İL
:MANİSA
TARİH :06.03.2015
ّ ‫ص ُموا بِ َح ْب ِل ه‬
‫ّللاِ َج ٖميعًا َو ََل تَفَ َّرقُوا‬
ِ َ‫َوا ْعت‬
ّ ‫قال رسو ُل‬
َ‫ ََل تَ ْد ُخلُونَ ْال َجنَّة‬:)‫ّللا (صلعم‬
‫َحتَّى تُ ْؤ ِمنُوا َو ََل تُ ْؤ ِمنُوا َحتَّى تَ َحابُّوا‬
MEHMET AKİF VE İSTİKLÂL MARŞI
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.
Saygıdeğer Müslümanlar!
Uğruna kan dökülen, can verilen, Türk
Bayrağına böyle seslenen Mehmet Akif Ersoy,
bundan 94 yıl önce Türk Milletine İstiklal
Marşı'nı armağan etti. Düşman baskısına maruz
kalan vatan semalarını kara bulutlar kaplamıştı.
Asırlar boyu esaret nedir bilmeyen bir millet
mahzundu, kederliydi. Bu vatan semalarında
dalgalanan şanlı bayrak inecek ve asırlar boyu
vatan semalarını çınlatan Ezan-ı Muhammedi
dinecek miydi? İşte bu esnada gönüllere su
serpen, ümit mayası aşılayan gür bir ses böyle
haykırıyordu. Bu ses, Mehmet Akif’in sesiydi.
İstiklal Marşıyla millete böyle sesleniyordu. Aynı
ses, Balkan Harbi esnasında, Beyazıt, Fatih,
Süleymaniye Camilerinden, Milli Mücadele'de de
Balıkesir Zağnos Paşa, Kastamonu, Nasrullah ve
daha pek çok Camilerden de millete seslenmişti.
Kıymetli Kardeşlerim!
Mehmet Akif Ersoy, yüreğindeki vatan ve
millet sevgisi, hürriyet aşkı, mücadele azmiyle,
kendi onuruna olduğu kadar, inancın ve milletin
onuruna son derece düşkün bir şahsiyetti.
Benzersiz bir kahramanlık destanı olan İstiklal
Marşıyla milletimizin gönlündeki seçkin yerini
aldı. Onun kaybolmayan heyecanı, sesi ve nefesi
ruhlarda silinmez izler bıraktı.
Mehmet Akif:
“O günler samimi ve heyecanlı
günlerdi. Fakat bir gün bile ümidimizi
kaybetmedik, Ye’s öyle bataktır ki; düşersen
boğulursun. Ümide sarıl sımsıkı, seyret ne
olursun!” diyordu.
Aziz Mü’minler!
İstiklal Marşımız, İstiklal Harbinin
yapıldığı sırada yazılmıştır. Herkes nefsine ait her
şeyden vazgeçmiş, memleketin kurtuluşundan
başka bir şey düşünemez olmuş, bütün fikirler
Hak ve İstiklal noktasında toplanmıştı. Düşman
sadece cephelerde değil, içimizden de bizi
parçalamak istiyordu. Gün geçmiyordu ki, bir
tarafta tefrika çıkmasın! Akif bu durumu en iyi
idrak edenler arasındadır. “Hep birlikte Allah’ın
ipine sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin.”1
ayetinin ve Sevgili Peygamberimizin (s.a.s):
“İman etmedikçe cennete giremezsiniz,
birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda)
iman etmiş olamazsınız .”2 hadisinin ifade ettiği
birlik ve beraberliğin gerekliliğini savunan Milli
Şairimiz, hayatı boyunca bu uğurda mücadele
verdi. Çünkü o, vatanı ve bağımsızlığı elinden
alınan bir milletin tarih sahnesinden silineceğini
çok iyi biliyordu.
O’nun “Tefrika girmedikçe bir millete
düşman giremez” sözü düşmanı yenmek için
kalplerin ve hedeflerin aynı gaye etrafında
toplanması gerektiğini ifade ediyordu. En zor
zamanlarda milletin birlik ve beraberliğini
yazıları, şiirleri ve vaazlarıyla destekleyen ve
güçlendiren İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif
ERSOY 27 Aralık 1936 Pazar akşamı 63 yaşında
iken: “Ne mutlu bana, Peygamberimin (s.a.s)
yaşında öleceğim ” dedikten sonra Hakk’ın
rahmetine kavuşmuştur. Bu vesileyle Merhum
Mehmet Akif ERSOY ve aziz şehitlerimizi bir kez
daha rahmet ve dualarla anıyor, hutbemi Mehmet
Âkif Ersoy’un ölüm anındaki şu duası ile
bitiriyorum: "Allah bu millete bir daha İstiklâl
Marşı yazdırmasın."
1
2
Âl-i İmran, 3/103
Müslim, imân, 81; Tirmizî, Sıfatu’l-Kıyâme, 56.
Redaksiyon :İl İrşat Kurulu
Download

6 MART 2015 Tarihli Hutbe