ÖĞR. GÖR. AYNUR ARSLAN BURŞUK
DERS 4
GİRİŞ
 Teknoloji ve iletişimdeki gelişmelerin ışığında yaşanan
küreselleşme
süreci
ile
sermaye
hareketleri
serbestleşmiş, serbest ticaretin önündeki tüm engeller
ortadan kalkmaya başlamıştır.
 Artık işletmeler sadece yerel bir ülkeler ya da sınırlı bir
uluslar arası çerçevede faaliyet göstermek yerine
işletmenin faaliyet alanını genişleterek küresel
rakiplerle mücadeleye yönelmiştir.
Yabancı Pazarda Faaliyet Göstermek
İsteyen Bir İşletmenin Üç Seçeneği Vardır.
1. Üretimi kendi ülkesinde gerçekleştirip farklı ülkelere
ihracat yapmak
2. Kendi teknolojisi ve markasının kullanımına izin
vererek yabancı firmalarla lisans anlaşması yapmak
3. Doğrudan sermaye yatırımı yapmak
Çok uluslu şirketler (ÇUŞ) iki ya da daha fazla ülkede
faaliyet gösteren ve birbiriyle bağlantılı iş ilişkisi içinde
bulunan işletmeler topluluğu olarak tanımlanır.
ULUSLAR ARASI VERGİ REKABETİ
 Bir devletin farklı ülkelerde gerçekleşen iktisadi
faaliyetleri kendi ülkesine çekmek için uyguladığı vergi
politikası ile ilgili bir kavramdır.
 Bir devletin ulusal ekonomisini geliştirmek için hem
ülkesindeki işletmelerin çok uluslu şirketlere karşı
rekabet gücünü artırma hem de ÇUŞ’ların yatırımlarını
ülkeye çekebilmek için yükümlüler üzerindeki vergi
yüklerini azaltması yada kazançlar üzerinden alınan
vergiler üzerinde indirime gitmesidir.
ULUSLAR ARASI VERGİ REKABETİNİN ZARARLARI
 1.
Ancak
küreselleşme
sonucu
sermayenin
uluslararasında aşırı hızda serbest hareket etmesi
sermayenin vergilendirilmesinde çifte vergilendirme
gibi sorunlara neden olmaktadır.
 2. Öte yandan küreselleşme süreci ile artan uluslar
arası rekabet, devletleri rekabette avantaj sağlamak ve
ulusal ekonomiyi güçlendirmek için düşük vergi
oranları uygulamaya zorlamıştır. Ülkelerin vergi
oranlarını düşürerek girmiş oldukları mücadele dibe
doğru yarış olarak nitelendirilir.
 3. Vergi rekabeti, vergi oranlarının düşürülmesinin
yanında bireylere ya da kurumlara istisna, muafiyet
gibi vergi ayrıcalıklarının tanınması ve vergi
matrahının genişletilmesiyle de gerçekleştirilebilir. Bu
da eşitlik ilkesine ters gelmektedir.
TİEBOUT HİPOTEZİ
 Tiebout’ a göre insanların serbest hareket edebildiği, vergi
miktarının belirli olduğu ve bunun tam olarak bilindiği durumda
vergi rekabeti ile kamu kaynakları optimum bir şekilde dağılır.
 Aynı zamanda vergi rekabetinin özel piyasada kaynakların etkin
dağılımını sağlayacağını, insanların yaşayacakları yer seçimini
tercih ettikleri kamun hizmetlerine ve yerel vergi oranlarına
bakarak tespit edeceğini de belirtir.
 Bu durumda fazla nüfus çekmek isteyen yerel yönetimler
vergilerini indirerek diğer yerel yönetimler arasında meydana
gelen vergi rekabeti tüm toplumun refahını artıracaktır.
 Ancak insanların tam mobil olmaması ve gelir gider kalıpları
hakkında tam bilgiye sahip olunamaması bu görüşe eleştiriler
getirmiştir.
ULUSLAR ARASI VERGİ REKABETİ UYGULAMA
BİÇİMLERİ
 Uluslararası vergi rekabetinin uygulama biçimleri
OECD (Ekonomik Kalkınma Ve İşbirliği Örgütü)
ve Avrupa Birliği’nin bu alandaki çalışmaları temel
alınarak vergi cennetleri ve tercihli vergi
rejimleridir.
VERGİ CENNETLERİ
 Vergi cenneti, vergilerin hiç olmadığı veya çok düşük
olduğu ülke ya da bölge. Ülkedeki vergilendirme
oranları diğer ülkelerle haksız rekabet olanağı
meydana getirecek kadar düşük oranlarda olabilir.
 Vergi cenneti ülkeler, çoğunlukla bir ada ülkesi olan,
doğal kaynakları az olmasından ötürü fiziksel
yatırımlar için elverişli olmayan, bu nedenle daha çok
finansal hizmetler portföy yatırımları açısından cazibe
ortamı sağlamaya çalışan ülkelerdir.
 Vergi cennetleri, yabancı yatırımları sadece düşük
vergi oranları nedeniyle değil, başka ülkelerde
ödenecek
ola
vergilerden
kaçınmayı
kolaylaştırdıkları için de yabancı yatırımları çekerler.
VERGİ CENNETLERİ
 OECD tanımlamasına göre bir ülkeden "vergi
cenneti" olarak bahsedebilmek için üç
belirleyici etken vardır:
 Şeffaf düzenlemelerin, herkes için açık ve belirli
vergi yasalarının,
belirli muhasebe standartlarının olmaması ve
denetim faaliyetlerinin gelişmemiş olması
 Diğer ülkelerle, ülkede faaliyet
gösteren firmalara ilişkin bilgi paylaşımında
bulunulmaması
 Ülkede ekonomik anlamda faaliyet gösteren
firmalar olmamasına karşın, hukuki anlamda
kurulmuş çok fazla firmanın bulunması
TERCİHLİ VERGİ REJİMİ
 Diğer bir yöntem ise firma içi işlemlerde transfer
fiyatlandırması ayarlamalarıyla vergilenebilir gelirin
yeniden dağıtılmasıdır. Firmalar vergiden kaçınmaya
yarayan; kar paylaşma yöntemleri, firma içi
borçlanma, firma içi ticaret, telif hakkı ödemeleri
gibi değişik işlemler kullanabilirler.
 Firmanın yabancı işlemlerinin bulunduğu bir şirketi
vergi cennetine yerleştirerek elde ettiği geliri ülkesine
getirmeden yeniden dağıtarak kendi ülkesindeki vergi
yükünden kurtulabilir.
VERGİ REKABETİNİ ÖNLEMEYE YÖNELİK
ÇALIŞMALAR
 Tek taraflı yapılan çalışmalar:
 Ulusal sınırları içerisinde vergi oranlarını düşürmek,
 Vergi düzenlemelerinde yer alan muafiyet ve istisnaları
kaldırarak vergi matrahını genişletmek,
 Zarar verici vergi rekabetini önlemek için kontrol
edilen yabancı kurum ve transfer fiyatlandırması gibi
düzenlemeler getirmek
OECD’nin Uluslar Arası Vergi
Rekabetine Yönelik Çalışmaları
 İlk olarak 1990’lı yıllarda başlamıştır. Bir ülkenin vergi
cenneti olma ölçütleri belirlenmiştir. Buna göre;
 Düşük oranda vergilendirme ya da hiç vergi almama,
 Etkin bilgi değişiminin olmaması,
 Vergilendirme rejiminin yeterince saydam olmaması,
 Ekonomik faaliyetlerin olmaması(fiziksel
yatırımlardan ziyade finansal yatırımların olması
OECD’nin Uluslar Arası Vergi Rekabetine
Yönelik Çalışmaları
 OECD vergi cenneti ülkelerin büyük bir çoğunluğu ile






işbirliği yapmıştır. Buna göre;
Vergi cenneti ülkeleri, vergi cenneti olma nedenlerini
ortadan kaldırma,
Bilgi değişimi yapabilecek düzenlemelerin yapılması,
Vergi sisteminin saydam olması,
Kağıt üstünde şirketlerin kurulmasına izin vermeme,
OECD’nin transfer fiyatlandırması kurallarının
uygulanması,
İstisna, muafiyet gibi vergi avantajlarının azaltılması
taahhütlerinde bulunmuşlardır.
Avrupa Birliği’nin Uluslar Arası Vergi
Rekabetine Yönelik Çalışmaları
 Roma Anlaşması ile vergileme konusunda temel
ilkeleri belirlemiştir.
 Gümrük vergilerinin kaldırılması ve ortak gümrük
tarifesinin kabulü,
 devlet yardımları yasağı,
 eş etkili vergilerin kaldırılması,
 ayrımcı vergileme ve aşırı vergi iadesi yasağı,
 çifte vergilendirmenin önlenmesi,
 vergi uyumlaştırılması gibi ilkeler belirlenmiştir.
Türkiye’de Uluslar Arası Vergi
Rekabetine Yönelik Çalışmaları
 Dolaysız vergi oranları düşürülmüş,
 İndirim
ve
muafiyetler
genişletilmeye çalışılmıştır,
azaltılarak
vergi
matrahları
 Kontrol edilen yabancı kurum uygulaması (KEYK);
Bağlı şirket karının, dağıtılmamış olsa da ortakların ikamet ettiği ülkede
sanki kar payı almış gibi vergilendirilmesidir.
 Transfer fiyatlandırma düzenlemesi;
Bir işletmenin gelir-gider veya kar paylaşımı açısından bağlantılı olduğu
ana şirket ve bağlı şirketlerle yada yönetim ve denetim açısından hakim
durumda olduğu şirket, iştirak ve şubeleriyle karşılıklı olarak
gerçekleştirmiş oldukları mal ve hizmet sunumunda uygulanan
fiyatlamadır.
SON
Download

uluslararası vergi rekabeti ve vergi rekabetini önleyici düzenlemeler