Ekonomi
3
Muhasebe
5
Gündem
illetlerarası Ticaret Odası Yönetim Kurulu ve Başkanlık Divanı
toplantısı Türkiye'de yapılacak. İş dünyasının küresel liderleri
“dünya ekonomisini” tartışmak üzere Türkiye’ye geliyor.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat
Hisarcıklıoğlu’nun davetiyle gelen isimler arasında Standard and
Poor’s (S&P) şirketini bünyesinde barındıran McGraw-Hill Companies
Başkan ve CEO’su Harold McGraw, dünyanın en büyük mali
danışmanlık gruplarından Rothschild’ın Avrupa Başkan Yardımcısı
Gerard Worms, Katar’ın en önemli işadamlarından Mohammad AlThani da bulunuyor. Hisarcıklıoğlu, “Küresel ekonominin ve özellikle
yükselen piyasaların kritik bir dönemden geçtiği bir süreçte, iş
dünyası liderleri Türkiye’de küresel ekonomiyi değerlendirecek” dedi.
inali Yıldırım, İzmir için iddialı. Adının karıştığı rüşvet
iddiaları ve İzmir'deki yolsuzluk operasyonu içinse net
konuşuyor: "10 yıldan fazla bakanlık yaptım. Bütün
yapılanların sorumluluğunu AK Parti ’nin yerel seçimlerde en fazla
zorlanacağı yerlerin başında İzmir geliyor. CHP ’nin ‘kale’si olarak
görülen İzmir’i, AK Parti’nin kazanması kimilerine göre imkânsız.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise İzmir’i almayı çok istiyor.
İmkânsız görüneni başarabilmek için gösterebileceği en güçlü aday
olan Binali Yıldırım’ı yarışa soktu. Yıldırım, adaylığa ‘gönülsüz’ olsa
da görevden kaçmadı. 11 yıllık bakanlığın ardından İzmir’e giden
Yıldırım, seçim kampanyasına başladığı gün acı bir sürprizle
karşılaştı: Bacanağının isminin de karıştığı operasyon
yapıldı...Binali Yıldırım, yoğun İzmir mesaisini sürdürüyor. İzmir’in
dört bir yanını dolaşıyor. taşıyorum. Hepsinin hesabını veririm."
M
Liderler
Tü r k iye ` ye
g e l iyo r !
8
B
ürkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) ocak ayından itibaren Üretici
Fiyatları Endeksi (ÜFE) yerine yayımlamaya başladığı Yurtiçi ÜFE, ilk
ay yıllık yüzde 10.72 oranında artınca kiracıları üzdü.Kira sözleşmesini
yenileme süresi geçen ay dolanlar artışı yüzde 6.97 oranı üzerinden
yaparken, bu ay dolanlar yüzde 10.72 oranı üzerinden artış yapmak
zorunda kalacak. Buna göre aylık kirası bin lira olan bir kişi, kira artışını
geçen ay yapsaydı kirası bin 69.7 liraya çıkacak ve yıllık 12 bin 864 lira
ödeyecekti. Ancak kira artışını bu ay yapmak zorunda olunca aylık kirası
bin 107 liraya çıktı ve yıllık ödeyeceği rakam 13 bin 286 lirayı bulacak.
Böylece 1 yıllık sürede fazladan 450 lira ödemekzorunda kalacak. Bu
kişiler, baz etkisinden dolayı sonraki yıllarda da daha yüksek kiraödemeye
devam edecek. Türk Borçlar Kanunu'nun 1 Temmuz 2012'de yürürlüğe
girdiğitarihten bu yana Türkiye'de kiralar ÜFE'ye göre ayarlanıyor.
T
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
07 ŞUBAT 2014 Cuma
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
Artık
Ekonomi
Gazetesini twitter
& facebook’dan
okuyabilirsiniz
&
Kara
Cuma
ARAPLAR SICAK
denizlere iniyor!
Kur artışıyla beraber yabancılar için Türkiye’de konut
yatırımı daha cazip hale geldi. İşte özellikle mütekabiliyet
yasası sonrası Türkiye piyasasını radara alan Arapların
Karadeniz'den güneye kadar uzanan yatırım haritası...
yasanır mı!
ABD borsaları üç günün kritik ABD borsalarında önümüzdeki
üç günün kritik olduğu ve 1929'daki gibi sert satışların yaşanabileceği öne sürüldü. Borsalara yönelik gerçekleşen tahminleriyle finans dünyasında tanınan ekonomist Tom DeMark, Wall Street’in
önümüzdeki 2-3 günde yüzde 40 değer kaybedebileceğini söyledi.
iyasalar her gün bir gün önceki seviyeden
daha düşük seviyede kapanmaya başladı.
Yatırımcılar piyasaların hangi seviyeden
kapandıklarına bakarak, ertesi güne daha
düşük bir başlangıç bekliyor. Borsalarda işlem
hacmi bu şekilde her geçen gün azalıyor. Her
gün böyle devam ederse, negatif algı yerleşir
ve Cuma günü açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisinin piyasalar üzerinde bir etkisi
olmaz” dedi.
P
rap dünyasının gözdesi olan
Türkiye konut pazarı, kurun
yükselmesiyle birlikte daha da
cazip hale gelmeye başladı.
Özellikle mütekabiliyet yasası
sonrasında Türkiye’ye ilgisi artan
Körfez Bölgesi, bu aralar pazara
daha dikkatli bakıyor. Çünkü
kurdaki artışla ev fiyatları birkaç ay
öncesine göre neredeyse yüzde 25
daha ucuz. Peki Arap yatırımcı
Türkiye’de hangi bölgelere bakıyor,
İstanbul’da hangi semtleri tercih
ediyor? Arapların Türkiye’deki
yatırım haritasını çıkardık...
A
İLK TERCİH HER ZAMAN İSTANBUL
Arap yatırımcının Türkiye’de ilk
aklına gelen şehir kuşkusuz
İstanbul. Sadece yatırım açısından
değil, tatil ve alışveriş destinasyonu
olarak da İstanbul Arapların ilk
tercihi. Realty World Türkiye CEO’su
Coşkun Erginer, Irak, Suriye, Ürdün,
Mısır, Tunus ve Fas'ı da kapsayan
bölgedeki Arapların, siyasi
belirsizlikten dolayı kendilerini
rahat hissedebilecekleri ülkelerde
ev satın almak istediğini söyledi.
Erginer, "Araplar, zaten sıcak
coğrafyadan geldikleri için İstanbul
tercihlerde ön plana çıkıyor" dedi.
AVM’LERE YAKIN OLSUN...
ERA Türkiye Yönetim Kurulu
Başkanı Can Ekşioğlu ise, zengin
Ortadoğulular için Boğaz hattındaki
yalı ve villaların önemini
koruduğunu ifade etti. Ekşioğlu,
yabancıların İstanbul’da ayrıca,
yeni değerlenmeye başlayan
bölgelere de yoğunlaştığını
belirterek, “Haliç, Bomonti,
Zeytinburnu, Eyüp, Üsküdar ve
Sarıyer bölgelerinin yanı sıra
Atatürk ve Sabiha Gökçen
Havalimanı’nın çevresine olan ilgi
de artıyor” dedi. Space Gayrimenkul
Kurucu Ortağı Filiz Çakmur ise Arap
BORSA
yatırımcıların öncelikli tercihinin
marka projeler olduğunu belirterek,
"İstanbul içindeki tercihlerinde,
yeni, güvenlikli ve AVM’lere yakın
projeler tercih ediliyor. Maslak,
Kartal, Ataşehir öne çıkan bölgeler"
diye konuştu.
BÜYÜKADA YOLCUSU KALMASIN!
Emlak danışmanlarının hemfikir
olduğu bir konu da Arapların ‘ada’
merakı. Son dönemde yıldızı
parlayan Sapanca Gölü çevresi de
Arapların villa ve arsa almak için
tercih ettiği bir bölge. Coşkun
Erginer, Sakarya’da Sapanca ve
Kocaeli’ye bağlı Kartepe'de Arap
turistleri sıklıkla görmenin
mümkün olduğunu dile getirdi.
İşini 'bilir'kişi
anka davalarındaki bilirkişiler
'işini bilir' çıktı. Dosya başına 300750 TL arasında para alan bilirkişiler, banka kökenli oldukları için
aleyhte rapor yazmıyor. Yazanları da
banka kara listeye alıyor.Bankalar aleyhine açılan tüketici davalarında 'bilirkişi' kaosu yaşanıyor. Bilirkişilik
yapanların tamamı banka ve finaas
kökenli kişilerden seçiliyor. Bu tür
davalarda hakim, özel ihtisas
mahkemeleri olmadığı için de yüzde 90
oranında bilirkişi raporuna göre karar
veriyor. Bankalar, aleyhte rapor yazan
bilirkişileri de kara listeye alıyor. İtiraz
ederek davadan el çektiriyor.
B
"% 40 DEĞER KAYBEDEBİLİR"
Ekonomistten algının bu şekilde devam
etmesi durumunda Wall Street’te % 40
düzeltme yaşanabileceği uyarısı geldi. DeMark, “Eğer bu şekilde devam ederse, Wall
Street borsaları en yüksek seviyelerinden
% 40 değer kaybı yaşayabilir. Yani bu da
S&P 500’ü 1100 puan seviyelerine çeker”
dedi.
DeMark, “Piyasalarda 3 Eylül
1929’da da bugünküne benzer yüksek seviyelere çıkmıştı. Sonrasında devam eden 23 gün
içindeyse Dow Jones Sanayi
Endeksi’nin dip seviyesine
indiği görüldü. 23 günün
sonunda, piyasalar dört
gün üst üste yükseldikten
sonra Kara Cuma olarak
bilinen günde % 48
değer kaybetti.
D
ün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile
görüşen Apple CEO'su Tim Cook'un,
Fatih Projesi konusunda görüş almak
için Türkiye'ye ziyarette bulunduğuna dikkat
çekildi.Fatih Projesi başta olmak üzere birçok
konu hakkında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül
ile görüşen Tim Cook, teknolojinin geleceği ve
eğitimdeki rolü üzerine fikir alışverişinde bulundu.Türkiye'yi çok önemsediklerini ve Fatih
Projesi başta olmak üzere birçok konuyla yakından ilgilendiklerini kaydeden Cook'un, 4 milyar
dolarlık anlaşmayı hedeflediğine dikkat çek-
stanbul metrosunun ulaşım
ağlarını genişletmek amacıyla
yürütülen proje kapsamında
yeni bir güzergah daha metro sistemine entegre oluyor.Beyazıt'tan
Sultançiftliğine ulaşacak yeni bir
metro hattının yanı sıra, Marmaray'ın Anadolu Yakası'ndaki
son istasyonundan Kaynarca'ya
uzanan bir metro daha geliyor.Taksim Yenikapı bağlantısını sağlayan
Haliç metro köprüsünün Şehzadebaşı'ndaki istasyonuna bağlana
cak yeni metro hattıyla Fatih Fevzipaşa caddesini takip ederek
Edirnekapı'dan Sultançiftliği'ne
kadar gidilebilecek.10 Mart tarihin
de ihaleye çıkarılacak proje kapsamında hat üzerinde yapılacak.
İ
Apple CEO'su Tim Cook, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü ziyaret etti.
Tim Cook, Fatih Projesi için 4 milyar
dolarlık teklifle geldi.
iliyor.Türkiye genelinde çok sayıda öğrencinin
kullanması için iPad tabletlerin hazırlanmasını
kapsayan projenin en güçlü adayı olarak
görülen Cook, dünyada eşi benzeri olmayan
özelliklere sahip bir Apple satış mağazasının
Nisan ayında İstanbul'da açılacağını söyledi.
2
7 ŞUBAT 2014
Ekonomi
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
lmanya'nın Türkiye ile ticaret
hacmi son 10 yılda yüzde 80
artarak 38 milyar dolara
ulaştı.Almanya'nın Türkiye ile
ticaret hacmi son 10 yılda yüzde
80 artarak 38 milyar dolara
ulaştı. Almanya, Türkiye'nin
ihracat yaptığı ülkeler arasında
da 10 yıldır ilk sırada yer alıyor.
Osmanlı İmparatorluğu
döneminde 1763 yılında Berlin
ve İstanbul'da karşılıklı
temsilcilik açılmasıyla başlayan
diplomatik ilişkiler, 1961'de
imzalanan işgücü anlaşmasıyla
yeni bir boyut kazandı ve
Almanya'da sayıları 3 milyona
ulaşan Türk vatandaşları da iki
ülke arasındaki ilişkilere güç
kattı. Türkiye İstatistik Kurumu
(TÜİK) ve Uluslararası Para Fonu
(IMF) verilerinden derlenen
bilgilere göre, Türkiye'nin
ihracat yaptığı ülkeler arasında
yıllardır ilk sırada yer alan
Almanya, ithalatta da ilk 3 ülke
arasında bulunuyor.
A
ALMANYA
10 yılda yüzde
80 arttı
ile ticaret
lmanya'dan yapılan
ithalat ise 2004
yılında 12,5 milyar
dolar iken, geçen yıl 24,1
milyar dolar seviyesinde
gerçekleşti. Almanya ile
Türkiye arasındaki ticaret
hacmi ise 2004 yılına göre
yaklaşık yüzde 80 artarak 38
milyar dolara ulaştı.
A
Üretime dayalı ekonomik
yapısı ile AB ülkelerinin can
simidi olarak nitelendirilen
Almanya, istikrarlı yapısı ile
diğer ülkelere de örnek oluyor.
Geçen yıl yüzde 7 ile dünyada
en yüksek cari fazla elde eden
Almanya, yüzde 5,4 ile
işsizliğin de en düşük olduğu
ülkeler arasında yer alıyor.
Bir çok makro ekonomik
gösterge açısından parlak bir
karneye sahip Alman
ekonomisinin zayıf olduğu
nokta ise yüksek kamu borcu
olarak gösteriliyor.
Son verilere göre ülkenin
kamu borcunun GSYH'ye
oranı yüzde 81,9 olurken,
Türkiye'de bu oran yüzde 36,1
olarak gerçekleşti.
Almanya, ticari ilişkilerin
yanı sıra turizmde de
Türkiye'yi tercih eden ülkeler
arasında ilk sırada yer aldı.
Geçen yıl Türkiye'ye gelen
Alman turist sayısı 5 milyon
kişiyi aştı.
Öte yandan, Başbakan
Erdoğan'ın, Şansölye Angela
Merkel'in davetlisi olarak
Berlin'de gerçekleştireceği
temasların ana gündem
maddesinin Türkiye'nin AB
üyelik müzakereleri olacağı
belirtiliyor.
lmanya'ya 2004 yılında 8,7 milyar
dolarlık ihracat gerçekleştiren
Türkiye, bu rakamı 10 yılda
yaklaşık yüzde 60 artırarak 13,7 milyar
dolara ulaştırdı. Almanya'dan yapılan
ithalat ise 2004 yılında 12,5 milyar dolar
iken, geçen yıl 24,1 milyar dolar
seviyesinde gerçekleşti. Almanya ile
Türkiye arasındaki ticaret hacmi ise
2004 yılına göre yaklaşık yüzde 80
artarak 38 milyar dolara ulaştı.
A
ihracat ve üretim yapısının değiştirilmesini istedi
Türkiye’nin 2023 hedefi olan 500 milyar dolar ihracatı
gereçekleştirmesi için her yıl ortalama yüzde 12,5 büyümesi
gerekiyor. Mevcut politikalarla bu ihracat hedefine
ulaşılamayacağını ifade eden ihracatçı birliklerinin
başkanları, hedefin yakalanması için ihracat ve üretim
yapısının değiştirilmesini istedi.İstanbul Hububat, Bakliyat,
Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı
Zekeriya Mete’nin önceki hafta Almanya’da katıldığı bir
fuarda, “Mevcut bürokratik yapı ile bırak 500’ü 250 milyar
dolar ihracat bile hayal.” demesi tartışma başlattı.
Bu
politikalarla
5 0 0 m i lya r d o l a r
ihracat hedefini
y a k a l a m a k h ay a l
Erdoğan'ın, gurbetçilerin
vatandaşlık ve vize sorunlarını
da gündeme getirmesi
bekleniyor. HABER MERKEZİ
hracatçı birliklerinin başkanları
Mete’ye kötümser olmaması
İgerektiğini
söylerken, hükümete de
artık altı dolu bir plan açıklamaları
çağrısında bulundu. TİM Başkanı
Mehmet Büyükekşi, konuyla ilgili
birçok defa yaptığı konuşmada ‘Eğer
tedbir alınmazsa 500 milyar dolar
hayal olur, 2023 için yeni hikâye şart.’
demişti.
Önceki hafta Gaziantep’te ocak ayı
ihracat rakamını açıklayan Ekonomi
Bakanı Nihat Zeybekci de aslında bu
kanaatte. Konuşmasında, Türkiye’nin
ihracatının küresel kriz sonrası 140
milyar dolarlar seviyesine takılıp
kaldığına değinen Zeybekci, “İhracat
dünyanın birçok yerinde aşağı doğru
gitti. Ama bizde de tutuldu. Oturup
düşünmemiz gereken bir dönem. TİM
Başkanı’nın hayal olur demesi doğru.
Nitekim alt zeminleri yeniden kontrol
edip toparlanma yapmazsak hayal
olacak.” değerlendirmesinde
bulundu. Hedefe ulaşmak için ise
dört şart koştu:
Hammaddeyi kontrol altında tutmak.
Enerji bağımlılığı hissinden
kurtulmak. Tüketim alışkanlıklarına
öncülük etmek ve tüketim ağlarına
hakim olmak. Zeybekci, aksi halde
sonraki birkaç yılda 200 milyar dolara
ulaşan ihracatın tekrar boğulmaya
başlayacağı kanaatinde. Makine ve
Aksamları İhracatçıları Birliği
Yönetim Kurulu Başkanı Adnan
Dalgakıran ise boğulmalarla zaman
kaybedilirse ihracat hedefi iyice
uzaklara düşecek.
“Daha da önemlisi bu hedefe
ulaşmak için ihracat ve üretim
yapısını değiştirmek şart. Kişi başı
gelirde 10 bine geldik ama bundan
sonrası zor. Ayrıca 2 trilyon dolarlık
ekonomi için lojistik destekler nasıl
sağlanacak? Orta yüksek üretimi
destekleyecek teşvik mevzuatına
ihtiyaç var. Bu bütünlüklü politika
istiyor. Aksi halde dünya büyüdüğü
kadar büyürüz. Oysa 2 trilyon dolar
milli hasıla için her yıl yüzde 10
büyümek şart.” uyarısında
bulunuyor.
rehabilite edilmedi.” dedi. Tüketici
için ise “Bana göre frene kazıklama
basması lazım. Bu ekonomiyi
soğutmaya, herkes için zarar olacak
ama biraz daha gelirine göre
yaşayacak.” uyarında bulundu.
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri
İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail
Gülle, Mete’nin sert söylemini biraz
yumuşatsa da, “Ancak hedef için çok
planlı bir şekilde çalışıldığını
söylememiz zor. Bir süre paydaşlarla
çalışıldı ama neticeye götürecek
çalışma yapılmadı. 10 yılı daha
İstanbul Kimyasal Madde
İhracatçıları Birliği Başkanı Murat
Akyüz ise son 10 yılda kimya
sektöründe adını hissettirecek yatırım
olmayışının cazip ortam
oluşturulamaması ile alakalı olduğu
kanaatinde. “Ayrıca geçen sürede
kimya sektörüne verilen sözler
verimli değerlendirmemiz gerekirdi.
Herkes hak etmediği parayı harcadı,
oysa realite başkaydı.” dedi. Bu
sebeple Türkiye’nin ileriye dönük
sıkıntılarla yüz yüze kaldığını
söyleyen Gülle, “Olası krizden
bahsetmek zor.
tutulmadı. AB’nin yaptırım uyguladığı
maliyetlerin belirli miktarının
karşılanacağını söylemişlerdi,
olmadı. Plastik sektöründe yatırımda
komik bir şekilde sadece 6. bölgeye
sıkıştırıldık.
Finans kesimi sağlam. Döviz böyle
arttığında vatandaşın sesi çıkardı,
çıkmadı. Sadece seçimler ile para
bolluğunu tükenmeye başladığı
dönemin şirketlerin ciddi borç ödeme
zamanına denk gelmesi ekonomiyi
zorlaştırıyor. Bugüne kadar borcu
döndürüyorsun devam et denildi.
Fakat reel sektörün bünyesi zayıf bu
Plastik yatırımları Türkiye’nin her
yerine gerekiyor, kozmetikten
ambalaja kadar birçok konuda
yatırıma ihtiyaç var. Kısacası yeni
hikâye şart. Bunun için de hükümet
yekvücut davranmalı. Yolun
ortasında hedef revize yapmak
gerekiyorsa, revize edilir mühim olan
hedef koymaktır.” diye konuştu.
CİHAN
7 ŞUBAT
2014
Ekonomi
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Lobiye en güzel cevabı rakamlar veriyor
3
Dr. Mehmet Cavlı
Ekonomist
Fiyatı 300 Altın
Keklik ve İhanet
İnsan önce ağacı keser.
Sonra ondan kağıt yapar.
daha sonra da o kağıda
ağaçları kesmeyin, onları
koruyun diye yazar. İnsan
bu işte.
ezi olayları ile başlayan
ekonomiye saldırı her
fırsatta tekrarlanıyor.
Gerek para piyasalarına,
gerekse üretime ve
yatırıma yapılan
saldırılara en güzel cevap
yine ekonomik verilerle
geliyor.
G
Üreten ve büyüyen Türkiye
rekorlar kırmaya devam
ediyor. Türk ekonomisini
dar boğaza sokmak için
yerli yabancı çevreler elele
çalışıyor. Gezi olayları
sonrası başlatılan ataklar
öncelikle dev projelere
yönelmişti.
Bu projelerin durması için
elinden geleni yapan yerli
yabancı lobiler başarılı
olamadı. Devreye 17 Aralık
ve sonrasındaki ikinci
dalga girdi. Dev projelerin
müteahhitleri yargı yoluyla
engellenmeye çalışıldı,
varlıklarına el konmak
istendi.
KRİZ ÇIĞIRTKANLARI
ORTADA
Bu oyun da tutmayınca bu
kez piyasalara saldırıldı.
Türkiye'de kur faiz dengesi
FİYAT
bozularak hem kamunun
hem de özel sektörün
yatırımla ülkeyi büyütmesi
engellenmek istendi.
Merkez Bankası faizleri
artırınca istenilen ortam
oluştu ama yine de
hevesler kursaklarda kaldı.
ihracat geçen yılın aynı
ayına göre yüzde 20
artarken, Irak'a ihracat
yüzde 16, İngiltere'ye
yüzde 18 artış gösterdi.
2013 yılı ihracatı ise 151.7
milyar dolar olarak
gerçekleşti.
Gazetelerle yatırımcı
müteahhitlere karalama
kampanyası da, lobilerin
ağzından konuşan
işbirlikçilerle 'kriz çıkacak'
çığırtkanlıkları da hep
havada kaldı. Türkiye
ihracat rekoru kırdı, beyaz
eşyadan inşaata birçok
sektörde satışlar tarihi
rakamlara ulaştı. Üretici
de sanayicide bu oyunlara
gelmedi.
SAATTE 572 EV SATILDI
Konut satışları geçen yıl
altın dönemini yaşadı.
Türkiye'deki konut satış
rakamı geçen yıl yaklaşık 1
milyon 145 bini buldu.
İHRACAT REKOR KIRDI
Ocak ayındaki 12 milyar 15
milyon dolarlık ihracat,
Cumhuriyet tarihinin en
yüksek Ocak ayı ihracat
rakamı oldu.
Ocak ihracatı geçen yılın
aynı ayına göre yüzde 9.6
arttı. Ocak ayında en fazla
ihracat yapılan 3 ülke
sırasıyla Almanya, Irak ve
İngiltere oldu. Almanya'ya
Tapu işlemlerinin yapıldığı
mesai günleri ve çalışma
saatleri dikkate
alındığında, Türkiye'de
günde ortalama 4 bin 580
konut el değiştirdi. Satılan
konut sayısı saatte 572'ye,
dakikada ise 9'a karşılık
geldi. TEMFED Başkanı Ali
Taylan, "Döviz ve faiz
sektörü etkilemez. 2014
olumlu geçer" dedi.
OTOMOBİL GAZA BASTI
Türkiye'de otomobil
satışları 2013 yılında ilk
kez 600 bin barajını aşarak
tüm zamanların rekorunu
kırdı. Otomobil satışları
2013 yılında bir önceki yıla
göre yüzde 19.48 artarak
664 bin 655 adete ulaştı.
2012 yılında 556 bin 280
adet otomobil satışı
gerçekleşmişti. Türkiye
otomobil ve hafif ticari
araç toplam pazarı 2013
yılında bir önceki yıla göre
yüzde 9.72 artarak 853 bin
378 adet olarak gerçekleşti.
HAZIR GİYİM LİDER
Rekor kıran Ocak ayı
ihracatında, en büyük payı
1 milyar 589 milyon dolar
ile hazır giyim ve
konfeksiyon sektörü aldı.
Otomotiv sektörü 1 milyar
587 milyon dolar ihracat
ile ikinci, kimyevi
maddeler sektörü ise 1
milyar 404 milyon dolar
ihracat ile üçüncü oldu.
Hazır giyim yeni pazarlarla
güçlendi.
35 MİLYON TURİST
Türk turizmi 2013'ü rekorla
kapattı. Türkiye'ye gelen
turist sayısı geçen yıl
yüzde 9.84 artışla 34
milyon 910 kişiye ulaştı.
Türkiye; Fransa, ABD, Çin,
İspanya ile İtalya'nın
ardından dünya
sıralamasında 6'ncı sırada
yer aldı. Sektör
temsilcileri, bu yılı da yeni
bir rekorla kapatacağından
emin.
İSTİHDAM ARTTI
Türkiye İstatistik
Kurumu'nun (TÜİK)
Hanehalkı İşgücü
İstatistikleri '2013 Ekim
Dönemi Sonuçları'na göre,
Ekim'de istihdam geçen
yılın aynı ayına göre 139
bin kişi artışla 25 milyon
648 bin kişiye ulaştı. Eylül
2013'te işgücüne katılma
oranı geçen yılın aynı
ayına göre, yüzde 51.3
olarak gerçekleşti.
AVRUPA BİRİNCİSİYİZ
Beyaz eşya sektörü, 25
milyon adet üretim
kapasitesi ve 21 milyon
adet üretimiyle, çok
önemli bir üretim üssü
haline geldi. Türkiye beyaz
eşya sektöründe
Avrupa'nın lider ülkesi
oldu. İhracatta 14 milyon
adetleri rakamlarını geçen
sektör, son dönemde de
rekor satış ve ihracat
rakamlarına ulaştı.CİHAN
artışların kabul edilemez olduğunu belirterek,
“Spekülatörler tarafından başta pirinç, kuru fasulye, nohut
ve patates olmak üzere uygulanmaya konulan oyun
bozuldu. Fiyatı 5 liraya çekilmeye çalışılan pirinç
raflarda 2,90 liraya satılmaktadır. Toprak Mahsulleri
Ofisi (TMO) Osmancık yerli pirincini piyasaya sürerek
spekülatörlerin oyununu bozdu.” dedi.TESK Başkanı
Palandöken, yaptığı yazılı açıklamada, bu sene pirinç
rekoltesinin çok yüksek olmasına rağmen ellerindeki
eski pirinci piyasaya sürmeden evvel fiyat artışı
senaryolarını uygulamaya koymak isteyenlerin oyununun
bozulduğunu belirtti. Palandöken, “Bakliyat fiyatlarında
bir oyun oynanmak istendi ama erken bozuldu”dedi.
Münir ARIKAN-EKONOMİ
illetlerarası
Ticaret
Odası (ICC)
Yönetim Kurulu
üyeleri ve Başkanlık
divanı, yılın ilk
toplantısını
Türkiye’de yapacak.
Toplantı dolayısıyla iş
dünyasının küresel
liderleri, önümüzdeki
ay İstanbul ve
Ankara’ya gelecek.
M
Bir başka keklik
var ki, altın
kafes içinde
“fiyatı 300 altın”
yazılı. Hemen
sorar. “Hayırdır
bunun farkı ne
ki, fiyatı 300
altın” Satan
izah eder. “Bu keklik özel
yetiştirilmiş. Çok güzel öter.
Öyle güzel öter ki, bunun
ötüşünü duyan ne kadar keklik
varsa hepsi bu kekliği bulur
yanına gelir, durur, etrafında
dolaşırlar. O arada avcılar
gelen keklikleri çok rahat
avlarlar.”
Padişah, “bu kekliği satın
alıyorum” der. Parayı verir.
Kekliğe yönünü döndüğü gibi,
eline alır kafasını keser,
koparır. Satıcı şaşkın.
“Padişahım en maharetli
kekliğin kafasını koparttınız.
Yazık değil mi?”
İnsan farklı değil. Kim veya
kimler 300 altınlık bilemem.
Ama hikaye çok derin anlamlar
yüklü. Ben sadece ihaneti bir
manada anlatayım.
Kariyer basmaklarından hızla
yükselerek yer edenler bir gün
gelir ki kendisini yükseltenlere
ihanet edebilmektedir.
Kariyerini yükseltenleri
durdurmak, kariyerli kişileri
küresel liderler Türkiye’ye geliyor
İstisnai ihanetler yaşanabilir.
Ancak o ihanetleri görenler,
herkese potansiyel ihanetçi
gözüyle bakmasa gerek. Şüphe
ve tereddüt masuma
gösterilmez.
Kariyer sadece yakınlık,
bağlılık ve bağımlılık
ölçüsünde olmasa gerek.
İlim ve irfan sahiplerinin
Gezerken Padişahın gözü
kekliklere ilişir.
Bütün
kekliklerin
üzerinde “fiyatı
1 altın” yazıyor.
Padişah “ Bu keklik kendi
nesline ihanet etmektedir.
Bunun akıbeti ölümdür.”
ürkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK)
Genel Başkanı Bendevi Palandöken, piyasada patates
Tfiyatları
ile birlikte bakliyat fiyatlarında bir anda başlayan
ARTIŞINA
TEPKİ
Şimdi de bir hikayeyi ele
alalım. Yavuz Sultan Selim Han
bir zaman kuşlar çarşısına
gider. Orada avcılar avladıkları
kuşları sergiliyor. Kuş
tuzakçıları maharetli kuşları
satmaktadır. Padişah tek tek
satılanları, tezgahları inceler.
kenarda bırakmak, yeni
kariyerlileri yetiştirmemek ve
herkesi kendisine potansiyel
rakip olarak görmek her halde
birer ihanet.
yüzüne kapatılan kapılar.
Güzide kişilerin zaman içinde
tükenişi. üzücü bir fotoğraf.
Uyuyan, tembel, hazıra konan,
hızla köşeyi dönmek isteyen,
yalan söyleyen, doğruyu yanlış
ve yanlışı doğru bilen bir nesil.
Kuyuya düşmüş bir nesil.
Onları çıkartmak beyhude. İp
kısa. Bu sağlıksız hayat onlara
hap gibi yutturuluyor.
Bildiğinden başka bilgilere
kapalı bir nesil. Diğer bir üzücü
fotoğraf.
Bu nesil bütün dünya
ülkelerinde hayatını
kaybediyor.
Onların vebalini taşıyanlar
çok.
Şems i Tebrizi diyor ki;
“Bir şey yap güzel olsun. Çok
mu zor? O vakit güzel bir şey
söyle. Dilin mi dönmüyor.
Güzel bir şey gör veya güzel bir
şey yaz. Beceremez misin?
Öyleyse güzel bir şeye başla.
Ama hep güzel şeyler olsun.
Çünkü her insan ölecek
yaşta.”12 Ocak 2014
Milletlerarası Ticaret
Odası, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun davetiyle yılın ilk
toplantısını Türkiye’de yapacak. Toplantı iki gün sürecek.
OBB Başkanı Rifat
T
Hisarcıklıoğlu’nun
davetiyle 6-7 Mart tarihlerinde Türkiye’ye
gelecek patronlar
arasında önemli isimler var.
S&P şirketini
bünyesinde barındıran
McGraw-Hill Companies Başkan ve CEO’su
Harold McGraw, 42
ülkede 3 bin çalışanı
ile dünyanın en büyük
mali danışmanlık gruplarından Rothschild’ın Avrupa
Başkan Yardımcısı
Gerard Worms,
Katar’ın en
büyük işadamlarından
Mohammad Al-Thani,
Bank of China Aviation’ın Yönetim Kurulu
Başkanı Yanling
Zhang, 30 bin çalışanı
ile birçok sektörde
faaliyeti olan Hindistan’ın lider iş gruplarından Bharti
Girişim’in Kurucusu,
Başkanı Sunil Bharti
Mittal gelecekler
arasında.
Ev sahipliğini Hisarcıklıoğlu’nun yapacağı
toplantının gündeminde, dünya
ekonomisindeki
gelişmeler, ticaret politikaları ve ICC’nin projeleri bulunuyor. 2 gün
sürecek olan toplantılar Ankara ve İstanbul’da
gerçekleştirilecek.
TOBB Başkanı Rifat
Hisarcıklıoğlu,
dünyanın en büyük iş
örgütü ve önde gelen
iş insanları burada bir
araya gelerek
Türkiye’nin küresel sistemin merkez
ülkelerinden biri
olduğunu gösterdi.
Resmin bütününü
görenler için Türkiye,
yeni iş ve yatırım fırsatları sunuyor.
Dünyanın en büyükleri
bunun farkında. Türk
iş alemi olarak biz de
potansiyelimize inanıp
ona göre hareket etmeliyiz” dedi.
Barışın tüccarları
ICC’nin yönetim kurulu başkanlığını
Harold McGraw
yapıyor. Hisarcıklıoğlu, Haziran 2012’de
ICC Yönetim Kurulu’na
seçilmişti.
1. Dünya Savaşı sonrasında, 1919’da kurulan ICC ile dünya
savaşının yol açtığı
yıkımla gelen iktisadi
ve sosyal hasarın
onarılması amaçlanmıştı.
Bu nedenle “barışın
tüccarları” olarak
biliniyorlar. ICC
dünyanın en büyük ve
etkili iş örgütü konumda. Bünyesinde
Dünya Odalar Federasyonu, Milletlerarası Tahkim Divanı,
Dünya İş Hukuku Enstitüsü bulunuyor. ICC,
bugün 89 ülkede milli
komiteleri ile temsil
ediliyor ve 124 ülkeden
üyeyi bünyesinde
barındırıyor.CİHAN
4
Borsa - Finans
7 ŞUBAT
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
EKONABIZ
Gündemde Neler Var?
13:00_Almanya Fabrika
Siparişleri (aylık, Aralık)
Beklenti: % 0.2 Önceki: % 2.2
Faruk BAKAÇ
14:00_İngiltere Merkez Bankası
Faiz Kararı Beklenti: % 0.50
Önceki: % 0.50
Şirket Haberleri
Ataç İnşaat şirket hisselerinin satış
görüşmelerinin olumlu
sonuçlandığını açıkladı. Şirket
hissedarlarından Halil Ataman,
Hüseyin Çalık, Leyla Ataman,
Fatma Kızılırmak ve İnci Ataman
Figanmeşe ("Satıcılar") ile
Lüksemburg kanunlarına göre
kurulmuş bir şirket olan "TELOS
Investments S.A." ("Alıcı")
arasında Hisse Alım Satım
Anlaşmasının imzalandığını
açıkladı. Bu Anlaşma, uyarınca
Satıcılar imza tarihinden itibaren
15 iş günü içerisinde sahip
oldukları (C) grubu hisseleri
Alıcı'ya devredileceği bildirildi.
Rekabet Kurumu'ndan ilgili hisse
devri için ve SPK'dan Alıcı'nın
"pay alım teklifi zorunluluğu"ndan
muaf olduğuna dair izin alınması
ile Taraflarca mutabık kalınan
başkaca koşullar, Satıcılar'ın (A) ve
(B) grubu hisselerin devri amacıyla
Kapanış yapılması için ön şart
olarak belirlendiği açıklandı.
Taraflar Kapanış tarihinin; ön
şartların tamamlanmış olması
kaydıyla, Sözleşme'nin imzasından
itibaren en geç 3 ay içinde
gerçekleşeceği, ancak herhangi bir
şartın Taraflara atfedilemeyecek
bir nedenle iş bu 3 aylık sürede
yerine getirilememesi halinde, 3
aylık ek bir süre öngörüleceği
konusunda mutabık kalındığı
açıklandı.Berkosan Yalıtım
Bozüyük'teki yeni fabrika için
resmi kurumlar nezdinde gerekli
izinler tamamlanmış olduğunu ve
üretim faaliyetlerine başlandığını
açıkladı.
Selçuk Gıda Yönetim Kurulu Üye
seçimi ve Oy Kullanımında İmtiyaz
hakkı taşıyan A Grubu paylarını
Devralan Fatih Erkoç tarafından
Zorunlu Pay alım Teklifi için
Sermaye Piyasası Kurulu'na
başvuruda bulunulduğu bildirildi.
Sayıştay, Halkbank’ın sorunlu
kredilerini, tek tek tespit etti, 1,9
milyarlık yakın takip: Sayıştay’ın
‘gizli’ ibareleri 2012 Halkbank
raporunda, firmalara verilen
kredilerin nasıl tahsil edilemediği
tek tek ortaya konuldu.
Verilen krediler içinde sadece bir
tanesinden Halkbank, 909 milyon
lira alacaklı. Yakın izlemeye alınan
kredilerde 3 milyon liranın
üstünde 27 firma var. Toplam 1.9
milyar lirayı bulan takipteki
kredilerden 1 milyar 268 milyon
lirası, söz konusu 27 firmaya ait.
Firmalara kredi verme süreçleri ve
alınan teminatların nasıl geçersiz
kaldığı anlatıldığı raporda,
Halkbank’ın kredilerini yenilediği
firmaların teminatlarına ilişkin
farklı bankaların öncelikli alacaklı
olduğu, şirketler hakkında haciz
kararları bulunduğu ve dolayısıyla
şirketlerin ödeme konusunda risk
taşıdığına dikkat çekildi. (Hürriyet)
Privy Council, Turkcell kararını
verdi. Tahkim mahkemesi Privy
Council, Çukurova Holding'in
Altimo'nun elindeki Turkcell
hisseleri için yapması gereken
ödemenin nihai tarihini, New York
Mahkemesi’nin kararından 60 gün
sonraya öteledi.
New York Mahkemesi’nde
duruşmanın ne zaman olacağı ise
şu anda belli değil.
Akbank’ın aktifleri 2013’de %20
büyüdü. Akbank’ın kredileri, 2013
yılında %33’ün üstünde
büyümeyle 148 milyar TL’ye
yükseldi. Bankanın 2013 yılı
finansal sonuçlarını değerlendiren
Akbank Genel Müdürü Hakan
Binbaşgil, “Zor bir yıl olmasına
rağmen 2013’te bankamızın
aktifleri 2012 yıl sonuna kıyasla
yaklaşık yüzde 20’lik bir
büyümeyle 195 milyar TL’yi geçti.
Ayrıca aynı dönemde, nakdi ve
gayri nakdi kredilerimizle
ekonomimizin büyümesine destek
sağlamayı sürdürdük” dedi.
Yüzde1,4 seviyesindeki takipteki
kredi oranının sektörün en düşük
oranlarından biri olduğunu
söyleyen genel Müdür
Binbaşgil, Akbank'ın genel kredi
karşılıkları da dikkate alındığında
takipteki kredilere yaklaşık %196
oranında karşılık ayırdığının altını
çizdi.
Besi ithalatı için kapılar tekrar açılıyor
ayvancılıkta bir kez
daha ithalat gündemde. Besi çiftliklerinin yarı yarıya
boşalması ve kırmızı et
fiyatındaki artış
hükümeti harekete
geçirdi. DÜNYA’ nın
edindiği bilgilere göre
besilik dana ithalatında
yüzde 15 olan gümrük
vergisini sıfırlamak
üzere çalışma başlatıldı.
H
Ancak döviz kurundaki
artış nedeniyle ithalat
geçmiş yıllardaki gibi
cazip olmayacak. Son
olarak 2010 yılında
karkas etin kilosu 18 liranın üzerine çıkınca
hükümet, önce kasaplık
canlı hayvan ithalatına,
daha sonra besilik hayvan ithalatına, sonrasında ise karkas et
ithalatına izin verdi.
2010-2012 döneminde 3
milyar dolarlık canlı
hayvan ve et ithal edildi.
İç piyasada fiyatın
düşmesi nedeniyle yerli
besiciyi korumak için
gümrük vergileri yükseltilince ithalat fiilen
durdu. Et fiyatındaki
artış, besi çiftliklerindeki
hayvan sayısının azalması ithalatı bir kez
daha gündeme getirdi.
Besicilikte Türkiye’nin
en büyük işletmeleri
olan Banvit, Saray Halı,
Şahbazlar’ın besi
işletmesinde hayvan
sayısı hızla düşerken,
yerine yeni hayvan alımı
yapılmıyor. Banvit Yönetim Kurulu Başkanı
Ömer Görener, Banvit
olarak besi işletmesinde
bir dönem 38 bin başa
kadar ulaştıklarını
ancak şu anda 16 bin baş
besi hayvanına sahip
olduklarını söyledi.
Kestikleri hayvanların
yerine yenisini koyamadıklarını anlatan
Ömer Görener DÜNYA’ya
şu bilgileri verdi:
“Yerli besi danalarının
fiyatı yüksek.Yem ve
diğer girdilerin maliyeti
artıyor. Sezon başında
Sevgiliye gidecek 5 milyon
dal gül, gümrükte bekliyor
rta Anadolu Süs Bitkileri ve Mamulleri
İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu
O
Başkanı Osman Bağdatlıoğlu, Türk çiçek sektörü açısından önemli bir gün olan Sevgililer
Günü öncesinde transit geçiş belgesi sorunu
nedeniyle gül taşıyan TIR'ların Kapıkule Sınır
Kapısı’ndan geçemediğini, büyük sıkıntı
yaşadıklarını söyledi. Bağdatlıoğlu, sınır
kapısında büyük kuyruklar olduğunu, çiçeklerin yetişme şansının zora girdiğini ifade etti.
İklimin güzel gitmesi nedeniyle Bağdatlıoğlu,
şöyle konuştu:
“Sektör birkaç milyon dolar zarar içinde. Her
yıl olduğu gibi bu yıl da Türk çiçeklerinin
Sevgililer Günü’ne yetişmesini temenni ediyoruz. Yetişmezse sektör zor durumda kalacak.
Milyonlarca dal çiçeği bu günü planlayarak
ürettik ancak şu an ne yapacağımızı bilmiyoruz.”
Birlik Başkanı Osman Bağdatlıoğlu, ikinci
plan olarak uçaklarla göndermeye çalışacaklarını ancak bunun maliyetinin yüksek olacağını vurguladı. Çiçek sektörünün Türkiye’ye
yüzde 100 katma değer üreten bir sektör
olduğuna işaret eden Osman Bağdatlıoğlu,
yeni üretilen çiçeklerin de seralarda ve depolarda bekletildiğini dile getirdi. HABER
MERKEZİ
mısırın tonu 600 liraydı.
Bugün 720-730 lira.
Dahilde işleme rejimi
kapsamında getirseniz
bile dövizdeki artıştan
dolayı pahalı. Bu şartlarda hayvan alıp beslemek mümkün değil.
Ayrıca çok ciddi bir kuraklık söz konusu. Yem
sorunu daha da büyüyecek. Bu nedenle besi
hayvanı alıp çiftliğe koyamıyoruz. Bu saatten
sonra ithalat açılsa bile
cazip değil. Çünkü
dövizdeki artış ithalatı
da pahalı hale getirdi.”
Saray Çiftliği yüzde 25
kapasite ile çalışıyor
Kayseri Develi ve
Adana’da iki besi
işletmesi olan Saray
Çiftliği’nin Genel Koordinatörü Nadir Yürüktümen, yüzde 25 kapasite
ile çalıştıklarını söyledi.
Yürüktümen şöyle
konuştu: “Çiftliğimizin
yüzde 75’i boş. Yeni hayvan alamıyoruz. Ette eşik
fiyatı bilmediğimiz için,
ithalatın nasıl ve ne
zaman açılacağını
bilmediğimiz için hayvan alamıyoruz.
İthalat piyasada
bazılarının ortalığı ayağa
kaldırmasıyla mı açılacak? Göstergelere
bakılarak mı açılacak
bilinmiyor. HABER
MERKEZİ
Marina boş kaldı, Mersin
‘bakım merkezi olsun' dedi
ersin iş dünyası 2 yıl önce faaliyete başlayan
Mersin Marina’nın daha etkin kullanımı için
M
harekete geçti. Yatlar Alanya gibi turizm merkezlerinde kışlamak için yer bulamazken Mersin Marina’nın boş durduğunu savunan iş çevreleri,
marinanın Akdeniz’deki tüm yatlara, hatta mega
yatlara da hizmet verebilecek bir bakım, onarım destinasyonuna dönüştürmek istiyor. İş çevreleri marinanın önemli bir tekne
fuar merkezi olma potansiyeline de dikkat çekti.
Mersin Deniz Ticaret
Odası Genel Sekreteri
Korer Özbenli, faaliyete
başlaması üzerinden 2 yıla
yakın zaman geçmesine karşın halen istenilen
düzeyde bir adım atılmayan Mersin Marina’nın özellikle bakım ve onarım ayağının güçlendirilip
kışlama noktasında öne çıkabileceğini belirterek,
“Bölgemiz iklim olarak da kışlamaya oldukça müsait. Akdeniz’deki tüm yatlara, hatta mega yatlara
da hizmet verebilecek bir bakım onarım destinasyonuna dönüşme potansiyeli var. Mevcut durumda
kapasite olarak ülkenin en büyük kapasitesine
sahip. Teknik donanım yeterli. Güçlü bir ekip ve
dünya çapında yapılacak iyi bir tanıtımla sonuca
ulaşılabilir” dedi. Böylesi bir yatırımdan marina
işleticisinin de karlı çıkacağını vurgulayan Özbenli,
ayrıca kışlamak için bölgeye gelecek olan yatların
Mersin ekonomisini de ciddi ölçüde canlandıracağını söyledi. Mersin Marina dışında bölgede yeni
marina yatırımları olduğuna da değinen Özenli,
“Özbenli, Kumkuyu, Taşucu, Yeşilovacık ve
Bozyazı’da çalışmaları var. Anamur’da da bir marina
planlanıyor. Tümü biterse 2 bin 500 yat barınma kapasitesine ulaşılacak. Bu marinalar bölgeyi
hareketlendirebilir. Odamız bu marinaların daha
aktif kullanımı için çalışacak” dedi.CİHAN
14:45_Avrupa Merkez Bankası
Faiz Kararı Beklenti: % 0.25
Önceki: % 0.25
15:30_ECB Başkanı Draghi
basın toplantısı
15:30_ABD Dış Ticaret Dengesi
(Aralık) Beklenti: - 36 mr $
Önceki: - 34.3 mr $
TÜRKİYE
Meclis'te, interneti
düzenleyecek maddeler kabul
edildi… Türkiye Büyük Millet
Meclisi (TBMM) Genel
Kurulu'nda, internet yasasına
ilişkin görüşmeler devam
ediyor. Meclis Başkanvekili
Meral Akşener'in yönettiği
birleşimde, Torba Tasarı'nın
internet yayınlarının
engellenmesiyle ilgili yeni
kurallar getiren yasa AK
Parti'nin oylarıyla kabul edildi.
Dünyanın en büyük güneş
enerji şirketlerinden Zhongli
Talesun, Türkiye'ye girme
kararı aldı… Sabah
Gazetesinden Kerim Ülker'in
haberine göre, Dünya
genelinde 3 GW'lık kurulu
gücü bulunan Zhongli Talesun
Solar, İzmirli Ege Trade
şirketiyle ortak oldu.
ABD
Fed/Plosser, "Tahvil alımları
yıl ortasında sona ermeli"
Philadelphia Fed Başkanı
Charles Plosser, Fed'in tahvil
alımlarında azaltımı
hızlandırması ve yıl ortasında
sona erdirmesi taraftarı
olduğunu söyledi. ABD
ekonomisinin 2014 yılında
yüzde 3 büyümesini ve işsizlik
oranının yüzde 6,2'ye
düşmesini beklediğini ifade
eden Plosser, "Ekonominin
tahvil alım programının sona
erdirilmesi için yeterli
iyileşmeyi gösterdiğine ikna
oldum. Tahvil alım programı
ne kadar çabuk sona erdirilir
ise o kadar iyi olur. İşsizlik
oranının yüzde 6,5 eşiğine
geldiği ortamda tahvil
alımlarına devam edersek
piyasalar ile iletişimimizi
karmaşıklaştıracağımıza
inanıyorum" diye konuştu.
Plosser ayrıca, gelişmekte olan
ülke para birimlerinde
yaşanan sert dalgalanmaların
bu noktada ABD ekonomisi
için ciddi bir risk olduğunu
düşünmediğini de vurguladı.
gerçekleşti. Böylece dış ticaret
fazlası 468 milyon Avustralya
doları oldu. Analistler ticaretin
200 milyon Avustralya doları
açık vermesini bekliyorlardı.
Fed/Lockhart, "Tahvil
alımlarında azaltım devam
edecek, alımlar büyük
olasılıkla 4. çeyrekte sona
erecek" Atlanta Fed Başkanı
Dennis Lockhart, ekonomi
beklendiği gibi büyümeye
devam ettiği sürece Fed'in
tahvil alım programında daha
fazla kesintiye gideceğini ve
programı bu yıl sona
erdireceğini öngördüğünü
söyledi.
Döviz kurundaki anı artış
inşaat ile demir-çelik
üreticilerini karşı karşıya
getirdi. İnşaat sektörünün
temsilcileri, kullandıkları
demirin fiyatının bir ayda
yüzde 30 zamlandığını ancak
zamdan daha önemli sorunun
firmaların birleşerek fiyat
açıklaması olduğunu
savunuyor. İstanbul İnşaatçılar
Derneği Başkanı Nazmi
Durbakayım, Rekabet
Kurumu’nu göreve
çağırdıklarını belirtirken,
“Kendi demirimizi üretmek
için haddehane mi kuralım!”
diye tepkisini dile getiriyor.
Demir-çelikçiler ise fiyat
farklarının kur artışından
kaynaklandığını, bunun da
piyasanın bir gerçeği olduğunu
vurguluyor. İnşaatçıların
iddialarına yanıt veren Türkiye
Çelik Üreticileri Derneği Genel
Sekreteri Veysel Yayan, demir
fiyatlarının halen 2009
seviyesinin üçte biri düzeyinde
bulunduğuna dikkat çekiyor.
Yayan, inşaatçılara, “Rekabet
Kurumu yerine Merkez
Bankası’nı göreve çağırırsanız
daha tutarlı olursunuz” diye
sesleniyor.
ASYA
Avustralya'da ticaret dengesi
Aralık ayında beklentilerin
aksine fazla verdi… Avustralya
İstatistik Bürosundan yapılan
açıklamaya göre, ihracat yüzde
4,0 artışla 28,5 milyar
Avustralya doları olurken,
ithalat yüzde 2,0 artışla 28,0
milyar Avustralya doları olarak
Yayan, “birleştiler” iddiasına
da, “Türkiye’de demir-çelik
sektöründe 250 haddehane, 20
kuruluş bulunuyor. Bunların
bir araya gelip bir kartel
oluşturduğunu iddia etmek
hayal gücünün çok gelişmiş
olduğunu gösterir. Türkiye’deki
rekabet dünyanın hiçbir
yerinde yok” yanıtını veriyor.
Güngör URAS
Sivri biber: 0.1421
Hac: 0.1919 Umre: 0.1845...
Sivri biber bıktırdı... Her ay enflasyon
açıklandığında sivri biber muhabbeti gündeme
geliyor.Sivri biber fiyatı en fazla artan gıda maddesi
olarak gıda fiyatlarındaki artışın suçlusu olmaktan
kurtulamıyor.Sanırsınız ki halkımız sivri bibersiz
yapamıyor. Sabah akşam sivri biber yiyoruz. Gıdaya
giden paranın büyük kısmıyla sivri biber satın
alıyoruz.
1) Sivri biber, domates, patlıcan gibi tarım
ürünlerinin “mevsim dışı” üretimleri örtü altında
veya serada yapılır. Kış aylarında örtü altı ve sera
ürünlerinin fiyatı, tarla ürünlerinin fiyatının üzerine
çıkar. Ocak ayında sivribiber, domates, patlıcan
yemeye kalkan, istenen fiyatını da öder.
2) Sivri biberin, domatesin toplam enflasyon
hesabında ağırlıkları oldukça düşük. Sivri biberin
ağırlığı 0.1421, domatesin ağırlığı 0.6016. Yaz
mevsiminde tarım ürünlerinin ağırlığı azalıyor.
Mevsim dışı artıyor. Açık anlatımıyla, her ay fiyatlar
kadar enflasyonu etkileme ağırlıkları da değişiyor.
432 maddelik sepet
Tüketici fiyatlarındaki değişimi (enflasyonu)
belirlemek için TÜİK tarafından her ay 432
maddedeki fiyatındaki değişim izleniyor.
Harcama sepeti 432 maddelik olunca, maddelerin
enflasyonu etkileme ağırlığı göreceli olarak aşınıyor.
Örneğin Ayşe Hanım Teyzem için önemli olan
ekmek, peynir, zeytin, fasulye, pirinç, nohut fiyatı.
Kira ödemesi. Elektrik gaz faturası. Başka
harcaması yok. Ayşe Hanım Teyzem için enflasyon
hesabı bu maddelerdeki fiyat artışıdır.
Halbuki TÜİK mecburi olarak, ülke genelinde, tüm
tüketicilerin tüketim harcaması yaptıkları (Ayşe
HanTeyzem’in bazılarıyla hiç ilgilenmediği) 432
çeşit maddenin fiyatını izliyor. Bu fiyatlardaki
değişim farklı oranlarda enflasyon hesabına girince,
Ayşe Hanım Teyzem’in tüketim sepetinde yer alan
sınırlı sayıdaki malın fiyatındaki artış oranı, tüm
hesap içinde aşınıyor. Aşağıya iniyor.
Ağırlıkları farklı...
Her bir maddenin toplam fiyat artışını (enflasyonu)
izleme ağırlığı farklı. Her bir maddedeki fiyat
değişimi enflasyonu değişik ölçüde etkiliyor.
(Anadolu deyimiyle, cürmü kadar yakıyor.)
Örnek: Elektriğin ağırlığı 3.1203 olarak belirlenmiş.
Elektrik fiyatı 2014 Ocak ayında yüzde 0 arttı.
Enflasyonu etkilemedi.Eğer yüzde 100 artsa idi,
enflasyonu 3.12 puan artıracaktı.
Yüzde 1.72 olan ocak ayı enflasyonu 1.7+ 3.1 = Yüzde
4.8 olarak açıklanacaktı.Diyelim ki, marttan sonra
elektriğe yüzde 50 (ağırlığı 1.3996 olan), doğalgaza
yüzde 50 zam geldi.Mart ayı enflasyonunu elektrik
zammı 1.56 puan+doğalgaz zammı 0.70 puan, iki
zam birden 2.26 puan artıracak demektir.
Bu yazının altında TÜİK’in fiyat belirlediği 432
maddeden bazılarının enflasyonu etkileme
ağırlıklarını bulacaksınız.Enflasyon hesabına yeni
giren hac seyahatinin enflasyona etkisi 0.1919, umre
seyahatinin 0.1845 olarak belirlenmiş.
Demek ki önümüzdeki yıl hac ve umre seyahati
ücretleri yüzde 50 yükselse, enflasyon 0.19 puan
artacak.
Geliniz görünüz ki sivri biber fiyatı yüzde 50 artınca
enflasyonu 0.07 puan, domatese yüzde 50 zam
gelince enflasyonu 0.30 puan artırıyor. İkisinin
birlikte enflasyona yükü 0.37 puan oluyor.
Neden bu böyle? Çünkü domates ve sivri biber
fiyatlarındaki değişimden etkilenenler, hac ve umre
seyahati ücretlerindeki değişimlerden
etkilenenlerden daha fazla.
MİLLİYET 05.02.2014
7 ŞUBAT
2014
Muhasebe
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
K i r a s ı 1 0 0 0 l i r a n ı n a lt ı n d a
olanlar dikkat
eçen yıl Türkiye'nin
toplam ihracatının
yüzde 13'ü, ithalatının
da yüzde 17'si Kocaeli
gümrüklerinden
gerçekleşti.TÜİK verilerinden
derlenen bilgiye göre, 2013'te
151 milyar 868 milyon dolar
olan Türkiye ihracatının yüzde
13'ü, 251 milyar 650 milyon
dolar olan ithalatının da
yüzde 17'si Kocaeli
gümrüklerinden yapıldı.
G
ira sözleşmesini
K
yenileme süresi
geçen ay dolanlar
Türkiye İstatistik
Kurumu'nun
(TÜİK) ocak ayından itibaren
Üretici Fiyatları
Endeksi (ÜFE)
yerine yayımlamaya başladığı
Yurtiçi ÜFE, ilk ay
yıllık yüzde 10.72
oranında artınca
kiracıları üzdü.
artışı yüzde 6.97 oranı
üzerinden yaparken,
bu ay dolanlar yüzde
10.72 oranı üzerinden
artış yapmak zorunda
kalacak.
Buna göre aylık kirası
bin lira olan bir kişi,
kira artışını geçen ay
yapsaydı kirası bin
69.7 liraya çıkacak ve
yıllık 12 bin 864 lira
ödeyecekti.
BAZ ETKİSİ SÜRECEK
Ancak kira artışını bu
ay yapmak zorunda
olunca aylık kirası bin
107 liraya çıktı ve yıllık
ödeyeceği rakam 13
bin 286 lirayı bulacak.
Böylece 1 yıllık sürede
fazladan 450 lira
ödemek zorunda
kalacak. Bu kişiler, baz
etkisinden dolayı
sonraki yıllarda da
daha yüksek kira
ödemeye devam
edecek. Türk Borçlar
Kanunu'nun 1
Temmuz 2012'de
yürürlüğe girdiği
tarihten bu yana
Türkiye'de kiralar
ÜFE'ye göre
ayarlanıyor.
ÜFE'Yİ AŞAMAZ
Borçlar Kanunu'nun
44. maddesi uyarınca,
kira sözleşmelerinde
yıllık artışlar, ‘bir
önceki kira yılında'
üretici fiyat
endeksindeki artış
oranı ile sınırlı. Yasa
uyarınca, mülk sahibi
ile kiracı ÜFE'nin
altında bir artış
yapabiliyor ancak
ÜFE'nin üstünde bir
artış yapılamıyor.
ÜFE'nin üzerinde artış
yapılmasına ilişkin
sözleşme hükümleri
geçersiz sayılıyor. 28
Ocak'ta Enflasyon
Raporu'nu açıklayan
Merkez Bankası
Başkanı Erdem Başçı,
enflasyonun bu yıl
yüzde 6.6 olacağını
öngördü.
Son 6 yılın en yüksek
artışı
Türkiye İstatistik
Kurumu (TÜİK) içinde
bulunduğumuz şubat
ayından itibaren
Üretici Fiyatları
Endeksi'nin (ÜFE)
yerine Yurtiçi ÜFE'yi
yayımlamaya başladı.
TÜİK Başkanı Birol
5
Aydemir, kira
sözleşmeleri başta
olmak üzere yasalarda
ÜFE'ye yapılan
atıflarda bundan böyle
Yurtiçi ÜFE'nin
dikkate alınacağını
söyledi. Önceki gün
açıklanan Yurtiçi ÜFE
aylık yüzde 3.32
oranında artış
gösterdi. Bu rakam,
2008'in nisan ayında
yüzde 4.50 olarak
gerçekleşen rakamdan
bu yana en yüksek
aylık artışı ifade
ediyor. Aylık
enflasyondaki bu
yüksek artış, yıllık
enflasyonda da
sıçramaya yol açtı.
2013'ün aralık ayında
yüzde 6.97 olan yıllık
enflasyon, 2014'ün
ocak ayında yüzde
10.72'ye çıktı.CİHAN
Yüzde 13'ü Kocaeliygümrüklerinden
ap ı l d ı
Dilovası Gümrüğünden 12 milyar
167 milyon dolar, Körfez
Petrokimya Gümrüğünden 7
milyar 939 milyon dolar, Gebze
Gümrüğünden 5 milyar 209
milyon dolar, İzmit
Gümrüğünden ise 3 milyar 957
milyon dolar ithalat gerçekleşti.
- En fazla ihracat İngiltere'ye
Söz konusu dönemde İngiltere, 1
milyar 662 milyon dolarla
Kocaeli Gümrüklerinden en
fazla ihracat yapılan ülke
olurken, bu ülkeyi 1 milyar 232
milyon dolarla Rusya, 1 milyar
192 milyon dolarla Fransa, 941
milyon dolarla Birleşik
Arap Emirlikleri, 882 milyon
dolarla Suudi Arabistan takip
etti.
5 ayda fındıktan 927
milyon TL geldi
Almanya 5 milyar 979 milyon
dolarla geçen yıl kentteki
gümrüklerde en fazla ithalat
yapılan ülke olarak kayıtlara
geçerken, Rusya 5 milyar 125
milyon dolarla ikinci, İspanya 2
milyar 383 milyon dolarla
üçüncü, İtalya 2 milyar 311
milyon dolarla dördüncü,
İngiltere 2 milyar 218 milyon
dolarla beşinci sırada
yer aldı.
ünya fındık üretim ve ihracatının
D
büyük kısmını elinde bulunduran
Türkiye, 2013-2014 fındık ihraç
u dönemde, en yüksek
B
ihracat, 8 milyar 285 milyon
dolarla Derince Gümrüğünden
gerçekleştirildi. Bu gümrükten
Suudi Arabistan'a 714 milyon
ISSN 1308 7606
sezonunun ilk 5 ayında 927 milyon 228
bin dolar gelir elde etti.Karadeniz
Fındık Mamulleri ve İhracatçıları
Birliğinden yapılan yazılı açıklamada, 1
Eylül 2013 tarihinde başlayan 2013-2014
fındık ihraç sezonunun ilk beş ayında
standart naturel iç fındığın kentalinin
(100 kilogram) ortalama 695 dolardan
işlem gördüğü belirtildi.Açıklamada, 1
Eylül-31 Ocak tarihleri arasında
Türkiye'nin 129 bin 630 ton fındık ihraç
ederek, karşılığında 927 milyon 228 bin
678 dolar gelir sağladığı
vurgulandı.İhracatın 95 bin 607
tonunun AB ülkelerine yapıldığı ifade
edilen açıklamada, AB dışındaki
Avrupa ülkelerine 13 bin 57, denizaşırı
ülkelere 11 bin 551, diğer ülkelere ise 9
bin 409 ton fındık ihracatı
gerçekleştirildiği kaydedildi.Türkiye,
geçen sezon aynı dönemde 166 bin 516
ton iç fındık ihraç etmiş, karşılığında da
939 milyon 785 bin 239 dolar gelir
sağlamıştı.AA
dolar, Rusya'ya 713 milyon dolar,
Fransa'ya 567 milyon dolar,
İsrail'e 468 milyon dolar,
Almanya'ya 384 milyon dolarlık
ihracat yapıldı.Derince
Gümrüğünü 4 milyar 286 milyon
dolarla İzmit Gümrüğü, 3 milyar
783 milyon dolarla Dilovası
Gümrüğü, 2 milyar 265 milyon
dolarla Körfez Petrokimya
Gümrüğü, 951 milyon dolarla
Gebze Gümrüğü izledi.
Geçen yıl 14 milyar 381 milyon
dolarla ithalatta da ilk sırayı
Derince Gümrüğü alırken,
Fasıllar bazında bakıldığında ise
Kocaeli gümrüklerinden geçen
yıl motorlu kara taşıtlarında 7
milyar 30 milyon dolar, demir ve
çelikte 2 milyar 593 milyon
dolar, mineral yakıtlar,
mineral yağlar ve bunların
damıtılmasından elde edilen
ürünlerde 2 milyar 335 milyon
dolar, elektrikli makine ve
cihazlarda 1 milyar 22 milyon
dolar, kazanlar, makinalar,
mekanik cihazlar ve
aletler, nükleer reaktörler ve
bunların aksam ile parçalarında
ise 948 milyon dolarlık ihracat
yapıldı.CİHAN
100 bin liralık kredinin taksiti 160 lira arttı
Yıl:70 Sayı:24702 Tarih:7 Şubat 2014 Cuma
Yayın Sahibi İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
İcra Kurulu Başkanı
Emin ERENER
Genel Yayın Yönetmeni
Reyhan AYTEKİN
Sorumlu Müdür
Yavuz AYDIN
Sayfa Editörü
Gülşan KURT
İstihbarat Şefi
Caner ERDOĞAN
Sayfa Editörü
Yasemin ERENER
Haber Müdürü
Kenan KURTOĞLU
İdari Merkez
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu
Cad. No:2 Sefaköy/
Küçükçekmece/İST
Tel :0212 540 40 45 Fax 0212 540 39 99
www.ekonomigazetesi.net .
[email protected]
Ankara Temsilciliği
Macun Mah.3. Cadde No:2
Yenimahalle /ANK.
Tel :0312 397 91 40 41
Fax 0312 397 41 5254
İstanbul Dağıtım
REKDAĞ Ltd.Şti.
Yazıişleri Müdürü
Şüheda YILDIRIM
İnternet Site Editörü
Kübra ERENER
Reklam Pazarlama ve Dağıtım
Dolmabahçe Caddesi
Eti İş Merkezi No:23 Kat:3
Beşiktaş/İST.
Tel: 0212 259 12 20
Fax: 0212 259 12 10
ANKARA
Atatürk Bulvarı Palas İş
Merkezi B Blok Kat:6 D:114
Kızılay/ANKARA
Tel: 0312 425 99 63
Fax: 0312 425 99 76
Ankara Dağıtım
GENÇLER DAĞITIM
Yayın Türü:Yerel Süreli
Basıldığı Yer İstanbul
Alkım Basım Yayın Dağıtım Tic.A.Ş.
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad. No:2 Sefaköy/ İSTANBUL
Tel : 0212 540 40 45 Resmi ilanlarınızı internet sitemizden de
görebilirsiniz (www.ekonomigazetesi.net)
EKONOMİ Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
erkez Bankası'nın
M
faiz artırımının
ardından konut
kredilerinde Aralık
ayına göre 100 bin
liralık kredinin toplam
geri ödemesi 18 bin lira,
aylık taksiti ise 160 lira
arttı.
oranlarını bir kez daha
yukarı çekti. Bazı
bankalar tek bir hafta
içerisinde iki üç kere
güncelleme yaparken
faiz oranları sadece bir
haftada ortalama 10
baz puan birden yukarı
çıktı.
Konutkredisi.com.tr'nin
yaptığı araştırmadan
derlenen bilgiye göre,
Aralık ayından Ocak
ayına geçişte zaten
ortalama 12 baz puan
yükselmiş olan konut
kredisi faiz oranları
geçen hafta sadece bir
hafta içinde 10 baz
puan daha yükseldi. Bu
yükseliş 100 bin lira
kredi için 10 yıl vadede
ikinci bir 9 bin lira artış
anlamına geldi. Yani
Aralık ayına göre 100
bin lira kredinin toplam
maliyeti 18 bin liraya
aylık taksiti ise 160 lira
yükselmiş oldu.
Yüzde 1,05 faiz oranı ise
100 bin lira kredide
1.470 lira aylık taksit ve
178 bin lira toplam
maliyet anlamına
geliyor.
27 Ocakla başlayan
kurun aşağı
çekilememesi durumu
ve Merkez Bankası'nın
faiz artırımıyla birlikte
tüm bankalar
Konutkredisi.com.tr
kurucu ortağı Onur
Tekinturhan, müşteri
özelinde hala yüzde
0,99 seviyesinde faiz
oranını
Özet olarak sadece bir
hafta içinde 100 bin lira
kredinin 10 yıllık
vadede toplam maliyeti
9 bin lira birden arttı,
Aralık ayına oranla
artış ise 18 bin liraya
çıktı. Bu seviyede kredi
kullanacak bir ailenin
aylık olarak ödeyeceği
taksit ise sadece Aralık
ayından bu yana 160
lira arttı.
koruyabildiklerini,
ancak bankalar
genelinde faiz
oranlarının yüzde 1,05
civarına çıktığını
belirtti.
Faizlerdeki artışların
düşük gelir
seviyesindeki ailelerin
krediyle ev satın
almasını
zorlaştıracağını
vurgulayan
Tekinturhan,
"Bankaların taksit-gelir
oranı beklentisi hesaba
katıldığında aylık
taksitte 160 TL artış
hane gelirinde daha
yüksek bir beklenti
oluşturuyor.
Aralık ayında 100 bin
TL kredi kullanabilen
ailenin şu anda yeni
oranlarla aynı krediyi
kullanabilmesi ve aylık
ödemeleri yapabilmesi
için 350 TL daha yüksek
gelir göstermesi
gerekiyor. Bu da daha
düşük gelir
seviyesindeki ailelerin
krediyle ev satın
almasını ciddi anlamda
zorlaştırıyor" diye
konuştu.
Son bir hafta içinde
Konutkredisi.com.tr'ye
en çok danışılan
tüketici sorularından
birinin "faizlerdeki
artışın devam edip
etmeyeceği" olduğunu
belirten Tekinturhan,
"Bankalar ilk tepki
olarak kendilerini
koruyacak şekilde
yüksek faizlerde
pozisyon aldıkları için
önümüzdeki hafta aynı
boyutta yükselişler
beklenmemeli. Yine de
kurdaki hareket ve
Merkez Bankası
aksiyonları belirleyici
olacak" dedi.CİHAN
6
7 UBAT 2014
Dış Haberler
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
ROMANYA
Türk vatandaşlarının,
başvurduktan sonra en geç
48 saat içinde vize alabileceği belirtildi.
Romanya'ya gelmek isteyen
Türk turistlerin vizeyi almaları için en az bir ay
öncesinden konsolosluğa
başvurmaları gerekiyordu.
Romanya'da kalacakları
otel rezervasyonu sağlık
sigortası ve içinde yeterli
görülen miktar kadar para
olan bir hesap numaranız
isteniyordu. MediaFax'ın
haberine göre, bundan
sonra sadece 500 Euro'ya
sahip olduğunun gösterilmesi, kısa süreli vize
almak için yeterli olacak.
Habere göre, Türk turistlerin en çok tarihî şehirler
ve kayak merkezlerinin
yanı sıra kumarhaneler ve
gece hayatı için Romanya'yı
tercih edeceği tahmin
ediliyor.
Romanya İstatistik Ofisi'nin
verilerine göre geçen sene
Romanya'yı 38 bin Türk turist ziyaret etti. 2013 yılında
Türkiye'den 11 milyon
vatandaş turist olarak yurtdışına çıktı. 2012 senesine
göre yüzde 6 artışın olduğu
bu sektörden Romanya da
pay alma çabasında. Haberde, Türkiye'den ilk etapta
yılda 50 bin turist beklendiği kaydedildi. CİHAN
Güney
Kıbrıs'ta
askerlik
süresi
azalıyor
Rosatom, Akkuyu için “uçakla
terör saldırısı senaryosunu”
ihaleye çıkardı
Rum Savunma Bakanı Fotis Fotiu,
Rum Milli Muhafız Ordusu’nun
(RMMO) yeniden yapılandırılması
yasa tasarısının tamamlandığını
açıkladıç Bakan Fotiu, askerlik
süresinin azaltılmasını da kapsayan yasa tasarısının, gelecek
hafta Rum Meclisi Savunma
Komitesi’nde oylanacağını söyledi.
Rum Alithia gazetesi, manşetten
aktardığı haberinde, askerlik
süresinin 18 ayın altına ineceğini
ve büyük ihtimalle 14 ay olacağını
yazdı.
Haberde, Demokratik Seferberlik
Partisi'nin (DİSİ), 2 yıllık askerlik
süresinin abartılı bir süre
olduğunu ve azaltılması gerektiğini
belirttiği kaydedildi. CİHAN
ürkiye’de Akkuyu nükleer
santrali inşa edecek Rus şirketi Rosatom devlet ihale
ajansına ilginç bir ilan verdi.
Ajans Akkuyu’ya uçakla terör
saldırısı yapılması durumunda
oluşabilecek riski analiz edecek
bir çalışma yapılmasını istiyor.
Rosatom 17 Şubat’a kadar tamamlanmasını istediği çalışma için
25,6 milyon ruble (730 bin dolar)
teklif ediyor.
T
Rosatom, çalışmanın 400 ton
ağırlığında bir uçağın 150-200
metre hızla terör saldırısı olarak
reaktörlere çarpması ya da 90
tondan daha ağır sivil bir uçağın
kaza yaparak düşmesi ve 150-200
metre hızla bir uçağın reaktöre
düşme olasılığı üzerinde çalışma
yapılmasını istiyor.
17 Şubat’a kadar devam edecek
başvurular 4 Mart’tan önce değerlendirilerek kazanan ilan edilecek.
Interfax’a değerlendirmede bulunan Rosatom yetkilisi, bağımsız
kaynaklar tarafından yapılacak
ikinci bir teklifin santralin güvenliğini daha da artıracağını
söyledi. Rusya daha önce de Bulgaristan’ın Belene nükleer
santrali için benzer bir senaryo
hazırlanmasını istemişti.
Rusya Başbakanı Dmitri
Medvedev 2012’de Türkiye’de kurulacak nükleer santralin benzeri
olan Voronej bölgesindeki
Novovoronej nükleer santralini
incelemiş, burada Rosatom
Başkanı Sergey Kriyenko’dan bilgi
almıştı. Kriyenko, Türkiye’de ku-
rulacak santralin 400 ton ağırlığında bir uçağın düşmesi durumunda bile etkilenmeyeceğini
ifade etmişti. Rosatom başkanı içi
dolu Boeing model bir uçağın
düşmesi durumunda santralin
hasar görmeyeceğini, bu teknik
nitelikte projelerin ilk kez uygulanmaya başladığını söylemişti.
Dünyada ilk kez gerçekleşen
yatırımla Rus nükleer enerji şirketi Rosatom santralin yüzde
93’üne sahip olacak. Atomstroyexport ve Rus enerji şirketi Inter
RAO UES ise kalan yüzde 7’lik
hisseyi paylaşıyor. Türkiye’den
özel şirketlerin de projeye ortak
olabilmeleri yönünde çalışmalar
var.
Orta Asya’nın hızlı kalkınan
ülkesi Türkmenistan’dan
Türkiye’ye otobüs seferlerinin
yapılması hedefleniyor.
Bunun için başkent Aşkabat’ta dev bir alanda uluslararası otobüs terminali inşa
ediliyor.
Devlet Başkanı Gurbanguli
Berdimuhamedov, Aşkabat’taki uluslararası otobüs
terminalinin inşaat şantiyesinde incelemelerde bulundu. Devlet Başkanı
Yardımcısı Şamuhammet
Durdılıyev ve Aşkabat
Belediye Başkanı Recepgeldi
Nurmamedov ile birlikte inşaat alanını gezen
Berdimuhamedov, terminalin
projesini inceledi ve otobüs
terminalinde kullanılacak
otobüs çeşitleri hakkında
bilgi aldı. 6 hektar alanda
inşa edilmekte olan terminal
günde 2 binden fazla yolcuya
hizmet verecek. Proje kapsamında terminalin bulunduğu alanda 50 kişilik otel, 50
kişilik kafe, bilet gişeleri,
restoran, döviz bürosu, küçük
dükkanlar, sinema salonu,
eczane olacak. Aralık 2012’de
inşaatına başlanan terminalin, bu sene sonuna kadar
hizmete açılması bekleniyor.
Terminalde yurtdışına da otobüs seferlerin yapılması
hedefleniyor. Yurtdışına
Türkiye başta olmak üzere
İran, Ermenistan, Kazkakistan, Özbekistan ve Afganistan’a seferler yapılacak.
Bu arada, Türkmenistan yurtdışına en çok uçak seferini
Türkiye'ye yapıyor. Türkmen
ve Türk Hava Yolları karşılıklı
her gün iki ülke arasında
düzenli uçak seferleri yapıyor.
CİHAN
Microsoft'un yeni CEO'su Satya
Nadella
Ukrayna'nın başkenti Kiev'de
gösterileri yasaklayan yasa ile
Rusya'nın baskısıyla Avrupa
Birliği'yle ekonomik işbirliği
anlaşmasının askıya alınmasını protesto etmek için
sokaklara dökülen eylemciler
evlerine dönmemekte kararlı.
3 kişinin öldüğü Ukrayna
Başbakanı Viktor Yanukoviç
ve hükümetinin istifa ettiği
gösterilerde son olarak AB
yanlısı protestocular, 'Ukrayna'nın Rusya'ya bağımlılığını
simgelediklerine inandıkları
Lenin'in aralık ayında söktükleri heykelinin yerine, altın
rengine boyanmış bir klozet
koydular.Altın rengine boyanmış klozet, eylemciler için
Başkan Viktor Yanukoviç'in
politikalarına karşı bir tepki
olarak gösteriliyor. CİHAN
Çin’de geçen
yıl yolsuzluğa
bulaşan 182
bin yetkili
cezalandırıldı
Çin’de geçen yıl yolsuzluğa bulaşan
182 bin yetkilinin cezalandırıldığı
bildirildi.
Çin’in en yüksek yolsuzluk ve rüşvetle mücadele kurumu, temiz yönetim
için rüşvete bulaşan yetkililerin etkili
biçimde denetleneceği sözü verdi.
Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez
Komitesi Disiplin Denetleme Kurumu, astlarının yanlış harekelerini
örten yetkilileri cezalandırmak için
somut kurallar düzenleyeceklerini
açıkladı.
Devlet medyasına göre, birçok büyük
yolsuzluk vakalarının yıllardır mevcut olduğu ancak bunların yerel
yetkililerce ortaya çıkarılmadığı belirtildi.
icrosoft Yönetim Kurulu, Satya Nadella'nın Microsoft CEO'su ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak
atandığını duyurdu. Satya Nadella, Microsoft'un Bulut ve Kurumsal Çözümler Bölümünü
Başkanı olarak görev yapıyordu. Nadella, duyurunun yapıldığı an itibariyle yeni görevine
başladı.
M
'DAHA UYGUN BİR İSİM DÜŞÜNEMİYORUM'
Microsoft Kurucusu ve Yönetim Kurulu Üyesi Bill Gates, Satya Nadella'nın Microsoft CEO'su olarak
göreve başlamasıyla ilgili şunları söyledi: "İçinde bulunduğumuz dönüşüm sürecini yönetebilecek
Satya Nadella'nın daha uygun bir isim düşünemiyorum. Satya sağlam mühendislik becerileri, iş
odaklı vizyonu ve insanları bir araya getirebilme becerisiyle kendini kanıtlamış bir lider. Satya'nın
teknolojinin kullanımına ve dünyayı değiştirme gücüne dair vizyon ve öngörüleri, Microsoft'un ürün
odaklı inovasyon ve büyümeye yönelik bundan sonraki adımları atmasında yol gösterici olacaktır."
NADELLA NELER YAPTI
UKRAYNA
Anlaşmaya göre, Türkiye Elektrik
Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi (TETAŞ) proje şirketinden
santralde üretilmesi planlanan
elektriğin ünite 1, ünite 2 için
yüzde 70'ine ve ünite 3, ünite 4
için yüzde 30'una karşılık gelen
sabit miktarlarını, her bir güç
ünitesinin ticari işletmeye alınma
tarihinden itibaren 15 yıl boyunca
KDV hariç 12,35 ABD senti/kWh
fiyattan satın almayı garanti edecek.
CİHAN
2020-2023 yıllarında tamamlanması planlanan Akkuyu nükleer
YENİ BULUŞLAR-TEKNOLOJİ
TÜRKMENİSTAN
santrali her biri 1200 megawatt
olmak üzere 4 ayrı üniteden
oluşacak. Türkiye projenin
tamamlanmasının ardından 15 yıl
boyunca elektrik alımını taahhüt
ediyor.
Satya Nadella, 1992 yılında Microsoft'a katıldığından beri şirketin sunduğu ürün ve hizmetlere dair
genel stratejilerin ve teknik dönüşümün gerçekleşmesinde önemli görevler üstlendi. Nadella, özellikle Microsoft'un bulut bilişime yönelmesi ve Bing, Xbox, Office gibi dev servisleri barındıran
dünyanın en büyük bulut bilişim altyapılarından birinin Microsoft tarafından hayata geçirilmesi
konusunda büyük rol oynadı. Satya Nadella, Microsoft Bulut ve Kurumsal Çözümler Bölümünü
Başkanı olarak görev yaptığı dönemde gösterilen ortalamanın üzerinde performansa ve birimin
rakiplerinden pay alarak pazar payını artırmasına öncülük etti.
'SATYA NADELLA EN İYİ SEÇİMDİR'
23 Ağustos 2013'te, yerine uygun bir aday bulunduğunda Microsoft'un CEO'luğundan ayrılacağını
açıklayan Steve Ballmer, "Kendisiyle 20 yıldan fazla çalışmış biri olarak, günümüz koşullarında
Satya Nadella'nın Microsoft'a çok iyi bir lider olacağına inanıyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Microsoft'tan çalıştığı dönemde endüstrinin en yetenekli çalışanlarıyla ve yöneticileriyle bir araya
gelme ayrıcalığını yaşadığını söyleyen Ballmer, "Tüm çalışanların en iyiye olan tutkusunun Satya
Nadella'nın liderliğinde çok daha güçleneceğine şüphe yoktur" dedi.
BILL GATES'E YENİ GÖREV
Microsoft, ayrıca şirkette Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapan Bill Gates'in yönetim kurulunda "Kurucu ve Teknoloji Danışmanı" olarak yeni görevler üstleneceğini ve bundan böyle şirkete
daha fazla zaman ayıracağını açıkladı. Gates, yeni dönemde teknoloji ve ürünlerin şekillenmesinde
Nadella'ya destek olacak. HABER MERKEZİ
Yeni atanan görevlilerin bulaştığı
yolsuzlukların, ÇKP’nin imajına
zarar verdiği için atamalarının
hemen ardından açığa çıkarıldığı
kaydedildi.
Haberde, partinin her seviyesindeki
komitelerinin rüşvetle ve yolsuzlukla
mücadeleye büyük önem vermeleri;
parti başkanlarının her yıl yolsuzlukla mücadele raporlarını yüksek
disiplin komitelerine göndermeleri
gerektiği vurgulandı.
ÇKP geçen ay ayrıca, eşleri ve çocukları yurt dışına göçmüş parti yetkililerinin (Çin’de ‘’çıplak yetkili’’
olarak adlandırılıyor), yolsuzluğa bulaşmış yetkililerin yurt dışına
kaçışlarını önlemek için terfi alamayacaklarını açıklamıştı.
ÇKP’nin yeni yönetiminin Kasım
2012’de göreve gelmesinin ardından
ülke çapında yolsuzlukla mücadelede sert önlemler alınmıştı ve
yolsuzluğa ‘’sıfır müsamaha’’ gösterileceği vurgulanmıştı.
Geçen yıl Bakanlık düzeyinde 17 üst
düzey yetkili hakkında yolsuzluk incelemesi yapılmıştı. Çin Yüksek Halk
Savcılığı da 2008-2012 yılları
arasında yıllık ortalama 6 olmak
üzere Bakanlık düzeyindeki 30 yetkili hakkında yolsuzluk incelemesi
yapıldığını açıkladı.
Ülkeyi tek parti olarak yöneten ÇKP
tarafından 10 Ocak’ta yapılan açıklamada, ülkede geçen yıl yolsuzluklara
bulaşan 182 bin 38 yetkili cezalandırıldı. Bu rakamın 2012 yılına
oranla yüzde 13,3 fazla olduğu, 2014
yılında ise daha fazla olacağı belirtildi.
CİHAN
7 UBAT 2014
Halaçoğlu,
Meclis
kürsüsünde
telefon kaydı
dinletti
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, TBMM Genel Kurulu'nda
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile
bir televizyon kanalı yöneticisine
ait olduğunu belirttiği telefon
konuşması kaydını dinletti.
Halaçoğlu, dün gece TBMM Genel
Kurulu’nda internetle ilgili torba
tasarının görüşmeleri sırasında söz
aldı. Halaçoğlu, konuşması
sırasında iPad’inden Başbakan'la
bir televizyon kanalı yöneticisine
ait olduğunu belirttiği bir telefon
görüşmesi kaydını dinletti.
Halaçoğlu, telefon görüşmesinde
Başbakan'ın TV yöneticisinden
AK Parti eski
ilçe başkanı
100 kişiyle
MHP'ye geçti
Hatay'ın Erzin ilçesinde AK Parti'den aday olamayan eski ilçe
başkanı, 100 kişiyle MHP’ye geçti.
AK Parti'nin kurucu üyelerinden
olan ve 5 yıl ilçe başkanlığı yapan
Aydın Kunt için MHP İlçe Başkanlığında tören yapıldı. Eski AK Parti
İlçe Başkanı'nın rozetini MHP İl
Başkanı Adnan Akdaş taktı.
AK Parti'den aday gösterilmeyince
CHP’den aday olan Hatay Belediye
Şanlıurfa Belediyesi
Meclisi'nde Dağ Eteği İkinci Etap Planı’nın iptal
edilmesi arazi sahiplerini ve bazı
meclis üyelerini çileden çıkardı.
Bir meclis üyesi bir daha katılmamak üzere meclisi terk ederken oturumu izleyen arazi
sahibi muhtar ise “Yolsuzluk
var. Hırsız var. Birinin çıkarı için
bizim ikinci etabı iptal ettiniz.
Allah da sizi iptal etsin” dedi.
Şanlıurfa Belediye Meclisi'nde 5
Ekim 2013’te oy birliği ile kabul
edilen Dağ Eteği İkinci Etap
Planı bugün yapılan Şubat oturumunda iptal edildi. 16 yıl önce
tamamlanıp 4 ay önce kabul
edilen planın aynı mecliste iptal
edilmesi Dağ Eteği köylülerini ve
bazı meclis üyelerini çileden
çıkardı. Kararın başka bir araziyi
plana eklemek için iptal edildiği
iddia ediliyor. Karar iptalinin
Şubat ayı ikinci oturumunun
gergin geçmesine neden olurken
Saadet Partisi (SP) Meclis Üyesi
Mehmet Cafer, meclise bir daha
katılmamak üzere meclisi terk
etti. İptal kararına sinirlenen
Politika
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
MHP Genel Başkanı Devlet
Bahçeli’nin konuşmalarıyla ilgili
altyazıları kaldırılmasını istediğini
belirtti.
Halaçoğlu, daha sonra şunları
söyledi: "Herhalde sansürden
tutun da yapacağımız internet
görüşmelerine kadar, bir skandalı
hepiniz gözler önünde görebilecek
durumdasınız. Aslında her şey iflas
etmiştir. Türkiye Cumhuriyetini
yönetenler iflas etmiştir. Kendi
dikta rejimini nasıl kurduklarını ortaya koymuştur. Bu ülkeye yazık.
Ama bütün basının iktidar tarafından nasıl kontrol altına alınarak,
nasıl bir dolap çevrildiği gözler
önüne serilmiştir. Düşünebiliyor
musunuz; bir muhalefet partisinin
konuşmalarının ve beyanlarının
altyazı olarak geçmesine tahammül
edemeyenler, ileri demokrasiden
bahsediyor. Sizin ileri
demokrasinizi sevsinler. Ayıptır.
Ondan sonra da diyorsunuz ki;
adam gibi muhalefet yapın. Adam
gibi iktidar olmayınca adam gibi
muhalefet işte böyle yapılmıyor.
Bundan hepinizin utanması
lazım... Böyle bir skandalı tarih
daha yazmamıştır; ama artık
maalesef sizin Başbakanınız adına
yazmaktadır tarih artık. Helal olsun
size..." CİHAN
Başkanı Lütfi Savaş'la devam eden
istifalar Defne Belediye başkan
adayı Volkan Özkaya’nın adaylıktan
çekilmesi ile devam etti. İskenderun’da ise gece yarısı önce
Belediye Başkanı adayı olarak
Mehmet Soydan gösterilmiş, daha
sonra ise aday olarak Seyfi Dingil’in
ismi açıklanmıştı. Adaylığı iptal
edilen Mehmet Soydan ise AK Parti
İl Başkanlığı önünde yaklaşık 500
kişi ile protesto gösterisi yapmıştı.
Son istifa ise Erzin ilçesinden geldi.
AK Parti kurucu üyelerinden ve bu
partinin 5 yıl ilçe başkanlığını
yapan Aydın Kunt, MHP’ye geçti.
Aday olamayınca adayı olduğu partisini bırakan Aydın Kunt için tören
düzenlendi. MHP ilçe teşkilatında
düzenlenen programa İl Başkanı
Adnan Akdaş, İl Genel Meclis üyesi
Emin Korkmaz, belediye başkan
adayı Mehmet Oruz, ilçe başkanı
Rıfat Kuşcu ve kalabalık bir vatandaş topluluğu katıldı. CİHAN
edilmesidir. Ben buna
karşı gelerek bir daha bu
meclise gelmeyeceğim.”
ifadelerine yer verdi.
“SİZ KARARI İPTAL ETTİNİZ
ALLAH DA SİZİ İPTAL ETSİN!”
Meclis üyesinin meclisi terk
etmesi salonun tepkisini
dindirmedi. Bu sefer oturumu
izlemeye gelen Dağ Eteği köylüleri ve arazi sahipleri kararın iptaline tepki gösterdi.
Köy muhtarı Hasan Ertem’in
tepkisi sert oldu. Muhtar Ertem,
“Yolsuzluk var. Hırsız var.
Birinin çıkarı için bizim ikinci
etabı iptal ettiniz. Allah da sizi
iptal etsin. Menfaat, yolsuzluk
başka bir şey yok. Olan imarı
neden iptal ettiniz? Hangi
gerekçeyle iptal ettiniz? Hiç mi
Allah’tan korkunuz yok?” diye
sordu. Muhtarın tepkisi diğer
arazi sahiplerini de ayaklandırdı. Oturumu izleyen arazi
sahiplerinin tepkisinin meclisin
işlevini durdurunca güvenlikçiler devreye girdi. Bunun üz-
Meclis kararının çileden çıkardığı
muhtar: Hırsızlık var, yolsuzluk var
SP’li Meclis üyesi Cafer, “Çıkar
sağlamaktan dolayı,
meclisteki arkadaşların
vicdanlarını ceplerine
koyduklarından bu
mecliste doğru bir karar alınmadığından dolayı protesto edip
bu meclisle aynı havayı teneffüs
etmek istemiyorum.” diyerek
alkışlar eşliğinde meclisi terk
etti.
Meclisten çıktıktan sonra kameralara konuşan Cafer, “AKP
grubu son 5 yıldır zaman zaman
bu mecliste maddi menfaat için
kararlar aldı. Dağ eteği ikinci
etabının iptal kararını aldılar. Bu
meclis üyelerinin rüşvet karşılığı
iş yaptıklarını ve diğer meclis
üyelerinin de onlara alet
edildiğini defalarca ilettiğimiz
halde tutumlarını devam ettirdiler. Bir kişinin yeşil alanının
imar planına dahil edilmesi için
Dağ eteği planı iptal edildi. Bu
bir kişi için oradaki binlerce
arazi sahiplerinin mağdur
Güllüce:
Erdoğan'ın
vücudu
artık
dayanmıyor
erine meclisi yöneten
Başkanvekili oturum sonrası köylüleri dinleme
kararı verdi. Oturum sonrası kürsüye çıkan
muhtar Ertem, yaşanan sorunları anlattı.
MECLİS OLAĞAN ÜSTÜ
TOPLANACAK
Tepkilerin çığ gibi artması üzerine meclis Başkanvekili
İbrahim İletmiş, bir yanlışın olması durumunda meclisi olağan
üstü toplantıya çağırıp kararı
yeniden ele alacaklarını söyledi.
Başkanvekili İletmiş, “Bu
konuyu kendimiz belediyemiz,
başkanımız ve diğer yetkili
arkadaşlarımızla görüşeceğiz.
Bugün meclisimiz bitti ama
bunun için, sizin için... böyle bir
karar varsa mesele 3 ay önce
aldığımız bir kararı iptal ediyoruz. Yani dün aldığımız kararda
iptal olur. Çok sorun değil.” diye
konuştu. CİHAN
7
Cemil Çiçek’in
laiklik mesajı
TBMM Başkanı Cemil Çiçek,
“Laiklik ilkesini, uygulamada
zaman zaman yaşanan ciddi
sıkıntılara rağmen benimseyip
kültürleştiren halkımız, yüzlerce
yıl birbirini ötekileştirmeden bir
arada yaşamıştır.” dedi.
Laiklik ilkesinin Anayasa'da yer
almasının 77. yılı nedeniyle bir
mesaj yayımlayan Cemil Çiçek,
çağdaş hukuk normlarını benimseyen devletin temel niteliklerinin başında laiklik ilkesinin
geldiğine işaret ederek, "Yüzyıllara uzanan devlet geleneğimizin
ve milli birikimimizin bir sonucu
olarak, devletimiz, 1937 yılında
laiklik ilkesinin anayasamızda
yer almasını kabul etmiştir. Tarihimiz ve medeniyetimiz, bizlere
barış içinde birlikte yaşamayı
öğretmiştir. Farklı inanç ve
düşünceler, toplumumuz tarafından bugüne kadar hoşgörüyle
karşılanmıştır. Laiklik ilkesini,
uygulamada zaman zaman
yaşanan ciddi sıkıntılara rağmen
benimseyip kültürleştiren
halkımız, yüzlerce yıl birbirini
ötekileştirmeden bir arada
yaşamıştır.” ifadelerini kullandı.
“LAİKLİĞİN HÜVİYETİ BİRKEZ
DAHA GÖRÜLMÜŞTÜR”
evre ve Şehircilik Bakanı İdris
Güllüce, Erdoğan'ın çok
çalıştığını söyleyerek
"Başbakan'a gece 2'de bir evrak
imzalatmaya gittiğimde, tutamıyordu gözlerinin kapaklarını. Artık
vücut dayanamıyor" dedi.
Ç
Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Esenler Belediyesi tarafından
Havalimanı Mahallesi'nde oluşturulan Kentsel Dönüşüm alanında
incelemelerde bulundu. Bakan Güllüce, "Başbakan gece 2'de bir evrak
imzalatmaya gittiğimde, tutamıyordu gözlerinin kapaklarını. Artık
vücut dayanamıyor. Gecenin 2'si.
Böyle bir çalışan ekip var. Bu ekibe
yakıt olun, bu ekibe gaz olun" dedi.
Esenler Belediye Başkanı Tevfik
Mehmet Göksu'dan bilgi alan Çevre
Şehircilik Bakanı İdris Güllüce
bölgede bir Kentsel Dönüşüm
Müzesi kurulmasını istedi. Burada
kısa bir konuşma yapan Güllüce,
"30-40 sene önceki teknoloji, inşaat
anlayışı, bilim her şey farklıydı. O
yüzden konuk stokumuzun standarttı çok geridir. Deprem riski
taşıyan binalardır. Hızlı kentsel
dönüşümü teşvik edeceğiz. Her insanımız insani olan şehirlerde
yaşasın. Bol bol yeşil alanı olsun"
diye konuştu. Bölgeden ayrılırken
basın mensuplarının yanına gelen
Bakan Güllüce, " Bu konuda
desteğinize ihtiyacımız var. Vatandaşa bu güzelliği gösterin. Herkesin
marka şehirlerde, donatı alanları
olan yerlerde yaşama hakkı var"
dedi.
'BAŞBAKAN GÖZ KAPAKLARINI
TUTAMIYORDU'
Aynı mahallede bulunan Ak Parti
Seçim İrtibat Bürosunun açılışına
da katılan Çevre ve Şehircilik
Bakanı İdris Güllüce, Başbakan Erdoğan'ın koyduğu 2023 hedefini
hatırlatarak, "Gelin bu 2023'e birlikte koşalım. Bu 2023'ün bir saniye
durası yok. Başbakan gece 2'de bir
evrak imzalatmaya gittiğimde, tutamıyordu gözlerinin kapaklarını.
Artık vücut dayanamıyor. Gecenin
2'si. Böyle bir çalışan ekip var. Bu
ekibe yakıt olun, bu ekibe gaz olun"
dedi.
'BURAYA İNSANLAR KAÇAK
GELSİNLER'
Sözlerini," Bu ülkenin bir tane
yetimi, bir tane evsizi kalmasın"
diye sürdüren Bakan Güllüce,
"Başka ülkelerden buraya insanlar
kaçak gelsinler. Bir zamanlar
Türkiye'den Almanya'ya kaçak
gidilirdi hatırlıyor musunuz ?
Yakalanır, Türkiye'ye iade edilirdi.
Biz öyle bir ülke olalım ki, başkaları
Türkiye'de çalışmak için kaçak...Şu
anda var da. Yetmesin Türkiye'nin
işçisi dışarıdan işçi alalım"
ifadelerini kullandı.
HABER MERKEZİ
Çiçek, 77 yıl önce anayasadaki
yerini alan laiklik ilkesinin,
inanç ve kültür farkı gözetmeksizin temel insan haklarını
güvence altına aldığını belirterek, sözlerini, “İnanç, ibadet
ve düşünce özgürlüğünün garantisi, toplumsal barış ve huzurumuzun sigortası olan laiklik
ilkesinin, birlikte yaşama
kültürümüzü güçlendirici bir etkisi olmuştur. Yakın çevremizdeki
olumsuz örnekleri
gördüğümüzde, laikliğin, farklılıkların yan yana yaşamasını
sağlayan, kaynaştırıcı bir
hüviyeti olduğu bir kez daha
görülmüştür. Bu düşüncelerle,
laikliğin Anayasamıza girişinin
77. yılını kutluyor, kimsenin kimseyi ötekileştirmediği, inanç ve
düşünüşünden ötürü kınamadığı
Türkiye’yi, birlikte yüceltebileceğimize olan inancımı bu vesileyle ifade etmek istiyorum."
şeklinde tamamladı. CİHAN
Halaçoğlu,
Meclis
kürsüsünde
telefon kaydı
dinletti
MHP Grup Başkanvekili Yusuf
Halaçoğlu, TBMM Genel Kurulu'nda Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan ile bir televizyon kanalı
yöneticisine ait olduğunu belirttiği telefon konuşması kaydını
dinletti.
Halaçoğlu, dün gece TBMM
Genel Kurulu’nda internetle ilgili
torba tasarının görüşmeleri
sırasında söz aldı. Halaçoğlu,
konuşması sırasında iPad’inden
Başbakan'la bir televizyon kanalı
yöneticisine ait olduğunu belirttiği bir telefon görüşmesi kaydını
dinletti.
Halaçoğlu, telefon görüşmesinde
Başbakan'ın TV yöneticisinden
MHP Genel Başkanı Devlet
Bahçeli’nin konuşmalarıyla ilgili
altyazıları kaldırılmasını istediğini belirtti.
Halaçoğlu, daha sonra şunları
söyledi: "Herhalde sansürden
tutun da yapacağımız internet
görüşmelerine kadar, bir skandalı hepiniz gözler önünde görebilecek durumdasınız. Aslında
her şey iflas etmiştir. Türkiye
Cumhuriyetini yönetenler iflas
etmiştir. Kendi dikta rejimini
nasıl kurduklarını ortaya koymuştur. Bu ülkeye yazık. Ama
bütün basının iktidar tarafından
nasıl kontrol altına alınarak,
nasıl bir dolap çevrildiği gözler
önüne serilmiştir. Düşünebiliyor
musunuz; bir muhalefet partisinin konuşmalarının ve beyanlarının altyazı olarak geçmesine
tahammül edemeyenler, ileri
demokrasiden bahsediyor. Sizin
ileri demokrasinizi sevsinler.
Ayıptır. Ondan sonra da diyorsunuz ki; adam gibi muhalefet
yapın. Adam gibi iktidar olmayınca adam gibi muhalefet
işte böyle yapılmıyor. Bundan
hepinizin utanması lazım...
Böyle bir skandalı tarih daha
yazmamıştır; ama artık maalesef
sizin Başbakanınız adına yazmaktadır tarih artık. Helal olsun
size..." CİHAN
8
ilim, Sanayi ve Teknoloji
Bakanı Fikri Işık, "Bizim
B
en önemli görevimizi milli
iradeye sahip çıkmaktır. Milli
iradeye kim müdahale etmek
isterse karşısında bizi bulur"
dedi.Işık, AK Parti Kocaeli
Kartepe Belediye Başkan
Adayı Hüseyin Üzülmez'in
aday tanıtım toplantısına
katıldı. Kartepe Necip Fazıl
Kısakürek Kültür Merkezi'nde
yapılan toplantıya Bakan
Fikri Işık'ın yanı sıra AK Parti
Kocaeli İl Başkanı Mahmut
Civelek, Kocaeli Büyükşehir
Belediye Başkanı İbrahim
Karaosmanoğlu, Kartepe
Belediye Başkanı Şükrü
Karabalık, AK Parti Kartepe
Belediye Başkan Adayı
Hüseyin Üzülmez, Başiskele
Belediye Başkanı Hüseyin
Ayaz, AK Parti Kocaeli
Milletvekili Azize Sibel Gönül
ve çok sayıda partili katıldı.
Program Kocaeli Büyükşehir
Belediyesi Mehter Takımı'nın
gösterisi ile başladı. Kartepe
Belediye Başkan Adayı
Hüseyin Üzülmez salona
omuzlarda geldi.
Toplantıda konuşan Bakan
Fikri Işık, "Burada gördüğüm
heyecan ve birlik ve
beraberlik benim memnun
etti. Yeni bir sürecin
başındayız. 30 Mart akşamı
oy rekoru ile Hüseyin
Üzülmez'i inşallah belediye
başkanı olarak seçeceğiz.
Kartepe'yi bir marka haline
getirmekle ilgili her türlü
fedakarlığı gösteren Şükrü
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yerel seçimler öncesi
katıldığı aday tanıtım toplantısında AK Parti Hükümeti'nin
yapılan operasyonları ve engelleri aşmakla uğraştığını söyledi.
Karabalık'a teşekkür
ediyorum. Bu bir nöbet
devridir. Hepimiz bu milletin
hizmetinde olmaya devam
edeceğiz. Bizim siyaset
anlayışımız millete hizmet
anlayışıdır AK Parti eşittir
hizmet demektir. Bizi iktidar
yapan da hizmetimizdir. 10
yıldır yerelde iktidarız.
Kocaeli'ye ve Türkiye'ye çok
büyük hizmetler yaptık. Bu
hizmetleri görmeyenler oldu.
Ama halkımız bu hizmetleri
gördü ve sandıkta biz hiç
yalnız bırakmadı. 2004'te bu
sorumluluğu alır almaz
Kocaeli'yi büyükşehir yaptık.
Bu başarılınca Kocaeli'de
büyük bir hizmet anlayışı
başladı. 2008 yılında yeni
ilçelerde oluşturduk ve
optimal büyüklükler
sağladık. 2009'da halkımız
bize o güçlü desteği yine
verdi. Yeni bir dönemin
başlangıcında halkımızın
karşısına çıkacağız. Bu gün
Türkiye yepyeni bir
Türkiye.Gece gündüz
çalışmaya devam edeceğiz"
diye konuştu.
"Türkiye güçlendikçe
Türkiye'nin önüne engeller
koydular. AK Parti bu
engelleri aşmakla uğraştı"
diyen Bakan Işık sözlerini
şöyle sürdürdü:
"Maalesef hiç tahmin
etmediğimiz yerden engeller
geldi. Başbakanımızın
duruşu bizim her zaman
önümüzü aştı. Milletimizin
dik duruşu da başımızı dik
tutmaya yetki verdi.
Milletimizin bu desteği
olmasaydı biz bu günlere
gelemezdik. Bizim en önemli
görevimizi milli iradeye sahip
çıkmaktır. Milli iradeye kim
müdahale etmek isterse
karşısında bizi bulur. Türkiye
2013 Mayıs ayında çok parlak
bir süreç yaşadı. Bir
operasyonla 2 milyar 800
milyon fidanı bir ağaçla
buluşturan bir iktidara 3 tane
ağaç yüzünden operasyon
yapıldı. Milletimiz oyunu çok
çabuk fark etti.
Başbakanımızın sağlam
iradesi bu oyunu bozdu. 17
Aralık günü yolsuzluk
perdesi altında milli iradeye
bir operasyon daha
düzenlendi. Bu da başarılı
olmadı. Bu mili iradeye
operasyon yapanlar şunu çok
iyi biliyorlar Ak Parti
ekonomik kriz çıkmasa
gitmez. Çok şükür Türkiye'nin
ekonomisi çok güçlü. Biz
neyin ne olduğunu biliyoruz.
Biz canımız dediklerimizin
bizi can evimizden vurmak
istediklerine de şahit olduk.
Seçimlere kadar da bazı
oyunlarla karşılaşacağız.
Türkiye'nin güçlenmesi
istemeyenler vereceğimiz en
güzel cevap 30 mart akşamı
olacaktır.
Bu seçim sadece bir yerel
seçim değildir. Bu seçim milli
iradeye sahip çıkıldığının
göstergesidir. Bu seçim
Türkiye demokrasiden yana
olanlar ve darbeye destek
verenlerin yarıştığı bir seçim
olacak. Türkiye'de paralel
yapıyla kıyamet koparanlar
bugün paralel yapıyla AK
Parti'ye operasyon yapıyor.
Milletimiz bunlara 30 Mart
akşamı cevap verecek. Biz
sandığı demokrasini namusu
olarak görüyoruz. Milletimiz
bizden hiçbir seçimde
desteğini esirgemedi. 30 Mart
akşamı gülen yine milletimiz
ve AK Parti olacaktır."
"Siyaseti bir kavga aracı
olarak asla görmedik" diyen
Kocaeli Büyükşehir Belediye
Başkanı İbrahim
Karaosmanoğlu, “Siyaseti
uyum içerisinde yaptık.
Kocaeli teşkilatları
Türkiye'nin örnek aldığı
teşkilatlar oldu. Biz
Kocaeli'de ne kazandıysak
sevgiden kazandık. Bu seçim
bir yerel seçim olmanın
ötesinde referanduma
dönüştü. Bir ebedi bir
mücadelenin içindeyiz.
Mücadelemiz hak arama
davasıdır. Bugün bu ilçede
çok güzel hizmetler yaptık.
Şükrü kardeşimizle
Kartepe'ye çok güzel
hizmetler yaptık. Bundan
sonra da yapmaya devam
edeceğiz" diye
konuştu.CİHAN
alyoz davasında
yeniden yargılama
B
talebi, yeni heyet
çalışıldığı dile
getirildi.
tarafından da
oybirliğiyle reddedildi.
TÜBİTAK’ın 5 No’lu
hardisk ile ilgili
hazırladığı rapor, bazı
gazetelerde “Hard
diskte kayıtta tarihle
oynanmış” iddiasıyla
verilmişti. Bunun
üzerine birçok Balyoz
sanığı, İstanbul 10.
Ağır Ceza
Mahkemesi’ne
yeniden yargılama için
başvurdu. Ancak
mahkeme yeniden
yargılama talebini
reddetti. Sanık
avukatları da bir üst
mahkemeye itiraz etti.
İtirazı haklı bulan üst
mahkeme, daha önce
verilen kararın
kaldırılmasına
hükmetti ve yeni bir
karar verilmesi için
farklı 3 hakim
görevlendirdi.
Oluşturulan yeni heyet
de Balyoz’la ilgili
yeniden yargılama
talebini reddetti.
Aleyhlerinde kuvvetli
deliller bulunan
hükümlüler ve
avukatlarının
başından beri
yargılamanın
konusunu darbeye
teşebbüs suçundan
başka alanlara
çekmeye çalıştıkları
belirtilen kararda, “En
güçlü delillerle
kanıtlanan hususlarda
bile komplo
iddialarını ısrarla
gündeme getirmeleri
göz önüne alındığında
yakalanmaları halinde
kullanılmak üzere
bizzat sanıklar
tarafından bilerek
yapıldığı ihtimalini de
ortaya koymaktadır.”
denildi. Sanıklar
tarafından hazırlanan
darbe çalışmasında
bilerek ya da
bilmeyerek yaptıkları
yanlışlar ve
çelişkilerin tüm dosya
göz önüne alındığında
teşebbüs edilen darbe
suçunun sabit
olduğunu etkilemediği
vurgulandı.
Başbakan’ın
Başdanışmanı Yalçın
Akdoğan’ın ‘milli
orduya kumpas
kuruldu’ şeklindeki
ifadeleri de
değerlendirilen
kararda, yer, zaman ve
somut olaylara
dayanmaması
nedeniyle Akdoğan’ın
tanık olarak
dinlenmesinin sonucu
etkilemeyeceğinin altı
çizildi.CİHAN
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Kocaoğlu: En namuslumuz kimse ona oy verin
gençlerimize iş ve aş temin
etmek için birçok
projelerimiz var" şeklinde
konuştu.
HP İzmir
Büyükşehir
Belediye
Başkan adayı Aziz
Kocaoğlu, yerel
seçim çalışmaları
için geldiği Foça
Demokrasi Meydanı'nda yaptığı
konuşmada vatandaşlara, "Adaylar
içinden en namuslusu kimi biliyorsanız ona oy verin."
dedi.
C
"YEL DEĞİRMENLERİNİ
RESTORE EDİYORUZ"
oça Demokrasi
F
Meydanı'nda
vatandaşlara seslenen ve
2014 Mahalli İdareler
seçimlerinin önemine
vurgu yapan İzmir
Büyükşehir Belediye
Başkanı ve CHP İzmir
Büyükşehir Belediye
Başkan adayı Aziz
Kocaoğlu, "Bu seçimler
gerçekten çok önemli, bu
mahalli seçimlerin oy
vermek için bir tek kriteri
var. Adaylar içerisinde en
namuslu kimi biliyorsanız
ona oy verin" dedi.
Dürüst ve namuslu
olmanın meziyet
olmadığını, gereklilik
olduğunu ifade eden
Kocaoğlu, Türkiye'de
dürüst ve namuslu
olmanın meziyet haline
gelmeye başladığını ve bu
durumun ürperilecek bir
hal aldığını aktardı.
"GENÇLERİMİZE İŞ VE
AŞ TEMİN EDECEĞİZ"
Hizmet ve turizm
sektörünün İzmir'in ve
dolayısıyla Foça'nın can
damarı olduğunu anlatan
Kocaoğlu, "Bu iki
sektörden İzmir'in
alamadığı payın
artırılmasını sağlamak ve
bu iki alanla istihdamın
önünü açmak,
Büyükşehir Belediyesi
olarak Foça'da tarihi yel
değirmenlerini restore
ettiklerini hatırlatan
Kocaoğlu, "Yel
değirmenlerinin yanı sıra
aynı mevkide bulunan
antik tiyatroyu gün
yüzüne çıkaracağız. Yer
altında kalan tarihi
eserlerimizin hem Türkiye
insanlığına,hem de dünya
insanlığına sunulması
için, kentimize ve turizmin
kalkınmasına katkıda
bulunması için
çalışmalarımızı
sürdürüyoruz" dedi.
"MANİPÜLASYON VE
TAKİYYE YAPMIYORUZ"
Hiçbir zaman verdikleri
sözlerden dönmediklerini
ve dönmeyeceklerini
söyleyen Kocaoğlu,
sözlerini şöyle sürdürdü:
"Namuslu siyasetin
yapılabileceğini,
belediyeler teberru adı
altında hiçbir kuruş para
almadan, belediyelerin bir
kuruşluk malını satmadan
ve borçlarını ödeyerek
hem itibar kazanıp, hem
de iş yapabileceklerini 10
senedir İzmir'de gösterdik.
Biz kalkınmanın sadece
ticaretle, turizmle ve
sanayi ile değil, kültür ve
sanatla da olacağını
gösterdik. Onun için
dünyanın parasını
harcadık. Ahmet Adnan
Saygun'u yaptık.
Beldelere çok amaçlı
salonları açtık. Türkiye'nin
ilk opera binasının
projeleri bitti. Biz sanatı ve
eğitimiyle kalkınacak bir
İzmir istiyoruz. Uçuk kaçık
projeler ile değil, seçim
arifesinde verilen sözlerle
değil. Yapamayacağımızı
karşımızdaki
hemşehrimizin hoşuna
gitmese bile
yapacağımızdan daha
yüksek sözle söyleyeceğiz.
Biz politik davranmamak,
manipülasyon ve takiyye
yapmamak üzere
yetiştirilmiş
insanlarız."CİHAN
İşte Mart'ta tamamlanması beklenen Taksim Meydanı
B Başkanı Kadir Topbaş,
B
Taksim Meydanı'na
yapılacak yeni düzenlemelerle
Mahkemeden yeniden yargılamaya ret:
Balyoz’da kumpas yok, darbe suçu sabit
Kararda 5 No’lu
harddisk ele
geçirildikten sonra
manipülasyon ve
kumpas yapıldığına
dair bir iddia
bulunmadığı ifade
edilerek, emniyette
manipüle edildiği
algısının
oluşturulmaya
Gündem
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Bakan Işık:
3 Ağaç için
operasyon
yapıldı
Mahkeme heyeti,
yeniden yargılama için
yeni bir delil
bulunmadığını
belirtirken, 5 No’lu
harddisk ile ilgili
TÜBİTAK raporundaki
bilgilerin daha önceki
raporlarla aynı
olduğunu kaydetti.
7 ŞUBAT 2014
7 ŞUBAT 2014
Gündem
ilgili görüntüleri twitter'dan
paylaştı.İstanbul Büyükşehir
Belediye Başkanı Kadir Topbaş,
Taksim Meydanı’nda yapılması
planlanan yeni düzenlemeyle
ilgili bugün twitter hesabından
bazı görüntüler
paylaştı. Topbaş,
Taksim'in
yayalaştırma projesi
ile ilgili açıklama da
yaptı. Topbaş, "Şu
anda
tamamlanmayan alt
geçit var ve orada
trafiği çözme adına
çok önemli bir
yatırımı
gerçekleştirdik. Halen
bitmediğini söyledik"
dedi. Kadir Topbaş,
projenin kalan
bölümü için ihale
yapıldığını belirtti.
Topbaş, "Şu anda
ihalesi ile ilgili teklifler almaya
başladık, teklifler geldi.
Değerlendirmeler yapılıyor.
Mart ayı içerisinde ihalesi
yapılacak. İnşallah projesi
tamamlanmış olan Taksim
Meydanı... Yeşil dokusuyla,
mümkün olduğu kadar bol
ağaçlı ve çiçeklendirilmiş güzel
bir Taksim'i ortaya
çıkartacağız" şeklinde
konuştu.Topbaş iki fotoğraf
paylaştığı tweetlerinde şunları
söyledi:
asarı'nın üçüncü
T
bölümünde
maddelerde verilen
önergeler üzerinde
konuşan CHP Aydın
Milletvekili Bülent
Tezcan, ATV ve Sabah
grubunun satışına
değinerek, "Mafyaların,
çetelerin işadamlarının
üzerine çöküp nasıl
haraç alıyorsa yeni bir
medya, bir sağlama
yöntemi tarihimize
girmiş, çökme yöntemi.
İşadamlarına çöküp 630
milyon doları topla
ondan sonra yayın
kuruluşlarını iktidarın
yanına al" ifadelerini
kullandı.
Milli Savunma
Bakanlığı'na ait 130
hektarlık arazinin
TÜRGEV'e verilmek için
hazırlıkların yapıldığını
ileri süren Tezcan, şu
iddialarda bulundu:
"17 Aralık operasyonu
olmasaydı bu arazi
TÜRGEV'e verilmiş
olacaktı. Şimdi bu
yolsuzluk soruşturmaları
ortaya çıktıktan sonra bir
şeyi daha görüyoruz.
Başbakan'ın paralel
serveti var. Kendi üzerine
kayıtlı olmadığı,
işadamlarına hükümet
gücünü kullanarak
çöküp haraç mezat
toplayarak ATV, Sabah
grubu gibi medya
gruplarını kendi
kontrolüne aldığı, dolaylı
olarak sahip olduğu bir
paralel serveti varmış."
AK Parti Grup
Başkanvekili Mahir Ünal,
konuşmacının elinde
hiçbir hukuki niteliği
olmayan bir metin
üzerinden senaryo
oluşturup, bu senaryo
üzerinden kişileri zan
altında bırakan bir üslup
kullandığını söyledi.
AK PARTİLİ ÜNAL:
BÜTÜN VAKIFLARI
TARTIŞALIM
Başbakan'ın mal
varlığının internet
sitesinde düzenli olarak
güncellendiğini ifade
eden Ünal, şöyle devam
etti:
"Eğer TÜRGEV'e tahsis
edilen arazi ile ilgili
konuşacaksınız.
O halde
Türkiye'de İstek
Vakfı'ndan
Başkent
Üniversitesi'ne,
bugüne kadar
bütün
üniversitelere ve
vakıflara tahsis
edilen bütün
arazileri
konuşalım. Ama
burada maksat
hakikatı çarpıtıp,
gerçekliği
çarpıtıp...Tamam elinize
bir siyasi malzeme
buldunuz, bunu
konuşun. Masumiyet
karinesini unutun, insan
haysiyetini, onurunu
unutun. Düne kadar
savunduğunuz ve
'yapılmaması konusunda
ilkeli bir duruş
sergiliyoruz' dediğiniz
her şeyi unutun. Ama
unutmayın milletin
vicdanında ve nezdinde
karşılık bulmaz,
bulmayacak."
CHP'Lİ HABERAL:
DEVLETE KİRA
ÖDÜYORUM
Bunun üzerine söz alan
CHP Zonguldak
Milletvekili Mehmet
Haberal, konuşmacının
öncelikle Başkent
Üniversitesi'nin ne
olduğunu iyi bilmesi
gerektiğini ifade ederek,
"Eğer internete girerseniz
Başkent Üniversitesi'nin
ne olduğunu
öğrenirsiniz. Başkent
Üniversitesi'nin arazileri
kiralanmıştır. Bugüne
dek Başkent Üniversitesi
devletin hazinesine 12
milyon lira para
ödemiştir. Kira ödüyorum
ben kira, tamam mı?
Bunu bilin. Dağ başını
kiraladım, dağı bağ
yaptım. Diğer vakıflarla
karıştırmayalım, bunu
bilelim" dedi.
inali Yıldırım,
B
İzmir için iddialı.
Adının karıştığı rüşvet
iddiaları ve İzmir'deki
yolsuzluk operasyonu
içinse net konuşuyor:
"10 yıldan fazla bakanlık yaptım. Bütün
yapılanların sorumluluğunu taşıyorum.
Hepsinin hesabını
veririm."
AK Parti’nin yerel
seçimlerde en fazla
zorlanacağı yerlerin
başında İzmir geliyor.
CHP’nin ‘kale’si
olarak görülen İzmir’i,
AK Parti’nin kazanması kimilerine göre
imkânsız. Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan
ise İzmir’i almayı çok
istiyor. İmkânsız görüneni başarabilmek
için gösterebileceği en
güçlü aday olan Binali
Yıldırım’ı yarışa soktu.
Yıldırım, adaylığa
‘gönülsüz’ olsa da
görevden kaçmadı. 11
yıllık bakanlığın
ardından İzmir’e
giden Yıldırım, seçim
kampanyasına
başladığı gün acı bir
sürprizle karşılaştı:
Bacanağının isminin
de karıştığı operasyon
yapıldı...
Binali Yıldırım, yoğun
İzmir mesaisini
sürdürüyor. İzmir’in
dört bir yanını
dolaşıyor. İl başkanlığı ve ilçe adaylarıyla
koordineli bir çalışma
yürütüyor. Teşkilatın
‘kaptan’ dediği Binali
Yıldırım ile seyir
halindeyken konuşuyoruz.
İzmir’in CHP’nin
kalesi olduğu
görüşüne katılmıyor
Yıldırım. Son günlerde
yapılmış bir anket
yokmuş. AK Parti ile
CHP arasındaki
makasın daraldığını
söylüyor. 30 Mart için
umutlu konuşuyor:
“Aradaki fark kapandı, 3-5 puan
kaldığını söylüyor
arkadaşlar.” Anketlerden çok halkla iç içe
olmaya önem
verdiğini söyleyen
Yıldırım, sürekli
halkın içinde
olduğunu anlatıyor.
İzmir, Türkiye’nin
üçüncü büyük şehri.
Binali Yıldırım’a göre
İstanbul’dan sonra
İzmir gelmeli. Bunu
şöyle açıklıyor: ”34 İstanbul, 35 İzmir. İzmir,
sadece bölgeye değil
Türkiye’ye de lazım.
Eğer Türkiye 2023
hedeflerini yakalayacaksa bu İzmir’in
gelişmesine bağlı.
İzmir hizmete susamış
ve biz hizmet etmek
için geliyoruz.”
Türkiye bir yandan
son hızla seçime
giderken diğer yandan
17 Aralık’la birlikte
‘yolsuzluk ve rüşvet’
tartışmaları yaşıyor.
Hükümetin ‘darbe girişimi’ olarak gördüğü
gelişmelerin yerel
seçimlere nasıl yansıyacağı merak
konusu. Binali
Yıldırım’a yolsuzluk
Hepsinin hesabını da
veririm. Olaylardan
ben etkilenmedim
ama etkilenmiş olabileceğimi düşünen
İzmir’liler beni teselliye çalıştılar. 11 yıllık
görevden sonra bu
kadar sıcak ilgi
görmek bir faninin
yaşayabileceği en
büyük mutluluklardan
olsa gerek.”
Sloganı: 3 S, 2 H
Radikal'den Ömer
Şahin'in haberine
İzmir’de 4 partinin
büyükşehir belediye
başkan adayının el ele
poz vermesi büyük ilgi
görmüştü. Binali
Yıldırım, siyasi kavgalara karşın
İzmir’deki yarışın centilmence süreceği
mesajını verdi.
Tamamen hizmete
odaklandıklarını, kavgadan yana olmadıklarını söyleyen
Yıldırım, seçim formülünü ‘3 S, 2 H’
olarak açıklıyor.
Yıldırım, “Bizim
şiarımız 3 S olacak.
Yani sevgi, samimiyet,
saygıdan ayrılmayacağız. Seçim süresince
de sonra da devam
edecek. 2 H’den ise
uzak duracağız. Bunlar husumet ve
hakaret olacak”
diyor.CİHAN
Meclis Başkanı Cemil Çiçek, CHP Antalya
Milletvekili Deniz Baykal’ın ardından bir
araya geldiği CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin’e de 4 eski bakanla ilgili
fezlekenin hâlâ TBMM’ye gelmemesinden
rahatsız olduğunu
belirtti.
lınan bilgilere göre, fezlekelerin Meclis günA
demine gelmesi düşüncesinde olduğunu belirten Çiçek, bu konuda sürenin uzamasının
Haberal'ın konuşması AK
Parti sıralarından
itirazlar gelmesi üzerine
zaman zaman kesintiye
uğradı.
rahatsız edici olduğunu söyledi. Tekin’in son günlerde gündeme gelen ‘yargıya müdahale’ iddialarını hatırlatması üzerine ise Çiçek, eğer bir
düzenleme yapılacaksa en doğrusunun anayasal
bir değişiklik
olduğunu, yasal
düzenlemelerin
tartışma konusu olacağını ifade etti.
Bakanlarla ilgili fezlekelerin takipçisi
olduğunu ve en kısa
zamanda Meclis’e
gelmesi için yetkileri
doğrultusunda üzerine düşeni yapacağını söyledi.
Bunun üzerine Haberal'a
tekrar söz veren Akşener,
AK Parti sıralarından
"Sana ne" şeklinde
seslerin yükselmesi
üzerine, "Niye
bağırıyorsunuz" dedi.
Akşener, AK Parti
sıralarına doğru, "Böyle
olmaz ki...Bana 'sanane'
diyen arkadaşımı ara
vereceğim, buyurun gelin
benim yüzüme karşı
söyleyin hadi bakalım"
dedi.Akşener, birleşime
10 dakika ara verdi.
POYRAZ AKŞENER'DEN
ÖZÜR DİLEDİ
Daha sonra o kişinin AK
Parti Bilecik Milletvekili
Fahrettin Poyraz olduğu
ortaya çıktı. AK Partili
grup başkanvekilleri
Poyraz'ı arka odaya
götürdü ve Poyraz'ın özür
dilemesinin ardından
oturuma devam
edildi.CİHAN
Gürsel Tekin, görüşme sonrasında TBMM’de
düzenlediği basın toplantısında, son dönemdeki
hükümet uygulamalarının olağanüstü hal (OHAL)
dönemini hatırlattığını kaydetti. CHP lideri Kemal
Kılıçdaroğlu hakkındaki fezlekenin 12 saat içinde
Meclis’e gelirken, eski bakanlarla ilgili fezlekelerin yaklaşık 50 gündür gelmediğine işaret
etti. Tekin, “Bu fezlekeleri geciktirerek ne yapmak istediklerini ben merak ediyorum. Adalet
Bakanı ‘inceliyoruz’ demişti. Bakanlığın fezlekeleri inceleme yetkisi yoktur. Bu fezlekelerin
ivedilikle TBMM’ye gelmesi lazım. Birçok
siyasetçi ve bakan ile ilgili çok önemli iddialar
var, bunları kapatmamız mümkün değildir. Bu fezlekelerin gelmesi için CHP olarak kamuoyunda
daha çok dillendireceğiz ve çeşitli bölgelerde
bununla ilgili demokratik eylemlere başvuracağız.” diye konuştu.CİHAN
Atalay seçimde
alacakları oy
oranını açıkladı
aşbakan Yardımcısı Atalay, katıldığı bir canlı
yayında yerel seçimlere ilişkin yaptığı konuşB
mada yaşanan gelişmelerden dolayı düşüş bek-
"YAPTIĞIM HER iŞiN HESABINI VERiRiM"
göre, Son zamanlarda
internet sitelerinde
Sabah-ATV satışıyla ilgili bazı tapeler
yayımlanıyor. Ses
kayıtlarında tanınmış
işadamlarının ‘ihale
havuzu’ oluşturduğu,
bundan Binali
Yıldırım’ın haberi
olduğu iddia ediliyor.
Yıldırım’dan
edindiğim izlenim bu
konuyu ‘hukuki’
görmediği için kamuoyuna açıklama
yapmayı doğru bulmuyor. En azından
iddia sahiplerinin iddialarını ispatlamak
zorunda olduğu
düşüncesi hâkim
görülüyor Binali
Yıldırım.
Fezlekelerin Meclis’e gelmemesinden Çiçek de rahatsız
MERAL AKŞENER'DEN
"SANA NE" TEPKİSİ
Taksim Meydanı Düzenlemesi
ile ilgili ihale Mart ayında
tamamlanıyor... Taksim
Meydanı, mümkün olduğunca
bol ağaç ve yeşil dokusuyla
yeni görünümüne
kavuşuyor...HABER MERKEZİ
ve rüşvet
tartışmalarının
kendisini ve
İzmir seçimlerini nasıl
etkileyeceğini
de soruyorum.
Yıldırım, “Bu
tartışmalar
bizi hiç etkilemedi. Üzerime
alınmıyorum” diyor ve
şöyle devam
ediyor: ”Üzerime alınacak
bir durum yok. Biz
hiçbir zaman yolsuzluğun içerisinde yer
almadık; almayız da.
10 yıldan fazla bakanlık yaptım; milyarlarca liralık bütçe
kullandım, binlerce
eser yaptım. Bütün bu
yapılanların sorumluluğunu üzerimde
taşıyorum. Yapılanların birçoğundan
haberim olmaz ama
hepsinden sorumluyum.
9
HP Tunceli Milletvekili
Kamer Genç'in,
C
Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan ve oğlu Bilal
Erdoğan'a yönelik sözleri,
TBMM Genel Kurulu'nda
tartışma yarattı.
Genel Kurul'da Torba
Kanunu Tasarısı'nın
görüşmeleri sürüyor.
Tasarı'nın 66. maddesi
üzerindeki önerge
hakkında konuşan CHP'li
Genç, "Alnı temiz olan bir
iktidar çıkar tarafsız
mahkeme karşısında ifade
verir. Şimdi siz hakimi,
savcıyı, polisleri görevden
alacaksınız, ondan sonra
diyeceksiniz ki 'bundan
sonra herhangi bir
soruşturma yapmak için
Vali’den izin alacaksın.'
Tayyip Erdoğan’ın oğlu
ifadeye çağrılıyor. Niye
gitmedi şimdiye kadar?
Savcıları
değiştiriyorsunuz,
mahkemeyi ortadan
kaldırıyorsunuz, kendi
yargılamanızı kendiniz
yapıyorsunuz.
Siz yıllarca bu
Fethullahçıların elini
ayağını öpüyordunuz.
Bülent Arınç Amerikalara
gidip elini öpüyordu.
Şimdi paralel yapı var
diye, bu bahane altında
Türkiye’de diktatör bir
rejim kurmak için bunu
bahane ediyorsunuz.
Yoksa paralel yapı diye bir
şey yok. Gelin şu
soruşturmaları yapalım,
bu fezlekeleri getirelim,
eğer temizseniz önce ben
çıkar özür dilerim. Temiz
değilseniz, kirli, hırsız,
yolsuz olan kişiler bu
devletin başında
bulunmasın" dedi.
Genç'in sözlerine, AK Parti
milletvekilleri tepki
gösterdi. Sataşma
gerekçesiyle söz alan AK
Parti Grup Başkanvekili
Ahmet Aydın, kişinin
"kendi aynası" olduğunu
belirterek, şöyle konuştu:
"Burada arkadaş, sanki
karşısına ayna koymuşlar,
aynaya bakarak
konuşmaya devam ediyor.
Şu Meclis tutanaklarını bir
açın bakın, bu arkadaşın
konuşmalarına bir bakın.
Bütün konuşmaları
hakaret dolu ve aynıdır.
Hiç bıkmadın mı,
usanmadın mı, yazık
günah nedir bilmiyor
musun, hiç mi vicdanın
yok, hiç mi doğru
söylemek gibi bir derdin
yok? Bu kadar hakareti,
küfürü, ithamı nasıl bir
arada yaparsın? Allah
ıslah etsin. Bizim
abdestimizden de
namazımızdan da
şüphemiz yok.
Bu son olaylarla ilgili her
seferinde olup olmadığı
belli olmayan bir takım
iddialar üzerinden kalkıp
bütün bir grubu
suçlamanız, ne ahlakla ne
hukukla bağdaşır.
Masumiyet ilkesinin içine
ettiniz, soruşturmanın
gizliliği diye bir şey
bırakmadınız. Asıl suç o
tape'leri getirip burada
okumanızdır. Kamer Genç
ile ilgili bir sürü iddia var,
malvarlığından tutun da
başka bir takım şeyler var.
Burada ben kalkıp sizi
suçlasam doğru olur mu?
Sayın Başbakanımızın
oğlu hakkında ne
yakalama kararı ne
tutuklama kararı var.
Kendisi de bizzat açıkladı,
'adresim bellidir, ifadeye
çağrılırsam ben ifade
vermeye hazırım' diyor."
-"Araştıralım, bir şey
yoksa özür dilerim"
Sataşma gerekçesiyle söz
isteyen Kamer Genç,
kürsüde her zaman
doğruları söylediğini ifade
ederek, "Benim mal
varlığım, Tayyip
Erdoğan’ın da oğlunun da
malvarlığı araştırılsın.
Tayyip Erdoğan’ın
oğlunun Vakıflar
Bankası’na yatırılan 100
milyon dolar nereden
gelmiş. Bu vakıfa kimler
bağışta bulunmuş, Fatih
Belediye Başkanı niye SİT
alanı içinde olan Hazine
arazisine büyük bir yurt
yapmış da Erdoğan’ın
oğluna vermiş, bunları
araştıralım. Eğer bir şey
yoksa gelir sizden özür
dilerim" dedi.
AK Parti'li Aydın da
sataşma gerekçesiyle
yeniden söz alarak, bozuk
bir saatin bile günde iki
kez doğruyu gösterdiğini
belirterek, Genç'e, "Ama
sen ömründe bir defa
doğru konuşmayı
beceremedin. Yazık yahu.
Seni muhatap bile almak
istemiyorum. 'Savcıyı,
hakimi, mahkemeyi
kaldırdınız' diyorsun. Asıl
hakimi, savcıyı kaldıran
sensin, mahkemelere de
gerek yok. Burada herkesi
mahkum ettin. El insaf,
herkesi mahkum eden
sensin. Hem iddia
sahibisin, hem hakimsin,
mahkemesin, yargılama
yapıyorsun, hükmü de
tesis ediyorsun. Eğer bu
söylediklerini ispat
etmezsen müfterisin,
namertsin. Her bir iddiayı
ispat etmek zorundasın.
Ya iddiada
bulunmayacaksın ya da
iddiada bulunduğunu
mahkeme kararı ile
ispatlamak zorundasın.
Elinde varsa bilgi, belge
mahkemeye gitmeyen
namerttir. Sonuna kadar
git takip et, beraber takip
edelim. Eğer varsa birinin
yolsuzluğu beraber
sonuna kadar gidelim.
Yoksa gelip bütün bu
gruptan, bütün bu
milletten,
Başbakanımızdan,
Cumhurbaşkanımızdan
özür dilemen lazım.
Ayıptır, her seferinde
Cumhurbaşkanı'ndan
başlıyorsun,
milletvekilinden
çıkıyorsun. Bu kadar
hakaret etmeye
hiçbirinizin hakkı yok.
Senin hiç hakkın yok. Milli
iradeye saygılı ol önce.
Eğer elinde bir takım
bilgiler ve belgeler varsa
yargıda ispat etmeye çalış,
ispat edebilirsen seninle
bile beraber olurum. İspat
edemezsen müfterisin"
diye konuştu.
Tartışmanın sürmesi
üzerine birleşime ara
verildi. CİHAN
lemediğini ve %45'in altına düşmeyeceklerini
belirtti.Atalay, "Yerel seçimde düşüş beklemiyoruz, aksine daha da yükseliş olabilir. 50 bandını
kastediyorum, bir iki puan aşağı da yukarı da olabilir. Ben 45'in altında bir şeyi yerel seçimde de
beklemiyorum. Elimizdeki veriler onu gösteriyor"
dedi.Atalay, Kanal 24'te canlı yayında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "İrancı, Caferi
ve Şia" olduğu yönündeki iddialara yönelik Atalay, "Bu tür şeyler çok ürettiler. Tetikçi gazeteciler
var bu konularda biliyorsunuz onlar aleyhimde
çok şeyler... Hiçbirini ne tekzip ettim ne cevap
verdim. O tetikçi gazetecilerin yabancı istihbaratla da bağlantıları olabilir diye parantez
içinde ifade ediyorum bir kısmının" diye
konuştu.Hükümet olarak İran ile ilgili politikalarının çok açık olduğunu dile getiren Atalay,
"O zaman da tesadüfen baktım. Gitmiş miyim,
kaç defa gittim? Ben şu 12 yıllık dönemde hiç gitmemişim. Hiç gitmediğim ülkelerden biri İran.
Mesela Irak'a gitmişim 5-6 defa ama İran'a hiç gitmemişim. Böyle baktığınızda tabii tuhaf şeyler.
İran ile ilgili bizim bakışımız hükümet olarak
belli" değerlendirmesini yaptı.
Hiçbir cemaate mensup olmadığını, özgür bir
insan olduğunu anlatan Atalay, "Şia ile ilgili hele,
herkes, benim yakın çevrem benim bir katı
Hanefi olduğumu bilir" ifadesini kullandı.Atalay,
"Ben edep ederim çıkıp da falanca ırktanım,
falanca ırktan değilim demeye bile çünkü ben
ömür boyu bu konuda ilkeli yaşadım. Irkçılığın
her türlüsüne karşı oldum, zerre kadar ırkçılığı
yanıma yaklaştırmadım. Ama o tetikçiler bu tür
şeyler çıkardılar. Ne olacak bunları çıkarınca anlamıyorum. Kürt olsan, Türk olsan ne yazar yani
insan kalitesi, insan, değerleri önemli. Bütün
bunlar niye oluyor ben bilmiyorum" diye
konuştu.
-"Ailemin içine kadar dinlendi"Söz konusu iddiaların çocuklarına yansıdığını da
bildiren Atalay, "Çocuklarım başka yerlerden
başka şeyler duydular bana getirdiler falan. O
dinlemeyle ilgili şeyler... Doğrusu ailemin içine
kadar dinlendi. Böyle şeyler oldu. Benim aile
hayatımla ilgili olduğunu öğrendim sonunda bir
şekilde. CD'si bir yerlere ulaştı" bilgisini
verdi.Atalay, CD'nin şantaj amacıyla kullanılmadığını ancak konuşmadaki ilgili kişiye verildiğini söyledi.Yasa dışı dinlemelerin artık
Türkiye'de adeta günlük hayatın içinde bir endişe
konusu olduğuna işaret eden Atalay, şunları kaydetti:"Yargı kararını bile çok zorlaştıran bir dinleme prosedürü getiriyoruz çok özel şartlarda,
çok somut delillere dayalı. Yani güçlü, somut
deliler olacak şüphe değil. Mevcut yasada şüphe
diyor, biz onlara delil diyoruz ancak mevcut durumda çok kuvvetli suç işlediğine dair deliller
varsa somut ve başka şekilde tespit edemiyorsanız, takip edemiyorsanız çok zorunlu hallerde
ancak başvurulabilir bir şey olarak."CİHAN
10
7 ŞUBAT 2014
Basın-Kritik
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Etyen MAHÇUPYAN
Tarhan ERDEM
Doğal yatkınlığımız olarak ‘fişleme’
Marmaray ikmale kaldı
K
endimiz için en iyisini istemekten daha doğal ne olabilir? Biz
de tam bir hukuk devletinin hakim
olduğu, kuvvetler ayrılığının işlediği,
kimsenin fişlenmediği, hakların
ihlal edilmediği, özgürlüklerin korunduğu bir ülkemiz olsun istiyoruz.
Ancak ortada basit bir soru var.
Acaba bu idealin gerçekleşmesini
talep ederken ne kadar gerçekçiyiz?
Söz konusu ‘hukuk devleti' idealizasyonu Batı'da ortaya çıkmış, Batı'nın
sosyolojik zemini üzerinde işlev
kazanmış bir proje.
O coğrafyada tarihsel olarak
yöneten/yönetilen farklılaşmasının
sınıfsal bir zemini bulunuyor ve
demokratik taleplerin meşruiyeti
giderek ‘halka' dayandırılabiliyor.
Bu ‘halk' bireysel farklılaşmalar
dışarıda bırakıldığında, devlet
karşısında eş düzeyli ve homojen
bir yapıda. Devletin rakibi değil…
Yönetimin tek korkusu kitlesel bir
itirazın ortaya çıkması… Dolayısıyla
da halkın taleplerine dikkat
edilmesi, farklı taleplerin şeffaflaşması, aralarında denge kurulması ve
bunların topluma anlatılması, rejimin istikrarı için kritik bir unsur.
Medyanın hayati işlevi de bu alanda.
Bize gelirsek ‘halk' ne eş düzeyli ne
de homojen. Hiçbir zaman da böyle
olmadı… Genel bir yönetilen kategorisinden ziyade, her biri yönetenle
ayrı ilişki içinde olan cemaatlerden
oluşan bir kitle oldu. Bu nedenle Osmanlı yönetimi devleti de kimlikleştirmiş ve onu cemaatlerin dışında
tutmuştu.
Ama sistemin bozulması için fazla
zaman gerekmedi. Merkezin ‘hakemlik' yeteneğinin zayıfladığı her an,
cemaatlerin çeşitli hizipler ve güçlü
kişilikler üzerinden devlete nüfuz
etmesinin ya da isteğini yaptırmasının yolu açıktı. 19. yüzyılda
modernlik yolunda hayata geçirilen
reformlar Osmanlı'da da bir yeknesak ‘halk' olduğunun varsayılmasını
gerektirdi ama herkes gerçeğin bu
olmadığını biliyordu.
den olmasını talep etmek sadece hoş
bir retorik.
Aksi halde Süryani, Rum ve Ermeni
tehcirleri yaşanmaz, Kürtler yok
sayılmaz, laiklik de böylesine katı ve
dışlayıcı bir anlayış içinde ele alınmazdı.
Bugün onca apaçık delile rağmen
hâlâ ‘darbe suçlaması tümüyle uydurulmuştur' denebiliyorsa, bunun nedeni toplumun laik cemaatinin
zihnindeki doğal fişlemedir.
Ordu 19. yüzyılın daha ilk yarısında
Anadolu köy ve kentlerinin kimliksel
çetelesini tutuyor, bugünün tabiriyle
‘fişleme' yapıyordu.
Aynı şekilde yolsuzlukların tümüyle
palavra olduğunu iddia etmenin
meşruiyeti de, ‘karşı' tarafla ilgili zihnimizdeki fişlemelerdir. Ne var ki
olayın tek yönü bu değil…
Fişleme halen devam ediyor ve bizler
buna hukuk devleti adına karşı
çıkıyoruz. Ne var ki fişleme gerçekçi
bir araç, çünkü cemaatlerden oluşan
toplumsal yapılar doğaları gereği
şeffaf olamazlar.
Her cemaat kendi içinde korunaklı
bir alan yaratmakla kalmaz, diğer
cemaatler karşısındaki siyasetini de
belirli bir strateji içinde açığa vurur
ve bunu devlet üzerinden yapma yollarını arar. Sonuç cemaat yapılanmaları arasında akut hale gelebilen
güvensizlik halidir…
Devlet ise bunların hiçbirine güvenmez ve işe aldığı her kişinin ‘kim'
olduğunu bilmek ister. Aksi halde
yönetimin idari zaaf içine düşebileceği, oyuna getirilebileceği yaygın
bir kanaattir.
Ancak fişleme yapan sadece devlet
değildir. Cemaatler de fişleme
yapar… Hatta bu ülkede hepimiz her
an zihnimizde fişleme yaparak
yaşarız. Olayları takip etmenin ve
anlamanın yolu olarak bunu
içselleştiririz.
Fişleme olmasın, hukuk devleti
olsun diyenler tabii ki samimi ve
doğru bir önerme yapıyorlar. Ama
‘fişleme niçin var' diye sormadan
bunun kalkmasını istemek, ya da
önce ‘hukuk devleti niçin yok' deme-
Çünkü zihnimizde fişlemelerin olması, bu fişlemelerin ille de temelsiz
önyargılara dayandığı anlamına
gelmiyor.
İşin kötüsü, herkesin cemaatçi refleksler gösterdiği bir parçalı
toplumda zihnimizdeki fişlemelerin
önyargı düzeyini takdir etme
yeteneğimiz de zayıflıyor.
Herkes kendi çevresindeki kişilerin kanaatlerinden hareketle
kendisi için bir kanaat oluşturuyor
ve diğer herkese bu prizmanın içinden bakıyor.
Böylece fişlemeler de kişisel olmaktan çıkıp sosyalleşiyor ve bir irade ile
birleştiği ölçüde de ‘siyasallaşıyor'.
Medya ise bu hamurun yoğrulması
için kullanılıyor.
Fişleme alışkanlığı, Türkiye bir
hukuk devleti olduğunda ortadan
kalkacak. Ama fişleme ihtiyacı
sürdükçe de burası bir hukuk devleti
olmayacak.
Çözüm derine inmeyi, demokrasi ile
sosyoloji arasındaki ilişkiyi irdelemeyi gerektiriyor. Türkiye önce
toplum olmayı, birlikte yaşamayı
isteyecek.
Böylece demokrasi anlamlı hale
gelecek ve ancak ondan sonra hukuk
devletinden, kuvvetler ayrılığından,
yargı bağımsızlığından söz etmek
‘gerçekçi' olacak.
Zaman 16 Kasım 2013
H
alk Marmaray'da ne
olup bittiğini, sorunların nasıl düzeleceğini
öğrenmek istiyor. Marmaray’da duraklamalar oldu,
içerde çekilen filmler ve yolcuların sözleri internete
düştü.
Okullarda ikmale kalmayı
herkes bilir; bence Marmaray
projesi “ikmale kalmıştır”!
Bakanlık veya TCDD değil,
Marmaray proje olarak
tamamlanmamış, sınıf geçememiştir. İşletmeye alınması
için ikmale kaldığını kabul
etmesi ve ikmal sınavını
başarıyla geçmesi gerekmektedir.
Bir önceki yazımda (31 Ekim)
özetle şunları yazmıştım:
“Dünya ölçüsünde göz kamaştıran büyük bir
mühendislik projesi işletmeye açılmış; Boğaz ilk kez
deniz altından demiryolu
tüneliyle geçilmeye başlanmıştır… Marmaray, her konu
gibi, tadı kaçırılan kutuplaşmanın sarmalına alınmak isteniyordu. TMMOB’nin
ölçüyü kaçırarak yaptığı risk
uyarısında Projeye, ‘cinayet’
demesi doğru olmamıştır.”
Yazımdaki TMMOB
eleştirisinin tam haklı olmadığı görülüyor; özellikle
denemelerin eksik senaryolarla başlanmasına dikkat
çekilmesinin doğruluğu artık
anlaşıldı.
Trenlerin hafta sonu duraklamaları ve yolcuların yakınmaları, şu iki gerçeği ortaya
koydu: 1/Marmaray, eksik
senaryolarla hazırlanan deneme sürüşlerine güvenilerek
ve standart testler bitirilmeden, siyasal kararla işletmeye açılmıştır. 2/ Ücretsiz
işletme döneminde,
vagonlara binen ve inen
sayısı denetlenmeden trenler
hareket etmektedir! Bir istasyon görevlisi, Başbakan’ın
açıklamasını “İmdat freni
hassas bir konudur” diyerek
tekrarlıyordu. Videoda, geçiş
kontrol sistemlerinin
çalıştırılmadığı ve trenlere
yolcu sayısı bilinmeden çok
sayıda yolcu bindiği açıktı.
Görevliler, günde 300 binin
üzerinde yolcu taşındığını,
bir kişinin on kez bindiğini
yine söylediler.
Beş günden beri, işletme sorumlusu kurumun (hangisi
olduğu pek açık bilinmeyen
TCDD’nin, Ulaştırma Bakanlığı’nın veya büyükşehir
metro işletmesinin) ciddi bir
açıklamasını okumadım. Duraklamaların görünen nedeni ve bu nedenin sistemin
bütününe etkisi neydi?
Kimse umursamıyor gibi,
susuyor! Kurumların bir
sözcüsü yok, herkes ‘yukardan’ bir ses bekliyor.
Yukardan gelecek bilgi
siyasal olur, oysa halkın beklentisi arızaların, duraklamaların veya işletme
hatalarının teknik açıklamasıdır.
Projenin sahibi olan halk; ne
olup bittiğini, sorunun nasıl
düzeleceğini öğrenmek ister.
Yalnız halkın değil, bundan
sonraki projeler için de bu
bilgiye ihtiyaç vardır.
Evet, Marmaray ikmale
kaldı, niçin ikmale
kaldığını, neleri eksik bıraktığını, neleri tamamlayabileceğini, neleri tamamlamaya
gücünün ve zamanın yetmeyeceğini halk bilmek istiyor.
Örneğin, imdat freni butonuna basılması konusu; her
trende çekilen o kol var ve
her trende yanlış kullanım
olabilir! Sorun şimdiye kadar
çözülmeliydi.
Saat 15 sıralarında, Enis Tayman’ın, ‘her vagona, imdat
kolunu çekenleri yakalamak
üzere iki görevli konulmaya
başlandığı’ haberi Radikal
İnternet’e girdi. Bunun
çözüme ne kadar yararı olacağı yakında anlaşılacaktır.
Bu soruların cevabını, yöneticiler ve siyaset adamları
herhalde biliyorlar ama
söylemiyorlar! Bakan veya
TCDD Genel Müdürü halkın
bilgilendirilmesinden sanki
sorumlu değil!
Radikal 16 Kasım 2013
Daha önce kaldırımların engellilere göre yeniden düzenlenmesi gibi çalışmalara imza atan Tokat'ın Erbaa Belediyesi aldığı engelli nakil aracı ile engelli
vatandaşların hayatını kolaylaştıracak.
Erbaa’da engelli vatandaşlar,
engelli nakil aracı ile rahat edecek
urizmin gözbebeği Alanya'da çay ocaklarını bayanlar işletiyor. Temiz ve
hijyenik olarak işlettikleri için daha çok tercih edilen bayan çay ocakT
larında hizmet de hızlı. Alanya'da çay ocaklarını çoğunlukla bayanlar
Turizm sezonlarında gece yarılarına kadar çalışıyoruz." dedi. İlk etapta
kardeşinin işlettiği çay ocağında çalışarak ailesinin bütçesine katkı sağlamaya çalışan Ayşen Kurt da bu çay ocağını daha sonra kardeşinden devralarak işletmeye başladı. Çay ocağını bir bayanın daha iyi işlettiğini
düşünen müşterilerinin isteği üzerine 2 kızını da yanında çalıştıran Kurt,
kızlarıyla beraber burayı ayakta tutmaya çalışıyor. Alanya'nın ilk bayan
çaycısı olduğunu ifade eden Kurt, "Ben bu mesleğe 7-8 yıl önce başladım.
İlk başladığımda bütün erkekler bana 'bayanlar çay ocağını işletemez.'
diyordu. 7 yıl öncesine kadar cay ocaklarını hep erkekler işletiyordu. Ben
bu mesleğe ilk adımı attım. Şu anda Alanya’da bulunan çay ocaklarının
yüzde 90'nını bayanlar alarak işletiyor." diye konuştu. Şekerhane Mahallesi'nde erkek kuaför işletmeciliği yapan Ahmet Ateş, kendi mahallesinde
işletilen çay ocağında bayanın çalışmasını memnuniyetle karşıladıklarını
dile getirdi. Ateş, "Bayanlar temizlik bakımından daha iyiler. Erkek müşterilerimiz de bizim gibi düşünüyor. Aynı evimizdeki çay tadında olduğu
gibi süreklilik arz ediyor." şeklinde konuştu.
CİHAN
Sorumlusu hangi kurumsa
ve onun sözcüsü kimse,
halka sorunların nedenleri
açıklanmalıdır. Halk ve
teknik kişiler için ayrı ayrı
ayrıntıda, geniş bilgilendirme programı uygulanmalıdır.
Eksiklerin halka ait özelliklerin sonucu mu oluştuğunu
ya da bir iki kişinin veya
yöneten kuruma ait ihmaller
olmadığını halk bilmelidir!
Evet proje, malzeme, imalat
… her neyse; halka ait geçici
veya kalıcı özelliklerden mi,
yoksa kişisel veya genel
karakterimizden mi
bahsediyoruz. Bunları
bilmemiz gerekir.
Alanya'da çay ocakları
bayanlara emanet
işletiyor. Sahibi erkek olan çay ocaklarında da bayan çalışan tercih
ediliyor. Bayanlar hem ekonomik, hem de rahat olması nedeniyle tercih ettiği çay ocağı işletmelerini başarıyla yürütürüyor. 'Bayan elinin değdiği her
yerde temizlik olur' mantığıyla hareket eden Alanyalı esnaf da bayanların
işlettiği bu çay ocaklarını tercih etti. Böylece ilçede giderek bayan çaycı
sayısı arttı. Fatma Mercan'da Alanya'da çay ocağı işletenlerden biri. Mercan mesleğe ilk başladığında birçok problemlerle karşılaştı. Ancak kocasının da desteğiyle işi öğrendi. Eşinin açtığı çay ocağını 8 yıldan bu yana
eşiyle birlikte işleten Mercan, eşinin yıllarca tek başına işlettiği zamanlarda zarar eden çay ocağı işletmesini kâra geçirdi. Mercan, "Müşterilerimizde bana alıştılar ve şimdi hepsi çok memnun. Bayanların bu işi daha iyi
yaptığını görenler, bütün çay ocaklarını bayanların işletmesini istiyor.
Veya günde 300 bin kişinin
taşınması sorunu. Trenlerin
taşıma gücü bu kadar yolcuyu taşımaya yetmiyorsa,
sayı fazlaysa, memurların
gözü önünde trenleri kaldırmayın! Binen yolcu sayısının
fazlalığı da her gün duraklamayı açıklamıyor.
Yaralı hayvanlar otel konforunda tedavi edilecek
Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ), Van ve çevre illerde yaralanıp tedavi görmesi gereken yabani hayvanların barınması için bir hayvan oteli yaptı.
5
5 dönümlük arazi üzerinde ve
hayvan otelini de içinde
barındıran Yaban Hayatı Koruma
Rehabilitasyon ve Araştırma Uygulama Merkezi Müdürlüğü'nde tedavi
gören hayvanların bakımı ve doğaya
tekrar uyumu sağlanacak. Van YYÜ
tarafından üniversite kampüsünde
55 dönümlük arazi üzerine kurulan
Yaban Hayatı Koruma Rehabilitasyon ve Araştırma Uygulama
Merkezi Müdürlüğü hizmete açıldı.
Van ve bölgede yaralanan yaban
hayvanlarının bakımının yapılacağı
merkezde hayvanların rahat etmesi
için de her türlü konfor düşünüldü.
de burada hayvan hastanemizde
çalışmalarımız vardı. Biz burayı
geliştirerek bu merkezi buraya 55
dönümlük arazi üzerine taşıdık.
Bundan sonra burada hizmet vereceğiz." dedi. YYÜ Yaban Hayvanları
Koruma, Rehabilitasyon, Uygulama
ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç.
Dr. Lokman Aslan da daha önce
verdikleri bir sözde, 'Van'da hiçbir
göçmen kuş yaralı ve bakımsız
kalmayacak' dediklerini hatırlattı.
Lokman, yaptıkları çalışmalar
hakkında şöyle bilgi verdi: "Merkezimizde bu yıl 21 tane hayvan tedavi
edildi.
Hayvanların soğuktan ve aşırı sıcaklardan rahatsız olmaması için
merkezde açık ve kapalı odalar ile
kafesler bulunuyor. Açılışta gazetecilere açıklama yapan, YYÜ Rektörü
Prof. Dr. Peyami Battal, böyle bir
merkezin bölgede ilk, Türkiye'de ise
sayılı olduğunu söyledi. Van ve bölgesinin hayvan popülasyonu
bakımından oldukça zengin bir
coğrafyaya sahip olduğunu dile getiren Battal, "Bu nedenle de bölgede
birçok hayvan yaralanıyor ya da
avcılar tarafından vuruluyor. Bu
hayvanların bakımı için daha önce
Bunlardan 6 tanesini doğaya bıraktık. Bunlar şahin, doğan, kekrene,
kartal ve bir tane de akbaba çeşidi
olmak üzere hayvanları doğaya
bıraktık. Şimdi elimizde 3 tane
büyük orman kartalı ve 1 tane
şahinin tedavisi tamamlanmış
doğaya bırakılmak üzere, havaların
düzelmesini bekliyoruz. Biz burada
yabani hayvanların korunması, tedavisi ve geliştirilmesi için gerekli
çalışmaları yapmaktayız. Her yıl
Adır Adası ve Erçek Gölü’ndeki
hastalıklara ve salgınlıklara müdahale etmekteyiz."
CİHAN
T
amamen engellilere
göre dizayn edilen araç,
engelli vatandaşları evlerinden alıp gitmek istedikleri yere götürecek. Araç,
engelli vatandaşlar ile refakatçilerini aynı anda
taşıyabilecek.
Aracın ilk hizmet gününde
engellilerin sevinçlerine
ortak olan Erbaa Belediye
Başkanı Ahmet Yenihan,
amaçlarının engellilerin
hayatlarını daha çok kolaylaştırmak olduğunu vurguladı.
Belediyenin sorumluluğunun bilincinde yeni projelere imza atacağını
kaydeden Yenihan, kentte
engelli vatandaşların hiçbir
sorunun kalmamasını istediklerini kaydetti.
Erbaa Belediyesi'nin engellilerin hayatını kolaylaştırmak için çalışmalarına
devam ettiklerini kaydeden
Başkan Yenihan, "Erbaa
Belediyesi engelli vatandaşların hayatlarını daima
kolaylaştırmak için
çalışıyor.
Bu nedenle altyapıdan üst
yapıya kadar birçok projemizi gerçekleştirirken engellileri de düşünerek
dizayn ediyoruz.
Yaptığımız bu çalışmalar ile
engelli vatandaşlarımız
daha rahat hayatlarını
devam ettiriyorlar. Biz
sadece üst yapı ve altyapıda
kalmıyoruz.
Engellilerimize daha farklı
projeler ile destek çıkmaya
gayret ediyoruz. Engelli
nakil aracı 4 engellimizi ve
refakatçisini rahatlıkla istediği yere taşıyacak. Bu şekilde engelli vatandaşlarımız
istedikleri yerlere kolayca
gidebilecek." dedi. CİHAN
7 ŞUBAT 2014
Eğitim
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
ÖMSS
yerleştirme
sonuçları
açıklandı
Zirve Üniversitesi
Mali’ye örnek olacak
Mali’deki eğitim kalitesini yükseltmek için araştırmalar yapan
Mali Milli Eğitim Bakanı Mme Togola Marie Jacqueline Nane, Türk
okullarının başarısını araştırmak için Zirve Üniversitesi’ne geldi.
Z
irve Üniversitesi Rektör
Yardımcısı Eğitim Fakültesi
Dekanı Prof. Dr. Fatih Töremen,
Mali Milli Eğitim Bakanı Mme Togola Marie Jacqueline Nane’yi
makamında ağırladı. Zirve Üniversitesi Kampusu’nu gezen ve eğitimi
hakkında bilgi alan Nane, “Zirve
Üniversitesi’ne tek kelime ile
hayran kaldım.
Zirve Üniversitesi hem akademik
kadro zenginliği açısından hem
teknoloji ile donatılarak öğrencilerine bir çok imkan sağlaması açısından hem de öğrencilerine verdiği
değer açısından takdirimi kazandı.
Eğitim kalitemizi yükseltmek için,
eğitim seviyesi yüksek olan ülkeleri
ziyaret ederek ve bilgiler alarak
kendi sistemimize uygulamaya
çalışıyoruz. Zirve Üniversitesi’nin
de bize bu yönde olumlu katkılar
D
Ü
N
K
Ü
Ç
Ö
Z
Ü
M
Ç
E
N
G
E
L
B
U
L
M
A
C
A
sağlayacağına inanıyoruz. Burada
kuracağımız ikili ilişkilerle
Zirve’nin tecrübelerinden yararlanmak istiyoruz.” diye konuştu. Töremen de “Üniversitemizde eğitim
programları bilgi, beceri, etik ve
araştırma temelli olarak kurgulanmıştır.
Her öğrencinin, danışman öğretim
üyelerinin kontrolünde, eğitimlerinin ilk yılından itibaren aktif
olarak araştırma laboratuvarlarında ve ilgili sektörde mezun olmadan bilimsel ve pratik bir alt
yapı kazanması hedeflenmektedir.
Bu amaçlar doğrultusunda
verdiğimiz eğitimle öğrencilerimizi
en iyi şekilde mezun ediyoruz. Bilgilerimizi Mali Milli Eğitim Bakanı
ile de paylaşarak, eğitim seviyelerine katkıda bulunmaya hazırız.”
şeklinde konuştu.
CİHAN
11
Hayat boyu öğrenme programı yükselişte
Hayat boyu öğrenmeye katılım oranı, 2006 yılında 1.6 iken 2014'te 3.2'ye
çıktı. Avrupa Birliği ortalamasına göre Türkiye sondan 7'nci sıraya yükseldi.
M
illi Eğitim Bakanlığı
Hayat Boyu Öğrenme
Genel Müdürü Mustafa Kemal
Biçerli,"Türkiye'de yetişkin
eğitimine katılım oranında
güzel bir aşamadayız. Hayat
boyu öğrenmeye katılım oranı,
2006 yılında 1.6 iken geldiğimiz
noktada 3.2'ye yükseldik.
Avrupa Birliği ortalamasıyla
olan makasımız giderek daralıyor" dedi. Biçerli, Eskişehir'de, yetişkin eğitimiyle ilgili
bilgi verdi.
Biçerli, şöyle konuştu: "Yeni iş
ve mesleklere adapte olabilecek daha demokratik vatandaşlık bilinci gelişmiş, daha iyi
kentli, sorgulayan, düşünen,
okuyan vatandaşlara ihtiy-
acımız var. Mesleki yetişkin
eğitimi de tam da bu noktada
bu işlemi görüyor. Türkiye'de
yetişkin eğitimine katılım
oranında güzel bir aşamadayız.
Hayat boyu öğrenmeye katılım
oranı, 2006 yılında 1.6 iken
geldiğimiz noktada 3.2'ye yükseldik. Bu, TÜİK'in (Türkiye İstatistik Kurumu) aylık
istatistiklerle ölçtüğü bir oran.
Avrupa Birliği ortalaması
yüzde 9 olduğu düşünülürse,
AB ortalamasıyla olan
makasımız giderek daralıyor.
Türkiye, birkaç yıl öncesine
kadar sondan üçüncü ülke
iken, sondan yedinci ülke haline geldik. Biraz orta noktaya
doğru hareketlendiğimizi
düşünüyorum. Bunda Milli
Eğitim Bakanlığı, Hayat Boyu
Öğrenme Genel Müdürlüğü ve
genel müdürlüğümüzün
başarılı çalışmalarının de etkisi
var. 'Türkiye'de hayat boyu
öğrenmenin, tek ve yegane aktörü biziz' demiyorum.
Üniversitelerimiz, sürekli
eğitim merkezlerimiz, başka
kamu kurum kuruluşlarımız,
bakanlarımız, bu aktörlerin de
faydası olduğunu düşünüyorum."
Biçerli, birkaç yıl içerisinde
yetişkin eğitimine katılma
oranını Avrupa Birliği ortalamasına biraz daha yaklaştırmayı hedeflediklerini sözlerine
ekledi.
AA
SYM'nin internet sitesinde
Ö
yer alan duyuruya göre, 2014ÖMSS ile Engelli Memur Yerleştirme Tercih Kılavuzu’nda yer
alan kamu kurum ve kuruluşlarının ortaöğretim, ön lisans
ve lisans düzeyi kadrolarına, engelli memur yerleştirme işlemleri
tamamlandı. 2012 yılında yapılan
ÖMSS sonuçlarına göre yapılan
yerleştirme sonuçları, ÖSYM'nin
https://sonuc.osym.gov.tr internet adresinden açıklandı.
Sonuçlara göre, kamu kurum ve
kuruluşlarının ortaöğretim
kadrolarına 426, önlisans kadrolarına 384, lisans kadrolarına
806 engelli memur yerleştirme
işlemi yapıldı. Adaylar, yerleştirme sonuçlarını TC kimlik
numaraları ve şifreleri ile
öğrenebilecek. Yerleştirme işlemine ait yerleştirme sonuç belgesi
basılmayacak ve adayların adreslerine gönderilmeyecek. Yerleştirilen adayların, atamaya
ilişkin ayrıntılı bilgiyi yerleştikleri kurumdan edinmeleri
gerekiyor.
AA
Muş Alparslan Üniversitesi’nde yemek 1 lira
rof. Dr. İnanç,
P
öğrencilerin ve
personelin yemekleri
konusuna yönelik duyarlılık gösterdiklerini söyledi.
Yaptıkları ihaleyle
Türkiye'nin en ucuz
yemek veren yükseköğretim kurumlarından biri
olduklarını anlatan
İnanç, ucuzluğun
yanı sıra kalite ve hijyene de büyük önem
verdiklerini belirtti.
İnanç, şöyle konuştu:
"Yemek fiyatları ile ilgili her yılın sonunda
Başbakanlık genel-
Muş Alparslan
Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat
İnanç, " 2014 yılı
boyunca öğrencilerimize bir liradan
yemek vererek
Türkiye'de en ucuz
yemek veren
üniversite olmaya
devam edeceğiz"
dedi.
gesi yayımlanıyor.
Bu seneki
genelgede minimum rakam bir
lira olarak tanımlandı. Üniversite
olarak 2014 yılı
boyunca öğrencilerimize bir liradan yemek
veriyoruz.
Türkiye'de en ucuz
yemek veren
okulu olmaya
devam edeceğiz.
Memurlarımız da
yeni genelgeye
göre 2,5 liraya
yemek yiyebiliyor. Ayrıca
yemek ihalesini alan
firma, diyetisyen gözetiminde çalışmalarını
sürdürüyor.”
Kampüste kalan
ailelerin de
yemekhanelerden
yararlanabildiği anlatan İnanç, ailelerin de
5 lira maliyetle yemek
yiyebildiğini söyledi.
CİHAN
12
7 ŞUBAT 2014
Sağlık
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Gözden kanser teşhisi
irçok hastalık ilk sinyallerini
gözlerden verebiliyor. Bunlardan birinin de kanser
olduğunu belirten Op. Dr. Bülent
Doğu, özellikle akciğer, meme ve
cilt kanserinin gözden teşhisinin
mümkün olduğunu söyledi.
B
Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr.
Bülent Doğu, genel bir göz ve
gözdibi muayenesi ile akciğer
kanserinin teşhisinin yapılabileceğini söyledi. Akciğer kanserinin
göz üzerinde 3 farklı şekilde teşhis
edilebildiğini belirten Dr. Doğu,
şunları aktardı: “İlki, kanserin koroid denen gözü besleyen damar
tabakasına metastazı sonucu
oluşan belirtilerdir. Bu belirtiler
genellikle ışık çakması görmede
bulanıklık ve uçuşmalar şeklinde
görülür. Diğeri kanserin beyin
metastazına bağlı oluşabilecek belirtilerdir. Bunlar da genelde
görmede bulanıklık ve görme
alanında spesifik kayıplar şeklinde
görülür. Ve son belirti türü de
‘horner sendromu’dur . Yani akciğerin üst lobunu tutan tümörlerin sinirlere baskısıyla oluşur.
Etkilenen tarafta yüzde terleme
yetisini kaybetme, göz kapağında
düşüklük ve çukur göz oluşması
gibi belirtiler meydana gelir.”
HASTA, BELİRTİLERİ FARK
EDEMEYEBİLİR
Kalp
cerrahisinde
estetik
d o ku n u ş
alp cerrahisinde önceki
yıllarda hastalığın tedavisi ön planda tutulurken, deneyim ve
teknolojinin ilerlemesiyle
hastanın estetik
görünümünün korunması da
önem kazandı.
K
Gözde görülen bu belirtilerin
aslında kanserin akciğer dışı organlara da yayıldığının işareti
olduğunu dile getiren Dr. Bülent
Doğu, hastaların gündelik
yaşamda bu belirtileri fark edemeyebileceklerini söyledi. Zamanında fark edilemeyen
belirtilerin ciddi görme kayıplarına
da yol açabileceğine dikkat çeken
Dr. Doğu, “Eğer görme siniri ya da
oksipital lobdaki görme duyusu
merkezine yayılım olursa tam körlük oluşabilir” dedi.
Akciğer kanserinin sistemik tedavileri ile gözdeki sorunların da tedavi edildiğini belirten Doğu,
akciğer kanserinde tedavi başarılı
olursa, göz bulgularının da gerileyebileceğini hatta yok olabileceğini söyledi. Tedavi sonrası,
doktorun önerdiği aralıklarla göz
kontrollerinin yaptırılması gerektiğini kaydeden Dr. Bülent Doğu,
hastanın görme problemi hissettiği
anda mutlaka göz doktoruna
gitmesi gerektiğini dile getirdi.
Akciğer kanseri dışında cilt ve
meme kanserinin de gözden
teşhisinin mümkün olduğunu belirten Dr. Doğu, düzenli göz
muayenesinin yaptırılmasını önerdi.
HABER MERKEZİ
Sedef ve egzamaya ceviz
dıştan görülen kesilerin daha
küçük ve az iz bırakacak şekilde olması akla gelmektedir.
Bu noktada ise cerrah ve hastanın alternatiflerle ortak bir
karar vermesi uygun olacaktır.
İYİLEŞME SÜRESİ KISALDI
Daha küçük kesi, daha az
cerrahi travma ve kanama ile
hastanede yatış süresinin
kısalması gibi avantajlar estetik kalp ameliyatlarında
hasta konforunu artırıyor.
Memorial Ataşehir Hastanesi
Kalp ve Damar Cerrahisi
Bölümü’nden Op. Dr. Fikri
Yapıcı, kalp ameliyatlarında
estetik görünümün korunmasının tercih değil bir
zorunluluk olduğunu
söyledi.
“Yaşam boyunca yaklaşık 2,5
milyar kez hiç durmadan
atan kalbimizin ameliyatları
da kendisi gibi dinamik
olmak durumundadır” diyen
Dr. Yapıcı, kalp ameliyatlarında estetik uygulama
hakkında şu bilgileri verdi:
“Kalp cerrahisinde estetik bir
tercih değil zorunluluktur.
Çünkü koroner arter veya
kalp kapağına atılan estetik
dikiş, ileri yıllarda kişinin
kalp açısından daha sorunsuz yaşamasını sağlayacaktır.
Genelde estetik denildiğinde
Koroner arter bypass, kalp
kapağı, doğuştan olan kalp
hastalıkları, kalpte ritim
bozuklukları ve damar
hastalıkları ameliyatlarında
kullanılan cihaz, araç ve hatların küçültülmesi ve daha
küçük kesilerle ameliyatlar
yapma fikirlerinin1994-1996
yıllarından sonradaha çok
tartışılmaya başlanmıştır. Bu
sayede kan ile dış materyallerin etkileşimi azaltılmaya
çalışılıp, daha az travmayla
hastaların kısa sürede iyileşmelerihedeflenmektedir.
Hedefe yönelik bu işlemleriki
başlık altında toplanabilmektedir. Ameliyatta kalp akciğer
makinesi gibi cihazları kullanmamak ya da bu cihazların olumsuz etkilerini en
aza indirmek ve daha küçük
kesilerle aynı ameliyatları
gerçekleştirmek estetik yaklaşımda hedeflenen noktalardır.
Ameliyatlar, kalp ve damar
girişimleri için ayrı ayrı
üretilmiş özellikli malzeme
ve aletlerle gerekirse endoskopik video sistemleriyle
gerçekleştirilmektedir. Koroner bypass ameliyatları
küçük kesilerle ve kalp akciğer makinesi kullanılmadan yapılmaktadır. Kalp
kapağı ameliyatları,küçük
kesilerle, videoskopi
eşliğinde, mikro veya ikiden
çok giriş deliği (port)
aracılığıyla video yönlendirmeli yapılan ameliyatlardır.Büyük damar
ameliyatlarında ise;yapay
damar yerleştirme yöntemleri
(EVAR-TEVAR girişimleri)
daha az riskle uygulanmaktadır.
Koroner bypass ameliyatlarında, koroner köprüleme
için bacaktan veya koldan
alınacak damarların endoskopik yöntemlerle veya
özel aletlerle daha küçük kesilerle çıkarılmaktadır.Varis
ameliyatlarında, lazer veya
radyofrekans ablasyon
teknikleriyle kesi yapılmadan
tedavi uygulanabilmekte vebağlantı damarları endoskopik yöntemlerle iptal
edilebilmektedir.
EN ZOR AMELİYATLARDA
BİLE UYGULANABİLİYOR
ÖZEL BİR EĞİTİM VE İLERİ
TEKNOLOJİ GEREKTİRİYOR
Bu farklı ameliyatların hepsi
özel cihaz, malzeme, cerrahi
alet ve eğitim gerektirmektedir. Robotik cerrahide kurulum ve prosedürler nedeniyle
daha fazla olmakla birlikte
diğer küçük kesili ameliyatlarda kalp ameliyatlarında
(çeşidine bağlı olarak
değişmek üzere) ameliyat
sürelerinin yüzde 20-80
oranında artmaktadır.
ESTETİK KALP AMELİYATININ AVANTAJLARI
• Ameliyatlarda daha küçük
kesi, daha az cerrahi travma
ve kanama, daha az kan ve
kan ürünleri kullanımı
sayesinde hastanın hastanede yatış süresi kısalmaktadır.
• Hastalarda daha az ağrı
şikayeti olmaktadır.
• Hastanın hareket kısıtlanma süresi azaldığı için
daha kısa zamanda aktif hale
gelmektedir
• Enfeksiyon riski daha
düşüktür.
• Kesinin küçük olması sebebiyle yara iyileşmesi daha
kolaydır.
• Daha iyi bir kozmetik
görünüm sağlamaktadır.
HABER MERKEZİ
Sakın greyfurtla ilaç almayın
da düzenliyor. Cevizde bulunan
yağ asitleri kalp hastalıklarını
önleyerek, erkeklerde meydana
gelen prostat kanserini engelliyor. Omega-3 yağ oranı düşük
çocuklarda oluşan hiperaktif ve
davranış bozuklarını da
düzenleyen ceviz, omega 3
bakımından oldukça zengin bir
vitamine sahip. Ceviz, antioksidan özelliği ile sinir sistemine
zarar veren Alzheimer gibi çok
kuvvetli hastalıkların ilerlemesini de yavaşlatıyor. Çok
İçersindeki yağ profili ve magtüketildiği zaman vücutta kilo
nezyum sayesinde zihinsel
alma gibi sorunlar meydana
fonksiyonların işlevselliğini
gelse de yeterli miktarda
artıran ceviz, egzama hastalığın- tüketildiğinde sedef ve egzama
dan Alzheimer’a kadar birçok ra- gibi hastalıklara da birebirdir.
hatsızlığa iyi geliyor.
Uzmanlar cevizin haftada en az
3 gün tüketilmesini öneriyor.
Çocukların zeka gelişimine de
HABER MERKEZİ
fayda sağlayan ceviz, kalp atışını
Greyfurt ilaçların karaciğerde ve bağırsaklarda çözülme işlemini durdurarak
aşırı doza yol açabiliyor. Doktorlar bazı
ilaçların greyfurtla birlikte alınması
konusundaki tehlikelerin bilinmediğine
dikkat çekti.
ini bastırmak için kullanılan ilaçlar yer
alıyor.
Araştırmacılardan Dr. David Bailey
BBC'ye yaptığı açıklamada,"Bir bardak
greyfurt suyuyla bir hap almak, bir barGreyfurtun içindeki furanokumarin adlı dak suyla 5-10 hap birden yutmaya
kimyasal madde ilaçları çözen enzimleri banziyor. İnsanlar inanmıyor ama bunu
öldürüyor. Bu da ilacın vücudun kaldıra- bilimsel olarak kanıtlamak mümkün.
mayacağı kadar büyük kısmının
Dolayısıyla farkında olmasızın, sadece
sindirim sisteminden çıkması anlamına greyfurt suyu içmekle, tedavi aşamasıngeliyor.
dan zehirlenme aşamasına geçilebilir."
diyor ve raporda, kamuoyunun bu
Su ve greyfurt suyu farkı
konuda bilgisizlik içinde olduğu vurgulanıyor. Turunç ve misket limonunun da
Bir bardak greyfurt suyu içen bir kişide
greyfurtla benzer etkileşim yarattığı befelodipine adlı tansiyon ilacı oranı, bir
lirtiliyor.
bardak su içen kişiye kıyasla üç kat yük- Kraliyet Farmakoloji Derneği'nden Neal
sek çıktı.
Patel, greyfurtun sorun yaratan tek
İlaçlarla greyfurt arasındaki ilişkilerde
besin olmadığını, örneğin birlikte
görülen yan etkiler, değişim gösteriyor.
alındığında sütün de bazı antibiyotikBu yan etkiler arasında midede kanama, lerin çözülmesini durdurduğunu belirtti.
kalp atışında farklılık, böbrekte tahribat HABER MERKEZİ
ve ani ölümler bulunuyor.
Greyfurtla ilaçların sisteme karışması
arasındaki ilişkiyi araştıran uzmanlar,
bu meyvayla birlikte alındığında tehlike
yaratan ilaç sayısının arttığını belirtiyor.
Kanada Tıp Birliği Yayın Organı'nda
yayımlanan araştırmaya göre, Lawson
Sağlık Araştırmaları Enstitüsü'nde
görevli ekip, 2008'de greyfurtla birlikte
alındığında tehlike yaratan ilaç sayısı 17
iken, 2012'de bu sayı 43'e çıktı. Greyfurtla beraber olumsuz etkiler yaratan
ilaçlar arasında tansiyon, kanser
ilaçları, kolesterol düşürücü statinler ve
organ naklinden sonra bağışıklık sistem-
Türkiye bu kış sıkça olduğu gibi yine yağışsız ve ayazın etkisinde bir hafta geçiriyor.
Doğuda gece sıcaklık -20 ila -30'lara kadar iniyor. Hafta içi önemli bir yağış yok.
Hafta sonu ise sadece batıda yağış bekleniyor.
İstanbul'da üşüten poyraz rüzgarı hafifleyecek. Yine ara ara bulutlar var ama güneş de görülecek, sıcaklık 9 derece.
Ankara'da hava yine dondurucu, sabah ve geceleri sıcaklık sıfırın altında, gündüz ise 6 derece. İzmir öğleden sonra
daha bulutlu, sıcaklık 14 derece. Bursa parçalı bulutlu 10, Adana ise açık 15 derece.
Marmara'da zaman zaman bulutların arttığı ama güneşin de görüldüğü bir hava var. Poyrazın hızını azaltmasıyla
soğuğun etkisi hafifleyecek. Hafta sonuna doğru lodos havayı az da olsa ısıtacak.
İç Anadolu'da bulut az ama sis oluşabilir, özellikle geceleri kuvvetli ayaz oluşuyor, sıcaklık gündüz 5-6 derece, gece
ise Kayseri -8, Sivas -9'lara iniyor.
Ege kıyıları öğleden sonra bulutlanacak, ama sadece Muğla açıklarında yağış olabilir. Yağışsız geçecek 3 günün
ardından hafta sonu kuvvetli lodos Ege'ye sağanak getirecek.
Akdeniz'de akşam olduğunda ayaz başlıyor, gündüz ise sahiller 15-16 derece. Hafta sonuna doğru biraz ısınma olacak. Güneydoğu'daki güneşe aldanılmamalı, hava soğuk, Diyarbakır'da sıcaklık gündüz 8, gece -7 derece.
Doğu Anadolu'da yağış yok, hava aşırı soğuk ve donma tehlikesi var, Erzurum gece -20, gündüz -8 derece. Perşembe'den itibaren sıcaklık artsa bile ayazın şiddetli olması sebebiyle hissedilmeyecek.
Karadeniz yine yağışsız bir hafta geçiriyor. Hafta sonundan bu yana çok soğuk olan bölge Perşembe'den itibaren
fazla olmasa da ısınacak.
ANKARA
İS TAN BUL
Bugün
7 Şubat Cuma
10
6
Bugün
7 Şubat Cuma
Rüzgar
Nem
14
%63
5
-6
AN TAL YA
İZ MİR
Bugün
7 Şubat Cuma
Rüzgar
Nem
13
%76
17
6
Bugün
7 Şubat Cuma
Rüzgar
Nem
22
%96
15
5
Rüzgar
20
Nem
%72
7 ŞUBAT 2014
Turizm
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Side Antik
Kent'te
deve turları
başladı
Doğa harikası
Kapadokya’da ATV keyfi
Çinli turistler,
S i d e A n t i k Ke n t ' i
fo t o ğ ra f l ı yo r
Nevşehir Kapadokya’da peribacalarıyla dolu eşsiz güzellikteki vadilerin arasında düz ve engebeli patikalarda gerçekleştirilen ATV turlarına
yerli ve yabancı turistler büyük ilgi gösteriyor.
K
apadokya bölgesinde, yerli ve yabancı turistler yürüyerek veya otomobille giremeyecekleri yerleri ATV turlarıyla görme imkanı
buluyor.
A
ntalya Side Antik Kent'te 2014
yılı deve turları başladı.
Turların ilk gün tutkunları Alman
bir aile oldu. Deve turcusu Salih
Demirel, antik kentte belirtilen
alanlarda deve turlarına başladıklarını söyledi.
Geçen yıl deve turlarına en fazla
Rus, İskandinav ve Avrupalı turistlerin ilgi gösterdiğini belirten
Demirel, turla turistlere tarihi ören
yerleri hakkında bilgilendirme
yaptıklarını kaydetti.
Turistlerin deve üstünde tarihi
ören yerlerini gezmeyi sevdiğini
belirten Demirel, "Yeni yılın ilk
deve turuna başladık.
Turlara ilk günde Almanlar ve Hollandalılar ilgi gösterdi. Almanlar
antik kente deve üstünde gezmekten keyif alıyor. Kendilerini ayrıcalıklı hissediyor. " diye konuştu.
Alman turist Hans Bennats, hayatlarında ilk defa ailecek deve
üstünde tur yapmanın heyecanını
yaşadıklarını kaydetti.
CİHAN
13
Ç
inli gazeteciler ve turist rehberleri
dünyaca ünlü Antalya Side Antik
Kent'in tanıtımı için fotoğraf çekimi
yaptı. Çinli turistlerin 2014 yılı kültür
ve arkeoloji turları Side Antik Kent'te
başladı. Uzak Doğu'lu turistler
Anadolu'nun kültürel varlıklarını tanımada Antalya'da Xanthos, Letoon,
Myra, Perge, Termessos ve Side antik
kentlerini pilot bölge seçti. Çinli turistler, Avrupa, İskandinav ve Rus turistler gibi deniz,kum ve güneş
turizmini tercih etmiyor. Çinli turistlerin Anadolu'da tarihi ve kültürel varlıkları yerinde ziyaretlerde en önemli
hobileri tarihi eserlerle birlikte fotoğraf çektirmeleri ve güneşli
havalarda ciltlerinin bronzlaşmaması
için şemsiye ile dolaşma yer alıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine
göre Çinli turistlerin Güney Kore ve
Japon turistlerde olduğu gibi yüzde
99'u kültür, tarih ve arkeolojik varlıkları tanımaya yönelik tatil yapma anlayışı oluşturuyor. Pekin'in Sesi
gazetesi foto muhabiri Aidon Lee, Çinli
turistlerin tatil anlayışını kültürleri
tanıma geçmiş zaman insanlarının
bıraktığı izleri yerinde görme oluşturduğunu söyledi. Çinli turistlerin
Türkiye'de Anadolu medeniyetlerini
tanımaya yönelik turlara özel önem
verdiğini belirten Lee, çektikleri fotoğraflarla Pekin'de Anadolu İzleri
isimli sergi açacağını kaydetti. Lee,
Çinlilerin, gezdikleri yerleri fotoğraf
çektirerek ölümsüzleştirmek istediklerini ve bu nedenle fotoğraf çekimine
özel önem verdiklerini kaydetti. Lee,
"Pekin'de artık Türkiye daha iyi bilinir
hale geldi. Türkiye'nin çok zengin
kültür ve arkeolojik zenginliği var. İstanbul, Denizli, Konya, Bursa,
Kapodokya ve Antalya ayrıcalıklı yerler. Antik kentlerin tanınmasına
Çinliler özel önem veriyor. Antalya'ya
gelen Çinliler Side'de Apollon Tapınağı'nda hatıra fotoğrafı çektirmeyi
çok seviyor. Çinliler için tarihi eserlerle
birlikte fotoğraf çektirmenin özel bir
yeri var. Fotoğrafları nesilden nesile
aktarmak için saklıyorlar. " dedi. LTV
Turizm Seyahat Acentesi Çinçe Turist
Rehberi Yarkın Teslina, kültür
turlarında Side Antik Kent'i pilot bölge
seçtiklerini söyledi. Teslina, Pilot
bölge seçmelerinde Side'de zengin
eser sayısı ile Apollon Tapınağı ve 2
bin yıllık şehir merkezinde bulunan 15
bin kişilik Side Antik Tiyatro'nun
ayakta kalmasının etkili olduğunu
kaydetti. Çinli turistlerin tarihi ören
yerlerinde tarihiğ eserlerle birlikte
hatıra fotoğraf çektirmeye özel önem
verdiğini belirten Teslina, bölgeye
daha fazla Çinli turistin gelmesi için
tanıtıma yönelik gazetecilerle çalışma
yaptıklarını söyledi. Teslina, "Çinliler
tarihi ören yeri ziyaretinde tarihi eserlerle fotoğraf çektirmeyi çok seviyor.
Çinlilerin için tarihi eserlerle fotoğraf
çektirmek bir ayrıcalık. Side bu konunda çok zengin. " ifadesini kullandı.
Çinli turist rehberi arkeolog Dr. Lee
Yun, Çinli turistlerin Side Antik Kent'te
tarihi eserler arasında dolaşırken
hatıra fotoğrafı çektirmekten mutluluk
duyduğunu söyledi. Side'de fotoğraf
turlarını 2 yıldır sürdürdüklerini belirten Yun, İstanbul, Bursa ve Antalya'da geçen yıl 48 bin Çinli turistin
ziyaret ederek sergilenen kültürel ve
arkeolojik varlıklar hakkında bilgi
sahibi olduğunu söyledi.
CİHAN
Genellikle Nevşehir’in Göreme beldesinde
düzenlenen turlarda, turistler ATV'lerle gruplar
halinde ve rehber eşliğinde Kapadokya'nın
keşfedilmemiş doğal ve tarihi zenginliklerini
barındıran vadilerini ve peribacalarını geziyor.
ATV turlarına katılan yerli turistler, “İlk kez Kapadokya’ya geliyoruz. Gezebildiğimiz kadarıyla
çok güzel bir yer. ATV ile tur atmaktan da çok
mutluyuz. Eğleniyoruz. Kapadokya’nın sadece
tarihsel özelliğini ve peribacalarını biliyorduk.
Bu mevsimde böyle güzel bir havayla karşılaşacağımızı hiç ummuyorduk. Tam gezmeye değer
hava var.” dedi. Turda rehberlik yapan Aydın
Üğülü, genellikle Japonlar, Koreliler ve Rusların
tercih ettikleri turların 1 ile 4 saat arasında
yapıldığını kaydetti.
ATV turu kapsamında Göreme’ye bağlı Güllüdere, Kızılçukur, Aşk Vadisi ile Avanos ilçesine
bağlı Çavuşin, Paşabağ mevkilerini gezdikten
sonra ve Uçhisar beldesine geçtiklerini belirten
Üğülü, tura katılanların bölgeyi görmekten ve
ATV ile gezmekten dolayı memnun olduklarını
tur sonrasında kendilerine ilettiklerini kaydetti.
CİHAN
Roma Dönemi bu şehirde yaşatılacak
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NDAN
Planın Özü: BAKIRKÖY İlçesi, Ataköy 4. Kısım 115 ada, 179 parsele ilişkin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar
Planı; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca 13.12.2013 tarihinde onaylanmış olup, Başkanlığımız Planlama Müdürlüğü 3. ve 5. Kat Saraçhane Hizmet Binası ilan panosunda ve www.ibb.gov.tr web sayfasında bir
ay süre ile askıya çıkarıldığı ilan olunur.
BASIN:7567/www.bik.gov.tr
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NDAN
Planın Özü: KADIKÖY İlçesi, 1/5000 ölçekli Haydarpaşa Gar, Kadıköy Meydanı ve Çevresi Koruma Amaçlı
Nazım İmar Planı plan notlarında değişiklik yapılmasına ilişkin plan; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca 13.12.2013 tarihinde onaylanmış olup, Başkanlığımız Planlama Müdürlüğü 3. ve 5. Kat Saraçhane
Hizmet Binası ilan panosunda ve www.ibb.gov.tr web sayfasında bir ay süre ile askıya çıkarıldığı ilan olunur.
BASIN:7570/www.bik.gov.tr
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NDAN
T
ürkiye'nin ilk tema parkı "Cittantica Ephesus Park" Nisan ayında
İzmir Selçuk'ta sanatseverlerle buluşacak. Roma Dönemi konseptiyle
hizmet verecek olan ve inşaatı devam
eden Türkiye'nin ilk tema parkı "Cittantica Ephesus Park" Nisan ayında
İzmir Selçuk'ta hizmete açılacak.
Park, antik çağın otantik ruhuna
hayat verecek ve konuklarına binlerce
yıl önceki gündelik yaşamı yaşatma
fırsatı sunacak. Tema park konseptiyle
Nisan ayında açılması hedeflenen 6
bin 500 metrekare kapalı alanı bulunan Bilintur ve Tura Turizm'in ortak
çalışması olan ve Bi-tu Turizm tarafından inşa edilen tesis Selçuk girişinde
yer alıyor.
namiklerini görebilmeliyiz.
Görmediğimiz sürece zamanın içinde
yok olup gideriz. Bu parkı bir turizm
inovasyonu olarak görüyoruz" dedi.
Coşkun, bölgede farklı çekim ögelerine ihtiyaç olduğunu, Cittantica Ephesus Park'ın da bu ihtiyacı kısmen
karşılayacağını, ancak farklı çekim
merkezlerine hala ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Coşkun, "Turizm
diğer sektörlere benzemez. Turizmde
fiyat kırmanın kendi ayağınıza kurşun
sıkmadan farkı yok. Dolayısıyla farklı
olmak zorundasınız. Farkı kaliteyle,
sunumla yaratmak zorundasınız.
Kaliteyle var olmaya çalışmalısınız.
Bunları yaptığınız sürece ayakta
kalırsınız" diye konuştu.
Cittantica'nın İşletme Direktörü Celal
Coşkun, "Kompleks içinde yer alan
Artemis adındaki çok amaçlı salonumuzda grup yemekleri, düğünler, konserler ve benzeri sosyal etkinlikleri
düzenleyebileceğiz. Cittantica Ephesus Park bu özelliği ile bile sadece
Selçuk'un değil tüm bölgenin
ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte olacak. Bölgedeki turizmciler
olarak bunu söylüyorum; biz gelirimizi artırmak için hem daha üst gelir
düzeyindeki turistleri çekmeliyiz, hem
de tekil ziyaretçileri (bağımsız gezen
turistler) kazanmalıyız. Turizmin di-
Bölge turizmi içinde Selçuk'un çok
özel bir yeri olduğunu hatırlatan
Coşkun, "Bölge turizmini bir yüzüğe
benzetirsek Efes ve Meryem Ana bu
yüzüğün üstündeki pırlantalardır. Bu
değerleri turizm ürünlerimizle
beslemeliyiz. Turizm diğer sektörlere
benzemez. Turizmde sadece fiyat
kırarak rekabet edilemez. Bir fark ortaya koymak zorundasınız,
sunumunuzu iyileştirmek zorundasınız. Kaliteyle var olmaya çalışmalısınız. Bunları yaptığınız sürece
ayakta kalırsınız" ifadesinde bulundu.
Tesiste çalışacak olan personelin
tamamının ilçe vatandaşlarından
oluşacağı ve sadece sezonda değil
bütün yıl aktif olacak olan tesiste 110
kişiye istihdam sağlanacağını belirten
Coşkun, bu anlamda yabancı dil
bilen, satış yeteneği olan, turizm
kariyeri yapmak isteyen, vizyonu açık
Selçuklu gençleri istihdam etmek istediklerini duyurdu. Tema parkın içinde
ayrıca kervansaray mantığıyla bir alan
oluşturacaklarını belirten Coşkun, bu
alanda pazar yerinin oluşturulacağını,
bölgenin özelliklerini taşıyan ve buraya özgü hediyelik eşya üreten kişilerle çalışmak istediklerini duyurdu.
Coşkun, şunları kaydetti:
"Pazaryeri gibi düşünebileceğiniz bu
alanda hediyelik eşya niteliğinde üretim yapan esnaf ve zanaatkarın bu
temada yer almasını istiyoruz. O yüzden buradan Selçuklu girişimcilere bir
çağrıda bulunmak istiyorum. Sabun,
keçe, cam vs. eşya niteliğinde üretim
yapan esnaf ve zanaatkarlara da
kapımız açık. Burada kira bile ödemeden ürünlerini satabilirler. İşlerinin
show kısmına ve sunumuna ağırlık
vererek bu tema parkta yer bulabilirler. Kısacası parkın içinde bulunan
pazar yerinde değerlendirilebilecek,
bölgenin özelliklerini taşıyan ve buraya özgü hediyelik eşya üreten kişilerle çalışmak isteriz"
AA
Planın Özü: BAĞCILAR İlçesi, Evren Mahallesi, 1500 ada, 21 ve 22 parseller, 2342 ada, 4 parsel, 3308 ada,
2 parselin doğusundaki tescil dışı alana ilişkin 1/5000 ölçekli plan; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca
24.11.2013 tarihinde onaylanmış olup, Başkanlığımız Planlama Müdürlüğü 3. ve 5. Kat Saraçhane Hizmet Binası ilan panosunda ve www.ibb.gov.tr web sayfasında bir ay süre ile askıya çıkarıldığı ilan olunur.
BASIN:7565/www.bik.gov.tr
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NDAN
Planın Özü: KADIKÖY İlçesi, Fenerbahçe Stadı Önü Taşköprü Caddesi Ol Yolu Kesişimi Yol Kavşak Uygulama Projesi doğrultusunda yapılan 17.12.2012 ve 16.10.2012 tasdik tarihli planlarda değişiklik yapılmasına
ilişkin 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Nazım ve Uygulama İmar Planı; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca
13.12.2013 tarihinde onaylanmış olup, Başkanlığımız Planlama Müdürlüğü 3. ve 5. Kat Saraçhane Hizmet Binası ilan panosunda ve www.ibb.gov.tr web sayfasında bir ay süre ile askıya çıkarıldığı ilan olunur.
BASIN:7571/www.bik.gov.tr
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NDAN
Planın Özü: TUZLA İlçesi, Aydıntepe Yolu-Sabiha Gökçen Havaalanı Arası Yol Revize Uygulama Projesine
ilişkin 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Nazım ve Uygulama İmar Planı; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca
17.01.2014 tarihinde onaylanmış olup, Başkanlığımız Planlama Müdürlüğü 3. ve 5. Kat Saraçhane Hizmet Binası ilan panosunda ve www.ibb.gov.tr web sayfasında bir ay süre ile askıya çıkarıldığı ilan olunur.
BASIN:7569/www.bik.gov.tr
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NDAN
Planın Özü: TUZLA İlçesi, 24.01.2013 tarihinde değişiklik yapılan İSKİ İçmesuyu Havzaları Yönetmeliği
Doğrultusunda hazırlanan Değirmendere ve Büyükgöl Deresi ile Yakın Çevresine ilişkin 1/5000 ölçekli plan;
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca 17.01.2014 tarihinde onaylanmış olup, Başkanlığımız Planlama
Müdürlüğü 3. ve 5. Kat Saraçhane Hizmet Binası ilan panosunda ve www.ibb.gov.tr web sayfasında bir ay süre
ile askıya çıkarıldığı ilan olunur.
BASIN:7568/www.bik.gov.tr
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NDAN
Planın Özü: BEYOĞLU İlçesi, Keçecipiri Mahallesi, 200 ada, 1,2,3,11 ve 12 parsellere ilişkin 1/5000 ölçekli
plan; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca 13.12.2013 tarihinde onaylanmış olup, Başkanlığımız Planlama Müdürlüğü 3. ve 5. Kat Saraçhane Hizmet Binası ilan panosunda ve www.ibb.gov.tr web sayfasında bir
ay süre ile askıya çıkarıldığı ilan olunur.
BASIN:7566/www.bik.gov.tr
14
7 UBAT 2014
Magazin-Tv
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Umut Bulut bebeğin
cinsiyetini açıkladı
Demet Akalın anne
oldu
Paul
Walker‘ın
serveti ona
kaldı!
alatasaray'ın yıldız futbolcusu Umut Bulut, eşi Anna ile birlikte Akmerkez'de görüntülendi.
G
Geçtiğimiz yıl dünya evine giren ve şu sıralar baba olmak için gün
sayan Bulut, konuyla ilgili gelen sorular üzerine büyük bir şaşkınlık yaşayarak, ''Arkadaşlar eşimin hamile olduğunu nereden biliyorsunuz? Yakınlarımız dışında kimse bilmiyordu'' dedi.
CİNSİYETİNİ AÇIKLADI
Çocuğunun cinsiyetinin erkek olduğunu söyleyen Umut Bulut,
çocuklarına koyacakları ismi ise söylemekten kaçındı. Volkan
Demirel'in de baba olacağını hatırlatılması üzerine, ''Hayırlısı olur
inşallah onun adına da çok mutlu oldum'' dedi. HABER MERKEZİ
Kayahan 3. kez kanserle
mücadele ediyor
Kanseri daha önce iki kez yenmeyi başaran ünlü şarkıcı Kayahan,
bu hastalığa bir kez daha yakalandı. Kemoterapiye başlayan Kayahan, kanserden kurtulmak için yine
mücadele ediyor.
İlk kez 1990 yılında kansere yakalanan Kayahan, 2001 yılında yine
bu hastalıkla karşı karşıya kaldı. İki kez bu hastalığı yenmeyi
başaran Kayahan, bir kez daha kanser olduğunu öğrendi. Kemoterapiye başlayan Kayahan’ın saçları tedavi nedeniyle döküldü.
Eşi İpek Açar, kanserle mücadelesinde Kayhan’ı bir an olsun yalnız
bırakmıyor.
Haftada dört gün kemoterapi gören Kayahan, eşiyle birlikte hastane çıkışında görüntülendi. HABER MERKEZİ
emet Akalın, sezaryenle doğum yaparak kızı Hira’yı kucağına aldı.
D
Eşi Okan Kurt'la Maslak Acıbadem Hastanesi’ne gelen şarkıcı, yapılan tetkiklerden sonra ameliyata alındı. Yapılan
operasyon sonrası Hira'nın göbek bağı hastanenin Kordon Kanı Saklama Bankası'na
konuldu. Son yıllarda yapılan araştırmalar
göbek bağındaki kordon kanının birçok
ölümcül hastalıkların tedavisinde kullanılabileceğini ortaya çıkarmıştı. Araştırmalara göre her bebek doğduğunda ileride
yaşayabileceği sağlık sorunlarına karşı
hayatını kurtarabilecek bir kaynakla
dünyaya geliyor. Bu kaynak ana rahminde
anneden bebeğe gıda taşıyan göbek bağı ve
göbek bağında bulunan kan. Göbek bağı
kanı başta kan kanseri olmak üzere çeşitli
kanser türlerini ve bağışıklıkla ilgili ya da
genetik rahatsızlıkları önlemekte değerli
bir kaynak olarak görülüyor. Akalın da kızı
Hira doğar doğmaz, göbek bağını saklaması için hastanenin doktorlarına teslim
etti.
"Nazara inanıyoruz"
Doğum sonrası Akalın'ın eşi Okan Kurt,
gazetecilerin karşısına çıktı. Kurt, "Sabah
09:55’te sezaryen doğumla dünyaya gelen
Hira, 3 kilo 70 gram ve 47 cm boyunda.
Baba olmanın mutluluğunu yaşıyorum.
Hira annesine çok benziyor. Annesinden
birkaç damla süt emdi. Her şey yolunda
çok şükür. Ben de ameliyathaneye girdim
ve kızımın doğduğu anı gördüm... Girerken
korktum ama Demet hiç korkmadı. Hastane yöneticisi kurban kesmeme izin vermedi ama 11 tane kurban benim işyerimde
kesiliyor. Nazara inandığımız için belli bir
süre göstermeyeceğiz. O süreyi de annesi
belirler. Kimseye göstermek istemiyoruz
ama siz çekebilirseniz çekin" dedi. Kurt
daha sonra kızı için yapılan patik şeklindeki şekerlerden basın mensuplarına
ikram etti. Akalın, doğum öncesinde ilk
gün ziyaretçi istemediğini söylemesine rağmen Suat Ateşdağlı, Tuğba Özerk, Ebru
Destan, Mehmet Ali Erbil ve Gülben Ergen
ziyaret etti. Erbil ve Destan'ın Hira bebeğe
tam altın taktığı öğrenildi. HABER
MERKEZİ
amansız ölümüyle hayranlarını
yasa boğan Paul Walker, milyon
dolarlık mal varlığının tamamını
kızına bıraktı.
Z
TMZ sitesinin ele geçirdiğini iddia ettiği belgelere göre Walker, 25 milyon
dolar değerindeki servetini 15 yaşındaki kızı Meadow’a bıraktı.
Walker’ın babası ise eşi Cheryl’nin
küçük kızın velayetini üstlenmesi
için mahkemeye başvurdu. Meadow,
annesi Rebecca Soteros ile birlikte
yaşıyor.
40 yaşındaki Paul Walker,
arkadaşının kontrolündeki arabanın
kaza yapması sonucu alev alan
aracın içinde yaşamını yitirmişti.
HABER MERKEZİ
Yoğun istek üzerine Avustralya’ya giden
Kenan Doğulu,
gerçekleştirdiği
iki dev konserle
ilk kez ülkedeki
müzikseverler
ve hayranlarıyla buluştu.
Doğulu ilk konserini kalabalık
bir ekiple;
Rolling Stones, Coldplay, gibi isimleri ağırlayan Sydney Enmore Theatre’da gerçekleştirdi. Biletleri haftalar öncesinden tükenen konserde Doğulu’ya Sydney
Olimpiyatları sırasında açılışı didgeridoo çalarak yapan ünlü Aborijin sanatçı Shane
Charles de eşlik etti. HABER MERKEZİ
Kenan
Doğulu’dan
Avustralya
çıkarması
KANAL AKIŞLARI
11:15İyi Fikir
12:40İyi Şeyler
13:00Haber
13:15Spor
13:20Hava Durumu
13:30Pazar Ola
14:45Küçük Hanımefendi
16:30İyi Şeyler
16:45Aileler Yarışıyor
18:30Habere Doğru
19:00Ana Haber Bülteni
19:35Spor
19:40Hava Durumu
19:50Böyle Bitmesin
22:50Tam Zamanı
07:00llk Sayfa
08:40Aramızda Kalsın
09:45Yaşam Sağlıkla Güzel
11:45Seda Sultan
13:45Evrim Akın İle Uzman
Avı
14:45Gülhan'ın Galaksi
Rehberi
15:30Türk Sineması
16:00Kalbimin Sahibi
17:30Kobra Takibi
18:30Ana Haber
19:30Akustikhane
20:30Yabancı Sinema
22:30Cengiz Semercioğlu ile
İki Laf Edelim
01:0Yabancı Sinema
02:00Ana Haber
06:45Günaydın
08:45Doktorum
10:00Bırakın Konuşalım
12:30Gün Arası
13:00Bana Her Şey Yakışır
14:40Evim Şahane
16:15Arka Sokaklar
18:55Koca Kafalar
19:00Kanal D Ana Haber
Bülteni
19:50Spor
20:00Kayıp
22:00Yerli Dizi
00:30Yabancı Sinema
02:00Yabancı Dizi
07:00Her Sabah
09:00Gag Guk
10:40Dünyayı Geziyorum
12:30Öğle Haberleri
12:50Burada Ne Yenir?
13:10Elimin Lezzeti
14:45Çemberimde Gül Oya
16:15Pasaport
18:00Sıcak Gündem
18:15Ana Haber
19:00İstihbarat
19:50Yabancı Sinema
22:10Yabancı Sinema
23:50Bunu Konuşalım
00:20Yabancı Sinema
02:15Yabancı Sinema
03:40İstihbarat
04:30Elimin Lezzeti
07:00Kahvaltı Haberleri
10:00Müge Anlı ile Tatlı
Sert
13:00Kızlar ve Anneleri
15:00Dizi TV
15:15Doksanlar
17:05Alemin Kıralı
19:00Atv Ana Haber
20:00Huzur Sokağı
22:00Tatar Ramazan
00:05Yabancı Sinema
02:20 Kızlar ve Anneleri
03:35 Aşk Bir Hayal
05:00 Tövbeler Tövbesi
06:00Spot Central
07:00Çizgi Film Kuşağı
09:00Bir Bulut Olsam
10:40Binbir Gece
11:30Kavak Yelleri
14:30Nuri
16:30Kötü Yol
18:20Yabancı Sinema
19:30Yabancı Sineman
21:30Yalan Dünya
23:30Yabancı Sinema
05:30Dila Hanım
07:00Sevgili Dünürüm
08:00Aşkın Bedeli
09:00Beni Affet
10:00Melek
12:00Soframız
13:00Aşkın Bedeli
14:30En Güzel Bölüm
15:00Starlife
16:45Beni Affet
18:30Star Haber
19:15Büyük Risk
20:00Medcezir
22:15Dila Hanım
00:20Yerli Dizi
10:00Haber Merkezi
11:00Haber Merkezi
12:00Haber Merkezi
12:30Spor Aktüel
13:00Öğle Bülteni
13:50Ekonomi Grafik
14:00Günün İçinden
14:20Transfer Günlüğü
15:00Günün İçinden
16:00Günün İçinden
16:10Ekonomi Piyasalar
16:20NTV'ye Sorun
16:502 Dakikada Bilim
17:00Akşam Haberleri
18:00Akşam Haberleri
19:00Akşam Haberleri
20:00Ana Haber Bülteni
21:00Yakın Plan
07:00Simge Fıstıkoğlu ile Yeni
1 Gün
09:15Cennet Mahallesi
10:00Her Şey Dahil
13:00Gülben
15:30Türk Sineması
17:00Kelime Oyunu
19:00Show TV Ana Haber
20:00Organize İşler
22:15Var Mısın Yok Musun
01:00Kelime Oyunu
02:15Her Şey Dahil
04:00Gülben
05:45Türk Sineması
12:00Bugün
12:40Bugün
13:47Spor
13:55Hava Durumu
14:00Günlük
14:40Ekonomi
14:45Spor
15:00Günlük
15:42Afiş
16:00Eğitim ve Başarı
16:48Spor
17:00Ana Haber
17:33Paranın İzi
17:43Spor Vizyon
18:00Ana Haber
19:00Spor Ana Haber
19:25Para Dedektifi
15:55Bir Zamanlar Haberler
05:00The Closer
05:45CSI:NY
06:30Mike ve Molly
07:00Geri Sayım
09:00Piyasa Ekranı
12:00Finans Cafe
14:00Piyasa Ekranı -2
17:00Son Baskı
18:00T.U.F.F Puppy
19:00The Closer
20:00Doctor Who
21:00CSI:NY
22:00Beavis and Butt-Head
00:00Being Human
01:00Conan
06:00 A1 Sabah
09:00 A2 Bugün
09:15 Eko Yorum
10:35 Spor Bülteni
11:00 A2 Bugün
11:35 Satır Arası
12:00 A2 Bugün
12:35 İş'in Sırrı
13:00 Ajans
15:00 A3 Bugün
15:35 Satır Arası
16:00 A3 Bugün
16:35 Spor Bülteni
17:00 A3 Bugün
17:30 Z Raporu
18:00 A4 Akşam
19:15 Son Sayfa
20:00 A4 Akşam
06.45İsmail Küçükkaya ile
Çalar Saat
10.00Umutsuz Ev Kadınları
11.15Doktorlar
12.45Yemekteyiz
14.30Unutma Beni
16.30Esra Erol
19.15Deniz Yıldızı
20.15Karagül
23.45Çocuklar Duymasın
00.45Fatih Portakal ile FOX
Ana Haber
01.45Alcatraz
02.30Bir Aşk Hikayesi
04.15Hindistan'da Aşk
06:00Dünden Sonra
07:00Gün Başlıyor
09:35Ekonomide Görünüm
10:00Haber Masası
10:35Ekonomide Görünüm
11:00Haber Masası
13:00Gün Ortası
13:35Ekonomide Görünüm
13:40Spor Bülteni
14:00Gün Ortası
14:15Eğitim ve Yaşam
15:00Güne Bakış
15:35Ekonomide Görünüm
16:00Güne Bakış
17:00Güne Bakış
18:00Haber Bülteni
18:45Spor Bülteni
19:00Haftanın Raporu
7 ŞUBAT 2014
Spor
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Adanaspor hazırlıklarını
İstanbul’da sürdürüyor
Deniz Atalay’dan
transfer müjdesi!
PTT 1. Lig ekiplerinden Adanaspor, cumartesi günü oynayacağı İstanbul Büyükşehir
Belediyespor maçı hazırlıklarını Beşiktaş
Nevzat Demir Tesislerinde sürdürdü.
Beşiktaş Kulübü Asbaşkanı Deniz Atalay, gelecek
sezon transferleri hakkında müjdeli haberi verdi.
D
ün öğleden sonra yapılan antrenman yaklaşık 1.5 saat
sürdü. Teknik direktör Levent Eriş oyuncularının
çabuk düşünmeleri ve atağı sonlandırması konusunda
uyarılarda bulunurken, rakibi ile çarpışan Fatih Şen
herkesi korkuttu. Daha sonra önemli bir sorunu bulunmadığı görülen tecrübeli futbolcu antrenmana kaldığı yerden devam etti.
B
eşiktaş Kulübü Asbaşkanı Deniz Atalay, gelecek sezon transferlerinde somut adımın sadece Cenk Tosun'la ilgili olarak atılmadığını söyledi.
Radyospor'da Özgür Sancar'ın canlı yayın konuğu olan Atalay,
"Joleon Lescott, önümüzdeki dönemde Beşiktaş'ın gündemine
gelebilecek bir oyuncu. Kendisinden bu kış dönemi için de söz alınmıştı" dedi.
Başkan Bayram Akgül de tesislere gelerek çalışmayı izledi.
Beşiktaş’tan Adanaspor’a gelen kaleci Günay Güvenç’i
eski takım arkadaşları yalnız bırakmadı. Siyah beyazlı
takımın başarılı file bekçisi Tolga Zengin, antrenmanı
izlerken kaleci Günay Güvenç’e başarı dileğinde bulundu.
"AĞABEYİ VE MENAJERİ İSTANBUL'A GELDİ"
Atalay, "Ağabeyi ve menajeri İstanbul'a geldiler. Ümraniye'deki tesislerimizi gezdiler. Bizim şu andaki futbol direktörümüzün de İngiltere'ye bir ziyareti oldu. Karşılıklı görüşüldü. Spontane gelişen bir
olay değildi.
Ayrıca Trabzonspor’da oynadıkları dönemden arkadaş
olan Tolga Zengin ve Ergin Keleş de eski günleri yadetti.
Günay’ın iyi bir kaleci olduğunu belirten Tolga Zengin,
“Maç eksiğini giderdiği zaman Günay çok faydalı olacaktır. Öncelikle iyi bir kişiliğe sahip bir futbolcu. Çalışmayı
çok sever. Performansının artacağını düşünüyorum.’’
dedi.
Lescott, Beşiktaş'a gelmek istiyordu. Ama kulübü Manchestir City,
yerine bir adam alamadığı için bırakmak istemedi. Bu nedenle transferi gerçekleşmedi. Sorun kulübünden kaynaklandı. Lescott, gelmek
istiyordu" ifadelerini kullandı.
"GAZİANTEPSPOR SEZON SONUNA KADAR ALACAKLARINI
GARANTİ ETMİŞTİ"
Beşiktaş Asbaşkanı Deniz Atalay, takımdan ayrı çalışmalarını
sürdüren İbrahim Toraman için, "Kararı teknik heyet verecektir. Onların vereceği kararı biz uygularız. İbrahim'in şu anda affedilmesi söz
konusu değil.
Teknik heyetin kararı değişmediği sürece Transferin son günü
Gaziantepspor Futbol Şube Sorumlusu Mustafa Kızıl'ı İbrahim Toraman'la görüştürdük. İbrahim'le ben ve 2. başkanımız Ahmut Nur
Çebi de görüştü.
Biz kendisinin maç kondüsyonunun iyi seviyede olması için sezon
sonuna kadar Antep'te oynamasını sıcak bakıyorduk. Üstelik G.Antenspor'da sezon sonuna kadar alacaklarının ödemeyi garanti etmişti.
Beşiktaş'taki şartların hepsinin sağlanacağı kendisine söylendi.
Sezon sonunda Bilic'in düşüncelerinde bir değişme olabileceği
varsayımından hareketle gitmesini uygun bulduk. Gaziantepspor da
bu konuda gerçekten çok samimi davrandı.
Ama İbrahim, son anda gitmeyeceğini söymedi. Futbolcular da bir
insan. Ben hiç bir futbolcuya baskı yapıp, istemediği bir yerde oynaması için kendisini zorlayamayız. O hataya düşmedik. İbrahim de
özgür iradesiyle kararını verdi" dedi.
"DANY ARTIK BİZİM BİR PARÇAMIZ"
Atalay, "Dany'nin Galatasaray'dan geliyor olması nedeniyle taraftar
tepkisinde haklı olabilir. Sezon başında futbol direktörümüzün
'Galatasaray ve Fenerbahçe'den futbolcu almayacağım' diye bir sözü
vardı. Bu söze istinaden de taraftar tepki göstermiş olabilir.
Teknik heyetimiz Dany'nin takıma büyük katkı sağlayacağına
inandılar. Biz de kabul ettik. Bundan sonra biz başarı kriterine bakacağız. Benim taraftardan ricam Beşiktaş formasını giyen oyuncu
bundan sonra bizim futbolcumuzdur. Dany'e sahip çıkmalarını istiyorum.
Galatasaray'la oynayacağımız maçta Dany'nin çok iyi performans
gösterceğine inanıyorum. Galatasaray maçında oynamamasına dair
hiç bir engel yok. Eğer Dany'nin performansından memnun kalırsak
Dany'i bütün haklarıyla alırız.
Gaziantepspor'un yöneticileri de Dany'i çok övdüler. Çok iyi bir
transfer yaptınıç dediler. Hatta bize sitem ettiler. Biz transfer etmek
istiyorduk dediler. Fatih Terim'le de konuştuk. Kendisi de çok olumlu
referans verdi.
Biz teknik direktörün tercihine bakarız. Artık Dany bizde oynuyor;
diğer futbolcularımızdan farkı yoktur. Kendisine sahip çıkacağız.
Beşiktaş alisenin bir parçasıdır" diye konuştu
Haber Merkezi
15
Hacıosmanoğlu'ndan
Yıldırım'a gönderme
Adanaspor Asbaşkanı Hamza Akgül, İstanbul’a geldikleri
günden bu yana kendilerini bir an olsun yalnız bırakmayan Ersan Adem Gülüm'e teşekkür etti. Ersan’ın ayyıldızlı forma altında daha büyük başarılar
yakalayacağına inandığını söyleyen Hamza Akgül konuşmasını şöyle sürdürdü: "
Adanaspor forması altında gösterdiği performans ile
Beşiktaş’a transfer olan Ersan aynı şekilde milli forma altında önemli işler yapacaktır. İstanbul’a geldiğimiz günden bu yana her antrenmanımızı takip ederek bizleri
yalnız bırakmadı. İnşallah sakatlık yaşamaz ve siyah
beyazlı forma ile istediği hedeflere ulaşır.’’
CİHAN
İbrahim Hacıosmanoğlu, Aziz Yıldırım'ın F.Bahçe Dergisi'ndeki açıklamalarına isim vermeden tepki gösterdi..
H
acıosmanoğlu, kulübün internet sitesinde yer alan açıklamasında, Trabzonspor'un haklı
talebinin, köşeye sıkışmış insanların
çırpınırken yapmış olduğu haddini
aşan ve iki güzide kulübün taraftarları arasında tamiri mümkün olmayacak yaralar açacak açıklamaları ile
küçümsenemeyeceğini vurguladı.
Hacıosmanoğlu, açıklamasında şunları kaydetti: "Kirli ilişkileri ile futbolun içine kendi siyasetlerini
sokan, alt ve üst kimlik bunalımı
yaşayan ve kendilerini camialarının
üstünde gören bu kişilerin, koskoca
bir şehrin haklı haykırışına, 3-5
kişinin yürümesi yakıştırması yaparak Karadeniz fırtınasını harekete
geçirmeyi planladığı anlaşılıyor.
oyuncak olmadığını belirtti.
Çakıroğlu, yaptığı yazılı açıklamada,
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz
Yıldırım'ın açıklamalarını ibretle
okuduğunu vurgulayarak, "Türk futbolunun niye bu hale geldiğini bir
kez daha anladım. Lakin bu sürecin
oluşmasına bir şekilde katkısı olan
herkesin de anlaması için söylüyorum, kendi kulüp başkanımı her
hatada çekinmeden eleştiren ama
duyduğum sorumluluktan dolayı her
ikisinin de üslubunu kullanmayan
bir futbol yöneticisiyim" ifadelerini
kullandı. Çakıroğlu, şunları kaydetti:
"Futbolda şike ve kupa meselesi
tabiri caizse iki çocuğun üstünde
kavga ettiği alelade bir oyuncak
değildir.
Ancak bu hareket, kirliliğin içine
batmış kişilerin kışkırtması ile değil,
doğruluk ve dürüstlüğün yol göstericiliği ile kendiliğinden hareket eder.
Haklı mücadelemizin bize açtığı yol
üzerinden yaptığımız UEFA ve FIFA
nezdindeki başvurularımızın ciddiyeti ve doğuracağı sonuç, yavuz
hırsız ev sahibini bastırır misali bazı
açıklamaları beraberinde getirmiştir.
Bu türlü davranışlar yerine 'İnsan isterse pişman olmak için zaman
bulur' sözünden yola çıkmaları daha
uygun olacaktır."
Trabzonspor taraftarının yapmış
olduğu yürüyüşle ilgili olarak Aziz
Yıldırım'ın açıklamalarını eleştiriyorum. Sizin üç beş kişi dediğiniz o gün
elli bin idi, yarınlarda yüz binleri bulacak. Bu konu Trabzonsporluların
ve Trabzon insanının onur meselesidir. Onuru için haykıran bu yürekli
insanlara hakaret etmek hiç kimsenin haddine değildir. O gömlek
herkese ama herkese büyük gelir.
Karşılıklı bu süregelen seviyesiz kavganızı bireysellikten çıkarıp kulüplere ve en önemlisi camialara
indirgemenizi herkes gibi kaygı ile
izliyor, esefle kınıyorum. Bütün Trabzonspor taraftarını bu onurlu duruşundan dolayı kutluyor,
sağduyuya davet ediyorum."
AA
Trabzonspor Yönetim Kurulu Üyesi
Sebahattin Çakıroğlu, futbolda şike
ve kupa meselesinin, iki çocuğun
üstünde kavga ettiği alelade bir
Mancini'den fikstüre 'aptal' benzetmesi
Galatasaray Teknik Direktörü Roberto Mancini,
lig ve kupa fikstürünü 'aptal' olarak niteledi.
Mancini, fikstür yüzünden Drogba, Sneijder ve
diğer yıldızları Tokat'a getiremediğini söyledi.
Z
iraat Türkiye Kupası Grup Eleme 5.
maçında Tokatspor'u 3-0 yendikleri
karşılaşma sonrası açıklamalarda bulunan
Galatasaray Tekni Direktörü Roberto Mancini,
kazanmaları gereken bir maçı kazandıklarını
belirtti. Mancini, "İlk 11'e baktığınızda çok yeni
futbolcumuz vardı. Ve hakkettiğimiz bir galibiyet aldık. Görev verdiğim futbolcularımız çok
iyi oynadı." dedi. Bir basın mensubunun
Drogba ve Sneijder'i neden getirmediği
hakkında sorduğu soruya başarılı teknik
adam, "Aptal fikstür yüzünden Drogba ve Sneijder ve diğer yıldızları getirmedik. Biz kupa, lig
ve Avrupa'da oynadığımız için ayda 6 maç
oynuyoruz ve diğer takımlardan daha yoğun
maçlar oynuyoruz. Ama kurallar ve fikstür çok
berbat." diye cevap verdi.
Sarı - kırmızılıların yeni transferi Veysel Sarı ise
kendisi açısından çok önemli maçta görev
aldığını söyledi. Veysel Sarı, "önceki gün ilk
antrenmana çıkmıştım. Eskişehir'de çok iyi idmanlar yapamamıştım, eski takımda bu
kondisyonumu düşürmeyen eski hocama
teşekkür ederim. İlk maçtı çok heyecanlıydım.
Gol attığım için çok mutluyum. Bir çok
mevkide oynayabilirim. Hocam beni nerede
oynatırsa oynatsın orada elimden gelinin
herşeyimi verebilirim. Takımdaki
arkadaşlarımın çoğu birer yıldız. Onlardan çok
şey görerek kendimi geliştirmek istiyorum."
diye konuştu. Bu arada bir gazetecinin 'Seni
Galatasaray'a gelirken hava alanın 5 saat bekledim sözlerine başarılı futbolcu 'Ben de
Galatasaray'a imza atmak için 1 ay bekledim'
sözleriyle karşılık verdi.
MEHMET ŞAHAN: TÜRKİYE’NİN EN İYİ
TAKIMINA KARŞI MÜCADELE ETTİK
Tokatspor Teknik Direktörü Mehmet Şahan,
Türkiye'nin en iyi takımına karşı mücadele ettiklerini söyledi. Ziraat Türkiye Kupası Grup
Eleme 5. maçında kendi evinde Galatasaray'a
3-0 mağlup olduktan sonra açıklamalarda bulunan Tokatspor Teknik Direktörü Mehmet
Şahan, seyir zevki yüksek bir maç oynadıklarını belirtti. Şahan, "Ülkemizin en önemli
takımlarından bir ta nesiyle oynadık. Gol
hazırlıklarımızı kaptırarak goller yedik. Daha
dikkatli olsaydık bu fırsatları biz değerlendirirdik. Farklı mağlubiyete rağmen bütün
futbolcularımı kutluyorum. Galatasaray'ın
gerek yerle gerekse yabancı futbolcuları burada olsaydı. Ama fikstürleri sebebiyle
gelemediler. Keşke getirselerdi oynatılmasaydılar ama tribüne gelen futbolseverler onları
izleyebilseydi." şeklinde konuştu.
Takotsporlu oyuncu Güven Güneri de dünyaca
tanınan bir takıma karşı oynadıklarını belirterek, "Tokat'a gelmeleri de bizim için bir
onurdu. Tokat tarihinde ilk defa Galatasaray'la
oynuyor. Rakibimizin gücü belliydi. Sahaya
çıktık elimizden geleni yaptık. İsterdik ki puan
ya da puanlarla ayrılalım ama olmadı. şimdi
Elazığspor mücadelesini de tamamlayıp tamamen lige döneceğiz." dedi.
CİHAN
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
07 ŞUBAT 2014 Cuma
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
Ocakta en çok
kü l ç e a lt ı n
kazandırdı
Hem Yurt İçi Üretici Fiyat
Endeksi hem Tüketici Fiyat
Endeksi ile indirgendiğinde
geçen ay, en fazla reel getiriyi
külçe altın sağladı.
ürkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ocak ayına
ilişkin "Finansal Yatırım Araçlarının Reel
Getiri Oranları"nı açıkladı.Buna göre, aylık
bazda en yüksek reel getiri, Yurt İçi Üretici Fiyat
Endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde
6,03, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile
indirgendiğinde ise yüzde 7,42 külçe altında
gerçekleşti.Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım
araçlarından dolar yüzde 4,31, avro ise yüzde
3,68 reel getiri sağladı. Buna karşılık, Borsa
İstanbul (BIST) 100 Endeksi yüzde 10, mevduat
faizi yüzde 2,82 ve Devlet İç Borçlanma Senetleri
(DİBS) yüzde 2,79 yatırımcısına kaybettirdi.
TÜFE ile indirgendiğinde ise dolar yüzde 5,68,
avro yüzde 5,04 reel getiri sağlarken, BIST 100
Endeksi yüzde 8,82, mevduat faizi yüzde 1,54 ve
DİBS yüzde 1,51 yatırımcısına kaybettirdi.
T
3 AYLIK EN YÜKSEK REEL GETİRİ DOLARDA
Dolar, 3 aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile
indirgendiğinde yüzde 6,36, TÜFE ile
indirgendiğinde ise yüzde 9,12 yatırımcısına en
yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı
olurken, BIST 100 Endeksi Yİ-ÜFE ile
indirgendiğinde yüzde 18,60, TÜFE ile
indirgendiğinde ise yüzde 16,49 yatırımcısına en
çok kaybettiren yatırım aracı oldu.
6 AYLIK EN YÜKSEK REEL GETİRİ AVRODA
Altı aylık değerlendirmeye göre avro; Yİ-ÜFE ile
indirgendiğinde yüzde 12,23, TÜFE ile
indirgendiğinde ise yüzde 14,17 ile yatırımcısına
en yüksek kazancı sağladı. Aynı dönemde BIST
100 Endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde
17, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 15,56 ile
en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.
014'TE
2
YILLIK DEĞERLENDİRMEDE EN YÜKSEK
REEL GETİRİ AVRODA
Finansal yatırım araçları yıllık olarak
değerlendirildiğinde; avro, Yİ-ÜFE ile
indirgendiğinde yüzde 16,72, TÜFE ile
indirgendiğinde ise yüzde 19,94 yatırımcısına en
fazla reel getiriyi sağladı. Diğer taraftan, BIST
100 Endeksi Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde
27,64, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 25,64
ile en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.
MÜTEVAZI
BÜYÜME!
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Büyüme ile ilgili bir revizyona girmedik
ama aşağı yönlü riskler artmıştır. Bunu kabul etmek lazım. Daha mütevazı
büyüme ile karşı karşıyayız" dedi.Şimşek, Marmara Grubu Vakfı tarafından
gerçekleştirilen 17. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde yaptığı konuşmada,
Türkiye'nin gelecek 16-17 ay içerisinde 3 seçim yaşayacağını anımsatarak,
son 10 yıla bakıldığında Türkiye'nin başarısında siyasi istikrarın öneminin
ortada olduğunu kaydetti."Türkiye'de son gelişmeler ışığında siyasi istikrar
tehdit altında mı?" sorusuyla karşı karşıya olunduğunu ifade eden Şimşek,
şunları söyledi:"3 seçimden bahsettim. Kamuoyu yoklamalarında AK Parti'ye
desteğin hala güçlü bir şekilde devam ettiğini göreceksiniz. KONDA'da yüzde
47,7, GENAR'da yüzde 50 civarında, DENGE yüzde 47'nin üzerinde, ORC'de
yüzde 47 civarında, SONAR'da yüzde 42'ler civarında en düşüğü.
DİBS DE DAHİL EDİLDİ
Finansal yatırım araçları, mevduat faizi (brüt),
borsa endeksi (BIST 100), altın (külçe), dolar ve
avronun aylık, üç aylık, altı aylık, yıllık ve
ortalama yıllık nominal ve reel getirisi
hesaplanarak aylık olarak yayımlanıyor.
Ocak 2014 haber bülteniyle finansal yatırım
araçlarına Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS)
de dahil edildi. DİBS'e ilişkin nominal ve reel
getiri oranları, haber bülteninde bulunan diğer
yatırım araçları gibi aylık, 3 aylık, 6 aylık, yıllık
ve ortalama yıllık dönemlere göre, 2005 yılından
itibaren yayımlanıyor.DİBS'e ait reel getiri
oranları, Borsa İstanbul tarafından yayımlanan
Borçlanma Araçları Piyasası Portföy Performans
Endeksleri kapsamındaki Piyasa Değeri Ağırlıklı
(PDA) Genel Endeksi kullanılarak hesaplandı.
Bu endeks, Borçlanma Araçları Piyasası'nda
işlem gören Türk Lirası cinsinden iskontolu
menkul kıymetlerin getirilerini yansıtıyor. Her
bir DİBS, piyasa değeri oranınca ağırlık alarak
u da aslında önümüzdeki dönemde
reformların önünün açık olduğunu
gösteriyor. Biz 17 Aralık sonrasında
yaşanan süreci, ortaya çıkan problemleri daha
çok reform ile aşacağız. Türkiye daha çok
şeffaflaşacak. Türkiye daha çok hesap
verilebilir noktada olacak ve demokratik
standartları daha da güçlenecek. Son
dönemdeki gelişmeleri 'siyasi kriz' olarak
niteleyecekseniz, bizim cevabımız 'daha çok
reform'. Türkiye bu süreci daha çok reform ile
aşacaktır."Bakan Şimşek, Terörle Mücadele
Kanunu'nun ve Özel Yetkili Mahkemelerin
kaldırılması ile birçok alanda çok önemli
adımlar atılacağını anlatarak, Türkiye'nin
fırsatı kaçırmamış olacağını ve hiçbir fırsatın
kaçırılmaması gerektiğini söyledi.
B
K r i z yo k k i
önlem olsun
BAŞBAKAN Yardımcısı Ali Babacan,
hükümetin ülke ekonomisini öldürecek
bir adım atmasının mümkün olmadığını
belirterek, “Sermaye hareketlerine
kısıtlama intihardır. Kriz ortamı yok ki
kriz paketi ortaya koyalım” dedi.
AŞBAKAN Yardımcısı Ali Babacan, Başbakan
Tayyip Erdoğan’ın ekonomide alternatif planları
olduğunu açıklamasının ardından ortaya atılan
sermaye hareketlerine kısıtlama getirilebileceğine
yönelik söylentilerin kesinlikle doğru olmadığını
söyledi. Babacan, “13 Aralık’tan dün akşama kadar
halka açık şirketlerin değeri 60.25 milyar dolar düştü,
kur arttı; ancak net anlamda Türkiye’den çıkış son
derece sınırlı” diye konuştu.
B
KISITLAMA İNTİHARDIR
Kanal 24 televizyonunun canlı yayınında soru
yanıtlayan Babacan, işlerin en iyi olduğu dönemlerde
bile en kötü senaryolar için alternatif planlarının
olduğunu belirterek, “Ama (bu planlar arasında)
nelerin olmadığına vurgu yapmakta fayda var” dedi.
Babacan şöyle devam etti: “Türkiye’yi sermaye
hareketlerine kapattığınız zaman, Türkiye’nin
büyümesi diye bir şey söz konusu değil; tam tersine
negatif büyümeyle daralan bir ülke oluruz. Dolayısıyla
sermaye hareketleriyle ilgili bir kısıtlama Türkiye
ekonomisi için bir intihardır, kesinlikle böyle bir şey
yok. Böylesi 11 yıllık geçmişi olan bir hükümetin,
tamamen ülke ekonomisi öldürecek bir adım atması;
bunu düşünmesi dahi mümkün değil. Zaten bu
söylentilerin piyasa üzerinde etkisi olmadı.”
dinliyoruz; talepleriyle ilgili düzenlemeleri zaten yapa
yapa ilerliyoruz. Paket deyince şunu anlıyorum;
memlekette kriz olur, çözmek için paket ortaya çıkar.
Kriz diye ifade edeceğimiz bir ortam yok ki; kriz paketi
koyalım... Zaten yaptığımız çalışmalarımızı peyderpey
yaptıkça göreceksiniz.” Bunun, herhangi bir adım
atılmayacağı anlamına da gelmediğini söyleyen
Babacan, “Merkez Bankası’nın son adımları, bir
haftalık sonuçlara bakacak olursak; piyasalar
tarafından oldukça olumlu karşılandı” dedi.
OVP REVİZYONU 30 MART’TAN SONRA OLUR
ORTA Vadeli Program (OVP) revizyonu ile ilgili de Ali
Babacan; “Mart ayının sonu gelir, ilk çeyrekteki bütün
verileri alırız, seçimler geçer, piyasaya göstergelerine,
gelişmelere bakarız; o gün, o da eğer gerekirse, bir
revizyon olabilir” dedi.
ENERJİ MALİYETLERİNİ SİNEYE ÇEKTİK
KURDAKİ yükselişin henüz enerji fiyatlarına
yansımadığını söyleyen Ali Babacan, “BOTAŞ iç
bünyesinden bu farkı karşıladı. Bu ilelebet
sürdürülemez. Önümüzdeki bir-iki ay gelişmelere
bakmak gerekiyor” diye konuştu.
GEREKİRSE YENİ ADIMLAR ATABİLİRLER
BAŞBAKAN Yardımcısı Babacan, Merkez Bankası’nın
çok çeşitli enstrümanı bulunduğunu, gerekirse yeni
adımlar atabileceğini her zaman söylediklerini
belirterek, “Bu konuda belki biraz farklı düşünceler de
vardı; son atılan adımlar gösteriyor ki; o gün
ekonominin gereği, gerçeği neyse o gün için atmak
gerekiyor” diye konuştu.
BAŞBAKAN AÇIKLAR
“Yapılmayacakların neler olduğunu ortaya koyalım ki;
olacaklar konusunda seçenek çok, çalışmalar bittiği
zaman Başbakan açıklar” diyen Babacan, ekonomik
ve sosyal konulara ilişkin bir düzenleme paketi
üzerinde çalışıldığı haberleri ile ilgili olarak ise şunları
söyledi: “Paket anlamında bir çalışma yok ama biz
sürekli reel sektörün beklentilerini, şikayetlerini
Merkez Bankası’nın yapısının veya bağımsızlığının
değiştirilmesinin de yapılması mümkün olmayanlar
arasında bulunduğunu belirten Babacan, “Merkez
Bankası bağımsızlığını değiştirdiğiniz zaman, ciddi bir
öngörülemezlik meydana gelir ve yatırımcı ciddi cevap
verir. Bu, bizim parti programımızda açıkça yazan bir
konudur... Bunun dışında bir adım bütün verdiğimiz
sözleri inkar etmek demektir” dedi.
"EMTİA FİYATLARININ ARTMAMASI
TÜRKİYE'NİN LEHİNEDİR"
Bakan Şimşek, siyasi belirsizliğin yaşandığı
bir süre geçirilmesinin ekonomiye
yansımalarına ve Fed'in parasal
sıkılaştırmasının Türkiye ekonomisi üzerine
etkisine ilişkin, "Türkiye son 10 yıl içerisinde
ortalama yüzde 5,1 reel olarak büyümüştür.
Bu rakam belki Çin ile karşılaştırıldığında
mütevazi olabilir ama Türkiye'nin 1923 ile
2002 döneminde yüzde 4,5 büyüdüğünü
dikkate alırsanız. Son 11-12 yılda yüzde 5,1
büyümenin önemli bir başarı olduğunu
göreceksiniz. Yüzde 0,6 puanlık bir farkın 100
yıla vurduğunuzda önemli farklar oluşturur.
Geçen sene Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH)
yaklaşık olarak 820 milyar dolar (cari
fiyatlarla) oldu. Bu rakam 2002 yılında 230
milyar dolardı. 1990 yılında da 200 milyar
dolar civarındaydı. Önümüzdeki dönem daha
önemli. Biraz daha mütevazi bir büyüme
sürecine girebiliriz. Küresel arka plan
gelişmekte olan ekonomiler için belki eskisi
kadar elverişli olmaz" değerlendirmesinde
bulundu.
Emtia fiyatlarının eskisi gibi artmayacağını
vurgulayan Şimşek, "Emtia fiyatlarının
artmaması Türkiye ekonomisinin çok güçlü
bir şekilde lehinedir. Türkiye çok büyük enerji
ithalatçısı, hurda demir ithalatçısı. Son 4-5
yıla baktığınızda AB resesyondaydı, iç talebi
zayıftı ama şu andaki sinyaller AB'nin bu
resesyondan çıktığına ilişkin sinyallerdir. Bu
da Türkiye'nin dış talebini güçlendirecek"
şeklinde konuştu.Şimşek, Arap Baharı'nın
Türkiye'nin dış ticaret fazlası verdiği
pazarlarda ciddi sorun oluşturduğunu
belirterek, "Arap Baharı ile birlikte Libya ve
benzeri ülkeler Türkiye'nin yatırımlarını
olumsuz etkiledi. Suriye hariç olmak üzere
Ortadoğu ve Afrika'da nispi bir istikrar var.
Bunun da Türkiye'ye yansıması olumlu
olacak. Küresel krizde çok hızlı bir çıkış
yaptık. Ama şu anda daha mütevazı bir
büyüme dönemine gireceğiz. Ne zamana
kadar? Bu yapısal reformları tamamlayana
kadar" dedi.Mehmet Şimşek, kısa vadede
büyümeyi yukarı çekecek faktörlerin dış talep
olduğunu ifade ederek, aşağı yönlü risklerin,
siyasi tedirginlik ve para politikasında
sıkılaşma büyümeyi aşağı çekecek faktörler
olduğunu söyledi.2014 yılı için yüzde 4
büyüme öngördüklerini hatırlatan Şimşek,
"Büyüme ile ilgili bir revizyona girmedik ama
aşağı yönlü riskler artmıştır. Bunu kabul
etmek lazım. Daha mütevazi büyüme ile karşı
karşıyayız" dedi.
MERKEZ BANKASI FAİZİ ARTIRMADAN
PİYASADA FAİZLER ZATEN ARTMIŞTI
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Merkez
Bankası'nın faiz kararına ilişkin, "Merkez
Bankası faizi artırmadan piyasada faizler
zaten artmıştı. Merkez Bankası bu anlamda,
aslında açılan arayı bir hareketle azaltmış,
kapatmış oldu" dedi.Şimşek, Marmara Grubu
Vakfı tarafından gerçekleştirilen 17. Avrasya
Ekonomi Zirvesi'nde, son 10 yıla bakıldığında
Türkiye'nin en büyük kazanımlarından birinin
enflasyonu tek haneye indirmek olduğunu
söyledi.Türkiye'nin 30-40 yıl boyunca çift
haneli bir enflasyon ile yaşadığını hatırlatan
Şimşek, "Türkiye son 10 yılda enflasyonu tek
haneye indirmiş ve burada tutmayı
başarmıştır. Bunu da devam ettirmemiz lazım.
Arzuladığımız yerde değiliz. Biz enflasyonun
düşük tek hanede olmasını isteriz, yüzde 1-3
arasında yerleşmesini isteriz. Ama hala
enflasyon yüzde 5-8 arasında gidip geliyor.
Bundan sonraki çabamız enflasyonu düşük
tek haneye çekmektir" diye konuştu.
Cari açığı sınırlamak için bazı vergileri
artırdıklarını ve Türk Lirası'nda ciddi değer
kaybının yaşandığını ifade eden Şimşek, "Bu
enflasyonu yukarı doğru çekecek faktörlerdir.
Ama aşağı doğru çekecek faktörler de vardır, o
da çıktı açığı dediğimiz atıl kapasitedir.
Türkiye'de şu anda atıl kapasitede ciddi artış
vardır. Atıl kapasite yüksek olunca tabii ki
şirketlerin fiyatlama gücü yüksek olmuyor.
Maliyetleri fiyatlara arzuladıkları gibi
yansıtamıyorlar" dedi.
Bakan şimşek, para politikasında bir
sıkılaştırmanın söz konusu olduğunu, Merkez
Bankası'nın faizi özellikle son dönemde ciddi
şekilde artırdığını hatırlatarak, "Bunun tabi
bir miktar büyümeye yansıması olabilir. Ama
şunu söylemeliyim ki Merkez Bankası faizi
artırmadan piyasada faizler zaten artmıştı.
Yani hazinenin faizlerine, kredi faizlerine
bakarsanız, o faizler zaten yükselmişti. Merkez
Bankası bu anlamda, aslında açılan arayı bir
hareketle azaltmış, kapatmış oldu"
değerlendirmesinde bulundu.Türkiye'nin
temel sorunlarından birinin cari açık
olduğunu hatırlatan Şimşek, "Türkiye'de cari
açık oldukça yüksek ve mutlaka aşağı
çekilmesi lazım. Son yıllarda cari açık
Türkiye'de yüksek bir patikaya oturdu. Bunun
kalıcı sebepleri var, geçici etkileri de var.
Önümüzdeki 10 yıla baktığımız zaman, cari
açığın normalleşeceği, yüzde 3-5 aralığına
oturabileceği bir dönemden bahsediyoruz.
Download

7 şubat 2014 - Ekonomi Gazetesi