İL
:ÇORUM
TARİH :24/04/2015
ِ َّ
‫ورى‬
َّ ‫استَ َجابُوا لَِربِّ ِه ْم َوأَقَ ُاموا‬
ْ ‫ين‬
َ ‫الص ََل َة َوأ َْم ُرُه ْم ُش‬
َ ‫َوالذ‬
ِ
‫اه ْم يُ ْن ِف ُقو َن‬
ُ َ‫بَ ْي نَ ُه ْم َوم َّما َرَزقْن‬
ِ
ِ ُ ‫قال‬
: ‫وسلَّم‬
َ
َ ‫رسول اللَّه‬
َ ‫صلّى اهللُ َعلَْيه‬
ِ
‫ش َار‬
َ َ‫است‬
ْ ‫استَ َخ َار َوال نَد َم َم ِن‬
ْ ‫اب َم ِن‬
َ ‫َما َخ‬
İSLAM’DA İSTİŞARENİN ÖNEMİ
Muhterem Müslümanlar!
Cenab-ı Hak Kerim Kitabı Kur’an-ı Hakim’de
buyuruyor ki; “Müslümanlar, işlerini aralarında
yaptıkları istişare ile yürütürler.”1 Başka bir ayeti
kerimede de Allah’ü Sübhanehü ve Teala Resulüllah
(sav.)’ın şahsında tüm Müslümanlara “…Ey
Muhammed! İş hakkında onlara danış.”2
buyurmuştur. Herhangi bir konuda doğruya ulaşmak
veya yaklaşmak için bir başkasının görüşüne
başvurmaya İSTİŞARE denir. İnsan, her konuyu bütün
incelikleriyle bilme imkanına sahip değildir. Bu
nedenle yanılma ve başarısızlığı en alt seviyeye
indirmenin, başarıyı elde etmenin, doğru ve isabetli
karar vermenin en önemli yolu istişaredir.
Aziz Müminler!
İstişare Peygamber Efendimiz (sav.)’in
hayatında değişmez bir ölçü idi. Çünkü işleri danışarak
yapmak İslam’ın temel prensiplerinden biridir.
Nitekim
Bedir
Savaşı’nda
ordunun
konuçlandırılması ve savaşın sonunda alınan esirlerin
fidye karşılığında
serbest bırakılması, Uhud
Savaşı’nda Medine dışına çıkılması ve Hendek
Savaşı’nda hendek kazma fikri istişare neticesinde
ortaya çıkmıştır. Peygamer Efendimizin vefatından
sonra devlet başkanlığı seçimi ve dört halifenin
tamamının seçimi hep istişare ile gerçekleşmiştir. Hiç
şüphe yoktur ki, Sevgili Peygamberimiz, Ashab-ı
Kiram’ın fikirlerine muhtaç değildi, ümmetine istişare
usulünü benimsetmek, hakka ve hayra götürücü yolun
istişare olduğunu bilfiil açıklamak için arkadaşlarının
fikirlerine başvuruyordu. Bu hususu Fahri Kainat
Efendimiz (a.s.) bir hadisi şeriflerinde şöyle
buyurmuşlardır. “Biliniz ki Allah ve O’nun
Peygamberi istişare etmeye muhtaç değildir. Fakat
Allah istişareyi ümmetim için bir rahmet kıldı.
Ümmetimden her kim istişarede bulunursa
doğruluktan ayrılmaz, her kim de istişare etmez ve
kendi fikrini beğenirse hatadan kurtulamaz.”3
Bu hadis-i şerif ve Peygamberimiz (a.s.)’ın
uygulamalarından da anlaşılacağı üzere bir iş
yapılırken
başkalarının
görüş,
öneri
ve
deneyimlerinden faydalanmak için istişare yoluna
gidilmeli,
ortak
akıl
müessesesi
çalıştırılmalıdır.Araştırma yapanlar göreceklerdir ki,
insanların önderi olan Rasulüllah sav.ayeti kerimelerde
emrolunduğu üzere her konuda ashabıyla istişare
etmiştir. Ebu Hüreyre r.a. bu konuda şöyle demiştir: “
Ben Resulüllah’tan(sav.) daha fazla arkadaşlarıyla
iatişare eden birini görmedim.”4 Peygamber
Efendimiz a.s. insanların fikir ve düşünceleri üzerine
asla ipotek koymamış, onları baskı ile susturmamış,
bilakis onların düşüncelerini serbestçe açıklamalarına
imkân vermiş, zemin hazırlamıştır.
Kıymetli Din Kardeşlerim!
İstişarede dikkat edilmesi gereken husus;
Kur’an ve Sünnette bildirilen konular hakkında istişare
edilmemesidir. Cenabı Hak şöyle buyurmuştur: ”Allah
ve Resulü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir
erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme
hakkı yoktur…”5 İnsanların muhayyer bırakıldığı
konularda ise istişare etmesi caizdir.
İstişarede dikkat edilmesi gereken diğer bir
husus da; İstişare yapılacak kişilerde olması gereken
vasıflardır. Bu yüzden danışılacak kişinin; ilmi ve dini
konularda bilgili, dindar ve faziletli, akıl ve tecrübe
sahibi, samimi, sağlam fikirli, keskin görüşlü, feraset
sahibi, insan psikolojisini iyi tahlil eden, sözünde
doğru, güvenilir ve sadık, takva ehli gibi değerlere
sahip kimselerden olmasına dikkat edilmelidir. Bazı
dünyevi konularda ise o konuları bilen, tecrübe sahibi
kişilere sormak gerekir. İstişarede esas olan istişare
üyelerinin çoğunluğunun kararına uymak değil,
Doğruyu bulmaya çalışmaktır. Kalabalığa uymak,
güdümlü demokrasilerin kuralıdır. Emir veya yönetici
hiçbirini uygun bulmayarak kendi vicdani kanaatine
göre de karar verebilir.
Hutbemizi Peygamber Efendimiz ’in Enes bin
Malik R.A.’e tavsiyede bulunduğu şu sözleriyle
bitirelim: “Ey Enes! Bir işi yapmaya niyet ettiğin
zaman o iş hakkında yedi defa istihare et. Sonra
kalbinden geçen temayüle bak. Çünkü hayır
kalbinde doğandadır.” “İstihare eden kimse zarar
görmez, istişare eden pişman olmaz.”6
1
Şura, 42/38
Al-i Imran, 3/159
3
M.Hamdi YAZIR Hak D. Kuran Dili (C.2 Sh.1217)
4
Tirmizi, Cihad 34
5
Ahzab, 33/36
6
Kamil Miras Tecrid-i Sarih Terc. Ve Şerhi C.IV.Sh.135
2
Hazırlayan: Abdullah PAMUKLU, İl Müftü
Yardımcısı
Redaksiyon: İl İrşat Kurulu
Download

وَالَّذِينَ اسْتَجَابُوا لِرَبِّهِمْ وَأَقَامُوا الصََّلَ ةَ وَأَم