\\ www.212haber.com //
15 - 30 KASIM 2014
Yıl:4
Sayı:
y 65
Fiyatı:
y
1
72 MILLETIN ICINDE
‘BUCUK’
DEGILIZ
Î3’TE
1. ETAP SİTESİ
TAPULARINA
KAVUŞTU
17 YILLIK
HASRET BİTTİ!
%$û$.û(+ú51. Etap Sitesi,
17 yıllık hasretin sonunda
kat mülkiyeti tapularına
kavuştu. Belediye Başkanı
Mevlüt Uysal’ın da katıldığı
törende konuşan Site Yönetim Kurulu Başkanı Zinnuri
Eroğlu, “Bizim sitemiz diğer
<,//$5&$¶û23$5·¶dú1*(1(·'ú<($û$ø,/$1',.
Bize benzemeyen,
yen, farklı eeğlence kültürleri,
farklı yaşam tarzları olan ttoplulukları/insan‘Bizim gibi
ları hoş göremedik çoğu zaman.
z
olsun, bize benzesin,
bizim gibi
benz
eğlensin, bizim
bizi gibi matem tutsun’
istedik. Deyimlerimizle,
atasözleriDey
perçinledik, gelecek nesillere ulaşmizle perçin
tırdık ayrıştırıcı
ayrıştı yanımızı. Yıllarca ‘çingene’,
‘şopar’ diye aşağıladık; onları yaratanın da
yaratanın da Allah olduğunu unutarak.
bizi yaratanı
6(/dú. “Biz bu
b
çalışmaları yaptık
yap ama
bunun ardınd
ardında bir kişi
var. O da Cum
CumhurRecep
başkanımız R
Erdoğan. O
Tayyip Erdo
kahramabizim kahra
bizim
nımız. O biz
ufkumuzu, yolumuzu
açtı. Erdoğan başbakanlık
döneminde bizleri Abdi
İpekçi Spor Salonu’nda toplayıp, ‘Bu güne kadar özür
dilenmesi gereken insanlar
varsa, onlar Roman kardeşlerimdir.’ dedi.” diyor.
Öğrencinin aklına da
gönlüne de hitap ediyor
'(95$1 Eğitim Kurumları, bu yıl
13. mezunlarını verecek olmanın
heyecanını yaşıyor. Kurucu Genel
Müdür Adem Yıldırtan, “Okullarımızı sadece sınava hazırlayan
kurumlar olmaktan çıkarıp, hayata
hazırlayan; bilgi değil tecrübe zengini yaşam ve öğrenme merkezleri
haline getirmeliyiz.” diyor. Î 10
‘O zaman daha
yakışıklıymışsın’
DİNİ EĞİTİME ÖNEM VERİYORUZ
$9583$<$.$6, Roman ve
Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (ROM-DER) Başkanı
Mehmet Selçik, derneği
kurarken hizmet amaçlı ne
yapabiliriz düşüncesiyle yola
çıktıklarını belirterek, “Biz
Kur’an’ı duvara asan, onun
içinde ne olduğunu bilmeyen kişilerdik. Sadece orada
bir süs amaçlı duran bir
Kur’an vardı ama şimdi öyle
değil.” ifadelerini kullanıyor.
HACER TÜRKEL’İN HABERİ
Suriyelileri ısıtacak yardım
%2ø$=údú<g1(7ú0
$û’nin başlattığı ‘Suriyeli Kardeşlerimizi
İçin El Ele’ yardım
kampanyası kapsamında, aralarında palto, kaban, pantolon,
kazak, bot gibi ihtiyaç
malzemelerinin bulunduğu 500 bin parça
giysi toplandı. Î 14
(1'(5812.8//$5,
<(1ú'(1$d,/,<25
)$7ú+^ƵůƚĂŶDĞŚŵĞƚsĂŬŦĨ
mŶŝǀĞƌƐŝƚĞƐŝďƺŶLJĞƐŝŶĚĞĞŒŝƟŵǀĞƌĞĐĞŬŽůĂŶŶĚĞƌƵŶ
ŽĐƵŬmŶŝǀĞƌƐŝƚĞƐŝWƌŽũĞƐŝ
ŬĂƉƐĂŵŦŶĚĂĞLJƟŶďƵƌŶƵŝůĕĞƐŝŶĚĞŬŝŽŬƵůůĂƌĚĂ
ƂŒƌĞŶŝŵŐƂƌĞŶƺƐƚƺŶnjĞŬąůŦ
ϮϬϬƂŒƌĞŶĐŝŬŝƔŝůŝŬ͕njĞŬĂǀĞ
ƺƌĞƚŬĞŶůŝŬƚĞƐƚůĞƌŝƵLJŐƵůĂŶĂƌĂŬƚĞƐƉŝƚĞĚŝůĞĐĞŬ͘ Î 13
.oNoHNPHFH·GH.RUNXW
%DKoHOLHYOHU·GH7UNRùOX
Î 16
(6(1/(5%(/('ú<(6ú
tarafından açılan
“Kasımpaşa’dan
Cumhur’un Başına”
adlı fotoğraf sergisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan’ın çocukluğundan bugüne
toplam 80 fotoğrafı
yer aldı. Erdoğan’ın, 1976’lı
yıllarda İl Gençlik Kolları
Başkanı olduğu Milli Selamet
Partisi İl Gençlik Yönetim
Kurul üyeleri ile birlikte yer
aldığı siyah-beyaz fotoğrafla
Minik
futbolcular
İBFK’lı
oyuncuları
destekledi
Millet, 1 Kasım’da
CEVABINI VERDİ
dg=h06h5(&ú1ú ve yaşanan olayları gazetemize değerlendiren 20. ve
21. dönem Fazilet Partisi Giresun
Milletvekili Turan Alçelik, “Ben
Türkiye’de bundan sonra başta Doğu
ve Güneydoğu olmak üzere, insanların, artık yeniden eski günlere döndürecek bir şeye müsaade edeceklerini
düşünmüyorum. İşin sahibi artık o
bölgedeki insanımızdır. Onlar sahip
çıktıkça da hiç kimse bu süreci olumsuz yöne çeviremez. En son yakmayıkma olayında, kendi zihinlerinde bu
olayı provoke etmek isteyenlere karşı
millet 1 Kasım’da gereken cevabı verdi.
Olay budur.
r.” ifadelerini kullandı. Î 15
özel olarak ilgilendiği görüldü. Erdoğan fotoğrafı incelerken kendisine rehberlik
eden Yakup Sucuoğlu’na, “O
zaman daha yakışıklıymışsın”
diye espri yaptı. Î 6
%$û$.û(+ú5Belediye
Î 2
TAYYİP ERDOĞ
ERDOĞAN BİZİM UFKUMUZU AÇTI
sitelerden çok farklı; çünkü
biz Başakşehir’in tohumunu,
çekirdeğini oluşturuyoruz. 1.
Etap’ı adı gibi birinci yapmak
için, örnek gösterilen bir
belde yapmak için hepimize
sorumluluklar düşmektedir.”
diye konuştu. Î 5
ĂƔŬĂŶŦDĞǀůƺƚhLJƐĂů͕
'ƺǀĞƌĐŝŶƚĞƉĞǀĞ<ĂLJĂƔĞŚŝƌ&ƵƚďŽů<Ƶůƺďƺ
ƂŒƌĞŶĐŝůĞƌŝŝůĞďŝƌůŝŬƚĞ
ĂƔĂŬƔĞŚŝƌƐƉŽƌ͛ƵŶĞƔŝŬƚĂƔŝůĞŽLJŶĂĚŦŒŦŵĂĕĂ
ŬĂƨůĂƌĂŬ7&<͛LJŦĚĞƐƚĞŬůĞĚŝ͘
ĞĚŝ͘
2
G Ü N DEM
15 - 30 KASIM 2014
www.212haber.com
Irklarına bakılmaksızın
El TURKO oldular
19. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren Anadolu’dan, Suriye’den ve Lübnan’dan yola çıkan
Osmanlı vatandaşı; Müslüman, Ermeni, Marunî, Ortodoks ve Musevilerin Amerika’ da EL
TURKO kimliğiyle yaşadıkları olağanüstü hayatları belgesel oldu. Yedirenk Film-Yapım tarafından gerçekleştirilen EL TURKO belgeseli izleyicileriyle TRT Türk ekranlarında buluşuyor.
O
VPDQO× topraklarından sayıları 100 binleri bulan Müslüman, Marunî, Ermeni,
Yahudi ve Ortodoks etnik kökenli vatandaşlar ayakta kalabilmek, ekmek parası kazanmak için geçtiğimiz asırda ana yurtlarından göç etmek zorunda
kaldılar. Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere Amerika kıtasının
dört bir yanına göç ettiler.
Bir zamanların Osmanlı vatandaşları,
Amerika kıtasında kimliğine, dinine,
diline ve ırkına bakılmaksızın El TURKO oldular. Göç eden 100 binlerce değişik etnik kökenli Osmanlı vatandaşlarının göç sırasında ne zorluklar yaşadıkları, ekmek parası için çıktıkları yolda çektikleri çileleri, gittikleri ülkelerde
hayata tutunma çabalarını ve daha birçok ayrıntılı hikâyeyi bu belgeselde ulaşacaksınız.
Günümüzde Arjantin’ de, Meksika’da,
Brezilya’da, Şili ‘de ve kıtanın her yerinde sayıları 20 milyona yaklaşan El
TURKOLAR’ın 3. ve 4. kuşağının tarihlerine sahip çıkma çabasına, ekonomik ve sosyal başarılarına da şahit olacaksınız.
Lübnan ve Suriye’den başlayarak ABD,
Arjantin, Brezilya, Meksika, Şili ve
Uruguay’da Osmanlı torunlarının izini takip eden ve Yedirenk Film Yapım tarafından 13 bölüm olarak çekilen El TURKO belgeseli, TRT Türk ekranlarında izleyiciyle buluşuyor. Çok
geniş bir ekip tarafından hayata geçirilen belgeselin yapımcılığını Kemal
Çiftçi ve Bilal Arıoğlu üstlendi. Belgeselin danışmanlığını Dr. Kazım Baycar,
Prof. Dr. Abdürrahim Abu Hüseyin ,
Dr. Guita Hourani, Heloisa Abreu Dib
Julie ve İsmihan Yılmaz yaptı. Belgeselin yönetmen ve metin yazarı ise İsrafil
Kuralay. Müzikler Gökhan Tamir tarafından hazırlandı. Güney Amerika koordinasyonları Aslı Pelit, Sebastian Tajan, Recep Gani, Ali Karabulut; Lübnan
organizasyonu ise Ali Daou tarafından
yürütüldü.
TİKA’nın destek ve katkılarıyla hazırlanan El Turko belgeseli,
her Perşembe
Saat 23.30’da
TRT Türk kanalında…
Yayının tekrarı ise ertesi gün Saat:
05.10’da… //
Minik
futbolcular
İBFK’lı
oyuncuları
destekledi
%$û$.û(+ú5%(/('ú<(%$û.$1,0(9/h7
8<6$/Güvercintepe ve Kayaşehir Futbol
Kulübü öğrencileri ile birlikte İstanbul
Başakşehir Futbol Kulübü (İBFK)’nün
Beşiktaş ile oynadığı maça katılarak
İBFK’yı destekledi.
İstanbul Başakşehir Fatih Terim
Stadı’nda oynanan İBFK- Beşiktaş
Maçı’na Başakşehir Belediye Başkanı
Mevlüt Uysal ile birlikte katılan Güvercintepe ve Kayaşehir Futbol Kulübü’nün
öğrencileri erken saatte statta yerlerini
aldı.
Başakşehir Belediyesi tarafından kısa
süre önce hizmete açılan Güvercintepe ve
Kayaşehir Futbol okulunda eğitim alan
50 minik futbolcu İBFK’lı futbolcuları
açtıkları pankartlarla destekledi. ‘Kalıcı
modern tesisler sporla büyüyen sağlıklı
nesiller’ gibi pankartlar açan futbol okulu öğrencileri maçı ilgiyle izledi. //
www.212haber.com
Avrupa Yakası
Roman ve Balkan Göçmenleri
Kültür ve Dayanışma Derneği
(ROM-DER)
Başkanı Mehmet
Selçik, derneği
kurarken hizmet
amaçlı ne yapabiliriz düşüncesiyle
yola çıktıklarını
belirterek, “Biz
Kur’an’ı duvara
asan, onun içinde
ne olduğunu bilmeyen kişilerdik.
Sadece orada bir
süs amaçlı duran
bir Kur’an vardı
ama şimdi öyle
değil.” ifadelerini
kullanıyor,
RÖPORTAJ
15 - 30 KASIM 2014
72 milletin içinde
‘buçuk’ değiliz
HACER TÜRKEL
B
ú=(%(1=(0(<(1 farklı eğlence kültürleri olan, farklı yaşam tarzları olan toplulukları/insanları hoş göremedik çoğu zaman. Siyahın içerisinde beyazı,
beyazın içerisinde siyahı kabul edemedik. Bizim
gibi olsun, bize benzesin,
bizim gibi eğlensin, bizim
gibi matem tutsun istedik.
Deyimlerimizle, atasözlerimizle perçinledik, gelecek nesillere ulaştırdık ayrıştırıcı yanımızı. Örneğin
Romanlar’a karşı tutumumuz bunlardan sadece biri. Kimi zaman; ‘Çingen
eşeği önden gider’, ‘Çingen hesabı yapmak’, ‘Çingene ciğer pişirir, yemeden karnını şişirir’, ‘Çingene çergesinde musandıra ne arar’, ‘Çingen beygire binmiş, paşa oldum
sanmış’, ‘Çingene kavgası’, ‘Çingene erişemediği harmanı, zekatına sayarmış’, ‘Çingene haraççısına benzer’, ‘Çingene kızı
hatun olmaz, dilenmezse
karnı doymaz’ dedik, kimi zaman 72 milletin içine, ‘buçuk’ olarak yerleştirdik Romanlar’ı. Yıllarca ‘çingene’, ‘şopar’ diye aşağıladık; onları yaratanın
da bizi yaratanın da Allah
olduğunu unutarak. Oysa
bağrımızdan çıkan gönlü
geniş Yunus Emre ne güzel de söylemişti; “Cümle yaradılmışa /Bir göz ile
bakmayan /Halka müderris ise /Hakikatte âsidir.”
diye.
11 Mayıs 2010 yılında kurulan Avrupa Yakası Roman ve Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma
Derneği (ROM-DER); kadın kolları, gençlik kolları
ve ihtiyar heyetinden oluşuyor. Kuruluşunda 7 yaşındaki çocuğun da 77 yaşındaki yaşlının da fikri alınmış. Derneği kurarken
hizmet amaçlı ne yapabiliriz düşüncesiyle yola
çıktıklarını aktaran ROMDER Başkanı Mehmet
Selçik, “Bizlerin yapmış
olduğu icraatlar örnek olabilsin mantığıyla yola
çıktık ve hep birlikte çok
da güzel çalışmalara imza
attık. Öncelikli olarak olmazsa olmazımız olan dini eğitime önem verdik ve
işe dinimizi öğrenmekle
başlayalım dedik. İlk önce
Kur’an kursları açtık. İlk
açtığımız Kur’an kursunda, kadınıyla, erkeğiyle,
genciyle, farklı etnik kökeniyle 350’nin üzerinde
insanımıza hizmet verdik.
Bakış açımız değişmeye
başladı. İnsanlarımız kapalı bir kutuydular, bilinçsizdiler ama burayı açtıktan sonra çok bilinçli hale
geldiler.” diyor.
3
“Allah’ın bize verdiği kulluk görevi ve Peygamber aşkı bu şekilde hepimizi sardı.” sözlerine yer veren Selçik, “Bugüne kadar Romanlar umreye gidemezdi. Biz Kur’an’ı öğrenen 18 kişiyle umreye gittik. Biz Kur’an’ı duvara asan, onun içinde ne olduğunu bilmeyen kişilerdik. Sadece orada bir süs amaçlı duran bir
Kur’an vardı ama şimdi öyle değil. Kur’an- ı Kerim’in içindekileri öğrenmek bizim ufkumuzu açtı. Kendimize geldik. Kur’an öğrenenlere sponsor bulup umreye götürdük. Umre yolculuğu bizim dünyamızı değiştirdi. Kur’an
kurslarımız dolup taştı. Şu an
Kur’an kurslarında en az 90 kişi,
dört hoca eşliğinde Kur’an öğreniyor. Benim annem de Kur’an’ı
bu kurslarda öğrendi. Şimdi de
kursta çocuklara Kur’an öğretiyor.” şeklinde konuşuyor.
BİRİLERİ BİZE ‘ÇİNGENE’, ‘ŞOPAR’ DİYORDU
“Burada 8 bin küsur Roman var.
Herkes bu derneğin neler yaptığından haberdar. Yapmış olduğumuz hizmetler sofra başına indiği
için çocukların dahi gönlüne girebildik. Biz sadece köprüyüz. Başkanlıklar, koltuklar gelip geçicidir.
Bu işi çocuklarımıza sevdirip, onlara örnek teşkil etmek ve bayrağı teslim etmek için uğraşıyoruz.”
diyen Mehmet Selçik, “Sosyal içerikli etkinliklerimiz de var. Gençlerimize folklor grubu kurduk.
Hıdrellez şenliğimizde belediyeyle ortaklaşa program yaptık. Birileri bize ‘çingene’, ‘şopar’ diyordu.
Biz bu yargıları yapmış olduğumuz hizmetlerle silebiliriz düşüncesiyle hareket ettik. Biz her topluma uyabilen bir milletiz.” ifadelerini kullanıyor.
Selçik, “Folklor grubu ve ilahi
grubu kurduk. Yine köşe başındaki kardeşlerimizden oluşan 45 ki-
şilik mehteran takımı kurduk.
Kendisine, ailesine, çevresine zarar veren kardeşlerimizi topluma kazandırdık. Kapalı spor salonlarında hocalar eşliğinde ders aldılar. Enstrümanlarını ayarladık. Tarihi Kırkpınar güreşlerine pehlivanlar çıkardık. Bütün çalışmaları bir arada yaptık. Hıdrellez gününde çok güzel bir ortam oluşturduk. İnsanların bizlere bakış açılarını değiştirdik. Bağırış
çağırışla değil, insanlara yaptığı
hizmetleri gösterme örneğini biz
Zeytinburnu’nda yaşadık.” sözlerine yer veriyor.
BİZİM KURTULUŞUMUZA TAYYİP ERDOĞAN VESİLE OLDU
“Türkiye genelinde birçok
dernek var ama ilk defa böyle bir ilerleme kaydeden bizim derneğimiz oldu ve insanların kafalarındaki yargılar kırılmaya başladı. Belki hepsini kıramayız ama eğer bu yolda mücadele edersek zamanla hepsi kırılır. Çalışmalarımız hep bu yönde.”
cümlelerinin kullanan Meh-
met Selçik şunları kaydediyor: “Biz bu çalışmaları yaptık ama bunun ardında bir kişi var. O da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan.
O bizim kahramanımız. O bizim ufkumuzu, yolumuzu açtı. Erdoğan başbakanlık döneminde bizleri Abdi İpekçi
Spor Salonu’nda toplayıp, “Bu
güne kadar özür dilenmesi
gereken insanlar varsa, onlar
Roman kardeşlerimdir.” dedi.
Bizi kör kuyunun içerisinden
çıkardı. Diğer siyasetçiler seçimden seçime geldi, sırtımızı sıvazladı gitti ve 5 yıl sonra
tekrar karşımıza çıktı; fakat
Erdoğan bizlere her ortamda,
her konuşmasında kardeşim
diye hitap etti. Bizlere gerçekten sahip çıktı. O bizim kurtuluşumuza vesile oldu. Allah
ondan razı olsun ve uzun ömür versin.”
Selçik, “2006 yılına kadar bizler potansiyel suçlu sayılan
vatandaşlardık; çalan, satan,
uyuşturucu kullanan, gayrimeşru her türlü işleri yapan
kişiler olarak sorumlu tutuluyorduk. Şimdi öyle değil.
Tayyip Erdoğan’ın çıkardığı
yasa sayesinde potansiyel suçlu olmaktan kurtulduk. Biz
derdimizi anlatamazdık. İnsanlar karşısında tir tir titrerdik. Şimdi biz kendimizi ifade edebiliyoruz.” diye konuşuyor.
ROM-DER’in
M-DER’in 80 kişilik yömi içerisinde her görüşnetimi
ten insanın
nsanın olduğunu belirten Mehmet Selçik, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Herkes
kes özgürce fikrini ifade edebiliyor ama benim Erdoğan’a vefa borcum var. O benim insanımı, geleceğimi
eleceğimi kurtardı.
üne kadar Roman
Bu güne
kları okula gitmek
çocukları
istemiyordu.
iyordu. Öğretmen,
ür yargısı vardı. Sen
müdür
ne misin diye soçingene
ruyorlardı.
rlardı. Çocuk bu
en okula gitmiyoryüzden
du. Örneğin bir gün böyle bir olay yaşayan bir öğyi aldım, belki yanlış
renciyi
mıştır diye okula göanlamıştır
üm ama müdürün teptürdüm
ynı oldu. Bana: “Evet,
kisi aynı
ne misin diye sordum.
çingene
Sen kimsin?” dedi. İl Milli
m Müdürü’nü aradım,
Eğitim
mu anlattım. Kendisi
durumu
ürle konuştu ve duruma
müdürle
ahale etti. Bu tür ayrımmüdahale
arla çok karşılaştık.” //
cılıklarla
4
G Ü N DEM
15 - 30 KASIM 2014
www.212haber.com
‘Bizler rahmet ümmetiyiz,
BUNA LAYIK OLMALIYIZ’
ĂƔĂŬƔĞŚŝƌ
ĞůĞĚŝLJĞƐŝƉĞƌŝLJŽĚŝŬ
ƐŽŚďĞƚůĞƌŝŶĞ
ϮϬϭϰͲϮϬϭϱ
ĚƂŶĞŵŝŶĚĞďŝƌ
LJĞŶŝƐŝŶŝĚĂŚĂ
ĞŬůĞĚŝ͘
LJĂƐŽĨLJĂĂŵŝŝ
ĞƐŬŝ7ŵĂŵ
,ĂƟďŝǀĞLJĂnjĂƌ
DĂŚŵƵƚdŽƉƚĂƔ
ŝŬŝŚĂŌĂĚĂďŝƌ
͚dĞĨƐŝƌĞƌƐůĞƌŝ͛ŶĚĞ
ĂƔĂŬƔĞŚŝƌůŝůĞƌůĞ
ďƵůƵƔĂĐĂŬ͘
B
$û$.û(+ú5%(/('ú<(6ú periyodik
sohbetlerine 2014-2015 döneminde bir yenisini daha ekledi. Ayasofya Camii eski İmam Hatibi ve yazar Mahmut Toptaş iki haftada bir
‘Tefsir Dersleri’nde Başakşehirlilerle buluşacak.
Fatiha Suresi ile başlayan Tefsir
Dersleri’nin ilkinde Toptaş, günlük hayatımıza tesir edecek ibretli
hikâyelerin zengin anlatımı ile katılımcılara ulaştı. Tefsir Derslerinin ikincisi ise 20 Kasım’da gerçekleştirilecek.
Periyodik sohbetler kapsamında
düzenlenen Tefsir Dersleri’nin il-
ki Başakşehir Cevdet Kılıçlar Bilgievi konferans salonunda gerçekleştirildi.
Namaz surelerinden olan Fatiha
Suresi ile ilk derse başlayan Mahmut Toptaş, kendine has üslubu surenin önemini anlattı: “Namaz sureleri tabiri yalnızca Türklere has
bir tabirdir. Sureleri çocuklarımıza bir yaşından itibaren okumaya başlamalıyız. Şimdiki psikologlarımız dediği gibi anne karnın-
dayken bile dış dünyadaki olaylardan etkilenir. 5 yaşındaki bir çocuğun bile ağzında mırıldandığı türküleri, şarkıları kayda alsak Kur’an
büyüklüğünde kitap eder. Sahabe Medine’yi anlatırken, evden çıkıp bir dostun evine gidinceye kadar her evden Kur’an mırıltıları gelirdi, diye anlatıyor. Hâlbuki şimdi
her evden televizyon sesleri yükseliyor. Çocuklarımıza Kur’an öğretmeli ve dinletmeliyiz. Kuran’dan bizim en çok okuduğumuz sure Fatiha suresidir. Rabbimiz bize, Kur’an
okumaya başlarken “Euzu billahi mineşşeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahim” deyin buyuruyor. Anlamı ise Kur’an-ı anlamaya
başlayacağım, okurken şeytanın,
kendi nefsimden, başkalarının
vesvesesinden koru. Bu nedenle
Peygamberimiz, kendi görüşüne göre Kur’an-ı tefsir eden gavur olur, diyor. Bizler her işimize başlarken Bismillahirrahmanirrahim, diyoruz. İşime Allah
(c.c)’ın adıyla başlarım, diyoruz.
Attığımız adım Allah rızası için
olmalıdır.”
‘BİLDİKLERİMİZİN FAYDALI OLMASI İÇİN UYGULANMASI GEREKİR’
Rabbim bu dili bize vermişse en
çok O’nu zikretmeli, bu ayaklar
O’nu verenin yolunda yürümelidir, diyen Toptaş, sözlerine şöyle devam etti, “Bilgi yeterli değildir, bilginin uygulanması gerekir. Peygamberimiz, Ya Rabbi
faydasız ilimden sana sığınırım,
diyor. Karnımız açsa, 70 bin defa söylesek açlıktan ölürüz. 70
bin defa ekmek karın doyurur
demektense, bir defa çeyrek ekmek yemek daha faydalıdır. A-
mel önemlidir. Kur’an da amelden sonra bahsedilen şey ameldir. İmanın emrettiği şeyleri tatbikata geçirilmesi gerekir. Rahmet sahibi Rabbim, diyoruz. Rabbim havadan herkesin yararlanmasını sağlamıştır,
esirgememiştir. Peygamberimiz,
‘Dünya’nın tamamı Allah (c.c)
katında bir sineğin kanadı kadar değeri olsaydı, kâfirlere bir
damla su içirmezdi’, diyor. Rabbim, tüm bunları bizim için yaratmıştır, faydanızadır diyor.”
“Peygamberimiz, bu dünyada
merhamet etmeyene bu dünyada da ahrette de merhamet o-
lunmaz buyurmuştur” diyen
Toptaş, “Rahmeti yağmur için
de kullanırız, yağmur dünya üzerindeki her şeyin üzerine ayırt etmeden yağar. Peygamberimiz rahmet peygamberiydi, bizlerde rahmet ümmetiyiz.
En hayırlı ümmetsiniz buyuyor,
buna layık olmak içinde iyilik
yolunda devam etmemiz gerekiyor. Besmeleyi çeken bir insanın merhametsiz yapması halinde şu anlaşılır, bunun zikri
buna fayda vermiyor. Besleme
çekerken, manasını etimiz kanımız, canımızla hissetmeliyiz.”
ifadelerini kullandı. //
www.212haber.com
G Ü N DEM
15 - 30 KASIM 2014
17 yıllık hasret bitti!
Başakşehir 1. Etap Sitesi,
17 yıllık hasretin sonunda tapularına kavuştu.
Başakşehir Belediyesi,
ilçenin ilk yerleşim yerlerinden olan ve temelleri 1995 yılında atılan
1. Etap’ın sakinlerine
düzenlenen bir törenle
kat mülkiyeti tapularını
teslim etti.
B
$û$.û(+ú51. Etap Sitesi 17 yıllık hasretin
sonunda tapularına kavuştu. Başakşehir
Belediyesi, ilçenin ilk yerleşim yerlerinden olan ve temelleri 1995 yılında atılan
1. Etap’ın sakinlerine düzenlenen bir törenle kat mülkiyeti tapularını teslim etti.
Başakşehir Emin Saraç Kültür
Merkezi’nde düzenlenen Tapu Dağıtım
Töreni’ne Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, İlçe Kaymakamı Remzi Pehlivan, Belediye Başkan Yardımcıları Murat Şahin, Haluk Dikbaş, Başakşehir
Kent Konseyi Başkanı Zeki Ertürk, 1. Etap Site Yönetim Kurulu Başkanı Zinnuri
Eroğlu, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erol Çakır, site yönetimi ve site sakinleri katıldı. Bekir Develi’nin sunuculuğunu yaptığı 1. Etap Tapu Teslim Töreni,
Başakşehir ve 1. Etap’ı anlatan slayt gösterileri ile başladı. Törende konuşan Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal,
“1. Etap’ta 14 sene oturdum. Sitede otururken aynı zamanda bir süre site yöneticiliği de yaptım. 1. Etap Başakşehir’in ilk
yerleşim yeridir. Sitemiz şehirleşme adına
övünebileceğimiz bir yerdir.” dedi.
BU SÜRECE KOLAY GELİNMEDİ
çözebiliriz diye çalışmalar yaptık. Bu bölgeden belediye olarak almamız gereken
harçları meclis kararı ile almama kararı
aldık. Akabinde ruhsatları yeniledik. Gecikti ama hem belediye hem Kiptaş adına çok gayret sarf edildi. Elbette sitemizde eksikliklerimiz var; fakat sorunlarımızı sizlerin desteği ile çözeceğiz.”
ŞEHİR, MEDENİYETİN
TİMSALİDİR
Tapuların veriliş sürecine kadar geçen aşamaları da anlatan Uysal, gecikmenin
nedenlerini şöyle açıkladı: “Tapularımız
alınana kadar bu sürece kolay gelinmedi. Birileri bir şey yapmak için uğraşırken, birileri de yaptırmamak için uğraştı. 1995’te 1. Etap başladığı zaman da bu
projeye engel olmak için çok mücadele
ettiler. Ardından 28 Şubat süreci, 3. Etap
yerine Onurkent’in kurulması, 99 depremi ile inşaat yönetmeliklerinin değiştirilmesi geldi. Bunlar üst üste geldiği zaman
süreç uzadı. Yeni yönetmelikler çıktıktan
sonra ruhsat alınması ve ruhsata göre işlem yapılması süreci oldu. Mahkeme süreçleri devam etti.”
“Şehir Medeniyetin timsalidir” sözleriyle konuşmasına başlayan Başakşehir 1. Etap Site Yönetim Kurulu Başkanı Zinnuri Eroğlu ise şunları kaydetti: “Şehirleri değerli kılan, o şehirlerde yaşayan kişilerdir. Başak sözü bizim için çok önemli. 1. Etap’ın temelleri o zamanki Büyükşehir Belediye Başkanı olan Recep Tayyip
Erdoğan’la atıldı ve İstanbul’un çekirdeğini oluşturdu. İnsanlar buradaki başarıyı
görünce, bu proje katlanarak devam etti.
Bizim sitemiz diğer sitelerden çok farklı; çünkü biz Başakşehir’in tohumunu, çekirdeğini oluşturuyoruz. 1. Etap’ı adı gibi
birinci yapmak için, örnek gösterilen bir
belde yapmak için hepimize sorumluluklar düşmektedir.”
Tapuların çözüm sürecinde vatandaşları mağdur etmediklerini belirten Mevlüt Uysal, “Bunun üzerine Kiptaş’la beraber, mağduriyet vermeden sorunu nasıl
Eroğlu, vakit darlığından dolayı teslim edilemeyen tapuların teslimi için de her
bloka gün belirlediklerini söyledi. //
Mevlüt Uysal
Zinnuri Eroğlu
Erol Çakır
1. ETAP
SİTESİ
NA
TAPULARI
KAVUŞTU
5
6
G Ü N DEM
15 - 30 KASIM 2014
www.212haber.com
‘O zaman daha
yakışıklıymışsın’
Sevimli
sincapların
sonbahar keyfi
<,/',=3$5.,’nda sonbahar mevsiminin
eşsiz güzellikleri, ziyaretçilerin ilgisini
çekerken şehrin stresinden biraz olsun
alıkoyuyor. Meşe palamutu ile beslenen
sevimli sincaplar ise parka ayrı bir güzellik katıyor. Sincaplar bir taraftan güneşin
keyfini çıkarırken, diğer taraftan ağaçlarda
bir oraya bir buraya koşuşturuyor.
Yıldız Parkı’nda rengarenk çiçekler, sonbahar mevsiminin gelmesiyle birlikte yerini
sararmış yapraklara ve kuruyan dallara
bıraktı. Parkın üstüne adeta sonbahar
mevsiminin sarı tonu çöktü. Eşsiz doğa
manzarası ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor.
Elmas Öksüz de parka torunu ile gelenlerden. Sonbahar mevsiminin kendisine
hüznü anımsattığını ifade eden Öksüz,
parkın insanı biraz olsun şehrin stresinden
uzaklaştırdığını anlatıyor.
Gölette yaşayan ördekler, ağaçların arasında koşuşturan sevimli sincaplar ise parka
ayrı bir güzellik katıyor. Meşe palamutu ile
karınlarını doyuran sincaplar bir taraftan
güneşin keyfini çıkarıyor diğer taraftan
ağaçlarda bir oraya bir buraya koşuşturuyor. Kuş cıvıltılarının birbirine karıştığı
mekanda insanlar yürüyüş yaparak ve
fotoğraf çektirerek sonbahar mevsiminin
keyfini çıkarıyor. //
Esenler Belediyesi tarafından Kadir Topbaş Kültür ve Sanat Merkezi’nde açılan
“Kasımpaşa’dan Cumhur’un Başına” adlı fotoğraf sergisinde Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan’ın çocukluğundan bugüne toplam 80 fotoğrafı yer alıyor.
12.
&80+85%$û.$1,5(&(37$<<ú3
(5'2ø$1’ın 60 yıllık hayatını gözler önüne seren fotoğraf sergisi Esenler’de
açıldı. Dr. Kadir Topbaş Kültür ve Sanat Merkezi’nde, Esenler Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü
tarafından açılan ve “Kasımpaşa’dan
Cumhur’un Başına” ismini taşıyan sergi, 2 Kasım 2014 Pazar günü,
Esenler’de toplu açılış törenlerine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıldı.
ƵŵŚƵƌďĂƔŬĂŶŦ
ƌĚŽŒĂŶ͛ŦŶ͕ϭϵϳϲ͛ůŦ
LJŦůůĂƌĚĂ7ů'ĞŶĕůŝŬ
<ŽůůĂƌŦĂƔŬĂŶŦŽůĚƵŒƵDŝůůŝ^ĞůĂŵĞƚ
WĂƌƟƐŝ7ů'ĞŶĕůŝŬzƂŶĞƟŵ<ƵƌƵůƺLJĞůĞƌŝ
ŝůĞďŝƌůŝŬƚĞLJĞƌĂůĚŦŒŦ
ƐŝLJĂŚͲďĞLJĂnjĨŽƚŽŒƌĂŇĂƂnjĞůŽůĂƌĂŬ
ŝůŐŝůĞŶĚŝŒŝŐƂƌƺůĚƺ͘
ƌĚŽŒĂŶĨŽƚŽŒƌĂķ
ŝŶĐĞůĞƌŬĞŶŬĞŶĚŝƐŝŶĞƌĞŚďĞƌůŝŬĞĚĞŶ
zĂŬƵƉ^ƵĐƵŽŒůƵ͛ŶĂ͕
͞KnjĂŵĂŶĚĂŚĂLJĂŬŦƔŦŬůŦLJŵŦƔƐŦŶ͟ĚŝLJĞ
ĞƐƉƌŝLJĂƉƨ͘
HER DÖNEMDEN
FOTOĞRAF VAR
Sergide, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın
çocukluğundan askerliğine, eğitiminden düğününe, gençliğinden siyasi çalışmalarına, belediye başkanlığında
cumhurbaşkanlığına kadar hayatının
her döneminden kareler yer alıyor. İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Ak Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu ve Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu ile sergiyi gezen
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fotoğrafları tek tek inceledi. Gezide, sergiye fotoğraf arşivi ile destek olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yol arkadaşlarından Yakup Sucuoğlu da katıldı. Sucuoğlu, zaman zaman fotoğraflarla ilgili anıları Erdoğan’a aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 1976’lı
yıllarda İl Gençlik Kolları Başkanı olduğu Milli Selamet Partisi İl Gençlik
Yönetim Kurul üyeleri ile birlikte yer
aldığı siyah-beyaz fotoğrafla özel ola-
rak ilgilendiği görüldü. Erdoğan fotoğrafı incelerken kendisine rehberlik eden Yakup Sucuoğlu’na, “O zaman daha yakışıklıymışsın” diye espri yaptı. Erdoğan futbolculuk yıllarına ait bir
fotoğrafı görünce de, “Bu fotoğraf da
mı varmış? Bu pozisyondan sonra sakatlanmıştım” dedi. Erdoğan’ın aile fotoğraflarına özel ilgi gösterdiği sergide,
09.08.1997 tarihindeki nişan merasimine kendi el yazısı ile arkadaşını daveti de yer alıyor. Hafta sonu dahil her
gün 09.00-17.00 saatleri arasında gezilebilen sergi, 13 Kasım 2014 tarihine
kadar açık kalacak. //
G Ü N DEM
www.212haber.com
Onur Market
kayıp çocuklar
için umut oldu
Sosyal duyarlılığı arttırmayı amaç
edinen Onur, kayıp çocuklarla
ilgili sosyal sorumluluk projesi
başlattı. Proje kapsamında 76 Onur
Market’te alışveriş poşetleri üzerinde
5 kayıp çocuğun fotoğrafı ve ailelerin
çocuklarının kaybolmasına karşı dikkat
etmesi gereken 10 kural yer alıyor.
7h5.ú<(’nin en önemli sorunlarından biri
olan kayıp çocuklar, alışveriş poşetlerine
taşındı. Onur Market ve Yakınlarını Kaybetmiş Aileler Derneği (YAKAD) işbirliğiyle
hayata geçirilen projede, kayıp çocuklar 3
milyon adet Onur Market alışveriş poşetinde
aranıyor. Her yıl onlarca çocuk kayboluyor.
Kimileri bulunuyor, kimilerindense yıllar
geçmesine rağmen haber alınamıyor. Onur
Market, insanları bilinçlendirmek amaçlı Yakınlarını Kaybetmiş Aileler Derneği
(YAKAD) ile birlikte önemli bir projeye imza
atıyor. Proje kapsamında hazırlanan 3 milyon
adet poşet, kayıp çocukları aramakla birlikte
aileler için de çok önemli mesajlar içeriyor.
Anne-babalar olarak çocuklarımıza kaybolmaları halinde neler yapması gerektiğini
öğretmemiz ve çocuklarımızı bilinçlendirmemiz gerektiğini belirten Onur Market CEO’su Cemal Özen, “Bilinçli anne ve babalar olarak çocuğunuza anlatmanız gereken en
önemli şey çocuğunuz kaybolduğunda çığlık
atması gerektiğidir. En önemlisi ebeveynler
olarak bizler de bilinçli olmalıyız. Başımıza
gelmez demeden, böyle bir durumla karşılaşmamız halinde yapmamız gerekenler hakkında bilgi sahibi olmalıyız. Onur Market olarak
hayati önem arz eden bu konuda topluma
bilgi vermek istedik. Çocukları kaybolan ailelerin umudu olmak amacıyla kayıp çocukların fotoğraflarını ve en etkili 10 önemli kuralı
market poşetlerine basmaya karar verdik. Bir
nebze de olsa, toplumun dikkatini çekmek,
toplumu bilinçlendirmek istedik” şeklinde
konuştu. //
Yardımseverlik
insanı yücelten
bir duygudur
Başakşehir İlçe Milli Eğitim
Müdürü Ramazan Yılmaz, Kızılay
Haftası münasebetiyle bir program
düzenledi. TOKİ Kayaşehir Mevlana
İlkokulu’nun ev sahipliğini üstlendiği
programda Kızılay’ın, gerek Türkiye
gerekse ülkeler arasında sergilediği
çaba, dostluk, işbirliği ve barışı
destekleyen tavrı vurgulandı.
%$û$.û(+ú5 İlçe Milli Eğitim Müdürü
Ramazan Yılmaz, Kızılay Haftası münasebetiyle bir program düzenledi. TOKİ Kayaşehir
Mevlana İlkokulu’nun ev sahipliğini üstlendiği programda, yardımlaşma ve dayanışmanın
öncü kuruluşlarından olan Kızılay’ın, gerek
Türkiye gerekse ülkeler arasında sergilediği
çaba, dostluk, işbirliği ve barışı destekleyen
tavrı vurgulandı.
Programda konuşan Başakşehir Kızılay Şube
Yönetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Gündoğdu,
Kızılay’ın önemine vurgu yaparak, “Kızılay,
1868 yılından günümüze kadar savaş ve
doğal afetler karşısında insanların acılarını
dindirmeye ve yaralarını sarmaya çalıştı.
Milletimizin yüz akı kuruluşlarından biri
olarak insani yardım faaliyetlerini başarıyla
sürdürdü. Zor şartlar altındaki insanlar için
bir güven kaynağı olan bu kuruluşumuz, yaptığı güzel hizmetleriyle halkımızın gönlünde
taht kurdu. Kızılay, savaşların, doğal afetlerin
ve yoksulluğun tümüyle ortadan kaldırılmadığı dünyamızda, kurulduğu günden bu
yana insanlığa yardım elini uzattı. Kızılay’ın
yapmış olduğu yardımlar, hayırseverlerimiz
ve gönüllü çalışanlarımız sayesinde yürütülüyor. Yardımseverlik insanı yücelten bir
duygudur. Suriye’de yaşanan iç savaştan
kaçarak ülkemize sığınan Suriyeli kardeşlerimize yardımseverliği, Kızılay ile birlikte en
iyi şekilde dünyaya göstermiş ve göstermeye
de devam etmektedir.” dedi. //
15 - 30 KASIM 2014
7
Bilgi Evi Kulüpleriyle
yeteneklerini keşfet
Z
(<7ú1%8518%(/('ú<(6ú Bilgi Evleri üyelerinin gelişimine
destek olmak ve onlara yeteneklerini keşfetme fırsatı tanımak amacıyla, her yıl geleneksel olarak düzenlemiş olduğu
kulüp faaliyetleri yepyeni kulüpleriyle başlıyor. 7 bilgievinde 21 farklı başlıkta açılacak
olan 50 kulüpte kontenjanlar
her kulüp için 20 kişiden oluşacak. Toplamda 1000 üyenin
katılacağı ve on iki hafta devam edecek olan kulüp çalışmaları 17 Kasımda başlayacak. Kulüplere katılmak isteyen üyeler. 5 Kasım 2014’ten
itibaren kayıt yaptırabilecek
ve kulüp çalışmalarına ilköğretim 3. 4. 5. 6. 7. ve 8. sınıflarda okuyan üyeler katılabilecek. İlgi ve yeteneklerine göre
istedikleri kulüpleri seçecek üyeler, öğretmenler tarafından
hazırlanan müfredatlar doğrultusunda hem kendilerini
geliştirecek hem de vakitlerini
verimli olarak değerlendirme
fırsatı yakalayacaklar. Sonbahar- kış dönemi boyunca devam edecek olan kulüp çalışmaları 7 Şubat Cumartesi günü, Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek bir ödül töreni ile sona
erecek. Kulüp faaliyetlerinde
aktif ve başarılı olan üyeler ödüllerini Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın’ın elinden alacaklar. Üyelerin yapmış oldukları çalışmalar yine
aynı gün içerisinde ZKS’ de açılacak olan sergide ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. //
HERKES ÖZELDİR
e-line Eğitim Koçluğu ve Danışmanlık, “herkes özeldir” diyerek çıktı
yola. Kişiye özel bir çalışma yaparak, öğrencilerin sadece akademik
başarılarını değil, aynı zamanda öğrendiklerini kullanacağı her
alanda yeteneğini ve bilgisini geliştirmeyi amaç edinen e-line,
başarının püf noktalarını öğrencinin anlayacağı şekilde öğretiyor.
e-line Eğitim Koçluğu ve Danışmanlık, “herkes özeldir” diyerek
çıktı yola. Amacı, kişiye özel bir çalışma
yaparak, öğrencilerin sadece akademik başarılarını değil, aynı zamanda
öğrendiklerini kullanacağı her alanda
yeteneğini ve bilgisini geliştirmek ve
başarının püf noktalarını öğretmek.
Herkesin hedefleri, bu hedeflere ulaşmak için ihtiyaçları, bu ihtiyaçlara
ulaşacak yöntemleri, bu yöntemlerin
uygulanışı farklıdır. Bütün bu farklılıklar içerisinde kişiye özel bir çalışma
yaptıklarını ifade eden e-line Öğrenci
Koçu Gökhan Aldık, “Amacımız bize
gelen her öğrencinin, sadece akademik
başarısını değil, öğrendiklerini kullanacağı her alanda yeteneğini ve bilgisini
geliştirmek. Örneğin matematik, çoğu
öğrenci için anlaşılması ve uygulanması
zor bir derstir. Bu yüzden, sadece sınavı
geçmek için çalışmayı değil, başarının
her alanda yakalanabilmesi için “Başarılı
bir yaşam için matematik” yaklaşımı ile
yola çıkarak derslere konfor katıyoruz.
Matematiği keyifli ve kolay anlaşılır hale
getirmeye çalışıyoruz.” diyor.
“Matematik öğrenen kişinin neyi, neden, nerde, nasıl kullanacağını bilmesi
gerekir” diyen Aldık, “Kurumumuzda
matematik eğitimi, kişinin matematiği
öğrenme potansiyeli, geçmiş bilgileri,
öğrenme alışkanlıkları, matematiğe olan
ihtiyacı ve hedefleri belirlendikten sonra
başlamaktadır. Matematiği anlamak için,
içine girmek gerekir. Bizim yapmaya
çalıştığımız kişiye matematik eğitimi ile
birlikte neyi hangi alanda nasıl kullanacağını ve neden kullanacağını göstermektir. Çözüm noktamız, kişiye formülleri ezberletmek yerine, işin mantığını
öğretmektir.” şeklinde konuşuyor.
MATEMATİK SADECE SINAV
İÇİN DEĞİL, GELECEK İÇİN
ÖĞRENİLMELİ
Gökhan Aldık, “Matematik sadece
sınavlarda başarılı olmak için değil, gelecek için öğrenilmelidir.” diyerek şunları
kaydediyor: “İnsan öğrendiği konunun
gerçek hayatta ne işe yaradığını bilirse,
öğrenmekten zevk almaya başlar. Öğrenci arkadaşlarımızla çalışırken, onları
sadece sınava hazırlamıyoruz. Onlara
matematiğin gelecekteki uzantılarını da
göstermeye çalışıyoruz. Çünkü matematik bir düşünce ve iletişim aracıdır.
Kendine özgü bir dili vardır ve birçok
bilimin kullandığı bir düşünce biçimidir;
bir anahtardır. Fen ve sosyal derslerindeki başarının matematiksel düşünme
yeteneği ve buna bağlı olarak matematik
başarısı ile doğrudan ilişkili olduğu
bilimsel olarak kanıtlanmıştır.”
ÇOK SORU ÇÖZMEK, İYİ
MATEMATİK ÖĞRENMENİN
YOLU DEĞİLDİR
Aldık, “e-line Eğitim Koçluğu ve Danışmanlık olarak, bizim yöntemimiz öğrenciye binlerce soru çözdürüp bezdirmek
değil. Severek kullanabileceği matematiği ona öğretmektir. Öğrencimize
verdiğimiz her soru önce bizim merceğimizden geçmekte ve sorular tamamen
öğrencinin ihtiyaçlarını karşılayacak
kapsamda seçilmektedir. Ortaokul ve lise
düzeyindeki öğrenciler ile çalışıyoruz.
Her öğrencinin ihtiyacına göre doküman
tespit ediyoruz. Amacımız hangi okula
giderse gitsin öğrencimizi, sınav kaygısından arındırarak birlikte çalışmak.
Onlara: ‘Senin için hazırlamış olduğumuz öğrenme haritası budur. Verdiğimiz
reçeteyi kullanman gerekli. Söylenenleri
yap, çözüm yöntemine ortak ol.’ diyoruz.” sözlerine yer veriyor.
e-line Eğitim Koçluğu ve Danışmanlık’a
www.e-linedanismanlik.com’dan da
ulaşabilirsiniz. //
İMTİYAZ SAHİBİ
Erne Gazetecilik
ve Matbaacılık Ltd. Şti.
GENEL MÜDÜR
Halil Gölve
GENEL KOORDİNATÖR
Erol Çakır
YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ
Abidin Koçoğlu
YAYIN DANIŞMANLARI
Necmettin Çakmak
Metin Öztürk
HUKUK DANIŞMANLARI
Av. Adem Yıldırım
Av. Ömer Geyik
GÖRSEL YÖNETMEN
Enis Ak
www.212haber.com
BÖLGESEL SÜRELİ YAYIN
Adres: Deposite AVM
A-1 Blok Kat: 3 No: 304
Başakşehir/İstanbul
Telefon: (0 212) 486 39 36
Web: www.212haber.com
e-mail: [email protected]
Baskı: İHLAS GAZETECİLİK A.Ş. Merkez
Mah. 29 Ekim Cd. İhlas Plaza No: 11/
A41 Yenibosna-Bahçelievler/İSTANBUL
Tel: (212) 454 30 00
Gazetemiz basın ve meslek
ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yayınlanan köşe yazılarından
yazarları sorumludur. Reklamların
sorumluluğu reklam verene aittir.
GAZETEMİZ ÜCRETSİZ OLARAK DAĞITILMAKTADIR
8
15 - 30 KASIM 2014
REKLAM
www.212haber.com
www.212haber.com
ŞE H İ R
KOŞUN EYLEM YAPIN
TAKSİM’DEKİ GİBİ TRAFİK
YER ALTINA ALINACAK
İstanbul’un en önemli merkezlerinden biri olan Beşiktaş Meydanı yeni yüzüne kavuşacak.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beşiktaş Belediyesi’nin yürüttüğü ortak çalışma olan Yayalaştırma Projesi’yle Beşiktaş Meydanı araç trafiğinden arındırılacak. Trafik yer altına alınacak.
B
(ûú.7$û0(<'$1, Yayalaştırma ve Kentsel Dönüşüm Projesi için geri sayım başladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beşiktaş Belediyesi’nin yürüttüğü
ortak çalışma olan Yayalaştırma
Projesi’yle Beşiktaş Meydanı araç trafiğinden arındırılacak. Trafik yer altına alınacak. Meydandaki toplu taşıma durakları kaldırılacak. Otopark, bankalar ve iş
yerleri yıkılacak. Anıtlar ise korunacak.
15 - 30 KASIM 2014
9
ENGELLİ
SPORCULAR
6 MADALYA
İLE DÖNDÜ
<857 içinde ve yurt dışında düzenlenen turnuvalarda madalyalar kazanan
Bağcılar Belediyesi engelliler Atletizm
Takımı, Şanlıurfa 4.Göbeklitepe Yarı
Maratonu’nda da ipi göğüslediler.
4.Göbeklitepe Yarı Maratonu’nda
erkeklerde ve bayanlarda düzenlenen
yarışın başlama işaretini Şanlıurfa Belediye Başkanı Celalettin Güvenç verdi.
Yarışa iyi bir çıkış yaparak başlayan
Bağcılar Belediyesi Engelliler Atletizm
Takımı sporcusu Hamide Kurt, sonuna
kadar önde götürdüğü yarışta ipi
göğüslemeyi başardı. Aynı takımdan
Zübeyde Süpürgeci ile Naşide Cesur da
ikinci ve üçüncülüğü paylaştı. Büyük bir heyecana sahne olan erkekler
yarışında ise yine Bağcılar Belediyesi
Engelliler Atletizm Takımı sporcuları ilk üçü paylaştı. Ömer Cantay ipi
birinci olarak göğüslerken, Birol Kamar
ikinci, Serhat Özbudak da üçüncü
oldu. Engelli sporcuları başarılarından dolayı kutlayan Bağcılar Belediye
Başkanı Lokman Çağırıcı, duygularını
şöyle dile getirdi: “Sporcularımız yurt
içinde ve yurt dışında katıldıkları
yarışlarda başarılı olarak madalyalarla
dönüyorlar. Onların başarıları bizi
gururlandırıyor. Engelli sporcularımız
kendilerine sunulan imkanları en iyi
şekilde değerlendiriyorlar. Kendilerini
tebrik ediyorum.” //
Yayalaştırma kapsamında Ihlamurdere Caddesi de araç trafiğine
kapatılacak. Beşiktaş Evlendirme
Dairesi’nin bulunduğu alana Ihlamur Meydan Projesi’yle de 1000
araç kapasiteli otopark yapılacak.
DÖNÜŞÜM YAPILACAK SEMTLER
WƌŽũĞƐĂĚĞĐĞŵĞLJĚĂŶŦŬĂƉƐĂŵŦLJŽƌ͕ŬĞŶƚƐĞůĚƂŶƺƔƺŵĚĞŐƺŶĚĞŵĚĞ͘ĞƔŝŬƚĂƔ͛ƚĂĚĞƉƌĞŵƌŝƐŬŝƚĂƔŦLJĂŶ
^ŝŶĂŶƉĂƔĂ͕dƺƌŬĂůŝ͕sŝƔŶĞnjĂĚĞ͕KƌƚĂŬƂLJǀĞDĞĐŝĚŝLJĞŵĂŚĂůůĞƌŝŶĚĞĚƂŶƺƔƺŵLJĂƉŦůĂĐĂŬ͘WƌŽũĞůĞƌŚĂnjŦƌ͘
ϮϬϭϲLJŦůŦŶŦŶƐŽŶƵŶĂŬĂĚĂƌďƵƉƌŽũĞůĞƌŝŶŽŶĂLJůĂŶŵĂƐŦ͕ϮϬϭϳͲϮϬϭϴƐĞnjŽŶƵŶĚĂƵLJŐƵůĂŶŵĂLJĂďĂƔůĂŵĂƐŦ͕
ϮϬϭϵ͛ĚĂŝƐĞĞƔŝŬƚĂƔ͛ŦŶLJĞŶŝLJƺnjƺŶĞĚĂŝƌŝůŬƐŽŶƵĕůĂƌŦŶĂůŦŶŵĂƐŦďĞŬůĞŶŝLJŽƌͬͬ͘
10
E Ğ İ Tİ M
15 - 30 KASIM 2014
www.212haber.com
Öğrencinin aklına da
gönlüne de hitap ediyor
1998 yılında
Esenler’de eğitime start veren ve
Anasınıfı, İlkokul, Ortaokul,
Anadolu Lisesi ve
Fen Lisesi olmak
üzere 5 ayrı eğitim biriminden
oluşan Devran
Eğitim Kurumları, bu yıl 13. mezunlarını verecek
olmanın heyecanını yaşıyor.
1
998 yılında Esenler’de eğitime start veren
ve Anasınıfı, İlkokul, Ortaokul, Anadolu
Lisesi ve Fen Lisesi olmak üzere 5 ayrı eğitim biriminden oluşan Devran Eğitim
Kurumları, bu yıl 13. mezunlarını verecek
olmanın heyecanını yaşıyor. 2014-2015 eğitim-öğretim yılında toplam 700 öğrenci
ve 60 öğretim elemanıyla eğitim-öğretim
dünyasında kalıcılığını ispatlayan Devran
Eğitim Kurumları, kurulduğu ilk günden
bugüne değin kaliteli bir eğitim anlayışı ile hayırlı nesiller yetiştirebilmek için kalıcı bir misyon ve iyi bir vizyon sahibi olmak gerektiği inancıyla hareket ediyor.
Türkiye ve çocuklarımızın geleceği için okulların yeniden inşa edilmesi ve bu inşa
sürecinin esasını aklın ve gönlün oluşturması gerektiğinin altını çizen Devran Eğitim Kurumları Kurucu Genel Müdürü
Adem Yıldırtan, “Okullarımız çocuklarımızın akılları kadar gönüllerine de hitap
etmelidir. Beden ve ruh terbiyesi birlikte düşünülmesi gereken bir konudur. Hayatı ve çocuğu bir bütün olarak düşünmeli ve müfredatı da bu anlayış üzerine inşa
etmeliyiz. Dolayısıyla okullarımızı sadece
sınava hazırlayan kurumlar olmaktan çıkarıp, hayata hazırlayan; bilgi değil tecrübe zengini yaşam ve öğrenme merkezleri haline getirmeliyiz. Öğrencileri ise, merak eden, hayat boyu öğrenmeyi içselleştirmiş, akıl ve gönül yolcuları olarak yeniden tasarlamamız gerekiyor. Akademik
çalışmalar kadar, sosyal, kültürel, sanatsal
ve sportif faaliyetlere kesinlikle yer verilmelidir. Devran Eğitim Kurumları olarak
bahsettiğim hususları önceleyerek eğitim
politikalarımızı oluşturuyoruz. Kendi kurumumuz da dahil olmak üzere hemen
hemen bütün özel okullar sınav endeksli eğitim anlayışından tam olarak kendini
kurtarabilmiş değil. Milli Eğitim Sistemi,
sınavlar, okullar arasındaki kalite farkları,
üniversiteler gibi gerçekler sizi ideal eğitim modelinden ister istemez uzaklaştırıyor. İnsanlığın geleceği için yeniden kurmak fikri tartışılması gereken bir husustur.” diyor.
Yıldırtan, “Eğitim, insanı fiziksel, zihinsel
ve ruhsal yönleriyle ele alır, değerlendirir.
Dolayısıyla bizler eğitim-öğretim faaliyetlerini gerçekleştirirken bu unsurları göz
önünde bulundurarak eğitim programlarımızı oluşturmalıyız. Aksi taktirde belli bir eğitim düzeyinde, bir meslek sahibi
ve yeterli bir geliri bulunan ancak kendini gerçekleştirememiş pek çok insan ortaya çıkmaktadır. Başarılı görünmeleri arkasında mutsuz ve dengesiz yaşantılarıyla bu insanlar topluma beklenilen katkıyı
sunamamaktadır.” şeklinde konuşuyor.
gerekir. Bu dönemde sapma ve olumsuzluklar çocuğun bütün yaşamını olumsuz
yönde etkiler. Bilindiği gibi 3 ile 6 yaş arası çocukta pek çok gelişimsel değişimin
yaşandığı yıllardır. Normal gelişim gösteren bir çocuk, 6 yaş civarında pek çok
motor becerileri kazanmış, çeşitli fiziksel
becerilerini kullanmaya başlamıştır. Eğitimin sağlam temeller üzerinde kurulmasında ve insanların ileri yaşlardaki başarılarında okulöncesi eğitimin rolü bilimsel olarak kanıtlanmıştır.” ifadelerine yer
veriyor.
ÇOCUĞU GELECEĞE HAZIRLAYAN EN GÜVENLİ ORTAM, OKUL
ÖNCESİ KURUMLARDIR
SPONTANE DİL ÖĞRENME
ORTAMLARI OLUŞTURULMASI GEREKİYOR
Okul öncesi eğitimin önemine de değinen
Adem Yıldırtan, “Okul öncesi eğitim kurumları toplumun temel yapısını oluşturan sevgi, saygı, paylaşma, iş bölümü, sorumluluk, sosyal çevre oluşturma açısından çocuğu geleceğe hazırlayan en güvenli ortamdır. Eğitimin ilk basamağını oluşturan okul öncesi eğitim gömleğinin ilk
düğmesidir. Ve bunun doğru iliklenmesi
Yabancı dil konusunda da düşüncelerini aktaran Yıldırtan şunları kaydediyor:
“Türkiye’ de yabancı dil eğitimi ile ilgili çok sorulan soruların başında ‘bu kadar
ders alıyorlar, niçin öğrenmiyorlar’ geliyor. Aslında aynı soruyu başka dersler içinde sorabiliriz. ‘Niçin matematik öğrenemiyoruz?’ ‘Niçin fizik, kimya, biyoloji, tarih öğrenemiyoruz?’ Yani aynı sorun
başka dersler için de geçerli. Şahsen sorunun temelini bütün derslerin müfredatının ağır ve yoğun olması ve de öğretim
programlarımızın sınav endeksli olmasına bağlıyorum. Ayrıca yabancı dil öğreniminde sınıfların homojen olması gerekmektedir. Bunun yanı sıra ideal öğrenci
sayısı her sınıfta 15 civarında olması gerekiyor. Spontane dil öğrenme ortamları oluşturulması gerekiyor. Şöyle ki bir çocuğu İngiltere’de sokağa bıraksanız iki ayda İngilizce konuşmaya başlar. Dünyaca ünlü metadolojist Chomsky “Dünyanın her yerinde çocuklar bir buçuk yaşında konuşmaya başlıyor. Çin’de veya İngiltere’ de olmuş fark etmez. Dil zormuş kolaymış fark etmez çünkü farkında olmadan spontane bir şekilde öğreniyor” diyor. Dil öğretim metodumuzu bu gerçeklik üzerine kurmalıyız. Bunun için iyi öğretmen, uygun öğrenme ortamı, sınav ve
not kaygısı olmayan istekli öğrencilerle
bunu gerçekleştirebiliriz.”
Devran Eğitim Kurumları’nda dil öğretim
politikalarını bu anlayış üzerine inşa etmeye çalıştıklarını vurgulayan Adem Yıldırtan, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Ho-
Zamanı kontrol etmek hayatı kontrol etmektir
Eğitimci-Yazar
Mustafa Tezcan, Devran
Koleji’nde 8. sınıf öğrencilerine ‘Günlüğüm’
adlı seminer
verdi. Öğrencilerin ilgiyle dinlediği seminerde Tezcan, etkili
ve programlı
ders çalışmanın tekniklerini
anlattı.
nin hem de velinin karnesi ortaya çıkıyor.
(øú7ú0&ú<$=$50867$)$7(=&$1
Devran Koleji’nde 8. sınıf öğrencilerine Böylece hem öğrenci hem de veli kendini
tanımış ve eksikliklerini fark etmiş oluyor.
‘Günlüğüm’ adlı seminer verdi. Öğrencilerin ilgiyle dinlediği seminerde Tezcan,
etkili ve programlı ders çalışmanın teknik- “Başarılı olmak bir tercihtir” diyen
T
Tezcan,
şunları söyledi:
lerini anlattı.
“
“Günlüğüm,
öğrenci başar
rısını
artırmak için özel bir
Ders programı niteliö
öğrenci
takip sistemidir.
ğinden çok farklı olan
D
Danışman
öğretmenler
‘Günlüğüm’le, öğrenci
ta
tarafından
haftalık kontrol
bir ay boyunca çalışma-e
edilecek
olmasıyla da öğlarını not alıyor. Rehberr
r
rencilerin
başarısına katkı
öğretmen de haftalık
s
sağlayacak.
”
periyotlar halinde
öğrencinin kontrolünü
M
Mustafa
Tezcan ayrıca
yapıyor. Öğrencinin
T
TEOG
öncesi, öğrencilere
hangi dersten kaç soru
m
moral
ve motivasyon desçözdüğü, hangi derse
te sunarak, Mayıs’taki 2.
teği
karşı ilgisiz olduğu,
s
sınava
nasıl hazırlanmaları
çözdüğü deneme sayısı,,
k
konusunda
taktikler verdi
ders çalışma zamanı,
v öğrencilere günün nasıl
ve
vs. kısacası Günlüğüm
p
planlanacağını
anlattı. //
sayesinde hem öğrenci--
mojen sınıflar oluşturabilmek için kur
sistemi uyguluyoruz. Doğal dil öğrenme ortamlarını oluşturuyoruz. (English fun club, English drama v.s.) Dört
dil becerisi kazandırılırken konuşmaya (speaking) ağırlık veriyoruz. Üç haftada bir ders öğretmeni ve diğer iki öğretmen Oral Examination Commission
(sözlü komisyon)’da görev alıyor. Öğrenciler ikili-üçlü gruplar halinde komisyon karşısına çıkıyor. Komisyondaki
öğretmenler öğrencilerin derste işledikleri konularla ilgili performans göstermelerini istiyor. Doğru telaffuz, dinlediğini anlama, anlaşılır ve akıcı konuşma uygulamasında öğrenciler mutlaka
konuşma fırsatı buluyor. Bu sistem sayesinde ders öğretmeni sınıfta daha çok
öğrencilerin konuşması üzerine odaklanıyor. Öğrenciler de kendilerini bu
yönde geliştiriyorlar. Ayrıca okulumuzda, İngilizce öğretiminde uluslararası geçerliliği olan metotlar uygulamanın
yanında IPS (Improvement Programme in Speaking) ve IPR (Improvement
Programme in Reading) gibi kendine
özgü sistemler ile ön plana çıkmaktadır. IPR kapsamında öğrencilerimiz seviyelerine göre IPR MOVERS, FLYERS,
KET ve PET sınıflarında Cambridge Üniversitesi ESOL imtihanlarına hazırlanarak dünya çapındaki İngilizce öğretimi ile yarışıyor. //
͚'ƺŶůƺŒƺŵ͛ƺƚĂŶŦƴ
EĞİTİM
www.212haber.com
15 - 30 KASIM 2014
İhlas’ta Cambridge
mutluluğu
Türkiye’de yabancı dil eğitimini en iyi test
eden kurum olan
Cambridge Üniversitesi tarafından yapılan sınavlarda sertifika
almaya hak kazanan Özel Bahçelievler İhlas
İlkokulu ve Ortaokulu öğrencileri için sertifika
töreni yapıldı.
T
h5.ú<(’de yabancı dil eğitimini en iyi test
eden kurum olan Cambridge Üniversitesi
tarafından yapılan sınavlarda sertifika almaya hak kazanan Özel Bahçelievler İhlas İlkokulu ve Ortaokulu öğrencileri için
sertifika töreni yapıldı.
İhlas Koleji Bahçelievler Kampüsü Konferans Salonu’nda yapılan törene öğrencilerin yanı sıra öğrenci velileri de katıldı.
Törenin açılış konuşmasını yapan Özel
Bahçelievler İhlas İlkokulu ve Ortaokulu
Müdürü Server Gürsoy, yaşamış olduğu
kendi yabancı dil deneyimini anlattı. Çok
uzun süre İngilizce eğitimi aldığını anlatan Gürsoy, buna rağmen İngilizceyi tam
olarak öğrenemediğini yurt dışına çıkınca anladığını söyledi. Yurt dışında kaldığı yıllar içinde yabancı dilini geliştirmek
için sürekli tekrar yaptığını belirten Gürsoy, öğrencilere de öğrendiklerini mutla-
Gelişim Üniversitesi Ermenek’e
destek kermesi düzenledi!
ú67$1%8/*(/úûú0h1ú9(56ú7(6ú
gø5(1&ú/(5ú geçtiğimiz günlerde Karaman’ın Ermenek ilçesindeki maden ocağında yaşanan su
baskınında mahsur kalan madenci
yakınlarına destek olmak amacıyla
bir kermes düzenledi.
İstanbul Gelişim Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanlığı tarafından düzenlenen Ermenek’e Destek
Kermesi’nde, Üniversite yönetimi ve
öğrenciler bir araya geldiler.
Tüm gelirinin Ermenek’teki maden
ocağında yaşanan su baskınında
mahsur kalan madencilerin yakınlarına bağışlandığı kermeste
öğrenciler kendi yaptıkları yemek
ve kıyafetleri satışa sundu. Zaman
zaman duygusal anların da yaşandığı kermeste en dikkat çeken görüntü
ise üniversitesi öğrencisi Hazal
Kepenek’in çocukluğunda babasının
hediye ettiği ve onun için çok büyük
manevi değeri olan küpeyi satışa
çıkarması idi.
İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Abdülkadir
Gayretli, “Ermenek’te yaşanan talihsiz olayda mağdur olan madenci yakınlarına öğrencilerimizin karınca
kararınca vermeye çalıştıkları destek
onların yüksek maneviyatının en
önemli göstergesidir. Ermenekte’ki
acılı ailelerimizin yanındayız.’’
Kermes sonunda bir açıklama
Öğrenci Meclisi
göreve hazır
d,1$5.2/(-úBaşakşehir
Kampüsü ortaokul öğrencileri kendilerini temsil edecek meclis üyelerini seçmek
için sandık başına gitti.
Çınar Kongre Merkezi’nde
gerçekleşen seçimlere, adaylar çok sıkı hazırlandılar.
Adaylar seçim konuşmalarında kendilerini tanıtarak,
arkadaşlarına yapacakları
çalışmalardan bahsettiler.
Demokrasi şöleninin yaşandığı seçimde meclis başkanı
8.sınıf öğrencisi İsa Yılmaz
olurken meclis üyeleri ise
şöyle oluştu: 8.sınıflardan
Hilal Esenbay, 7. sınıflardan
Rabia Elif Çelik ve Emir
Kaya İnce, 6. sınıflardan
Beyza Kuşkaya ve Kerem
Özdemir, 5.sınıflardan
Ömer Süha Altıntaş ve
Zeynep Sena Girgin. //
yapan İstanbul Gelişim Üniversitesi
Mütevelli Heyet Başkanı Abdülkadir
Gayretli, “Ermenek’te yaşanan talihsiz olayda mağdur olan madenci yakınlarına öğrencilerimizin karınca
kararınca vermeye çalıştıkları destek
onların yüksek maneviyatının en
önemli göstergesidir. Ermenekte’ki
acılı ailelerimizin yanındayız. Başta
ben ve eşim Şule Gayretli olmak
üzere Gelişim Eğitim Kültür Sağlık
ve Sosyal Hizmet Vakfı olarak,
Ermenek İlçesi’nde maden ocağı
faciasında mahsur kalan 28 yaşındaki Hüseyin Gültekin’in, olay günü
doğan oğlu Hüseyin Arda’nın okul
çağına kadar olacak masraflarının
bir kısmını karşılma kararı almış
bulunuyoruz” dedi. //
ka evde tekrar etmeleri gerektiğini ifade
etti. İhlas Koleji olarak İngilizce’yi tam olarak öğretmeyi hedeflediklerini ve çalışmalarını da bu yönde yaptıklarını anlatan Gürsoy, “İhlas Koleji’nde 8. sınıfa gelmiş bir öğrencimiz yurt dışına çıktığında
ailesine tercümanlık yapacak düzeye gelmiştir” dedi.
Konuşmanın ardından tören, yapılan İngilizce tekerleme yarışması ile devam etti. Oldukça keyifli anların yaşandığı yarışmada öğrenciler İngilizce tekerlemeleri söylerken oldukça başarılı oldular.
Kazananların hediyelerle ödüllendirildiği yarışmanın bitimiyle sertifika törenine
geçildi. İhlas Koleji’nin Cambridge grupları Starters, Movers, Flyers, Ket ve Pet’e
dahil öğrenciler sırayla sertifikalarını öğretmenlerinden aldılar. Tören toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. //
11
Mustafa
TEZCAN
[email protected]
ÖDEV SAVAŞLARI
%ú56(0ú1(5esnasında ortaokul
ve liseye giden öğrencilere bir anket
düzenledim. En sevmedikleri 3 kelimeyi yazmalarını istedim. 1.sırada
‘çalış’ , 2.sırada ‘ders’ , 3.sırada ‘okul’
kelimesi çıktı. Anketi düzenlediğim
gruba bunu velileriniz ile görüşünce
sonuçları anlatacağım sözünü verdim. Veli seminerinde paylaştım ve
özellikle ‘çalış’ kelimesini kullanmayın dedim. 1 hafta sonra öğrencilerle
tekrar görüştüğümde, onları daha
rahatlamış ve seminerin etkisini
hissetmiş olarak gördüm. Yalnız
çocuklar dedi ki ‘’Hocam çok teşekkür ederiz, velilerimiz bu hafta ‘çalış’
demediler ama bir sorun var; odanın
önünden her geliş gidişte çalış der
gibi bakıyorlar…’’
Okulların açılması ile beraber 3
aylık aranın ardından, yüzyıllardır süregelen savaş tekrar kaldığı yerden
başladı. Ne savaşı mı? Ödev savaşları! Öğretmen-öğrenci, anne-babaçocuk arasındaki kıyasıya mücadele.
Ne kazananı var, ne kaybedeni.
Sonuç sadece yıpranan ilişkiler…
Konuya farklı açılardan bakmak
istiyorum. Birincisi ödevdeki insan,
zaman ve mekan kavramları; ikincisi
de olayın kahramanları; öğrenci,
öğretmen, veli …
Öğrenciler okullarda ortalama
günlük olarak 6-8 saat ders alıyorlar.
Evden çok okulda vakitlerini geçiriyorlar. Okul tam gün ise eve ve
kendilerine kalan vakit gerçekten
cok az oluyor. Olayın başkahramanı
öğrenci, dolayısıyla verilen ödevle
ilgili öğrencinin fikri alınıyor mu? Aslında ilk önemli ve temel mevzu bu,
ödevi verirken öğrenciyi ihmal edip
onu ıskalıyor muyuz acaba (insan)?
Ödevlerin ne kadar sürede bitirileceği hesaplanıyor mu acaba (zaman)?
Öğrenciler en çok kendilerine vakit
kalmadığında şikâyetçi oluyorlar.
Birde ödevlerdeki ‘ev’ ifadesini
kaldırıp olayı sadece bir yere sıkıştırmasak diyorum (mekân). Tekrar ve
soru çözme kısımları okulda yapılsın;
araştırma, proje kısımları da serbest
ve geniş zamana yayılsın.
Öğretmen tarafından verilen ödev
dersin kazanımlarına uygun olması
elbette önemli. Öğrenci konuyu
tekrar ederken; yorulmadan, çok
uzun vakit harcamadan, eğlenerek
görevini yapmalı. Ödevler öğrenciyi
düşünmeye, araştırmaya itmeli. Az,
öz ve faydalı olmalı. Öğrenci ödevlerini çabuk ve hızlı bitirdiğinde veliler
hemen söylenebiliyor; ‘’Senin ödevin
yok mu? Niye çalışmıyorsun?‘’
Velilerde öğretmenler üzerinde
baskı oluşturuyor. Bazen fazla ödev
verilmesinin sebebi veliler olabiliyor.
‘’Evde hiçbir şey yapmıyor, boş boş
oturuyor.’’ gibi.
Ödev verilirken sınıftaki tüm
öğrenci profilleri düşünülerek hareket edilmeli. Keşke mümkün olsa
da her öğrenciye ayrı, ona uygun
ödev verilse. Özellikle küçük sınıflarda bir öğrencinin 1 saatte yaptığı
ödevi diğeri 3 saatte yapıyor. Buda
bir yorgunluk ve bıkkınlığa sebep
oluyor. İlerleyen sınıflarda ödevden,
dersten ve okuldan nefrete dönüşüyor. Fayda amaçlı bir çalışma zarara
dönüşüyor.
TİMSS (Trends in International
Mathematics and Science StudyUluslararası Matematik ve Fen
Trendleri Araştırması) 2011 sonuçlarını inceledim. 42 ülkede yapılan
bir araştırmada fen ödevlerine
harcanan zaman sıralamasında 5. ,
sınavdaki başarı sıralamasında 21.
sıradayız. En az ödev veren ülkeler,
sınavlarda daha başarılı; G.kore, Japonya ve Norveç gibi. Dikkate değer
değil mi?
Ödevlerin yapılma süresi dışında niteliği de önemli tabi ki. Ödev
öğrenciye anlamsız gelmemeli ve
hayatın içinden olmalı. Ödevler
keşfetmeyi sağlamalı ve eğlenceli
olmalı. Ödevler kontrol aracı değil
öğrenme ve keşfetme aracı olmalı.
Gazanız mübarek olsun...
12
YA Z I
15 - 30 KASIM 2014
www.212haber.com
İSRAİL A.Ş.
Y
Emin
BATUR
[email protected]
AZIMA bir soru ile başlamak istiyorum.
İsrail bir devlet midir?
Uzaktan bakınca bayrağı, marşı, elçilikleri, silahlı gücü, parası, meclisi vs. si ile bir devlete
benziyor ama ayağınızı İsrail’e atar atmaz işlerin uzaktan göründüğü gibi olmadığını görürsünüz.
Kudüs’e bilhassa Mescid-i Aksa’ya yaklaştıkça
ortada devlet namına hiçbir şey kalmaz.
Taş devrinden kalma bir kabile ile karşı karşıya kalırsınız.
Aslında kabile diyerek Bedevi kabilelerine haksızlık etmiş oluyoruz.
Bir tarafa iş merkezi bir yana da alay edercesine
‘Hoşgörü Müzesi’ yapıyorlar.
Hz. Davud AS. a
ĂƞĞĚŝůĞŶ,ĞLJŬĞů
zĂŚƵĚŝůĞƌŝŶƉĞLJŐĂŵďĞƌĂŶůĂLJŦƔŦ͙͊͊͊sĞ,nj
ĂǀƵƚĂŵŝŝ͘bƵĂŶĚĂ
,ƌŝƐƟLJĂŶůĂƌĂƚĂŚƐŝƐ
ĞĚŝůŵŝƔ
KABİLE
Kabile dedim ama haşa; çöl bedevilerinin bile
kendine göre usul ve kaideleri, töreleri vardır.
Kanlınız bile olsa çadırınıza birisi iltica etti mi,
artık ona kimse dokunamaz.
Doğumdan ölüme kadar hayat belirlenmiş kurallar içinde geçer. Kimse bu kuralları çiğneyemez. Çiğnerse cezasını görür.
Bu heykelin önünde bulunan merdivenlerden
çıkıldığında, ecdat çok güzel bir cami yapmış.
Hz. Davut Camii… İsrail bu camiyi alıp Hristiyanlara vermiş. Aynen diğer bölgelerde yaptığı
gibi… Hristiyanların malikâne olarak
kullandıkları camiler gördük.
HİÇ BİR KUTSALI OLMAYAN
ÜLKE
Ama İsrail’de iş öyle değil.
Sözde kanun ve kurallar var ama bu kanunların uygulanması tamamen sizin kimliğinize ve
o andaki askerin polisin insafına terk edilmiş
bir şey.
Mesela kanun ve kurallar Yahudi’ye ayrı, Müslümana ayrı, Hristiyan’a diğer ülke insanlarına ayrı işliyor.
AYRIMCILIK
Ayrımcılığın bu kadar bariz bir şekilde uygulandığı başka bir ülke var mıdır bilmiyorum.
Bu ülkede ayrımcılığın nasıl kahredici bir şekilde uygulandığını görmek için dünya milletlerinin gidip görmesi, ders alması gerekir.
Bu konuda İsrail bir laboratuvar.
Hindistan’daki kast sistemi, bunların yanında limonata kalır.
Yapılan ayrımcılığı kısaca arz edeyim.
SAYGISIZLIK
İsrail’in diriye karşı bu ayrımcılığı varken ölüye karşı nasıl?
İsrail’in ne ölüye, ne diriye, ne eski esere, ne
mukaddesata, hatta ağaçlara bile saygısı yok.
YAFA’ da Hasan Bek camisini gezerken, caminin dış duvarındaki cami vakfiyesine ait
dükkânlara el konularak cafe, restoran hatta şarap mahzeni yapıldığını gördük.
Buna rağmen topu topu 7 milyonluk bir ülke.
Bunun 1.5 milyonu Filistinli.(48 toprağında kalanlar) Bu sayıya GAZZE ve BATI ŞERİA’daki Filistinlileri de eklerseniz 7 milyondan fazla eder.
Yani bu haliyle bile Filistinli Müslüman nüfus Yahudilerden fazla. Bunun için İsrail, dışardan çok iyi şartlar vadederek Yahudi göçmenler getiriyor.
Buna rağmen İsrail’de Yahudi sayısı ancak 5.5
Müslüman Hristiyan Yahudi ayırımı zaten var.
Bunları yaparken din adına yaptıklarını zannetmiyorum. Bana göre Yahudilik de umurlarında değil.
Eğer Yahudilik çıkarlarına hizmet etmese, ona
da cephe alırlar.
Uygulanan katı bir Siyonizm’dir.
Bütün bu tedbirlere ve üstün teknolojik silahlara rağmen Yahudiler büyük bir korku yaşıyor.
Tedirginler.
Pasaportları her yerde geçiyor. İlk fırsatta bırakıp kaçıyorlar.
GAZZE’ye saldırdıklarında bütün dünya arkalarında olmasına ve üstün silah gücüne rağmen
korkudan kaçan Yahudilere engellemek için İsrail barış istemek zorunda kaldı.
İsrail’in elindeki teknoloji transfer teknolojisidir.
ABD teknolojiyi üretir ve İsrail’e paket şeklinde verir.
Silah sattığı ülkeleri de, yedek parça konusunda,
teknolojisini aktardığı İsrail’e mecbur eder.
Mesela yıllarca Rahmetli Erbakan Hoca için
İsrail’le silah anlaşması yaptı diye suçladılar.
Hâlbuki rahmetli bırakın anlaşma falan yapmayı, İsrail diplomatları ile protokol gereği de olsa
yan yana bile durmazdı.
Bir gün bir toplantıda İsrail büyükelçisi de bulunuyor. Protokol gereği el sıkışmaları icap ediyor.
Hoca tüm ısrarlara rağmen el sıkışmıyor.
Nerede kaldı gidip anlaşma yapsın!..
MÜSLÜMANLAR
İsrail’in Müslümanlara muamelesi de kademe
kademe…
Filistinli Arap Müslümana ayrı,
Diğer Arap Müslümanlarına ayrı,
Türk Müslümana ayrı,
Diğer ülke Müslümanlarına ayrı muamele yapıyor.
Hristiyan ülkelerden gelenler de öyle.
İngiltere’den gelen Hristiyan, neredeyse Yahudi
kadar değerlidir.
Yanlış anlaşılmasın.
Sapık inançlarına göre bütün insanlık, Yahudilerin alt kademesinde kabul edilir. İşte o alt kademenin en üstüdür İngilizler.
Sonra ABD
Sonra Greko-Latinler
Sonra Slavlar.
Öylece sürüp gidiyor.
milyonluk nüfusa ulaşabilmiş.
Ve İsrail bu nüfusla süper güç olmak istiyor.
PARA PARA PARA
Caminin önündeki Osmanlı kışlası üzerine de 5
yıldızlı otel inşaatı yükseliyordu.
Anıtlar kurulu mu dediniz?
O Türkiye’de geçerli…
İsrail’i Siyonist hedeflerinden çevirecek bir Anıtlar Kurulu daha anasından doğmamış.
Bizim Aksaray’da Bizans çanak çömleği çıktı diye metro çalışmaları 10-15 yıl bekletildiği gibi, bir de etrafında adeta tavaf ederek yıllarca çile çektik.
DÜNYA KÜLTÜR MİRASI
Biz bir-kaç çanak çömlek için bu çileyi çekerken İsrail Uluslararası hukuk kurallarına göre Filistin toprağı olan ve aynı zamanda Dünya Kültür Mirası Mescid-i Aksa’nın altına köstebek yuvasına çevirdi. Resmi olarak açıklanan
62 tünel var.
Gerçek rakamı bilmiyoruz.
Evet, İsrail para imparatorluğunu kurmuş.
Gelen göçmenler 3-4 bin $ maaş alıyor.
Kredi kartların merkezi, borsa bankalar vs. ne
kadar harama faize, alın teri sömürüsüne dayalı
haksız kazanç varsa hepsi İsrail de toplanmış.
Dünyanın her tarafından para akıyor.
Ama ne fayda mutlu değiller.
GERİLİM GERİLİM GERİLİM
İsrail Cumhurbaşkanı açıkladı. İsrail toplumu
hasta diye.
Nasıl olmasın ki?
Gerilimi bizatihi kendisi yapıyor.
Mesela Mescidi Aksa’nın kapısında durmuş
kimseyi mescide sokmuyor.
Niye?
Öyle…
YALAN YALAN YALAN
İsrail devlet olmadığı için, her şeyi yalan üzerine kurmaktan çekinmiyor.
Mesela 62 tünel diyor ama külliyen yalan. Kaç
adet tünel olduğunu kimse bilmiyor. O kadar
çok tünel kazmışlar ki, mü’minler: ‘Mescid-i
Aksa’yı maneviyat ayakta tutuyor’ diyorlar.
Yoksa bu kadar kazıdan sonra normalde yıkılması gerekir.
Yine nüfus sayımı mı yapacak. Müslüman sayısını alabildiğine düşük, Yahudi sayısını abartarak açıklıyor.
İSVİÇRE AFRİKA HATTI
7ƐƌĂŝů͛ŝŶƌnjͲŦDĞǀ͛ƵĚŚĂƌŝƚĂƐŦ
Ancak olay yukarıda bahsettiğim gibi şöyle cereyan ediyor:
ABD demode olmuş F16 savaş uçaklarının bir
üst modeli olan F16 PLUS üretiyor.
Bu uçaklar sadece ABD ve İsrail’de bulunmaktadır.
Başka ülkede yok.
ABD yeni teknolojiyi ürettiği için eskisi olan
F16 ların yedek parça, yazılım, elektronik vb.
bilgilerini İsrail’e aktarıyor. Bu durumda elinde
F16 savaş uçağı olan bütün ülkeler, yedek parça
tedarikinde İsrail’ e mecbur kalıyor.
İşte Rahmetli Erbakan hoca zamanında yapılan
anlaşma bu ve benzerlerini içeren bir anlaşma.
Zaten Hoca İsrail’in isteklerine boyun eğse idi
28 Şubat olur muydu?
Ancak bunu kamuoyuna bilhassa bizim arkadaşlarımıza anlatamadık. ‘Hoca da İsrail le anlaştı’ gibi laflar edip durdular.
Neyse.
İsrail’in teknolojisi de bu!...
ABD ve diğer müttefikler, İsrail’e devamlı bilgi aktarır.
İsrail’in kafası teknolojiye değil paraya ama helal olmayan paraya çalışır.
Hiçbir açıklaması yok.
Cuma günleri barikatlar neredeyse şehrin ortasında kuruluyor.
Bu barikatlarda bekleyen asker sayısı, devriye
gezenler, motorize güçler ve olur olmaz yerlerde
nöbet bekleyenleri de eklerseniz, İsrail bu iş için
küçük bir ordu kurmuş olduğunu görürsünüz.
Hem de öyle böyle değil. Masrafı yüksek teknolojik bir ordu.
Arka arkaya 3-5-6 barikat kuruyorlar.
Devriye gezenler İRAK işgaline giden ABD as-
<ƵďďĞƚƺƐͲ^ĂŚƌĂǀĞƵƌĂŬƵǀĂƌŦ;ĂŒůĂŵĂĚƵǀĂƌŦͿ
VİTRİN
Yazımın başlığını neden İSRAİL AŞ koyduğumu bu anlattıklarımdan sonra daha anlaşılmıştır sanırım.
Aslında karşımızda ticari bir şirket var. Devlet yok.
Bu şirketin en büyük hissedarı ABD
Diğer ülkelerde güçleri oranında bir hisseye sahipler.
Ancak İngiltere altın hisseye sahip…
İş böyle olunca bu dünya ülkelerinin VİTRİNİ
İsrail oluyor.
Nasıl mı?
Diyelim ki Almanya modern teknolojik bir denizaltı üretti.
Bunu daha kendi donanmasına vermeden
İsrail’e gönderir.
Şimdi AŞ nasıl çalışıyor onu görelim:
KAZAN KAZAN
İsrail bunu vitrinine koyar. Dünyada hakim olduğu medya vasıtasıyla bu denizaltı, gemi vs.
nin özelliklerini sayar döker. Gemi GAZZE’ye
gider deneme atışları yapar.
Ölen çoluk-çocuk kesinlikle dramatize edilmez. Sayı olarak şu kadar ölü denir iş biter. Sinema TV filmi dizi falan olmaz.
Almanya Fransa vs. diğer ülkeler ‘Oh oldu.
İsrail’in kendini koruma hakkı vardır’ beyanatları verir. Yani her ülke AŞ deki hissesi oranında
sesini yükseltir.
Verilen beyanatların tümü İsrail AŞ yi koruma
ve kollama yönündedir.
Almanya gönderdiği tank, gemi, denizaltı vs.
Silahları II. Dünya savaşında Yahudilere yaptığı
zulme karşılık, ödemeye devam ettiği tazminata mahsup eder.
Dişine kadar silahlı İsrail, petrol ve gaz bölgesi Ortadoğu’yu hissedarlar (ABD, İngiltere, Almanya, Fransa vs. vs. vs.) adına koruma kollama ve bekçilik görevini ifa eder.
Yahudiler ‘Devletimiz ne güzel işler yapıyor’
diye zevkten sarhoş olmuş vaziyette keyif alır.
Bölgedeki diktatör Arap yöneticileri, vatandaşlarını İsrail ile korkutarak ‘Bakın biz olmasak
haliniz haraptır’ deyip, o diktatörlerde gemilerini öylece yürütür.
Şeytanları ile baş başa kaldıklarında ‘İyi ki bu
İsrail var, yoksa halimiz harap’ diye fısıldaşırlar.
Bu diktatörler sözle Filistinlilere sahip çıkıp, icraatları ve türlü hilelerle Filistin davasına ihanet eder.
KİBİR KİBİR KİBİR
İsrail para imparatorluğu kurmuş ya… Her şeyi
parayla ölçüyor.
Ne insanlık ne adalet ne inanç hiçbir şey umurunda değil.
Bir de inançlarından gelen ‘üstün insan’ ‘Huberman’ anlayışı onları kibirli olmaya itmiş.
Bundan dolayı hiçbir dine, millete, ölüye, diriye,
tarihe, eski esere vs. saygıları yok.
Şehrin ortasında kalan bu mezarlık işgal edilerek tahrip edilmiş.
,ĂƌĞŵŝŵŝnjĚĞŬƵƌƔƵŶŝnjůĞƌŝ
Bu kadar ayrımcı davranan bir ülkede vatandaşlarına götüreceği hizmeti tahmin edebilirsiniz.
Yahudi Mahallesi ile hemen bitişiğindeki Müslüman Mahallesi arasında dağlar kadar fark var.
Eğer Yahudilerin yoğun yaşadığı bir şehirden,
Müslümanların yaşadığı bir şehre giderseniz,
göreceğiniz fark; İsviçre ile geri kalmış Afrika
ülkeleri arasındaki fark kadar büyüktür.
Sözüm ona aynı ülke toprakları diye geçiyor. Aradaki mesafe, 30-40 km kadar ama aradaki
fark yüz yıl gibi.
KORKU KORKU KORKU
TEKNOLOJİ TEKNOLOJİ
TEKNOLOJİ
DİN
Yahudiler de aynı şekilde ayrımcılığa tabi tutuluyor.
Afrika’dan gelen Yahudi ile diğer Yahudiler eşit değil.
Diğer ülke Yahudileri de öyle.
ABD veya Avrupa’dan gelen ile Asya’dan gelen
eşit değil.
Yine önce gelen ile sonra gelen eşit değil.
Bu da öylece sürüp gidiyor.
İsrail pasaportunu edinen aileler, Eşit muamele görmedikleri için en ufak bir patırtıda havaalanlarına akın ederek, Avrupa ve ABD’nin yolunu tutuyorlar.
Yani İsrail aslında paramparça…
Ama güç ve refah bu parçalanmışlığı örtüyor.
kerleri gibi tam teçhizatlı.
Her taraftan gelen patlama bağrışlar vs. ekleyin.
Ortaya çıkacak gerilimi düşünün.
,nj͘ĂǀƵƚĂŵŝŝLJĂŶŦŶĚĂŬŝ
DƺƐůƺŵĂŶŵĞnjĂƌůŦŒŦŶŦŶŚĂůŝ
<ƵĚƺƐDĞ͛ŵƵŶͲƵůůĂŚŵĞnjĂƌůŦŒŦ
Netice olarak İSRAİL diye ortada bir devlet yok.
Bir AŞ var. İşler de ‘kazan kazan’ usulü ile yürüyor. Bundan dolayı dünyayı sömüren süper güçler, bu AŞ nin devam etmesi için ellerinden geleni yapıyor.
Maalesef İsrail’e sözde demediğini bırakmayan,
düşman bildiğimiz ülkeler de İsrail ile gizli işbirliği içinde.
Peki,
Bu böyle devam eder mi?
Hayır!..
Filistin’de imanlı şuurlu bir gençlik yetişiyor.
Bölgedeki siyasi liderlerin ayak oyunlarının farkında olan cesur bir gençlik…
Bütün bu oyunların farkında…
Mescid-i Aksa’nın, KUDÜS’ün kurtuluşu yakındır. //
G Ü N DEM
www.212haber.com
15 - 30 KASIM 2014
ú
6/Ç0 âlimi Mehmed Zahid Kotku,
ölümünün 34. yılında Esenler’de anıldı. Esenler Belediyesi Kültür ve
Sosyal İşler Müdürlüğü’nün düzenlediği “Anadolu’yu Mayalayanlar” programında Mehmed Zahid
Kotku’yu Marmara Üniversitesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Yakup Çiçek anlattı. Esenler Belediyesi Dr. Kadir Topbaş Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşen
programa; Esenler Belediye Başkan
Yardımcısı Faruk Aydın, Esenler İlçe
Milli Eğitim Şube Müdürü Feyzullah
Sert ve çok sayıda vatandaş katıldı.
AHLÂKLI TOPLUM
YETİŞTİRDİ
Ölümünün 34. yılında Esenler’de anılan İslâm âlimi Mehmed Zahid Kotku’yu Prof. Dr. Yakup Çiçek anlattı. Çiçek,
“Mehmed Zahid Kotku Hocaefendi mütevazıydı, makamını ve kemâlini büyük bir maharetle gizlerdi” dedi.
anlattıklarını, yumuşak sesini dinlemeyi özledik. Rabbim bu gönül erlerimizden feyz ve ışık almamızı nasip
etsin” dedi. Aydın’ın konuşmasının
ardından Kotku’nun hayatını anlatan sinevizyon gösterimine geçildi.
İslâm âlimi Mehmed Zahid
Kotku’yu anlatan Marmara Üniversitesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim
Üyesi Prof. Dr. Yakup Çiçek hocanın örnek kişiliğini anlatarak, “Hafızası çok kuvvetliydi, konuşması çok
tatlıydı, samimiyetiyle bilinirdi. Mütevazıydı, makamını ve kemâlini büyük bir maharetle gizlerdi. Çok uzun
ve derin düşünürdü” dedi.
HAYRIN DEVAMI İÇİN...
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan
programda Esenler Belediye Başkan
Yardımcısı Faruk Aydın bir selamlama konuşması yaptı. Anadolu’yu
Mayalayanlar programında gönül
erlerini ağırlamaktan gurur duyduklarını belirten Aydın, “Bugün andığımız Mehmed Zahid Kotku Hoca, ahlâkı, ilmi olan bir neslin yetişmesinde büyük önem arz etti. O’nun
10 binlerce ilçe sakiniyle birlikte
AYNI SOFRAYI
PAYLAŞTI
Mehmed Zahid Kotku
‘MAKAMINI
HEP GİZLERDİ’
Mehmed Zahid Kotku
Hocaefendi’nin Allah’a gönülden
imân ettiğini belirten Çiçek, “O, gece
ve sabah ibadetlerine çok önem verir, her gün Kur’an-ı Kerim okurdu.
Çevresine ilim-irşad olarak hizmet
vermesi ve yönlendirici bilgiler öğretmesi önemli bir noktadır. Bunlar,
öldükten sonra hayrın devamını sağlayan şeylerdir” diye konuştu. //
SELAN
BAŞLA İK’TE
YILLIK YAN 121
G
DEVAM ELENEK
EDİYOR
13
Cumhuriyet
Koşusu standına
yıldız yağmuru
Zeytinburnu Belediyesi’nin “7’inci
Cumhuriyet Koşusu” standı hem
vatandaştan hem de ünlü isimlerden büyük ilgi gördü.
=(<7ú1%8518%(/('ú<(6ú’nin gelenekselleşen etkinliği Cumhuriyet Koşusu,
geçtiğimiz ay altıncı kez düzenlendi.
Koşuya 7’den 70’e binlerce vatandaşımız
ve profesyonel sporcu katıldı. Koşuyu
tamamlayan sporculardan 87 yaşındaki
Erdoğan Dulda hem vatandaşların hem
de basının ilgi odağı oldu. Dulda, sporun
yaşla değil azimle alakalı olduğunu tekrar
ispatladı ve Cumhuriyet Koşusu’nun
yüzlerce farklı renginden biri oldu.
Cumhuriyet Koşusu önümüzdeki sene
7’inci kez koşulacak. Her sene, bir önceki
seneden daha fazlasını hedefleyen Zeytinburnu Belediyesi, 7’inci Cumhuriyet
Koşusu için çalışmalara başladı. Sinan Erdem Spor Salonu’nda yapılan “Maraton
ve Expo Fuarı”na Zeytinburnu Belediyesi
de katıldı ve Cumhuriyet Koşusu’nun
tanıtımları yapıldı.
Cumhuriyet Koşusu’na ilgi büyüktü.
Ünlü şarkıcı Hülya Avşar ve son yılların
en popüler isimlerinden Fettah Can da
Zeytinburnu Belediyesi’nin standını
ziyaret etti. Vatandaşların da yoğun
ilgi gösterdiği tanıtımda, Zeytinburnu
Belediyesi’nin standını ziyaret edenler
arasında Spor A.Ş. Genel Müdürü İsmail
Özbayraktar ve Atletizm Federasyonu
Başkanı Fatih Çintimar, İBB Başkan
Vekili Göksel Gümüşdağ ve İBB İştiraklar
Daire Başkanı Cemal Özdemir’de vardı. //
Yaklaşık 121 yıl önce Selanik’te başlayan “Pilav Günü
Geleneği” Bağcılar Mahmutbey Mahallesi’nde sürdürülüyor. Mahmutbey Mahallesi’nde düzenlenen bu yılki
programa katılan İstanbul eski Valisi Hüseyin Avni Mutlu 10 binlerce ilçe sakiniyle birlikte aynı sofrayı paylaştı.
$ø&,/$50$+087%(<
Mahallesi’nde ikamet eden Selanik göçmeni ilçe sakinleri “Pilav Günü
Geleneği”ni bu yıl da sürdürdü. Kazanlarda pişirilen pilav ve etlerden tadan
ilçe sakinleri, Selanik’te başlayan geleneğin 91 yıldır sürdürülmesinden dolayı memnun olduklarını ifade ettiler.
Mahmutbey Selanikliler Yardımlaşma
ve Dayanışma Derneği tarafından organize edilen Pilav Günü’nde tam anlamıyla ağız tadı ziyafet vardı. Programa katılan İstanbul eski Valisi Hüseyin Avni Mutlu, “Pilav gününe Bağcılar Kaymakamı ve İstanbul Valisi olduğum dönemlerde de mutlaka katılıyordum. Selanik’ten gelerek ilçemize yerleşen Bağcılarlı kardeşlerimle aynı sofrayı paylaşmaktan dolayı mutluyum.”
şeklinde konuştu. Bağcılar Kaymakamı Erdal Çakır da her yıl Mahmutbey-
lilerle birlikte anlamlı bir geleneği sürdürmenin huzurunu yaşadığını ifade
etti. Mahmutbey Mahallesi’nde her yıl
Kasım ayının ikinci haftası Perşembe
gününün Pilav Günü olarak kutlandığını ifade eden Bağcılar Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Şirin ise belediye olarak katkıda bulunmanın huzurunu yaşadıklarını ifade etti. AK Parti İlçe Başkanı İsmet Öztürk de 121 yıl
önce Yunanistan’da başlayan ve 91 yıldır Bağcılar’da yaşatılan Pilav Günü
Geleneği’nin önemine vurgu yaptı. Öztürk, “Böyle günlerde birlik ve beraberlik duyguları gelişiyor. Geçmişimizde yaşayan hatıralarımızı gelecek nesillere aktarıyoruz.” şeklinde konuştu. İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz’ın yanı sıra 10 bine yakın ilçe
sakininin katıldığı programda davetlileri Selanikliler Sosyal ve Yardımlaşma
Derneği Başkanı Fuat Sarp ağırladı.
60 BİNE YAKIN İLÇE SAKİNİ KATILDI
WŝůĂǀ'ƺŶƺƉƌŽŐƌĂŵŦŶĚĂƂŒůĞŶĂŵĂnjŦŶŦ
ŵƺƚĞĂŬŝƉŵĞǀůŝƚŽŬƵƚƵůĚƵ͘ƌĚŦŶĚĂŶĚĂǀĞƚůŝůĞƌĞϮƚŽŶƉŝƌŝŶĕƉŝůĂǀŦŶŦŶLJĂŶŦŶĚĂ
ϭϮϬŬŽLJƵŶǀĞŬĞĕŝŝůĞϭƚŽŶĚĂŶĂĞƟƉŝƔŝƌŝůĞƌĞŬŝŬƌĂŵĞĚŝůĚŝ͘WŝůĂǀŝůĞŬĂǀƵƌŵĂĞƩĞŶ
ŽůƵƔĂŶŵĞŶƺĚĞŶƚĂĚĂŶŝůĕĞƐĂŬŝŶůĞƌŝĂƚĂůĂƌŦŶŦŶzƵŶĂŶŝƐƚĂŶ͛ĚĂďĂƔůĂƴŬůĂƌŦŐĞůĞŶĞŒŝŶŝůĕĞůĞƌŝŶĚĞLJĂƔĂŵĂƐŦŶĚĂŶĚŽůĂLJŦŵƵƚůƵůƵŬĚƵLJĚƵŬůĂƌŦŶŦďĞůŝƌƫůĞƌͬͬ͘
Enderun Okulları yeniden açılıyor
Tarihin bilinen ilk üstün yetenekliler okulu olan Enderun, günümüz eğitim
şartlarına uygun olarak yeniden açılıyor. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi bünyesinde eğitim verecek olan okulun açılışı yapıldı.
7$5ú+ú1bilinen ilk üstün
yetenekliler okulu olan
Enderun, günümüz eğitim
şartlarına uygun olarak
yeniden açılıyor. Fatih Sultan
Mehmet Vakıf Üniversitesi
bünyesinde eğitim verecek
olan okulun açılışı yapıldı.
“Çocuklar ve Gençler Mali
Destek Programı” kapsamında İstanbul Kalkınma Ajansı
destekli “Enderun Çocuk
Üniversitesi Projesi”nin, Fatih
Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Topkapı Yerleşkesi’nde
açılışı gerçekleştirildi.
Programa, Zeytinburnu Kaymakamı Ali Taşkın Balaban,
Zeytinburnu Belediye Başkanı
Murat Aydın, Fatih Sultan
Mehmet Vakıf Üniversitesi
Rektörü Prof. Dr. Musa Duman, İstanbul İl Milli Eğitim
Müdürü Dr. Muammer Yıldız,
Medeniyetler İttifakı Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Recep
Şentürk ve Proje Yönetim
Merkezi Müdürü Ali Kurt
katıldı.
Fatih Sultan Mehmet Vakıf
Üniversitesi koordinatörlüğünde ve Zeytinburnu
Kaymakamlığı, Zeytinburnu
Belediyesi, Uluslararası Enderun Bilim ve Eğitim Derneği
ortaklığında gerçekleştirilen
Enderun Çocuk Üniversitesi
Projesi kapsamında Zeytinburnu ilçesindeki okullarda
öğrenim gören üstün zekalı
200 öğrenci kişilik, zeka ve
üretkenlik testleri uygulanarak tespit edilecek. Tespit
edilen öğrenciler oryantasyon
programlarına tabi tutulacak
ve daha sonra kendileri için
proje kapsamında belirlenen bilim, fen, teknoloji,
kültür, tarih, medeniyet, dil,
sanat gibi alanlarda ücretsiz
olarak uygulamalı özel eğitim
programlarına tabi tutulacak.
Okula dönüştürülme çalışma-
larının devam ettiği ve sınıfların yaklaşık 10 kişi olduğu
Enderun Çocuk Üniversitesi
Projesi, Anadolu yakasındaki
taleplere de cevap vermeyi
hedefliyor.
Açılışta konuşan Başkan Murat Aydın, “Benim gençliğimde 600 bin öğrencinin 40 bini
üniversiteye giriyordu. Bugün
ise liseden mezun olan her öğrenci üniversiteye girme şansına sahip. Eskiden bir kişinin
mezun olduktan sonra başka
bir alanda eğitimine devam
etmesi de çok olası değilken
şimdilerde ben ikinci okulumu okuyorum. 1985 yılında
İstanbul Üniversitesi İşletme
Fakültesi’ni bitirdim. Şimdi ise
İstanbul Üniversitesi Açık ve
Uzaktan Eğitim Fakültesi’nde
Tarih bölümü 1. sınıf öğrencisiyim. 55 yaşında olmama
rağmen istediğim okulda ve
bölümde okuyorum” dedi. //
M BAŞAKŞEHİR
MHP
İLÇE
BAŞKANLIĞI
İ
KONGRE İLANI
zƂŶĞƟŵŬƵƌƵůƵŵƵnjĐĂĂůŦŶŵŦƔ
ŽůĂŶŬĂƌĂƌŐĞƌĞŒŝŶĐĞ7ůĕĞ
dĞƔŬŝůĂƨKůĂŒĂŶ<ŽŶŐƌĞƐŝ
06 /12 / 2014 Cumartesi
ŐƺŶƺƐĂĂƚ10.00͛ĚĂ
ƐŬŽŽƉ^ĂŶ͘^ŝƚ͘7K^͘ϯϰϯϬϲ
ĂƔĂŬƔĞŚŝƌͲ7ƐƚĂŶďƵů
ĂĚƌĞƐŝŶĚĞĂƔĂŒŦĚĂŬŝ
ŐƺŶĚĞŵůĞƚŽƉůĂŶĂĐĂŬƨƌ͘7ůŬ
ƚŽƉůĂŶƨĚĂLJĞƚĞƌůŝĕŽŒƵŶůƵŒƵŶ
ƐĂŒůĂŶĂŵĂŵĂƐŦŚĂůŝŶĚĞŝŬŝŶĐŝ
ƚŽƉůĂŶƨĂLJŶŦŐƺŶǀĞĂĚƌĞƐƚĞ
ƐĂĂƚϭϮ͘ϬϬ͛ĚĂĂLJŶŦŐƺŶĚĞŵůĞ
ĕŽŒƵŶůƵŬĂƌĂŶŵĂŬƐŦnjŦŶ
LJĂƉŦůĂĐĂŬƨƌ͘
ϮϴϮϬ^ĂLJŦůŦ^ŝLJĂƐŝWĂƌƟůĞƌ
<ĂŶƵŶƵŶϮϭ͘DĂĚĚĞƐŝƵLJĂƌŦŶĐĂ
ŐĞƌĞŒŝŶŝďŝůŐŝůĞƌŝŶŝnjĞƐƵŶĂƌŦŵ͘
D,Wb<b,7Z7>b<E/
Celaleddin AYKOL
GÜNDEM
1-zŽŬůĂŵĂǀĞĂĕŦůŦƔ
2-^ĂLJŐŦĚƵƌƵƔƵǀĞ7ƐƟŬůĂů
DĂƌƔŦ͛ŶŦŶŽŬƵŶŵĂƐŦ
3-<ŽŶŐƌĞďĂƔŬĂŶůŦŬ
ĚŝǀĂŶŦ͛ŶŦŶƐĞĕŝŵŝ
4-&ĂĂůŝLJĞƚƌĂƉŽƌƵŶƵŶ
ŽŬƵŶŵĂƐŦǀĞŝďƌĂƐŦ
5-DĂůŝƌĂƉŽƌƵŶ
ŽŬƵŶŵĂƐŦǀĞŝďƌĂƐŦ
6-^ŝLJĂƐŝŬŽŶƵƔŵĂůĂƌ
7-^ĞĕŝŵůĞƌ
ϴͳŝůĞŬǀĞƚĞŵĞŶŶŝůĞƌ
9-<ĂƉĂŶŦƔ
14
ŞE H İ R
15 - 30 KASIM 2014
www.212haber.com
DAR ALANDA
butik dönüşüm
Dar alanlarda butik
tarzda kentsel dönüşüm
startı, 2 bin 500 metrekarelik 6 binanın yıkımı ile Bayrampaşa’da
verildi. Bayrampaşa
Belediye Başkanı Atila
Aydıner, iş makinesi
ile yıkımı bizzat kendi
gerçekleştirdi.
S
^ĂĂĚĞƚWĂƌƟƐŝĂŒĐŦůĂƌŝůĕĞŬŽŶŐƌĞƐŝLJĂƉŦůĚŦ
BELEDİYE
BAŞKANI
YIKTI
Saadet Partisi Bağcılar İlçe Başkanlığı 5. Olağan Kongresi’ni Töre
Düğün Salonu’nda yaptı. Partililerin büyük ilgi gösterdiği kongrede
delegelerin tamamının oyunu
alan Şakir Şahin, Saadet Partisi
Bağcılar İlçe Başkanı seçildi.
POR ALANLARINDA, sanayide ve yeşil alanlarda kentsel dönüşümü başlatan
Bayrampaşa Belediyesi ilçedeki dar alanlarda belirlediği merkezleri kamulaştırarak kentsel dönüşümü hızlandırmaya başladı. Bayrampaşa Altıntepsi
Mahallesi’nde başlatılan kentsel dönüşüm projesi kapsamında geniş kullanım alanları elde edilecek. Yıkım törenine katılan Bayrampaşa Belediye Başkanı Atila Aydıner, iş makinesi ile yıkımı bizzat kendisi gerçekleştirirdi.
İlçede otopark sorunu olduğunu belirten Başkan Aydıner, “Otopark konusunda sıkıntı çektiğimiz bir
Bayrampaşa’da 500 metrekarelik bir
yeşil alanı bin 500 metrekareye çıkarıyoruz. Yeşil alanı büyütüyoruz. Altına da devasa 3 katlı otopark yapıyoruz.
Bu otoparkın altına ve üzerine yıllardır halkımızın kullandığı çay bahçesi
yine yapıyoruz. Altıntepsi Spor Kulübü’müze burada bir mekan vereceğiz”
diye konuştu.
Aydıner, otoparkın ortalama 400’ün üzerinde kapasiteli bir otopark olacağını söyledi.
‘Muhafazakâr
kesim güç
zehirlenmesine
uğradı’
“Yıka yıka Bayrampaşa’yı
modern bir kent haline getireceğiz” diyen Başkan Aydıner, “25 bölgede otopark yapıyoruz. Ortalama 1 yıl içinde tamamlanacak” dedi.
KAMULAŞTIRMA
YOLUYLA OTOPARK
VE YEŞİL ALANLAR
Vatan Mahallesi ve eski cezaevi alanını kentsel dönüşüme ayıran Bayrampaşa Belediyesi, ilçedeki dar alanları kamulaştırma yoluy-
la modern çözümler üreterek yer altına katlı otoparklar ve üzerine çok kullanımlı yeşil alanları kazandırmaya başladı.
2 bin 500 metrekare alanı kapsayan 6 binayı kamulaştırarak startı verecek olan Bayrampaşa Belediyesi,
15 bin metrekareyi bulan bir
kamulaştırma ile ilçenin dar
yerlerinde vatandaşların nefes alabileceği yeşil alanlar
ve olası bir depremde sığınabileceği otoparkları kazandırmış olacak. //
6$$'(73$57ú6ú Bağcılar İlçe Başkanlığı 5. Olağan Kongresi’ni Töre Düğün
Salonu’nda yaptı. Partililerin büyük ilgi
gösterdiği kongrede delegelerin tamamının oyunu alan Şakir Şahin, Saadet
Partisi Bağcılar İlçe Başkanı seçildi.
Şakir Şahin, “Hep beraber görüyoruz,
hep beraber izliyoruz, hep beraber
yaşıyoruz ki hem ülke olarak hem bölge
olarak ve Bağcılar’da yaşayanlar olarak
geleceğe dair umutların azaldığı, endişelerin çoğaldığı, çok karışık, çok kritik
ve çok hassas bir dönemden geçiyoruz.
Özellikle İslam alemi olarak bütün
orta doğunun karıştırıldığı, ülkelerin
tarumar edildiği, bölgelerin altının
üstüne getirildiği ve insanlarımızın
bilinç altının işgal edildiği bir dönemden geçiyoruz. Siyonizm’in tabiri caizse
göstere göstere adım, adım ve en acısı
bu bölgenin insanlarını kullana kullana
hedefine ilerlediği bir dönemden
geçiyoruz. Ve bütün bunların yanında,
insanların canını kurtarabilmek için,
yaşayabilmek için, karınlarını doyurabilmek için, memleketlerinden hızla
göç ettikleri bir dönemden geçiyoruz”
şeklinde konuştu.
Şahin, “Muhafazakâr kesimin ölçü
kayması yaşadığı, güç zehirlenmesine
uğradığı ötekileştirme ve dünyevileştirme hastalığının yaşandığı bir dönemden geçiyoruz” dedi. //
Gözyaşları içinde oğullarının dönmesini bekliyorlar
Zeytinburnu͛ŶĚĂŽƚƵƌĂŶϭϱLJĂƔŦŶdaki Medet Aktan’dan 6 gündür
ŚĂďĞƌĂůŦŶĂŵŦLJŽƌ͘ŽĐƵŬůĂƌŦŶŦŶ
ŬĂĕƨŒŦLJĂĚĂŬĂĕŦƌŦůĚŦŒŦLJƂŶƺŶĚĞŚŝĕďŝƌďŝůŐŝLJĞƐĂŚŝƉŽůŵĂLJĂŶ
DĂƌĚŝŶůŝŬƚĂŶ͛ŦŶĂŶŶĞǀĞďĂďĂƐŦ͕
ŐƂnjLJĂƔůĂƌŦŝĕĞƌŝƐŝŶĚĞĞǀůĂƚůĂƌŦŶĚĂŶŚĂďĞƌďĞŬůŝLJŽƌ͘ŬƚĂŶ͛ŦŶƐŽŶ
ŐƂƌƺŶƚƺƐƺ͕ĐĂĚĚĞĚĞLJƺƌƺƌŬĞŶ
ŐƺǀĞŶůŝŬŬĂŵĞƌĂƐŦŶĂLJĂŶƐŦĚŦ͘
DĞĚĞƚ͛ŝŶĚĂŚĂƂŶĐĞĞǀĚĞŶŚŝĕ
ĂLJƌŦůŵĂĚŦŒŦŶĂĚŝŬŬĂƚĕĞŬĞŶĂďĂ
,ƺƐĞLJŝŶŬƚĂŶ͕͞KŒůƵŵƐĂĂƚϭϮ͛ĚĞ
ĞǀĚĞŶĕŦŬƨ͘ŽůĂƔŦƉ͕ŐĞůĞĐĞŒŝŵ
ĚĞĚŝ͘,ŝĕďŝƌƐŽƌƵŶƵLJŽŬƚƵ͘7Ɣ
ŬŽŶƵƐƵŶĚĂĚĂŝLJŝďŝƌŝLJĚŝ͘7ƐƚĞŬůŝǀĞ
ĂnjŝŵůŝLJĚŝ͘͟ĚŝLJĞŬŽŶƵƔƚƵ͘DĞĚĞƚ͛ŝŶ
LJƺƌƺĚƺŒƺŐƺnjĞƌŐĂŚƺnjĞƌŝŶĚĞŬŝ
ĕŽŬƐĂLJŦĚĂŐƺǀĞŶůŝŬŬĂŵĞƌĂƐŦŶŦ
ŝŶĐĞůĞĚŝŒŝŶŝĚŝůĞŐĞƟƌĞŶĂďĂ
ŬƚĂŶ͕͞ĚůŝLJĞŶŝŶƂŶƺŶĞŬĂĚĂƌ
ŐŝƚŵŝƔ͘ŝƌŬĂĕŬŝůŽŵĞƚƌĞŐƺǀĞŶůŝŬ
ŬĂŵĞƌĂůĂƌŦŶŦŝŶĐĞůĞĚŝŬ͘WŽůŝƐĞĚĞ
ŐŝƫŬ͘WŽůŝƐďŝnjĞ͚EĂƐŦůŽůĂďŝůŝƌ͍͛
ĚŝLJĞƐŽƌĚƵ͘ĂƚĞŶďŝůƐĞŬ͕ƉŽůŝƐĞ
ŐŝƚŵĞnjĚŝŬ͘^ĂŒŵŦ͕Ƃůƺŵƺ͍ďŝůŵĞŬ
ŝƐƟLJŽƌƵnj͘͟ŝĨĂĚĞůĞƌŝŶŝŬƵůůĂŶĚŦ͘
7ŶĐĞůĞĚŝŬůĞƌŝŐƺǀĞŶůŝŬŬĂŵĞƌĂ
ŐƂƌƺŶƚƺůĞƌŝŶĚĞDĞĚĞƚ͛ŝŶLJĂŶŦŶĚĂ
ŬŝŵƐĞďƵůƵŶŵĂĚŦŒŦŶŦŝĨĂĚĞĞĚĞŶ
ŵĐĂZŦĚǀĂŶŬƚĂŶŝƐĞ͕͞zĞŒĞŶŝŵŝ
ϱϴ͘ƵůǀĂƌ͛ĂŬĂĚĂƌƚĂŬŝƉĞƫŬ͘^ŽŶ
ŐƂƌƺŶƚƺƐƺŶĚĞƐĂŶŬŝďŝƌŝƐŝŶŝďĞŬůŝLJŽƌŵƵƔŐŝďŝLJĚŝ͘KƌĂĚĂŶŝƟďĂƌĞŶ
ŽŶƵŬĂLJďĞƫŬ͘<ĞŶĚŝƐŝŶŝŶŬƂƚƺ
ĂůŦƔŬĂŶůŦŒŦLJŽŬƚƵ͘EĞĚĞƐĞŵLJĂůĂŶ
ŽůƵƌ͘hĨĂŬďŝƌƔƺƉŚĞŵŽůƐĂLJĚŦ͕ŐĞƌĞŬĞŶLJĂƉŦůŦƌĚŦĂŵĂŚŝĕďŝƌƔƺƉŚĞŵŝnjLJŽŬ͘͟ƔĞŬůŝŶĚĞŬŽŶƵƔƚƵͬͬ͘
Balkan Şampiyonası’nda ikinci oldu
Suriyelileri
ısıtacak yardım
Boğaziçi Yönetim AŞ’nin başlattığı ‘Suriyeli Kardeşlerimizi
İçin El Ele’ yardım kampanyası kapsamında, aralarında
palto, kaban, pantolon, kazak, bot gibi ihtiyaç malzemelerinin bulunduğu 500 bin parça giysi toplandı.
ú67$1%8/%h<h.û(+ú5%(/('ú<(6ú (İBB) iştiraklerinden
Boğaziçi Yönetim AŞ’nin başlattığı
“Suriyeli Kardeşlerimizi İçin El Ele”
yardım kampanyası kapsamında,
aralarında palto, kaban, pantolon,
kazak, bot gibi ihtiyaç malzemelerinin bulunduğu 500 bin parça giysi
toplandı.
Boğaziçi Yönetim AŞ Genel Müdürü İlhan Kartal, acının devam
ettiği Suriye’de Türkiye’ye gelenlere
devletin gerekli yardımı yaptığını ancak kendilerinin de böyle
bir kampanya düzenlendiklerini
söyledi.
Kampanyayı 75 bin konuta hizmet
verdikleri İstanbul’da 1 Ekim’de
başlattıklarını dile getiren Kartal,
“Duyuruyu yaptığımızdan beri
kampanyaya yoğun ilgi oluştu. Biz
bile inanamadık. Soğuk kış günleri
geliyor. Kaban, mont, palto, takım
elbise, bot gibi giysiler toplandı.
Sayı şu anda yüz binleri aştı. 500
bin parçaya, yani yarım milyona
ulaştı” dedi. Kartal, Suriyeliler için
kampanyayı son sürat devam ettirdiklerini kaydederek, vatandaşların
sitelerde veya belirlenen noktalarda
teslim ettikleri kıyafetleri alarak
depolarına getirdiklerini aktardı.
Kıyafetlerin depolarda görevlilerce
tek tek katlanarak ve poşetlenerek
tasnif edildiğini ve kutulandığını
anlatan Kartal, ihtiyacı olanlara
ulaştırılması için verilen kıyafetler
arasında akla gelmeyecek şeylerin
de olduğunu ifade etti.
Kartal, “Gelen eşyalar arasında
çocuk bezi ve bebek arabası da çok.
Kıyafetlerin çoğu yeni veya çok az
kullanılmış. Bazı vatandaşlar çocuğuna yeni aldığı bebek arabasını,
kabanı getirip teslim etmiş bize.
Türk insanının bu duyarlılığı takdire şayan. Yani bizim yaptığımız
bu işe kampanya da demememiz
lazım. İnancımız gereği yapılması
gereken şey. Bu bir hizmet” diye
konuştu. //
SLOVENYA’nın Maribor şehrinde
10-12 Ekim tarihlerinde düzenlenen 16. Balkan Taekwondo
Şampiyonası’na 11 ülkeden 487
sporcu katıldı. Şampiyonada 64
sporcu ile temsil edilen Türkiye,
41 madalya ile önemli bir başarı
elde etti. Bağcılarlı taekwondocu Sena Nur Ertürk, Balkan
Şampiyonası’nda ikinci oldu. Türkiye, şampiyonayı 10 altın, 14 gümüş
ve 17 bronz madalya ile tamamladı.
Türkiye, yıldızlar kategorisinde
takım halinde şampiyonluğa ulaştı.
Büyükler kategorisine ise bir alt kategori olan ümit sporcularla katılan
Türkiye, burada da takım halinde
ikinci sırayı almayı başardı.
HEDEFİM BİRİNCİ
OLMAK
Bağcılar Belediye Spor Kulübü,
Taekwondo Takımı sporcularından
Senanur Ertürk, şampiyonaya çok
iyi hazırlandıklarını belirterek,
“Hocamız Kenan Çil bizi çok
yönlü olarak eğitti. Marmaris’teki Yıldızlar Türkiye Taekwondo
Şampiyonası’nda birinci olarak
Milli Takıma girmeyi hak ettim.
Şampiyonada 3 rakibimi yenerek
finale kaldım. Finalde Sırbistanlı rakibime 9-8 yenilerek ikinci
oldum. Çok mutluyum. İnşallah
hedefim önümüzdeki şampiyonalarda birinci olarak ülkemi temsil
edeceğim” dedi. //
Sİ YA SE T
www.212haber.com
15 - 30 KASIM 2014
15
MAZLUMUN
YANINDA OLMAK,
Allah’ın bize yüklediği misyondur
20. ve 21. dönem Fazilet Partisi Giresun Milletvekili Turan Alçelik, “Dünyada başı dara düşmüş kim varsa, onun elinden dün
atalarımız bugün de biz tutuyoruz. Kıyamete kadar da inşallah bu vasfımız devam eder; çünkü mazlumun yanında olmak,
onun elinden tutmak Allahü Teala’nın bize yüklediği misyondur.
Bu inancımızın bize emrettiği bir görev. Bunun Türkiye’ye bugünkü zorlukları yanında güzel katkıları olacak.” diye konuştu.
T
h5.ú<( son günlerde gelişen olaylarla adeta birlik ve beraberlik sınavı verdi. IŞİD’in
Kobaniye saldırmasının ardından 6-7
Ekim’de HDP’nin çağrısıyla yurt genelinde
çıkan olaylarda 2 polis şehit edildi, 33 kişi
hayatını kaybetti, 135 polis yaralandı, 531
polis aracı, 631 sivil araç yakıldı. Bunun
yanı sıra bankalar ve ATM’ler tahrip edildi, Kızılay’a ait araçlar ateşe verildi, 214’ü
okul olmak üzere, aralarında Kur’an Kursları, müzeler, kütüphaneler de bulunan
bin 122 bina kullanılamaz hale geldi. Kobani’deki IŞİD saldırılarını protesto edenler, Kurban bayramında Türkiye’yi savaş alanına çevirdi, kurban eti dağıtan gencecik
insanları feci şekilde katletti.
Konuyla ilgili olarak röportaj gerçekleştirdiğimiz 20. ve 21. dönem Fazilet Partisi Giresun Milletvekili Turan
Alçelik, Türkiye’de özellikle Doğu ve
Güneydoğu’da son bir aydır yaşananlara dikkat çekti. Çelik, “Son bir ay içinde olan Doğu ve Güneydoğu’daki olaylara baktığımızda bin 500’e yakın ev, okul, dükkan yakıldı, yıkıldı. İnsanlar öldü ama bunun ne ekonomide ciddi etkisi oldu ne de
toplum açısından bir kırılganlığa yol açtı.
Çok büyük bir olay ama toplum bu sıkıntıyı biz yapmadık dedi. Yapanı hep beraber bulmaya çalıştılar. Bundan dolayı Türkiye 1 Kasım’da hiçbir olumsuzluk yaşamadı; çünkü kamu vicdanı yanlışa dur dedi.” şeklinde konuştu.
Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu
genel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’nin son bir yılına baktığımızda
17 Aralık sürecinden bu tarafa çok zorlu bir süreç yaşadığımız kesin; ancak bütün bu zorluklara rağmen, güncelde dar açıdan sadece olay olarak baktığınızda sıkıntı gözükse de ben bütün bu gelişmeleri Türkiye’nin geleceği açısından olumlu buluyorum. Bir an düşünülebilir; yakılmış, yıkılmış, birtakım ciddi problemler
yaşanmış olduğu halde bu böyle mi diye.
Bir mecelle kuralı vardır: “Def-i mefasid,
celb-i menafiden evladır.” (Zararı yok etmek, fayda sağlamaktan önce gelir.) Nasıl
ki bir kuşun uçması için iki kanat gereki-
yorsa, olayların değerlendirilmesinde önce yanlışlıkların, kötülüklerin, bozuklukların giderilmesi, arkadan iyiliklerin yapılması lazım.
masıdır; çünkü eğer siz milletle bütünleşebilirseniz, olay ne olursa olsun, kamu vicdanı sizinle bir olduğu zaman üstesinden
gelemeyeceğiniz problem yok.
Türkiye’de sadece son bir yılı değerlendirirsek, yaşanan birçok sıkıntılı olaya rağmen, olayların perde arkasında olup biten görülmeye başlandı. Bu Türkiye’nin lehinedir. Olayları sadece Türkiye’yle sınırlı
olmaksızın, uluslararası boyutuyla görmemize vesile olduğu için de anlamlıdır. Eğer
biz 77 milyon olarak bunları bilirsek, hemen Hz. Hamza’nın “Gördüğüm düşmandan korkmam.” cümlesi hatırımıza gelmeli. Biz de eğer düşmanımızı bilirsek, yanlışı görürsek, ondan korkmaya gerek yok.
Onu bir şekilde bertaraf edersiniz; çünkü bu milletin böyle bir vasfı var. Bu millet yanlışta hiçbir zaman ittifak etmemiştir. Hep doğruda, güzelde, olumlu şeylerde
tek yumruk olabilmiş, orda karar kılabilmiş. Dolayısıyla ben milletin bu olup biteni gördüğü her noktada gelişmelerin Türkiye lehine olacağına inanıyorum ve inşallah bu da oluyor.
HÜDA PAR ve HDP’nin çatışmasını
ve aynı zamanda HDP’nin sokağa çıkma
çağrısını nasıl yorumluyorsunuz?
Kurumsal olarak baktığınız zaman iki grup da bunu istemediğini dillendiriyor. Zaten oradaki kurban dağıtan masum çocukların öldürülmesi insanlık adına kabul edilebilir değil. Bunu hangi vicdan, hangi insanım diyen kişi kabul edebilir ki? İşte o kararı veren elin bugün kırılması gerekiyor. Onun için Doğu ve Güneydoğu’daki insanlar 1 Kasım’a müsaade etmedi. Meselenin bir Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) veya Halkların Demokratik Partisi (HDP) meselesi olmadığı ortaya
çıktı. İç ve dış uzantılarıyla bu ülkeyi karıştırmak isteyen birtakım mekanizmanın
engellenmesi olduğunu gördü oradaki insanlar. HDP’ye oy veren de HÜDA PAR’a
oy veren de bunu gördü. Bu tür oyunların
azaldığı, olsa bile kamu vicdanı tarafından tamamen mahkum edildiği bir sürece
doğru ilerlediğimizi düşünüyorum. Daha
önce toplum psikolojisiyle bir kişi bir şey
dediği zaman bin kişi arkasından gidiyordu, ne yaptığını bilmediği birtakım olayların içinde bulunabiliyordu ama bugün bu
olmadı. Örneğin Gezi olayları uluslararası bir organizasyondu ama bu ülkede başarıya ulaşamadı. Çevreye duyarlı bir heyetsiniz ve çevreyi koruma adına bir mücadele başlatıyorsunuz ama Başbakanla görüşmenizde talepleriniz; 3. Havaalanı yapılmasın, 3. köprü yıkılsın, vs. Demek ki başka bir şey var. Allah’ın izniyle her geçen
gün bu ülkenin daha da gelişerek ilerleyeceğini ümit ediyorum. Burda da üzerimize
düşen ne görev varsa yapmak, her şeyden
önce vatandaşlık borcumuz.
Son bir ay içinde olan Doğu ve Güneydoğu’daki olaylara baktığımızda 2 bin 500’e
yakın ev, okul, dükkan yakıldı, yıkıldı. İnsanlar öldü ama bunun ne ekonomide ciddi etkisi oldu ne de toplum açısından bir
kırılganlığa yol açtı. Çok büyük bir olay ama toplum bu sıkıntıyı biz yapmadık dedi. Yapanı hep beraber bulmaya çalıştılar.
Bundan dolayı Türkiye 1 Kasım’da hiçbir
olumsuzluk yaşamadı; çünkü kamu vicdanı yanlışa dur dedi. Eğer bundan 12 yıl
önce olmuş olsaydı çok farklı olurdu ki
ben 28 Şubat sürecini mecliste yaşamış biriyim. Biz bilmediğimiz birtakım insanların, ne idüğü belirsiz ajanların hesabını
verdik. Bir şeyler yaptılar, faturayı da bize
kestiler; ama o zaman faturayı gönderen
eli biz tespit edememiştik. Şimdi o yanlışı yapanlar görülür hale geldi. Tabi yönetimin bunda mutlaka önemli bir iradesi var; fakat daha da önemlisi devlet erkinin uyum içinde çalışması. Bu son derece
önemli. Hepsinden daha da önemlisi, devletin milletle bütünleşme çabasının yansı-
MAKRO BAKIŞLARA
İHTİYACIMIZ VAR
Hükümet stratejik bir hata içinde mi?
Son bir yıldır Türkiye’de mesele hükümet
HACER
ER TÜRKEL
selesi olmaktan çıkmış artık bir devmeselesi
let meselesi haline gelmiştir. Onun için
li Güvenlik Kurulu’nda birtakım yeMilli
tratejik kararlar alındı. Bugün Türkini stratejik
çerisindeki uygulamalar; Milli Güvenye içerisindeki
lik Kurulu’nun, STK’ların ve devlet erkini
lanan kuruluşların da aynı yönde birkullanan
ım kararların içinde oldukları; onun ötakım
nde de toptan bir kararla beraber yütesinde
or. Suriye meselesinde Peşmerge’nin ve
rüyor.
gür Suriye Ordusu’nun Kobani’ye
Özgür
mesinde sonuçta hepgeçmesinde
evletin bir işleyişi nitesi devletin
ne büründü. İşin içinliğine
de başta MİT olmak üzestihbaratın, hükümere istihbaratın,
tin, devlet bürokrasisinin ve STK’ların olduğu bir Türkiye meselealine geldi. Dolayısi haline
sıylaa ben konuyu artık
kiye’de bir hükümet
Türkiye’
selesi olarak görmeselesi
yorum. Hükümet
müyorum.
di görev alanı içekendi
nde yapılması gerisinde
eni yapıyor. Strarekeni
k olarak baktığıtejik
zda sürecin anlaşımızda
mayan noktaları olamayan
liyor. Gayet tabi.
labiliyor.
erli bilgiye sahip
Yeterli
mayanlar birtaolmayanlar
m yanlış kanaatlekım
re de varabilir. Ben
ecin izlenmesi,
sürecin
msuzluk varsa
olumsuzluk
kul bir dille dümakul
ilme yönünde
zeltilme
tirilmesi veya
eleştirilmesi
yol göstermek geiyorsa yol gösrekiyorsa
lmesi ama birterilmesi
ım ülkeyi katakım
ırma hevesinde
rıştırma
nlara da malzeolanlara
me oluşturulmaması
sı gerektiğine inıyorum. Maknanıyorum.
ro bakışlara ihtiyacımız
mız var.
MİLLET, 1 KASIM’DA GEREKEN CEVABI VERDİ
Hükümetin Suriye ve Ortadoğu politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
İnşallah Türkiye’nin lehine olur. 1
buçuk milyon insanı kendi ülkesinde bu kadar içtenlikle, hayır duygusuyla kabul edebilecek Avrupa, Amerika, Rusya ve Uzakdoğu dâhil
dünyada belki başka bir ülke yoktur. Onlar olayı sadece maddi bir
bakış açısıyla görüyorlar. Ne olacağı
da belli değil. Bunlar ülke olarak bize birtakım zorluklar yaşatabilirler.
Yüz binlerce insanı misafir etmek
kolay değil. Tarihimiz de bunun örnekleriyle dolu. Dünyada başı dara düşmüş kim varsa, onun elinden
dün atalarımız bugün de biz tutuyoruz. Kıyamete kadar da inşallah bu vasfımız devam eder; çünkü
mazlumun yanında olmak, onun elinden tutmak Allahü Teala’nın bize
yüklediği misyondur. Bu inancımızın bize emrettiği bir görev. Bunun
Türkiye’ye bugünkü zorlukları yanında güzel katkıları olacak. Sizin
misafir ettiğiniz, evinizi açtığınız
insan artık sizdendir, sizin dostunuzdur. Yarın evine dönerse orada
sizin bir öz kardeşiniz, kendi vatandaşınız kadar size yakın bir kimlik
olarak var olacak. Artık oradan size
hiçbir şekilde kötülük gelmez.
Artık mesele Ortadoğu politikası
olmaktan çıktı. Mesele Türkiye’nin
İslam dünyasındaki komşularının
nezdindeki konumu noktasına geldi. O bakımdan Türkiye önce kendi ayakları üstünde duracak; maddi, manevi, fiziki, teknolojik vb.
kendine yeterli hale gelecek. Şu anda ona için çabalıyor. Bunlar olduktan sonra Türkiye’nin konumu çok
farklı olacak inşallah.
Size göre IŞİD’in Kobani’ye saldırmasının arkasında ne var? Neden Kobani?
Önce Amerika ve Avrupa’nın neden bu kadar Kobani’ye yöneldiğine bakmak lazım. IŞİD kendince elbette ki arkasında düşman olsun istemez. Arkasını sağlama almak ister. Kobani de son kale. Orayı alırsa, ayrı bir devlet olduğu için, Türkiye’den bir zarar gelmeyeceğini biliyor. İçerden de bir tehlike yok. IŞİD için bu anlaşılır. Peki, Amerika’ya, HDP’ye ne oluyor?
Kaldı ki Suriye’nin topraklarındaki bir mesele Türkiye’yi niye doğrudan ilgilendirsin? Orası Türkiye’nin
yönetiminde değil ki. Gireyim, düzelteyim diyenlere CHP de HDP de
hayır dedi mecliste. Türkiye, silahlı kuvvetleriyle savaş içine girmiş a-
damlara eliyle silah verecek, al burası sizin olsun diyecek. Böyle bir
saçmalık olmaz. Sanki Türkiye hiçbir şey düşünemiyor. Birileri kendilerince orada Kobani eyaleti kuracak. Türkiye buna müsaade eder
mi? Türkiye bu oyunu gördüğü için
şu anda oyunu bozuyor. Kobani’nin
asıl perde arkasındaki sıkıntısı odur. Birileri bunu bahane edip, acaba orada kendimize bir üs kurabilir
miyiz hesabı yaptılar; fakat Türkiye
bu oyuna asla müsaade etmez.
MİLLET 1 KASIM’DA
GEREKEN CEVABI VERDİ
Çözüm süreci akamete mi
uğradı?
Ben Türkiye’de bundan sonra başta Doğu ve Güneydoğu olmak üzere, insanların, artık yeniden eski günlere döndürecek bir şeye müsaade edeceklerini düşünmüyorum.
İşin sahibi artık o bölgedeki insanımızdır. Onlar sahip çıktıkça da hiç
kimse bu süreci olumsuz yöne çeviremez. En son yakma-yıkma olayında, kendi zihinlerinde bu olayı provoke etmek isteyenlere karşı millet 1 Kasım’da gereken cevabı
verdi. Olay budur.
İNANAN İNSANLAR OLDUKÇA, GÖNÜLLERDEKİ TUTKAL SİLİNEMEZ
ŝnjŝŵƚƵƚŬĂůŦŵŦnjŽůĂŶƺŵŵĞƚ
ďŝůŝŶĐŝŐŝĚĞƌĞŬLJŽŬŵƵŽůƵLJŽƌ͍
,ĂLJŦƌ͕ďĞŶŬĞƐŝŶůŝŬůĞƂLJůĞĚƺƔƺŶŵƺLJŽƌƵŵ͘7ƐůĂŵĚƺŶLJĂƐŦĚĂƌŵĂĚĂŒŦŶŦŬďŝƌLJĂƉŦĚĂĂŵĂ
ďƺƚƺŶďƵĚĂŒŦŶŦŬůŦŒŦŶĂƌĂŒŵĞŶ͕
dƺƌŬŝLJĞ͛ŶŝŶŬĞŶĚŝĂLJĂŬůĂƌŦƺnjĞƌŝŶĚĞĚƵƌƵƉ͕ŵĂnjůƵŵƵŶĞůŝŶĚĞŶ
ŚĞƌŶŽŬƚĂĚĂƚƵƚĂĐĂŒŦŐƺŶŐĞůĚŝŒŝĂŶ͕ŽƚƵƚŬĂůŚŝĕďŝƌnjĂŵĂŶŐƂƌĞǀŝŶŝďŦƌĂŬŵĂnj͖ĕƺŶŬƺŝŶĂŶĂŶ
ŝŶƐĂŶůĂƌǀĂƌŽůĚƵŬĕĂ͕ŐƂŶƺůůĞƌĚĞŬŝƚƵƚŬĂůŚŝĕďŝƌnjĂŵĂŶŬŝŵƐĞ
ƚĂƌĂķŶĚĂŶƐŝůŝŶĞŵĞnj͘ŽŬŝLJŝŵ-
ƐĞƌďŝƌƚĂďůŽĕŝnjĞŶ͕ŽůĂLJĂƐĂĚĞĐĞŽůƵŵůƵLJƂŶĚĞŶďĂŬĂŶďŝƌŝŶƐĂŶŐƂƌƺŶƚƺƐƺŶĚĞĚĞŽůŵĂŬŝƐƚĞŵĞŵ͖ĂŶĐĂŬŝLJŝŶŝLJĞƚĂƐŦůŽůĚƵŒƵŝĕŝŶďƵƔĞŬŝůĚĞƉĂLJůĂƔŦLJŽƌƵŵ͘ƵƐƂLJůĞĚŝŬůĞƌŝŵŝŶŚĞƉƐŝ
ƐŽŶĚĞƌĞĐĞĐŝĚĚŝŽůĂƌĂŬ͕ĂůƚLJĂƉŦƐŦĚŽůĚƵƌƵůŵƵƔƚĞĚďŝƌůĞƌŝLJůĞďĞƌĂďĞƌĂŶůĂŵŝĨĂĚĞĞĚŝLJŽƌ͘
ϮϬϭϱŐĞŶĞůƐĞĕŝŵůĞƌŝŐĞůŝLJŽƌ͘
<WĂƌƟǀĞĚŝŒĞƌƉĂƌƟůĞƌĂĕŦƐŦŶĚĂŶďƵƚĂďůŽLJƵŶĂƐŦůŽŬƵLJŽƌƐƵŶƵnj͍
dƺƌŬŝLJĞ͛ĚĞƌĂĚŝŬĂůĚĞŒŝƔŝŵůĞƌŝŶ
ŽůĂĐĂŒŦŐƂnjƺŬŵƺLJŽƌ͘<WĂƌƟŝŬƟĚĂƌŦ͕dĂLJLJŝƉƌĚŽŒĂŶ͛ŦŶƵŵŚƵƌďĂƔŬĂŶŦŽůŵĂƐŦŶĚĂŶƐŽŶƌĂŬĞŶĚŝŶŝŶĞĚƺnjĞLJĚĞŐĞůŝƔƟƌĞďŝůĞĐĞŬ͕ŽĚĂďƵƐƺƌĞĐŝŶƐŽŶƵŶĚĂŽƌƚĂLJĂĕŦŬĂĐĂŬ͘DƵŚĂůĞĨĞƟŶ
ƚĂďůŽƐƵŽƌƚĂĚĂ͘,WĚĞĂŶĂŵƵŚĂůĞĨĞƚĂŵĂĂƌƨŬƂLJůĞďŝƌŶŽŬƚĂLJĂŐĞůĚŝŬŝŬĞŶĚŝŝĕĞƌŝƐŝŶĚĞĂŶĂŵƵŚĂůĞĨĞƚŐƂƌĞǀŝŶŝLJĂƉŵĂĚŦŒŦĚŽůĂLJŦƐŦLJůĂŝƐƟĨĂĞĚĞŶǀĞLJĂ
ĚŝƐŝƉůŝŶĞǀĞƌŝůĞŶŝŶƐĂŶůĂƌǀĂƌŬŝ
ďƵŶůĂƌĮŬŝƌĂĚĂŵůĂƌŦ͘ĞŶϮϬϭϱ
ƐĞĕŝŵůĞƌŝŶŝŶdƺƌŬŝLJĞ͛LJŝŝŶƔĂůůĂŚ
ĚĂŚĂŽůƵŵůƵLJƂŶĞƚĂƔŦLJĂĐĂŒŦŶŦ
ƺŵŝƚĞĚŝLJŽƌƵŵ͘
'ĞĕƟŒŝŵŝnjŐƺŶůĞƌĚĞLJĞŶŝďŝƌ
ƉĂƌƟŬƵƌƵůĚƵ͘KLJƐĂďŝnjϲͲϳLJŦů
ƂŶĐĞ͕͚ĞŒĞƌĐĞŵĂĂƚƐŝLJĂƐĞƟŶŝĕŝŶĚĞďƵŬĂĚĂƌĂŬƟĨŽůŵĂŬŝƐƟLJŽƌƐĂŬĞŶĚŝƉĂƌƟƐŝŶŝŬƵƌƐƵŶ͛ĚĞŵŝƔƟŬ͘KnjĂŵĂŶďƵƐƂnjƺŵƺnjŽ
ŐƺŶŬƺLJĂƉŦLJŦďĂLJĂƌĂŚĂƚƐŦnjĞƚŵŝƔƟ͘KƐƺƌĞĕŝĕĞƌŝƐŝŶĚĞƐĂŶŬŝ
ĚĞƔŝĨƌĞŽůŵƵƔůĂƌŐŝďŝďŝƌƚĞůĂƔŝĕĞƌŝƐŝŶĚĞďŝnjĞŐĞůŵŝƔůĞƌĚŝ͘ŝnj
ƂLJůĞĚƺƔƺŶŵƺLJŽƌƵnj͕ďƵŝƔŝƐŽŒƵƚĂůŦŵĮůĂŶŐŝďŝƔĞLJůĞƌƐƂLJůĞĚŝůĞƌ͘zĂŶŝďŝƌLJĂŬĂůĂŶŵŦƔůŦŬƉƐŝŬŽůŽũŝƐŝŚĂŬŝŵĚŝ͘ŝnjŝŵϲͲϳLJŦůƂŶĐĞĚĞĚŝŒŝŵŝnjŝŽnjĂŵĂŶLJĂƉƐĂůĂƌĚŦďŝƌŵĞƐĂĨĞĂůŦƌůĂƌĚŦ͘ŒĞƌƐŝnj
ŵĞƔƌƵŵĂŶĂĚĂLJĞƚŬŝŝƐƟLJŽƌƐĂŶŦnjĞĚĞƌŝŶŝnjŝŽLJůĂƌŐƂƐƚĞƌŝLJŽƌ͘^ŝLJĂƐĞƚLJĂƉŵĂŬŵĞƔƌƵĚƵƌ͘DĞƔƌƵŽůĂƌĂŬďƵŵŝůůĞƩĞŶLJĞƚŬŝŝƐƚĞŵĞŬϳϳŵŝůLJŽŶƵŶŚĂŬŬŦĚŦƌĂŵĂ
ŽLJĞƚŬŝLJŝďĂƔŬĂŬĂŶĂůĚĂŶĂůŦƉĚĂ
ŵŝůůĞƟŶĂůĞLJŚŝŶĞŬƵůůĂŶŵĂLJĂ
ŬŝŵƐĞŬĂůŬŵĂƐŦŶͬͬ͘
16
15 - 30 KASIM 2014
G Ü N DEM
www.212haber.com
Küçükçekmece’de Korkut
Bahçelievler’de Türkoğlu
A
2015 seçimlerine gitmeden önce kongreleri tamamlama kararını aldıklarını, bu nedenle bugünün önemli olduğunu vurgulayan Başbakanımız
Davutoğlu, kendisinin de bizzat katıldığı ilk kongrenin Küçükçekmece kongresi olduğunu belirterek konuşmasına
şöyle devam etti: “Küçükçekmece büyük bir farkla alınırsa
İstanbul’un da Türkiye’nin de
büyük farkla kazanılacaktır. Bize bu tuzaklar kurulurken, bütün bu hesaplar yapılırken bize gelen mesajlar vardı dünyanın her yerinden. Somali’den,
Arakan’dan, Sudan’dan,
Bosna’dan, Üsküp’ten her yerden. Söylenen şey şuydu; ‘Eskiden başımız sıkıştığında müracaat edeceğimiz Türkiyemiz
vardı.’ Tedirginlikle soruyorlardı. ‘Acaba Türkiye’ye bir şey olursa biz ne yaparız?’ diyorlardı. Biz de onlara diyorduk ki;
‘Merak etmeyin, kim ne tuzak
kurarsa kursun, Türkiye’ye bir
şey olmayacak. Türkiye’nin yeKongrelerde bir konuşma ya- rinin altı da sağlamdır bu nedenlerle yerin üstü de toprapan Başbakan Ahmet Dağın üstü de sağlamdır AK Parvutoğlu, Küçükçekmece’nin
740 bin nüfusla İstanbul’un i- ti kadrolarıyla. AK Parti kadroları, böylesine dinç, böylesikinci büyük ilçesi olduğune dinamik, böylesine kararlıynu ifade ederek, ilçenin ayrıca Türkiye’nin her köşesinden, ken Türkiye’ye kimse tuzak kuEvlad-ı Fatihan olarak Balkan- ramaz’ diyorduk. Hamdolsun
lardan ve içerideki bölgelerden tuzaklar bozuldu ve AK Parti
kadroları Türkiye’nin geleceğigelen güçlü bir nüfusa sahip
ne damgasını vurdu.”
bulunduğunu belirtti.
.3$57úKüçükmece ve Bahçelievler İlçe Kongreleri Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. Divan Başkanlığını Genel Merkez
Mali ve İdari İşler Başkanı ve
İstanbul Milletvekili Nurettin
Nebati’nin yaptığı kongrelerde
Küçükçekmece’de mevcut İlçe
Başkanı Av.Mustafa Korkut güven tazelerken, Bahçelievler’de
ise Dr. Hakan Bahadır’dan başkanlığı alan Av. Zülküf Türkoğlu seçilerek AK Parti Bahçelievler ilçe başkanlığını sağlamlaştırdı. AK Parti Bahçelievler İlçe Kongresi’nde Mustafa Açıkgöz’ün liste çıkarması ise heyecanı artırdı. Ancak Divan Başkanı Nureddin Nebati, ikinci listeyi sunan Mustafa
Açıkgöz’ün listesini kabul etmedi. Başvurunun zamanında
yapılmadığı gerekçesiyle listesi
seçime giremeyen Mustafa Açıkgöz hukuki yollarda haklarını arayacaklarını söyleyerek
tepki gösterdi.
$.3$57ú
ú
5
(
/
(
5
*
.21
YAPILDI
Zülküf Türkoğlu
AK Parti Küçükmece ve Bahçelievler İlçe Kongreleri, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi.
Divan Başkanlığını Genel Merkez Mali ve İdari İşler Başkanı ve İstanbul Milletvekilimiz Nurettin Nebati’nin yaptığı kongrelerde Küçükçekmece İlçe Başkanı Av.Mustafa Korkut güven tazelerken, Bahçelievler’de ise Dr. Hakan
Bahadır’dan başkanlığı alan Av. Zülküf Türkoğlu seçilerek AK Parti Bahçelievler ilçe başkanlığını sağlamlaştırdı.
BÜYÜKLÜĞÜMÜZÜ
MUHAFAZA EDECEĞİZ
ĂŚĕĞůŝĞǀůĞƌƚĞƔŬŝůĂƨŶĂƚĞƔĞŬŬƺƌĞĚĞŶ<WĂƌƟ7ůĕĞĂƔŬĂŶŦ
ǀ͘ƺůŬƺĨdƺƌŬŽŒůƵ͕͞ŝƌůŝŬďĞƌĂďĞƌůŝŬƚĞŶĂƐůĂƚĂǀŝnjǀĞƌŵĞLJĞĐĞŒŝnj͘ŝƌĂďƵďƺLJƺŬĂŝůĞŶŝŶƚĞŵĞůŝŶŝďŝƌůŝŬǀĞďĞƌĂďĞƌůŝŒŝŶŽůĚƵŒƵŶƵďŝůŝLJŽƌƵnj͘<ŝŶ͕ďĞŶĐŝůůŝŬ͕ƂĨŬĞǀĞĂLJƌŦƔƨƌŵĂĚĂŶƵnjĂŬďŝƌŚĂůĚĞďƵŬƂƚƺůƺŬůĞƌŝŶďŝƌnjĞƌƌĞƐŝŶŝ
ďŝůĞƚĂƔŦŵĂĚĂŶLJŽůLJƺƌƺLJŽƌƵnj͘ƐĂƐƚƵƩƵŒƵŵƵnjŝƐĞƉĂLJůĂƔŵĂŬƨƌ͕ƐĞǀŐŝĚŝƌ͕ƐĂLJŐŦĚŦƌ͕ŝŶĂŶŵĂŬƨƌŚŝnjŵĞƚĞƚŵĞĂƔŬŦĚŦƌǀĞnjĂĨĞƌĞŬŝůŝƚůĞŶŵĞŬƟƌ͘ŝnjŚĞƉLJĂŶLJĂŶĂŽŵƵnjŽŵƵnjĂǀĞƐŦƌƚƐŦƌƚĂLJŦnj͘
<WĂƌƟĂŝůĞƐŝŶŝŶnjĂĨĞƌůĞƌŝŶŝŶƚĞŵĞůŝĚĞďƵĚƵƌ͘ƵŶĚĂŶƐŽŶƌĂĚĂ
ĂŚĕĞůŝĞǀůĞƌ͛ĚĞŬŝƚĞŵĞůĂŵĂĐŦŵŦnjďƵďƺLJƺŬĂŝůĞŵŝnjŝŵƵŚĂĨĂnjĂĞƚŵĞŬǀĞƂnjĞůůŝŬůĞŐĞŶĕŬĂƌĚĞƔůĞƌŝŵŝnjŝĂŝůĞŵŝnjĞŬĂƚĂƌĂŬĂŝůĞŵŝnjŝďƺLJƺƚŵĞŬƟƌ͘ŝƌĂďŝnjŝŵ
ŬŝŵƐĞLJŝŬĂLJďĞƚŵĞŬŐŝďŝďŝƌůƺŬƐƺŵƺnjLJŽŬƚƵƌďƵŶƵŶŝĕŝŶďƺƚƺŶ
ƚĞƔŬŝůĂƚŵĞŶƐƵƉůĂƌŦŵŦnjůĂďŝƌůŝŬƚĞ
ŚĂƌĞŬĞƚĞĚŝƉŝƐƟƔĂƌĞŬĂƉŦůĂƌŦŵŦnj
ĂƌĚŦŶĂŬĂĚĂƌĂĕŦŬŽůĚƵŒƵŶƵƂnjĞůůŝŬůĞŝĨĂĚĞĞĚŝLJŽƌƵnj͟ĚĞĚŝͬͬ͘
EMLAK
www.212haber.com
İnanlar İnşaat’a
1 büyük ödül ve
2 finalist ödülü
%8<,/ú/.ú'h=(1/(1(1
Türkiye’nin önde gelen
gayrimenkul kuruluş ve
projelerinin katılımı ile
şimdiden Türkiye’nin
“Gayrimenkul Oscar’ları” olmaya aday Sign
of The City Awards’da,
İnanlar’a 1 Büyük Ödül
ve 2 Finalist Ödülü
geldi. 2012 yılında,
dünyada gayrimenkul sektörünün en
prestijli ödüllerinden
International Property
Awards’da Avrupa’nın
ve Türkiye’nin “En İyi
Dönüşüm Projesi” ödülünü kazanan Terrace
Feri, Sign of The City
Awards’da da “En iyi
Dönüşüm Projesi Büyük
Ödülü”nü kazandı. Sign
of The City ödüllerinde
başvurduğu üç kategoride de birçok proje arasından sıyrılarak finale
kalan İnanlar projeleri,
yılın en iyileri arasında
yerlerini aldı.
International Property
Awards 2012’de “Çok
Katlı Konut Kategorisinde Türkiye Tavsiye
Ödülü”nü kazanan Terrace Tema, Sign of The
City Awards’da da “En
İyi Çok Katlı Konut” kategorisinde finalist oldu.
İnanlar’ın çok yakında
yapımına başlayacağı en
yeni projesi Terrace EvOfis ise “En İyi Konsept
Mimari” kategorisinde
daha lansmanına başlanmadan finalist olma
başarısını yakaladı. //
7h5.ú<(’nin en büyük
ve master planlı ilk özel
sektör gayrimenkul
projesi Tema İstanbul,
bünyesinde barındırdığı
birçok ‘ilk’ ve ‘en’ ile
olduğu kadar, getirdiği
yenilikler ve eşsiz tasarımları ile de fark yaratmaya devam ediyor.
Gerek farklı ve estetik
yapısı, gerekse işlevselliği ile öne çıkan Yazgan
Tasarım Mimarlık imzalı Tema İstanbul Satış
Ofisi / Showroom ve
Peyzaj Düzenlemesi de,
kısa sürede Türkiye’nin
sembol yapıları arasına
girdi.
Yazgan Tasarım
Mimarlık, “Tema
İstanbul Showroom
Peyzaj Düzenlemesi”
projesi ile Avrupa’nın
en prestijli gayrimenkul
ödüllerinden biri olan
“International Property
Awards”da ödüle layık
görüldü. Tema İstanbul Satış Ofisi Peyzaj
Düzenlemesi, “International Property Awards
– Uluslararası Gayrimenkul Ödülleri”nin,
“Ticari Yapılar İçin
Peyzaj Tasarımı”
kategorisinde, finaldeki rakiplerini geride
bırakarak, 5 yıldız ile
“Highly Commended”
ödülünü aldı. Tema
İSTANBUL Satış Ofisi
Peyzaj Düzenlemesi ile
kazanılan prestijli ödülü, 14 Ekim’de Londra’da
düzenlenen törenle gerçekleşen törende Yazgan
Tasarım Mimarlık
kurucu ortakları Kerem
Yazgan ve Begüm Yazgan birlikte aldılar.
Mega karma projenin
özelliklerine dikkat
çeken Tema İstanbul
Genel Müdürü Mesut
Arslan, “Tema İSTANBUL Satış Ofisi
/ Showroom ve Peyzaj Düzenlemesi’nin
International Property
Awards gibi uluslararası
arenadaki en prestijli
değerlendirmelerinden
birinde ödül alması,
aslında bizler için çok
şaşırtıcı olmamakla
birlikte, gurur ve onur
duyduğumuz bir gelişme oldu” dedi. //
Başakşehir’de
sadece 1 konut riskli
Çevre ve Şehircilik Bakanlığıncaa yürütülen
yü
ürüt
ütü
tülen
üle
leen kentkent
keenttsel dönüşüm çalışmalarında en fazla
faazl
zla
la riskli
ris
iskkli
li binabina
binanın Kadıköy’de olduğu belirlendi.
di.i. İs
d
İst
İstanbul’
sta
taanb
nb
bul’
b
ul’
ull’’d
daa dö
döönüşüme en ilgisiz kalan ilçe ise Başakşehir
Başakşşeh
hir
ir oldu
oldu.
o
ld
ldu
du.
u.
Ç
(95(9(û(+ú5&ú/ú.%$.$1/,ø,1&$ yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarında en fazla riskli bina,
İstanbul’un Kadıköy ilçesinde tespit edildi. Bakanlıktan edinilen bilgiye göre, kentsel dönüşüm kapsamında vatandaşların başvurusuyla ülke genelinde şimdiye kadar yaklaşık 175 bin konut ve iş yerinin riskli olduğu belirlendi. Riskli binaların yaklaşık üçte ikisi,
İstanbul’da tespit edildi. Risk tespiti yapılan 101 bin 728’i konut ve
14 bin 445’i iş yeri olmak üzere 116
bin 173 bağımsız birim, İstanbul’da
bulunuyor.
Yapılan çalışmalara göre,
İstanbul’da riskli konut ve iş yeri tespitinde Kadıköy başı çekiyor.
Kadıköy’de 20 bin 406’sı konut, bin
889’u iş yeri olmak üzere 22 bin
295 birimin risk altında olduğu belirlenirken, bu ilçeyi 7 bin 606 birimle Maltepe, 7 bin 152 birimle Esenyurt takip ediyor.
İstanbul’da dönüşüme en ilgisiz kalan ilçe ise Başakşehir oldu. Bu ilçede sadece bir konutta risk tespiti yaptırıldı. Başakşehir’i 7 bağımsız birimle Adalar ve 30 birimle Şile izledi.
HANGİ İLÇEDE NE KADAR BİNA RİSK ALTINDA
İstanbul’un ilçelerinde tespit edilen riskli bağımsız birim sayıları şöyle; “Kadıköy 22 bin 295,
Maltepe 7 bin 606, Esenmeköy 2 bin
yurt 7 bin 152, Ümraniye 5
796,
Şişli 2 bin
bin 875, Küçükçekmece
782,
Sultangazi
2
5 bin 812, Kağıthane 5
bin
601,
Bayrambin 740, Bahçelievler
paşa 2 bin 551, Pen5 bin 538, Kartal 5
dik
2 bin 439, Zeytinbin 23, Bağcılar 4
burnu
2 bin 386, Ataşebin 347, Eyüp 4
hir
2
bin
307, Gaziosmanbin 132, Esenpaşa bin 830, Fatih bin 527,
ler 3 bin 438,
Avcılar bin 502, Beylikdüzü
Üsküdar 3
bin
403, Beşiktaş bin 226, Bebin 267, Bayoğlu
bin 212, Güngören bin 90,
kırköy 3 bin
Tuzla 991, Arnavutköy 289, Büyük189, Sançekmece 243, Sarıyer 194, Silivri 146,
caktepe 3
Çatalca
47, Beykoz 44, Sultanbeyli 41,
bin 74, ÇekŞile 30, Adalar 7, Başakşehir 1” //
Avrupa Konutları’nın ‘Kale’si satışta
$9583$.2187/$5,
markalı konut projeleriyle, kalite ve güvenin
markası haline gelen
Artaş Grubu, son projesi
Avrupa Konutları Kale ile
sektördeki yatırımlarına
ara vermeden devam ediyor. İstanbul’un en merkezi noktası Topkapı’da,
E5 Otoyolu’nun bitişiğinde konumlandırılan
Avrupa Konutları Kale,
konut alıcıları tarafından
uzun zamandır merakla bekleniyordu. Kale
Endüstri Holding’in
Topkapı’daki en değerli
arsası üzerinde, Artaş
Grubu imzasıyla yükselen, Avrupa Konutları
Kale 650 milyon TL’lik
yatırımla hayata geçiriliyor. “Her Şeyin Başladığı
Nokta” sloganıyla lanse
edilen proje, 599 daire, 30
mağaza ve 52 ofis ile inşa
edildiği bölgenin merkezini oluşturacak.37 bin
metrekare arsa üzerinde
konumlandırılan Avrupa
Konutları Kale, konut
bloklarına 88 bin 700
metrekare, ticari alanlara
ise 21 bin 300 metrekare
ayrıldı. Fitness merkezi, sauna, buhar odası,
Türk Hamamı, 2 kapalı
yüzme havuz ve açık spor
alanları ile konutlara
ait 1.350 araçlık kapalı
otoparka sahip projede,
bölgenin tüm ihtiyaçlarına yanıt verecek 30 adet
cadde üzeri mağaza da
yer alıyor.
Her zevke hitap edecek
şekilde tasarlanan daireler, 1+1, 2+1, 3+1 ve 4+1
seçenekleriyle alıcı buluyor. Dairelerin büyüklükleri ise 77 metrekare ile
210 metrekare arasında
değişiyor.
5.200 TALEP
TOPLADIK
Avrupa Konutları Kale
projesine gelen talepten
Bulvar İstanbul’un kreş ve otel
alanı konuta dönüştürüldü!
(0/$..2187*<2
tarafından Başakşehir
Ayazma bölgesinde
projelendirilen, Özülke
- Özkar ortaklığında
hayata geçirilen Bulvar
İstanbul projesinde
ilginç bir olay yaşandı.
Buna göre projedeki
yoğun satış nedeniyle
Bulvar İstanbul’daki otel
ve kreş olarak belirlenen
blokların konuta dönüştürülmesine karar verildi. Habertürk’te yer alan
habere göre, ruhsatlarda
yapılan tadilatlar sonucunda projedeki konut
sayıları artış gösterdi.
Geçen eylül ayında 807
satış ve 343 milyon lira
ile Emlak Konut’un
en fazla konut satılan
projesi olan Bulvar
İstanbul’daki kreş ve otel
blokları konuta çevrilince, proje kapsamındaki
939 adet olan konut
sayısı 1104 adede çıktı.
Bununla birlikte 2 adet
olan ticari ünite sayısı
11 adet, 775 adet olan
toplam bağımsız bölüm
sayısı ise 1115 oldu.
2016 yılında teslim edilecek projede yer alan
dairelerin fiyatları 365
bin liradan başlıyor. //
17
En riskli binalar
Kadıköy’de,
EN RİSKLİ BİNALAR
KADIKÖY’DE
Tema İstanbul’a
5 yıldızlı ödül
15 - 30 KASIM 2014
memnun olduklarını
belirten Artaş Grubu
Yönetim Kurulu Başkanı
Süleyman Çetinsaya; “Avrupa Konutları Kale projemizi merakla bekleyen
bir kitle vardı. 599 daireden oluşan projemizin ön
talep döneminde 5.200
talep topladık. Gelen talepten ve projeye yapılan
yorumlardan memnunuz.
Lansman dönemine özel
olarak metrekare satış
fiyatlarımızı ortalama 7
bin TL olarak belirledik.
Bu projemizle İstanbul’un
en merkezi noktalarından
Topkapı’da şehre, insanımıza değer kazandıran
bir proje geliştirmeyi
amaçladık. Bu anlamda
da projemizin az katlı yapısı ve estetik mimarisini
de bu şekilde şekillendirdik. Projemizde inşa
çalışmalarımıza başladık.
Şuan 18 ay olan teslim
tarihimizi 16 aya çekmek
için de olabildiğince hızlı
ilerliyoruz.” dedi. //
ƌƚĂƔ
'ƌƵďƵ͛ŶƵŶƵnjƵŶ
njĂŵĂŶĚŦƌŵĞƌĂŬůĂ
ďĞŬůĞŶĞŶƉƌŽũĞƐŝ
ǀƌƵƉĂ
<ŽŶƵƚůĂƌŦ<ĂůĞ
ůĂŶƐĞĞĚŝůĚŝ͘
Yine rekor, yeni rekor!
2+1 dairelerin tamamının
tükendiği Makro ile Akyapı
ortaklığında inşa edilen Park
Mavera projesinde 3+1 ve 4+1
evlerin bahçeli konutlarında son
satışlar sürüyor.
672 konut ve 338 ticari birimden meydana gelen Park
Mavera, Başakşehir Yeni Merkez
sınırları içerisinde yer alan tek
konut projesi olarak göze çarpıyor. İstanbul’un son dönemde
gelişen yıldızı Başakşehir’de inşa
edilen projenin yanı başında
hastane, metro, Botanik Park
gibi birçok seçenek sunuluyor.
Projede 182 metrekare brüt,
135 metrekare net alana sahip
3+1 bahçeli konutların fiyatları
705 bin liradan başlıyor. 197
metrekare brüt, 148 metrekare
net alana sahip olan 4+1 bahçeli
konutların ise fiyatları 976 bin
liradan başlıyor. Ancak bahçe
kullanımı istemeyen konut
alıcıları için alanın KDV’si
çıkarılıyor ve konut fiyatı 830
bin liraya kadar geriliyor. 2017
yılının Nisan ayında tamamlanması beklenen Başakşehir Park
Mavera projesinde arsa büyüklüğü 53 bin 86 metrekare olarak
belirlendi. 229 bin 241 metrekarelik dev inşaat alanına sahip
olan Park Mavera Evleri’nde
otopark, yüzme havuzu, fitness
center, güvenlik, çocuk oyun
alanları gibi birçok seçenek bir
arada sunuluyor. //
18
G Ü N DEM
15 - 30 KASIM 2014
www.212haber.com
Yeryüzünde mülteci olmak
tuvallerden yansıyacak
Dünyanın dört bir yanında ırk, din, dil ayırmadan mültecilerin
derdine derman olan Yeryüzü Doktorları, mülteciliğe ve mültecilerin zor yaşam koşullarına dikkat çekmek amacıyla “Yeryüzünde Mülteci Olmak” konulu bir resim yarışması başlattı.
U
LUSLARARASI sağlık alanında çalışmalar yapan; Suriye’de,
Irak’ta, Orta Afrika’da ve dünyanın dört bir yanında ırk,
din, dil ayırmadan mültecilerin derdine derman olan Yeryüzü Doktorları, mülteciliğe
ve mültecilerin zor yaşam koşullarına dikkat çekmek amacıyla “Yeryüzünde Mülteci Olmak” konulu bir resim yarışması başlattı. Yeryüzü Doktorları, yediden yetmişe eli kalem ve fırça tutan herkesi tuvallerinin, kâğıtlarının, şövalelerinin başına davet ediyor.
Dereceye girenler için hazırlanan ödüllerin duyurulmadığını, asıl amacın dikkat çek-
mek ve farkındalık oluşturmak olduğunu belirten Yeryüzü Doktorları, yarışma için
toplanan resimlerin mülteciler yararına düzenlenecek bir
organizasyonda da sergileneceğini ifade etti.
Yeryüzü Doktorları değerlerine uygun tüm resimler kabul edilip değerlendirmeye alınacak. Yarışmada herhangi bir yaş sınırı yok. 7’den 70’e
herkesin katılabildiği yarışmada malzeme ve teknik sınırı bulunmuyor. Yarışmacılar
istedikleri malzemeyi ve tekniği kullanabiliyor. Yarışmaya katılacak resimlerin dijital
halleri en geç 21 Kasım Cu-
ma gününe, fiziksel halleri ise
en geç 24 Kasım pazartesi gününe kadar Yeryüzü Doktorlarına ulaştırılması gerekiyor.
Resimlerin sosyal medya ve
daha sonra yapılacak sergilerde yayınlama hakkı Yeryüzü
Doktorlarına ait olacak. Ancak çalışmalar 3. kişi veya kuruluşlarla paylaşılmayacak.
Dijital resimler için adres:
[email protected]
Kargo veya elden teslimat için
adres: Merkezefendi Mh. Dere
Sk. Bina No: 10 Ek Bina No: 1
34015 (Yenikapı Mevlevihanesi yanı) Zeytinburnu – İstanbul – TÜRKİYE //
Zekeriya Özbek yeniden başkan!
&$+ú7=$5ú)2ø/8 İlkokulu 20142015 eğitim öğretim yılı Okul
Aile Birliği seçimi yapıldı. Konferans salonunda düzenlenen genel
kurul toplantısına öğrenci velileri
büyük ilgi gösterdi. Saygı duruşu
ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla
başlayan genel kurul toplantısı
Zekeriya Özberk’in konuşmasıyla
devam etti. Firdevs Kelekçi’nin başkanlığında süren toplantıda yönetim
kurulu üyelerinden Adnan Bahçe
2013-2014 eğitim öğretim yılına ait
harcamaları ve bütçeyi ibra etti. İbra
edilen harcamalar ve bütçenin onay-
lanmasının ardından 2014-2015
eğitim yılında yeniden görev almak
isteyen eski ve yeni üyelerin kendilerini genel kurula takdim etmelerine
geçildi. Adaylar tek tek kendini tanıttıktan sonra sıra oylamaya geldi.
Yapılan oylama sonucunda; Zekeriya Özberk yeniden Okul Aile Birliği
yönetim kurulu başkanlığına seçilirken, Gül Çelik,Adnan Bahçe,Vicdan
Paşalıoğlu ve Esma Erdem yönetim
kurulu asil üyeliğe hak kazandı. Bir
kez daha başkanlığa seçilen Zekeriya
Özberk’in tebrikleri kabul etmesinin
ardından seçim sona erdi. //
&$+ú7
8
=$5ú)2ø/ 8/
2.
ú/.2.8/8 úøú
$ú/(%ú5/
6(dú0ú
YAPILDI
www.212haber.com
G Ü N DEM
15 - 30 KASIM 2014
Sosyal projelere
ağırlık vereceğiz
A
HACER TÜRKEL
9583$%ú5/úøú Uyum Yasaları çerçevesinde belediyelerle belediye sınırları içerisinde yaşayan insanların yönetim sürecini birlikte götürmelerini temin etmek
maksadıyla oluşturulmuş bir kurum Kent
Konseyi. Başakşehir’de 2011’de kurulan
ve geçtiğimiz günlerde yeni başkanlık seçimi yapılan Kent Konseyi’nin başına bu
dönem Zeki Ertürk getirildi. Sokaktaki
vatandaşa ‘Kent Konseyi nedir, ne işe yarar’ diye sorduğumuzda aldığımız cevap
koskocaman bir ‘bilmiyorum’ oluyor. Peki, nedir Kent Konseyi? Ne işe yarar?
Kent konseyi yönetmeliğinin aslında işe yaramayan bir yönetmelik olduğunu ve
dostlar alışverişte görsün kabilinden oluşturulmuş bir yapı olduğunu belirten Zeki
Ertürk, Kent Konseyi’nin tanımını kısaca
şöyle ifade ediyor: “Kent Konseyi, Mahalli İdareler Kanunu’nda yerini bulmuş bir
konu. 2006 yılında İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanmış bir Kent Konseyi yönetmeliği var. Aslında bu yönetmelik işe yaramayan bir yönetmelik. Dostlar alışverişte görsün kabilinden oluşturulmuş
bir şey. İşlevsiz, anlamsız ama resmi bir
kurum. Üstelik meşruiyetini yasal mevzuattan alan bir kurum.”
Bütün il ve ilçe belediyelerinin Kent Konseylerini kurmak durumunda olduklarını söyleyen Zeki Ertürk, “Kent Konseyi, ilçede faal olan STK, üniversiteler, noterler, kamu yöneticileri; milli eğitim müdürü, emniyet müdürü, müftü vs. herkesin kendini orada bulacağı bir yapı. Esasında baktığımızda güzel bir yapı; çünkü
bütün sosyal katmanlar orada temsil edilebiliyor; fakat Türkiye’nin toplumsal dokusuna ve tarihi geçmişine uymuyor. Belediye mevzuatı yeri açısından da eğreti duruyor; çünkü belediye meclisleri var.
Kent Konseyi ne kararlara katılabiliyor,
ne müeyyidesi ne de bütçesi var. Beledi-
Başakşehir’de 2011’de kurulan ve
geçtiğimiz günlerde yeni yönetimi
oluşan Kent Konseyi’nin başkanlığına bu dönem Zeki Ertürk seçildi.
Ertürk, Kent konseyi yönetmeliğinin aslında işe yaramayan bir yönetmelik olduğunu ve dostlar alışverişte görsün kabilinden oluşturulmuş
bir yapı olduğunu söylüyor.
yumlu olsun. Burası kavga gürültü yeri
değil, gönüllü kuruluşu. Gönüllü kuruluşunda kavga olmaz. Herkes işini bırakıp
Allah rızası için gelmiş buraya. Burada
pasta yok. Bir gönüllü kuruluşunda kavga gürültü etmeyecek insanların bir araya gelmesi önemli. Herkes fikrini söyler,
sonra oylama yapılır ve çıkan karar ardına düşülür. Ahbap çavuş yeri değil burası, tarafgirlik olmaz. Boş dedikoduları üstümüze almayız.” sözlerine yer veriyor.
ye başkanı isterse bütçesi oluyor. Kararlarının hayata geçirilmesi belediye meclisinin kabulüne tabi. Belediye meclisi kabul
etmezse karar alamıyor. Yasal olarak belediyeler Kent Konseylerini kurmak zorunda olduğu için Başakşehir belediyesi de
kurmuştur. Biz de bu kervanda bu şekilde
yer almış oluyoruz.” diyor.
Ertürk, “Kent Konseyleri yönetmeliğinde yönetenle yönetilenin yönetim sürecine birlikte katılımını ifade eden yönetişim diye bir tabir var. Diyelim ki belediye bir yerle ilgili imar kararı veriyorsa Kent Konseyi’nin bu konuda görüşünün yansımış olması gerekiyor. Böyle bir
şeyin olması mümkün değil; çünkü Kent
Konseyi’nin böyle bir şeyle ilgisi, fikri,
bütçesi yok; ancak belediye meclisine teklif edebilir ki belediye meclisi zaten bu
konuyu görüşüyor.” şeklinde konuşuyor.
KENT KONSEYİ MEVZUATTA
BELEDİYEYE RAKİP AMA…
“Hukukta fuzuli vekalet diye bir tabir
vardır. Kent Konseyi burada biraz üstüne lazım olmayan işe bulaştırılmak isteniyor.” sözlerine yer veren Zeki Ertürk şunları kaydediyor: “Zaten ilgili konular belediye meclisinde görüşülüyor. Biz belediye meclisine daha ne götüreceğiz? Kent
Konseyi, mevzuata bakarsanız yeri geliyor belediyeye rakip, yeri geliyor belediyeyi denetleyen, yeri geliyor belediyeye ortak ama bu ortaklığın, rakipliğin,
tamamlayıcılığın vs. gerekli kıldığı hiçbir donanım yok. Biz belediyenin rakibi
ve denetleyicisi değiliz ama madem böyle bir kurum var, biz bu kurumu ilçe halkımızın yararına nasıl kullanabiliriz, nasıl dönüştürebiliriz bunun hesabını yapalım dedik. Bunun için de belediyenin
bir nevi tamamlayıcısı gibi hizmetler yaptık. Daha çok sosyal projeler uyguladık.
Örneğin bağımlıkla mücadele ve bayan-
19
ların bilinçlendirilmesine katkı çerçevesinde birtakım çalışmalarımız oldu. Yine sağlık konusunda obeziteyle mücadele çerçevesinde çalışmalar yaptık. Gençlik meclisimiz gençlik festivali gibi gençleri olumlu şeylere kanalize edecek bazı
projeler gerçekleştirdiler. Daha sosyal içerikli çalıştık.”
SOSYAL PROJELERE AĞIRLIK
VERECEĞİZ
Sosyal projelere ağırlık vereceklerinin altını çizen Ertürk, “Toplumun önde gelen
problemleri olan aile, kadın, gençlik konusu bizim için önemli bir yer teşkil ediyor. Örneğin geçen dönem bayanlara bir iftar vermiştik. Orada demiştim ki
Başakşehir’de çocuğunun karnını doyurmadan yatırmak zorunda kalan bir anne
olmasın. Bunun için Kent Konseyi kadın
meclisi bir çalışma yaparak yoksul tespiti
yapsın, biz bunları belirleyelim. Belediyenin envanterinin yeterli olmadığı durumlarda biz envanterle destekleyelim, belediyeye listeyi verelim, belediye de bu yoksul ailelere yardım götürsün. Bir anne bile
bizim katkımızla çocuğunun karnını doyurarak uyutabildiyse ve bize dua ettiyse
Kent Konseyi başarılı demektir. Gençlik,
işsizlik, bağımlılık, eğitim, vs. gibi birta-
kım sorunlar var. Bu konularda biz gerek Basın Yürütme Kurulu gerek Gençlik
Meclisi gerek Kadın Meclisi desteğiyle elbirliği içerisinde birtakım çalışmalar yapar da bağımlılıkla mücadelede adım atarsak, bir gencimizi bağımlılıktan kurtarabilir de onun ve ailesinin duasını alabilirsek Kent Konseyi yine başarılıdır
aşarılıdır demektir. Biz olaya böyle bakıyoruz.
yoruz.” ifadelerini kullanıyor.
GÖNÜLLÜ KURULUŞUNDA
UNDA
KAVGA OLMAZ
STK’ları seçerken ayrımcılık yapmadıklarına değinen Zeki Ertürk, “Bu konuda
geçen dönem de bu dönem de alnımız açık. Ben orada temsil edilmiyorum
yorum diyecek bir sosyal katman bile yok.
ok. Her bölgeyi temsilen birileri var. Farklı
rklı düşünceleri olan arkadaşlar var. Herkes
erkes burada
fikrini özgürce söyleyebiliyor.
r. Bir önceki seçimde Güvercintepe mahalle
halle muhtarı bizim mahalleden kimse yok
ok dediğinde
ben de beni kendi temsilcinizz sayın dedim. Burada hissetmek önemli.
mli. Ben kendimi Güvercintepeli gibi hissedebiliyorsedebiliyorsam ve öyle bakabileceksem olaylara mesele yok. Burada uyum da önemli.
nemli. Hangi kesimden, hangi bölgeden
n olursa olsun
hem kâbil-i hitap hem sonuçç odaklı ve u-
Kent Konseyi’nin ilçede yaşayan herkesi temsil ettiğinin altını çizen Ertük, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Herkesi şemsiyesi altında tutması gereken bir kurumun
başkanı olduğumu biliyorum. Bu çok önemli bir şey. Aynı ilçede yaşıyor olmak
ve dolayısıyla hemşehri olma vasfı hukuk
geliştirme için yeterlidir. Başka bir şey aramaya gerek yok. Etnik kökeni, mezhepsel kökeni, dünya görüşü, sosyal katmanı,
gelir düzeyi, tahsil seviyesi beni hiç ilgilendirmez. Ben sadece doğrunun ve iyinin peşindeyim.
Talebin makullüğü, doğruluğu,
haklılığı ve meşruluğunun yapısıyla ilgilenirim.” //
Download

72 MILLETIN ICINDE