, “Ġran-Ermenistan Doğalgaz Boru Hattı”, Avrasya Ġncelemeleri
Merkezi, Türkmeneli ĠĢbirliği ve Kültür Vakfı,
LEWIS, Bernard, Ortadoğu, Çev. Selen Kölay, 6. Baskı, Ankara: ArkadaĢ Yayınevi,
ÖZCAN, Havva Pınar, “Türkiye‟nin ve Avrupa Birliği‟nin Hazar Coğrafyasında
KesiĢen Enerji Politikaları”, Yüksek Lisans Tezi, T.C. Gazi Üniversitesi, Sosyal
Bilimler Enstitüsü, Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı, Ankara 2008.
PAMĠR, Necdet, “Orta Asya ve Kafkasya‟da Güvenlik ArayıĢları Sürecinde
Bölgedeki Enerji Kaynaklarının Rolü”, (Ed.) Ġdris Bal, 21. Yüzyılda Türk DıĢ
Politikası, 3. Baskı, Amkara: Lalezar Yayınevi, 2006.
ROOSEVELT, Kermit, Karşı Darbe: CIA İran’da, 1. Baskı, Ġstanbul: TimaĢ
Yayınları, 2007.
SANDIKLI, Atilla, “Ġran‟ın Jeopolitiği”, BĠLGESAM, 17 Mart 2008,
SATMAN, Abdurrahman, “Türkiye‟de Petrol”,
web.itu.edu.tr/~pdgmb/documents/turkiyedepetrol.html, EriĢim Tarihi: 05.01.2013
SĠNKAYA, Bayram, “Türkiye - Ġran ĠliĢkileri ve CumhurbaĢkanı Gül‟ün Ziyareti”,
Ortadoğu Analiz, Mart 2011 - Cilt: 3 - Sayı: 27.
T.C. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Doğalgaz Piyasası Dairesi
BaĢkanlığı, Doğalgaz Piyasası 2011 Yılı Sektör Raporu, s. 26.
46
TAġMAN, Cevat Eyüp, “Petrolün Türkiye'de Tarihçesi”,
www.mta.gov.tr/v2.0/daire-baskanliklari/bdt/.../39_4.pdf, s. 14, EriĢim Tarihi:
08.01.2013.tr.wikipedia.org/wiki/Doğal_gaz, EriĢim Tarihi: 05.01.2013
TURAN, Aslıhan P., “Hazar Havzası‟nda Enerji Diplomasisi”, BĠLGESAM, 16 Mart
2010,http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=
1971:hazar-havzasnda-enerji-diplomasisi&catid=183:enerji, EriĢim Tarihi:
07.01.2013.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü 2010 Yılı Ham Petrol ve
Doğalgaz Sektör Raporu, Ağustos 2011.
Türkiye‟nin Doğal Gaz Temin ve Tüketim Politikalarının Değerlendirilmesi Raporu,
TMMOB Makine Mühendisleri Odası, Yayın No. 408, Ankara Mart 2006
YAġAR, Süleyman, “Ġran Ekonomisi Zor Durumda”, 27 Eylül 2012,
http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/yasar/2012/09/27/iran-ekonomisi-zor-durumda,
EriĢim Tarihi: 19.01.2013.
YAVUZ, Celalettin Yavuz, “Türkiye ve Asrın Stratejik Enerji Hatlarına Gelinen
AĢama”, TÜRKSAM, Haziran 2009, http://www.turksam.org/tr/a1707.html
YORKAN, Arzu, “Küresel Enerji Denkleminde Türkiye”, BĠLGESAM, 2 Haziran
2009,http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=
1973:kuresel-enerji-denkleminde-turkiye&catid=183:enerji, EriĢim Tarihi:
11.01.2013
"Karadeniz‟de petrol aramaya devam edeceğiz",
www.iha.com.tr/0N1e3wsDetailPrint.aspx?NewsId=249959&CatID=5,
EriĢim Tarihi: 10.01.2013.
„‟ Türkiye, Ege'de petrol mü arayacak?‟‟
http://www.samanyoluhaber.com/gundem/Turkiye-Egede-petrol-muarayacak/920702/, EriĢim Tarihi 11.01.2013
„‟Doğalgaz Enerjisi (Termik)‟‟ Nükleer Teknoloji Bilgi Platformu,
www.nukte.org/dogalgazenerjisi , EriĢim Tarihi: 05.01.2013
„‟Dünyada ve Türkiye‟de Doğalgaz‟‟ ĠGDAġ,
www.igdas.com.tr/Docs/Pdf/DunyadaveTurkiyedeDogalgaz.pdf, EriĢim Tarihi:
06.01.2013.
„‟Karadeniz‟de Petrol
Aranacak‟‟,
aranacak-2/, EriĢim Tarihi: 10.01.2013
www.istenhaber.com/karadenizde-petrol-
„‟Karadeniz‟de Petrol Avı‟‟, Takvim Gazetesi, 1 Kasım 2011.
„‟Petrol‟‟,www.enerji.gov.tr/index.php?dil=tr&sf=webpages&b=petrol&bn=222&hn
=&nm=384&id=40693, EriĢim Tarihi 05.01.2013.
47
„‟Türkiye‟de Nerelerde Petrol Var?‟‟, www.patronturk.com/turkiyede-nerelerdepetrol-var, EriĢim Tarihi: 05.01.2013
‟Enerji Sektöründeki Son GeliĢmeler‟‟,
http://enerji2023.org/index.php?option=com_content&view=article&id=34:enerjsektoeruendek-son-gelmeler&catid=7:goerueler&Itemid=42, EriĢim Tarihi:
06.01.2013
“Abdülhamit‟e Petrol Haritaları Hazırlayan Ermeni”,
enerjienstitusu.com/2013/01/02/abdulhamite-petrol-haritalari-hazirlayan-ermeni/
EriĢim Tarihi: 05.01.2013
“Ġran Hazar Denizi'nde petrol buldu”, Hürriyet Gazetesi, 21 Mayıs 2012.
“Ġran Petrol Sanayii MillileĢmesi”, 16 Mart 2012, turkish.irib.ir/makaleler/siyasimakaleler/item/257571-iran-petrol-sanayii-millilesmesi?tmpl=component,
EriĢim Tarihi: 06.01.2013
“Ġran Petrolü Dünya Ġçin Ne Ġfade Ediyor? ” , www.ntvmsnbc.com/id/25322534/,
EriĢim Tarihi: 06.01.2013.
“Ġran‟da Ortadoğu‟nun En Büyük Doğalgaz Depolama Tesisi Açıldı”, 7 Ocak 2013,
enerjienstitusu.com/2013/…/iranda-ortadogunun-en-buyuk-dogalgaz-depolamatesisi-hizmete-acildi/, EriĢim Tarihi: 08.01.2013
“Ġran‟da Petrol ve Doğalgaz Alanında 261 Milyar Dolarlık Proje Yürürlüktedir”,
14 Ocak 2013, http://www.islamidavet.com/2013/01/14/iranda-petrol-ve-dogalgazalaninda-261-milyar-dolarlik-proje-yururluktedir/, EriĢim Tarihi: 19.01.2013.
“Ġran‟ın Günlük Doğalgaz Rezervi 100 Milyon Metreküp”, 6 Ocak 2013,
turkish.irib.ir/haberler/iran/item/272963-iran‟ın-günlük-doğalgaz-rezervi-100milyon-metreküp?tmpl=c, EriĢim Tarihi: 06.01.2013.
“Pakistan-Ġran Doğalgaz Boru Hattı Projesi ABD‟yi Rahatsız Ediyor”, Zaman
Gazetesi, 2012-01-04.
“Türkiye'de
05.01.2013.
Petrol”,
www.pigm.gov.tr/turkiyede_petrol.php,
EriĢim
Tarihi:
“Türkmenistan doğalgazı da Türkiye üzerinden taĢınacak”, Zaman Gazetesi, 18 Eylül
2012.
“Yunanistan AB'nin Desteği Ġle Petrol Arayacak”, Sabah Gazetesi, 9 Ocak 2013
IġIK Ġhsan, „‟Ortadoğu‟nun Bolluk Paradoksu‟‟, Zaman Gazetesi , 23 ġubat 2011
„‟Petrol‟‟ http://petrol.nedir.com/ E. T. 07.01.2013.
48
Download

Petrol ve Doğalgazın Dünyadaki Önemi ve Türkiye